İdareye Başvuru Süresi Kaç Gün? Dava Açma Süresini Durdurur mu?
İdareye başvuru süresi kaç gün sorusunun içinde iki ayrı rakam saklıdır ve ikisi sık sık birbirine karıştırılır: idarenin başvurunuza cevap vermek için otuz günü vardır, sizin dava açmak için ise kural olarak altmış gününüz vardır. Otuz gün, 14 Temmuz 2021’den bu yana geçerli olan cevap süresidir. Bu tarihten önce idarenin sessiz kalma süresi de altmış gündü ve pek çok kaynak hâlâ eski rakamı tekrarlıyor.
İkinci sorunun cevabı da tek kelimeyle verilemez. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 11. maddesine göre, bir idari işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi için dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Ancak süre baştan başlamaz, kaldığı yerden devam eder. Aynı talebi ikinci kez tekrarlamak süreyi bir daha durdurmaz, bazı işlemlerde ise bu başvuru yolu hiç yoktur.
Kısaca
İdareye yapılan başvuruda üç süre birlikte işler ve her birinin sonucu farklıdır.
- Kısa cevap: İdare otuz gün içinde cevap vermezse başvurunuz reddedilmiş sayılır. Dava açma süresi genel olarak altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür.
- Süre durur, sıfırlanmaz: Dava süresi içinde üst makama ya da işlemi yapan makama yapılan başvuru süreyi durdurur. Ret cevabı geldiğinde veya otuz gün dolduğunda, başvurudan önce geçen günler düşülerek kalan süre işlemeye devam eder.
- Ne yapmalı: Başvurunun tarihini ispat edebileceğiniz bir yolla verin, dilekçede işlemin kaldırılmasını açıkça isteyin ve kalan gün sayısını başvuru günü de dahil ederek hesaplayın.
- Dikkat: İkinci başvuru süreyi yeniden durdurmaz. İhale, acele kamulaştırma gibi ivedi yargılamaya tabi işlemlerde bu başvuru süreyi hiç durdurmaz. Yalnız bilgi isteyen bir CİMER başvurusu da bu etkiyi doğurmaz.
İdareye Başvuru Süresi Kaç Gün?
İdareye başvuru süresi, başvurunun hangi amaçla yapıldığına göre değişir. Elinizde size tebliğ edilmiş bir idari işlem varsa ve o işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını ya da değiştirilmesini istiyorsanız, başvuruyu dava açma süresi içinde yapmanız gerekir. Kanun burada ayrı bir başvuru süresi koymaz; sizin başvuru süreniz, o işleme karşı dava açabileceğiniz sürenin ta kendisidir. İdare mahkemesinde dava açılacak işlemlerde bu süre tebliğden itibaren altmış gün, vergi mahkemesinde açılacak davalarda otuz gündür.
Henüz ortada bir işlem yoksa, yani idareden bir şeyin yapılmasını ilk kez istiyorsanız, 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi başvuru için bir süre öngörmez. Maaş farkının ödenmesini, bir iznin verilmesini ya da bir kaydın düzeltilmesini ilk kez talep eden kişi bu başvuruyu dilediği zaman yapabilir. Sınırı başvuru süresi değil, talep ettiğiniz hakkın kendisine ilişkin zamanaşımı çizer.
İdari eylemden doğan zararlarda ise tablo yine farklıdır. Kanun’un 13. maddesi, bir eylem nedeniyle zarara uğrayan kişinin dava açmadan önce idareye başvurmasını zorunlu tutar ve bunun için iki sınır koyar: eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl.
| Başvurunun amacı | Başvuru ne zamana kadar yapılır? | İdarenin cevap süresi | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Mevcut bir işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi | Dava açma süresi içinde (genel kural 60 gün, vergi davalarında 30 gün) | 30 gün | İYUK m.11 |
| İdareden ilk kez bir işlem yapılmasını istemek | Kanunda ayrı bir süre yok; hakkın zamanaşımına kadar | 30 gün | İYUK m.10 |
| İdari eylemden doğan zararın ödenmesi | Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl | 30 gün | İYUK m.13 |
| İvedi yargılamaya tabi işlemler (ihale, acele kamulaştırma vb.) | Süreyi durduran başvuru yolu yok; dava süresi 30 gün | — | İYUK m.20/A |
Tablodaki üç satırda da idarenin cevap süresi otuz gündür. Bu rakam 8 Temmuz 2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’la getirildi ve 14 Temmuz 2021’de yürürlüğe girdi. Aşağıdaki başlıklarda her satırın ayrıntısını ve süre hesabında en sık yapılan hataları ele alıyoruz.
İdare Dilekçeye Cevap Vermezse Ne Olur?
İdare dilekçenize otuz gün içinde cevap vermezse, isteğiniz reddedilmiş sayılır. Buna zımni ret denir. İdarenin sessizliği bir karar yerine geçer ve bu karara karşı idari yargıda dava açabilirsiniz. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi bu sonucu açıkça bağlar: “Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.” Aynı kural üst makama başvuruyu düzenleyen 11. maddede ve idari eylemlere ilişkin 13. maddede de tekrarlanır.
Zımni ret, idarenin cevap vermeyi unutması ya da işi yetiştirememesi hâlinde başvuranı belirsizlikte bırakmamak için vardır. Otuz gün dolduğunda artık bir işlem vardır ve bu işlem dava konusu yapılabilir. Bu işlemin tebliğ edilmesi gerekmez, çünkü yazılı bir metni yoktur. Dava açma süresi, otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
İdare cevap vermezse dava açma süresi ne zaman başlar?
Başvuru, işlemin kaldırılması için yapılmış bir 11. madde başvurusuysa, otuz gün dolduğunda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre hesaba katılır. Yani altmış günün tamamı değil, kalan kısmı kullanılır.
Başvuru, ortada hiçbir işlem yokken yapılmış bir 10. madde başvurusuysa, otuz günün bittiği tarihten itibaren altmış günlük dava açma süresinin tamamı işler. Bu ayrım yazının geri kalanında sık sık karşınıza çıkacak, çünkü süre hesabındaki hataların büyük kısmı başvurunun hangi maddeye dayandığını tespit etmemekten doğar.
Zımni ret süresi kaç gün?
Zımni ret süresi otuz gündür. Bu süre, başvurunun idareye ulaştığı günü izleyen günden itibaren işler. Kanun’un 8. maddesine göre tatil günleri süreye dahildir, ancak sürenin son günü tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar.
İdareden cevap bekleyen kişi açısından bunun pratik anlamı şudur: Otuzuncu günün hesabını başvurunun postaya verildiği güne göre değil, idarenin evrak kaydına girdiği ve sizin ispat edebileceğiniz güne göre yapın. Elden verilen dilekçede alındı belgesindeki tarih ve sayı, kayıtlı elektronik postada (KEP) iletim kaydı, iadeli taahhütlü gönderide teslim tarihi bu işi görür.
Zımni ret süresi ne zaman değişti?
Çünkü eski metni aktarıyorlar. 7331 sayılı Kanun’un 1, 2 ve 3. maddeleri, 2577 sayılı Kanun’un 10, 11 ve 13. maddelerindeki “altmış” ibarelerini “otuz” olarak değiştirdi. Aynı değişiklikle, idarenin kesin olmayan cevabından sonra kesin cevabı bekleme süresi de altı aydan dört aya indirildi. Değişiklik 14 Temmuz 2021’de yürürlüğe girdi.
Kanun’a eklenen geçici 10. madde ise bir geçiş kuralı koydu. Bu tarihten önce idareye yapılmış başvurularda, değişiklikten önceki süreler uygulanır. Bugün yapılan bir başvuru için bu kuralın pratikte bir karşılığı kalmadı, ancak eski bir dosyayı inceleyen kişinin başvuru tarihine bakması gerekir. 2021 öncesine ait bir yargı kararında “altmış günlük zımni ret” ifadesini görmeniz, o kararın hatalı olduğu anlamına gelmez. Kararın uyguladığı metin o tarihte yürürlükte olan metindi.
Asıl yanıltıcı olan, iki rakamın yer değiştirmesidir. Altmış gün hâlâ geçerlidir, ama idarenin cevap süresi olarak değil sizin dava açma süreniz olarak. “İdarenin altmış günü dolsun, sonra dava açarım” diye düşünen kişi, 11. madde başvurusunda otuzuncu günden itibaren yeniden işlemeye başlamış olan kalan süresini farkında olmadan tüketiyor olabilir. Başvurudan önce kırk gün harcanmışsa, bu hesapla dava açma günü geçmiş bile olur.
İdareye Başvuru Dava Açma Süresini Durdurur mu?
Durdurur, ama yalnızca belirli şartlarla ve yalnızca bir kez. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi şöyle der: İlgililer idari dava açmadan önce, idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebilir. “Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.”
Maddenin üçüncü fıkrası sürenin nasıl devam edeceğini de söyler. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Kanunun kelimesi “durdurur”dur, “keser” değildir. Kesilen süre baştan başlar, durdurulan süre kaldığı yerden devam eder. Tebliğden sonraki kırk beşinci günde başvuran kişinin, ret cevabından sonra elinde kalan süre en fazla on beş gündür.
Bu durdurma etkisinin doğması için dört şart birlikte aranır:
- Ortada tebliğ edilmiş ya da öğrenilmiş bir idari işlem olmalıdır. Başvuru o işlemi hedef almalıdır.
- Başvuru dava açma süresi içinde yapılmalıdır. Süre dolduktan sonra yapılan başvuru, ölmüş bir süreyi diriltmez.
- Dilekçede işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istenmelidir. Yalnızca bilgi, açıklama ya da gerekçe isteyen yazı bu nitelikte değildir.
- Başvuru üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama yapılmalıdır.
Üst makama başvurunca süre baştan mı başlar?
Hayır, baştan başlamaz. En yaygın yanlış bu soruda yapılıyor. Kanun, başvuru tarihine kadar geçen sürenin “hesaba katılacağını” açıkça yazıyor. Ret cevabı size ulaştığında cebinizde altmış yeni gün yoktur; başvuruya kadar harcadığınız günleri altmıştan düşersiniz.
Yeni bir altmış günlük sürenin başladığı tek hâl, 10. madde başvurusu üzerine idarenin sonradan kesin bir cevap vermesidir. Bu da aşağıda ayrıca anlattığımız, kendine özgü bir durumdur ve 11. madde başvurusuna uygulanmaz.
Açık ret cevabı gelirse kalan süre ne zaman işlemeye başlar?
İdare otuz gün dolmadan başvurunuzu açıkça reddederse, kalan süreniz ret cevabının size tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işler. Otuz günün dolmasını beklemeniz gerekmez ve beklemenin bir faydası da yoktur. Açık ret, zımni retten önce gelmişse, süreyi hareket ettiren olay artık o tebliğdir.
Ret yazısı elektronik tebligatla geldiyse, 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 7/a maddesine göre tebliğ, yazının elektronik adresinize ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Kalan süreyi o günü izleyen günden itibaren sayın. Kanun tebliğ anını yazının adresinize ulaştığı tarihe bağlar; hesabı bu kurala göre yapın.
İdareye Başvuru Sonrası Dava Açma Süresi Nasıl Hesaplanır?
İdareye başvuru süresi kaç gün sorusunun pratik karşılığı, takvim üzerinde görüldüğünde netleşir. Süre hesabını soyut anlatmak yerine bir örnekle gösterelim. Varsayalım ki bir idari işlem size 12 Ocak 2026 Pazartesi günü tebliğ edildi ve işleme karşı idare mahkemesinde dava açılacak.
| Olay | Tarih | Açıklama |
|---|---|---|
| İşlemin tebliği | 12 Ocak 2026 Pazartesi | Süre tebliği izleyen günden başlar (İYUK m.8/1) |
| Dava süresinin ilk günü | 13 Ocak 2026 Salı | Başvuru yapılmasaydı son gün 13 Mart 2026 Cuma olurdu |
| İdareye 11. madde başvurusu | 2 Şubat 2026 Pazartesi | Başvuru anına kadar 20 gün harcanmış |
| İdarenin sessiz kaldığı otuzuncu gün | 4 Mart 2026 Çarşamba | Zımni ret oluşur, süre yeniden işlemeye başlar |
| Kalan süre | 40 gün (ihtiyatlı hesapta 39 gün) | Başvuru günü de harcanmış sayılırsa bir gün eksilir |
| Dava açmak için son gün | 13 Nisan 2026 Pazartesi | 39 günlük hesap 12 Nisan Pazar’a düşer, tatil kuralıyla Pazartesi’ye uzar |
Bu örnekte iki hesap da aynı güne çıktı, çünkü ihtiyatlı hesabın son günü Pazar’a denk geldi. Her dosyada böyle olmaz. Başvuru gününün geçen süreye katılıp katılmayacağı konusunda tereddüt varsa, erken olan tarihi esas almak hak kaybını önler.
Aynı örnekte idare, 20 Şubat 2026’da başvuruyu açıkça reddetseydi ve ret yazısı o gün tebliğ edilseydi, kalan kırk gün 21 Şubat’tan itibaren işler ve son gün 1 Nisan 2026 Çarşamba olurdu. Bu da açık retle zımni ret arasındaki farkın takvime yansımasıdır. Açık ret ne kadar erken gelirse, dava günü de o kadar öne gelir.
Zımni ret sonrası dava açma süresinde en sık yapılan üç hata
- Başvuru sonrası altmış günü yeniden saymak. 11. madde başvurusunda süre sıfırlanmaz, kaldığı yerden devam eder.
- İdarenin sessizliğini altmış gün beklemek. Cevap süresi 14 Temmuz 2021’den beri otuz gündür. Otuzuncu günden sonraki her gün kalan dava sürenizden düşer.
- Açık retten sonra otuz günün dolmasını beklemek. Açık ret cevabının tebliğiyle kalan süre hemen işlemeye başlar.
Başvurunuz Hangi Madde Kapsamında? Aynı Gün Verilen İki Karar
İdareye başvuru süresi kaç gün ve dava süresi nasıl işler sorularının hepsi tek bir noktada düğümlenir: Başvurunuz 10. madde kapsamında mı, yoksa 11. madde kapsamında mı? Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bölge idare mahkemeleri arasındaki içtihat aykırılıklarını gidermek için aynı gün, 17 Aralık 2020‘de iki karar verdi. Kararlar aynı soruya iki farklı olayda iki farklı sonuç bağladı. İkisi de oy çokluğuyla ve kesin olarak verildi.
Birinci karar (E.2020/177, K.2020/176): Sözleşmeli er olarak görev yaparken sınavı kazanıp uzman erbaş kadrosuna geçen kişiler, sözleşmeli erlik dönemlerine ait ödemenin yapılması için Millî Savunma Bakanlığına başvurmuştu. Başvuruları reddedildi, dava açtılar. Bazı ilk derece mahkemeleri, sözleşmenin feshinden bu yana altmış gün geçtiği gerekçesiyle davaları süre aşımından reddetti. Kurul bu görüşü kabul etmedi. Davacılar hakkında o konuda henüz tesis edilmiş bir işlem bulunmadığını, başvurunun idareden ilk kez bir işlem yapılmasını istediğini, bu nedenle 10. madde kapsamında olduğunu belirledi. Başvurunun reddi üzerine altmış gün içinde açılan davalar süresindeydi.
İkinci karar (E.2020/182, K.2020/173): Millî Eğitim Bakanlığı şube müdürlüğü atamalarında, yalnız sözlü sınav puanına göre yapılan yerleştirmenin yargı kararlarıyla hukuka aykırı bulunmasının ardından, atanamayan adaylar yazılı ve sözlü puan ortalamasıyla yeniden tercih hakkı istemişti. Bir kısım aday için bu istek idarece açık bir işlemle reddedilmiş, ancak bu işleme karşı süresinde dava açılmamıştı. Adaylar bir süre sonra aynı taleple ikinci kez başvurdu ve zımni ret üzerine dava açtı. Kurul, aykırılığı davanın süre aşımı nedeniyle reddi doğrultusunda giderdi. Açık ret işlemine karşı süresinde dava açılmadıktan sonra, hukuki durumda bir değişiklik olmaksızın aynı talebi tekrarlamak kaçırılmış dava süresini yeniden açmaz.
Bu iki karar yan yana konunca ölçüt tek cümleye iner. İdarenin o konuda daha önce ortaya koyduğu bir iradesi var mı? Yoksa başvurunuz 10. maddededir, başvuru için bir süre sınırı yoktur ve ret üzerine dava süresinin tamamı işler. Varsa başvurunuz 11. maddededir, dava süresi içinde yapılmak zorundadır ve süreyi yalnızca bir kez durdurur.
| İYUK m.10 başvurusu | İYUK m.11 başvurusu | |
|---|---|---|
| Ne zaman kullanılır? | İdareden ilk kez bir işlem yapılması istenirken | Tebliğ edilmiş bir işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi istenirken |
| Başvuru süresi | Kanunda ayrı bir süre yok | Dava açma süresi içinde |
| İdarenin cevap süresi | 30 gün | 30 gün |
| Ret veya zımni ret sonrası | Dava açma süresinin tamamı işler | Kalan süre işler; başvuruya kadar geçen süre düşülür |
| Kesin olmayan cevap | Kesin cevap en fazla dört ay beklenebilir | Kanunda bekleme hükmü yok |
| Otuz günden sonra gelen cevap | Dava açılmamışsa tebliğinden itibaren 60 gün | Yeni bir süre doğurmaz |
| Tekrar başvuru | Aynı talebi tekrarlamak kaçırılan süreyi açmaz | İkinci başvuru süreyi yeniden durdurmaz |
İkinci Kez Başvurmak Süreyi Yeniden Durdurur mu?
Durdurmaz. 11. madde, dava açma süresi içinde yapılan başvuruya bir kereye özgü bir durdurma etkisi tanır. İdarenin ret cevabından sonra aynı işlem için ikinci bir dilekçe vermek, bu kez bir başka makama ya da bir üst makama gitmek, kalan sürenin işlemesini engellemez. Ret cevabını aldıktan sonra yazılan her yeni dilekçe, dava açılması gereken günleri tüketmeye devam eder.
Bu kural, idarenin sessizliği karşısında sabırsızlanıp yeniden başvuran kişiyi de etkiler. İlk başvurunun otuz günü dolmadan aynı konuda ikinci bir dilekçe vermek, ilk başvurunun doğurduğu zımni ret tarihini ertelemek için bir dayanak değildir. Süre hesabını ilk başvuruya göre yapmak en güvenli yoldur.
Aynı talebi tekrar etmek dava hakkını canlandırır mı?
Canlandırmaz. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yukarıda aktardığımız E.2020/182 sayılı kararında bu sonuç açıkça görülür: Açıkça reddedilen bir talebe karşı süresinde dava açmayan kişi, aradan zaman geçtikten sonra aynı talebi yeniden idareye sunarak ve gelen yeni ret üzerine dava açarak kaybettiği süreyi geri alamaz. Aksi kabul edilseydi, dava açma süreleri anlamını yitirir ve idari işlemler süresiz olarak dava tehdidi altında kalırdı.
Kuralın bir sınırı vardır: Hukuki durumunuzda gerçekten yeni bir olay meydana gelmişse (lehinize yeni bir kanun hükmü, işlemin dayanağı olan düzenlemenin iptali, sizi doğrudan etkileyen yeni bir yargı kararı gibi), bu yeni durumdan yararlanmak için yapılan başvuru kendi başına değerlendirilebilir. Ancak neyin “yeni hukuki durum” sayılacağı dar yorumlanır. Aynı kararda oy çokluğuyla varılan sonuç ve karşı oydaki görüşler, sınırın dosyadan dosyaya tartışmalı olabileceğini de gösteriyor. Eski bir ret işlemine rağmen yeniden başvurmayı düşünüyorsanız, önce yeni durumun ne olduğunu somut olarak yazabilmeniz gerekir.
İdare Başvurunuz İnceleniyor Diye Cevap Verirse Ne Yapmalı?
İdare otuz gün içinde size bir cevap verdi ama bu cevap bir karar değilse, yani “başvurunuz değerlendiriliyor”, “ilgili birimden görüş istenmiştir” gibi ara bir bildirimse, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi size iki seçenek tanır. Bu kesin olmayan cevabı isteğinizin reddi sayarak dava açabilirsiniz ya da kesin cevabı bekleyebilirsiniz. Beklemeyi seçerseniz dava açma süresi işlemez, ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.
İdareye başvuru bekleme süresi ne kadar?
Dört aydır. Bu süre 7331 sayılı Kanun’dan önce altı aydı. Eski rakamla hesap yapan bir kişi, dördüncü ayın sonunda başlayan dava süresini fark etmeden iki ay kaybedebilir. Dört ay dolduğunda kesin bir cevap hâlâ gelmemişse, bekleme hakkı sona ermiş olur ve dava süresi işlemeye başlar.
Bu bekleme hakkı kanunda yalnızca 10. madde başvurusu için yazılıdır. Tebliğ edilmiş bir işleme karşı 11. madde başvurusu yaptıysanız ve idare “inceleniyor” diye cevap verdiyse, en güvenli yol dört aylık beklemeye güvenmemek, otuzuncu günün dolduğu tarihi zımni ret sayıp kalan süreyi o günden hesaplamaktır.
Otuz Gün Geçtikten Sonra Cevap Gelirse Dava Süresi Yeniden Başlar mı?
İdareden ilk kez bir işlem istediğiniz 10. madde başvurusunda bazı durumlarda başlar. Kanun’un 10. maddesinin son cümlesine göre, otuz günlük süre bittikten sonra yetkili idari makam bir cevap verirse ve siz o güne kadar dava açmamışsanız ya da açtığınız dava süre aşımından reddedilmişse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirsiniz. Yani zımni ret üzerine dava süresini kaçırmış kişi için idarenin geç gelen cevabı yeni bir kapı açar.
Bu kapı yalnızca 10. madde başvurusunda vardır. 11. maddede buna benzer bir hüküm yoktur. İşlemin kaldırılması için başvurduğunuz ve otuz gün sonunda zımni ret oluştuğu hâlde kalan süreyi kaçırdığınız bir dosyada, idarenin haftalar sonra gönderdiği ret yazısı size yeni bir altmış gün kazandırmaz. Pek çok kaynağın “ret yazısının tebliğinden itibaren yeni bir altmış gün başlar” cümlesi yalnızca 10. madde bakımından doğrudur; 11. madde bakımından aynı cümle hak kaybına yol açar.
CİMER, Bilgi Edinme veya Dilekçe Hakkı Başvurusu Süreyi Durdurur mu?
Başvurunun hangi kanala yapıldığı değil, ne istediği belirleyicidir. 11. madde, idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının istenmesini arar. Bu talebi içeren bir dilekçe CİMER üzerinden gönderilmiş olsa bile süreyi durdurma etkisi doğurabilir. Buna karşılık yalnızca işlemin gerekçesini, dayanağını ya da bir bilgiyi soran başvuru, hangi yoldan yapılırsa yapılsın bu etkiyi doğurmaz.
CİMER başvurusu dava açma süresini durdurur mu?
CİMER başvurusu, içeriği 11. maddedeki talebi taşıyorsa ve dava süresi içinde yapılmışsa süreyi durdurabilir. Bu sonuca güvenmek istiyorsanız başvuru metninde işlemin tarihini ve sayısını yazın ve işlemin kaldırılmasını ya da değiştirilmesini açıkça isteyin. “Neden reddedildiğimi öğrenmek istiyorum” diyen bir CİMER başvurusu, süreyi durdurmak için yeterli değildir.
CİMER’in kendine özgü bir riski de vardır. Başvuru, sistem üzerinden ilgili kuruma yönlendirilir ve hangi tarihte hangi makama ulaştığının ispatı, doğrudan kuruma verilen ve evrak kaydı alınan bir dilekçeye göre daha zor olabilir. Dava süresi daralmışsa, CİMER’e ek olarak veya onun yerine işlemi yapan kuruma doğrudan dilekçe vermek daha güvenlidir.
Bilgi edinme başvurusu süreyi durdurur mu?
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu‘na göre yapılan başvuru bir bilgi veya belgeye erişim talebidir ve kural olarak işlemin kaldırılmasını istemediği için 11. madde başvurusu sayılmaz. Kurum, bilgi veya belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlar. Başka bir birimden ya da kurumdan görüş gerekiyorsa bu süre otuz iş gününe çıkar.
Bilgi edinme başvurusu yapmak, idareye başvuru süresi kaç gün diye soran kişinin aklına gelen ilk yol olabilir; ama bu yolun kendi mekanizması vardır. Kanun’un kendi içinde ayrı bir süre durdurma kuralı bulunur, ama o kural başka bir işlem için konulmuştur. Bilgi edinme isteminiz reddedilirse, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edebilirsiniz ve Kanun’un 13. maddesine göre bu itiraz, bilgi edinme talebinin reddine karşı idari yargıya başvurma sürenizi durdurur. Asıl uyuşmazlığınız olan atama, disiplin, ruhsat gibi işlemin dava süresi ise bilgi edinme süreci boyunca işlemeye devam eder.
Dilekçe hakkı ile İYUK başvurusu aynı şey mi?
Aynı şey değildir. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun‘un 7. maddesi, dilek ve şikâyetlere en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verilmesini idarenin bir görevi olarak düzenler. Bu otuz gün, İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki zımni ret süresiyle aynı rakamı taşısa da başka bir soruya cevap verir: İdarenin size cevap vermekle yükümlü olup olmadığına. Dava açma süresinin durup durmadığını ise başvurunuzun içeriği ve İYUK’un 11. maddesi belirler.
İdari Yargıda Üst Makama Başvuru Nasıl ve Nereye Yapılır?
Başvuru, işlemi yapan makamın hiyerarşik üstüne, yani o makamın işlemini denetleyip kaldırabilecek konumdaki makama yapılır. Kanun üst makamı tek tek saymaz; hangi makamın üst olduğu, işlemi yapan birimin teşkilat yapısına göre belirlenir. Üst makam yoksa, dilekçe işlemi yapan makamın kendisine verilir. Kanunun kullandığı ifade tam olarak budur: “üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan”.
Hangi makamın “üst” olduğunda tereddüt ediyorsanız, dilekçeyi işlemi yapan makama vermek genellikle güvenli yoldur. Makam, işlemi yeniden değerlendirebilir ya da dilekçeyi yetkili birime iletebilir. Asıl risk, dilekçenin hiçbir kaydı olmadan bir masada kalması ve başvuru tarihini ispat edememenizdir.
Üst makama başvuru süresi ne kadar?
Üst makama başvuru, işleme karşı dava açma süresi içinde yapılmalıdır. Kanun ayrıca bir başvuru süresi tanımaz: İdare mahkemesinde dava açılacak işlemlerde altmış, vergi mahkemesinde otuz günlük dava süresi aynı zamanda başvuru süresidir. İvedi yargılamaya tabi işlemlerde ise bu başvuru süreyi durdurmadığı için, başvuru yapılsa bile otuz günlük dava süresinin takibi bırakılmamalıdır.
Dilekçede neler bulunmalı?
Üst makama yapılan başvuru, süreyi durdurma etkisini içeriğinden alır. Dilekçenin şu unsurları taşıması, idarenin ve ileride mahkemenin başvurunuzu doğru nitelendirmesini sağlar:
- İşlemin kimliği: İşlemin tarihi, sayısı, konusu ve size tebliğ edildiği tarih.
- Açık talep: “İşlemin kaldırılmasını”, “geri alınmasını” veya “şu şekilde değiştirilmesini” istediğinizi açıkça yazın. “Bilgi rica ederim” ya da “gereğini arz ederim” gibi belirsiz bir kapanış bu işlevi görmez.
- Kısa gerekçe: İşlemin neden hukuka aykırı olduğunu birkaç cümleyle belirtin. Kanun ayrıntılı bir gerekçe istemez, ama idarenin başvurunuzu ciddiye alarak incelemesi için gerekçe gerekir.
- Kimlik ve adres bilgileri: Ad soyad, T.C. kimlik numarası, tebligat adresi ve imza.
- Başvuru tarihinin ispatı: Dilekçeyi elden veriyorsanız evrak kayıt tarih ve sayısını içeren alındı belgesi alın. Kayıtlı elektronik posta (KEP) ya da iadeli taahhütlü posta kullanıyorsanız teslim kaydını saklayın.
Dilekçede dava süresinin durduğunu hatırlatan bir cümleye gerek yoktur. Süreyi durduran şey kanundur, dilekçedeki ifade değil. Ancak dilekçenin, işlemi hedef alan bir talep içerdiği tartışmasız olmalıdır.
Hangi Başvurular Dava Süresini Durdurmaz?
Her idari başvuru süreyi durdurmaz. Aşağıdaki hâllerde başvuru yapılsa bile dava açma süresi işlemeye devam eder ya da kaçırılmış bir süre geri gelmez:
- Dava süresi dolduktan sonra yapılan başvuru. 11. madde, başvurunun “idari dava açma süresi içinde” yapılmasını şart koşar. Süresi geçmiş bir işlem için verilen dilekçe, idarenin ret cevabına rağmen yeni bir dava süresi doğurmaz.
- İkinci ve sonraki başvurular. Aynı işlem için yapılan tekrar başvurular süreyi bir kez daha durdurmaz.
- Yalnızca bilgi isteyen başvurular. İşlemin gerekçesini, dayanağını veya bir belgeyi isteyen dilekçe, işlemin kaldırılmasını istemediği için 11. madde başvurusu sayılmaz.
- İvedi yargılama usulüne tabi işlemlere karşı yapılan başvurular. Aşağıda ayrıca anlatıyoruz.
İhale idareye itiraz süresi dava süresini durdurur mu?
Durdurmaz. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A maddesi bazı işlemleri ivedi yargılama usulüne tabi tutar: ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri, acele kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar ve 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları. Bu işlemlerde dava açma süresi otuz gündür ve maddenin 2/b bendi açıkça “Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz” der.
Yani bir acele kamulaştırma kararına karşı idareye yazdığınız itiraz dilekçesi, otuz günlük dava süresini bir gün bile durdurmaz. Kamu ihalelerinde ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun kendi şikâyet ve itirazen şikâyet yolu vardır ve bu yolun süreleri ayrı işler. Bu yolu Kamu İhale Kanunu’na göre şikâyet ve itirazen şikâyet yazısında ayrıca ele aldık.
İdareye Başvurmadan Doğrudan Dava Açılabilir mi?
Çoğu işlemde açılabilir. 11. madde başvurusu isteğe bağlıdır; tebliğ edilen bir işleme karşı hiç idareye başvurmadan, doğrudan altmış gün içinde dava açabilirsiniz. Başvurunun avantajı, idareye işlemi düzeltme imkânı vermesi ve bazen dava masrafı olmadan sonuç alınmasıdır. Dezavantajı ise zaman kaybıdır. Dava süresinin sonuna yaklaşmışsanız başvurunun kazandıracağı en fazla otuz gündür ve bunun karşılığında elinizde hiçbir kesin kazanım olmayabilir.
Başvurunun zorunlu olduğu iki önemli alan vardır.
Tam yargı davası idareye başvuru süresi
İdari eylemlerden doğan zararlar. Kanun’un 13. maddesi, bir idari eylem nedeniyle hakları ihlal edilenlerin dava açmadan önce, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmasını gerekli sayar. İstek kısmen veya tamamen reddedilirse ret işleminin tebliğini izleyen günden, otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılır. Yolun bozukluğu, işaretlenmemiş bir çukur, kamu aracının çarpması gibi olaylarda bu başvuru atlanamaz. Bu türden bir olayı üst geçit olmayan yolda kaza nedeniyle tazminat davası yazısında örnekledik.
Özel kanunun zorunlu kıldığı itirazlar
İtiraz zorunluysa ne olur? Bazı kanunlar, dava açmadan önce belirli bir idari mercie itiraz edilmesini öngörür. Bu hâllerde itiraz yapılmadan açılan dava, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/3-b bendindeki “idari merci tecavüzü” yönünden incelenir. Mahkeme bu durumda davayı reddetmez; 15/1-e bendi gereğince dilekçeyi görevli idari mercie gönderir ve mahkemeye başvurduğunuz tarih, o mercie başvurma tarihi sayılır.
Memur disiplin cezasına itiraz süresi
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu‘nun 135. maddesine göre, disiplin amirlerinin verdiği uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz mercii otuz gün içinde karar vermek zorundadır. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. Maddenin son cümlesi disiplin cezalarına karşı idari yargı yolunun açık olduğunu da ayrıca yazar.
Bu yedi gün, İYUK’taki altmış günlük dava süresinden çok daha kısadır ve ondan bağımsız bir süredir. Disiplin cezası alan memurun ilk hesaplaması gereken tarih, yedi günlük itiraz süresinin son günüdür. Devlet memurluğundan çıkarma cezasının kim tarafından verildiğini ve bu cezaya karşı izlenen yolu devlet memurluğundan çıkarma cezasını kim verir yazısında anlattık.
Takvimi Daraltan Ayrıntılar
Süre hesabında gün sayısı kadar, hangi günün sayılıp hangisinin sayılmadığı da önemlidir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun genel kuralları şöyledir:
- Süre tebliği izleyen günden başlar. İşlemin size tebliğ edildiği gün sayılmaz (m.8/1).
- Tatil günleri süreye dahildir. Hafta sonu ve resmî tatiller aradan geçerken süre işlemeye devam eder. Yalnızca son gün tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar (m.8/2).
- Adli ara verme süreyi uzatır ama durdurmaz. İdare ve vergi mahkemeleri her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında çalışmaya ara verir (m.61). Süresi bu döneme rastlayan bir dava süresi, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır (m.8/3). Süre ara verme içinde bitmiyorsa uzama da yoktur.
- Vergi davalarında süre otuz gündür. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda başlangıç günü tahakkuk, tebliğ veya tahsilat gibi olaylara göre değişir (m.7/2-b).
- İlanla yapılan bildirimlerde süre gecikmeli başlar. Adresi belli olmayanlara ilanla bildirim yapılmışsa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde ise süre ilan tarihini izleyen günden başlar (m.7/3-4).
- Dilekçe başka yerden de verilebilir. Dava dilekçesi, davanın açılacağı mahkemeye gönderilmek üzere bulunduğunuz yerdeki idare veya vergi mahkemesine, bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk hâkimliğine verilebilir (m.4). Son günlerde başka bir şehirdeyseniz bu kural hak kaybını önler.
Dava açıldıktan sonra işlemin uygulanmasını durdurmak için ayrıca yürütmenin durdurulması istenmesi gerekir. İdareye başvuru bu sonucu doğurmaz; başvuru boyunca işlem uygulanmaya devam eder. Bu kararın ne kadar sürede çıktığını yürütmeyi durdurma kararı kaç günde çıkar yazısında, talep şartlarını ve itiraz dilekçesini yürütmenin durdurulması şartları ve itiraz dilekçesi yazısında anlattık. İptal davasının genel yapısı için idari işlemin iptali davası yazımıza bakabilirsiniz.
Süre Hesabınızda Bir Gün Bile Tereddüt Varsa
İdari yargıda süre, davanın esasından önce incelenir. İşlem ne kadar açık bir şekilde hukuka aykırı olursa olsun, bir gün geç açılan dava esasa girilmeden reddedilir ve aynı işleme karşı yeniden dava açma imkânı çoğu zaman kalmaz. Elinizdeki tebliğ belgesi, idareye verdiğiniz dilekçenin kayıt tarihi ve gelen cevaplar, kalan sürenizi gün gün hesaplamaya yeter. Bu belgelerle iletişim sayfamızdan bize ulaşırsanız, dosyanızdaki son günü birlikte netleştirebiliriz.
Bu yazı ne değildir? Sizin dosyanız için yapılmış bir süre hesabı değildir. Metin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki hâline dayanan genel bilgilendirme niteliğindedir. Özel kanunlar kendi dava ve itiraz sürelerini öngörebilir; işleminize hangi sürenin uygulanacağı, işlemin türüne ve dayandığı kanuna bakılarak ayrıca belirlenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İdareye başvuru süresi kaç gün?
Tebliğ edilmiş bir işlemin kaldırılması için yapılan başvuru, dava açma süresi içinde yapılmalıdır. Bu süre idare mahkemesinde açılacak davalarda altmış, vergi mahkemesinde otuz gündür. İdareden ilk kez bir işlem yapılmasını istiyorsanız kanunda ayrı bir başvuru süresi yoktur. İdari eylemden doğan zararlarda ise başvuru, öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde yapılır.
İdare kaç gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılır?
İdare 30 gün içinde cevap vermezse başvurunuz reddedilmiş sayılır. Bu süre 14 Temmuz 2021’de yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’la altmış günden otuz güne indirildi. Otuzuncu gün dolduğunda dava açma süresi de işlemeye başlar.
İdareye başvuru dava açma süresini durdurur mu?
Dava süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama yapılan ve işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını veya değiştirilmesini isteyen başvuru süreyi durdurur. Ret cevabı geldiğinde ya da otuz gün dolduğunda süre, başvuruya kadar geçen günler düşülerek kaldığı yerden işlemeye devam eder.
İdareye başvuru ve dava açma süresi birlikte nasıl hesaplanır?
Tebliği izleyen günden başvuru gününe kadar geçen günleri sayın. Bu sayıyı altmıştan çıkarın. Kalan gün sayısı, ret cevabının tebliğini izleyen günden ya da otuz günlük cevap süresinin bittiği tarihten itibaren işler. Başvuru gününü de harcanmış saymak, hesabı güvenli tarafta tutar.
İdare zımni ret süresi dolduktan sonra cevap verirse ne olur?
İdareden ilk kez bir işlem istediğiniz bir başvuruda, o güne kadar dava açmamışsanız, geç gelen cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirsiniz. Tebliğ edilmiş bir işlemin kaldırılması için yaptığınız başvuruda ise geç gelen cevap yeni bir süre başlatmaz.
İkinci kez idareye başvurursam süre yeniden durur mu?
Hayır. Süreyi yalnızca ilk başvuru durdurur. İkinci dilekçe, başka bir makama verilmiş olsa bile, kalan sürenin işlemesini engellemez.
Dava açma süresini kaçırdım, idareye yeniden başvurarak dava hakkı kazanabilir miyim?
Kural olarak hayır. Süresi geçmiş bir işlem için idareye yeniden başvurmak ve gelen ret üzerine dava açmak, kaybedilen süreyi geri getirmez. Hukuki durumunuzda gerçekten yeni bir gelişme olmuşsa (örneğin işlemin dayanağı olan düzenleme iptal edilmişse), bu yeni duruma dayanan başvuru ayrıca değerlendirilebilir.
İdare başvurunuz inceleniyor diye cevap verdi, ne kadar bekleyebilirim?
İdareden ilk kez bir işlem istediğiniz bir başvuruda, kesin olmayan bu cevabı ret sayıp dava açabilir ya da kesin cevabı bekleyebilirsiniz. Bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Bu süre 2021’den önce altı aydı.
CİMER başvurusu dava açma süresini durdurur mu?
Başvuruda işlemin kaldırılması ya da değiştirilmesi açıkça isteniyor ve dava süresi içinde yapılıyorsa durdurabilir. Yalnızca bilgi veya açıklama isteyen bir CİMER başvurusu bu etkiyi doğurmaz. Süre daraldıysa işlemi yapan kuruma evrak kaydı alınan bir dilekçe vermek daha güvenlidir.
İhale işlemine karşı idareye başvurmak dava süresini durdurur mu?
Hayır. İhale işlemleri ivedi yargılama usulüne tabidir. Bu işlemlerde dava açma süresi otuz gündür ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi uygulanmaz. Aynı kural acele kamulaştırma işlemleri ve 20/A maddesinde sayılan diğer işlemler için de geçerlidir.
Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mu?
Tebliğ edilen bir işleme karşı başvuru kural olarak isteğe bağlıdır ve doğrudan dava açılabilir. İdari eylemlerden doğan zararlarda ise dava açmadan önce idareye başvurmak zorunludur. Bazı özel kanunlar da dava öncesinde belirli bir mercie itiraz edilmesini öngörür.
Zımni ret dava açma süresi kaç gündür?
Zımni ret oluştuktan sonra dava açma süresi, idare mahkemesinde açılacak davalarda genel kural olarak altmış, vergi mahkemesinde otuz gündür. İşlemin kaldırılması için yapılan başvurularda bu sürenin tamamı değil, başvuruya kadar harcanan günler düşüldükten sonra kalan kısmı kullanılır. İdareden ilk kez bir işlem istediğiniz başvurularda ise sürenin tamamı, otuz günlük cevap süresinin bittiği tarihten itibaren işler.
İdare 60 gün içinde cevap vermezse ne olur?
Bugün yapılan bir başvuruda idarenin cevap süresi altmış değil otuz gündür. Altmış günlük cevap süresi 14 Temmuz 2021’den önce yapılmış başvurular için geçerliydi. Otuz gün dolduğunda isteğiniz reddedilmiş sayılır; altmıncı günü beklemek, dava sürenizin bir bölümünü boşa harcamak demektir.
İdareye itiraz dava açma süresini durdurur mu?
Dilekçenin başlığında itiraz, başvuru ya da şikâyet yazması sonucu değiştirmez. Dava süresi içinde, işlemi yapan makama veya üst makama verilen ve işlemin kaldırılmasını ya da değiştirilmesini isteyen itiraz, İYUK’un 11. maddesi kapsamında süreyi durdurur. Özel kanunda düzenlenen itiraz yollarında ise o kanunun kendi süresi ve sonuçları ayrıca kontrol edilmelidir.
Dava süresinin son günü hafta sonuna denk gelirse ne olur?
Süre, tatili izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar. Aradaki tatil günleri ise süreye dahildir; yalnızca son günün tatile rastlaması uzama sağlar.