Hukuk

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesine dayanılarak çıkarılmış ve 17/8/2007 tarihli 26616 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanmış olan, sigorta uyuşmazlıklarının hakem önünde çözülmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmeliktir. Yürürlüğe girdiği günden bu yana dokuz kez değiştirilmiş, son değişiklik 7/6/2023 tarihli 32214 sayılı Resmî Gazete ile yapılmıştır. Bu süre içinde iki hükmü Danıştay kararıyla iptal edilmiş, iki hükmünün de yürütmesi durdurulmuştur; yönetmeliğin bugünkü hâli, 2007 metninden önemli ölçüde farklıdır. Aşağıda yönetmelik madde madde, kendi lafzıyla ele alınmakta; hangi hükmün yürürlükte olduğu, hangisinin kaldırıldığı ve uygulamada karşılığının ne olduğu tek tek gösterilmektedir.

Makale İçeriği

Özet

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, sigorta tahkim sisteminin kurumsal yapısını, hakemlerin niteliklerini ve başvuru usulünü düzenler; uyuşmazlığın esasına ilişkin temel kurallar ise 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesindedir.

  • Üyelik zorunlu değildir. Kanun m.30/1 “üye olmak isteyenler” der; buna karşılık zorunlu sigortalarda (trafik, DASK) kuruluş üye olmasa dahi hak sahibi tahkime başvurabilir.
  • Poliçede tahkim şartı aranmaz. Kanun m.30/1: sözleşmede “özel bir hüküm olmasa bile” tahkim usulünden faydalanılır.
  • Hakem dört ay içinde karar vermek zorundadır (Yön. m.16/10); süre hakemin görevlendirildiği tarihten işler, itirazda süre iki aydır.
  • Hakem ücretini başvuran ödemez, Komisyon öder (Kanun m.30/18, Yön. m.6/1-f). Başvuranın kalemleri başvuru ücreti ve tebligat gideridir.
  • Yönetmeliğin 14/A maddesi (tarafsızlık taahhütnamesi) iptal edilmiştir ve yürürlükte değildir; kaynakların çoğu bu maddeyi hâlâ geçerliymiş gibi anlatır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik Madde Haritası: Hangi Konu Hangi Maddede?

Yönetmelik altı bölüm ve yirmi üç maddeden oluşur; ayrıca 13/A, 13/B, 14/A, 16/A ve 16/B numaralı ek maddeler ile iki geçici madde içerir. Aradığınız konunun hangi maddede düzenlendiğini aşağıdaki tablodan bulabilirsiniz.

MaddeKonuDurum
m.1-2Amaç ve kapsamYürürlükte (m.2 değişik: 19/1/2016)
m.3Dayanak (5684 s. K. m.30)Yürürlükte
m.4TanımlarYürürlükte; (a), (b), (g) bentleri mülga
m.5Komisyonun teşkilatı, Başkanlığın oluşumuYürürlükte
m.6Komisyon Başkanlığının görevleriYürürlükte; (e) bendi mülga (7/6/2023)
m.7Komisyon müdür ve müdür yardımcılarıYürürlükte
m.8Raportör ve itiraz yetkilisiBaşlığıyla birlikte değişik (7/6/2023)
m.9-10Diğer personel, BüroYürürlükte
m.11-12Gelir, gider ve bütçeYürürlükte (değişik: 24/7/2013)
m.13Sigorta hakemlerinde aranan niteliklerDeğişik (18/4/2019, 7/6/2023)
m.13/ASigorta hakemliği sınavına başvuru ve belgelerEk (18/4/2019)
m.13/BSınav kapsamı, puanlama ve atanma usulüEk (18/4/2019)
m.14Hakem ListesiYürürlükte; bir cümlesinin yürütmesi durduruldu
m.14/ATarafsızlık taahhütnamesiİPTAL — yürürlükte değil
m.15Sisteme üyelik ve katılım payının ödenmesiYürürlükte
m.16Başvuru, ön inceleme, hakem ataması, süreler, vekâlet ücretiDeğişik (7/6/2023); 5. fıkranın bir bölümünün yürütmesi durduruldu
m.16/Aİtiraz hakem heyetleri ve itiraz başvurusuEk (24/7/2013), değişik (7/6/2023)
m.16/BHakem kararlarının bildirimi ve saklanmasıEk (24/7/2013); 2. ve 3. fıkraları mülga
m.17Hakemi ret nedenleriYürürlükte
m.18Hakemin uyuşmazlığa bakamayacağı hâllerYürürlükte; (ğ) bendi iptal
m.19Bilgilendirme ve eğitimYürürlükte; 3. fıkra mülga
m.20Faaliyet raporu ve denetimYürürlükte
m.21GizlilikYürürlükte
Geçici m.1 (2013)Geçici itiraz hakem heyetinin atanmasıUygulama alanı kalmadı
Geçici m.1 (2016)Engel listesindeki hakemlerin konumlandırılmasıUygulama alanı kalmadı
Geçici m.2 (2013)Eğitim şartının sağlanmasıMülga (18/4/2019)
m.22-23Yürürlük ve yürütmeYürürlükte (m.23 değişik: 18/4/2019)

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin Amacı ve Kapsamı (m. 1-2)

Sigortacılık sektörüyle ilgili uyuşmazlıkların etkin bir şekilde çözülmesi ve tarafların haklarının korunması amacıyla oluşturulan tahkim sistemi, ülkemizde hukuki düzenlemelere uygun olarak yapılandırılmıştır. Bu bağlamda, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi temel alınarak hazırlanan SİGORTACILIKTA TAHKİME İLİŞKİN YÖNETMELİK, sigorta sektöründe tahkim uygulamasını detaylı bir şekilde düzenlemektedir. Yönetmeliğin birinci maddesi (Amaç) ve ikinci maddesi (Kapsam) bu düzenlemenin hedeflerini ve uygulama alanını belirginleştiren temel kuralları içermektedir.

Yönetmeliğin Amacı

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilafların çözümüne yönelik standartlar oluşturmayı hedefler. Yönetmeliğin 1. maddesine göre, bu düzenlemenin temel amacı; sigorta ettirenler, sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile sigorta şirketleri arasındaki uyuşmazlıkların hızlı, tarafsız ve etkin bir şekilde çözüme kavuşturulmasıdır. Böylece, mahkeme süreçlerinin genellikle uzun süren yapısından kaçınılarak, daha kısa sürelerde sonuç alınması mümkün hale gelmektedir.

Bu süreç, tarafların hak ve yükümlülüklerini hukuk çerçevesinde koruyarak, sigorta sektörü için bir güven ortamı oluşturmaktadır. Sigorta tahkim sistemi, özellikle tarafsız hakemler aracılığıyla kararların verilmesini sağlayarak adaletin hızlı ve doğru bir şekilde sağlanmasına katkıda bulunur.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik

Yönetmeliğin Kapsamı

Yönetmeliğin 2. maddesi ile tahkim sisteminin kapsamı açık bir şekilde belirlenmiştir. Madde, kapsama giren süjeleri tek tek sayar: Sigorta Tahkim Komisyonu, Komisyon üyeleri, Komisyon müdürü ve müdür yardımcıları, büro müdür ve müdür yardımcıları, sigorta raportörleri ve diğer personel, sigorta hakemleri, itiraz hakem heyetleri, itiraz yetkilisi ile Sigorta Tahkim Sistemine üye olan sigorta şirketleri ve Türk Ticaret Kanunu ile özel kanunları uyarınca sigorta sözleşmesi yapan diğer kuruluşlar. Maddedeki “itiraz hakem heyetleri” ibaresi 24/7/2013 tarihli değişiklikle, “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu” atfı ise 19/1/2016 tarihli değişiklikle eklenmiştir.

Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun organizasyon yapısı, hakemlerin atanma süreçleri, dosyaların incelenmesi ve karara bağlanması gibi detaylı düzenlemeler bulunmaktadır. Bu sayede, tahkim sistemi tüm paydaşlar için şeffaf ve güvenilir bir yapı kazanmaktadır.

Bir diğer önemli nokta, tahkim sisteminin yalnızca sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarla sınırlı olmasıdır. Bunun dışında kalan, sigorta faaliyetleriyle ilişkili olmayan ihtilaflar yönetmeliğin kapsamına dahil edilmemektedir.

Buna karşılık kapsam, “üye şirketler” ile sınırlı değildir. Madde 2’nin lafzı, Sigorta Tahkim Sistemine üye olan sigorta şirketleri ile “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile özel kanunları uyarınca sigorta sözleşmesi yapan diğer kuruluşlar”ı birlikte sayar. Bu ayrım, sık yapılan bir hatanın kaynağıdır: birçok kaynak “şirket üye değilse tahkime gidilemez” der. Doğrusu şudur: 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin birinci fıkrasına 6456 sayılı Kanun’un 45. maddesiyle eklenen cümle uyarınca, “ilgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan … uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri … tahkim usulünden faydalanabilir.” Yani zorunlu trafik sigortası, DASK gibi zorunlu sigortalarda şirketin üyeliği aranmaz; kasko, özel sağlık, hayat gibi ihtiyari sigortalarda ise şirketin sisteme üye olması gerekir.

Sigorta Tahkim Sisteminin Önemi

Sonuçta Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, sigorta uyuşmazlıklarında hak sahibine mahkemeye gitmeden sonuç alabileceği bir yol açar. Sistemin hak sahibi açısından somut üstünlüğü üç kalemde toplanır: dört aylık karar süresi, mahkeme harcı yerine maktu başvuru ücreti ve aleyhe hükmedilecek vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki asliye mahkemesi ücretinin beşte biri ile sınırlı olması (Yön. m.16/13). Bu son kalem, dava açmaya kıyasla üstlenilen riski doğrudan azalttığı için tahkimin en az bilinen ama en önemli avantajıdır.

Yönetmelik maddelerinde ortaya konulan bu net çizgiler, sektörün tahkim süreçlerinde standartlaşmayı ve hukuki altyapının güçlenmesini sağlar. Uygulamada tahkime en çok başvurulan alan araç değer kaybı uyuşmazlıklarıdır; bu özel akış için Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu yazımıza bakabilirsiniz.

Sigorta Tahkim Sisteminin Hukuki Dayanağı: Sigortacılık Kanunu m. 30 ve Yönetmelik m. 3

Sigorta tahkimi, sigorta uyuşmazlıklarını çözme konusunda giderek daha önemli bir araç haline gelmektedir. Ancak bu sistemin işlerliğini sağlamak ve yasal bir çerçeve sunmak adına belirli bir hukuki dayanak oluşturulması gereklidir. Bu bağlamda, sigorta tahkim sisteminin temel hukuki altyapısını 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik‘in 3. maddesi düzenler. İş bölümü nettir: uyuşmazlığın esasına ilişkin kurallar (kimin başvurabileceği, ön koşullar, süreler, kanun yolu, parasal sınırlar) Kanun’da; Komisyonun teşkilatı, hakemlerin nitelikleri, başvurunun şekli ve iç işleyiş ise Yönetmelik’te düzenlenmiştir. Bu ayrımı bilmek pratikte önemlidir; çünkü yönetmelikte aradığınız birçok cevap (örneğin itiraz süresi ya da temyiz sınırı) aslında Kanun’un 30. maddesindedir.

Sigortacılık Kanunu m. 30’un Rolü

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi, sigorta tahkim mekanizmasının ana çerçevesini belirler. Bu madde, sigorta şirketleri ile sigorta ettiren, sigortalı ya da menfaat sahibi kişiler arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların hızlı ve adil bir şekilde çözülmesi adına tahkim sisteminin uygulanmasını öngörür. Kanunda belirtilen usul ve esaslar, sigorta tahkim sistemini diğer yargı veya idari çözüm yollarından ayıran özellikler sunmaktadır.

Bu maddeye dayanarak oluşturulan sigorta tahkim sistemi, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSB) bünyesinde Sigorta Tahkim Komisyonu olarak örgütlenmiştir. Uyuşmazlıkların, mahkemelere taşınmak yerine, uzman hakemler aracılığıyla kısa sürede sonuçlanmasını mümkün kılan bu madde, davaların hızlı çözülmesi ve taraflar için daha düşük maliyetlerle sonuçlanması açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Sigorta Tahkim Sistemine Yönetmelik m. 3 ile Detaylı Düzenleme

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 3. maddesi ise, sigortacılıkla ilgili tahkim süreçlerinde uygulanacak detaylı kuralların ve usullerin belirlenmesi için hukuki altyapıyı pekiştirir. Bu madde, tahkim mekanizmasının işleyişine dair tüm esasları tanımlar ve bu mekanizmanın düzenli bir şekilde yürümesini sağlayacak ilkelere dayanak oluşturur. Yönetmeliğin 3. maddesine göre:

  • Tahkim sisteminin oluşturulmasındaki ana dayanak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesidir. Yönetmelik, bu hükümlerin nasıl uygulanacağını detaylandırarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıklar.
  • Sigortalı ile sigorta şirketi arasında doğan uyuşmazlıkların çözümünde, hakemlerin atanma süreçlerinden başvuru şartlarına kadar birçok konu net kurallara bağlanmıştır.
  • Uyuşmazlık çözümü için belirlenen süreler, hakemlerin nitelikleri ve tarafların tahkim sürecindeki haklarını düzenleyen hükümler, kanun ve yönetmelikle uyum içindedir.

Tahkim Sistemi ve Hukuki Dayanağın Sağladığı Avantajlar

Kanunun 30. maddesi ile yönetmelik maddesi arasındaki uyum, tahkim sistemini hem işlevsel hem de etkin kılmaktadır. Bu kapsamda, sistemin hukuki dayanağı başlıca şu faydaları sağlamaktadır:

  1. Hızlı Uyuşmazlık Çözümü: Tahkim, mahkemelere oranla daha hızlı sonuç elde edilmesine imkan tanır. Süre belirsiz değildir: Yönetmelik m.16/10, hakemin görevlendirildiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermesini emreder; bu süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzar. İtiraz hakem heyeti ise Kanun m.30/12 uyarınca itirazı iki ay içinde karara bağlar.
  2. Özel Uzmanlık Alanı: Sigorta tahkimi, yalnızca sigorta hukuku konusunda uzman kişilerin yer aldığı bir mekanizmadır. Bu da, daha adil ve bilinçli kararların alınmasına olanak tanır.
  3. Ekonomik Çözüm: Mahkeme sürecine kıyasla daha düşük maliyetlerle çözüme ulaşmak mümkündür. Bu durum, özellikle sigortalılar için büyük bir kolaylık sağlar.
  4. Tarafsızlık ve Güvenilirlik: Hakemlerin tarafsızlığı, imzalanan bir taahhütnameye değil doğrudan mevzuata bağlanmıştır. Yönetmelik m.14/1, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hâkimin yasaklılığına ve reddine ilişkin hükümlerinin hakemler hakkında da uygulanacağını söyler; m.17 ret nedenlerini, m.18 ise hakemin talep olmasa bile çekinmek zorunda olduğu hâlleri sayar. Bu konuda 2016’da getirilen “tarafsızlık taahhütnamesi” maddesi (m.14/A) ise sonradan iptal edilmiştir; ayrıntısı aşağıdaki ilgili başlıktadır.

Sonuç olarak, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi, sigorta tahkimi alanında yasal çerçeveyi tam anlamıyla oluşturmuş ve sistemin başarılı bir şekilde işlemesi için gerekli olan hukuki altyapıyı sağlamıştır. Bu şekilde, sigorta sektöründe daha hızlı, tarafsız ve etkili uyuşmazlık çözümü sağlanması amaçlanmıştır.

Yönetmelikte Temel Kavramlar ve Tanımlar: Sigorta Tahkimi Terminolojisi (m. 4)

Sigorta tahkimine ilişkin hukuki süreçlerin, belirli tanım ve kavramlara dayandığını unutmamak gerekir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik‘te, tarafların haklarını net bir şekilde anlamalarını sağlamak amacıyla temel kavramlar maddeler hâlinde düzenlenmiştir (Madde 4). Bu madde, sigorta tahkimine başvuracak veya süreçte yer alacak tüm taraflar için önemli bir rehber niteliği taşımaktadır. Yönetmelikte yer alan terimlerin ayrıntılı açıklamaları, tahkim sisteminin işleyişinin daha net bir şekilde anlaşılmasını sağlamaktadır.

Sigorta Tahkim Komisyonu (Komisyon): Yönetmeliğin m. 4/d bendi Komisyonu kısaca “Sigorta Tahkim Komisyonunu” ifade eder biçiminde tanımlar; kurumun kendisi ise m.5’te düzenlenmiştir. Komisyon; uyuşmazlığa ilişkin başvuruları kabul eder, dosyayı raportöre havale eder, sigorta hakemini görevlendirir ve kararı taraflara bildirir. Komisyon uyuşmazlığın esası hakkında karar vermez; esas hakkındaki kararı yalnızca sigorta hakemi veya itiraz hakem heyeti verir. Bu ayrım pratikte önemlidir: Komisyona yazılan bir şikâyet, hakem kararına itiraz yerine geçmez.

Sigorta Hakemi: Madde 4/ğ bendine göre sigorta hakemi, “sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları çözen kişi”dir. Tanımın (g) bendinde değil (ğ) bendinde olduğuna dikkat edilmelidir; (g) bendi 18/4/2019 tarihli değişiklikle mülga edilmiştir ve bugün boştur. Tanımdaki “riski üstlenen taraf” ifadesi sigorta şirketinden geniştir: Güvence Hesabı ile özel kanunları uyarınca sigorta sözleşmesi yapan diğer kuruluşlar da bu kapsamdadır.

Komisyon Başkanlığı:Madde 4/e yönetmelikte “Komisyonun işleyişiyle ilgili kararları alacak yetkili birim” olarak belirtilmiştir. Komisyon Başkanlığı, sigorta tahkimiyle ilgili yönetim süreçlerini planlamak, raporlamak ve izlemekle yükümlüdür. Hakemlerin atanmasından süreçlerin sonlandırılmasına kadar geniş bir görev yelpazesine sahiptir.

Hakem Listesi: m. 4/f bendinde tanımlanmıştır (Değişik: RG-7/6/2023-32214) ve “sigorta ve itiraz hakemleri listesi”ni ifade eder. 2023 değişikliğinden önce ayrı ayrı anılan listeler bu tek üst kavramda toplanmıştır; buna karşılık m.14 uyarınca sigorta hakemleri ile itiraz hakem heyetinde görev alacak hakemler için ayrı listeler tutulur ve bir hakem aynı anda birden fazla listede yer alamaz.

Raportör: Tanım m. 4/h bendindedir (Değişik: RG-7/6/2023-32214) ve raportörü, “Komisyona intikal etmiş başvurular üzerinde ön incelemeyi yapan kişi” olarak belirler. m. 4/j bendi ise raportörü değil “Kurum”u, yani Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nu (SEDDK) tanımlar. Raportörün yetkisi kanunla sınırlıdır: Yönetmelik m.8/3 açıkça “Raportör ve itiraz yetkilisi uyuşmazlığın esasına dair karar veremez” der. Raportör, dosyanın değerlendirmeye alınıp alınamayacağını ve bilgi-belge eksikliği olup olmadığını inceler; talebin haklı olup olmadığına karar veremez.

Birlik: Madde 4/c bendine göre Birlik, “Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği”ni ifade eder. Komisyon, m.5/1 uyarınca Birlik bünyesinde kurulur; Komisyonun bütçesi de m.12 uyarınca Birliğe sunulur. Tanımın (a) bendinde olduğunu söyleyen kaynaklar hatalıdır: (a) ve (b) bentleri 18/4/2019’da eklenmiş, 10/8/2021’de mülga edilmiştir ve bugün boştur.

Kanun ve Yönetmelik Dayanağı: Tahkim sisteminin işleyişi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve özel olarak hazırlanmış sigorta tahkim yönetmelik ile belirlenmiş kapsamlı kurallara dayanmaktadır. Bu tanımlar, hem sigortalılar hem de sigorta şirketleri için somut ve net bir süreç haritası sunar.

Madde 4’te tanımlanan kavramların tamamı ve bugünkü bent numaraları aşağıdaki tablodadır. Tabloda ayrıca hangi bendin hangi tarihte eklendiği ya da kaldırıldığı da gösterilmiştir; bent numaraları yıllar içinde kaydığı için eski kaynaklarda verilen numaralar çoğu zaman tutmaz.

BentKavramTanım / not
aEk: 18/4/2019 — Mülga: 10/8/2021
bEk: 18/4/2019 — Mülga: 10/8/2021
cBirlikTürkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği
çKanun5684 sayılı Sigortacılık Kanunu
dKomisyonSigorta Tahkim Komisyonu
eKomisyon BaşkanlığıKomisyonun işleyişi ile ilgili kararları almaya yetkili birim
fHakem ListesiSigorta ve itiraz hakemleri listesi (Değişik: 7/6/2023)
gMülga: 18/4/2019
ğSigorta hakemiSigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları çözen kişi
hRaportörBaşvurular üzerinde ön incelemeyi yapan kişi (Değişik: 7/6/2023)
ıİtiraz hakem heyetiİtirazı incelemek üzere oluşturulan üç kişilik heyet (Ek: 24/7/2013)
iİtiraz yetkilisiİtiraz heyetine gelen dosyada ön incelemeyi yapan kişi (Ek: 24/7/2013)
jKurumSigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) (Ek: 10/8/2021)
kKurulSigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu (Ek: 10/8/2021)
lBilirkişi ListesiKomisyon nezdinde tutulan bilirkişi listesi (Ek: 7/6/2023)
mKurum meslek personeliSigortacılık uzmanları ve uzman yardımcıları (Ek: 7/6/2023)

Tanımlar listesinde “tebligat gideri” yoktur. Bu kalem m.16/1’de, başvuruda sunulması gereken belgeler arasında geçer ve başvuru ücretinden ayrı, ikinci bir ödeme kalemidir. Uygulamada en sık eksik bırakılan belge, tebligat giderinin yatırıldığını gösteren dekonttur.

Sigorta Tahkim Komisyonunun Kuruluşu ve Teşkilat Yapısı (m. 5)

Sigorta sektöründe uyuşmazlıkların etkin çözümü için oluşturulan Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında kurulmuş olup bu yapının detayları Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesinde düzenlenmiştir. Komisyonun teşkilat yapısı ve organizasyonu bu düzenlemelerde ayrıntılı şekilde tanımlanarak sigortalılar için güvenli bir çözüm mekanizması sağlanmıştır. Şimdi, bu teşkilatın detaylarını inceleyelim.

Komisyonun Kuruluş Amacı ve Yeri:
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeksizin daha hızlı ve etkin bir şekilde çözümlenebilmesi amacıyla kurulmuştur. Yönetmelik m.5/1 uyarınca Komisyon, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği bünyesinde kurulur ve m.5/3’ün son cümlesi uyarınca merkezi İstanbul’dadır. Başvuru yalnızca merkeze yapılmak zorunda değildir: m.16/1, başvuranın ikametgâhının bulunduğu ya da rizikonun gerçekleştiği yerdeki büroya ve Komisyonun elektronik ortamına da başvurulabileceğini söyler. Büro açılacak yerleri, başvuruların yoğunlaştığı bölgeleri tespit ederek Komisyon Başkanlığı belirler (m.10/1); coğrafi açıdan yakın iller birleştirilerek bölgesel büro da kurulabilir.

Komisyonun Teşkilat Yapısı:
Sigorta Tahkim Komisyonu’nun teşkilatı, hem uyuşmazlıkların hızlı çözüme ulaştırılması hem de bağımsız ve etkin bir yapının oluşturulması adına detaylı şekilde şekillendirilmiştir. Komisyonun kadrosu, farklı görev ve sorumluluklarla donatılmış çeşitli pozisyonlardan oluşur. Yüksek standartlarda bir hizmet sunulması için şu birim ve kişilerden teşkilat edilmiştir:

  • Komisyon Başkanlığı: Komisyonun karar organıdır; Yönetmelik m.5/3 uyarınca beş temsilciden oluşur: bir Kurum (SEDDK) temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ve Kurum tarafından belirlenecek bir akademisyen hukukçu. Üyeler iki yıl için seçilir (m.5/4); Başkanlık üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır (m.5/8). Başkanlık uyuşmazlıkların esası hakkında karar vermez; görevleri m.6’da sayılmıştır.
  • Komisyon Müdürü ve Müdür Yardımcıları: Komisyon müdürü, başkanlığa bağlı olarak komisyonun gündelik işlerini yürütmekten sorumludur. Müdür yardımcıları ise özellikle başvuru akışının düzenlenmesi ve hakem atamalarında sürecin şeffaf şekilde ilerlemesi için görev yapar.
  • Büro Müdür ve Yardımcıları: Komisyon bürosu, idari ve lojistik işlerin düzenlenmesinde kritik bir role sahiptir. Evrak işlerinin yönetimi ve taraflar arasındaki yazışmalardan sorumludur.
  • Sigorta Raportörleri: Dosyanın değerlendirmeye alınıp alınamayacağını ve bilgi-belge eksikliği bulunup bulunmadığını inceler; incelemesini on beş gün içinde tamamlamak zorundadır (m.8/3, m.16/6). Uyuşmazlığın esasına dair karar veremez. İtiraz aşamasındaki ön incelemeyi ise raportör değil itiraz yetkilisi yapar. Raportörler hayat ve hayat dışı sigorta gruplarından yalnızca birinde görev alır.
  • Sigorta Hakemleri: Bağımsız bir yapıya sahip olan hakemler, uyuşmazlıkların adil ve hızlı bir şekilde çözülmesini sağlar.

Komisyonun Çalışma Şekli:
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik gereğince, Sigorta Tahkim Komisyonu nötr bir yapıyla çalışır. Komisyonun tüm karar alma süreçlerinde bağımsız bir tavır sergilemesi esas alınır. Bu itibarla, komisyon organları tahkim sürecinde tarafsızlık ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır. Ayrıca, komisyondaki işleyişin düzenli yürümesi için hakem atama ve uyuşmazlıkların dağıtımı gibi süreçler belirli kurallara bağlanmıştır.

Komisyon Başkanlığının Oluşumu:
Başkanlığın beş üyesinin nasıl belirlendiği m.5’te ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Tüketici derneği temsilcisi, Türkiye çapında en fazla üyeye sahip tüketici derneğinin önereceği üç aday arasından Kurum tarafından seçilir; en fazla üyeye sahip derneğin tespiti için her atamada İçişleri Bakanlığından görüş alınır (m.5/5). Akademisyen hukukçu üyenin ise sigorta hukuku, hukuk usulü veya medeni hukuk alanlarından en az birinde doktor öğretim üyesi veya daha üst unvana sahip olması gerekir (m.5/7). Üyelerin, Kanun m.3/2-(a)-4’te sayılan suçlardan hüküm giymemiş, konkordato ilan ve iflas etmemiş olmaları şarttır (m.5/4).

Sonuç olarak, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun organizasyonu oldukça kapsamlı ve detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Sigortalılar ile sigorta şirketleri arasında mevcut uyuşmazlıkların çözümüne hız ve etkinlik kazandıran bu yapı, hem sigortalı haklarını koruma hem de sektörde düzeni sağlama açısından hayati bir yere sahiptir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in detaylı biçimde ele aldığı teşkilat yapısı, hem bireylerin hem de kurumların haklarını güvence altına alan bir platform sunmaktadır.

Komisyon Başkanlığının Görev ve Yetkileri: Sigorta Tahkim Komisyonu Yönetimi (m. 6)

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik kapsamında belirlenen düzenlemeler, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun ihtiyaç duyulan işlevlerini yerine getirebilmesi için Komisyon Başkanlığı’na önemli görev ve yetkiler atamıştır. Yönetmeliğin 6. maddesinde ayrıntılı bir şekilde açıklanan bu görev ve yetkiler, sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde etkin bir yönetim anlayışını desteklemek üzere yapılandırılmıştır.

Bu çerçevede, Komisyon Başkanlığı’nın temel görevleri hem tahkim sistemindeki adalet ilkesini güçlendirmek hem de süreçlerin şeffaf ve hızlı ilerlemesini sağlamaktır. Başkanlığın görev tanımları şu şekilde özetlenebilir:

Kanuni Görevlerin Yerine Getirilmesi

Komisyon Başkanlığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilmiş olan tüm görevlerin yerine getirilmesini sağlamakla yükümlüdür (Yön. m.6/1-a). Madde 6, Başkanlığın görevlerini on bir bent hâlinde sayar; bunların üçü 7/6/2023 tarihli değişiklikle eklenmiştir: Bilirkişi Listesine kayıt başvurularını değerlendirmek (ı), mevzuatın öngördüğü ilanları yayımlamak (i) ve başvuruların elektronik ortamda yapılabilmesini teminen gerekli bilgi işlem altyapısını tesis etmek (j). Elektronik başvurunun yönetmeliğe girmesi de aynı tarihlidir; 2023 öncesi kaynaklarda bu kanal yer almaz.

Başkanlığın iki yetkisi uygulamada sıkça karıştırılır. Birincisi, m.6/2 uyarınca Başkanlık, işin niteliği gereği bizzat kendisinin yapması gerekenler dışındaki işler için Komisyon müdürüne veya büro müdürüne yetki devredebilir. İkincisi, m.6/3 uyarınca Başkanlık, “uyuşmazlık konusunda tahkime gidilmeden önce ön bilgi vermek amacıyla danışmanlık hizmeti sağlayacak bir mekanizma oluşturabilir”. Bu ikinci hüküm, Komisyonun tahkim başvurusundan ayrı bir bilgilendirme kanalı işletebilmesinin dayanağıdır.

Personel İstihdamı ve Yönetimi

Bir diğer görev, Komisyonda görev alacak raportörler ve diğer personelin atanmasıdır (m.6/1-b). Atama zinciri şöyle işler: raportör ve diğer personel ihtiyacını Komisyon müdürü tespit eder, alım işlemlerini yürütür ve gerekli şartları taşıyanları belgeleriyle birlikte Başkanlığa sunar (m.7/3-a, b, c); atamayı Başkanlık yapar. Personelin niteliği başvuranı doğrudan ilgilendirir: dosyanın değerlendirmeye alınıp alınmayacağına dair ilk kararı bu kadro verir ve ön inceleme on beş günle sınırlıdır.

Sigorta Hakemlerinin Belirlenmesi

Sigorta hakemliği başvurularının değerlendirilmesi Komisyon Başkanlığının görevidir: Başkanlık başvuruları inceler ve uygun gördüklerinin kabulü için durumu Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (SEDDK) bildirir (m.6/1-c). Burada iki aşamayı ayırmak gerekir: listeye kayıt ile dosyaya atanma aynı şey değildir. Listeye kaydın ön koşulu, Kurum tarafından açılan sigorta hakemliği sınavında başarılı olmaktır (m.13/A). Belirli bir dosyaya hakem seçimi ise Başkanlığın takdirine bırakılmamıştır; m.16/8 uyarınca genel listeden sıra usulüne göre yapılır.

Hakem ve Bilirkişi Listelerinin Tutulması

Başkanlık, Hakem ve Bilirkişi Listesini tutmakla görevlidir (m.6/1-ç, Değişik: 7/6/2023). Bilirkişi Listesi yönetmeliğe 2023’te girmiş bir kurumdur: Başkanlık, listeye kayıt için yapılan başvuruları değerlendirir ve şartları sağlayanların kaydını yapar (m.6/1-ı). Listeye ilişkin iki sınır vardır: bilirkişi ücret tarifesi Başkanlığın görüşü alınarak Kurum tarafından belirlenir ve fiilen sigorta hakemliği ya da itiraz hakemliği yapan kişi bilirkişi listesinde yer alamaz (m.16/12). Bilirkişilik düzeninin ayrıntısı için Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği yazımıza bakabilirsiniz.

Örgütsel Denetim ve Yönetim Sistemi Kurulması

Başkanlığın görevi yalnızca tahkim işlemleriyle sınırlı değildir; aynı zamanda gerekli organizasyonel yapının kurulması ve düzenli denetim mekanizmaları ile işleyişin kontrol altında tutulması için yetkilidir. Bu denetim, iş süreçlerindeki aksaklıkların hızlıca tespit edilmesini ve iyileştirilmesini mümkün kılar.

Uyuşmazlık Çözüm Süreçlerinin Takibi

Başkanlığın bu konudaki görevi m.6/1-d’de tanımlanmıştır: uyuşmazlığın çözümü için sigorta hakemi seçilmesinin ve gerektiğinde hakem ile itiraz hakem heyeti oluşturulmasının yönetmelik hükümleri çerçevesinde ve doğru biçimde gerçekleşmesini sağlayacak mekanizmaları kurmak ve bunun denetimini sağlamak. Bendin “itiraz hakem heyeti” ibaresi 7/6/2023’te eklenmiştir. Görev, mekanizmayı kurmak ve denetlemekle sınırlıdır; belirli bir dosyada hangi hakemin görevlendirileceği sıra usulüyle belirlenir (m.16/8).

Yönetmelik Hükümlerinin Uygulanmasının Sağlanması

Başkanlık, yönetmelikte öngörülen usullerin uygulanmasını sağlar; m.6/1-h uyarınca ayrıca Kurum tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. Elektronik başvuru altyapısının kurulması da 7/6/2023 tarihli değişiklikle Başkanlığın görevleri arasına alınmıştır (m.6/1-j). Başkanlık, işin niteliği gereği bizzat yapması gerekenler dışındaki işler için Komisyon müdürüne veya büro müdürüne yetki devredebilir (m.6/2).

Toparlamak gerekirse Komisyon Başkanlığı, sistemin işleyişini yöneten organdır; uyuşmazlığın esası hakkında karar vermez. Esas hakkındaki kararı sigorta hakemi ya da itiraz hakem heyeti verir. Bu ayrım pratikte önemlidir: hakem kararından şikâyetçi olan taraf Başkanlığa değil, süresi içinde itiraz hakem heyetine başvurmalıdır.

Komisyon Müdürü, Müdür Yardımcıları ve Büro Organizasyonu (m. 7 ve 10)

Sigorta Tahkim Komisyonu’nun işleyişinde kritik bir rol oynayan Komisyon Müdürü, Müdür Yardımcıları ve Büro Organizasyonu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik kapsamında net bir şekilde tanımlanmıştır. Yönetmeliğin 7. ve 10. maddeleri, tahkim süreçlerini düzenleyen bu yapıların işlev ve sorumluluklarını detaylandırarak, sistemin etkinliğini ve tarafsızlığını güvence altına almayı amaçlar.

Komisyon Müdürünün Görev ve Yetkileri

Komisyon müdürü ve müdür yardımcıları Komisyon Başkanlığı tarafından atanır; atama yapıldıktan sonra durum en geç on iş günü içinde Kuruma yazılı olarak bildirilir (m.7/1). Müdürde aranan nitelikler Kanun m.30/5’te sayılıdır: malî güç dışında sigorta ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikler, en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak ve sigorta hukukunda en az iki yıl veya sigortacılıkta en az beş yıl deneyim. Ayrıca m.7/2 uyarınca sigorta ve reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, eksperlerin, acentelerin ve brokerlerin ortakları, yöneticileri ve bu kuruluşlarda mesleki faaliyette bulunanlar müdür veya müdür yardımcısı olamaz.

Müdürün görevleri m.7/3’te altı bent hâlinde sayılmıştır ve bunların ikisi doğrudan başvuranı ilgilendirir:

  • (a, b, c) Raportör ve diğer personel ihtiyacını sistemin sağlıklı çalışmasına imkân verecek şekilde tespit etmek, personel alımı işlemlerini yürütmek ve gerekli şartları taşıyanları belgeleriyle Komisyon Başkanlığına sunmak,
  • 🔑 (ç) Hakemlerin reddi taleplerini incelemek — hakemi ret dilekçesini karara bağlayan merci Başkanlık değil, Komisyon müdürüdür; Kanun m.30/15 uyarınca iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra en geç beş iş günü içinde karar verir,
  • 🔑 (d) Hakem kararlarını en geç üç iş gününde taraflara bildirmek (Değişik: 19/1/2016) — itiraz süresi bu bildirimden itibaren işlemeye başlar,
  • (e) Hakemlik ücreti, Komisyona başvuru ücreti ve üyeliğe katılma payının belirlenmesinde Kuruma görüş bildirmek,
  • (f) Komisyon Başkanlığınca kendisine verilen görevleri yapmak.

Müdürün hakem atamasına ilişkin yetkisi m.16/8’de ayrıca düzenlenmiştir: Komisyon Müdürü, Kurumun belirlediği esaslar çerçevesinde uzmanlık alanı, üstlenilen görevler, coğrafi kriterler ve hakemin iş yükü gibi hususları göz önünde bulundurarak hakem atanmasına ilişkin ilkeleri belirlemeye yetkilidir. Bu yetki, sıra usulünü ortadan kaldırmaz; sıra usulünün uygulanma esaslarını belirler. Müdürün herhangi bir nedenle görevinden ayrılması hâlinde en geç iki hafta içinde Başkanlıkça yeni müdür atanır (m.7/4).

Müdür Yardımcılarının Rolü

Müdür yardımcılarında aranan nitelikler, Kanun m.30/6 uyarınca müdürde aranan niteliklerle aynıdır; tek fark (c) bendindeki deneyim şartının aranmamasıdır. Buna karşılık kanun ayrı bir şart ekler: müdür yardımcılarının en az birinde iki yıllık sigortacılık deneyimi aranır. Yönetmelik m.7/5 bu şartı somutlaştırır:

  • Birden fazla müdür yardımcısı atandığı durumlarda, en az birinin sigortacılık veya sigortacılık tekniği ile ilgili konulardan sorumlu olması gerekir,
  • Bu konularda çalışan müdür yardımcısında en az iki yıllık sigortacılık deneyimi aranır,
  • Müdürün izin, hastalık, yurt içi veya yurt dışı görevlendirme ve görevden alınma hâllerinde, Komisyon Başkanlığınca belirlenen müdür yardımcısı müdüre vekâlet eder (m.7/4),
  • Müdür yardımcıları da m.7/2’deki sektörle bağ yasağına tabidir.

Görev süresi ve ücret, müdür ile müdür yardımcıları bakımından Komisyon Başkanlığı tarafından belirlenir (m.7/4). Bu kadronun niteliği, hakem atama ilkelerinin belirlenmesinden hakemi ret taleplerinin karara bağlanmasına kadar başvuranı doğrudan etkileyen kararların bu makamda alınması nedeniyle önem taşır.

Büro Organizasyonu: Yapı ve İşlevler

Sigorta Tahkim Komisyonu bünyesindeki büro organizasyonu, idari işlerin yürütülmesi ve Komisyon’un günlük faaliyetlerinin düzenlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Yönetmeliğin 10. maddesi, büro organizasyonuna ilişkin esasları şu şekilde düzenler:

  • Büro Müdürü ve Yardımcıları: Başvuruların kaydedilmesi, elektronik sistem üzerinden takibinin yapılması ve hakemlere dosyaların zamanında ulaştırılması konularında sorumluluk üstlenir. Aynı zamanda belge ve dokümantasyon süreçlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlarlar.
  • Raportörler: Uyuşmazlığa ilişkin ön incelemeleri yapar, tahkim sistemine başvuru dosyalarını detaylı bir şekilde analiz eder ve gerektiğinde hakemlere yönlendirme yapar. Raportörler, sürecin nesnel bir şekilde ilerlemesine büyük katkı sunar.
  • Diğer Büro Elemanları: Sekretarya hizmetleri, veri girişi, dosyalama ve diğer operasyonel destek işleriyle ilgilenirler.

Sistematik ve Koordineli Çalışmanın Önemi

Komisyon Müdürü, müdür yardımcıları ve büro organizasyonundaki diğer çalışanlar, tahkim sisteminin etkinliğinin ayrılmaz parçalarıdır. Gerektiğinde Komisyon Müdürü farklı görevler için personele yetki devri yapabilir; ancak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik uyarınca tüm bu süreçler, yasal düzenlemelere uygun bir şekilde yürütülmek zorundadır.

Sigorta Tahkim Komisyonu’nun bu yapılandırılmış organizasyonu, tahkim sürecinde taraflara hızlı, etkili ve adil bir hizmet sunmayı hedefler. Bu nedenle, hem müdür ve yardımcıları hem de büro çalışanlarının uyum içinde çalışması hayati bir önem taşır. Ayrıca teknolojik altyapının kullanımı, elektronik başvuru sisteminin etkinliği ve iş yükünün doğru dağıtımı gibi faktörler sürecin başarısını doğrudan etkileyen unsurlardır.

Bu yapı, sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde tahkim mekanizmasının önemini artırarak, sektörde güven ve istikrarın teminatı olmaktadır.

Raportör ve İtiraz Yetkililerinin Nitelikleri ile Görevleri (m. 8)

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik kapsamında raportörlerin ve itiraz yetkililerinin rolleri, yetkileri ve nitelikleri, sigorta tahkim sisteminin etkin çalışmasını sağlamak üzere detaylı şekilde tanımlanmıştır. Madde 8’de ele alınan bu roller, sigorta uyuşmazlıklarının adil ve hızlı bir biçimde çözüme kavuşturulmasında kritik bir noktada yer alır. Raportörlerin ve itiraz yetkililerinin hem sistemin işleyişindeki sorumlulukları hem de karşılamaları gereken kriterler net bir biçimde düzenlenmiştir.

Raportörlerin Nitelikleri ve Sorumlulukları

Raportörler, sigorta tahkim süreçlerinde uyuşmazlık başvurularını değerlendirerek sistemin ilk aşamalarında önemli bir görev üstlenir. Madde 8, başlığıyla birlikte 7/6/2023 tarihli 32214 sayılı Resmî Gazete ile yeniden yazılmış ve raportörün yanına itiraz yetkilisi eklenmiştir. Maddenin aradığı nitelikler soyut değil, sayılıdır:

  • Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşımak (m.8/1-a),
  • En az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak (m.8/1-b),
  • Sigorta hukukunda en az iki yıl veya sigortacılıkta en az beş yıl deneyim sahibi olmak (m.8/1-c).

Bu süreler, sigorta hakemliği için aranan sürelerle karıştırılmamalıdır: hakemlikte eşik sigorta hukukunda beş yıl veya sigortacılıkta on yıldır ve deneyimin kesintisiz olması aranır (m.13/3-a). Raportörlerin ve itiraz yetkililerinin görev süresi ile ücreti Komisyon Başkanlığı tarafından belirlenir (m.8/2).

Görev yönünden madde üç sınır koyar. Birincisi, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ilk inceleme raportör tarafından, itiraz hakem heyetine gelen dosyalarda ise itiraz yetkilisi tarafından yapılır. İkincisi ve en önemlisi: “Raportör ve itiraz yetkilisi uyuşmazlığın esasına dair karar veremez.” Üçüncüsü, incelemenin on beş gün içinde tamamlanması zorunludur. Ayrıca raportörler hayat ve hayat dışı sigorta gruplarından yalnızca birinde faaliyet gösterir.

Ön incelemede raportör, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye, İcra ve İflas Kanunu’na göre icra takibine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre tahkime ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal edip etmediğini ilgilinin beyanını esas alarak tespit eder (m.16/2-b). Bu listedeki icra takibi ibaresi yönetmeliğe 7/6/2023’te eklenmiştir ve pratikte en çok gözden kaçan engeldir: aynı alacak için icra takibi başlatan kişi, o alacak bakımından tahkime gidemez.

İtiraz Yetkililerinin Nitelikleri ve Rolleri

İtiraz yetkilisi, yönetmeliğe 24/7/2013 tarihli değişiklikle girmiş bir kurumdur ve m.4/i’de “itiraz hakem heyetine intikal etmiş dosyalar üzerindeki ön incelemeyi yapan kişi” olarak tanımlanır. Aranan nitelikler raportörle birebir aynıdır (m.8/1): malî güç dışında sigorta ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikler, en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak ve sigorta hukukunda en az iki yıl veya sigortacılıkta en az beş yıl deneyim. Görev süresi ve ücreti Komisyon Başkanlığı belirler (m.8/2).

Görev ve yetkisi bakımından iki sınır vardır ve ikisi de m.8/3’tedir:

  • Yalnızca ön inceleme yapar: ilk derece başvurularındaki ön incelemeyi raportör, itiraz hakem heyetine intikal etmiş dosyalardaki ön incelemeyi itiraz yetkilisi yapar. İtirazın süresi içinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığını inceleyen de odur (m.16/A-1).
  • Esasa dair karar veremez: maddenin lafzı nettir — “Raportör ve itiraz yetkilisi uyuşmazlığın esasına dair karar veremez.” İtirazın kabul veya reddi kararını yalnızca itiraz hakem heyeti verir.
  • İnceleme süresi on beş gündür ve bu süre raportörlerle ortaktır (m.8/3).

İtiraz yetkilisinin incelemesi sonucunda itirazın değerlendirmeye alınamayacağı anlaşılırsa durum ilgiliye bildirilir ve yatırılan ücretin yüzde doksanı iade edilir (m.16/A-1). Bu oran, ilk derece başvurusundaki yüzde elli oranından belirgin biçimde yüksektir.

Görevlerin Önemi ve Katkıları

Raportör ve itiraz yetkilisinin rolü, uyuşmazlığı çözmek değil dosyanın hakem önüne gidip gitmeyeceğini belirlemektir; bu nedenle başvuranın karşılaştığı ilk süzgeç onlardır. Ön incelemede verilen üç karar doğrudan parasal sonuç doğurur: dosyanın değerlendirmeye alınamaması (ücretin yarısı iade), bilgi ve belge eksikliği nedeniyle kapatılması (ücretin yüzde ellisi iade) ve itirazın değerlendirmeye alınamaması (ücretin yüzde doksanı iade).

Bu nedenle başvuru dosyasının ilk aşamada eksiksiz hazırlanması, sürecin en belirleyici adımıdır: kuruluşa yapılan yazılı başvuru ve olumsuz cevabın belgelenmesi, güncel başvuru formu, uyuşmazlığa ilişkin bilgi ve belgeler, başvuru ücreti ve tebligat gideri dekontları. Eksik bırakılan bir belge, esasa ilişkin haklı bir talebin dahi ön incelemede kapanmasına yol açabilir. Raportör ve itiraz yetkilisinin incelemesini tamamlaması için öngörülen süre ise on beş gündür (m.8/3, m.16/6).

Sigorta Tahkim Komisyonunun Gelirleri, Giderleri ve Bütçe Esasları (m. 11-12)

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, sigorta tahkim sisteminin işleyişini düzenlerken, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun mali yapısını ve bütçesini de detaylı bir şekilde ele almaktadır. Sigorta tahkim yönetmelik çerçevesinde yer alan 11. ve 12. maddeler, Komisyonun gelir kaynakları, giderleri ve bütçe esaslarına ilişkin önemli hükümleri kapsamaktadır. Bizler bu kurallara odaklanarak sistemin nasıl finanse edildiğini ve bu finansmanın nasıl yönetildiğini detaylıca inceleyeceğiz.

Gelirlerin Kaynakları ve Oluşumu

Sigorta Tahkim Komisyonu’nun gelirleri, özellikle sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak ve sigorta uyuşmazlıklarının etkin bir şekilde çözülmesini finanse etmek için çeşitli kaynaklardan toplanmaktadır. Yönetmeliğin 11. maddesine göre, bu gelirlerin başlıca kaynaklarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Katılma Payı: İki kalemden oluşur (m.11/2): sisteme üye olanlardan yılda bir defa alınan sabit katılım payı ile dosya başına alınan katılım payı. Dosya başına katılım payı hemen başlamaz: her üye için bir yıl içinde gerçekleşen ve hakeme intikal eden otuz dosyadan sonra işlemeye başlar. Bir yıllık süre takvim yılına göre belirlenir. Ayrıca Kanun m.30/1 uyarınca ilgili uyuşmazlık için tahkim sisteminde yer alması öngörülen risk üstlenicilerden de dosya başına katılım payı alınır — bu, zorunlu sigortalarda üye olmayan kuruluşun da masrafa katılması demektir.
  • Başvuru Ücretleri: Sigorta tahkim süreçlerine katılan bireylerin veya şirketlerin ödedikleri başvuru ücretleri, gelirlere önemli bir katkı sağlar. Başvuru aşamasında alınan bu ücretler, uyuşmazlığın çözümü için gerekli maliyetlerin bir kısmını karşılar.
  • Güvence Hesabından Yapılan Katkı Payı: Madde 11/1, Kanun’un 14 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Güvence Hesabından yapılacak katkı payını açıkça gelir kalemi olarak sayar. Bu kalem çoğu anlatımda atlanır; oysa zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıkların sistemde ağırlıklı yer tutmasının mali karşılığıdır. Hakem ücreti Komisyonun geliri değil, gideridir (m.11/4); Kanun m.30/18 uyarınca hakem ücretini Komisyon öder.
  • Hibe ve Diğer Gelirler: Maddenin son kalemi “hibe ve diğer gelirler”dir. Gelir kalemleri m.11/1’de sınırlı sayıda sayılmıştır; listede faiz geliri gibi ayrı bir başlık yer almaz.

Giderlerin Yönetimi ve Kullanım Esasları

Gelir kaynaklarının oluşturulması kadar, bu gelirlerin belirli bir planlama çerçevesinde uygun alanlara tahsisi de önem taşır. Yönetmeliğin 12. maddesi kapsamında ele alınan giderler, özellikle aşağıdaki alanlarda değerlendirilir:

  • Personel ve Hakem Giderleri: Madde 11/4 gider kalemlerini de sayar: işletme giderleri, Komisyon üyelerine ödenen aylık ücretler ve diğer ödemeler, raportör ve itiraz yetkilisi ücretleri, komisyon ve büro müdür ve müdür yardımcıları ile diğer personelin ücretleri ve özlük haklarına ilişkin ödemeler, sigorta hakem ücretleri ve diğer giderler. Hakem ücretinin gider tarafında yer alması, başvuranın hakem ücreti ödemeyeceğinin yönetmelikteki karşılığıdır.
  • Organizasyon ve Lojistik Maliyetler: Komisyonun işleyişi sırasında yapılan faaliyetlerin, ofis düzenlemelerinin ve teknoloji altyapısının masrafları bu kapsamda yer alır. Özellikle, elektronik başvuru sisteminin kurulması ve sürdürülmesi bu giderlerin büyük bir bölümünü oluşturur.
  • Eğitim ve Bilgilendirme Faaliyetleri: Sigorta tahkim sistemine yönelik farkındalığın artırılması için yapılan bilgilendirme çalışmaları ve sektörel eğitim programlarının finansmanı, Komisyon bütçesi kapsamındaki gider kalemleri arasında bulunur.
  • İşletme Giderleri: Komisyonun ve büroların işletilmesine ilişkin giderler bu kalemde toplanır. Büroların tüm gelir ve giderleri de Komisyonun bütçesine dâhildir; her büro için belirli dönemler dahilinde ve Başkanlığın izin verdiği amaçlarla kullanılabilecek kaynak tahsis edilir (m.10/4).

Bütçe Esasları ve Mali Planlama Süreci

Sigorta tahkim sisteminin mali yapısı, bütçe esaslarına dayalı olarak yönetilmektedir. Bu bağlamda, Komisyon bütçesi yıllık olarak hazırlanır ve gelir-gider dengesi gözetilerek belirli politikalar çerçevesinde düzenlenir. Yönetmeliğe göre bütçe hazırlanma süreçleri şu adımları içerir:

  1. Bütçenin Hazırlanması ve Birliğe Sunulması: Yıllık bütçe Komisyon Başkanlığı tarafından hazırlanır ve her yıl en geç Kasım ayının onbeşine kadar Birliğe sunulur (m.12/1). Bütçeyi onaylayan merci Komisyon değil Birliktir.
  2. Ek Kaynak İhtiyacı: Bütçenin yetersiz kaldığı ve yeni kaynağa ihtiyaç duyulduğu hâllerde Birlikten veya Güvence Hesabından kaynak aktarımı talep edilebilir (m.12/2).
  3. Ücretlerin Yılda İki Kez Gözden Geçirilmesi: Başvuru ücreti, katılım payı ve sigorta hakemlerinin ücretleri, Komisyon Başkanlığının görüşü alınarak Kurum (SEDDK) tarafından belirlenir ve Ocak ve Temmuz ayları itibarıyla gözden geçirilerek gerektiğinde revize edilir (m.11/3). Bu yüzden tarife yıl ortasında da değişebilir; başvurudan önce güncel tarifeye bakmak gerekir.

Mali düzenin başvuran açısından pratik sonucu şudur: sistemin masrafını esas olarak sigorta sektörü finanse eder. Başvuranın ödediği kalemler yalnızca başvuru ücreti ve tebligat gideridir (m.16/1); hakem ücretini Komisyon, bilirkişi ücretini ise ilgili mevzuata göre belirlenen tarife üzerinden dosya karşılar. Katılım payını ödemeyen üyeye Komisyon on beş günlük süre verir; bu sürede gecikme faiziyle ödeme yapılmazsa üye sistemden çıkarılır. Ancak bu durum üyelik döneminde yapılan sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar için başvurma hakkına halel getirmez; Komisyon yaptığı giderler için eski üyeye rücu eder (m.15/2). Dosya başına katılım payını ödemeyen risk üstlenicilerde ise müteakip dosyalardaki katılım payı yüzde yirmi beş fazla hesaplanır (m.15/3).

Sigorta Hakemliğine Başvuru Şartları ve Sigorta Hakeminin Nitelikleri (m. 13)

Sigorta tahkim sistemi, sigorta ihtilaflarının hızlı ve etkin bir çözüme kavuşturulmasını hedefleyen bir süreçtir. Bu bağlamda, sistemin önemli bir parçasını oluşturan “sigorta hakemleri”, uyuşmazlıkların değerlendirilmesi ve karara bağlanmasında kilit rol oynar. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 13. maddesi, sigorta hakemi olmak isteyenlerin başvuru süreçleri ve taşımaları gereken nitelikleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. İlgili maddeye göre sistemin işleyiş düzeni ve hakemlerin niteliği, hem tarafsızlık hem de uzmanlık açısından belirli kriterlere dayanır.

Sigorta hakemliğine başvurabilmek için gerek duyulan şartlar titizlikle tanımlanmıştır. Maddenin hükmüne göre, sigorta hakemi olmak isteyen kişilerin, öncelikle belirli niteliklere sahip olduklarını ispat eden belgelerle birlikte Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapmaları gerekmektedir. Başvuruların, düzenlenmiş bir şekilde, eksiksiz olarak sunulması önem arz eder. Başvuru sırasında aşağıda belirtilen şartların yerine getirilmesi beklenir:

  • Deneyim: Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyim (Kanun m.30/8-c). Yönetmelik m.13/3-a bu şarta bir ölçüt daha ekler: “bu deneyimin kesintisiz olması gerekir.” Yani on yıllık sigortacılık deneyimi “toplamda” değil kesintisiz aranır. Zorunlu hâller (askerlik, doğum, hastalık nedeniyle ücretsiz izin, resmi görev, yurt dışı yüksek lisans) nedeniyle ara verilen süreler kesinti sayılmaz; ancak bu ara her hâlükârda iki yılı aşamaz (m.13/3-e). Zorunlu hâller dâhil, sigorta hukukunda kesintisiz üç yıl, sigortacılıkta kesintisiz beş yıl ve üzeri ara verme, deneyimi kesen süre kabul edilir (m.13/3-f).
  • Öğrenim Şartı: En az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak (Kanun m.30/8-b). Bu bir değerlendirme kriteri değil, taşınması zorunlu bir niteliktir; buna karşılık kanun mezun olunacak alanı sınırlamaz, hukuk fakültesi mezunu olma şartı aranmaz.
  • Kurucu Nitelikleri: Malî güç dışında, sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşımak (Kanun m.30/8-a). Bu, Kanun’un 3. maddesinde kurucular için aranan şartlara (müflis olmamak, konkordato ilan etmemiş olmak, belirli suçlardan hüküm giymemiş olmak) yollamadır; malî güç şartı hakem adayı için aranmaz.
  • Sektörle Bağ Yasağı: Kanun m.30/19 uyarınca sigorta ve reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, acentelerin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler, bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile bu kuruluşlarda mesleki faaliyette bulunanlar sigorta hakemliği yapamaz. Bu yasak, sayılan kişilerin eş ve çocukları için de geçerlidir.

Yönetmelik, “sigorta hukukunda beş yıl” ve “sigortacılıkta on yıl” ölçütlerini kimlerin sağladığını 2023 değişikliğiyle tek tek saymıştır. Bu liste, başvurudan önce bakılması gereken asıl metindir:

ÖlçütKimler sağlar (m.13/3)
Sigorta hukukunda 5 yıl (bent c)Sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli adli yargı mahkemelerinde hâkim olarak görev yapmış olanlar · Kurul başkan ve üyeleri, Kurum avukatları, hukuk fakültesi mezunu Kurum meslek personeli ve belirli unvanlı Kurum personeli · sigorta uyuşmazlıklarında adli yargıda fiilen vekillik yapmış avukatlar · üniversitelerde sigorta hukuku ve ticaret hukuku alanında ders veren ve akademik çalışması bulunan öğretim üyeleri
Sigortacılıkta 10 yıl (bent b)Kurum meslek personeli ile grup başkanı, daire başkanı, başkan yardımcısı unvanlı Kurum personeli · sigorta, reasürans ve sigorta teminatı veren emeklilik şirketlerinde, Birlikte ve özellikli kuruluşlarda genel müdür, genel müdür yardımcısı, genel sekreter, kuruluş müdürü ve bunlara denk yöneticiler · bu kuruluşların hukuk, hasar, aktüerya, risk kabul, teknik muhasebe, reasürans veya iç sistemler birimlerinden birinde asli iş süreçlerinin icra veya kontrolünde görevli personel · sigortacılık ve aktüerya alanında ders veren öğretim üyeleri

Deneyim hesabında iki eleme kuralı vardır. Birincisi, meslek öncesi eğitim ve staj fiili süreye sayılmaz. İkincisi, vekâlet ilişkisinde icra ve ceza davalarıyla ilgilenenler ile sigorta hukuku dışında danışmanlık hizmeti verenlerin bu faaliyetleri deneyim sayılmaz (m.13/3-ç). Her iki alanda da deneyimi olanlarda toplam süre yeterliliği, fiili deneyimin son bir yılında deneyim süresi fazla olan alanın asgari süresine göre tespit edilir (m.13/3-g).

Listeye kaydın asıl kapısı sınavdır. Hakem olmak isteyen kişi doğrudan Komisyona başvurup listeye giremez; önce Kurum tarafından açılan sigorta hakemliği sınavında başarılı olmak zorundadır (m.13/A-1). Başvuru, ikametgâhı bir büronun görev alanında kalıyorsa büro aracılığıyla yapılır (m.13/1) ve başvuruda sigortacılık alanındaki uzmanlıklar belirtilir; bir kişi birden fazla uzmanlık alanı bildirebilir (m.13/2).

Hakem nitelikleri ise oldukça detaylı kriterlere bağlanmıştır:
Sigorta hakemlerinin yalnızca belirli uzmanlıklara sahip olmaları değil, aynı zamanda prosedürlerde hızlı ve etkili karar verebilecek analitik becerileri de gereklidir. Bu kişilerin;

  1. Başvuruda bildirdikleri uzmanlık alanına göre dosya üstlenmeleri (m.13/2, m.16/8),
  2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hâkimin yasaklılığına ve reddine ilişkin hükümlerine tâbi olmaları (Yön. m.14/1),
  3. Kendilerine ulaşan dosyaları süresinde sonuçlandırmaları: Kanun m.30/11 uyarınca bir yıl içinde en fazla üç kez zamanında sonuçlandırmayan hakemin ismi Listeden bir yıl süreyle, nitelik kaybı veya tarafsızlık ilkesine aykırı hareket hâlinde ise sürekli olarak silinir.

Listeye kabul zinciri şöyle işler: sınavda başarılı olanların listesi SEGEM tarafından ilan edilir ve Kuruma bildirilir; Kurumun yapacağı incelemede gerekli şartları taşıdığı tespit edilenler, sigorta hakemliği listesine kaydedilmek üzere Komisyona bildirilir (m.13/B-3). Kanun m.30/10 uyarınca listenin bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir; listedeki değişiklikler de altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Kuruma bildirilir (Yön. m.14/5).

Hakemlik süresiz bir sıfat değildir. Hakemliğe devam edilebilmesi, atanma tarihinden itibaren her beş yılda bir, Komisyon Başkanlığının görüşleri de dikkate alınarak Kurum tarafından yapılacak değerlendirmeye bağlıdır (m.13/B-6). Buna karşılık sigorta hakemleri başka işle iştigal edebilir (m.13/B-7); hakemlik tam zamanlı bir görev değildir.

Son olarak, uyuşmazlığın tarafı olarak hakemin niteliklerini sorgulamak isteyenler için pratik bir not: hakem listeleri Komisyon tarafından tutulur ve hakemin uzmanlık alanı ile dosyanın konusu örtüşmek zorundadır. Hakemin tarafsızlığından şüphe edilen hâllerde başvurulacak yol, Komisyona şikâyet değil Yönetmelik m.17 uyarınca ret talebidir; süre, atamanın öğrenildiği tarihten itibaren beş iş günüdür.

Sigorta Hakemliği Sınavı, Sınav Kapsamı ve Atanma Usulü (m. 13/A ve 13/B)

Sigorta tahkim sistemi, sektör içinde ihtilafların etkili bir şekilde çözülmesini sağlayarak tarafsızlığı ve hız kazanımını hedeflemektedir. Bu süreçlerin merkezinde yer alan sigorta hakemleri, yalnızca hukuki bilgi ve uzmanlıklarıyla değil, aynı zamanda yönetmelik hükümlerine uyumluluklarıyla da öne çıkmaktadır. İşte bu uyumluluğun temel taşlarından biri, sigorta hakemliği için sınav ve atanma usulleridir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, m. 13/A ve 13/B maddelerinde açık bir şekilde bu süreci düzenlemektedir.

Sigorta Hakemliği Sınavının Gerekliliği ve Amaçları

Sigorta hakemliği sınavı, yönetmeliğe 18/4/2019 tarihli 30749 sayılı Resmî Gazete ile eklenmiştir; bu tarihten önce listeye kayıt sınavsız yapılıyordu. Bugünkü düzende sınav zinciri şu şekilde işler:

  1. Sınavı Kurum (SEDDK) açar veya yaptırır; sınavda başarılı olanlar sigorta hakemliği için Komisyona başvurabilir (m.13/A-1).
  2. Aday, sınava girebilmek için gerekli belgeleri önce Sigorta Tahkim Komisyonuna sunar (m.13/A-2, 3).
  3. Komisyon başvuruları inceler; sınava girebileceklere ilişkin nihai kararı Aday Değerlendirme Komisyonu verir. Bu komisyon beş temsilciden oluşur: Sigorta Tahkim Komisyonundan iki, SEGEM’den bir, Kurumdan iki temsilci (m.13/A-4, 5).
  4. Nihai başvuru listesi Sigortacılık Eğitim Merkezi’ne (SEGEM) bildirilir; aday sınav başvurusunu SEGEM’e yapar (m.13/A-4, 7).
  5. Başvurulara itiraz Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılır ve Aday Değerlendirme Komisyonunca karara bağlanır (m.13/A-6).

Başvuru belgeleri m.13/A-2’de sayılıdır: Komisyonun internet sitesinden indirilen başvuru formu, özgeçmişi belirtir imzalı beyan, deneyimi ispat eden belgeler (ilgili kuruluşta çalışıldığına dair sosyal güvenlik kaydı ile hangi görevlerin hangi sürelerde yapıldığını gösteren, kuruluşun yetkili temsilcisi imzalı yazı), en son mezun olunan yüksekokul diplomasının noter tasdikli örneği, konkordato ilan ve iflas etmediğine dair belge, Kanun m.3/2-(a)-3 durumuna dair imzalı beyan, aynı bendin (4) numaralı alt bendindeki suçlardan mahkûm olmadığına dair arşiv kayıtlı adli sicil belgesi, nüfus cüzdanı örneği ve terör suçlarıyla ilgili hakkında soruşturma bulunmadığına dair savcılıktan alınacak belge.

Serbest çalışan avukatlar için ek bir belge şartı vardır: takip ettikleri davalara ilişkin mahkeme ve dosya numaraları ile her yıla ait sigorta konulu en az on beş davanın hükmü veya Tüketici Hakem Heyetleri ya da Komisyonda görülen uyuşmazlıklara ilişkin karar örnekleri (m.13/A-2-h). Bu sayı 7/6/2023 değişikliğiyle güncellenmiştir; daha eski kaynaklar farklı bir rakam verebilir.

İki usul kuralı gözden kaçmamalıdır. Birincisi, sunulan belgelerin güncel olması gerekir; daha önce başvurulan hakemlik sınavları için verilmiş belgeler dikkate alınmaz (m.13/A-2). İkincisi, noter tasdiki istenen hâllerde belgenin aslını düzenleyen kurumca tasdikli ya da e-Devlet üzerinden alınmış örneği de kabul edilebilir; buna karşılık belgenin gerçeği yansıtmadığı anlaşılırsa aday sınavda başarılı olsa bile sınavı geçersiz sayılır ve bir daha hakemlik sınavına kabul edilmez (m.13/A-8).

Sınav Kapsamı ve Değerlendirme Süreci

Sınavın kapsamı belirsiz değildir; Yönetmelik m.13/B-1 soru sayısını ve konu dağılımını tablo hâlinde verir. Sorular çeşitli üniversitelerin ilgili bölümlerinden temin edilmek suretiyle SEGEM tarafından hazırlanır. Sınav 50 adet çoktan seçmeli (beş seçenekli) sorudan oluşur:

Konu başlığıSoru sayısı
Medeni Hukuk (Başlangıç hükümleri ve Kişiler Hukuku)5
Borçlar Kanunu (Genel Hükümler)5
Ticaret Hukuku (Başlangıç Hükümleri ve Ticari İşletme)5
Medeni Usul Hukuku10
Sigortacılık Uygulamaları ve Sigorta Mevzuatı
(TTK 6. Kitap, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ikincil mevzuat)
25
Toplam50

Puanlama da maddede yazılıdır: dört yanlış bir doğruyu götürür ve adayın “net doğru” sayısı iki ile çarpılarak puanı hesaplanır. Sınav sonucunda 70 ve üzeri puan alan adaylardan, puan sıralamasına göre o yıl için Kurum tarafından belirlenen kontenjan kadar aday başarılı sayılır. Başarılı sayılan son aday ile aynı puanı alan adaylar da başarılı kabul edilir. İptaline karar verilen sorular değerlendirme dışı bırakılır ve puan değeri geçerli sorulara eşit olarak dağıtılır (m.13/B-2).

Bu tablo, “70 puan aldım, neden listeye giremedim?” sorusunun da cevabıdır: 70 puan tek başına yeterli değildir, kontenjan sıralamasına girmek de gerekir. Sınav sonuçları SEGEM’in internet sayfasında açıklanır; sınavın uygulanması, soruların yayımlanması, itirazlar ve sonuçların açıklanmasına ilişkin ayrıntılar SEGEM’in yayımladığı Sigorta Hakemliği Sınavı Başvuru ve Uygulama Kılavuzunda yer alır.

Sigorta Hakemlerinin Atanma Usulü

Sınavda başarılı olanlar SEGEM tarafından ilan edilir ve başarılı adayların listesi Kuruma bildirilir. Kurumun yapacağı incelemede gerekli şartları taşıdığı tespit edilenler, sigorta hakemliği listesine kaydedilmek üzere Sigorta Tahkim Komisyonuna bildirilir (m.13/B-3). Sınav başarısı tek başına yetmez; Kanun m.30/8’deki nitelikler ile Yönetmelik m.13’teki deneyim şartlarının da sağlanması gerekir.

Listeye kayıttan sonraki aşama, belirli bir dosyaya atanmadır. Bu iki aşama karıştırılmamalıdır: listeye kayıt Kurumun, dosyaya atama ise Komisyonun işidir ve atama takdire değil kurala bağlanmıştır. Dosya bazındaki atamada göz önünde bulundurulan hususlar şunlardır:

  • Sıra usulü: Hakem seçimi genel listeden sıra usulüne göre yapılır (m.16/8); dosyayı taraflar ya da Komisyon seçmez.
  • Uzmanlık alanı: Sıra usulünde hakemlerin uzmanlık alanları esas alınır; listenin başındaki hakemin uzmanlık alanı uyuşmazlığa uygun değilse, sıradaki uzmanlık alanı uyan ilk hakem atanır.
  • Coğrafi kriter ve iş yükü: Komisyon Müdürü, Kurumun belirlediği esaslar çerçevesinde uzmanlık alanı, üstlenilen görevler, coğrafi kriterler ve hakemin iş yükü gibi hususları göz önünde bulundurarak atama ilkelerini belirlemeye yetkilidir (m.16/8).

2023 değişikliğiyle atamaya sayısal bir tavan da getirilmiştir: “Tek ve heyet koordinatörü hakemlere bir ayda en fazla yetmiş adet uyuşmazlık dosyası atanır.” (m.16/14). Başvuru sayısı yüksek olduğunda Komisyon, keyfiyeti Kuruma bildirerek bu adedin üzerinde atama yapabilir; ancak dönemsel ve arızi nedenler hariç, altışar aylık dönemlerde atanan dosya sayısı belirlenen adedin üzerinde gerçekleşirse Kurum, gerekli sayıda yeni hakemi listeye eklemek üzere m.13/A’ya göre hakemlik sınavı açar. Yani sınav açılması Kurumun serbest takdirine değil, ölçülebilir bir iş yükü eşiğine bağlanmıştır.

Tarafsızlık ise imzalanan bir taahhütnameyle değil doğrudan mevzuatla sağlanır: Yönetmelik m.14/1 uyarınca Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hâkimin yasaklılığına ve reddine ilişkin hükümleri hakemler hakkında da uygulanır; m.17 ret nedenlerini, m.18 ise çekinme zorunluluğunu düzenler. 2016’da getirilen “tarafsızlık taahhütnamesi” maddesi (m.14/A) Danıştay kararıyla iptal edilmiş ve bu karar kesinleşmiştir; ayrıntısı bir sonraki başlıktadır.

Sonuçları ve Katkıları

Sınav ve atanma düzeninin iki somut sonucu vardır. Birincisi, hakemliğe giriş 2019’dan beri sınavla sınırlandırılmıştır; bu tarihten önce listeye kayıt sınavsız yapılıyordu, dolayısıyla 2019 öncesine ait anlatımlar bugünkü usulü eksik gösterir. İkincisi, listeye giriş bir kez ve süresiz değildir: hakemliğe devam beş yılda bir Kurum değerlendirmesine bağlıdır (m.13/B-6) ve hakemler beş yılda bir yenileme eğitimine katılmak zorundadır; katılmayanlara eğitim tamamlanıncaya kadar yeni dosya verilmez (m.19/5, m.19/6).

Uyuşmazlığın tarafı açısından bu düzenin pratik karşılığı şudur: dosyanıza bakan hakemin adını ve uzmanlık alanını Komisyonun bildirimiyle öğrenirsiniz (m.16/9) ve bu bildirimden itibaren beş iş günü içinde m.17’deki sebeplere dayanarak hakemi reddedebilirsiniz. Hakem seçiminin sıra usulüne bağlı olması, taraflardan birinin hakem tercih etmesini engeller.

Hakem Listesi ve Tarafsızlık Taahhütnamesi: Sigorta Hakemlerinin Seçimi (m. 14 ve 14/A)

Sigorta hakemlerinin seçimi ve tarafsızlıklarının güvence altına alınması, Yönetmelik’in 14. ve 14/A maddelerinde düzenlenmişti. Bu iki maddenin bugünkü durumu birbirinden farklıdır ve bu fark çoğu kaynakta görülmez: madde 14 yürürlüktedir (bir cümlesinin yürütmesi durdurulmuş olmakla birlikte), buna karşılık tarafsızlık taahhütnamesini düzenleyen madde 14/A Danıştay kararıyla iptal edilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Aşağıda önce yürürlükteki hakem listesi düzeni, sonra iptal edilen 14/A maddesinin akıbeti ve bugün tarafsızlığın hangi hükümlerle sağlandığı ele alınmaktadır.

Hakem Listesinin Hazırlanması ve Güncellenmesi

Sigorta hakemlerinin atanma sürecinde Hakem Listesi önemli bir temel teşkil eder. Madde 14, listeye kaydın kimin kararıyla yapılacağını belirler: hakemlik başvurusu kabul edilenlerden Kurum tarafından uygun görülenlerin kaydedilmesi amacıyla, sigorta hakemleri için ayrı, itiraz hakem heyetinde yer alacak hakemler için ayrı olmak üzere listeler tutulur. Listeye kabul edilmenin şartları m.14’te değil, Kanun m.30/8 ile Yönetmelik m.13’te düzenlenmiştir; m.14 listenin tutulmasına ilişkindir.

Maddenin dört kuralı uygulamada doğrudan sonuç doğurur:

  • Bir hakem birden fazla listede yer alamaz (m.14/1). Sigorta hakemliği ile itiraz hakemliği aynı kişide birleşmez; itirazı inceleyen heyet, kararı veren hakemden yapısal olarak ayrıdır.
  • Listeler hayat ve hayat dışı grupları esas alınarak tutulur ve İstanbul ile büro bazında gösterilmek şartıyla Türkiye geneli için oluşturulur (m.14/2).
  • Engelli hakemler için ayrı bir liste vardır (m.14/3, Değişik: 7/6/2023): mücbir neden, umulmayan hâl veya Komisyonca haklı görülen mazeret nedeniyle geçici olarak hakemlik yapamayacaklar, Kanun m.30/19 uyarınca hakemliği yasaklanmış olanlar ve Kurul ya da Yargıtaydaki görevi devam edenler bu listede izlenir; bunlar fiilen hakemlik yapamaz. Engel hâli sona erdiğinde keyfiyeti ilgili hakemin derhal Komisyona bildirmesi gerekir.
  • Listeler altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Kuruma bildirilir (m.14/5).

Madde ayrıca itiraz hakemliğine geçişin iki yolunu gösterir. Birincisi, uyuşmazlıkların sayısını ve türünü dikkate alarak, en az on yıl sigorta hakemliği yapmış olanlar arasından deneyim ve uzmanlık alanı gibi ölçütlere göre seçilecek kişileri itiraz hakemliği listesine geçirmeye, Komisyonun talebiyle Kurum yetkilidir (m.14/6). İkincisi doğrudan kayıttır: Kanun m.30/8’deki nitelikler ile m.13’teki deneyim şartlarını taşımak kaydıyla, en az altı ay görev yapmış Kurul başkan ve üyeleri ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararına göre sigorta uyuşmazlıklarını çözmekle görevli dairelerde en az altı ay görev yapmış başkan ve üye hâkimler, müracaatları üzerine itiraz hakemi olarak listeye doğrudan kaydedilir (m.14/7).

🔴 Madde 14’ün yürütmesi durdurulan cümlesi. 10/8/2021 tarihli değişiklikle maddeye eklenen “Hakemler Komisyon nezdinde görülen uyuşmazlıkları taraf vekili sıfatıyla takip edemez” cümlesinin yürütmesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 13/1/2022 tarihli ve E.:2021/5092 sayılı kararı ile durdurulmuştur. Bu cümlenin bugün uygulanabilir olmadığı, yönetmeliğin konsolide metninde parantez içinde açıkça belirtilmektedir. Buna karşılık maddenin aynı fıkrasındaki “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun hâkimin yasaklılığına ve reddine ilişkin hükümleri hakemler hakkında da uygulanır” cümlesi yürürlüktedir ve tarafsızlığın asıl dayanağıdır.

Listeye dahil edilen hakemlerin bilgileri, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından düzenli olarak güncellenir. Bu süreç, hakemlerin görev süreleri boyunca tarafsızlıklarına ve meslekî yeterliliklerine zarar verebilecek bir durumun oluşup oluşmadığını denetlemek adına kritik bir adımdır. Yönetmelik, hakemlerin görev süresi boyunca geçerli olacak belirli meslek etik kurallarına bağlı kalmalarını şart koşar.

Tarafsızlık Taahhütnamesi ve Etik Yükümlülükler

🔴 Tarafsızlık taahhütnamesi bugün yürürlükte değildir. Yönetmelik’in 14/A maddesi 19/1/2016 tarihli 29598 sayılı Resmî Gazete ile eklenmiş, ancak Danıştay Onuncu Dairesinin 13/10/2021 tarihli ve E.:2016/553; K.:2021/4718 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. İptal kararı da kesinleşmiştir: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/4/2022 tarihli, E.:2022/271, K.:2022/1550 sayılı onama kararı ile mezkûr karar kesinleşmiş ve mevzuat.gov.tr’deki konsolide metinde madde, iptal şerhiyle birlikte boş bırakılmıştır.

Bunun pratik anlamı şudur: hakemlerin göreve başlarken imzaladığı ayrı bir “tarafsızlık taahhütnamesi” yükümlülüğü kalmamıştır. Buna karşılık tarafsızlık güvencesi ortadan kalkmış değildir; yalnızca dayanağı değişmiştir. Bugün hakemin tarafsızlığı üç ayrı hükümle sağlanır:

DayanakNeyi güvenceye alır
Yön. m.14/1HMK’nın hâkimin yasaklılığına ve reddine ilişkin hükümleri hakemler hakkında da uygulanır
Yön. m.17Tarafların, atamayı öğrendikleri tarihten itibaren beş iş günü içinde hakemi reddedebileceği hâller
Yön. m.18Hakemin, talep olmasa bile çekinmek zorunda olduğu hâller
Kanun m.30/19Sektör mensuplarının — eş ve çocukları dâhil — hakemlik yapamaması

Aynı dönemde iptal edilen tek hüküm 14/A değildir. Yönetmelik m.18’in (ğ) bendi de Danıştay Onuncu Dairesinin 13/10/2021 tarihli, E.:2016/735; K.:2021/4719 sayılı kararı ile iptal edilmiş, bu karar da Danıştay İDDK’nın 6/10/2022 tarihli, E.:2022/1096, K.:2022/2746 sayılı onama kararı ile kesinleşmiştir. Dolayısıyla m.18’i sekiz bentli anlatan kaynaklar da güncelliğini yitirmiştir; bugün yürürlükteki bentler (a) ile (g) arasındadır.

Hakemlerin Tarafsızlık İlkesi ve Yükümlülükleri

Sigorta hakemlerinin görevlerini yerine getirirken her türlü önyargıdan uzak durması, tahkim mekanizmasının etkinliği ve güvenilirliği açısından zorunludur. Yönetmelik m.18, hakemin talep olmasa bile çekinmek zorunda olduğu hâlleri sayar; bu, tarafın talebine bağlı olan m.17’deki ret kurumundan farklıdır. Çekinme zorunluluğu re’sen işler, hakemin kendisi dosyadan elini çekmek zorundadır.

Tarafın hakemi reddetmesi hâlinde talebi Komisyon müdürü inceler (Yön. m.7/3-ç). Kanun m.30/15 süreyi de gösterir: ret talebi durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle Komisyona yapılır ve Komisyon müdürü iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra en geç beş iş günü içinde karar verir. Seçilen hakem, mücbir nedenler ve umulmayan hâller dışında görevi reddedemez.

Hakemler Arasında Şeffaflık ve Özveri Gerekliliği

Hakemlerin uyuşmazlık çözümünde bağımsız hareket etmesi, tahkim sürecine olan güvenin temelidir. Şeffaflığın somut karşılığı, hakem seçiminin takdire değil sıra usulüne bağlanmış olmasıdır: dosyayı ne taraflar seçer ne de Komisyon serbestçe belirler. Bilirkişi bakımından da aynı ilke geçerlidir — hakem ve bilirkişi ile taraf ve bilirkişi arasındaki ilişki bakımından m.17 ve m.18 kıyasen uygulanır ve fiilen hakemlik yapan kişi bilirkişi listesinde yer alamaz (m.16/12).

Özetle: hakem listesi düzeni yürürlüktedir ve 2023 değişiklikleriyle ayrıntılandırılmıştır; buna karşılık tarafsızlık taahhütnamesi kurumu iptal edilmiştir. Bir uyuşmazlıkta hakemin tarafsızlığı tartışma konusu olacaksa dayanak olarak 14/A gösterilemez; m.14/1 yollamasıyla HMK’nın yasaklılık-ret hükümleri, m.17 ve m.18 gösterilir. Bu ayrım, hakemi ret dilekçesi yazarken doğrudan sonuç doğurur.

Sigorta Tahkim Sistemine Üyelik, Katılım Payı ve Sigorta Şirketlerinin Yükümlülükleri (m. 15)

Sigorta tahkim sistemine üyelik, sektörde adil, hızlı ve uzman bir çözüm mekanizması oluşturmayı hedefler. Bu sistemin işleyişi Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik kapsamında düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 15. maddesi, sisteme kimlerin üye olabileceği, üyelik zorunluluğu ve üyelerin yerine getirmesi gereken yükümlülükleri açıkça belirlemektedir. Bu mekanizma, öncelikle sigorta ettirenler ve sigorta şirketleri arasındaki uyuşmazlıkların kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlar.

Üyelik zorunlu mudur?
Hayır. Madde 15’in ilk cümlesi nettir: “Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirir.” Aynı ifade Kanun m.30/1’de de yer alır. Zorunlu olan üyelik değil, üye olmak isteyenin bildirimde bulunmasıdır. “Bütün sigorta şirketleri sisteme üye olmak zorundadır” diyen anlatımların mevzuatta karşılığı yoktur.

Peki şirket üye değilse hak sahibi tahkime gidemez mi? Zorunlu sigortalarda gidebilir. Kanun m.30/1’e 3/4/2013 tarihli 6456 sayılı Kanun’un 45. maddesiyle eklenen cümle şöyledir: “İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir.” Bu ayrım pratikte şu tabloyu doğurur:

Sigorta türüŞirketin üyeliği aranır mı?
Zorunlu trafik sigortası (ZMSS), DASK, diğer zorunlu sigortalarHayır — üye olmasa dahi başvurulabilir (Kanun m.30/1, Ek cümle: 6456/45)
Kasko, özel sağlık, hayat ve diğer ihtiyari sigortalarEvet — kuruluşun sisteme üye olması gerekir

Bu nedenle başvurudan önce yapılacak ilk kontrol, uyuşmazlığın hangi poliçeden doğduğudur. Trafik sigortasından doğan bir alacakta karşı tarafın üye listesinde bulunup bulunmadığı sorgulanmaz. Üyeliğin başlangıç anı da maddede yazılıdır: üyelik sabit katılım payının ödenmesiyle başlar ve sisteme üye olunmadan önce sigorta ettirenlerle bu Yönetmelik çerçevesinde tahkim anlaşması yapılamaz (m.15/1).

Katılım payı ödenmezse ne olur?
Katılma payını ödemeyen üyeye, ödemeyi gecikme faiziyle birlikte yapması için Komisyon tarafından on beş günlük süre verilir. Bu sürenin sonunda ödeme yapılmazsa üye sistemden çıkarılır (m.15/2). Hak sahibi açısından kritik olan, maddenin devamıdır: “Bu durum, üyelik döneminde yapılan sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların çözümü için ilgililerin tahkim sistemine başvurma hakkına halel getirmez.” Yani poliçeniz şirketin üye olduğu dönemde yapılmışsa, şirket sonradan sistemden çıkarılsa bile tahkim yolunuz açık kalır; Komisyon yaptığı giderler için eski üyeye rücu eder.

Dosya başına katılım payını ödemeyen risk üstlenicilerde yaptırım farklıdır: yine on beş günlük süre verilir, ödenmezse sistemden çıkarma değil, ödeme yapılana kadar müteakip dosyalardaki katılım payının yüzde yirmi beş fazla hesaplanması söz konusu olur (m.15/3, Ek: 24/7/2013).

Sigorta Şirketlerinin Yükümlülükleri:
Yönetmeliğin 15. maddesi doğrultusunda, sigorta şirketlerinin birkaç kritik yükümlülüğü bulunmaktadır:

  1. On beş iş günü içinde cevap verme: Kanun m.30/13 uyarınca tahkime gidebilmek için kuruluşa başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir. Kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de tahkime başvuru için yeterlidir. (Zorunlu trafik sigortasında bu süre, KTK m.97 uyarınca on beş gündür; iş günü değil.)
  2. Belge ve Kayıt Yükümlülüğü: Şirketler, tahkim süreçlerinde gerekli bilgi ve belgeleri eksiksiz paylaşmak zorundadır. Bilgi saklama veya kasıtlı eksik belge sunma gibi durumlar, ağır idari yaptırımlara yol açabilir.
  3. Sisteme üye olmadan tahkim anlaşması yapmama: Madde 15/1 uyarınca sisteme üye olunmadan önce sigorta ettirenlerle bu Yönetmelik çerçevesinde tahkim anlaşması yapılamaz.
  4. Mali Yükümlülükler: Yukarıda bahsedildiği gibi, katılım paylarının düzenli ve eksiksiz bir şekilde ödenmesi bu yükümlülüklerin başında gelir.

Üye olmayan kuruluşların gider katkısı:
Kanun m.30/1’in son cümlesi (Ek: 6456/45), sisteme üye olmayan kuruluşlar bakımından Komisyon giderlerine katılımın ayrıca belirleneceğini söyler. Yönetmelik m.11/2 de bunu karşılar: katılma payı, yalnızca üyelerden değil, “Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ilgili uyuşmazlık için tahkim sisteminde yer alan risk üstlenicilerden” alınacak dosya başı katılım payını da kapsar. Zorunlu sigortada üye olmayan şirket, o dosyanın masrafına bu yolla katılır.

Sonuç itibarıyla üyelik düzeni iki katmanlıdır: ihtiyari üyelik ihtiyari sigortalarda tahkim yolunu açar; zorunlu sigortalarda ise üyelik aranmaz ve hak sahibi her hâlükârda tahkime başvurabilir. Araç değer kaybı gibi zorunlu trafik sigortasından doğan taleplerde izlenecek somut akış için Araç Değer Kaybında Sigortaya İtiraz ve Tahkim Süreci yazımıza bakabilirsiniz.

Sigorta Tahkimine Başvuru Usulü, Gerekli Belgeler ve Başvuru Süreleri (m. 16)

Sigorta tahkim sistemi, sigorta poliçesi kapsamında ortaya çıkan uyuşmazlıkların hızlı, adil ve ekonomik bir biçimde çözüme kavuşturulması için tasarlanmış bir yol sunmaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik kapsamında ele alınan başvuru usulü, gerekli belgeler ve başvuru süreleri, sigorta tahkim sisteminin etkili ve doğru bir şekilde işlemesi için hayati bir rol oynamaktadır. Yönetmeliğin 16. maddesi, bu sürecin açık ve detaylı bir şekilde düzenlenmesini sağlamaktadır.

Başvuru Süreci: Hangi Aşamalar İzlenmelidir?

Başvuru kanalları m.16/1’de sayılıdır (Değişik: RG-7/6/2023-32214): Komisyonun merkezi, başvuranın ikametgâhının bulunduğu ya da rizikonun gerçekleştiği yerdeki büro ve Komisyonun elektronik ortamı. Elektronik başvuru kanalı yönetmeliğe 2023’te girmiştir; aynı değişiklikle Komisyon Başkanlığına, başvuruların elektronik ortamda yapılabilmesi için bilgi işlem altyapısını tesis etme görevi verilmiştir (m.6/1-j). Bu nedenle 2023 öncesine ait anlatımlarda elektronik başvuru yer almaz.

Tahkime gitmeden önce yerine getirilmesi gereken ön koşul vardır. Kanun m.30/13 uyarınca, uyuşmazlığa konu olay ile ilgili olarak önce sigortacılık yapan kuruluşa başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır. Kuruluşun on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de tahkime başvuru için yeterlidir. Zorunlu trafik sigortasında süre farklıdır: KTK m.97, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi hâlinde zarar görenin dava açabileceğini veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini söyler. İş günü / gün ayrımı, süre hesabında doğrudan sonuç doğurur.

Başvuru işlemlerinde, Komisyonun internet sitesinde yer alan güncel başvuru formu doldurulmalıdır. Ayrıca başvuru sürecinde uyulması gereken prosedürler ve teslim edilmesi gereken belgeler açıkça belirtilmiştir. Belgelerin usulüne uygun bir şekilde teslim edilmesi, tahkim sürecinin kesintisiz ilerleyebilmesi açısından büyük önem taşır.

Başvuruda Hangi Belgeler Gerekir?

Sigorta tahkime başvurulabilmesi için belirli belgelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu belgeler arasında;

  • Güncel başvuru formu,
  • Uyuşmazlığa ilişkin bilgi ve belgeler (sigorta poliçesi, hasar tespit raporu vb.),
  • Tahkim başvuru ücretinin yatırıldığına dair dekont,
  • Tebligat giderlerinin ödendiğini gösteren belgeler yer alır.

Eksik belgeyle yapılan başvurunun sonucu yönetmelikte parayla ölçülmüştür. Raportörün yapacağı ön inceleme üç ayrı sonuca çıkabilir ve her birinde başvuru ücretinin iade oranı farklıdır:

DurumDayanakİade
Dosyanın Komisyonca değerlendirmeye alınamayacağı anlaşılırsam.16/3Ücretin yarısı
Raportör incelemeye başlamadan önce başvurunun geri çekilmesim.16/4Ücretin yarısı
Uyuşmazlığın bilgi ve belge eksikliğinden kaynaklandığının anlaşılması ve dosyanın kapatılmasım.16/5Ücretin yüzde ellisi
İtirazın değerlendirmeye alınamayacağının anlaşılmasım.16/A-1Yatırılan ücretin yüzde doksanı

Ön inceleme aşamasında raportörün baktığı ikinci husus, uyuşmazlığın başka bir mercie intikal edip etmediğidir. Madde 16/2-b bu engelleri sayar: mahkemeye, İcra ve İflas Kanunu’na göre icra takibine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre tahkime ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar için tahkime gidilemez. Buradaki ölçüt “karara bağlanmış olmak” değil “intikal etmiş olmak”tır; derdest bir dava da yolu kapatır. Listedeki icra takibi ibaresi 7/6/2023’te eklenmiştir ve en çok gözden kaçan engeldir: aynı alacak için icra takibi başlatmış olan kişi, o alacak için tahkime başvuramaz.

Başvuru Süreleri ve Elektronik Başvuru Kolaylığı

Tahkime başvuru için yönetmelikte ayrı bir süre öngörülmemiştir. Sınırı çizen, alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresidir ve bu süre poliçenin türüne göre değişir:

  • Sigorta sözleşmesinden doğan istemlerde (kasko, sağlık, hayat vb.): TTK m.1420 uyarınca “alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve … sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
  • Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlarda: KTK m.109 uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten iki yıl, her hâlde kaza gününden on yıl. Fiil cezayı gerektiriyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Başvurunun son tarihi bu nedenle yönetmelikten değil, uyuşmazlığın kaynağındaki kanundan hesaplanır: kasko ya da sağlık poliçesinde TTK m.1420, trafik kazasından doğan maddi zararda KTK m.109. Ayrıca kuruluşa yapılan yazılı başvuru ve cevapsız geçen on beş iş günü / on beş gün süresi, tahkim başvurusunun ön koşuludur; bu adım atlanırsa dosya ön incelemede değerlendirmeye alınmaz ve ücretin yalnızca yarısı iade edilir.

Ön inceleme tamamlandıktan sonra Komisyon merkezinde, uyuşmazlığın çözümü için heyet oluşturulmasının gerekli olup olmadığı incelenir. Madde 16/7 (Değişik: 22/4/2022) uyarınca, uyuşmazlık konusu miktar Kurum tarafından Kanun m.30/22’ye göre belirlenen miktar ve üzerinde ise heyet oluşturulması zorunludur. Heyet, listede hukukçu bulunması hâlinde en az biri hukukçu olacak şekilde en az üç kişiden oluşur ve kararını çoğunlukla verir. Heyet teşkilini gerektiren tutar ile itiraz ve temyiz sınırları her yıl güncellenir; güncel rakamlar ve yıllara göre değişimi için Sigorta Tahkim Komisyonu Kararlarına Karşı İtiraz ve Temyiz Sınırları yazımıza bakınız.

Bilirkişi incelemesi de m.16’da düzenlenmiştir. Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (m.16/12). Bilirkişiler, Komisyon Başkanlığının her yıl düzenlediği bilirkişi listesinden seçilir; ücret tarifesini Başkanlığın görüşü alınarak Kurum belirler. Fiilen sigorta hakemliği ya da itiraz hakemliği yapan kişi bilirkişi listesinde yer alamaz.

Bu şekilde düzenlenen sigorta tahkim yönetmelik, uyumlu bir çerçeve sunarak sigortalıların haklarını korumakta ve sigorta sektöründe güvenin artırılmasına katkı sağlamaktadır. Bu süreç, hem sigortalılara hem de sigorta şirketlerine adil bir platform sunarken, aynı zamanda hızlı ve etkin uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin sigortacılık sektörüne entegrasyonunun iyi bir örneğini teşkil etmektedir.

Sigorta Tahkiminde Hakem Ataması, Dosya Dağıtımı ve Hakem Ücretlerinin Belirlenmesi (m. 16, m. 6, m. 7)

Sigortacılık sektöründe uyuşmazlıkların hızlı ve etkin bir şekilde çözümlenebilmesi adına tahkim sistemi büyük bir önem taşımaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, hakem ataması, dosya dağıtımı ve hakem ücretlerine dair detaylı düzenlemeler içermekte olup sigorta tahkim süreçlerini şeffaf ve düzenli bir çerçeveye oturtmaktadır. Sigorta tahkim süreçlerinin etkin yönetimi, özellikle hakemlerin doğru atanması, dosyaların adil bir şekilde dağıtılması ve hakem ücretlerinin belirlenmesi gibi kritik konuları kapsamaktadır. Bu süreçlere dair yönetmelikte yer alan önemli hususları aşağıda açıklıyoruz.

Hakem Ataması Usulü ve Kriterleri

Sigorta Tahkim Komisyonu, uyuşmazlık başvurularını aldığında, bu başvuruları çözümlemek üzere sigorta hakemlerini atamakla yükümlüdür. Hakem atamaları sırasında tarafsızlık ve adalet ilkesine en üst seviyede dikkat edilmektedir. Yönetmeliğe göre, taraflar arasında herhangi bir güç dengesizliğine veya hakem tercihinden kaynaklanabilecek olumsuzluklara mahal verilmemesi adına hakem atamaları Komisyon tarafından otomatik olarak gerçekleştirilir.

Yönetmeliğin 16. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca dosya, konusuna göre hayat veya hayat dışı sigorta grubuna sınıflandırıldıktan sonra hakem seçimi genel listeden sıra usulüne göre yapılır. Sıra usulünde hakemlerin uzmanlık alanları esas alınır: listenin başındaki hakemin uzmanlık alanı uyuşmazlığın çözümü için uygun değilse, sıradaki uzmanlık alanı uyan ilk hakem atanır. Atanan hakem veya hakemler, uyuşmazlığın taraflarına derhal bildirilir (m.16/9); bildirimin amacı, tarafların m.17’deki beş iş günlük ret süresini kullanabilmesidir.

Dosya Dağıtımı ve Uygun İş Yükü İlkesi

Dosya dağıtımına ilişkin sayısal sınır 7/6/2023 tarihli değişiklikle getirilmiştir. Yönetmelik m.16/14’ün lafzı şudur: “Tek ve heyet koordinatörü hakemlere bir ayda en fazla yetmiş adet uyuşmazlık dosyası atanır.” Başvuru sayısının yüksekliği nedeniyle bu adedin üzerinde atama yapılması gerekirse Komisyon, keyfiyeti Kuruma bildirerek atama yapabilir; bu bir izin başvurusu değil, bildirim yükümlülüğüdür.

Maddenin ikinci cümlesi, iş yükünü hakem sayısına bağlayan bir mekanizma kurar: dönemsel ve arızi nedenlere bağlı durumlar hariç, altışar aylık periyotlar itibarıyla atanan dosya sayısı belirlenen adedin üzerinde gerçekleşirse, Kurum gerekli sayıda yeni hakemi listeye eklemek için m.13/A’ya göre hakemlik sınavı açar. Dağıtımda esas alınan ölçütler ise m.16/8’de sayılıdır: uzmanlık alanı, hakemin üstlendiği görevler, coğrafi kriterler ve iş yükü. Dosyanın karmaşıklığı ya da tarafların iddiaları dağıtım ölçütü değildir; asıl kural sıra usulüdür ve uzmanlık alanı bu sıranın içinde işler.

Hakem Ücretlerinin Belirlenmesi ve Ödeme Süreçleri

Hakem ücreti konusunda en sık yapılan hata, bu ücretin başvurandan alınacağının sanılmasıdır. Kanun m.30/18 tersini söyler: “Hakemlik ücreti, Komisyona başvuru ücreti ve üyeliğe katılma payı, Komisyonun görüşü alınarak Müsteşarlıkça [bugün Kurum — SEDDK] belirlenir; hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir.” Yönetmelik de aynı yöndedir: hakem ücretini ödemek Komisyon Başkanlığının görevidir (m.6/1-f) ve sigorta hakem ücretleri Komisyonun gider kalemleri arasında sayılmıştır (m.11/4).

Dolayısıyla başvuranın ödediği kalemler yalnızca başvuru ücreti ve tebligat gideridir (m.16/1); bilirkişi incelemesi yapılmışsa buna bilirkişi ücreti eklenir. “Başvuru ücreti, değerlendirme ücreti, hakem ücreti ve evrak iletim ücreti ayrı ayrı ödenir” biçimindeki anlatımların mevzuatta dayanağı yoktur.

Ücreti belirleyen merci de Birlik değildir. Yönetmelik m.11/3 uyarınca başvuru ücreti, katılım payı ve sigorta hakemlerinin ücretleri, Komisyon Başkanlığının görüşü alınarak Kurum (SEDDK) tarafından belirlenir; Komisyon müdürü bu konuda Kuruma görüş bildirir (m.7/3-e). Belirlenen tutarlar Ocak ve Temmuz ayları itibarıyla gözden geçirilerek gerektiğinde revize edilir. Bu son cümle uygulamada önemlidir: tarife yılda bir kez değil, yıl ortasında da değişebilir; başvurudan önce Komisyonun güncel tarifesine bakmak gerekir.

Tahkimin dava yoluna göre asıl mali üstünlüğü ise vekâlet ücretindedir. Kanun m.30/17 uyarınca “talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir. Yönetmelik m.16/13 bunu genişletir: tarafların avukatla temsil edildiği hâllerde, her iki taraf için de aleyhe hükmedilecek vekâlet ücreti, AAÜT’de asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan ücretin beşte biridir. Kaybetme hâlinde üstlenilen risk bu yüzden dava açmaya kıyasla belirgin biçimde düşüktür.

Elektronik Sistem ve Dijitalleşmenin Rolü

Elektronik başvuru kanalının yönetmelikteki dayanağı iki hükümdür ve ikisi de 7/6/2023 tarihlidir. Birincisi m.16/1: tahkim için Komisyonun elektronik ortamından da başvurulabilir. İkincisi m.6/1-j: Komisyon Başkanlığı, “başvuruların elektronik ortamda yapılabilmesini teminen gerekli bilgi işlem altyapısını tesis etmek”le görevlidir. Aynı imkân itiraz aşaması için de tanınmıştır: itiraz başvurusu da Komisyona elektronik ortamda yapılabilir (m.16/A-1).

Buna karşılık yönetmelik, elektronik kanalı belge sunumunun tek yolu hâline getirmemiştir: başvuru, Komisyonun merkezine ya da ikametgâh veya riziko yerindeki büroya da yapılabilir. Elektronik başvuruda da aynı dört unsur aranır — güncel başvuru formu, uyuşmazlığa ilişkin bilgi ve belgeler, başvuru ücreti dekontu ve tebligat gideri dekontu. Bu kanalın 2023 öncesinde yönetmelikte bulunmaması, daha eski kaynakların yalnızca merkez ve büro başvurusundan söz etmesinin sebebidir.

