Genel, Hukuk

Trafik Kazasında Tedavi Giderlerini Kim Öder, SGK ve Sigorta Süreci Nasıl İşler?

Trafik Kazasında Tedavi Giderlerini Kim Öder, SGK ve Sigorta Süreci Nasıl İşler

Trafik kazasında tedavi giderleri, 25 Şubat 2011’den bu yana kural olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına, hatta kusur durumuna dahi bakılmaz. Bunun dayanağı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesidir. Aynı madde, sigorta şirketlerinin bu teminat kapsamındaki yükümlülüğünün prim aktarımı ile sona erdiğini açıkça söyler. Buna karşılık bakıcı gideri, geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık ve manevi tazminat gibi kalemler bu devrin dışında kalır ve muhatabı değişir.

Makale İçeriği

Bu yazıda trafik kazasında tedavi giderleri kalem kalem ayrılıyor: hastane ve ameliyat bedelinden ambulansa, ilaç ve protezden refakatçi giderine kadar her masraf, bağlı olduğu kanun maddesi, yönetmelik hükmü veya Yargıtay kararıyla birlikte veriliyor. 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren ve sağlık giderleri teminatını baştan yazan Genel Şartlar değişikliği de ayrı bir başlıkta işleniyor.

Özet

Trafik kazasında sağlık hizmet bedelini SGK öder; sigorta şirketinin bu kalemdeki sorumluluğu kanunen sona ermiştir, ancak SGK kapsamı dışında kalan kalemler için sorumluluk sürer.

  • Hastane, ameliyat, yoğun bakım, ilaç, protez ve ortez: KTK m.98 uyarınca SGK karşılar; sosyal güvence ve kusur aranmaz.
  • Sigorta şirketi: m.98 kapsamındaki giderlerden sorumlu değildir; bunun karşılığında yazdığı primin bir kısmını SGK’ya aktarır.
  • Bakıcı gideri, geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık: Genel Şartların A.5/b ve A.5/c maddeleri uyarınca sigorta şirketinin teminatındadır.
  • Acil hâlde ilave ücret: 5510 sayılı Kanun m.73 uyarınca sözleşmeli ya da sözleşmesiz hiçbir hastane acil hâlde fark ücreti isteyemez.
  • “SUT ile sınırlıdır” savunması: Yönetmelikteki SUT atfı Danıştay 15. Dairesi tarafından iptal edilmiştir.

Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın detayları (kusur, yaralanmanın niteliği, hastane türü, poliçe kapsamı ve limitler) sonuca doğrudan etki eder. Kesin yol haritası için kaza evrakları, sağlık kayıtları ve poliçe/hasar dosyası birlikte değerlendirilmelidir.

Trafik kazasında tedavi giderlerinin yasal dayanağı: KTK m.98

Tedavi giderlerinin kaynağı tek bir maddedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi, 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle baştan yazılmış ve şu hükmü getirmiştir: “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.”

Bu cümlenin üç ayrı sonucu vardır. Birincisi, hizmeti veren kuruluşun kamu, üniversite veya özel olması fark etmez; madde üçünü de tek tek sayar. İkincisi, kazazedenin sigortalılığı aranmaz — hiç primi olmayan, yeşil kartı bulunmayan, hatta yabancı uyruklu bir kazazede de bu kapsamdadır. Üçüncüsü, madde kusurdan hiç söz etmez; tam kusurlu sürücünün tedavi gideri de aynı maddeye tabidir.

Maddenin ikinci fıkrası ise ödeme yükünün nasıl dağıtıldığını anlatır: trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının yüzde 15’ini aşmamak üzere belirlenen tutar SGK’ya aktarılır. Fıkranın son cümlesi tartışmayı bitirir: “Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer.” Cumhurbaşkanı bu tutarı yüzde 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.

Uygulama ayrıntısı ayrı bir yönetmelikte toplanmıştır: Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (RG 27/8/2011-28038). Yönetmelik kendi kapsamını üç zorunlu sigortayla çizer: Zorunlu Trafik Sigortası, Zorunlu Taşımacılık Sigortası ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası. Trafik kazasında tedavi giderleri tartışmasının tamamı, bu iki metnin çizdiği çerçevede yürür.

Trafik kazasında hastane masraflarını ilk etapta kim karşılar?

İlk etapta da, sonrasında da sağlık hizmet bedelini SGK karşılar. Hastaneye ulaştığınız anda yapılan işlem MEDULA sistemine trafik kazası vakası olarak kaydedilir ve bedel Kuruma yansır. Yönetmeliğin 9 uncu maddesi, SGK ile sözleşmeli sağlık hizmet sunucularının verdikleri hizmetin bedelini ve kazaya ilişkin bilgileri Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine elektronik ortamda iletmesini zorunlu kılar; aynı maddenin beşinci fıkrası, SGK ile sözleşmesi olmayan hastaneler için de aynı bildirim yükümlülüğünü getirir.

Pratikte en sık yapılan hata, kazazedeye veya yakınına hastane veznesinde ödeme yaptırılmasıdır. Yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrası bunu açıkça yasaklar: “Bu Yönetmelik çerçevesindeki sağlık hizmet bedelleri için Zorunlu Trafik Sigortası, Zorunlu Taşımacılık Sigortası ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası çerçevesinde sigortalı olan kişilerden ayrıca talepte bulunulamaz.” Bu hüküm, “önce siz ödeyin, sonra sigortadan alırsınız” uygulamasının hukuki dayanağı olmadığını gösterir.

Vezneden ödeme yaptırılmışsa yapılması gereken, faturayı ve ödeme dekontunu saklayıp hem hastaneye hem SGK’ya yazılı başvurmaktır. Kaza kaydının MEDULA’ya trafik kazası olarak girilmemiş olması, çoğu vakada sorunun kaynağıdır; bu durumda kaza tespit tutanağı veya ambulans formu ibraz edilerek kaydın düzeltilmesi istenir.

Kalem kalem sorumluluk: hangi gider kimden istenir

Trafik kazasında tedavi giderleri tartışmasının tamamı tek bir ayrıma dayanır: kalem, KTK m.98 anlamında sağlık hizmet bedeli midir, değil midir? Sağlık hizmet bedeliyse muhatap SGK’dır ve sigortacının sorumluluğu sona ermiştir. Değilse kalem, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) teminatında veya doğrudan sorumluların üzerinde kalır.

KalemMuhatapDayanak
Muayene, tetkik, ameliyat, yatış, yoğun bakımSGKKTK m.98/1
Ambulans ve acil sağlık hizmetiSGKKTK m.98/1 + 5510 m.73
İlaç ve tıbbi malzemeSGKKTK m.98/1
Fizik tedavi ve rehabilitasyonSGKKTK m.98/1
Protez ve ortezSGKKTK m.98/1 ek cümle (6645 s.K.)
Bakıcı gideri (geçici ve sürekli)ZMSS sigortacısıZMSS Genel Şartları A.5/b
Geçici iş göremezlikZMSS sigortacısıZMSS Genel Şartları A.5/c
Sürekli sakatlık tazminatıZMSS sigortacısıZMSS Genel Şartları A.5/c
SGK’ca karşılanmayan belgeli tedavi gideriZMSS sigortacısı ve sorumlular4. HD E.2023/10290 K.2023/12665
Manevi tazminatSürücü, işleten, araç sahibiKTK m.92/f — teminat dışı
Kazanç kaybı, kira mahrumiyetiSorumlularKTK m.92/k — teminat dışı

Tablodaki “teminat dışı” ifadesi hakkın yokluğu anlamına gelmez. KTK m.92 yalnızca sigortacıyı bağlar; teminat dışı kalan kalem için muhatap değişir, talep hakkı ortadan kalkmaz. Manevi tazminat bu ayrımın en tipik örneğidir ve ZMSS’nin manevi tazminatı karşılayıp karşılamadığı ayrı bir yazıda ayrıntısıyla incelenmiştir.

