İdare Hukuku

Askerde Ölen Askerin Ailesinin Hakları Nelerdir, Hangi Ödemeler Yapılır?

Askerde Ölen Askerin Ailesinin Hakları Nelerdir, Hangi Ödemeler Yapılır

Askerde ölen askerin ailesinin hakları, ölümün hangi kanunun kapsamına girdiğine göre baştan aşağı değişir. Aynı yaştaki iki er için ödenen tutarın dayanağı bile aynı değildir: 2330 sayılı Kanun kapsamındaki bir ölümde kanuni mirasçılara en yüksek Devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dâhil) 100 katı ödenirken, bu kapsama girmeyen bir ölümde ödeme 400.000 gösterge rakamı üzerinden hesaplanır. İki rejimin ödeme tutarı farklı olduğu gibi, o parayı anne, baba, eş ve çocuklar arasında bölen kural da farklıdır.

Makale İçeriği

Ailelerin en sık kaybettiği hak, bu ayrımın bilinmemesinden doğuyor. “2330 kapsamına girmiyor” cevabını alan aileler dosyayı kapatıyor; oysa 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 47. maddesi tam da bu durum için ayrı bir tazminat öngörüyor. Aylık, tazminat, sosyal haklar ve idareye karşı açılacak dava birbirinden bağımsız yollardır; birinden gelen ret, diğerini kendiliğinden kapatmaz.

Kısa değerlendirme

Bir defalık tazminat2330 kapsamındaysa memur brüt aylığının 100 katı; değilse 400.000 gösterge × memur maaş katsayısı.
Paylaşımİki rejimde farklı: 2330’da ana-babaya %15’er, Askeralma rejiminde bekâr erde %50 anne %50 baba.
AylıkErbaş ve erin ana veya babasına bağlanan aylığın toplamı, net asgari ücretin altına inemez.
SüreAskeralma tazminatında ölümden itibaren 5 yıl; idareye karşı davada öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 5 yıl.
StatüŞehitlik nitelendirmesi ile ödeme hakkı aynı şey değildir; ikisi ayrı ayrı incelenir.

Askerde ölen askerin ailesinin hakları nelerdir?

Askerde ölen askerin ailesinin hakları beş ayrı başlıkta toplanır: bir defaya mahsus ödenen tazminat, hak sahiplerine bağlanan aylık, cenaze ödeneği gibi sosyal güvenlik ödemeleri, ölüm terörle mücadeleye bağlıysa devreye giren ek haklar ve idarenin kusuru varsa açılan maddi–manevi tazminat davası. Bu beş kalem farklı mevzuata dayanır, farklı mercilerde yürür ve farklı sürelere tabidir.

Bunların hiçbiri diğerinin alternatifi değildir. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aylık bağlanması, idareye karşı tam yargı davası açılmasına engel oluşturmaz; nakdi tazminat alınmış olması manevi tazminat talebini ortadan kaldırmaz. Yalnızca Askeralma Kanunu kapsamındaki ödeme bu kuralın dışındadır: o ödeme, tam olarak diğerlerinin yapılmaması şartına bağlıdır.

Başvuru mercileri de ayrışır. Nakdi tazminat ve Askeralma tazminatı için askerlik şubesi başkanlığına, aylık için Sosyal Güvenlik Kurumu’na, şehit yakını sosyal hakları için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, tazminat davası için önce ilgili bakanlığa başvurulur. Tek bir dilekçeyle hepsini birden talep etmek mümkün değildir.

Hak kalemiDayanağıBaşvurulacak yer
Nakdi tazminat2330 s.K. m.3Askerlik şubesi / birlik komutanlığı
Askeralma tazminatı7179 s.K. m.47Askerlik şubesi başkanlığı
Aylık bağlanması5434 s.K. m.56, 5510 s.K. m.47Sosyal Güvenlik Kurumu
Cenaze ve evlenme ödeneği5510 s.K. m.37Sosyal Güvenlik Kurumu
Maddi–manevi tazminatİYUK m.13 + idarenin sorumluluğuÖnce idare, sonra idare mahkemesi

Ölümün hangi kanuna girdiği neyi değiştirir?

Ödemenin tutarını, paylaşım kuralını ve başvuru merciini belirleyen tek şey, ölümün hangi rejime girdiğidir. Mevzuat asker ölümlerini üç ayrı rejime bölüyor ve aralarındaki fark yüzde birkaçlık bir tutar farkından ibaret değil.

Birinci rejim 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’dur. Bu kanunun 1. maddesi 2023 yılında yeniden yazıldı ve kapsamı görev tanımına bağladı: iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men ve takibi, trafik ve yol güvenliğinin sağlanması, tutuklu ve hükümlülerin sevki, patlayıcı madde işlemleri ve orman yangını söndürme çalışmaları. Kanun “asker olmayı” değil, “bu görevlerde görevlendirilmiş olmayı” arıyor.

İkinci rejim, 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 47. maddesidir ve tam olarak birincisinin dışında kalanlar için kurulmuştur. Üçüncü rejim ise ölümün terörle mücadeleye bağlı olduğu hâllerde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesiyle devreye giren ek haklar bütünüdür; bu, ilk iki rejimin yerine geçmez, üstüne biner.

RejimNe zaman uygulanırÖlüm hâlinde ödeme
2330 s.K.Kanunun saydığı görevlerde görevlendirilmişken ölümEn yüksek Devlet memuru brüt aylığının 100 katı
7179 s.K. m.472330 tazminatı ödenmemiş ve 5434/5510’a göre aylık bağlanmamışsa400.000 gösterge × memur maaş katsayısı
3713 s.K. m.21Ölüm terör eylemi kaynaklıysa2330 hükümleri + aylık tabanı, ikramiye, konut ve sağlık hakları

Bu üçlü ayrım, ailenin eline geçen ilk yazının neden bu kadar önemli olduğunu da açıklıyor. Askerde ölen askerin ailesinin hakları büyük ölçüde tek bir cümlede düğümlenir: olay tutanağında ölümün “görev sırasında” mı yoksa “görevden dolayı” mı gerçekleştiğinin nasıl yazıldığı, dosyanın hangi rejime düşeceğini baştan belirler.

Askerde vefat eden askerin ailesine ne kadar tazminat ödenir?

2330 sayılı Kanun kapsamına giren bir ölümde kanuni mirasçılara, en yüksek Devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dâhil) 100 katı tutarında nakdi tazminat ödenir. Kanunun 3. maddesinin (a) bendi tutarı doğrudan bu formüle bağlamıştır; ailenin gelir durumu, askerin evli olup olmaması veya hizmet süresi bu tutarı değiştirmez.

Uygulamada gözden kaçan asıl ayrıntı, hesaba esas alınacak tarihtir. Kanun, tespite esas tutulacak aylığın “tazminat verilmesine dair karar tarihindeki” en yüksek Devlet memuru brüt aylığı olduğunu söyler. Yani ölüm tarihindeki memur maaşı değil, komisyonun karar verdiği tarihteki maaş esas alınır. Dosyanın sonuçlanması uzadıkça hesap tabanı da yükselir; bu, gecikmenin ailenin aleyhine sonuç doğurmasını kısmen önleyen bir kuraldır.

Kesin bir lira tutarı vermek doğru olmaz, çünkü hem memur aylık katsayısı hem de en yüksek Devlet memuru aylığı yıl içinde değişir. Ailenin bakması gereken şey, karar tarihinde yürürlükte olan katsayıdır. Kanun metnine 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun üzerinden doğrudan ulaşılabilir.

Kesin rapor gecikirse ödeme bekletilir mi?

Bekletilmez. Kanunun 3. maddesinin (d) bendi, kesin raporun alınmasının uzayacağı anlaşıldığında olay tarihi itibarıyla hesaplanacak miktarın asgari oranı üzerinden avans ödenmesini öngörür. Bu hüküm daha çok engellilik dosyalarında gündeme gelir, ancak sürecin uzayacağının anlaşıldığı hâllerde ailenin hatırlatabileceği bir imkândır.

2330 kapsamına girmeyen ölümlerde tazminat ödenir mi?

Ödenir. 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 47. maddesi, askerlik yükümlülüğünü yerine getirirken ölenlerin dul ve yetimlerine 400.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda, bir defaya mahsus tazminat ödenmesini düzenler. Şartı nettir: 5434 veya 5510 sayılı kanunlar kapsamında aylık bağlanmamış ve 2330 sayılı Kanun gereğince tazminat ödenmemiş olacak.

Bu ödeme, kışla içindeki bir iş kazası, göreve bağlanamayan bir trafik kazası ya da askerlik sırasında ortaya çıkan bir hastalık sonucu ölüm gibi, 2330’un görev tanımına girmeyen olayları kapsar. Kanun ayrıca tazminattan damga vergisi dışında hiçbir vergi ve kesinti yapılamayacağını, ödenen tutarın haczedilemeyeceğini de belirtir.

Uygulamanın ayrıntıları, Resmî Gazete’nin 23 Mayıs 2015 tarihli ve 29364 sayılı nüshasında yayımlanan Askerlik Yükümlülüğünü Yerine Getirirken Ölen veya Engelli Hâle Gelenlere Tazminat Ödenmesi Hakkında Yönetmelik’te düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 4. maddesi, ölümün askerliğe sevk tarihi ile hizmet süresinin bitiş tarihi arasında ve askerlik hizmetinden sayılan süreler içinde gerçekleşmiş olmasını arar.

Terhisten sonra ölen askerin ailesi bu tazminatı alabilir mi?

Alabilir. Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, yükümlünün süresinden önce ya da süresinde terhis edilmiş olsa bile devam eden tedavisi sonucunda ölmesi hâlini açıkça kapsama almıştır. Bu dosyalarda belirleyici olan, ölüme yol açan rahatsızlığın askerlik hizmetinden sayılan süre içinde ortaya çıktığının belgelenebilmesidir.

Tazminat anne, baba, eş ve çocuklar arasında nasıl paylaştırılır?

Paylaşım kuralı iki rejimde birbirinden tamamen farklıdır ve bu, ailelerin en çok yanıltıldığı noktadır. Aynı olayda hangi kanunun uygulandığına göre annenin ve babanın eline geçecek oran değişir.

2330 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (c) bendi, nakdi tazminatın kanuni mirasçılara intikalinde özel bir kural getirir: ölenin eş ve füruu veya yalnızca füruu ile içtima eden, ölüm tarihinde sağ ana ve babasının her birine ayrı ayrı %15 verildikten sonra kalan tutar diğer mirasçılara ödenir. Diğer hâllerde genel miras hükümleri uygulanır. Maddenin son cümlesi ayrıca bir tavan koyar: ana veya babaya verilen tazminat, çocukların her birine ödenen tazminattan fazla olamaz.

Askeralma Kanunu rejiminde ise miras hükümlerine hiç gidilmez. Yönetmeliğin 7. maddesi ödemeyi doğrudan sabit oranlara bağlamıştır ve bekâr bir er söz konusu olduğunda tutarın yarısı anneye, yarısı babaya ödenir. Bu, 2330’daki %15’lik ebeveyn payından çok daha yüksek bir orandır.

Ölen askerin durumuAskeralma rejiminde paylaşım (Yönetmelik m.7)
Bekâr%50 anne, %50 baba
Evli, çocuksuz — anne ve/veya baba hayatta%50 eş, %50 anne ve/veya baba
Evli, çocuksuz — anne ve baba vefat etmiş%100 eş
Evli, çocuklu — anne ve/veya baba hayatta%50 eş, %25 çocuk, %25 anne ve/veya baba
Evli, çocuklu — anne ve baba vefat etmiş%50 eş, %50 çocuk

Yönetmelik, anne ve baba ile çocukların kendi içlerinde eşit mirasçı olduklarını da ayrıca belirtir. Yani “%25 anne ve babaya” ifadesi, ikisinin bu payı eşit bölüşeceği anlamına gelir. Ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı bakımından durumu ise ayrı bir değerlendirmeye tabidir; bu konuyu destekten yoksun kalma tazminatı kimlere ödenir yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Askerde ölen askerin ailesine maaş bağlanır mı?

Ölüm vazife malullüğü kapsamında değerlendirildiğinde ailesine aylık bağlanır. 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi, vazife malullüğü aylığı almakta iken veya vazife malullüğü aylığı bağlanması gerekirken ölenlerin hak sahiplerine, müstahak olmaları hâlinde prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanacağını açıkça söyler. Bu, normal ölüm aylığında aranan gün sayısı şartının bu dosyalarda uygulanmadığı anlamına gelir.

Yükümlü erler bakımından hesabın dayanağı farklıdır. Er, 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı sayılmadığı için aylık 5434 sayılı Kanun’un 56. maddesine göre bağlanır: öğrenim durumuna göre 657 sayılı Kanun’un 36. maddesindeki giriş derece ve kademe tutarının %70’i esas alınır. Uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş–erler için tablo değişir, çünkü onlar sigortalı statüsündedir.

Ölüm 2330 sayılı Kanun kapsamına giriyorsa aylık tarafında ayrı bir kazanım daha vardır. Kanunun 4. maddesi, ölenlere bağlanması gereken görev malullüğü aylığının dul ve yetimlerine intikal edeceğini düzenler ve bu şekilde bağlanan aylıkların %25 artırılarak ödeneceğini söyler. Bu artırım, aylığın kendisiyle birlikte otomatik uygulanır.

Hiçbir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanlar da boşta kalmaz. 2330 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (d) bendi, bu kişiler için öğrenim durumlarına göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden — öğrenimi bulunmayanlar ilkokul mezunu sayılarak — dul ve yetimlerine görev malullüğü aylığı bağlanmasını öngörür.

Erbaş ve erin anne ile babasına bağlanan aylık ne kadardan az olamaz?

Bu sorunun kanunda yazılı, net bir cevabı var ve arama sonuçlarında neredeyse hiç görülmüyor. 5434 sayılı Kanun’un 72. maddesi, erbaş ve erler ile yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencilerinin ana veya babasına bağlanan aylığın toplamının, 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarından az olamayacağını hükme bağlamıştır.

Aynı madde, bu aylığın bağlanması için “herhangi bir şart aranmaksızın” ifadesini kullanır. Yani anne ve babanın muhtaç olması, çalışmıyor olması ya da başka bir gelirinin bulunmaması aranmaz. Maddenin kapsamı 5434’ün 56. maddesi, 5510’un 47. maddesi ve 2330 sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenleri kapsar.

Paylaşımda da özel bir kural işler: babaya bağlanan aylık, dul ve yetimlerin bulunması hâli de dâhil olmak üzere ana ve babaya eşit olarak paylaştırılarak ödenir. Dul ve yetimlerle beraber baba veya anaya aylık bağlanması hâlinde, eş ve çocukların aylıkları, baba veya ananın bulunmadığı durumda bağlanacak aylıktan az olamaz. Bu düzenleme, ebeveyne aylık bağlanmasının eş ve çocukların payını düşürmesini engeller.

Maddenin son imkânı ise Cumhurbaşkanı kararına bağlıdır: asgari ücret tabanına yükseltme için ilave edilen kısım hariç olmak üzere, ana ve babalara bağlanacak aylıklar Cumhurbaşkanı kararı ile %200’üne kadar yükseltilebilir.

Askerde ölen asker şehit sayılır mı?

Şehitlik, mevzuatta tek bir maddeyle tanımlanmış bir hukuki statü değildir; hangi hakların doğduğu, ölümün vazife malullüğü kapsamında sayılıp sayılmadığına ve terörle mücadeleye bağlanıp bağlanmadığına göre belirlenir. Bu nedenle “şehit sayıldı mı” sorusuyla “ailesine ne ödenecek” sorusunun cevapları her zaman örtüşmez.

5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi, vazife malulü sayılmayı görevin ifasıyla bağlantılı bir olaya bağlar: sigortalının vazifesini yaptığı sırada, idarece görevlendirildiği başka bir işi yaparken, kurumunun menfaatini korumak amacıyla bir iş yaparken, idarece sağlanan taşıtla işe gidiş–dönüş sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğan malullük vazife malullüğüdür. Aynı madde harp malulü sayılan hâlleri altı bent hâlinde ayrıca sayar.

Buradan çıkan pratik sonuç şudur: izinliyken kendi imkânlarıyla yolculuk ederken geçirilen bir trafik kazası ile görev dönüşü askerî araçla yaşanan kaza aynı sonucu doğurmaz. Nitelendirme uyuşmazlıklarında ailenin önünde idari başvuru ve ardından iptal davası yolu açıktır; hangi işlemin dava konusu edilebileceği ise başvuruya verilen cevabın niteliğine bağlıdır.

Statü tanınmasa bile ödeme hakkı tümüyle kapanmaz. Vazife malullüğü kabul edilmediği ve 2330 kapsamına girilmediği hâllerde Askeralma Kanunu’nun 47. maddesindeki tazminat gündeme gelir; idarenin hizmet kusuru varsa tam yargı davası ayrıca açılabilir.

Terörle mücadelede ölen askerin ailesine hangi ek haklar tanınır?

Ölüm terör eylemi kaynaklıysa 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesi devreye girer ve önce 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını söyler. Bunun üzerine maddede sayılan ek haklar eklenir; bunlar tazminatın yerine geçmez, ona ilave olur.

Aylık tarafında madde bir taban getirir: ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olamaz. Ölenlerin dul ve yetimlerine ayrıca en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir.

Konut ve sağlık hakları da aynı maddede düzenlenmiştir. Kamu konutundan yararlanmakta iken ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimleri, özel tahsisli konutlar hariç olmak üzere kira bedeli alınmaksızın on yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam edebilir; konuttan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanların ikametgâh olarak kullanacakları taşınmazın kira bedeli on yıl süreyle Devletçe karşılanır. Dul ve yetimler, kendilerine verilen tanıtım kartını ibraz ettiklerinde kamu hastanelerinde muayene ve tedavi edilir.

Erbaş ve erler için maddenin (h) bendi ayrı bir taban koyar. Terörle mücadele görevi sırasında hayatını kaybeden erbaş ve erlerin dul aylığına müstahak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstahak çocukları 2330 sayılı Kanun’a göre aylık bağlanması hakkından yararlandırılır; bağlanacak aylık, en az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olanlarda sekizinci derecenin birinci kademesindeki, diğerlerinde onuncu derecenin birinci kademesindeki “Memur” unvanlı kadroların emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden hesaplanacak vazife malullüğü aylığı tutarından düşük olamaz.

Cenaze ödeneği, evlenme ödeneği ve ölüm yardımı

Cenaze ödeneği, 5510 sayılı Kanun’un 37. maddesinde düzenlenmiştir ve ayrı bir başvuru kalemidir. Vazife malullüğü aylığı almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine, Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden ödenir.

Kimin alacağı da maddede sıraya bağlanmıştır: cenaze ödeneği sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir. Bu sıradakilere ödenememesi ve cenazenin gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırılması durumunda, belgelere dayanan masraflar masrafı yapan kişiye ödenir.

Aynı madde evlenme ödeneğini de düzenler. Evlenmeleri nedeniyle aylığı kesilmesi gereken kız çocuklarına, evlenmeleri ve talepte bulunmaları hâlinde almakta oldukları aylığın iki yıllık tutarı bir defaya mahsus peşin ödenir. Bu ödeneği alan hak sahibinin aylığının kesildiği tarihten itibaren iki yıl içinde yeniden hak sahibi olması hâlinde, iki yıllık sürenin sonuna kadar aylık bağlanmaz.

Bir istisnaya dikkat etmek gerekir: kamu görevlisi statüsündekilerden ölenlerin hak sahiplerine kendi kurumları tarafından ölüm yardımı dışında cenaze gideri, cenaze nakil gideri ödeneği veya bu mahiyette bir ödeme yapılmışsa, Kurum tarafından ayrıca cenaze ödeneği ödenmez.

Hangi hâllerde ailenin başvurusu reddedilir?

Askeralma Kanunu kapsamındaki tazminat için ret sebepleri yönetmeliğin 5. maddesinde sayılmıştır ve liste sınırlıdır. Ölümün gerçekleştiği tarihte yükümlünün bakaya, firar, izin tecavüzü, kısa süreli kaçma veya hava değişimi tecavüzünde bulunması hâlinde bu tazminat ödenmez.

İkinci ret sebebi intihardır. Yönetmelik, ölümün intihar veya intihara teşebbüs sonucu meydana gelmesi hâlinde bu tazminatın ödenmeyeceğini açıkça belirtir. Bu, ailenin tümüyle haksız kaldığı anlamına gelmez; intihar hâlinde idarenin gözetim ve koruma yükümlülüğü ayrı bir hukuki eksende tartışılır ve bu tartışmayı askerde intihar tazminat davası yazımızda ayrı olarak inceledik.

Üçüncü grup ret sebebi, ölüme yol açan hastalık veya arızanın askere sevk tarihinden önce de mevcut olduğunun Millî Savunma Bakanlığı Askerî Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce tespit edilmesidir. Yönetmelik ayrıca, ret sebeplerine konu eylemler nedeniyle adli soruşturma veya kovuşturma yürütülüyorsa, bu işlemler sonuçlanana kadar tazminatın ödenmeyeceğini, sonucuna göre işlem yapılacağını düzenler.

Askerlik sırasında yaralanan ancak hayatını kaybetmeyen askerlerde tablo bütünüyle değişir; maluliyet derecesi, gazilik statüsü ve tedavi giderleri ayrı kurallara tabidir. Bu ayrımı askerde yaralanan askerin hakları yazımızda ele aldık.

İdareye karşı tazminat davası ne zaman ve nerede açılır?

İdarenin kusuru iddia ediliyorsa açılacak dava tam yargı davasıdır ve doğrudan mahkemeye gidilmez. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi, idari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin dava açmadan önce, eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmalarını zorunlu tutar.

Başvurunun kısmen veya tamamen reddi hâlinde, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi işler. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve dava süresi bu sürenin bittiği tarihten başlar. Ön başvuru yapılmadan açılan dava, esasa girilmeden merci tecavüzü nedeniyle reddedilir.

Görevli yargı yeri konusunda eski bilgi hâlâ dolaşımdadır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, Anayasa’nın 156 ve 157. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte kapatılmıştır; asker kişileri ilgilendiren idari uyuşmazlıklar artık genel idare mahkemelerinde görülür. İç hukuk yolları tükendiğinde gündeme gelen usul için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yazımıza bakılabilir.

Ödenen tazminat, açılacak davayı etkiler mi?

Etkileyebilir. Yönetmeliğin 14. maddesi, bu kapsamda ödenecek tazminatın “uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı” olduğunu söyler. Bu ifade, açılacak tam yargı davasında ödenen tutarın hesaba katılıp katılmayacağı tartışmasını doğurur ve talep miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gereken bir unsurdur. Aynı maddenin üçüncü fıkrası ayrıca, sonradan 5434 veya 5510 kapsamında aylık bağlandığının ya da 2330 uyarınca tazminat ödendiğinin tespit edilmesi hâlinde bu kapsamda ödenen tutarların geri isteneceğini düzenler.

Askeralma tazminatı için başvuru süresi kaç yıldır?

Yönetmeliğin 13. maddesine göre müracaat süresi, ölümün meydana geldiği tarihten itibaren beş yıldır. Maddede yargıya intikal eden olaylarda yargılama sürecinin bu süreden hariç tutulacağı da belirtilmiştir; devam eden bir ceza yargılaması ya da idari dava, süreyi kendiliğinden tüketmez.

İşlemSüreBaşlangıç
Askeralma tazminatı başvurusu5 yılÖlüm tarihi (yargılama süresi hariç)
İdareye ön başvuru1 yıl / her hâlde 5 yılÖğrenme tarihi / eylem tarihi
İdarenin cevap süresi30 günBaşvuru tarihi
İdare mahkemesinde dava60 günRet tebliği veya zımni ret

Başvuru dosyasını kurmadan önce netleşmesi gerekenler

Bu dosyalarda kaybedilen hakların büyük bölümü, hangi rejimin uygulanacağının baştan yanlış varsayılmasından doğuyor. Olay veya kaza tutanağındaki nitelendirme, idari tahkikat raporu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun aylık bağlanıp bağlanmadığına dair yazısı ve ölüm raporu bir arada okunduğunda, ailenin hangi kalemi hangi mercide talep edebileceği çoğunlukla ilk incelemede görülebilir.

Elinizde bu belgelerden bir kısmı varsa, süre bakımından hangi başvurunun önce yapılması gerektiğini birlikte değerlendirmek mümkündür. Askerlik hizmetine bağlı ölüm ve maluliyet dosyalarında yürüttüğümüz çalışmaları Ankara tazminat avukatı sayfasında derledik. Görevi başında hayatını kaybeden memurların yakınlarına tanınan haklar için ise görevi başında ölen memurun ailesine tazminat ödenir mi yazısı ayrı bir çerçeve sunuyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Askerde ölen askerin ailesinin hakları nelerdir?

Bir defaya mahsus tazminat, hak sahiplerine bağlanan aylık, cenaze ödeneği gibi sosyal güvenlik ödemeleri, ölüm terörle mücadeleye bağlıysa 3713 sayılı Kanun’daki ek haklar ve idarenin kusuru varsa açılan maddi–manevi tazminat davası olmak üzere beş ayrı hak doğar. Her biri farklı mevzuata dayanır ve ayrı mercide talep edilir.

Askerde vefat eden askerin ailesine ne kadar tazminat ödenir?

2330 sayılı Kanun kapsamındaki ölümlerde kanuni mirasçılara en yüksek Devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dâhil) 100 katı ödenir. Bu kapsama girmeyen ölümlerde 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca 400.000 gösterge rakamının memur maaş katsayısıyla çarpımı kadar ödeme yapılır.

Nakdi tazminat hesabında hangi tarihteki maaş esas alınır?

Ölüm tarihindeki değil, tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek Devlet memuru brüt aylığı esas alınır. 2330 sayılı Kanun’un 3. maddesi bunu açıkça düzenler; dosyanın sonuçlanmasının uzaması hesap tabanını düşürmez.

Askerde ölen askerin annesine ve babasına ne kadar ödenir?

2330 sayılı Kanun uygulanıyorsa, eş ve füru ile içtima eden ana ve babanın her birine ayrı ayrı %15 ödenir; ana veya babaya verilen tutar çocukların her birine ödenenden fazla olamaz. Askeralma Kanunu rejiminde ise bekâr bir erde tutarın %50’si anneye, %50’si babaya ödenir.

Askerde ölen askerin ailesine maaş bağlanır mı?

Ölüm vazife malullüğü kapsamındaysa bağlanır. 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi, vazife malullüğü aylığı bağlanması gerekirken ölenlerin hak sahiplerine prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanacağını düzenler.

Erbaş ve erin anne babasına bağlanan aylık asgari ücretin altında olabilir mi?

Olamaz. 5434 sayılı Kanun’un 72. maddesi, erbaş ve erler ile yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencilerinin ana veya babasına bağlanan aylığın toplamının, 16 yaşından büyükler için tespit edilen bir aylık asgari ücretin net tutarından az olamayacağını hükme bağlamıştır.

Askerde kaza sonucu ölen asker şehit sayılır mı?

Kazanın görevle bağlantısına göre değişir. 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi vazife malullüğünü görevin ifası, idarece verilen başka bir iş, kurum menfaatini korumak veya idarece sağlanan taşıtla işe gidiş–dönüş sırasındaki kazalara bağlar. Bu bağlantı kurulamayan kazalarda vazife malullüğü hükümleri uygulanmaz.

Askerde hastalıktan ölen askerin ailesine tazminat ödenir mi?

Hastalığın askerlik hizmetinden sayılan süre içinde ortaya çıkmış olması hâlinde Askeralma Kanunu’nun 47. maddesindeki tazminat gündeme gelir. Ölüme yol açan hastalığın askere sevk tarihinden önce de mevcut olduğu tespit edilirse bu ödeme yapılmaz.

Askerde intihar eden askerin ailesi bu tazminatı alabilir mi?

Askeralma Kanunu kapsamındaki tazminat, yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca intihar sonucu ölümlerde ödenmez. Bu durum ailenin tüm haklarının kapandığı anlamına gelmez; idarenin gözetim yükümlülüğüne dayanan tam yargı davası ayrı bir eksende değerlendirilir.

Askerde ölen askerin kardeşine hak doğar mı?

Askeralma Kanunu’ndaki tazminat için yönetmeliğin 7. maddesinde sayılan hak sahipleri eş, çocuk, anne ve babadır; kardeş bu tabloda yer almaz. Buna karşılık 5510 sayılı Kanun’un 37. maddesine göre cenaze ödeneği, eş, çocuk ve ana baba yoksa kardeşlere verilir.

Tazminat başvurusu nereye yapılır ve hangi belgeler istenir?

Hak sahipleri, tazminat talepli dilekçe ve IBAN bilgisiyle askerlik şubesi başkanlıklarına başvurur; dosya buradan yükümlünün birliğinin bağlı olduğu komutanlığa gönderilir. Ölüm hâlinde veraset ilamı, ölüm raporu ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınacak aylık bağlanıp bağlanmadığına dair belge istenir.

Askerde ölen askerin ailesi hangi mahkemede dava açar?

İdare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Anayasa’nın 156 ve 157. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasıyla kapatılmıştır; dava öncesinde İYUK 13 uyarınca ilgili idareye başvuru yapılması zorunludur.

Nakdi tazminat ile Askeralma tazminatı birlikte alınabilir mi?

Alınamaz. Askeralma Kanunu’ndaki ödeme, 2330 uyarınca tazminat ödenmemiş ve 5434/5510 kapsamında aylık bağlanmamış olmasına bağlıdır. Sonradan bunlardan birinin gerçekleştiği tespit edilirse ödenen tutar yönetmeliğin 14. maddesi uyarınca geri istenir.

Yukarıdaki bilgiler yürürlükteki mevzuat esas alınarak derlenmiştir; kanun ve yönetmelik metinleri ile idari uygulama zaman içinde değişebilir. Metin genel bilgilendirme amacı taşır. Ailenin hangi ödemeye hak kazandığı büyük ölçüde olay tutanağındaki nitelendirmeye bağlı olduğundan, başvuru yapılmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.