Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Maluliyet Oranı ve Tazminat
Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi maluliyet dosyalarında oran, üç ayrı mevzuatın hangisine göre bakıldığına göre değişir. Trafik kazası, düşme veya iş kazası dışı bir olaydan sonra alınan engelli sağlık kurulu raporunda oran, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik‘in (RG 20.02.2019 / 30692) Ek-2 “Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzu” başlıklı cetvelinin “GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ” bölümünden okunur. Bu bölüm tek sayfadır ve sayısal oran yalnız üç kalemde verilir: solunum ve dolaşım fonksiyonunda az etkilenme 20, orta derecede etkilenme 40, ağır derecede etkilenme veya kronik kor pulmonale 80. Buna iki cerrahi kalem eklenir: tek taraflı pnömonektomi 10, akciğer transplantasyonu 70.
Aynı kişi işyerindeki toz, gaz veya duman maruziyeti nedeniyle hastalanmışsa dosya bu cetvele hiç gelmez; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği‘nin (RG 11.10.2008 / 27021) meslek hastalığı hükümleri ve Ek-3 cetvelleri devreye girer. Akciğer kanserinde ise göğüs bölümü okuyucuyu kılavuzun onkoloji bölümüne gönderir ve oran orada evreye göre belirlenir. Aşağıda bu üç yolun her birini, cetvel lafzı ve kanun maddesiyle birlikte ele alıyor; ardından oranın maddi ve manevi tazminata nasıl döndüğünü açıklıyoruz.
Özetle
Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisinde engel oranı, olayın türüne göre üç ayrı cetvelden birinden okunur. Cetveli karıştırmak, doğru oranın yarısı kadar bir sonuca ya da tümden reddedilen bir dosyaya yol açar.
- Kaza, yaralanma ve genel engellilik dosyasında ölçüt Erişkin Engellilik Yönetmeliği Ek-2‘dir: az etkilenme 20, orta 40, ağır etkilenme veya kronik kor pulmonale 80; tek taraflı pnömonektomi 10, akciğer transplantasyonu 70.
- Cetvel “az / orta / ağır etkilenme” için sayısal bir FEV1 veya FVC eşiği vermez; değerlendirmeyi Solunum Fonksiyon Testleri ile klinik gözleme bırakır ve rapora FVC, FEV1, FEV1/FVC % değerlerinin yazılmasını şart koşar.
- Akciğer kanserinde oran göğüs bölümünden değil onkoloji bölümünden okunur: Evre I-II remisyonda ilk beş yıl 60, beş yıldan sonra 40; Evre III-IV remisyonda 40; remisyona girmeyen ileri evre 80.
- İşyeri kaynaklı akciğer hastalığında rejim tamamen değişir: meslek hastalığı hükümleri uygulanır, pnömokonyozda en az üç yıl tozlu işte çalışma şartı aranır (2008 Yön. m.20) ve oran Ek-3 A-B-C-D-E cetvellerinden hesaplanır.
- Sürekli iş göremezlik gelirinin eşiği %10‘dur (5510 s.K. m.19); bu eşik engellilik oranından ayrıdır ve aynı sayı değildir.
- Birden çok arıza varsa oranlar toplanmaz, Balthazard formülüyle birleştirilir — ancak SGK’nın orta ve hafif düzeydeki çalışma gücü kaybı tespitinde bu formül uygulanmaz.
Göğüs Hastalıklarında Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir?
Göğüs hastalıklarında maluliyet oranı, hastanın kendi beyanına veya hastalığın adına göre değil, solunum ve dolaşım fonksiyonunda meydana gelen kayba göre belirlenir. Erişkin Engellilik Yönetmeliği Ek-2 kılavuzunun göğüs bölümü bunu açık yazar: “Doğuştan veya kazanılmış akciğer, plevra ve göğüs kafesi hastalıkları veya akciğeri tutan diğer bütün hastalıklarda, solunum ve dolaşım fonksiyonunda bozukluk yapmışsa; Solunum Fonksiyon Testlerine göre değerlendirme yapılır.” Buradaki şart cümlesi belirleyicidir: tanı konmuş olması tek başına oran doğurmaz, fonksiyon kaybının ölçülmüş olması gerekir.
Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, engel oranının Ek-2 kılavuzuna göre yüzde olarak yazılmasını emreder. Aynı maddenin birinci fıkrası ise sık atlanan bir sınırı koyar: “Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” Yani elinizdeki rapor bir orana hükmeder; o oranın hangi hakkı doğurduğu, o hakkın kendi kanunundaki eşiğe bakılarak ayrıca belirlenir.
Değerlendirmenin zamanlaması da cetvelde yazılıdır. Kılavuzun göğüs bölümündeki not, “yukarıda bahsi geçen hastalıklarda akut dönem geçtikten sonra ve optimal tedavinin ardından klinik gözlem ve Solunum Fonksiyon Testleri ile değerlendirme yapılır” der. Tedavi sürerken alınan bir rapor, kalıcı oranı göstermez; bu yüzden tazminat dosyasında esas alınan rapor, tedavi tamamlandıktan sonra düzenlenen rapordur.
Solunum fonksiyon testi sonucu engel oranını nasıl belirler?
Cetvel, ölçüm aracını ve raporda bulunması gereken verileri tek tek sayar. Kılavuzun göğüs bölümündeki ikinci not şöyledir: “Solunum Fonksiyon Testleri Göğüs Hastalıkları Uzmanı veya SFT Teknisyeni tarafından yapılır ve sorumlu Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından yorumlanarak onaylanır, rapor içeriğine FVC, FEV1, FEV1/FVC % oranları yazılır.” Bu üç değer raporda yoksa rapor eksiktir; itiraz gerekçesi doğrudan buradan kurulur.
Solunum fonksiyon testi karar vermeye yetmiyorsa cetvel ikinci basamağı da gösterir: “Solunum Fonksiyon Testlerinin karar vermede yetersiz kaldığı durumlarda arter kan gazları, egzersiz testleri, ekokardiyografi ve sağ kalp kateterizasyonu ile değerlendirme yapılır.” Özellikle pulmoner hipertansiyon ve kor pulmonale şüphesinde ekokardiyografi ya da sağ kalp kateterizasyonu istenmeden verilen düşük oranlı rapor, eksik inceleme sayılır.
Az, orta ve ağır etkilenme için cetvelde sayısal eşik var mı?
Yoktur. Ek-2 kılavuzunun göğüs bölümü “az etkilenme 20”, “orta derecede etkilenme 40”, “ağır derecede etkilenme veya kronik kor pulmonale 80” der ve bu üç derecenin karşılığını sayısal bir FEV1 yüzdesine bağlamaz. İnternette sık rastlanan “FEV1 %50’nin altındaysa oran %40’tır” biçimindeki tablolar cetvelde yer almaz; bunlar klinik sınıflandırmalardan türetilmiş, mevzuat karşılığı olmayan yaklaşımlardır.
Bunun pratik sonucu şudur: derecelendirme, ölçüm değerlerini yorumlayan göğüs hastalıkları uzmanının klinik takdirindedir ve bu takdir raporda gerekçelendirilmek zorundadır. Rapor yalnızca “orta derecede etkilenme” yazıp FVC, FEV1 ve FEV1/FVC değerlerini göstermiyorsa, takdirin denetlenebilir bir dayanağı kalmaz. Dosyada bilirkişi incelemesi istenirken bu eksikliğin açıkça belirtilmesi gerekir.
Cetvelde adı geçmeyen akciğer hastalıklarında oran verilir mi?
Verilir. Ek-2’nin göğüs bölümü KOAH, astım, bronşektazi, idiyopatik pulmoner fibrozis, sarkoidoz gibi tanıları adıyla saymaz; “akciğeri tutan diğer bütün hastalıklar” diyerek fonksiyon ölçütüne gönderir. Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin beşinci fıkrası da aynı yöndedir: “Bireyin engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.”
Dolayısıyla “bu hastalık listede yok, oran veremeyiz” gerekçesi mevzuata aykırıdır. KOAH’ta da, ağır astımda da, meslek dışı fibrozis olgularında da oran solunum ve dolaşım fonksiyonundaki kayıp üzerinden 20, 40 veya 80 olarak verilir. Kalp tutulumu gelişmişse (kronik kor pulmonale) cetvel doğrudan en üst basamağı gösterir.
Göğüs hastalıklarında hangi rejim hangi dosyada uygulanır?
Aynı akciğer için üç farklı cetvel ve üç farklı karar mercii vardır. Tazminat dosyasında ilk kontrol edilmesi gereken şey, elde hangi rejimden alınmış bir rapor bulunduğudur.
| Engellilik oranı | SGK maluliyet / çalışma gücü kaybı | Meslekte kazanma gücü kaybı (iş kazası / meslek hastalığı) | |
|---|---|---|---|
| Dayanak | Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019 / 30692) + Ek-2 Alan Kılavuzu | Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (RG 28.09.2021 / 31612) + Ek-1 Hastalık Listesi | Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği (RG 11.10.2008 / 27021) + Ek-3 cetvelleri |
| Hangi olayda | Trafik kazası, düşme, iş kazası dışı yaralanma, genel engellilik hakları | Malullük aylığı, malulen emeklilik | İş kazası veya meslek hastalığı (pnömokonyoz, mesleki astım vb.) |
| Raporda oran | Yazılır, yüzde olarak (m.10/3) | Yazılmaz; karar hanesine “Karar Sosyal Güvenlik Kurumunca verilecektir.” yazılır | Yazılmaz; 2008 Yön. m.6/2-g gereği “Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecektir.” ibaresi konur |
| Eşik | Talep edilen hakka göre değişir (%40 / %60 / %90) | Çalışma gücünün en az %60’ı | Sürekli iş göremezlik geliri için en az %10 (5510 m.19) |
| Kararı veren | Engelli sağlık kurulu | SGK Kurum Sağlık Kurulu | SGK Kurum Sağlık Kurulu |
| Yaş düzeltmesi | 65 yaş üstünde Balthazard ile +%10 (m.10/4) | Yok | E cetveli ile yaşa göre düzeltme; referans yaş 38-39 |
Bu tablonun son satırı, uygulamada en çok gözden kaçan farktır. Engellilik rejiminde yaş yalnızca 65’ten sonra ve artırıcı yönde dikkate alınır; meslekte kazanma gücü kaybında ise oran, 38-39 yaş referansına göre bulunup sigortalının kendi yaşına göre yeniden hesaplanır. Aynı akciğer arızası, iki rejimde farklı sayılara karşılık gelebilir.
Engellilik oranı raporu, SGK dosyasında maluliyet belgesi olarak da kullanılamaz. Erişkin Engellilik Yönetmeliği’nin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, malullük ve ölüm aylıkları için istenecek raporların bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıkça yazar. Elindeki “%60 engelli” raporuyla malulen emeklilik başvurusu yapan kişilerin başvurusunun reddedilme sebebi çoğunlukla budur.

Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzu:
Ek-2 Alan Kılavuzu, Erişkin Engellilik Yönetmeliği’nin ekidir ve engel oranlarının tamamını vücut sistemlerine göre bölümlere ayırır. Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisine ayrılan bölüm tek sayfadır ve beş maddeden oluşur. Aşağıda bu bölümün tamamı, kılavuzdaki sırayla ve birebir verilmiştir. Resmî Gazete’de yayımlanan metinde madde numaraları “1, 2, 3, 3, 4, 5” biçiminde ilerler; yani “3” numarası iki kez kullanılmıştır. Bu, kılavuzun kendi dizgi hatasıdır, tabloda numaralar olduğu gibi korunmuştur.
GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ
| Madde | Durum | Engel oranı |
|---|---|---|
| 1 | Doğuştan veya kazanılmış akciğer, plevra ve göğüs kafesi hastalıkları veya akciğeri tutan diğer bütün hastalıklarda, solunum ve dolaşım fonksiyonunda bozukluk yapmışsa; Solunum Fonksiyon Testlerine göre değerlendirme yapılır: | |
| 1-a | Az etkilenme varsa | 20 |
| 1-b | Orta derecede etkilenme varsa | 40 |
| 1-c | Ağır derecede etkilenme varsa veya kronik kor pulmonale gelişmişse | 80 |
| 2 | Akciğer ve/veya plevra tüberkülozunda verilecek karar tedavi sonunda ve 1. maddedeki ölçeğe göre değerlendirilir. | 1. maddeye göre |
| 3 | Akciğer, plevra ve toraksın diğer malignitelerinde onkolojinin ilgili maddesine göre değerlendirme yapılır. | onkoloji bölümüne göre |
| 3 (metinde mükerrer) | Toraks cerrahisi uygulanan hastalar (yıllık kontrollere göre) 1. maddedeki solunum ve dolaşım fonksiyon bozukluklarına göre değerlendirilir. | 1. maddeye göre |
| 4 | Tek taraflı pnömonektomi | 10 |
| 5 | Akciğer transplantasyonu | 70 |
Cetvelin iki notu da metnin parçasıdır ve uygulamada oranı doğrudan etkiler. Birinci not, değerlendirmenin akut dönem geçtikten ve optimal tedavi tamamlandıktan sonra yapılacağını; solunum fonksiyon testleri yetersiz kalırsa arter kan gazları, egzersiz testleri, ekokardiyografi ve sağ kalp kateterizasyonuna başvurulacağını söyler. İkinci not, testin göğüs hastalıkları uzmanı veya SFT teknisyeni tarafından yapılıp sorumlu göğüs hastalıkları uzmanınca yorumlanarak onaylanacağını ve rapora FVC, FEV1, FEV1/FVC % değerlerinin yazılacağını düzenler.
Tüberkülozda ise ayrı bir not, ilaca dirençli kronik olguların da “uygun tedavi süresinin bitiminden sonra 1. maddedeki ölçeğe göre” değerlendirileceğini; ekstrapulmoner tüberkülozda ise engel oranını ilgili branşın belirleyeceğini düzenler. Akciğer dışı tüberkülozda (kemik, böbrek, lenf bezi tutulumu) oran bu sayfadan değil, tutulan organın kendi bölümünden okunur.
Son madde transplantasyon için tek bir sayıyla yetinmez: “Hastanın transplantasyon sonrası durumu 1. maddede belirtilen şekilde değerlendirilerek bulunan değer Balthazard formülü ile eklenerek kişinin engel oranı belirlenir.” Yani nakil sonrası fonksiyon kaybı sürüyorsa, %70 ile o kayıp toplanmaz, birleştirilir.
Akciğer Ameliyatı Rapor Oranı: Pnömonektomi ve Toraks Cerrahisi
Akciğer ameliyatı rapor oranı, yapılan ameliyatın türüne göre ikiye ayrılır. Kılavuz yalnızca tek taraflı pnömonektomi için sabit bir sayı verir: 10. Pnömonektomi, bir akciğerin tamamının alınmasıdır. Buna karşılık lobektomi (bir lobun alınması), segmentektomi, wedge rezeksiyon, dekortikasyon ve göğüs duvarı cerrahisi gibi işlemler cetvelde adıyla geçmez.
Bu işlemler için cetvelin gönderdiği yer bellidir: “Toraks cerrahisi uygulanan hastalar (yıllık kontrollere göre) 1. maddedeki solunum ve dolaşım fonksiyon bozukluklarına göre değerlendirilir.” Yani lobektomi geçiren bir hastada oran, ameliyatın adından değil, ameliyat sonrası kalan solunum kapasitesinden çıkar: az etkilenme 20, orta 40, ağır etkilenme 80.
| Ameliyat | Cetveldeki karşılığı | Sonuç |
|---|---|---|
| Tek taraflı pnömonektomi | 4. madde, sabit oran | 10 |
| Lobektomi, segmentektomi, wedge rezeksiyon | Toraks cerrahisi maddesi → 1. madde | SFT’ye göre 20 / 40 / 80 |
| Dekortikasyon, plevrektomi, göğüs duvarı rezeksiyonu | Toraks cerrahisi maddesi → 1. madde | SFT’ye göre 20 / 40 / 80 |
| Akciğer transplantasyonu | 5. madde + Balthazard | 70 + kalan fonksiyon kaybı |
| Akciğer, plevra veya toraks maligniteleri (kanser) | 3. madde | Onkoloji bölümüne göre |
Buradaki en sık hata, pnömonektomi için verilen 10 sayısının “akciğer ameliyatı olan herkese %10 verilir” diye genelleştirilmesidir. Tersi de doğru değildir: pnömonektomi geçiren hastada solunum fonksiyonu da ağır biçimde bozulmuşsa, 10 sayısı tavan değildir. Bu durumda cerrahi kalem ile fonksiyon kaybı ayrı ayrı değerlendirilip Balthazard formülüyle birleştirilir; ayrıntılı hesap için Balthazard hesaplama tablosu ve aracımıza bakabilirsiniz.
Akciğer Ameliyatı Sonrası Engelli Raporu Ne Zaman Alınır?
Ameliyattan hemen sonra alınan rapor kalıcı oranı göstermez. Cetvelin notu değerlendirmenin “akut dönem geçtikten sonra ve optimal tedavinin ardından” yapılacağını; toraks cerrahisi uygulanan hastalarda ise değerlendirmenin “yıllık kontrollere göre” yürütüleceğini söyler. Akciğer dokusunun ameliyat sonrası uyum süreci ve solunum rehabilitasyonunun etkisi, ilk aylarda ölçülen değerlerin sonradan iyileşmesine yol açabilir.
Bunun hukuki karşılığı şudur: erken alınan rapor, karşı taraf için itiraz gerekçesi olur; geç alınan rapor ise hak kaybına yol açmaz çünkü engelli sağlık kurulu raporu için mevzuatta başvuru süresi öngörülmemiştir. Rapor sürecinin başlatılmasında asıl sınır, tazminat davasının zamanaşımı süresidir. Dava açıldıktan sonra da rapor alınabilir; mahkeme zaten kendi bilirkişi incelemesini yaptırır.
Rapor süreli düzenlenmişse süresi dolduğunda yenilenmesi gerekir. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.11/1’e göre rapor sürekli veya süreli olur ve geçerlilik süresi raporda mutlaka belirtilir; m.11/4, durumda değişiklik olması hâlinde süre beklenmeden yeniden değerlendirme yapılabileceğini düzenler. Akciğer hastalıklarının bir bölümü ilerleyici olduğu için bu fıkra pratikte sık kullanılır.
Akciğer ameliyatı engelli raporu için hangi belgeler gerekir?
Kurul, kişiyi bizzat görerek karar verir; ancak kararın dayanağını sunulan belgeler oluşturur. Ameliyat geçirmiş bir hastada dosyada bulunması gereken asgari belgeler şunlardır: ameliyat notu ve epikriz, patoloji raporu (malignite varsa), ameliyat öncesi ve sonrası akciğer grafileri ile tomografi raporları ve tedavi tamamlandıktan sonra yapılmış solunum fonksiyon testi çizelgesi. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.8/1-c, klinik bulguların, ICD kodlarının, radyolojik tetkiklerin, laboratuvar bilgilerinin, tanının ve fonksiyon kaybının muayene formuna yazılmasını, imzalanmasını ve kaşelenmesini zorunlu kılar.
Başvurulan hastanede ilgili branş hekimi yoksa ya da gerekli tetkikler yapılamıyorsa süreç durmaz: m.8/1-ç uyarınca konsültasyon formuyla en yakın sağlık kuruluşundan konsültasyon ve tetkik hizmeti alınarak muayene formu tamamlanır ve kurula sevk edilir. Ayrıca m.8/1-g gereği sistemden rapor numarası alınmadan düzenlenen rapor geçersizdir; m.8/1-i ise raporda kişinin son altı ay içinde çekilmiş fotoğrafının bulunmasını şart koşar.
Akciğer Kanseri Engelli Rapor Oranı Kaçtır?
Akciğer kanserinde oran, göğüs bölümünden okunmaz. Kılavuzun göğüs bölümü üçüncü maddesinde bunu açıkça yazar: “Akciğer, plevra ve toraksın diğer malignitelerinde onkolojinin ilgili maddesine göre değerlendirme yapılır.” Onkoloji bölümü ise tümörleri evre ve remisyon durumuna göre sınıflandırır; oran tümörün cinsine değil, klinik evre ile remisyondan sonra geçen süreye bağlıdır.
| Durum | Engel oranı |
|---|---|
| Evre I-II, remisyonda — remisyon sonrası 5. yıla kadar | 60 |
| Evre I-II, remisyonda — remisyon sonrası 5. yıldan sonra | 40 |
| Evre III-IV, remisyonda | 40 |
| İleri klinik evreli (Evre III ve IV), remisyona girmeyen veya tedavi sürecinde olan | 80 |
| İleri klinik evreli (Evre III ve IV), remisyon sonrası 5. yıldan sonra | 40 |
Cetvelin bu tablodan daha önemli bir kuralı vardır ve rakiplerin çoğunda hiç geçmez. Evre I-II remisyondaki hastalar için kılavuz şunu ekler: “primer tümörün sebep olduğu veya bu tümöre yönelik tedavi sonrasında gelişen doku veya fonksiyon kayıplarında engel oranı genel hükümler bölümünde belirtilen miktarlara net %20 ilavesi ile bulunur.” Yani akciğer kanseri ameliyatından sonra kalan solunum kaybı ayrıca hesaplanır ve üzerine net 20 puan eklenir. Aynı kural, malign transformasyon gösteren benign tümörler için de geçerlidir.
Kılavuz bu gruptaki hastalara bir de takip yükümlülüğü getirir: “bu gruptaki hastalar yılda en az bir kez metastaz ve nüks açısından değerlendirilerek klinik evre ve fonksiyon kaybı değişimi olup olmadığı tespit edilmelidir.” Raporun süreli düzenlenmesinin sebebi budur.
Akciğer kanseri ameliyatı engelli raporu nasıl değerlendirilir?
Ameliyat olmuş bir akciğer kanseri hastasında iki ayrı kayıp bir arada bulunur: hastalığın kendisinden gelen oran ve ameliyatın bıraktığı solunum kaybı. Kılavuz bunları tek bir sayıya indirmez. Hasta remisyondaysa önce onkoloji cetvelindeki oran (Evre I-II’de ilk beş yıl 60, sonrasında 40) belirlenir; ardından tümörün ya da tedavisinin yol açtığı doku ve fonksiyon kayıpları için genel hükümler bölümündeki miktarlara net %20 ilavesi yapılır. Pnömonektomi yapılmışsa cerrahi kalem, lobektomi yapılmışsa ameliyat sonrası solunum fonksiyonu ayrıca değerlendirmeye girer.
Raporun düzenlenme anı da bu nedenle önemlidir: onkoloji satırı ile cerrahi sonrası fonksiyon kaybı aynı raporda değerlendirilmelidir.
Akciğer kanseri engelli oranı ameliyattan sonra düşer mi?
Akciğer kanseri engelli oranı ameliyatla kendiliğinden düşmez. “Ameliyat oldum, kanserim geçti, oran düşer” beklentisi her zaman doğru çıkmaz. Remisyonun beşinci yılı dolmadan oran 60 basamağındadır; ameliyatın bıraktığı kalıcı solunum kaybı ise ayrı bir kalemdir ve Balthazard formülüyle birleştirilir. Raporda yalnız onkoloji satırının işlenip ameliyat sonrası fonksiyon kaybının hiç ölçülmemesi, itiraz gerekçesi oluşturur.
Akciğer Kanseri 3 Evre ve 4 Evre Engelli Raporu Nasıl Değerlendirilir?
Akciğer kanseri 3 evre engelli raporu ile 4 evre engelli raporu, cetvelde aynı satırda ele alınır. Belirleyici olan evre numarası değil, hastanın remisyona girip girmediğidir. Kılavuz “ileri klinik evreli (Evre III ve IV) malign tümörü olan remisyona girmeyen veya tedavi sürecinde olan” hastalara 80 verir; aynı evredeki hasta remisyondaysa oran 40‘a düşer.
Cetvel bu grubu tanımlarken kimlerin kapsama gireceğini de yazar: “Nüks (rekkürrens) veya metastaz yapmış malign tümörü olan ve tedavi yöntemleriyle şifa sağlanamayan hastalar ve bölgesel ileri evre (lokorejyonal) hastalığı olan ve tedavi yöntemleri ile şifa sağlanamayan hastalar bu grupta değerlendirilmelidir.” Metastaz yapmış ya da lokorejyonal ilerlemiş olgular, remisyon yoksa doğrudan 80 basamağındadır.
Beşinci sırada ayrı bir kalem daha vardır: ileri klinik evreli tümörü olup remisyon sonrası beşinci yılı geçmiş hastalar için oran 40‘tır. Kılavuz bunu örnekle açıklar: metastazektomi yapılmış ve uzun süreli hastalık bulgusu olmayan, beş yıldan uzun süre remisyonda kalan hastalar bu grupta değerlendirilir. Bu satır, uzun süredir remisyonda olan hastaların raporunun neden düştüğünü açıklar.
Akciğer kanseri 3 evre engelli raporu kaç olur?
Evre III hastada tek bir sayı yoktur; oran remisyon durumuna göre ikiye ayrılır. Hasta remisyondaysa cetvelin “Evre III-IV remisyonda” satırı uygulanır ve oran 40 olur. Remisyona girmemiş, tedavisi süren ya da bölgesel ileri evre (lokorejyonal) hastalığı bulunup şifa sağlanamayan hastada ise oran 80‘dir. Remisyonun üzerinden beş yıldan uzun süre geçmişse oran yine 40 basamağındadır.
4 evre akciğer kanseri engelli raporu kaç olur?
Evre IV için cetvelde ayrı bir satır bulunmaz; Evre III ile aynı satırda değerlendirilir. Metastaz yapmış ve tedavi yöntemleriyle şifa sağlanamayan hasta, kılavuzun kendi ifadesiyle “ileri klinik evreli … remisyona girmeyen veya tedavi sürecinde olan” grupta yer alır ve oran 80 olarak verilir. Nüks (rekürrens) gösteren olgular da bu gruptadır. Evre IV hastada remisyon sağlanmışsa oran 40’a iner; bu, cetvelin evreyi değil hastalığın seyrini ölçüt aldığının en açık göstergesidir.
Akciğer Kanseri Engelli Araç Alabilir mi?
Engelli araç alımında ÖTV istisnasının iki ayrı yolu vardır ve akciğer hastalıkları bunlardan yalnız birine girer. Özel tertibatı olmayan araçta istisna, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu‘nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği engellilik oranı %90 ve üzeri olanlara tanınır. İkinci yol olan (c) bendi ise özel tertibat gerektiren ya da ortopedik engellilik oranı %40 ve üzeri olup bu nedenle sürücü belgesi alamayan kişilere ilişkindir; solunum sistemi hastalıkları bu bende girmez.
Pratik sonuç şudur: akciğer kanserinde cetvelin verdiği en yüksek oran 80‘dir ve bu tek başına %90 eşiğini karşılamaz. Eşiğin aşılması ancak başka bir sistemde de engel bulunması ve iki oranın Balthazard formülüyle birleştirilmesi hâlinde mümkün olur. “Kanser hastası otomatik olarak ÖTV’siz araç alır” biçimindeki yaygın bilgi, mevzuat karşısında doğru değildir.
(c) bendi, Anayasa Mahkemesi’nin 22/4/2025 tarihli ve E.2024/240, K.2025/100 sayılı kararıyla iptal edilmiş; 2/4/2026 tarihli 7577 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenlemeyle kapsama, engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliliği %40 ve üzeri olup bu engel nedeniyle sürücü belgesi alamayanlar da eklenmiştir. İstisnaya konu araç bedeli sınırı her yıl Vergi Usul Kanunu’nda belirlenen yeniden değerleme oranında artırıldığı için, başvuru öncesinde güncel tutarın Gelir İdaresi Başkanlığı tebliğinden teyit edilmesi gerekir.
Akciğer Transplantasyonu Sonrası Engel Oranı Nasıl Hesaplanır?
Akciğer nakli, göğüs bölümünün en yüksek sabit oranına sahip kalemidir: 70. Ancak kılavuz bu sayıyı nihai kabul etmez. Madde metni şöyle devam eder: “Hastanın transplantasyon sonrası durumu 1. maddede belirtilen şekilde değerlendirilerek bulunan değer Balthazard formülü ile eklenerek kişinin engel oranı belirlenir.”
Uygulaması şöyledir: nakil sonrası solunum fonksiyonunda orta derecede etkilenme sürüyorsa (40), toplam oran 70 + 40 = 110 değil, Balthazard formülüyle 70 + (30 × 0,40) = 82 olur. Az etkilenme (20) hâlinde 70 + (30 × 0,20) = 76. Oranların toplanması, mevzuata aykırı ve matematiksel olarak imkânsız bir sonuç üretir; %100’ü aşan engel oranı verilemez.
Kronik Kor Pulmonale ve Pulmoner Hipertansiyonda Engel Oranı
Kronik kor pulmonale, göğüs bölümünde ağır etkilenmeyle aynı basamakta yer alır ve tek başına 80 oranını doğurur. Cetvelin 1-c bendi bunu “ağır derecede etkilenme varsa veya kronik kor pulmonale gelişmişse” biçiminde yazar; buradaki “veya” bağlacı belirleyicidir. Kor pulmonale tanısı konmuşsa, solunum fonksiyon testi ağır etkilenme göstermese dahi üst basamak uygulanır.
Pulmoner hipertansiyonun kendisi ise göğüs bölümünde değil, kılavuzun kardiyovasküler sistem bölümünde ayrı bir başlık altında düzenlenmiştir ve dört sınıfa ayrılır. Ölçüt, pulmoner arter sistolik basıncı (PASB) ile NYHA fonksiyonel sınıfıdır.
| Sınıf | Ölçüt | Engel oranı |
|---|---|---|
| Klas 1 | Asemptomatik; fizik muayene ve EKO veya sağ kateter ile PASB 30-40 mmHg saptanan ve pulmoner hipertansiyon tanısı konmuş hastalar | 10 |
| Klas 2 | Günlük fiziksel aktivitede hafif kısıtlaması olan (NYHA 2), PASB 40-50 mmHg | 25 |
| Klas 3 | Günlük fiziksel aktivitede ağır kısıtlaması olan (NYHA 3), PASB 50-70 mmHg | 50 |
| Klas 4 | İstirahatte dispne, göğüs ağrısı ve presenkopu olan veya en küçük aktivitelerde semptomları ortaya çıkan (NYHA 4) ve/veya istirahatte sağ ventrikül yetmezliği bulguları olan, PASB 70 mmHg üzeri | 100 |
Bu tablo, göğüs hastalıkları dosyalarında en çok gözden kaçan kazanımdır. Akciğer hastalığına bağlı pulmoner hipertansiyon gelişmiş bir hastada rapor yalnızca göğüs bölümünden düzenlenirse, kardiyovasküler bölümün 25 ila 100 arasındaki oranı dosyaya hiç girmez. İki bölümden ayrı ayrı değerlendirme istenmesi ve bulunan oranların Balthazard formülüyle birleştirilmesi gerekir. Bu talebin rapor aşamasında yazılı olarak ileri sürülmesi, sonradan itirazla düzeltmeye çalışmaktan çok daha etkilidir.
Akciğer Tüberkülozunda Engel Oranı Ne Zaman Belirlenir?
Tüberkülozda cetvel ayrı bir oran vermez; kararın tedavi sonunda ve birinci maddedeki ölçeğe göre verileceğini söyler. Yani veremde de sonuç, tedavi bittikten sonra akciğerde kalan fonksiyon kaybına bağlıdır: az etkilenme 20, orta 40, ağır etkilenme ya da kor pulmonale 80. Tedavi devam ederken düzenlenen rapor kalıcı oran taşımaz.
Kılavuzun tüberküloz notu iki özel durumu ayrıca düzenler. İlaca dirençli kronik tüberkülozlu olgular da “aynı şekilde uygun tedavi süresinin bitiminden sonra 1. maddedeki ölçeğe göre” değerlendirilir; direnç durumu tek başına ayrı bir oran doğurmaz. Ekstrapulmoner tüberkülozda ise engel oranını göğüs hastalıkları değil, “tedavi sonunda ilgili branş” belirler.
Tüberküloz aynı zamanda meslek hastalıkları listesinde de yer alabilen bir hastalıktır. Sağlık çalışanları, laboratuvar personeli ve benzeri risk gruplarında hastalığın işten kaynaklandığı ileri sürülüyorsa, dosya engellilik cetveline değil meslek hastalığı rejimine girer; bu durumda değerlendirme aşağıdaki bölümde anlatılan usule göre yapılır.

Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Maluliyet Tazminat Kapsamı
Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi maluliyet tazminat kapsamı, engel oranının kendisiyle değil, oranın hangi olaydan doğduğuyla belirlenir. Solunum fonksiyonundaki aynı kayıp; bir trafik kazasından, işyerindeki toz maruziyetinden, hatalı bir tıbbi uygulamadan ya da hastalığın kendi seyrinden kaynaklanabilir. Tazminat sorumluluğu bunların yalnız bir kısmında doğar ve doğduğu hâllerde de sorumlu taraf ile hukuki dayanak değişir.
Bedensel zararın kalemleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 54 üncü maddesinde sayılır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Göğüs hastalıkları dosyasında engel oranının bağlandığı kalem üçüncüsüdür; tazminat hesabı bu kalem üzerinden yapılır. Manevi tazminat ise ayrı bir istemdir ve TBK m.56’ya dayanır.
Kapsamı belirleyen ikinci ölçüt sorumluluğun kaynağıdır. İşyeri kaynaklı akciğer hastalıklarında işverenin sorumluluğu haksız fiile değil sözleşmeye aykırılığa dayanır: TBK m.417/2 işverene iş sağlığı ve güvenliği için gerekli her türlü önlemi alma yükümlülüğü getirir; aynı maddenin üçüncü fıkrası, bu yükümlülüğe aykırılıktan doğan bedensel zararların tazmininin “sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi” olduğunu söyler. Bu nitelendirme, aşağıda ele alınan zamanaşımı süresini doğrudan değiştirir.
Üçüncü ölçüt, SGK’nın ödediği gelirlerin tazminattan düşülüp düşülmeyeceğidir. TBK m.55, “kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez” der. Yani sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olması, işverene karşı açılacak tazminat davasını ortadan kaldırmaz; yalnız rücu edilebilir kısım denkleştirmeye girer.
16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle TBK m.55’e eklenen iki fıkra (RG 31/7/2026, S. 33326) bu damarı doğrudan ilgilendirir; çünkü fıkralar tam olarak “çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar”dan söz eder. Birinci fıkra faizin başlangıcını ikiye ayırır: kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden kanuni faiz işletilir. İkinci fıkra, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedelin ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edileceğini düzenler.
Meslek Hastalığı Akciğer Rahatsızlıklarında Hangi Rejim Uygulanır?
Akciğer hastalığı işyerindeki koşullardan kaynaklanıyorsa dosya Erişkin Engellilik Yönetmeliği’ne hiç uğramaz. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 14 üncü maddesi meslek hastalığını, “sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleri” olarak tanımlar. Solunum sistemi hastalıkları bu tanımın en tipik uygulama alanıdır.
Meslek hastalığının varlığı kişinin ya da hekiminin beyanıyla değil, kanunun saydığı iki incelemenin ardından Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmek zorundadır (5510 m.14/2). Bu iki inceleme şunlardır: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının düzenlediği sağlık kurulu raporu ile dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi; Kurumca gerekli görülürse işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçları ortaya koyan denetim raporlarının incelenmesi.
Bildirim süresi kısa ve nettir. 5510 m.14/4 uyarınca, 4/a kapsamındaki sigortalıda meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen işveren, 4/b kapsamındakinde ise sigortalının kendisi, durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle Kuruma bildirim yapmak zorundadır. Bildirimi yapmayan ya da bildirilen hususları kasten eksik veya yanlış bildiren işverene, Kurumca yapılan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilir.
Bildirim üzerine yapılacak soruşturma da kanunda düzenlenmiştir: 5510 m.14/5’e göre gerekli soruşturmalar Kurumun denetim ve kontrolle yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir. Tozlu işyerlerinde ortam ölçümlerinin dosyaya girmesi çoğunlukla bu soruşturma sayesinde olur; ölçüm kayıtları sonradan tazminat davasında da kullanılır.
Listede sayılmayan bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı tartışmalıysa kanun son sözü belli bir kurula bırakır: 5510 m.14/6 uyarınca bu uyuşmazlıklar Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Pnömokonyoz Nedir, Meslek Hastalığı Sayılması İçin Hangi Şartlar Aranır?
Pnömokonyoz, solunan tozun akciğerde birikmesi ve dokuda kalıcı tepki oluşturmasıyla ortaya çıkan meslek hastalıklarının ortak adıdır; kömür işçisi pnömokonyozu, silikozis ve asbestozis en bilinen türleridir. Mevzuattaki yeri bellidir: 2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.18/1-c, Meslek Hastalıkları Listesinin “C Grubu”nu “Pnömokonyozlar ve diğer meslekî solunum sistemi hastalıkları” olarak tanımlar.
Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesi, bu hastalık için diğerlerinde bulunmayan özel bir şart koyar: “Pnömokonyozun meslek hastalığı sayılabilmesi için, sigortalının, havasında pnömokonyoz yapacak yoğunluk ve nitelikte toz bulunan yeraltı veya yerüstü işyerlerinde toplam olarak en az üç yıl çalışmış olması şarttır.” Buradaki ölçüt toplam çalışma süresidir; aynı işverende kesintisiz geçmesi aranmaz, farklı işyerlerindeki tozlu çalışmalar birleştirilir.
Üç yıllık süre mutlak değildir. Maddenin ikinci fıkrası, “havasında yüksek yoğunlukta ve pnömokonyoz yapacak nitelikte toz bulunan” işyerlerinde meydana gelmiş, klinik veya radyolojik bulgular ve laboratuvar muayeneleriyle süratli seyrettiği ve ağırlığı saptanmış olgularda, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararıyla üç yıllık sürenin indirilebileceğini düzenler. Hızlı ilerleyen silikozis olgularında bu fıkra doğrudan uygulanır.
Üçüncü fıkra değerlendirmenin teknik ölçütünü verir: “Pnömokonyoz değerlendirmeleri, İLO standartları dikkate alınarak yapılır.” Uygulamada bu, akciğer filminin Uluslararası Çalışma Örgütü’nün pnömokonyoz sınıflandırmasına göre, bu konuda eğitim almış okuyucular tarafından okunması anlamına gelir. Filmin standarda uygun teknikle çekilmemiş olması, dosyanın en sık karşılaşılan eksikliğidir.
Pnömokonyoz Yükümlülük Süresi ve Maruziyet Süresi Ne Kadardır?
Bu iki süre birbirine karıştırılır, oysa taban tabana zıt işlevleri vardır. Maruziyet süresi, hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için kişinin o işte en az ne kadar çalışmış olması gerektiğini gösterir; pnömokonyozda üç yıldır. Yükümlülük süresi ise 2008 Yönetmeliği m.4/1-n’de tanımlanır: “Sigortalının meslek hastalığına sebep olan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile meslek hastalığının meydana çıktığı tarih arasında geçen en uzun süre.”
Yani maruziyet süresi işe girişe, yükümlülük süresi işten çıkışa bakar. Yönetmelik m.17/1, hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağını ve bu hastalıkların işten fiilen ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra ortaya çıkması hâlinde meslekten ileri geldiğinin kabul edileceğini Meslek Hastalıkları Listesine (Ek-2) bağlar. Süreler hastalığa göre değişir ve tek tek listede yazılıdır; “meslek hastalığında yükümlülük süresi şu kadardır” biçiminde tek bir rakam vermek mümkün değildir.
Sürenin geçmiş olması dosyayı kendiliğinden bitirmez. Hem 5510 m.14/3 hem de 2008 Yönetmeliği m.17/2, aynı istisnayı tanır: hastalığın klinik ve laboratuvar bulgularıyla kesinleştiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyeri incelemesiyle kanıtlandığı hâllerde, yükümlülük süresi aşılmış olsa bile hastalık, Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayıyla meslek hastalığı sayılabilir. Asbestozis ve mezotelyoma gibi çok uzun kuluçka süresi olan hastalıklarda dosyayı ayakta tutan hüküm budur.
İşten ayrıldıktan sonra hastalığı ortaya çıkan kişi için 5510 m.14/3 ayrıca bir başvuru yolu tanır: “Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler.” Emekli olduktan sonra pnömokonyoz tanısı alan işçilerin başvuru hakkı bu cümleye dayanır.
Pnömokonyoz maruziyet süresi nasıl hesaplanır?
Yönetmelik “toplam olarak en az üç yıl” dediği için hesap, tek bir işyerindeki kesintisiz çalışmayla sınırlı değildir. Sigortalının farklı işverenler yanında, farklı tarihlerde ve farklı işyerlerinde geçirdiği tozlu çalışma süreleri toplanarak değerlendirilir. Bu sürenin ispatı SGK hizmet dökümü, işyeri sicil kayıtları ve gerektiğinde tanık beyanıyla yapılır; tozun niteliği ve yoğunluğu ise işyeri ortam ölçümleri ile iş müfettişi raporlarından anlaşılır.
Maruziyet süresi ile yükümlülük süresinin birlikte tartışıldığı dosyalarda sıra önemlidir: önce hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı (maruziyet), sonra işten ayrılıştan sonraki sürenin aşılıp aşılmadığı (yükümlülük) değerlendirilir. İkinci aşamada süre aşılmışsa dosya kapanmaz; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı yolu açıktır.
Pnömokonyoz raporu nereden alınır, pnömokonyoz testi nedir?
Meslek hastalığı dosyasında rapor, engelli sağlık kurullarından değil, 2008 tarihli Yönetmelik m.5’te sayılan yetkili sunuculardan alınır: Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri ile devlet üniversitesi hastaneleri (Yönetmelik ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastanelerini de sayar). Rapor, Kurum Sağlık Kuruluna sunulmak üzere düzenlenir ve nihai kararı Kurum verir.
İstenecek tetkikler Yönetmelik m.6/4’te sayılmıştır ve pnömokonyoz için üçü öne çıkar: uygun teknikle çekilen P.A. akciğer grafisi, ayırıcı tanı gerekiyorsa HRCT ve tüberküloz varsa ARB. Filmin değerlendirilmesi m.20/3 gereği İLO standartları dikkate alınarak yapılır. Filmin standarda uygun teknikle çekilmemiş olması ya da değerlendirmenin bu standarda göre yapılmaması, raporun karara esas alınmamasına yol açabilir.
Mesleki Astım İddiasında Hangi Testler İstenir?
Meslek hastalığı dosyasında istenecek tetkikler, 2008 Yönetmeliği m.6/4’te branş branş sayılmıştır ve göğüs hastalıkları ilk sırada yer alır. Hükmün ilgili bendi şöyledir: “Göğüs hastalıkları ve/veya alerji muayenelerinde; pnömokonyoz vakalarında uygun teknikle çekilen P.A. akciğer grafisi, ayırıcı tanıda gerek olması hâlinde HRCT, tüberküloz mevcut ise ARB; meslekî astım hastalığı iddiası olduğunda bronş provokasyon ve benzeri testleri, tatil döneminde 15 gün, iş ortamında 20 gün süreyle günde dört kez belirlenen PEF değerleri.”
Son ölçüt, mesleki astım iddiasının kilit delilidir ve uygulamada çoğu dosyada eksik kalır. Yönetmelik, hastanın iş ortamındayken ve tatildeyken ölçülen tepe akım (PEF) değerlerinin karşılaştırılmasını ister; çünkü işten uzak kalınan dönemde düzelen, işe dönüldüğünde kötüleşen bir tablo, hastalık ile iş arasındaki nedensellik bağının en güçlü kanıtıdır. Ölçümün süresi ve sıklığı da yazılıdır: tatilde 15 gün, işte 20 gün, günde dört kez.
Aynı maddeye göre bu bulgular “ayrıntılı olarak raporun karar hanesi dışında ayrıca belirtilir”. Rapor, ölçüm çizelgelerini ve test sonuçlarını içermiyorsa Kurum Sağlık Kurulu raporun karara esas olup olamayacağına kendisi karar verir (m.6/7) ve usulüne uygun düzenlenmediği tespit edilen rapor, m.9 uyarınca yeniden düzenlenmek üzere sağlık hizmeti sunucusuna iade edilir.
Raporun karar hanesine oran yazılmaz. 2008 Yönetmeliği m.6/2-g bunu açıkça düzenler: “Sağlık kurulu raporlarının karar hanesinde çalışma gücü kayıp oranı belirtilmez, ‘Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecektir.’ ibaresi yazılır.” Hastaneden alınan raporda yüzde göremeyen kişilerin “rapor eksik verilmiş” endişesi çoğunlukla yersizdir; oranı yazma yetkisi zaten hastanede değildir. Hastanenin yazdığı bir derece bulunsa dahi m.8/1 gereği bu derece Kurum Sağlık Kurulu kararlarını bağlamaz.
Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Nasıl Hesaplanır?
İş kazası ve meslek hastalığında oran, engellilik cetvelinden değil Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit Cetvellerinden (2008 Yön. Ek-3) hesaplanır. Bu cetveller beş harfle anılır ve beşi de sırayla kullanılır. Göğüs hastalıkları, A Cetvelinin VI numaralı listesinde ayrı bir başlık olarak yer alır.
| Cetvel | Ne verir |
|---|---|
| A Cetveli | Arızaları vücuttaki yerine göre sınıflandıran 14 liste. Her arızanın sıra numarası ve ağırlık ölçüsü buradan okunur. VI. liste: Göğüs hastalıkları. |
| B Cetveli | Sigortalının iş kolu ile meslek veya iş çeşidini ve bunlara karşılık gelen meslek grup numarasını verir. Meslek listede yoksa benzeri ya da en yakını esas alınır. |
| C Cetveli | Arıza sıra numarası ile meslek grup numarasının kesiştiği noktadaki sürekli iş göremezlik simgesini (A’dan R’ye) verir. |
| D Cetveli | Arıza ağırlık ölçüsü ile simgenin kesiştiği noktada meslekte kazanma gücü azalma oranını verir. Bu oran 38-39 yaşındaki bir sigortalı içindir. |
| E Cetveli | D cetvelinden çıkan oranı, sigortalının yaşına göre (21-64) yeniden hesaplar. |
Bu zincirin en çok şaşırtan yanı, aynı arızanın mesleğe göre farklı oran doğurmasıdır. Orta derecede solunum fonksiyon kaybı, masa başında çalışan bir sigortalıda başka, ağır beden gücü gerektiren bir işte çalışan sigortalıda başka bir simgeye ve dolayısıyla başka bir orana karşılık gelir. “Meslekte kazanma gücü” kavramının adı buradan gelir.
Yaş ölçütü de ayrıca düzenlenmiştir. Yönetmelik m.22/8’e göre yaşa göre oran tespitinde sürekli iş göremezlik hâlinin oluştuğu ilk rapor tarihindeki yaş esas alınır; sağlık durumunda sürekli iş göremezlik yönünden değişiklik olmuşsa, bu değişikliğin raporla saptandığı tarihteki yaş dikkate alınır.
Birden fazla sistem etkilenmişse m.23/1-e devreye girer: işlemler her sekel bulgu için ayrı ayrı uygulanır ve sonuçlar Balthazard formülüyle birleştirilir. Formülün uygulanışı m.24’te adım adım yazılıdır: oranlar en yüksekten başlanarak sıraya konur, en yüksek oran 100’den çıkarılır, kalan miktar ikinci oranla çarpılıp 100’e bölünür ve çıkan sonuca en yüksek oran eklenir. İkiden fazla arızada işlem tekrarlanır.
Bu formülün iki önemli sınırı vardır ve ikisi de yazılı metinde durur. Birincisi m.24/1-e’dedir: A Cetvelinde ayrı ayrı gösterilen arızalar, listelerdeki bir hastalık veya arızanın tabii sonucu iseler ayrı sebeplere bağlı arızalar gibi ele alınmaz, yani birleştirilmez. İkincisi başka bir yönetmelikte, 2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.6/2’dedir: SGK’nın orta ve hafif düzeydeki çalışma gücü kaybı tespitinde birden fazla hastalık varsa en ağır sekel bulgu esas alınır ve Balthazard uygulanmaz. “Oranlar her zaman Balthazard ile birleştirilir” cümlesi bu iki istisna yüzünden eksiktir.
Önceden var olan bir arıza söz konusuysa hesap yöntemi tümüyle değişir. Yönetmelik m.23/2, önce sigortalının bütün arızalarının doğurduğu toplam oranın bulunmasını, sonra iş kazası veya meslek hastalığı sayılmayacak olaylardan ya da doğuştan gelen arızaların doğurduğu toplam oranın bu rakamdan çıkarılmasını emreder; kalan, iş kazası veya meslek hastalığına bağlı orandır. Üçüncü fıkra ise bir hafifletme getirir: işe alınmadan önce mevcut olan arızalar, yapılan işteki kazanma gücünü etkilemiyorsa hesaba hiç katılmaz. Sigara içen bir işçinin mevcut solunum kaybının dosyadan tümden düşülmesi, ancak bu fıkraların doğru uygulanmasıyla önlenir.
Sürekli İş Göremezlik Geliri İçin Yüzde Kaç Oran Gerekir?
Eşik %10‘dur. 5510 m.19/1’e göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Bu eşik, engellilik oranındaki %40 ya da malullükteki %60 eşiğinden bağımsızdır.
Gelirin miktarı orana göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 5510 m.17’ye göre hesaplanan aylık kazancının %70’i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanır ve bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı ödenir. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaçsa bağlama oranı %100 olarak uygulanır.
Gelirin başlangıcı da maddede yazılıdır: geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi; geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden ay başından başlar. 4/b kapsamındaki sigortalılarda ayrıca prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmiş olması şarttır.
Meslek hastalığında kazanç hesabının özel bir kuralı vardır: 5510 m.17’ye göre meslek hastalığı, sigortalının son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra ortaya çıkmışsa, günlük kazanç bu son işten ayrılış tarihi esas alınarak hesaplanır. Emeklilikten yıllar sonra tanı alan pnömokonyoz olgularında gelirin düşük çıkmasının sebebi bu hükümdür. Gelir hesabının ayrıntısı için sürekli iş göremezlik geliri yazımıza bakabilirsiniz.
Oran sonradan değişebilir. m.19/2, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi hâlinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiğinin yeniden tespit olunacağını düzenler. İlerleyici seyreden pnömokonyoz ve fibrozis olgularında bu fıkra, oranın artırılması talebinin dayanağıdır.
Göğüs Hastalıkları Raporu Nereden ve Nasıl Alınır?
Rapor süreci 19.05.2026 tarihli ve 33258 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Raporları Yönetmeliği ile yeniden düzenlenmiştir. Bu Yönetmelik m.70/2 gereği damarda üstün metindir: “Diğer yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hüküm bulunması hâlinde, bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.” 2026 öncesine ait anlatımların bir kısmı bu tarihten sonra geçerliliğini yitirmiştir.
İlk adım artık hastane değildir. Yönetmelik m.6/1 uyarınca rapor isteyen kişi, başvurudan önce e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formunu doldurur. m.6/2’ye göre sağlık kurulu raporunda dilekçe ya da kurum sevk yazısı aranır; durum bildirir tek hekim raporunda bu şart yoktur. Raporun tamamlanma süresi de yazılıdır: m.8/8’e göre rapor, başvurudan itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır. Aynı süre Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.8/1-j’de de yer alır; hastaneden hastaneye değişmez.
Kurulun bileşimi de mevzuatla belirlidir. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.6/1’e göre birden fazla uzmanlık dalını ilgilendiren engel durumlarının tespitinde kurul, kurul başkanı ile iç hastalıkları, göz, kulak burun boğaz, genel cerrahi, nöroloji ve ruh sağlığı uzmanlarından olmak üzere en az yedi daimi üyeden oluşur. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı varsa kurulda bulunması zorunludur, yoksa yerine ortopedi ve travmatoloji uzmanı katılır (m.6/3). Tek bir uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda ise kurul, o daldan üç uzman hekimin katılımıyla oluşturulur (m.6/5) — halk arasında “üç doktorlu heyet” denen yapı budur ve Sağlık Raporları Yönetmeliği m.10/3’e göre raporda imzası olan her hekim kişiyi ayrı ayrı muayene etmek zorundadır.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta, göğüs hastalıkları uzmanının zorunlu üyeler arasında bulunmamasıdır. Ne Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.6/1’deki altı branş, ne de Sağlık Raporları Yönetmeliği m.9/1’de sayılan tam teşekküllü kurul branşları göğüs hastalıklarını içerir. Buna karşılık Engellilik Yönetmeliği m.6/2, kurul başkanının teklifi ve başhekimin onayıyla ilgili branş uzmanının kurula davet edilebileceğini; m.6/4 ise hastanın teşhis ve tedavisinde bizzat görev almış hekimin kurula katılacağını ya da görüşünü bildireceğini düzenler. Akciğer hastalığı dosyasında göğüs hastalıkları uzmanının değerlendirmeye katılmasının istenmesi, bu iki fıkraya dayanır ve talep edilmediğinde çoğu zaman kendiliğinden gerçekleşmez.
Raporda “hangi işlerde çalışamayacağı” bilgisinin yer alıp almayacağı ise iki yönetmeliğin çeliştiği bir noktadır ve tozlu işte çalışan sigortalılar bakımından doğrudan sonuç doğurur. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.8/1-h, “bireyin engellilik durumu dikkate alınarak çalıştırılamayacağı işlerin niteliği rapora mutlaka yazılır” der. Buna karşılık Sağlık Raporları Yönetmeliği m.8/6, fonksiyon kayıplarının “hangi işlerle ilgili olduğu ve hangi işlere mâni olduğu bilgisine raporda yer verilmez” hükmünü getirir; istisnası m.8/5’te, ilgili mevzuatta o amaç için özel bir sağlık kriteri belirlenmiş olması hâlidir. Çatışma kuralı ise Sağlık Raporları Yönetmeliği m.70/2’dedir: aykırılık hâlinde bu Yönetmelik uygulanır. Üç hüküm bir arada değerlendirilmeden, “raporuma tozlu işte çalışamaz yazılmalı” talebinin karşılanacağı varsayılmamalıdır.
Özel hastaneden engelli sağlık kurulu raporu alınamaz. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.54/2, “Bakanlıkça izin verilen hâller hariç olmak üzere, usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş olsa bile özel sağlık hizmeti sunucuları … durum bildirir sağlık raporları düzenleyemezler” der. Yetkili kuruluş listesi Bakanlıkça yayımlanır (Engellilik Yön. m.7/1) ve yetkisiz kuruluşun raporu kurumlarca değerlendirmeye alınmaz (m.7/2). SGK maluliyet ve meslek hastalığı dosyalarında yetkili sunucular ayrıca sayılmıştır: Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri ile devlet üniversitesi hastaneleri (2008 Yön. m.5). Adli Tıp Kurumu bu kuruluşlar arasında değildir; ATK’nın rolü mahkemenin görevlendirmesiyle sınırlıdır.
Trafik kazası, düşme gibi iş kazası dışı olaylarda düzenlenecek belge ayrıca isimlendirilmiştir. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.9/1, iş kazası ve meslek hastalığı dışındaki terör, kaza ve yaralanmaya bağlı fonksiyon kayıplarında “Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu” (Ek-4) düzenleneceğini söyler. m.9/2’ye göre bu rapor kurumlar tarafından resmî yazı ile ve kazaya ilişkin belgelerle birlikte talep edilir; talep eden çoğu kez mahkeme ya da sigorta şirketidir. m.9/3, bu raporda kronik hastalık fonksiyon kayıplarının belirtilmeyeceğini düzenler — illiyet bağının mevzuattaki karşılığı budur.
Raporun geçerlilik süresi de mevzuatta bellidir. Engellilik Yönetmeliği m.11/1’e göre rapor sürekli veya süreli düzenlenir ve geçerlilik süresi raporda mutlaka yazılır. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.66/1 ise genel kuralı koyar: “Sürekli ibareli olarak düzenlenen raporlar dışındaki durum bildirir sağlık raporları hekimlerce aksine bir tarih belirtilmediği durumlarda bir yıl boyunca geçerlidir.”
Başvurunun adım adım nasıl yürütüleceği, hangi belgelerin hazırlanacağı ve sürecin uygulamada ne kadar sürdüğü ayrı yazılarımızda ele alınmıştır: maluliyet raporu nasıl alınır ve SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar. Hangi hastanelerin yetkili olduğunu il bazında görmek için engelli sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşları listesine bakabilirsiniz.
Göğüs Hastalıkları Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?
Engelli sağlık kurulu raporuna itiraz süresi otuz gündür. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.12/1 bu süreyi raporun teslim alınmasından, Sağlık Raporları Yönetmeliği m.63/1 ise raporun e-Devlet sistemine aktarılmasından başlatır. İtiraz mercii il sağlık müdürlüğüdür.
Kurum itirazının süreye tabi olup olmadığı iki metnin çeliştiği noktadır. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.12/1, “kurum itirazlarında süre aranmaz” der. Buna karşılık Sağlık Raporları Yönetmeliği m.63/1, kurumların itirazlarını da “kişinin kuruma başvuru tarihinden veya raporu ibraz tarihinden itibaren otuz gün içinde” yapabileceğini, bu sürenin geçmesinden sonra yapılan itirazların kabul edilmeyeceğini düzenler. Aykırılık hâlinde hangi metnin uygulanacağı ise Sağlık Raporları Yönetmeliği m.70/2’de yazılıdır: bu Yönetmelik hükümleri uygulanır. Sigorta şirketinin veya kurumun geç yaptığı itirazla karşılaşan tarafın önce bu iki hükmü karşılaştırması gerekir. Ayrıca m.63/3, resmî kurumların yazıyla talebi hâlinde itiraz sürelerinin dikkate alınmayacağını ayrıca düzenler.
İtiraz üzerine kişi, en yakın farklı bir yetkili sağlık kuruluşuna ya da sürekli izlemin yapıldığı kuruluşa sevk edilir. İki rapor aynı yönde ise rapor kesinleşir; çelişki varsa dosya hakem hastaneye gider ve hakem hastane kararı kesindir (m.12/2). Bu zincirde gözden kaçan bir ayrıntı vardır: m.12/3 uyarınca ilk ya da ikinci rapor hakem hastaneden alınmış olsa dahi, o rapor “hakem hastane raporu” sayılmaz.
Kesinleşen rapor için aynı gereksinim alanında yeni başvuru en erken altı ay sonra yapılabilir (m.12/5). Kaza kaynaklı olup oranın değişmeyeceği hakem hastane kararıyla kesinleşen sürekli raporlarda ise yeni başvuru kabul edilmez (m.12/6). Buna karşılık durumda değişiklik varsa m.11/4 süre aranmaksızın yeniden değerlendirmeye izin verir; ilerleyici akciğer hastalıklarında kullanılacak yol budur.
İtirazdan vazgeçmenin de sonucu vardır: Sağlık Raporları Yönetmeliği m.63/7-a’ya göre itirazdan vazgeçilir ya da süresinde işlem yapılmazsa itiraza konu ilk rapor geçerli hâle gelir; süreç tamamlandıktan sonra ise vazgeçilemez. Usul hatası içeren rapor ise itiraz yoluna değil, m.63/6 uyarınca düzeltme yoluna tabidir: durum kuruluşa bildirilir, kurul hatayı düzeltir ve bu işlem itiraz sayısına dâhil edilmez.
SGK dosyalarında itiraz zinciri farklıdır. Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna yapılır. 5510 m.58, bu Kurulun haftada en az bir kez toplandığını ve sigortalı ya da hak sahibinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman hekimi dinlemek zorunda olduğunu düzenler. Bu hak uygulamada nadiren kullanılır; oysa dosyaya kendi göğüs hastalıkları uzmanının görüşünü sokmanın en doğrudan yoludur.
Göğüs Cerrahisi Sonrası Tazminat Talep Etme Süreçleri
Göğüs cerrahisi sonrasında ortaya çıkan kalıcı fonksiyon kaybı, olayın sorumlusu bulunduğu ölçüde tazminat talebi doğurur. Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi maluliyet dosyalarında bu talebin yürütülmesi, belirli bir sıraya uymayı gerektirir. Sürecin sağlıklı yürümesi, adımların doğru sırayla atılmasına bağlıdır; özellikle rapor ile dava arasındaki ilişkinin doğru kurulması gerekir.
Birinci adım: doğru rejimde rapor. Tazminat dosyasında kullanılacak rapor, olayın türüne göre belirlenir. İş kazası ve meslek hastalığı dışındaki olaylarda Ek-4 durum bildirir sağlık kurulu raporu, iş kazası ve meslek hastalığında ise Kurum Sağlık Kurulu kararı esas alınır. Yanlış rejimde alınan rapor dosyaya sunulduğunda mahkeme raporu yeniden aldırır ve süreç uzar.
İkinci adım: bildirim ve kurum başvurusu. Meslek hastalığında bildirim, öğrenildiği günden itibaren üç işgünü içinde Kuruma yapılır (5510 m.14/4). İşveren aleyhine açılacak davadan önce ayrıca arabuluculuğa başvurulması gerekir; ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları bu dava şartının dışındadır (7036 s.K. m.3/3). SGK’ya karşı açılacak davalarda ise 7036 m.4/1 uyarınca önce Kuruma başvuru zorunludur; altmış gün içinde cevap verilmemesi talebin reddi sayılır.
Üçüncü adım: belgelerin toplanması. Dosyanın omurgasını tıbbi belgeler kurar: tanı ve tedavi epikrizleri, ameliyat notları, patoloji raporları, solunum fonksiyon testi çizelgeleri, akciğer grafileri ve tomografi raporları. Meslek hastalığı dosyasında bunlara çalışma ortamına ilişkin belgeler eklenir: SGK hizmet dökümü, işyeri ortam ölçüm raporları, risk değerlendirmesi, kişisel koruyucu donanım kayıtları ve varsa iş müfettişi raporu.
Dördüncü adım: görevli mahkeme ve hukuki dayanak. İşveren ile SGK’ya karşı açılan iş kazası ve meslek hastalığı davalarında görev iş mahkemesindedir (7036 s.K. m.5/1-b). Üçüncü kişinin haksız fiilinden doğan bedensel zararda ise dava, genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülür. Dayanak, işveren bakımından TBK m.417 ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, üçüncü kişi bakımından haksız fiil hükümleridir. Davanın yürüyüşü ve talep edilebilecek kalemler için iş kazası ve meslek hastalığı tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.
Beşinci adım: oranın tazminata dönüşmesi. Son aşamada, kesinleşen oran üzerinden bilirkişi hesabı yapılır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, engel oranının doğrudan bir para tutarı olmadığıdır: oran, hesaba giren çarpanlardan yalnız biridir. Diğer çarpanlar kazanç, bakiye ömür süresi ve varsa kusur oranıdır.
Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Maluliyet Tazminat Hesaplama Yöntemleri
Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi maluliyet tazminatının hesabı tek bir formülden ibaret değildir; birbirinden bağımsız dört veriyi bir araya getirir. Bu verilerden biri eksik veya yanlış olduğunda sonuç ya gerçek zararın altında kalır ya da dosya bilirkişi aşamasında geri döner.
Maluliyet Oranı Temeli
Hesabın ilk verisi orandır ve oranın hangi cetvelden çıktığı belirleyicidir. Kaza kaynaklı dosyalarda ölçüt Erişkin Engellilik Yönetmeliği Ek-2 kılavuzu, iş kazası ve meslek hastalığı dosyalarında 2008 tarihli Yönetmeliğin Ek-3 cetvelleri, malullük dosyalarında ise Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğidir (RG 28.09.2021 / 31612). Son yönetmeliğin Ek-1 Hastalık Listesi, yaygın sanılanın aksine yüzde vermez; hastalıkları “ağır, orta, hafif düzeyde çalışma gücü kaybına neden olan durumlar” biçiminde sınıflandırır ve malul sayılma eşiği kanunda çalışma gücünün en az %60’ı olarak belirlenmiştir.
Oranın olay tarihindeki mevzuata göre belirlenmesi de ayrı bir kuraldır. Ek-2 kılavuzu 20.02.2019’dan itibaren yürürlüktedir; daha eski tarihli olaylarda o tarihte yürürlükte olan ölçüt uygulanır. Ölçüt, raporun düzenlendiği tarih değil olayın gerçekleştiği tarihtir.
Tazminat Hesaplamasında Dikkate Alınan Hususlar
İkinci veri kazanç, üçüncüsü bakiye ömür süresidir. Kazanç belgeliyse belgeye, belgelenemiyorsa asgari ücrete göre alınır; meslek hastalığında ise 5510 m.17’nin özel kuralı devreye girer ve işten ayrılıştan bir yıl sonra ortaya çıkan hastalıkta kazanç, son işten ayrılış tarihi esas alınarak hesaplanır. Bakiye ömür süresi ise güncel yaşam tablosundan okunur; hesap aktif ve pasif dönem ayrımıyla yapılır.
Dördüncü veri kusurdur. İş kazası ve meslek hastalığı dosyalarında işverenin kusuru, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygunluk üzerinden belirlenir: ortam ölçümleri yapılmış mı, risk değerlendirmesi güncel mi, koruyucu donanım verilmiş ve kullanımı denetlenmiş mi, işe giriş ve periyodik muayeneler yapılmış mı. Sigortalının kendi kusuru varsa tazminattan indirim yapılır; ancak 2008 Yönetmeliği m.23/3 uyarınca, işe girmeden önce var olan ve yapılan işteki kazanma gücünü etkilemeyen arızalar orandan düşülemez.
Faiz konusunda 31.07.2026’dan itibaren yeni bir rejim uygulanır. 7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen fıkraya göre, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata karar tarihinden kanuni faiz işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenmiş bedel ise ödeme tarihine göre oransal olarak mahsup edilir.
Ekonomik ve Manevi Zararların Belirlenmesi
Maddi zarar kalemleri TBK m.54’te sayılıdır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Göğüs hastalıkları dosyalarında dördüncü kalem sık atlanır; oysa solunum kapasitesi düşen bir işçinin eski işine dönememesi, aynı ücretle iş bulamaması ya da mesleğini değiştirmek zorunda kalması bu kalemin tipik görünümüdür ve oran düşük olsa bile talep edilebilir.
Manevi tazminat ayrı bir istemdir ve orana bağlı bir çarpanla hesaplanmaz. TBK m.56, hâkimin “olayın özelliklerini göz önünde tutarak” uygun bir miktara hükmedeceğini söyler. Sürekli oksijen desteğine bağımlı olmak, merdiven çıkamamak, konuşurken nefes darlığı yaşamak gibi günlük hayatı doğrudan etkileyen sonuçların dosyada somut olarak anlatılması ve belgelenmesi, bu kalemde belirleyicidir.
SGK’nın bağladığı gelir, maddi tazminatın tamamını ortadan kaldırmaz. TBK m.55 uyarınca rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarardan indirilemez; yalnız rücu edilebilen kısım denkleştirilir. Aynı madde, hesaplanan tazminatın “miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamayacağını veya azaltılamayacağını” da düzenler.
Uzman Görüşleri ve Belgelerin Önemi
Göğüs hastalıkları dosyaları, belge yoğunluğu en yüksek tazminat dosyaları arasındadır; çünkü hem tıbbi hem de çalışma ortamına ilişkin iki ayrı delil kümesi gerekir. Tıbbi tarafta solunum fonksiyon testi çizelgeleri, arter kan gazı sonuçları, ekokardiyografi raporu, akciğer grafisi ve tomografi değerlendirmeleri; çalışma ortamı tarafında ortam ölçüm raporları, hizmet dökümü ve iş müfettişi tutanakları dosyanın omurgasını kurar.
Raporlar arasında çelişki varsa bu çelişkinin giderilmeden hüküm kurulması mümkün değildir; taraflar çelişkinin hangi noktada olduğunu somutlaştırarak ileri sürmelidir. Raporun FVC, FEV1 ve FEV1/FVC değerlerini içermemesi, mesleki astım iddiasında PEF ölçüm çizelgesinin bulunmaması ya da pulmoner hipertansiyon şüphesine rağmen ekokardiyografi yapılmamış olması, somut ve denetlenebilir itiraz gerekçeleridir.
Bu belgelerin bir kısmı zamanla kaybolur. İşyeri ortam ölçümleri, risk değerlendirmeleri ve kişisel koruyucu donanım tutanakları işverenin elindedir; dava açılmadan önce delil tespiti yoluyla güvence altına alınmaları mümkündür. Tozlu işyerlerinin faaliyetine son verdiği ya da el değiştirdiği durumlarda bu yol çoğu zaman tek seçenektir.
Göğüs Hastalıkları Tazminat Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi maluliyet davalarında tek bir zamanaşımı süresi yoktur; sorumluluğun kaynağına göre iki ayrı rejim uygulanır ve bunlar sık karıştırılır.
Haksız fiilden doğan zararda ölçüt TBK m.72’dir: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” Bu iki süre birlikte işler; öğrenmeden itibaren iki yıl geçmişse on yıl dolmamış olsa bile istem zamanaşımına uğrar. Aynı fıkranın son cümlesi bir uzatma getirir: fiil, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ceza zamanaşımı uygulanır.
İşverene karşı açılan davada ise süre on yıldır ve sebebi nitelendirmedir. TBK m.417/3, işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü ya da vücut bütünlüğünün zedelenmesine bağlı zararların tazminini sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi kılar. Sözleşmeye aykırılıkta ise TBK m.146 uygulanır: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davalarında on yıllık sürenin dayanağı budur.
Sürenin ne zaman başladığı, meslek hastalıklarında ayrı bir sorundur; çünkü zarar olay anında değil yıllar sonra ortaya çıkar. Pnömokonyoz ve asbestozis gibi uzun kuluçka süreli hastalıklarda zamanaşımı, hastalığın ve buna bağlı zararın öğrenildiği tarihten önce işlemeye başlamaz. Oranın sonradan ağırlaşması hâlinde de yeni bir durum söz konusudur: oranın artırıldığı Kurum kararıyla birlikte, artan kısım bakımından süre yeniden değerlendirilir.
Bir usul değişikliği de bu damarı doğrudan etkilemiştir. HMK m.107 (belirsiz alacak davası) 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır; kaldırılma tarihinden önce açılmış davalar bakımından madde uygulanmaya devam eder. Bunun yerine HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca kısmi davada talep, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın ve bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır. Bedensel zarar davalarında talep tutarının dava dilekçesinde nasıl belirtileceği bu yeni düzenlemeye göre planlanmalıdır.
SGK’nın açtığı rücu davaları ayrı bir süreye tabidir ve sigortalının davasının zamanaşımına uğraması Kurumun rücu hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşverenlerin “işçi dava açmadı, konu kapandı” değerlendirmesi bu nedenle çoğu zaman yanlıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Maluliyet oranı nasıl belirlenir?
Göğüs hastalıklarında oran, hastalığın adına göre değil solunum ve dolaşım fonksiyonundaki kayba göre belirlenir. Kaza ve genel engellilik dosyalarında ölçüt, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019 / 30692) ekindeki Ek-2 Alan Kılavuzu’nun göğüs bölümüdür: az etkilenme yüzde 20, orta derecede etkilenme yüzde 40, ağır derecede etkilenme veya kronik kor pulmonale yüzde 80. Karar, Solunum Fonksiyon Testleri ile klinik gözleme dayanır ve yetkili sağlık kurulu tarafından verilir. Adli Tıp Kurumu bu oranı belirleyen bir yönetmelik çıkarmaz; ATK yalnızca mahkemenin görevlendirmesi hâlinde dosyayı değerlendirir.
Göğüs hastalıkları sebebiyle tazminat talep edilebilir mi?
Hastalık sorumluluğu bulunan bir olaydan kaynaklanıyorsa talep edilebilir. İşyerindeki toz, gaz veya duman maruziyetinden doğan akciğer hastalıklarında işverenin sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu m.417/2’ye dayanır ve aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir. Trafik kazası, düşme gibi olaylarda ise sorumluluk haksız fiil hükümlerine göre belirlenir. Hastalığın kendi doğal seyrinden kaynaklanan ve sorumlusu bulunmayan durumlarda tazminat talebi doğmaz; bu hâlde gündeme gelen haklar engelli hakları ile sosyal güvenlik hakları olur.
Tazminat davalarında zamanaşımı süresi nedir?
İki ayrı rejim vardır. Haksız fiilden doğan zararda Türk Borçlar Kanunu m.72 uygulanır: zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıl. Fiil daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanır. İşverene karşı açılan iş kazası ve meslek hastalığı davalarında ise sorumluluk sözleşmeye aykırılıktan doğduğu için TBK m.146 uyarınca on yıllık süre geçerlidir. Meslek hastalıklarında süre, hastalığın ve zararın öğrenildiği tarihten önce işlemeye başlamaz.
Akciğer ameliyatı rapor oranı kaçtır?
Ek-2 Alan Kılavuzu yalnızca tek taraflı pnömonektomi için sabit bir sayı verir: yüzde 10. Akciğer transplantasyonu için oran yüzde 70’tir ve buna nakil sonrası kalan fonksiyon kaybı Balthazard formülüyle eklenir. Lobektomi, segmentektomi, wedge rezeksiyon gibi diğer ameliyatlar cetvelde adıyla geçmez; bunlarda oran, kılavuzun toraks cerrahisi maddesi gereği ameliyat sonrası kalan solunum ve dolaşım fonksiyonuna göre yüzde 20, 40 veya 80 olarak belirlenir.
Akciğer ameliyatı olan engelli raporu alabilir mi?
Alabilir, ancak ameliyatın yapılmış olması tek başına oran doğurmaz. Kılavuz, toraks cerrahisi uygulanan hastaların yıllık kontrollere göre ve birinci maddedeki fonksiyon ölçütüne göre değerlendirileceğini söyler. Tek istisna pnömonektomidir; bir akciğerin tamamen alınması hâlinde cetvel doğrudan yüzde 10 verir. Diğer ameliyatlarda rapor, akut dönem geçtikten ve tedavi tamamlandıktan sonra ölçülen solunum fonksiyon testi sonuçlarına göre düzenlenir.
Akciğer kanseri engelli raporu alabilir mi?
Alır. Kılavuzun göğüs bölümü, akciğer, plevra ve toraks malignitelerini onkoloji bölümüne gönderir. Onkoloji cetvelinde oran evreye ve remisyon durumuna göre belirlenir: Evre I-II remisyonda ilk beş yıl yüzde 60, beşinci yıldan sonra yüzde 40; Evre III-IV remisyonda yüzde 40; remisyona girmeyen veya tedavi sürecinde olan ileri evre yüzde 80. Evre I-II remisyondaki hastalarda ayrıca, tümörün ya da tedavisinin yol açtığı doku ve fonksiyon kayıplarına genel hükümlerdeki miktarlara net yüzde 20 ilavesi yapılır.
Akciğer kanseri kaç engelli raporu alır?
Tek bir sayı yoktur; oran evre ile remisyon durumuna göre yüzde 40 ile yüzde 80 arasında değişir. Belirleyici olan evre numarası değil, hastanın remisyona girip girmediğidir: aynı Evre III veya IV hastasında remisyon varsa oran yüzde 40, remisyona girilmemişse veya tedavi sürüyorsa yüzde 80 olur. Nüks veya metastaz yapmış olup şifa sağlanamayan hastalar ile bölgesel ileri evre hastalığı bulunanlar da yüzde 80 grubunda değerlendirilir. Beş yıldan uzun süre remisyonda kalan hastalarda oran yüzde 40’a iner.
Akciğer kanseri hastası engelli araç alabilir mi?
Özel tertibatsız araçta ÖTV istisnası, Özel Tüketim Vergisi Kanunu m.7/2-a gereği engellilik oranı yüzde 90 ve üzeri olanlara tanınır. Akciğer kanserinde cetvelin verdiği en yüksek oran yüzde 80 olduğu için bu oran tek başına eşiği karşılamaz; eşiğin aşılması ancak başka bir sistemde de engel bulunması ve oranların Balthazard formülüyle birleştirilmesi hâlinde mümkündür. İstisnaya konu araç bedeli sınırı her yıl yeniden değerleme oranında arttığı için, başvuru öncesinde güncel tutarın Gelir İdaresi Başkanlığı tebliğinden teyit edilmesi gerekir.
KOAH yüzde kaç engelli raporu verir?
Ek-2 Alan Kılavuzu KOAH’ı adıyla saymaz; “akciğeri tutan diğer bütün hastalıklar” ifadesiyle fonksiyon ölçütüne gönderir. Bu nedenle KOAH’ta da oran, solunum ve dolaşım fonksiyonundaki kayba göre yüzde 20, 40 veya 80 olarak verilir. Hastalık kalp tutulumuna yol açmış, yani kronik kor pulmonale gelişmişse cetvel doğrudan üst basamağı, yani yüzde 80’i gösterir. Yönetmelik m.10/5 gereği hastalığın kılavuzda adının geçmemesi, oran verilmemesinin gerekçesi olamaz.
Astım hastasına engelli raporu verilir mi?
Verilebilir; ölçüt yine solunum fonksiyonundaki kayıptır. Astım kontrol altındaysa ve fonksiyon testlerinde anlamlı bir kayıp yoksa oran doğmayabilir. Hastalığın işyeri koşullarından kaynaklandığı, yani mesleki astım olduğu ileri sürülüyorsa dosya engellilik cetveline değil meslek hastalığı rejimine girer; bu durumda bronş provokasyon testleri ile tatil döneminde 15 gün, iş ortamında 20 gün süreyle günde dört kez ölçülen PEF değerleri istenir.
Pnömokonyoz meslek hastalığı sayılması için kaç yıl çalışmış olmak gerekir?
En az üç yıl. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.20/1, pnömokonyozun meslek hastalığı sayılabilmesi için sigortalının havasında pnömokonyoz yapacak yoğunluk ve nitelikte toz bulunan yeraltı veya yerüstü işyerlerinde toplam olarak en az üç yıl çalışmış olmasını şart koşar. Ölçüt toplam süredir, kesintisizlik aranmaz. Yüksek yoğunluklu tozlu ortamlarda hızlı seyreden ve ağırlığı saptanan olgularda bu süre, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararıyla indirilebilir.
Pnömokonyoz yükümlülük süresi geçmişse hak kaybolur mu?
Kendiliğinden kaybolmaz. Hem 5510 sayılı Kanun m.14/3 hem de 2008 tarihli Yönetmelik m.17/2, hastalığın klinik ve laboratuvar bulgularıyla kesinleştiği ve hastalığa yol açan etkenin işyeri incelemesiyle kanıtlandığı hâllerde, yükümlülük süresi aşılmış olsa bile hastalığın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayıyla meslek hastalığı sayılabileceğini düzenler. Bu hüküm, asbestozis ve mezotelyoma gibi çok uzun kuluçka süreli hastalıklarda belirleyicidir. İşten ayrıldıktan sonra hastalığı ortaya çıkan kişiler gerekli belgelerle doğrudan Kuruma başvurabilir.
Göğüs hastalıkları raporu hangi hastaneden alınır?
Engelli sağlık kurulu raporu, Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarından alınır ve liste Bakanlıkça yayımlanır. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.54/2 gereği özel sağlık hizmeti sunucuları, Bakanlıkça izin verilen hâller dışında durum bildirir sağlık raporu düzenleyemez. SGK maluliyet ve meslek hastalığı dosyalarında yetkili sunucular ayrıca sayılmıştır: Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri ile devlet üniversitesi hastaneleri. Yetkisiz kuruluşun düzenlediği rapor kurumlarca değerlendirmeye alınmaz.
Göğüs hastalıkları raporu kaç günde çıkar?
Sağlık Raporları Yönetmeliği m.8/8’e göre rapor, başvurudan itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır; aynı süre Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.8/1-j’de de yer alır ve hastaneye göre değişmez. Bu süre raporun düzenlenmesine ilişkindir; randevu bekleme süresi için mevzuatta üst sınır öngörülmemiştir. Rapor öncesinde e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formunun doldurulması gerekir.
Rapordaki orana itiraz süresi ne kadardır?
Bireysel itiraz süresi otuz gündür. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.12/1 süreyi raporun teslim alınmasından, Sağlık Raporları Yönetmeliği m.63/1 ise raporun e-Devlet sistemine aktarılmasından başlatır. Kurum itirazında ise iki metin çelişir: Engellilik Yönetmeliği süre aramazken, Sağlık Raporları Yönetmeliği m.63/1 kurumlara da otuz günlük süre koyar ve aykırılık hâlinde m.70/2 gereği bu Yönetmelik uygulanır. İtiraz il sağlık müdürlüğüne yapılır, kişi farklı bir yetkili kuruluşa sevk edilir. İki rapor aynı yöndeyse rapor kesinleşir, çelişki varsa dosya hakem hastaneye gider ve hakem hastane kararı kesindir. SGK dosyalarında ise itiraz mercii Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruludur.
Engelli raporundaki oran malulen emeklilik için yeterli midir?
Yeterli değildir; iki rejim ayrıdır. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.2/3, 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, malullük ve ölüm aylıkları için istenecek raporların bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıkça düzenler. Malul sayılma ölçütü çalışma gücünün en az yüzde 60’ının kaybıdır ve kararı SGK Kurum Sağlık Kurulu verir. Elindeki engelli raporuyla yapılan malulen emeklilik başvurularının reddedilme sebebi çoğunlukla budur.
Bu Sayfada Atıf Yapılan Mevzuat
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m.14 (meslek hastalığının tanımı, tespiti ve bildirimi), m.17 (günlük kazanç), m.19 (sürekli iş göremezlik geliri), m.58 (Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.54 (bedensel zarar kalemleri), m.55 (belirleme usulü; 7589 s.K. ile eklenen faiz ve oransal mahsup fıkraları), m.56 (manevi tazminat), m.72 (haksız fiilde zamanaşımı), m.146 (on yıllık zamanaşımı), m.417 (işverenin sorumluluğu)
- Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019 / 30692) — m.6 (kurulun oluşumu), m.7 (yetkili kuruluşlar), m.8 (rapor şekil şartları), m.9 (Ek-4 durum bildirir rapor), m.10 (engel oranı, Balthazard, 65 yaş), m.11 (geçerlilik), m.12 (itiraz) ve Ek-2 Alan Kılavuzu (“Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi”, “Onkoloji” ve “Kardiyovasküler Sistem” bölümleri)
- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği (RG 11.10.2008 / 27021) — m.4/1-n (yükümlülük süresi), m.5 (yetkili sunucular), m.6 (rapor içeriği ve branş tetkikleri), m.8 (bağlayıcılık), m.9 (iade), m.17-18 (meslek hastalıkları listesi), m.20 (pnömokonyoz), m.22-24 (Ek-3 cetvelleri ve Balthazard)
- Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (RG 28.09.2021 / 31612) — m.6/2 (en ağır sekel bulgu kuralı), Ek-1 Hastalık Listesi
- Sağlık Raporları Yönetmeliği (RG 19.05.2026 / 33258) — m.6 (başvuru), m.8/8 (otuz gün), m.9-10 (kurul yapısı), m.54/2 (özel sağlık kuruluşları), m.55 ve m.63 (itiraz), m.66 (geçerlilik), m.70/2 (üstünlük)
- 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu — m.7/2 (engellilik istisnası); (c) bendi AYM’nin 22/4/2025 tarihli ve E.2024/240, K.2025/100 sayılı kararıyla iptal edilmiş, 2/4/2026 tarihli 7577 s.K. m.8 ile yeniden düzenlenmiştir
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m.3/3 (iş kazası ve meslek hastalığı tazminat davalarının arabuluculuk dava şartı dışında olması), m.4 (Kuruma başvuru zorunluluğu), m.5 (görev)
- 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026 / 33326) — m.18 (TBK m.55’e eklenen fıkralar), m.19-20 (HMK m.107’nin ilgası ve m.109/4)
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi kaynaklı maluliyet dosyalarında oran, süre ve sorumluluk her olayın kendi koşullarına göre değişir. Dosyanızdaki rapor, rejim ve süre durumunu değerlendirmek için iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat ve meslek hastalığı ve buna bağlı alınabilecek tazminatlar yazılarımızı inceleyebilir, bir avukata danışabilirsiniz.