SGK trafik kazası tedavisinde hangi giderleri karşılar?

SGK, kazazedeye sunulan sağlık hizmetinin bedelini, genel sağlık sigortalıları için geçerli geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde karşılar. Kapsam, acil müdahale ve ambulanstan başlayıp görüntüleme, ameliyat, yoğun bakım, ilaç ve tıbbi malzeme, fizik tedavi ile protez ve orteze kadar uzanır. Kanunun aradığı tek bağ, hizmetin trafik kazası sebebiyle sunulmuş olmasıdır.

Protez ve ortezler bakımından kanun ayrıca hüküm getirmiştir. KTK m.98’in birinci fıkrasına 4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle eklenen cümle şöyledir: “Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.”

Son cümle pratikte çok işe yarar. 5510 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi, “istisnai sağlık hizmeti” sayılan kalemler için hastanelerin belirlenen fiyatın üç katına kadar ilave ücret alabilmesine izin verir. KTK m.98, trafik kazası kaynaklı bu hizmetleri istisnai sağlık hizmeti kapsamının dışında tuttuğu için, bu kalemlerde üç kat ilave ücret kapısı kapanmış olur.

Kapsamın sınırı ise “sağlık hizmeti” kavramının kendisidir. Hastanede verilen hizmet değil de kazazedenin günlük yaşamını sürdürebilmesi için gereken bir destekse — bakıcı, refakat, yol — kalem m.98’in dışına düşer ve muhatabı değişir.

SGK’nın SUT sınırı ve Danıştay’ın iptal ettiği ibare

Bu başlık, konuyu anlatan yazıların neredeyse tamamının atladığı bir ayrıntıyı taşıyor. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrası, ilk hâlinde sağlık hizmet bedellerinin “Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda” karşılanacağını söylüyordu. Bu ibare bugün metinde yoktur.

Danıştay Onbeşinci Dairesi, 14/11/2013 tarihli ve E.2013/7713 sayılı dosyada önce yürütmenin durdurulmasına, ardından E.2013/7713, K.2016/1779 sayılı kararıyla söz konusu ibarenin iptaline karar vermiştir. Yönetmeliğin mevcut metninde 4 üncü madde, 31/12/2016 tarihli değişiklikle kanun lafzına eşitlenmiş ve SUT atfı çıkarılmıştır.

Bunun pratik karşılığı şudur: “SGK yalnızca SUT fiyatı kadar öder, üstü size kalır” cümlesi, yönetmelikten gelen bir dayanağa sahip değildir. SGK’nın geri ödeme usulü elbette kendi mevzuatına tabidir; ancak trafik kazası vakalarında SUT’un mutlak bir tavan olarak öne sürülmesi, iptal edilmiş bir hükmün devamı gibi işlemektedir. Reddedilen bir kalemle karşılaşıldığında ret gerekçesinin yazılı olarak istenmesi ve gerekçenin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.

Yönetmeliğin bir başka güncel ayrıntısı da şudur: 25/9/2021 tarihli değişiklikle metindeki “Müsteşarlık” ibareleri Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) olarak değişmiş, yönetmeliği yürütme yetkisi de SEDDK Başkanına verilmiştir. Hazine Müsteşarlığına atıf yapan metinler bu yönüyle eskimiştir.

Zorunlu trafik sigortası tedavi giderlerinde nasıl bir rol oynar?

Zorunlu trafik sigortasının tedavi giderlerindeki rolü, kazazedeye doğrudan ödeme yapmak değil, sisteme kaynak aktarmaktır. Sigorta şirketi yazdığı primin kanunla belirlenen kısmını SGK’ya aktarır; bunun karşılığında aynı kalemde kazazedeye karşı sorumluluğu sona erer. Bu, poliçenin sağlık teminatının kaldırıldığı anlamına gelmez; teminatın yükümlüsünün değiştiği anlamına gelir.

Genel Şartların A.5/b maddesi bu ilişkiyi birebir kurar: “2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesi kapsamındaki sağlık giderleri genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, söz konusu madde kapsamında ödenen giderler için sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu sona ermiştir.”

Şirketin sorumluluğunun sürdüğü alan ise aynı maddenin diğer cümlelerindedir: bakıcı gideri bu teminatta kalır. Sakatlanma teminatını düzenleyen A.5/c maddesi de geçici iş göremezlik ile sürekli sakatlık tazminatını sigortacıya bırakır. Yani sigorta şirketiyle muhatap olunacak kalemler ortadan kalkmamış, yalnızca listeden sağlık hizmet bedeli çıkmıştır.

Buna bir de yargı kararlarıyla kurulan bir alan eklenir: SGK’nın karşılamadığı, ancak belgelenmiş tedavi giderleri. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.11.2023 tarihli, E.2023/10290, K.2023/12665 sayılı kararında, İtiraz Hakem Heyetinin “Sosyal Güvenlik Kurumu’nca karşılanmayan tedavi gideri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketlerinin sorumlu olması” gerekçesiyle kurduğu hükmün bu yönüne ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir.

Prim aktarımı mekanizması ve sigortacının sorumluluğunun sona ermesi

Aktarımın takvimi ve oranları yönetmelikte yazılıdır; bu ayrıntılar, sigorta şirketinin “biz tedavi giderinden sorumlu değiliz” savunmasının neden hukuken doğru olduğunu da açıklar. Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre zorunlu trafik sigortası poliçesi düzenleyen şirketler, kısa süreli poliçeler dâhil, yazdıkları primin yönetmelik ekindeki hesaplama yöntemiyle belirlenen kısmını, primin tahakkuk ettiği ayı izleyen üçüncü ay sonuna kadar defaten veya üç eşit taksitte SGK’ya aktarır.

Güvence Hesabı için ayrı bir rejim vardır. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca Güvence Hesabı, ilgili sigorta şirketlerinden tahsil ettiği tüm katılım paylarının yüzde on beşini, tahsilatı izleyen ayın onuncu gününe kadar SGK’ya aktarır. Yönetmeliğe 2021’de eklenen 5/A maddesi ise aktarım tutarlarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden hesaplanmasını, beyan edilmesini ve takibini ayrıntılı biçimde düzenler.

Aktarım geciktiğinde yaptırım da bellidir. KTK m.98’in üçüncü fıkrası ile yönetmeliğin 5 inci maddesinin yedinci fıkrası, süresinde ödenmeyen tutar için 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağını söyler. Bu, kazazedeyi doğrudan ilgilendirmez ama sistemin kendi içinde bir ödeme disiplini kurduğunu gösterir.

Aktarımın sonucu yönetmeliğin 8 inci maddesinde tanımlanır: aktarımla birlikte sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının üç zorunlu sigorta kapsamında sağlık/tedavi giderleri teminatı bakımından sorumlulukları sona erer. Buna karşılık 11 inci madde, şirketlerin ve Güvence Hesabının zarar sorumlusuna karşı rücu haklarını saklı tutar; yani ödemenin yönü değişse de kusurlu tarafa dönme imkânı korunmuştur.

Özel hastanede tedavi olursanız fark ücretini kim öder?

Acil hâlde hiç kimse ödemez, çünkü fark ücreti istenemez. 5510 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi bunu açık hükme bağlar: “Sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları, acil hallerde, sözleşmeli sağlık hizmetleri sunucuları ise Kurumun belirlediği sağlık hizmetleri için genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden veya Kurumdan herhangi bir ilave ücret talep edemez.” Trafik kazası sonrası müdahale, niteliği gereği acil hâldir.

Aynı maddenin dördüncü fıkrası, SGK ile sözleşmesi olmayan hastanelerde de kazazedeyi korur: sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından acil hâllerde alınan sağlık hizmetinin bedeli, sözleşmeli sunucular için belirlenen bedeller esas alınarak fatura karşılığı ödenir. Acil hâl dışında ise sözleşmesiz hastaneden satın alınan hizmetin bedeli Kurumca ödenmez; bu ayrım pratikte hayati önemdedir.

Acil durum geçtikten sonra, yani tedavinin planlı hâle geldiği aşamada, sözleşmeli özel hastaneler mevzuatın izin verdiği sınırlar içinde ilave ücret isteyebilir. Ancak burada da iki sınır vardır: ilave ücret yalnızca kamu dışı sözleşmeli sunucular için ve Kurumca belirlenen tavanlar dâhilinde mümkündür; ayrıca KTK m.98 gereği trafik kazası kaynaklı hizmetler istisnai sağlık hizmeti sayılmadığından, üç kat ilave ücret uygulanamaz.

Uygulamada karşılaşılan “senet imzalatma” veya “peşin ödeme alma” pratiği, yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki “ayrıca talepte bulunulamaz” yasağıyla çatışır. Böyle bir talep yöneltildiğinde belgelerin saklanması, ödeme yapılmışsa iadenin yazılı olarak istenmesi ve gerektiğinde SGK’ya şikâyet yoluna gidilmesi gerekir.

Ambulans, acil servis ve yoğun bakım masrafları nasıl karşılanır?

Bu üç kalem de KTK m.98 kapsamındadır ve SGK tarafından karşılanır. Ambulans hizmeti, acil servis müdahalesi ve yoğun bakım yatışı “sağlık hizmet bedeli” tanımının tam merkezinde yer alır; kazazedeye ayrıca fatura çıkarılması için hukuki dayanak yoktur.

Ambulans formunun hukuki değeri ayrıca düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre Sağlık Bakanlığınca trafik kazaları için hazırlanacak ambulans formları değişmez sıra numaralı olarak düzenlenir ve bedeni hasarlı trafik kazaları için düzenlenen kaza tespit tutanağı veya ambulans formu, plaka ve kaza tarihi bilgileriyle birlikte elektronik ortamda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine iletilir. Yani ambulans formu, kazayla illiyet bağını kuran resmî belgelerden biridir.

Yoğun bakım ve ileri tedavi aşamasında dosyanın omurgasını epikriz raporu ile hastane işlem dökümü oluşturur. Bu belgeler yalnızca SGK süreci için değil, sonradan gündeme gelecek bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık talepleri için de zorunludur; çünkü o kalemlerde muhatap sigorta şirketidir ve tıbbi gereklilik ispatı aranır.

Trafik kazasında ilaç, tıbbi malzeme ve medikal ürünler kimden istenir?

Reçeteye bağlanan ilaç ve tıbbi malzemeler de sağlık hizmet bedeli kapsamındadır ve SGK tarafından karşılanır. Kanun, kapsamı hizmet türüne göre değil, hizmetin trafik kazası sebebiyle sunulmuş olmasına göre çizer; ilaç ve malzeme bu çerçevenin içindedir.

Sorun genellikle kapsamda değil, kaydın kaza ile ilişkilendirilmesinde çıkar. Reçete trafik kazası vakası olarak işaretlenmemişse sistem kalemi olağan genel sağlık sigortası akışına sokar ve katılım payı, fark veya ret çıkabilir. Bu durumda yapılacak iş, reçete ve raporun düzenlendiği sağlık kuruluşundan kaydın düzeltilmesini istemek, mümkün değilse SGK’ya yazılı başvurmaktır.

Cepten yapılmış ödemeler için eczane fişi, medikal firma faturası, reçete ve doktor raporunun birlikte saklanması gerekir. SGK’ya yöneltilen talep sonuçsuz kalırsa kalem, SGK’ca karşılanmayan belgeli tedavi gideri hâline gelir ve muhatap değişir; bu aşamada zorunlu trafik sigortacısına ve sorumlulara yönelme imkânı doğar. Kalıcı nitelikteki cihaz ve malzemelerde SGK’nın ret kararına karşı izlenecek yol, SGK’nın tıbbi malzeme ve cihaz bedelini ödememesi hâlinde itiraz ve dava yolu başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon giderleri hangi şartlarda karşılanır?

Fizik tedavi ve rehabilitasyon, kazazedenin “bedenen eski haline dönmesi” amacına hizmet ettiği sürece sağlık hizmeti niteliğindedir ve KTK m.98 uyarınca SGK tarafından karşılanır. Burada belirleyici olan, tedavinin trafik kazasıyla nedensellik bağıdır; seansların uzaması ya da tedavinin aylar sonra başlaması tek başına kapsam dışına çıkarmaz.

İki noktada dikkat gerekir. Birincisi, sevk ve seans planının hekim raporuyla belgelenmesi; ikincisi, kaydın kaza vakası olarak açılması. Bu ikisi tamamsa bedel Kuruma yansır. Özel merkezde alınan hizmetlerde ise merkezin SGK ile sözleşmeli olup olmadığı belirleyicidir; sözleşmesiz bir merkezden alınan hizmet, acil hâl kapsamında değilse Kurumca ödenmez.

SGK bir kalemi karşılamazsa dosya kapanmaz. Belgelenmiş ve tıbben gerekli olduğu ortaya konmuş fizik tedavi gideri, SGK’ca karşılanmayan tedavi gideri olarak zorunlu trafik sigortacısından ve sorumlulardan istenebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan E.2023/10290 sayılı kararı, tam olarak bu yapıdaki bir talebi ayakta tutmuştur.

Protez, ortez ve kalıcı tıbbi cihaz masrafları nasıl değerlendirilir?

Protez ve ortezler için kanun özel hüküm koymuştur ve muhatap SGK’dır. KTK m.98’e 6645 sayılı Kanunla eklenen cümle, SGK’nın bu kapsamdakiler yönünden ilave sağlık hizmetlerini belirleyeceğini ve protez ile ortezler için farklı birim fiyatı tespit edeceğini söyler. Yani trafik kazası kazazedesi için ayrı bir fiyat rejimi öngörülmüştür.

Aynı cümlenin devamı, bu hizmetlerin SUT’taki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmeyeceğini belirtir. Bunun sonucu şudur: yüksek maliyetli bir protez, “istisnai sağlık hizmeti” sayılıp hastanenin üç kat ilave ücret istemesine konu edilemez. Genel Şartların A.5/b maddesindeki sağlık giderleri teminatı tanımı da “protez organ bedelleri de dahil olmak üzere” ifadesini taşır; m.98 kapsamına giren kısım bakımından sorumluluk SGK’dadır.

Talep reddedilirse izlenecek yol bellidir: ret gerekçesi yazılı olarak istenir, sağlık kurulu raporu ve uzman hekim görüşüyle cihazın tıbben gerekliliği ortaya konur, gerekirse idari itiraz ve dava yoluna gidilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir usul kuralı, cihazın Kurumca onay alınmadan satın alınması hâlinde geri ödemenin sorun yaşayabileceğidir; onay süreci tamamlanmadan yapılan alımlar ayrı bir tartışma yaratır.

Trafik kazasında refakatçi, bakım ve yol giderleri talep edilebilir mi?

Evet; bakıcı gideri talep edilebilir ve muhatabı SGK değil, zorunlu trafik sigortacısıdır. Genel Şartların A.5/b maddesi bu kalemi açıkça teminat içine alır: kazadan sonra tedaviye başlanmasından mağdur sürekli sakatlık raporu alana kadar geçen sürede ortaya çıkan bakıcı giderleri ile sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderleri, sigorta şirketleri veya Güvence Hesabı tarafından bu teminattan karşılanır.

Bakıcı ihtiyacının süresi ile tedavi süreci tamamlandıktan sonraki sürekli bakıcı ihtiyacının belirlenmesinde Genel Şartlar, kendi ifadesiyle “Kurul Raporu”nun dikkate alınacağını söyler. Uygulamada bu, bakıcı talebinin dilekçeyle değil sağlık kurulu değerlendirmesiyle kurulacağı anlamına gelir; bakıcının aile bireyi olması talebi düşürmez, ölçüt tıbbi gerekliliktir.

Yol giderleri ise ayrı bir kategoridir. Hastaneye gidiş-geliş masrafı sağlık hizmet bedeli sayılmadığı için KTK m.98 kapsamına girmez; belgelenmiş olmak kaydıyla genel hükümlere göre sorumlulardan istenir. Bu nedenle yol, konaklama ve refakat masraflarında tarih, güzergâh ve tutarı gösteren belgelerin toplanması ayrı bir titizlik gerektirir.

Bakıcı gideri ile tedavi gideri arasındaki ayrım

Bu ayrım, dosyanın hangi kuruma yöneleceğini belirlediği için tedavi gideri tartışmasının kilit noktasıdır. Sigorta şirketleri uzun süre bakıcı giderini “tedavi gideridir, KTK m.98 ile SGK’ya geçmiştir” savunmasıyla reddetmeye çalışmıştır. Yargıtay bu savunmayı kabul etmemektedir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.11.2025 tarihli, E.2024/10068, K.2025/15883 sayılı kararında hüküm, “KTK m.98 kapsamında tedavi gideri niteliğinde olmayan bakıcı giderinden davalının sorumlu olmasına” gerekçesiyle onanmıştır. Aynı yönde, 27.11.2023 tarihli E.2023/10290, K.2023/12665 sayılı kararda geçici bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına ilişkin itirazlar reddedilmiştir.

ÖlçütTedavi gideri (sağlık hizmet bedeli)Bakıcı gideri
Hukuki dayanakKTK m.98ZMSS Genel Şartları A.5/b
MuhatapSGKSigorta şirketi / Güvence Hesabı
Kusur etkisiYok — kusurdan bağımsızVar — kusur oranında indirim
İspat aracıMEDULA kaydı, epikriz, faturaKurul Raporu, tıbbi gereklilik
Sunulduğu yerSağlık kurum ve kuruluşuKazazedenin yaşam çevresi

Sigorta şirketinin cevap dilekçesinde “bakıcı gideri teminat dışıdır” savunmasıyla karşılaşıldığında bakılacak ilk şey, poliçenin hangi Genel Şartlar metnine tabi olduğudur. 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlüğe giren metin, bakıcı giderini hem tedavi sürecinde hem sürekli olarak teminata almış, ölçütü de Kurul Raporuna bağlamıştır.

Yaralanan kişi yaya veya yolcuysa süreç değişir mi?

Tedavi gideri bakımından değişmez. KTK m.98, kazazedenin sıfatına göre ayrım yapmaz; yaya da, yolcu da, sürücü de aynı hükme tabidir. Sağlık hizmet bedeli her hâlde SGK tarafından karşılanır ve sosyal güvence aranmaz.

Değişen şey, m.98 dışında kalan kalemlerin muhatabı ve hesabıdır. Yaya ve yolcu, kural olarak kendi kusuru bulunmayan üçüncü kişi konumunda olduğu için bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık talepleri kusur indirimine daha az maruz kalır. Sürücü ise kendi kusuru oranındaki zararını zorunlu mali sorumluluk sigortasından isteyemez; KTK m.92’nin (g) bendi, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında tutar.

Yolcu bakımından ek bir güvence katmanı bulunabilir. Yolcu taşımacılığında Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ile Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası devreye girer; her ikisi de tedavi gideri yönünden aynı yönetmeliğin kapsamındadır ve aktarım sistemine dâhildir. Yaralanma sonrası hangi kalemlerin istenebileceği, yaralamalı trafik kazasında talep edilebilecek tazminatlar başlıklı yazıda kalem kalem incelenmiştir.

Kusur oranı tedavi giderlerini etkiler mi?

Sağlık hizmet bedelinde etkilemez. KTK m.98 kusura hiç değinmez; maddeye göre sağlık hizmet bedeli kazazedenin sosyal güvencesine bakılmaksızın SGK tarafından karşılanır. Tam kusurlu sürücünün tedavi gideri de bu kapsamdadır. Bu, m.98’in en çok yanlış bilinen yönlerinden biridir.

Kusur, m.98’in dışına çıkıldığı anda belirleyici hâle gelir. Bakıcı gideri, geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık ve manevi tazminat taleplerinde kazazedenin kendi kusur payı tazminattan düşülür. Zorunlu mali sorumluluk sigortası bakımından KTK m.92/g, 14/4/2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanunla eklenen hâliyle, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında tutar.

Bu nedenle kusur raporu, tedavi gideri için değil dosyanın geri kalanı için kritiktir. Kaza tespit tutanağındaki oranlara itiraz edilip edilmeyeceği, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunun içeriği ve varsa kamera kayıtları bu aşamada değerlendirilir. Kusurun tamamen karşı tarafta olduğu dosyalarda dahi müterafik kusur savunmasıyla karşılaşmak olağandır; bu savunmanın delille desteklenmesi gerekir, soyut iddia yeterli değildir.

Kusurun tamamının kazazedede olduğu hâllerde dahi tedavi hizmeti kesintiye uğramaz. Kendi kusuruyla yaralanan sürücünün tazminat hakkının sınırları, yüzde yüz kusurlu kişinin tazminat davası açıp açamayacağı başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.

Kaza iş kazası sayılırsa SGK ve sigorta süreci nasıl değişir?

Kaza işin yürütümü sırasında meydana gelmişse dosya ikili bir rejime girer: tedavi gideri yönünden KTK m.98 işlemeye devam eder, buna ek olarak 5510 sayılı Kanunun iş kazası hükümleri devreye girer. İki rejim birbirinin yerine geçmez, üst üste biner.

İlk yükümlülük bildirimdir. 5510 sayılı Kanun, iş kazasının işverence Kuruma bildirilmesini zorunlu tutar ve süreyi kazadan sonraki üç iş günü olarak belirler. Bildirim yapılmaması yalnızca idari para cezası doğurmaz; sigortalının geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri süreçlerini de geciktirir.

İkinci fark, açılan hak başlıklarındadır. İş kazası kabulüyle birlikte geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve hak sahiplerine gelir bağlanması gündeme gelir. Bunlar sigorta şirketinden istenen tazminat kalemlerinden ayrıdır ve mahsup ilişkisi doğurur; SGK’nın rücuya tabi ödemeleri tazminat hesabında dikkate alınır.

Üçüncü fark sorumluluk zincirindedir. 5510 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinin son fıkrası, genel sağlık sigortalısına kastı veya suç sayılır bir hareketi ya da ilgili kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması veya ihmali nedeniyle Kurumun sağlık hizmeti sağlamasına sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü kişilere, Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderlerinin tazmin ettirileceğini söyler. Mahkeme kararıyla tespit şartı, bu maddenin en çok atlanan yönüdür.

Tedavi giderleri için hangi belgeleri ilk günden toplamalısınız?

Belge listesi, dosyanın hangi kaleme yöneleceğine göre ikiye ayrılır: kazayı ve illiyet bağını kuran belgeler ile harcamayı kuran belgeler. Birincisi olmadan ikincisi işe yaramaz; çünkü tartışma çoğu zaman tutarda değil, giderin kazayla bağlantısında çıkar.

BelgeNereden alınırNe işe yarar
Kaza tespit tutanağıKolluk (polis / jandarma)Kazanın varlığı, taraflar, kusur
Ambulans formuSağlık Bakanlığı / 112İlk müdahale, illiyet bağı (Yönetmelik m.9/2)
Epikriz raporuTedavi eden hastaneTanı, tedavi süreci, süreklilik
Hastane işlem dökümüHastane hasta hizmetleriKalem bazlı gider dökümü
Reçete ve eczane fişiHekim / eczaneİlaç ve malzeme gideri
Ödeme dekontu / faturaBanka, hastane, medikal firmaCepten yapılan harcamanın ispatı
İstirahat raporuHekim / sağlık kuruluGeçici iş göremezlik süresi
Sağlık kurulu raporuYetkili hastaneSürekli sakatlık ve bakıcı ihtiyacı
Poliçe ve hasar dosya numarasıSigorta şirketi / SBMBaşvurunun muhatabını belirler

Dosyanın en kolay ihmal edilen parçası, ödemenin kim tarafından yapıldığını gösteren belgedir. Fatura kazazede adına düzenlenmişken ödeme bir yakınının kartından yapılmışsa, sonradan iade talebinde taraf sıfatı tartışması çıkabilir. Mümkün olduğunca ödemenin kazazede adına ve belgeli yapılması bu tartışmayı baştan kapatır.

E-nabız ve hastane kayıtları neden bu kadar önemli?

Çünkü tedavi gideri dosyasında asıl tartışma illiyet bağında çıkar ve illiyet bağı tarih ve tanı tutarlılığıyla kurulur. E-nabız kayıtları, hangi tarihte hangi işlemin yapıldığını bağımsız biçimde gösterdiği için kazadan aylar sonra ortaya çıkan komplikasyonlarda süreklilik iddiasını destekler.

Kayıt zincirinin ikinci halkası sigorta tarafındadır. Yönetmeliğin 9 ve 10 uncu maddeleri uyarınca sağlık hizmet bedeli ve kazaya ilişkin veriler Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinde toplanır; sorumluluk tespiti de Merkez nezdinde ilgili sigorta şirketlerince ve Güvence Hesabınca yapılır. Yani kazanın sistemdeki kaydı, yalnızca SGK’yı değil sigortacının sorumluluk paylaşımını da belirler.

Bu nedenle kayıtların erken kontrol edilmesi gerekir. Tanının kazayla ilişkilendirilmediği, işlem tarihinin hatalı girildiği veya vakanın trafik kazası olarak işaretlenmediği durumlarda düzeltme talebi hastaneye yazılı olarak iletilmelidir. Kayıt düzeltildikten sonra reddedilen kalemler için yeniden başvuru yapılabilir.

Sigorta şirketine tedavi gideri başvurusu nasıl yapılır?

Sigorta şirketine yöneltilecek başvuru, m.98 kapsamı dışında kalan kalemler içindir: bakıcı gideri, geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık ve SGK’ca karşılanmayan belgeli tedavi giderleri. Sağlık hizmet bedeli için sigortacıya başvurmak sonuç vermez, çünkü o kalemde yükümlülük kanunen sona ermiştir.

Başvurunun yazılı olması hem zorunluluk hem koruma sağlar. KTK m.97, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvurmasını şart koşar. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Başvuru dilekçesinde her kalemin ayrı satır hâlinde ve ismiyle yazılması gerekir. Dilekçede adı geçmeyen bir kalem için sonradan esasa girilmeden usulden ret kararı çıkabilmektedir. Ekine kaza evrakı, sağlık belgeleri, fatura ve ödeme dekontları ile banka hesap bilgileri konur; teslim alındı kaydı mutlaka saklanır.

Başvuru, cevap ve temerrüt süreleri

Tedavi gideri dosyasında birbirine karışan üç ayrı süre vardır: sigortacının cevap süresi, ödeme süresi ve zamanaşımı. Bunları ayırmak, hak kaybının en sık görülen sebebini ortadan kaldırır.

SüreNe zaman işlerDayanak
15 günSigorta kuruluşunun yazılı başvuruyu cevaplama süresi; cevapsızlık veya yetersiz cevap hâlinde dava ya da tahkim yolu açılırKTK m.97
8 iş günüGenel Şartlarla belirlenen belgelerin sigortacıya ulaştığı tarihten itibaren tazminatın ödenmesiKTK m.99/1
2 yılZararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren zamanaşımıKTK m.109/1
10 yılHer hâlde kaza gününden itibaren zamanaşımıKTK m.109/1
Ceza zamanaşımıFiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanırKTK m.109/2

Ödeme süresinin başlangıcı, başvurunun yapıldığı gün değil gerekli belgelerin şirkete ulaştığı gündür. Bu nedenle eksik belgeyle yapılan başvuru, süreyi başlatmadığı gibi temerrüt faizinin de işlememesine yol açar. Belgelerin tamam olduğu tarihin yazılı olarak kayıt altına alınması, sonradan faiz başlangıcı tartışmasını bitirir.

Tedavi gideri ödemesinde en sık neden eksik ödeme olur?

Eksik ödemenin birinci sebebi, talebin yanlış muhataba yöneltilmesidir. Sağlık hizmet bedeli sigortacıdan, bakıcı gideri SGK’dan istendiğinde her iki başvuru da reddedilir ve dosya gereksiz yere aylarca gecikir. Doğru muhatabın baştan belirlenmesi, çoğu dosyada tek başına sonucu değiştirir.

İkinci sebep, kaydın kazayla ilişkilendirilmemiş olmasıdır. MEDULA’ya trafik kazası olarak girilmemiş bir işlem, sistemde olağan sağlık hizmeti gibi görünür ve katılım payı ya da fark doğurur. Üçüncü sebep, belgelenemeyen harcamalardır: fişi saklanmamış ilaç, faturasız medikal ürün ve elden ödenmiş bakıcı ücreti pratikte karşılık bulmaz.

Dördüncü sebep, başvurunun parça parça yapılmasıdır. Kalemler farklı tarihlerde ve ayrı dilekçelerle gönderildiğinde dosya bütün olarak değerlendirilmez; hem süre hesabı karışır hem de bazı kalemler hiç incelenmeden kalır. Beşinci sebep, kusur oranının tartışmalı bırakılmasıdır; m.98 dışındaki kalemlerde kusur doğrudan tutara yansır.

Sigorta şirketinin ret gerekçesi “gider kazayla ilgili değildir” ise izlenecek yol, tedaviyi yürüten hekimden illiyet bağını açıklayan yazılı görüş almak ve buna dayanarak yazılı itiraz etmektir. İtiraz sonuçsuz kalırsa Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yolu gündeme gelir.

Trafik kazasında tedavi giderleri için zamanaşımı veya süre var mı?

Var ve net biçimde düzenlenmiştir. KTK m.109’un birinci fıkrasına göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Tedavi gideri maddi zarar olduğundan bu süreye tabidir.

İkinci fıkra çoğu dosyada süreyi uzatır: dava cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Yaralanmalı trafik kazaları taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan, uzamış ceza zamanaşımı pratikte sık uygulanır.

Üçüncü fıkra ise çapraz kesilme kuralını getirir: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Sürücüye karşı açılan davanın sigortacıya karşı süreyi de koruduğu bu kuralla açıklanır.

Sürenin başlangıcı bakımından dikkat edilecek nokta, “öğrenme” ölçütüdür. Maluliyetin sonradan arttığı veya komplikasyonun geç ortaya çıktığı dosyalarda zararın öğrenilme tarihi kaza tarihinden farklı olabilir. Konunun ayrıntısı trafik kazası tazminat zamanaşımı başlıklı yazıda ele alınmıştır.

Sigorta Tahkim Komisyonu tedavi gideri uyuşmazlıklarında kullanılabilir mi?

Kullanılabilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesiyle kurulan sigorta tahkim sistemi, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların yanı sıra Güvence Hesabıyla yaşanan uyuşmazlıkları da kapsar. Tedavi gideri dosyasında tahkime gidilebilecek kalemler, sigortacının sorumluluğunda kalanlardır: bakıcı gideri, geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık ve SGK’ca karşılanmayan belgeli tedavi giderleri.

Ön koşul, 5684 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olmasıdır; kuruluşun cevap süresi trafik sigortası uyuşmazlıklarında on beş gündür. Aynı maddenin on dördüncü fıkrası uyarınca mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar tahkime götürülemez.

Eşik2026 tutarıSonucu
İtiraz sınırı35.000 TLAltındaki uyuşmazlıkta hakem kararı kesindir
Hakem heyeti teşkili122.000 TLÜzerindeki uyuşmazlık tek hakemle değil heyetle görülür
Temyiz sınırı383.000 TLÜzerindeki itiraz kararları temyiz edilebilir

Tutarlar SEDDK’nın 14/01/2026 tarihli ve 1497 sayılı kararıyla belirlenmiş olup 22/01/2026’da yürürlüğe girmiştir; kanun metnindeki 5.000, 15.000 ve 40.000 TL’lik rakamlar yeniden değerlemeyle güncellenmiştir. Parasal sınırın belirlenmesinde esas alınan tarih de değişmiştir: artık kararın verildiği tarih değil başvurunun yapıldığı tarih esastır. Tahkim yargılaması 5684 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin on altıncı fıkrası uyarınca dört ay içinde sonuçlandırılır; aynı maddenin on ikinci fıkrasına göre hakem kararına itiraz süresi on gündür. Süreç ayrıntısı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ve itiraz ile temyiz sınırları yazılarındadır.

Trafik kazasında tedavi gideri ile tazminat aynı şey mi?

Aynı şey değildir ve aralarındaki fark yalnızca isimden ibaret de değildir. Tedavi gideri, KTK m.98 anlamında sağlık hizmet bedelidir; muhatabı SGK’dır, kusurdan bağımsızdır ve ispatı MEDULA kaydı ile fatura üzerinden yapılır. Tazminat ise Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine dayanan, kusur oranıyla hesaplanan ve bilirkişi incelemesi gerektiren bir taleptir.

Genel Şartların A.5/c maddesi, sakatlanma teminatını “6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatları içeren teminat” olarak tanımlar ve geçici iş göremezlik ile sürekli sakatlığı bu teminattan karşılar. Aynı madde, sakatlık oranının ve geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesinde Kurul Raporunun dikkate alınacağını söyler.

Manevi tazminat ise üçüncü bir kategoridir ve zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı dışındadır. Bu, hakkın bulunmadığı anlamına gelmez; muhatabın sürücü, işleten ve araç sahibi olduğu anlamına gelir. Aynı kaza dosyasında üç talep birlikte yürütülebilir, ancak her birinin hukuki dayanağı, muhatabı ve ispat yöntemi ayrıdır.

Pratik sonuç şudur: dilekçede “tedavi giderleri ve tazminat” diye tek bir kalem yazmak, dosyanın bir bölümünün hiç incelenmemesine yol açabilir. Her kalem ayrı satır hâlinde, dayanağıyla birlikte yazılmalıdır.

Yaralanma sonrası raporlar istirahat ve maluliyet süreci nasıl etkiler?

Raporlar iki ayrı işlev görür. İstirahat raporu, geçici iş göremezlik süresini belirler ve bu süre Genel Şartların A.5/c maddesindeki sakatlanma teminatından karşılanacak kalemi kurar. Sağlık kurulu raporu ise sürekli sakatlık oranını ve bakıcı ihtiyacını ortaya koyar; bakıcı gideri talebi bu rapora dayanır.

Genel Şartlar her iki belirlemede de Kurul Raporunun dikkate alınacağını açıkça söyler. Bu nedenle raporun hangi hastaneden, hangi mevzuata göre ve hangi tarihte alındığı dosyanın kaderini belirler. Rapor tarihleri ile tedavi kayıtları arasındaki uyumsuzluk, en sık karşılaşılan ret gerekçelerinden biridir.

Sigorta şirketinin rapora itiraz etmesi hâlinde Genel Şartlar mağduru koruyan bir kural getirir: sigortacı ilgili mevzuat uyarınca itiraz usulüne başvurduğunda, mağdurun itiraz üzerine yaptığı belgelenmiş harcamalarını bu teminat kapsamında karşılamakla yükümlüdür. Yani itiraz süreci mağdura ek masraf yüklememelidir.

Maluliyet oranının sonradan artması hâlinde yeni bir talep yolu açılabilir. Bu durumda önceki dosyanın kesinleşmiş olması tek başına engel değildir; belirleyici olan artışın yeni ortaya çıkan bir neden olup olmadığıdır. Raporun ne kadar sürede çıkacağı ve sürecin nasıl işlediği SGK maluliyet raporu süreci yazısında anlatılmıştır.

Karşı tarafın sigortası yoksa veya kaçtıysa tedavi giderleri nasıl yönetilir?

Tedavi gideri bakımından hiçbir şey değişmez. KTK m.98, sağlık hizmet bedelini kazanın failine, aracın sigortalı olup olmadığına veya kusurun kime ait olduğuna bağlamaz. Sigortasız araç çarpmış, sürücü kaçmış ya da plaka tespit edilememiş olsa da kazazedenin tedavisi SGK tarafından karşılanır. Bu, m.98’in en çok işe yarayan ama en az bilinen sonucudur.

Sistemin bu boşluğu nasıl finanse ettiği de bellidir. Yönetmeliğin 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre Güvence Hesabı, ilgili sigorta şirketlerinden tahsil ettiği tüm katılım paylarının yüzde on beşini SGK’ya aktarır. Yani sigortasız araç kazalarının sağlık yükü, sektörün ortak havuzundan karşılanmaktadır.

Değişen şey, m.98 dışındaki kalemlerin muhatabıdır. Bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık talepleri için sigortasız veya tespit edilemeyen araç hâllerinde 5684 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca kurulan Güvence Hesabına başvurulur. Manevi tazminat ise Güvence Hesabının kapsamı dışındadır ve doğrudan sorumlulara yöneltilir. Sürecin tamamı karşı tarafın sigortasız çıkması hâlinde izlenecek yol yazısında ayrıntılandırılmıştır.

Yabancı plakalı araç ve yeşil kart sigortası hâlleri

Türkiye’de meydana gelen ve yabancı plakalı aracın karıştığı kazalarda da tedavi gideri SGK tarafından karşılanır; kazazede bakımından hiçbir farklılık yoktur. Fark, SGK’nın bu bedeli kimden isteyeceğindedir.

Yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre, yabancı plakalı aracın karıştığı kazalarda Yeşil Kart Sigortası çerçevesinde yabancı plakalı araç işletenine düşen kısım, SGK tarafından Türkiye Motorlu Taşıt Bürosundan talep edilir. Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca Büro tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde tahsil edilen tutar, SGK’ya üç iş günü içinde aktarılır.

Yurt dışında meydana gelen kazalar bakımından ise aynı madde ters yönde işler: Yeşil Kart Sigortası çerçevesinde Büro tarafından ödenmesi gereken sağlık hizmet bedelleri genel hükümler çerçevesinde Büro tarafından ödenir; bu bedeller SGK’dan tahsil edilmişse aynı mekanizma uygulanır.

Bir başka sık sorulan nokta, özel sağlık sigortası ve ferdi kaza poliçelerinin durumudur. Yönetmeliğin 7 nci maddesi bu konuda açıktır: trafik kazaları sebebiyle sağlık hizmeti talebine konu olabilecek isteğe bağlı sigortaları düzenleyen şirketlerin poliçeler çerçevesindeki sorumlulukları saklıdır. Yani özel sağlık sigortanız varsa m.98 rejimi onun yerine geçmez, yanında durur.

1 Temmuz 2026 değişikliği: sağlık giderleri teminatının yeni metni

Bu başlık, 2026 ortasında yürürlüğe giren ve konuyu doğrudan etkileyen bir değişikliği ele alıyor. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının teminat türlerini düzenleyen A.5 maddesi, 12/6/2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Şartlarla baştan yazılmış ve 1/7/2026’da yürürlüğe girmiştir.

Yeni A.5/b maddesi, sağlık giderleri teminatını “üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminat” olarak tanımlar. Ardından m.98 kapsamındaki giderlerin SGK’nın sorumluluğunda olduğunu ve bu kapsamda ödenen giderler için sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona erdiğini belirtir. Bu iki cümle, uygulamada yıllardır sürdürülen tartışmayı Genel Şartların lafzına taşımıştır.

KonuYeni metnin getirdiği
Sağlık hizmet bedeliSigortacının sorumluluğu açıkça sona ermiş sayılır
Bakıcı gideri (tedavi süreci)Sigortacının teminatında, A.5/b içinde sayılır
Sürekli bakıcı gideriTıbben gerekli olması şartıyla teminatta
Bakıcı ihtiyacının belirlenmesiKurul Raporu dikkate alınır
Geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlıkA.5/c sakatlanma teminatından karşılanır
İlliyet bağı tespitiResmî belgede tespit varsa aksini ispat sigortacıya aittir
Rapora itiraz masrafıMağdurun belgelenmiş harcamaları sigortacı tarafından karşılanır

Zaman bakımından dikkat edilecek nokta şudur: Genel Şartlar sözleşmenin içeriğini oluşturduğundan, 1/7/2026’dan önce düzenlenmiş poliçeler için önceki metnin uygulanacağı savunulabilir. Bu nedenle bir uyuşmazlıkta bakılacak ilk şey poliçe tarihidir. Aynı Resmî Gazete metniyle değer kaybı tespiti, parça değişim rejimi ve olay yerini terk hâlindeki rücu kuralı da değişmiştir.

Tedavi giderlerinde en güvenli yol haritası nasıl kurulur?

Yol haritasının ilk adımı, tedaviye odaklanırken kaydın doğru açılmasını sağlamaktır: hastaneye başvururken vakanın trafik kazası olarak işlenmesini istemek ve kaza tespit tutanağı ile ambulans formunun düzenlendiğini teyit etmek. Bu iki belge, sonradan açılacak her kalemin illiyet bağını taşır.

  1. Kaydı kurun: MEDULA’da vaka trafik kazası olarak açılsın; ambulans formu ve tutanak dosyaya girsin.
  2. Vezneden ödeme istenirse yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrasını hatırlatın; ödediyseniz belgeyi saklayın.
  3. Kalemleri ayırın: sağlık hizmet bedeli SGK’ya, bakıcı ve iş göremezlik sigortacıya, manevi tazminat sorumlulara.
  4. Belge setini tamamlayın: epikriz, işlem dökümü, reçete, fatura, dekont, istirahat ve sağlık kurulu raporu.
  5. Sigortacıya yazılı başvurun; her kalemi ayrı satırda yazın, teslim kaydını saklayın.
  6. Süreleri takip edin: KTK m.97 uyarınca cevap için on beş gün, KTK m.99 uyarınca belgeler ulaştıktan sonra ödeme için sekiz iş günü.
  7. Ret veya eksik ödeme hâlinde gerekçeyi yazılı isteyin, tıbbi görüşle itiraz edin.
  8. Sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yolunu dosyanın büyüklüğüne göre seçin.

Bu sıralamanın en kritik halkası üçüncü adımdır. Kalem ayrımı doğru yapılmadığında dosya doğru kuruma hiç ulaşmaz; ulaşsa bile reddedilir ve aradan geçen süre zamanaşımını tüketir.

Tedavi giderleri kazanın cismani zarar tarafını oluşturur; aracın kendisinde doğan maddi hasar ise ayrı bir hesaba tabidir. Kazayı yapan sürücünün işçi, aracın da işverene ait olduğu hâllerde maddi hasarın kimden isteneceğini şirket aracıyla kaza başlıklı yazımızda inceledik. Yaralanmalı kazalarda Yargıtay’ın hangi ölçütleri aradığını görmek için yaralanmalı trafik kazası Yargıtay kararları derlememize bakabilirsiniz.

Tedavi gideri dosyası, kalem ayrımı ve süre takibi doğru kurulduğunda büyük ölçüde kendiliğinden yürür; hata çoğu zaman yanlış muhataba yazılan bir dilekçeyle başlar. Dosyanızdaki kalemlerin hangi kuruma yöneleceği konusunda tereddüt varsa tazminat hukuku alanındaki çalışmalarımız üzerinden değerlendirme talep edebilirsiniz.

Tedavi gideri dışında kalan kalemler — geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık, bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması — sigorta şirketinde kalmaya devam eder. Bu kalemlerin nasıl isteneceği için yaralanmalı trafik kazalarında trafik sigortası hangi ödemeleri yapar yazısına bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Trafik kazasında tedavi ücretini hastaneye ben mi öderim?

Hayır. KTK m.98 uyarınca sağlık hizmet bedeli SGK tarafından karşılanır ve yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrası, bu bedeller için kişilerden ayrıca talepte bulunulamayacağını söyler. Ödeme yaptırıldıysa belgeleri saklayıp iade talep edilmelidir.

SGK varken özel hastanede ücretsiz tedavi olur muyum?

Acil hâlde evet. 5510 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi, acil hâllerde sözleşmeli ya da sözleşmesiz hiçbir sağlık hizmeti sunucusunun ilave ücret talep edemeyeceğini düzenler. Acil hâl geçtikten sonraki planlı tedavilerde sözleşmeli özel hastaneler mevzuatın izin verdiği tavanlar içinde ilave ücret isteyebilir.

Zorunlu trafik sigortası tedavi giderlerini otomatik öder mi?

Hayır; sigorta şirketinin bu kalemdeki sorumluluğu KTK m.98 uyarınca sona ermiştir. Şirket, yazdığı primin bir kısmını SGK’ya aktararak yükümlülüğünü yerine getirir. Sigortacıdan istenebilecek kalemler bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık tazminatıdır.

Kusurlu olan sürücünün tedavi giderlerini de SGK karşılar mı?

Evet. KTK m.98 kusurdan hiç söz etmez; sağlık hizmet bedeli kazazedenin sosyal güvencesine ve kusuruna bakılmaksızın SGK tarafından karşılanır. Kusur, yalnızca m.98 dışında kalan tazminat kalemlerinde indirim sebebi olur.

İlaç ve medikal ürün fişlerini saklamazsam ne olur?

Cepten yapılan harcamanın ispatı zorlaşır. Kalem SGK tarafından karşılanmamışsa belgeli olması hâlinde sigortacıdan veya sorumlulardan istenebilir; belge yoksa talep pratikte karşılık bulmaz. Reçete, fatura ve ödeme dekontunu birlikte saklamak gerekir.

Fizik tedavi masrafları için hangi belge gerekir?

Hekim raporu, sevk ve seans planı ile seans dökümleri temel belgelerdir. Kaydın trafik kazası vakası olarak açılmış olması, bedelin SGK’ya yansıması için belirleyicidir. Özel merkezde alınan hizmette merkezin SGK ile sözleşmeli olup olmadığı ayrıca önem taşır.

Protez ve ortez bedelini sigorta şirketi mi öder?

Hayır. KTK m.98’e 6645 sayılı Kanunla eklenen cümle, protez ve ortezler için SGK’nın farklı birim fiyatı tespit edeceğini belirtir; kalem m.98 kapsamındadır. Aynı cümle, bu hizmetlerin SUT’taki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmeyeceğini de söyler.

Kusur oranı tedavi giderimi azaltır mı?

Sağlık hizmet bedelini azaltmaz, çünkü KTK m.98 kusura bakmaz. Ancak bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık taleplerinde kendi kusur payınız tazminattan düşülür; KTK m.92’nin (g) bendi bu payı teminat dışında tutar.

Bakıcı gideri tedavi gideri sayılır mı?

Sayılmaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 27.11.2025 tarihli, E.2024/10068, K.2025/15883 sayılı kararında bakıcı giderini KTK m.98 kapsamında tedavi gideri niteliğinde görmemiş ve sigortacıyı sorumlu tutmuştur. Genel Şartların A.5/b maddesi de bu kalemi teminat içinde sayar.

E-nabız kayıtları sigorta için gerçekten işe yarar mı?

Evet; tarih ve işlem tutarlılığını bağımsız biçimde gösterdiği için illiyet bağı tartışmasında belirleyici olur. Epikriz ve fatura ile birlikte kullanıldığında, sonradan çıkan komplikasyonlarda süreklilik iddiasını da destekler.

Sigorta şirketi bu gider kazayla ilgili değil derse ne yapabilirim?

Ret gerekçesini yazılı isteyin ve tedaviyi yürüten hekimden illiyet bağını açıklayan görüş alın. Genel Şartlara göre, resmî belgelerde illiyet bağına ilişkin tespit yer alıyorsa bunun aksini ispat yükü sigorta şirketindedir. Sonuç alınamazsa tahkim veya dava yolu değerlendirilir.

Tedavi gideri için sigorta şirketine nasıl başvurmalıyım?

Yazılı başvuru yapın ve her kalemi ayrı satırda ismiyle yazın. Kaza evrakı, sağlık belgeleri, fatura ve dekontları ekleyin, teslim kaydını saklayın. Dilekçede adı geçmeyen kalem için sonradan usulden ret kararı çıkabilmektedir.

Tedavi gideri ile manevi tazminat aynı dosya mı?

Aynı kaza dosyasında istenebilir ama hukuki nitelikleri ve muhatapları farklıdır. Tedavi gideri SGK’nın, manevi tazminat ise sürücü, işleten ve araç sahibinin muhatap olduğu bir taleptir; manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı dışındadır.

Karşı tarafın sigortası yoksa tamamen mağdur mu olurum?

Hayır. Tedavi gideri her hâlde SGK tarafından karşılanır; sigortasızlık bu sonucu değiştirmez. Diğer kalemler için 5684 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca kurulan Güvence Hesabına başvurulabilir.

Kaza 2011 öncesinde olduysa tedavi gideri kime aittir?

Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesi, 6111 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce meydana gelen trafik kazalarından kaynaklanan ve o tarih itibarıyla ödenmemiş tüm tedavi gideri bedellerinin SGK tarafından ödeneceğini düzenler. Bu nedenle eski tarihli kazalarda da ödenmemiş bedel SGK’ya yönelir.

Özel sağlık sigortam varsa hangisi devreye girer?

İkisi birlikte durur. Yönetmeliğin 7 nci maddesi, trafik kazaları sebebiyle sağlık hizmeti talebine konu olabilecek isteğe bağlı sigortaları düzenleyen şirketlerin poliçe çerçevesindeki sorumluluklarının saklı olduğunu belirtir. Zorunlu sistem, özel poliçenizin yerine geçmez.

Başvuruyu geciktirirsem hak kaybı olur mu?

Olabilir. KTK m.109 uyarınca maddi zarar talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Kaza tarihi, başvuru tarihleri ve cevap tarihlerinin not edilmesi bu nedenle önemlidir.

Trafik kazası sonrası tedavi giderlerinin omurgası tek bir ayrımdır: kalem KTK m.98 anlamında sağlık hizmet bedeliyse muhatap SGK’dır ve sigortacının sorumluluğu sona ermiştir; değilse kalem Genel Şartların ilgili teminatında ya da doğrudan sorumluların üzerindedir. Bu ayrımı baştan doğru kurmak, hem eksik ödeme riskini hem de süre kaybını büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir