İdare Hukuku

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Kim Verir? 657 m.126

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Kim Verir? 657 m.126

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını kim verir konusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu tek bir merci gösterir: memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu. Amir bu cezayı veremez; yalnızca isteyebilir. Kurul da amirin istediği cezayı değiştiremez — yalnızca kabul veya reddeder.

Makale İçeriği

Bu yetki dağılımı 126. maddede, cezayı gerektiren fiiller 125. maddede, süre sınırları ise 2026 yılında değiştirilen 127. maddede yer alır. Üçü birlikte okunmadan memurluktan çıkarma işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilemez.

Yetki Kimde

  • Uyarma, kınama, aylıktan kesme: disiplin amirleri.
  • Kademe ilerlemesinin durdurulması: disiplin kurulu kararı sonrası atamaya yetkili amir; il disiplin kurulu kararlarında valiler.
  • Memurluktan çıkarma: amirin isteği üzerine kurumun Yüksek Disiplin Kurulu.
  • Kurulun sınırı: ayrı ceza tayin edemez; reddederse amir 15 gün içinde başka bir ceza verebilir.
  • Süre: çıkarma cezasında kovuşturmaya altı ay içinde başlanmalı, ceza her hâlde iki yıl içinde verilmelidir.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Kim Verir?

126. maddenin ikinci fıkrası açıktır: Devlet memurluğundan çıkarma cezası, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Yani süreç iki aşamalıdır — amir talep eder, kurul karar verir.

Üçüncü fıkra kurulun yetkisini de sınırlar: disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur; cezayı kabul veya reddeder. Ret hâlinde atamaya yetkili amirler on beş gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttir.

Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: kurul, “çıkarma ağır oldu, kademe ilerlemesinin durdurulması verelim” diyemez. Önündeki tek soru, istenen cezanın yerinde olup olmadığıdır. Cezayı hafifletme yetkisi, ret kararının ardından amire geçer.

Ret hâlinde amire tanınan on beş günlük süre de sınırsız bir yetki değildir. Amir bu süre içinde başka bir disiplin cezası verebilir; ancak verilecek ceza yine 125. maddedeki fiillerden birine dayanmalı ve 127. maddedeki zamanaşımı sınırları içinde kalmalıdır. Kurulun reddi, zamanaşımını yeniden başlatmaz.

Disiplin cezasıKim verirÖn şart
UyarmaDisiplin amiri
KınamaDisiplin amiri
Aylıktan kesmeDisiplin amiri
Kademe ilerlemesinin durdurulmasıAtamaya yetkili amir (il disiplin kurulu kararlarında vali)Kurumdaki disiplin kurulu kararı
Devlet memurluğundan çıkarmaYüksek Disiplin KuruluAmirin isteği

Son fıkra ise özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümlerini saklı tutar. Genel kolluk personeli gibi kendi disiplin kanunu bulunan gruplarda yetkili merci ve usul bu tabloya göre değil, o kanuna göre belirlenir. Bu ayrım, işleme karşı yapılacak başvuruda hangi mevzuatın esas alınacağını da belirlediği için baştan doğru saptanmalıdır.

Yüksek Disiplin Kurulu Memurluktan Çıkarma Kararını Nasıl Verir?

129. madde, kurulun inceleme yetkilerini sayar. Yüksek disiplin kurulları, kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde gerekli gördükleri takdirde ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya ya da yaptırmaya yetkilidir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası memurun savunma hakkını düzenler: hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.

Bu üç hak — evrak inceleme, tanık dinletme, kurulda savunma — birbirinden bağımsızdır. Yalnızca yazılı savunma istenip kurulda dinlenme imkânı tanınmaması ya da soruşturma evrakının verilmemesi, kararın esasına girilmeden usul yönünden sakatlanmasına yol açabilecek eksikliklerdir.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Kim Verir: Sürecin Aşamaları

Yetkinin kimde olduğu, sürecin hangi sırayla işlediğinden ayrı düşünülemez. Bir aşamanın atlanması, sonraki aşamada verilen kararı da etkiler.

  • Fiilin öğrenilmesi: zamanaşımı bu andan işlemeye başlar; çıkarma cezasında disiplin kovuşturmasına altı ay içinde başlanması gerekir.
  • Disiplin soruşturması: muhakkik görevlendirilir, deliller toplanır, ifadeler alınır ve rapor düzenlenir.
  • Savunmanın alınması: memura isnat edilen fiil bildirilir ve savunma hakkı tanınır.
  • Amirin isteği: soruşturma sonucunda çıkarma cezası gerektiği kanaatine varılırsa dosya bu istekle kurula gönderilir.
  • Kurul incelemesi: yüksek disiplin kurulu özlük dosyasını ve evrakı inceler, gerekirse tanık ve bilirkişi dinler, keşif yaptırır; memur kurulda savunma yapabilir.
  • Karar: kurul cezayı kabul eder ya da reddeder. Ret hâlinde atamaya yetkili amir on beş gün içinde başka bir disiplin cezası verebilir.
  • Uygulama ve bildirim: karar verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder, derhal uygulanır ve ilgili birimlere bildirilir.

Bu zincirde en sık tartışılan halka, savunma ile kurul aşamasının arasındaki bağdır. Kanun, memura yalnızca yazılı savunma imkânı değil, kurulda sözlü olarak da savunma yapma hakkı tanır. Devlet memurluğundan çıkarma cezasını kim verir konusunun usul boyutu tam olarak buradadır: karar mercii kurul olduğuna göre, savunmanın da o merci önünde yapılabilmesi gerekir.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Disiplin Cezaları

Kanun beş disiplin cezası tanır ve her birini kendi tanımıyla birlikte verir:

  • Uyarma: memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi.
  • Kınama: görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi.
  • Aylıktan kesme: brüt aylıktan 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılması.
  • Kademe ilerlemesinin durdurulması: fiilin ağırlığına göre bulunulan kademede ilerlemenin 1-3 yıl durdurulması.
  • Devlet memurluğundan çıkarma: bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma.

Ceza türleri arasındaki geçişi belirleyen üç kural vardır. Bir fiil, cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekrarlanırsa bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren ama ayrı fiillerden verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında yine bir derece ağır ceza verilir. Buna karşılık geçmiş hizmetleri olumlu olan, ödül veya başarı belgesi almış memurlara bir derece hafif ceza uygulanabilir.

Kanun ayrıca maddede sayılan fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden ceza verileceğini söyler. Bu hüküm, disiplin hukukunda kıyas benzeri bir esneklik yaratır; bu nedenle işlemin dayandığı bendin ve benzerlik gerekçesinin somut biçimde ortaya konması gerekir.

Cezanın sessiz sonucu: kariyer kısıtı

132. maddenin dördüncü fıkrası, tartışmalarda çoğu zaman hiç anılmayan bir sonuç doğurur. Aylıktan kesme cezası alanlar beş yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar on yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, bu kadronun dengi ve üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamaz.

Yani görece hafif görünen bir aylıktan kesme cezası, memurun beş yıllık yükselme yolunu kapatabilir. Aynı maddeye göre disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır; aylıktan kesme cezası ise verilişini takip eden ay başında uygulanır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 125. Madde: Çıkarmayı Gerektiren Fiiller

Maddenin (E) bendi, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiilleri sayar. Bunlar arasında ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumun düzenini bozmak, boykot ve işgal gibi eylemlere katılmak; yasaklanmış yayın veya bildiri basmak, dağıtmak; siyasi partiye girmek; özürsüz olarak bir yılda toplam yirmi gün göreve gelmemek; savaş, olağanüstü hâl veya genel afetlere ilişkin emirleri yapmamak; amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak; memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak; yetki almadan gizli bilgileri açıklamak; yurt dışında Devletin itibarını düşürecek tutum ve davranışlarda bulunmak yer alır.

Listeye 2016 yılında eklenen ve 2018’de kanunlaşan bent ise terör örgütleriyle eylem birliği içinde olmayı, bu örgütlere yardım etmeyi, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmayı ya da kullandırmayı ve propagandalarını yapmayı kapsar.

Bendin iki özelliği dikkat çeker. Birincisi, sayılan fiillerin çoğunun ayrıca suç oluşturması gerekmemesidir; disiplin hukuku kendi ölçütüyle çalışır ve fiilin ceza kanununda karşılığı bulunmasa da disiplin cezası verilebilir. İkincisi, fiillerin bir bölümünün ancak somut olayın bütünü değerlendirilerek nitelendirilebilmesidir — “memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket” ifadesi buna örnektir ve bu tür bentlerde işlemin gerekçesinin somutlaştırılması ayrı bir önem taşır.

Ayrıca kanun, öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan memurlar bakımından özel bir kural getirir: kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hâllerde bu memurların brüt aylıklarının dörtte biri ile yarısı arasında kesinti yapılır ve fiilin tekrarında görevlerine son verilir.

Kanunun tam metnine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Aynı Fiil Neden Farklı Cezalar Doğurur?

125. maddenin kuruluşundaki en önemli özellik, aynı davranışın ağırlığına göre farklı bentlere düşebilmesidir. İki sık karşılaşılan örnek bunu açıkça gösterir.

Memurun Görevlendirmeyi Kabul Etmemesi

Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak uyarma cezasını gerektirir. Aynı davranış kasıtlı hâle geldiğinde, yani verilen emir ve görevler kasten yapılmadığında ceza kademe ilerlemesinin durdurulmasına yükselir. Savaş, olağanüstü hâl veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirlerin yapılmaması ise doğrudan Devlet memurluğundan çıkarma sebebidir.

Aradaki fark üç ölçütte toplanır: davranışın kasıtlı olup olmadığı, görevin niteliği ve ortaya çıkan sonucun ağırlığı. Bu nedenle bir görevlendirmenin kabul edilmemesi tek başına belirli bir cezaya karşılık gelmez; hangi bende girdiğinin soruşturmada somut olarak ortaya konması gerekir.

Memurun Mesai Saatlerine Riayet Etmemesi

Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak ya da görev mahallini terk etmek uyarma cezasını gerektirir. Devamsızlığa dönüştüğünde kademelenme devreye girer: bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme, kesintisiz üç ile dokuz gün gelmemek kademe ilerlemesinin durdurulması, bir yılda toplam yirmi gün gelmemek ise memurluktan çıkarma cezasını doğurur.

Buradaki eşiklerin sayısal olması, tespitin de sayısal biçimde yapılmasını gerektirir. Devamsızlık günlerinin hangi tarihlerde gerçekleştiği ve özür bulunup bulunmadığı, cezanın derecesini doğrudan belirlediği için soruşturma dosyasında açıkça gösterilmelidir.

Memurun İzinsiz Yurt Dışına Çıkma Cezası

125. maddede “izinsiz yurt dışına çıkmak” başlığıyla ayrı bir disiplin fiili yoktur. Bu nedenle sonuç, fiilin hangi bende karşılık geldiğine göre değişir ve doğrudan çıkarma cezası anlamına gelmez.

Değerlendirme iki başlıkta yapılır. Birincisi göreve devamsızlıktır: özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek ya da görev mahallini terk etmek uyarma; özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme; özürsüz ve kesintisiz üç ile dokuz gün göreve gelmemek kademe ilerlemesinin durdurulması; özürsüz olarak bir yılda toplam yirmi gün göreve gelmemek ise memurluktan çıkarma cezasını gerektirir.

İkincisi, yurt dışındaki davranışın niteliğidir. Maddenin (E) bendi, yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmayı ayrıca çıkarma sebebi sayar. Diplomatik statüden yararlanarak yurt dışında ödeme gücünün üstünde borçlanmak ve borcunu ödemeden yurda dönmek ise kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına bağlanmıştır.

Yurt Dışına İzinsiz Çıkan Memurun Cezası

Özetle ölçüt, çıkışın kendisi değil göreve gelinmeyen gün sayısı ve davranışın niteliğidir. Yıllık izinli olduğu dönemde yurt dışına çıkan bir memur bakımından devamsızlık söz konusu olmayacağından, ilgili kurumun kendi mevzuatında izin alma yükümlülüğü öngörülmüşse sonuç o düzenlemeye göre belirlenir. Uygulamada bu tür fiillerin çoğu, çıkarma değil daha hafif derecedeki cezalarla sonuçlanır.

Memur Disiplin Soruşturması Zaman Aşımı

127. madde iki ayrı zamanaşımı öngörür ve bunlar farklı anlardan işlemeye başlar.

Zamanaşımı türüSüreBaşlangıç
Soruşturmaya başlama (uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe durdurma)1 ayFiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih
Kovuşturmaya başlama (memurluktan çıkarma)6 ayFiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih
Ceza verme2 yılFiilin işlendiği tarih

Birinci grup süreler içinde soruşturmaya veya kovuşturmaya başlanmazsa disiplin cezası verme yetkisi düşer. İki yıllık süre ise mutlak sınırdır: fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde ceza verilmezse yetki yine zamanaşımına uğrar.

İki sürenin başlangıç anlarının farklı olması önemlidir. Soruşturmaya başlama süresi öğrenme tarihinden, ceza verme süresi fiilin işlendiği tarihten işler. Bu nedenle uzun süre sonra öğrenilen bir fiilde soruşturma süresi henüz dolmamış olsa bile, iki yıllık üst sınır çoktan geçmiş olabilir. Uyuşmazlıklarda ilk bakılması gereken nokta da budur: idarenin fiili ne zaman öğrendiği ve fiilin ne zaman işlendiği ayrı ayrı tespit edilmelidir.

Zamanaşımı re’sen dikkate alınan bir sınırdır; süre geçtikten sonra verilen ceza, esasa ilişkin değerlendirmeye girilmeden yetki yönünden sakatlanır. Devamlılık gösteren fiillerde ise başlangıç anının hangi tarih olduğu ayrı bir tartışma konusudur.

2026 değişikliği: iptal kararından sonra yeniden ceza verilebilmesi

Maddenin ikinci fıkrası 23 Ocak 2026 tarihli 7573 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değiştirildi ve iki yıllık kurala yeni bir cümle eklendi. Buna göre disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; süre dolmuşsa ya da altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.

Değişikliğin pratik sonucu şudur: iptal kararı alan memur bakımından dosya her zaman kapanmaz. İdare, mahkemenin gerekçesindeki eksikliği gidererek yeni bir işlem tesis edebilir. Öte yandan bu imkân süresizdir de değildir; altı aylık sınır, iptal kararının idareye ulaştığı tarihe bağlıdır.

Aynı kanunla 56. madde de değiştirildi. Adaylık süresi içinde birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların ilişiği kesilir; ilişiği kesilenler sağlık nedenleri hariç üç yıl süreyle Devlet memurluğuna alınmaz.

Görevden Uzaklaştırma ile Çıkarma Cezası Aynı Şey mi?

Hayır. Görevden uzaklaştırma bir disiplin cezası değil, 137. maddede düzenlenen ihtiyati bir tedbirdir. Amacı, görevi başında kalmasında sakınca görülen memurun soruşturma süresince görevden uzak tutulmasıdır ve soruşturmanın herhangi bir aşamasında alınabilir.

Tedbir süresince memura aylığının üçte ikisi ödenir ve sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder. Soruşturma sonunda memurluktan çıkarma dışında bir disiplin cezası verilmesi ya da cezai işlem uygulanmasına gerek kalmaması hâlinde tedbir derhal kaldırılır; bu durumda kesilmiş olan üçte bir de kendisine ödenir ve görevden uzakta geçen süre kademe ilerlemesinde değerlendirilir.

İki işlemin karıştırılmaması, açılacak davanın konusunu doğru belirlemek bakımından önemlidir. Tedbir kararı ile çıkarma cezası ayrı işlemlerdir; birine karşı açılan dava diğerini kendiliğinden kapsamaz.

Ceza Davası ile Disiplin Süreci Arasındaki İlişki

131. madde iki süreci birbirinden ayırır: aynı olaydan dolayı ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez; memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.

Bu, disiplin sürecinin ceza davasının sonucunu beklemek zorunda olmadığı anlamına gelir. Uygulamada zamanaşımı süreleri de bunu zorunlu kılar: iki yıllık ceza verme süresi işlerken ceza davasının sonuçlanmasını beklemek, yetkinin düşmesine yol açabilir. Aynı sebeple, “önce ceza davası bitsin” gerekçesiyle disiplin sürecinin askıya alınması idare bakımından güvenli bir yol değildir.

Ceza mahkûmiyetinin memuriyeti disiplin sürecinden bağımsız olarak nasıl sona erdirdiğini hangi cezanın memuriyeti bitirdiği yazımızda ele aldık. Mahkûmiyetin sicile yansıması ve kaydın ne zaman silineceği için adlî sicil ve arşiv kaydının silinme süreleri yazımıza, kaydın kimler tarafından görülebileceği için arşiv kaydına erişim yetkisi yazımıza bakabilirsiniz.

Mahkûmiyetten doğan hak yoksunluklarının giderilmesi ayrı bir yola tabidir; şartlarını yasaklanmış hakların geri verilmesi yazımızda inceledik. Kamu görevine girişte yapılan arşiv araştırmasının kapsamı için güvenlik soruşturması incelemesi yazımıza göz atabilirsiniz.

Hakkınızda Disiplin Soruşturması Açıldıysa

Bu dosyalarda sonucu belirleyen unsurlar çoğunlukla usulde saklıdır: soruşturmaya süresinde başlanıp başlanmadığı, savunma hakkının üç boyutuyla birlikte tanınıp tanınmadığı, cezayı verenin yetkili merci olup olmadığı ve fiilin gerçekten dayanılan bende karşılık gelip gelmediği. İptal davası açma süreleri kısadır ve tebliğ tarihinden işler; bu nedenle işlemin tebliğinden sonra zaman kaybedilmemesi önemlidir. Dosyanızın usul yönünden değerlendirilmesi için hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Amir doğrudan memurluktan çıkarma cezası verebilir mi?

Veremez. Amir yalnızca bu yönde istekte bulunabilir; karar yetkisi kurumun yüksek disiplin kuruluna aittir.

Yüksek disiplin kurulu cezayı hafifletebilir mi?

Hayır. Kurulun ayrı ceza tayin etme yetkisi yoktur; istenen cezayı kabul veya reddeder. Ret hâlinde atamaya yetkili amir on beş gün içinde başka bir disiplin cezası verebilir.

Savunma vermezsem ceza kesinleşir mi?

Savunma hakkının tanınmış olması usul bakımından zorunludur. Hakkın kullanılmaması ile hiç tanınmamış olması farklıdır; ikincisi işlemi sakatlayan bir eksikliktir.

Disiplin cezası ne zaman uygulanmaya başlar?

Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası ise verilişini takip eden ay başında uygulanır.

İptal kararı sonrası idare yeniden ceza verebilir mi?

2026 yılında yapılan değişiklikle bu imkân açıkça düzenlendi. Kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde, süre dolmuş veya altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde yeniden ceza tesis edilebilir.

Bir yılda kaç gün devamsızlık memurluktan çıkarma sebebidir?

Özürsüz olarak bir yılda toplam yirmi gün göreve gelmemek, 125. maddenin (E) bendinde çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Aynı fiilden ikinci kez ceza alırsam ne olur?

Cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde aynı fiilin tekrarında bir derece ağır ceza uygulanır. Ayrı fiillerden verilen aynı derecedeki cezaların üçüncü uygulamasında da bir derece ağır ceza verilir.

Kolluk personeli için de 657 sayılı Kanun mu uygulanır?

Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır. Kendi disiplin kanunu bulunan personel bakımından yetkili merci ve usul o kanuna göre belirlenir.

Memurluktan çıkarma cezası nereye bildirilir?

Verilen disiplin cezaları üst disiplin amirine bildirilir; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca merkezî personel biriminin kayıtlarına geçirilmek üzere bildirilir.

Aylıktan kesme cezası kariyerimi etkiler mi?

Evet. Aylıktan kesme cezası alanlar beş yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar on yıl boyunca daire başkanı ve üstü kadrolar ile vali ve büyükelçi kadrolarına atanamaz.

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını kim verir, kurum değişince yetki değişir mi?

Yetki, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna aittir; kurum değiştikçe kurul da değişir. Kendi disiplin kanunu bulunan personel bakımından ise yetkili merci o kanuna göre belirlenir.

Görevden uzaklaştırılan memur maaş alır mı?

Görevden uzaklaştırılan ya da herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memura bu süre içinde aylığının üçte ikisi ödenir; sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder.

Kurul dosyayı incelerken tanık dinleyebilir mi?

Yüksek disiplin kurulları gerekli gördükleri takdirde özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya ya da yaptırmaya yetkilidir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir ve belirli bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Disiplin mevzuatı 2026 yılında değişmiştir ve değişmeye devam edebilir; bir işleme karşı başvuru yapmadan önce güncel metnin ve sürelerin kontrol edilmesi gerekir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir