Cinsel İstismardan 5 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar? İnfaz Oranı Dörtte Üç
Cinsel istismardan 5 yıl ceza alan ne kadar yatar hesabı, yürürlükteki infaz rejiminde 3 yıl 9 ay sonucunu verir. Bunun sebebi, çocukların cinsel istismarı suçunun koşullu salıverilme oranının süreli hapiste uygulanan yarı oranı değil, dörtte üç olmasıdır. İnternette sıkça karşılaşılan “üçte bir” veya “üçte iki” hesapları bu suç bakımından yanlıştır; dayanağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin dokuzuncu fıkrasıdır.
Oranın hangi maddeden geldiği, failin yetişkin mi çocuk mu olduğu ve suçun işlendiği tarih, aynı ceza miktarında bile farklı bir tahliye tarihi doğurur. Aşağıdaki bölümlerde bu üç değişken tek tek ayrıştırılıyor, 5, 10 ve 15 yıllık cezalar için karşılaştırmalı tablo veriliyor ve müddetnamedeki tarihin nasıl denetleneceği gösteriliyor.
Ana hatlarıyla
Çocukların cinsel istismarı suçunda infaz hesabı, genel “yarı” kuralına göre değil özel bir orana göre yapılır.
- Oran: Yetişkin fail bakımından süreli hapiste dörtte üç (5275 s.K. m.108/9).
- 5 yıl ceza: Koşullu salıverilme için kurumda geçirilmesi gereken süre 3 yıl 9 ay.
- Fail çocuksa: Oran üçte ikiye iner (m.107/2-e); m.108/9 çocuklara uygulanmaz.
- Suç tarihi: 28 Haziran 2014’ten önce işlenen fiillerde oran üçte ikidir (geçici m.9/4).
Cinsel İstismardan 5 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
Cinsel istismardan 5 yıl ceza alan ne kadar yatar denildiğinde aranan sayı, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süredir. Çocukların cinsel istismarı suçundan mahkûm olan yetişkin bir hükümlü bakımından bu oran dörtte üçtür. Beş yıl altmış ay ettiğine göre, altmış ayın dörtte üçü kırk beş aydır; bu da 3 yıl 9 aya karşılık gelir.
Bu süre, cezanın tamamının çekileceği anlamına gelmez. Koşullu salıverilme, cezanın kalan kısmının kurum dışında ve denetim altında geçirilmesidir. Kırk beş ay dolduğunda hükümlü, iyi hâl şartını da taşıyorsa koşullu salıverilir ve geriye kalan on beş aylık kısım denetim süresi olarak işler. Ceza, bu denetim süresi de sorunsuz tamamlandığında infaz edilmiş sayılır.
Hesabın çıkış noktası kesinleşmiş ceza miktarıdır. Mahkemenin hükmettiği süre, indirimler uygulandıktan sonra kalan nihai rakamdır; infaz oranı da bu nihai rakama uygulanır. Bu nedenle kurumda geçirilecek süre, önce hangi fıkradan hüküm kurulduğuna, sonra da hangi infaz rejiminin uygulanacağına bağlıdır.
“5 Yıl” Rakamı Hangi Senaryodan Çıkar?
Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi için öngörülen temel ceza sekiz yıldan on beş yıla kadar hapistir. Dolayısıyla beş yıllık bir ceza, maddenin temel hâlinden doğrudan çıkmaz. Bu rakam pratikte iki yoldan birinden gelir.
Birinci yol, fiilin sarkıntılık düzeyinde kalmasıdır. Aynı maddede sarkıntılık için öngörülen ceza aralığı üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir; bu aralığın ortasına yakın bir ceza beş yıl olarak belirlenebilir. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde ise sarkıntılıkta verilecek ceza beş yıldan az olamaz, yani beş yıl bu senaryoda alt sınırdır.
İkinci yol, temel cezadan yapılan indirimlerdir. Failin fiili işlediği sırada çocuk olması, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması veya teşebbüs hükümleri, sekiz yıllık alt sınırı beş yıla kadar indirebilir. Bu ayrım önemlidir, çünkü aşağıda görüleceği üzere failin çocuk olması yalnızca ceza miktarını değil, uygulanacak infaz oranını da değiştirir.
Oran Neden Yarı Değil, Dörtte Üç?
5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin ikinci fıkrası, süreli hapis cezalarında genel kuralı cezanın yarısı olarak belirler ve ardından üçte iki oranına tabi suçları tek tek sayar. Bu listenin (d) bendinde cinsel saldırı (m.102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (m.104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (m.105) yer alır. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: çocukların cinsel istismarı suçu, yani TCK m.103, bu listede yoktur.
TCK m.103, 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin dokuzuncu fıkrasında düzenlenmiştir. Bu fıkra, mükerrirlere özgü infaz rejimine ilişkin birinci fıkradaki sürelerin, TCK m.102/2, m.103, m.104/2-3 ve m.188’den mahkûm olanlar hakkında da uygulanacağını söyler ve devamında süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranını dörtte üç olarak belirler. Yani fail daha önce hiç mahkûm olmamış olsa bile, bu suçlarda mükerrirler için öngörülen ağır infaz rejimi uygulanır.
Bu yapı, süreli hapiste üç ayrı oran doğurur. Aşağıdaki tablo hangi hükmün hangi orana bağlandığını gösterir. Genel infaz mantığının tamamı için hapis cezası alan ne kadar yatar yazısına bakılabilir.
| Hüküm | Fail | Oran | Dayanak |
|---|---|---|---|
| TCK m.102/1 (cinsel saldırı, sarkıntılık dâhil) | Yetişkin | 2/3 | 5275 m.107/2-d |
| TCK m.102/2 (vücuda organ veya cisim sokma) | Yetişkin | 3/4 | 5275 m.108/9 |
| TCK m.103 (çocukların cinsel istismarı) | Yetişkin | 3/4 | 5275 m.108/9 |
| TCK m.104/1 (reşit olmayanla cinsel ilişki) | Yetişkin | 2/3 | 5275 m.107/2-d |
| TCK m.104/2-3 | Yetişkin | 3/4 | 5275 m.108/9 |
| TCK m.105 (cinsel taciz) | Yetişkin | 2/3 | 5275 m.107/2-d |
| TCK m.102, 103, 104, 105 | Çocuk | 2/3 | 5275 m.107/2-e |
Fail Çocuksa Oran Değişir mi?
Değişir. 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (m.102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar için oranı üçte iki olarak belirler. Buradaki “çocuklar” ifadesi mahkûm olan kişiyi, yani faili anlatır; mağduru değil.
Bu ayrım sıklıkla ters okunur. Bent, “çocuklara karşı işlenen suçlar” biçiminde anlaşıldığında TCK m.103 zaten mağduru çocuk olan bir suç olduğu için tüm istismar hükümlerinin üçte ikiye tabi olduğu sonucuna varılır. Oysa bu okuma, m.108/9’un m.103’ü açıkça saymasını anlamsız bırakır. Kanun koyucu m.103’ü bilerek iki ayrı yere yerleştirmiştir: yetişkin fail m.108/9’a, suça sürüklenen çocuk m.107/2-e’ye tabidir.
Bunu destekleyen ikinci bir hüküm daha vardır. 108. maddenin onuncu fıkrası, dokuzuncu fıkra hükümlerinin çocuklar hakkında uygulanmayacağını açıkça belirtir. Dolayısıyla suça sürüklenen çocuk bakımından dörtte üç oranı devreye girmez. Buna ek olarak 107. maddenin beşinci fıkrası uyarınca, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün iki gün olarak sayılır.
Suçun İşlendiği Tarih Oranı Değiştirir mi?
Değiştirir ve bu, hesabın en çok atlanan değişkenidir. 5275 sayılı Kanun’un geçici 9. maddesinin dördüncü fıkrası, TCK’nın 102, 103, 104, 105 ve 188. maddelerinde düzenlenen suçlardan 28 Haziran 2014 tarihinden önce işlenmiş olanlar için verilen süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranının üçte iki olarak uygulanacağını hükme bağlar.
28 Haziran 2014, 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihtir. Bu tarihten önce işlenen fiiller bakımından lehe olan eski rejim korunmuştur. Uygulamada belirleyici olan kesinleşme tarihi veya hüküm tarihi değil, fiilin işlendiği tarihtir; eski tarihli dosyalarda bu ayrım kırk beş aylık süreyi kırk aya indirir.
Dolayısıyla aynı beş yıllık ceza, üç ayrı sonuç doğurabilir: fiil 28 Haziran 2014’ten sonra işlenmiş ve fail yetişkinse 3 yıl 9 ay, fail çocuksa 3 yıl 4 ay, fiil bu tarihten önce işlenmişse yine 3 yıl 4 ay. Müddetnamedeki rakam beklenenden farklıysa ilk bakılacak yer bu üç değişkendir.
Yıl Yıl İnfaz Süreleri: 5, 10 ve 15 Yıllık Cezalar
Aynı oran farklı ceza miktarlarına uygulandığında ortaya çıkan süreler aşağıdaki gibidir. Tablodaki rakamlar koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreyi gösterir; tutuklulukta geçen süre ve denetimli serbestlik bu rakamdan ayrıca düşülür.
| Ceza | Yetişkin fail (3/4) | Fail çocuk veya 28.06.2014 öncesi fiil (2/3) |
|---|---|---|
| 5 yıl | 3 yıl 9 ay | 3 yıl 4 ay |
| 8 yıl | 6 yıl | 5 yıl 4 ay |
| 10 yıl | 7 yıl 6 ay | 6 yıl 8 ay |
| 12 yıl | 9 yıl | 8 yıl |
| 15 yıl | 11 yıl 3 ay | 10 yıl |
| 16 yıl | 12 yıl | 10 yıl 8 ay |
Tabloya göre cinsel istismardan 10 yıl ceza alan ne kadar yatar hesabı 7 yıl 6 ay verir. Cinsel istismardan 15 yıl ceza alan ne kadar yatar denildiğinde ise süre 11 yıl 3 aya çıkar. On altı yıl ve üzeri cezalar genellikle TCK m.103/2 kapsamındaki nitelikli hâlden, yani vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen istismardan doğar.
Birden fazla mahkûmiyet varsa süreler doğrudan toplanmaz; cezalar içtima ettirilir ve 107. maddenin üçüncü fıkrasındaki üst sınırlar devreye girer. Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kurumda geçirilecek süre en fazla yirmi sekiz yıldır. Farklı suçlardan farklı oranlar geliyorsa her ceza kendi oranıyla hesaplanır.
Denetimli Serbestlik Bu Süreyi Kısaltır mı?
Kısaltabilir, ancak bu suçlarda kısaltma payı genişletilmiş hâliyle değil, genel kural üzerinden işler. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesi uyarınca koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlüler, açık ceza infaz kurumunda bulunmaları ve talepte bulunmaları şartıyla cezalarının kalan kısmını denetimli serbestlik altında infaz edebilir.
Bu bir yıllık sürenin üç yıla çıkarıldığı geçici 6. madde düzenlemesinin istisna listesinde cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (m.102, 103, 104, 105) açıkça yer alır. Aynı şekilde geçici 10. maddenin altıncı fıkrasındaki açık kuruma erken ayrılma ve denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanma imkânı da bu suçlar bakımından uygulanmaz. Ayrıntılı koşullar denetimli serbestlik kaç yıl uygulanır yazısında ele alınmıştır.
4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’la 105/A maddesine yeni bir şart eklenmiştir: hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini (beş günden az olmamak üzere) kurumda geçirmiş olması gerekir. Geçici 11. madde uyarınca bu düzenleme, yürürlük tarihinden önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz.
Koşullu Salıverildikten Sonra Denetim Süresi Ne Kadar?
107. maddenin altıncı fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapis cezalarında bu süre hakederek tahliye tarihini geçemez. Beş yıllık cezada kurumda geçirilecek süre kırk beş ay olduğuna göre, denetim süresi teorik olarak kırk beş ay olurdu; fakat hakederek tahliye tarihi altmışıncı ayda dolduğu için denetim süresi fiilen on beş ayla sınırlanır.
Denetim süresi içinde infaz hâkimi, hükümlüye rehberlik edecek bir uzman görevlendirebilir ve iki yılı geçmemek üzere denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilir. Bu yükümlülükler belirli bir bölgede denetim altında bulunma, belirlenen yerlere gitmeme ve belirlenen programlara katılma biçiminde olabilir.
Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli geçirildiğinde ceza infaz edilmiş sayılır. Buna karşılık hükümlü denetim süresinde kasıtlı bir suç işler veya yükümlülüklere uyarıya rağmen uymamakta ısrar ederse koşullu salıverilme kararı geri alınır. Kararın geri alınması hâlinde, aynı hükmün infazıyla ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
Tahliyeden Sonra Uygulanan Tedavi ve Yasaklar
Bu suç grubuna özgü ve infaz hesabının görünmeyen kısmını oluşturan bir düzenleme daha vardır. 108. maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar hakkında cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, infaz hâkimi tarafından bir veya birkaç yükümlülüğe karar verilir.
- Tıbbi tedaviye tabi tutulmak
- Tedavi amaçlı programlara katılmak
- Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak
- Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak
- Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak
- Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak
Bu yükümlülükler uyuşturucu imal ve ticareti suçu bakımından uygulanmaz; cinsel suçlara özgüdür. Onuncu fıkra uyarınca ise dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz. Uygulamanın usul ve esasları, Sağlık Bakanlığı’nın görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.
Ayrıca TCK’nın 53. maddesindeki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbiri de mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak devreye girer. Kayıt ve tedbirlerin iş hayatına etkisi bakımından adli sicil kaydının iş hayatına etkisi yazısındaki ölçütler yol gösterici olabilir.
Tutuklulukta Geçen Süre Hesaptan Düşülür mü?
Düşülür. Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller, cezadan mahsup edilir. Gözaltında ve tutuklulukta geçen süreler bu kapsamdadır ve infaz hesabına başlarken cezadan indirilir.
Mahsup, orandan önce uygulanmaz; önce ceza miktarı üzerinden koşullu salıverilme süresi bulunur, sonra bu süreden tutuklulukta geçen gün sayısı düşülür. Beş yıllık cezada kırk beş aylık süre bulunduktan sonra, sanığın altı ay tutuklu kaldığı bir dosyada kurumda geçirilecek kalan süre otuz dokuz aydır.
Bu nedenle iki hükümlünün cezası aynı olsa bile tahliye tarihleri farklı olabilir. Tutukluluk süresi, adli kontrol altında geçen süreler ve varsa başka dosyalardan gelen mahsup talepleri müddetnamede ayrı ayrı gösterilir.
İyi Hâl Şartı Olmadan Koşullu Salıverilme Olur mu?
Olmaz. 107. maddenin birinci fıkrası, koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesini şart koşar. Oran hesabı doğru olsa bile iyi hâl kararı verilmemişse koşullu salıverilme gerçekleşmez.
İyi hâl değerlendirmesi idare ve gözlem kurulunca yapılır; kurum idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor infaz hâkimliğine verilir. İnfaz hâkimi raporu uygun bulursa koşullu salıverilmeye dosya üzerinden karar verir, uygun bulmazsa gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
Disiplin cezaları iyi hâl değerlendirmesini doğrudan etkiler. Bu nedenle infaz süresi boyunca alınan disiplin cezalarının kaldırılıp kaldırılmadığı, koşullu salıverilme tarihinin fiilen gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bakımından belirleyicidir.
Tekerrür Varsa Süre Nasıl Değişir?
Tekerrür, zaten dörtte üçe tabi olan bu suç grubunda oranı doğrudan yükseltmez ama başka sonuçlar doğurur. 108. maddenin birinci fıkrası tekerrür hâlinde süreli hapis cezasının üçte ikisinin çekilmesini öngörür; aynı fıkranın ek cümlesi ise koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlarda tabi olunan oranın uygulanacağını belirtir. Yani dörtte üç oranı korunur.
Buna karşılık ikinci defa tekerrür hâlinde 108. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca süreli hapis cezaları bakımından oran dörtte üç olarak uygulanır ve tekerrür nedeniyle eklenecek miktarın üst sınırına ilişkin kural devre dışı kalır. Bu kural 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’la eklenmiştir.
Tekerrürün asıl etkisi cezanın infazı bittikten sonra başlar: infaz hâkimi mükerrir hakkında bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler ve bu süre en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. Rejimin işleyişi mükerrirlere özgü infaz rejimi yazısında ayrıntılandırılmıştır.
Bu Hesapta En Sık Yapılan Dört Hata
Cinsel istismardan 5 yıl ceza alan ne kadar yatar hesabında dört hata düzenli olarak tekrar eder. Birincisi, oranı yarı olarak almaktır. Süreli hapiste genel kural cezanın yarısıdır, ancak bu kural cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uygulanmaz. Beş yıllık cezada yarı oranı iki buçuk yıl verirdi; doğru rakam 3 yıl 9 aydır.
İkinci hata, tüm cinsel suçları tek bir orana bağlamaktır. Cinsel taciz ile çocukların cinsel istismarı aynı bölümde yer alsa da farklı oranlara tabidir; birincisi üçte iki, ikincisi dörtte üçtür. Üçüncü hata, 107. maddedeki “çocuklar” ifadesini mağdur olarak okumaktır; bu ifade suça sürüklenen çocuğu, yani faili anlatır.
Dördüncü hata, suç tarihini hesaba katmamaktır. 28 Haziran 2014’ten önce işlenen fiillerde oran üçte ikidir ve bu fark, uzun cezalarda yıllarla ölçülen bir sonuç doğurur. Karşılaştırmalı hesaplar için infaz ve yatar hesaplama sayfasındaki ölçütler kullanılabilir. Kanun metninin tamamı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun üzerinden incelenebilir.
Müddetnamedeki Tarih Beklenenden Uzunsa Ne Yapılabilir?
Müddetname, cezanın başlangıç ve bitiş tarihleri ile koşullu salıverilme tarihini gösteren belgedir ve Cumhuriyet başsavcılığı tarafından düzenlenir. Hesapta hata olduğu düşünülüyorsa başvurulacak merci infaz hâkimliğidir.
İtirazda somut olarak hangi kalemin yanlış hesaplandığı gösterilmelidir: uygulanan oran, mahsup edilen tutukluluk süresi, içtima hesabı veya suç tarihi. Genel bir itirazdan çok, hangi maddenin hangi fıkrasının uygulanması gerektiğini belirten bir dilekçe sonuç almaya elverişlidir.
Kesinleşmiş cezanın infazına ilişkin uyuşmazlıklarda süre sınırı bakımından dikkatli olunmalıdır; infaz hâkimliği kararlarına karşı itiraz yolu ayrıca işler. Dosyadaki rakamların hangi hükümden çıktığı belirlenmeden yapılan başvurular çoğu zaman sonuçsuz kalır.
Dosyadaki Rakamı Birlikte Çıkarmak
İnfaz hesabı, kesinleşmiş hükmün hangi fıkraya dayandığı, fiilin tarihi, failin yaşı ve mahsup edilecek süreler bir araya getirildiğinde netleşir. Bu dört veriden biri eksik olduğunda ortaya çıkan rakam yanıltıcı olur.
Müddetname, gerekçeli karar ve varsa içtima kararı incelenerek koşullu salıverilme tarihinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı değerlendirilebilir. Dosyanızdaki hükmün infazına ilişkin bir değerlendirme için ceza hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilir, belgelerinizle birlikte başvurabilirsiniz.
Failin de çocuk olduğu hâlde cezanın nasıl belirlendiği çocuğun çocuğa cinsel istismarı cezası, fiilin taciz düzeyinde kaldığı elektronik haberleşme hâlleri telefonla cinsel tacizin cezası kaç yıl, soruşturmanın sona erme biçimleri ise cinsel istismarda kamu davası nasıl düşer yazısında ele alındı.
Sıkça Sorulan Sorular
Cinsel İstismardan 5 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
Yetişkin fail bakımından 3 yıl 9 ay. Beş yıllık ceza altmış ay eder ve koşullu salıverilme oranı dörtte üç olduğundan kurumda geçirilmesi gereken süre kırk beş aydır. Tutuklulukta geçen süre bu rakamdan ayrıca düşülür.
Cinsel İstismardan 10 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
7 yıl 6 ay. Yüz yirmi ayın dörtte üçü doksan aydır. Fail suça sürüklenen çocuksa veya fiil 28 Haziran 2014’ten önce işlenmişse oran üçte ikiye iner ve süre 6 yıl 8 ay olur.
Cinsel İstismardan 15 Yıl Ceza Alan Ne Kadar Yatar?
11 yıl 3 ay. Yüz seksen ayın dörtte üçü yüz otuz beş aya karşılık gelir. Üçte iki oranının uygulandığı hâllerde ise süre 10 yıla iner.
Çocukların cinsel istismarında koşullu salıverilme oranı kaçtır?
Yetişkin fail bakımından dörtte üçtür. Dayanağı 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin dokuzuncu fıkrasıdır. Bu suç, 107. maddedeki üçte iki listesinde yer almaz.
Cinsel suçlarda oran neden tek bir sayı değil?
Kanun, hükümleri iki ayrı maddeye dağıtmıştır. Cinsel saldırının temel hâli, reşit olmayanla cinsel ilişkinin birinci fıkrası ve cinsel taciz üçte ikiye; çocukların cinsel istismarı ile nitelikli hâller dörtte üçe tabidir.
Fail çocuksa hangi oran uygulanır?
Üçte iki uygulanır. 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olan çocuklar için oranı üçte iki olarak belirlemiştir. Aynı Kanun’un 108. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca dörtte üç kuralı çocuklara uygulanmaz.
Suç tarihi 2014 öncesiyse ne değişir?
Koşullu salıverilme oranı üçte ikiye iner. Geçici 9. maddenin dördüncü fıkrası, 28 Haziran 2014’ten önce işlenen fiiller bakımından bu oranı öngörür. Belirleyici olan hüküm tarihi değil, fiilin işlendiği tarihtir.
Bu suçta denetimli serbestlik üç yıl mı uygulanır?
Hayır. Üç yıllık genişletilmiş süreyi düzenleyen geçici 6. maddenin istisna listesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar açıkça sayılmıştır. Bu suçlarda genel kural olan bir yıllık süre uygulanır.
Denetimli serbestliğe geçmek için kurumda asgari süre şartı var mı?
4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeye göre, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmiş olması gerekir. Bu süre beş günden az olamaz ve düzenleme yürürlükten önce işlenen suçlara uygulanmaz.
Koşullu salıverilme sonrası denetim süresi ne kadar sürer?
Kural olarak kurumda geçirilmesi gereken süre kadardır, ancak süreli hapiste hakederek tahliye tarihini geçemez. Beş yıllık cezada bu sınır denetim süresini on beş ayla sınırlar.
Tahliye sonrası hangi yasaklar uygulanabilir?
İnfaz hâkimi tıbbi tedavi, tedavi programına katılma, mağdurun yaşadığı bölgede ikamet etmeme, mağdura yaklaşmama ve çocuklarla bir arada olmayı gerektiren işlerde çalışmama yükümlülüklerinden birine veya birkaçına karar verebilir. Bu yükümlülükler çocuklar hakkında uygulanmaz.
Tutuklulukta geçen süre düşülür mü?
Düşülür. Hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan bütün süreler cezadan mahsup edilir. Mahsup, koşullu salıverilme süresi bulunduktan sonra o süreden indirilir.
Ceza ertelenebilir veya paraya çevrilebilir mi?
Hapis cezasının ertelenmesi iki yıl veya daha az süreli cezalar için mümkündür; adli para cezasına çevirme ise kısa süreli hapis cezalarına özgüdür. Bu suçtaki ceza aralıkları bu sınırların üzerinde kaldığından uygulama alanı bulunmaz.
Birden fazla ceza varsa süreler toplanır mı?
Doğrudan toplanmaz. Cezalar içtima ettirilir ve her ceza kendi oranıyla hesaplanır. Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kurumda geçirilecek süre en fazla yirmi sekiz yıldır.
Müddetnamedeki hesap yanlışsa nereye başvurulur?
İnfaz hâkimliğine başvurulur. Dilekçede hangi kalemin hatalı olduğu (oran, mahsup, içtima veya suç tarihi) somut olarak gösterilmelidir. İnfaz hâkimliği kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir dosya hakkında hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İnfaz mevzuatı sık değişmektedir; dosyanızdaki hesabın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız gerekir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.