Ceza Hukuku

Çocuğun Çocuğa Cinsel İstismarı Cezası: Yaşa Göre Üç Kademe

Çocuğun Çocuğa Cinsel İstismarı Cezası: Yaşa Göre Üç Kademe

Çocuğun çocuğa cinsel istismarı cezası, failin fiili işlediği andaki yaşına göre üç ayrı sonuç doğurur: on iki yaşını doldurmamış fail hakkında kovuşturma yapılamaz, on iki-on beş yaş arasında ceza yarı oranında indirilir ve yedi yılı aşamaz, on beş-on sekiz yaş arasında ise üçte bir indirim uygulanır ve tavan on iki yıldır. Bu kademeler Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinden gelir ve suçun kendisine ilişkin 103. maddeyle birlikte okunmak zorundadır.

Makale İçeriği

Konunun karmaşık görünmesinin sebebi, aynı olayda iki çocuğun bulunmasıdır: biri suça sürüklenen çocuk, diğeri mağdur çocuk. Her ikisinin yaşı da sonucu ayrı ayrı etkiler. Aşağıda önce failin yaşına göre ceza kademeleri, sonra mağdurun yaşına göre suçun hangi maddeye gireceği, ardından şikâyet ve infaz boyutu ele alınıyor.

Özetle

Failin ve mağdurun yaşı, hem uygulanacak maddeyi hem ceza miktarını hem de takip usulünü değiştirir.

  • Fail 12 yaş altı: Ceza sorumluluğu yoktur, kovuşturma yapılamaz; güvenlik tedbiri uygulanır.
  • Fail 12-15 yaş: Algılama yeteneği varsa ceza yarı oranında iner, tavan 7 yıldır.
  • Fail 15-18 yaş: Ceza üçte bir oranında iner, tavan 12 yıldır.
  • Şikâyet: Yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalan ve failin çocuk olduğu hâlde aranır.

Çocuğun Çocuğa Cinsel İstismarı Cezası Nedir?

Çocuğun çocuğa cinsel istismarı cezası, önce TCK m.103’teki ceza aralığının belirlenmesi, sonra failin yaşına göre TCK m.31’deki indirimin uygulanmasıyla bulunur. Maddenin temel hâlinde ceza sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis, sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.

Fail çocuk olduğunda bu aralıktan hükmedilen ceza doğrudan infaz edilmez; yaş grubuna göre indirim uygulanır ve ayrıca üst sınır devreye girer. Üst sınır, indirimden sonra kalan ceza yüksekse onu da aşağı çeker. Bu nedenle bazı dosyalarda indirim oranından bağımsız olarak tavan rakam belirleyici olur.

Yargılama çocuk mahkemelerinde yapılır ve suça sürüklenen çocuk hakkında koruyucu-destekleyici tedbirler de değerlendirilir. Ceza sorumluluğu bulunmayan yaş grubunda ise yargılama değil, doğrudan çocuklara özgü güvenlik tedbirleri gündeme gelir.

Failin Yaşı Cezayı Nasıl Değiştirir?

TCK’nın 31. maddesi yaş küçüklüğünü üç kademede düzenler ve her kademe farklı bir sonuç doğurur. Belirleyici olan yargılama tarihindeki yaş değil, fiilin işlendiği andaki yaştır. Bu ayrım, olay ile yargılama arasında doğum günü geçen dosyalarda sonucu tümüyle değiştirir.

Fiil anındaki yaşCeza sorumluluğuİndirimÜst sınır
12 yaşını doldurmamışYokKovuşturma yapılamaz
12-15 arası (algılama yeteneği yoksa)YokGüvenlik tedbiri
12-15 arası (algılama yeteneği varsa)VarCezanın yarısı indirilirHer fiil için 7 yıl
15-18 arasıVarCezanın üçte biri indirilirHer fiil için 12 yıl

Tablodaki üst sınırlar “her fiil için” ifadesiyle kurulmuştur. Birden fazla fiil söz konusuysa sınır her fiil bakımından ayrı ayrı uygulanır, toplam ceza bakımından değil. Kanun metninin tamamı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden incelenebilir.

Fail On İki Yaşını Doldurmamışsa Ne Olur?

TCK m.31/1 açıktır: fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılamaz. Burada bir indirim değil, sorumluluğun tümüyle bulunmaması söz konusudur.

Bu durumda uygulanabilecek olan yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleridir. Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi, bu kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağını belirtir.

Aynı kanunun 5. maddesindeki tedbirler danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma başlıkları altında sayılmıştır. Danışmanlık tedbiri çocuğun bakımından sorumlu kişilere yol göstermeye, sağlık tedbiri ise çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ile tedavisine yöneliktir. Bu tedbirler ceza değildir; amaçları koruma ve destektir.

Fail 12-15 Yaş Arasındaysa Algılama Yeteneği Nasıl Belirlenir?

Bu yaş grubunda sorumluluk otomatik değildir. TCK m.31/2, fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanların, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğunun bulunmayacağını düzenler.

Algılama ve yönlendirme yeteneği, dosyaya sunulan uzman raporlarıyla değerlendirilir. Yetenek yoksa ceza verilmez, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Yetenek varsa ceza verilir, ancak diğer cezaların yarısı indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.

Üst sınırın etkisi bu grupta belirgindir. Örneğin nitelikli istismardan on altı yıllık bir ceza söz konusu olsa, yarı indirimden sonra sekiz yıl kalırdı; ancak yedi yıllık tavan devreye girdiği için hükmedilecek ceza yedi yılı aşamaz. Yani bu yaş grubunda tavan, indirimden sonra da bağlayıcıdır.

Fail 15-18 Yaş Arasındaysa Ceza Ne Kadar İner?

TCK m.31/3’e göre fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında diğer cezaların üçte biri indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası on iki yıldan fazla olamaz. Bu grupta ceza sorumluluğu bakımından ayrıca bir algılama yeteneği incelemesi öngörülmemiştir.

Hesap şu sırayla yapılır: önce TCK m.103’ten temel ceza belirlenir, varsa nitelikli hâl artırımı uygulanır, sonra yaş küçüklüğü indirimi düşülür. Temel hâlden sekiz yıl hükmedilen bir dosyada üçte bir indirim sonrası ceza beş yıl dört ay olur.

Nitelikli hâlde ise on altı yıllık asgari cezadan üçte bir indirim yapıldığında on yıl sekiz ay kalır; on iki yıllık tavan bu rakamın üzerinde olduğu için sonucu değiştirmez. İki yaş grubu arasındaki fark, aynı fiilde birkaç yıllık bir ceza farkı doğurur.

15 Yaşından Küçük Çocuğun Cinsel İstismarı Cezası

15 yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı cezası, mağdurun yaşı sebebiyle doğrudan TCK m.103 kapsamında belirlenir. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, on beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışı istismar sayar; cebir, tehdit veya hile aranmaz.

Aynı bent, on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocukları da bu kapsama alır. Yani ölçüt yalnızca takvim yaşı değildir; algılama yeteneği gelişmemişse on beş yaş üstü mağdur da (a) bendine tabi olur.

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde alt sınırlar yükselir: istismar durumunda verilecek ceza on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Nitelikli hâlde ise on sekiz yıllık asgari sınır uygulanır.

Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Cezası

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı cezası, TCK m.103/2’de düzenlenmiştir. Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur; mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde bu ceza on sekiz yıldan az olamaz.

Maddenin üçüncü fıkrası cezayı yarı oranında artıran hâlleri sayar: suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, toplu yaşama zorunluluğu bulunan ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanılması, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından işlenmesi, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti verenler tarafından işlenmesi ve kamu görevinin ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması.

Dördüncü fıkra ayrı bir artırım öngörür: (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilen istismarda ceza yine yarı oranında artırılır. Fail çocuksa bütün bu artırımlar yapıldıktan sonra yaş indirimi uygulanır ve tavan kontrol edilir.

İki Taraf da Çocuksa Kim Fail, Kim Mağdur Sayılır?

Bu sorunun cevabı yaş farkına ve fiilin niteliğine göre değişir. Mağdur on beş yaşını tamamlamamışsa, failin de çocuk olması suçun oluşumunu engellemez; fiil TCK m.103 kapsamında kalır ve fail suça sürüklenen çocuk sıfatıyla yargılanır.

Her iki taraf da on beş yaşın altındaysa ve karşılıklı bir cinsel davranış söz konusuysa, her biri bakımından ayrı bir değerlendirme yapılır. Bir kişinin aynı olayda hem mağdur hem suça sürüklenen çocuk konumunda bulunması mümkündür. Taraflardan biri on iki yaşını doldurmamışsa o kişi hakkında kovuşturma yapılamaz, yalnızca güvenlik tedbiri uygulanabilir.

Uygulamada bu tür dosyalarda çocukların birbirine yaş yakınlığı, olayın oluş biçimi ve çocukların gelişim düzeyi ayrı ayrı incelenir. Değerlendirme, yetişkin failli dosyalardan farklı bir çerçevede yürütülür; çocuk adaleti sisteminin amacı cezalandırmadan çok korumadır.

Mağdurun Yaşında Yanılma Sonucu Değiştirir mi?

Mağdurun yaşı, TCK m.103’ün kanuni tanımındaki maddi unsurlardan biridir. Bu nedenle yaş konusundaki yanılma, çocuğun çocuğa cinsel istismarı cezası bakımından doğrudan kastı ilgilendirir. TCK m.30/1, fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimsenin kasten hareket etmiş olmayacağını düzenler.

Maddenin ikinci fıkrası ayrı bir durumu düzenler: bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olmasına bağlanan ağırlaştırıcı sonuçlar bakımından bu fıkra uygulama alanı bulabilir.

Hata iddiasının kabul edilmesi, iddianın somut verilerle desteklenmesine bağlıdır. Tarafların birbirini tanıma biçimi, mağdurun görünümü ve beyanları, taraflar arasındaki iletişimin içeriği gibi unsurlar birlikte değerlendirilir. Yaş küçüklüğünün fail bakımından sonuçlarıyla karıştırılmamalıdır; bu iki kurum ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Ceza yargılamasındaki savunma imkânları için ceza hukuku alanındaki çalışmalarımız incelenebilir.

Rıza Hangi Yaşta Hukuken Sonuç Doğurmaz?

On beş yaşını tamamlamamış çocuklar bakımından rıza hukuken sonuç doğurmaz. TCK m.103/1-a bu yaş grubuna karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışı istismar saydığı için, mağdurun kabul beyanı suçun oluşumunu etkilemez.

On beş yaşını tamamlamış çocuklarda ise durum farklıdır. Maddenin (b) bendi, diğer çocuklara karşı yalnızca cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışları istismar sayar. Böyle bir neden yoksa fiil m.103 kapsamına girmez.

Bu ayrım, aynı fiilin iki farklı maddeye ve çok farklı ceza aralıklarına tabi olmasına yol açar. Ayrımın nerede kurulacağı, mağdurun yaşının ve algılama yeteneğinin dosyada nasıl tespit edildiğine bağlıdır.

On Beş Yaşını Bitirmiş Çocuklarda TCK 104 Ne Zaman Devreye Girer?

TCK m.104, cebir, tehdit ve hile olmaksızın on beş yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkide bulunan kişiyi şikâyet üzerine iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Bu, m.103’e göre çok daha dar bir ceza aralığıdır ve takibi şikâyete bağlıdır.

Maddenin ikinci fıkrası, suçun mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaksızın on yıldan on beş yıla kadar hapis öngörür. Üçüncü fıkra ise evlat edinme öncesi bakımı üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler bakımından aynı cezayı uygular.

Fail de çocuksa m.104’ten hükmedilecek cezaya yine TCK m.31’deki indirim uygulanır. İki yıllık alt sınırdan hükmedilen bir cezada on beş-on sekiz yaş grubunda üçte bir indirim sonrası ceza bir yıl dört aya iner. Bu düzeydeki cezalarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması da gündeme gelebilir; koşulları için HAGB kararının sicile etkisi yazısına bakılabilir.

Bu Suçta Şikâyet Aranan Tek Hâl

Çocukların cinsel istismarı kural olarak resen soruşturulur; savcılık fiili herhangi bir yoldan öğrendiğinde şikâyet beklemeden harekete geçer. Bu kuralın kanunda öngörülmüş tek istisnası vardır ve doğrudan bu yazının konusuyla ilgilidir.

TCK m.103/1’in son cümlesi şöyledir: sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Görüldüğü üzere iki şart birliktedir: fiil sarkıntılık düzeyinde kalacak ve fail çocuk olacaktır.

Şartlardan biri eksikse şikâyet aranmaz. Fail yetişkinse sarkıntılık düzeyinde kalsa bile resen soruşturulur; fail çocuk olsa da fiil sarkıntılığı aşmışsa yine resen soruşturulur. Şikâyete bağlı olan hâlde süre altı aydır ve TCK m.73/2 uyarınca bu süre şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar.

Suça Sürüklenen Çocukta İnfaz Nasıl Hesaplanır?

Fail çocuk olduğunda infaz rejimi de yetişkinlerden ayrılır. 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan hapis cezasına mahkûm olan çocuklar bakımından koşullu salıverilme oranını üçte iki olarak belirler.

Yetişkin failde bu suçta uygulanan dörtte üçlük oran çocuklara uygulanmaz; 108. maddenin onuncu fıkrası bunu açıkça hükme bağlar. Ayrıca aynı kanunun 107. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün iki gün olarak sayılır. Oranların karşılaştırmalı tablosu için cinsel istismarda yatar hesabı, cezanın son bölümünün kurum dışında infazı için denetimli serbestlik şartları yazısına bakılabilir.

Bir diğer fark tekerrürdedir: TCK m.58/5, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. Çocuk Koruma Kanunu m.23 uyarınca ise çocuklar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında denetim süresi üç yıldır. Genel infaz mantığı hapis cezası alan ne kadar yatar yazısında ayrıntılandırılmıştır.

Çocuğun Çocuğa Cinsel İstismarı Yargıtay Kararları Neye Bakıyor?

Çocuğun çocuğa cinsel istismarı Yargıtay kararları incelendiğinde, denetimin belirli başlıklarda yoğunlaştığı görülür. Bunların başında failin fiil tarihindeki yaşının nüfus kaydı ve gerektiğinde yaş tespitine ilişkin raporlarla kesin biçimde belirlenmesi gelir; yaş, hem uygulanacak indirimi hem tavanı değiştirdiği için maddi vakıanın merkezindedir.

İkinci başlık, fiilin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığının ayrıştırılmasıdır. Bu ayrım hem ceza aralığını hem de fail çocuksa şikâyet şartının aranıp aranmayacağını belirlediği için sonuç üzerinde çift yönlü etki doğurur. Üçüncü başlık, on iki-on beş yaş grubunda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine ilişkin raporun dosyada bulunup bulunmadığıdır.

Dördüncü başlık delil değerlendirmesidir: mağdur çocuğun beyanının alınma usulü, beyanlar arasındaki istikrar ve beyanı destekleyen diğer delillerin varlığı ayrı ayrı denetlenir. Çocukların ifadelerinin alınmasında özel usuller öngörülmüş olması, usule aykırı alınan beyanların değerlendirilmesini de tartışmalı hâle getirir. Somut bir dosyada hangi kararın emsal oluşturduğu, olayın özelliklerine göre değişir.

Çocuk Yargılamasında Dosyanın Yürütülmesi

Bu dosyalarda hem suça sürüklenen çocuğun hem mağdur çocuğun ayrı usuli güvenceleri vardır. Yaş tespiti, uzman raporlarının içeriği, fiilin hukuki niteliği ve şikâyet şartının bulunup bulunmadığı, sürecin ilk aşamasında belirlenmesi gereken başlıklardır.

Sürecin çocuk üzerindeki etkisini sınırlamak, usule uygun yürütülmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Dosyanın hangi aşamada olduğuna ve hangi belgelerin bulunduğuna göre yapılabilecekler değişir; bu alandaki çalışmalarımız hakkında cinsel suçlarda mağdur vekilliği sayfasında bilgi bulabilirsiniz.

Fiilin istismar değil taciz düzeyinde kaldığı hâllerde uygulanan hükümler telefonla cinsel tacizin cezası kaç yıl yazısında, soruşturmanın düşme ile beraat arasındaki ayrımı ise cinsel istismarda kamu davası nasıl düşer yazısında karşılaştırıldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğun çocuğa cinsel istismarı cezası nedir?

TCK m.103’teki ceza aralığından hükmedilen cezaya, failin fiil anındaki yaşına göre TCK m.31 indirimi uygulanır. 12-15 yaş grubunda ceza yarı oranında iner ve 7 yılı aşamaz; 15-18 yaş grubunda üçte bir iner ve 12 yılı aşamaz.

Fail 12 yaşından küçükse ceza verilir mi?

Verilmez. TCK m.31/1 uyarınca on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz. Yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

12-15 yaş arasındaki fail her hâlde ceza alır mı?

Hayır. Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu bulunmaz; bu durumda güvenlik tedbirine hükmolunur.

15 yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı cezası ne kadardır?

Temel hâlde sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis, sarkıntılıkta üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. Mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa istismarda on yıldan, sarkıntılıkta beş yıldan az ceza verilemez.

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı cezası kaç yıldır?

Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi hâlinde on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası verilir. Mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa bu ceza on sekiz yıldan az olamaz.

15 yaş altı çocuğun rızası suçu ortadan kaldırır mı?

Kaldırmaz. TCK m.103/1-a, on beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışı istismar sayar; cebir, tehdit veya hile aranmaz.

15 yaşını bitirmiş çocukla ilişkide hangi madde uygulanır?

Cebir, tehdit veya hile yoksa TCK m.104 uygulanır ve ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; takibi şikâyete bağlıdır. Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden varsa fiil m.103 kapsamına girer.

Çocuğun cinsel istismarı şikâyete tabi midir?

Kural olarak değildir, resen soruşturulur. Tek istisna, fiilin sarkıntılık düzeyinde kalması ve failin çocuk olmasıdır; bu hâlde mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyeti aranır.

Şikâyet süresi ne kadardır?

Şikâyete bağlı olan hâlde altı aydır. Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar ve dava zamanaşımı süresini geçemez.

Suça sürüklenen çocuk hangi mahkemede yargılanır?

Çocuk mahkemelerinde yargılanır. Ağır cezalık suçlar bakımından çocuk ağır ceza mahkemesi görevlidir. Yargılamada Çocuk Koruma Kanunu’nun usul hükümleri uygulanır.

Fail çocuksa infaz oranı kaçtır?

Üçte ikidir. 5275 sayılı Kanun m.107/2-e, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olan çocuklar için bu oranı öngörür; yetişkinlere uygulanan dörtte üçlük oran m.108/10 uyarınca çocuklara uygulanmaz.

Çocuklar hakkında tekerrür hükümleri uygulanır mı?

Uygulanmaz. TCK m.58/5, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça düzenler.

Çocukta HAGB denetim süresi kaç yıldır?

Üç yıldır. Çocuk Koruma Kanunu m.23, çocuğa yüklenen suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde denetim süresinin üç yıl olacağını belirtir.

Dava zamanaşımı çocuk failde farklı mı işler?

Farklı işler. TCK m.66/2 uyarınca on iki-on beş yaş grubunda genel zamanaşımı sürelerinin yarısının, on beş-on sekiz yaş grubunda ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

Yaş tespiti nasıl yapılır?

Öncelikle nüfus kaydı esas alınır. Kayıtta tereddüt bulunması hâlinde yaş tespitine ilişkin raporlar alınır. Belirleyici olan yargılama tarihindeki yaş değil, fiilin işlendiği andaki yaştır.

Güvenlik tedbiri ile ceza arasındaki fark nedir?

Güvenlik tedbiri ceza değildir; amacı çocuğun korunması ve desteklenmesidir. Çocuk Koruma Kanunu m.5’te danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri sayılmıştır.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Çocuk yargılamasında yaş, algılama yeteneği ve fiilin niteliği dosyaya göre değiştiğinden, süreç başlamadan bir avukatla görüşmenizde yarar vardır. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir