Hukuk

Yaralanmalı Trafik Kazası Yargıtay Kararları

Yaralanmalı Trafik Kazası Yargıtay Kararları

Yaralanmalı trafik kazası Yargıtay kararları, kazadan sonra hangi tazminat kaleminin kimden isteneceğini, faizin ne zaman başlayacağını ve davanın kaç yıl içinde açılması gerektiğini belirleyen ölçütleri gösterir. Bu yazıda, kararları isim vererek değil künyesiyle ele alıyoruz: aşağıdaki emsallerin tamamı Yargıtay’ın resmî karar arama sisteminden esas ve karar numarasıyla doğrulanmış, gerekçe metinleri okunarak özetlenmiştir.

Makale İçeriği

Bir noktanın altını baştan çizmek gerekiyor: bu davalara bakan daire değişti. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2021’de kapatıldı ve trafik kazası tazminat dosyaları 4. Hukuk Dairesi’ne devredildi. İnternette dolaşan derlemelerin büyük bölümü hâlâ 17. Hukuk Dairesi’nin 2015-2019 arası kararlarına dayanıyor; aşağıdaki emsallerin çoğu ise 2025 ve 2026 tarihli 4. Hukuk Dairesi kararlarıdır.

Özet

Yaralanmalı trafik kazasında tazminatın kapsamını ve sınırlarını belirleyen ölçütler, güncel Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararlarında şu başlıklarda toplanıyor:

  • Geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zorunlu trafik sigortasının teminatı içindedir; sigortacının “teminat dışı” savunması 2025-2026 kararlarında kabul edilmemiştir.
  • Tedavi giderleri KTK m.98 uyarınca sosyal güvencesi olsun olmasın SGK tarafından karşılanır; bakıcı gideri ise tedavi gideri sayılmaz, sigortacıdan istenir.
  • Manevi tazminat zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır (KTK m.92/f); kusurlu sürücü ve işletene karşı istenir.
  • Faiz, sigortacı bakımından başvuruya 8 iş günü eklenmesiyle bulunan temerrüt tarihinden işler (KTK m.99).
  • Zamanaşımı kural olarak 2 yıl / 10 yıldır; kaza yaralanmayla sonuçlanmışsa süre 8 yıla, ölümle sonuçlanmışsa 15 yıla uzar (KTK m.109/2).
  • Maluliyet çıkmasa bile tazminat gündeme gelebilir: yüzdeki sabit iz gibi durumlarda ekonomik geleceğin sarsılması ayrı bir kalemdir (TBK m.54/4).

Yargıtay Kararları ile Yaralanmalı Trafik Kazalarına Yaklaşım

Yargıtay, yaralanmalı trafik kazalarından doğan tazminat uyuşmazlıklarında iki ayrı soruyu ayrı ayrı inceler: zararın kapsamı ve bu zarardan kimin, hangi sınırla sorumlu olduğu. Kusur oranı, maluliyet oranı ve tazminat hesabı bu iki sorunun altında birleşir. Kararların gerekçe bölümleri okunduğunda denetimin hep aynı beş noktada yoğunlaştığı görülür: maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenip düzenlenmediği, kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olup olmadığı, aktüer hesabının Dairenin yerleşik uygulamasına uyup uymadığı, teminat limitlerinin aşılıp aşılmadığı ve faizin doğru tarihten yürütülüp yürütülmediği.

Bu denetim ölçütleri, dosyanın mahkemede mi yoksa Sigorta Tahkim Komisyonu’nda mı görüldüğüne göre değişmez. Aşağıda ele alınan güncel kararların çoğu, İtiraz Hakem Heyeti kararlarının temyizi üzerine verilmiştir; Yargıtay tahkim kararlarını da aynı ölçütlerle denetlemektedir.

Yaralanmalı trafik kazası davalarına hangi Yargıtay dairesi bakıyor?

Bugün Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bakıyor. Trafik kazası tazminat dosyalarına uzun yıllar bakan 17. Hukuk Dairesi 2021 yılında kapatılmış, iş yükü 4. Hukuk Dairesi’ne aktarılmıştır. Bunun iki pratik sonucu vardır:

  • 17. Hukuk Dairesi kararları geçerliliğini korur. Daire kapandı diye içtihat ortadan kalkmaz; nitekim 4. Hukuk Dairesi kendi kararlarında 17. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamlarına uymaya devam etmektedir.
  • Değişen şey mercidir. Bugün verilen bir karar temyiz edilecekse dosya 4. Hukuk Dairesi’ne gider. Dilekçesinde hâlâ “Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulaması” diyen bir metin, güncel karar aramamış demektir.

Emsal karar mahkemeyi bağlar mı?

Kural olarak bağlamaz; Türk hukukunda emsal karar bir yol göstericidir, kaynak değildir. Bunun iki istisnası vardır:

  1. İçtihadı Birleştirme Kararları benzer konularda mahkemeleri bağlar. Manevi tazminatın belirlenmesinde Yargıtay’ın istikrarla atıf yaptığı 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bu niteliktedir.
  2. Bozma kararına uyulması hâlinde, uyulan bozma ilamı o dosya bakımından mahkemeyi bağlar ve lehine usuli kazanılmış hak doğurur.

Bunun dışındaki her karar, benzer olayda mahkemenin nasıl karar verme eğiliminde olduğunu gösterir. Bu yüzden emsal kararın değeri, sonucundan çok gerekçesindedir: hangi delilin nasıl değerlendirildiği, hangi savunmanın neden reddedildiği bilgisi dilekçeye taşınabilir.

Yargıtay kararı künyesi nasıl okunur ve nasıl doğrulanır?

Bir künye üç parçadan oluşur: daire, esas numarası (dosyanın daireye geldiği yıl ve sıra) ve karar numarası (kararın verildiği yıl ve sıra). “4. Hukuk Dairesi E. 2024/8915, K. 2025/15162, 06.11.2025” künyesi, dosyanın 2024’te daireye geldiğini ve 2025’te karara bağlandığını gösterir.

Künyenin doğruluğu karararama.yargitay.gov.tr adresinden ücretsiz olarak sınanabilir. Bu kontrol göründüğünden daha önemlidir: internetteki derlemelerde, gerçekte var olmayan daire–esas–karar birleşimleri sıkça dolaşır ve birbirinden kopyalanarak çoğalır. Bir künyenin çok sayıda sitede tekrar edilmesi doğruluğunun değil, yalnızca kopyalanmış olmasının kanıtıdır.

Künye doğrulandıktan sonra iş bitmez. Kararın tam metni okunmadan yapılan özetler, kararın kendi istisnasını atlayabilir. Aşağıdaki bölümde yer alan emsallerin her birinin gerekçesi bu nedenle doğrudan karar metninden aktarılmıştır.

Yaralanmalı Trafik Kazası Yargıtay Kararları ve Emsal Değerlendirmeler

Aşağıdaki tablo, bu bölümde ele alınan yaralanmalı trafik kazası Yargıtay kararları derlemesinin künyelerini ve her birinin hangi soruyu cevapladığını gösterir. Tamamı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararıdır ve karar arama sisteminden doğrulanmıştır.

KünyeTarihBelirlediği ölçütSonuç
4. HD E. 2024/12052, K. 2026/351001.04.2026Geçici iş göremezlik teminat içindedir; alkollü sürücünün aracına bilerek binmede müterafik kusur indirimiOnama
4. HD E. 2024/10068, K. 2025/1588327.11.2025Bakıcı gideri KTK m.98 anlamında tedavi gideri değildir, sigortacı sorumludurOnama
4. HD E. 2024/8915, K. 2025/1516206.11.2025Motorlu araçla kasten verilen zarar teminat kapsamı dışına çıkarılmamıştırOnama
4. HD E. 2024/7900, K. 2025/1491903.11.2025Müterafik kusur iddiası delille ispatlanmalıdırOnama
4. HD E. 2023/12431, K. 2025/1367507.10.2025Geçici iş göremezlik zararı sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilirBozma
4. HD E. 2024/4267, K. 2025/1200308.09.2025Yaralanan sürücünün karşı aracın ZMSS’sinden talebi; SGK ödemesi yoksa mahsup yapılmazOnama
4. HD E. 2025/6659, K. 2025/1026301.07.2025SGK’nın ödediği geçici iş göremezlik ödeneği tazminattan düşülürBozma
4. HD E. 2021/24942, K. 2022/967929.06.2022Maluliyet olmasa da ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı doğabilirBozma
4. HD E. 2021/17729, K. 2022/1496221.11.2022Kasko sözleşmesine dayalı talepte uzamış ceza zamanaşımı uygulanmazOnama
4. HD E. 2021/16377, K. 2021/1029114.12.2021Manevi tazminatın belirlenmesinde uygulanacak ölçütlerBozma (kısmen)
4. HD E. 2021/2412, K. 2021/581229.09.2021Hatır taşıması indirimi resen uygulanamaz; oran %20’dirOnama

Geçici iş göremezlik tazminatı trafik sigortasının teminatında mıdır?

Evet. Sigorta şirketlerinin bu kalemi “teminat dışı” sayan savunması, 2025 ve 2026 tarihli kararlarda istikrarlı biçimde reddedilmiştir. 4. Hukuk Dairesi’nin 01.04.2026 tarihli E. 2024/12052, K. 2026/3510 sayılı kararında gerekçe şu şekildedir:

“…uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici iş göremezlik zararının trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”

Aynı sonuç E. 2024/7900, K. 2025/14919 (03.11.2025) ve E. 2024/4267, K. 2025/12003 (08.09.2025) sayılı kararlarda da tekrarlanmıştır. Dikkat edilmesi gereken nokta, geçici iş göremezlik süresinin serbestçe iddia edilemeyeceğidir: kararların hepsinde süre, uzman doktor bilirkişi heyetinin saptadığı iyileşme süresine göre belirlenmiştir. Bu kalemin nasıl hesaplandığına ilişkin ayrıntı için yaralanmalı kazada geçici iş göremezliğin hesaplanması yazımıza bakabilirsiniz.

Geçici iş göremezlik hangi teminat limitinden karşılanır?

Bu, kararlarda ayrıca tartışılan ve bozma sebebi yapılan teknik bir ayrımdır. Zorunlu trafik sigortası poliçesinde sakatlanma-ölüm teminatı ile sağlık gideri (tedavi gideri) teminatı ayrı limitlerdir. 4. Hukuk Dairesi’nin 07.10.2025 tarihli E. 2023/12431, K. 2025/13675 sayılı kararında İtiraz Hakem Heyeti geçici iş göremezliği tedavi gideri klozundan karşılamış, Daire bunu bozmuştur:

“Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup… geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır.”

Kararda sürekli sakatlık teminatı da sağlık gideri teminatı da 430.000 TL olarak belirtilmiş; Daire, sürekli ve geçici iş göremezlik toplamının sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması gerektiğini söylemiştir. Pratik anlamı şudur: sürekli iş göremezlik tazminatı poliçe limitini zaten doldurmuşsa, geçici iş göremezliği tedavi klozuna aktararak limitin üstüne çıkmak mümkün değildir.

Bakıcı gideri kimden istenir?

Bakıcı gideri, tedavi giderinden ayrı bir kalemdir ve sigortacıdan istenir. Bu ayrım önemlidir, çünkü tedavi giderleri KTK m.98 uyarınca SGK’ya devredilmiştir; bakıcı gideri ise bu devrin dışında kalmıştır. 4. Hukuk Dairesi’nin 27.11.2025 tarihli E. 2024/10068, K. 2025/15883 sayılı kararı bunu açıkça söyler:

“…2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi kapsamında tedavi gideri niteliğinde olmayan bakıcı giderinden davalının sorumlu olmasına…”

Aynı kararda sigorta şirketinin %1,8 teknik faizle hesap yapılması talebi de reddedilmiş, progresif rant yöntemiyle yapılan hesap yerinde bulunmuştur. Teknik faiz tartışması hâlâ birçok bilirkişi raporunda karşımıza çıkar; raporda bu ifadeyi görmek, itiraz için tek başına bir gerekçe oluşturabilir.

Kasten yaralamada zorunlu trafik sigortası devreye girer mi?

Bu, damarın en az bilinen ve rakip içeriklerin neredeyse tamamının atladığı konusudur. Sigorta şirketi, aracın kasten üçüncü kişiye çarptırılması hâlinde “olay trafik kazası niteliğinde değildir, teminat dışıdır” savunmasını yapar. 4. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2025 tarihli E. 2024/8915, K. 2025/15162 sayılı kararı bu savunmayı reddetmiştir. Gerekçenin kilit cümlesi şudur:

“…Genel Şartlarının B.4. maddesinde tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edilebileceği düzenlemesine yer verildiği gözetildiğinde motorlu araçlarla kasten üçüncü kişilere verilen zararların teminat kapsamı dışına çıkarılmadığının anlaşılmış olmasına…”

Mantık nettir: Genel Şartlar, kasıt hâlinde sigortacıya rücu hakkı tanımıştır. Rücu hakkının tanınmış olması, teminatın en baştan var olduğunu gösterir; olmayan bir teminat için rücu düzenlemesi yapılmasına gerek olmazdı. Zarar gören önce tazminatını alır, sigortacı sonra kusurlu tarafa rücu eder.

Alkollü sürücünün aracına binmek tazminatı düşürür mü?

Düşürebilir. 4. Hukuk Dairesi’nin 01.04.2026 tarihli E. 2024/12052, K. 2026/3510 sayılı kararına konu dosyada Uyuşmazlık Hakem Heyeti, yolcunun “sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binme” davranışı nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi uygulamış; hesaplanan 375.747,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 300.597,60 TL’ye inmiştir. Daire kararı onamıştır.

Buradaki hukuki temel, zarar görenin kendi davranışının zararın doğmasında etkili olması hâlinde hâkimin tazminatı indirebilmesidir (TBK m.52). Ancak indirim kendiliğinden uygulanmaz — bir sonraki başlıkta görüleceği üzere ispat yükü sigorta şirketindedir.

Müterafik kusur indirimi için iddia yeterli midir?

Yeterli değildir, delil gerekir. Sigorta şirketlerinin cevap dilekçelerinde neredeyse standart hâle gelmiş “müterafik kusur indirimi yapılmalıdır” talebi, dosyada karşılığı yoksa sonuç doğurmaz. 4. Hukuk Dairesi’nin 03.11.2025 tarihli E. 2024/7900, K. 2025/14919 sayılı kararında onama gerekçeleri arasında şu ifade yer alır:

“…davacının müterafik kusuru bulunduğuna ilişkin delil bulunmamasına… göre usul ve kanuna uygun olup…”

Aynı kararda kusur tespiti, kaza tespit tutanağı ile ceza soruşturma dosyasındaki adli trafik bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek yapılmıştır. Kusur ekseninin ayrıntısı için tali kusur ve kısmi kusur yazılarımıza bakılabilir.

Hatır taşıması indirimi hâkim tarafından kendiliğinden uygulanır mı?

Hayır. Hatır taşıması, yolcunun karşılıksız olarak taşınmasıdır ve tazminatta indirim sebebidir. Ancak bu indirim resen dikkate alınamaz; davalının savunma olarak ileri sürmesi gerekir. 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2021 tarihli E. 2021/2412, K. 2021/5812 sayılı kararında uyulan bozma ilamının lafzı şöyledir:

“…mahkeme tarafından hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalı tarafça hatır taşıması savunması yapılmalıdır. Başka bir deyişle hakim tarafından re’sen nazara alınamaz. … Kabule göre de; Dairemiz uygulamasına göre BK 43. maddesi uyarınca yapılan hatır taşıması indirimi %20 olmalıdır. Mahkemece %25 oranında indirim yapılması isabetli değildir.”

İki ayrı kural birlikte veriliyor: indirimin talep edilmiş olması şarttır ve uygulandığında oranı %20’dir. Bu, dosyasında hatır taşıması indirimi uygulanan tarafın kontrol etmesi gereken iki noktadır.

Maluliyet çıkmazsa tazminat alınabilir mi?

Alınabilir. Sürekli maluliyet tayin edilmemesi, maddi tazminat talebinin tümüyle reddini gerektirmez. 4. Hukuk Dairesi’nin 29.06.2022 tarihli E. 2021/24942, K. 2022/9679 sayılı kararında, Adli Tıp Genel Kurulu raporu yaralanmanın “fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği ve sürekli maluliyet tayini olmadığı” yönünde olmasına rağmen, davacının yüzünde kalan sabit iz nedeniyle karar bozulmuştur. Dairenin gerekçesi:

“Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır.”

Karar, olay tarihinde genç bir kadın olan davacının yüzündeki iz nedeniyle iş bulma ihtimalinin azaldığını, dolayısıyla TBK m.54/4 anlamında ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan bir zararın bulunduğunu belirtmiştir. Zararın kapsamı belirlenemiyorsa TBK m.51/1 uyarınca uygun bir miktara hükmedilecektir. Bu konunun ayrıntısı için yaralanmalı kazada maluliyet olmazsa tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

SGK’nın yaptığı ödemeler tazminattan düşülür mü?

Rücuya tabi ödemeler düşülür. 4. Hukuk Dairesi’nin 01.07.2025 tarihli E. 2025/6659, K. 2025/10263 sayılı kararı bu nedenle bozma ile sonuçlanmıştır. Hakem heyeti, sigorta şirketinin “SGK ödemesi araştırılsın” savunmasına rağmen araştırma yapmadan geçici iş göremezlik tazminatına hükmetmiş; temyiz aşamasında dosyaya giren SGK yazısı, kazazedeye hem hastalık kolundan hem trafik kazası kolundan rücuya tabi ödemeler yapıldığını göstermiştir. Daire:

“Bu halde, İtiraz Hakem Heyetince SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri düşülmeksizin, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.”

Buna karşılık, SGK’nın hiç ödeme yapmadığı dosyalarda mahsup da söz konusu olmaz; E. 2024/4267, K. 2025/12003 (08.09.2025) ve E. 2024/8915, K. 2025/15162 (06.11.2025) sayılı kararlarda bu husus ayrıca tespit edilerek onama gerekçesine yazılmıştır. Aynı karar, kazanın iş kazası niteliğinde olup olmadığının da ayrıca incelendiğini gösteriyor — çünkü iş kazası hâlinde SGK’nın devreye girme biçimi değişir.

Çarpan aracın plakası tespit edilemezse ne olur?

Tazminat yolu kapanmaz. E. 2025/6659, K. 2025/10263 sayılı karara konu uyuşmazlık, açıkça “plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı yayanın yaralanması” hâline ilişkindir ve dosya esastan görülmüştür. Sigortasız ya da tespit edilemeyen araç hâlinde bedensel zararlar bakımından Güvence Hesabı devreye girer. Bu durumun ayrıntısı için karşı taraf sigortasız çıkarsa ne yapılır yazımıza bakabilirsiniz.

Tek taraflı kazada yolcu tazminat alabilir mi?

Alabilir. Yolcu, sürücü ve işleten bakımından üçüncü kişi konumundadır; sürücünün kusuru yolcunun hakkını ortadan kaldırmaz. E. 2024/10068, K. 2025/15883 (27.11.2025) ve E. 2023/12431, K. 2025/13675 (07.10.2025) sayılı kararlara konu dosyaların ikisi de tek taraflı kazalardır ve her ikisinde de yolcu lehine 430.000 TL düzeyinde sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. İkinci kararda kusur, kaza tespit tutanağıyla sürücüde %100 olarak belirlenmiştir.

Kaza aynı zamanda iş kazasıysa emsal kararlar değişir mi?

Değerlendirme değişir. İncelenen kararların gerekçelerinde, kazanın iş kazası niteliğinde olup olmadığının ayrıca tespit edildiği görülmektedir; E. 2024/8915, K. 2025/15162 ve E. 2024/7900, K. 2025/14919 sayılı kararlarda bu husus açıkça onama gerekçesine yazılmıştır. Sebebi şudur: kaza iş kazası sayılırsa SGK’nın sağladığı yardımlar ve bunların rücu rejimi devreye girer, tazminat hesabında mahsup tablosu değişir.

Ayrıca iş kazasından doğan tazminat talebinin hukuki dayanağı, salt trafik kazasındaki haksız fiil sorumluluğundan farklı olarak işverenin iş sözleşmesinden doğan gözetme borcuna da dayanabilir; bu da süre rejimini etkiler. Servis aracıyla veya görev sırasında meydana gelen kazalarda bu ayrım baştan yapılmalıdır. Konunun ayrıntısı için işyeri dışında geçirilen kaza iş kazası sayılır mı yazımıza bakabilirsiniz. Tazminat kaleminin büyüklüğünü önceden görmek için iş göremezlik tazminatı hesaplama aracımız kullanılabilir.

Kaza ölümle sonuçlandıysa aynı emsaller geçerli mi?

Kısmen. Kusur tespiti, teminat limitlerinin denetimi ve faiz başlangıcı gibi ölçütler ölümlü kazalarda da aynı şekilde işler. Ancak zarar kalemleri değişir: yaralanmada gündeme gelen iş göremezlik tazminatının yerini destekten yoksun kalma tazminatı alır, zamanaşımı 8 yıl yerine 15 yıl olur ve ceza tarafında uzlaştırma yolu kapanır. Bu nedenle ölümlü kaza dosyasında yaralanmalı kaza emsalleri doğrudan değil, ölçüt düzeyinde kullanılmalıdır. Ayrıntı için destekten yoksun kalma tazminatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Yaralanmalı Trafik Kazasında Hangi Tazminat Kalemleri İstenebilir?

Yaralanmalı kazada talep edilebilecek kalemler tek bir muhataba yönelmez. Bazıları zorunlu trafik sigortasının teminatı içindedir, bazıları teminat dışıdır ve doğrudan kusurlu sürücü ile işletene karşı istenir, bir kalem ise tamamen SGK’ya devredilmiştir. Aşağıdaki tablo bu ayrımı gösterir.

KalemDayanakMuhatapZMSS teminatı
Tedavi ve sağlık hizmeti bedelleriKTK m.98SGK (sosyal güvence aranmaz)Sigortacının yükümlülüğü sona ermiştir
Geçici iş göremezlik tazminatıTBK m.54Sigortacı + sorumlularİçinde (sakatlık limitinden)
Sürekli iş göremezlik tazminatıTBK m.54Sigortacı + sorumlularİçinde
Bakıcı gideriTBK m.54Sigortacı + sorumlularİçinde (tedavi gideri sayılmaz)
Ekonomik geleceğin sarsılmasıTBK m.54/4Sigortacı + sorumlularİçinde
Manevi tazminatTBK m.56Sürücü, işleten, araç sahibiDışında (KTK m.92/f)
Kazanç kaybı, iş durması, araç mahrumiyetiGenel hükümlerSorumlularDışında (KTK m.92/k)
Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısımKTK m.92/gDışında

Tedavi giderini sigorta mı öder, SGK mı?

SGK öder. Bu, internetteki içeriklerin çok büyük bölümünün hâlâ yanlış aktardığı bir konudur. KTK m.98, 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir ve bugünkü hâliyle trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenler. Aynı maddede sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabı’nın bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona erdiği belirtilmiştir.

Madde kusurdan hiç söz etmez. Dolayısıyla kazada tam kusurlu olan sürücünün hastane masrafı da bu kapsamdadır. “Tedavi giderini karşı tarafın sigortası öder” diyen bir metin, 2011 öncesindeki düzeni anlatmaktadır.

Manevi tazminat sigorta şirketinden istenebilir mi?

Zorunlu trafik sigortasından istenemez. KTK m.92/f manevi tazminat taleplerini açıkça teminat dışında bırakmıştır. Ancak burada sık yapılan bir kavram hatası vardır: teminat dışılık, hakkın yokluğu demek değildir. Manevi tazminat hakkı ortadan kalkmaz, yalnızca muhatabı değişir — talep kusurlu sürücüye, işletene ve araç sahibine yöneltilir. Konunun ayrıntısı için ZMMS manevi tazminatı karşılar mı yazımıza bakabilirsiniz.

Aynı mantık kazanç kaybı, iş durması ve araç mahrumiyeti için de geçerlidir (KTK m.92/k): bu kalemler de teminat dışıdır ama genel hükümlere göre sorumlulardan istenmeye devam eder.

Manevi Tazminat Miktarı Yargıtay Kararlarında Nasıl Belirleniyor?

Manevi tazminatta kanunda alt veya üst sınır yoktur; miktar hâkimin takdiriyle belirlenir. Ancak bu takdir serbest değildir, ölçütlere bağlıdır. 4. Hukuk Dairesi’nin 14.12.2021 tarihli E. 2021/16377, K. 2021/10291 sayılı kararı bu ölçütleri topluca vermektedir:

“…hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. … Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.”

Karar ayrıca 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde manevi tazminat tutarını etkileyecek özel hâl ve şartların açıkça gösterildiğini hatırlatır ve hâkimin takdir hakkını etkileyen nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermesi gerektiğini belirtir. Bu son cümle pratikte önemlidir: gerekçesiz takdir, kararın denetlenebilirliğini ortadan kaldırdığı için tek başına temyiz sebebidir.

Yaralanan kişinin yakınları manevi tazminat isteyebilir mi?

Ağır bedensel zarar hâlinde isteyebilirler. TBK m.56’nın ikinci fıkrası, “ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir” hükmünü taşır. Buradaki eşik açıktır: yakınların talep hakkı, yaralanmanın ağır bedensel zarar niteliğinde olmasına bağlıdır.

“Ağır bedensel zarar” kanunda tanımlanmamıştır; yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilir. Bu nedenle bu tür taleplerde maluliyet durumunun belirlenmesi, yalnızca maddi tazminat için değil yakınların manevi tazminat talebi bakımından da belirleyici olur.

Kalıcı iz ve estetik zarar manevi tazminatı nasıl etkiler?

Yüzde veya vücutta kalan sabit iz, iki ayrı kalemi birden besler. Bir yandan manevi tazminatın miktarını artıran “olayın özelliği” kapsamındadır; öte yandan yukarıda ele alınan E. 2021/24942, K. 2022/9679 sayılı kararda görüldüğü gibi, çalışma gücünde azalma olmasa bile ekonomik geleceğin sarsılması başlığı altında ayrı bir maddi tazminat kalemi doğurabilir. Ayrıntı için kalıcı iz kalırsa manevi tazminat yazımıza bakabilirsiniz. Manevi tazminatın takdir ölçütleri, müterafik kusur indiriminde uygulanan oranlar, bölünmezlik ilkesi ve emsal kararlarda hükmedilen tutarlar için yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminat Yargıtay kararları yazımızda karar bazlı bir inceleme bulabilirsiniz.

Yaralanmalı Trafik Kazalarına İlişkin Faiz ve Zamanaşımı Konuları

Faiz ve zamanaşımı, tazminat davasında en çok hak kaybına yol açan iki teknik konudur. Her ikisinde de “genel bir kural” yoktur; muhataba ve talebin dayanağına göre değişir. Aşağıda bu iki konu, yukarıda incelenen kararlarda ortaya çıktığı ölçüde ele alınmıştır; sürelerin ayrıntılı dökümü, kesilme ve durma hâlleri ile bedensel zarara özgü ayrımlar için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımız ayrıca incelenebilir.

Trafik kazalarında zamanaşımı süresi kaç yıldır?

Kural, KTK m.109/1’de düzenlenmiştir: motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. İkinci fıkra ise dava cezayı gerektiren bir fiilden doğuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o sürenin uygulanacağını söyler.

DurumSüreBaşlangıçDayanak
Kural (öğrenme)2 yılZararı ve sorumluyu öğrenmeKTK m.109/1
Kural (üst sınır)10 yılKaza günüKTK m.109/1
Kazada yaralanma varsa8 yılKaza günüKTK m.109/2 + TCK m.66/1-e
Kazada ölüm varsa15 yılKaza günüKTK m.109/2 + TCK m.66/1-d
Rücu talebi2 yılÖdemenin tamamlanmasıKTK m.109/4
Kendi kasko poliçesine karşı2 yılAlacağın muaccel olmasıTTK m.1420

Sekiz ve on beş yıllık sürelerin kaynağı TCK m.66’dır ve süre, suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir. Taksirle yaralamada üst sınır beş yılı geçmediği için dava zamanaşımı sekiz yıl, taksirle öldürmede üst sınır daha yüksek olduğu için on beş yıldır.

Ceza zamanaşımı ile dava zamanaşımı aynı şey midir?

Değildir ve bu ayrım sık atlanır. Günlük kullanımda “uzamış ceza zamanaşımı” denilen sürenin kaynağı TCK m.66 dava zamanaşımıdır — yani suç hakkında dava açılabilme süresi. TCK m.68 ceza zamanaşımı ise tamamen başka bir kurumdur: kesinleşmiş bir cezanın infaz edilebilme süresini gösterir ve tazminat davasıyla ilgisi yoktur. Süreyi yanlış maddeye bağlayan bir hesap, dosyayı zamanaşımına düşürebilir.

Uzamış süre için mağdurun kendisinin yaralanmış olması şart mı?

Şart değildir. KTK m.109/2’nin ölçütü fiildir, talep sahibinin sıfatı değil. Fıkra “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar…” der; “zarar gören suçun mağduruysa” demez. Sonuç şudur: kazada başka biri yaralanmışsa, olayda hiç yaralanmayan araç malikinin maddi tazminat talebi de uzamış süreye tabidir.

Bunun ters yüzü de vardır: salt maddi hasarlı kazada uzamış süre uygulanmaz. Taksirle mala zarar verme Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir; ortada yaralanma, ölüm ya da alkollü araç kullanma gibi ayrı bir suç yoksa süre iki yıl ve on yıldır. Bu ayrımın ayrıntısı için maddi hasarlı kazalarda ceza zamanaşımının uygulanması yazımıza bakabilirsiniz.

Kaskoda uzamış ceza zamanaşımı uygulanır mı?

Uygulanmaz. Bu, kendi kasko poliçesine başvuran kişiler bakımından kritik bir ayrımdır ve 4. Hukuk Dairesi’nin 21.11.2022 tarihli E. 2021/17729, K. 2022/14962 sayılı kararında ayrıntılı biçimde gerekçelendirilmiştir. Karara konu dosyada davacı, uzamış ceza zamanaşımına dayanmış; talep iki yıllık süre geçtiği için reddedilmiş ve Daire bu sonucu onamıştır:

“…davacının talebinin mal sigortalarının bir türü olan kasko sigorta poliçesine dayalı ve 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup bu sürenin de geçmesine, KTK’nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için yaralama veya ölümle ilişkili bir olaydan yani haksız eylemden zarar gören tarafın açtığı bir davanın olması gerekmesine, kasko sigortası nedeniyle maddi tazminat talebinin dayanağının ise sigorta ettiren ve sigortacının taraf olduğu sözleşme olmasına… göre…”

Ayrım şudur: zorunlu trafik sigortası üçüncü kişilerin zararını karşılar ve talep haksız fiile dayanır; kasko ise sigorta ettirenin kendi zararını karşılar ve talep sözleşmeye dayanır. Uzamış ceza zamanaşımı yalnızca birincisinde işler.

Sigortaya başvurmak zamanaşımını keser mi?

Kesmez. KTK m.97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru dava ve tahkim yolunun ön koşuludur, ancak zamanaşımını kesen işlemler arasında sayılmamıştır. Sık karşılaşılan ikinci hata, kesme ile durmanın aynı şey sanılmasıdır: durma hâlinde engel kalkınca süre kaldığı yerden işler, kesilmede ise sıfırdan yeni bir süre başlar. Bir olay ikisini birden yapamaz.

Zamanaşımını fiilen kesen işlemler şunlardır: dava açılması, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmi ödeme yapması. Son madde çoğu zaman gözden kaçar: hasar bedelini ödeyip başka bir kalemi reddeden sigortacı, ödemeyle borcu ikrar etmiş sayılır — bu nedenle ödeme dekontunun tarihi saklanmalıdır.

KTK m.109/3’te ayrıca çapraz kesilme düzenlenmiştir: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Kural çift yönlüdür ve uygulamada nadiren gündeme getirilir.

Zamanaşımı dolduysa dava açma hakkı tamamen biter mi?

Hayır. İki teknik nokta önemlidir:

  • Zamanaşımı bir def’idir, itiraz değildir (TBK m.161). Yani hâkim kendiliğinden dikkate alamaz; karşı tarafın ileri sürmesi gerekir. Cevap dilekçesinde ileri sürülmezse sonradan savunmanın genişletilmesi yasağına takılır.
  • Süre dolunca hak düşmez, borç eksik borca dönüşür (TBK m.78/2). Ödenen geri istenemez.

Ayrıca kazadan sonra imzalanan belgeler zamanaşımından bağımsız bir sınır getirir: KTK m.111 uyarınca sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ise yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu iki yıllık süre ayrı işler ve uzamış zamanaşımına güvenip bekleyen hak sahibi için sürpriz olabilir. Ayrıntı: kazadan sonra ibraname imzalamak.

Faiz hangi tarihten itibaren işler?

Muhataba göre değişir ve bu ayrım karıştırıldığında dosyada ciddi tutar farkı doğar.

  • Sigorta şirketine karşı: KTK m.99 uyarınca sigortacı, başvurunun ve gerekli belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır; bu sürenin sonunda temerrüde düşer ve faiz o tarihten işler.
  • Kusurlu sürücü, işleten ve araç sahibine karşı: talep haksız fiile dayandığı için faiz kural olarak olay tarihinden istenebilir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2025 tarihli E. 2024/8915, K. 2025/15162 sayılı kararı bu noktayı açıkça karara bağlamıştır. Sigorta şirketi “temerrüt oluşmadı, dava tarihinden faiz yürütülmeli” savunmasını yapmış; Daire şu gerekçeyle reddetmiştir:

“…2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99 uncu maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü ilave edilmesi sonucu sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine…”

Yasal faiz mi, ticari avans faizi mi uygulanır?

Yaralanmalı kazadan doğan bedensel zarar taleplerinde incelenen kararların tamamında yasal faize hükmedilmiştir; davacı vekilleri sıklıkla avans faizi talep etmiş, hüküm yasal faiz üzerinden kurulmuştur. Ticari avans faizi, uyuşmazlığın ticari iş niteliğine ve tarafların sıfatına bağlıdır; kazaya karışan aracın ticari plakalı olması tek başına avans faizi uygulanmasını gerektirmez.

Faiz oranının kendisi de sabit değildir ve dönemsel olarak değişir; hesaplama yaparken kaza ve temerrüt tarihindeki oranın esas alınması gerekir.

Kusur Oranı Yargıtay Kararlarında Nasıl Belirleniyor?

Kusur, tazminatın hem varlığını hem miktarını belirleyen unsurdur; ancak nasıl tespit edildiği konusunda yaygın bir bilgi kirliliği vardır. Yaralanmalı trafik kazası Yargıtay kararları incelendiğinde kusurun her dosyada ayrı bir bilirkişi incelemesiyle belirlendiği, hazır oran tablolarına dayanılmadığı görülür. Üç noktanın netleştirilmesi gerekir.

Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazar mı?

Kolluğun düzenlediği tutanakta yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 156. maddesinin (a) bendinde, tutanak düzenleyenlerin “tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini” belirtecekleri düzenlenmiştir. Oran, yargılamada bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Bu nedenle yukarıda ele alınan kararlarda kusur, tutanak ile ceza soruşturma dosyasındaki adli trafik bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek saptanmıştır. Tutanak ile kusur raporu arasında çelişki bulunması, denetime elverişli bir rapor alınmasını gerektirir; bu çelişkinin giderilmemesi eksik inceleme sayılır.

Tutanaktaki 56/1-a gibi kodlar ne anlama gelir?

Tutanaklarda görülen sayı dizileri, Karayolları Trafik Kanunu’nun madde, fıkra ve bent numaralarıdır. Örneğin “56/1-a” kodu, kanunun şerit izleme ve şerit değiştirme kurallarını düzenleyen 56. maddesine yapılan bir atıftır; sürücünün hangi kuralı ihlal ettiğini gösterir, kusur oranını değil.

Kodun kusur bakımından anlamı, ihlalin asli kusur hâlleri arasında sayılıp sayılmadığına bakılarak bulunur. KTK m.84 asli kusur hâllerini tek tek sayar; kod bu maddeye atıf yapıyorsa asli kusur söz konusudur, başka bir maddeye atıf yapıyorsa oran m.84’ün son fıkrası ve yönetmelik esaslarına göre belirlenir.

Tutanak formlarında fıkra ve bent numaralandırması kurumdan kuruma değişebildiği için, kodun karşılığı belirlenirken numaranın yanında yazan kural adı esas alınmalıdır; numaraya tek başına güvenilmemelidir.

Tali kusur yüzde 25 tablosu doğru mu?

Kanunda böyle bir tablo yoktur. “Tali kusur” ifadesi ne Karayolları Trafik Kanunu’nda ne de Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde geçer; uygulamada yerleşmiş bir adlandırmadır. Kanunun kullandığı kavram asli kusurdur ve m.84 bunu bir oran olarak değil, sayılı hâller olarak düzenler. Dolayısıyla internette çok yaygın olan “asli kusur %75, tali kusur %25” tablosunun mevzuatta bir dayanağı bulunmamaktadır.

Bir diğer sık karışıklık, tali yol ile tali kusur kavramlarının birbirine karıştırılmasıdır. Tali yol bir yer tanımıdır; üstelik tali yoldan ana yola çıkarken geçiş hakkı ihlali asli kusur hâlleri arasındadır — yani sonuç, sanılanın tam tersi olabilir. Ayrıntı için tali kusurlu kişi tazminat alabilir mi yazımıza bakabilirsiniz.

Kusurlu olan taraf da tazminat alabilir mi?

Kusur, talebin tamamını değil kendi payına düşen kısmını kapatır. Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır (KTK m.92/g); ancak bu, dava hakkının bittiği anlamına gelmez. Tam kusurlu sürücünün bile kendi kasko poliçesine, ferdi kaza teminatına ve KTK m.98 kapsamındaki sağlık hizmetlerine erişimi devam eder. Ayrıntı için yüzde yüz kusurlu kişi tazminat davası açabilir mi ve yüzde 75 kusurda tazminat süreci yazılarımıza bakabilirsiniz.

Birden fazla sorumlu bulunduğunda ise KTK m.88 devreye girer: üçüncü kişinin zararından tazminatla yükümlü olanlar müteselsilen sorumludur; paylaştırma iç ilişkide yapılır. Bunun pratik sonucu, az kusurlu sürücünün dış ilişkide zararın tamamından sorumlu tutulabilmesidir. Zincirleme kazalarda bu kural özellikle önem kazanır.

Emsal Karar Nasıl Bulunur ve Kaynağı Nasıl Doğrulanır?

Emsal karar aramanın ücretsiz ve resmî kanalları vardır. Aşağıdaki tablo, hangi kaynaktan neye ulaşılabileceğini gösterir.

KaynakİçerikKullanım
Yargıtay Karar AramaYargıtay daire ve kurul kararlarıKünye doğrulama ve tam metin; herkese açık
UYAP Emsal KararYargıtay, Danıştay, BAM ve BİM kararlarıİstinaf kararlarına da ulaşmak için
AYM Kararlar Bilgi BankasıBireysel başvuru ve norm denetimiMakul sürede yargılanma, mülkiyet hakkı eksenleri
Mevzuat Bilgi SistemiKanun ve yönetmeliklerin güncel metniKararda atıf yapılan maddenin bugünkü hâlini görmek için

İnternetteki emsal karar derlemelerine neden temkinli yaklaşmak gerekir?

Üç somut risk vardır ve üçü de dilekçeye taşındığında zarar verir:

  1. Var olmayan künye. Daire, esas ve karar numarası birleşimi gerçekte bulunmayabilir. Bir künyenin çok sayıda sitede geçmesi doğruluk kanıtı değildir; siteler birbirinden kopyalar.
  2. Yanlış mercie atfedilen karar. Metinde “kararın kaldırılmasına” ya da “istinaf başvurusunun esastan reddine” gibi ifadeler geçiyorsa, o metin bir bölge adliye mahkemesi kararıdır; Yargıtay bozar, kaldırmaz. Aynı şekilde bir iş hukuku dairesinin trafik kazası tazminatına bakması beklenmez.
  3. Eksik özet. Künye doğru olsa bile, özet kararın kendi istisnasını atlamış olabilir. Bu nedenle karar, künyesiyle değil gerekçesiyle okunmalıdır.

Pratik kural: kullanılacak her künye, karar arama sisteminde daire + esas + karar numarasıyla birlikte sınanmalı; eşleşme yoksa o künye kullanılmamalıdır.

Yaralanmalı Kazada Dava mı, Sigorta Tahkim Komisyonu mu?

Yukarıda incelenen güncel kararların büyük bölümü, mahkeme dosyalarından değil Sigorta Tahkim Komisyonu dosyalarından gelmektedir. Bu tesadüf değildir: sigorta şirketine yöneltilen bedensel zarar talepleri giderek daha çok tahkim yoluyla çözülmektedir.

KonuSigorta Tahkim KomisyonuMahkeme
Ön koşulSigortacıya başvuru ve olumsuz sonuç veya cevapsızlıkSigortacıya başvuru (KTK m.97)
Kimlere karşıSigorta kuruluşu ve Güvence HesabıSürücü, işleten, araç sahibi ve sigortacı
Manevi tazminatTeminat dışı olduğu için buradan istenemezSorumlulara karşı istenir
Vekâlet ücreti riskiTarifenin beşte biriTarifenin tamamı
Karar süresiHakemin görevlendirilmesinden itibaren dört ayDosyaya göre değişir

İki teknik nokta özellikle önemlidir. Birincisi, trafik sigortasında sigortacıya üyelik şartı aranmaz; zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda hak sahipleri kuruluş üye olmasa dahi tahkimden yararlanabilir. İkincisi, uyuşmazlık mahkemeye intikal etmişse tahkim yolu kapanır — ölçüt kararın verilmiş olması değil, dosyanın intikal etmiş olmasıdır.

Manevi tazminat talebi olan dosyalarda bu ayrım yol haritasını doğrudan belirler: manevi tazminat teminat dışı olduğu için tahkimde istenemez, sorumlulara karşı mahkemede açılır. Uygulamada bu nedenle maddi kalemler tahkimde, manevi tazminat mahkemede takip edilebilmektedir. Sürecin ayrıntısı için tazminat davası nasıl açılır ve sigorta şirketine karşı dava yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yaralanmalı Kaza Mahkeme Kararlarının Hukuki ve Pratik Yansımaları

Yukarıda incelenen kararlar bir arada okunduğunda, yaralanmalı trafik kazası dosyalarında sonucu belirleyen unsurların büyük ölçüde usule ve belgeye ilişkin olduğu görülür. Kararların hiçbirinde tazminat “haksızlık büyüklüğüne” göre takdir edilmemiş; her kalem ayrı bir dayanağa, ayrı bir rapora ve ayrı bir limite bağlanmıştır.

Kararlardan çıkan pratik sonuçDosyada karşılığı
Maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmelidirRapor tarihi ile kaza tarihi karşılaştırılır
Kusur raporu oluşa uygun ve denetime elverişli olmalıdırTutanak ile rapor arasındaki çelişki giderilmelidir
Geçici iş göremezlik süresi uzman doktor heyeti raporuyla saptanırİyileşme süresi belgelenmelidir
SGK’nın rücuya tabi ödemeleri mahsup edilirSGK’dan ödeme yazısı istenir
Müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi ileri sürülmeli ve ispatlanmalıdırSavunmada delil gösterilmelidir
Teminat limitleri kalem bazında ayrı ayrı denetlenirPoliçedeki limitler kontrol edilir
Faiz, sigortacıda başvuru + 8 iş günü tarihinden işlerBaşvuru tarihini gösteren belge saklanır

Bu listenin gösterdiği şey şudur: dosyanın sonucunu belirleyen unsurların çoğu kaza sonrasındaki ilk haftalarda toplanan belgelerle şekillenir. Tutanak, hastane kayıtları, sigortacıya yapılan başvurunun tarihi ve SGK ödeme dökümü, yıllar sonra verilecek kararın dayanağını oluşturur. Delil toplama aşamasının önemi buradan gelir.

Kararların ikinci ortak yanı, sigorta şirketlerinin savunmalarının büyük ölçüde standartlaşmış olmasıdır: maluliyet raporuna itiraz, teminat dışılık iddiası, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi talebi, teknik faizle hesap yapılması isteği ve temerrüdün oluşmadığı savunması neredeyse her dosyada tekrarlanmaktadır. İncelenen kararlarda bu savunmaların hangilerinin hangi gerekçeyle reddedildiği görülebildiği için, aynı savunmalarla karşılaşan tarafın cevap stratejisi de öngörülebilir hâle gelmektedir.

Yaralanmalı bir kazanın ceza boyutu ise tazminattan ayrı yürür. Ceza davasındaki şikâyet, uzlaştırma ve ceza miktarı konuları için yaralamalı trafik kazası cezaları ve şikâyetçi olunmazsa tazminat alınabilir mi yazılarımıza bakabilirsiniz. Talep edilebilecek kalemlerin tümü için yaralamalı trafik kazasında hangi tazminatlar talep edilebilir ve genel çerçeve için trafik kazalarının hukuki sonuçları yazılarımız incelenebilir.

Yaralanmalı bir trafik kazasında dosyanızın hangi kalemleri kapsadığı, hangi muhataba yöneleceği ve hangi sürelere tabi olduğu somut belgelere göre değişir. Süreci trafik kazası avukatı ile birlikte değerlendirmek, hangi belgenin ne zaman toplanması gerektiğini baştan planlamayı sağlar.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Aktarılan yaralanmalı trafik kazası Yargıtay kararları somut uyuşmazlıklara ilişkindir; her dosyanın delil durumu, kusur dağılımı ve poliçe koşulları farklı olduğundan sonuçlar birebir uygulanamaz. Kendi durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Bu kararlarda belirlenen ölçütlerin sigorta başvurusuna nasıl yansıdığını, hangi kalemin hangi teminattan ve hangi süre içinde isteneceğini yaralanmalı trafik kazalarında trafik sigortası hangi ödemeleri yapar yazısında tablolarla ele aldık.

Sıkça Sorulan Sorular

Yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminat talep edilebilir mi?

Evet. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene manevi tazminat ödenmesine karar verilebileceğini düzenler. Ağır bedensel zarar hâlinde zarar görenin yakınları da talepte bulunabilir. Ancak manevi tazminat zorunlu trafik sigortasının teminatı dışında olduğundan (KTK m.92/f), talep sigorta şirketine değil kusurlu sürücüye, işletene ve araç sahibine yöneltilir.

Yaralanmalı trafik kazaları sonucunda hangi maddi tazminatlar talep edilebilir?

Geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar talep edilebilir. Bunlar zorunlu trafik sigortasının teminatı kapsamındadır ve sigortacıdan istenebilir. Tedavi ve sağlık hizmeti bedelleri ise KTK m.98 uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; bu kalem bakımından sigortacının yükümlülüğü sona ermiştir.

Trafik kazalarında zamanaşımı süresi ne kadar?

Kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıldır. Kaza yaralanmayla sonuçlanmışsa süre 8 yıla, ölümle sonuçlanmışsa 15 yıla uzar (KTK m.109/2). Uzamış süre, Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesindeki dava zamanaşımından gelir ve suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir.

Yaralanmalı trafik kazası davalarına hangi Yargıtay dairesi bakıyor?

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bakmaktadır. Bu dosyalara uzun yıllar bakan 17. Hukuk Dairesi 2021 yılında kapatılmış ve iş yükü 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir. 17. Hukuk Dairesi’nin kararları geçerliliğini korur; değişen yalnızca temyiz merciidir.

Yaralanmalı trafik kazasında ne kadar tazminat alınır?

Sabit bir tutar yoktur; miktar maluliyet oranına, kazazedenin gelirine, yaşına, kusur dağılımına ve poliçe teminat limitlerine göre hesaplanır. Yukarıda incelenen kararlar bu değişkenliği somut olarak gösterir: aynı dönemde verilen kararlarda sürekli iş göremezlik tazminatı 300.597,60 TL ile 430.000,00 TL arasında değişmiş, bir dosyada hesaplanan 375.747,00 TL’lik tazminat %20 müterafik kusur indirimiyle 300.597,60 TL’ye inmiştir. Talep, dava açılırken kesin olarak belirlenemiyorsa yargılama sırasında bedel artırım dilekçesiyle yükseltilebilmektedir.

Geçici iş göremezlik tazminatı trafik sigortasından alınabilir mi?

Alınabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025 ve 2026 tarihli kararlarında, uzman doktor bilirkişi heyetinin saptadığı iyileşme süresine ilişkin geçici iş göremezlik zararının trafik sigortasının teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve sigorta şirketlerinin teminat dışılık savunmaları reddedilmiştir.

Maluliyet oranı çıkmazsa tazminat davası açılabilir mi?

Açılabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E. 2021/24942, K. 2022/9679 sayılı kararında, sürekli maluliyet tayin edilmemesine rağmen yüzde kalan sabit iz nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararın bulunduğu kabul edilmiştir. Bu zarar TBK m.54/4 kapsamındadır ve çalışma gücünde azalma olmasa da doğabilir.

Sigortaya başvurmak zamanaşımını durdurur mu?

Hayır. KTK m.97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru dava ve tahkim yolunun ön koşuludur, ancak zamanaşımını kesen işlemler arasında sayılmaz. Zamanaşımını kesen işlemler dava açılması, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmi ödeme yapmasıdır.

Faiz hangi tarihten itibaren işlemeye başlar?

Sigorta şirketine karşı faiz, başvurunun ulaşmasından itibaren 8 iş günü eklenerek bulunan temerrüt tarihinden işler (KTK m.99). Kusurlu sürücü, işleten ve araç sahibine karşı ise talep haksız fiile dayandığı için faiz kural olarak olay tarihinden istenebilir.

Alkollü sürücünün aracına binen yolcunun tazminatı azalır mı?

Azalabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E. 2024/12052, K. 2026/3510 sayılı kararına konu dosyada, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binen yolcu bakımından %20 müterafik kusur indirimi uygulanmış ve karar onanmıştır. Ancak indirim kendiliğinden uygulanmaz; iddianın delille ispatlanması gerekir.

Hatır taşıması indirimi ne kadardır?

Yargıtay uygulamasında %20’dir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E. 2021/2412, K. 2021/5812 sayılı kararında uyulan bozma ilamında %25 oranındaki indirim isabetsiz bulunmuş ve oranın %20 olması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca indirimin uygulanabilmesi için davalının hatır taşıması savunmasını ileri sürmesi şarttır; hâkim resen dikkate alamaz.

SGK’dan alınan geçici iş göremezlik ödeneği tazminattan düşülür mü?

Rücuya tabi ödemeler düşülür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/6659, K. 2025/10263 sayılı kararında, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri düşülmeden hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır. SGK hiç ödeme yapmamışsa mahsup da söz konusu olmaz.

Kaskoda uzamış ceza zamanaşımı uygulanır mı?

Uygulanmaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E. 2021/17729, K. 2022/14962 sayılı kararında, kasko sigortasına dayalı talebin sözleşmeden doğduğu ve TTK m.1420 uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiştir. Uzamış ceza zamanaşımı, haksız eylemden zarar gören üçüncü kişinin açtığı davalarda uygulanır.

Tek taraflı kazada yaralanan yolcu tazminat alabilir mi?

Alabilir. Yolcu, sürücü ve işleten bakımından üçüncü kişi konumundadır; sürücünün kusuru yolcunun hakkını ortadan kaldırmaz. Yolcu, bulunduğu aracın zorunlu trafik sigortasından tazminat talep edebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli birden çok kararı tek taraflı kazalarda yolcu lehine hükmedilen tazminatlara ilişkindir.

Çarpan aracın plakası tespit edilemezse tazminat alınabilir mi?

Bedensel zararlar bakımından Güvence Hesabı devreye girer. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/6659, K. 2025/10263 sayılı kararına konu uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı kazada yayanın yaralanmasına ilişkindir ve dosya esastan görülmüştür.

Emsal karar mahkemeyi bağlar mı?

Kural olarak bağlamaz; emsal karar yol göstericidir. İki istisnası vardır: İçtihadı Birleştirme Kararları benzer konularda mahkemeleri bağlar, uyulan bozma kararı ise o dosya bakımından mahkemeyi bağlar ve usuli kazanılmış hak doğurur.

Yargıtay kararının gerçek olup olmadığı nasıl kontrol edilir?

Kararın daire, esas ve karar numarası birlikte karararama.yargitay.gov.tr adresinde sorgulanarak kontrol edilir. Bu sistem herkese açıktır ve kararın tam metnini verir. Bir künyenin çok sayıda internet sitesinde geçiyor olması doğruluğunun kanıtı değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir