Tazminat Davası Avukat Ücretleri
Tazminat Davası Avukat Ücretleri, avukatla yapılan ücret sözleşmesine, Avukatlık Kanunu’nun koyduğu yüzde yirmi beşlik tavana ve her yıl Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir; herkes için geçerli tek bir rakam yoktur. Bu nedenle tazminat davası için avukat ücreti ne kadar? sorusu, birbirinden ayrı üç kalemi tanımadan doğru yanıtlanamaz: avukata sözleşmeyle ödenen ücret, mahkemenin karşı tarafa yüklediği vekâlet ücreti ve harç ile gider avansı gibi yargılama giderleri.
Bu yazıda tazminat davalarında avukat ne kadar ücret alır, avukat yüzde kaç alabilir, ücreti kim öder, dava kaybedilirse ne olur ve kazanılan para kimin hesabına yatar sorularını kanun maddeleriyle ele alıyoruz. Tarifedeki TL tutarları her yıl değiştiği için güncel rakamları ayrı bir yazıda tutuyor, burada ücretin hangi kurallarla belirlendiğini ve tazminat davasında avukat ücreti hesabının nasıl yapıldığını anlatıyoruz.
Özet: Tazminat davası avukat ücretleri sözleşmeyle belirlenir; kanun yalnızca alt ve üst sınırı çizer.
- Alt sınır Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir (AAÜT); bunun altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz (Avukatlık Kanunu m.164).
- Yüzde esaslı ücret, dava veya hükmolunacak şeyin değerinin %25’ini aşamaz; tavanı aşan sözleşme %25 üzerinden geçerli sayılır (m.163, m.164).
- Yazılı ücret sözleşmesi yoksa ücret, kazanılan bölüm için %10 ile %20 arasında belirlenir; bu, %25 tavanıyla aynı kural değildir (m.164).
- Karşı vekâlet ücretini davayı kaybeden öder ve bu ücret kazanan tarafın avukatına aittir; müvekkilin sözleşme ücretini kendiliğinden azaltmaz.
- Harç, gider avansı ve bilirkişi giderleri avukat ücretinden ayrıdır; davacı peşin öder, dava sonunda haklılık oranında karşı taraftan alınır (HMK m.120, m.326).
Tazminat Davası İçin Avukat Ücreti Ne Kadar?
Tazminat davası için avukat ücreti, avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeyle serbestçe belirlenir (Avukatlık Kanunu m.163) ve kanun bu serbestliğe iki sınır koyar. Alt sınır Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir; bu tarifenin altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Üst sınır yüzde esaslı anlaşmalar içindir: ücret, dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz (m.164). Bu iki sınırın arasında ücreti davanın niteliği, zorluk derecesi, avukatın harcayacağı emek ve dosyanın süresi belirler.
Tazminat davalarına ilişkin avukat ücretleri uygulamada iki biçimde kararlaştırılır. Birincisi maktu (sabit) ücrettir: taraflar belirli bir tutarda anlaşır ve bu tutar davanın sonucundan bağımsız olarak, çoğu zaman bir kısmı peşin, kalanı aşamalara bölünerek ödenir. İkincisi yüzde esaslı ücrettir: avukatın ücreti dava değerinin ya da hükmedilecek tutarın belli bir yüzdesi olarak belirlenir. Kanun yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeleri de geçerli saydığı için (m.163), yüzdenin yalnızca dava kazanılırsa ödeneceği de kararlaştırılabilir. İki yöntem birlikte de kullanılabilir; örneğin düşük bir maktu peşinat ile kazanılan tutar üzerinden ayrıca bir yüzde.
Sık karıştırılan bir nokta, internette dolaşan “avukatlar yüzde 10 ile 20 arası alır” bilgisidir. Kanunda böyle bir piyasa oranı yoktur. Yüzde 10 ile yüzde 20 aralığı Avukatlık Kanunu m.164’ün dördüncü fıkrasında yer alır ve yalnızca yazılı ücret sözleşmesi bulunmayan, sözleşmesi belirsiz veya tartışmalı olan ya da ücret hükmü geçersiz sayılan dosyalarda, ücreti belirleyecek merciin kullanacağı aralıktır. Yazılı sözleşme yapılmışsa taraflar yüzde yirmi beşi aşmamak kaydıyla istedikleri oranda anlaşabilir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ni baro yönetim kurullarının teklifleri dikkate alınarak Türkiye Barolar Birliği hazırlar; tarife Adalet Bakanlığı’nın onayıyla kesinleşir ve Resmî Gazete’de yayımlanır (m.168). 2026 yılında uygulanan tarife 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Tarifenin altında kararlaştırılan bir ücret geçersiz sayılmaz, tarife uyarınca kararlaştırılmış kabul edilir (AAÜT m.1/3). Bu tutarlar yalnızca asgari seviyeyi gösterdiği için üzerinde anlaşılan ücretler daha yüksek olabilir.
Sonuç olarak tazminat davası avukat ücretleri; sözleşmenin türüne (maktu veya yüzde), dava değerine, davanın görüleceği mahkemeye ve dosyanın gerektirdiği emeğe göre şekillenir. Sözleşmeyi imzalamadan önce ücretin neyi kapsadığını, istinaf ve temyiz aşamalarının dahil olup olmadığını ve masrafların kimin tarafından karşılanacağını yazılı olarak netleştirmek, ileride doğabilecek ücret uyuşmazlığının önüne geçer. Unutmayalım ki her davanın kendine özgü dinamikleri vardır ve bu da avukat maliyetlerini belirleyen temel unsurlardan biridir.
Kazanılan Tazminatın Ne Kadarını Avukat Alır?
Kazanılan tazminatın ne kadarını avukatın alacağı, sözleşmede kararlaştırılan orana bağlıdır ve bu oran yüzde yirmi beşi geçemez. Örneğin kazandığınız tazminat 100.000 TL ise ve sözleşmede hükmedilecek tutarın yüzdesi kararlaştırılmışsa, avukatlık ücreti en fazla 25.000 TL olabilir. Taraflar bu tavanın altında yüzde 10, yüzde 15 ya da başka bir oranda anlaşabilir; hangi oranın uygulanacağını kanun değil sözleşme belirler.
Yüzdenin hangi tutar üzerinden hesaplanacağı da sözleşmede açıkça yazılmalıdır. Kanun iki seçenek tanır: dava değeri ya da hükmolunacak şeyin değeri (m.164). Dava değeri üzerinden kararlaştırılan bir oran, mahkemenin talebin yalnızca bir kısmını kabul ettiği dosyada müvekkil aleyhine sonuç doğurabilir; hükmedilen tutar üzerinden kararlaştırılan oran ise yalnızca fiilen kazanılan bölüme uygulanır. Faizin, yargılama giderlerinin ve karşı vekâlet ücretinin hesaba girip girmediği de aynı maddede belirtilmelidir.
Kanun avukatın payına iki sınır daha koyar. Birincisi, yüzde yirmi beşi aşan bir sözleşme tamamen geçersiz olmaz, tavan miktarında geçerli sayılır (m.163). İkincisi, yüzde esaslı sözleşme dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz (m.164). Avukat paradan pay alabilir, ancak örneğin dava konusu taşınmazın bir bölümüne ortak olamaz.
Avukat, müvekkili adına tahsil ettiği para üzerinde yalnızca ücret ve masraf alacağı kadarını elinde tutabilir (hapis hakkı, m.166); bunun ötesindeki tutar müvekkile aittir. Bu nedenle kazanılan tazminattan yapılacak kesintinin hangi kalemleri kapsadığı ve kalan tutarın ne kadar sürede müvekkile aktarılacağı sözleşmede yazılı olmalıdır. Bir avukatla anlaşmadan önce bu ayrıntıları net biçimde konuşmak, ileride oluşabilecek anlaşmazlıkların önüne geçer.
Tazminat Davalarına Hangi Avukatlar Bakar?
Tazminat davalarına baroya kayıtlı her avukat bakabilir; Türk hukukunda “tazminat avukatı” diye ayrı bir unvan, sertifika ya da yetki belgesi yoktur. Avukatlık Kanunu m.35, mahkemeler önünde hakları dava etmek, savunmak ve bu işlere ait evrakı düzenlemek yetkisini baroda yazılı avukatlara tanır ve konu bakımından ayrıca bir şart aramaz. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği de avukatların faaliyet alanlarını ancak uzmanlık anlamına gelmemek üzere belirtebileceğini öngörür (m.7/d).
Tazminat davalarının büyük kısmı borçlar hukukunun kapsamına girer, ancak tazminat davası tek bir dava türü değildir. Zararın kaynağına göre farklı mahkemelerde ve farklı ön şartlarla görülür. Bu nedenle avukatla ilk görüşmede sorulması gereken soru, dosyanın hangi yargı yerinde görüleceği ve dava açmadan önce hangi adımların zorunlu olduğudur:
| Zararın kaynağı | Görevli yargı yeri | Dava öncesi zorunlu adım |
|---|---|---|
| İş kazası, meslek hastalığı | İş mahkemesi (7036 s.K. m.5) | Arabuluculuk dava şartı değildir (7036 s.K. m.3/3) |
| Kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları | İş mahkemesi | Arabulucuya başvuru dava şartıdır (7036 s.K. m.3/1) |
| Trafik kazasında sigorta şirketine karşı talep | Asliye ticaret mahkemesi veya Sigorta Tahkim Komisyonu | Sigorta şirketine yazılı başvuru; ticari davalarda arabuluculuk dava şartı (TTK m.5/A) |
| İdarenin hizmet kusuru (kamu hastanesi, bakımsız yol, belediye) | İdare mahkemesi, tam yargı davası (İYUK m.2) | İdareye ön başvuru (İYUK m.13) |
| Diğer haksız fiiller (hakaret, saldırı, komşuluk ilişkisi) | Asliye hukuk mahkemesi | Kural olarak zorunlu ön adım yoktur |
Görevli mahkeme yalnızca davanın nerede açılacağını değil, ücreti de etkiler. Tarifedeki maktu ücretler mahkemeye göre değişir ve nispi hesaplanan ücret davanın görüldüğü mahkemenin maktu ücretinin altına inemez (AAÜT m.13/1). Görev ve yetki kurallarının ayrıntısı için tazminat davası nasıl açılır yazımıza bakabilirsiniz.
Avukat seçiminde ücretin yanında hizmetin kapsamı da değerlendirilmelidir: ücretin hangi aşamaları içerdiği, masrafların nasıl karşılanacağı, dava sürecinde bilgilendirmenin hangi sıklıkla ve hangi kanaldan yapılacağı sözleşme aşamasında konuşulabilir. Sonuç vaadi yerine süreç ve maliyet hakkında yazılı bilgi istemek, dava boyunca daha bilinçli hareket etmenizi sağlar.
Tazminat Davaları Kaç Celsede Biter?
Tazminat davalarının kaç celsede biteceğine dair kanunda sabit bir sayı yoktur; kanun duruşma sayısını değil, duruşmalar arasındaki süreyi sınırlar. Yazılı yargılama usulünde görülen tazminat davalarında 31 Temmuz 2026’dan beri iki duruşma arasındaki süre üç ayı geçemez; hâkim ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde gerekçesini göstererek daha uzun bir süre belirleyebilir (HMK m.147/3, 7589 sayılı Kanunla eklendi).
Basit yargılama usulüne tabi davalarda sınır daha dardır. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulandığı için (7036 s.K. m.7/1), işçilik alacakları ve iş kazası tazminatlarında mahkeme, ilk duruşma dışında tahkikatı kural olarak iki duruşmada tamamlar ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz (HMK m.320/3). Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek ikiden fazla duruşma yapabilir.
Celse sayısını artıran başlıca etkenler delillerin eksik ya da geç sunulması, bilirkişi raporuna itiraz edilmesi ve ek rapor alınması, tanıkların duruşmaya gelmemesi ve tarafların duruşmaya katılmamasıdır. Bilirkişiden rapor alınması zaman alıcı bir süreç olabileceği gibi raporun yetersiz bulunması hâlinde ek rapor istenmesi de süreci uzatır. Buna karşılık taraflar yargılama sırasında sulh olur ya da arabuluculuk yoluyla anlaşırsa dava daha erken sona erer.
Celse sayısı avukatlık ücretini kendiliğinden artırmaz. Tarifedeki ücret, davada kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan bütün iş ve işlemlerin karşılığıdır; dava içinde verilen dilekçeler ayrı ücret gerektirmez (AAÜT m.2/1). Ayrı ücret doğuran işler istinaf ve temyiz aşamasındaki duruşmalar ile icra takipleridir (m.2/2). Sözleşmede duruşma başına ek ücret ya da yol gideri öngörülmüşse o hüküm uygulanır.
Yazılı ve basit yargılama usulünün duruşma düzeni, cevap süreleri ve resmî ortalama süreler tazminat davası ne kadar sürer yazımızda karşılaştırmalı tablo hâlinde yer alıyor. Hukuki temsilin düzenli sürdürülmesi delillerin zamanında sunulmasına yardım eder, ancak duruşma sayısını belirleyen asıl etken dosyanın ihtiyacı ve mahkemenin takvimidir.
Tazminat Davaları Kaç Sene Sürer?
Tazminat davalarının kaç sene süreceği; zararın türüne, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine, mahkemenin iş yüküne ve kararın istinaf ile temyize taşınıp taşınmadığına göre değişir. Herkes için geçerli tek bir süre vermek mümkün değildir; ilk derece yargılaması, istinaf ve temyiz aşamaları ayrı ayrı zaman alır ve dosya bir aşamadan diğerine geçtikçe toplam süre uzar.
Bedensel zarar içeren dosyalarda süreyi en çok etkileyen adım bilirkişi incelemesidir. Örneğin bir trafik kazası sonrası açılan tazminat davasında kusur raporu, maluliyet raporu ve tazminat hesabı ayrı ayrı alınabilir; raporlara itiraz edilmesi ya da ek rapor istenmesi her seferinde yeni bir duruşma aralığı demektir. Sigorta şirketlerinin başvuru aşamasındaki değerlendirme süreleri ve her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındaki adli tatil de dosyaların ilerleyişini yavaşlatır.
Karar istinafa taşındığında bölge adliye mahkemesinin incelemesi, ardından temyiz edilirse Yargıtay incelemesi eklenir. Aşamalara göre güncel ortalama süreleri tazminat davası ne kadar sürer yazımızda, istinaf aşamasını ise tazminat davası istinaf mahkemesi ne kadar sürer yazımızda ayrıca ele aldık.
Sürenin avukatlık ücretine etkisi sözleşmede belirlenir. Tarifede istinaf ve temyiz aşamasındaki duruşmalar ayrı ücrete bağlanmıştır (AAÜT m.2/2); kararın bozulmasından sonra verilen hükümde ise hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır (AAÜT m.2/3; Avukatlık Kanunu m.168). Bu nedenle uzun sürmesi beklenen bir dosyada sözleşmenin istinaf ve temyiz aşamalarını kapsayıp kapsamadığını baştan yazmak, dava süresiyle ilgili belirsizliğin maliyete yansımasını önler.
Tazminat Davalarında Mahkeme Masrafını Kim Öder?
Tazminat davalarında mahkeme masrafını önce davacı öder, dava sonunda ise masraflar aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir. Davacı, yargılama harçlarını ve Adalet Bakanlığı’nın her yıl çıkardığı gider avansı tarifesinde belirlenen tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır (HMK m.120/1). Avansın yetmediği dava sırasında anlaşılırsa mahkeme eksikliğin tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir (m.120/2).
Yargılama giderleri arasında başvurma harcı, karar ve ilam harcı, bilirkişi ücreti, keşif gideri, tanık ücreti ve tebligat masrafları yer alır. Dava sonunda mahkeme bu giderlerin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verir (HMK m.326/1). Davayı kazanan taraf ödediği masrafları karşı taraftan geri alabilir; yatırılan avansın kullanılmayan kısmı ise hüküm kesinleştikten sonra mahkemece kendiliğinden iade edilir (m.333). Bunun temel amacı, davada haksız çıkan tarafın süreci mali açıdan üstlenmesini sağlamaktır.
Taraflardan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır (m.326/2). Örneğin talebin yarısı kabul edilmişse giderlerin de yaklaşık yarısı karşı tarafa yüklenir. Bu kural talep edilecek tutarın gerçekçi belirlenmesini önemli kılar: abartılı bir talep, reddedilen kısım için hem gider payını hem de karşı tarafın avukatı lehine hükmedilecek ücreti artırır.
Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan karar ve ilam harcının oranı yirmide bir olarak uygulanır (Harçlar Kanunu m.28/1-a); diğer davalarda bu oran dörtte birdir. Trafik kazası, iş kazası ya da tıbbi hata gibi bedensel zarar dosyalarında dava açılırken ödenen harç bu nedenle benzer değerdeki bir alacak davasına göre belirgin biçimde düşüktür.
Harç ve gider avansını ödeyecek durumda olmayanlar adli yardım isteyebilir. Mahkeme talebi kabul ederse yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet, giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi ve gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini sağlanır (HMK m.334-335). Mahkeme masrafları ile avukatın sözleşme ücreti ayrı kalemlerdir: birincisi davanın sonucuna göre karşı tarafa yüklenebilir, ikincisi kural olarak müvekkilin borcudur. Bu nedenle dava açmadan önce maliyetler hakkında net bilgi edinmek önem taşır.
Tazminat Davası Açma Ücreti ve Toplam Maliyet Kalemleri
Tazminat davası açma ücreti tek bir kalem değildir; dava açarken mahkemeye yatırılan harç ve gider avansı ile avukata ödenen ücret birlikte düşünülmelidir. Mahkemeye yatırılan tutar başvurma harcı, peşin karar ve ilam harcı ile gider avansından oluşur. Avukatın ücreti ise sözleşmeyle belirlenir ve mahkemeye değil avukata ödenir. Aşağıdaki tablo, bir tazminat davasında müvekkilin karşılaşacağı kalemleri, dayanaklarını ve dava kazanılırsa ne olacaklarını gösterir.
| Kalem | Ne zaman ödenir | Dayanak | Dava kazanılırsa |
|---|---|---|---|
| Başvurma harcı | Dava açılırken | Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife; tutar her yıl güncellenir | Yargılama gideri olarak karşı taraftan alınır |
| Peşin karar ve ilam harcı | Dava açılırken; nispi harcın dörtte biri, ölüm ve cismani zararda yirmide biri | Harçlar Kanunu m.28/1-a | Yargılama gideri olarak karşı taraftan alınır |
| Gider avansı (tebligat, bilirkişi, tanık) | Dava açılırken; yetmezse tamamlanır | HMK m.120 ve yıllık Gider Avansı Tarifesi | Harcanan kısım karşı taraftan alınır, kalan iade edilir |
| Arabuluculuk ücreti | Dava şartı olan işlerde dava öncesinde | 7036 s.K. m.3, TTK m.5/A, 6325 s.K. m.18/A | Anlaşma olmazsa iki saatlik ücret Bakanlık bütçesinden ödenir ve yargılama giderinden sayılır |
| Avukatın sözleşme ücreti | Sözleşmeye göre peşin, taksitli veya sonuçta | Avukatlık Kanunu m.163-164 | Kural olarak karşı taraftan alınmaz; istisna kötü niyetli taraf (HMK m.329) |
| Karşı vekâlet ücreti | Dava sonunda, kaybeden taraf öder | Avukatlık Kanunu m.164, HMK m.330, AAÜT | Kazanan tarafın avukatına aittir |
Tazminat davası kaç TL tutar sorusunun kesin yanıtı dava değeri bilinmeden verilemez: peşin harç dava değerine göre hesaplanır, başvurma harcı ve gider avansı ise her yıl değişen maktu tutarlardır. Nispi harç oranını, harç tamamlama kuralını ve adli yardım şartlarını tazminat davası nasıl açılır yazımızın harç ve masraflar bölümünde ayrıntılı anlattık. Davada ne kadar tazminat istenebileceği ise ayrı bir sorudur; bunun için tazminat davasında ne kadar para talep edilebilir yazımıza bakabilirsiniz.
Bütçe planlarken nakit akışının sırası önemlidir. Davacı harç ve avansı dava başında, avukat ücretinin peşin kısmını sözleşmede kararlaştırılan zamanda öder; karşı taraftan alınacak yargılama giderleri ve tazminat ise ancak karar verildikten ve tahsil edildikten sonra ele geçer. Dava açmadan önce bu kalemleri avukatla birlikte yazılı olarak çıkarmak, sürecin ortasında beklenmedik bir masrafla karşılaşma riskini azaltır.
Tazminat Davalarında Avukat Masrafını Kim Öder?
Tazminat davalarında avukat masrafının iki ayrı kalemi vardır ve her birini farklı kişi öder. Avukatla yapılan sözleşmedeki ücreti müvekkil öder; mahkemenin karar sonunda tarifeye göre hükmettiği karşı vekâlet ücretini ise davayı kaybeden taraf öder. Türk hukuk sisteminde avukat ücreti bu iki yoldan karşılanır: taraflar arasındaki sözleşme ve mahkeme kararı.
Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir ve belli bir hukuki yardımı, ücretin tutarını ya da değerini kapsamalıdır (Avukatlık Kanunu m.163). Kanun yazılı şekli geçerlilik şartı yapmaz; yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır. Ancak yazılı ücret sözleşmesi yoksa, ücret uyuşmazlığında avukatın ücreti davanın kazanılan bölümü için ilamın kesinleştiği tarihteki değerin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında belirlenir (m.164). Bu nedenle sözleşmenin yazılı yapılması hem müvekkil hem avukat için öngörülebilirlik sağlar.
Karşı vekâlet ücreti ise kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenen ücrettir ve kanun gereği avukata aittir (m.164 son fıkra). Mahkeme bu ücrete HMK m.330 uyarınca “taraf lehine” hükmeder, ancak alacağın sahibi avukattır; bu ücret iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. Bu nedenle karşı vekâlet ücreti, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça müvekkilin kendi avukatına ödeyeceği ücreti kendiliğinden azaltmaz. Aidiyet ve tahsil kurallarını kazanılan davada vekâlet ücretini kim alır yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Davayı kazanan taraf, kendi avukatına ödediği sözleşme ücretini kural olarak karşı taraftan isteyemez. İstisna, kötü niyetli davalı ya da hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraftır: mahkeme bu kişiyi, yargılama giderlerinden başka, karşı tarafın vekiliyle kararlaştırılan ücretin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edebilir (HMK m.329/1; AAÜT m.23). Dolayısıyla tazminat davalarında avukatın ne kadar ücret alacağı, hem davanın sonucuna hem de tarafların aralarındaki sözleşmeye bağlıdır.
Sonuç olarak avukat masrafını kimin ödeyeceği iki ayrı soru olarak ele alınmalıdır: sözleşme ücreti müvekkilin borcudur, karşı vekâlet ücreti ise kaybedenin borcu ve kazananın avukatının alacağıdır. Dava kaybedilirse aynı kural tersine işler ve karşı tarafın avukatı için hükmedilen ücret müvekkil tarafından ödenir. Bu tür davalarda mali yükümlülüklerin baştan doğru değerlendirilmesi, süreç boyunca sürpriz bir borçla karşılaşma ihtimalini azaltır.
Tazminat Davasında Avukat Yüzde Kaç Alır?
Tazminat davasında avukat, sözleşmede kararlaştırılan oranı alır ve bu oran Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi gereği dava veya hükmolunacak şeyin değerinin %25’ini aşamaz. Bu yasal bir üst sınırdır; taraflar bu sınırın altında herhangi bir oran üzerinde serbestçe anlaşabilir. Örneğin sözleşmede %10, %15 veya %20 gibi bir oran belirlenebilir, ancak %25’in üzerine çıkılamaz. Kanunda “avukatların aldığı standart oran” diye bir hüküm yoktur.
Yüzde esaslı ücretin ödenmesi için davanın kazanılması kanuni bir şart değildir; bu bir sözleşme tercihidir. Oran dava değeri üzerinden kararlaştırılmışsa ücret davanın sonucundan bağımsız doğabilir. Ücret davanın kazanılması şartına bağlanmışsa (şarta bağlı sözleşme, m.163) yalnızca lehe sonuç alındığında ve kazanılan tutar üzerinden ödenir. Hangi modelin seçildiği sözleşmede açıkça yazılmalıdır; yazılmamışsa uyuşmazlık genel hükümlere ve m.164’ün dördüncü fıkrasına göre çözülür.
Önemli bir ayrım şudur: bu %25’lik sınır, müvekkilin kendi avukatına ödeyeceği ücrete ilişkindir. Mahkemenin karşı taraftan tahsiline hükmettiği karşı vekâlet ücreti ise bundan ayrıdır; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir ve tarifedeki miktardan az, üç katından fazla olamaz (Avukatlık Kanunu m.169; AAÜT m.3/1). İki kalemi karıştırmamak, dava maliyetini doğru hesaplamak açısından önemlidir.
Avukat en fazla yüzde kaç alabilir?
Avukat en fazla yüzde yirmi beş alabilir. Bu tavanı aşan bir sözleşme tamamen geçersiz olmaz; kanun onu tavan miktarında geçerli sayar (m.163). Örneğin sözleşmeye yüzde otuz yazılmışsa avukat ancak yüzde yirmi beşi isteyebilir. Tavan, ücretin yüzde olarak kararlaştırıldığı sözleşmeler içindir; maktu ücretlerde ölçü sözleşmenin kendisi ve tarifenin alt sınırıdır.
Sözleşme yoksa avukat yüzde kaç alır?
Yazılı ücret sözleşmesi yoksa ya da sözleşme belirsiz, tartışmalı veya ücrete ilişkin hükmü geçersizse, değeri para ile ölçülebilen davalarda ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci, davanın kazanılan bölümü için ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir ücret belirler; bu tutar asgari ücret tarifesinin altında olamaz (m.164). Bu aralık internette “avukatlar yüzde 10-20 alır” ya da “yüzde 10-25 alır” diye aktarılır. Oysa yüzde 10-20 yalnızca sözleşmesiz dosyalara özgüdür, yüzde 25 ise sözleşmeli dosyaların tavanıdır; ikisi ayrı kurallardır.
Tazminat Davası Avukat Ücretleri Hesaplama Örneği
Tazminat davası avukat ücretleri, sözleşme ücreti ile karşı vekâlet ücretinin birlikte hesaplanmasıyla somutlaşır. Aşağıdaki örnek 2026 tarifesine göre kurulmuştur: asliye hukuk mahkemesinde görülen ve yalnızca maddi tazminat istenen bir davada mahkemenin 400.000 TL tazminata hükmettiğini, avukatla da hükmedilecek tutarın %15’i üzerinden, davanın kazanılması şartına bağlı bir ücret kararlaştırıldığını varsayalım. Faiz ve yargılama giderleri hesaba katılmamıştır.
| Kalem | Hesap | Tutar | Kime ait |
|---|---|---|---|
| Hükmedilen tazminat | Mahkeme kararı | 400.000 TL | Müvekkil |
| Sözleşme ücreti | 400.000 TL × %15 | 60.000 TL | Avukat (müvekkil öder) |
| Karşı vekâlet ücreti | 400.000 TL × %16 (2026 nispi tarifesinin ilk dilimi; asliye mahkemesi maktu ücreti olan 45.000 TL’nin üstünde) | 64.000 TL | Avukat (davalı öder) |
| Müvekkile kalan tazminat | 400.000 TL − 60.000 TL | 340.000 TL | Müvekkil |
Örnekte karşı vekâlet ücreti davalıdan ayrıca tahsil edilir ve tazminattan kesilmez; müvekkilin tazminatından düşülen tek avukatlık kalemi sözleşme ücretidir. Tablodaki karşı vekâlet tutarı tarifedeki asgari tutardır; mahkeme avukatın emeğini, işin önemini ve davanın süresini gözeterek bu tutarın üç katına kadar hükmedebilir (AAÜT m.3/1). Tarife tutarları her yıl değiştiği için hesabı güncel tarifeyle yapmak gerekir.
Talebin bir kısmı reddedilirse tablo değişir. Reddedilen kısım için davalı vekili lehine de ücrete hükmedilir; ancak bu ücret davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez (AAÜT m.13/3) ve hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı aşamaz (m.13/2). Küçük tutarlı dosyalarda bu kural önemlidir: örneğin 30.000 TL’lik bir talep tamamen reddedilirse aleyhe hükmedilecek ücret, asliye mahkemesi maktu ücreti olan 45.000 TL değil, en fazla 30.000 TL olur.
Avukat kazandığı davadan ne kadar alır?
Avukat kazandığı davadan iki kalem alabilir: müvekkille kararlaştırdığı sözleşme ücreti (yüzde esaslıysa en fazla %25) ve mahkemenin karşı tarafa yüklediği karşı vekâlet ücreti. Yukarıdaki örnekte avukatın alacağı 60.000 TL sözleşme ücreti ile 64.000 TL karşı vekâlet ücretidir; müvekkilin tazminatından düşülen ise yalnızca 60.000 TL’dir. Taraflar sözleşmede karşı vekâlet ücretinin müvekkile bırakılmasını ya da sözleşme ücretinden mahsup edilmesini kararlaştırabilir; böyle bir hüküm yoksa karşı vekâlet ücreti avukata kalır. Kazanılan davada avukat ücretini konuşurken bu iki kalemi ayrı ayrı sormak, toplam maliyeti doğru görmenin en kısa yoludur.
Vekâlet Ücreti Nedir? Maktu, Nispi ve Karşı Vekâlet Ücreti
Vekâlet ücreti, avukatın verdiği hukuki hizmet karşılığında hak ettiği bedeldir ve uygulamada birkaç farklı biçimde karşımıza çıkar. Tazminat davası vekâlet ücreti söz konusu olduğunda bu kavramları ayırt etmek, “avukat ne kadar alır” sorusunun net biçimde yanıtlanmasını sağlar.
- Sözleşmesel (akdi) vekâlet ücreti: Avukat ile müvekkilin sözleşmeyle belirlediği ücrettir. Maktu (sabit) bir tutar ya da dava veya hükmolunacak şeyin değerinin %25’ini aşmayan bir oran olabilir; tarifenin altında kararlaştırılamaz.
- Maktu vekâlet ücreti: Değeri para ile ölçülemeyen veya tarifede sabit tutar öngörülen işlerde uygulanan, önceden belirlenmiş sabit ücrettir. Tarifenin ikinci kısmında mahkemeye göre ayrı ayrı belirlenir.
- Nispi vekâlet ücreti: Dava değeri üzerinden, tarifenin üçüncü kısmındaki kademeli oranlara göre hesaplanan ücrettir. Dava değeri arttıkça kademelerdeki oran azalır; sonuç, davanın görüldüğü mahkemenin maktu ücretinin altına inemez (AAÜT m.13/1).
- Karşı vekâlet ücreti: Davayı kaybeden tarafın ödemesine mahkemece hükmedilen ücrettir. HMK m.330 uyarınca taraf lehine hükmedilir, ancak Avukatlık Kanunu m.164 gereği avukata aittir; tarifedeki miktardan az ve üç katından fazla olamaz ve müvekkilin avukatıyla yaptığı özel sözleşmeden bağımsızdır.
Maktu ve nispi tarife tutarları her yıl yeniden belirlenir: tarifeyi Türkiye Barolar Birliği hazırlar, Adalet Bakanlığı’nın onayıyla kesinleşir ve Resmî Gazete’de yayımlanır. Ücretin takdirinde davanın açıldığı yılın değil, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır (Avukatlık Kanunu m.168; AAÜT m.21). Kanun metnine Avukatlık Kanunu sayfasından ulaşabilir, dava türlerine göre güncel tutarları güncel avukat vekâlet ücreti rehberimizde ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Tazminat davalarında vekâlet ücretini etkileyen iki özel kural daha vardır. Kısmi davada ya da dava değerinin yargılama sırasında belirlendiği dosyalarda yasal avukatlık ücreti, davacı davasını o değere göre takip etmese bile belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır (AAÜT m.5/2). Uyuşmazlık ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce sulh, feragat veya kabul ile sona ererse karşı tarafa yüklenecek ücret yarıya iner; bu kural akdi ücret sözleşmelerinde uygulanmaz (m.6/1).
Kazanılan Tazminat Kimin Hesabına Yatar?
Kazanılan tazminat hak sahibi olan müvekkile aittir; ancak ödeme, vekâletnamede para tahsil etme (ahzu kabz) yetkisi bulunan avukatın hesabına yapılabilir. Avukat yalnızca sözleşmede kararlaştırılan ücreti, masraf alacağını ve kendisine ait olan karşı vekâlet ücretini almaya hak kazanır; tazminatın geri kalanı müvekkilindir.
Uygulamada karşı taraf ya da sigorta şirketi ödemeyi kendiliğinden yapmazsa ilam icraya konulur ve tahsilat icra dairesi üzerinden gerçekleşir. Ödemenin avukatın hesabına yatırılması, paranın avukata ait olduğu anlamına gelmez. Avukat, müvekkili adına aldığı para üzerinde yalnızca ücret ve gider alacağı nispetinde hapis hakkına sahiptir (Avukatlık Kanunu m.166) ve kalanını müvekkile aktarmakla yükümlüdür. Avukatın ücret alacağı, ilam gereğince tahsil edilecek para üzerinde diğer alacaklılara karşı rüçhanlıdır; ilamın icrasına girişildiğinde icra dairesi ilamda adı yazılı avukata ayrıca bildirim tebliğ eder (m.166).
Bu nedenle sözleşmede tahsil edilen paranın hangi hesaba yatırılacağı, avukatın hangi kalemleri mahsup edeceği ve kalan tutarın kaç gün içinde müvekkile aktarılacağı açıkça yazılmalıdır. Kazanılan davada paranın avukata mı yattığı sorusunun doğru yanıtı budur: para avukatın hesabından geçebilir, ama sahibi müvekkildir.
Tazminat davasından kazanılan para ne kadar zamanda alınır?
Kazanılan paranın ne zaman alınacağı, karşı tarafın gönüllü ödeyip ödemediğine ve kararın icraya konulmasına bağlıdır. Para borcuna ilişkin ilam icra dairesine verildiğinde borçluya icra emri tebliğ edilir ve borç yedi gün içinde ödenmezse, icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icraya geçilir (İİK m.32). İstinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan parayı depo ederek ya da teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir (İİK m.36); bu durumda tahsilat kanun yolu incelemesinin sonuna kalabilir. Kararın ödenmesine ilişkin adımları tazminat davası nasıl açılır yazımızın ilgili bölümünde ayrıca anlattık.
Dava Kaybedilirse Avukatlık Ücreti Ne Olur?
Davanın kaybedilmesi durumunda avukatlık ücretinin ne olacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin içeriğine bağlıdır. İki tipik durum vardır:
- Yalnızca başarıya bağlı (yüzde esaslı) ücret kararlaştırıldıysa: Dava kaybedilince sözleşmedeki şart gerçekleşmediği için oransal ücret doğmaz. Sözleşmede kaybetme hâli için ayrıca maktu bir tutar ya da masraf kalemi öngörülmüşse bu tutar talep edilebilir.
- Maktu (sabit) ücret kararlaştırıldıysa: Bu ücret, davanın sonucundan bağımsız olarak, verilen hukuki hizmet karşılığında kural olarak ödenir.
Ayrıca davayı kaybeden taraf, kazanan tarafın avukatı için hükmedilen karşı vekâlet ücretini ve yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olur (HMK m.326/1). Maddi tazminat davasının tamamen reddinde bu ücret tarifedeki maktu ücrettir, ancak reddedilen miktarı geçemez (AAÜT m.13/2, m.13/4). Manevi tazminat davasının tamamen reddinde de maktu ücrete hükmedilir (m.10/3).
Kısmen kabul edilen davalarda reddedilen kısım için karşı taraf vekili lehine hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez (AAÜT m.10/2, m.13/3). Karşı vekâlet ücretinin ne zaman ve nereye ödeneceğini kaybedilen davada karşı vekâlet ücreti yazımızda ayrıca anlattık. Bu nedenle dava öncesinde, kaybetme ihtimaline ilişkin mali sonuçların sözleşmede net biçimde düzenlenmesi büyük önem taşır.
Dava Türüne Göre Avukatlık Ücreti Farkı
Tazminat davası tek bir kategori değildir; maddi, manevi, işçilik veya trafik kaynaklı tazminat davalarının her biri farklı bir emek ve süreç gerektirir. Tazminat davası avukat ücretleri bakımından sözleşme ücreti her dava türünde aynı kurala, yani tarife tabanı ile %25 tavanına bağlıdır; dava türüne göre değişen asıl unsur, mahkemenin hükmedeceği karşı vekâlet ücretinin hesap yöntemidir. Aşağıdaki tablo bu farkı özetler.
| Dava türü | Karşı vekâlet ücretinin hesabı (AAÜT) |
|---|---|
| Maddi tazminat davası | Kabul edilen tutar üzerinden nispi; mahkemenin maktu ücretinin altına inemez; tamamen reddinde maktu (m.13) |
| Manevi tazminat davası | Hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi (m.10/1); tamamen reddinde maktu (m.10/3) |
| Maddi ve manevi birlikte | Manevi tazminat için ayrı bir ücret kalemi hükmedilir (m.10/4) |
| İşçilik ve kıdem tazminatı | Nispi; dava şartı arabuluculukta anlaşma olursa nispi ücretin dörtte bir fazlası (m.16/2) |
| Trafik kazasında Sigorta Tahkim Komisyonu | Asliye maktu ücretinin altında olmamak üzere nispi; talebi reddedilen aleyhine beşte biri (m.17/2) |
Maddi ve manevi tazminat davasında avukatlık ücreti
Maddi ve manevi tazminat aynı dilekçeyle istendiğinde, karşı vekâlet ücreti bakımından manevi tazminat için ayrı bir kalem hükmedilir (AAÜT m.10/4). Manevi tazminat davalarında ücret, talep edilen değil hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre nispi olarak hesaplanır (m.10/1); davanın kısmen reddinde karşı taraf vekili yararına hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez (m.10/2). Sözleşme ücreti ise iki talep için tek bir oran olarak ya da ayrı ayrı kararlaştırılabilir. İki tazminat türünün farkı için maddi ve manevi tazminat arasındaki fark yazımıza bakabilirsiniz.
Kıdem tazminatı davasında avukat ücreti
Kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 s.K. m.3/1) ve avukat bu aşamada da müvekkili temsil edebilir. Arabuluculuk anlaşmayla biterse tarifeye göre ücret, üçüncü kısma göre hesaplananın dörtte bir fazlasıdır; anlaşmazlıkla biterse avukat tarifedeki maktu ücrete hak kazanır ve aynı avukatla davaya gidilirse bu tutar dava için ödenecek asgari ücretten mahsup edilir (AAÜT m.16/2). İş davalarına özgü ayrıntılar için iş davası avukat vekâlet ücreti yazımıza bakabilir, alacağın tutarını önceden görmek için kıdem tazminatı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Trafik kazası tazminat davasında avukat ücreti
Trafik kazası tazminatlarında dosya sigorta şirketine başvuruyla başlar; uyuşmazlık mahkemede ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’nda çözülebilir. Tahkimde komisyon, asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücretin altında kalmamak üzere nispi ücrete hükmeder; talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf aleyhine ise hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir (AAÜT m.17/2). Bu fark, reddedilen kısım için ödenecek ücreti mahkemeye göre belirgin biçimde azaltır. Trafik kazasına özgü ücret kalemlerini trafik kazası tazminat davalarında avukatlık ücretleri yazımızda, başvuru sürelerini ise trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızda ele aldık.
Dosyanızın türüne göre ücret, masraf ve süreç değerlendirmesi için Ankara tazminat avukatı hizmetimiz üzerinden görüşme talep edebilirsiniz. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş niteliğinde değildir; ücret ve masraf tutarları dosyanın özelliklerine ve yürürlükteki tarifeye göre değiştiği için somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat davasında avukat yüzde kaç alır?
Sözleşmede yüzde esaslı ücret kararlaştırıldıysa oran, Avukatlık Kanunu m.164 gereği dava veya hükmolunacak şeyin değerinin %25’ini aşamaz. Taraflar bu sınırın altında serbestçe anlaşabilir. Yazılı ücret sözleşmesi yoksa ücret, davanın kazanılan bölümü için %10 ile %20 arasında belirlenir.
Tazminat davasında avukat ücretini kim öder?
Kendi avukatının sözleşmesel ücretini müvekkil öder. Bunun yanında davayı kaybeden taraf, kazanan tarafın avukatı için mahkemece belirlenen karşı vekâlet ücretini ödemekle yükümlüdür ve bu ücret avukata aittir. Bu iki kalem birbirinden ayrıdır.
Dava kaybedilirse avukata ücret ödenir mi?
Sözleşmeye bağlıdır. Ücret yalnızca davanın kazanılması şartına bağlandıysa kaybedilen davada oransal ücret doğmaz; sözleşmede kaybetme hâli için öngörülen tutar ve masraflar istenebilir. Maktu ücret kararlaştırıldıysa bu ücret dava sonucundan bağımsız olarak kural olarak ödenir. Ayrıca karşı tarafın avukatı için hükmedilen karşı vekâlet ücreti de ödenir.
Kazanılan tazminat avukatın hesabına mı yatar?
Vekâletnamede para tahsil etme yetkisi varsa ödeme avukatın hesabına yapılabilir, ancak tazminat hak sahibi olan müvekkile aittir. Avukat yalnızca ücret ve masraf alacağı kadarını elinde tutabilir (Avukatlık Kanunu m.166) ve kalanı müvekkile aktarmakla yükümlüdür.
Manevi tazminat davasında avukat ücreti ne kadardır?
Sözleşme ücreti taraflarca serbestçe belirlenir; yüzde esaslı anlaşmada %25 üst sınırı geçerlidir. Karşı vekâlet ücreti ise hüküm altına alınan manevi tazminat üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre nispi hesaplanır (AAÜT m.10/1); dava tamamen reddedilirse maktu ücrete hükmedilir (m.10/3). Tarife tutarları her yıl değiştiği için net rakam için güncel vekâlet ücreti rehberine bakılmalıdır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) nedir?
AAÜT, baroların teklifleri dikkate alınarak Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl hazırlanan, Adalet Bakanlığı onayıyla kesinleşip Resmî Gazete’de yayımlanan ve avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren tarifedir. Sözleşmeyle bu tutarın altında ücret kararlaştırılamaz. Mahkemece hükmedilen karşı vekâlet ücreti de bu tarifeye göre, tarifedeki miktardan az ve üç katından fazla olmamak üzere belirlenir.
Avukat tazminattan pay alır mı?
Alabilir. Avukatlık Kanunu, ücretin dava veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi olarak kararlaştırılmasına izin verir ve bu yüzde %25’i aşamaz. Ancak sözleşme, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz (m.164).
Kazanılan davada avukatlık ücretini kim öder?
Avukatın sözleşme ücretini müvekkil öder; davayı kaybeden taraf ise tarifeye göre hükmedilen karşı vekâlet ücretini öder. Kötü niyetli davalı ya da hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, istisnai olarak karşı tarafın vekiliyle kararlaştırılan ücretin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir (HMK m.329/1).
Tazminat davası açma ücreti ne kadar?
Dava açılırken başvurma harcı, peşin karar ve ilam harcı ile gider avansı yatırılır. Peşin harç dava değerine göre hesaplanır ve ölüm ile cismani zarar davalarında nispi harcın yirmide biri olarak alınır (Harçlar Kanunu m.28/1-a). Avukatın sözleşme ücreti bu kalemlerden ayrıdır; ödeme gücü olmayanlar adli yardım isteyebilir (HMK m.334).
Avukatlık ücret sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?
Kanun yazılı şekli geçerlilik şartı yapmaz; yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır (Avukatlık Kanunu m.163). Ancak yazılı sözleşme yoksa ücret uyuşmazlığında ücret, kazanılan bölüm için %10 ile %20 arasında belirlenir (m.164). Bu nedenle ücretin tutarı, kapsadığı aşamalar ve ödeme zamanı yazılı olarak kararlaştırılmalıdır.