Genel

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı

Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ile karıştırılmakta, söz konusu ifadeler birbirleri yerine kullanılmaktadır. Hatta bu tazminata yönelik argümanların sürekli iş göremezlik tazminatı istenirken kullanıldığı görülmektedir. Oysa Türk Borçlar Kanunda sürekli iş göremezlik tazminatı ile ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı ayrı ayrı ele alınmıştır.

Makale İçeriği

Özet — Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı, çalışma gücü kaybından bağımsız bir zarar kalemidir; ikisinin karıştırılması uygulamadaki en yaygın hatadır.

  • Dayanağı TBK m.54/4‘tür. Madde bedensel zararları dört bent hâlinde sayar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
  • Talep için maluliyet şart değildir. Çalışma gücünde hiçbir azalma olmasa dahi, kişi işini sürdürmekte veya yeni iş bulmakta güçlük çekiyorsa bu tazminat doğar.
  • Hesap aktüeryal formülle değil, TBK m.50/2 uyarınca hâkimin takdiriyle yapılır; yaş, meslek, medeni hâl, sosyal durum ve izin niteliği birlikte değerlendirilir.
  • Alt veya üst sınırı yoktur.
  • 16 Temmuz 2026 değişikliği: TBK m.55’e eklenen yeni faiz ve mahsup fıkraları yalnız çalışma gücü kaybı ile destekten yoksun kalma tazminatlarını kapsar; ekonomik geleceğin sarsılması bu fıkraların dışındadır.

6098 Sayılı TBK’da bedensel zararlar şöyle sıralanmıştır:

Madde 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

  1. Tedavi giderleri.
  2. Kazanç kaybı.
  3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.(1)

Ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat isteminin çalışma gücü ile bir bağlantısı yoktur. Kişi haksız fiil sonucu çalışma gücünden mahrum olmasa dahi ekonomik olarak bazı menfaatlerinden mahrum kalabilmektedir.

Örneğin yüzünden veya vücudunun görünen kısımlarından zarar gören bir mankenin veya oyuncunun, tiyatrocunun ekonomik geleceğinin zarar gördüğünü söylemek mümkündür. Örnekleri artırmak mümkündür. Konuya ilişkin Kemal OĞUZMAN/Turgut ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler (7.B, İstanbul 2009, s.562) kitabında aşağıdaki örnekler verilmiştir:

“Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Bunun gibi zarar görenin genç bir kız olması halinde bu kişinin evlenme şansının azalması veya beden şeklinin önemli derece değişmesi nedeniyle kaybetmesi ya da mesleğinde yükselmesine engel olması gibi hallerde de zarar görenin ekonomik geleceğinin sarsıldığından bahsedilir.

Uğradığı bedensel zarar nedeniyle kişinin yüzünde sabit bir iz kalması, çalışma gücünde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmasını imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmesine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur ve bu zararın tazmin edilmesi gerekir.”(2)

Görüldüğü gibi gelecekte beklenen ekonomik menfaatin azalması veya ortadan kalkması çalışma gücünden bağımsız olarak değerlendirilmiştir. Açılan davalarda da bu iki tazminatın –çalışma gücünün azalmasına yahut yitirilmesine bağlı olarak belirlenecek olan tazminatla müstakbel ekonomik menfaatin zarar görmesi- farklı başlıklar altında talep edilmesi, ayrı ayrı harçlandırılmaları gerekmektedir.

Bedensel Zararlar Nelerdir?

Bedensel zarar, kişinin vücut bütünlüğüne yönelen ve maddi sonuç doğuran her türlü ihlaldir. Bir trafik kazası, iş kazası, fiziksel saldırı ya da tıbbi uygulama hatası bu zararın kaynağı olabilir. Kanun bedensel zararı tek bir kalem olarak görmez; TBK m.54, zararın dört ayrı görünümünü sayar ve her biri ayrı hesaplanıp ayrı talep edilir.

TBK m.54Zarar kalemiNeyi karşılar
1. bentTedavi giderleriHastane, ilaç, ameliyat, rehabilitasyon, protez; gelecekte yapılacak tedavi masrafları dahil
2. bentKazanç kaybıİyileşme sürecinde fiilen çalışılamayan dönemin geliri (geçici iş göremezlik)
3. bentÇalışma gücünün azalması veya yitirilmesiMaluliyet oranına bağlı, ömür boyu süren kazanç azalması (sürekli iş göremezlik)
4. bentEkonomik geleceğin sarsılmasıÇalışma gücü azalmasa bile iş bulma, işi sürdürme veya kariyerde yükselme imkânının zayıflaması

Üçüncü ve dördüncü bentler arasındaki fark bu yazının çekirdeğidir. Üçüncü bent çalışma gücüne, dördüncü bent iş piyasasındaki konuma bakar. Bir kişi hiç maluliyet almadan da dördüncü bendin kapsamına girebilir.

Bedensel zararın psikolojik yansımaları ise m.54 kapsamında değil, TBK m.56 uyarınca manevi tazminat başlığı altında değerlendirilir. Bu ayrım, dilekçede kalemlerin doğru sıralanması bakımından önem taşır.

Bedensel Zararlara İlişkin Tazminatlar Nelerdir?

Bedensel zarar hâlinde talep edilebilecek kalemler, dayanaklarıyla birlikte şöyle ayrışır:

  • Tedavi giderleri (m.54/1) — belgelenmiş masraflar; ileride yapılacak tedavi için de hüküm kurulabilir.
  • Kazanç kaybı (m.54/2) — iyileşme dönemindeki gelir kaybı.
  • Çalışma gücü kaybı tazminatı (m.54/3) — maluliyet oranı üzerinden aktüeryal hesapla belirlenir.
  • Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı (m.54/4) — maluliyetten bağımsız; hâkimin takdiriyle belirlenir.
  • Manevi tazminat (m.56) — bedensel bütünlüğün zedelenmesinden doğan elem ve üzüntü.
  • Destekten yoksun kalma tazminatı (m.53) — ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalanlar için.

Bu kalemlerin hesaplanmasında ortak bir kural vardır: TBK m.55 uyarınca kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler zarardan indirilemez; hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz. Maluliyete bağlı kalemlerin hesabı ve rapor süreci için heyet raporunun nasıl alındığını anlatan yazımız yol gösterir.

Türk Borçlar Kanunu 54. Madde

TBK m.54’ün lafzı kısadır ama kapsamı geniştir: “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.”

Maddenin başındaki “özellikle” sözcüğü, sayımın sınırlayıcı değil örnekleyici olduğunu gösterir. Bedensel zarardan doğan ve bu dört bende tam oturmayan bir kalem varsa, m.49 ve m.51 çerçevesinde yine talep edilebilir.

Uygulamada en sık yapılan hata, m.54’ün üç bentli sanılmasıdır. Kazanç kaybı ile çalışma gücü kaybı ayrı bentlerdir: birincisi iyileşme dönemine, ikincisi kalıcı duruma ilişkindir. Dördüncü bent ise ikisinden de bağımsızdır. Dilekçede bu kalemlerin ayrı ayrı gösterilip ayrı ayrı harçlandırılması gerekir; tek kalemde birleştirilen talepler eksik harç nedeniyle sorun doğurur.

Maddenin tam metnine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı Hangi Durumlarda Talep Edilebilir?

Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı talep edebilmek için evvela haksız fiil sonucu oluşan bir bedensel zarardan söz etmek gereklidir. Başka bir ifadeyle kişinin hukuk yahut ahlak dışı bir eylem neticesinde bedeninde maddi bir zarar oluşması ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı talep edebilmek için en temel şarttır.

İkinci olarak; kişinin müstakbel ekonomik menfaatlerinde bir azalma söz konusu olmalıdır. Bu azalma çalışma gücüyle bağlantılı bir azalma değildir. Kişi çalışma gücünden bir şey kaybetmese de oluşan bedensel zarar nedeniyle çalışıyorsa işini devam ettirmede, çalışmıyorsa mesleğine kabulde, kariyer olarak ilerlemekte zorlanmalıdır. Ayrıca mesleğini devam ettirirken ekstra çaba göstermesi, iş fırsatlarının azalması da “ekonomik geleceğin sarsılması” anlamına gelmektedir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9671 Esas 2021/2136 Karar Sayılı ilamında anaokulu öğretmenin yüz güzelliğinin önemli olduğuna (ana okul çağındaki küçük çocukların öğretmeninden korkmaması, öğretmenini sevmesi önemlidir.), öğretmenin yüzündeki izle iş bulması veya işini devam ettirmesinin zor olduğuna ve tazminat hesaplanması gerektiğine kanaat getirilmiştir:

“Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin okul öncesi öğretmenliği mezunu olduğu, bu meslek dalında yüz güzelliğinin önemli olduğunu, müvekkilinin yüzünde meydana gelen bu iz mesleğinin icrasına engel nitelikte olmasa da mesleğinin icra etmekte engel teşkil ettiğini, ekonomik geleceğinin bu nedenle sarsıldığını beyan etmek suretiyle, ekonomik geleceğinin sarsılması nedeni ile maddi tazminat talep etmiş, mahkemece bu hususlarda araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile davacının yoksun kaldığı ekonomik geleceği nedeniyle uğradığı bir zarar söz konusu olmadığı gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamından davacının Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun olduğu anlaşılmaktadır. Kaza nedeni ile yaşadığı travma, yaralanma bölgeleri ve şekli, bu hali ile öğrenim gördüğü bölüm dikkate alındığında davacının ekonomik geleceğinin sarsılmış olma ihtimalinin daha detaylı olarak araştırılması ve bu yöndeki olumlu/olumsuz kararın yeterli gerekçeler ile verilmesi gereklidir.

Şu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığı belirlendikten sonra, yüzünde sabit iz oluştuğuna ilişkin iddiasına yönelik Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan, davacı bizzat hazır edilerek yeni ve denetime uygun bir rapor alınarak, daha sonra yüzde sabit izin tespiti halinde, davacının yaşı, medeni hali, sosyal durumu ve mesleği dikkate alınmak suretiyle, davacının varsa yaralanması nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.”(3)

Çalışma Gücü Kaybı Tazminatından Farkı Nedir?

İki tazminat aynı maddede ama ayrı bentlerde düzenlenmiştir ve farklı olguları karşılar. Aralarındaki ayrım yalnızca teorik değildir: hesap yöntemi, ispat aracı ve 2026’da getirilen faiz rejimi bakımından da ayrışırlar.

Çalışma gücü kaybı (m.54/3)Ekonomik geleceğin sarsılması (m.54/4)
Neye bakarBedensel işlev kaybıİş piyasasındaki konumun zayıflaması
Maluliyet şartıZorunlu; oran belirlenmeden hesap yapılamazAranmaz; oran sıfır olsa dahi doğabilir
İspat aracıMaluliyet oranı raporuSabit iz raporu + meslek, yaş, sosyal durum değerlendirmesi
Hesap yöntemiAktüeryal hesap (bakiye ömür, progresif rant)Hâkimin takdiri (TBK m.50/2)
Tipik örnekKol hareketini yitiren inşaat işçisiYüzünde sabit iz kalan öğretmen, sunucu, satış temsilcisi
2026 faiz rejimiTBK m.55 yeni fıkra uygulanırYeni fıkra uygulanmaz; genel kural işler

Tablodaki son satır 2026’nın getirdiği yeniliktir ve aşağıda ayrıca ele alınmıştır. Çalışma gücü kaybı tarafındaki hesabın nasıl kurulduğunu görmek için iş göremezlik tazminatı hesaplama aracımız kullanılabilir; ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı ise formüle bağlanamayacağı için böyle bir araçla hesaplanamaz.

Efor Kaybı Tazminatı ile Aynı Şey mi?

Uygulamada sıkça geçen “efor kaybı”, müstakil bir kanuni kalem değildir; ekonomik geleceğin sarsılmasının en tipik görünümlerinden biridir. Kastedilen, kişinin kaza öncesiyle aynı işi yapabildiği ancak bunun için daha fazla çaba harcamak zorunda kaldığı durumdur.

Yukarıda alıntılanan doktrin görüşü bunu açıkça ifade eder: zarar gören “aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır.” Bu hâlde çalışma gücünde ölçülebilir bir azalma bulunmayabilir; kişi işini yapmaktadır, ama aynı çıktıyı daha yüksek bir bedelle üretmektedir. Kanuni karşılığı TBK m.54/4’tür.

Bu nedenle dilekçede “efor kaybı” ifadesi tek başına bir talep başlığı olarak kullanılmamalı; talep ekonomik geleceğin sarsılması kalemi altında, efor kaybı olgusu gerekçe olarak gösterilerek ileri sürülmelidir. Aksi hâlde talebin hangi bende dayandığı belirsiz kalır.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda da ifade edildiği gibi söz konusu tazminatın “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar”a ilişkin tazminat ile karıştırılmaması önemlidir. Bu iki tazminat birbirinden tamamen farklı zarar kalemlerini kapsamaktadır.

Geçici ve sürekli iş göremezlik olarak da adlandırılan çalışma gücüne dayalı tazminat taleplerinde Adli Tıp Kurumu tarafından değerlendirme yapılmakta, kişinin geçici ve kalıcı olarak uğradığı zararlar tespit edilmektedir. Adli Tıp Kurumu ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu ve diğer sağlık kurulları, geçici ve sürekli hasar tespitlerinde Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinden faydalanmaktadır. (Bu yönetmelik, uzun yıllar uygulanan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü’nün yerini almıştır; tüzüğe atıf yapan eski metinler bu yönüyle güncelliğini yitirmiştir.)

Ancak ekonomik geleceğin sarsılması tazminatının hesaplanmasında esas alınan estetik bozukluklar ve kalıcı izlere ilişkin söz konusu mevzuat çerçevesinde hesaplama yapılamamaktadır. Bu da uygulamada sorunlara yol açmaktadır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/485 Esas 2019/9402 Karar Sayılı İlamında yüzünde sabit izler bulunan kadının kısa süreli işlerde ve anketörlük işinde çalışmasına yönelik olarak araştırma yapılması gerektiğine, yüzündeki izin sabit olup olmadığının değerlendirilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumunca incelenmesi gerektiğine, daha sonra ise davacının medeni hali, yaşı, mesleği ve sosyal durumu dikkate alınarak uzman bilirkişi tarafından rapor aldırılması gerektiğine karar vermiştir:

“Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, davacının kaza tarihinde anketör olarak çalışıp çalışmadığı belirlendikten sonra, yüzünde sabit iz oluştuğuna ilişkin iddiasına yönelik Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan, davacı bizzat hazır edilerek yeni ve denetime uygun bir rapor alınarak, daha sonra yüzde sabit izin tespiti halinde, davacının yaşı, medeni hali, sosyal durumu ve mesleği dikkate alınmak suretiyle, davacının varsa yaralanması nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekirken,”(4)

Not: Yukarıda ve aşağıda anılan 17. Hukuk Dairesi, 2021 yılında kapatılmış ve görev alanı 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir. Kararlar geçerliliğini korumaktadır; değişen yalnızca temyiz merciidir.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı İstemek İçin Maluliyet Şart mı?

Şart değildir. Bu, tazminatın en ayırt edici özelliğidir. TBK m.54’ün üçüncü bendi maluliyet oranına bağlıyken, dördüncü bent böyle bir ölçüt içermez. Maluliyet oranı sıfır çıkan bir dosyada dahi ekonomik geleceğin sarsılması tazminatına hükmedilebilir.

Aranan şey oran değil, somut etkidir: bedensel zararın kişinin mesleğe kabulünü, işini sürdürmesini veya kariyerinde yükselmesini zorlaştırdığının ortaya konması gerekir. Bu nedenle dosyaya maluliyet raporu yerine ya da onun yanında, sabit izin varlığını gösteren Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu ile mesleğe ilişkin somut delillerin sunulması belirleyicidir.

Maluliyet raporu bulunması elbette talebi güçlendirir; ancak yokluğu talebi düşürmez. Yargıtay kararlarında vurgulanan ölçüt, oranın büyüklüğü değil, izin niteliği ile mesleğin gerekleri arasındaki ilişkidir. Maluliyet oranlarının nasıl belirlendiği konusunda engellilik derecelerine ilişkin yazımız ayrıntılı bilgi verir.

Yüzde Oluşan Sabit İzler İçin Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı İstenebilir mi?

İstenebilir; uygulamada bu tazminatın en yaygın görünümü zaten yüzdeki sabit izlerdir. Yargıtay kararları, yüz bölgesindeki kalıcı izin çalışma gücünde fiilî bir eksiklik doğurmasa bile iş bulmayı zorlaştırabileceğini, mesleğe kabulü veya kariyerde yükselmeyi engelleyebileceğini kabul etmektedir.

Değerlendirmede iki adım vardır. Önce izin sabit nitelikte olup olmadığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporuyla saptanır. Ardından, sabit izin tespiti hâlinde zarar görenin yaşı, medeni hâli, sosyal durumu ve mesleği dikkate alınarak uzman bilirkişi tarafından tazminat belirlenir. Yukarıda alıntılanan iki karar da tam olarak bu iki aşamalı yöntemi ortaya koymaktadır.

Dış görünüşün mesleğin icrasında rol oynadığı işler bu talebi güçlendirir: öğretmenlik, sunuculuk, oyunculuk, modellik, halkla ilişkiler, satış ve müşteri temsilciliği gibi. Ancak liste kapalı değildir; belirleyici olan, izin somut olarak hangi iş fırsatını zayıflattığının gösterilebilmesidir.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Yargıtay Kararlarında ekonomik geleceğin sarsılması tazminatının hesaplanmasına ilişkin bazı kriterler sayılmıştır. Bu kriterlere göre bedensel zarara uğrayan kişinin yaşı ve mesleği tazminat hesaplamasında dikkate alınmaktadır.

Bunun dışında kişinin mesleğini aktif olarak icra edip etmediği, oluşan hasarın (genellikle biçim bozuklukları şeklindedir.) boyutu, oluşan hasarla mesleğin icrası arasındaki ilişkinin boyutu, kişinin sosyal yaşantısı ve medeni hali bir arada değerlendirilerek uzman bilirkişilerce hesaplama yapılmaktadır.

Burada kritik bir nokta vardır: bu tazminat, çalışma gücü kaybında olduğu gibi bakiye ömür tablosu ve iskonto oranı üzerinden kurulan aktüeryal bir formülle hesaplanmaz. Dayanak TBK m.50/2‘dir: “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” Buna m.51’in birinci fıkrası eklenir: hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.

Bu nedenle internette dolaşan “ekonomik geleceğin sarsılması hesaplama formülü” türü şablonların hukuki karşılığı yoktur. Bilirkişi raporu bir hesap tablosu değil, gerekçeli bir takdir önerisi niteliğindedir.

Hesaplamada Dikkate Alınan Ölçütler

  • Yaş — çalışma hayatının önündeki süre ne kadar uzunsa etki o kadar büyüktür.
  • Meslek ve mesleğin gerekleri — dış görünüşün rol oynadığı işlerde etki artar.
  • Mesleğin fiilen icra edilip edilmediği — öğrenci ya da işe yeni girecek kişide “mesleğe kabul” ölçütü öne çıkar.
  • Zararın niteliği ve boyutu — izin yeri, büyüklüğü, görünürlüğü.
  • İz ile mesleğin icrası arasındaki ilişki — bağ ne kadar somutsa tazminat o kadar yüksektir.
  • Medeni hâl ve sosyal durum — Yargıtay kararlarında açıkça sayılan ölçütlerdendir.
  • Kusur durumu — TBK m.51 uyarınca kusurun ağırlığı takdire etki eder.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9671 Esas 2021/2136 Kararında tüm hesaplama kriterleri bir arada sayılmıştır:

“Dosya kapsamından davacının Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Çocuk Gelişimi bölümünden mezun olduğu anlaşılmaktadır. Kaza nedeni ile yaşadığı travma, yaralanma bölgeleri ve şekli, bu hali ile öğrenim gördüğü bölüm dikkate alındığında davacının ekonomik geleceğinin sarsılmış olma ihtimalinin daha detaylı olarak araştırılması ve bu yöndeki olumlu/olumsuz kararın yeterli gerekçeler ile verilmesi gereklidir.

Şu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığı belirlendikten sonra, yüzünde sabit iz oluştuğuna ilişkin iddiasına yönelik Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan, davacı bizzat hazır edilerek yeni ve denetime uygun bir rapor alınarak, daha sonra yüzde sabit izin tespiti halinde, davacının yaşı, medeni hali, sosyal durumu ve mesleği dikkate alınmak suretiyle, davacının varsa yaralanması nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekirken” (3)

Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2014/22584 E., 2017/4410 K. Sayılı ilamında;

“Somut olayda davacı vekilince davacının kaza sonucu yüzünde sabit iz kaldığından ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile 20.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş, mahkemece davacının Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi genç bir kız olması, iş hayatında çehrede sabit eser oluşması nedeniyle sıkıntı yaşayacağı, Borçlar Kanunu’nun 42/2. maddesi uyarınca uğranılan maddi zararın kapsamının ve parasal değerinin mahkemece takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle 10.000,00.TL müstakbel gelir kaybı nedeniyle tazminata hükmedilmiştir.

Dosya içerisinde yer alan davacının fotoğraflarından yüzündeki izlerin sabit nitelikte olduğu anlaşılması bakımından, davacının Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi olup ileride yüzündeki izlerin mesleğe kabulden sonra yapmış olduğu işin sosyal nitelikte insanlarla sürekli iletişim içerisinde olmasını gerekli kıldığı da gözönüne alındığında kişinin yüzündeki yaralanma sonucu oluşan izlerin yalnızca mesleğe kabulde değil kariyer olarak mesleğinde yükselmesinde de etkileri değerlendirilip açıklanan yönlerden gerekli araştırma yapılarak davacının yüzündeki sabit iz niteliğindeki yaralanma nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.”(5)

Not: Kararda anılan “Borçlar Kanunu’nun 42/2. maddesi”, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’na aittir. Yürürlükteki karşılığı TBK m.50/2‘dir; hüküm içerik olarak korunmuştur.

16 Temmuz 2026 Değişikliği: Faiz ve Mahsup Kuralı Bu Tazminatı Kapsıyor mu?

Kapsamıyor ve bu ayrım pratikte doğrudan sonuç doğuruyor. 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle TBK m.55’e iki yeni fıkra eklenmiştir. Birincisi faiz başlangıcını ikiye ayırır: kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiil tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden kanuni faiz işletilir. İkincisi, tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemelerin oransal mahsubunu düzenler.

Her iki fıkra da kapsamını açıkça belirtir: “çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar”. Yani düzenleme m.54’ün üçüncü bendini ve destekten yoksun kalma tazminatını hedef alır; dördüncü bent olan ekonomik geleceğin sarsılması bu sayımın dışındadır.

TazminatYeni faiz rejimiOransal mahsup
Çalışma gücü kaybı (m.54/3)UygulanırUygulanır
Destekten yoksun kalma (m.53)UygulanırUygulanır
Ekonomik geleceğin sarsılması (m.54/4)Uygulanmaz — genel kuralUygulanmaz
Tedavi giderleri (m.54/1)UygulanmazUygulanmaz

Sonuç olarak ekonomik geleceğin sarsılması tazminatında faiz, haksız fiil sorumluluğunun genel kuralına tabidir. Ayrıca yeni fıkraların geçiş hükmü vardır: düzenleme yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır. Bu nedenle aynı dosyada faiz rejimi olay tarihine, usul hükümleri ise dava tarihine göre belirlenir.

Aynı kanun paketiyle HMK m.107 (belirsiz alacak davası) yürürlükten kaldırılmış, yerine m.109’a eklenen dördüncü fıkra gelmiştir: kısmi davada talep, bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erene kadar artırılabilir. Bedensel zarar dosyalarında yaygın olan “belirsiz alacak davası açılır” ifadesi bu nedenle güncelliğini yitirmiştir.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatının Üst ve Alt Sınırı Nedir?

Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatının bir alt veya üst sınırı bulunmamaktadır. Zarara uğrayan kişinin mesleği, yaşı, sosyal yaşantısı, medeni hali ve oluşan zararın büyüklüğü tazminat miktarını etkilemektedir. Sigorta Şirketlerine yöneltilen tazminat davalarında ise bedensel hasarlara ilişkin teminat limitleri dahilinde ödeme yapılmaktadır.

Sınırsızlık, takdirin keyfî olduğu anlamına gelmez. TBK m.55’in son cümlesi bir sınır çizer: hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz. Yani hâkim tazminatı belirlerken ölçütleri tartar; ancak ortaya çıkan rakamı “yüksek buldum” diyerek indiremez.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı Hangi Mahkemeden Talep Edilir?

Kişinin vücudunda kalıcı izler bırakmak suretiyle ekonomik geleceğini sarsan kişinin, kişilerin veyahut kurumların tespit edilmesi ile görevli Mahkeme de tespit edilecektir. Söz konusu bedensel zararın trafik kazası, iş kazası gibi özel koşullarda meydana gelmesi halinde ise bu koşullar çerçevesinde görevli Mahkeme tespit edilmektedir.

Örneğin trafik kazası nedeniyle kişinin yüzünde kalıcı izler oluşması halinde kişi zararını araç sürücüsü, araç işleteni veya araç sigortasından tazmin edebilecektir. Bu durumda gerçek kişilere karşı açılacak davalarda Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacaktır. Sigorta Şirketine karşı açılacak davalarda ise Asliye Ticaret Mahkemeleri ve Sigorta Tahkim Komisyonu görevlidir.

İş kazalarından kaynaklı olarak açılan tazminat davalarında İş Mahkemeleri; devlete bağlı sağlık kuruluşlarının kusuru sonucu oluşan bedensel zararlara ilişkin tazminat davalarında İdare Mahkemeleri, Ticari Şirketlerin kusuru sonucunda oluşan zararlardan dolayı açılan tazminat davalarında Asliye Ticaret Mahkemeleri, kişilerin haksız fiili sonucu oluşan bedensel zararlara ilişkin tazminat davalarında Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.

Olayın niteliği / davalıGörevli merciiArabuluculuk dava şartı
Gerçek kişinin haksız fiiliAsliye hukukYok
Trafik kazası – sürücü / işletenAsliye hukukYok
Trafik kazası – sigorta şirketiAsliye ticaret veya Sigorta Tahkim KomisyonuDava yolunda var, tahkimde yok
İş kazasıİş mahkemesiYok (7036 s.K. m.3/3)
Kamu sağlık kuruluşunun kusuruİdare mahkemesiYok
Ticari şirketin kusuruAsliye ticaretVar

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı Tahkimde Talep Edilebilir mi?

Trafik kazasından doğan uyuşmazlıkta talep sigorta şirketine yöneltiliyorsa, ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı Sigorta Tahkim Komisyonu önünde ileri sürülebilir. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının bedensel zarar teminatı bu kalemi de kapsar ve hakem, poliçe limiti içinde kalan talebi karara bağlar.

Tahkim yolunun iki pratik avantajı vardır: hakemin karar süresi dört aydır ve reddedilen talep bakımından aleyhe hükmedilecek vekâlet ücreti tarifenin beşte biri ile sınırlıdır. Buna karşılık bir sıralama kuralı gözetilmelidir: uyuşmazlık tüketici hakem heyetine götürülmüşse aynı uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz.

Talep sigorta şirketine değil doğrudan kusurlu kişiye yöneltiliyorsa tahkim yolu açık değildir; bu tür uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülür. İş kazasından doğan tazminat talepleri de tahkime elverişli olmayıp iş mahkemesinin görev alanındadır. Sigorta tahkimi sürecinin işleyişi için tahkim süreci yazımıza bakılabilir.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatında Zamanaşımı

Haksız fiilden doğan tazminat istemleri TBK m.72 uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o süre tazminat istemi için de geçerlidir.

Bu tazminat bakımından “öğrenme” anının tespiti özel bir önem taşır. Sabit izin kalıcı olduğu çoğu zaman tedavi süreci tamamlandıktan sonra netleşir; zararın öğrenildiği an, izin sabit nitelikte olduğunun anlaşıldığı andır. Trafik kazasından doğan taleplerde ise KTK m.109’daki özel zamanaşımı hükümleri uygulanır. Uzamış ceza zamanaşımının hangi hâllerde devreye girdiği için uzamış ceza zamanaşımı yazımız ayrıntılıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı nedir?

Bedensel zarar sonucunda kişinin iş bulma, işini sürdürme veya kariyerinde yükselme imkânının zayıflamasından doğan zararın karşılığıdır. TBK m.54’ün dördüncü bendinde düzenlenmiştir ve çalışma gücü kaybından bağımsızdır.

Sürekli iş göremezlik tazminatından farkı nedir?

Sürekli iş göremezlik tazminatı çalışma gücündeki kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması ise iş piyasasındaki konumun zayıflamasını karşılar. Biri maluliyet oranına ve aktüeryal hesaba, diğeri hâkimin takdirine dayanır. İkisi aynı davada ayrı kalemler hâlinde ve ayrı harçlandırılarak talep edilir.

Maluliyet oranı olmadan bu tazminat alınabilir mi?

Alınabilir. Maluliyet şart değildir; oran sıfır olsa dahi tazminata hükmedilebilir. Aranan, bedensel zararın kişinin mesleki geleceğini somut olarak etkilediğinin ortaya konmasıdır.

Yüzdeki sabit iz için ne kadar tazminat alınır?

Sabit bir rakam yoktur; alt veya üst sınır bulunmaz. Tutar; yaş, meslek, mesleğin gerekleri, izin niteliği, medeni hâl ve sosyal durum birlikte değerlendirilerek hâkim tarafından takdir edilir.

Tazminat nasıl hesaplanır, bir formülü var mı?

Formülü yoktur. Hesap, TBK m.50/2 uyarınca hâkimin hakkaniyete uygun takdiriyle yapılır; bilirkişi raporu bu takdire esas gerekçeli bir öneri sunar. Aktüeryal hesap yalnızca çalışma gücü kaybı tazminatında kullanılır.

Hangi rapor gerekir?

İzin sabit nitelikte olduğunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporuyla saptanması aranır. Maluliyet raporu talebi güçlendirir ancak zorunlu değildir.

16 Temmuz 2026 faiz değişikliği bu tazminatı etkiler mi?

Etkilemez. TBK m.55’e eklenen faiz ve oransal mahsup fıkraları yalnızca çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarını kapsar. Ekonomik geleceğin sarsılmasında haksız fiilin genel faiz kuralı işler.

Sigorta şirketi bu tazminatı öder mi?

Trafik kazasında zorunlu mali sorumluluk sigortasının bedensel zarar teminatı bu kalemi kapsar ve poliçe limiti dahilinde ödenir. Limitin aşılması hâlinde kalan kısım kusurlu sürücü ve işletenden istenir.

Bu tazminat için hangi mahkemeye başvurulur?

Davalı gerçek kişiyse asliye hukuk, sigorta şirketiyse asliye ticaret mahkemesi ya da Sigorta Tahkim Komisyonu, iş kazasıysa iş mahkemesi, kamu sağlık kuruluşunun kusuruysa idare mahkemesi görevlidir.

Zamanaşımı süresi ne kadardır?

TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.

Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı, doğru kalemde ve doğru ölçütlerle talep edildiğinde sonuç veren bir kalemdir; çalışma gücü kaybıyla aynı başlık altında istenmesi ise çoğu zaman talebin bir bölümünün karşılıksız kalmasına yol açar. Dosyanızdaki rapor ve olay tarihlerinin değerlendirilmesi için Ankara tazminat avukatı sayfasındaki iletişim kanalları kullanılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi belgeleri, raporları ve tarihleriyle değerlendirilir; somut olayınız için bir avukata danışmanız gerekir. Metinde yer alan mevzuat hükümleri yayın tarihi itibarıyla yürürlüktedir.

Kaynaklar:

  1. 6098 Sayılı TBK madde 54.
  2. Kemal OĞUZMAN/Turgut ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler (7.B, İstanbul 2009, s.562)
  3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9671 Esas 2021/2136 Karar
  4. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/485 Esas 2019/9402 Karar
  5. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2014/22584 E., 2017/4410 K.
  6. 7589 sayılı Kanun m.18 ile TBK m.55’e eklenen fıkralar (RG 31.07.2026)
  7. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (RG 28.09.2021-31612)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir