Hukuk, Tazminat Hukuku

Öğrenci Tazminat Alabilir mi? Kazada Hangi Gelir Esas Alınır

Öğrenci Tazminat Alabilir mi? Kazada Hangi Gelir Esas Alınır

Kazada, okulda, sporda ya da bir kamu hizmeti sırasında yaralanan bir genç için öğrenci tazminat alabilir mi diye düşünmeye gerek yoktur; henüz hiç maaş almamış olsa bile çalışma gücündeki kaybın karşılığını isteyebilir. Asıl tartışma, bu tazminatın hangi gelir üzerinden hesaplanacağıdır. Öğrencinin bir bordrosu yoktur; mahkeme, kişinin kaza olmasaydı ileride ne kazanacağını tahmin etmek zorundadır. Bu tahmin asgari ücretle de yapılabilir, memur maaşıyla da, mezun olunacak mesleğin ortalama geliriyle de.

Makale İçeriği

Tahmini belirleyen şey öğrencinin kendi dosyasıdır: kaçıncı sınıfta olduğu, hangi bölümde okuduğu, mesleğe hangi yoldan gireceği ve bunları gösteren belgeler. Aynı yaştaki iki öğrenci için mahkemeler birbirinden çok farklı gelirler esas alabilir. Bu yazıda Danıştay ve Yargıtay kararları üzerinden, hangi öğrencinin tazminatının hangi gelirle hesaplandığını ve bu sonucu değiştiren belgeleri anlatıyoruz.

Kısaca

Öğrenci tazminat alabilir mi? Alabilir; geliri olmasa da çalışma gücü kaybı tazmin edilir, tartışma hangi gelirin esas alınacağıdır.

  • Öğrencilik yılları: Kural olarak asgari ücret esas alınır. Gelir yokken de zarar vardır, çünkü öğrenci aynı işleri daha fazla çaba harcayarak yapar.
  • Mezuniyetten sonrası: Mesleğe girme ihtimali belgelerle kuvvetleniyorsa asgari ücretin üzerinde bir gelir, kamuda çalışma ihtimali yüksekse memur maaşı esas alınabilir.
  • Belge yoksa: Beyanla memur ya da öğretmen maaşı istenemez. Öğrenci belgesi, transkript, diploma ve başarı belgeleri hesabın tabanını belirler.
  • Rejim farkı: Terör saldırısında ve idarenin kusuru bulunmayan hâllerde tazminat, meslek gelirinden değil kanundaki sabit göstergeden hesaplanır.
  • 2026 değişikliği: 31 Temmuz 2026’dan sonraki olaylarda, kazancın bilinmediği döneme düşen tazminata faiz karar tarihinden işler; kuralın idari yargıya yansıması henüz netleşmedi.

Öğrenci Tazminat Alabilir mi, Hiç Geliri Yokken Zarar Nasıl Doğar?

Tazminat hukukunda zarar, kişinin malvarlığının olaydan sonraki hâli ile olay hiç yaşanmasaydı olacağı hâl arasındaki farktır. Öğrencinin bugün bir geliri yoktur; bu yüzden ilk bakışta kaybedeceği bir şey de yokmuş gibi görünür. Hukuk bu sonuca iki ayrı yoldan itiraz eder.

Birinci yol kanundadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 54. maddesi bedensel zararları sayarken kazanç kaybını ayrı, “çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile “ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” ı ayrı bent olarak düzenler. Yani kanun, bugün kaybedilen maaşı değil, kişinin gelecekte gelir elde etme gücünü korur. Öğrencinin kaybettiği şey tam olarak budur.

İkinci yol Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 15.05.2018 tarihli E.2015/10764 K.2018/5055 sayılı kararında bunu açıkça anlatır: vücut bütünlüğü zedelenen kişi, gelirinde bir azalma olmasa bile aynı işi öncekinden ve emsallerinden daha fazla güç sarf ederek yapar ve bu fazladan harcanan güç bir zarardır. Karar, çalışma yaşına gelmemiş küçükler için de aynı şeyi söyler: evde aileye yardım etmek, eğitim almak, günlük yaşamı sürdürmek için emsallerinden fazla çaba harcamak ekonomik bir değer olarak görülmelidir. Uygulamada buna efor tazminatı ya da güç kaybı tazminatı denir.

Çalışma gücü kaybı tazminatı ne zamandan başlar?

Aynı kararın önemli ikinci tespiti hesap başlangıcıyla ilgilidir. Dosyadaki bilirkişi, meslek lisesinde okuyan öğrencinin 20 yaşından itibaren kazanç sağlayacağını kabul edip zararı o yaştan başlatmıştı. Daire bunu eksik inceleme saydı ve hükmü bozdu: zarar, çalışma gücünün sürekli olarak yitirildiği tarihten itibaren doğar. Öğrencinin tazminatı, işe gireceği günü değil, kalıcı sakatlığın başladığı günü esas alır.

Bu ayrım rakam olarak büyük fark yaratır. Öğrencilik yılları hesaptan çıkarılırsa kişinin en genç ve en uzun dönemi tazminatın dışında kalır. Oysa sakatlık o yıllarda da okula gitmeyi, ders çalışmayı, spor yapmayı ve günlük işleri zorlaştırır.

Öğrencinin isteyebileceği tazminat kalemleri nelerdir?

Öğrencinin talep edebileceği kalemler, çalışan bir kişininkinden farklı değildir:

  • Tedavi giderleri: Ameliyat, ilaç, fizik tedavi, protez ve hastaneye ulaşım masrafları. Sosyal güvenlik kurumunun karşılamadığı kısım talep edilir.
  • Geçici iş göremezlik: İyileşme süresince okula ve günlük hayata katılamamanın karşılığı.
  • Sürekli iş göremezlik (iş gücü kaybı): Kalıcı sakatlığın bakiye ömür boyunca yarattığı kaybın karşılığı. Tartışmanın merkezindeki kalem budur.
  • Bakıcı gideri: Ağır sakatlıkta başkasının bakımına muhtaç olmanın karşılığı.
  • Manevi tazminat: Öğrencinin yanında ağır bedensel zararda anne, baba ve kardeşler için de istenebilir.

Kalemlerin genel hesap yöntemini iş göremezlik tazminatı hesaplama sayfamızda ayrıca anlattık. Bu yazının konusu, bu hesabın öğrenci için hangi gelir rakamıyla yapıldığıdır.

Öğrencinin Tazminatı Hangi Gelire Göre Hesaplanır?

Mahkemeler öğrencinin gelirini tek bir rakamla değil, dönemlere bölerek belirler. Kararlardan çıkan tablo üç basamaklıdır.

Birinci basamak öğrencilik yıllarıdır. Bu dönemde öğrencinin bir işi ve kazancı yoktur. Efor tazminatı mantığıyla hesap yine yapılır, ama esas alınan gelir kural olarak asgari ücrettir. Asgari ücret burada öğrencinin kazancı olarak değil, bir insanın emeğinin hukuken kabul edilen en alt değeri olarak kullanılır.

İkinci basamak mezuniyet ile ilk iş arasındaki boşluktur. Yargıtay, öğrencinin mezun olur olmaz meslek gelirine kavuşacağının kabulünü doğru bulmaz. İş arama süresi, askerlik, stajyerlik gibi dönemler hesaba katılır.

Üçüncü basamak çalışma hayatıdır. Bu dönem için mahkeme, öğrencinin eğitimi ve somut durumu hayatın olağan akışına göre neyi gösteriyorsa onu esas alır: asgari ücret, asgari ücretin belli bir katı, memur maaşı ya da mesleğin ortalama geliri. Aktif çalışma dönemi uygulamada 60 yaşa kadar kabul edilir; sonrasındaki pasif dönem ise yine asgari ücretle hesaplanır.

Mahkemelerin somut dosyalarda hangi geliri esas aldığı aşağıdaki tabloda toplanmıştır.

Öğrencinin durumu Esas alınan gelir Karar
6 yaşında ilkokul öğrencisi 18 yaşına kadar ve sonrasında asgari ücret (efor tazminatı) Danıştay 8. D. E.2020/4333 K.2022/1872 (bilirkişi yöntemi; karar başka sebeple bozuldu)
16 yaşında lise öğrencisi, meslek belirsiz Asgari ücret; “üniversite kazancı araştırılmadı” itirazı dinlenmedi Danıştay 8. D. E.2021/7500 K.2024/2376
Meslek lisesi, çocuk gelişimi alanı Asgari ücretin “bir miktar üzerinde”; 2,16 katı fazla bulundu Yargıtay 17. HD E.2015/10764 K.2018/5055
Hukuk fakültesi öğrencisi Asgari ücretin 1,5 katı (YÖK ve işsizlik verisiyle) Yargıtay 4. HD E.2022/15894 K.2024/12989
Beden eğitimi öğretmenliği 3. sınıf, sporcu Öğretmen maaşı reddedildi, memur maaşı esas alındı Danıştay 10. D. E.2020/2276 K.2021/4993
Öğrenci ya da mezun olduğu belgelenmemiş Asgari ücret Yargıtay 17. HD E.2019/1745 K.2020/3824; 4. HD E.2023/3304 K.2025/4931
Terör saldırısında yaralanan hukuk öğrencisi Meslek geliri değil, 5233 sayılı Kanun’daki sabit gösterge Danıştay 10. D. E.2021/4313 K.2024/322

Öğrencilik yıllarında asgari ücret neden esas alınır?

Öğrencinin öğrenim süresince bir kazancı yoktur ve olmayan bir kazancı varsaymak zararı şişirir. Ama hiç hesap yapmamak da çalışma gücü kaybını yok saymak olur. Asgari ücret bu iki uç arasında hukukun bulduğu ölçüdür. Nitekim beraat eden bir öğrencinin haksız tutuklama nedeniyle açtığı tazminat davasında da ilk derece mahkemesi, öğrenci olması nedeniyle hesabı asgari ücret üzerinden yapmış ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/8874 K.2023/3026 sayılı kararıyla hükmü onamıştır.

Mezun olduktan sonraki dönem için hangi meslek geliri alınır?

Bu dönemde mahkeme bir varsayım kurmak zorundadır ve varsayım ne kadar somut veriye dayanırsa o kadar yüksek bir gelir kabul edilebilir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi yukarıdaki meslek lisesi kararında bu dengeyi iyi kurar: çocuk gelişimi alanında okuyan öğrencinin asgari ücretin “bir miktar üzerinde” gelir elde etmesi hayatın olağan akışına uygundur, ancak asgari ücretin 2,16 katı fazladır. Mahkemeden istenen, öğrencinin okulu bitirdikten sonra alanıyla ilgili olarak özel okullarda iş bulma imkânını ve oradaki gelir düzeyini araştırmasıdır. Bozmadan sonra yapılan araştırmayla belirlenen gelir, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14851 K.2021/10603 sayılı kararında dosya kapsamına uygun bulunmuştur.

Mezuniyet ile ilk maaş arasındaki boşluk nasıl hesaplanır?

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/3349 K.2020/7897 sayılı kararında, üniversiteye başlayacak olan ve kazada hayatını kaybeden bir gencin ailesinin açtığı davada iki şeyi ayırdı. Gencin mezuniyetten sonra asgari ücretin iki katı gelir elde edeceğinin kabul edilmesinde usulsüzlük görmedi. Ama kaza tarihinden mezuniyete kadar asgari ücret, mezun olur olmaz da iki kat gelir kabul eden hesabı bozdu. Doğru hesapta, eğitimin 25 yaşına kadar süreceği ve mezuniyetten sonra iş bulmak için belli bir süre geçeceği dikkate alınmalıydı.

Hukuk fakültesi öğrencisine ilişkin dosyada da bilirkişi aynı mantıkla ilerlemiş; mezuniyet sonrası iş arama, askerlik ve stajyerlik dönemlerini ayrı ayrı hesaba katmıştır. Öğrencinin tazminatında bu boşluklar kural olarak aleyhe değil, gerçeğe en yakın hesap için yer alır: mezun olur olmaz yüksek bir maaş varsayan rapor, itiraz üzerine zaten bozulur ve dosya yıllarca uzar.

Beden Eğitimi Öğrencisinin Tazminatı Neden Öğretmen Maaşından Değil Memur Maaşından Hesaplandı?

Öğrencinin gelirinin nasıl belirlendiğini en iyi gösteren karar, Danıştay 10. Dairesinin 21.10.2021 tarihli E.2020/2276 K.2021/4993 sayılı kararıdır. Karar kesindir ve maddi tazminata ilişkin kısmı oy çokluğuyla verilmiştir.

Olay ve dava

Bir spor kulübünün lisanslı cimnastik sporcusu olan ve milli sporcu statüsünde bulunan öğrenci, davet edildiği milli takım hazırlık kampında, 21.01.2010 tarihinde Bolu’da idareye ait cimnastik salonunda antrenör gözetiminde çalışırken paralel aletinden düşerek ağır şekilde sakatlandı. Öğrenci o tarihte bir üniversitenin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünde 3. sınıftaydı.

Öğrenci ve ailesi idareye karşı tam yargı davası açtı; bakıcı gideri, iş gücü kaybı ve manevi tazminat istedi. İdare mahkemesi, Danıştay’ın daha önceki bozma kararına uyarak idarenin hizmet kusuru bulunduğunu kabul etti ve bilirkişi raporuna dayanarak 1.153.779,00 TL iş gücü kaybı tazminatına hükmetti. Bu rakamın arkasındaki varsayım, öğrencinin mezun olunca beden eğitimi öğretmeni olacağıydı.

Bilirkişi öğretmen maaşını nasıl hesaplamıştı?

Rapordaki kurgu adım adım şöyleydi: öğrenci Temmuz 2011’de okulu bitirecek, 2012 başında kısa dönem askerliğini yapacak ve 2013 başında öğretmenliğe başlayacaktı. Lisans mezunu olduğu için 9. derecenin 1. kademesinden maaş alacak, yılda bir kademe ve üç yılda bir derece ilerleyecekti. Bilirkişi bu varsayımı, öğrencinin katıldığı yarışmalara ve milli temsiline bakarak “zayıf olmayan” bir ihtimal olarak nitelendirmişti.

Danıştay öğretmen maaşını neden kabul etmedi?

Daire, öğrencinin mesleğe başlayacağı 2013 yılında yürürlükte olan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Millî sporcuların ataması” başlıklı 16. maddesine baktı. Bu hükme göre milli sporcular, sınav şartı aranmadan beden eğitimi öğretmenliğine atanmak için ancak şu durumlarda başvurabiliyordu:

  • Olimpiyat, Parolimpik, Üniversiad, Akdeniz ya da Dünya Askerî Oyunlarında ferdi veya takım müsabakalarında ilk üç dereceye girmek,
  • Uluslararası Olimpiyat Komitesinin tanıdığı dallarda büyükler, gençler veya ümitler kategorisinde Dünya ya da Avrupa şampiyonalarında ilk üç dereceye girmek,
  • Takım sporlarında bu yarışmalarda en az on kez ülkeyi temsil ederek milli sporcu belgesi almış olmak.

Daire, öğrencinin geçmiş sporculuk yaşamında uluslararası yarışmalarda bir başarısının ve milli sporcu belgesinin bulunmadığını tespit etti. Bu durumda öğrencinin beden eğitimi öğretmeni olarak atanacağının kesin kabul edilmesi ve hesabın buna göre yapılması yerinde değildi.

Burada gözden kaçan bir ayrım var: öğrenci milli sporcu statüsündeydi, milli takım kampına davet edilmişti. Ama yönetmeliğin aradığı şey statü değil, uluslararası derece ya da belli sayıda temsille alınan belgeydi. Tazminat hesabını statü değil, mesleğe girişi fiilen sağlayacak belge belirledi.

Danıştay neden asgari ücrete de düşürmedi?

İdare, iş gücü kaybı hesaplanacaksa asgari ücretin esas alınması gerektiğini savunmuştu. Daire bunu da kabul etmedi. Gerekçe kararın en önemli cümlesidir: öğrenci olay tarihinde üniversite öğrencisiydi ve mezun olduğunda “asgari ücretin üzerinde bir gelir elde edeceği, bir başka ifadeyle davacının kamuda memur olarak çalışma ihtimalinin yüksek olduğu” dikkate alınmalıydı. Bu nedenle iş gücü kaybı memur maaşı üzerinden hesaplanmalıydı.

Sonuç iki ucun ortasıdır. Öğretmenliğe atanma kesin olmadığı için öğretmen maaşı fazla, 3. sınıftaki bir üniversite öğrencisi için asgari ücret ise eksik bulundu. Karar ayrıca bakiye ömrün eski PMF tablosuyla değil, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosuyla belirlenmesi gerektiğini de hatırlattı.

Karşı oy ne diyordu?

Dairenin azınlıkta kalan üyeleri, beden eğitimi öğretmenliği 3. sınıf öğrencisinin mezun olarak beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu yüzden öğretmen maaşı üzerinden yapılan hesapta hukuka aykırılık bulunmadığını savundu. Dosyadaki tetkik hâkimi de aynı görüşteydi. Karşı oy bir şeyi daha gösteriyor: öğretmen maaşı ile memur maaşı arasındaki tercih, belgelerle desteklenmeyen bir tahminde ne kadar ince bir çizgide yapılıyor.

21.10.2019 tarihli karar neden artık dayanak değil?

Bu uyuşmazlık çoğu yerde Danıştay 10. Dairesinin 21.10.2019 tarihli E.2018/5028 K.2019/6945 sayılı kararının künyesiyle anlatılıyor. O karar, tarafların karar düzeltme istemi üzerine kaldırılmıştır. Daire uyuşmazlığı yeniden incelemiş ve dosyayı 21.10.2021 tarihli E.2020/2276 K.2021/4993 sayılı kesin kararla sonuçlandırmıştır. Memur maaşı gerekçesi bugün bu kararda yer alır. Bir dilekçede emsal olarak gösterilecek künye de budur.

Hangi Belgeler Tazminatın Hangi Gelirden Hesaplanacağını Değiştirir?

Öğrencinin tazminatında belge, rakamın ta kendisidir. Kararlar bunu iki yönden gösteriyor: belge sunulmadığında yüksek gelir iddiası reddediliyor, belge sunulduğunda asgari ücrete itiraz eden idarenin savunması dinlenmiyor.

Belge yoksa beyan yetmez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/3304 K.2025/4931 sayılı kararında, trafik kazasında malul kalan davacının vekili “müvekkil üniversite mezunudur, atanırsa öğretmen olarak göreve başlayacaktır” diyerek asgari ücret hesabına itiraz etti. Daire, davacının üniversite mezunu ve öğretmen olduğuna dair bilgi ve belge sunulmadığını belirterek asgari ücretle yapılan hesabı onadı.

Öğrenci olduğu bile kanıtlanmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/1745 K.2020/3824 sayılı kararında, kazada ölen gencin ticaret meslek lisesinde okuduğu, iki yıllık fakülteye geçip devlet kurumlarına yerleşeceği ileri sürülmüş ve mahkeme memur maaşına göre alınan ek raporu hükme esas almıştı. Dosyada öğrenci belgesi yoktu. Daire, davacı tarafın beyanına göre memur maaşıyla yapılan hesabı bozdu: önce gencin gerçekten öğrenci olup olmadığı araştırılacak, öğrenci değilse 18 yaşından itibaren asgari ücret esas alınacaktı.

Tazminat hesabının tabanını belirleyen belgeler şunlardır:

  • Öğrenci belgesi: Olay tarihindeki sınıf ve bölümü gösteren belge. Hesabın başlangıç noktasıdır.
  • Transkript ve not ortalaması: Mezuniyet ihtimalini ve süresini gösterir.
  • Diploma veya mezuniyet belgesi: Dava sürerken mezun olunduysa mutlaka dosyaya girmelidir.
  • Mesleğe giriş belgeleri: Sınav sonuç belgeleri, atama başvuruları, staj ve iş teklifi yazıları.
  • Başarı ve lisans belgeleri: Sporcu lisansı, milli sporcu belgesi, derece ve ödül belgeleri, yarışma sonuçları.
  • Emsal gelir yazıları: İlgili meslek odasından, kamu kurumundan ya da istatistik kurumundan mesleğin ortalama gelirini gösteren cevabi yazılar.

Danıştay kararındaki sporcu örneği, bu listenin neden önemli olduğunu gösteriyor. Öğrencinin milli sporcu belgesi olsaydı, yönetmelikteki sınavsız atama yolu somut bir ihtimale dönüşecek ve öğretmen maaşı tartışması başka bir yere gidecekti.

Lise ve Ortaokul Öğrencisinde Hesap Farklı mı?

Lise ve ortaokul öğrencisinde de öğrenci tazminat alabilir mi konusunda sonuç aynıdır; değişen, hesabın kuruluşudur. Bu yaşta meslek henüz belirlenmemiştir. Bu yüzden mahkemeler burada üniversite öğrencisine göre çok daha temkinlidir.

Danıştay 8. Dairesinin 26.04.2024 tarihli E.2021/7500 K.2024/2376 sayılı kararındaki olayda, 16 yaşındaki lise öğrencisi, öğretmenin derse geç kalması sırasında sınıf arkadaşının fırlattığı tahta silgi gözüne gelince yaralanmıştı. Maddi tazminat asgari ücret üzerinden hesaplanmıştı. Davacı, öğrencinin üniversiteye girdiğinde ya da bitirdiğinde alabileceği kazancın hiç araştırılmadığını ileri sürdü. Daire maddi tazminata ilişkin kısmı faiz başlangıcı yönünden düzelterek onadı; gelir tercihine müdahale etmedi. Buna karşılık manevi tazminatı düşük buldu ve bozdu. Gerekçede, görme kaybının öğrencinin askerî okullara, polis okullarına ve resim gibi sanat dallarındaki okullara girmesini engellediği, belli meslekleri yapamayacağı özellikle vurgulandı.

Bu karar önemli bir ayrımı gösteriyor: lise öğrencisinde kapanan meslek yolları, çoğu zaman gelir hesabından çok manevi tazminatta karşılık buluyor. Mesleğin belirsiz olduğu yaşta hangi yolun kapandığı somut olarak anlatılırsa, bu anlatım manevi tazminatın miktarını doğrudan etkiliyor.

Meslek lisesi öğrencisi ise lise ile üniversite arasında bir yerde durur. Alanı belli olduğu için asgari ücretin üzerinde bir gelir kabul edilebilir; ama yukarıda anlatılan çocuk gelişimi kararında olduğu gibi bu artış ölçülü olmalı ve alanın iş piyasasıyla desteklenmelidir.

İlkokul ve ortaokul çağındaki çocukta hesap nasıl yapılır?

Danıştay 8. Dairesinin E.2020/4333 K.2022/1872 sayılı kararına konu dosyada, okul bahçesinde üzerine demir kapı düşen 6 yaşındaki öğrenci için bilirkişi hesabı şöyle kurmuştu: çocuğun gelir getiren bir işi olmasa da tazminat efor tazminatı niteliğinde olduğu için hesap kaza tarihinden başlar; 18 yaşına kadar asgari ücret, sonrasında aktif dönem boyunca yine asgari ücret esas alınır; çocuğun 60 yaşına kadar çalışacağı kabul edilir ve kalan ömür pasif dönem olarak hesaplanır. Daire bu dosyayı başka bir sebeple, ruhsal maluliyet için öngörülen altı aylık izlem beklenmeden verilen ret kararı nedeniyle bozdu. Okulda yaralanan çocuklar için sorumluluk ve başvuru yolunu okulda yaralanan çocuğun ailesinin hakları yazımızda ayrıca anlattık; trafik kazasında yaralanan çocuklar için trafik kazasında çocuk yaralanırsa ailenin tazminat hakları yazımıza bakabilirsiniz.

Üniversite Öğrencisinin Mesleği Belli Değilse Mahkeme Ne Yapar?

Her üniversite öğrencisi, beden eğitimi öğretmenliği öğrencisi gibi tek bir kamu mesleğine yönelmez. Hukuk, işletme, mühendislik gibi bölümlerde mezunlar çok farklı yollara dağılır. Bu durumda mahkeme bölümün mezunlarının genel olarak ne kazandığını araştırır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.12.2024 tarihli E.2022/15894 K.2024/12989 sayılı kararı bu araştırmanın nasıl yapıldığını gösteriyor. Hukuk fakültesi öğrencisi olan davacı, kullandığı motorlu bisiklete zorunlu trafik sigortalı bir aracın çarpması sonucu malul kalmış ve sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuştu. Hakem heyetinin aldığı aktüer raporunda şu verilerle hesap yapılmıştı:

  • Yükseköğretim istatistiklerine göre yaklaşık 80.000 hukuk fakültesi öğrencisi bulunduğu ve yılda ortalama 20.000 öğrencinin mezun olduğu,
  • Hâkimlik, savcılık ve benzeri kamu kadrolarının sayısının sınırlı olduğu,
  • Hukuk fakültesi mezunlarının yüzde 11 oranında işsiz olduğu,
  • Mezuniyet sonrası iş arama, askerlik ve stajyerlik dönemlerinin geçeceği.

Bu verilerle öğrencinin aktif dönemde asgari ücretin 1,5 katı gelir elde edeceği kabul edilmişti. Davacı ise Türkiye Barolar Birliğinden aldığı yazıya dayanarak en az 2 ile 3 kat üzerinden hesap istedi. İtiraz hakem heyeti, emsal gelir araştırmasının uzun süreceği gerekçesiyle işten el çekti. Yargıtay bu kararı bozdu: ilk rapordaki gelir tespiti ayrıntılı biçimde irdelenerek yapılmıştı ve heyetin tarafların itirazlarını inceleyip karar vermesi gerekiyordu.

Karar, mesleği belirsiz üniversite öğrencisi için iki pratik sonuç doğurur. Birincisi, asgari ücret bu öğrenciler için otomatik taban değildir; bölümün istatistikleri ve iş piyasası verileri asgari ücretin üzerinde bir kabule götürebilir. İkincisi, bu verileri dosyaya getirmek davacının işidir. Meslek odasına ya da ilgili kuruma yazılan emsal gelir yazısı, gelir tartışmasını soyut bir iddiadan somut bir rakama taşır.

İdareye Karşı Tazminat Davası ile Trafik Kazası Davasında Hesap Farkı Var mı?

Öğrencinin zararına kimin sebep olduğu, davanın hangi mahkemede ve hangi süre içinde açılacağını değiştirir. Hesap ilkeleri ise büyük ölçüde ortaktır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi, bedensel zararların bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağını söyler ve devam eder: bu hükümler “her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.” Bu yüzden Danıştay’ın beden eğitimi öğrencisi için yaptığı gelir tartışması ile Yargıtay’ın hukuk öğrencisi için yaptığı tartışma aynı mantıkla yürür. Farklar usuldedir.

Konu İdareye karşı tam yargı davası Trafik kazası ve diğer haksız fiiller
Tipik olay Devlet okulunda, kamu spor tesisinde, kamu hizmeti sırasında yaralanma Otomobilin çarpması, özel kurumda kaza
Görevli yargı İdari yargı (idare mahkemesi) Adli yargı; kamu aracının karıştığı trafik kazası da adli yargıda görülür
Dava öncesi İdareye başvuru zorunlu (İYUK m.13) Sigorta şirketine başvuru, çoğu uyuşmazlıkta arabuluculuk veya tahkim
Süre Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde olaydan itibaren 5 yıl içinde idareye başvuru Öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıl; suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı
Faiz başlangıcı Kural olarak idareye başvuru tarihi Temerrüt tarihi; 31.07.2026 sonrası olaylarda yeni TBK m.55 kuralı
Hesap ilkeleri TBK m.54-55, TRH 2010, somut gelir TBK m.54-55, TRH 2010, somut gelir

İdareye karşı tazminat davası görevli mahkeme hangisidir?

Devlet okulunda, belediyenin spor tesisinde, kamu hastanesinde ya da bir kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında yaralanan öğrencinin davası idare mahkemesinde görülür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 36. maddesi yetkili mahkemeyi sırasıyla belirler: önce zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkeme; zarar bir hizmetten ya da idarenin bir eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yerdeki idare mahkemesi; diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yerdeki idare mahkemesi.

Kamu aracının çarptığı trafik kazası ise bu kuralın istisnasıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu‘nun 110. maddesine göre işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlar dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Okul servisinin, belediye otobüsünün ya da bir kamu aracının çarptığı öğrencinin davası bu nedenle idare mahkemesinde değil, adli yargıda açılır. İdarenin hizmet kusuruna dayanan tam yargı davalarının yapısını hizmet kusuru nedeniyle tazminat davası yazımızda örnek bir olay üzerinden anlattık.

İdareye karşı tazminat davası zamanaşımı ne kadardır?

İdari eylemden doğan zararlarda önce idareye başvurmak zorunludur. İYUK’un 13. maddesine göre zarar gören, eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka surette öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmalıdır. İdare istemi reddederse ya da otuz gün içinde cevap vermezse, dava süresi içinde idare mahkemesinde dava açılır. Bu bir yıllık süre kısadır; öğrencinin tedavisi uzun sürüyorsa, maluliyet raporunun kesinleşmesi beklenirken başvuru süresi dolmamalıdır.

Adli yargıda trafik kazası için KTK’nın 109. maddesi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kazadan itibaren on yıllık zamanaşımı öngörür. Olay ceza kanununa göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, o süre maddi tazminat için de geçerlidir.

İdareye karşı maddi ve manevi tazminat davası açıldıktan sonra miktar artırılabilir mi?

Öğrencinin tazminatında dava açılırken gerçek rakam genellikle bilinmez; gelir tartışması bilirkişi raporuyla netleşir. İdari yargıda İYUK’un 16. maddesinin dördüncü fıkrası, tam yargı davalarında dava dilekçesindeki miktarın nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenerek bir defaya mahsus artırılabileceğini düzenler. Danıştay 8. Dairesi E.2021/7500 K.2024/2376 sayılı kararında, artırılan kısma da idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğine karar verdi. Adli yargıda aynı ihtiyaç belirsiz alacak davası ve kısmi davada talep artırımıyla karşılanır.

Terör Saldırısında Yaralanan Öğrencinin Tazminatı Neden Meslek Gelirinden Hesaplanmaz?

Buraya kadar anlatılan gelir tartışması, zararı bir kusurlu kişinin ya da hizmet kusuru bulunan idarenin karşıladığı dosyalar içindir. Terör saldırısında durum değişir.

Danıştay 10. Dairesinin 21.02.2024 tarihli E.2021/4313 K.2024/322 sayılı kararında, 13 Mart 2016’da Ankara Güvenpark’taki bombalı saldırıda yaralanan ve yüzde 72 oranında meslekte kazanma gücünü kaybeden davacı, hukuk fakültesi öğrencisiydi. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak, öğrencinin ileride avukatlık, özellikle hazine avukatlığı yapabileceğini en muhtemel sonuç kabul etmiş ve 2.988.551,11 TL iş gücü kaybı tazminatına hükmetmişti.

Danıştay bu hesabı bozdu. Önce idarenin sorumluluğunu inceledi: olaydan önce yer, zaman ya da kişi yönünden belirli bir istihbarat bilgisi bulunmadığı için hizmet kusuru yoktu; zarar idareye tümüyle yabancı üçüncü kişilerin eylemiyle doğduğu için kusursuz sorumluluk da yoktu. Bu durumda tazminat, genel tazminat hukuku ilkelerine göre değil, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun‘un 9. maddesine ve ilgili yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanmalıydı.

5233 sayılı Kanun’un 9. maddesi, yaralanma ve engellilik hâllerinde 7000 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımıyla bulunan tutarın belli katlarını öngörür. Karardaki hesapta, yüzde 72 çalışma gücü kaybı yönetmeliğin cetvelinde 40 kata karşılık geliyordu; geçici iş göremezlik için ise sağlık raporunda iyileşmenin en az bir yıl süreceği yazmasına rağmen, mevzuattaki altı kat sınırı nedeniyle 60 günlük süre esas alındı. Katsayı olarak da uyuşmazlık tutanağının düzenlendiği tarihteki rakamlar esas alındı.

Bu sistemde öğrencinin hukuk fakültesinde, tıp fakültesinde ya da bir meslek lisesinde okuması sonucu değiştirmez. Hesap kişinin muhtemel mesleğine değil, çalışma gücü kaybı derecesine bağlıdır. Öğrencinin kaybettiği gelecek meslek gelirini tartışabilmesi için önce idarenin kusurunu, örneğin olaydan önce belirli bir ihbar bulunduğunu ve buna rağmen önlem alınmadığını ortaya koyması gerekir. Terörle mücadele kapsamındaki diğer ödemeler için görevi sırasında yaralanan polis memuruna nakdi tazminat yazımıza da bakabilirsiniz.

Öğrenci Ölürse Ailenin Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Öğrenci kazada hayatını kaybederse bu kez tazminatı anne ve babası ister: ölen gencin ileride kendilerine yapacağı maddi desteğin karşılığı. Burada da aynı soru sorulur: genç yaşasaydı ne kazanacaktı ve bunun ne kadarını ailesine ayıracaktı?

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/1745 K.2020/3824 sayılı kararında, öğrencinin ölümü hâlinde hesabın nasıl kurulacağını üç noktada özetledi:

  • Genç fakülteye devam edecekse, fakülte süresince ve bitirdikten sonraki makul iş bulma süresinde gelir elde edemeyeceği dikkate alınır.
  • Fakülte döneminde aile gence para harcayacağı için bu yetiştirme gideri tazminattan düşülür.
  • Genç öğrenci değilse, 18 yaşından itibaren asgari ücret elde edeceği kabul edilir.

Aynı kararda, gencin ölüm sırasında motosiklette yolcu olduğu ve kask takıp takmadığının belirsiz olduğu belirtilerek, müterafik kusur savunmasının araştırılması ve kabul edilirse tazminattan uygun bir indirim yapılması istendi. Öğrencinin tazminatında gelir tartışması kadar olayın oluş biçimi de sonucu değiştirir.

Destekten yoksun kalma tazminatının kimlere ödendiği, anne ve babanın destek ilişkisini nasıl ispatlayacağı ve davanın genel yapısı destekten yoksun kalma tazminatı sayfamızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

İş Gücü Kaybı Tazminatı Hesaplamasında Öğrenciye Özgü Diğer Unsurlar

Gelir tercihi en büyük kalemdir ama tek kalem değildir. Öğrencinin tazminatında şu unsurlar da sonucu belirler.

Maluliyet oranı. Hesap, gelirin maluliyet oranıyla çarpılmasıyla yapılır. Birden fazla yaralanma varsa oranlar düz toplanmaz; Balthazard yöntemiyle birleştirilir. Yöntemin nasıl uygulandığını Balthazard hesaplama tablosu yazımızda anlattık. Çocuk ve genç yaştaki öğrencide bazı arazların kalıcı olup olmadığı ancak büyüme tamamlandıktan ya da bir izlem süresi geçtikten sonra anlaşılabilir; Danıştay 8. Dairesi ruhsal arazda altı aylık izlem beklenmeden verilen kararı bu yüzden bozmuştu.

Bakiye ömür. Öğrencinin genç olması, hesabın çok uzun bir döneme yayılması demektir. Hem Danıştay hem Yargıtay, bakiye ömrün ülkemize özgü güncel veriler içeren TRH 2010 yaşam tablosuyla belirlenmesini istiyor. Yargıtay ayrıca işleyecek dönem için teknik faiz uygulanmadan ve gelirin artışını yansıtan progresif rant yöntemiyle hesap yapılmasını esas alıyor.

Bakıcı gideri. Ağır sakatlıkta bakıcı gideri büyük bir kalemdir. Beden eğitimi öğrencisinin dosyasında ilk derece mahkemesi, Danıştay’ın yerleşik içtihadına dayanarak gelecek yıllara ait bakıcı giderinin, bakıma muhtaç kişinin yaşadığı her yıl tespit edilerek, o yılın brüt asgari ücreti üzerinden ve her takvim yılının başında peşin ödenmesine hükmetti. Tamamı bir defada istenen gelecek yıllara ait bakıcı gideri muaccel sayılmadı. Bu idari yargı uygulamasıdır; trafik kazalarında bakıcı giderinin net mi brüt asgari ücretle mi hesaplanacağı Yargıtay’da oy çokluğuyla verilen kararlarla tartışmalı durumdadır.

Sonradan kötüleşme. TBK’nın 75. maddesine göre bedensel zararın kapsamı karar verilirken tam belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir. Çocuk ve genç öğrencide bu hükmün istenmesi özellikle önemlidir.

İş gücü kaybı tazminatı hesaplamasının iş kazası özelindeki işleyişini iş kazaları sonrası iş gücü kaybı tazminatı hesaplama yazımızda ayrıca ele aldık.

2026’daki Değişiklik Öğrencinin Tazminatında Faizi Nasıl Etkiler?

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesi, TBK’nın 55. maddesine iki yeni fıkra ekledi. Değişiklik, öğrencinin tazminatını diğer herkesten daha fazla etkiler.

Yeni fıkraya göre çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına olay tarihinden, kazancının bilinemediği döneme ilişkin tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Aktüer raporlarında bilinen dönem, olay tarihinden hesap tarihine kadar geçen ve gelirlerin artık belli olduğu dönemi; bilinemeyen dönem ise hesap tarihinden sonraki, gelirin tahmin edildiği dönemi anlatır. Öğrencinin tazminatının büyük kısmı, mezuniyet sonrasındaki uzun çalışma hayatına ait olduğu için ikinci gruba düşer.

İkinci yeni fıkra, bu tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemenin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edileceğini düzenler. Sigorta şirketinin dava öncesinde yaptığı kısmi ödeme bu yöntemle düşülür.

Değişikliğin zaman bakımından uygulanması açıktır: 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre yeni kurallar, yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiillere ve zarar doğuran olaylara uygulanır. 31 Temmuz 2026’dan önceki kazalarda önceki hükümler uygulanmaya devam eder. Kaza tarihi, hangi faiz kuralının geçerli olacağını tek başına belirler. İdari yargıda faizin kural olarak idareye başvuru tarihinden işletildiği dikkate alındığında, yeni fıkranın tam yargı davalarına nasıl yansıyacağı henüz yerleşik bir içtihatla netleşmiş değildir.

Öğrenciyken Yaralananlar İçin Dava Öncesi Yol Haritası

Öğrenci tazminat alabilir mi konusunda sonuç olumlu olsa da tazminatın miktarını, olaydan hemen sonra toplanan belgeler belirler. İzlenecek sıra şudur:

  • Olayın kaydını alın. Kaza tespit tutanağı, okul ya da tesis tutanağı, olay yeri fotoğrafları ve tanık bilgileri.
  • Tedavi belgelerini eksiksiz saklayın. Acil kayıtları, epikriz, ameliyat notları, fatura ve reçeteler.
  • Öğrenim durumunu belgeleyin. Olay tarihli öğrenci belgesi, transkript, varsa sınav ve atama belgeleri.
  • Mesleğe giden yolu somutlaştırın. Sporcu lisansı, derece belgeleri, staj ve iş teklifi yazıları, bölümün mezun istihdamına ilişkin veriler.
  • Süreleri kaçırmayın. İdareye karşı başvuru için bir yıllık süre, adli yargıda iki yıllık zamanaşımı.
  • Maluliyet raporunu doğru yönetmelikle aldırın. Rapor, olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmelidir.
  • Mezuniyet dava sırasında gerçekleşirse diplomayı dosyaya sunun. Gelir tartışması en güçlü belgeyle kapanır.

Yaralanma devlet okulunda, kamu spor tesisinde ya da bir kamu hizmeti sırasında olduysa idareye başvuru ve tam yargı davası; trafik kazası ya da özel bir kurumdaki kaza söz konusuysa sigorta başvurusu ve adli yargı yolu izlenir. Dosyanızı ve olay tarihindeki öğrenim belgelerinizi Ankara tazminat avukatı sayfamızdaki iletişim bilgileriyle bize iletirseniz, hangi yolun ve hangi gelir kabulünün savunulabileceğini süreler dolmadan birlikte değerlendirebiliriz.

Sıkça Sorulan Sorular

Öğrenci tazminat alabilir mi?

Alabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpları kazanç kaybından ayrı düzenler. Öğrencinin bugün bir geliri olmasa da kalıcı sakatlık, gelecekteki kazanma gücünü azalttığı ve günlük işleri daha fazla çabayla yapmayı gerektirdiği için tazmin edilir.

Hiç çalışmamış öğrencinin iş gücü kaybı tazminatı asgari ücretten mi hesaplanır?

Öğrencilik yılları için kural olarak asgari ücret esas alınır. Mezuniyetten sonraki çalışma dönemi için ise öğrencinin bölümüne, sınıfına ve belgelerine göre asgari ücretin üzerinde bir gelir, memur maaşı ya da mesleğin ortalama geliri kabul edilebilir.

Üniversite öğrencisinin tazminatı mezun olacağı mesleğin maaşından hesaplanır mı?

Mesleğe girme ihtimali somut belgelerle kuvvetleniyorsa hesaplanabilir. Danıştay, beden eğitimi öğretmenliği 3. sınıf öğrencisi için öğretmen maaşını değil memur maaşını esas aldı; çünkü sınavsız atamayı sağlayacak milli sporcu belgesi yoktu. Mesleği belirsiz bölümlerde bölüm mezunlarının ortalama geliri araştırılır.

Öğretmen adayı öğrencinin tazminatı öğretmen maaşından hesaplanır mı?

Kendiliğinden hesaplanmaz. Atanmanın kesin kabul edilebilmesi için atamayı sağlayacak somut bir yol gösterilmelidir. Yargıtay, “atanırsa öğretmen olacak” iddiasını mezuniyet ve öğretmenlik belgesi sunulmadığı için reddedip asgari ücret hesabını onadı.

Tazminat hesabı için öğrenciden hangi belgeler istenir?

Olay tarihli öğrenci belgesi, transkript, varsa diploma, sınav ve atama belgeleri, sporcu lisansı ve derece belgeleri ile meslek odası veya kurumlardan alınan emsal gelir yazıları. Öğrenci belgesi dahi yoksa beyana dayanarak yüksek gelir kabul edilemez.

Lise öğrencisi yaralanırsa hangi gelir esas alınır?

Mesleği henüz belli olmadığı için genellikle asgari ücret esas alınır. Danıştay, “üniversite kazancı araştırılmadı” itirazına rağmen lise öğrencisi için asgari ücretle yapılan hesabı onadı; kapanan meslek yolları ise manevi tazminatın artırılmasında dikkate alındı.

Öğrencinin tazminatında askerlik ve iş arama süresi dikkate alınır mı?

Alınır. Yargıtay, mezun olur olmaz meslek gelirine kavuşulacağını kabul eden hesapları bozuyor. Mezuniyet sonrası iş arama, askerlik ve varsa stajyerlik dönemleri hesaba ayrıca katılır.

Öğrenci ölürse aile destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?

Alabilir. Hesapta gencin öğrenimi süresince ve mezuniyet sonrası iş bulma süresinde gelir elde edemeyeceği dikkate alınır; fakülte döneminde ailenin yapacağı yetiştirme gideri tazminattan düşülür. Genç öğrenci değilse 18 yaşından itibaren asgari ücret esas alınır.

İdareye karşı tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Kamu hizmetinden ya da idari eylemden doğan zararlarda idare mahkemesinde açılır; bir hizmetten veya idari eylemden doğan zararda yetkili mahkeme, çoğu dosyada hizmetin görüldüğü ya da eylemin yapıldığı yerin idare mahkemesidir. Kamu aracının karıştığı trafik kazalarında ise dava KTK m.110 gereği adli yargıda görülür.

İdareye karşı tazminat davası açma süresi ne kadardır?

Dava açmadan önce idareye başvurmak gerekir. Başvuru, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. İdare reddederse ya da otuz gün içinde cevap vermezse dava süresi içinde dava açılır.

Terör saldırısında yaralanan öğrenci hangi tazminatı alır?

İdarenin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu yoksa tazminat, 5233 sayılı Kanun’un 9. maddesindeki gösterge ve katsayı formülüne göre hesaplanır. Öğrencinin gelecekteki meslek geliri bu hesapta rol oynamaz; belirleyici olan çalışma gücü kaybının derecesidir.

Tazminat davası açıldıktan sonra miktar artırılabilir mi?

Artırılabilir. İdari yargıda tam yargı davasındaki miktar nihai karara kadar harcı ödenerek bir defaya mahsus artırılabilir; Danıştay artırılan kısma da idareye başvuru tarihinden faiz işletilmesini kabul ediyor. Adli yargıda belirsiz alacak ve kısmi dava üzerinden talep artırılır.

Öğrencinin sakatlığı sonradan artarsa tazminat yeniden istenebilir mi?

TBK’nın 75. maddesine göre zararın kapsamı karar sırasında tam belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde hükmü değiştirme yetkisini saklı tutabilir. Çocuk ve genç öğrencilerde bu saklı tutmanın dava sırasında açıkça istenmesi gerekir.

2026 değişikliğinden sonra öğrencinin tazminatına faiz ne zamandan işler?

31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylarda, kazancın bilindiği döneme ait tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ait tazminata karar tarihinden faiz işler. Bu tarihten önceki kazalarda önceki kurallar uygulanmaya devam eder. İdare mahkemesindeki tam yargı davalarında faiz kural olarak idareye başvuru tarihinden işletildiği için yeni kuralın bu davalara nasıl uygulanacağı henüz içtihatla netleşmedi.

Bu yazı, Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata ve Danıştay ile Yargıtay kararlarına dayanan genel bilgilendirme niteliğindedir; tazminat hesabı her dosyada öğrencinin kendi belgelerine göre değiştiğinden somut durumunuz için ayrıca hukuki değerlendirme almanız gerekir.