İdare Hukuku

Yürütmeyi Durdurma Kararı Kaç Günde Çıkar? Süreyi Belirleyen Zincir

Yürütmeyi Durdurma Kararı Kaç Günde Çıkar? Süreyi Belirleyen Zincir

Yürütmeyi durdurma kararı kaç günde çıkar sorusunun kanunda yazılı tek bir karşılığı yoktur: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, mahkemeye karar vermesi için bir gün sayısı vermez. Buna karşılık kanun, kararın önündeki adımları ve bu adımların sürelerini tek tek düzenler. Bu yüzden gerçekçi bir tahmin ancak zinciri kurarak yapılabilir: dava dilekçesinin tebliği, idarenin otuz günlük savunma süresi, ara kararlar ve heyetin toplanması.

Makale İçeriği

Uygulamada bu zincirin işleyişi dosyanın türüne göre değişir. Kimi işlemlerde mahkeme savunma beklemeden karar verebilirken, kamu görevlilerinin atama işlemlerinde kanun bu kestirme yolu açıkça kapatmıştır. Kararın ne zaman çıkacağını merak eden kişinin bakması gereken yer, dosyasının hangi kategoriye girdiğidir.

Kısaca

Kanun karar için gün sayısı vermez; süreyi savunma ve tebligat zinciri belirler.

  • Kural: Karar, davalı idarenin savunması alındıktan veya otuz günlük savunma süresi geçtikten sonra verilir (İYUK m.27/2, m.16/3).
  • İstisna: Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde savunma beklenmeden durdurma yapılabilir.
  • Atama işlemleri: Kanun bunları etkisi tükenen işlem saymaz; kestirme yol kapalıdır.
  • Kanundaki tek somut süre: Karar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır (m.27/9).
  • İtiraz: Tebliği izleyen günden itibaren yedi gün; itiraz mercii yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir.

Yürütmeyi Durdurma Kararı Kaç Günde Çıkar?

Kanun koyucu yürütmenin durdurulması için bir karar süresi öngörmemiş, bunun yerine kararın verilebileceği anı bir koşula bağlamıştır. İYUK m.27/2’ye göre mahkeme, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karar verebilir. Savunma süresi ise m.16/3 uyarınca tebliğ tarihinden itibaren otuz gündür ve haklı sebep varsa bir defaya mahsus olmak üzere otuz günü geçmemek kaydıyla uzatılabilir.

Bu iki hüküm birlikte okunduğunda gerçekçi tablo ortaya çıkar. Dava dilekçesinin davalı idareye tebliği, idarenin savunmasını hazırlaması, savunmanın dosyaya girmesi ve heyetin dosyayı ele alması gerekir. Tebligat süresi de eklendiğinde, savunma beklenen dosyalarda kararın çıkması çoğunlukla haftalarla değil aylarla ölçülür. Süre uzatması istenmişse bu tablo bir ay daha genişler.

Kanunun bu konuda verdiği tek somut sayı, kararın yazılmasına ilişkindir: m.27/9 uyarınca yürütmenin durdurulmasına dair kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Yani karar heyette oluştuktan sonra tebliğe hazır hâle gelmesi için de ayrı bir süre işler. Karar tarihini öğrenmek ile kararı elde etmek arasındaki fark buradan doğar.

İdare Mahkemesi Yürütmeyi Durdurma Kararı Kaç Günde Çıkar?

İdare mahkemeleri bakımından da aynı kural geçerlidir; ayrı bir hızlı usul öngörülmemiştir. Ancak İYUK m.27/8, yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyalarının öncelikle incelenip karara bağlanacağını düzenler. Bu hüküm, kararın ne kadar sürede çıkacağını değil, karar çıktıktan sonra esas hakkındaki yargılamanın hızlanacağını gösterir.

Esas hakkındaki karar için ise kanunda bir hedef süre bulunur. İYUK m.20/5, dosyaların tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılacağını söyler. Bu süre bir düzen kuralıdır; aşılması kararı sakatlamaz, ancak yargılamanın makul sürede tamamlanması bakımından ölçüt oluşturur.

Bir başka hızlandırıcı hüküm m.27/5’tedir: yürütmenin durdurulması istemli davalarda m.16’da yazılı süreler kısaltılabileceği gibi tebligatın memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. Yani mahkeme, aciliyeti gördüğü dosyada savunma süresini kısaltarak takvimi öne çekebilir. Dilekçede aciliyetin somut biçimde gösterilmesi bu ihtimali güçlendirir.

Yürütmeyi Durdurma Kararı Ne Kadar Sürede Çıkar: Zincirin Halkaları

Süreyi belirleyen halkalar sırasıyla şunlardır: dava dilekçesinin verilmesi ve harçların yatırılması, dilekçenin ilk incelemeden geçmesi, dilekçenin davalı idareye tebliği, otuz günlük savunma süresi, savunmanın dosyaya girmesi, gerekiyorsa ara kararla bilgi ve belge istenmesi, nihayet heyetin dosyayı ele alması. Bu halkalardan herhangi biri uzarsa karar da gecikir.

Ara kararlar çoğu zaman gözden kaçan halkadır. İYUK m.20/1 uyarınca mahkeme, gerekli gördüğü evrakın gönderilmesini ve bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir; bu kararların süresi içinde yerine getirilmesi zorunludur ve haklı sebep varsa süre bir defaya mahsus uzatılabilir. İşlem dosyasının idareden gelmesi beklenen dosyalarda takvim buna göre kayar.

Aşağıdaki tablo, kanunda açıkça yazılı süreleri bir arada gösterir. Tabloda yer almayan aşamalar için kanunda süre bulunmadığını, bunların iş yüküne ve tebligat hızına bağlı olduğunu belirtmek gerekir.

AşamaSüreDayanak
İdarenin savunma süresi30 gün (bir kez 30 güne kadar uzatılabilir)İYUK m.16/3
Kararın verilebileceği anSavunma alındıktan veya süre geçtikten sonraİYUK m.27/2
Kararın yazılıp imzalanması15 günİYUK m.27/9
Karara itiraz süresi7 gün (tebliği izleyen günden)İYUK m.27/7
İtiraz merciinin karar süresi7 gün (dosyanın gelişinden)İYUK m.27/7
İdarenin kararı uygulama süresiGecikmeksizin, en geç 30 günİYUK m.28/1
Esas hakkında karar hedefiTekemmülden itibaren en geç 6 ayİYUK m.20/5

Yürütmeyi Durdurma Kararı Ne Zaman Verilir?

Kararın verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi aranır: idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Şartlardan yalnızca birinin bulunması yeterli değildir. Kanun ayrıca kararda bu iki unsurun somut olarak gösterilmesini zorunlu tutar.

Bu zorunluluk kararın içeriğini de belirler: yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu yazılmalıdır. Gerekçesiz bir durdurma kararı kanunun aradığı biçimde verilmiş sayılmaz.

Kanun bir de açık yasak getirir: yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Yani dayanağın anayasaya aykırılığı iddiası tek başına durdurma sebebi oluşturmaz. İptal davasının genel çerçevesini idari işlemin iptali davası yazımızda ele aldık.

Savunma Alınmadan Yürütme Durdurulabilir mi?

Evet, ancak dar bir alanda. İYUK m.27/2’nin ikinci cümlesi, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesinin, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabileceğini düzenler. Bu, geçici nitelikte bir karardır; savunma geldikten sonra mahkeme konuyu yeniden değerlendirir.

Bu yolun tipik örnekleri, uygulandığı anda geri dönülemez sonuç doğuran işlemlerdir: bir yapının yıkımı, bir ihalenin sonuçlandırılması, sınır dışı etme gibi işlemler. Böyle bir dosyada kararın günler içinde çıkması mümkündür. Talep dilekçesinde işlemin neden bu kategoriye girdiğinin somut olarak açıklanması belirleyicidir.

Buna karşılık savunma alınmadan verilen karar kalıcı değildir. Kanunun ifadesiyle karar, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere verilir. Dolayısıyla ilk aşamada alınan olumlu karar, ikinci aşamada kaldırılabilir. Bu ihtimal, uygulamada dosyanın iki kez takip edilmesini gerektirir.

Atama İşlemlerinde Kanunun Kapattığı Kestirme Yol

Kamu görevlileri bakımından kanun açık bir sınır çizer. İYUK m.27/2’ye 6526 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz.

Bu hükmün pratik sonucu doğrudan süreye yansır: atama işlemine karşı açılan davada mahkeme, idarenin savunmasını almadan yürütmeyi durdurma kararı veremez. Görev yerine gitmek zorunda kalan memurun beklediği hızlı karar, kanun gereği mümkün değildir. Naklen atanan bir kamu görevlisinin dosyasında karar takvimi, savunma süresinin dolmasına bağlıdır.

Bu kural, atama işlemlerine karşı dava açmanın anlamsız olduğu şeklinde okunmamalıdır. Kural yalnızca kararın ne zaman verilebileceğini belirler, ne yönde verileceğini değil. Savunma alındıktan sonra iki şartın birlikte gerçekleştiği tespit edilirse durdurma kararı verilir ve idare bu kararı uygulamak zorundadır.

Atama Yürütmeyi Durdurma Emsal Kararlar Neyi Gösterir, Neyi Göstermez?

Atama uyuşmazlıklarında emsal karar aramak yaygın bir refleks olsa da, idari yargıda emsal kararın işlevi sınırlıdır. Yürütmenin durdurulması kararı, dosyadaki somut belgelere ve işlemin gerekçesine göre verilir. Başka bir memur hakkında verilmiş durdurma kararı, aynı kurumun benzer bir işlemi bakımından sonucu garanti etmez.

Emsal kararın asıl değeri, hukuka aykırılık iddiasının nasıl kurulacağını göstermesindedir. Örneğin bir atama işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından denetlendiği, gerekçesiz yer değiştirmenin hukuka aykırı bulunduğu yönündeki kararlar, dilekçede hangi noktaların vurgulanacağını belirler. Karar metnini bulmak için Danıştay ve UYAP karar arama ekranları kullanılır.

Emsal karara dayanırken iki hususa dikkat edilmelidir. Birincisi, kararın tarihi ile dayandığı mevzuatın hâlâ yürürlükte olup olmadığıdır; idari yargı usulü son iki yılda birden çok kez değişti. İkincisi, kararın kesinleşip kesinleşmediğidir. Kesinleşmemiş bir ilk derece kararı emsal değeri bakımından daha zayıftır.

Göreve İade Kararlarında 2026 Düzenlemesi

Belirli personel grupları bakımından 2026 yılında önemli bir değişiklik yapıldı. İYUK m.28/1’e 7588 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca; Millî Savunma Bakanlığı teşkilatı ile bağlı kuruluşlarında görevli personel ve adayları, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve adayları, ilgili akademilerdeki öğrenciler ve Millî İstihbarat Teşkilatı personeli hakkında verilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir.

Aynı kural, terör örgütleriyle bağlantı gerekçesiyle kamu görevine alınmayan veya görevden çıkarılanlarla ilgili davalarda, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca tesis edilen işlemlere yönelik davalarda ve güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesi üzerine açılan davalarda da uygulanır.

Bu düzenlemenin yürütmenin durdurulması bakımından anlamı büyüktür: sayılan gruplarda göreve iade sonucu doğuran bir karar alınsa dahi, uygulama kesinleşmeye bağlanmıştır. Dolayısıyla bu dosyalarda kararın hızlı çıkması tek başına sonucu değiştirmez. Güvenlik soruşturması süreçlerinin işleyişini güvenlik soruşturması ne kadar sürer yazımızda ayrıca inceledik.

Talep Savunma Alınmadan Reddedilebilir mi?

Evet. İYUK m.27/3, dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istemin reddedilebileceğini düzenler. Bu hüküm, olumlu kararın aksine, olumsuz kararın çok daha hızlı çıkabileceği anlamına gelir.

Bu nedenle “kararım hemen çıktı” denilen dosyaların önemli bir kısmı ret kararıdır. Talebin ilk bakışta yerinde görülmemesi, dilekçedeki hukuka aykırılık iddiasının somutlaştırılmamış olmasından ya da telafisi güç zararın açıklanmamış olmasından kaynaklanır. Dilekçenin bu iki başlığı ayrı ayrı ve delilleriyle kurması, erken ret ihtimalini azaltır.

Ret kararı yolun sonu değildir. Karara karşı itiraz yolu açıktır ve esas hakkındaki yargılama devam eder. Ayrıca yargılama sırasında ortaya çıkan yeni bir sebebe dayanılarak durdurma istenebilir; kanunun yasakladığı şey, aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez istemde bulunulmasıdır.

Karara İtiraz: Yedi Gün ve Yedi Gün

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı itiraz süresi, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gündür ve bu hak bir defaya mahsustur. İtiraz mercii dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

İtirazın hangi mercie yapılacağı kararı veren yere göre değişir. Danıştay dava dairelerince verilen kararlara karşı konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına; bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine; idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim tarafından verilen kararlara karşı ise bölge idare mahkemesine itiraz edilir.

Yedi günlük iki sürenin toplamı, itiraz yolunun teorik olarak iki hafta içinde tamamlanabileceğini gösterir. Uygulamada dosyanın fiziken veya elektronik olarak itiraz merciine ulaşması ve kararın yazılması bu süreyi uzatır. Yine de itiraz, idari yargıda sonuca en hızlı ulaşılan aşamalardan biridir.

Teminat Şartı ve Muafiyetler

İYUK m.27/6 uyarınca yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Teminat konusunda taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklar, durdurma kararını veren daire, mahkeme veya hâkim tarafından çözümlenir.

İki grup teminattan muaftır: idare ve adli yardımdan yararlanan kişiler. Adli yardım talebi, teminat yükünden kurtulmanın kanunda gösterilen yoludur ve dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülebilir. İptal davalarında ise m.52/2 uyarınca teminat istenmeyebilir.

Teminat şartı süreyi de etkileyebilir. Teminat yatırılması gereken bir dosyada kararın hüküm doğurması, teminatın tamamlanmasına bağlıdır. Bu nedenle karar tarihiyle kararın fiilen sonuç doğurduğu tarih birbirinden farklı olabilir.

İkinci Kez Yürütmeyi Durdurma İstenebilir mi?

İYUK m.27/10 açıktır: aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Bu hüküm, reddedilen talebin aynı gerekçelerle tekrarlanmasını engeller ve dosyanın aynı tartışmayla meşgul edilmesinin önüne geçer.

Yasağın sınırı “aynı sebep” ölçütüdür. Yargılama sırasında ortaya çıkan yeni bir belge, idarenin savunmasıyla birlikte dosyaya giren bir bilgi ya da işlemin uygulanmasıyla doğan yeni bir zarar, farklı bir sebep oluşturabilir. Bu durumda yeni bir istemde bulunulmasının önünde engel yoktur.

Bu yüzden ilk talebin dilekçesi, elde bulunan bütün sebepleri kapsayacak biçimde hazırlanmalıdır. Sonradan hatırlanan bir sebep, ilk dilekçede yer alsaydı sonucu değiştirebilecek olsa bile, ikinci kez ileri sürüldüğünde bu hükümle karşılaşma riski taşır.

İdare Kararı Kaç Gün İçinde Uygulamak Zorunda?

Bu başlıkta sık rastlanan bir yanlış bilgi vardır: kimi kaynaklar uygulama süresini on beş gün olarak verir. Kanunun lafzı farklıdır. İYUK m.28/1’e göre idare, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.

Buradaki otuz gün bir bekleme hakkı değil, üst sınırdır. Kanun önce “gecikmeksizin” der; otuz gün, işin niteliği gereği hazırlık gerektiren hâller için konulmuş azami süredir. İdarenin kararı otuz günün sonuna kadar bekletmesi kanunun amacına uygun değildir.

Kararın uygulanmaması hâlinde m.28/3 uyarınca idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Konusu belirli bir paranın ödenmesini gerektiren kararlarda ise hükmedilen miktar, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının bildireceği banka hesabına aynı usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır; ödenmezse genel hükümlere göre icra takibi yapılır.

Karar Uygulanmazsa Hangi Yollara Başvurulur?

Yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması hâlinde ilk yol tazminattır. İYUK m.28/3 uyarınca mahkeme kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hâllerde idare aleyhine Danıştay’da ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

Kanun, tazminat davasının kime karşı açılacağını da açıkça belirler. İYUK m.28/4 uyarınca mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. Yani dava, işlemi yapmayan memura değil kuruma yöneltilir.

Para ödenmesini gerektiren kararlarda ayrıca faiz düzenlemesi vardır. İYUK m.28/6 uyarınca tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında faiz ödenir. Ancak kararın davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçen süre için faiz işlemez; bu nedenle hesap bildirimini geciktirmemek gerekir.

Vergi Davalarında Durum Neden Farklı?

Vergi uyuşmazlıklarında yürütmenin durdurulması çoğu zaman istenmesine bile gerek olmayan bir sonuçtur. İYUK m.27/4 uyarınca vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması; tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurur.

Bu otomatik durmanın istisnaları vardır. İYUK m.26/3’e göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Ayrıca işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerden ve tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz; bu hâllerde ayrıca yürütmenin durdurulması istenmesi gerekir.

Dolayısıyla vergi davasında “kaç günde çıkar” sorusunun muhatabı, çoğu dosyada mahkeme değil kanunun kendisidir. Talep gerektiren dosyalarda ise yukarıda anlatılan zincir aynen işler.

İstinaf ve Temyiz Aşamasında Yürütmenin Durdurulması

İYUK m.52/1 uyarınca temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, mahkeme kararlarının yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Ancak teminat karşılığında yürütmenin durdurulmasına, temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi veya kurulu yahut istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesi karar verebilir.

Davanın reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulduğunda, dava konusu işlem hakkında durdurma kararı verilebilmesi m.27’deki koşulların varlığına bağlıdır. Yani ilk derecede aranan iki şart, kanun yolu aşamasında da aranır. Bu aşamada verilen yürütmenin durdurulması kararları m.52/4 uyarınca kesindir; ayrıca itiraz edilemez.

Son olarak m.52/5, kararın bozulmasının kararın yürütülmesini kendiliğinden durduracağını düzenler. Bölge idare mahkemesinin verebileceği kararları ve bunların sonuçlarını istinaf mahkemesinin verebileceği kararlar yazımızda ayrıntılı biçimde karşılaştırdık. Kanun yolu aşamasında geçen sürenin ceza dosyalarında doğurduğu ayrı sonuç için Yargıtay’da bekleyen dosya zaman aşımı kaç yıldır yazımıza bakılabilir.

Takvimi Öngörmek İçin Nereye Bakmalı?

Dosyanızda kararın ne zaman çıkacağını tahmin etmek için üç soruya cevap vermek yeterlidir. İşlem uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikte mi? Kamu görevlisi atamasına mı ilişkin? Vergi uyuşmazlığı mı? Bu üç sorunun cevabı, savunma beklenip beklenmeyeceğini ve dolayısıyla takvimi belirler.

Talep dilekçesinin niteliği de en az bu kadar belirleyicidir. İki şartın ayrı ayrı ve somut delillerle kurulduğu bir dilekçe, savunma alınmadan reddedilme ihtimalini azaltır. Şartların soyut ifadelerle geçiştirildiği dilekçelerde ise erken ret kararı sık görülür. Yürütmenin durdurulmasının şartlarını ve itiraz dilekçesinin nasıl kurulduğunu yürütmenin durdurulması şartları ve itiraz dilekçesi yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Dosyanızın hangi kategoriye girdiğini ve talep dilekçesinin hangi noktaları taşıması gerektiğini birlikte değerlendirmek için iletişim sayfamızdaki bilgilerden bize ulaşabilirsiniz. Çalışma alanlarımız sayfasında ilgilendiğimiz uyuşmazlık türlerini görebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yürütmeyi durdurma kararı kaç günde çıkar?

Kanunda karar için bir gün sayısı yoktur. Kural olarak karar, davalı idarenin savunması alındıktan veya otuz günlük savunma süresi geçtikten sonra verilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde ise savunma beklenmeden karar verilebilir.

İdare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı kaç günde çıkar?

İdare mahkemeleri için ayrı bir hızlı usul yoktur; aynı savunma zinciri işler. Mahkeme, yürütmeyi durdurma istemli dosyalarda İYUK m.27/5 uyarınca süreleri kısaltabilir ve tebligatın memur eliyle yapılmasına karar verebilir.

Yürütmeyi durdurma kararı ne zaman verilir?

İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde verilir. Kararda bu iki unsurun gerekçesiyle gösterilmesi zorunludur.

Yürütmeyi durdurma kararı kaç günde yazılır?

İYUK m.27/9 uyarınca yürütmenin durdurulmasına dair kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Bu, kanunun karar süreci için verdiği tek somut süredir.

Atama işleminde savunma beklenmeden karar alınabilir mi?

Hayır. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri, kanun gereği uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz.

Yürütmeyi durdurma kararına itiraz süresi kaç gündür?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gündür ve bir defaya mahsustur. İtiraz mercii dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır; bu karar kesindir.

Yürütmeyi durdurma talebi savunma alınmadan reddedilebilir mi?

Evet. İYUK m.27/3 uyarınca dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir.

İkinci kez yürütmeyi durdurma istenebilir mi?

Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez istemde bulunulamaz. Yargılama sırasında ortaya çıkan yeni bir sebep varsa yeni bir talep mümkündür.

İdare yürütmeyi durdurma kararını kaç günde uygulamak zorunda?

İYUK m.28/1 uyarınca gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez. On beş günlük bir süre kanunda yer almaz.

Yürütmeyi durdurma için teminat gerekir mi?

Kural olarak kararlar teminat karşılığında verilir, ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz; iptal davalarında da teminat istenmeyebilir.

Vergi davası açmak tahsilatı durdurur mu?

Vergi mahkemesinde açılan davalar, dava konusu edilen bölümün tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurur. İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlere ve tahsilat işlemlerine karşı açılan davalarda ise ayrıca yürütmenin durdurulması istenmelidir.

İstinafa başvurmak kararın yürütülmesini durdurur mu?

Hayır. İYUK m.52/1 uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş olması yürütmeyi kendiliğinden durdurmaz; teminat karşılığında ayrıca durdurma kararı verilmesi gerekir. Bu aşamada verilen kararlar kesindir.

Yürütmeyi durdurma kararı verilen dosya daha hızlı mı sonuçlanır?

İYUK m.27/8 uyarınca yürütmenin durdurulması kararı verilen dosyalar öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Ayrıca m.20/5, dosyaların tekemmülden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılmasını öngörür.

Anayasaya aykırılık iddiası tek başına durdurma sebebi olur mu?

Hayır. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Göreve iade kararı hemen uygulanır mı?

Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet ve Millî İstihbarat Teşkilatı personeli ile güvenlik soruşturması uyuşmazlıklarında göreve iade sonucu doğuran kararlar, İYUK m.28/1’e eklenen hüküm uyarınca nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir.

Bu yazı genel nitelikte bilgilendirme amacı taşır, hukuki görüş yerine geçmez. Yürütmenin durdurulması takvimi dosyadaki işlemin türüne göre değişir; talebinizi hazırlamadan önce bir avukatla görüşmeniz yararınıza olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.