Trafik Kazasında Yüzde Yüz Kusurlu Olan Kişi Tazminat Davası Açabilir Mi?
Trafik kazasında yüzde yüz kusurlu olan kişi tazminat davası açabilir; kanun bu kişinin mahkeme kapısını kapatmaz. Kapanan şey dava hakkının kendisi değil, tek bir kalemdir: kendi zararını zorunlu trafik sigortasından isteme imkânı. Karayolları Trafik Kanunu m.92/(g), “hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri”ni sigorta kapsamı dışında bırakır. Kusurun tamamı sizdeyse bu bent, sigortacıya yönelttiğiniz talebin tamamını karşılıksız bırakır.
Ancak sigortacıya karşı kapanan bir kalem, bütün hakların bittiği anlamına gelmez. Kusur oranının kendisi yargılamada yeniden tartışılabilir; kasko poliçesi kusura bakmadan çalışır; tedavi giderleri kanunen bambaşka bir kurumdan karşılanır; aynı kazada yol idaresi, üretici ya da bir üçüncü kişi de sorumlu olabilir. Aşağıda hem yüzde yüz kusurun somut sonuçlarını hem de kapanmayan yolları kanun maddeleriyle tek tek ele alıyoruz.
Özet
Yüzde yüz kusur, dava hakkını değil sigortadan tahsil imkânını kapatır; hangi kalemin hangi muhataptan istenebileceği kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir.
- Zorunlu trafik sigortası (ZMSS): KTK m.92/(g) gereği kendi kusurunuza denk gelen talep teminat dışıdır; yüzde yüz kusurda bu, talebin tamamıdır.
- Kasko: Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın teminat dışı hâller listesinde kusur yoktur; kaskonuz varsa kendi aracınızın hasarı kural olarak ödenir.
- Tedavi giderleri: KTK m.98 uyarınca trafik kazası sağlık hizmeti bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; kusur oranına bakılmaz.
- Kusura itiraz: Kolluk tutanağında kusur oranı yazmaz (KTY m.156/a-3); oranı belirleyen bilirkişi raporuna HMK m.281/1 uyarınca iki hafta içinde itiraz edilir.
- Başka sorumlular: KTK m.92 yalnızca sigortacıyı bağlar; yol idaresi, üretici veya üçüncü kişiye karşı talep açık kalır.
Trafik Kazalarında Kusur Oranlarının Tazminat Davasına Etkisi
Kusur oranı, trafik kazasından doğan tazminatın kimden ve ne kadar isteneceğini belirleyen tek ölçüttür. Kazaya karışan tarafların kazanın oluşumundaki payı yüzdelik olarak tespit edilir; her taraf kendi payına düşen zarara katlanır, karşı tarafın payını ise ondan ister. Bu yüzden kusur oranı, sadece kimin haklı olduğunu gösteren bir etiket değil, doğrudan bir tahsil ölçüsüdür. Trafik kazasında yüzde yüz kusurlu olan kişi bakımından bu ölçü, kendi zararı için sıfır tahsil anlamına gelir.
Kusur oranı iki ayrı sistemde, iki ayrı ölçekle belirlenir ve bu ikisi karıştırılır. Anlaşmalı tutanağın işlendiği Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sisteminde oran yalnızca %0, %50 veya %100 olabilir; ara değer yoktur. Yargılamada ise bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir, %15 ya da %35 gibi ara oranlar verebilir. “Sigortada yüzde yüz kusurlu çıktım, mahkemede yüzde yetmiş beş dendi” şaşkınlığının kaynağı bu iki rejim farkıdır.
Kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağında kusur oranı yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 bunu açıkça söyler: “Tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler.” Tutanakta gördüğünüz şey bir orandır değil, ihlal edilen maddenin numarasıdır. Dolayısıyla “tutanakta yüzde yüz kusurlu yazıyor” cümlesi çoğu dosyada teknik olarak yanlıştır; tutanak bir karar değil, aksi ispatlanabilir bir delildir.
Asli kusur bir oran değil, bir hâldir. Karayolları Trafik Kanunu m.84 (ve aynı içerikli Yönetmelik m.157/a) asli kusur sayılan hâlleri tek tek sayar; bunlar arasında kırmızı ışıkta geçme, geçiş önceliğine uymama, park hâlindeki araca çarpma gibi somut davranışlar vardır. Kanun bu hâllere bir yüzde bağlamaz. İnternette çokça rastlanan “asli kusur %75-100, tali kusur %25” tablosunun mevzuatta karşılığı yoktur. Nitekim “tali kusur” ifadesi Karayolları Trafik Kanunu’nda da Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde de hiç geçmez; uygulamanın ürettiği bir adlandırmadır. Bu ayrımın ayrıntısı için tali kusurlu kişinin tazminat hakkı ve asli kusurlu olduğu belirlenen kişinin durumu yazılarımıza bakabilirsiniz.
| Kavram | Kanuni karşılığı | Sık yapılan hata |
|---|---|---|
| Kusur oranı | KTK m.84 son fıkra + KTY m.157/b (delil değerlendirmesi) | Tutanakta yazdığı sanılır; tutanakta yalnız ihlal edilen kural yazar |
| Asli kusur | KTK m.84 – sayılı 12 hâl | Yüzdelik bir dilim sanılır; oysa bir davranış hâlidir |
| Tali kusur | Kanunda ve yönetmelikte geçmez | “%25’tir” denir; hiçbir metinde böyle bir oran yoktur |
| Tali yol | KTK m.3 – bir yol tanımı | Tali kusurla karıştırılır; tali yoldan ana yola çıkışta öncelik ihlali m.84/1-h ile asli kusurdur |
Kusur oranının tazminata etkisi ise tek bir mekanizmayla değil, muhataba göre değişen üç ayrı mekanizmayla işler. Sigortacıya karşı indirim kanunen ve kendiliğinden olur; işletene ve sürücüye karşı ise hâkimin takdirine bağlıdır. Bu ayrımı aşağıda ayrı bir başlıkta ele alıyoruz.

Kazada Yüzde Yüz Kusurlu Olunca Ne Olur?
Kazada yüzde yüz kusurlu olunca dört ayrı sonuç aynı anda doğar: kendi zararınızı karşı taraftan ve karşı tarafın sigortasından isteyemezsiniz, karşı tarafın bütün zararından sorumlu olursunuz, kazada yaralanma veya ölüm varsa ceza soruşturması yürür ve idari yaptırımlar devreye girer. Bu dördü birbirinden bağımsız işler; birinden kurtulmak diğerini ortadan kaldırmaz.
| Alan | Yüzde yüz kusurun sonucu | Dayanak |
|---|---|---|
| Kendi araç hasarınız | Karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından istenemez | KTK m.92/(g) |
| Karşı tarafın zararı | Tamamından sorumlusunuz; sigortanız poliçe limitine kadar öder | KTK m.85/1, m.91/1 |
| Poliçe limitini aşan kısım | Doğrudan sizin malvarlığınızdan tahsil edilir | KTK m.85/1 |
| Yaralanma varsa ceza | Taksirle yaralama: 4 ay – 2 yıl hapis (nitelikli hâllerde artar) | TCK m.89/1 |
| Ölüm varsa ceza | Taksirle öldürme: 2 – 6 yıl hapis; birden fazla ölümde 2 – 15 yıl | TCK m.85/1-2 |
| Ölümlü kazada asli kusur | Sürücü belgesi 1 yıl süreyle geri alınır | KTK m.118 son fıkra |
| Kendi tedavi giderleriniz | Kusura bakılmaksızın SGK tarafından karşılanır | KTK m.98/1 |
Tabloda dikkat çeken satır sonuncusudur. Kanun koyucu, trafik kazası sağlık giderlerini kusur tartışmasının tamamen dışına çıkarmıştır. KTK m.98/1 birebir şöyle der: “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.” Madde kusurdan hiç söz etmez. Bu nedenle yüzde yüz kusurlu sürücünün hastane masrafı da bu kapsamdadır. Aynı fıkranın devamı, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüğünün sona erdiğini söyler; hâlâ “tedavi giderini sigorta öder” diyen kaynaklar 2011 öncesi düzeni anlatmaktadır.
İkinci dikkat edilmesi gereken nokta poliçe limitidir. Zorunlu trafik sigortası, işletenin sorumluluğunu sınırsız üstlenmez; her yıl belirlenen teminat tutarına kadar öder. Karşı tarafın zararı bu tutarı aşarsa aradaki fark doğrudan kusurlu sürücü ve işletenden istenir. Yüzde yüz kusurun en somut mali riski budur ve çoğu kaynakta atlanır.
Yüzde Yüz Kusurlu Olma Durumunda Tazminat Hakkı Mümkün mü?
Yüzde yüz kusurlu olma durumunda tazminat hakkı vardır, fakat muhatap değişir. Trafik kazasında yüzde yüz kusurlu olan kişi için doğru soru “tazminat alabilir miyim” değil, “hangi kalemi kimden isteyebilirim” sorusudur. Kanunun kapattığı kapı tektir ve adresi bellidir: zorunlu mali sorumluluk sigortası.
Karayolları Trafik Kanunu m.92, sigorta kapsamı dışında kalan hâlleri sayar. Bu maddenin iki bendi yüzde yüz kusurlu sürücüyü doğrudan ilgilendirir. (a) bendi işletenin, eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepleri kapsam dışına alır; yani kendi aracınızın sigortası size ödeme yapmaz. (g) bendi ise 14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunla eklenmiştir ve “hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri”ni kapsam dışında bırakır. Kusur %100 ise “kendi kusura denk gelen kısım” talebin tamamıdır.
Buradaki kritik ayrım şudur: teminat dışılık, hakkın yokluğu değildir. KTK m.92 yalnızca sigortacıyı bağlayan bir listedir. Aynı zarar için kusurlu üçüncü kişiye, yol bakım ve işletmesinden sorumlu idareye ya da araçtaki imalat hatasından sorumlu üreticiye karşı talep yolu açık kalır. Bir kalemin sigortadan alınamaması, o kalemin hiç istenemeyeceği anlamına gelmez; yalnızca muhatabı değiştirir.
Kusur oranının kendisinin tartışmaya açık olduğu da unutulmamalıdır. İlk tespit bir bilirkişi görüşüdür; hâkimi bağlamaz. Türk Borçlar Kanunu m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Ceza dosyasında “tam kusurlu” denmiş olması, hukuk davasında aynı sonucun çıkacağını göstermez. Kusur oranının sonradan nasıl değiştiğini kusur oranının sonradan değiştirilmesi yazımızda ayrıntılı anlattık.
Trafik Kazasında Yüzde Yüz Kusurlu Olan Kişi Hangi Yollardan Ödeme Alabilir?
Trafik kazasında yüzde yüz kusurlu olan kişi, karşı tarafın zorunlu trafik sigortası dışındaki yollardan ödeme alabilir. Bu yollar birbirinin alternatifi değildir; bir dosyada aynı anda birkaçı işleyebilir. Aşağıdaki tablo, hangi kalemin hangi hukuki temele dayandığını gösterir.
| Yol | Ne kapsar | Kusur engel mi? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kusur tespitine itiraz | Oranın düşmesi hâlinde düşen orana isabet eden zarar | – | HMK m.281/1, TBK m.74 |
| Kasko poliçesi | Kendi aracınızdaki hasar | Hayır | Kasko Gen. Şart. A.1 |
| Tedavi ve sağlık giderleri | Hastane, ameliyat, tedavi bedelleri | Hayır | KTK m.98/1 |
| Ferdi kaza / koltuk ferdi kaza teminatı | Poliçede yazılı ölüm ve sürekli sakatlık tutarı | Hayır (meblağ sigortasıdır) | Poliçe özel şartları |
| Yol kusuru – idareye karşı | Eksik işaretleme, bakımsız yol, açık çukur | Kusuru azaltır | İdarenin hizmet kusuru, tam yargı davası |
| Araç ayıbı – üretici/servise karşı | Fren, direksiyon, lastik kaynaklı arıza | Kusuru azaltır | TBK ayıp hükümleri |
| Üçüncü kişinin kusuru | Kazaya karışan başka bir sürücü veya yaya | Kusuru bölüştürür | KTK m.88/1 |
| Sosyal güvenlik ödemeleri | Geçici iş göremezlik, malullük, ölüm aylığı | Hayır | 5510 sayılı Kanun |
Tablonun en çok atlanan satırı yol kusurudur. Kaza tespit tutanağı yalnızca sürücülerin davranışını değerlendirir; yolun kendisini değerlendirmez. Oysa yol yüzeyindeki bakımsızlık, eksik veya yanlış trafik işareti, aydınlatmasız bir kavşak, kapatılmamış bir çukur, yol bakım ve işletmesinden sorumlu idarenin hizmet kusurudur ve bu kusur kazadaki payınızı düşürür. Bu talep sürücüye ya da sigortacıya değil, idareye karşı idari yargıda tam yargı davasıyla ileri sürülür ve süreleri, mercii ayrıdır.
Aynı mantık araç arızası için de geçerlidir. Ani fren kaybı, direksiyon kilitlenmesi veya bir imalat hatası kazanın gerçek sebebiyse, sürücünün dikkatsizliği tabloda tek başına kalmaz. Burada dosyaya girmesi gereken şey iddia değil teknik incelemedir: aracın kaza sonrası muhafazası, servis kayıtları ve varsa üretici geri çağırma duyuruları belirleyicidir. Araç onarıldıktan veya hurdaya ayrıldıktan sonra bu inceleme yapılamaz.
Delil kaybolmadan ne yapılmalı?
- Olay yerinin, fren izlerinin ve yol durumunun fotoğrafı tarih bilgisiyle saklanır.
- Kavşak, iş yeri ve araç kamerası kayıtları kısa sürede silindiğinden derhal talep edilir.
- Tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri kaza günü alınır; sonradan bulunması güçtür.
- Araç arızası iddiası varsa araç onarılmadan teknik inceleme yaptırılır.
- Henüz dava açılmamışsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400 uyarınca delil tespiti istenebilir; m.400/2, delilin kaybolma ihtimalinde hukuki yararın var sayılacağını söyler.
Kaza sonrası ilk saatlerde yapılması gerekenlerin tam listesi için trafik kazasından sonra yapılması gerekenler yazımıza bakabilirsiniz.
Yüzde Yüz Kusurda Trafik Sigortası Ne Öder, Ne Ödemez?
Yüzde yüz kusurda trafik sigortası karşı tarafın zararını öder, sizin zararınızı ödemez. Zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortasıdır: sigortalının kendi malvarlığını değil, üçüncü kişilere verdiği zarardan doğan borcunu güvence altına alır. KTK m.91/1 bu sigortayı, işletenin m.85/1’deki sorumluluğunun karşılanması için zorunlu kılar. Yani poliçenizden ödenen para aslında sizin borcunuzdur; size yapılan bir ödeme değildir.
| Kalem | Sizin poliçenizden ödenir mi? | Dayanak |
|---|---|---|
| Karşı aracın onarım bedeli | Evet, poliçe limitine kadar | KTK m.91/1 |
| Karşı aracın değer kaybı | Evet | ZMSS Gen. Şart. A.5/a |
| Karşı taraftaki yaralananların bedensel zararı | Evet | KTK m.91/1 |
| Sizin aracınızın hasarı | Hayır | KTK m.92/(a), m.92/(g) |
| Sizin bedensel zararınız | Hayır | KTK m.92/(g) |
| Manevi tazminat | Hayır, hiçbir hâlde | KTK m.92/(f) |
| Araç mahrumiyeti, kazanç kaybı, kira kaybı | Hayır (dolaylı zarar) | KTK m.92/(k) |
| Araçta taşınan eşyanın zararı | Hayır | KTK m.92/(e) |
| Trafikten çekme veya hurda işlemi görmüş aracın değer kaybı | Hayır | KTK m.92/(l) |
Tablodaki “hayır” satırları çoğu zaman “bu para hiç alınamaz” diye okunur; bu yanlıştır. Manevi tazminat sigortadan alınmaz ama kusurlu sürücüden ve işletenden istenir. Aynı şekilde araç mahrumiyeti bedeli de zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır, muhatabı doğrudan kusurlu taraftır. KTK m.92 bir savunma listesidir: sigortacıya karşı ileri sürülür, üçüncü kişilere karşı sürülemez.
Kusurun karşı tarafta olduğu senaryolarda ise sigortacıya başvuru sırası nettir: önce KTK m.97 uyarınca yazılı başvuru yapılır, sigortacının 15 gün içinde yazılı cevap vermesi beklenir; belgelerin tamamlanmasından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt doğar (KTK m.99). Cevap gelmez ya da talep karşılanmazsa Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme yolu açılır. Kanunun kendi kurduğu bu sıra atlandığında dava dava şartı yokluğundan reddedilebilir.
Yüzde Yüz Kusurlu Sürücü Kaskodan Yararlanabilir mi?
Yüzde yüz kusurlu sürücü kaskodan yararlanabilir; kasko poliçesi kusur oranına göre çalışmaz. Bu, yüzde yüz kusurlu bir sürücünün elindeki en güçlü ve en çok gözden kaçan imkândır. Sebebi tek bir mekanik tespitte saklıdır: Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın “Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5 maddesinde “kusur” diye bir hâl yoktur. Genel Şartların tamamında “kusur” kelimesi yalnızca sigorta ettirenin beyan ve ihbar yükümlülüğü bağlamında geçer; hasarın kapsam dışı bırakılması için kullanılmaz.
Kaskonun kapsamını belirleyen A.1 maddesi, teminatı gerçekleşen riske bağlar: aracın başka bir araçla çarpışması, sabit veya hareketli bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması, yanması, çalınması. Madde metninde kimin kusurlu olduğuna dair tek bir ölçüt yer almaz. Tek taraflı kazada bariyere çarpan ya da karşı şeride geçerek kaza yapan sürücünün aracı da bu kapsamdadır.
Ancak kaskonun kendi teminat dışı hâlleri vardır ve bunlar kusurdan bağımsız olarak devreye girer. Aşağıdaki hâllerde kusurunuz sıfır olsa bile ödeme yapılmaz:
| Teminat dışı hâl | Genel Şart maddesi |
|---|---|
| Aracın, gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kişilerce kullanılması | A.5.4 |
| Uyuşturucu madde etkisinde veya yönetmelikte belirlenen seviyenin üzerinde alkollü kullanım | A.5.5 |
| Araca sigortalı veya birlikte yaşadığı kişilerce kasten verilen zararlar | A.5.6 |
| Ruhsatta yazılı taşıma haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar | A.5.8 |
| Alkol veya ehliyetsizlik ihlallerinde kimliğin tespitini engellemek için kaza yerinden ayrılma | A.5.10 |
A.5.10 bendi özellikle önemlidir çünkü kendi istisnasını da taşır: tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hâller bu bendin dışındadır. Kaza yerinden ayrılmış olmak tek başına teminatı düşürmez; ayrılmanın sebebi belirleyicidir.
Kaskodan ödeme almanız, karşı tarafın size karşı ileri süreceği talepleri ortadan kaldırmaz. Kasko kendi aracınızın hasarını karşılayan bir mal sigortasıdır; karşı tarafa verdiğiniz zarar zorunlu trafik sigortası ve gerekirse kendi malvarlığınızla karşılanmaya devam eder. İki poliçenin işlevi farklıdır ve birbirinin yerine geçmez.
Kusur Yüzde Yüz Bendeyse Araçtaki Yaralananlar Ne Yapar?
Kusur yüzde yüz sizdeyse aracınızdaki yolcular üçüncü kişi sayılır ve sizin zorunlu trafik sigortanızdan tazminat alır. Yolcunun kendi kusuru bulunmadığı için m.92/(g) ona karşı ileri sürülemez; sürücünün kusuru yolcunun hakkını düşürmez. Bu, damardaki en çok yanlış bilinen noktalardan biridir: sürücü tazminat alamıyor diye aynı araçtaki yaralı yolcunun da alamayacağı sanılır.
KTK m.88/1 bu tabloyu tamamlar: “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Yaralanan yolcu, sorumlulardan herhangi birine başvurup zararının tamamını isteyebilir; sorumluların kendi aralarındaki paylaşım m.88/2 gereği iç ilişkide yapılır. Yani “ben yüzde yüz kusurluyum, o hâlde yalnızca kendi payımı öderim” savunması dış ilişkide işlemez.
İki istisna vardır. Birincisi hatır taşıması: KTK m.87/1 uyarınca yaralanan veya ölen kişi hatır için karşılıksız taşınıyorsa işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir; kusursuz sorumluluk rejimi devreye girmez ve hâkim tazminatta indirim yapabilir. İkincisi işletenin yakınları: KTK m.92/(b), işletenin eşinin, usul ve füruunun, evlatlık ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları kapsam dışında bırakır. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu bendin yalnızca mallara gelen zararı kapsamasıdır; bu kişilerin bedensel zararları teminat içinde kalır.
Yaralananların tedavi giderleri ise yine KTK m.98 uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Sigorta şirketinden istenecek olan, tedavi gideri değil; iş göremezlik zararı, maluliyet tazminatı ve varsa bakıcı gideri gibi kalemlerdir.
Tazminat Davasında Kusur Oranlarının Belirlenmesi ve Değişimi
Tazminat davasında kusur oranı, dosyaya giren delillerin bilirkişi tarafından değerlendirilmesiyle belirlenir ve yargılamanın her aşamasında değişebilir. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/b, kusur durumunun kanun ve yönetmelikteki kurallar, hak ve yükümlülükler ile asli kusur sayılan hâller dikkate alınarak; iz, delil, taraf ve tanık ifadeleri üzerinden belirleneceğini söyler. Aynı fıkra “adli mevzuat ve yargılama hükümleri saklı kalmak üzere” kaydını taşır: kolluğun tespiti yargıyı bağlamaz.
Kusur oranı nasıl belirlenir?
Kusur oranı; olay yeri incelemesi, fren ve çarpma izleri, araçlardaki hasar bölgeleri, kamera kayıtları, tanık beyanları ve varsa araç veri kayıtları üzerinden hesaplanır. Mahkeme bu değerlendirmeyi teknik bilirkişiye yaptırır. Dikkat edilmesi gereken sınır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.279/4’te yazılıdır: bilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz; görevi teknik veriyi değerlendirmektir, hukuki sonucu hâkim çıkarır. Kusur oranını nereden ve nasıl öğrenebileceğinizi kusur oranı sorgulama yazımızda adım adım anlattık.
Kusur oranlarında değişiklik mümkün müdür?
Mümkündür; kanun bunun için ayrı bir usul öngörmüştür. Bilirkişi raporu geldikten sonra taraflar iki hafta içinde raporun eksik yönlerinin tamamlattırılmasını, belirsiz noktaların açıklığa kavuşturulmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilir. HMK m.281/1 bunu birebir düzenler ve 2020 değişikliğiyle bir de emniyet supabı eklenmiştir: talebin bu sürede hazırlanması çok zor ya da imkânsızsa veya özel bir teknik çalışma gerektiriyorsa, süre içinde mahkemeye başvuran tarafa bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
| İşlem | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Bilirkişi raporuna itiraz | 2 hafta | Raporun tebliği | HMK m.281/1 |
| İtiraz için ek süre | +2 haftayı geçmemek üzere, bir defaya mahsus | İlk sürenin bitimi | HMK m.281/1 son cümle |
| Bilirkişinin reddi | 1 hafta | Ret sebebinin öğrenilmesi | HMK m.272/3 |
| Ceza dosyasında delil toplanmasını isteme | Soruşturma boyunca | – | CMK m.234/1-a-1 |
İki haftalık süre ile bir haftalık süre sık karıştırılır. Rapora itiraz iki hafta, bilirkişinin şahsının reddi bir haftadır ve ikincisi ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren işler. Ret sebebi, hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesidir; raporun içeriğinden memnun olmamak ret sebebi değildir, itiraz sebebidir.
Ceza dosyasındaki kusur tespiti hukuk davasını bağlar mı?
Bağlamaz. Türk Borçlar Kanunu m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Ceza dosyasındaki bilirkişi raporu hukuk davasında bir delildir, sonuç değildir. Bu nedenle ceza soruşturmasında lehe çıkmayan bir kusur tespiti, tazminat davasında yeniden tartışılabilir. Tersi de geçerlidir: takipsizlik veya beraat kararı, tazminat sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Yüzde Yüz Kusur Yüzde 75 veya Yüzde 50 Olarak Değişirse Tazminat Ne Olur?
Kusur oranı düştüğü anda tazminat hakkı doğar, ancak düşen oran her muhataba aynı biçimde yansımaz. Bu, yüzde yüz kusurlu bir kişinin dava açmasının en somut karşılığıdır: oran %100’den %75’e indiğinde zararınızın %25’ini, %50’ye indiğinde yarısını talep edebilir hâle gelirsiniz. Fakat bu talebin kimden ve hangi mekanizmayla karşılanacağı üç ayrı rejime bağlıdır.
| Muhatap | Dayanak | İndirim nasıl işler? |
|---|---|---|
| Zorunlu trafik sigortacısı | KTK m.92/(g) | Kanunen ve kendiliğinden; takdir yok. Kusurunuza denk gelen kısım baştan teminat dışıdır. |
| İşleten | KTK m.86/2 | İşleten, zarar görenin kusurlu olduğunu ispat ederse hâkim tazminatı indirebilir. İspat yükü ödeyecek taraftadır. |
| Sürücü (haksız fiil) | TBK m.51 ve m.52 | Hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir; mekanik bir çarpan değildir. |
Farkı görmek için kanunun fiillerine bakmak yeterlidir. Sigortacı bakımından kanun “teminat dışıdır” der; hâkimin takdir alanı yoktur. İşleten ve sürücü bakımından ise kanun “indirebilir” der. Yaygın olarak yazılan “kusurunuz kadar düşülür” cümlesi bu üç rejimi tek potada eritir ve iki noktayı gizler: mahkemedeki indirimin takdiri olduğunu ve KTK m.86/2 uyarınca ispat yükünün zarar görene değil, tazminatı ödeyecek tarafa ait olduğunu.
Karşı tarafın kendisini tamamen sorumluluktan kurtarabileceği bir hâl de vardır. KTK m.86/1 uyarınca işleten; kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeksizin, kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Yüzde yüz kusur iddiası, tam olarak bu ispatın konusudur; bu nedenle oranın tartışılması yalnızca “ne kadar alırım” sorusunu değil, “karşı taraf hiç sorumlu olmayacak mı” sorusunu da belirler.
Belirli oranlardaki ödeme sürecini ayrıntılı incelemek isterseniz yüzde 50 kusurda tazminat ve hasar ödeme süreci ile yüzde 75 kusurlu tazminat süreci yazılarımıza, değer kaybı özelinde ise kısmi kusurlu sürücünün değer kaybı talebi yazımıza bakabilirsiniz.
Kusur Oranı İle Tazminat Hakkı Arasındaki Açıklıklar ve Hukuki Dayanaklar
Kusur oranı ile tazminat hakkı arasındaki boşluk, hangi kalemin hangi kanun maddesine bağlandığının bilinmemesinden doğar. Trafik kazasında sorumluluk tek bir kişide toplanmaz; kanun birbirinden bağımsız üç ayrı hukuki temel kurar ve bunlar aynı anda işleyebilir.
- İşletenin sorumluluğu – KTK m.85/1: Bir motorlu aracın işletilmesi ölüme, yaralanmaya veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, işleten ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu, kusura dayanmayan bir sorumluluktur.
- Sürücünün sorumluluğu – TBK m.49: Kusurlu ve hukuka aykırı davranışla zarara sebep olan kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür. İşletenin sorumluluğuyla birlikte yürür.
- Sigortacının sorumluluğu – KTK m.91/1: Zorunlu mali sorumluluk sigortası, işletenin m.85/1’deki sorumluluğunun karşılanması için yaptırılır; sigortacı poliçe limitiyle sınırlı olarak devreye girer.
Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yüzde yüz kusurlu sürücüye ödeme yapmamasının dayanağı m.91 değil, m.92’dir. m.91 yalnızca sigorta yaptırma zorunluluğunu düzenler; kapsam dışı hâlleri sayan madde m.92’dir ve konumuzla ilgili bentler (a), (f), (g), (k) ve (l)’dir. Bu ayrım önemlidir çünkü m.92 bir teminat sınırıdır, bir hak sınırı değildir: aynı kalem, kanunun sorumlu tuttuğu kişiden genel hükümlere göre istenmeye devam eder.
İki motorlu aracın karıştığı kazalarda ayrıca bir ispat kuralı devreye girer. KTK m.85’in ilgili fıkrası ve m.89/2 uyarınca, işletenlerden birine ait şeye gelen zararda zarar gören; kazanın karşı işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurundan ya da karşı araçtaki bir bozukluktan doğduğunu ispat etmek zorundadır. Yani araç hasarı taleplerinde kusursuz sorumluluk otomatik işlemez; kusuru ortaya koymak talep edene düşer.
Son olarak KTK m.111 iki yönlü bir güvence getirir: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Kaza yerinde imzalanan “hiçbir hak ve alacak talebim yoktur” kalıbı, kanunun tanıdığı sorumluluğu peşinen ortadan kaldıramaz; açıkça yetersiz bir tutarda anlaşılmışsa iki yıl içinde iptali istenebilir. Bu iki yıl, zamanaşımı süresinden ayrı ve ek bir süredir.
Maddelerin tam metnine Karayolları Trafik Kanunu’nun resmî metni üzerinden ulaşabilirsiniz.

Yüzde Yüz Kusurlu Sürücü Ölürse Ailesi Tazminat Alabilir mi?
Yüzde yüz kusurlu sürücü ölürse, desteğinden yoksun kalanların sigortacıya karşı destek tazminatı talebi karşılıksız kalır. Dayanağı 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanunla eklenen KTK m.92/(j) bendidir: “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri” teminat dışındadır. Ölenin kusuru %100 ise talebin tamamı bu bendin kapsamına girer.
Bu sınırın dayanağı, çok yazıldığı gibi 2016 tarihli Genel Şartlar değişikliği değildir. Kanun koyucu 2016’da m.92’ye eklediği (i) bendiyle sınırı genel şartlara bırakmış, Anayasa Mahkemesi bu bendi 17/7/2020 tarihli E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla iptal etmişti. Sınır 2021’de doğrudan kanuna yazıldı. Bugün geçerli dayanak bir genel şart hükmü değil, kanun maddesidir; hâlâ 2016 genel şartlarına atıf yapan içerikler güncelliğini yitirmiştir.
Sigortacıya karşı kapanan bu kapı, diğerlerini kapatmaz. Kusur oranına itiraz yolu, kazadaki başka sorumlulara (üçüncü kişi, yol idaresi, üretici) karşı talep, poliçedeki ferdi kaza teminatı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bağladığı ölüm aylığı ayrı kanallardır. Ayrıca ölenin kendi poliçesi, üçüncü kişilere (karşı araçtakiler, kendi yolcuları, karşı aracın hasarı) ödeme yapmaya devam eder. Konunun ayrıntısı için trafik kazasında ölen kişinin yüzde yüz kusurlu olması yazımıza bakabilirsiniz.
Yüzde Yüz Kusurlu Olmanın Cezası ve Ehliyet Sonuçları Nelerdir?
Yüzde yüz kusurlu olmanın cezai sonucu, kazada yaralanma veya ölüm olup olmamasına bağlıdır. Salt maddi hasarlı kazada ceza sorumluluğu doğmaz; çünkü taksirle mala zarar verme Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. Bu tür kazalarda yalnızca Karayolları Trafik Kanunu’ndaki idari yaptırımlar işler.
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Salt maddi hasar | Suç yok; yalnızca idari para cezası ve ceza puanı | KTK m.118 |
| Taksirle yaralama | 4 ay – 2 yıl hapis; şikâyete bağlı | TCK m.89/1, m.89/5 |
| Birden fazla kişinin yaralanması | 9 ay – 5 yıl hapis | TCK m.89/4 |
| Taksirle öldürme | 2 – 6 yıl hapis; şikâyete bağlı değil | TCK m.85/1 |
| Birden fazla ölüm ya da ölüm ve yaralanma | 2 – 15 yıl hapis | TCK m.85/2 |
| Bilinçli taksir | Ceza üçte birden yarısına kadar artırılır | TCK m.22/3 |
| Ölümlü kazada asli kusur | Sürücü belgesi 1 yıl geri alınır | KTK m.118 son fıkra |
| Taksirli suçtan mahkûmiyet | Sürücü belgesi 3 ay – 3 yıl geri alınabilir | TCK m.53/6 |
Ceza hukukunda “asli kusur” ve “tali kusur” diye bir ayrım yoktur. TCK m.22/4, taksirli suçtan verilecek cezanın failin kusuruna göre belirleneceğini söyler; m.22/5 ise birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkesin kendi kusurundan sorumlu olacağını ve her failin cezasının ayrı ayrı belirleneceğini düzenler. Yani kusur oranı cezayı kaldırmaz, miktarını belirler.
Uzlaştırma bakımından da bir ayrım vardır: Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/1-b-2 uyarınca taksirle yaralama uzlaştırmaya tabidir; ancak taksirle öldürme bu listede yer almaz. Ölümlü kazada uzlaşma yoluyla dosyanın kapanması mümkün değildir. Kusur oranından bağımsız olarak, kaza yerinden izinsiz ayrılmanın da ayrı bir yaptırım rejimi vardır ve ölümlü veya yaralanmalı kazalarda hapis cezası ile sürücü belgesinin geri alınmasını gerektirir.
Tazminat Davası Nerede ve Ne Zamana Kadar Açılır?
Görevli mahkeme davalının kim olduğuna göre değişir; zamanaşımı ise kazanın sonucuna göre. Bu ikisi karıştırıldığında dosya, esasa hiç girilmeden usulden reddedilebilir.
| Davalı | Görevli mahkeme | Arabuluculuk dava şartı? |
|---|---|---|
| Sürücü / işleten | Asliye hukuk | Hayır |
| Zorunlu trafik sigortası şirketi | Asliye ticaret (TTK m.4/1-a) | Evet (TTK m.5/A) |
| Yol idaresi (hizmet kusuru) | İdare mahkemesi – tam yargı davası | Hayır |
Yetki bakımından KTK m.110/2 üç seçenek sunar: sigortacının şubesinin bulunduğu yer, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ve kazanın meydana geldiği yer mahkemesi. Aynı maddenin birinci fıkrası önemli bir kuralı da netleştirir: işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin davalar dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Kamu aracının karıştığı kaza kendiliğinden idare mahkemesine gitmez; idari yargı yalnızca idarenin idari eyleminden (yol kusuru, eksik işaretleme) doğan zararlar için devreye girer.
| Kazanın sonucu | Zamanaşımı | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Salt maddi hasar | 2 yıl / her hâlde 10 yıl | Zararı ve sorumluyu öğrenme / kaza günü | KTK m.109/1 |
| Yaralanmalı kaza | 8 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2 + TCK m.66/1-e |
| Ölümlü kaza | 15 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2 + TCK m.66/1-d |
| Rücu talebi | 2 yıl | Ödemenin tamamlanması | KTK m.109/4 |
| Yetersiz anlaşmanın iptali | 2 yıl | Anlaşma tarihi | KTK m.111/2 |
Uzamış zamanaşımının ölçütü fiildir, kişinin sıfatı değil. KTK m.109/2 “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir” der. Bu nedenle kazada bir başkası yaralandıysa, hiç yaralanmayan araç malikinin maddi talebi de sekiz yıllık süreye tabidir. Tersi de doğrudur: ortada yaralanma ya da ölüm yoksa fiil suç oluşturmadığından uzamış süre işlemez ve süre iki yıl kalır. Ayrıntı için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Son bir uyarı: KTK m.97 uyarınca sigortacıya yapılan yazılı başvuru dava veya tahkim yolunu açan zorunlu bir adımdır, ancak zamanaşımını kesmez. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmî ödeme yapmasıdır. “Sigortaya başvurdum, sürem duruyor” varsayımı hak kaybına yol açar.
Kazada Yüzde Yüz Haklı Olmak Ne Anlama Gelir?
Kazada yüzde yüz haklı olmak, hukuken kusurunuzun sıfır olması demektir; “haklılık” kanunun kullandığı bir terim değildir. Günlük dilde kurulan “yüzde yüz haklıyım”, “karşı taraf suçlu”, “hata oranı bende değil” cümlelerinin tamamı aynı hukuki kavramı, kusur oranını arar. Bu terim farkı, insanların doğru maddeye ulaşmasını engelleyen en yaygın engellerden biridir.
- “Suçlu” ceza hukukunun terimidir. Salt maddi hasarlı kazada ortada bir suç olmadığı için “suçlu taraf” ifadesi teknik olarak yanlıştır; doğru terim kusurlu taraftır.
- “Hata oranı” ve “kusur durumu” aynı şeyi, kusur oranını anlatır.
- “Yüzde yüz haklı” olmak, karşı tarafın kusurunun %100 olduğunu göstermeyi gerektirir; bu ispat yapılamazsa oran paylaştırılır.
Karşı tarafın sorumluluktan tamamen kurtulabilmesi için ise kanunun aradığı eşik daha yüksektir. KTK m.86/1 basit kusuru değil, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunu arar. Bu nedenle “yüzde yüz haklıyım” iddiası ile “karşı taraf hiç ödemeyecek” sonucu arasında otomatik bir bağ yoktur; ikincisi ayrıca ispatlanması gereken bir savunmadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Trafik kazasında yüzde yüz kusurlu bir kişi tazminat davası açabilir mi?
Evet, açabilir. Kanunda dava açmayı engelleyen bir hüküm yoktur; kapanan tek şey, kendi zararının zorunlu trafik sigortasından karşılanmasıdır (KTK m.92/g). Davanın konusu kusur oranına itiraz olabileceği gibi, kazadaki diğer sorumlulara (yol idaresi, üretici, üçüncü kişi) yöneltilen talep de olabilir. Kusurun değişme ihtimalinin bulunmadığı dosyalarda ise dava açmanın somut bir yararı olmayabilir; bu değerlendirme dosyadaki delillere göre yapılır.
Destekten yoksun kalma tazminatında kusur oranı tazminat talebini etkiler mi?
Evet, doğrudan etkiler. KTK m.92/(j) uyarınca destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır. Ölen kişi yüzde yüz kusurluysa sigortacıdan istenebilecek destek tazminatı kalmaz; kısmi kusurda talep o oranda azalır. Bu sınır 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanunla doğrudan kanuna yazılmıştır ve yalnızca sigortacıya karşı işler.
Trafik kazalarında zorunlu mali sorumluluk sigortası tazminat yükümlülüğü nedir?
Zorunlu mali sorumluluk sigortası, işletenin KTK m.85/1 uyarınca üçüncü kişilere verdiği zarardan doğan sorumluluğunu poliçe limitine kadar üstlenir. Kapsamı üçüncü kişilerin maddi zararı ile bedensel zararlarıdır. Manevi tazminat KTK m.92/(f) uyarınca teminat dışıdır; gelir kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar m.92/(k) ile, sigortalının kendi kusuruna denk gelen talepler ise m.92/(g) ile kapsam dışında bırakılmıştır.
Kazada yüzde yüz kusurlu olunca ne olur?
Kendi zararınızı karşı taraftan ve karşı tarafın sigortasından isteyemezsiniz; buna karşılık karşı tarafın zararının tamamından sorumlu olursunuz. Zararın poliçe limitini aşan kısmı doğrudan sizin malvarlığınızdan tahsil edilir. Kazada yaralanma veya ölüm varsa ayrıca ceza soruşturması yürür. Tedavi giderleriniz ise kusurdan bağımsız olarak KTK m.98 uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
Yüzde yüz kusurlu olan kişi kaskodan hasarını alabilir mi?
Kural olarak alabilir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın teminat dışı hâlleri sayan A.5 maddesinde kusur bir istisna olarak yer almaz. Teminat, kimin kusurlu olduğuna değil gerçekleşen riske bağlanır. Ancak ehliyetsiz kullanım (A.5.4), yönetmelikte belirlenen seviyenin üzerinde alkol veya uyuşturucu etkisinde kullanım (A.5.5) ve kasıtlı zarar (A.5.6) gibi hâllerde ödeme yapılmaz. Poliçenizin özel şartları da ayrıca incelenmelidir.
Yüzde yüz kusurlu sürücünün tedavi masraflarını kim öder?
Sosyal Güvenlik Kurumu öder. KTK m.98/1, trafik kazası sebebiyle sunulan sağlık hizmeti bedellerinin “kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın” Kurum tarafından karşılanacağını düzenler. Madde kusur oranına hiç değinmez. Aynı fıkra uyarınca sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüğü sona ermiştir.
Kaza tespit tutanağında yüzde yüz kusurlu yazıyorsa bu kesin midir?
Hayır. Kolluğun düzenlediği tutanakta kusur oranı zaten yazmaz; Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 tutanağı düzenleyenlerin oran belirtmeksizin yalnızca ihlal edilen kuralı yazacağını söyler. Anlaşmalı tutanak sisteminde çıkan yüzde yüz sonucu ise sigorta değerlendirmesidir, yargıyı bağlamaz. Tutanak bir karar değil, aksi ispatlanabilir bir delildir.
Kusur oranına itiraz için ne kadar sürem var?
Dava sürecinde kusur oranını belirleyen bilirkişi raporuna, raporun size tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilirsiniz (HMK m.281/1). İtirazın bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel teknik çalışma gerektiriyorsa, süre içinde mahkemeye başvurmanız hâlinde bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Bilirkişinin şahsının reddi ise ayrı bir kurumdur ve ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir hafta içinde istenir (HMK m.272/3).
Yüzde yüz kusurlu sürücünün aracındaki yolcu tazminat alabilir mi?
Evet. Yolcu üçüncü kişi sayılır ve sürücünün kusuru onun hakkını düşürmez; sürücünün kendi zorunlu trafik sigortasından tazminat talep edebilir. KTK m.88/1 uyarınca birden fazla sorumlu varsa bunlar müteselsilen sorumludur ve yolcu zararının tamamını herhangi birinden isteyebilir. Hatır için karşılıksız taşınma hâlinde ise KTK m.87/1 devreye girer ve sorumluluk genel hükümlere tabi olur.
Yüzde yüz kusurluysam karşı tarafın manevi tazminat talebini sigortam öder mi?
Hayır. KTK m.92/(f) manevi tazminata ilişkin talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakır. Manevi tazminat doğrudan kusurlu sürücüden, işletenden ve varsa bağlı olduğu teşebbüs sahibinden istenir. Bu talep poliçe limitinden bağımsızdır ve kusurlu tarafın kendi malvarlığından karşılanır.
Trafik kazasında yüzde 25 kusurlu olan kişi tazminat alabilir mi?
Alabilir. Kusuru yüzde 25 olan kişi, zararının kendi kusuruna denk gelen kısmı dışında kalan yüzde 75 oranındaki bölümü talep edebilir. Sigortacı bakımından bu indirim KTK m.92/(g) gereği kendiliğinden uygulanır. İşletene karşı ise KTK m.86/2 uyarınca indirim hâkimin takdirindedir ve zarar görenin kusurlu olduğunu ispat yükü tazminatı ödeyecek taraftadır.
Kusur oranı sonradan düşerse eski karar değişir mi?
Yargılama devam ederken alınan yeni rapor veya sunulan yeni delil, mahkemenin kusur değerlendirmesini değiştirebilir. Kesinleşmiş bir karardan sonra ise ancak kanun yollarının ve yargılamanın yenilenmesi şartlarının bulunması hâlinde bir değişiklik gündeme gelir. Ceza dosyasındaki kusur tespiti hukuk davasını bağlamaz; TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi ceza hâkiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir.
Yüzde yüz kusurlu olduğum için sigortam bana rücu eder mi?
Kusurun kendisi rücu sebebi değildir. Sigortacı, karşı tarafa ödediği tazminatı ancak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda sayılan hâllerde (örneğin belirlenen seviyenin üzerinde alkollü araç kullanma, ehliyetsizlik, aracın kasten zarara sebebiyet verecek şekilde kullanılması gibi) sigortalıya rücu edebilir. Rücu talebi için KTK m.109/4 uyarınca iki yıllık ayrı bir zamanaşımı süresi işler ve bu süre ödemenin tamamlandığı günden başlar.
Kaza yerinde imzaladığım anlaşma beni bağlar mı?
Kısmen. KTK m.111/1 uyarınca kanunun öngördüğü hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu iki yıllık süre, KTK m.109’daki zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir.
Trafik kazasında yüzde yüz kusurlu olmanın cezası nedir?
Salt maddi hasarlı kazada ceza sorumluluğu doğmaz; taksirle mala zarar verme TCK’da suç olarak düzenlenmemiştir. Yaralanma varsa TCK m.89/1 uyarınca 4 aydan 2 yıla kadar hapis, birden fazla kişinin yaralanmasında m.89/4 uyarınca 9 aydan 5 yıla kadar hapis söz konusudur. Ölüm varsa TCK m.85/1 uyarınca 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası uygulanır. Ölümle sonuçlanan kazaya asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücünün sürücü belgesi KTK m.118 son fıkra uyarınca 1 yıl süreyle geri alınır.
Yüzde yüz kusurlu olduğum kazada araç mahrumiyet bedelimi isteyebilir miyim?
Hayır. Araç mahrumiyeti, kazanç kaybı ve kira mahrumiyeti KTK m.92/(k) uyarınca dolaylı zarar sayıldığından zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır; ayrıca kendi kusurunuza denk gelen talep m.92/(g) ile de kapsam dışındadır. Bu kalemler, kusuru bulunan karşı taraf varsa doğrudan ondan istenir.
Trafik kazasında yüzde yüz kusurlu olan kişi için belirleyici olan, oranın gerçekten yüzde yüz olup olmadığı, hangi kalemin hangi muhataptan isteneceği ve hangi sürenin işlediğidir; bunların üçü de dosyanın somut verilerine bağlıdır. Trafik kazası sonrası haklarınızı değerlendirmek için trafik kazası avukatı sayfamızdan bilgi alabilir, dosyanızdaki tutanak, rapor ve poliçeleri birlikte gözden geçirebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Her dosyanın delil durumu ve kusur dağılımı farklı olduğundan, adım atmadan önce bir avukata danışmanız önerilir.