İşyerinde Kalp Krizi Geçirmek İş Kazası Sayılır mı?
İşyerinde kalp krizi, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında iş kazasıdır; kriz sırasında fiilen çalışıyor olmak da, krizi tetikleyen dışarıdan bir darbe bulunmak da şart değildir. Yargıtay bu sonuca, kanunun aradığı hâllerden birinde gerçekleşme olgusunu yeterli sayarak varır. Buna karşılık olayın iş kazası sayılması, işverenin tazminat ödeyeceği anlamına gelmez: bunlar birbirinden ayrı iki sorudur ve uygulamada en çok karıştırılan nokta tam burasıdır.
Konunun iki ayağı vardır ve ikisi ayrı ayrı yürür: olayın nitelendirilmesi ile işverenin sorumluluğu. İlk ayakta Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan doğan haklar, ikinci ayakta işverenin hangi somut ihmalinden sorumlu tutulduğu ve Yargıtay’ın kusur dağılımını nasıl kurduğu belirleyicidir. İş kazası tespit davasının usulü, ispat araçları ve 2026’da değişen iki usul kuralı da ayrı başlıklar hâlinde işleniyor.
Kısa değerlendirme
İşyerinde kalp krizi iki ayrı hukuki sonuç doğurur ve bunlar birbirinden bağımsız ilerler.
- Nitelendirme: 5510 m.13/1-(a) uyarınca işyerinde bulunulduğu sırada meydana gelen olay iş kazasıdır; iş ile kriz arasında ayrıca bağ aranmaz.
- SGK hakları: Geçici iş göremezlik ödeneği, %10 eşiği aşılırsa sürekli iş göremezlik geliri, ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir, cenaze ve evlenme ödeneği. Bunlar kusura bakılmaksızın doğar.
- İşverenden tazminat: Ayrı bir davadır ve işverenin kusuru ispatlanmadıkça çıkmaz. Yargıtay bünyesel faktörün payını ayrıca ölçtürür.
- Kaçınılmazlık: Yargıtay’a göre kalp krizinde kaçınılmazlık uygulanmaz; kaçınılmazlıktan farklı olarak bünyesel faktörden işveren sorumlu tutulamaz.
- Dava yolu: Kurum olayı iş kazası saymazsa iş mahkemesinde tespit davası açılır; arabuluculuk bu davada dava şartı değildir.
İşyerinde Kalp Krizi Geçirmek İş Kazası Sayılır mı?
Evet. İşyerinde kalp krizi geçiren sigortalının durumu iş kazasıdır. Dayanak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendidir: iş kazası, “sigortalının işyerinde bulunduğu sırada” meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. Bendin lafzında ne “iş nedeniyle” ne de “çalışırken” ibaresi geçer. Bu ibare kanunun yalnızca (b) bendinde vardır ve orada işverence yürütülen iş ile olay arasındaki bağı tanımlar.
Ayrım pratikte belirleyicidir. İşçi vardiyaya gelmiş ama henüz tezgâhın başına geçmemişse, yemekhanede oturuyorsa, soyunma odasında üstünü değiştiriyorsa ya da mola veriyorsa (a) bendi işlemeye devam eder. Nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 05.02.2026 tarihli, 2025/8986 E. ve 2026/922 K. sayılı kararına konu olayda işçi 16.01.2019 sabahı 08:00-16:00 vardiyasına geldiğinde henüz iş başı yapmadan rahatsızlanmış, kalp ana damarında yüzde yüz tıkanma saptanmış ve stent takılmıştır. Kararın hiçbir yerinde olayın iş kazası niteliği tartışılmaz; uyuşmazlık doğrudan “iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi” olarak tanımlanır.
İkinci şart sigortalılıktır. Olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında sigortalı olması gerekir. Hizmet akdiyle çalışan işçi (4/1-a), kendi nam ve hesabına çalışan (4/1-b) ve kamu görevlisi (4/1-c) bu kapsamdadır. Ölçüt İş Kanunu’na tabi olmak değil, 5510 kapsamında sigortalı sayılmaktır. Sigortasız çalıştırılan işçi bakımından da hak doğar; bu durumda Kurum, yaptığı masrafları ve bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerini kusur tartışması yapmaksızın işverene ödettirir.
Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Kanun, iş kazası sayılan hâlleri sınırlı olarak saymıştır; olay bu hâllerden hiçbirine girmiyorsa iş kazası da yoktur. Örneğin işçi izinli olduğu gün evinde kalp krizi geçirirse ortada iş kazası değil, hastalık sigortası kapsamında bir olay bulunur.
İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?
İş kazası sayılan haller 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde beş bent hâlinde sayılmıştır. Sayım sınırlıdır, yani genişletici yorumla yeni bir hâl eklenemez; buna karşılık sayılan hâllerin kendi içinde dar yorumlanması da Yargıtay tarafından kabul edilmez. Kalp krizi vakalarında pratikte (a), (c) ve (e) bentleri gündeme gelir.
| Bent | Hâl | Kalp krizinde karşılığı |
|---|---|---|
| (a) | Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada | Vardiyada, molada, yemekhanede, iş başı yapmadan önce geçirilen kriz |
| (b) | İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle; bağımsız çalışanda yürütmekte olduğu iş nedeniyle | İşyeri dışında ama iş sebebiyle çalışırken geçirilen kriz |
| (c) | Görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilme nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda | Şehir dışı görev, yurt dışı sevkiyat, otel veya araçta geçen bekleme süreleri |
| (d) | 4/1-(a) kapsamındaki emziren kadın sigortalının süt izni sırasında | Süt izni saatlerinde meydana gelen olay |
| (e) | İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında | Servis aracında geçirilen kriz |
(c) bendinin kalp krizi bakımından işlediği somut bir örnek vardır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 07.06.2023 tarihli, 2023/6191 E. ve 2023/6523 K. sayılı kararına konu olayda sürücü, taşıma sözleşmesi uyarınca yurt dışına gitmiş ve ürün teslimi sırasında kalp krizi geçirerek ölmüştür. Bölge adliye mahkemesi olayı iş kazası saymış, Yargıtay kararı onamıştır. Burada işçi kendi işyerinde değildir; bendin aradığı şey görevli olarak başka bir yere gönderilmiş olmasıdır.
5510 İş Kazası Sayılan Haller Hangi Kanunda Bahsedilmiştir?
Sigorta hakları bakımından tanım 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesindedir. Maddenin kenar başlığı “İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması”dır ve üç işi birlikte düzenler: hangi olayın iş kazası sayılacağını, kimin ne sürede bildireceğini ve Kurumun soruşturma yetkisini.
Maddenin üçüncü fıkrası, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında karara varılabilmesi için Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları veya Bakanlık iş müfettişleri eliyle soruşturma yaptırılabileceğini söyler. Bu soruşturma sonunda bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, yersiz ödemeler gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan 96. maddeye göre geri alınır. Kalp krizi dosyalarında Kurumun olumsuz kararı çoğunlukla bu soruşturmaya dayanır.
Kanunun tam metnine Resmî Gazete mevzuat sisteminden 5510 sayılı Kanun bağlantısı üzerinden ulaşılabilir.
İş Kazası Sayılan Haller 6331 Sayılı Kanunda Nasıl Tanımlanır?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ikinci ve farklı bir tanım getirir: “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay.” İki tanım aynı olayı iki farklı amaçla ele alır ve her zaman örtüşmez.
5510’daki tanım sigorta yardımının kapsamını belirler; kimin hangi ödeneği alacağını buradan çıkarırsınız. 6331’deki tanım ise işverenin kayıt tutma, inceleme ve bildirim yükümlülüğünü belirler. Bu yüzden bir olay 6331 bakımından kayda geçirilmesi gereken bir iş kazası olabilirken, sigorta yardımı bakımından farklı değerlendirilebilir. Uygulamada dosyaya iki kanun birlikte girer: nitelendirme 5510’dan, işverenin ihmalinin ölçüsü 6331’den okunur.
6331’in bu damardaki üç hükmü ayrıca önemlidir. 14. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi bütün iş kazalarının kaydının tutulmasını ve rapor düzenlenmesini, (b) bendi yaralanma ya da ölüm doğurmayan “ramak kala” olaylarının incelenmesini zorunlu kılar. Dördüncü fıkra ise sağlık hizmeti sunucularının kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç on gün içinde Kuruma bildirmesini emreder. Bu son hüküm, işveren bildirim yapmasa dahi olayın Kuruma ulaşabildiğini gösterir; bildirim kanalı tek değildir.
SGK’ya Göre İş Kazası Sayılan Haller ve Sayılmayan Durumlar
Kurum uygulamasında ölçüt, olayın 13. maddedeki beş bentten birine oturup oturmadığıdır. Sayılan hâllerin dışında kalan olaylar iş kazası olarak işlem görmez. Kalp krizi bakımından tipik uyuşmazlık, işyerinde bulunma olgusunun belgeyle gösterilememesinden doğar; olayın kendisi değil, nerede ve ne zaman gerçekleştiği tartışılır.
Kurumun hangi eksikliklere dayandığı bir Yargıtay kararında tek tek sayılmıştır. 10. Hukuk Dairesi’nin 08.10.2025 tarihli, 2025/9418 E. ve 2025/13195 K. sayılı kararında Kurum, sigortalının başvurusu üzerine olayın iş kazası olup olmadığına karar verememiştir. Gerekçeler şunlardır: başvuran ve tanıkların polis veya jandarma ifadesinin bulunmaması, iş kazası bildirimi yapılmamış olması, iş kazası şeklinde bir rapor alınmamış olması, olayın işyerinde geçtiğine dair herhangi bir belgenin tespit edilememesi ve istenen belgelerin tam olmaması. Bu liste, dosya hazırlanırken hangi belgelerin toplanması gerektiğini de gösterir.
Kurumun denetim elemanlarınca düzenlenen tutanaklar bakımından 5510’un 59. maddesi özel bir kural koyar: teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir. Bu, tutanağın kesin delil olduğu anlamına gelmez; aksinin ispat edilebileceği, ancak ispat yükünün karşı tarafta olduğu anlamına gelir.
Aşağıdakilerden Hangisi İş Kazası Sayılan Hallerden Değildir?
Bu soru sınav ve mevzuat testlerinde sık sorulur ve cevabı 13. maddenin sayımından çıkar. Beş bendin dışında kalan her hâl iş kazası sayılmaz. Uygulamada en çok karşılaşılan üç sayılmama örneği şunlardır.
- Kendi aracıyla işe gidiş geliş: (e) bendi yalnızca “işverence sağlanan bir taşıt” der. İşçi kendi otomobiliyle ya da toplu taşımayla giderken geçirdiği kriz bu bende girmez.
- İzinli veya raporlu günde evde meydana gelen olay: İşyerinde bulunma da, yürütülen iş de yoktur.
- Mesai bitiminden sonra işyeri dışında kişisel işlerle geçen zaman: Görevlendirme yoksa (c) bendi işlemez.
Meslek hastalığı da iş kazası değildir; 5510’un 14. maddesinde ayrı düzenlenir ve işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğranılan rahatsızlığı ifade eder. Kalp krizi, ani ve bir defada gerçekleşen bir olay olduğu için meslek hastalığı değil iş kazası kategorisinde değerlendirilir. Meslek hastalığı bakımından doğan haklar için meslek hastalığı ve buna bağlı alınabilecek tazminatlar yazımız ayrı bir çerçeve sunar.
Kalp Krizi İş Kazası Sayılır mı Sorusunda İlliyet Bağı Nasıl Kurulur?
İlliyet bağı bu konunun en çok yanlış aktarılan başlığıdır. Rakip kaynakların büyük kısmı “iş koşulları ile kalp krizi arasında sebep-sonuç ilişkisi kurulamazsa olay iş kazası sayılmaz” der. Yargıtay’ın yerleşik içtihadı bunun tersini söyler: aranan bağ, işin krizi tetiklemiş olması değil, olayın kanunda sayılan hâllerden birinde gerçekleşmiş olmasıdır.
Bu ilke Hukuk Genel Kurulu’nun 13.10.2004 tarihli, 2004/21-529 E. ve 2004/527 K. sayılı ilamıyla kurulmuş ve sonraki kararlarda birebir aktarılarak sürdürülmüştür. Kararın ölçütü koyan cümlesi şudur: burada aranan “uygun illiyet (nedensellik) bağı” olup, bu da yasanın aradığı hâl ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbiriyle örtüşmesi olarak anlaşılmalı, yasada olmadığı hâlde herhangi başkaca kısıtlayıcı bir koşulun varlığı aranmamalıdır.
Aynı ilam, değerlendirmenin sosyal güvenlik hukuku ilkeleri içinde yapılmasını ve zararlandırıcı olayın kaynağının işçi olup olmaması ile ortaya çıkmasındaki diğer etkenler bakımından dar yoruma gidilmemesini ister. Yani krizin kaynağının işçinin kendi bünyesi olması, olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz. Bünyesel faktör, birazdan göreceğimiz üzere nitelendirme aşamasında değil kusur aşamasında hesaba katılır.
Uygun İlliyet Bağı Ne Demektir?
Uygun illiyet bağı, hukukta bir sonucun hangi sebebe bağlanacağını belirleyen ölçüttür. Genel haksız fiil hukukunda, olayların olağan akışına ve hayat tecrübelerine göre sonucu doğurmaya elverişli sebep aranır. Sosyal sigorta hukukunda ise kanun koyucu bu ölçütü kendisi somutlaştırmış, iş kazası sayılacak hâlleri saymıştır.
Sonuç şudur: 13. maddedeki bir hâlde gerçekleşme olgusu varsa uygun illiyet bağı da vardır. Hâkimden ayrıca “bu iş bu krizi doğurmaya elverişli miydi” sorusunu sorması beklenmez. Beklenseydi, kanunun (a) bendindeki “işyerinde bulunduğu sırada” ifadesi anlamsız kalırdı; çünkü o bent zaten iş yapma şartını aramamaktadır.
İşyerinde Kalp Krizi İş Kazası mı Sayılır, Yoksa Dış Etki Şart mı?
Dış etki şart değildir ve bu, mahkeme kararıyla açıkça çürütülmüş bir savunmadır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 27.12.2013 tarihli, 2013/3429 E. ve 2013/26001 K. sayılı kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi davayı tam da bu gerekçeyle reddetmişti: işyerinde geçirilen kalp krizi sonucu gerçekleşen ölüm olayının meydana gelmesinde dış etkinin bulunmadığı, buna göre olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceği.
Yargıtay kararı bozdu. Gerekçede Hukuk Genel Kurulu’nun yukarıdaki ilkesi aktarıldıktan sonra sonuç tek cümleyle kuruldu: sigortalının işyerinde çalışırken geçirdiği kalp krizi sonrasında bedence arızaya uğradığı ve öldüğü gözetildiğinde, olayın iş kazası olduğunun kabulü gerekir. Kararın başlığında da nitelendirme açıkça yer alır: iş yerinde kalp krizi geçiren işçinin ölümünün iş kazası olduğunun tespiti.
Aynı savunma 21. Hukuk Dairesi’nin 23.06.2020 tarihli, 2020/1835 E. ve 2020/2738 K. sayılı kararına konu dosyada da ileri sürülmüştür. Davalı şirket, “sadece işyerinde kalp krizi geçirip geçirmemesinin iş kazası sayılmasını gerektirmediğini” savunmuştu. Yargıtay bu savunmayı esastan tartışmak yerine dosyayı ispat eksikliğinden bozdu; yani tartışma niteliğe değil, olayın işyerinde geçtiğinin gösterilmesine kaydı.
İşyerinde Kalp Krizi Geçiren İşçi İş Kazası Sayılırsa Hangi Haklara Kavuşur?
Olay iş kazası sayıldığı anda Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan doğan haklar devreye girer ve bunlar için işverenin kusurlu olup olmadığına bakılmaz. 5510’un 16. maddesi iş kazası sigortasından sağlanan hakları beş kalem hâlinde sayar: geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir bağlanması, gelir bağlanmış kız çocuklarına evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği.
| Hak | Şart | Ölçü |
|---|---|---|
| Geçici iş göremezlik ödeneği | İstirahat raporu | Yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisi |
| Sürekli iş göremezlik geliri | Meslekte kazanma gücü kaybı en az %10 | Tam iş göremezlikte kazancın %70’i; kısmîde bu tutarın kayıp oranı kadarı |
| Başkasının bakımına muhtaçlık | Kurum Sağlık Kurulu tespiti | Gelir bağlama oranı %100 |
| Hak sahiplerine gelir | İş kazası sonucu ölüm | 5510 m.20 uyarınca paylaştırma |
| Cenaze ve evlenme ödeneği | Ölüm / gelir alan kız çocuğunun evlenmesi | Kurumca belirlenen tarife |
Geçici iş göremezlik ödeneğinde iş kazası lehe bir istisna taşır. 18. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca ödenek iş kazasında her gün için ödenir; hastalık hâlinde aranan iki günlük bekleme süresi ve doksan günlük prim şartı burada aranmaz. Kalp krizi sonrası yoğun bakımda geçen günler yatarak tedavi, taburculuk sonrası istirahat ise ayakta tedavi olarak hesaplanır. Ödeneğin başvuru usulü için iş kazasında geçici iş göremezlik ödeneği nasıl alınır yazımıza bakılabilir.
Sürekli iş göremezlik gelirinde eşik meslekte kazanma gücünde en az yüzde on kayıptır ve tespit Kurum Sağlık Kurulunca yapılır. Kalp krizi sonrası stent takılan, bypass geçiren veya kalp yetmezliği gelişen sigortalılarda bu eşik sıklıkla aşılır. Burada sık yapılan bir hata, prim borcu şartının herkese uygulandığını sanmaktır: 19. maddenin dördüncü fıkrasındaki prim borcu şartı yalnızca 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılar içindir. Hizmet akdiyle çalışan işçide işverenin prim borcu, işçinin gelirini engellemez. Gelirin hesabı ve başvurusu için sürekli iş göremezlik geliri yazımız ayrıntılıdır.
Kurum Sağlık Kurulu kararına katılmayan sigortalı, 95. maddenin ikinci fıkrası uyarınca Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edebilir. Kurulun kararları Kurum sağlık kurullarını bağlar. Mevzuatta bu itirazın kaç günde karara bağlanacağına ilişkin bir süre öngörülmemiştir; internette dolaşan gün sayıları kanuni bir dayanağa sahip değildir.
Kalp Krizi İş Kazası Sayıldı Diye Tazminat Alınır mı?
Hayır, otomatik olarak alınmaz. Olayın iş kazası sayılması Kurumdan doğan hakların kapısını açar; işverenden tazminat istenebilmesi için ayrıca işverenin kusuru ispatlanmalıdır. Bu ayrım, konuyla ilgili yazıların büyük kısmında ya hiç kurulmaz ya da tek cümleyle geçilir. Oysa uygulamada davaların kaderi bu ikinci aşamada belirlenir.
| Olayın iş kazası sayılması | İşverenden tazminat | |
|---|---|---|
| Dayanak | 5510 m.13 | TBK m.417/2-3, m.54, m.56; 6331 m.4 ve devamı |
| Muhatap | Sosyal Güvenlik Kurumu | İşveren (varsa asıl işveren ve alt işveren) |
| Kusur şartı | Aranmaz | Aranır |
| Bünyesel faktör | Sonucu etkilemez | İşverene yüklenemez, oranı düşürür veya sıfırlar |
| Sonuç | Ödenek, gelir, cenaze ve evlenme ödeneği | Maddi ve manevi tazminat |
Bu ayrımın en net göründüğü karar, damardaki en güncel içtihattır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 05.02.2026 tarihli, 2025/8986 E. ve 2026/922 K. sayılı kararında, işyerinde kalp krizi geçirip sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasının reddine ilişkin kararı onadı. Kalp ve damar cerrahisi uzmanının da yer aldığı bilirkişi heyeti, sigortalıda sigara kullanımı, diyabet, hiperkolesterolemi, erkek cinsiyet ve ileri yaş risk faktörlerinin bulunduğunu; işe giriş ve periyodik sağlık muayene tetkiklerine göre hem annede hem babada hipertansiyon öyküsü olduğunu; otuz yılı aşkın sigara kullanımı ve sürekli fazla kilolu vücut kitle endeksi bulunduğunu saptayarak bünyesel faktörün yüzde yüz oranında etkili olduğu sonucuna vardı.
Kararda işverenin lehine sayılan somut olgular da bellidir: sigortalı olay günü henüz iş başı yapmamıştı, işyeri sağlık biriminde gerekli önlemler alınmış ve ambulansla sağlık merkezine sevk edilmişti, olay günü olağanüstü bir gerginlik veya fazla çalıştırma söz konusu değildi ve işyeri koşullarının krizin sebebi olduğunu ortaya koyan somut bir delil dosyada yoktu. Davacının “yoğun olarak dinlendirilmeden çalıştırıldığı” iddiası ise olay tarihinden çok öncesine ilişkin bir döneme aitti.
Buradan çıkan pratik sonuç şudur: tazminat davasının kaderi, krizin işyerinde geçirilmiş olmasında değil, işverenin somut bir yükümlülüğü ihlal ettiğinin gösterilebilmesinde yatar. Dava hazırlığı da buna göre kurulmalıdır.
İşyerinde Kalp Krizi İşverenin Sorumluluğu Hangi Hallerde Doğar?
İşverenin sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlalinden doğar. 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesi işverene çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü yükler ve bu çerçevede tedbir alma, izleme, denetleme, risk değerlendirmesi yapma ve görev verirken çalışanın işe uygunluğunu göz önüne alma ödevlerini sayar. Aynı maddenin ikinci fıkrası, işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınmasının işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını söyler; ortak sağlık ve güvenlik birimiyle sözleşme yapmış olmak tek başına savunma değildir.
Üçüncü fıkra da benzer bir kapı kapatır: çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez. İşçinin kendi ihmali kusur dağılımında ayrıca değerlendirilir, ancak işverenin sorumluluğunu baştan ortadan kaldırmaz. Dördüncü fıkra ise alınacak tedbirlerin maliyetinin çalışanlara yansıtılamayacağını hükme bağlar.
İşe Uygunluk ve Sağlık Raporu Yükümlülüğü
Kalp krizi dosyalarında kusurun en somut dayanağı 6331’in 15. maddesinin ikinci fıkrasıdır: tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz. Hüküm mutlaktır ve istisna tanımaz. İşçi bu rapor alınmadan işe başlatılmışsa, işverenin yükümlülük ihlali belgeyle sabittir.
Buna 4. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi eklenir: işveren, çalışana görev verirken çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. Bilinen kalp rahatsızlığı olan bir işçiye ağır bedensel efor gerektiren, yüksek ısıya maruz kalınan ya da uzun süreli gece vardiyası içeren bir iş verilmişse, bu bent doğrudan işler.
Raporun kimden alınacağı da maddede yazılıdır. 15. maddenin üçüncü fıkrasına göre raporlar işyeri hekiminden alınır; elliden az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Merkezlerinden, aile hekimlerinden veya diğer kamu sağlık hizmeti sunucularından da alınabilir. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığınca belirlenen hakem hastanelere yapılır ve verilen kararlar kesindir.
Periyodik Sağlık Muayenesi Yapılmamışsa Ne Olur?
6331’in 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, sağlık muayenesinin dört hâlde yapılmasını zorunlu kılar: işe girişte, iş değişikliğinde, iş kazası veya meslek hastalığı ya da sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalardan sonra işe dönüşlerde talep hâlinde ve işin devamı süresince çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla.
Periyodik muayenenin hiç yapılmamış olması iki yönlü sonuç doğurur. Birincisi, işveren bakımından bağımsız bir yükümlülük ihlalidir. İkincisi, ispat düzeninde işverenin aleyhine işler: sigortalıda önceden mevcut bir kalp rahatsızlığı bulunduğunu ve bunun bilinemez olduğunu savunan işveren, bu savunmayı destekleyecek muayene kaydını üretemez. Buna karşılık muayeneler düzenli yapılmışsa, kayıtlar bünyesel risk faktörlerini gösterdiği için işverenin savunmasını güçlendirir. 2026 tarihli kararda bilirkişi heyetinin dayandığı verilerin bir kısmı doğrudan işe giriş ve periyodik muayene tetkiklerinden gelmiştir.
Muayenelerin maliyeti ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır ve çalışana yansıtılamaz. Muayene sonucu elde edilen sağlık bilgileri ise çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması amacıyla gizli tutulur.
Fazla Mesai, Vardiya ve Stres İşverenin Kusurunu Doğurur mu?
Doğurabilir, ancak iddia soyut kaldığı sürece sonuç vermez. Yargıtay bu iddiayı iki düzeyde ölçer: olay gününe özgü bir zorlama var mıydı ve öncesindeki dönemde bünyeyi zorlayacak bir çalışma düzeni uygulanmış mıydı. 2026 tarihli kararda davacının fazla mesai iddiası, olay tarihinden çok öncesine ilişkin bir döneme ait olduğu gerekçesiyle sonuca etkili görülmemiştir.
Buna karşılık olay gününe özgü bir gerginlik varsa tablo değişir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2023 tarihli, 2022/14628 E. ve 2023/9842 K. sayılı bozma kararında, sigortalının evrak eksikliği sebebiyle bir müddet gümrük sahasında beklediği tespit edilmiş ve mahkemeden bu durumun, yapılan işin niteliğine göre sigortalıyı rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokup sokmadığının ayrıca irdelenmesi istenmiştir. Ölçüt “işin stresli olması” değil, o gün rutin dışına çıkılmış olmasıdır.
Bu nedenle fazla mesai iddiası, puantaj kayıtları, vardiya çizelgeleri, giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklenmelidir. Fazla çalışmanın ispatına ilişkin genel kurallar için iş kazasında kusur oranı nasıl belirlenir yazımızdaki delil düzeni de yol gösterir.
İlk Yardım ve Ambulans Çağrılmaması
Kalp krizinde ilk dakikalar sonucu doğrudan etkilediği için, olay anındaki müdahalenin niteliği kusur değerlendirmesinde ayrı bir kalem oluşturur. 6331’in 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, işverene ilk yardım, olağan dışı durumlar, afetler ve yangınla mücadele konusunda görevlendirilen kişiler hakkında çalışanları bilgilendirme yükümlülüğü yükler.
Uygulamada şu sorular sorulur: işyerinde görevlendirilmiş ilk yardımcı var mıydı, olay anında bulunuyor muydu, 112 ne zaman arandı, işyeri sağlık birimi müdahale etti mi, sevk gecikti mi. 2026 tarihli kararda işverenin lehine sayılan olguların başında işyeri sağlık biriminde gerekli önlemlerin alınmış ve ambulansla sevkin sağlanmış olması gelir. Bunun aynası da doğrudur: müdahale gecikmişse bu, işveren kusurunun somut dayanağı hâline gelir.
Bu nedenle dosyaya 112 çağrı kaydı, ambulans sevk formu, hastane giriş saati ve işyeri revir kaydı erken aşamada kazandırılmalıdır. Bu belgeler hem müdahale zincirini hem de olayın işyerinde gerçekleştiğini birlikte gösterir.
Kalp Krizi İş Kazası Kusur Oranı Yargıtay Kararlarında Nasıl Belirlenir?
Kusur oranı, bilirkişi heyetinin işveren kusuru, sigortalı kusuru ve bünyesel faktör arasında yapacağı oransal dağılımla belirlenir. Bu dağılım hem maddi tazminatı hem manevi tazminatı doğrudan etkiler: maddi tazminatta sigortalının kusuru oranında indirim yapılır, manevi tazminatta ise tarafların kusur durumu takdirin ilk ölçütüdür.
Bünyesel Faktör Nedir, Tazminatı Nasıl Etkiler?
Bünyesel faktör, krizin oluşumunda kişinin kendi bedeninden kaynaklanan etkenlerin payıdır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2019 tarihli, 2019/2995 E. ve 2019/7926 K. sayılı kararı bu etkenleri sayar: kişinin yaşı, beslenme şekli ve kültürü, genetik özellikleri ve bünyesel yatkınlığı. Karara göre bu faktörlerin etkisinin olabileceği, kusur oranlarının değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır.
Bünyesel faktörün payı arttıkça işverene düşen oran azalır. Yüzde yüze ulaştığında tazminat talebi tümüyle reddedilir; 2026 tarihli karar tam olarak bu sonucu doğurmuştur. Bu nedenle davacı tarafın erken aşamada yapması gereken şey, işverene ait somut ihmalleri belgelendirerek dağılımın tamamının bünyeye yüklenmesini önlemektir.
Bünyesel faktörün varlığı, olayın iş kazası olduğunu tartışmaya açmaz. 21. Hukuk Dairesi’nin anılan kararında bu husus ayrıca vurgulanır: olayın iş kazası olduğu tartışmasızdır, tartışılan yalnızca kusur dağılımıdır.
Kalp Krizinde Kaçınılmazlık İndirimi Uygulanır mı?
Uygulanmaz. Bu, damarın en çok yanlış aktarılan noktasıdır ve Yargıtay’ın ifadesi açıktır. 10. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2023 tarihli, 2022/14628 E. ve 2023/9842 K. sayılı bozma kararında şöyle denir: kalp krizi sonucu gerçekleşen iş kazalarında kaçınılmazlığın söz konusu olmayacağı dikkate alınarak işveren kusuru ile bünyesel faktör arasındaki dağılımın ne miktarda olduğunun tespiti gerekmektedir; zira kaçınılmazlıktan farklı olarak bünyesel faktörden davalı işverenin sorumlu tutulması mümkün değildir.
İki kavram arasındaki fark sonuç bakımından belirleyicidir. Kaçınılmazlık, 5510’un 21. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereği işverenin sorumluluğunun tespitinde dikkate alınan bir ilkedir ve kaçınılmazlık kabul edilse bile işveren kısmen sorumlu kalabilir. Bünyesel faktör ise işverene hiçbir oranda yüklenemez. Dolayısıyla bilirkişi raporunda “yüzde elli kaçınılmazlık” ifadesi geçiyorsa, rapor kalp krizi vakası bakımından hatalı bir kavram kullanıyor demektir.
Nitekim 21. Hukuk Dairesi’nin 2019/7926 sayılı kararına konu dosyada mahkeme, yüzde elli kaçınılmazlık ve yüzde elli işveren kusuru kabul eden bir rapora dayanmıştı. Karar bozuldu; gerekçelerden biri raporda bünyesel faktörlerin iş kazasının oluşumunda bir etkisinin olup olmadığının hiç değerlendirilmemiş olmasıydı.
Bilirkişi Heyetinde Kimler Bulunmalıdır?
Heyetin bileşimi başlı başına bir bozma sebebidir. 21. Hukuk Dairesi’nin 2019/7926 sayılı kararında hükme esas alınan raporun bozulma gerekçelerinden biri, heyeti oluşturan bilirkişiler arasında kardiyoloji veya nöroloji alanında uzman bir tıp doktorunun bulunmamasıydı. Karar, heyetin ölüm sebebine göre kurulmasını istemiş; olayda ölüm beyin kanamasından kaynaklandığı için aralarında bir nöroloğun da bulunduğu, iş güvenliği uzmanlarından oluşan bir heyet öngörmüştür.
10. Hukuk Dairesi’nin 2023/9842 sayılı bozma kararı heyeti daha da netleştirir: kardiyolog veya kalp damar cerrahisi uzmanı hekim ile A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden teşkil edilecek heyetten kusur raporu alınmalıdır. 08.10.2025 tarihli 2025/13195 sayılı kararda ise mahkemeden, sigortalının rahatsızlık sürecinde kalp krizi geçirip geçirmediğinin kardiyoloji uzmanı doktor bilirkişiden alınacak raporla tıbben tespit edilmesi istenmiştir; bu karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Heyete verilecek belgeler de kararlarda sayılmıştır: sigortalının işe girişinden itibaren temin edilebilen tüm tıbbi belgeler, işyeri şahsi sicil dosyası ve varsa periyodik sağlık raporları. Bu belgeler celbedilmeden alınan rapor eksik incelemeye dayanır. Heyetin yalnızca oran vermesi de yetmez; işverenin işyerinde alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangilerini aldığı, hangilerini almadığı ve alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Kalp Krizi İş Kazası Yargıtay Kararı Örnekleri
Aşağıdaki tablo, konuya doğrudan ışık tutan ve tam metinleri incelenen kararları özetler. Kararların ortak çizgisi şudur: nitelendirme aşamasında Yargıtay geniş yorum yapar, kusur aşamasında ise titiz bir araştırma ister.
| Karar | Tarih | Sonuç ve ölçüt |
|---|---|---|
| HGK 2004/21-529 E., 2004/527 K. | 13.10.2004 | Uygun illiyet bağı ilkesi: kanunda olmayan kısıtlayıcı koşul aranmaz, dar yoruma gidilmez |
| 10. HD 2013/3429 E., 2013/26001 K. | 27.12.2013 | “Dış etki yok” gerekçesiyle verilen ret kararı bozuldu; işyerinde geçirilen kriz iş kazasıdır |
| 21. HD 2019/2995 E., 2019/7926 K. | 19.12.2019 | Bünyesel faktör değerlendirilmeyen ve uzman hekim içermeyen kusur raporu bozma sebebi |
| 21. HD 2020/1835 E., 2020/2738 K. | 23.06.2020 | Olayın işyerinde geçtiği araştırılmadan verilen ret kararı bozuldu; ispat yol haritası çizildi |
| 10. HD 2023/5109 E., 2023/7607 K. | 06.07.2023 | Kalp krizi iş kazası sayıldı, beş ay sonraki ölüm iş kazası sayılmadı |
| 10. HD 2023/6191 E., 2023/6523 K. | 07.06.2023 | Yurt dışında ürün teslimi sırasındaki kriz iş kazası; onama |
| 10. HD 2022/14628 E., 2023/9842 K. | 17.10.2023 | Kalp krizinde kaçınılmazlık uygulanmaz; bünyesel faktörden işveren sorumlu tutulamaz |
| 10. HD 2024/9705 E., 2024/12024 K. | 28.11.2024 | Ölümle sonuçlanan olayın iş kazası tespiti onandı, Kurumun temyizi reddedildi |
| 10. HD 2025/9418 E., 2025/13195 K. | 08.10.2025 | Kriz geçirilip geçirilmediği kardiyoloji uzmanınca tespit edilmeden karar verilemez (oy çokluğu) |
| 10. HD 2025/8986 E., 2026/922 K. | 05.02.2026 | Bünyesel faktör %100 saptandı; tazminat davasının reddi onandı |
Tabloda 17.10.2023 tarihli bozma kararının metnine, Hukuk Genel Kurulu’nun 01.07.2026 tarihli, 2026/184 E. ve 2026/438 K. sayılı kararı içinde aktarılmış hâliyle ulaşılmıştır. Bu son kararda Hukuk Genel Kurulu, direnme kararına yönelik bir temyiz istemi bulunmadığı için işin esasını incelememiş, dosyayı Özel Daireye göndermiştir; dolayısıyla karar bir içtihat değişikliği taşımaz, bozma metnini tespit bakımından değerlidir.
İşyerinde Kalp Krizi Sonucu Ölüm İş Kazası Olur mu?
İşyerinde geçirilen kalp krizi sonucu ölüm iş kazasıdır ve hak sahiplerine 5510’un 16. maddesi uyarınca gelir bağlanır, cenaze ödeneği verilir. Bunun için ölümün krizle aynı anda ya da kısa süre içinde gerçekleşmesi gerekmez; ancak arada uzun bir süre varsa ölüm ile kaza arasındaki bağ ayrıca tartışılır.
Kalp Krizi İş Kazası Sayılıp Ölüm Sayılmayan Durumlar
İki olayın ayrı ayrı değerlendirildiği somut bir karar vardır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 06.07.2023 tarihli, 2023/5109 E. ve 2023/7607 K. sayılı kararına konu dosyada sigortalı 04.11.2015 tarihinde işyerinde çalışırken kalp krizi geçirmiş, hastaneye kaldırılmış, çeşitli istirahat raporları almış, 24.03.2016’da işten ayrılmış ve 22.04.2016’da vefat etmiştir.
Bölge adliye mahkemesi talebi ikiye ayırdı. 04.11.2015 tarihli kalp krizinin iş kazası olduğunu tespit etti; buna karşılık ölüm olayının iş kazası sayılamayacağına karar verdi. Gerekçe, sigortalıda 04.11.2015 tarihinde geçirdiği miyokard enfarktüsü öncesinde de kalp damar hastalığının bulunduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ve dosya kapsamıyla anlaşılmasıydı. Kurumun denetim raporu ise sigortalının krizden sonra bedenen engelli hâle gelmediğini ve vefatın sonradan meydana geldiğini belirtmişti.
Bu karar iki pratik sonuç doğurur. Birincisi, dava dilekçesinde talep ikili kurulmalıdır: hem olayın iş kazası olduğunun tespiti hem de ölümün bu iş kazasından kaynaklandığının tespiti ayrı ayrı istenmelidir. İkincisi, sigortalının krizden önceki tıbbi geçmişi dosyanın merkezine oturur; önceden mevcut hastalık, ölüm ile kaza arasındaki bağı koparabilir.
İşyerinde Kalp Krizi Sonucu Ölümde Hak Sahiplerinin Hakları
Ölüm hâlinde iki ayrı hak kümesi doğar. Kurumdan doğan haklar 5510’un 16. maddesinde sayılıdır: hak sahiplerine gelir bağlanması, gelir bağlanmış kız çocuklarına evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği. Bu haklar kusur tartışmasından bağımsızdır.
İkinci küme işverene karşı açılacak tazminat davasıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi ölüm hâlinde cenaze giderlerini, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpları ve destekten yoksun kalma zararını sayar. 56. maddenin ikinci fıkrası ise ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat hükmedilebileceğini söyler. Destekten yoksun kalma tazminatının kapsamı için iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat nasıl alınır yazımız çerçeveyi tamamlar.
Kurumun bağladığı gelir ile işverenden istenecek tazminatın ilişkisi ayrı bir başlıktır. Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinin birinci fıkrası, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin zarardan veya tazminattan indirilemeyeceğini hükme bağlar. Aynı fıkra, hesaplanan tazminatın miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamayacağını veya azaltılamayacağını da söyler.
İş Kazası Tespit Davası Nedir, Ne Zaman Açılır?
İş kazası tespit davası, meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi anlamında iş kazası olduğunun mahkeme kararıyla saptanmasını sağlayan davadır. Kurum olayı iş kazası saymadığında, soruşturma sonucunda olumsuz karar verdiğinde ya da belge eksikliği nedeniyle karar veremediğini bildirdiğinde bu dava açılır. Kalp krizi vakalarında Kurumun olumsuz kararı sık görüldüğü için, damardaki dosyaların önemli bölümü buradan başlar.
Tespit davası, tazminat davasının ön koşulu değildir; ikisi birlikte de açılabilir. Ancak uygulamada tespit hükmünün kesinleşmesi tazminat davasının seyrini kolaylaştırdığı için iki dava çoğu kez ayrı yürütülür. Nitekim 21. Hukuk Dairesi’nin 2019/7926 sayılı kararına konu dosyada olayın iş kazası olduğunun tespitine dair karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş, tazminat davası bu kesinleşmiş tespit üzerine görülmüştür.
Yargılama usulü bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit yargılama usulü uygulanır. Bu, dilekçe teatisinin iki dilekçeyle sınırlı olması ve delillerin dilekçelerle birlikte sunulması anlamına gelir; delil listesinin sonradan genişletilmesi kural olarak mümkün değildir.
İş Kazası Tespit Davası Şartları Nelerdir?
Davanın esastan kabulü için iki maddi şart aranır. Birincisi, olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında sigortalı olmasıdır. İkincisi, olayın 13. maddede sınırlı olarak sayılan hâl ve durumlardan birinde meydana gelmesidir. Yargıtay kararlarında bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olduğu tekrar tekrar vurgulanır.
Sigortalılığın kayden görünmemesi davayı düşürmez. Sigortasız çalıştırma iddiası varsa hizmet tespiti talebi aynı dosyada ya da ayrı bir davada ileri sürülebilir; bu durumda önce çalışmanın varlığı, sonra olayın niteliği tespit edilir. Sigortasız çalıştırmanın işveren bakımından doğurduğu ayrı sonuçlar için sigortasız işçi çalıştırma cezası yazımıza bakılabilir.
Hukuki yarar da aranır. Kurum olayı zaten iş kazası olarak kabul etmiş ve buna göre işlem yapmışsa, tespit davasında hukuki yarar bulunmaz. Bu nedenle dava açılmadan önce Kurumun dosyaya ilişkin kararı yazılı olarak temin edilmelidir.
İş Kazası Tespit Davası Kime Karşı Açılır?
Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu ile işverene birlikte yöneltilir. Kurum, olayın sigorta hukuku bakımından nitelendirilmesinden sorumlu olduğu için zorunlu biçimde davada yer alır; işveren ise tespitin kendi hukuki durumunu doğrudan etkilemesi nedeniyle hasım gösterilir. İncelenen kararların tamamında davalı sıfatı bu şekilde kurulmuştur.
Alt işveren ilişkisi varsa hasım çevresi genişler. 21. Hukuk Dairesi’nin 2020/2738 sayılı kararına konu dosyada davalı şirket, olay tarihinde başka bir şirkete ait işyerinde taşeron olarak faaliyette bulunduğunu ve sorumluluğun asıl işverene ait olduğunu savunmuştur. Bu tür dosyalarda hem asıl işveren hem alt işveren davalı gösterilerek husumet eksikliğinden ret riski önlenir.
Sigortalının ölümü hâlinde davayı hak sahipleri açar. Eş, çocuklar ve şartları varsa ana baba, hem tespit hem de tazminat talepleri bakımından dava ehliyetine sahiptir.
İş Kazası Tespit Davası Görevli Mahkeme ve Yetkili Mahkeme: Hangi Mahkemede Açılır?
Görevli mahkeme iş mahkemesidir. 7036 sayılı Kanun’un 5. maddesi, 5510 sayılı Kanun’dan doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemelerini görevli kılar; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Görev dava şartıdır ve mahkemece resen gözetilir.
Yetki bakımından 7036’nın 6. maddesi genel kuralın yanına özel bir seçenek ekler. Birinci fıkra davalı gerçek veya tüzel kişinin yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesini yetkili sayar. Üçüncü fıkra ise iş kazasından doğan tazminat davalarında iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunu söyler. Bu, davacıya seçim hakkı verir.
Beşinci fıkra ise sözleşmeyle bu düzenin değiştirilmesini engeller: aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. İş sözleşmesine konulan “uyuşmazlıklarda şu ilin mahkemeleri yetkilidir” kaydı bu nedenle hüküm doğurmaz.
İş Kazası Tespit Davası SGK Başvurusu Yapılmadan Açılabilir mi?
Uygulamada dava, Kurumun olay hakkında bir karar vermesinden sonra açılır. Kurum başvuruyu inceleyip olumsuz karar verdiğinde ya da 13. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yaptırdığı soruşturma sonunda olayın iş kazası olmadığı sonucuna vardığında, tespit davasının konusu doğmuş olur.
Kurumun “karar veremedim” demesi de dava yolunu açar. 10. Hukuk Dairesi’nin 2025/13195 sayılı kararına konu olayda Kurum, belgelerin eksikliği nedeniyle olayın iş kazası olup olmadığına karar veremediğini bildirmiş, sigortalı bunun üzerine dava açmıştır. Yargıtay davanın esastan incelenmesi gerektiğini kabul etmiş, eksik araştırma nedeniyle hükmü bozmuştur.
Başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması hâlinde ise Kurumun henüz bir işlemi bulunmadığı için hukuki yarar tartışması gündeme gelebilir. Bu nedenle önce Kuruma iş kazası bildiriminde bulunulması ve verilen cevabın dosyaya konulması güvenli yoldur.
İş Kazası Tespit Davası Zamanaşımı Süresi ve Açma Süresi Ne Kadardır?
5510 sayılı Kanun, iş kazasının tespiti davası için hak düşürücü bir süre öngörmemiştir. Kanunda süre yalnızca bildirim yükümlülüğü bakımından düzenlenmiştir ve bildirimin geç yapılması hakkı ortadan kaldırmaz; yalnızca geç bildirim döneminde ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin işverenden tahsili gibi sonuçlar doğurur.
Uygulamadan bir örnek bunu somutlaştırır. 10. Hukuk Dairesi’nin 2025/13195 sayılı kararına konu olayda kalp krizi 01.09.2009 tarihinde meydana gelmiş, sigortalı Kuruma 15.02.2018 tarihinde başvurmuştur. Arada dokuz yıl bulunmasına rağmen dava süre yönünden reddedilmemiş, esastan incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Buna karşılık Kurumun karar verememesinin gerekçeleri arasında belgelerin bulunamaması yer alır; yani gecikmenin bedeli süre kaybı değil ispat güçlüğüdür.
Tazminat davası bakımından durum farklıdır ve süreler işler. İşverene karşı açılan davada Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümleri uygulandığı için zamanaşımı on yıldır. Üçüncü kişilere karşı ise haksız fiil zamanaşımı işler: zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki, fiilden itibaren on yıl; fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı uygulanır.
İş Kazası Tespit Davası Dilekçe Örneği: Dava Dilekçesi Nasıl Yazılır?
İnternette dolaşan hazır dilekçe örnekleri, olayın kendine özgü delillerini taşımadığı için çoğu kez işe yaramaz. Bunun yerine dilekçede bulunması gereken unsurlar üzerinden ilerlemek daha güvenlidir. Basit yargılama usulü uygulandığı için delillerin dilekçeyle birlikte sunulması ayrıca önemlidir.
- Taraflar: Davalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu ve işveren; alt işveren ilişkisi varsa asıl işveren de gösterilir.
- Olayın anlatımı: Krizin tarihi, saati, işyerindeki yeri, vardiya bilgisi ve o an yapılan iş.
- Sigortalılık: İşe giriş tarihi, SGK hizmet dökümü, çalışılan bölüm.
- Talep: Olayın iş kazası olduğunun tespiti; ölüm varsa ölümün de bu iş kazasından kaynaklandığının ayrıca tespiti.
- Deliller: Hastane kayıtları ve işlem saati, vardiya çizelgesi, puantaj, işyeri revir kaydı, 112 çağrı kaydı, kamera görüntüleri, tanık listesi, işyeri şahsi sicil dosyası, işe giriş ve periyodik sağlık raporları.
- Kurum kararı: Kurumun olumsuz kararı veya karar verilemediğine ilişkin yazısı.
Talep kısmının ikili kurulması özellikle önemlidir. 2023/7607 sayılı kararda görüldüğü üzere kalp krizi iş kazası sayılırken ölüm iş kazası sayılmayabilir; iki talep ayrı ayrı ileri sürülmezse eksik hüküm riski doğar. Belge toplama sırası için iş kazası geçirdim, hangi belgelerle dava açabilirim yazımız kontrol listesi sunar.
İş Kazası Tespit Davası Cevap Dilekçesi Örneğinde Hangi Savunmalar İleri Sürülür?
Davalı taraf cevap dilekçesinde tipik olarak üç savunma hattı kurar ve bunları bilmek davacı tarafın hazırlığını da yönlendirir. İncelenen kararlarda bu savunmaların lafzı görünür hâldedir.
- Nitelendirme savunması: “Sadece işyerinde kalp krizi geçirmek olayı iş kazası saymayı gerektirmez; 13. maddedeki şartlar bulunmamaktadır.” Bu savunma yerleşik içtihat karşısında zayıftır.
- İlliyet savunması: “İşyeri şartlarıyla kriz arasında bağ yoktur; aynı ortamda çalışan onlarca işçide benzer bir şikâyete rastlanmamıştır.” 2026 tarihli kararda davalı savunması birebir bu yöndedir.
- Bünyesel faktör savunması: “Kriz sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanmıştır; işverenin kusuru yoktur.” Tazminat aşamasında en etkili savunma budur.
- Husumet ve sıfat savunması: Alt işveren ilişkisinde sorumluluğun asıl işverene ait olduğu iddiası.
Kurum vekili ise çoğunlukla denetim tutanağına dayanır ve 5510’un 59. maddesi uyarınca bu tutanakların aksi sabit oluncaya kadar muteber olduğunu ileri sürer. Bu savunmanın karşılanması için tutanağın dayandığı verilerin dosyaya kazandırılması ve eksik incelemeye dayandığının gösterilmesi gerekir.
İş Kazası Tespit Davası Arabuluculuk Şartına Tabi midir?
Hayır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinin üçüncü fıkrası açıktır: iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. Birinci fıkra ise arabulucuya başvurmayı dava şartı sayan hükümdür.
İstisnanın sınırı da maddede çizilidir: yalnızca tazminat, tespit, itiraz ve rücu davalarını kapsar. Aynı işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai veya ücret alacakları bakımından arabuluculuk dava şartı işlemeye devam eder. Kalp krizi sonrası iş sözleşmesi de sona ermişse, bu iki kümenin ayrı yürütülmesi gerekir.
Arabuluculuğun zorunlu olduğu ve olmadığı hâllerin ayrımı için iş kazasında arabuluculuk zorunlu mu yazımız damardaki bütün ihtimalleri karşılaştırır.
İş Kazası Tespit Davası Vekalet Ücreti Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Tespit hükümleri, konusu bir miktar paranın ödenmesi olmadığı için kural olarak kesinleşmeden icraya konulamaz. Hükümle birlikte hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücreti de bu kurala bağlıdır; bunlar asıl hükmün eklentisi sayıldığı için asıl hüküm kesinleşmeden takibe konulamaz.
Tazminat davasında verilen eda hükmü ise farklıdır. Para alacağına ilişkin hüküm, kesinleşmesi kanunen aranan istisnalar dışında kesinleşmeden icra edilebilir. Bu nedenle tespit ve tazminat taleplerinin aynı dosyada birleştirilip birleştirilmemesi, icra aşaması bakımından da sonuç doğurur.
Uygulamada bu ayrım gözden kaçtığı için kesinleşmemiş tespit hükmüne dayalı takipler şikâyet üzerine iptal edilebilmektedir. Hükmün kesinleşme şerhi alınmadan takip başlatılmaması güvenli yoldur.
İşyerinde Kalp Krizi Nasıl İspatlanır?
İspatın konusu krizin tıbbi varlığı değil, krizin işyerinde ve mesai düzeni içinde gerçekleştiğidir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 23.06.2020 tarihli, 2020/1835 E. ve 2020/2738 K. sayılı kararı bu konuda somut bir yol haritası çizer. Dosyada hastanece düzenlenen Tıbbi Müşahade ve Muayene Kâğıdında işlem saatine ilişkin bir ibare bulunmadığı, dinlenen tanıkların davacı ile aynı vardiyada ve aynı bölümde çalışıp çalışmadığını gösterir bir evraka rastlanmadığı saptanmış ve karar bozulmuştur.
Kararın “yapılacak iş” bölümü dört adımdan oluşur ve dosya hazırlığında doğrudan uygulanabilir.
- Hastane belgesinde belirtilen işlemlerin saatini ilgili hastaneden sormak.
- Olay gününe ait vardiya saat çizelgeleri ile hangi işçinin hangi vardiyada ve hangi bölümde çalıştığını gösteren belgeleri işverenden istemek.
- Çizelgelerde yer alan işçilerin bordroda kayıtlı olup olmadığını kontrol ederek aralarından bordro tanığı olabilecek kişileri seçmek ve bilgilerine başvurmak.
- İşçinin olay günü işyerinde rahatsızlık geçirip geçirmediğini ve hastaneye bu rahatsızlık sonrasında başvurup başvurmadığını belirlemek.
Bu listeye kamera kayıtları, kartlı geçiş sistemi verileri, 112 çağrı kaydı ve işyeri revir defteri eklenir. Kamera kaydı bulunmayan işyerlerinde ispatın nasıl kurulacağı ayrı bir konudur; iş kazasında kamera kaydı yoksa dava nasıl ispatlanır yazımız bu ihtimali ele alır. Delillerin kaybolma riski varsa dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir; usulü için iş kazası davasında delil tespiti yazımıza bakılabilir.
İş kazası tutanağı da erken aşamada önem taşır. Tutanağın işveren tarafından düzenlenmiş olması onu tek taraflı kılmaz; içeriğine itiraz edilebilir ve aksi tanıkla ispatlanabilir. Tutanağın nasıl tutulacağı ve hangi unsurları taşıması gerektiği için iş kazası tutanağı nedir, nasıl tutulur yazımız ayrıntılıdır.
İşyerinde Kalp Krizi Tazminat Kalemleri Nelerdir?
İşverenin kusuru saptandığında istenebilecek kalemler Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde sayılmıştır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Kalp krizi sonrası stent, bypass veya kalıcı ilaç tedavisi gerektiren durumlarda tedavi gideri kalemi süreklilik taşır.
İş Kazası Kalp Krizi Tazminat Talebinde Neler İstenebilir?
Kazanç kaybı ile çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar 54. maddede ayrı bentlerde düzenlenmiştir. Bunun pratik sonucu şudur: krizden sonra maaşı düşmeyen işçi de tazminat isteyebilir. Aynı ücretle çalışmaya devam etmek için daha fazla çaba harcamak zorunda kalan sigortalının bu zararı, uygulamada efor kaybı ya da güç kaybı tazminatı olarak adlandırılır.
Bakıcı gideri de ayrı bir kalemdir. Sigortalı başkasının sürekli bakımına muhtaç hâle gelmişse hem Kurumdan bağlanacak gelirin oranı yüzde yüze çıkar hem de fiilen yapılan bakım giderleri işverenden istenebilir. Bu kalemin şartları için iş kazasında bakıcı gideri talep edilebilir mi yazımız ölçütleri verir.
Kurumun bağladığı gelirin tazminattan düşülmesi meselesi ayrıca ele alınır. Rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemeleri hesapta dikkate alınırken, rücu edilemeyen ödemeler ile ifa amacını taşımayan ödemeler zarardan indirilemez. Hesabın tekniği ve bu denkleştirmenin nasıl yapıldığı için iş gücü kaybı tazminatı hesaplama yazımız adım adım ilerler.
İş Kazası Ölüm Tazminatı Hesaplama Nasıl Yapılır?
Ölüm hâlinde asıl kalem destekten yoksun kalma tazminatıdır. Hesap, ölenin bakiye ömrü, net geliri ve desteklik oranı üzerinden kurulur. Bakiye ömür güncel uygulamada TRH 2010 yaşam tablosundan alınır; bilinen dönem mevcut verilerle, bilinmeyen dönem ise yıllık artırım ve iskonto uygulanarak hesaplanır ve ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl ayrı ayrı işlenir.
Desteklik oranı eş, çocuklar ve varsa ana baba arasında paylaştırılır. Çocukların desteklik süresi eğitim durumuna göre belirlenir; eşin payı ise yeniden evlenme ihtimali göz önüne alınarak hesaplanır. Bu tekniğin ayrıntısı ve hesaba giren değişkenler için iş kazası davalarında ne kadar tazminat alınır yazımız karşılaştırma sunar.
Hesabın çıktısı kusur oranıyla çarpılır. Kalp krizi dosyalarında bünyesel faktörün payı düşüldükten sonra kalan işveren kusuru oranı esas alındığı için, aynı ücret ve aynı yaş grubundaki iki dosyada sonuçlar çok farklı çıkabilir. Kaba bir tutar tahmini yapmak bu nedenle yanıltıcıdır.
İş Kazası Ölüm Tazminatı Ne Kadar Olur?
Tek bir rakam vermek mümkün değildir ve veren kaynaklar okuru yanıltır. Tutarı belirleyen değişkenler şunlardır: ölenin olay tarihindeki net geliri, yaşı ve bakiye ömrü, hak sahiplerinin sayısı ve yaşları, desteklik oranı, Kurumca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ve nihayet işverenin kusur oranı.
Bu değişkenlerden en oynak olanı kusur oranıdır. Bünyesel faktörün yüzde yüz olarak saptandığı bir dosyada tazminat sıfırdır; 2026 tarihli karar bunun örneğidir. Buna karşılık işe giriş sağlık raporu hiç alınmamış, periyodik muayene yapılmamış ve olay gününe özgü bir zorlama belgelenmişse işveren kusuru yükselir.
Bir ön fikir edinmek isteyenler iş göremezlik tazminatı hesaplama aracımızdan yararlanabilir; ancak aracın verdiği sonuç kusur oranı ve bünyesel faktör payı bilinmeden kesinlik taşımaz.
İşyerinde Kalp Krizi Manevi Tazminat Ne Kadar Olur?
Manevi tazminat, hâkimin takdirine bağlı bir kalemdir ve tarafların kusur durumu takdirin ilk ölçütüdür. 21. Hukuk Dairesi’nin 2019/7926 sayılı kararında bu husus açıkça belirtilir: manevi tazminat davalarında hükmedilecek miktarın takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınlar da manevi tazminat isteyebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrası bu hakkı açıkça tanır. Kalp krizi sonrası sürekli iş göremezliğe düşen sigortalının eşi ve çocukları bakımından bu hüküm işletilebilir; ancak “ağır bedensel zarar” ölçütünün sağlanması gerekir.
Manevi tazminatın bölünüp bölünemeyeceği konusunda dikkatli olunmalıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında manevi tazminat bölünemez kabul edilmekte ve ıslahla artırılamamaktadır. Bu nedenle manevi tazminat talebi dava dilekçesinde baştan ve tam olarak belirlenmelidir.
Kalp Krizi İş Kazası Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Tazminat davasının dilekçesi, tespit dilekçesinden farklı olarak kusuru merkeze alır. Yargıtay’ın bozma kararlarında mahkemeden istenen araştırmaların listesi, dilekçede hangi hususların vurgulanacağını da gösterir. 10. Hukuk Dairesi’nin 2023/9842 sayılı bozma kararındaki araştırma listesi bu bakımdan bir şablon işlevi görür.
- Tedavi kayıt ve belgelerinin ilgili hastane ve tıp merkezlerinden getirtilmesi; olayın sebebini oluşturan bir rahatsızlığın ve kullanılan bir ilacın bulunup bulunmadığının saptanması.
- Ölüm hâlinde olay yeri tespit tutanağı ile otopsi tutanağının dosyaya kazandırılması; olay yurt dışındaysa istinabe yoluyla temini ve tercümesi.
- Yapılan işin niteliğine göre işe girmeden önce sağlık raporu alınmasının gerekip gerekmediği ve bu raporla mevcut kalp rahatsızlığının tespitinin mümkün olup olamayacağı.
- Sigortalıyı rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokan somut bir durumun olay günü bulunup bulunmadığı.
- Tedavi kayıtları ve işe giriş raporlarında bünyesel durum, beslenme, sigara ve alkol kullanımı ile genetik yatkınlığı ortaya koyan kayıtlar.
- Kardiyolog veya kalp damar cerrahisi uzmanı hekim ile A sınıfı iş güvenliği uzmanından oluşan heyetten kusur raporu alınması.
Dilekçede bu hususların delil ve talep olarak açıkça yazılması, mahkemenin eksik incelemeye dayalı karar vermesini önler. Kusur raporuna itiraz aşamasında da aynı liste kullanılır: rapor bu unsurlardan hangisini karşılamıyorsa, itiraz o eksiklik üzerinden kurulur.
İş Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
Süreyi belirleyen şey mahkemenin iş yükünden çok dosyanın kendi yapısıdır. Kalp krizi dosyalarında iki aşama süreyi uzatır: olayın iş kazası olduğunun tespiti ve kusur raporunun alınması. Her iki aşamada da bilirkişi incelemesi yapılır ve rapora itiraz hâlinde ek rapor ya da yeni heyet gündeme gelir.
İş Kazası Davası Ne Kadar Sürer?
İncelenen kararların dosya geçmişleri süre hakkında gerçekçi bir fikir verir. 2026 tarihli kararda olay 16.01.2019’da meydana gelmiş, ilk derece mahkemesi kararı 2024 yılında verilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı 2025’te, Yargıtay onaması ise 05.02.2026’da çıkmıştır. 2025/13195 sayılı dosyada ise ilk derece esas numarası 2018 yılına aittir ve dosya 2025’te bozulmuştur.
Bu tablo, üç dereceli yargılamanın tamamlanmasının çoğu dosyada birkaç yılı bulduğunu gösterir. Bozma kararı çıkarsa süre yeniden uzar; bozmadan sonra yapılacak araştırma yeni bilirkişi incelemesi gerektirdiği için ek bir yargılama dönemi doğar.
İş Kazası Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Süreyi kısaltmanın en etkili yolu, delilleri dava açılmadan önce toplamaktır. Basit yargılama usulünde deliller dilekçelerle sunulduğu için, sonradan yapılan belge celbi talepleri duruşma sayısını artırır. Hastane kayıtları, vardiya çizelgeleri ve işyeri sicil dosyası dava öncesinde temin edilirse ilk bilirkişi incelemesi eksiksiz yapılabilir.
İkinci yol, bilirkişi heyetinin baştan doğru kurulmasını sağlamaktır. Heyette kardiyolog veya kalp damar cerrahisi uzmanı bulunmadan alınan rapor bozma sebebi olduğu için, bu talep dilekçede açıkça ileri sürülmelidir. Aksi hâlde yıllar sonra bozma kararıyla başa dönülür.
İş Kazası Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
İşverene karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasında zamanaşımı on yıldır. Dayanak, Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarıdır: işveren, hizmet ilişkisinde işçinin sağlığını korumakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırı davranışı nedeniyle doğan zararların tazmini sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir. Sözleşmeye aykırılıkta genel zamanaşımı ise on yıldır.
Üçüncü kişilere karşı açılan davada haksız fiil zamanaşımı uygulanır: zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren on yıl. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi geçerli olur. Kalp krizi vakalarında üçüncü kişi sorumluluğu nadirdir; ancak taşeron ilişkilerinde ve makine üreticisinin kusurunun tartışıldığı dosyalarda gündeme gelebilir.
Kurumun rücu davası ayrı bir rejime tabidir. 5510’un 21. maddesi uyarınca Kurum, iş kazasının işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmesi hâlinde bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerini işverenden isteyebilir; talep, hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlıdır.
İş Kazasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrası bu davaları, tespit, itiraz ve rücu davalarıyla birlikte istisna tutmuştur. Doğrudan dava açılabilir; arabulucuya başvurulmamış olması dava şartı yokluğundan usulden redde yol açmaz.
Bu istisna tarafların isteğe bağlı arabuluculuğa gitmesini engellemez. Özellikle kusur oranının belirsiz olduğu ve uzun bir bilirkişi sürecinin beklendiği dosyalarda, tarafların anlaşarak sonuca ulaşması mümkündür. Ancak anlaşma belgesinin kapsamı dikkatle yazılmalıdır; ileride ortaya çıkacak maluliyet artışları bakımından saklı tutma kaydı konulmazsa hak kaybı doğabilir.
İşçinin aynı işverene karşı kıdem, ihbar, fazla mesai gibi alacak talepleri varsa bunlar için arabuluculuk şartı ayrıca işler ve iki süreç birlikte yürütülür.
İş Kazası Bildirimi Nasıl Yapılır, Süreler Nelerdir?
5510’un 13. maddesinin ikinci fıkrası bildirimi ikiye ayırır. Hizmet akdiyle çalışan sigortalılar bakımından işveren, olayı o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmek zorundadır. Kendi nam ve hesabına çalışanlar bakımından bildirimi sigortalının kendisi yapar; süre, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç iş günüdür.
Sürenin başlangıcı bakımından bir esneklik vardır: iş kazası işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmişse süre, kazanın öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Yurt dışı görevlendirmelerde ve servis aracındaki olaylarda bu kural sıklıkla işler.
Bildirimin geç yapılması işçinin hakkını düşürmez. 6331’in 14. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sağlık hizmeti sunucuları da kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç on gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür; yani hastane kaydı başlı başına bir bildirim kanalıdır. Geç bildirimin işveren bakımından sonuçları için iş kazası SGK’ya geç bildirilirse ne olur yazımız, bildirimin usulü için ise iş kazası bildirimi nasıl yapılır yazımız ayrıntı verir.
Servis Aracında ve Görev Yolunda Geçirilen Kalp Krizi
Servis aracında geçirilen kalp krizi 13. maddenin birinci fıkrasının (e) bendine girer: sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen olay iş kazasıdır. Bendin aradığı tek şey taşıtın işverence sağlanmış olmasıdır; aracın mülkiyeti işverene ait olmak zorunda değildir, kiralanan servis araçları da kapsamdadır.
Buna karşılık işçinin kendi aracıyla veya toplu taşımayla işe giderken geçirdiği kriz bu bende girmez. Yol parası ödenmesi de sonucu değiştirmez; kanun ödemeden değil, taşıtın sağlanmasından söz eder.
Görev yolunda meydana gelen olaylarda (c) bendi işler ve kapsam geniştir: sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlar da iş kazası kapsamındadır. Otelde konaklarken, araçta beklerken ya da gümrük sahasında evrak beklerken geçen süreler bu kapsamdadır. 10. Hukuk Dairesi’nin 2023/6523 sayılı kararında yurt dışına gönderilen sürücünün ürün teslimi sırasında geçirdiği kriz iş kazası sayılmış, karar onanmıştır.
2026’da Değişen İki Usul Kuralı
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, iş kazası tazminat davalarını doğrudan etkileyen iki değişiklik getirdi. Bu değişiklikler dava dilekçesinin kurgusunu ve faiz talebini değiştirdiği için eski örneklere göre hazırlanan dilekçeler artık hatalıdır.
Birincisi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Kanunun geçici hükmü uyarınca mülga madde, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder; ancak yeni açılacak davalarda bu yol kapalıdır. Bunun yerine 109. maddeye eklenen dördüncü fıkra işler: kısmi davada talep, bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat bitene kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısımda da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
İkincisi, Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine iki fıkra eklendi. Buna göre kazancın bilindiği döneme ait tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ait tazminata karar tarihinden itibaren kanuni faiz işler; ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedeller oransal olarak mahsup edilir. Bu değişiklik, yürürlükten sonra meydana gelen haksız fiillere uygulanır. Faiz başlangıcının ikiye ayrılması, bilinen ve bilinmeyen dönem ayrımının hesap raporunda net gösterilmesini zorunlu kılar.
6331 sayılı Kanun’un güncel metnine mevzuat sisteminde yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bağlantısından ulaşılabilir.
Dosyanızı Değerlendirmeye Nereden Başlamalı
Kalp krizi dosyalarında sonucu belirleyen şey, olayın hangi kategoriye girdiği değil, işverenin somut bir yükümlülüğü ihlal ettiğinin belgeyle gösterilebilmesidir. İşe giriş sağlık raporunun alınıp alınmadığı, periyodik muayenelerin yapılıp yapılmadığı, olay gününe özgü bir zorlamanın bulunup bulunmadığı ve müdahalenin ne kadar sürede sağlandığı ilk bakılacak dört noktadır. Bu belgeler zamanla ulaşılamaz hâle geldiği için erken hareket etmek doğrudan sonucu etkiler.
Dosyanızdaki belgelerin hangi kalemleri desteklediğini ve hangi eksiklerin öncelikle tamamlanması gerektiğini birlikte değerlendirmek isterseniz Ankara iş kazası avukatı sayfamızdaki iletişim kanalları üzerinden randevu oluşturabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İşyerinde kalp krizi geçirmek iş kazası sayılır mı?
Sayılır. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olayı iş kazası sayar. Kriz sırasında fiilen çalışıyor olmak veya dışarıdan bir etki bulunmak şart değildir.
Kalp krizi iş kazası sayılırsa işveren tazminat öder mi?
Otomatik olarak ödemez. Olayın iş kazası sayılması SGK haklarını doğurur; işverenden tazminat için ayrıca kusurunun ispatlanması gerekir. Bünyesel faktörün yüzde yüz etkili olduğu saptanırsa tazminat çıkmaz.
İşyerinde kalp krizi sonucu ölüm iş kazası olur mu?
Olur ve hak sahiplerine gelir bağlanır. Ancak kriz ile ölüm arasında uzun bir süre varsa ve sigortalıda önceden mevcut bir kalp damar hastalığı bulunuyorsa, kalp krizi iş kazası sayılırken ölümün iş kazası sayılmadığı kararlar vardır.
İş kazası tespit davası kime karşı açılır?
Sosyal Güvenlik Kurumu ile işverene birlikte açılır. Alt işveren ilişkisi varsa asıl işveren de davalı gösterilir; aksi hâlde husumet itirazıyla karşılaşılabilir.
İş kazası tespit davası yetkili mahkeme neresidir?
Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri, işin yapıldığı yer, kazanın veya zararın meydana geldiği yer ve zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemeleri seçimlik olarak yetkilidir; aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.
İş kazası tespit davası hangi mahkemede açılır?
İş mahkemesinde açılır. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar ve basit yargılama usulü uygulanır.
İş kazası tespit davası açma süresi ne kadardır?
Kanunda tespit davası için hak düşürücü bir süre öngörülmemiştir. Yargıtay incelemesine konu bir dosyada olayla başvuru arasında dokuz yıl bulunmasına rağmen dava süre yönünden reddedilmemiştir; ancak gecikme ispatı ciddi biçimde zorlaştırır.
İş kazası tespit davası dava dilekçesi neleri içermelidir?
Krizin tarihi, saati ve işyerindeki yeri; sigortalılık bilgileri; olayın iş kazası olduğunun tespiti talebi; ölüm varsa ölümün de bu kazadan kaynaklandığının ayrıca tespiti talebi; hastane kayıtları, vardiya çizelgesi, tanık listesi ve Kurumun olumsuz kararı.
Kalp krizi iş kazası kusur oranı nasıl belirlenir?
Kardiyolog veya kalp damar cerrahisi uzmanı hekim ile A sınıfı iş güvenliği uzmanından oluşan heyet, işveren kusuru ile bünyesel faktör arasında oransal dağılım yapar. Yargıtay’a göre kalp krizinde kaçınılmazlık uygulanmaz ve bünyesel faktörden işveren sorumlu tutulamaz.
İş kazası tespit davası kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Tespit hükümleri kural olarak kesinleşmeden icra edilemez; hükümle birlikte hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücreti de asıl hükmün eklentisi sayıldığı için aynı kurala bağlıdır.
İş kazası tazminat davası ne kadar sürer?
Süre, bilirkişi incelemelerinin sayısına ve bozma çıkıp çıkmadığına bağlıdır. İncelenen dosyalarda ilk derece, istinaf ve temyiz aşamalarının tamamlanması birkaç yılı bulmuştur; bozma hâlinde yeniden yargılama dönemi eklenir.
İş kazası davası ne kadar sürede sonuçlanır?
Delillerin dava açılmadan önce toplanması ve bilirkişi heyetinin baştan doğru bileşimle kurulması süreyi belirgin biçimde kısaltır. Eksik heyetle alınan rapor bozma sebebi olduğu için sonradan yapılan itirazlar süreci uzatır.
İş kazası ölüm tazminatı ne kadar olur?
Tek bir rakam verilemez. Tutar; ölenin net geliri, yaşı ve bakiye ömrü, hak sahiplerinin sayısı, Kurumca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ve işverenin kusur oranı birlikte hesaplanarak belirlenir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ile Yargıtay uygulaması zaman içinde değişebildiğinden, dosyanızdaki adımları atmadan önce bir avukatla görüşmeniz yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.