Özetle, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun hakem atama, dosya dağıtımı ve hakem ücretlendirme süreçlerini belirleyen detaylı düzenlemeler, sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde açık, adil ve etkin bir mekanizma oluşturmuştur. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik‘in ilgili maddeleri, taraflar arasında güven tesisine katkı sağlamakta, sigorta hakemliğini güçlü bir alternatif çözüm yöntemi olarak öne çıkarmaktadır.

İtiraz Hakem Heyetleri, İtiraz Usulü ve İtiraz Başvuru Şartları (m. 16/A)

Sigorta tahkim sistemi, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların hızlı, tarafsız ve uygun maliyetle çözülmesini sağlamak amacıyla faaliyet göstermektedir. Ancak bu sistemde alınan kararların yeniden gözden geçirilmesini talep etme hakkı da tanınmıştır. İşte tam bu noktada, itiraz hakem heyetleri devreye girer. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/A maddesi, itiraz hakem heyetlerinin yapısını, işlevini ve usul kurallarını detaylı bir şekilde düzenlemektedir. Şimdi, bu önemli konuyu yakından inceleyelim.

İtiraz Hakem Heyetlerinin Yapılandırılması

İtiraz hakem heyeti, Yönetmelik m.4/ı’da “sigorta hakem kararlarına karşı yapılan itiraz talebini incelemek üzere Komisyon tarafından oluşturulan üç kişilik hakem heyeti” olarak tanımlanmıştır; heyet sayısı takdire bağlı değil, üçtür. Heyet, m.16/A-2 uyarınca Yönetmelik m.14’ün ilgili fıkrası çerçevesinde oluşturulur ve hakem seçimi, itiraz hakem heyeti listesinden sıra usulüne göre yapılır. Sıra usulünde hakemlerin uzmanlık alanları esas alınır; listenin başındaki hakemin uzmanlık alanı uyuşmazlığa uygun değilse sıradaki uygun hakem atanır. Atamada ayrıca coğrafi kriterler ile Komisyona yapılan itiraz başvuru sayıları ve hakemin iş yükü de dikkate alınır (Ek ibare: 10/8/2021). Oluşturulan İtiraz Hakem Heyeti, uyuşmazlığın taraflarına derhal bildirilir (m.16/A-3).

İtiraz hakemliği listesine giriş de ayrı kurallara bağlıdır. Bir hakem aynı anda hem sigorta hakemi hem itiraz hakemi listesinde yer alamaz (m.14/1). İtiraz hakemliğine iki yoldan geçilir: en az on yıl sigorta hakemliği yapmış olanlar arasından Kurum tarafından yapılacak aktarma (m.14/6) ya da en az altı ay görev yapmış Kurul başkan ve üyeleri ile Yargıtayın ilgili dairelerinde en az altı ay görev yapmış başkan ve üye hâkimlerin müracaatları üzerine doğrudan kayıt (m.14/7).

İtiraz Başvurusu Nasıl Yapılır?

İtiraz, sigorta tahkim hakemliği tarafından verilen kararın tarafları tarafından yapılabilir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik uyarınca, itiraz başvurusu yapabilmek için belirli şartlar yerine getirilmelidir:

  • 🔴 Başvuru Süresi — on gün, iş günü değil: Kanun m.30/12’nin lafzı şudur: “…hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir.” Süre on gündür ve iş günü değildir; “10 iş günü” diyen anlatımlar hak kaybına yol açabilir. Süre, kararın Komisyonca bildirildiği tarihten işler ve itiraz bir defaya mahsustur. Süresinde itiraz edilmezse karar kesinleşir.
  • Başvuru Formu: İtiraz başvurusu, yönetmelikte belirtilen güncel itiraz başvuru formu doldurularak gerçekleştirilir. Bu formda, uyuşmazlık konusu, itiraz gerekçeleri ve talep edilen çözüm açık bir şekilde belirtilmelidir.
  • Belgelerin Sunulması: İtiraz başvurusu, Komisyonun internet sayfasında yayımlanan güncel itiraz başvuru formu ile itiraz başvuru ücreti ve tebligat giderlerinin yatırıldığını gösteren belge ile birlikte yapılır (m.16/A-1, Değişik: 7/6/2023). Kanun m.30/12 de itiraz talebinde bulunmak için başvuru ücretinin Komisyona yatırılmasını şart koşar. İlk başvuru formu ile itiraz formu ayrı belgelerdir.

İtiraz Usulü ve İnceleme Süreci

Başvuru yapıldıktan sonra süreç şu şekilde işler:

  1. Başvurunun İncelenmesi: İtirazın süresi içinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığını itiraz yetkilisi inceler (m.16/A-1). İncelemede itirazın değerlendirmeye alınamayacağı anlaşılırsa durum ilgiliye bildirilir ve yatırılan ücretin yüzde doksanı iade edilir. İtiraz yetkilisi de tıpkı raportör gibi uyuşmazlığın esasına dair karar veremez (m.8/3).
  2. Heyetin Görevlendirilmesi: Başvurunun uygun bulunmasının ardından, uyuşmazlığa özel olarak bir itiraz hakem heyeti oluşturulur.
  3. Dosya İncelemesi: Heyet, dosyadaki tüm bilgi ve belgeleri dikkate alarak kapsamlı bir inceleme yapar. Olayın hukuki temeli değerlendirilir ve talepler üzerinde detaylı analizler gerçekleştirilir.
  4. Karar Verilmesi: Kanun m.30/12 uyarınca itiraz talebi hakkında, işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. Sürenin başlangıcı başvurunun kabulü değil, işin heyete intikalidir. Ayrıca m.16/10’un 2023’te eklenen cümlesi uyarınca, mücbir neden, umulmayan hâl veya hakemin listeden silinmesi sebebiyle yeni görevlendirme yapılırsa yeni sigorta hakemi dört ay, itiraz hakemi iki ay içinde karar vermek zorundadır.

İtiraz Hakem Heyetleri ve Tarafsızlık İlkesine Vurgu

İtirazın, kararın icrası bakımından doğurduğu sonuç ayrıca vurgulanmalıdır. Kanun m.30/12’nin 6456 sayılı Kanun’la eklenen cümlesi açıktır: “İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur.” Bu sonuç kendiliğinden doğar; ayrıca tedbir talep edilmesine gerek yoktur. Kanun aynı sonucu temyiz için öngörmemiştir — temyiz başvurusu tek başına icrayı durdurmaz. Bu ayrım, aleyhine karar verilen taraf açısından doğrudan sonuç doğurur.

İtiraz sonrası aşama da sık karıştırılan bir konudur. Belirli bir tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir ve bu yol istinaf değil doğrudan temyizdir: Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 19/6/2020 tarihli, E.2019/4, K.2020/1 sayılı kararı (RG 11/11/2020), bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/7/2016 tarihinden sonra verilen itiraz hakem heyeti kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğunu belirlemiştir. Ayrıca tutar sınırına bakılmaksızın dört hâlde temyiz yolu her hâlükârda açıktır (Kanun m.30/12): tahkim süresi sona erdikten sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dışındaki konularda karar vermesi ve hakemlerin tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi.

Sonuç olarak itiraz, sigorta tahkiminde kararın gözden geçirilmesini sağlayan tek iç denetim yoludur ve süresi kısadır. İtiraz dilekçesinin nasıl yazılacağı, hangi sebeplere dayanılabileceği ve itiraz sonrası izlenecek yollar için Sigorta Tahkim Komisyonu Kararına İtiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Hakem Kararlarının Bildirimi, Saklanması ve Elektronik Başvuru Sistemi (m. 16/B ve m. 6/j)

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, tahkim sürecinin etkin bir şekilde yönetilmesi amacıyla detaylı düzenlemeler sunmaktadır. Bu kapsamda, hakem kararlarının nasıl bildirileceği, saklanacağı ve gelişen teknolojiye uyum sağlayan elektronik başvuru sistemiyle ilgili prosedürleri içeren hükümler, 16/B ve 6/j maddelerinde açıklanmıştır.

Hakem Kararlarının Bildirilmesi ve Saklanması

Hakem kararlarının bildirimi, sigorta tahkim sisteminin hız ve şeffaflık ilkelerini sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Sigorta tahkim yönetmelik uyarınca, verilen kararlar öncelikle Komisyon Müdürüne tevdi edilir. Yönetmeliğin 16/B maddesine göre, Komisyon Müdürü, bu kararları taraflara en geç üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Böylece, uyuşmazlık çözümleri hakkında tarafların süresi içinde bilgilendirilmesi sağlanır. Bu süreç, uyuşmazlık taraflarının hızlı şekilde aksiyon alabilmesine ve olası itiraz prosedürlerinin başlatılmasına olanak tanır.

Kararların saklanması bakımından maddenin lafzı dardır ve elektronik arşivden söz etmez: “…ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonda saklanır.” (m.16/B-1). Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları 10/8/2021 tarihli değişiklikle mülga edilmiştir; bu fıkralara dayanan anlatımlar güncelliğini yitirmiştir. Aynı yönde bir hüküm Kanun m.30/16’nın son cümlesinde de yer alır (Değişik: 22/7/2020-7251/56): Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir, ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonca saklanır.

Üç iş günlük bildirim süresi, uygulamada itiraz süresinin başlangıcını belirlediği için önemlidir: itiraz süresi kararın verildiği tarihten değil, Komisyonca ilgiliye bildirildiği tarihten işlemeye başlar (Kanun m.30/12).

Elektronik Başvuru Sistemi ile Dijitalleşme

Elektronik başvurunun yönetmelikteki dayanağı iki ayrı hükümdür ve bunlar karıştırılmamalıdır: başvurunun elektronik ortamdan yapılabilmesi m.16/1‘de, bu ortamın kurulması görevi ise m.6/1-j‘de düzenlenmiştir. İkisi de 7/6/2023 tarihli değişiklikle getirilmiştir. Elektronik kanal, merkeze veya büroya başvuru imkânını ortadan kaldırmaz; üçü de eşdeğer kanaldır. Hangi kanal kullanılırsa kullanılsın m.16/1 aynı dört unsuru arar:

  • Uyuşmazlığa ilişkin bilgi ve belgeler,
  • Sigorta tahkim yönetmelik gereği başvuru ücretinin yatırıldığına dair belge,
  • Güncellenmiş başvuru formu,
  • Tebligat giderinin ödendiğine dair belgeler.

Bu sistem sayesinde, fiziksel başvurunun gerektirdiği lojistik ve işlemler ortadan kalkmakta; süreci uzatan engeller minimize edilmektedir. Özellikle coğrafi olarak farklı lokasyonlardan yapılan başvurular, elektronik sistemle büyük ölçüde kolaylaştırılmıştır.

Hakem Kararlarının Elektronik Paylaşımı ve Güvenlik

Kararların saklanmasına ilişkin kural, elektronik ortamdan bağımsızdır ve m.16/B-1’de yazılıdır: kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonda saklanır. Aynı hüküm Kanun m.30/16’nın son cümlesinde de yer alır. Maddenin bu konuyu düzenleyen ikinci ve üçüncü fıkraları 10/8/2021 tarihli değişiklikle mülga edilmiştir; bu nedenle kararların paylaşımına ilişkin daha ayrıntılı bir yönetmelik hükmü bugün mevcut değildir.

Gizlilik yönünden dayanak ise Kanun m.30/20‘dir: Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz; ancak suç teşkil eden hâllerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur. Yönetmelik m.21 ise yalnızca Komisyonun yayımlarında ve Hakem Karar Dergisinde özel bilgilere yer verilmemesini düzenler.

Yargılamanın işleyişine ve kararların şekline ilişkin bilişim temelli usulleri belirleme yetkisi Komisyon Müdürüne aittir: m.16/11 (Ek: 19/1/2016) uyarınca Komisyon Müdürü, Kurumun uygun görüşü ile ve ilgili mevzuata uygun olarak, yargılamanın işleyişi ile hakem kararlarının şekil yönünden içeriğine ilişkin bilişim temelli usuller getirir. Bu hüküm, elektronik ortamda yürütülen işlemlerin yönetmelikteki tek düzenleyici dayanağıdır.

Sonuç Olarak Getirilen Avantajlar

Bildirim ve saklama düzeninin başvuran açısından iki pratik sonucu vardır. Birincisi, süre kararın verildiği tarihten değil bildirim tarihinden işler: hakem kararını Komisyon Müdürüne tevdi eder, Müdür en geç üç iş günü içinde taraflara bildirir ve on günlük itiraz süresi bu bildirimle başlar. İkincisi, kararın aslı dosyayla birlikte Komisyonda saklandığı için, sonraki aşamalarda (itiraz, temyiz veya icra) ihtiyaç duyulan belgeler Komisyon nezdindeki dosyadan temin edilir.

Sigorta Hakeminin Reddi Nedenleri ve Uyuşmazlığa Bakılamaz Haller (m. 17-18)

Sigorta Tahkim Sisteminin, adalet ve tarafsızlık ilkelerine dayalı olarak yapılandırılması, bu sistemin güvenilirliğini ve şeffaflığını sağlamak açısından büyük önem taşır. Tarafların haklarını korunabilir bir zeminde savunabilmelerinin temel koşulu, sürecin adil bir şekilde yürütülmesidir. Bu nedenle, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik kapsamında, sigorta hakeminin reddi nedenleri ve uyuşmazlığa bakılamaz haller açıkça düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 17. ve 18. maddeleri, bu konulara yönelik çerçeveyi oluşturarak sigorta tahkim süreçlerinin objektif yönetilmesini sağlamaktadır.

Sigorta Hakeminin Reddi Nedenleri (m. 17)

Madde 17, hakemin reddi sebeplerini altı bent hâlinde sınırlı biçimde sayar ve süreyi de gösterir: taraflar, atanan hakem veya hakemleri, atamayı öğrendiği tarihten itibaren beş iş günü içinde yazılı olarak reddedebilir (Değişik ibare: 10/8/2021). Ret sebepleri şunlardır:

  • (a) Hakem taraflardan birine öğüt vermiş ya da yol göstermişse,
  • (b) Hakem taraflardan biri veya ilgili bir üçüncü kişi karşısında kanunen gerekmediği hâlde görüşünü bildirmişse,
  • (c) Hakem; tanık, bilirkişi, Muhakemeleri Kanunu anlamında hakem veya hâkim sıfatıyla dinlenmiş ya da hareket etmişse,
  • (ç) Hakem taraflardan biriyle dördüncü dereceye kadar yansoy hısımlığı varsa,
  • (d) Hakem ile taraflardan biri arasında bir dava veya düşmanlık bulunuyorsa,
  • (e) Hakemin tarafsızlığından şüpheye düşülmesini gerektirecek önemli sebepler varsa.

Son bent (e), diğerlerinin kapsamadığı hâller için açık bir kapı bırakır; ancak “önemli sebep” somut olarak gösterilmelidir. Ret talebinin usulü Kanun m.30/15’te düzenlenmiştir: talep durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle Komisyona yapılır; Komisyon müdürü, iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra bu konuda en geç beş iş günü içinde karar verir (Yön. m.7/3-ç). Seçilen hakem, mücbir nedenler ve umulmayan hâller dışında görevi reddedemez.

Ret kurumunun dayanağı bakımından iki nokta önemlidir. Birincisi, Yönetmelik m.14/1 uyarınca HMK’nın hâkimin yasaklılığına ve reddine ilişkin hükümleri hakemler hakkında da uygulanır; m.17’deki liste bu genel rejimin yanında yer alır. İkincisi, aynı kurallar bilirkişiler bakımından da kıyasen uygulanır: m.16/12 uyarınca hakem ile bilirkişi ve taraf ile bilirkişi arasındaki ilişki bakımından m.17 ve m.18 kıyasen uygulanır.

Uyuşmazlığa Bakılamaz Haller (m. 18)

Maddenin resmî başlığı “Hakemin uyuşmazlığa bakamayacağı hâller”dir ve düzenlediği konu, hangi uyuşmazlıkların tahkime götürülebileceği değil, hakemin kişisel olarak hangi dosyalardan çekinmek zorunda olduğudur. Madde 18 (Değişik: 19/1/2016), hakemin “talep olmasa bile çekinmek zorunda” olduğu hâlleri sayar:

  • (a) Kendisine ait olan veya doğrudan doğruya ya da dolayısıyla ilgili olduğu davada,
  • (b) Aralarında evlilik bağı kalksa bile eşinin davasında,
  • (c) Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyunun davasında,
  • (ç) Kendisi ile arasında evlatlık bağı bulunanın davasında,
  • (d) Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya (evlilik bağı kalksa dahi) kayın hısımlığı bulunanların davasında,
  • (e) Nişanlısının davasında,
  • (f) İki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyumu veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği davada,
  • (g) Tahkim sırasında, yönetiminde bulunduğu tüzel kişiye ait uyuşmazlıklarda.

🔴 Maddenin (ğ) bendi bugün yürürlükte değildir. Bu bent, Danıştay Onuncu Dairesinin 13/10/2021 tarihli, E.:2016/735; K.:2021/4719 sayılı kararı ile iptal edilmiş, iptal kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 6/10/2022 tarihli, E.:2022/1096, K.:2022/2746 sayılı onama kararı ile kesinleşmiştir. Maddeyi dokuz bentli anlatan kaynaklar bu nedenle güncelliğini yitirmiştir.

🔴 “Tahkim anlaşması yoksa tahkime gidilemez” bilgisi doğru değildir. Bu, sigorta tahkiminin HMK’daki iradi tahkimle karıştırılmasından doğan yaygın bir hatadır. Kanun m.30/1’in lafzı tersini söyler: “Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir.” Poliçede tahkim şartı aranmaz; zorunlu sigortalarda ise kuruluşun üyeliği dahi aranmaz.

Uyuşmazlığın tahkime götürülmesini engelleyen hâller ise m.18’de değil, m.16/2-b ile Kanun m.30/14’te düzenlenmiştir. Bunlar; uyuşmazlığın mahkemeye, İcra ve İflas Kanunu’na göre icra takibine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre tahkime ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş olmasıdır. Ölçüt “karara bağlanmış olmak” değil “intikal etmiş olmak” olduğu için, sonuçlanmamış derdest bir dava ya da devam eden bir icra takibi de tahkim yolunu kapatır.

Sonuç

İki maddenin farkı, dilekçe yazarken doğrudan sonuç doğurur: m.17 tarafın talebine bağlı bir ret sebebidir ve beş iş günlük hak düşürücü nitelikte bir süreye tabidir; m.18 ise hakemin kendiliğinden çekilmesi gereken hâlleri düzenler ve talebe bağlı değildir. Bir hakemin m.18 kapsamındaki bir hâle rağmen dosyaya bakmaya devam etmesi, kararın kanun yolunda tartışılmasının sebebi olabilir. Aşağıdaki tablo iki maddeyi karşılaştırmalı olarak gösterir.

 m.17 — Hakemi retm.18 — Çekinme
Kim harekete geçirirTaraf (talep şart)Hakem (talep olmasa bile re’sen)
SüreAtamayı öğrenmeden itibaren beş iş günü, yazılıSüre yok; hâl mevcutsa derhal
Kim karar verirKomisyon müdürü, beş iş günü içinde (Kanun m.30/15)Hakem kendisi çekilir
SebeplerAltı bent (öğüt verme, görüş bildirme, tanık/bilirkişi/hâkim sıfatı, dördüncü dereceye kadar yansoy hısımlığı, dava veya düşmanlık, tarafsızlıktan şüphe)Kişisel bağ hâlleri (kendi davası, eş, altsoy-üstsoy, evlatlık, üçüncü dereceye kadar hısımlık, nişanlı, vekil/vasi/kayyum, yönetiminde olduğu tüzel kişi)
Bilirkişiye uygulanır mıEvet — m.16/12 uyarınca her ikisi de kıyasen uygulanır

Her iki maddenin de ortak sonucu, hakemin tarafsızlığının imzalanan bir belgeyle değil mevzuatın kendisiyle güvenceye alınmış olmasıdır; 2016’da getirilen tarafsızlık taahhütnamesi maddesinin iptalinden sonra bu iki madde ile m.14/1’deki HMK yollaması, tarafsızlığın tek dayanağı hâline gelmiştir.

Sigortacılıkta Tahkimde Bilgilendirme ve Eğitim Yükümlülükleri (m. 19)

Sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde tahkim sisteminin etkin bir şekilde uygulanabilmesi ve bu sistemin kamuoyu nezdinde daha fazla bilinmesi adına bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri son derece önemlidir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik kapsamında yer alan 19. madde, bu faaliyetlere yönelik düzenlemeleri içermekte ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na bu konuda belirli sorumluluklar yüklemektedir.

Bilgilendirme Faaliyetleri: Madde 19/1 uyarınca Komisyon, sigorta uyuşmazlıkları ile ilgili olarak sigorta sektörünün ve kamunun bilgilendirilmesi amacıyla uygun araçlarla gerekli faaliyetleri yürütür. Madde bu genel görevi somut iki yükümlülüğe bağlar. Birincisi internet sitesi kurma yükümlülüğüdür: Komisyon, faaliyetleri ile ilgili duyuruları yapmak ve kamuya bilgi sağlamak üzere yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde internet sitesi oluşturur ve sitede gerekli duyurular, Komisyon ve işleyişi hakkında bilgiler, hakem listesi ve Komisyona başvuru şartları yer alır. İkincisi düzenli yayın yükümlülüğüdür: madde 19/2 uyarınca Komisyonun faaliyetleri ile ilgili üç aylık bülten yayımlanır; bültende tahkim sistemi ile ilgili haber ve duyurular bulunur.

Eğitim Yükümlülüğü: Eğitime ilişkin fıkralar yönetmeliğe 14/6/2018 tarihli 30451 sayılı Resmî Gazete ile eklenmiştir ve muhatabı herkes değil, sigorta ve itiraz hakemleridir. Üç kural birlikte okunur:

  • Göreve başlamadan önce eğitim zorunludur: “Sigorta ve itiraz hakemleri ilk defa görevlendirilmeye başlamadan önce düzenlenen eğitime katılmak zorundadır.” (m.19/4)
  • Beş yılda bir yenileme eğitimi: Hakemler, tarihi ve programı önceden duyurulacak yenileme eğitimine beş yılda bir katılır; beş yıllık sürenin hesabında ilk görevlendirilme veya yenileme tarihi esas alınır (m.19/5).
  • Yaptırımı doğrudan iş kaybıdır: “Bu maddenin beşinci fıkrasında belirtilen eğitimi süresi içerisinde almamış olan hakemlere eğitim tamamlanıncaya kadar yeni görevlendirme yapılmaz.” (m.19/6)

Eğitimin kapsamı ve süresi Komisyon Başkanlığının önerisi üzerine Kurum tarafından belirlenir (m.19/7). Maddenin üçüncü fıkrası 10/8/2021 tarihli değişiklikle mülga edilmiştir. Hakemliğe devam edilebilmesinin beş yılda bir yapılan Kurum değerlendirmesine bağlı olduğu kuralı (m.13/B-6) ile buradaki beş yıllık yenileme eğitimi birbirinden farklı iki yükümlülüktür; ikisi de aynı dönemsellikte işler.

Tahkim Öncesi Danışmanlık Mekanizması: Bilgilendirme başlığının yanında, yönetmelik Komisyona ayrı bir imkân daha tanır. Madde 6/3 uyarınca Komisyon Başkanlığı, gerek gördüğü hâllerde “uyuşmazlık konusunda tahkime gidilmeden önce ön bilgi vermek amacıyla danışmanlık hizmeti sağlayacak bir mekanizma oluşturabilir”. Bu hüküm, tahkim başvurusundan ayrı bir ön bilgilendirme kanalının dayanağıdır; başvuru yapmadan önce dosyanın durumu hakkında bilgi almak isteyenler bakımından pratik önem taşır.

Faaliyetlerin Finansmanı: Bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerinin masrafı, Komisyonun m.11/4’te sayılan işletme giderleri kalemi içinde karşılanır; Komisyonun gelirleri ise m.11/1’de sayılan katılma payı, başvuru ücreti, Güvence Hesabından yapılacak katkı payı ile hibe ve diğer gelirlerdir. Bütçe yetersiz kalırsa Birlikten veya Güvence Hesabından ek kaynak talep edilebilir (m.12/2).

Sonuç itibarıyla, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik; şeffaf, adil ve erişilebilir bir tahkim mekanizması oluşturulmasını amaçladığı gibi, bu mekanizmanın etkin bir şekilde tanıtılmasını ve sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemelerle de dikkat çekmektedir. Komisyon, bu yükümlülükler çerçevesinde düzenli olarak çeşitli faaliyetler gerçekleştirerek hem sektörel hem de toplumsal fayda sağlamayı hedeflemektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonunun Faaliyet Raporu, Denetim Usulü ve Kurumsal Gözetim (m. 20)

Sigorta Tahkim Komisyonunun faaliyet raporu, denetim usulü ve kurumsal gözetim süreçleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik kapsamında açık bir şekilde tanımlanarak, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini destekleyen önemli bir düzenleme olarak öne çıkmaktadır. Yönetmeliğin 20. maddesi, bu süreçlerin çerçevesini ayrıntılı biçimde ortaya koymakta ve hem sigorta tahkim sistemine güvenin artırılmasını hem de etkin bir işleyişin sağlanmasını amaçlamaktadır.

Faaliyet Raporu Kime Sunulur, Neleri İçerir?
Madde 20 tek fıkradan oluşur ve iki soruyu yanıtlar. Rapor yıllık olarak ve Kuruma (SEDDK) ve Birliğe sunulur — kamuoyuna değil, bu iki mercie. İçeriği de maddede sayılmıştır: personel durumu, faaliyetlere ilişkin istatistiki bilgiler, Komisyon bütçesi ve diğer hususlar. Maddenin amacı, metnin kendi ifadesiyle, “Komisyonun faaliyetlerinin periyodik olarak denetlenebilmesi”dir.

Yönetmelikteki bu yükümlülüğün Kanun’daki karşılığı m.30/3-ç’dedir: Komisyonun görevleri arasında “Komisyonun faaliyet sonuçları hakkında yıllık rapor hazırlayarak Birliğe ve Müsteşarlığa [bugün Kuruma] göndermek” sayılmıştır. Yani rapor yükümlülüğünün dayanağı yalnızca yönetmelik değil, doğrudan kanundur.

Denetim Kimin Elinde?
Yönetmelik, Komisyonu denetleyecek ayrı bir “bağımsız denetim organı” kurmaz. Denetim, düzenleyici ve denetleyici otorite olan Kurum (SEDDK) eliyle ve m.20’deki yıllık rapor mekanizmasıyla yürür. Kurumun konumunu gösteren üç düzenleme birlikte okunmalıdır:

  • Komisyon Başkanlığında bir Kurum temsilcisi yer alır ve akademisyen hukukçu üye Kurum tarafından belirlenir (m.5/3).
  • Hakemlik başvurularının kabulü, hakemlik sınavının açılması, hakem ve bilirkişi ücret tarifeleri, başvuru ücreti ve katılım payı Kurum tarafından belirlenir (m.6/1-c, m.11/3, m.13/A-1, m.16/12).
  • Başkanlık, Kurum tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmekle yükümlüdür (m.6/1-h).

Kurumun bu konumu 2019 sonrasının eseridir. SEDDK, 47 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulmuş ve sigortacılık alanındaki düzenleme-denetleme yetkisi Hazine Müsteşarlığından bu Kuruma geçmiştir. Yönetmelikte 10/8/2021 tarihli değişiklikle onlarca yerde “Müsteşarlık” ibaresi “Kurum” olarak değiştirilmiştir. Bu nedenle “Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü” diyen her metin 2019 öncesi teşkilat yapısını anlatıyordur; 5684 sayılı Kanun’un kendi metninde hâlâ “Müsteşarlık” ibaresi geçmekle birlikte, bu ibareler bugün Kurumu ifade eder.

Hakem Sayısının İş Yüküne Bağlanması
Yönetmeliğin kurumsal gözetim bakımından en somut hükmü m.16/14’tedir. Tek ve heyet koordinatörü hakemlere bir ayda en fazla yetmiş dosya atanabilir. Dönemsel ve arızi nedenlere bağlı durumlar hariç, altışar aylık dönemlerde atanan dosya sayısı bu adedin üzerinde gerçekleşirse, Kurum gerekli sayıda yeni hakemi listeye eklemek için m.13/A’ya göre hakemlik sınavı açar. Bu, hakem kadrosunun genişletilmesini takdire değil ölçülebilir bir eşiğe bağlayan tek hükümdür.

Hakemin Listeden Silinmesi
Gözetimin hakem düzeyindeki karşılığı Kanun m.30/11’dedir. Sigorta hakeminin ismi iki hâlde Listeden silinir: hakemlik için gereken nitelikleri kaybetmişse veya tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiği tespit edilmişse sürekli olarak; kendisine ulaşan dosyaları bir yıl içinde en fazla üç kez zamanında sonuçlandırmamışsa bir yıl süreyle. Yönetmelik m.14/3 ayrıca, mücbir neden veya Kurul ya da Yargıtaydaki görevi nedeniyle fiilen hakemlik yapamayacak olanların ayrı bir listede izleneceğini düzenler; engel hâli sona erenler, kayıt tarihinden itibaren her beş yılda bir yapılan değerlendirme sonucunda genel listeye alınabilir.

Sonuç olarak, Komisyonun denetimi üç katmanda yürür: yıllık faaliyet raporunun Kuruma ve Birliğe sunulması (m.20), ücret ve tarifelerin Kurum tarafından belirlenip Ocak ve Temmuz aylarında gözden geçirilmesi (m.11/3) ve hakem kadrosunun dosya sayısı eşiğine bağlanması (m.16/14). Bu katmanların hiçbiri uyuşmazlığın esasına ilişkin değildir; hakem kararının hukuka uygunluğu, denetim mekanizmasıyla değil itiraz ve temyiz yollarıyla tartışılır.

Sigortacılıkta Tahkimde Gizlilik İlkesi, Geçici Hükümler ve Yürürlük Düzenlemeleri (m. 21, Geçici Maddeler, m. 22-23)

Sigortacılıkta tahkim sürecinde gizlilik, iki ayrı hükümle sağlanır ve bunların kapsamı birbirinden farklıdır. Yönetmelik m.21’in kapsamı dardır ve yalnızca Komisyonun yayımlarını hedef alır. Maddenin lafzı şudur: “Komisyon tarafından yapılan yayımlarda yer alan istatistiki bilgiler ya da örnek teşkil edecek olaylara ilişkin kamuya aktarılan görüşler ile Hakem Karar Dergisinde yer alan kararlarda gizlilik ilkesi uyarınca özel bilgilere yer verilmez.” Yani madde, tarafların birbirine karşı yükümlülüğünü değil, Komisyonun kendi yayınlarında kişisel bilgileri anonimleştirme yükümlülüğünü düzenler.

Sır saklama yükümlülüğünün asıl kaynağı Kanun m.30/20’dir: “Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hâllerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur.” Bu hüküm, yükümlülüğün muhatabını (Komisyon görevlileri, hakemler, raportörler) ve sınırını (suç teşkil eden hâllerde bildirim zorunluluğu) birlikte gösterir. Yükümlülük tarafların kendisine değil, sistemde görev alanlara yöneliktir.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: Komisyonun yayımladığı emsal kararlarda taraf isimleri ve kişisel veriler yer almaz; buna karşılık tarafın kendi dosyasındaki bilgi ve belgeleri kullanmasına ilişkin bir yasak m.21’de yoktur. Dosyanın bir başka yargılamada delil olarak kullanılması, gizlilik hükmüne değil genel usul kurallarına tabidir. Kararların saklanması ise m.16/B-1 uyarınca aslı dosya ile birlikte Komisyonda yapılır.

Geçici maddeler. Yönetmelikte aynı numarayı taşıyan iki ayrı “Geçici Madde 1” bulunur; bu, farklı tarihlerdeki değişikliklerle eklenmiş olmalarından kaynaklanır ve metni okurken karışıklığa yol açar. Üç geçici maddenin bugünkü durumu şöyledir:

MaddeKonuBugünkü durum
Geçici m.1 (Ek: 19/1/2016)Komisyonun, m.14/3-c kapsamındaki mevcut hakemleri ilgili listelere bir ay içinde konumlandırması; mevcut hakemlerin durumlarını bir yıl içinde yönetmeliğe uygun hâle getirmesiSüreleri dolmuş; uygulama alanı kalmamıştır
Geçici m.1 (Ek: 24/7/2013)18/9/2013 tarihi itibarıyla sınav süreci sonuçlanmadığı için itiraz hakem heyeti oluşturulamaması hâlinde, gönüllülük esasına göre geçici itiraz hakemi ataması; görev süresi bir yılı aşmamak üzere asıl hakemler atanana kadarTarihli hüküm; uygulama alanı kalmamıştır
Geçici m.2 (Ek: 24/7/2013)Eğitim şartının sağlanmasıMülga (18/4/2019) — yürürlükte değildir

Bu tablo, yönetmelik metnini okurken sık düşülen bir hatayı da önler: geçici maddeler “geçmişteki uyuşmazlıkların hangi hükme tabi olacağını” düzenlemez. Üçü de kurumsal geçiş hükmüdür (hakemlerin listelere konumlandırılması, geçici heyet ataması, eğitim şartı) ve bugün uygulanabilir bir içerik taşımazlar.

Yürürlük ve yürütme. Madde 22 uyarınca yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir; yayım tarihi 17/8/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmî Gazete‘dir. Madde 23 ise yürütme yetkisini gösterir ve 18/4/2019’da değiştirilmiş, 10/8/2021’de de kurum adı güncellenmiştir: “Bu Yönetmelik hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.” Yürütme, denetimden farklı bir kavramdır: m.23 yönetmeliğin uygulanmasından sorumlu makamı gösterir, Komisyonun denetimi ise m.20’deki yıllık rapor ile Kurumun düzenleyici yetkileri üzerinden yürür.

Değişikliklerin yürürlük tarihleri de her zaman yayım tarihiyle aynı değildir. İki örnek: 24/7/2013 tarihli değişikliğin bir kısmı 18/10/2013’te, 14/6/2018 tarihli değişiklik ise yayımından iki ay sonra yürürlüğe girmiştir. Bir hükmün belirli bir tarihte yürürlükte olup olmadığını tespit ederken, değiştiren yönetmeliğin yayım tarihi değil, kendi yürürlük hükmü esas alınmalıdır.

Bu son bölümdeki üç düzenleme (gizlilik, geçici hükümler, yürürlük), yönetmeliğin uygulamada en az bilinen kısmıdır; buna karşılık ikisi doğrudan sonuç doğurur: Komisyon yayınlarındaki anonimleştirme ve yürütme yetkisinin Kuruma ait olması. Yönetmeliğin bugünkü hâline ulaşırken geçirdiği dokuz değişikliğin tam listesi ve hangi maddeyi nasıl etkilediği bir sonraki başlıktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik Kaç Kez Değişti? Değişiklik Tarihçesi

Yönetmelik 17/8/2007’de yürürlüğe girdiğinden bu yana dokuz kez değiştirilmiştir. Bu, yönetmelik hakkında yazılmış metinlerin neden hızla eskidiğini de açıklar: 2013, 2016, 2019, 2021, 2022 ve 2023 değişikliklerinin her biri, bir önceki metne göre yazılmış anlatımları geçersiz kılmıştır. Aşağıdaki tablo hangi tarihte neyin değiştiğini özetler.

Resmî GazeteBaşlıca değişiklikler
17/8/2007-26616Yönetmeliğin ilk metni
24/7/2013-28717İtiraz hakem heyeti ve itiraz yetkilisi kurumlarının getirilmesi (m.4/ı, i; m.16/A; m.16/B) · gelir-gider maddesinin yeniden yazılması (m.11) · dosya başına katılım payı (m.15/3) · geçici hükümler
19/1/2016-29598Tarafsızlık taahhütnamesi maddesinin eklenmesi (m.14/A) · m.18’in yeniden yazılması · hakem seçiminde sıra usulü (m.16/8) · bilirkişi hükmü (m.16/12) · vekâlet ücretinin beşte biri kuralının yönetmeliğe girmesi (m.16/13) · kapsamda TTK atfı (m.2)
14/6/2018-30451Bilgilendirme maddesine eğitim yükümlülüklerinin eklenmesi (m.19/4-7) · m.16/5’in değiştirilmesi
18/4/2019-30749Sigorta hakemliği sınavının getirilmesi (m.13/A ve m.13/B) · m.13’ün yeniden yazılması · bazı tanım bentlerinin mülga edilmesi · Geçici m.2’nin mülga edilmesi
15/6/2019-30802Sınav başvuru belgelerine ekleme · sınav puanlamasında iptal edilen soruların değerlendirilmesi
10/8/2021-31564“Müsteşarlık” ibarelerinin “Kurum” (SEDDK) olarak değiştirilmesi · Kurum ve Kurul tanımlarının eklenmesi (m.4/j, k) · hakemi ret süresinin beş iş günü olarak belirlenmesi · m.16/B’nin 2. ve 3. fıkralarının mülga edilmesi
25/9/2021-31609Teknik düzeltmeler
22/4/2022-31817Heyet teşkilinin Kurumca belirlenen tutara bağlanması (m.16/7) · m.13/B’nin bazı fıkralarının mülga edilmesi
7/6/2023-32214 (son değişiklik)Elektronik ortamdan başvuru (m.16/1, m.6/1-j) · Bilirkişi Listesi kurumunun getirilmesi (m.4/l, m.6/1-ı) · m.8’in başlığıyla birlikte yeniden yazılması · başvuru belgeleri arasına tebligat gideri dekontu · engellerin listesine İcra ve İflas Kanunu’na göre icra takibi (m.16/2-b) · ayda en fazla yetmiş dosya sınırı (m.16/14) · yeni görevlendirmede dört ay / iki ay süreleri (m.16/10) · hakem deneyim ölçütlerinin ayrıntılandırılması (m.13/3)

Tablodaki üç tarih pratikte en çok fark yaratanlardır: 2013 (itiraz yolunun kurulması), 2019 (hakemliğin sınava bağlanması) ve 2023 (elektronik başvuru, icra takibi engeli, dosya sayısı tavanı). Bu tarihlerden önce yazılmış bir metin, bugünkü uygulamayı eksik anlatır.

Yönetmeliğin İptal Edilen ve Yürütmesi Durdurulan Hükümleri Hangileridir?

Yönetmeliğin dört hükmü yargı kararlarıyla etkisiz hâle gelmiştir; ikisi iptal edilmiş ve kararlar kesinleşmiş, ikisinin de yürütmesi durdurulmuştur. Bu ayrımı bilmek önemlidir: iptal edilen hüküm yürürlükten kalkmıştır, yürütmesi durdurulan hüküm ise metinde durur ama uygulanamaz. Metne bakıp hükmü okumak, onun yürürlükte olduğu anlamına gelmez.

HükümKararDurum
m.14/A — Tarafsızlık taahhütnamesi (Ek: 19/1/2016)Danıştay 10. D., 13/10/2021, E.:2016/553; K.:2021/4718İPTAL — Danıştay İDDK’nın 21/4/2022, E.:2022/271, K.:2022/1550 onama kararı ile kesinleşti
m.18/ğ — Hakemin bakamayacağı hâllerden bir bentDanıştay 10. D., 13/10/2021, E.:2016/735; K.:2021/4719İPTAL — Danıştay İDDK’nın 6/10/2022, E.:2022/1096, K.:2022/2746 onama kararı ile kesinleşti
m.14/1 — “Hakemler Komisyon nezdinde görülen uyuşmazlıkları taraf vekili sıfatıyla takip edemez” cümlesi (Ek: 10/8/2021)Danıştay 10. D., 13/1/2022, E.:2021/5092YÜRÜTMESİ DURDURULDU
m.16/5 — Değer kaybı taleplerinin, önceden belirlenen formül/yöntem/ölçütlere göre raportörler tarafından sonuçlandırılmasına ilişkin bölümDanıştay 10. D., 18/10/2018, E.: 2018/2946YÜRÜTMESİ DURDURULDU

Dördüncü satır, araç değer kaybı uyuşmazlıkları bakımından doğrudan sonuç doğurduğu için ayrıca vurgulanmalıdır. 14/6/2018 tarihli değişiklikle m.16/5’e eklenen bölüm, değer kaybı taleplerinin hakem önüne gitmeden, Komisyonun danışmanlık hizmeti çerçevesinde raportörler tarafından ve sigorta eksperlerinden alınacak danışmanlık ile sonuçlandırılmasını, buna rağmen hakeme gidilmesi hâlinde ise yeniden bilirkişi tayin edilememesini öngörüyordu. Danıştay Onuncu Dairesi 18/10/2018 tarihli E.:2018/2946 sayılı kararıyla bu düzenlemenin yürütmesini durdurmuştur; yönetmeliğin konsolide metnindeki dipnotta da bu durum açıkça belirtilmektedir. Değer kaybı dosyalarında “raportör formülle sonuçlandırır, hakeme gidilse de bilirkişi tayin edilemez” biçimindeki anlatımların bugün dayanağı yoktur.

Sigorta Tahkim Yönetmeliği Hakkında En Çok Yapılan Beş Yanlış

Sigorta tahkimi hakkında yazılan metinlerde tekrar eden birkaç hata vardır ve bunların çoğu, hak sahibini başvurudan caydırdığı için pratikte zarar doğurur. Aşağıdaki tablo, sık rastlanan beş yanlışı mevzuatın kendi lafzıyla karşılaştırır.

Sık rastlanan ifadeMevzuattaki karşılığı
“Sigorta şirketleri tahkim sistemine üye olmak zorundadır.”Yanlış. Kanun m.30/1 ve Yön. m.15/1: sisteme üye olmak isteyenler durumu yazılı olarak Komisyona bildirir. Zorunlu olan üyelik değil bildirimdir.
“Poliçede tahkim şartı yoksa tahkime başvurulamaz.”Yanlış. Kanun m.30/1: uyuşmazlık konusu sözleşmede “özel bir hüküm olmasa bile” tahkim usulünden faydalanılabilir. Bu hata, sigorta tahkiminin HMK’daki iradi tahkimle karıştırılmasından doğar.
“Şirket üye değilse tahkim yolu kapalıdır.”Zorunlu sigortalarda yanlış. Kanun m.30/1 (Ek cümle: 6456/45): zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş üye olmasa dahi hak sahipleri tahkimden faydalanır.
“Hakem ücretini de başvuran öder.”Yanlış. Kanun m.30/18: “hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir.” Başvuranın kalemleri başvuru ücreti ve tebligat giderinden ibarettir.
“Hakem kararına karşı 10 iş günü içinde itiraz edilir.”Yanlış. Kanun m.30/12: bildirimden itibaren on gün. İş günü değildir; yanlış hesaplama itiraz hakkının kaybına yol açar.
“Tarafsızlık taahhütnamesi imzalanır.”Artık yanlış. Yön. m.14/A iptal edilmiş ve karar kesinleşmiştir. Tarafsızlık bugün m.14/1 (HMK yollaması), m.17, m.18 ve Kanun m.30/19 ile sağlanır.

Sigorta Şirketlerini Kim Denetler? Yönetmelikteki Kurum Kimdir?

Yönetmelik metninde onlarca kez geçen “Kurum” ibaresi, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nu (SEDDK) ifade eder (m.4/j, Ek: 10/8/2021). Sigortacılık alanındaki düzenleme ve denetleme yetkisi, 47 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan bu Kuruma aittir. 2019 öncesinde aynı yetki Hazine Müsteşarlığı‘na aitti; 5684 sayılı Kanun’un metninde hâlâ “Müsteşarlık” ibaresi geçmekle birlikte, bu ibareler bugün Kurumu ifade eder. Yönetmelikte ise 10/8/2021 tarihli değişiklikle ibareler doğrudan “Kurum” olarak güncellenmiştir.

Sigorta tahkim sistemi bakımından Kurumun yetkileri şunlardır:

  • Hakemlik sınavını açmak veya yaptırmak ve kontenjanı belirlemek (m.13/A-1, m.13/B-2),
  • Hakemlik başvurularını uygun görmek ve listeye kaydı onaylamak (m.6/1-c, m.13/B-3),
  • Başvuru ücreti, katılım payı ve hakem ücretlerini belirlemek ve Ocak-Temmuz aylarında gözden geçirmek (m.11/3),
  • Heyet teşkilini gerektiren tutarı belirlemek (m.16/7, Kanun m.30/22),
  • Bilirkişi ücret tarifesini belirlemek ve bilirkişi seçim esaslarını koymak (m.16/12),
  • Komisyon Başkanlığına bir temsilci vermek ve akademisyen hukukçu üyeyi belirlemek (m.5/3),
  • Hakemliğe devam için beş yılda bir yapılan değerlendirmeyi yürütmek (m.13/B-6),
  • Komisyonun yıllık faaliyet raporunu almak (m.20).

Buna karşılık Kurum, bireysel uyuşmazlıkta hakem kararını denetlemez. Bir hakem kararının hukuka uygunluğu ancak itiraz ve koşulları varsa temyiz yoluyla tartışılabilir. Kuruma yapılan şikâyet, süresi içinde yapılması gereken itirazın yerine geçmez ve on günlük itiraz süresini durdurmaz.

Yönetmeliğin Güncel Tam Metnine Nereden Ulaşılır?

Yönetmeliğin güncel ve konsolide metni mevzuat.gov.tr üzerindeki resmî kayıttan okunabilir; mevzuat numarası 7.5.11514‘tür. Metni okurken üç noktaya dikkat edilmelidir:

  1. Parantez içindeki şerhler asıl bilgidir. “(Mülga:…)”, “(Değişik:…)”, “(Ek:…)” ibareleri, hükmün bugünkü durumunu gösterir. Bir bendin karşısında “(Mülga:RG-18/4/2019-30749)” yazıyorsa o bent boştur.
  2. Yargı kararı şerhleri de metnin içindedir. İptal edilen m.14/A ile m.18/ğ ve yürütmesi durdurulan m.14/1 cümlesi, metinde parantez içinde karar künyeleriyle birlikte belirtilir. Şerhi atlayıp yalnızca hüküm metnini okumak, yürürlükte olmayan bir kuralı uygulamaya çalışmakla sonuçlanır.
  3. Sayfa sonundaki dipnotlar ve değişiklik tablosu okunmalıdır. Yönetmeliğin sonunda hem numaralı dipnotlar (bent teselsülü, yürürlük tarihleri, Danıştay kararı açıklaması) hem de değişiklik yapan yönetmeliklerin Resmî Gazete listesi yer alır.

Başvuru formları, güncel ücret tarifesi ve tebligat gideri tutarları ise yönetmelikte değil, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun kendi internet sitesinde yayımlanır (Yön. m.16/1 “Komisyonun internet sayfasında yayımlanan güncel başvuru formu”; m.19/1 internet sitesi yükümlülüğü). Tarifeler Ocak ve Temmuz aylarında gözden geçirildiği için, başvuru öncesinde güncel tutara bakılması gerekir. Parasal sınırlara ilişkin kararlar ile sektöre yönelik genelgeler Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun internet sitesinde duyurulur.

Tahkim Dosyasında Süreleri ve Belgeleri Kaçırmamak

Sigorta tahkimi, dosya üzerinden yürüyen ve yazılı beyana dayanan bir yargılamadır; duruşma yapılmaz ve hakemler kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir (Kanun m.30/15). Bu nedenle başvuru dilekçesinin, talebin ve eklenen belgelerin daha ilk aşamada eksiksiz hazırlanması sonucu doğrudan etkiler. Süreler de kısadır: kuruluşa başvuruya cevap için on beş iş günü (trafik sigortasında on beş gün), hakemi ret için beş iş günü, karara itiraz için on gün. Kaçırılan bir süre, esasa ilişkin haklı bir talebi dahi sonuçsuz bırakabilir.

Tahkim başvurusu, itiraz aşaması veya hakem kararının temyizi gibi konularda hukuki destek almak isterseniz Ankara Tazminat Avukatı sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Araç değer kaybı tutarınızı önceden hesaplamak için Araç Değer Kaybı Hesaplama aracımızı, başvurunuzun durumunu takip etmek için Tahkim Dosyası Sorgulama rehberimizi kullanabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlıkta hukuki sonuç doğuracak adım atmadan önce dosyanızın özelliklerine göre bir avukata danışmanız gerekir. Mevzuat hükümleri değişebildiği için, başvuru öncesinde yönetmeliğin ve ilgili tarifelerin güncel hâlinin kontrol edilmesi önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in amacı nedir?

Bu yönetmeliğin amacı, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile risk üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümüne yönelik 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda öngörülen tahkim sistemine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Sigorta Tahkim Sistemine nasıl başvurabilirim?

Sigorta Tahkim Sistemine başvuru, Komisyonun merkezine, başvuru yapan kişinin ikametgâhının bulunduğu yere ya da rizikonun gerçekleştiği yerin yakınındaki bürolara veya elektronik ortam üzerinden gerçekleştirilebilir. Başvuru sırasında, uyuşmazlıkla ilgili bilgi ve belgeler, başvuru formu, başvuru ücreti ve tebligat giderlerine ilişkin belgeler teslim edilmelidir.

Kimler Sigorta Hakemi olabilir?

Sigorta hakemi olmak isteyen kişiler, Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen niteliklere sahip olmalıdır. Ayrıca gerekli şartları taşıdıklarını gösterir belgelerle birlikte Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurarak listeye kayıt olurlar.

Sigorta tahkim hakem kararları nasıl iletilir?

Sigorta hakemleri ve İtiraz Hakem Heyeti kararlarını Komisyon Müdürüne tevdi eder. Komisyon Müdürü kararı en geç üç iş günü içinde taraflara bildirir; kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonda saklanır (Yön. m.16/B-1, Kanun m.30/16). İtiraz süresi kararın verildiği tarihten değil, Komisyonca bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik en son ne zaman değişti?

Yönetmeliğin son değişikliği 7/6/2023 tarihli ve 32214 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. Bu değişiklikle elektronik ortamdan başvuru imkânı, Bilirkişi Listesi kurumu, başvuru belgelerine tebligat gideri dekontu, engeller arasına İcra ve İflas Kanununa göre icra takibi ve hakem başına ayda en fazla yetmiş dosya sınırı getirilmiştir. Yönetmelik 17/8/2007 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bugüne kadar dokuz kez değiştirilmiştir.

Sigorta tahkim yönetmeliğinin dayanağı hangi kanundur?

Yönetmeliğin 3. maddesi dayanağı açıkça gösterir: 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesi. Uyuşmazlığın esasına ilişkin kurallar (ön koşullar, süreler, itiraz, temyiz, parasal sınırlar) Kanunun 30. maddesindedir; Komisyonun teşkilatı, hakemlerin nitelikleri ve başvurunun şekli ise yönetmelikte düzenlenmiştir.

Sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olması zorunlu mudur?

Hayır. Kanun m.30/1 ve Yönetmelik m.15/1, sisteme üye olmak isteyenlerin durumu yazılı olarak Komisyona bildirmesini öngörür; zorunlu olan üyelik değil bildirimdir. Buna karşılık zorunlu tutulan sigortalardan (zorunlu trafik sigortası, DASK gibi) kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş sisteme üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden faydalanabilir.

Poliçemde tahkim şartı yoksa tahkime başvurabilir miyim?

Evet. Kanun m.30/1 uyarınca tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanabilir. Poliçede tahkim şartı aranması, sigorta tahkiminin Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki iradi tahkimle karıştırılmasından doğan yaygın bir hatadır.

Sigorta hakemi olma şartları nelerdir?

Kanun m.30/8 üç şart arar: malî güç dışında sigorta ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşımak, en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyim sahibi olmak. Yönetmelik m.13/3-a bu deneyimin kesintisiz olmasını da şart koşar. Ayrıca Kurum tarafından açılan sigorta hakemliği sınavında başarılı olmak gerekir.

Sigorta hakemliği sınavı kaç sorudan oluşur ve kaç puan gerekir?

Sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşur: Medeni Hukuk 5, Borçlar Kanunu Genel Hükümler 5, Ticaret Hukuku 5, Medeni Usul Hukuku 10 ve Sigortacılık Uygulamaları ile Sigorta Mevzuatı 25 soru. Dört yanlış bir doğruyu götürür, net doğru sayısı iki ile çarpılır. Başarılı sayılmak için 70 ve üzeri puan almak ve o yıl için Kurum tarafından belirlenen kontenjan sıralamasına girmek gerekir (Yön. m.13/B).

Sigorta hakemliği sınavına başvururken hangi belgeler istenir?

Yönetmelik m.13/A-2 belgeleri sayar: başvuru formu, imzalı özgeçmiş beyanı, deneyimi ispat eden sosyal güvenlik kaydı ve kuruluş yazısı, yüksekokul diplomasının noter tasdikli örneği, konkordato ilan ve iflas etmediğine dair belge, arşiv kayıtlı adli sicil belgesi, nüfus cüzdanı örneği ve terör suçlarıyla ilgili soruşturma bulunmadığına dair savcılık belgesi. Serbest çalışan avukatlardan ayrıca her yıla ait sigorta konulu en az on beş davanın hükmü veya karar örneği istenir.

Bir sigorta hakemine ayda en fazla kaç dosya verilebilir?

Yönetmelik m.16/14 uyarınca tek ve heyet koordinatörü hakemlere bir ayda en fazla yetmiş uyuşmazlık dosyası atanır. Başvuru sayısının yüksek olduğu dönemlerde Komisyon, durumu Kuruma bildirerek bu sayının üzerinde atama yapabilir; ancak altışar aylık dönemlerde bu adedin aşılması hâlinde Kurum yeni hakem alımı için hakemlik sınavı açar.

Sigorta hakemi kaç ay içinde karar vermek zorundadır?

Yönetmelik m.16/10 ve Kanun m.30/16 uyarınca hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır. Süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Süre içinde karar verilmezse uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. İtiraz hakem heyeti ise işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verir.

Sigorta tahkiminde hakem ücretini kim öder?

Hakem ücretini Komisyon öder. Kanun m.30/18 bunu açıkça belirtir; Yönetmelik m.6/1-f hakem ücretini ödemeyi Komisyon Başkanlığının görevi olarak sayar ve m.11/4 sigorta hakem ücretlerini Komisyonun gider kalemleri arasında gösterir. Başvuranın ödediği kalemler başvuru ücreti ve tebligat giderinden ibarettir; bilirkişi incelemesi yapılmışsa buna bilirkişi ücreti eklenir.

Tahkim başvurusu geri çekilirse ücret iade edilir mi?

Evet, kısmen. Raportör incelemeye başlamadan önce başvuru geri çekilirse başvuru ücretinin yarısı iade edilir (Yön. m.16/4). Dosyanın değerlendirmeye alınamayacağı anlaşılırsa yine ücretin yarısı (m.16/3), uyuşmazlık bilgi ve belge eksikliğinden kaynaklanıp dosya kapatılırsa ücretin yüzde ellisi (m.16/5) iade edilir. İtirazın değerlendirmeye alınamadığı hâlde ise yatırılan ücretin yüzde doksanı iade edilir (m.16/A-1).

İcra takibi başlattım, aynı alacak için tahkime başvurabilir miyim?

Hayır. Yönetmelik m.16/2-b, 7/6/2023 tarihli değişiklikle engeller listesine İcra ve İflas Kanununa göre icra takibini de eklemiştir. Uyuşmazlığın mahkemeye, icra takibine, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre tahkime ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş olması tahkim yolunu kapatır. Ölçüt karara bağlanmış olmak değil, intikal etmiş olmaktır; derdest bir dava veya devam eden takip de engel oluşturur.

Hakem kararına itiraz süresi kaç gündür?

Kanun m.30/12 uyarınca süre, kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gündür ve itiraz bir defaya mahsustur. Bu süre iş günü değildir; on iş günü olarak hesaplamak itiraz hakkının kaybına yol açabilir. İtiraz üzerine hakem kararının icrası kendiliğinden durur; ayrıca tedbir talep edilmesine gerek yoktur.

Sigorta hakemleri hâlâ tarafsızlık taahhütnamesi imzalıyor mu?

Hayır. Tarafsızlık taahhütnamesini düzenleyen Yönetmelik m.14/A, Danıştay Onuncu Dairesinin 13/10/2021 tarihli, E.:2016/553; K.:2021/4718 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/4/2022 tarihli, E.:2022/271, K.:2022/1550 sayılı onama kararı ile kesinleşmiştir. Tarafsızlık bugün Yönetmelik m.14/1 yollamasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun yasaklılık ve ret hükümleri, m.17, m.18 ve Kanun m.30/19 ile sağlanır.

Sigorta hakemini hangi hâllerde reddedebilirim?

Yönetmelik m.17 altı ret sebebi sayar: hakemin taraflardan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, kanunen gerekmediği hâlde görüş bildirmiş olması, tanık veya bilirkişi ya da hakem veya hâkim sıfatıyla dinlenmiş olması, taraflardan biriyle dördüncü dereceye kadar yansoy hısımlığı bulunması, taraflardan biriyle arasında dava veya düşmanlık olması ve tarafsızlığından şüpheye düşülmesini gerektirecek önemli sebepler bulunması. Ret talebi, atamayı öğrendiğiniz tarihten itibaren beş iş günü içinde yazılı olarak yapılır ve Komisyon müdürü beş iş günü içinde karar verir.

Yönetmelikteki Kurum ifadesi hangi kurumu anlatır?

Yönetmelik m.4/j uyarınca Kurum, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunu (SEDDK) ifade eder. Bu tanım 10/8/2021 tarihli değişiklikle eklenmiş, aynı değişiklikle metindeki Müsteşarlık ibareleri Kurum olarak güncellenmiştir. 5684 sayılı Kanunun metninde hâlâ Müsteşarlık ibaresi geçmekle birlikte, bu ibareler bugün SEDDK yi ifade eder.

Yönetmeliğin iptal edilen maddeleri hangileridir?

İki hüküm iptal edilmiş ve kararlar kesinleşmiştir: tarafsızlık taahhütnamesini düzenleyen m.14/A ile hakemin uyuşmazlığa bakamayacağı hâlleri düzenleyen m.18 in (ğ) bendi. Ayrıca iki hükmün yürütmesi durdurulmuştur: m.14/1 deki hakemlerin Komisyon nezdindeki uyuşmazlıkları taraf vekili sıfatıyla takip edemeyeceğine ilişkin cümle ve m.16/5 te değer kaybı taleplerinin raportörlerce formülle sonuçlandırılmasına ilişkin bölüm.

Sigorta tahkiminde vekâlet ücreti ne kadardır?

Kanun m.30/17 uyarınca talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekâlet ücretinin beşte biridir. Yönetmelik m.16/13 bunu her iki taraf için geçerli kılar ve hesaplamanın asliye mahkemelerinde görülen işler için öngörülen tarife üzerinden yapılacağını belirtir. Bu kural, tahkimin dava yoluna göre en az bilinen ama en önemli mali üstünlüğüdür.

Sigorta tahkiminde duruşma yapılır mı?

Hayır. Kanun m.30/15 uyarınca hakemler sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Bu nedenle başvuru dilekçesinin, talebin ve eklerin ilk aşamada eksiksiz hazırlanması sonucu doğrudan etkiler. Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi görüşü alınmasına karar verebilir (Yön. m.16/12).

Hangi durumlarda üç kişilik hakem heyeti kurulur?

Yönetmelik m.16/7 uyarınca uyuşmazlık konusu miktar, Kurum tarafından Kanun m.30/22 ye göre belirlenen tutar ve üzerinde ise heyet oluşturulması zorunludur. Heyet, listede hukukçu bulunması hâlinde en az biri hukukçu olmak üzere en az üç kişiden oluşur ve kararını çoğunlukla verir. Heyet teşkilini gerektiren tutar her yıl güncellendiği için başvuru öncesinde güncel rakama bakılmalıdır.

Sigorta hakemliği tam zamanlı bir görev midir?

Hayır. Yönetmelik m.13/B-7 açıkça sigorta hakemlerinin başka işle iştigal edebileceğini belirtir. Buna karşılık Kanun m.30/19 uyarınca sigorta ve reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, eksperlerin, acentelerin ve brokerlerin ortakları, yöneticileri ve bu kuruluşlarda mesleki faaliyette bulunanlar hakemlik yapamaz; bu yasak eş ve çocukları da kapsar. Hakemliğe devam ise atanma tarihinden itibaren beş yılda bir yapılan Kurum değerlendirmesine bağlıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir