Yıllara Göre Bakiye Ömür Hesaplanması ( PMF-1931, TRH-2010)
Yıllara göre bakiye ömür hesaplanması, kişinin bulunduğu yaşta ortalama kaç yıl daha yaşayacağının yaşam tablolarından okunmasıdır ve tazminat davalarında zararın kaç yıl için hesaplanacağını doğrudan belirler. Bu hesapta Türkiye’de iki tablo kullanılmıştır: uzun yıllar esas alınan Fransız kaynaklı PMF 1931 cetveli ve 2010 yılında ülkemizin kendi verileriyle hazırlanan TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu. Hangi tablonun kullanıldığı, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama sonucunu on binlerce liralık farkla değiştirebilir; çünkü aynı yaş için iki tablonun öngördüğü bakiye ömür arasında yıllarca fark vardır.
Bu yazı iki tablonun yaş yaş tam listesini, aralarındaki farkı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun hangi tabloyu neden esas aldığını ve 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası değişikliğinin hesaba etkisini ele alıyor.
Özet — Bakiye ömür, tazminat hesabının süre ayağıdır ve hangi yaşam tablosundan okunduğuna göre değişir.
- PMF 1931 Fransa nüfus verisinden üretilmiştir ve kadın-erkek ayrımı yapmaz; yeni doğan bir kişi için öngördüğü ömür 56,64 yıldır.
- TRH 2010 Türkiye verileriyle hazırlanmıştır ve cinsiyete göre ikiye ayrılır; yeni doğan için erkekte 71,93, kadında 78,02 yıl öngörür.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gerçeğe en yakın veri ilkesi gereği TRH 2010’un esas alınması gerektiğine karar vermiştir (HGK 2021/575 E., 2022/1660 K.).
- Bakiye ömür kaza tarihindeki yaşa göre saptanır; hesap tarihindeki yaşa göre değil.
- 1 Temmuz 2026‘dan itibaren trafik sigortası genel şartlarının hesaplama ekleri yürürlükten kalkmıştır; hesap artık doğrudan Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihadına göre yapılır.
PMF 1931’in Hukuk Sistemimizdeki Tarihsel Uygulaması
Hukuk sistemimizde uzun yıllar boyunca PMF 1931 olarak bilinen “Population Masculine et Féminine” yaşam tablosu, tazminat hesaplamalarında önemli bir yer tutmuştur. Bu tablo, Fransa’dan alınarak Türk hukuk alanına adapte edilmiş ve özellikle destekten yoksun kalma tazminat davalarında kullanılagelmiştir. PMF 1931 uygulanması, kişinin kalan yaşam süresine ilişkin tahminlerde bulunarak hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi zararların hesaplanmasına olanak tanımıştır. Ancak, bu hesaplama yönteminin, ülkenin demografik yapısına ve güncel veri ihtiyacına uygun olmaması zamanla eleştirilerin odağı olmuştur.
PMF 1931, hesaplama sistemi açısından varsayımsal temellere dayalı olsa da yıllarca yargı kararlarına referans sağladı. Yargıtay ve diğer hukuk organlarının bu tabloyu standart bir metin olarak benimsemiş olması, sistemin uzun bir süre geçerliliğini korumasını sağladı. Ne var ki, Türkiye’nin yaşam beklentisi ve demografik yapısındaki değişimler, daha yerel ve dinamik bir yaklaşıma duyulan ihtiyacı ortaya çıkardı. Bu durum, ulusal bir tablo ihtiyacı ile karşılık buldu ve TRH-2010 uygulanması, hukuk sistemimizde önemli bir dönüşüm yarattı.
PMF 1931’in dezavantajları arasında, çağdaş veri eksikliği ve farklı kültürel parametrelere göre hazırlanmış bir yapıda olması dikkat çekti. Ancak, yıllara göre bakiye ömür hesaplanması gibi önemli bir uygulamanın başlangıç noktası olarak hukuk camiasında iz bıraktığını söylemek mümkündür. Özellikle tazminat hesaplamaları ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama süreçlerinde, bu tablonun tarihsel önemi göz ardı edilemez. PMF 1931’in yerini TRH-2010’un alması, hukuki hesaplamalarda daha güncel ve Türkiye’ye özgü bir yaklaşım benimsenmesini sağlamıştır.
PMF Cetveli Nedir, PMF Ne Anlama Gelir?
PMF cetveli, PMF 1931 yaşam tablosunun uygulamadaki yaygın adıdır; ikisi aynı belgeyi anlatır. PMF kısaltması Fransızca “Population Masculine et Féminine” ifadesinden gelir ve “erkek ve kadın nüfusu” anlamını taşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tabloyu, 1931 tarihli, Fransa nüfus verisinden oluşturulan ve cinsiyet ayrımı olmayan Fransız Yaşam Tablosu olarak tanımlamaktadır.
Adında hem erkek hem kadın nüfusu geçmesine rağmen tablonun kadınlar ve erkekler için ayrı sütunu yoktur; her yaş için tek bir bakiye ömür değeri verir. Bu, tablonun en çok eleştirilen yönüdür: kadınların ortalama yaşam süresi erkeklerden uzun olmasına rağmen PMF cetveli iki cinsiyete de aynı süreyi tanır. Uygulamada “PMF tablosu”, “PMF cetveli” ve “1931 yaşam tablosu” ifadelerinin hepsi bu tabloyu işaret eder.
PMF 1931 Yaşam Tablosu: Yaşa Göre Bakiye Ömür Listesi
PMF 1931 yaşam tablosunda her yaşa karşılık tek bir bakiye ömür değeri bulunur. Aşağıdaki liste, tablonun beşer yıllık aralıklarla öne çıkan değerlerini gösterir; ara yaşlar için tablo yaş yaş devam eder ve değerler kademeli olarak azalır.
| Yaş | Bakiye ömür (yıl) | Yaş | Bakiye ömür (yıl) |
|---|---|---|---|
| 0 | 56,64 | 45 | 25,64 |
| 5 | 58,41 | 50 | 21,88 |
| 10 | 54,03 | 55 | 18,28 |
| 15 | 49,49 | 60 | 14,89 |
| 18 | 46,96 | 65 | 11,75 |
| 20 | 45,90 | 70 | 8,98 |
| 25 | 41,49 | 75 | 6,88 |
| 30 | 37,50 | 80 | 4,85 |
| 35 | 33,49 | 90 | 2,71 |
| 40 | 29,73 | 100 | 2,00 |
Tablodaki bir ayrıntı, PMF 1931’in neden eskimiş sayıldığını tek başına açıklar: yeni doğan bir bebek için öngörülen ömür 56,64 yıl iken, beş yaşındaki bir çocuk için 58,41 yıldır. Yani tabloya göre beş yaşına gelen bir çocuğun toplam yaşam beklentisi, doğduğu andakinden daha yüksektir. Bunun sebebi 1931 Fransa’sındaki yüksek bebek ölüm oranıdır. Aynı eğri bugünün Türkiye’sinde geçerli değildir ve bu, tablonun hangi çağın verisiyle kurulduğunu gösterir.
TRH-2010 Yaşam Tablosunun Gelişimi ve Avantajları
Türk hukuk sistemine özgü TRH-2010 yaşam tablosu, modern gerekliliklere ve ülkemizin demografik gerçeklerine uygun olarak geliştirilmiş bir yaklaşımdır. Bu tablo, geçmişte sıklıkla kullanılan PMF 1931 cetveline kıyasla daha güncel ve kapsayıcı bir nitelik taşımaktadır. Tablo, dönemin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ile Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin ortak çalışmalarıyla oluşturulmuş ve yıllara göre bakiye ömür hesaplanması konusunda önemli bir standart hâline gelmiştir.
Tabloyu hazırlayan kurumlardan Hazine Müsteşarlığı bugün mevcut değildir. Sigortacılık alanındaki düzenleme ve denetleme yetkisi Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna (SEDDK) geçmiştir; trafik sigortası genel şartlarında yapılan güncel değişiklikler de bu Kurum tarafından yayımlanmaktadır. Tablonun adı ve içeriği değişmemiştir, yalnızca onu yayımlayan idari yapı değişmiştir.
TRH-2010’un en büyük avantajlarından biri, verilerinin tamamen Türkiye’nin yaşam koşullarına ve demografik yapısına uygun olarak hazırlanmasıdır. Bu sayede, hukuk sistemimizde yapılan tazminat hesaplamaları gibi işlemlerde daha adil ve gerçekçi sonuçlara ulaşılmaktadır. Özellikle, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında yaşanan anlaşmazlıkların önüne geçmede kritik rol oynar. TRH-2010 yalnızca hukuki alanda değil, sigorta sektörü gibi ekonomik alanlarda da geniş bir kullanıma sahiptir ve bu sektörlerde doğruluk payını artırır.
Tablonun bir diğer avantajı, karmaşık hesaplama süreçlerini kolaylaştırmasıdır. TRH-2010 uygulanması ile sürelerin ve ömür beklentilerinin hesaplanması güvenilir bir yapıya kavuşturulmuştur. Örneğin, bir kazazedenin veya hak sahiplerinin bakiye ömür tahminleri artık daha öngörülebilir bir şekilde yapılabilmekte, bu da destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama süreçlerinin etkinliğini artırmaktadır.
Sonuç olarak, TRH-2010 yaşam tablosu gerek yenilikçi yapısıyla, gerekse yıllara göre bakiye ömür hesaplanması açısından sağladığı doğru sonuçlarla ülkemizde hem hukuk hem de finans dünyasında vazgeçilmez bir araç olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, daha önce kullanılan yöntemlerin eksikliklerini gidermekte ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına özel bir çözüm sunmaktadır.
Mortalite Tablosu Nedir?
Mortalite tablosu, bir toplumda her yaştan kaç kişinin bir yıl içinde hayatta kalacağını ve kaç kişinin öleceğini gösteren istatistiksel tablodur; yaşam tablosu ve hayat tablosu ifadeleri de aynı anlamda kullanılır. Yargıtay’ın tanımıyla bu tablolar, hayatta kalma ve ölüm istatistiklerinden elde edilen sonuçların değerlendirilmesi suretiyle her bir yaşta bir yıl içinde kaç kişinin hayatta kalacağının ve kaç kişinin öleceğinin ve muhtemel yaşam sürelerinin öngörüldüğü tablolardır.
TRH 2010’un tam adı “TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu”dur. Ulusal ifadesi, tablonun başka bir ülkenin verisinden uyarlanmayıp Türkiye nüfusunun kendi ölüm istatistiklerinden üretildiğini anlatır. Aynı tablo yalnızca tazminat hesabında değil, hayat sigortası ve emeklilik ürünlerinin fiyatlanmasında da kullanılır.
TRH 2010 Yaşam Tablosu: Erkek ve Kadın İçin Bakiye Ömür Listesi
TRH 2010 yaşam tablosu, PMF cetvelinden farklı olarak erkekler ve kadınlar için iki ayrı sütun içerir. Aşağıdaki tablo, aktüer raporlarında en sık karşılaşılan yaşların bakiye ömür değerlerini verir. Örneğin 40 yaşındaki bir erkeğin bakiye ömrü 34,93 yıl, aynı yaştaki bir kadının bakiye ömrü ise 39,23 yıldır.
| Yaş | Erkek (yıl) | Kadın (yıl) | Yaş | Erkek (yıl) | Kadın (yıl) |
|---|---|---|---|---|---|
| 0 | 71,93 | 78,02 | 50 | 25,79 | 29,74 |
| 5 | 68,57 | 73,73 | 55 | 21,54 | 25,18 |
| 10 | 63,70 | 68,77 | 60 | 17,62 | 20,79 |
| 15 | 58,80 | 63,80 | 65 | 14,04 | 16,63 |
| 18 | 55,91 | 60,83 | 70 | 10,87 | 12,87 |
| 20 | 53,99 | 58,85 | 75 | 8,17 | 9,62 |
| 25 | 49,24 | 53,92 | 80 | 5,99 | 7,01 |
| 30 | 44,45 | 49,00 | 85 | 4,25 | 4,93 |
| 35 | 39,67 | 44,10 | 90 | 2,90 | 3,29 |
| 40 | 34,93 | 39,23 | 95 | 1,55 | 1,67 |
| 45 | 30,27 | 34,43 | 97 | 1,23 | 1,05 |
Tablodaki cinsiyet farkı gençlikte en geniştir ve yaş ilerledikçe daralır: 20 yaşında kadın ile erkek arasındaki fark 4,86 yıl iken, 70 yaşında 2 yıla, 90 yaşında ise 0,39 yıla iner. Doksan altı yaşından sonra iki sütun neredeyse eşitlenir ve erkek değeri kadın değerinin üzerine çıkar; bu, tablonun uç yaşlarda çok küçük bir kitleyle kurulmasından kaynaklanır ve pratikte tazminat hesabına konu olmaz.
TRH 2010 ile PMF 1931 Arasındaki Fark Nedir?
İki tablo arasındaki temel fark üç başlıkta toplanır: verinin kaynağı, cinsiyet ayrımı ve öngörülen ömrün uzunluğu. PMF 1931 Fransa nüfus verisiyle kurulmuş ve cinsiyet ayrımı yapmayan bir tablodur; TRH 2010 ise Türkiye verisiyle kurulmuş ve kadın-erkek için ayrı değerler veren bir tablodur. Sonuç bakımından en önemli fark şudur: PMF 1931 daha az bakiye ömür öngörür, TRH 2010 daha fazla. Daha uzun bakiye ömür, tazminatın daha çok yıl için hesaplanması yani daha yüksek bir tazminat demektir.
| Karşılaştırma ölçütü | PMF 1931 | TRH 2010 |
|---|---|---|
| Verinin kaynağı | Fransa nüfus verisi | Türkiye nüfus verisi |
| Hazırlanma yılı | 1931 | 2010 |
| Cinsiyet ayrımı | Yok, tek sütun | Var, erkek ve kadın ayrı |
| Yeni doğan için öngörülen ömür | 56,64 yıl | Erkek 71,93 / Kadın 78,02 yıl |
| Tazminata etkisi | Daha kısa süre, daha düşük tazminat | Daha uzun süre, daha yüksek tazminat |
| Yargıtay uygulaması | Kural olarak terk edildi | Esas alınan tablo |
Farkın büyüklüğü yaşa göre değişir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu durumu şöyle özetlemiştir: iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Aşağıdaki tablo bu tespiti sayısal olarak gösterir.
| Yaş | PMF 1931 | TRH 2010 erkek | Fark | TRH 2010 kadın | Fark |
|---|---|---|---|---|---|
| 0 | 56,64 | 71,93 | +15,29 | 78,02 | +21,38 |
| 20 | 45,90 | 53,99 | +8,09 | 58,85 | +12,95 |
| 30 | 37,50 | 44,45 | +6,95 | 49,00 | +11,50 |
| 40 | 29,73 | 34,93 | +5,20 | 39,23 | +9,50 |
| 50 | 21,88 | 25,79 | +3,91 | 29,74 | +7,86 |
| 60 | 14,89 | 17,62 | +2,73 | 20,79 | +5,90 |
| 70 | 8,98 | 10,87 | +1,89 | 12,87 | +3,89 |
Tablodan okunan sonuç açıktır: fark en çok gençlerde ve kadınlarda ortaya çıkar. 20 yaşındaki bir kadın için iki tablo arasında 12,95 yıllık bir süre farkı vardır; bu, tazminatın neredeyse 13 yıl daha uzun bir dönem için hesaplanması anlamına gelir. Ölenin ya da yaralananın genç olduğu dosyalarda tablo seçimi, tek başına dosyanın en tartışmalı kalemi hâline gelir.
Yıllara Göre Bakiye Ömür Hesaplanması Nasıl Yapılır?
Yıllara göre bakiye ömür hesaplanması, kişinin yaşına karşılık gelen değerin yaşam tablosundan okunması ve bu sürenin aktif ile pasif dönem olarak ayrılmasıyla yapılır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, hesabın kaza tarihindeki yaş esas alınarak yapılmasını ve aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile sürelerinin gösterilmesini aramaktadır (4. HD 2024/12220 E., 2026/1712 K.). Rapor bu ayrıntıları taşımıyorsa denetime elverişli sayılmaz ve karar bozulur.
Yıllara göre bakiye ömür hesaplanması, özellikle tazminat davalarında, destekten yoksun kalma durumlarında ve sigorta süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu hesaplama, bireyin mevcut yaşı ile beklenen yaşam süresine dayanarak yapılır. Türkiye’de bu süreçte geçmişte kullanılan PMF 1931 uygulanması yöntemi, son yıllarda yerini daha güncel ve ülkemize özgü bir metot olan TRH-2010 uygulanması yöntemine bırakmıştır.
Bakiye ömür hesaplama sürecinde belirli bir yaş için tahmin edilen ortalama yaşam süresi tablolardan alınarak değerlendirilir. Örneğin, bir kişinin 40 yaşında olduğunu varsayalım. TRH-2010 Yaşam Tablosu’na göre, 40 yaşındaki bir erkeğin bakiye ömrü yaklaşık 34,93 yıl; bir kadının ise 39,23 yıldır. Bu bilgiler ışığında, bir kişinin 40 yaşından sonraki muhtemel yaşam süresi hesaplanır ve gerektiğinde hukuki ya da sigorta süreçlerinde kullanılır.
Hesaplamalarda dikkate alınması gereken çeşitli faktörler mevcuttur. Öncelikle doğru yaşam tablosunun seçimi esastır. Günümüzde Türkiye’de, TRH-2010 uygulanması yaygın olarak benimsenmiş ve bu tablo, ülke geneline özgü güncel veriler sunmaktadır. Bu da hesaplamaların daha doğru ve güvenilir olmasını sağlamaktadır.
Bir diğer önemli husus ise destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama sürecinde bakiye ömrün aktif ve pasif dönem olarak ayrılmasıdır. Aktif dönem, kişinin çalışma hayatında olduğu süreleri; pasif dönem ise çalışma hayatından sonra emeklilik yıllarını ifade eder. Bu ayrım, hesaplamaların daha detaylı yapılmasına olanak tanır.
Sonuç olarak, yıllara göre bakiye ömür hesaplanması, hem hukuki karar süreçlerinde hem de sigorta analizlerinde hayati öneme sahiptir. Doğru verilerin ve uygun yaşam tablolarının kullanılması, adaletli ve bilimsel sonuçlar elde edilmesine büyük katkı sağlar.
TRH 2010 Yaşam Tablosu Nasıl Kullanılır?
Tablonun kullanımı dört adımda özetlenebilir. Her adımda kullanılan veri, aktüer raporunda ayrı ayrı gösterilmelidir; aksi hâlde rapor denetlenemez.
- Kaza tarihindeki yaş belirlenir. Doğum tarihi ile kaza tarihi arasındaki fark alınır; rapor tarihindeki yaş değil, kaza tarihindeki yaş kullanılır.
- Cinsiyete göre sütun seçilir. TRH 2010’da erkek ve kadın için ayrı değerler bulunur; PMF cetvelinde böyle bir ayrım yoktur.
- Bakiye ömür okunur. Yaşın karşısındaki değer, kişinin o yaştan itibaren yaşaması beklenen ortalama yıl sayısıdır.
- Süre aktif ve pasif döneme bölünür. Aktif dönem çalışma çağını, pasif dönem sonrasını kapsar; her iki dönem için ayrı gelir esas alınır.
Destekten yoksun kalma tazminatında ikinci bir süre daha devreye girer: desteğin bakiye ömrü ile destek görenin bakiye ömrünün kesiştiği süre. Ölenin bakiye ömrü uzun olsa bile, destek gören kişi daha erken bir tarihte destek almayı bırakacaksa hesap o kısa süre üzerinden yapılır.
Bakiye Ömür Hesabında Kaza Tarihindeki Yaş mı, Hesap Tarihindeki Yaş mı Esas Alınır?
Bakiye ömür, kaza tarihindeki yaşa göre saptanır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu noktayı parantez içinde ayrıca vurgulayarak bozma sebebi saymıştır: bakiye ömür süresi, hesap tarihindeki yaşına göre değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacaktır (4. HD 2024/12220 E., 2026/1712 K., 17.02.2026).
Bu ayrım pratikte önemlidir çünkü tazminat davaları çoğu zaman yıllar sürer. Kaza tarihinde 35 yaşında olan bir kişi, aktüer raporunun düzenlendiği tarihte 40 yaşına gelmiş olabilir. Rapor 40 yaş üzerinden kurulursa TRH 2010’a göre erkekte 34,93 yıl okunur; oysa doğru değer 35 yaş karşılığı 39,67 yıldır. Aradaki 4,74 yıllık fark, doğrudan tazminattan düşen bir süredir.
Aynı karar, raporun aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle düzenlenmesini de aramaktadır. Yalnızca sonuç rakamını veren, ara adımları göstermeyen rapor “denetime elverişli” sayılmaz. Bu, hesap raporuna itiraz edecek taraf için somut bir dayanaktır.
Aktif Dönem ve Pasif Dönem Nedir, 60 Yaş Sonrası Hesap Nasıl Yapılır?
Aktif dönem, kişinin çalışarak gelir elde ettiği kabul edilen süredir; pasif dönem ise çalışma çağının bitmesinden bakiye ömrün sonuna kadar geçen süredir. Bakiye ömür bu iki dönemin toplamıdır ve tazminat her iki dönem için ayrı ayrı hesaplanıp toplanır.
| Dönem | Kapsadığı süre | Esas alınan gelir |
|---|---|---|
| Aktif dönem | Kaza tarihinden çalışma çağının sonuna kadar | Belgelenmiş gelir; belge yoksa asgari ücret |
| Pasif dönem | Çalışma çağının sonundan bakiye ömrün sonuna kadar | Asgari ücret düzeyinde gelir |
Uygulamada aktif dönemin sonu için genellikle 60 yaş kabul edilir ve bu yaştan sonrası pasif dönem sayılır. Pasif dönemin hesaba dâhil edilmemesi sık karşılaşılan bir hatadır: kişi emekli olduğu için “artık gelir kaybı yok” denilerek bu dönem çıkarılamaz. Yargıtay, emekli bir kişinin dahi yaşına göre asgari ücret seviyesinde bir gelir elde edeceğinin kabulü gerektiği görüşündedir; dolayısıyla pasif dönem hesabın dışında bırakılamaz.
Pasif dönemde gelirin asgari ücret üzerinden alınması, tazminatın bu bölümünün aktif döneme göre daha düşük çıkması sonucunu doğurur. Yine de sürenin uzunluğu nedeniyle pasif dönem tazminatı çoğu dosyada azımsanmayacak bir tutar oluşturur; özellikle bakiye ömrü uzun olan genç yaralılarda toplam tazminatın önemli bir bölümünü karşılar.
Teknik Faiz ve Progresif Rant: Yargıtay Hangi Hesap Yöntemini Kabul Ediyor?
Bakiye ömür süresi belirlendikten sonra, gelecekte doğacak zararın bugünkü değere indirgenmesi gerekir. Bu noktada iki yöntem karşı karşıya gelir: iskonto oranı (teknik faiz) uygulanan hesap ile teknik faiz uygulanmayan progresif rant formülü. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması, teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülünün kullanılması yönündedir.
Dairenin ifadesiyle: hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekir (4. HD 2022/7085 E., 2024/4433 K.; aynı yöndeki onama kararı 4. HD 2025/8222 E., 2025/13810 K., 08.10.2025).
Bu ayrım rakamsal olarak büyük sonuç doğurur. Söz konusu dosyanın seyri şöyledir: Uyuşmazlık Hakem Heyeti TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre 91.731,94 TL tazminata hükmetmiş; İtiraz Hakem Heyeti hesabı TRH 2010 ve %1,8 teknik faizle yeniden yaptırınca davacının alabileceği bakiye tazminat 7.835,25 TL’ye inmiştir. Yargıtay bu kararı bozmuş, bozmaya uyularak teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülüyle yapılan hesapta tazminat 174.430,00 TL olarak belirlenmiş ve bu karar 08.10.2025 tarihinde onanmıştır. Yani hesap yöntemi, bakiye ömür tablosu kadar belirleyicidir.
| Unsur | Sigorta şirketlerinin savunduğu hesap | Yargıtay 4. HD uygulaması |
|---|---|---|
| Yaşam tablosu | TRH 2010 | TRH 2010 |
| İskonto (teknik faiz) | %1,8 uygulanır | Uygulanmaz |
| Rant yöntemi | Devre başı ödemeli belirli süreli rant | Progresif rant formülü |
| Sonuç | Daha düşük tazminat | Daha yüksek tazminat |
Progresif rant yöntemi, gelirin ileriki yıllarda artacağı varsayımını hesaba katan ve gelecekteki zararı sabit bir iskonto oranıyla küçültmeyen bir formüldür. Teknik faiz uygulanan yöntem ise gelecekteki her yılın zararını belirli bir oranda indirger; süre uzadıkça indirim büyüdüğü için özellikle genç ve bakiye ömrü uzun kişilerde tazminatı belirgin biçimde düşürür.
1 Temmuz 2026 Değişikliği: Trafik Sigortası Genel Şartlarında Hesaplama Ekleri Kaldırıldı
Bakiye ömür hesabının sigorta ayağında 1 Temmuz 2026 itibarıyla köklü bir değişiklik yürürlüğe girmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar (Resmî Gazete, 12 Haziran 2026, sayı 33278) ile Genel Şartların Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’si yürürlükten kaldırılmıştır.
Kaldırılan eklerden Ek-2’nin başlığı doğrudan “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması”, Ek-3’ün başlığı ise “Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması” idi. Bu ekler hesabın parametrelerini bağlıyordu: hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu dikkate alınır ve hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınır hükümleri bu eklerde yer alıyordu. 1 Temmuz 2026’dan itibaren bu hükümlerin ikisi de yürürlükte değildir.
| Konu | 1 Temmuz 2026 öncesi | 1 Temmuz 2026 sonrası |
|---|---|---|
| Hesabın dayanağı | Genel Şartların Ek-2 ve Ek-3’ü | Türk Borçlar Kanununun haksız fiil hükümleri |
| Yaşam tablosu | Ek metninde TRH 2010 olarak sayılmıştı | Genel Şartta tablo sayılmıyor; içtihat TRH 2010 diyor |
| Teknik faiz | Ek metninde %1,8 olarak sayılmıştı | Genel Şartta oran yok; içtihat teknik faiz uygulanmaz diyor |
| Tazminatın belirlenmesi | Ekteki formüle göre | Ölüm teminatında ölen kişi, sakatlanma teminatında sakat kalan kişi esas alınır |
Aynı düzenlemenin 2. maddesiyle Genel Şartların A.5 maddesi yeniden yazılmış ve teminatlar Türk Borçlar Kanununa bağlanmıştır. Yeni metinde Sakatlanma Teminatı, üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatları içeren teminat olarak tanımlanmıştır. Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı da aynı şekilde 6098 sayılı Kanunun haksız fiil hükümlerine bağlanmış ve söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır denilmiştir.
Bu değişikliğin bakiye ömür açısından sonucu şudur: artık trafik sigortası genel şartlarında hangi yaşam tablosunun kullanılacağını söyleyen bir hüküm yoktur. Tablo seçimi tamamen Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihadı üzerinden yapılacaktır; bu da TRH 2010 ve teknik faizsiz progresif rant uygulamasını güçlendirir. “Trafik sigortası tazminatı şu formülle hesaplanır” diyerek Ek-2 veya Ek-3’e atıf yapan kaynaklar, yürürlükten kalkmış bir metni anlatmaktadır.
Bir noktaya dikkat etmek gerekir: Genel Şartlar kaza tarihi itibarıyla uygulanır. 1 Temmuz 2026’dan önce meydana gelmiş bir kazada, o tarihte yürürlükte olan metin esas alınır. Bu nedenle eski ve yeni rejim uzun süre birlikte tartışılmaya devam edecektir. Değişikliğin tam metnine Resmî Gazete üzerinden ulaşılabilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplamasında Tablo Seçiminin Etkisi
Destekten yoksun kalma tazminatı, kaybedilen destek kişinin ölümünden sonra desteğin sağlanamayan ekonomik katkısının hesaplanmasından oluşmaktadır. Bu tazminatın doğru bir şekilde belirlenmesi, güvenilir verilere ve etkili hesaplama yöntemlerine bağlıdır. İşte tam da bu noktada, kullanılan yaşam tabloları büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle yıllara göre bakiye ömür hesaplanması, zarar gören hak sahiplerinin gerçek kayıplarının tazmin edilmesinde kritik bir rol oynar.
Tarihsel olarak, hukuk sistemimizde uzun yıllar Fransa’dan alınan PMF 1931 cetvelleri bu hesaplamalar için temel alınmıştır. Ancak PMF 1931 yaşam tablosu, ülkemiz demografik özelliklerini tam anlamıyla yansıtmadığı için tazminat hesaplamalarında bazı eksiklikler yaratmıştır. Günümüzde ise, 2010 yılında geliştirilen ve yerli verilerle hazırlanan TRH-2010 yaşam tablosu, çok daha gerçekçi öngörüler sunmaktadır. Özellikle TRH-2010 uygulanması, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarında adaleti sağlamak adına önemli bir adımdır.
Tablo seçimi, yalnızca bakiye ömür hesaplamasını değil, aynı zamanda aktif ve pasif dönem gelirlerinin belirlenmesini de etkiler. Örneğin, TRH-2010 uygulanması, bireylerin yaşam sürelerine dair daha güncel ve ülkeye özgü veriler sunduğu için sigorta tazminatlarında veya hukuki süreç içinde daha doğru sonuçlara ulaşmayı mümkün kılar. Hak sahipleri açısından bu, mağduriyetin daha hakkaniyetli bir şekilde giderilmesini sağlamaktadır.
Sonuç olarak, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken kullanılan tablonun seçimi, olası zararın doğru hesaplanması açısından son derece belirleyici bir faktördür. Bu nedenle hukuki süreçlerde PMF 1931 uygulanması yerine, TRH-2010 yaşam tablosunun tercih edilmesi güncel yargı içtihatları tarafından da desteklenmektedir. Doğru tablo seçimi, yalnızca hukuki doğruluk açısından değil, aynı zamanda toplumun adalet sistemine olan güvenini artırma açısından da önemlidir.
Ölümlü kazalarda desteğin bakiye ömrü kadar, destek görenlerin destek alma süresi de hesaba girer. Bu sürenin nasıl belirlendiği, kimlerin destek gören sayıldığı ve tazminatın hak sahipleri arasında nasıl paylaştırıldığı ayrı bir tartışma konusudur; ayrıntılar için destekten yoksun kalma tazminatı sayfamıza ve ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.
Hangi Tablo Kullanılırsa Tazminat Ne Kadar Değişir?
Tablo farkının tazminata etkisi, süre farkının doğrudan yansımasıdır. Bakiye ömür kaç yıl uzarsa, zarar o kadar yıl için hesaplanır. Aşağıdaki tablo, aynı kişi için iki tablonun verdiği süreyi ve bunun kaç yıllık ek hesap anlamına geldiğini gösterir.
| Kişi | PMF 1931 süresi | TRH 2010 süresi | Ek hesap süresi | Yaklaşık oransal etki |
|---|---|---|---|---|
| 20 yaşında kadın | 45,90 yıl | 58,85 yıl | 12,95 yıl | Yaklaşık %28 daha uzun süre |
| 30 yaşında erkek | 37,50 yıl | 44,45 yıl | 6,95 yıl | Yaklaşık %19 daha uzun süre |
| 40 yaşında kadın | 29,73 yıl | 39,23 yıl | 9,50 yıl | Yaklaşık %32 daha uzun süre |
| 50 yaşında erkek | 21,88 yıl | 25,79 yıl | 3,91 yıl | Yaklaşık %18 daha uzun süre |
Buradaki oranlar doğrudan tazminat tutarındaki artış değildir. Tazminat; gelir, kusur oranı, aktif-pasif dönem ayrımı ve destek payları gibi başka değişkenlere de bağlıdır. Ancak süre hesabın çarpanıdır: süre uzadıkça diğer bütün kalemler daha çok yıl için toplanır. Bu nedenle tablo tartışması, bilirkişi raporuna itirazda en çok sonuç doğuran itiraz başlıklarından biridir.
Yaralanmalı kazalarda da aynı mantık geçerlidir. Sürekli iş göremezlik tazminatında maluliyet oranı, bakiye ömür süresiyle çarpılarak hesaba girdiği için tablo seçimi burada da sonucu değiştirir. Konunun hesap ayrıntıları için trafik kazası tazminat hesaplama ve iş gücü kaybı tazminatı hesaplama yazılarımız incelenebilir.
PMF 1931 Tablosu Hâlâ Uygulanıyor mu?
Kural olarak hayır; ancak istisnası vardır ve bu istisna uygulamada sanıldığından sık karşımıza çıkar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gerçek zarar hesabının varsayımlara dayalı olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerektiğini belirterek bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği sonucuna varmıştır (HGK 2021/575 E., 2022/1660 K., 06.12.2022; aynı yönde HGK 2017/(21)10-1179 E., 2021/1563 K. ve HGK 2018/10-1027 E., 2021/1708 K.).
İstisna, usuli kazanılmış haktan doğar. İlk hesap PMF 1931’e göre yapılmış ve zarar gören taraf buna itiraz etmemişse, daha az yaşam süresi öngören tablonun kullanılması karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu durumu açıkça ifade etmiştir: Dairenin uygulaması bedensel zararın TRH 2010 ve progresif rant yöntemiyle belirlenmesi şeklinde olmakla birlikte, daha az yaşam süresi öngören PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılmasına davacı itiraz etmediğinden bu durumun davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmelidir (4. HD 2024/14581 E., 2025/3594 K., 03.03.2025).
Bunun pratik sonucu şudur: hesap raporu PMF 1931 üzerinden gelmişse, süresi içinde itiraz edilmelidir. İtiraz edilmediğinde yalnızca o dosya bakımından PMF tablosu yerleşir ve sonraki aşamalarda TRH 2010’a geçilmesi mümkün olmayabilir. Bu, tablo tartışmasının bir hukuk bilgisi meselesi olduğu kadar bir usul takibi meselesi de olduğunu gösterir.
TRH 2010 Güncellendi mi, TRH 2020 veya TRH 2025 Tablosu Var mı?
Uygulamada esas alınan tablo halen TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosudur. “TRH 2020” ya da “TRH 2025” adıyla, tazminat hesabında TRH 2010’un yerini almış yeni bir ulusal mortalite tablosu bulunmamaktadır. Yargıtay kararlarında ve aktüer raporlarında geçen tablo adı TRH 2010 olarak devam etmektedir.
Bu soru boşuna sorulmuyor: yürürlükten kaldırılan Genel Şart ekleri tablonun güncellenebileceğini öngörüyordu. Ek metnindeki hüküm şöyleydi: hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu dikkate alınır. Tablonun belirli periyodlarla güncellenmesi halinde tazminat tutarı, kaza tarihi itibariyle güncel versiyona göre hesaplanır. Yani sistem, tablonun yenilenmesine baştan hazırlıklı kurulmuştu; ancak öngörülen yenileme gerçekleşmedi ve o hüküm de 1 Temmuz 2026’da yürürlükten kalktı.
Tablonun 2010 verisine dayanması, aradan geçen sürede Türkiye’de yaşam beklentisinin değişmiş olması ihtimali nedeniyle zaman zaman eleştirilmektedir. Bugün için geçerli olan hukuki durum ise nettir: bakiye ömür TRH 2010 tablosundan okunur. Bu tabloyu kullanmayan, örneğin TÜİK’in dönemsel yaşam tablolarına göre hesap yapan raporlar bozma sebebi sayılmaktadır.
Aktüerya Raporunda Bakiye Ömür Nasıl Gösterilir?
Aktüerya raporu, bakiye ömür süresini yalnızca sonuç olarak değil, hangi veriden nasıl elde edildiğini göstererek sunmak zorundadır. Yargıtay’ın aradığı ölçüt “denetime elverişlilik”tir: raporu okuyan hâkim ve taraflar, hesabın her adımını izleyebilmelidir.
- Kaza tarihi ve doğum tarihi ile bunlardan çıkan kaza tarihindeki yaş.
- Kullanılan yaşam tablosunun adı ve cinsiyete göre okunan bakiye ömür değeri.
- Aktif dönemin başlangıç ve bitiş tarihi ile süresi.
- Pasif dönemin başlangıç ve bitiş tarihi ile süresi.
- Her iki dönem için esas alınan gelir ve bu gelirin dayanağı.
- Uygulanan rant yöntemi ve teknik faiz uygulanıp uygulanmadığı.
Bu kalemlerden biri eksikse rapora itiraz edilebilir. Nitekim Yargıtay, aktif ve pasif dönem tarihleri ile sürelerinin gösterilmediği raporu esas alan kararı bozmuş ve denetime elverişli ek rapor alınmasını istemiştir. İtirazın süresinde ve gerekçeli yapılması önemlidir; çünkü itiraz edilmeyen bir hesap yöntemi, yukarıda açıklandığı gibi karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurabilir.
Maluliyet oranı ve tablo değerlerinin birlikte nasıl kullanıldığını gösteren bir başka hesap aracı için Balthazard hesaplama tablosu yazımıza, tutar örnekleri için kemik kırığı tazminat tutarı hesaplama yazımıza bakabilirsiniz. İş göremezlik tazminatınız için ön hesap yapmak isterseniz iş göremezlik tazminatı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
TRH-2010 Ulusal Mortalite Tablosu nedir ve neden kullanılır?
TRH-2010 Ulusal Mortalite Tablosu, Türkiye’ye özgü ulusal yaşam tablolarını içeren bir hesaplama sistemi olup, bireylerin bakiye ömür sürelerini yaklaşık değerlerle öngörmek için kullanılır. Bu tablo, dönemin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ile Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin çalışmalarıyla geliştirilmiştir. Tazminat hesaplamalarında, gerçek zarar ilkesine uygun şekilde veri sağlayan bir kaynak olarak kabul edilmektedir ve 1931 tarihli PMF tablolarına kıyasla Türkiye’ye daha uygun bir alternatiftir.
PMF-1931 Yaşam Tablosu ile TRH-2010 arasındaki temel farklar nelerdir?
PMF-1931 Tablosu, Fransa’dan alınan ve uzun yıllar Türkiye’de kullanılan eski bir hesaplama metodudur; kadın ve erkek için ayrı değer vermez. TRH-2010 ise Türkiye’nin güncel demografik yapısına uygun şekilde yerel kurumlar tarafından hazırlanan ve cinsiyete göre ikiye ayrılan daha modern bir yaşam tablosudur. En belirgin fark öngörülen sürededir: yeni doğan bir kişi için PMF 1931 ortalama 56,64 yıl öngörürken, TRH 2010 erkekte 71,93, kadında 78,02 yıl öngörür.
Destekten yoksun kalma tazminatında hangi yaşam tablosu esas alınır?
Destekten yoksun kalma tazminatlarında TRH-2010 Ulusal Mortalite Tablosu esas alınır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerektiği gerekçesiyle ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun esas alınmasına karar vermiştir (HGK 2021/575 E., 2022/1660 K.). PMF 1931 ise ancak usuli kazanılmış hak gibi istisnai hâllerde uygulanmaya devam eder.
Bakiye ömür ne demek?
Bakiye ömür, bir kişinin bulunduğu yaştan itibaren ortalama olarak kaç yıl daha yaşamasının beklendiğini gösteren süredir. Kalan ömür ya da muhtemel yaşam süresi ifadeleri de aynı anlamda kullanılır. Tazminat hukukunda bu süre, zararın kaç yıl için hesaplanacağını belirlediği için hesabın temel taşlarından biridir.
40 yaşındaki bir kişinin bakiye ömrü kaç yıldır?
TRH 2010 yaşam tablosuna göre 40 yaşındaki bir erkeğin bakiye ömrü 34,93 yıl, aynı yaştaki bir kadının bakiye ömrü ise 39,23 yıldır. PMF 1931 cetveline göre ise 40 yaş için cinsiyet ayrımı yapılmaksızın 29,73 yıl öngörülür. Aradaki fark erkekte 5,20, kadında 9,50 yıldır.
Bakiye ömür hesabında hangi tarihteki yaş esas alınır?
Kaza tarihindeki yaş esas alınır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bakiye ömür süresinin hesap tarihindeki yaşa göre değil kaza tarihindeki yaşa göre saptanması gerektiğini belirterek aksi yöndeki kararı bozmuştur (4. HD 2024/12220 E., 2026/1712 K.). Dava yıllar sürdüğünde bu ayrım tazminatı doğrudan etkiler.
PMF cetveli nedir?
PMF cetveli, PMF 1931 yaşam tablosunun uygulamadaki adıdır. Fransızca “Population Masculine et Féminine” ifadesinin kısaltmasıdır ve Fransa nüfus verisinden üretilmiştir. Cinsiyet ayrımı yapmaz; her yaş için tek bir bakiye ömür değeri verir.
Teknik faiz nedir, tazminat hesabında uygulanır mı?
Teknik faiz, gelecekte doğacak zararın bugünkü değerine indirgenmesinde kullanılan iskonto oranıdır. Yürürlükten kaldırılan trafik sigortası genel şart eklerinde bu oran %1,8 olarak belirlenmişti. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre ise tazminat, teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülüyle belirlenmelidir.
Progresif rant yöntemi nedir?
Progresif rant, gelecekteki gelir kaybının hesaplanmasında gelirin zaman içinde artacağı varsayımını dikkate alan ve zararı sabit bir iskonto oranıyla küçültmeyen hesap yöntemidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, işleyecek devre bakımından devre başı ödemeli belirli süreli rant yerine progresif rant formülünün kullanılmasını aramaktadır.
Aktif dönem ve pasif dönem ne demektir?
Aktif dönem kişinin çalışarak gelir elde ettiği kabul edilen süre, pasif dönem ise çalışma çağının bitiminden bakiye ömrün sonuna kadar geçen süredir. Uygulamada aktif dönemin sonu genellikle 60 yaş kabul edilir. Pasif dönem hesabın dışında bırakılamaz; bu dönem için asgari ücret düzeyinde gelir esas alınır.
TRH 2010 yerine TRH 2020 veya TRH 2025 tablosu var mı?
Hayır. Tazminat hesabında TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosunun yerini almış TRH 2020 ya da TRH 2025 adlı bir ulusal mortalite tablosu bulunmamaktadır. Yargıtay kararlarında ve aktüer raporlarında esas alınan tablo halen TRH 2010’dur.
1 Temmuz 2026 değişikliği bakiye ömür hesabını nasıl etkiledi?
12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan değişiklikle trafik sigortası genel şartlarının Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’si yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan Ek-2 ve Ek-3, hesapta TRH 2010 tablosunun ve %1,8 teknik faizin kullanılacağını düzenliyordu. Artık teminatlar doğrudan Türk Borçlar Kanununun haksız fiil hükümlerine bağlanmıştır; tablo ve yöntem seçimi Yargıtay içtihadına göre yapılır.
PMF 1931 tablosuna göre hesap yapılmışsa ne yapmak gerekir?
Hesap raporuna süresi içinde ve gerekçeli olarak itiraz edilmelidir. Daha az yaşam süresi öngören PMF 1931 tablosunun kullanılmasına itiraz edilmemesi, karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur ve sonraki aşamalarda TRH 2010’a geçilmesini engelleyebilir (4. HD 2024/14581 E., 2025/3594 K.).
Bakiye ömür tablosu tazminat tutarını ne kadar değiştirir?
Tablo farkı doğrudan süre farkı yaratır; süre ise hesabın çarpanıdır. 20 yaşındaki bir kadın için PMF 1931 ile TRH 2010 arasında 12,95 yıllık, 40 yaşındaki bir kadın için 9,50 yıllık süre farkı vardır. Tazminatın tutarı gelir, kusur oranı ve dönem ayrımına da bağlı olduğundan artış oranı dosyadan dosyaya değişir.
Bakiye ömür hesabı, tazminat dosyasının en teknik ve en çok itiraz edilen kalemidir; hangi tablonun ve hangi rant yönteminin uygulandığı sonucu on binlerce lira değiştirebilir. Elinizdeki hesap raporunun tablo, dönem ve rant yöntemi bakımından denetlenmesi gerekiyorsa Ankara tazminat avukatı sayfamızda iletişim bilgilerimiz yer alıyor.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut dosyanızdaki hesap ve süreler kaza tarihi, kusur durumu ve delil durumuna göre değişir. Kendi dosyanız için bir avukata danışmanız gerekir.