Aile Hukuku

İsim Değiştirme Davası: Nereye Başvurulur, Nasıl Açılır?

İsim Değiştirme Davası: Nereye Başvurulur, Nasıl Açılır

İsim değiştirme davası, ad veya soyadı değişikliği için bugün izlenebilecek tek yoldur. Türk Medenî Kanunu’nun 27. maddesi adın değiştirilmesini “haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir” diye düzenler; Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesi de kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüğünün hiçbir kaydının düzeltilemeyeceğini söyler. Geçmişte nüfus müdürlüğüne dilekçeyle başvurup mahkemesiz değişiklik yaptırmak mümkündü; o kapı 24 Aralık 2022’de kapandı.

Makale İçeriği

Buna rağmen internette dolaşan yazıların çoğu hâlâ “nüfus müdürlüğüne dilekçe verin” diyor, hatta bazı kamu kurumlarının kendi sayfaları bile 2019’da sona ermiş bir başvuru döneminin tarihini gösteriyor. Aşağıdaki bölümlerde hangi işlemin idari yolla, hangisinin dava yoluyla yapıldığı; davanın hangi mahkemede açılacağı; haklı sebebin nasıl anlatılacağı ve karardan sonra hangi kayıtların kendiliğinden düzeleceği kanun metinleriyle ayrı ayrı ele alınıyor.

Kısa değerlendirme

Ad ve soyadı değişikliği artık kural olarak mahkeme işidir; nüfus müdürlüğünün yetkisi yalnızca kütüğe yanlış geçmiş kayıtları düzeltmekle sınırlıdır.

  • Başvuru yeri: Yerleşim yerindeki mahkeme; davalı taraf nüfus müdürlüğüdür.
  • İdari yol: 5490 sayılı Kanun’un geçici 11. maddesindeki dilekçe dönemi 24.12.2022’de sona erdi.
  • Nüfus müdürlüğünün yetkisi: Yalnızca dayanak belgesine aykırı yazılmış “maddi hata” kayıtları.
  • Yeni kural: 27.11.2024’ten beri ad değişikliği kararı Basın İlan Kurumu’nun ilan portalında yayımlanır.
  • Kaç kez: Haklı sebep varsa aynı konuda ikinci kez düzeltme istenebilir.

İsim Değişikliği İçin Ne Yapılmalı?

İsim değişikliği için yapılması gereken ilk iş, talebin hangi kategoriye girdiğini belirlemektir. Kütükteki bilgi dayanak belgesinden farklı yazılmışsa bu bir maddi hatadır ve nüfus müdürlüğü düzeltir. Kütükteki bilgi doğru yazılmış ama kişi bu adı taşımak istemiyorsa, artık bir tercih söz konusudur ve tercihin haklı sebebe dayandığını hâkime anlatmak gerekir.

Bu ayrım keyfi değil, kanunun kendi ayrımıdır. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 38. maddesi maddi hatayı “dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler” olarak tanımlar. Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 41. maddesinin ikinci fıkrası da aynı yerden devam eder: dayanak belgelerinin kütüğe işlenmesi sırasında yapılmış bir maddi hata söz konusu değilse, aile kütüğünün herhangi bir kaydındaki düzeltme veya değişiklik mahkeme kararıyla yapılır.

Uygulamada en sık yaşanan kayıp, bu iki yolun karıştırılmasından doğuyor. Maddi hata niteliğindeki bir yanlış için dava açan kişi gereksiz masrafa giriyor; gerçek bir ad değişikliği talebiyle nüfus müdürlüğünün kapısını çalan kişi ise aylarca oyalanıp sonunda zaten mahkemeye yönlendiriliyor. Doğru sınıflandırma, sürecin kendisinden daha belirleyici.

İsim Değiştirmek İçin Nereye Başvurulur?

İsim değiştirmek için mahkemeye başvurulur; başvurunun muhatabı ise nüfus müdürlüğüdür. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen kişi tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli mahkemede açılır. Aynı hüküm, ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcılarının da bu davayı açabileceğini söyler.

Dava dilekçesi doğrudan mahkeme kalemine ya da UYAP üzerinden avukat aracılığıyla sunulur. Nüfus müdürlüğü davada karşı taraftır; yani müdürlüğe ayrıca bir başvuru yapıp cevap beklemek, dava açmanın ön şartı değildir. Nüfus müdürlüğüne yapılacak yazılı başvuru yalnızca maddi hata düzeltmesi ve kanunun idari işlem olarak saydığı hâller bakımından anlamlıdır.

İsim Değişikliği İçin Nereye Başvurulur, Nüfus Müdürlüğüne mi?

İsim değişikliği için nereye başvurulur diye bakıldığında nüfus müdürlüğünün payı bugün oldukça dardır. Müdürlük; maddi hataları düzeltir, tamamlama işlemi yapar, kadının soyadı kombinasyonuna ilişkin talepleri karşılar ve kesinleşen mahkeme kararlarını kütüğe işler. Adın kendisini değiştirmeye ise yetkisi yoktur. Bu sınır, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesinin ilk cümlesiyle çizilmiştir.

Nüfus Müdürlüğünden İsim Değişikliği Dönemi Neden Kapandı?

Mahkemesiz ad ve soyadı değişikliği, kalıcı bir hak değil süreli bir geçiş düzenlemesiydi. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’na 2017’de eklenen geçici 8. madde, kişinin iki yıl içinde yerleşim yerindeki nüfus müdürlüğüne yazılı başvurması şartıyla, Soyadı Kanunu’nun 3. maddesine aykırı soyadlarının ve yazım-imla hatasından ya da düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişikliği bulunan ad ve soyadlarının, il veya ilçe idare kurulu kararıyla bir defaya mahsus değiştirilebileceğini öngörüyordu. Bu maddenin yürürlük tarihi 3 Kasım 2017’dir; süre 3 Kasım 2019’da doldu.

Aynı imkân, 2019’da eklenen geçici 11. madde ile bu kez üç yıl için yeniden açıldı ve kapsamı genişletildi: yazım hatalarına ek olarak “genel ahlaka uygun olmayan, toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen” ad ve soyadları da idari kararla değiştirilebilir hâle geldi. Maddenin yürürlük tarihi 24 Aralık 2019’dur. Üç yıllık süre 24 Aralık 2022’de sona erdi.

Maddenin son cümlesi, belirlenen sürenin bir katına kadar uzatılması konusunda Cumhurbaşkanı’na yetki tanımıştı. Bu yetki kullanılmış olsaydı bile azami süre 24 Aralık 2025’te dolmuş olurdu. Dolayısıyla bugün, hangi ihtimalden bakılırsa bakılsın, idari yol kapalıdır ve talep mahkemeye taşınmak zorundadır.

DüzenlemeSüreYürürlükSona erme
5490 geçici m.8 (7039 s.K.)2 yıl3.11.20173.11.2019
5490 geçici m.11 (7196 s.K.)3 yıl24.12.201924.12.2022
Azami uzatma ihtimali (bir katı)+3 yıl24.12.2025

İnternette bu tarih “6 Aralık 2022” olarak da dolaşıyor. Bunun sebebi, sürenin kanunun kabul tarihi olan 6 Aralık 2019’dan itibaren sayılmasıdır. Oysa süre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten işler; 7196 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi 24 Aralık 2019’dur. Kaynak metni kontrol etmek isteyenler için kanunun tam hâli burada: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu.

İdari Yolun Açık Kaldığı Tek Alan: Maddi Hata

Geçici maddelerin sona ermesi, nüfus müdürlüğünün bütün yetkisini ortadan kaldırmadı. Kanun’un 38. maddesi ve yönetmeliğin 41. maddesi, dayanak belgesinde doğru yazılmış olduğu hâlde kütüğe hatalı, eksik ya da hiç geçmemiş bilgileri “maddi hata” sayar ve bunları Genel Müdürlük veya dayanak belgesinin bulunduğu nüfus müdürlüğünün düzeltebileceğini söyler. Mükerrer kayıtlar da bu kapsamdadır.

Bir örnekle sınırı görmek kolaylaşır: doğum tutanağında “Elif” yazan çocuğun kütüğe “Elfi” olarak geçirilmesi maddi hatadır, belge ortada olduğu için müdürlük düzeltir. Buna karşılık doğum tutanağında da “Elif” yazan bir kişinin adını “Ela” yapmak istemesi maddi hata değildir; burada belgeyle kayıt uyumludur, değişen kişinin iradesidir ve bunun için hâkim kararı gerekir.

Portalın bu ayrımdaki yeri de sınırlıdır: nüfus müdürlüğüne iletilecek maddi hata başvurusu ve belge talepleri e-Devlet üzerinden yapılabilirken ad değişikliği için tanımlı bir hizmet bulunmaz. Hangi işlemin portaldan görülebildiği e-Devlet isim değişikliği yazısında tablo hâlinde karşılaştırılmıştır.

Yönetmeliğin 42. maddesindeki “tamamlama” da benzer bir işlemdir: kütüğe eksik geçmiş ya da hiç yazılmamış kişisel durum bilgileri, dayanak belgesine uygun şekilde idari yolla tescil edilir. Kanun’un 39. maddesi ise doğum tarihi eksikliklerinde kullanılan karineyi verir; doğum yılı yazılıp ay ve günü belli olmayanlarda o yılın 1 Temmuz’u, ayı yazılıp günü belli olmayanlarda o ayın birinci günü başlangıç sayılır.

İsim Değiştirmek İçin Yapılması Gerekenler

İsim değiştirmek için yapılması gerekenler, dilekçenin yazılmasından çok öncesinde başlar. Talebin dayandığı haklı sebep somutlaştırılmalı, bu sebebi destekleyen belge ve tanıklar önceden belirlenmeli, dilekçede hem yeni adın hem de mevcut kaydın nüfus bilgileriyle birlikte gösterilmesi sağlanmalıdır. Mahkemeden istenen şey bir izin değil, kütükteki kaydın düzeltilmesidir; talep sonuç kısmında bu şekilde kurulur.

Sürecin işleyişi kabaca şu sırayı izler:

  1. Kütük kaydının güncel hâli alınır; nüfus kayıt örneği dosyaya eklenir.
  2. Haklı sebep, olaylara dayalı biçimde dilekçede anlatılır ve delilleri gösterilir.
  3. Dava, yerleşim yerindeki görevli mahkemede nüfus müdürlüğü hasım gösterilerek açılır.
  4. Harç ve gider avansı yatırılır, tensip zaptıyla duruşma günü belirlenir.
  5. Duruşmada nüfus müdürlüğü temsilcisi hazır bulunur, varsa tanıklar dinlenir.
  6. Karar kesinleştikten sonra kütüğe tescil edilir ve yeni kimlik kartı talep edilir.

Duruşma sürecinin genel işleyişini merak edenler, ilk celse öncesi düzenlenen belgeyi anlatan tensip zaptı nedir yazısına bakabilir; nüfus davalarında da aynı usul işler. Dilekçenin biçimsel yapısı için ise isim değişikliği dava dilekçesi örneği ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

İsim Değiştirme Davası Yetkili Mahkeme

İsim değiştirme davası yetkili mahkeme bakımından tartışmasızdır: dava, davacının yerleşim yeri adresinin bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Bu kural Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinde ve Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 30. maddesinde aynı cümleyle yer alır. Kişinin doğum yeri, nüfusa kayıtlı olduğu il veya çalıştığı yer yetkiyi belirlemez.

Görev konusu ise talebin niteliğine göre değişebilir. Kendi adının veya soyadının değiştirilmesi talebi Türk Medenî Kanunu’nun Birinci Kitabı’nda, kişiler hukuku içinde düzenlenmiştir ve nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girer. Buna karşılık Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi, aile mahkemelerini Medenî Kanun’un Üçüncü Kısım hariç İkinci Kitabı’ndan doğan işlerle görevlendirir; çocuğun soyadına ilişkin talepler bu kitapta yer aldığı için orada tablo değişir.

Görev, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesi uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilir. Yanlış mahkemede açılan dava esastan reddedilmez; görevsizlik kararı verilir ve dosya süresinde başvuruyla görevli mahkemeye gönderilir. Yine de bu, aylarca zaman kaybı demektir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise ayrı bir sorun yaşanmaz; 4787 sayılı Kanun’un 2. maddesi, bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesinin bakacağını düzenler.

İsim Değişikliği Davası Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

İsim değişikliği davası yetkili mahkeme belirlenirken bakılacak tek adres, dava tarihindeki yerleşim yeridir. Yerleşim yeri Medenî Kanun’un 19. maddesinde “sürekli kalma niyetiyle oturulan yer” olarak tanımlanır ve uygulamada adres kayıt sistemindeki beyan esas alınır. Kısa süreliğine başka bir ilde bulunmak yetkiyi değiştirmez; buna karşılık taşınma sonrası açılan davada yeni adres esas alınır.

Haklı Sebep Ne Demektir, Mahkeme Neye Bakar?

Kanun haklı sebebi tanımlamaz, örnek de saymaz. Bu boşluk bilinçlidir: hâkim, somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapar. Uygulamada kabul gören sebepler arasında adın alay konusu olması, telaffuz veya yazım güçlüğü, kişinin çevresinde yıllardır başka bir adla tanınması, dinî ya da etnik çağrışımın kişide manevi rahatsızlık yaratması, aynı hanede aynı adın birden çok kişide bulunması ve mesleki hayatta yaşanan karışıklıklar sayılabilir.

Anayasa Mahkemesi bu alanda kalıcı bir ölçüt koymuştur. Mahkeme, isim değişikliği taleplerinin hangi koşullarda karşılanacağını belirlemede kamusal makamların takdir hakkı bulunduğunu kabul eder; ancak bu takdirin, “isim değişikliği taleplerinin değerlendirilmesi yolunu tamamen kapatacak ve sonuç alabilmeyi mümkün kılmayacak şekilde” kullanılamayacağını vurgular. İsim, Anayasa’nın 17. maddesinin koruma alanındadır ve talebin esastan incelenmesi bir usul güvencesidir.

Bu içtihat soyut kalmamış, tek tek başvurularda ihlal kararlarına dönüşmüştür. Aslan Faruk Toprak (B. No: 2013/2957, 24/3/2016), Beyhan Çatalkaya (B. No: 2015/13947, 28/11/2018), Kağan Osman Karamanoğlu (B. No: 2017/21063, 15/1/2020), Ali Çökelekoğlu ve diğerleri (B. No: 2019/1464, 2/11/2022) ve Seher Renkli Çetin (B. No: 2020/38588, 30/4/2024) kararları bu çizginin örnekleridir. Talebin reddi hâlinde bu kararlara dayanmak, dosyanın istinaf aşaması için de zemin oluşturur.

Davada Kim Davalı Olur, Duruşmada Kim Bulunur?

Davalı taraf nüfus müdürlüğüdür. Bu, davanın kurucu unsurudur: nüfus müdürlüğü hasım gösterilmeden açılan dava usulden sakat kalır. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesi, kayıt düzeltme davalarının nüfus müdürü veya görevlendireceği memurun huzuruyla görülüp karara bağlanacağını açıkça yazar; yönetmeliğin 31. maddesi de aynı zorunluluğu tekrarlar.

Nüfus müdürlüğü temsilcisi duruşmada sessiz bir izleyici değildir. Yönetmelik, temsilcinin düzeltme isteğinin mevzuata uygun olup olmadığını mahkemeye yazılı olarak bildirmekle veya duruşma sırasında tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunmakla yükümlü olduğunu düzenler. Gerekli görülürse valilik, nüfus müdürlüğünü temsilen avukat da görevlendirebilir.

Bir başka pratik ayrıntı Kanun’un 37. maddesindedir: Genel Müdürlük ve nüfus müdürlükleri, mahkemece verilen kararlara karşı her türlü kanun yoluna başvurmaya yetkilidir ve kanunî harç ile her türlü mahkeme masrafından muaftır. Yani kabul kararı verilse bile dosyanın istinafa taşınma ihtimali kapanmaz; kesinleşmeyi beklemeden kimlik yenileme adımına geçmek doğru olmaz.

İsim Değişikliği Kararı Nerede İlan Edilir?

İsim değişikliği kararı, 27 Kasım 2024’ten bu yana Basın İlan Kurumu’nun ilan portalında yayımlanmaktadır. Medenî Kanun’un 27. maddesinin ikinci fıkrası 7532 sayılı Kanun’la yeniden yazılmış ve ilanın yeri kanun düzeyinde belirlenmiştir. Bu değişiklikten önce ilan, mahkemenin takdirine göre yerel gazetelerde yapılıyordu; “gazetede çıkar mı” sorusu da bu nedenle artık farklı yanıtlanır.

Değişikliğin göz ardı edilen tarafı, ilanın içeriğinin de kanunla sayılmış olmasıdır. Fıkraya göre ilanda; hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası, adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı ile mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı yer alır.

Bu liste, gizlilik beklentisi olan kişiler için gerçekçi bir tablo çizer. Ad değişikliğinin kamuya kapalı biçimde yapılması mümkün değildir; ilan, üçüncü kişilerin haklarını korumak için öngörülmüş bir güvencedir. Nitekim aynı maddenin son fıkrası, değişiklikten zarar gören kimseye kararın kaldırılmasını dava etme hakkı tanır.

Karardan Sonra Hangi Kayıtlar Kendiliğinden Düzelir?

Kesinleşen karar, yalnızca davacının kaydını değiştirmekle kalmaz. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesi, ad değişikliğinde nüfus müdürlüğünün bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydını, soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzelteceğini hükme bağlar. Bunun için mahkeme kararında ayrıca hüküm bulunması gerekmez.

Yönetmeliğin 34. maddesi bu işlemi ayrıntılandırır ve bir asimetri içerir. Soyadının düzeltilmesine karar verilen kişi erkekse kendisinin, varsa karısının ve karar tarihinde ergin olmayan çocuklarının soyadları düzeltilir. Kadınsa kendisinin ve varsa ergin olmayan evlilik dışı doğmuş çocuklarının soyadları düzeltilir. Ad düzeltmesinde ise evden ayrılmış ergin çocukların açık kayıtlarındaki ana veya baba adı da düzeltilir.

Kararın kütüğe ne zaman işleneceği de tahmine bırakılmamıştır. Yönetmeliğin 56. maddesine göre mahkeme kararlarının tesciline dayanak bilgiler, mahkeme yazı işleri müdürlüğünce on gün içinde elektronik ortamda merkezî veri tabanına gönderilir; elektronik gönderim mümkün olmazsa kesinleştirme işlem tarihini takip eden on gün içinde karar nüfus müdürlüğüne ulaştırılır. Nüfus müdürlüğünde düzenlenen belgeler işlem anında, başka makamlardan gelenler ise müdürlüğe intikalinden itibaren üç iş günü içinde tescil edilir.

İsim Değiştirme Davası İkinci Kez Açılabilir mi?

Açılabilir. Uzun yıllar “nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılır” kuralı uygulandı ve bu bilgi hâlâ pek çok kaynakta tekrarlanıyor. Oysa 2017’de yapılan değişiklikle Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin (b) bendi yeniden yazıldı ve bugünkü hâli şudur: haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir.

Bu, sınırsız bir hak anlamına gelmez. İkinci talepte de haklı sebep aranır ve mahkeme, önceki değişiklikten bu yana koşulların değişip değişmediğine bakar. İlk davada ileri sürülebilecekken sürülmemiş bir gerekçenin sonradan gündeme getirilmesi, tek başına yeni bir haklı sebep sayılmaz.

Buna karşılık geçici 8 ve geçici 11. maddelerdeki idari değişiklik hakkı “bir defaya mahsus” olarak düzenlenmişti. Bu iki yolu birbirine karıştırmamak gerekir: idari yoldan bir kez değişiklik yaptırmış olmak, mahkemeye başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.

Soyadı Değiştirmek İsteyen Aynı Yolu mu İzler?

Evet, soyadı değişikliği de aynı hükme tabidir. Bu sonuç 1934 tarihli Soyadı Kanunu’nun 10. maddesinden çıkar: kanunun tayin ettiği süre geçtikten sonra soyadlarını değiştirmek isteyenler, Medenî Kanun’un bu konudaki hükümlerine tabi olurlar. Yani soyadı için de haklı sebep ve hâkim kararı aranır.

Soyadı davalarında ek bir dayanak daha vardır. Soyadı Kanunu’nun 3. maddesi; rütbe ve memuriyet, aşiret, yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadlarının kullanılamayacağını söyler. Bu kapsama giren bir soyadı, haklı sebebin ispatı bakımından davacıya belirgin bir avantaj sağlar. Aynı kanunun 6. maddesi, bu yasağa aykırı soyadları için Cumhuriyet savcısının da harekete geçebileceğini düzenler.

Soyadı değişikliğinin aileye etkisi ise ad değişikliğinden farklıdır. Yukarıda aktarılan 34. madde uyarınca soyadı düzeltmesi eşe ve ergin olmayan çocuklara yansır; bu yüzden dava açmadan önce sonucun aile kütüğünde kimleri kapsayacağını hesaba katmak gerekir.

Karara İtiraz ve Değiştirme Kararının Kaldırılması

Ad değişikliği kararına karşı iki ayrı yol vardır. Birincisi olağan kanun yoludur: taraflar, yani davacı ve nüfus müdürlüğü, karara karşı istinafa başvurabilir. İkincisi Medenî Kanun’un 27. maddesinin son fıkrasında düzenlenmiştir ve davanın tarafı olmayan üçüncü kişilere aittir.

Bu fıkraya göre adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir. Süre, kararın kesinleşmesinden değil zararın öğrenilmesinden işlemeye başlar; bu nedenle ilan tarihi ile öğrenme tarihi çoğu zaman örtüşür.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası da sık atlanan bir sonucu belirtir: ad değişmekle kişisel durum değişmez. Kişinin borçları, alacakları, evlilik ve soybağı ilişkileri, sicil kayıtları aynen devam eder. Ad değişikliği bir kimlik kaçırma aracı değildir; kütükteki eski kayıt kapanmaz, yeni kayıtla bağlantısı korunur.

Dava Masrafları Hangi Kalemlerden Oluşur?

İsim değiştirme davası, konusu para olmayan bir davadır; bu nedenle harç nispi değil maktu olarak hesaplanır. Masraf kalemleri başvurma harcı, maktu karar ve ilam harcı, dosya gideri ile tebligat ve tanık giderlerini karşılayan gider avansından oluşur. Bu tutarlar Harçlar Kanunu’na bağlı tarifeler ve Adalet Bakanlığı’nın yıllık gider avansı tarifesiyle her yıl güncellenir.

Güncel rakamı öğrenmenin en sağlıklı yolu, dava açılacak adliyenin ön bürosundan ya da mahkeme yazı işleri müdürlüğünden o yılın tarifesini sormaktır. İnternette dolaşan tutarların önemli bölümü geçmiş yıllara ait ve tarih damgası taşımıyor; dava açarken bu rakamlara göre bütçe yapmak eksik harç yatırılmasına yol açabiliyor.

Vekil ile takip edilen dosyalarda avukatlık ücreti serbestçe kararlaştırılır; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yalnızca alt sınırı ve karşı tarafa yükletilecek ücreti gösterir. Yargılama giderlerinin kimin üzerinde kalacağı ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun genel hükümlerine göre belirlenir. Dava masraflarının genel mantığını anlatan dava masrafları ve avukatlık ücreti yazısı, buradaki kalemler için de yol gösterici olabilir.

Dosyayı Açmadan Önce Netleştirilmesi Gereken Noktalar

Ad ve soyadı davalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman hukuki bilgi değil dosyanın hazırlanış biçimidir. Haklı sebebin somut olaylarla anlatılması, iddiayı destekleyen belgelerin baştan sunulması ve tanık beyanlarının talebi doğrulayacak şekilde yönlendirilmesi, davanın tek celsede sonuçlanmasıyla aylarca sürmesi arasındaki farkı yaratır.

Talebin başka bir davayla bağlantısı varsa tablo daha da değişir. Boşanma sonrası soyadı, velayet altındaki çocuğun soyadı ya da soybağına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusuysa hem görevli mahkeme hem de ileri sürülecek hukuki sebep farklılaşır. Velayet sahibi annenin çocuk adına açacağı davanın kendine özgü koşulları velayeti annede olan çocuğun isim değişikliği yazısında ayrıca ele alınmıştır. Bu tür dosyalarda sürecin baştan doğru kurgulanması, sonradan görevsizlik veya ret kararıyla karşılaşmamak için önemlidir.

Ankara ve çevresinde aile ve kişiler hukukundan doğan uyuşmazlıklarda dosyanızın durumunu değerlendirmek isterseniz Ankara boşanma avukatı sayfasındaki çalışma alanlarını inceleyebilir, iletişim sayfasından randevu talebi iletebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İsim Degistirmek İcin Ne Yapmaliyim?

Önce kaydınızdaki bilginin dayanak belgesiyle uyumlu olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Belge ile kayıt farklıysa nüfus müdürlüğüne maddi hata düzeltme başvurusu yapmalı, ikisi aynıysa yerleşim yerinizdeki mahkemede nüfus müdürlüğü aleyhine dava açmalısınız.

İsim değiştirme e-Devlet üzerinden yapılabilir mi?

Hayır. e-Devlet üzerinden ad veya soyadı değiştirme başvurusu alınmamaktadır; portaldan yapılabilen işlemler kimlik kartı randevusu, nüfus kayıt örneği ve kadının soyadı kombinasyonuna ilişkin taleplerle sınırlıdır.

İsim değiştirme davası ne kadar sürer?

Kanunda belirlenmiş bir yargılama süresi yoktur. Süre; mahkemenin iş yoğunluğuna, tanık dinlenip dinlenmeyeceğine ve kararın kesinleşmesi için beklenecek kanun yolu süresine bağlı olarak değişir.

Nüfus müdürlüğüne dilekçe vererek ismimi değiştirebilir miyim?

Hayır. Dilekçeyle idari değişiklik imkânı 5490 sayılı Kanun’un geçici 11. maddesinde düzenlenmişti ve süresi 24 Aralık 2022’de doldu. Bugün nüfus müdürlüğü yalnızca maddi hataları düzeltebilir.

İsim değiştirme davasında avukat zorunlu mu?

Hukuk davalarında avukatla temsil zorunlu değildir; kişi davasını kendisi takip edebilir. Ancak haklı sebebin hukuken anlamlı biçimde ortaya konması ve görev-yetki itirazlarıyla karşılaşılmaması bakımından vekille takip pratik kolaylık sağlar.

Çocuğumun ismini ben değiştirebilir miyim?

Ergin olmayan çocuk adına davayı yasal temsilcisi açar. Velayet ortak kullanılıyorsa kural olarak birlikte hareket edilmesi beklenir; velayet tek başına bir ebeveynde ise talebin çocuğun üstün yararına uygunluğu ayrıca değerlendirilir.

İsmimi değiştirirsem eski borçlarım silinir mi?

Silinmez. Medenî Kanun’un 27. maddesi ad değişmekle kişisel durumun değişmeyeceğini açıkça belirtir; borç, alacak, sicil ve soybağı ilişkileri aynen devam eder.

İkinci adımı sildirebilir miyim?

Adın bir bölümünün kaldırılması da ad değişikliği sayılır ve aynı usule tabidir. Talep, kullanılmayan ikinci adın karışıklığa yol açtığı gibi somut bir haklı sebebe dayandırılmalıdır.

Karar kesinleşmeden yeni kimlik alabilir miyim?

Alamazsınız. Kütüğe tescil, kararın kesinleşmesine bağlıdır. Nüfus müdürlüğünün kanun yoluna başvurma yetkisi bulunduğundan kesinleşmeyi beklemeden yapılan başvurular sonuçsuz kalır.

Mahkeme talebimi reddederse ne yapabilirim?

Ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Anayasa Mahkemesi, isim değişikliği taleplerinin sonuç alınmasını imkânsız kılacak biçimde katı yorumlanmasını özel hayata saygı hakkının ihlali saymaktadır; bu ölçüt istinaf dilekçesinde ileri sürülebilir.

Soyadı değişikliği eşimi ve çocuklarımı da etkiler mi?

Soyadının düzeltilmesine karar verilen kişi erkekse kendisiyle birlikte varsa eşinin ve karar tarihinde ergin olmayan çocuklarının soyadları da düzeltilir. Kadın bakımından bu sonuç, ergin olmayan evlilik dışı doğmuş çocuklarla sınırlıdır.

İsim değişikliği kararı gazetede yayımlanır mı?

27 Kasım 2024’ten itibaren ilan, gazete yerine Basın İlan Kurumu’nun ilan portalında yapılmaktadır. İlanda mahkeme, karar tarihi, esas ve karar numarası ile kişinin eski ve yeni ad-soyadı gibi bilgiler yer alır.

Yurt dışında yaşıyorum, davayı nerede açarım?

Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan vatandaşlar bakımından yetki, adres kayıt sistemindeki son yerleşim yerine göre belirlenir. Dava vekil aracılığıyla takip edilebilir; duruşmaya bizzat katılma zorunluluğu bulunmaz.

Nüfus müdürlüğü maddi hata talebimi reddederse dava açabilir miyim?

Açabilirsiniz. Talebin idari yolla karşılanmaması, kaydın düzeltilmesi davasının önünü kapatmaz; bu durumda uyuşmazlık yine yerleşim yerindeki mahkemede nüfus müdürlüğü hasım gösterilerek çözülür.

Doğum tarihimin ay ve günü kayıtlı değil, ne olur?

Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 39. maddesi karine getirir: doğum yılı yazılı olup ay ve günü belli olmayanlarda o yılın 1 Temmuz’u, ayı yazılı olup günü belli olmayanlarda ise o ayın birinci günü başlangıç kabul edilir.

Dava sırasında nüfus memurunun bulunmaması kararı etkiler mi?

Kanun, kayıt düzeltme davalarının nüfus müdürü veya görevlendireceği memur huzuruyla görülüp karara bağlanacağını emreder. Bu usule uyulmaması, kararın kanun yolunda bozulma sebebi olarak ileri sürülebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyaya ilişkin hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel durumu bir avukatla görüşerek değerlendirmenizi öneririz. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.