Sigorta Tahkim Komisyonu Kararlarına Karşı İtiraz ve Temyiz Sınırları
Sigorta tahkim itiraz ve temyiz sınırı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 uyarınca belirlenir ve 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren itiraz için 35.000 TL, hakem heyeti teşkili için 122.000 TL, Yargıtay temyizi için 383.000 TL olarak uygulanmaktadır. Bu üç rakam, Sigorta Tahkim Komisyonu’nda verilen bir kararın kesinleşip kesinleşmeyeceğini, tek hakemle mi yoksa heyetle mi çözüleceğini ve üst denetime açık olup olmadığını doğrudan belirler. 19 Mart 2026’da yapılan düzenlemeyle sınırların hangi tarihe göre uygulanacağı da değişti: artık ölçüt kararın verildiği tarih değil, başvurunun yapıldığı tarihtir. Aşağıda güncel tutarları, yıllara göre değişimini, süreleri ve sınır hesabında en sık yapılan hataları dayanaklarıyla birlikte ele alıyoruz.
Özet
Sigorta tahkiminde parasal sınırlar 2026 yılında yeniden belirlendi ve sınırların uygulanma tarihi değişti.
- İtiraz sınırı 35.000 TL: Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir; itiraz yolu kapalıdır.
- Heyet teşkili sınırı 122.000 TL: Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıkların en az üç hakemden oluşan heyetle çözümü zorunludur.
- Temyiz sınırı 383.000 TL: İtiraz hakem heyeti kararının Yargıtay’da temyiz edilebilmesi için uyuşmazlığın bu tutarı aşması gerekir.
- Ölçüt tarih değişti: 19 Mart 2026’dan itibaren sınırlar, kararın verildiği tarihe göre değil başvurunun yapıldığı tarihe göre uygulanır.
- Süreler: İtiraz için kararın bildiriminden itibaren 10 gün; itiraz kararı en geç 2 ay içinde verilir.
- Sınır aranmayan hâller: Dört durumda tutara bakılmaksızın temyiz yolu her hâlükârda açıktır.
Tahkim İtiraz ve Temyiz Sürecinin Hukuki Dayanağı
Sigorta tahkiminin tek yasal dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesidir. Bu madde, sigorta sözleşmesinden veya Güvence Hesabı’ndan doğan uyuşmazlıkların çözümü için Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu kurulmasını öngörür. Ayrıntılar ise Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Sigorta tahkim itiraz ve temyiz sınırı da bu iki metnin birlikte okunmasıyla belirlenir.
Uygulamada en sık tekrarlanan yanlış, tahkimin sigorta şirketleri için zorunlu bir çözüm yolu olduğu yönündeki ifadedir. Kanun bunu söylemez. Madde 30/1’in lafzı açıktır: “Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır.” Yani zorunlu olan üyeliğin kendisi değil, üye olmak isteyenin bildirim yapmasıdır. Buna karşılık 6456 sayılı Kanun’un 45. maddesiyle eklenen cümle önemli bir istisna getirir: zorunlu tutulan sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş sisteme üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden yararlanabilir. Pratikte bu, trafik sigortası ve DASK gibi zorunlu branşlarda üyelik şartının aranmadığı, kasko, sağlık ve hayat gibi ihtiyari branşlarda ise şirketin üye olması gerektiği anlamına gelir.
İkinci bir yaygın hata, tahkime gidebilmek için poliçede tahkim şartı bulunması gerektiğidir. Kanun bunun da tersini söyler: uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanılabilir. Bu karışıklık, sigorta tahkiminin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki iradi tahkimle bir tutulmasından doğar; oysa sigorta tahkimi kanundan doğan, taraf iradesine bağlı olmayan özel bir uyuşmazlık çözüm rejimidir.
İtiraz ve temyiz rejiminin çerçevesi madde 30/12‘de çizilmiştir. Fıkra, kanun metnindeki maktu tutarlar üzerinden üç kademe kurar: belirli tutarın altındaki hakem kararları kesindir, o tutarın üzerindekilere Komisyon nezdinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir, itiraz üzerine verilen kararlar ise ancak daha yüksek bir tutarın üzerindeyse temyiz edilebilir. Kanun metninde yazan 5.000, 15.000 ve 40.000 TL rakamları bugün geçerli değildir; madde 30/22, bu maktu tutarları Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi artış oranını aşmamak kaydıyla artırma yetkisini idareye verir ve bu yetki her yıl kullanılır. Kanun metnindeki rakamı olduğu gibi aktaran kaynaklar bu nedenle yanıltıcıdır.
Temyiz aşamasının usulü bakımından fıkranın son cümlesi “Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır” der. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 1 Ekim 2011’de yürürlükten kalkmıştır; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2. maddesi uyarınca mevzuattaki bu yollamalar HMK’nın karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır. Dolayısıyla bugün temyiz usulü HMK hükümlerine göre yürür; kanun metnindeki eski atıf, hükmün uygulanmasına engel değildir.
Sigorta Tahkim İtiraz ve Temyiz Sınırı 2026: Güncel Tutarlar
2026 yılında geçerli parasal sınırlar, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) 14 Ocak 2026 tarihli ve 1497 sayılı kararıyla belirlendi ve 22 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Üç ayrı sınır vardır ve bunlar sık sık birbirine karıştırılır:
| Sınır | 2026 tutarı | Ne işe yarar | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kesinlik / itiraz sınırı | 35.000 TL | Altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir, Komisyona itiraz edilemez | m.30/12 |
| Heyet teşkili sınırı | 122.000 TL | Bu tutar ve üzerinde uyuşmazlığın en az üç hakemli heyetle çözümü zorunludur | m.30/15 |
| Temyiz sınırı | 383.000 TL | İtiraz hakem heyeti kararının Yargıtay’da temyizi için uyuşmazlığın bu tutarı aşması gerekir | m.30/12 |
Sigorta tahkim itiraz ve temyiz sınırı tek bir rakam değildir; bu üç sınır birbirinden bağımsız çalışır. 40.000 TL’lik bir uyuşmazlıkta hakem kararına itiraz edilebilir ancak dosya tek hakemle görülebilir ve itiraz kararı temyize kapalıdır. 150.000 TL’lik bir uyuşmazlıkta hem heyet teşkili zorunludur hem itiraz yolu açıktır, fakat temyiz yine kapalıdır. Temyiz yolunun açılması için uyuşmazlığın 383.000 TL’yi aşması gerekir; kanun burada “üzerindeki” ifadesini kullandığı için sınıra eşit tutar temyiz hakkı doğurmaz.
Sigorta tahkiminde parasal bir üst sınır bulunmadığını da özellikle belirtmek gerekir. “Belirli tutarın üzerindeki uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesine gider, tahkime gidilemez” şeklindeki yaygın bilgi doğru değildir. Tutar ne olursa olsun Komisyona başvurulabilir; parasal sınırlar yalnızca heyetin nasıl kurulacağını, itiraz edilip edilemeyeceğini ve temyiz yolunun açık olup olmadığını belirler. Başvurunun kendisi ve ön koşulları için Sigorta Tahkim Komisyonu’na nasıl başvuru yapılır yazımızdaki adımları inceleyebilirsiniz.
Tahkim Kararlarına Karşı İtiraz Hakkının Kullanımı
Sigorta hakemi tarafından verilen bir karara, uyuşmazlık tutarı 35.000 TL ve üzerindeyse Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Bu tutarın altındaki kararlar kesindir ve Komisyon içinde herhangi bir denetim yolu bulunmaz. İtiraz hakkı bir defaya mahsustur; aynı karar hakkında ikinci bir itiraz başvurusu yapılamaz.
İtiraz süresi, kararın Komisyonca ilgiliye bildirilmesinden itibaren 10 gündür ve bu süre hak düşürücüdür. Süre işgünü değil takvim günü olarak hesaplanır; kararın taraflara bildirimi ise hakem tarafından Komisyon müdürüne tevdi edilmesinden sonra en geç üç iş günü içinde yapılır. Süresinde yapılmayan itiraz incelenmez ve hakem kararı kesinleşir. Başvuru tarihinin belirlenmesinde Komisyon uygulamasında PTT kayıtları esas alındığından, son güne bırakılan gönderilerde kayıt tarihinin dikkatle kontrol edilmesi gerekir.
İtiraz başvurusunda sunulması gereken belgeler Yönetmelik’in 16/A maddesinde sayılmıştır. Başvuru üç kanaldan yapılabilir: Komisyon merkezi, başvurunun yapıldığı yerdeki büro veya elektronik ortam. Sunulması gerekenler şunlardır:
- Komisyonun internet sayfasında yayımlanan güncel itiraz başvuru formu (ilk başvuru formundan ayrı, kendine özgü bir formdur)
- İtiraz başvuru ücretinin yatırıldığını gösteren dekont
- Tebligat giderinin yatırıldığını gösteren belge (ücretten ayrı bir kalemdir ve en sık atlanan şarttır)
- İtiraz gerekçelerini destekleyen bilgi ve belgeler
İtirazın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı önce itiraz yetkilisince incelenir. Başvurunun değerlendirmeye alınamayacağı anlaşılırsa durum ilgiliye bildirilir ve yatırılan ücretin yüzde doksanı iade edilir. Usulüne uygun bulunan dosya, itiraz hakem heyeti listesinden sıra usulüne göre seçilen üç sigorta hakeminden oluşan İtiraz Hakem Heyetine tevdi edilir ve heyet, işin kendisine intikalinden itibaren en geç iki ay içinde karar vermek zorundadır.
Çoğu kaynakta atlanan kritik bir sonuç daha vardır: madde 30/12 uyarınca itiraz üzerine hakem kararının icrası durur. Bu, aleyhine karar verilen taraf için itirazın yalnızca bir denetim yolu değil, aynı zamanda otomatik bir icra koruması sağladığı anlamına gelir; ayrıca tedbir talebine gerek yoktur. İtiraz dilekçesinin hazırlanması, gerekçelendirilmesi ve sürecin tüm aşamaları için Sigorta Tahkim Komisyonu kararına itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Parasal Sınır Hangi Tarihe Göre Belirlenir? Başvuru Tarihi mi, Karar Tarihi mi?
Parasal sınırın uygulanmasında ölçüt, 19 Mart 2026 tarihinden itibaren başvurunun yapıldığı tarihtir. Bu tarihten önce uygulama kararın verildiği tarihteki sınır üzerinden yürüyordu ve bu durum, yargılaması uzayan dosyalarda ciddi hak kayıplarına yol açıyordu. 19 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de (sayı 33201) yayımlanan tebliğ değişikliğiyle belirsizlik giderildi.
Değişikliğin pratik sonucu şudur: itiraz ve temyiz sınırları bakımından başvurunun yapıldığı tarihteki tutar, hakem heyeti teşkili bakımından ise heyetin teşekkül edeceği tarihteki tutar esas alınır. Düzenleme sınır tutarlarını artırmaz; yalnızca hangi tarihin ölçüt olduğunu netleştirir.
Bu ayrımın neden önemli olduğunu somut bir örnekle görmek mümkündür. 2025 yılının Aralık ayında yapılmış, uyuşmazlık tutarı 30.000 TL olan bir başvuruyu düşünelim. Başvuru tarihinde geçerli itiraz sınırı 28.000 TL olduğundan bu karara itiraz edilebilir. Dosyanın kararı 2026 yılının Şubat ayında çıkmışsa, eski uygulamada karar tarihindeki 35.000 TL’lik sınır esas alınacağı için itiraz hakkı doğmayacaktı. Yeni düzenleme bu sonucu ortadan kaldırır: ölçüt başvuru tarihi olduğundan itiraz hakkı korunur.
| Konu | 19 Mart 2026 öncesi | Bugün |
|---|---|---|
| İtiraz sınırı | Kararın verildiği tarihteki tutar | Başvurunun yapıldığı tarihteki tutar |
| Temyiz sınırı | Kararın verildiği tarihteki tutar | Başvurunun yapıldığı tarihteki tutar |
| Heyet teşkili sınırı | Uygulamada tartışmalı | Heyetin teşekkül edeceği tarihteki tutar |
Rakiplerinin büyük bölümünün hâlâ “kararın alındığı tarihte yürürlükte olan sınırlar esas alınır” bilgisini yayınlıyor olması, bu değişikliğin ne kadar yeni olduğunu gösterir. Bir dosyada itiraz veya temyiz hakkı hesaplanırken önce başvuru tarihinin, sonra o tarihte yürürlükte olan tutarın tespit edilmesi gerekir.
İtiraz Sınırı Hesaplanırken Hangi Tutar Esas Alınır?
Parasal sınır hesabında esas alınan tutar, başvuruda talep edilen uyuşmazlık miktarıdır; hakemin hükmettiği tutar değil. Bu ayrım uygulamada en çok karıştırılan noktalardan biridir. 45.000 TL talep edilen bir dosyada hakem 20.000 TL’ye hükmetmişse, itiraz sınırı 45.000 TL üzerinden değerlendirilir ve karar itiraza açıktır; hükmedilen tutarın 35.000 TL’nin altında kalması itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.
Hesapta dikkat edilmesi gereken diğer başlıklar şunlardır:
- Faiz ve yargılama giderleri: Parasal sınır, uyuşmazlığın asıl miktarı üzerinden belirlenir. Talep edilen faiz, vekâlet ücreti ve masraf kalemleri sınırı yukarı taşımak için asıl alacağa eklenmez.
- Kısmi başvuru: Talep kısmi olarak ileri sürülmüşse ölçüt, başvuruda gösterilen kısmi tutardır. Alacağın tamamı değil, tahkime taşınan kısım dikkate alınır.
- Birden fazla talep kalemi: Aynı başvuruda birden çok kalem (örneğin araç değer kaybı ile birlikte kazanç kaybı) talep edilmişse, sınır hesabında bu kalemlerin toplamı esas alınır.
- Karşı taraf lehine hükmedilen tutar: Başvurusu tamamen reddedilen tarafın itiraz hakkı da yine talep ettiği miktar üzerinden değerlendirilir; ret kararı sınırı sıfırlamaz.
Araç değer kaybı gibi tutarın bilirkişi incelemesiyle netleştiği dosyalarda, başvuruda gösterilen talep miktarının gerçekçi belirlenmesi bu nedenle iki kat önemlidir: hem parasal sınırı hem de ödenecek başvuru ücretini doğrudan etkiler. Değer kaybı özelinde itiraz ve tahkim sürecinin işleyişi için araç değer kaybında sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımızı inceleyebilirsiniz.
Temyiz Sınırının Tahkim Kararlarındaki Uygulama Etkisi
İtiraz hakem heyetinin verdiği karara karşı Yargıtay’da temyiz yoluna gidilebilmesi için uyuşmazlık tutarının 383.000 TL’yi aşması gerekir. Bu sınırın altında kalan itiraz hakem heyeti kararları, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay denetimine tabi olmaksızın kesinleşir. Pratikte bu, sigorta uyuşmazlıklarının büyük çoğunluğunun iki aşamada — hakem ve itiraz hakem heyeti — nihai olarak sonuçlandığı anlamına gelir.
Temyiz sınırının bu kadar yüksek tutulmasının kurgusal gerekçesi, tahkimin hızlı çözüm işlevini korumaktır. Ancak sonuç, uyuşmazlık değerine göre farklı düzeyde hukuki denetim uygulanmasıdır: 400.000 TL’lik bir dosya üç kademeli denetimden geçerken, 100.000 TL’lik bir dosya iki kademede kesinleşir. Bu nedenle sınıra yakın dosyalarda talep miktarının doğru belirlenmesi, yalnızca alacak hesabı değil aynı zamanda bir kanun yolu tercihi hâline gelir.
Temyiz sınırının hesabında da ölçüt uyuşmazlık miktarıdır ve 19 Mart 2026 değişikliği uyarınca başvuru tarihindeki tutar esas alınır. İtiraz hakem heyeti kararının kendisinde hükmedilen miktar değil, tahkime taşınan talep dikkate alınır. Ayrıca temyiz yolunun açık olması, kararın icrasının kendiliğinden duracağı anlamına gelmez; icranın durması sonucunu kanun yalnızca itiraz aşaması için açıkça öngörmüştür.
Sınırın altında kalan bir dosyada itiraz hakem heyeti kararı hukuka aykırı olsa dahi olağan kanun yoluyla denetlenemez. Bu durumda geriye kalan tek yol, kanunun tutar aranmaksızın temyize açık tuttuğu dört istisnai hâlden birinin bulunup bulunmadığının incelenmesidir; bu hâlleri aşağıda ayrıca ele alıyoruz.
İtiraz Hakem Heyeti Kararına Karşı Temyiz Süresi Ne Kadar?
Temyiz süresi, itiraz hakem heyeti kararının tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre doğrudan Sigortacılık Kanunu’nda yazmaz; kanunun kendisi temyiz süresini göstermez. Madde 30/12’nin son cümlesi temyize ilişkin usul ve esasları Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na bırakmış, HMK’nın 447/2. maddesi ise bu yollamanın HMK’nın karşılığını oluşturan hükümlerine yapılmış sayılacağını düzenlemiştir. Karşılık hüküm HMK m.361/1‘dir ve temyiz süresini tebliğ tarihinden itibaren iki hafta olarak belirler.
Bu zincir uygulamada sık sık gözden kaçar; çünkü Komisyonun kendi bilgilendirme sayfaları itiraz için 10 günlük süreyi açıkça yazarken temyiz süresi için ayrı bir rakam vermez. Sonuç olarak taraflar, itiraz aşamasında karşılaştıkları 10 günlük süreyi temyiz için de geçerli sanabilir ya da tam tersine, mahkeme kararlarındaki daha uzun süreleri esas alarak hak kaybına uğrayabilir. Kararın tebliğ tarihinin kayıt altına alınması bu nedenle sürecin en kritik pratik adımıdır.
| Aşama | Süre | Başlangıç anı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kuruluşun başvuruya cevabı | 15 iş günü (trafik sigortasında 15 gün) | Kuruluşa başvuru tarihi | m.30/13 |
| Raportör ön incelemesi | 15 gün | Komisyona başvuru | Yön. m.16 |
| Hakem kararı | 4 ay | Hakemin görevlendirildiği tarih | m.30/16 |
| Kararın taraflara bildirimi | 3 iş günü | Kararın müdüre tevdii | m.30/16 |
| İtiraz | 10 gün | Kararın ilgiliye bildirimi | m.30/12 |
| İtirazın karara bağlanması | 2 ay | İşin heyete intikali | m.30/12 |
| Temyiz | 2 hafta | İtiraz kararının tebliği | m.30/12 + HMK m.447/2, m.361/1 |
Hakem kararı için öngörülen dört aylık sürenin hakemin görevlendirildiği tarihten işlemeye başladığını da vurgulamak gerekir; başvuru tarihinden değil. Kanun ve Yönetmelik hakem atamasının kendisi için ayrı bir süre öngörmediğinden, başvuru ile karar arasındaki toplam süre dört ayı belirgin biçimde aşabilir. Dört ay içinde karar verilmezse uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür; bu süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir.
Tahkim Kararlarına Karşı Yargı Yolu: İstinaf mı, Temyiz mi?
İtiraz hakem heyeti kararlarına karşı başvurulacak kanun yolu temyizdir; istinaf değil. Bu konu bölge adliye mahkemelerinin 20 Temmuz 2016’da göreve başlamasının ardından uzun süre tartışıldı ve Yargıtay daireleri arasında görüş ayrılığı doğdu. Uyuşmazlık, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2020 tarihli, E.2019/4, K.2020/1 sayılı kararıyla (Resmî Gazete: 11.11.2020) giderildi: 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra verilen itiraz hakem heyeti kararları temyiz kanun yoluna tabidir.
Bunun pratik sonucu, temyiz sınırını aşan dosyalarda başvurunun doğrudan Yargıtay’a yapılmasıdır; arada bölge adliye mahkemesi aşaması yoktur. İçtihadı birleştirme kararları benzer konularda mahkemeleri bağladığı için bu nokta artık tartışmalı değildir. Buna rağmen internetteki kaynakların bir kısmı hâlâ istinaf yolundan söz eder.
İkinci bir güncelleme temyiz merciiyle ilgilidir. Sigorta tahkiminden gelen temyiz dosyalarına uzun yıllar Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bakıyordu. Bu daire 2021 yılında kapatılmış, işleri 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir. 17. HD’nin kararları geçerliliğini korur ve içtihat olarak kullanılmaya devam eder; değişen yalnızca temyiz merciidir. 2021 öncesine ait bir daire adını bugün mercii olarak gösteren metinler bu nedenle güncelliğini yitirmiştir.
Parasal Sınıra Bakılmaksızın Temyiz Yolu Açık Olan Dört Durum
Uyuşmazlık tutarı 383.000 TL’nin altında kalsa bile dört durumda her hâlükârda temyiz yolu açıktır. Bu istisnalar madde 30/12’de sayılmıştır ve parasal sınır bunlara uygulanmaz:
- Tahkim süresi sona erdikten sonra karar verilmiş olması. Hakem, görevlendirildiği tarihten itibaren dört ay içinde karar vermek zorundadır; süre tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılmamışsa, bu süre geçtikten sonra verilen karar tutara bakılmaksızın temyiz edilebilir.
- Talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması. Hakem, tarafların talebiyle bağlıdır; talep edilmeyen bir kalem hakkında hüküm kurulması bu istisnayı doğurur.
- Hakemlerin yetkileri dâhilinde olmayan konularda karar vermesi. Sigorta tahkiminin kapsamı sigorta sözleşmesinden ve Güvence Hesabı’ndan doğan uyuşmazlıklarla sınırlıdır; bu kapsam dışına çıkan hüküm denetime açıktır.
- Hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi. İleri sürülen bir iddianın hiç karşılanmaması, yani eksik hüküm kurulması hâlidir.
Bu dört hâl, düşük tutarlı dosyalarda çoğu zaman gözden kaçan bir hak arama kapısıdır. Sınırın altında kalan bir uyuşmazlıkta itiraz hakem heyeti kararı incelenirken, önce bu istisnalardan birinin bulunup bulunmadığına bakılması gerekir. Özellikle eksik hüküm ve süre aşımı hâlleri pratikte en sık karşılaşılan iki durumdur.
Buna karşılık istisnaların dar yorumlandığını da belirtmek gerekir. Kararın maddi vakıa değerlendirmesinde hatalı olduğu, bilirkişi raporunun yetersiz kaldığı veya kusur oranının yanlış belirlendiği yönündeki itirazlar bu dört başlıktan hiçbirine girmez; bunlar esasa ilişkin itirazlardır ve ancak parasal sınır aşılıyorsa temyizde incelenebilir.
Tahkim İtiraz ve Temyiz Sürecinde Parasal Sınırların Önemi
Parasal sınırlar her yıl değiştiği için bir dosyada hangi tutarın geçerli olduğu, o dosyanın hangi dönemde açıldığına bağlıdır. Madde 30/22 uyarınca kanun metnindeki maktu tutarlar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) artış oranını aşmamak kaydıyla artırılır. Aşağıdaki tablo, sınırların son yıllardaki seyrini gösterir:
| Yürürlük | Kesinlik / itiraz sınırı | Heyet teşkili sınırı | Temyiz sınırı |
|---|---|---|---|
| 16.04.2022 | 8.000 TL | — | 107.000 TL |
| 28.02.2023 | 15.000 TL | — | 238.731 TL |
| 21.05.2025 | 28.000 TL | 96.000 TL | 300.000 TL |
| 22.01.2026 | 35.000 TL | 122.000 TL | 383.000 TL |
Tablodaki eski rakamların bugün hiçbir dosyada doğrudan uygulanmadığını vurgulamak gerekir; tablo yalnızca geçmiş tarihli başvuruların hangi sınıra tabi olduğunu göstermek için verilmiştir. İnternette 15.000 TL, 238.731 TL veya 300.000 TL gibi tutarları güncelmiş gibi aktaran metinler, yayımlandıkları tarihte doğru olsalar da bugün yanıltıcıdır.
Sınırların düzenli olarak artırılması, tahkimin yükünü hafifletmeyi ve düşük tutarlı uyuşmazlıkların hızla kesinleşmesini amaçlar. Ancak bunun bir bedeli vardır: enflasyona bağlı artışlar, birkaç yıl önce itiraza açık olan bir tutarı bugün kesin karar kapsamına sokabilir. Bu nedenle uzun süren dosyalarda hakkın hangi tarihe göre değerlendirileceği belirleyici hâle gelmişti — 19 Mart 2026 düzenlemesinin çözdüğü sorun tam olarak budur.
Hakem Heyeti Teşkili Sınırı 122.000 TL Ne Anlama Geliyor?
Uyuşmazlık tutarı 122.000 TL ve üzerindeyse dosyanın en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyetle çözülmesi zorunludur. Bu sınır, itiraz veya temyizle ilgili değildir; ilk derece tahkim yargılamasının nasıl kurulacağını belirler ve madde 30/15’e dayanır. Sık yapılan hata, 122.000 TL’lik sınırın itiraz sınırıyla karıştırılmasıdır.
Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda kural tek hakemle çözümdür; ancak Komisyon, işin niteliğine bağlı olarak bu dosyalarda da en az üç hakemden oluşan bir heyet kurulmasına karar verebilir. Yani 122.000 TL’nin altında heyet kurulması mümkündür, fakat zorunlu değildir. Heyet kararlarını çoğunlukla verir ve hakemler yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir; tahkimde duruşma yapılmaz.
Heyet teşkili sınırının uygulanmasında 19 Mart 2026 düzenlemesi farklı bir tarih ölçütü getirir: itiraz ve temyizde başvuru tarihi esas alınırken, heyet teşkilinde heyetin teşekkül edeceği tarihteki tutar dikkate alınır. Bunun nedeni, heyetin başvurudan sonraki bir aşamada kurulmasıdır.
Hakem seçiminde uygulanan usul de belirlidir: seçim genel listeden sıra usulüne göre yapılır ve hakemin uzmanlık alanı esas alınır. Listenin başındaki hakemin uzmanlık alanı uyuşmazlığa uygun değilse, sıradaki uygun ilk hakem atanır. Yönetmelik ayrıca bir hakemin ayda en fazla 70 dosya üstlenebileceğini öngörür. Bu kurallar, hakem seçiminin taraf iradesine bırakılmadığını gösterir; sigorta tahkiminde taraflar hakem belirleyemez.
İtiraz ve Temyiz Başvurusunun Maliyeti Ne Kadar?
İtiraz başvurusunda ödenecek ücret, uyuşmazlık tutarına göre belirlenir ve ilk başvuruda uygulanan tarifenin aynısıdır. 16 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli tarife şu şekildedir:
| Uyuşmazlık tutarı | Başvuru / itiraz ücreti |
|---|---|
| 0 – 8.500 TL | 600 TL |
| 8.501 – 17.000 TL | 1.200 TL |
| 17.001 – 85.000 TL | 1.750 TL |
| 85.001 TL ve üzeri | Uyuşmazlık tutarının %1,8’i (en az 1.750 TL) |
Tarife, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından duyurulur ve yıl içinde değişebilir. Ücretten ayrı olarak tebligat gideri de yatırılmalıdır. 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren bu gider, kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi olanlar için 75 TL, KEP adresi bulunmayanlar için 325 TL‘dir. Tebligat gideri ayrı bir kalem olduğu için sıkça atlanır ve eksik belge nedeniyle başvurunun değerlendirmeye alınmamasına yol açar.
Başvuranın ayrıca hakem ücreti ödemesi gerekmez. Madde 30/18 açıktır: hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir. “Başvuru ücreti, değerlendirme ücreti, hakem ücreti ve evrak iletim ücreti ayrı ayrı ödenir” biçimindeki anlatımların kanunda karşılığı yoktur. Başvuranın kalemleri başvuru ücreti ve tebligat giderinden ibarettir; dosyada bilirkişi incelemesi yapılırsa buna bilirkişi ücreti eklenebilir.
Tahkimin mahkeme yoluna göre en belirgin risk avantajı vekâlet ücretindedir. Madde 30/17 uyarınca talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen tutarın beşte biridir. Yönetmelik bu oranı her iki taraf bakımından ve asliye mahkemeleri tarifesi üzerinden uygulatır. Kaybetme hâlinde karşı tarafa ödenecek vekâlet ücreti riskinin beşte bire inmesi, düşük ve orta tutarlı sigorta uyuşmazlıklarında tahkimi mahkemeye göre belirgin biçimde avantajlı kılar.
Başvuru ücretinin iadesi ise üç ayrı oranda düzenlenmiştir: başvurunun değerlendirmeye alınamaması veya raportör incelemesi başlamadan geri çekilmesi hâlinde ücretin yarısı, bilgi ve belge eksikliği nedeniyle işlem yapılamaması hâlinde yüzde ellisi, itiraz başvurusunun değerlendirmeye alınamaması hâlinde ise yüzde doksanı iade edilir.
Hangi Uyuşmazlıklarda Tahkime Hiç Gidilemez?
Parasal sınırlar kadar önemli olan ikinci filtre, tahkim yolunu tümüyle kapatan engellerdir. Bu engeller varsa uyuşmazlık tutarı ne olursa olsun Komisyona başvurulamaz:
- Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklar. Madde 30/14’ün ölçütü kararın kesinleşmiş olması değil, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olmasıdır; derdest bir dava da tahkim yolunu kapatır.
- Tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar. Aynı fıkra kapsamındadır ve aynı ölçüt geçerlidir.
- İcra takibine konu edilmiş alacaklar. Yönetmelik’in 16/2-b maddesine 7 Haziran 2023 tarihli değişiklikle eklenen hükümle, İcra ve İflas Kanunu’na göre icra takibi başlatılan alacak için tahkime gidilemez. Üç yıldır yürürlükte olan bu engel çoğu kaynakta yer almaz.
- Ön koşulun yerine getirilmemiş olması. Madde 30/13 uyarınca önce sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır. Kuruluş 15 iş günü içinde yazılı cevap vermezse de başvuru yolu açılır; trafik sigortasında bu süre 15 gündür.
İcra takibi engeli özellikle dikkat gerektirir. Alacaklı sıfatıyla takip başlatan bir hak sahibi, aynı alacak için sonradan tahkime başvurduğunda başvurusu değerlendirmeye alınmaz. Bu nedenle icra takibi ile tahkim arasındaki tercihin en başta yapılması gerekir.
Ön koşul bakımından ise motorlu araç sigortalarında 1 Eylül 2026’dan itibaren yeni bir düzen geçerlidir. Hasar başvuruları Ortak Hasar İhbar Merkezi üzerinden alınmakta ve başvuru, Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla şirkete yapılmış sayılmaktadır. Sistem kesintisi ve teknik gecikmeler sürelerin hesabında başvuran aleyhine dikkate alınamaz. Tahkim ön koşulundaki 15 gün / 15 iş günlük süre de bu andan itibaren işler. Ayrıntılar için Alo 193 sigorta hasar ihbar hattı yazımıza bakabilirsiniz.
Parasal Sınırlar Hangi Sigorta Branşlarında Uygulanır?
Parasal sınırlar branşa göre değişmez; 35.000, 122.000 ve 383.000 TL’lik tutarlar sigorta tahkimine gelen bütün uyuşmazlıklarda aynı biçimde uygulanır. Branşa göre değişen şey sınırlar değil, tahkim yolunun açık olup olmadığıdır. Bu ayrım madde 30/1’den doğar ve pratikte iki gruba ayrılır:
| Branş | Şirketin sisteme üye olması aranır mı? | Parasal sınırlar |
|---|---|---|
| Zorunlu trafik sigortası (ZMSS) | Hayır — üye olmasa dahi başvurulabilir | Aynı |
| Zorunlu deprem sigortası (DASK) | Hayır | Aynı |
| Diğer zorunlu sigortalar | Hayır | Aynı |
| Kasko | Evet | Aynı |
| Sağlık, hayat, ferdi kaza | Evet | Aynı |
| Konut, işyeri ve diğer ihtiyari branşlar | Evet | Aynı |
Kapsam bakımından ikinci bir incelik daha vardır. Madde 30/1, tahkime konu olabilecek uyuşmazlıkları iki grup üzerinden tanımlar: sigorta sözleşmesinin tarafları arasındaki uyuşmazlıklar ve Güvence Hesabı ile hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklar. Sigortasız veya kaçan araç kaynaklı zararlarda başvurunun Güvence Hesabı’na yöneltilmesi bu nedenle mümkündür.
Buna karşılık Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu bu fıkrada sayılmamıştır. Yabancı plakalı araçların karıştığı yeşil kart dosyalarında tahkim yolu, ancak talebin Güvence Hesabı kapsamına girdiği noktada açılır. Bu ayrım internet kaynaklarında neredeyse hiç yer almaz ve yanlış muhataba yöneltilen başvuruların reddine yol açar.
Kusur Oranına veya Bilirkişi Raporuna İtiraz Parasal Sınıra Tabi midir?
Evet. Kusur oranının yanlış belirlendiği, bilirkişi raporunun hatalı ya da eksik olduğu yönündeki itirazlar esasa ilişkin itirazlardır ve aynı parasal sınırlara tabidir. Uyuşmazlık tutarı 35.000 TL’nin altındaysa, kusur oranı açıkça hatalı olsa bile hakem kararına Komisyon nezdinde itiraz edilemez; karar kesindir.
Bu tür itirazların kanunun tutar aranmaksızın temyize açtığı dört istisnai hâlden hiçbirine girmediğini de belirtmek gerekir. “Hakemlerin yetkileri dâhilinde olmayan konularda karar vermesi” istisnası, hakemin sigorta uyuşmazlığı dışına çıkması hâlini kapsar; kusur oranını yanlış takdir etmesini değil. Dolayısıyla düşük tutarlı dosyalarda kusur değerlendirmesine yönelik itiraz, denetim dışı kalır.
Pratik sonuç şudur: kusur ve zarar miktarına ilişkin savunmaların ilk aşamada, hakem kararı verilmeden önce dosyaya girmesi gerekir. Tahkimde duruşma yapılmadığı ve hakemler yalnızca kendilerine sunulan evrak üzerinden karar verdiği için, başvuru dosyasına eklenmeyen bir belge sonradan itiraz aşamasında tartışılamayabilir. Bilirkişi incelemesinin nasıl yürüdüğü ve raporun sürece etkisi için Sigorta Tahkim Komisyonu bilirkişilik yönetmeliği yazımızı inceleyebilirsiniz.
Temyiz Sınırının Altında Kalan Karar İçin Başka Bir Yol Var mı?
Temyiz sınırının altında kalan itiraz hakem heyeti kararları kesinleşir ve olağan kanun yoluyla denetlenemez. Geriye üç ihtimal kalır ve üçü de dar kapsamlıdır: kanunun tutar aranmaksızın temyize açtığı dört istisnai hâlden birinin bulunması, kararın maddi hata içermesi hâlinde düzeltme talebi ve istisnai nitelikteki kanun yararına temyiz yolu.
Bu yolların hiçbiri kesinleşmiş bir kararın esasını yeniden tartışmaya açmaz. Kanun yararına temyiz, tarafların hak alanına dokunmadan hukuka aykırılığın giderilmesini amaçlayan istisnai bir denetimdir; sonucu kural olarak tarafların hukuki durumunu değiştirmez. Bu nedenle temyiz sınırının altındaki bir dosyada asıl belirleyici olan, itiraz aşamasının doğru kullanılmasıdır.
Kesinleşen kararın icra edilebilirliği ise ayrı bir konudur. İtiraz üzerine duran icra, itiraz kararının verilmesiyle yeniden işler hâle gelir. Kararın düzeltilmesi, iptali ve kesinleşme sonrası izlenecek yollar için Sigorta Tahkim Komisyonu kararına itiraz yazımızdaki ayrıntılı anlatıma bakabilirsiniz.
Sınırlar Değişince Devam Eden Dosyalar Ne Olur?
Devam eden dosyalarda uygulanacak sınır, başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan tutardır. 19 Mart 2026 düzenlemesinin en somut sonucu budur: yıl ortasında yürürlüğe giren yeni bir sınır, o tarihten önce yapılmış başvuruların itiraz veya temyiz hakkını etkilemez.
Bu kural iki yönlü çalışır. Sınırın yükselmesi, eski başvurudaki itiraz hakkını ortadan kaldırmaz; sınırın düşmesi hâlinde de eski başvuru için yeni ve daha lehe bir hak doğmaz. Ölçüt sabit ve öngörülebilir olduğu için, dosyanın hangi rejime tabi olduğu başvuru tarihine bakılarak tek adımda belirlenebilir.
Heyet teşkili bakımından ölçüt farklıdır ve bunun teknik bir gerekçesi vardır: heyet, başvurudan sonraki bir aşamada kurulur. Bu nedenle heyet teşkili sınırında heyetin teşekkül edeceği tarihteki tutar esas alınır. Bir dosyanın tek hakemle mi yoksa heyetle mi görüleceği, başvuru tarihine değil bu ana bakılarak belirlenir.
Ücret tarifesinde ise durum başkadır. Tarife, Yönetmelik uyarınca Ocak ve Temmuz aylarında gözden geçirilir; yani parasal sınırlardan farklı bir takvimde ve yılda iki kez değişebilir. Nitekim 2026 yılında 1 Ocak tarifesi kaldırılmış, yerine 16 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli yeni tarife uygulanmaya başlanmıştır. Başvuru anında ödenecek tutarın o tarihteki güncel tarifeden doğrulanması bu nedenle gerekir.
Sigorta Tahkimi ile Mahkeme Yolu Arasındaki Farklar Nelerdir?
Sigorta tahkimi ile mahkeme yolu arasındaki tercih, çoğu zaman parasal sınırların doğru okunmasına bağlıdır. İki yolun temel farkları şöyledir:
| Ölçüt | Sigorta tahkimi | Mahkeme yolu |
|---|---|---|
| Karar süresi | Hakem için 4 ay (m.30/16) | Kanuni azami süre yok |
| İnceleme biçimi | Evrak üzerinden, duruşmasız | Duruşmalı |
| Karşı vekâlet ücreti riski | AAÜT tutarının beşte biri | AAÜT tutarının tamamı |
| İlk denetim | İtiraz hakem heyeti (35.000 TL üzeri) | İstinaf |
| Üst denetim | Yargıtay temyizi (383.000 TL üzeri) | Yargıtay temyizi |
| Ön koşul | Sigorta kuruluşuna başvuru zorunlu | Zorunlu arabuluculuk (ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda) |
Tahkimin belirgin üstünlüğü hız ve düşük vekâlet ücreti riskidir. Buna karşılık denetim kademesi mahkeme yoluna göre dardır: 383.000 TL’nin altındaki dosyalarda üst yargı denetimi bulunmaz. Yüksek tutarlı ve hukuken tartışmalı dosyalarda bu fark, yol seçiminde tek başına belirleyici olabilir.
Bir dosyanın tahkim aşamasında hangi noktada olduğunu takip etmek de mümkündür; dosya durumunun sorgulanması ve durum kodlarının anlamı için tahkim dosyası sorgulama yazımızdaki adımları kullanabilirsiniz.
Sınır Hesabında En Sık Yapılan Beş Hata
Parasal sınırların yıldan yıla değişmesi ve üç ayrı sınırın birbirine benzemesi, uygulamada tekrarlanan bir dizi hata doğurur. En sık karşılaşılanlar şunlardır:
- Kanun metnindeki rakamı güncel sanmak. Madde 30/12’de yazan 5.000, 15.000 ve 40.000 TL tutarları madde 30/22 uyarınca her yıl artırıldığı için bugün uygulanmaz.
- Üç sınırı birbirine karıştırmak. İtiraz sınırı (35.000 TL), heyet teşkili sınırı (122.000 TL) ve temyiz sınırı (383.000 TL) farklı işlevlere sahiptir; birinin aşılması diğerini etkilemez.
- Hükmedilen tutarı esas almak. Ölçüt hakemin hükmettiği miktar değil, başvuruda talep edilen uyuşmazlık tutarıdır.
- Karar tarihini ölçüt saymak. 19 Mart 2026 düzenlemesinden sonra itiraz ve temyiz sınırlarında başvuru tarihi, heyet teşkilinde ise heyetin teşekkül edeceği tarih esas alınır.
- Sınır altında kaldı diye dosyayı kapatmak. Tutar temyiz sınırının altında olsa bile dört istisnai hâlden biri varsa temyiz yolu her hâlükârda açıktır.
Bu hataların ortak noktası, sınırın tek bir rakamdan ibaret sanılmasıdır. Oysa parasal sınır üç değişkenli bir hesaptır: hangi sınır, hangi tutar, hangi tarih. Üçü birlikte doğru belirlenmeden itiraz veya temyiz hakkının varlığı hakkında sonuca varılamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sigorta Tahkim Komisyonu’na hangi uyuşmazlıklar için başvuruda bulunabilirim?
Sigorta sözleşmesinden ve Güvence Hesabı’ndan doğan uyuşmazlıklar için başvurabilirsiniz. Ön koşul, sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmuş ve talebinizin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olmanızdır; kuruluş 15 iş günü içinde (trafik sigortasında 15 gün) yazılı cevap vermezse de başvuru yolu açılır. Mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla, aynı alacak için icra takibi başlatılmış dosyalar kapsam dışındadır.
Hakem kararlarına karşı hangi durumlarda itiraz veya temyiz yoluna başvurulabilir?
Uyuşmazlık tutarı 35.000 TL ve üzerindeyse hakem kararına Komisyon nezdinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz hakem heyetinin kararına karşı Yargıtay’da temyiz yoluna gidilebilmesi için ise uyuşmazlığın 383.000 TL’yi aşması gerekir. Bunun dışında, tahkim süresi geçtikten sonra karar verilmesi, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmesi, hakemlerin yetkileri dışındaki bir konuda karar vermesi ve tarafların iddiaları hakkında karar verilmemesi hâllerinde tutara bakılmaksızın temyiz yolu açıktır.
İtiraz süreci nasıl işler ve ne kadar sürer?
İtiraz, hakem kararının ilgiliye bildirilmesinden itibaren 10 gün içinde Komisyona yapılmalıdır. Başvuruda güncel itiraz başvuru formu, itiraz başvuru ücretinin ve tebligat giderinin yatırıldığını gösteren belgeler sunulur. Usulüne uygun başvurular üç sigorta hakeminden oluşan İtiraz Hakem Heyetine tevdi edilir ve heyet, işin kendisine intikalinden itibaren en geç iki ay içinde karar verir. Karar, verilmesinden itibaren üç iş günü içinde taraflara bildirilir.
Sigorta tahkim itiraz sınırı 2026 yılında ne kadar?
22 Ocak 2026 tarihinden itibaren itiraz sınırı 35.000 TL’dir. Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda verilen hakem kararları kesindir ve Komisyon nezdinde itiraz edilemez. Sınır, SEDDK’nın 14 Ocak 2026 tarihli ve 1497 sayılı kararıyla belirlenmiştir; kanun metnindeki 5.000 TL rakamı madde 30/22 uyarınca Yİ-ÜFE oranında artırıldığı için güncel değildir.
Sigorta tahkim temyiz sınırı 2026 yılında ne kadar?
Temyiz sınırı 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren 383.000 TL’dir. İtiraz hakem heyeti kararının Yargıtay’da temyiz edilebilmesi için uyuşmazlık tutarının bu rakamı aşması gerekir. Sınırın altında kalan itiraz hakem heyeti kararları kesinleşir; ancak kanunda sayılan dört istisnai hâlde tutara bakılmaksızın temyiz yolu açık kalır.
İtiraz hakem heyeti kararına karşı temyiz süresi kaç gündür?
Temyiz süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Sigortacılık Kanunu bu süreyi kendisi göstermez; madde 30/12’nin son cümlesi temyiz usulünü Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na bırakmış, HMK m.447/2 ile bu yollama HMK’ya yapılmış sayılmıştır. Karşılık hüküm olan HMK m.361/1 ise süreyi tebliğ tarihinden itibaren iki hafta olarak belirler. Kararın tebliğ tarihinin kayıt altına alınması bu nedenle önemlidir.
Sigorta tahkim kesinlik sınırı ile itiraz sınırı aynı şey mi?
Evet, aynı rakamın iki farklı adlandırmasıdır. 35.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesin olduğu için bu tutar hem kesinlik sınırı hem itiraz sınırı olarak anılır. Bunu 122.000 TL’lik heyet teşkili sınırıyla karıştırmamak gerekir; heyet teşkili sınırı kararın denetlenip denetlenemeyeceğini değil, dosyanın kaç hakemle görüleceğini belirler.
Parasal sınır hesaplanırken faiz ve masraflar da eklenir mi?
Hayır. Parasal sınır, başvuruda talep edilen uyuşmazlığın asıl miktarı üzerinden belirlenir; talep edilen faiz, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri sınır hesabına eklenmez. Aynı başvuruda birden fazla talep kalemi varsa bunların toplamı esas alınır. Ölçütün hakemin hükmettiği tutar değil talep edilen tutar olduğunu da hatırlatmak gerekir.
İtiraz başvurusu hakem kararının icrasını durdurur mu?
Evet. Madde 30/12’de açıkça düzenlendiği üzere itiraz üzerine hakem kararının icrası durur. Bu sonuç kendiliğinden doğar; ayrıca bir tedbir talebine gerek yoktur. Buna karşılık kanun aynı sonucu temyiz aşaması için öngörmemiştir.
Sigorta tahkim kararlarına karşı istinaf yoluna gidilebilir mi?
Hayır. İtiraz hakem heyeti kararlarına karşı kanun yolu temyizdir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2020 tarihli, E.2019/4, K.2020/1 sayılı kararıyla 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra verilen itiraz hakem heyeti kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle temyiz sınırını aşan dosyalarda başvuru doğrudan Yargıtay’a yapılır; arada bölge adliye mahkemesi aşaması bulunmaz.
Sigorta tahkim itiraz ve temyiz sınırı ilk bakışta teknik bir ayrıntı gibi görünse de bir kararın denetlenip denetlenemeyeceğini belirlediği için sonuca doğrudan etki eder. Uyuşmazlığınızın tahkime uygun olup olmadığı, hangi sınıra tabi olduğu ve itiraz ya da temyiz süresinin işleyip işlemediği konusunda değerlendirme için araç değer kaybı ve sigorta uyuşmazlıkları alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilir, dosyanıza ilişkin sorularınızı iletebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Parasal sınırlar ile ücret tarifeleri yıl içinde değişebildiğinden, başvurudan önce güncel tutarların doğrulanması ve dosyanızın özel koşulları için bir avukata danışılması gerekir.