Genel

Trafik Kazasında Karşı Taraf Sigortasız Çıkarsa Ne Yapılır?

Trafik Kazasında Karşı Taraf Sigortasız Çıkarsa Ne Yapılır

Trafik kazasında karşı taraf sigortasız çıkarsa tazminat hakkı ortadan kalkmaz; değişen şey muhatabın kim olduğu ve zararın hangi yoldan tahsil edileceğidir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunan bir kazada muhatap sigorta şirketiyken, sigortasız kazada araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyeti gibi maddi kalemler doğrudan kusurlu sürücü ile aracın işletenine yöneltilir. Yaralanma veya ölüm varsa tablo ikiye ayrılır: bedensel zararlar için Güvence Hesabı devreye girer, tedavi giderleri ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğundadır.

Makale İçeriği

Sigortasız kazada dosyanın kaderini belirleyen ikinci konu ispattır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 152 nci maddesi, araçlardan birinin geçerli zorunlu trafik sigortası yoksa tarafların kendi aralarında “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” düzenleyip ayrılmasına izin vermez; tutanağı trafik zabıtası düzenler. Bu tek kural, kaza yerinde verilen kararın sonradan telafisi olmadığını gösterir. Aşağıda sürecin tamamı — ilk dakikalardan tazminat davasına, Güvence Hesabı başvurusundan idari para cezasına kadar — kanun ve yönetmelik lafzıyla, trafik kazası hukuku çerçevesinde adım adım anlatılmıştır.

Özet

Karşı tarafın trafik sigortası yoksa hak kaybolmaz, yalnızca muhatap ve başvuru yolu değişir; maddi zararlar kusurlu sürücü ve işletenden, bedensel zararlar ise şartları varsa Güvence Hesabından istenir.

  • Maddi zararlar Güvence Hesabından istenemez. 5684 sayılı Kanun m.14/2-(b) sigortasız aracın neden olduğu zararlarda Hesabı yalnızca bedensel zararlarla sınırlı tutar; araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyeti doğrudan sürücü ve işletene yöneltilir.
  • Tedavi giderlerinin muhatabı SGK’dır. KTK m.98 ve 1/7/2026’dan beri yürürlükte olan ZMSS Genel Şartları A.5/b, bu kalemde sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona erdiğini açıkça yazar.
  • Sigortasızlıkta anlaşmalı tutanak düzenlenemez. KTY m.152/2-(ç)/3 uyarınca tutanağı trafik zabıtası düzenler; taraflar anlaşıp ayrılırsa aynı maddenin (c) bendi gereği sonradan tutanak isteyemezler.
  • Sorumluluk müteselsildir. KTK m.85/1 işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibini müştereken ve müteselsilen sorumlu tutar; m.85/son işleteni sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu kılar.
  • Süre iki katmanlıdır. Salt maddi hasarlı kazada KTK m.109 uyarınca 2 yıl ve her hâlde 10 yıl; kazada yaralanma varsa uzamış süre 8, ölüm varsa 15 yıldır.

Karşı Taraf Sigortasız Çıkarsa İlk 30 Dakikada Ne Yapmalısınız?

İlk otuz dakikada yapılması gereken üç iş vardır: güvenliği sağlamak, kolluğu çağırmak ve delili yerinde toplamak. Sigortasız kazayı sigortalı kazadan ayıran nokta ikinci maddedir — sigortasızlık, kolluk çağırmanın tercihe bırakıldığı değil zorunlu olduğu hâllerden biridir.

Güvenliği sağlayın ve acil durum kontrolü yapın

Yaralanma varsa 112’yi arayın. Yaralanma yoksa dahi yolu tehlikeye sokan bir durum varsa güvenliği sağlayın, mümkünse uyarı üçgeni ve reflektör kullanın. KTK m.81/1-(a) kazaya karışanlara “hareket hâlinde iseler trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, kaza mahallinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almak” yükümlülüğü yükler; (b) bendi ise sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dâhil kaza yerindeki durumun değiştirilmemesini emreder.

Sigortasızlık, kolluk çağırmanın zorunlu olduğu hâldir

Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2-(ç), yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazalarda tutanağın taraflarca değil trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde genel kolluk tarafından düzenleneceği hâlleri altı bent hâlinde sayar. Üçüncü bent doğrudan bu yazının konusudur: “Araçlardan herhangi birinin ülkemizde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının olmaması.” Yani karşı taraf sigortasız çıktığı anda, anlaşmalı tutanak yolu kanunen kapanır. Maddenin tam metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

KTY m.152/2-(ç) — anlaşmalı tutanak düzenlenemeyen hâllerSonuç
1) Kazaya bir aracın karışması (tek taraflı maddi hasarlı kaza)Tutanağı trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde genel kolluk düzenler
2) Taraflardan birinin sürücü belgesinin bulunmaması veya belgesinin kullandığı araç cinsi için yeterli olmaması
3) Araçlardan herhangi birinin ülkemizde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının olmaması
4) Sürücülerden herhangi birinde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı şüphesinin bulunması
5) Kazaya karışan araçlardan birinin kamu kurum veya kuruluşuna ait olması (Sağlık Bakanlığına ait ambulans ve acil sağlık araçları hariç)
6) Kazada kamu malına veya üçüncü kişilere ait eşyaya zarar verilmiş olması
Kaynak: Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152 (Değişik: RG-21/3/2012-28240; 5 numaralı bent Değişik: RG-19/2/2014-28918).

Delili yerinde toplayın, sonraya bırakmayın

Plaka, sürücü kimliği ve ehliyeti, ruhsat, araçların konumu, hasarın yakın ve genel fotoğrafları, çevre kameraları, tanık bilgileri… KTK m.81/1-(c) karşı tarafa, istendiği takdirde kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirme ve gösterme yükümlülüğü yükler. Poliçe gösterilemiyorsa bu, sigortasızlığın kaza yerinde tespit edilmiş olması demektir ve tutanağa geçirilmesi gerekir. Sigortasızlık hâlinde ispat yükü fiilen ağırlaştığı için bu adım doğrudan sonucu etkiler.

Trafik kazasında karşı taraf sigortasız çıkarsa izlenecek adımları gösteren bilgilendirme görseli

Kaza Tespit Tutanağı Sigortasızlıkta da Geçerli mi?

Kaza tespit tutanağı sigortasızlık hâlinde de dosyanın temel belgesidir; ancak hangi tutanak sorusu burada kritik hâle gelir. Taraflarca doldurulan anlaşmalı tutanak ile kolluğun düzenlediği trafik kazası tespit tutanağı aynı belge değildir ve sigortasız kazada ikincisi düzenlenmek zorundadır.

Bu ayrımın pratikteki bedeli ağırdır. KTY m.152/2-(c) birebir şöyle der: “Bir anlaşma ile olay yerinden ayrılmış olan taraflar, meydana gelen zararın sigortaları tarafından veya kendilerince doğrudan karşılanacağını kabul etmiş sayılırlar ve sonradan yetkililerden kaza tespit tutanağı düzenlenmesini isteyemezler.” Karşı tarafın sigortasız olduğunu bilmeden ya da önemsemeden anlaşmalı tutanak imzalayıp ayrılan sürücü, ertesi gün karakola gidip resmî tutanak talep edemez.

Sigortasız sürücüler tutanak aşamasında imzadan kaçınabilir, yanlış beyan verebilir veya sonradan “ben sürmüyordum” gibi iddialar ileri sürebilir. Son iddianın hukuki bir karşılığı yoktur: KTK m.85/son, işleteni ve araç işleticisi teşebbüsün sahibini “aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu” tutar. Yine de kaza yerinde şu dört noktanın tutanağa geçmesi dosyayı belirgin biçimde güçlendirir:

  • Araçların konumu ve yönleri net çizilmeli, kroki tereddüde yer bırakmamalı
  • Plaka ve kimlik bilgileri eksiksiz yazılmalı, karşı tarafın poliçe ibraz edemediği tutanağa işlenmeli
  • Mümkünse çevre fotoğraflarıyla tutanak desteklenmeli
  • Tanık varsa bilgileri alınmalı; KTY m.157/b kusur tespitinde tanık ifadelerini açıkça sayar

Tutanağın nasıl düzenlendiği, hangi kazalarda tutulamayacağı ve sorgulamanın nereden yapılacağı ayrı bir konudur; ayrıntı için e-Devlet kaza tutanağı ve kaza tespit tutanağı sorgulama ve itiraz yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sigortasız Araçla Yapılan Kazada Tazminat Alınabilir mi?

Evet, alınabilir; ancak “hangi kalem, hangi muhataptan” sorusu cevabı belirler. Sigortasız kazada tek bir kapı yoktur; zarar kalemine göre üç ayrı muhatap devreye girer ve bunlardan biri diğerinin yerine geçmez.

Zarar kalemiMuhatapDayanak
Araç hasarı (onarım bedeli)Kusurlu sürücü + işletenKTK m.85/1, TBK m.49
Araç değer kaybıKusurlu sürücü + işletenKTK m.85/1 — Güvence Hesabı kapsamı dışı (5684 m.14/2-b)
Araç mahrumiyet bedeliKusurlu sürücü + işletenKTK m.92/k dolaylı zarar; sigortadan istenemeyen kalem
Tedavi / sağlık hizmet bedeliSosyal Güvenlik KurumuKTK m.98; ZMSS GŞ A.5/b (1/7/2026)
Sürekli sakatlık (maluliyet) tazminatıGüvence Hesabı veya sürücü/işleten5684 m.14/2-b; GH Yön. m.9/1-b
Destekten yoksun kalma (ölüm)Güvence Hesabı veya sürücü/işleten5684 m.14/2-b; GH Yön. m.9/1-b
Manevi tazminatKusurlu sürücü + işletenTBK m.56 — zorunlu sigorta kapsamı dışı (KTK m.92/f)
Sigortasız araç kazasında zarar kalemi – muhatap eşleşmesi.

Karşı tarafa (sürücü/işleten) doğrudan başvuru

Sigorta bulunmadığı için maddi kalemlerde tazminat talebi doğrudan kusurlu sürücüye ve aracın işletenine yöneltilir. Burada sıkça atlanan nokta, bu iki kişinin birlikte ve müteselsilen sorumlu olmasıdır. KTK m.85/1’in lafzı nettir: bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, “motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” KTK m.88/1 aynı ilkeyi genişletir: üçüncü kişinin uğradığı zarardan birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse bunlar müteselsilen sorumlu tutulur.

Pratik sonucu şudur: zararın tamamı, sorumlulardan herhangi birinden istenebilir. Aracı kullanan kişinin ödeme gücü yoksa talep işletene — yani trafik siciline göre araç malikine — yöneltilebilir. Sorumlular arasındaki paylaşım KTK m.88/2 uyarınca iç ilişkide, kusur oranlarına göre yapılır; bu, zarar görenin beklemesi gereken bir aşama değildir.

Zarar kalemlerine göre farklı yolların devreye girmesi

Maddi hasar, değer kaybı, araç mahrumiyeti bedeli ve bedensel zararların her birinde ispat ve takip yöntemi değişir. “Tek dilekçeyle her şeyi çözerim” yaklaşımı çoğu dosyada sorun çıkarır; çünkü bedensel zararlarda Güvence Hesabı gibi ayrı bir kurum, tedavi giderlerinde ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu muhataptır. Her kalemin ayrı satır hâlinde ve kendi deliliyle ileri sürülmesi gerekir.

Kazada karşı tarafın sigortası yoksa ne olur?

Üç şey aynı anda olur. Birincisi, zararınızın muhatabı sigorta şirketi olmaktan çıkar ve doğrudan kusurlu sürücü ile işleten hâline gelir; bu, tahsilat riskini size yükler. İkincisi, kaza yerinde anlaşmalı tutanak düzenleme imkânı ortadan kalkar ve kolluk çağrılması gerekir. Üçüncüsü, karşı taraf hakkında KTK m.91 uyarınca idari para cezası uygulanır ve aracı trafikten men edilir; ancak bu cezalar devlete ödenir, sizin zararınızı karşılamaz.

Değişmeyen tek şey hakkın kendisidir. Sigortasızlık, tazminat talebinizi ne düşürür ne de küçültür; yalnızca talebin yöneltileceği kişiyi, izlenecek usulü ve ispat yükünün ağırlığını değiştirir.

Sigortasız Araç Kazasında Sorumluluk Zinciri: Sürücü, İşleten ve Araç Sahibi

Sigortasız kazada sorumluluk tek kişide toplanmaz; kanun üç ayrı hukuki temel tanır ve bunlar birbirini dışlamaz. Sürücü kendi kusurundan TBK m.49 uyarınca haksız fiil hükümlerine göre sorumludur. İşleten — yani aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten kişi — KTK m.85/1 uyarınca kusursuz sorumludur. Aracın bir teşebbüsün unvanı altında işletilmesi hâlinde teşebbüs sahibi de aynı fıkraya göre müteselsilen sorumludur.

Kusursuz sorumluluğun sınırı KTK m.85/son ile çizilir: işleten, sürücünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bu hüküm, “aracı ben kullanmıyordum, arkadaşıma vermiştim” savunmasını etkisiz kılar. Sigortasız araçlarda bu savunma sık duyulur, çünkü poliçe olmadığı için sorumluluğu üzerinden atmaya çalışan kişi doğrudan malvarlığıyla karşı karşıyadır.

İspat yükü bakımından iki hâl birbirinden ayrılır. Motorlu araç, motorlu olmayan bir kişi veya şeye zarar verdiyse (yaya, bisikletli, duvar, bahçe duvarı) işletenin kusursuz sorumluluğu esastır. Buna karşılık iki motorlu aracın karıştığı kazada zarar gören, kazanın oluşumunda işletene veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmek zorundadır. Sigortasız araç kazalarının büyük bölümü bu ikinci gruba girer — kusur tespiti bu yüzden dosyanın merkezindedir.

Tedavi Giderlerini Kim Karşılar, Güvence Hesabı mı SGK mı?

Trafik kazası nedeniyle doğan tedavi giderlerinin muhatabı Sosyal Güvenlik Kurumudur — karşı tarafın sigortalı olup olmaması bu sonucu değiştirmez. KTK m.98 (Değişik: 13/2/2011-6111/59) birebir şöyle der: “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.”

Maddenin ikinci fıkrası, bu kalemde sigorta tarafının yükümlülüğünü kesin biçimde sona erdirir. Sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının belirli bir oranı SGK’ya aktarılır ve fıkra şu cümleyle biter: “Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer.” Aynı sonuç, 1/7/2026’dan beri yürürlükte olan ZMSS Genel Şartları A.5/b metninde de tekrarlanır: 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesi kapsamındaki sağlık giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğundadır ve bu giderler için sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu sona ermiştir.

Bu ayrımın pratik değeri büyüktür. Sigortasız araç kazasında yaralanan kişi, hastane masrafı için Güvence Hesabına başvuru dosyası hazırlarsa yanlış kapıyı çalmış olur; hakkı yok değildir, muhatabı yanlıştır. Doğru sıralama şudur: tedavi gideri SGK, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma Güvence Hesabı ya da kusurlu taraf, araç hasarı ve değer kaybı yalnız kusurlu taraf.

Bedensel zarar kalemiMuhatapNot
Hastane, ameliyat, ilaç, protez — KTK m.98 kapsamındaki sağlık hizmet bedelleriSGKKusura ve sosyal güvenceye bakılmaz
Tedavi süresince ve sonrasında ortaya çıkan bakıcı giderleriGüvence Hesabı (sigortasız araçta)ZMSS GŞ A.5/b; m.98 kapsamındaki gider değildir
Geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık tazminatıGüvence Hesabı (sigortasız araçta)ZMSS GŞ A.5/c; TBK haksız fiil hükümlerine göre hesaplanır
Destekten yoksun kalma tazminatıGüvence Hesabı (sigortasız araçta)Teminat tutarını aşan kısım kusurlu taraftan istenir
Bedensel zararlarda kalem – muhatap ayrımı (sigortasız araç kazası).

Tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanma usulü, hangi giderlerin kapsam dışında kaldığı ve özel hastane fark ücreti tartışması ayrı bir konudur; ayrıntı için trafik kazasında tedavi giderlerini kim öder ve yaralanmalı trafik kazalarında trafik sigortası hangi ödemeleri yapar yazılarımıza bakabilirsiniz.

Güvence Hesabı Başvuru Şartları

Güvence Hesabı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 ile Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuş bir hesaptır. Maddenin birinci fıkrası Hesabın işlevini “ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması” olarak tanımlar. Yani Hesap sınırsız bir tazminat kaynağı değildir; ödemesi, rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli olan zorunlu sigorta teminat tutarlarıyla sınırlıdır.

Başvurulabilecek hâller 5684 m.14/2’de sayılıdır ve kapsam maddi/bedensel ayrımına göre değişir. Sigortasız araç kazası bakımından belirleyici bent (b) bendidir ve yalnızca bedensel zararları kapsar.

HâlKapsamBent
Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesiYalnız bedenselm.14/2-(a)
Sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlarYalnız bedenselm.14/2-(b)
Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle bütün branşlarda ruhsat iptali ya da iflasıMaddî ve bedenselm.14/2-(c)
Çalınmış veya gasp edilmiş aracın karıştığı kazada işletenin sorumlu tutulmadığı hâllerYalnız bedenselm.14/2-(ç)
Zorunlu sigorta teminat limitleri ile poliçedeki teminat arasındaki farkBedensel tazminat farkıGH Yön. m.9/1-(c)
Kaynak: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14/2 ve Güvence Hesabı Yönetmeliği m.9/1.

Tablonun okunması gereken satırı (b) bendidir: sigortasız araç kazasında araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyeti Güvence Hesabından istenemez. Bu kalemler maddi zarardır ve maddenin son cümlesi eşyaya gelecek zararların Hesaptan karşılanmasını ancak Cumhurbaşkanı kararına bağlı tutar. Buna karşılık sigortacının iflası hâlinde (c) bendi maddi zararları da kapsar — internette sık rastlanan “iflasta da kusurluya başvurulur” cümlesi bu yüzden yanlıştır.

Güvence Hesabı Yönetmeliği m.9/1-(b), kapsamı “rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde” sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlarla sınırlar. Teminat tutarları her yıl güncellendiği için başvuruda esas alınacak limit, başvuru tarihindeki değil kaza tarihindeki tutardır. Yönetmelik m.17/1 sınırın aşılması hâlini de düzenler: Hesap, zorunlu sigorta teminatı sınırları içinde yaptığı ödemeyle borçtan kurtulur; teminat tutarlarını aşan zararlar zarara sebebiyet veren veya hukuken sorumlu olanlarca karşılanır.

Aynı kazada birden fazla kişi zarar görmüşse Yönetmelik m.18 devreye girer: tazminat giderleri toplamı teminat tutarını aşıyorsa her bir zarar görenin talebi, teminat tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur. Çok yaralılı kazalarda başvurunun gecikmesi bu yüzden risk taşır.

Güvence hesabı başvuru süresi var mı?

Güvence Hesabı Yönetmeliğinde Hesaba başvuru için özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; Yönetmelik metninde başvuru süresine ya da zamanaşımına ilişkin bir hüküm bulunmaz. Talebin dış sınırını, trafik kazasından doğan tazminat taleplerinin tabi olduğu KTK m.109 zamanaşımı süreleri çizer: maddi zararlarda iki yıl ve her hâlde on yıl; kazada yaralanma varsa sekiz, ölüm varsa on beş yıl.

Buna karşılık beklemenin iki pratik maliyeti vardır. Birincisi, ödemenin dayanacağı teminat tutarı kaza tarihindeki tutar olduğu için geçen süre lehe işlemez. İkincisi, aynı kazada birden fazla zarar gören varsa Yönetmelik m.18’deki oransal indirim kuralı devreye girer ve geç başvuran, teminat tutarının paylaşıldığı bir tabloyla karşılaşabilir.

Güvence Hesabı Başvuru Dilekçesi Örneği Var mı, Hangi Belgeler İstenir?

Mevzuatta matbu bir Güvence Hesabı başvuru dilekçesi örneği yoktur; internette dolaşan “örnek dilekçe” metinlerinin hiçbirinin kanuni dayanağı bulunmaz. Güvence Hesabı Yönetmeliği m.15/1 bu konuyu açıkça düzenler: “Yönetim Komitesi Müsteşarlığın uygun görüşünü alarak başvurularda aranılacak belgeleri belirlemeye yetkilidir. İstenilecek belgeler, Hesabın internet sitesi kanalı ile kamuoyuna duyurulur.”

Bunun iki sonucu vardır. Birincisi, belge listesi yönetmelikte sabit değildir ve değişebilir; başvurudan önce Güvence Hesabının kendi internet sitesindeki güncel liste esas alınmalıdır. İkincisi, dilekçenin şekli değil içeriği önemlidir: hangi kazadan, hangi zarar kaleminden, hangi hukuki temele dayanarak talepte bulunulduğu ve talebin tutarı açıkça yazılmalıdır. Zarar türüne göre istenen belgeler uygulamada şu şekilde gruplanır:

Zarar türüUygulamada istenen belgeler
Sürekli sakatlanmaKaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, varsa bilirkişi raporu · kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu · epikriz ve genel adli muayene raporları · tedavi belgeleri · güncel SGK hizmet dökümü · vekâletname (vekil aracılığıyla başvuruda) · kişisel veri rıza beyanı
Ölüm (destekten yoksun kalma)Kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, varsa bilirkişi raporu · veraset ilamı · ölüm belgesi ve otopsi raporu · güncel nüfus kayıt örneği · desteğin son gelir durum belgesi · vekâletname · kişisel veri rıza beyanı
Liste Yönetmelikte sayılı değildir; Güvence Hesabı Yönetmeliği m.15/1 uyarınca Hesabın internet sitesinde ilan edilen güncel liste esas alınır.

Sağlık kurulu raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş olması şartı, dosyaların en sık takıldığı noktadır. Maluliyet oranı hesabında hangi cetvelin uygulanacağı kaza tarihine göre belirlendiği için, sonradan farklı bir yönetmeliğe göre alınan rapor kabul görmeyebilir.

Başvurunun ardından Yönetmelik m.14/1 uygulanır: Hesap tarafından gerekli inceleme yapıldıktan sonra, tazminat miktarında ve hak sahiplerinde tereddüt bulunmuyorsa belirlenen miktar hak sahiplerine ödenir. İnceleme sonucunda tamamen veya kısmen reddedilen başvurular ise m.15/2 uyarınca ilgililere yazı ile bildirilir — sözlü ret açıklaması yeterli değildir ve bu yazı bir sonraki aşamanın kapısını açan belgedir.

Güvence hesabı başvuru sorgulama nasıl yapılır?

Başvuru ve dosya takibi Hesabın kendi internet sitesi üzerinden yürür; hasar başvurusu elektronik ortamda yapılabildiği gibi Hesabın merkez adresine ya da kurumsal e-posta adresine de iletilebilir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden e-Devlet’te sunulan poliçe ve hasar sorgulama hizmetleri Güvence Hesabı dosyasını göstermez; bu iki kanal birbirinden ayrıdır.

Başvurunun akıbeti bakımından belirleyici belge, Yönetmelik m.15/2’de öngörülen yazılı bildirimdir. Talep kısmen veya tamamen reddedilmişse bu yazının saklanması gerekir: Sigorta Tahkim Komisyonuna ya da mahkemeye gidilirken talebin olumsuz sonuçlandığını gösteren belge budur.

Güvence Hesabı Başvuruyu Reddederse Ne Yapılır?

Ret hâlinde iki yol açıktır ve seçim hak sahibinindir. Birincisi Sigorta Tahkim Komisyonudur. Güvence Hesabı Yönetmeliği Ek m.2 (Ek: RG-5/3/2013-28578) bunu açıkça düzenler: “Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında meydana gelecek sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.” İkincisi genel mahkeme yoludur.

Tahkim yolunun pratik avantajı, 5684 m.30/17’de düzenlenen kuraldır: talebin reddi hâlinde aleyhe hükmedilecek vekâlet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin beşte biri oranındadır. Bu, dava yoluna göre belirgin biçimde düşük bir risktir. Hakem ücreti ise m.30/18 uyarınca Komisyon tarafından karşılanır, başvurandan alınmaz.

Bir noktaya dikkat edilmelidir: 5684 m.30/14 uyarınca mahkemeye ve tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. Yani önce tüketici hakem heyetine gitmek tahkim yolunu kapatır. Mercii seçimi bu nedenle baştan yapılmalıdır.

Zarar sorumlusuna karşı ayrıca dava açılmışsa Yönetmelik m.19/1 bir bildirim yükümlülüğü getirir: Hesaptan talepte bulunan hak sahipleri, zarar sorumlusuna karşı açtıkları davaları Hesaba bildirmek zorundadır. Hesap, açılan davaların mahiyetine göre yapacağı ödemeleri durdurabilir veya davalara müdahil olarak katılabilir. Buna ek olarak m.20/1, sorumludan tahsil yapılması hâlinde sebepsiz zenginleşmeye yol açan tutarın beş iş günü içinde Hesaba iade edilmesini zorunlu kılar.

Güvence Hesabından ödeme alınması, sigortasız sürücünün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Yönetmelik m.16/1-(a), Hesabın ödediği tutarı zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarları üzerinden yaptırmayan kişilere rücu edeceğini düzenler; m.17/2 ise Hesabın ödediği tazminat miktarınca hukuken zarar gören kişinin yerine geçtiğini söyler. Poliçe yaptırmayarak prim ödemekten kaçınan sürücü, sonunda tazminatın tamamıyla karşı karşıya kalır.

Sigortasız Araç Kazasında Değer Kaybı Talebi Nasıl Yapılır?

Sigortasız kazalarda en çok atlanan konulardan biri, aracın onarıldıktan sonra da ekonomik olarak zarar görmeye devam etmesidir. Araç tamir edilir, boyanır, parça değişir; ancak ikinci el piyasasında “hasar kayıtlı” olarak görünmesi alıcı davranışını doğrudan etkiler. Bu durum, araç sahibinin cebinden çıkan onarım bedelinden ayrı bir zarardır ve ayrıca talep edilmezse kendiliğinden ödenmez.

Karşı tarafın sigortası yoksa değer kaybı nasıl alınır?

Değer kaybı maddi bir zarardır; bu nedenle 5684 m.14/2-(b) uyarınca Güvence Hesabından istenemez. Talep doğrudan kusurlu sürücüye ve araç işletenine yöneltilir, hukuki temeli KTK m.85/1 ile TBK m.49’dur. Uygulamada izlenecek sıra şudur:

  1. Kusurun karşı tarafta olduğunun tutanak ve delillerle netleşmesi
  2. Zararın belgelenmesi: servis faturaları, değişen parça listesi, işlem gören bölgeler, kilometre bilgisi, hasarın niteliği
  3. Değer kaybı tutarının bağımsız bir sigorta eksperi raporuyla veya bilirkişi incelemesiyle tespiti
  4. Sürücü ve işletene yazılı talep (noter ihtarnamesi ya da iadeli taahhütlü mektup — teslim tarihi ispatlanabilir olmalı)
  5. Ödeme yapılmazsa dava yolu; talep kalemleri ayrı ayrı ve miktar belirtilerek yazılır

Sigortasız kazada ZMSS rejimi neden işlemez?

Sigortalı kazalarda değer kaybı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının kendi usulüyle yürür. 1/7/2026’da yürürlüğe giren metne göre değer kaybı, aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri farkı dikkate alınarak atanacak sigorta eksperince tespit edilir. Aynı metin, araç hasarı için başvuran hak sahibinin değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacağını düzenler.

Bu usulün tamamı bir sigorta sözleşmesinin varlığına bağlıdır. Karşı taraf sigortasızsa eksper ataması, sigortacının cevap süresi, ödeme için öngörülen süre ve “başvuran değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır” karinesi işlemez. Dosya baştan sona genel hükümlere tabidir: zararı ispat etmek, tutarı belgelemek ve talebi ayrı kalem olarak ileri sürmek tamamen zarar görene düşer. Bu nedenle ilk yapılması gereken, aracı onarıma vermeden önce hasarın fotoğraf ve ekspertizle sabitlenmesidir.

Değer kaybı hesabının nasıl yapıldığı, hangi işlem türlerinin dikkate alındığı ve talebin kime yöneltileceği konusunda ayrıntı için araç değer kaybı davası kime açılır ve 1 Temmuz 2026 sonrası hasar ve değer kaybı uygulaması yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sigortasız araç kazasında değer kaybı talebinin nasıl yapılacağını anlatan bilgilendirme görseli

Araç Mahrumiyet Bedeli Talep Edilebilir mi?

Araç onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamıyorsa ortaya çıkan kayıp da hukuken dikkate alınır. Birçok kişi yalnızca hasar bedeline odaklanır; ancak aracın iş veya günlük hayat için kullanıldığı düşünülürse, kullanılamayan günler de ekonomik zarar doğurur. Özellikle ticari araçlarda bu zarar daha görünürdür: araç çalışmadığı gün gelir de oluşmaz. Hususi araçlarda ise ulaşım giderleri, kiralama masrafları veya ulaşım zorlukları gündeme gelir.

Sigortasız kazada bu kalemin muhatabı konusunda tereddüt yoktur: yalnızca kusurlu sürücü ve işleten. Zaten sigortalı kazalarda bile araç mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortasından istenemez; KTK m.92/(k) “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları” teminat dışında sayar. Sigortasızlık hâlinde ise Güvence Hesabı da maddi zararları karşılamadığı için tek muhatap zarar veren taraftır.

Hesapta ölçüt fiilen serviste geçirilen gün değil makul onarım süresidir; bu süre, emsal günlük kira bedeli ve karşı tarafın kusur oranıyla birlikte değerlendirilir. Kiralama yapılmış olması şart değildir: zararın miktarı ispat edilemiyorsa hâkim TBK m.50/2 uyarınca olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı belirler. Buna karşılık aracın serviste kaldığı süreyi belgelemek — iş emri, servis giriş-çıkış kaydı, parça tedarik yazışması — talebin kabulünü kolaylaştırır. Ayrıntı için sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı yazımıza bakabilirsiniz.

Sigortasız Araç Cezası Kime Yazılır?

Zorunlu trafik sigortası yaptırma yükümlülüğü sürücüye değil işletene aittir. KTK m.91/1 bunu açıkça yazar: “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” Maddenin son fıkrası ise bu hükme uymayanların idari para cezasıyla cezalandırılacağını düzenler. Dolayısıyla cezanın ilk muhatabı, trafik siciline göre işleten sayılan kişidir.

Uygulamada cezanın kime tebliğ edileceği üç ihtimale göre değişir:

DurumCeza kime yazılırDayanak
Denetimde sürücü tespit edilmiş, araç sürücünün kendi aracıİşleten sıfatıyla aynı kişiKTK m.91/1
Sürücü tespit edilememiş, plakaya göre tutanak düzenlenmişTrafik kaydında araç sahibi görünen kişi (posta yoluyla tebliğ)KTK m.116/1-2
Araç ihlal tarihinde kiralanmış ve kiracının tebligata uygun adresi varKiracı adına düzenlenir, ceza kiracıdan tahsil edilirKTK m.116 (Ek fıkra: 12/2/2026-7574/31)
Kiracıya ceza yazılması, 12/2/2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla getirilen yeni bir kuraldır.

Sigortasız araç cezası maddesi hangisidir?

Dayanak madde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 inci maddesidir. Maddenin birinci fıkrası sigorta yaptırma zorunluluğunu, beşinci fıkrası trafikten men tedbirini, son fıkrası ise idari para cezasını düzenler. Tutanaklarda ihlal kodu bu madde numarasına göre yazılır. Cezanın muhatabının belirlenmesinde KTK m.116, tutarın yıllık güncellenmesinde KTK Ek m.3, ödenmemesi hâlinde işleyecek faizde ise KTK m.115 devreye girer.

Sigortasız araç cezası ne kadar?

Kanun metnindeki rakam yanıltıcıdır: KTK m.91’in son fıkrası, 1997 yılında yapılan değişiklikten kalma nominal bir tutarı (eski para birimiyle 1.800.000 lira) taşır ve o gün bugündür Kanunda güncellenmemiştir. Uygulanan tutarı belirleyen hüküm KTK Ek m.3‘tür: “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundaki fiiller için, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan mutlak ceza tutarları, o yıl için Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır.”

Bu mekanizma nedeniyle sigortasız araç cezasının tutarı her yıl değişir ve hiçbir sabit rakam kalıcı değildir. İnternette “sigortasız araç cezası şu kadardır” diyen içeriklerin çoğu bir önceki yılın rakamını taşır. Güncel tutarın tek güvenilir kaynağı, Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığının her yıl yayımladığı Trafik İdari Para Ceza Rehberidir; rehber madde numarasına göre düzenlendiği için 91 inci madde satırına bakılarak o yılın tutarı ve peşin ödeme indirimiyle bulunacak miktar görülebilir.

Ceza zamanında ödenmezse KTK m.115 devreye girer: tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen cezalara her ay %5 faiz uygulanır ve bu suretle bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez. Süresinde ödenmeyen para cezaları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Sigortasız araç cezası ehliyet puanı düşer mi?

Hayır. Ceza puanı KTK m.118 uyarınca sürücülere verilir ve hangi ihlale kaç puan verileceği Karayolları Trafik Yönetmeliği Ek-35 sayılı “Sürücülere Uygulanacak Ceza Puanı Cetveli”nde gösterilir. Zorunlu trafik sigortası yaptırma yükümlülüğü işletene ait olduğu ve bir sürücü kural ihlali oluşturmadığı için KTK m.91 bu cetvelde yer almaz. Dolayısıyla sigortasızlık cezası ehliyet ceza puanı doğurmaz; buna karşılık kaza yerinden izinsiz ayrılma gibi sürücü fiilleri cetvelde sayılıdır ve puan doğurur.

Sigortasız Araç Trafikten Men Edilir mi, Bağlanan Araç Nasıl Çıkarılır?

Evet, edilir. KTK m.91’in beşinci fıkrası tereddüde yer bırakmaz: “Geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir.” Bu, idari para cezasının yerine geçen bir yaptırım değil, ona ek olarak uygulanan bir tedbirdir.

Men işleminin nasıl yürüyeceği Karayolları Trafik Yönetmeliği m.125’te düzenlenmiştir ve maddede sigortasız araçlara özgü bir cümle bulunur: “Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilecekleri yere kadar çekici/kurtarıcı marifetiyle, bunun mümkün olmaması hâlinde karayolunda sürülerek götürülebilir.” Aynı maddeye göre bu işlemlere dair masraflar araç sahibi, işleteni veya sürücüsü tarafından karşılanır.

Aracın geri alınması bakımından Yönetmeliğin iki hükmü önemlidir. m.125/(c) uyarınca trafikten men edilen araçlar bir tutanak düzenlenmek suretiyle yetkilendirilmiş otoparka teslim edilir. Buna karşılık m.125/(e), eksikliği denetim noktasında giderilen araçların otoparka hiç götürülmeden, trafikten men tutanağına gerekli şerh düşülerek denetim mahallinde sahibine, işletenine veya sürücüsüne teslim edileceğini düzenler. Pratikte bunun anlamı şudur: poliçe denetim sırasında düzenlenebilirse araç otopark masrafına hiç girmez.

  • Yapılacak ilk iş: geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu trafik sigortası poliçesinin düzenlettirilmesi
  • Ardından: idari para cezasının ve varsa çekici/otopark masraflarının ödenmesi
  • Kolaylık: Yönetmelik m.125/(d) uyarınca kayıtlarından ZMSS’nin geçerli olduğu tespit edilen araçlar için poliçe ibrazı ayrıca aranmaz
  • Dikkat: araç otoparka teslim edilirken ve otoparktan çıkarılırken tescil kayıtları sorgulanır; kayıtta çalıntı, yakalama ve benzeri şerh varsa ayrıca işlem yapılır

Kazada Haklıyım Ama Sigortam Yok: Ne Olur?

Kendi aracınızın trafik sigortası bulunmaması, kazadaki haklılığınızı etkilemez. Zorunlu trafik sigortası, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararı karşılayan bir sorumluluk sigortasıdır; kendi aracınızın hasarını zaten karşılamaz. Kusursuz taraf olarak zararınızı karşı tarafın sigortacısından — karşı taraf sigortalıysa — ya da doğrudan karşı taraftan istemeye devam edersiniz. Poliçenizin bulunmaması bu talebi düşürmez.

Ancak sigortasızlığın kendisi ayrı bir yükümlülük ihlalidir ve iki sonucu doğurur: KTK m.91 uyarınca idari para cezası ve aracın trafikten men edilmesi. Bu yaptırımlar kusur durumundan bağımsızdır; kazada tamamen haklı olsanız da uygulanır. Ayrıca kaza sizin aracınızın sigortasız olması sebebiyle KTY m.152/2-(ç)/3 kapsamına girer: anlaşmalı tutanak düzenlenemez, kolluk çağrılması gerekir.

Üçüncü ve en kritik sonuç, kusurun sizde çıkması ihtimalinde ortaya çıkar. O hâlde karşı tarafın zararını sigorta değil siz ödersiniz; araç hasarı, değer kaybı, mahrumiyet bedeli ve varsa bedensel zararlar doğrudan malvarlığınıza yönelir. Bedensel zararlar için Güvence Hesabı devreye girse dahi Hesap, Yönetmelik m.16/1-(a) uyarınca ödediği tutarı sigortasını yaptırmamış olan kişiye rücu eder. Yani sigortasızlık, ödemeyi ertelemez — yalnızca muhatabı bir süreliğine değiştirir.

Muayenesiz Araç Kazaya Karışırsa Sigorta Karşılar mı?

Muayene eksikliği ile sigorta eksikliği farklı iki yükümlülüktür ve karıştırılmamalıdır. Aracın muayenesinin süresi geçmiş olması, geçerli bir zorunlu trafik sigortası poliçesi varken sigortacının üçüncü kişiye ödeme yapma yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının rücu sebeplerini sayan B.4 maddesinin üçüncü fıkrasında muayenesizlik müstakil bir bent olarak yer almaz; sayılan hâller kasıt veya ağır kusur, ehliyetsizlik, uyuşturucu veya mevzuattaki seviyenin üzerinde alkol, taşıma sınırının aşılması, bildirim yükümlülüklerinin ihlali, çalınma-gasp ve olay yerini terk hâlleridir.

Bununla birlikte iki nüans vardır. Birincisi, muayenede tespit edilmesi gereken bir teknik arıza kazanın doğrudan sebebi olmuşsa, bu durum somut olayda ağır kusur değerlendirmesine ve dolayısıyla sigortacının kendi sigortalısına rücuuna yol açabilir. Rücu, zarar görene yapılan ödemeyi engellemez; sigortacı öder, sonra işletenden ister. İkincisi, muayenesizlik KTK m.34 kapsamında ayrı bir idari para cezası doğurur ve KTY Ek-35 cetvelinde ceza puanı karşılığı bulunur.

Karşı taraf hem muayenesiz hem sigortasızsa değişen bir şey olmaz: muhatap yine doğrudan sürücü ve işletendir, bedensel zararlarda ise Güvence Hesabının sigortasızlık bendi uygulanır.

Tek Taraflı Kazada Sigorta Ödeme Yapar mı?

Tek taraflı kazada — direğe, bariyere, duvara çarpma veya takla atma gibi — kendi aracınızın hasarı zorunlu trafik sigortasından karşılanmaz. Sebep, teminatın niteliğidir: ZMSS bir sorumluluk sigortasıdır ve işletenin üçüncü kişilere verdiği zararı güvence altına alır; sigortalının kendi malına gelen zarar bu teminatın konusu değildir. Kendi aracın hasarının karşılığı kaskodur ve kasko isteğe bağlı bir sigortadır.

Buna karşılık tek taraflı kazada zorunlu trafik sigortası iki noktada devreye girebilir. Birincisi, kazada araçta bulunan yolcular yaralanmışsa: yolcular üçüncü kişi sayılır ve bedensel zararları işletenin ZMSS’sinden karşılanır. İkincisi, kamu malına veya üçüncü kişiye ait bir şeye zarar verilmişse (bariyer, aydınlatma direği, bahçe duvarı) bu zarar da teminat kapsamındadır. Aracı kullanan sürücünün kendi bedensel zararı ise işletenin kendi poliçesinden karşılanmaz.

Tek taraflı maddi hasarlı kazada anlaşmalı tutanak da düzenlenemez; KTY m.152/2-(ç)/1 bu hâli açıkça sayar ve tutanağın kolluk tarafından düzenlenmesini öngörür. Tek taraflı kazalarda bedensel zarar ve tazminat boyutu için tek taraflı yaralamalı trafik kazasında tazminat alınır mı yazımıza bakabilirsiniz.

Karşı Tarafın Trafik Sigortasını Nasıl Öğrenebilirim?

Kaza anında en sağlıklı yol, KTK m.81/1-(c)’nin tanıdığı hakkı kullanmaktır: kazaya karışan kişiler tarafından istendiği takdirde karşı taraf kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirmek ve göstermek zorundadır. Bu bir nezaket talebi değil, kanuni yükümlülüktür; yerine getirilmemesi tutanağa geçirilmelidir.

Kaza yerinde poliçe bilgisi alınamadıysa sonraki kanal kolluk tutanağıdır. Sigortasızlık, KTY m.152/2-(ç)/3 uyarınca zaten kolluğun tutanak düzenlemesini gerektiren bir hâl olduğu için, tutanakta araçların sigorta durumuna ilişkin tespit yer alır. Bunun dışında Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden yürüyen sorgulama hizmetlerine e-Devlet üzerinden erişilebilir; ancak burada dikkat edilmesi gereken bir sınır vardır: bu hizmetler kural olarak kişinin kendi taraf olduğu sigorta sözleşmelerine ilişkindir. Karşı tarafın poliçe bilgilerine üçüncü kişi sıfatıyla serbestçe ulaşılamaz; bilgi, hasar dosyası açıldığında ya da yargılama aşamasında dosyaya getirtilir.

Sigortasız Karşı Tarafa Karşı Süreç Nasıl İlerler?

Sigorta olmadığı için süreç, sigortacının usul kurallarına değil genel hükümlere göre yürür. Aşamalar şu sırayı izler:

  1. Delillerin toparlanması: kolluk tutanağı, fotoğraflar, kamera kayıtları, servis kayıtları, bağımsız eksper raporu
  2. Kusurun netleştirilmesi: tutanakta yazan kural ihlalleri, KTK m.84’teki asli kusur hâlleriyle karşılaştırılır
  3. Zarar kalemlerinin ayrı ayrı hesaplanması: onarım, değer kaybı, mahrumiyet, varsa bedensel zararlar
  4. Yazılı talep: sürücü ve işletene, teslim tarihi ispatlanabilir biçimde (noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü mektup)
  5. Ödeme yoksa hukuki yol: dosyanın niteliğine göre dava; bedensel zararlarda ayrıca Güvence Hesabı başvurusu

Sigortalı kazadaki KTK m.97 (sigortacıya yazılı başvuru ve 15 gün cevap süresi) ve m.99 (belgelerin ulaşmasından itibaren 8 iş günü içinde ödeme) kuralları burada uygulanmaz; bu hükümler yalnızca sigortacıya karşı ileri sürülen taleplere ilişkindir. Sigortasız karşı tarafa gönderilen ihtarnamede tanınan süre kanuni değil, sözleşmesel bir süredir ve temerrüt bakımından önem taşır.

Sigortasız Araç Kazalarında En Sık Yapılan Hatalar

Anlaşmalı tutanak doldurup olay yerinden ayrılmak

Sigortasızlık hâlinde en pahalı hata budur. KTY m.152/2-(c) uyarınca anlaşarak ayrılan taraflar zararın kendilerince karşılanacağını kabul etmiş sayılır ve sonradan tutanak isteyemez. Kolluk çağrılmadığı için kusur tespitine esas olacak resmî bir belge de doğmaz.

Nasıl olsa sigorta yok deyip masrafı aceleyle üstlenmek

Onarım yaptırmak zorunda kalabilirsiniz; ancak belgelendirmeyi eksik bırakırsanız sonradan tahsil için eliniz zayıflar. Onarım öncesi hasar durumunun fotoğraf ve ekspertizle sabitlenmesi, dosyanın en kolay ve en ucuz adımıdır.

Hasarı fotoğrafsız bırakmak

Özellikle değer kaybı ve kusur tartışmasında “ilk hâl” fotoğrafları belirleyici olur. Araç onarıldıktan sonra kaza anındaki durumu göstermek neredeyse imkânsızdır.

Kusur değerlendirmesine itiraz süresini kaçırmak

Kusur tespiti yanlış yapılırsa tazminat hesabı doğrudan aşağı çekilir. İtiraz kanalları ve süreleri dosyanın türüne göre değişir; süre kaçırıldığında kalan yol yargılama aşamasındaki bilirkişi incelemesidir.

Bedensel zararı maddi zararla aynı kapıda aramak

Araç hasarı için Güvence Hesabına, tedavi gideri için sigorta şirketine başvurmak zaman kaybettirir. Doğru eşleşme için yukarıdaki kalem – muhatap tablosuna bakınız.

Karşı Taraf Ödeme Yapmazsa Ne Olur?

Sigortasız sürücülerde en sık karşılaşılan durum “benim param yok” cevabıdır. Bu noktada dosya yalnızca bir trafik meselesi olmaktan çıkar, bir alacak meselesine dönüşür. Yazılı talep yapılmasına rağmen ödeme gerçekleşmezse zarar kalemlerinin belgelenmesi önem kazanır; çünkü bundan sonraki her aşamada tutarın ispatı zarar görene düşer.

Zararın kapsamı açık şekilde ortaya konulduğunda talep yalnızca araç hasarıyla sınırlı kalmaz. Onarım giderleri, değer kaybı, araç kullanamama süresi ve varsa bedensel zararlar birlikte değerlendirilir. Eksik belgelerle yapılan başvuruların en büyük sorunu, karşı tarafın sorumluluğu inkâr etmesini kolaylaştırmasıdır.

Ödeme gücü bulunmayan bir sürücüyle karşı karşıya kalındığında hatırlanması gereken ikinci muhatap işletendir. KTK m.85/1 işleteni müteselsilen sorumlu tuttuğu için, zararın tamamı aracın trafik siciline göre işleteni sayılan kişiden istenebilir. Aracın kime ait olduğu bu nedenle kaza anında mutlaka kayda geçirilmelidir.

Karşı Taraf Para İstiyor: Sigortasız Kazada Talebin Değerlendirilmesi

Sigortasız kazalarda tablo tersine de dönebilir: karşı taraf, kusurun sizde olduğunu ileri sürerek doğrudan sizden ödeme talep edebilir. Böyle bir talebin karşılanıp karşılanmayacağını belirleyen üç ölçüt vardır.

  • Kusur: Talep, ancak kusur oranınız ölçüsünde sonuç doğurur. KTK m.84’te sayılan asli kusur hâllerinden biri karşı tarafta varsa dengede değişiklik olur.
  • Zararın ispatı: Talep edilen tutarın gerçek zararı yansıttığı belgelenmelidir. Sözlü olarak söylenen rakam bağlayıcı değildir; fatura, eksper raporu veya bilirkişi incelemesi aranır.
  • Kalemin niteliği: Manevi tazminat, kâr kaybı gibi kalemler ayrı hukuki temellere dayanır; hepsi tek bir “hasar bedeli” başlığı altında toplanamaz.

Ödeme yapmadan önce kusur durumunun netleşmesini beklemek en güvenli yoldur. Aksi hâlde sonradan kusursuz olduğunuz anlaşılsa bile ödenen paranın geri alınması ayrı bir uyuşmazlık konusu hâline gelir.

Sigortasız Sürücüyle Anlaşma Yapılabilir mi?

Yapılabilir; ancak anlaşmanın kapsamı ve sınırı kanunla çizilmiştir. KTK m.111/1 net bir kural koyar: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.” Yani kaza yerinde imzalatılan “hiçbir talebim kalmamıştır” tipi genel ibra metinleri, kanunun tanıdığı sorumluluğu peşinen ortadan kaldıramaz.

İkinci fıkra ise tutar üzerinde anlaşılmış dosyalar için bir güvence sağlar: “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Bu iki yıllık süre, KTK m.109’daki zamanaşımı sürelerinden ayrı ve ek bir süredir ve anlaşma tarihinden işlemeye başlar.

Aranan ölçüt, farkın “açıkça belli” olmasıdır. Bu nedenle düşük bir tutara imza atılmışsa, iptal talebinde ödenen tutar ile bağımsız eksper veya bilirkişi hesabı arasındaki fark somut olarak gösterilmelidir. Sigortasız sürücüyle yapılan el sıkışmaların çoğu hasar tutarı bilinmeden yapıldığı için bu hüküm pratikte sık uygulanır.

Kusur Oranı İtirazı Neden Önemlidir?

Sigortasız kazalarda kusur oranı neredeyse tüm süreci belirler, çünkü ödenecek tutar doğrudan bu orana bağlanır. Ancak kusur konusunda yaygın bir yanlış vardır: kolluğun düzenlediği tutanakta kusur oranı yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 bunu açıkça düzenler: “Tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler.”

Tutanakta yazan şey, ihlal edilen kuraldır. Bu kuralın KTK m.84’te sayılan on iki asli kusur hâlinden birine karşılık gelip gelmediği ayrıca değerlendirilir. Liste sayılıdır: kırmızı ışıkta geçme, taşıt giremez işaretli yola girme, karşı yöne girme, arkadan çarpma, geçme yasağı olan yerde geçme, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, şeride tecavüz, kavşakta geçiş önceliğine uymama, kaplamanın dar olduğu yerde geçiş önceliğine uymama, manevra genel şartlarına uymama, yerleşim yeri dışında taşıt yolu üzerinde park/duraklama ve kurallara uygun park edilmiş araca çarpma.

KTY m.157/a’nın son fıkrası, rakiplerin neredeyse tamamında atlanan bir istisna getirir: başkasının kural dışı hareketi veya aracın teknik arızası yüzünden kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalan ve bütün tedbirlere rağmen kazaya sebep olan sürücü asli kusurlu sayılamaz. Kusur değerlendirmesi ayrıca KTY m.157/b uyarınca iz ve deliller, tarafların ifadeleri ve tanık ifadeleri dikkate alınarak yapılır; kolluğun tespiti yargılamayı bağlamaz.

Bu nedenle tutanak tutulduktan sonra “artık değişmez” düşüncesi doğru değildir. Fotoğraflar, kamera kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklenen bir itiraz çoğu zaman sonucu etkiler. Kusur itirazının usulü, süresi ve merci ayrımı için trafik kazası kusur oranına itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Karşı Taraf Olay Yerinden Kaçarsa Süreç Nasıl Değişir?

Sigortası olmadığını bilen sürücü kimi zaman olay yerinden ayrılmayı tercih eder. Bu davranışın karşılığı yalnızca “ayrıca değerlendirilen” bir durum değil, kanunda açıkça düzenlenmiş bir yaptırımdır. KTK m.81/3 (Değişik üçüncü fıkra: 12/2/2026-7574/27) bugün şu hâldedir:

FiilYaptırım
Anlaşma hâli dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı kazada zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılmak — ya da iz ve delilleri değiştirmemek yükümlülüğüne uymamak46.000 TL idari para cezası
Ölümlü veya yaralanmalı kazada zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılmakAyrıca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis
Aynı fıkranın ikinci cümlesi kapsamında ayrılan sürücüSürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır; iadesi için Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır
Kaynak: 2918 sayılı KTK m.81/3, 12/2/2026 tarihli 7574 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle değişik hâli.

Zarar gören açısından ilk yapılması gereken plaka bilgisini not almak ve kolluk kuvvetlerine bildirmektir. Kamera kayıtları ve tanıklar bu aşamada belirleyici hâle gelir. Ölüm veya yaralanma ile sonuçlanan kazalarda, tarafların olay yerinden ayrılmış olması tutanak düzenlenmesine engel değildir: KTY m.156/a-4 bu hâlde de trafik kazası tespit tutanağı düzenleneceğini açıkça söyler.

Plaka hiç tespit edilemezse tablo değişir ve ayrı bir kapı açılır. 5684 m.14/2-(a) ile Güvence Hesabı Yönetmeliği m.9/1-(a), sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi hâlinde kişiye gelen bedensel zararlar için Hesaba başvurulabileceğini düzenler. Maddi zararlar bu bentte de kapsam dışıdır. Konunun cezai boyutu için kazadan sonra olay yerini terk etmenin cezai sonuçları, park hâlindeki araca çarpıp kaçma için park hâlindeki aracıma çarpıp kaçtılar yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sigortasız Araç Kazası Davası Kime ve Hangi Mahkemede Açılır?

Sigortasız araç kazası davasında davalı sigorta şirketi değil, kusurlu sürücü ve işletendir. Bu tek fark, davanın usulünü baştan sona değiştirir.

Usul konusuSigortasız kaza (davalı: sürücü/işleten)Sigortalı kaza (davalı: sigorta şirketi)
Hukuki niteliğiHaksız fiilden doğan tazminat davasıSigorta sözleşmesinden doğan, mutlak ticari dava
Görevli mahkemeAsliye hukuk mahkemesiAsliye ticaret mahkemesi
ArabuluculukDava şartı değildirTTK m.5/A uyarınca dava şartıdır
Dava öncesi zorunlu başvuruYok (KTK m.97 sigortacıya karşı taleplere ilişkindir)KTK m.97 — yazılı başvuru + 15 gün
Yetkili mahkemeKTK m.110/2: kazanın vuku bulduğu yer; ayrıca genel yetki kurallarıKTK m.110/2: sigortacının şubesi, sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer, kaza yeri
Sigorta Tahkim KomisyonuKural olarak kapalı (uyuşmazlık sigortacıyla değil)Açık
Sigortasız kazada usul katmanı, sigortalı kazadan üç noktada ayrılır: görev, arabuluculuk ve dava öncesi başvuru.

KTK m.110/1 bir başka ayrımı da kapatır: işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Karşı taraf resmî bir araçsa idari yargıya gitmek gerekmez.

Bedensel zarar bakımından Güvence Hesabına da başvurulmuşsa, açılan davanın Hesaba bildirilmesi Yönetmelik m.19/1 uyarınca zorunludur. Hesap, davanın mahiyetine göre ödemelerini durdurabilir veya davaya müdahil olabilir.

Sigortasız Araç Kazasında Zamanaşımı Kaç Yıl?

Süreyi belirleyen hüküm KTK m.109’dur ve tek bir rakam vermez. Birinci fıkraya göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. İkinci fıkra ise bir uzatma kuralı getirir: dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörmüşse, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

DurumSüreBaşlangıç
Salt maddi hasarlı kaza2 yılZararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme
Üst sınır (her hâlde)10 yılKaza günü
Kazada yaralanma varsa8 yılKaza günü
Kazada ölüm varsa15 yılKaza günü
Yetersiz olduğu açıkça belli anlaşmanın iptali2 yılAnlaşma tarihi (KTK m.111/2)
Uzamış süreler KTK m.109/2 ile Türk Ceza Kanunu m.66’daki dava zamanaşımı sürelerinin birlikte uygulanmasından doğar.

Dikkat edilmesi gereken nokta, uzamış sürenin her kazada işlemediğidir. Türk Ceza Kanunu m.151 mala zarar vermeyi yalnızca kasten işlenebilen bir suç olarak düzenler; taksirle mala zarar verme suç değildir. Bu nedenle ortada yaralanma veya ölüm yoksa salt maddi hasarlı kazada uzamış ceza zamanaşımı uygulanmaz; süre iki yıl ve on yıldır. “Kaza oldu, demek ki uzun sürem var” beklentisi bu nedenle çoğu dosyada yanlıştır.

Zamanaşımı bir def’idir; ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz. Ayrıntılı süre rejimi, kesilme ve durma hâlleri için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Delil Listesi: Dosyayı Güçlendiren Belgeler

Sigortasız kazalarda delil kalitesi sürecin en belirleyici unsurudur; çünkü sigortacının kendi kayıt sistemi devrede olmadığı için dosyayı ayakta tutan tek şey zarar görenin topladığı belgelerdir. Aşağıdaki belgeler mümkün olduğunca eksiksiz toplanmalıdır:

BelgeNeyi ispatlar
Kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağıKazanın oluşu, ihlal edilen kural, araçların sigorta durumu
Olay yeri fotoğrafları ve video kayıtlarıAraçların konumu, iz ve deliller, ilk hâl
Araç hasar fotoğrafları (yakın ve genel plan)Hasarın niteliği ve kapsamı; değer kaybı talebinin temeli
Tanık bilgileri ve ifadeleriKusur tespiti (KTY m.157/b tanık ifadesini açıkça sayar)
Servis faturaları ve değişen parça kayıtlarıOnarım bedeli; hangi parçanın değiştiği, hangisinin onarıldığı
Bağımsız eksper raporuDeğer kaybı tutarı ve hasarın teknik değerlendirmesi
Araç ruhsatı ve sürücü belgeleriMalik ve işleten sıfatı; sürücünün ehliyet durumu
Serviste kalış süresini gösteren kayıtlarAraç mahrumiyet bedelinin gün sayısı
Noter ihtarnamesi / iadeli taahhütlü mektup alındısıTalebin yapıldığı ve ulaştığı tarih; temerrüdün başlangıcı
Bedensel zararda: epikriz, adli muayene raporu, sağlık kurulu raporu, SGK hizmet dökümüMaluliyet oranı ve tedavi sürecinin kapsamı
Sigortasız araç kazasında dosyayı güçlendiren belgeler ve ispat işlevleri.

Birçok dosyada sorun, hak olmamasından değil ispat eksikliğinden kaynaklanır. Belgelerin toplanma zamanı da önemlidir: kaza yerinde çekilmeyen fotoğraf sonradan çekilemez, onarımdan sonra alınmayan ekspertiz raporu geriye dönük düzenlenemez.

Sigortasız Kazalarda Süreci Doğru Yönetmek Neden Önemli?

Sigortalı kazalarda zarar çoğu zaman poliçe kapsamında değerlendirilir ve süreç daha standart ilerler: eksper atanır, kanuni süreler işler, ödeme yapılmazsa tahkim yolu açılır. Sigortasız kazalarda ise bu mekanizmanın tamamı devre dışıdır; süreç tamamen dosyanın nasıl hazırlandığına bağlıdır. Yanlış atılan bir adım — özellikle kaza yerinde anlaşmalı tutanak imzalayıp ayrılmak — uzun süreli hak kaybına yol açabilir.

Bu nedenle ilk andan itibaren belgelerin toplanması, kusurun doğru belirlenmesi ve zarar kalemlerinin ayrı ayrı ortaya konması gerekir. Birçok kişi kazadan sonra yalnızca aracını yaptırmayı düşünür; ancak olayın ekonomik etkisi onarım tamamlandıktan sonra da devam eder: araç ikinci elde değer kaybeder, kullanılamayan günler gelir kaybı doğurur, bedensel zarar varsa maluliyet süreci yıllara yayılır.

Doğru kurgulanmış bir dosya hem süreci hızlandırır hem de gerçek zararın görünür hâle gelmesini sağlar. Sigortasızlık, hakkın yokluğu değil muhatabın ve usulün değişmesi demektir; bu farkı baştan bilerek hareket etmek dosyanın kaderini belirler.

Kazanızda karşı taraf sigortasız çıktıysa ve hangi kalemi kimden isteyeceğiniz konusunda tereddüt yaşıyorsanız, dosyanızı delil ve zarar kalemleri bakımından değerlendirmek için Ankara maddi hasarlı trafik kazası avukatı sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Değer kaybı boyutu için araç değer kaybı sayfamızda süreci ayrıntılı anlattık.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her trafik kazası kendi delilleri, kusur durumu ve zarar kalemleriyle değerlendirilir; kanun ve yönetmelik hükümleri ile idari para cezası tutarları zaman içinde değişebilir. Somut dosyanız için işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız önerilir.

Hasar ihbarının 1 Eylül 2026’dan itibaren tek numara üzerinden alınacağı yeni düzeni ve başvuru anının nasıl sabitlendiğini Alo 193 sigorta hasar ihbar hattı yazımızda genelgelerin lafzıyla anlattık.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Trafik kazasında karşı tarafın sigortası yoksa ne yapılmalı?

Önce kolluk çağrılmalıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2-(ç)/3 uyarınca araçlardan birinin geçerli zorunlu trafik sigortası yoksa anlaşmalı tutanak düzenlenemez; tutanağı trafik zabıtası düzenler. Ardından hasar fotoğraflarla sabitlenir, karşı tarafın kimlik ve ruhsat bilgileri kayda geçirilir ve zarar kalemleri ayrı ayrı belirlenerek kusurlu sürücü ile işletene yazılı talep yöneltilir.

Karşı tarafın trafik sigortası yoksa yine de tazminat alabilir miyim?

Evet. Karşı tarafın zorunlu trafik sigortasının bulunmaması tazminat talep etme hakkınızı ortadan kaldırmaz, yalnızca muhatabı değiştirir. Maddi zararlar KTK m.85/1 uyarınca kusurlu sürücü ve araç işletenine yöneltilir; bedensel zararlar bakımından ise 5684 sayılı Kanun m.14/2-(b) uyarınca Güvence Hesabına başvurulabilir.

Yaralanmalı kazada karşı tarafın sigortası yoksa tedavi giderlerini kim karşılar?

Tedavi giderlerinin muhatabı Sosyal Güvenlik Kurumudur. KTK m.98, trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağını düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası ile 1/7/2026’dan beri yürürlükte olan ZMSS Genel Şartları A.5/b, bu kalemde sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona erdiğini açıkça belirtir.

Güvence Hesabı maddi hasarı karşılar mı?

Sigortasız araç kazasında karşılamaz. 5684 sayılı Kanun m.14/2-(b), sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlarda Hesabı yalnızca bedensel zararlarla sınırlı tutar. Bu nedenle araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli Güvence Hesabından istenemez; bu kalemler doğrudan kusurlu sürücü ve işletenden talep edilir. Sigorta şirketinin iflası hâlinde ise (c) bendi maddi zararları da kapsar.

Güvence Hesabı başvuru şartları nelerdir?

Başvurulabilecek hâller 5684 sayılı Kanun m.14/2’de ve Güvence Hesabı Yönetmeliği m.9’da sayılıdır: sigortalının tespit edilememesi, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlar, sigorta şirketinin iflası veya bütün branşlarda ruhsat iptali, çalınmış ya da gasp edilmiş aracın karıştığı kazada işletenin sorumlu tutulmadığı hâller. Ödeme, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan zorunlu sigorta teminat tutarlarıyla sınırlıdır.

Güvence Hesabı başvuru dilekçesi örneği var mı?

Mevzuatta matbu bir dilekçe örneği bulunmaz. Güvence Hesabı Yönetmeliği m.15/1, başvuruda aranacak belgeleri belirleme yetkisini Yönetim Komitesine verir ve istenecek belgelerin Hesabın internet sitesi kanalıyla kamuoyuna duyurulacağını düzenler. Bu nedenle başvurudan önce güncel belge listesinin Hesabın kendi sitesinden teyit edilmesi gerekir.

Güvence Hesabı başvuruyu reddederse ne yapılır?

Ret, Yönetmelik m.15/2 uyarınca ilgiliye yazı ile bildirilir. Bu bildirim üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir; Yönetmelik Ek m.2, Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasındaki sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar için tahkim yolunu açıkça açar. Alternatif yol genel mahkemede dava açmaktır. Ancak uyuşmazlık daha önce tüketici hakem heyetine götürülmüşse 5684 m.30/14 uyarınca tahkim yolu kapanır.

Sigortasız araç kazasında araç değer kaybı talep edilebilir mi?

Evet. Kusurlu aracın sigortasız olması değer kaybı talebine engel değildir; yalnızca muhatap değişir. Talep, Güvence Hesabına değil doğrudan kusurlu sürücü ve araç işletenine yöneltilir. Sigortalı kazalardaki eksper atama usulü ve “araç hasarı için başvuran değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır” karinesi burada işlemediği için, zararın tutarı bağımsız eksper raporu veya bilirkişi incelemesiyle ayrıca ispatlanmalıdır.

Kazada haklıyım ama sigortam yok, ne olur?

Kendi aracınızın sigortasız olması kazadaki haklılığınızı etkilemez; zorunlu trafik sigortası zaten kendi aracınızın hasarını karşılamaz. Zararınızı kusurlu taraftan istemeye devam edersiniz. Ancak sigortasızlık ayrı bir yükümlülük ihlalidir: KTK m.91 uyarınca idari para cezası uygulanır ve araç trafikten men edilir. Ayrıca kaza, anlaşmalı tutanak düzenlenemeyen hâller kapsamına girer.

Sigortasız araç cezası kime yazılır?

Zorunlu trafik sigortası yaptırma yükümlülüğü KTK m.91/1 uyarınca işletene aittir; ceza da öncelikle ona yöneltilir. Sürücü tespit edilemeyip plakaya göre tutanak düzenlenmişse KTK m.116 uyarınca trafik kaydında araç sahibi görünen kişiye posta yoluyla tebligat yapılır. Araç ihlal tarihinde kiralanmışsa, 12/2/2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca ceza kiracı adına düzenlenir ve kiracıdan tahsil edilir.

Sigortasız araç cezası ne kadar?

Tutar her yıl değişir. KTK m.91’in son fıkrasındaki rakam 1997’den beri Kanun metninde güncellenmemiştir; uygulanan tutarı belirleyen hüküm KTK Ek m.3’tür ve bu maddeye göre ceza tutarları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır. Bu nedenle güncel rakam, Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığının o yıla ait Trafik İdari Para Ceza Rehberindeki 91 inci madde satırından teyit edilmelidir. Ödenmezse KTK m.115 uyarınca aylık %5 faiz işler ve bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez.

Sigortasız araç trafikten men edilir mi, bağlanan araç nasıl çıkarılır?

Edilir. KTK m.91/5 uyarınca geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir. Aracın geri alınması için geçerli poliçenin düzenlettirilmesi, idari para cezasının ve varsa çekici ile otopark masraflarının ödenmesi gerekir. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.125/(e) uyarınca eksikliği denetim noktasında giderilen araçlar otoparka götürülmeksizin, tutanağa şerh düşülerek sahibine, işletenine veya sürücüsüne teslim edilir.

Sigortasız araç cezası ceza puanı doğurur mu?

Hayır. Ceza puanı KTK m.118 uyarınca sürücülere verilir ve karşılıkları Karayolları Trafik Yönetmeliği Ek-35 sayılı Sürücülere Uygulanacak Ceza Puanı Cetvelinde gösterilir. Sigorta yaptırma yükümlülüğü işletene ait olduğundan KTK m.91 bu cetvelde yer almaz; dolayısıyla sigortasızlık cezası ehliyet ceza puanı doğurmaz.

Sigortasız araç kazası davası nerede açılır?

Davalı sigorta şirketi değil sürücü ve işleten olduğu için dava asliye hukuk mahkemesinde görülür ve arabuluculuk dava şartı uygulanmaz. Yetki bakımından KTK m.110/2 kazanın vuku bulduğu yer mahkemesini de yetkili kılar. KTK m.110/1 uyarınca, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin davalar da adli yargıda görülür.

Sigortasız araç kazasında zamanaşımı kaç yıl?

KTK m.109/1 uyarınca maddi zararlarda süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kazada yaralanma varsa m.109/2 ile TCK m.66 birlikte uygulanarak süre sekiz yıla, ölüm varsa on beş yıla çıkar. Salt maddi hasarlı kazalarda uzamış ceza zamanaşımı uygulanmaz, çünkü taksirle mala zarar verme Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlenmemiştir.

Sigortasız sürücü ödeme yapmazsa nasıl bir yol izlenir?

Öncelikle zarar kalemleri ve deliller eksiksiz hazırlanarak, teslim tarihi ispatlanabilir biçimde yazılı talepte bulunulur. Ödeme yapılmaması hâlinde talep asliye hukuk mahkemesinde dava yoluyla ileri sürülür. Sürücünün ödeme gücü bulunmuyorsa KTK m.85/1 uyarınca müteselsilen sorumlu olan işletene — trafik siciline göre araç malikine — yönelmek mümkündür.

Karşı taraf olay yerinden kaçarsa ne yapılır?

Plaka bilgisi not edilip derhal kolluğa bildirilmeli, kamera kayıtları ve tanıklar tespit edilmelidir. KTK m.81/3’ün 12/2/2026 tarihli değişik hâline göre zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücüye 46.000 TL idari para cezası uygulanır; ölümlü veya yaralanmalı kazada ayrıca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. Aracın plakası hiç tespit edilemezse bedensel zararlar için 5684 m.14/2-(a) uyarınca Güvence Hesabına başvurulabilir.

Muayenesiz araç kazası sigorta karşılar mı?

Geçerli bir zorunlu trafik sigortası varsa, aracın muayenesinin süresinin geçmiş olması sigortacının üçüncü kişiye ödeme yapma yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz; muayenesizlik ZMSS Genel Şartları B.4’te sayılan rücu sebepleri arasında müstakil bir bent olarak yer almaz. Ancak muayenede tespit edilmesi gereken bir teknik arıza kazanın doğrudan sebebi olmuşsa, somut olayda ağır kusur değerlendirmesi ve sigortacının kendi sigortalısına rücuu gündeme gelebilir.

Tek taraflı kazada sigorta ödeme yapar mı?

Tek taraflı kazada kendi aracınızın hasarı zorunlu trafik sigortasından karşılanmaz; bu sigorta işletenin üçüncü kişilere verdiği zararı güvence altına alır. Kendi aracın hasarının karşılığı isteğe bağlı kasko sigortasıdır. Buna karşılık araçta bulunan yolcuların bedensel zararları ile kamu malına veya üçüncü kişiye ait şeye verilen zararlar teminat kapsamındadır.

Sigortasız araç kazasında en önemli belgeler nelerdir?

Kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri ve hasar fotoğrafları, tanık bilgileri, servis faturaları ve değişen parça kayıtları, bağımsız ekspertiz raporu, araç ruhsatı ve talebin ulaştığı tarihi gösteren tebligat belgesi dosyanın en önemli delillerini oluşturur. Bedensel zarar varsa epikriz, adli muayene raporu, kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu ve güncel SGK hizmet dökümü de eklenir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir