Hukuk, İş Hukuku

Yıllık İzin Ücreti Peşin Ödenmezse İşçi Haklı Fesih Yapabilir mi?

Yıllık İzin Ücreti Peşin Ödenmezse İşçi Haklı Fesih Yapabilir mi

Yıllık izin ücreti peşin ödenmezse işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve en az bir yıllık kıdemi varsa kıdem tazminatı isteyebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu sonuca, iki bölge adliye mahkemesi dairesi arasındaki görüş ayrılığını gidermek için verdiği 10 Mart 2025 tarihli kararında ulaştı ve işçinin ayrıca “izin ücretim peşin ödensin” diye talepte bulunmasının gerekmediğini açıkça belirtti. Dayanak, İş Kanununun 57. maddesinin birinci fıkrasıdır: işveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye izin dönemine ait ücreti, işçi izne başlamadan önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.

Makale İçeriği

Konu Eylül 2026’nın son günlerinde “Yargıtay noktayı koydu”, “milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar” başlıklarıyla yeniden gündeme geldi. Haberlerin anlattığı karar ise yeni değildir; yaklaşık bir buçuk yıl önce verilmiş, o tarihten bu yana birkaç kez haber olmuş ve 2026’da Yargıtay tarafından başka bir dosyada uygulanmıştır. Haberlerin hiçbirinde yer almayan bir nokta da uygulamada daha belirleyicidir: kararın verdiği hakkı kullanmak isteyen işçinin fesih bildirimini nasıl yazdığı, feshi ne zaman yaptığı ve peşin ödemenin yapılmadığını nasıl ispatlayacağı. Bu yazıda kararın tam metnine dayanarak neyin değiştiğini, işçinin ve işverenin bundan sonra neye dikkat etmesi gerektiğini anlatıyoruz.

Ana hatlarıyla

  • Karar: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/2024 K.2025/2487, 10 Mart 2025, oy birliğiyle ve kesin olarak. Bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi kararıdır.
  • Sonuç: İzin ücretinin izne çıkmadan önce peşin veya avans olarak ödenmemesi, işçi için haklı fesih sebebidir (İş Kanunu m.57/1 ve m.24/II-e).
  • Talep şartı yok: İşçinin izin ücretinin peşin ödenmesini ayrıca istemesi gerekmez; eski bir Yargıtay kararında aranan bu şart artık uygulanmıyor.
  • Fazla izin kurtarmaz: İşçiye kanunda öngörülenden uzun izin kullandırılmış olması, peşin ödeme borcunu ortadan kaldırmaz.
  • Haklar: Kıdem tazminatı istenebilir; ihbar tazminatı istenemez; hak kazanılıp kullanılmayan izinlerin ücreti ayrıca talep edilir.
  • Dikkat: Fesih bildiriminde bu sebep açıkça yazılmalıdır. İşçi, bildirimde gösterdiği sebeple bağlıdır ve davada sebebi sonradan değiştiremez.
Kararın unsuru Kararda yazan
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Künye E.2025/2024 K.2025/2487
Karar tarihi 10 Mart 2025
Karar türü Bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi (5235 s. Kanun m.35/1-3)
Başvuran İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Başkanlar Kurulu kararıyla
Çelişen kararlar İzmir BAM 15. HD E.2021/310 K.2021/736 (fesih haklı) · İzmir BAM 9. HD E.2022/1708 K.2024/758 (fesih haksız)
Sonuç Uyuşmazlık 15. Hukuk Dairesi kararı doğrultusunda giderildi
Oy durumu Oy birliği, kesin
Sonraki uygulama Yargıtay 9. HD E.2025/9527 K.2026/797, 4 Şubat 2026
Basında Mart 2025, Temmuz 2025, Haziran 2026 ve 30 Eylül 2026 civarında tekrar tekrar

Yıllık İzin Ücreti Peşin Ödenmezse Ne Olur?

Yıllık izin ücreti peşin ödenmezse işverenin kanundan doğan bir borcu zamanında yerine getirilmemiş olur. Bu durum işçiye üç ayrı imkân verir. Birincisi, işçi iş sözleşmesini bildirim süresi beklemeden, haklı nedenle derhal feshedebilir. İkincisi, en az bir yıllık kıdemi olan işçi bu fesihle kıdem tazminatına hak kazanır. Üçüncüsü, işveren hakkında idari para cezası gündeme gelebilir. Yargıtay’ın 2025 kararından önce bu sonuçların ilk ikisi mahkemeden mahkemeye değişiyordu; bazı daireler feshi haklı sayarken bazıları işçiden izin ücretinin peşin ödenmesini ayrıca talep ettiğini ispatlamasını bekliyordu.

Kısa cevabın dayandığı iki madde şunlardır. İş Kanunu‘nun 57. maddesinin birinci fıkrası: “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.” Aynı Kanunun 24. maddesinin II numaralı bendinin (e) alt bendi ise işverenin işçinin ücretini “kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak” hesap etmemesini veya ödememesini işçi için haklı fesih sebebi sayar. Yargıtay bu iki hükmü birlikte okuyarak, izin ücretinin kanunun gösterdiği zamanda ödenmemesini ücretin kanuna uygun ödenmemesi olarak nitelendirdi.

Maddenin lafzı “yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye” dediği için kural her izin kullanımında uygulanır; bölünerek kullanılan izinlerde de her bölüm için ücretin o bölüm başlamadan ödenmesi, maddenin lafzına en uygun uygulamadır. Kuralın muhatabı İş Kanununa tabi işçilerdir. Devlet memurları bakımından bu tartışma yoktur, çünkü memur aylıkları Devlet Memurları Kanununun 164. maddesi gereğince zaten peşin ödenir.

Haberlerde Yeni Denilen Karar Aslında 2025 Tarihli

Eylül 2026 haberlerinde kararın esas ve karar numarası verilmedi, karar yeni verilmiş gibi aktarıldı. Tam metin, kararın 10 Mart 2025’te verildiğini gösteriyor. Aynı karar, verildiği gün mali mevzuat sitelerinde, Temmuz 2025’te bir haber ajansı kaynaklı haberde, Haziran 2026’da da hukuk ve mevzuat yayınlarında “yeni karar” olarak işlendi. Eylül 2026 dalgasındaki haberlerin anlattığı olay örgüsü (iki işçi, çelişen iki bölge adliye mahkemesi dairesi, fazla izin savunması) de birebir bu 2025 kararına aittir.

Bu ayrıntı yalnız takvim düzeltmesi değildir. Kararın bir buçuk yıl önce verilmiş olması, bu sürede mahkemelerin kararı nasıl uyguladığını görmemizi sağlıyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4 Şubat 2026 tarihli, E.2025/9527 K.2026/797 sayılı kararında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2025 kararını incelerken, bu dairenin 2025 kararına açıkça dayandığını görmüş ve izin ücreti yönünden verilen hükmü bozmamıştır. Bozma yalnızca kıdem tazminatının tavan aşılarak hesaplanması nedeniyle yapılmıştır. Yani 2025 kararı kâğıtta kalmamış, bölge adliye mahkemelerinde uygulanmaya başlamıştır.

Öte yandan 15 Nisan 2026 tarihli bir başka kararda (9. HD E.2026/1078 K.2026/3234) izin ücretinin peşin ödenmediği temyiz aşamasında ileri sürülmüş, ancak bölge adliye mahkemesinin “işçinin ihtarnamede feshe konu yaptığı iddiaları ispatlayamadığı” gerekçesiyle kıdem tazminatını reddeden kararı onanmıştır. Kararın haber diliyle anlatılan “işçi otomatik olarak kıdem tazminatı alır” sonucu vermediğini bu dosya çok iyi gösterir; aşağıda fesih bildirimi bölümünde bu farkı açıyoruz.

İki Bölge Adliye Dairesi Aynı Olayda Neden Ters Karar Verdi?

İstinaf sisteminde belirli değerin altındaki iş davalarında bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir ve dosya Yargıtay’a gitmez. Bu nedenle aynı şehirdeki iki istinaf dairesi, benzer olaylarda farklı sonuçlara ulaşabilir ve bu çelişki olağan temyiz yoluyla giderilemez. 5235 sayılı Kanun‘un 35. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi tam bu durum için bir yol öngörür: bölge adliye mahkemesi hukuk daireleri başkanlar kurulu, kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunduğunda Yargıtay’dan bu konuda karar verilmesini ister. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu 12 Haziran 2024’te bu başvuruyu yaptı.

İzmir BAM 15. Hukuk Dairesi dosyası

Davacı işçi 2006’dan beri aynı işyerinde çalışıyordu. 16 Ocak 2017’de yıllık izne çıktı ve iznin son günü olan 31 Ocak 2017’de, izin ücreti izne çıkmadan önce ödenmediği için iş sözleşmesini feshetti. İşveren savunmasında, işçinin ne bu izinde ne de önceki izinlerinde peşin ödeme talebi bulunduğunu, “iş dünyasında gazeteci ve memurlar dışında izin öncesi peşin ödeme uygulaması olmadığını” ve işçinin asıl amacının yurt dışında bulduğu işe geçmek olduğunu ileri sürdü. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti; 15. Hukuk Dairesi 22 Nisan 2021’de istinaf başvurusunu oy birliğiyle ve kesin olarak reddetti. Gerekçe, kanunun emredici hükmüne rağmen izin ücretinin kanunun belirlediği sürede ödenmemiş olmasıydı.

İzmir BAM 9. Hukuk Dairesi dosyası

İkinci dosyada işçi 8-27 Haziran 2019 arası için izin istedi ve izindeyken, 19 Haziran 2019’da iş sözleşmesini aynı gerekçeyle feshetti. İşveren, işçiye kıdemine göre hak ettiğinden fazla, toplam 49 gün izin kullandırdığını ve işçinin iyi niyetli olmadığını savundu. İlk derece mahkemesi davayı reddetti. 9. Hukuk Dairesi 22 Mart 2024’te, işçinin izin talebinde bulunurken ayrıca izin ücretinin ödenmesini istemediğini, bu nedenle haklı fesih iddiasını ispatlayamadığını belirterek istinaf başvurusunu oy çokluğuyla ve kesin olarak reddetti. Daire, kapatılan Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 3 Aralık 2019 tarihli, E.2016/24594 K.2019/22240 sayılı kararının da bu yönde olduğunu belirtti.

Talep şartı nereden geliyordu?

2019 tarihli 22. Hukuk Dairesi kararında işçi, 34 günlük birikmiş iznini kullanmak için başvurmuş, izinden sonra da ihtarnameyle iş sözleşmesini feshetmişti. Daire dosyadaki izin talep formunda yalnız izne çıkma isteğinin yer aldığını, izin ücretinin peşin ödenmesi yönünde bir talep bulunmadığını tespit etti. İşçinin sunduğu talep belgesinde de işvereni bağlayacak kaşe veya imza yoktu. Sonuçta Daire, işçinin iddiasını ispatlayamadığını kabul ederek kıdem tazminatını hüküm altına alan kararı bozdu. Bu kararın mantığı, peşin ödemenin işçinin istemesine bağlı bir hak olduğu yönündeydi. İzmir BAM 9. Hukuk Dairesi de bu çizgiyi izledi.

Yargıtay Talep Şartını Neden Kaldırdı?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 57. maddenin birinci fıkrasını, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği‘nin 21. maddesinin ikinci fıkrasını ve İş Kanununun 103. maddesini birlikte değerlendirdi. Kararın belirleyici cümlesi şudur: “İşverence yıllık ücretli izin kullanan her işçiye, izin dönemine ilişkin ücretinin izne başlamadan evvel peşin olarak verilmesi veya avans olarak ödenmesi mutlak emredici şekilde düzenlenmiş olup bunun için işçinin ayrıca yıllık izin ücretinin ödenmesi hususunda bir talepte bulunmasına gerek yoktur.”

Mutlak emredici hüküm, tarafların sözleşmeyle ya da uygulamayla aksini kararlaştıramayacağı kuraldır. Bu nitelendirmenin iki sonucu var. İlk olarak işçinin sessiz kalması, izin formunda ücret istememesi veya yıllarca peşin ödeme almadan izin kullanmış olması işverenin borcunu ortadan kaldırmaz. İkinci olarak, işyerinde “herkese maaş ay sonunda yatar” şeklinde yerleşmiş bir uygulama, kanunun açık hükmünün önüne geçmez.

Fazla izin kullandırmak borcu ortadan kaldırmıyor

İzmir BAM 9. Hukuk Dairesi dosyasındaki işveren, işçiye kanundaki asgari süreden fazla izin verdiğini savunmuştu. Yargıtay bu savunmayı da kabul etmedi ve iki maddenin niteliğini ayırdı: izin sürelerini düzenleyen 53. madde “nispi emredici” niteliktedir, yani işçi lehine artırılabilir; izin ücretinin peşin ödenmesini düzenleyen 57. madde ise “mutlak emredici” niteliktedir. Kararın ifadesiyle, işçiye hak kazandığı sürenin üstünde izin kullandırılmış olması, izin ücretinin izin başlamadan peşinen veya avans olarak ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Yıllık izin ücreti peşin ödenmezse işverenin “işçiye fazladan izin verdik” savunması bu nedenle sonuç doğurmaz. Bu dosyada ödeme düzeni de açıkça tespit edilmişti. İşçinin Mayıs 2019 ücreti 30 Mayıs’ta ödenmiş, izin dönemini de kapsayan Haziran 2019 ücreti ise 10 Temmuz 2019’da, yani fesihten sonra ödenmişti. Aradaki dönemde başka bir ödeme yoktu. Yargıtay bu tabloya bakarak izin ücretinin izne çıkmadan önce ödenmediğinin “sabit” olduğunu söyledi.

Haklı fesih hangi bende dayanıyor?

Yargıtay, feshin dayanağını İş Kanununun 24. maddesinin II numaralı bendinin iki alt bendine bağladı: ücretin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmemesini düzenleyen (e) ve çalışma şartlarının uygulanmamasını düzenleyen (f) alt bentleri. Sonuç cümlesi şöyledir: “Yıllık izne ilişkin ücretin, yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle yapılan fesih haklı nedene dayalıdır.” Uyuşmazlık İzmir BAM 15. Hukuk Dairesi kararı doğrultusunda giderildi, karardan bir örnek de bölge adliye mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmek üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderildi.

Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı Mahkemeleri Ne Ölçüde Bağlar?

Haberlerde kullanılan “noktayı koydu” ifadesinin hukuki karşılığını doğru kurmak gerekir. Bu karar bir içtihadı birleştirme kararı değildir. İçtihadı birleştirme kararları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu ya da İçtihadı Birleştirme Hukuk veya Ceza Genel Kurulu tarafından verilir ve bütün mahkemeleri bağlar. Buradaki karar ise 5235 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca tek bir Daire tarafından verilmiştir. Maddenin son fıkrasındaki ifade “Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.” şeklindedir; kanun metni bu kararın diğer mahkemeleri “bağlayacağını” açıkça yazmaz.

Buna karşılık kararın fiilî etkisi güçlüdür. Kararı veren Daire, iş davalarında temyiz incelemesini yapan Dairenin kendisidir; bölge adliye mahkemesinin kesin olmayan kararları temyize geldiğinde aynı Daire inceleyecektir. Karar ayrıca, bölge adliye mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmek üzere Hâkimler ve Savcılar Kuruluna gönderilmiştir. 2026 kararında görüldüğü gibi istinaf daireleri gerekçelerinde bu karara doğrudan atıf yapmaya başlamıştır. Doğru ifade şudur: karar, izin ücretinin peşin ödenmemesinin haklı fesih sebebi olup olmadığı sorusunda Yargıtay’ın iş davalarına bakan Dairesinin tavrını kesin olarak ortaya koymuş ve istinaf aşamasındaki görüş ayrılığını gidermiştir.

Yıllık İzin Ücreti Peşin mi Ödenir, Yıllık İzin Avansı Nedir?

İş Kanununun 57. maddesi işverene iki seçenek tanır: izin dönemine ait ücreti izin başlamadan peşin ödemek ya da aynı tutarı avans olarak vermek. İkisi arasındaki fark muhasebe kaydıyla ilgilidir; sonuç bakımından her ikisinde de işçi, izne çıkmadan önce izin günlerinin ücretini eline almış olmalıdır. Yönetmeliğin 21. maddesi bunu bir adım daha genişletir ve izin dönemine ait ücretle birlikte “ödenmesi bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki haklarını” da izin başlamadan önce ödenecekler arasında sayar.

Uygulamadaki sorun, çoğu işyerinde ücretin ay sonunda veya takip eden ayın ilk günlerinde toplu olarak ödenmesidir. İzin ayın ortasına denk geliyorsa, izin günlerinin ücreti normalde izin bittikten sonra, ay sonu bordrosuyla ödenecektir. Yargıtay’ın 2025 kararına konu dosyada tam olarak bu yaşanmıştı. Kanuna uygun çözüm, izin başlamadan önce izin günlerine denk gelen ücretin avans olarak yatırılması ve ay sonu bordrosunda mahsup edilmesidir.

Yıllık izin avansı nasıl hesaplanır?

Aynı maddenin ikinci fıkrası, izin ücretinin hesabında 50. maddenin uygulanacağını söyler. Aylık sabit ücret alan işçide izin avansı, izin günlerine düşen ücrettir; uygulamada aylık ücretin otuza bölünmesiyle bulunan günlük ücret, izin gün sayısıyla çarpılır. Akort, komisyon, kâra katılma ve yüzde usulü gibi belirli olmayan tutarlar üzerinden ücret alan işçide ise izin ücreti, son bir yıllık sürede kazanılan ücretin fiilen çalışılan günlere bölünmesiyle bulunan ortalama üzerinden hesaplanır. Son bir yıl içinde zam yapılmışsa, işçinin izne çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasındaki dönemin ortalaması esas alınır. Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde izin ücreti yüzdelerden toplanan paradan değil, işverenin kendi kasasından ödenir.

Yönetmeliğin 21. maddesinin birinci fıkrasına göre izin ücretinin belirlenmesinde fazla çalışma ücretleri, primler ve sosyal yardımlar hesaba katılmaz. Kısmi süreli ve çağrı üzerine çalışanlara ise izin dönemine denk gelen ve çalışmaları gereken sürelerin ücreti yıllık izin ücreti olarak ödenir.

Yıllık izne çıkarken maaş alınır mı?

İzin dönemine ait ücret bakımından cevap evettir. İşçi izne çıkmadan önce, izin günlerine düşen ücreti peşin veya avans olarak almalıdır. Bu, işçinin bir sonraki ayın tamamının maaşını peşin alacağı anlamına gelmez; peşin ödenecek olan izin dönemine ilişkin ücrettir. İzin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ücretleri 57. maddenin son fıkrası gereğince ayrıca ödenir.

Yıllık izinde maaş yatar mı?

Yıllık izin ücretli bir izindir; işçi izinde olduğu için ücretinden kesinti yapılamaz. Tartışma ücretin yatıp yatmayacağı değil, ne zaman yatacağıdır. Kanunun cevabı “izne başlamadan önce”dir. İzinden dönüşte ay sonu bordrosuyla yapılan ödeme, borcun geç ifasıdır ve Yargıtay’ın 2025 kararına göre haklı fesih sebebi oluşturur.

Konu Kural Dayanak
Ödeme zamanı İzin başlamadan önce İş K. m.57/1
Ödeme şekli Peşin ücret veya avans İş K. m.57/1
Kapsam İzin ücreti ve bu döneme rastlayan diğer ücret niteliğindeki haklar Yön. m.21/2
Hesap m.50; değişken ücrette son bir yılın günlük ortalaması İş K. m.57/2-4
Hesaba katılmayanlar Fazla çalışma ücreti, prim, sosyal yardım Yön. m.21/1
İzne rastlayan tatiller Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil ücreti ayrıca İş K. m.57 son fıkra
İşçinin talebi Gerekmez 9. HD K.2025/2487

Yıllık İzin Ücreti Peşin Ödenmemesi Haklı Fesih İçin Nasıl Kullanılır?

Yıllık izin ücreti peşin ödenmezse doğan fesih hakkını kullanmak isteyen işçinin en çok hata yaptığı yer fesih bildirimidir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuç doğurur ve feshi yapan taraf bildirimde gösterdiği sebeple bağlıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 11 Aralık 2019 tarihli, E.2017/13013 K.2019/22083 sayılı kararında, hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesini gerekçe göstererek ihtarname gönderen işçi için “davacı fesih sebebi ile bağlıdır ve değiştiremez” demiş, bir ay sonra gönderilen ikinci fesih ihtarnamesini sonuçsuz saymıştır.

Bu kural izin ücreti bakımından şu anlama gelir: fesih bildiriminde yalnızca “mobbing”, “ağır çalışma şartları” gibi başka sebepler yazılıp izin ücretinin peşin ödenmemesi yazılmazsa, bu sebep davada sonradan eklenemez. Yukarıda anılan 15 Nisan 2026 tarihli onama kararında işçi, izin ücretinin peşin ödenmediğini temyiz dilekçesinde ileri sürmüş; ancak bölge adliye mahkemesi, ihtarnamedeki fesih sebeplerinin ispatlanamadığını kabul etmiş ve Yargıtay bu kararı onamıştır.

Fesih bildiriminde ne yazılmalı?

Fesih bildirimi yazılı olmalı ve ispat edilebilir bir yolla, tercihen noter aracılığıyla gönderilmelidir. Bildirimde en az şu unsurlar bulunmalıdır: izne çıkış ve dönüş tarihleri, izin dönemine ait ücretin izin başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmediği, dayanak olarak İş Kanununun 57. maddesinin birinci fıkrası ve 24. maddesinin II numaralı bendinin (e) alt bendi, sözleşmenin bu nedenle haklı sebeple derhal feshedildiği ve kıdem tazminatı ile diğer alacakların talep edildiği. Başka haklı fesih sebepleri de varsa (ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ücreti gibi) aynı bildirimde ayrı ayrı sayılmalıdır. Farklı sebeplere göre hazırlanmış metin örnekleri için haklı istifa dilekçesi örnekleri yazımıza bakabilirsiniz.

Fesih ne zaman yapılmalı?

İş Kanununun 26. maddesi, 24. maddenin II numaralı bendindeki sebeplere dayanan fesih hakkının, sebebin öğrenildiği günden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmasını öngörür. Yargıtay ise haklı fesih sebebinin sürekli olduğu hâllerde bu sürenin işlemeyeceğini kabul eder. 9. Hukuk Dairesinin 26 Ocak 2017 tarihli, E.2015/7554 K.2017/915 sayılı kararındaki örnek şudur: “ücreti ödenmeyen işçi ödeme yapılmadığı sürece her zaman haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebilir.”

İzin ücretinde ödeme gecikmesi, genellikle ay sonu bordrosuyla sona erer. Yargıtay’ın 2025 kararına konu iki dosyada da işçiler feshi izin devam ederken veya iznin son gününde, ödeme henüz yapılmamışken gerçekleştirmişti. İzin ücreti ay sonunda ödendikten ve işçi hiçbir çekince koymadan çalışmaya devam ettikten sonra yapılacak bir feshin aynı sonucu doğurup doğurmayacağı konusunda incelediğimiz kararlar arasında doğrudan bir Yargıtay kararına rastlamadık. Bu nedenle en güvenli yol, ödemenin yapılmadığı dönemde, yani izin sürerken veya izin dönüşünde ücret ödenmeden önce feshin bildirilmesidir. Bu gecikmeyi ileride fesih sebebi yapmayı düşünen işçinin, en azından ödeme yapıldığında bunu çekinceyle kabul ettiğini yazılı olarak bildirmesi ispat bakımından yararlıdır.

Peşin ödemenin yapılmadığı nasıl ispatlanır?

Ücretin ödendiğini ispat yükü işverendedir; işveren izin başlamadan önce ödeme yaptığını banka kaydıyla göstermek zorundadır. İşçi tarafında en güçlü delil, maaş hesabının banka dökümüdür. Dökümde izin başlangıcından önceki son ödeme tarihi ile izin dönemini kapsayan ay ücretinin yattığı tarih yan yana görünür. 2025 kararına konu dosyada Yargıtay tam olarak bu iki tarihi karşılaştırmıştır. Bunun yanında izin talep formu veya izin onay yazısı, işyerinin izin kayıtları, bordrolar ve varsa işverene yapılan yazışmalar dosyaya konmalıdır. İşçinin izin ücretinin peşin ödenmesini ayrıca istediğini gösteren bir belge artık şart değildir.

Haklı Fesih Yapan İşçi Hangi Haklara Sahip Olur?

Kıdem tazminatı 1475 sayılı İş Kanununun hâlâ yürürlükte olan 14. maddesinde düzenlenmiştir ve işçinin haklı nedenle feshi kıdem tazminatına hak kazandıran hâller arasındadır. Kıdem tazminatı için aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma gerekir. Yıllık izne hak kazanmak için de İş Kanununun 53. maddesine göre en az bir yıl çalışmak şart olduğundan, yasal yıllık iznini kullanan bir işçi çoğu durumda bu koşulu zaten sağlar. Kıdem tazminatı her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır, ancak yıllık tavanı aşamaz. 2026 kararında Yargıtay’ın tek bozma sebebinin tavanın aşılması olduğunu hatırlatalım; hangi ücret kalemlerinin hesaba girdiğini kıdem tazminatı hesaplanırken hangi ücretin esas alındığı yazımızda ayrıntılı anlattık.

İhbar tazminatı ise istenemez. Haklı nedenle derhal fesih, bildirim süresine uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir fesih türüdür; bildirim süresi tanımadan sözleşmeyi sona erdiren işçi, işverenden bildirim süresine ait tazminatı talep edemez. Konuyu haklı fesihte ihbar tazminatı yazımızda ayrıca işledik.

Kullanılmayan izinlerin ücreti ayrıca istenir

Fesihle birlikte, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerinin ücreti İş Kanununun 59. maddesine göre, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödenir. Fesih izin sırasında yapıldıysa, fesih tarihine kadar kullanılan izin günlerinin ücreti ile kalan izin haklarının ücreti ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Hesaplama yöntemini işten ayrılırken yıllık izin ücreti hesaplama yazımızda örneklerle gösterdik.

İşsizlik ödeneği alınabilir mi?

İşsizlik Sigortası Kanununun 51. maddesinin (b) bendi, hizmet akdini haklı nedenle derhal fesheden sigortalıyı işsizlik ödeneğine hak kazananlar arasında sayar. Metin hâlâ mülga 1475 sayılı Kanunun 16. maddesine atıf yapar, ancak İş Kanununun geçici 1. maddesi gereğince bu atıf bugün 4857 sayılı Kanunun 24. maddesine yapılmış sayılır. Prim ödeme gün sayısı ve süresinde başvuru gibi koşullar ayrıca aranır. Hangi fesih türlerinin ödenek hakkı verdiğini hangi durumlarda işsizlik maaşı alınır yazımızda topluca anlattık.

Dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu

Kıdem tazminatı ve izin ücreti gibi işçilik alacakları için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3). Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir. Zamanaşımı bakımından İş Kanununun ek 3. maddesi, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti için beş yıllık süre öngörür. Kıdem tazminatının ödeme zamanı ve faiz başlangıcı için kıdem tazminatı ne zaman ödenir yazımıza bakabilirsiniz.

İşçinin talebi Haklı fesihte durum Dayanak
Kıdem tazminatı Var, en az bir yıllık kıdem ve tavan sınırı ile 1475 s. K. m.14
İhbar tazminatı Yok, işçi bildirim süresi vermeden feshetti İş K. m.17, m.24
Kullanılmayan izin ücreti Var, fesih tarihindeki ücret üzerinden İş K. m.59
Ödenmemiş diğer ücretler Var, ayrıca talep edilir İş K. m.32
İşsizlik ödeneği Prim koşulları sağlanırsa var 4447 s. K. m.51/b
Zamanaşımı Kıdem ve izin ücreti için beş yıl İş K. ek m.3

İşveren Tarafında Ne Değişti?

Yıllık izin ücreti peşin ödenmezse sonuçlarına katlanacak olan işverendir; kararın asıl muhatabı da işverenlerdir, çünkü uygulamada izin ücretinin ayrıca ve önceden ödenmesi yaygın değildir. İzmir BAM 15. Hukuk Dairesi dosyasındaki işverenin savunması bu yaygın algıyı açıkça ifade ediyordu: izin öncesi peşin ödeme yalnızca gazeteciler ve memurlar için geçerli bir uygulamadır. Yargıtay bu savunmayı kabul etmedi. Artık işverenin “işçi istemedi”, “herkes maaşını ay sonunda alıyor” veya “işçiye fazla izin verdik” savunmaları sonuç değiştirmez.

2026 kararına konu dosyada işveren bir adım daha ileri gitmiş, işçinin izne çıkmasından bir iş günü sonra sözleşmeyi feshetmesinin Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunmuştu. Bölge adliye mahkemesi feshi haklı buldu ve Yargıtay bu yöndeki temyiz itirazlarını yerinde görmedi. Kısa süre içinde yapılan fesih, tek başına hakkın kötüye kullanılması sayılmadı.

İşveren ne yapmalı?

Bordro düzeni izin takvimine göre yeniden kurulmalıdır. Onaylanan her izin için izin başlangıcından önce, izin günlerine denk gelen ücret avans olarak ödenmeli ve banka açıklamasında “yıllık izin ücreti avansı” ibaresi yer almalıdır. Avans ay sonu bordrosunda mahsup edilir; böylece işçi aynı ücreti iki kez almaz. İzin onay yazısında avansın ödendiği tarih ve tutar belirtilirse ispat kolaylaşır. Bölünerek kullanılan izinlerde her bölüm için ayrı ödeme yapılmalıdır.

İdari para cezası

İş Kanununun 103. maddesi, yıllık izin hükümlerine aykırılık için her işçi başına idari para cezası öngörür. Maddenin lafzı, izin ücretini 57. maddenin “üç ve dördüncü fıkralarında belirtilen usule aykırı olarak” ödemeyi veya eksik ödemeyi sayar; bu fıkralar değişken ücretlilerde ve zam hâlinde hesap yöntemini düzenler. Peşin ödeme borcu ise birinci fıkradadır. Buna karşılık Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yayımladığı 2026 yılı idari para cezaları tablosu 57. madde aykırılığını 103. madde karşısında gösterir ve bu satır için her işçi başına 4.815 TL tutarını belirtir. Yargıtay 2025 kararında da 103. maddeyi, peşin ödemenin mutlak emredici niteliğini gösteren hükümler arasında saymıştır. İdari para cezası, işçinin haklı fesih ve kıdem tazminatı hakkını etkilemez; iki sonuç birbirinden bağımsızdır.

Karıştırılan Kavramlar

Yıllık izin ücreti konusunda birbirine benzeyen ama farklı durumları düzenleyen dört kural sıkça karıştırılır.

57. madde ile 59. madde. 57. madde çalışmaya devam eden ve izne çıkan işçiyle ilgilidir: izin ücreti izinden önce ödenir. 59. madde ise sözleşmesi sona eren işçiyle ilgilidir: hak kazanılıp kullanılmayan izinlerin ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödenir. Yargıtay’ın 2025 kararı yalnızca 57. maddeyle ilgilidir.

İzin ücretinin ödenmemesi ile iznin kullandırılmaması. İşverenin izin talebini reddetmesi, izni gerekçesiz bölmesi veya yıllarca izin kullandırmaması ayrı bir haklı fesih tartışmasıdır ve orada ölçütler farklıdır; işçinin bir ay önceden yazılı izin talebinde bulunduğunu ispatlaması gibi koşullar gündeme gelir. Bu konuyu yıllık izin kullandırılmaması haklı fesih sebebi mi yazımızda ayrıntılı ele aldık. Peşin ödeme meselesinde ise izin kullandırılmıştır, sorun ücretin zamanındadır.

Gazetecilerde her ay peşin ücret. 5953 sayılı Basın İş Kanununun 14. maddesi gazetecinin kararlaştırılan ücretinin her ay peşin ödeneceğini düzenler. Bu, izin ücretine özgü değil, bütün aylık ücreti kapsayan bir kuraldır ve yalnız gazeteciler için geçerlidir. İş Kanununda genel ücret bakımından böyle bir kural yoktur; 32. madde ücretin en geç ayda bir ödeneceğini söyler. İş Kanununa tabi işçide peşin ödeme zorunluluğu yalnızca yıllık izin ücretine özgüdür.

İş Kanunu kapsamı dışındaki işçiler. İş Kanununun kapsamı dışında kalan hizmet sözleşmeleri, örneğin ev hizmetlerinde çalışanlar, Türk Borçlar Kanununa tabidir. Türk Borçlar Kanunu‘nun 425. maddesi aynı kuralı tekrar eder: işveren, izin süresine ilişkin ücreti işçinin izne başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermekle yükümlüdür. Bu işçiler için haklı fesih ve tazminat sonuçları ise Borçlar Kanununun kendi hükümlerine göre belirlenir.

Haberlerde Eksik veya Yanlış Aktarılanlar

“Yeni karar” algısı. Eylül 2026 haberlerindeki karar 10 Mart 2025 tarihlidir ve aynı karar daha önce en az üç kez haber olmuştur. Haberlerin künye vermemesi, okuyucunun kararın tam metnine ve sonraki uygulamaya ulaşmasını zorlaştırıyor.

“Yargıtay noktayı koydu” ifadesi. Karar bir içtihadı birleştirme kararı değil, bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığı gideren ve kanuna göre kesin olan bir Daire kararıdır. Etkisi güçlüdür, ancak kanun metni bu kararlar için “bağlar” ifadesini kullanmaz.

“Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor” genellemesi. Kural İş Kanununa ve Borçlar Kanununa tabi işçiler içindir. Kamu görevlileri bu kapsamda değildir. Niteliği gereği bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara ise İş Kanununun 53. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yıllık izin hükümleri uygulanmaz.

“İşçi kıdem tazminatını alır” kısayolu. Hak, fesih bildiriminde bu sebebin gösterilmesine, ödemenin gerçekten izinden önce yapılmadığının dosyada ortaya konmasına ve en az bir yıllık kıdeme bağlıdır. 2026’da izin ücretinin peşin ödenmediğini temyiz dilekçesinde ileri süren bir işçinin kıdem tazminatı talebinin reddi onanmıştır; bölge adliye mahkemesi ihtarnamedeki fesih sebeplerinin ispatlanamadığını kabul etmişti.

“Altı iş günü içinde feshedin” uyarısı. Bazı yayınlarda fesih hakkının her durumda öğrenmeden itibaren altı iş günü içinde kullanılması gerektiği yazılıyor. Yargıtay ise ücret ödenmediği sürece haklı fesih sebebinin devam ettiğini, bu hâlde sürenin işlemediğini kabul ediyor. Asıl risk, ödeme yapıldıktan sonra uzun süre beklenmesidir.

İhbar tazminatının sessizce atlanması. Birçok haber “tazminat alınır” diyerek kıdem ve ihbar ayrımını yapmıyor. Haklı nedenle derhal fesheden işçi ihbar tazminatı alamaz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Fesih bildirimine sebebi yazmamak. İşçi, bildirimde gösterdiği sebeple bağlıdır. İzin ücretinin peşin ödenmemesi bildirimde yoksa davada sonradan eklenemez.
  • Sözlü veya ispatsız istifa. “İstifa ediyorum” diye verilen gerekçesiz dilekçe haklı fesih değil, olağan istifa olarak değerlendirilebilir ve kıdem tazminatı hakkı kaybedilir.
  • Ödeme yapıldıktan sonra aylarca beklemek. Ücret ödendikten ve çalışma çekincesiz sürdükten sonra yapılan fesihte, sebebin hâlâ devam ettiği tartışmalı hâle gelir.
  • Kararı içtihadı birleştirme kararı sanmak. Karar kesin bir Daire kararıdır; somut dosyada ödemenin gerçekten gecikip gecikmediği, feshin ne zaman ve hangi gerekçeyle yapıldığı ayrıca incelenir.
  • İşveren tarafında “işçi istemedi” savunmasına güvenmek. 2025 kararından sonra talep şartı aranmıyor; işverenin tek güvenli savunması, izin başlamadan önce ödeme yaptığını gösteren banka kaydıdır.

Somut bir fesih veya kıdem tazminatı uyuşmazlığında izin tarihleri, ödeme kayıtları ve fesih bildiriminin içeriği birlikte değerlendirilmelidir. İş hukuku alanındaki çalışmalarımızı Ankara iş hukuku avukatı sayfamızdan inceleyebilir, dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yıllık izin ücreti peşin ödenmezse işçi ne yapabilir?

İşçi, İş Kanununun 57. maddesinin birinci fıkrası ve 24. maddesinin II numaralı bendinin (e) alt bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. Fesih bildirimi yazılı olmalı, sebep açıkça belirtilmeli ve tercihen noter aracılığıyla gönderilmelidir. En az bir yıllık kıdemi olan işçi kıdem tazminatı, ayrıca kullanılmayan izinlerinin ücretini talep edebilir.

Yıllık izin ücreti peşin mi ödenir?

Evet. İş Kanununun 57. maddesine göre işveren, izin dönemine ait ücreti işçi izne başlamadan önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin 21. maddesi, bu döneme rastlayan diğer ücret niteliğindeki hakların da izinden önce ödenmesini ister.

Yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi için işçinin talepte bulunması gerekir mi?

Gerekmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 10 Mart 2025 tarihli, E.2025/2024 K.2025/2487 sayılı kararında, peşin ödeme yükümlülüğünün mutlak emredici olduğunu ve işçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek olmadığını belirtti. Daha önce bazı mahkemelerin aradığı talep şartı bu kararla uygulanmaz hâle geldi.

Yıllık izin ücreti ödenmezse ne olur?

İzne çıkan işçinin izin ücreti izin başlamadan ödenmezse işçi haklı nedenle fesih yapabilir ve kıdem tazminatı isteyebilir; ödenmeyen tutar ayrıca alacak olarak talep edilir. Sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan izinlerin ücreti ödenmezse işçi, arabulucuya başvurduktan sonra bu alacağı dava yoluyla isteyebilir. İki durumda da zamanaşımı beş yıldır.

Yıllık izin avansı zorunlu mu?

İşverenin izin ücretini izinden önce ödemesi zorunludur; avans bu borcu yerine getirmenin iki yolundan biridir. İşveren izin ücretini peşin ödemeyi seçmediyse, izin günlerine düşen tutarı izin başlamadan avans olarak vermek zorundadır. İki yoldan hiçbiri kullanılmazsa 57. madde ihlal edilmiş olur.

Yıllık izin avansı ne zaman ödenir?

İşçi izne başlamadan önce ödenir. Kanun izin başlangıcından kaç gün önce ödeneceğini belirtmez; ölçüt, ödemenin izin başlamadan işçinin hesabına geçmiş olmasıdır. Bölünerek kullanılan izinlerde her bölüm başlamadan önce ilgili tutarın ödenmesi gerekir.

Yıllık izin avansı maaştan kesilir mi?

Avans, izin günlerinin ücretinin önceden ödenmesidir; ay sonu bordrosunda bu tutar mahsup edilir ve işçi aynı günlerin ücretini iki kez almaz. Bu mahsup bir ücret kesintisi değildir. İzin ücretinden, işçinin izinde olması gerekçesiyle ayrıca bir indirim yapılamaz.

Yıllık izin ücreti ne zaman muaccel olur?

Çalışan işçi için izin ücreti, izin başlamadan önce ödenmesi gereken bir borçtur; ödeme zamanı izin başlangıcıdır. Sözleşmesi sona eren işçinin kullanmadığı izinlerin ücreti ise 59. madde gereğince fesih tarihinde muaccel olur ve zamanaşımı bu tarihten başlar.

İşveren izin ücretini ay sonunda maaşla birlikte öderse sorun olur mu?

İzin ayın içine denk geliyorsa, izin günlerinin ücretinin ay sonu bordrosuyla izinden sonra ödenmesi 57. maddeye aykırıdır. Yargıtay’ın 2025 kararına konu dosyada da izin dönemini kapsayan ücret fesihten sonra ödenmişti ve fesih haklı bulundu. İşverenin izin başlamadan önce avans ödemesi gerekir.

Fazla izin kullandırılan işçi de haklı fesih yapabilir mi?

Yapabilir. Yargıtay, işçiye kanundaki asgari süreden fazla izin kullandırılmasının, izin ücretinin peşin ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını açıkça belirtti. İzin süresini düzenleyen hüküm işçi lehine artırılabilirken, peşin ödeme hükmü mutlak emredicidir.

İzin ücreti peşin ödenmediği için istifa eden işçi ihbar tazminatı alır mı?

Almaz. Haklı nedenle derhal fesih, işçinin bildirim süresi tanımadan sözleşmeyi sona erdirmesidir. Bu durumda işçi kıdem tazminatı isteyebilir, ancak ihbar tazminatı isteyemez.

İzin ücreti peşin ödenmeyen işçi ne kadar süre içinde fesih yapmalı?

İş Kanununun 26. maddesi altı iş günü ve bir yıllık süreler öngörür. Yargıtay, ücretin ödenmediği sürece haklı fesih sebebinin devam ettiğini ve bu hâlde sürenin işlemediğini kabul ediyor. En güvenli yol, feshi izin devam ederken veya ücret henüz ödenmeden bildirmektir.

Yıllık izin ücretini peşin ödemeyen işverene ceza var mı?

İş Kanununun 103. maddesi yıllık izin hükümlerine aykırılık için her işçi başına idari para cezası öngörür. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2026 tablosunda 57. madde aykırılığı için her işçi başına 4.815 TL tutarı yer alıyor. Madde lafzının 57. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarını saydığını da not etmek gerekir.

Ev işlerinde çalışan işçi için de izin ücreti peşin ödenir mi?

Evet. İş Kanunu kapsamı dışındaki hizmet sözleşmelerine uygulanan Türk Borçlar Kanununun 425. maddesi de izin ücretinin izne başlamadan önce peşin ödenmesini veya avans olarak verilmesini öngörür. Fesih ve tazminat sonuçları ise Borçlar Kanununun hükümlerine göre belirlenir.

Yargıtay’ın bu kararı bütün mahkemeleri bağlar mı?

Karar, 5235 sayılı Kanunun 35. maddesine göre verilmiş bir uyuşmazlığın giderilmesi kararıdır ve kesindir. İçtihadı birleştirme kararı olmadığı için kanun metni bağlayıcılığı açıkça düzenlemez. Ancak karar, bölge adliye mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmek üzere Hâkimler ve Savcılar Kuruluna gönderilmiş ve 2026’da istinaf dairelerince uygulanmaya başlanmıştır.


Bu yazı, yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesine ilişkin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarını, kararların tam metinleri, 4857 sayılı İş Kanunu, 5235 sayılı Kanun, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği ve ilgili mevzuat çerçevesinde 30 Eylül 2026 itibarıyla aktaran genel bilgilendirme niteliğindedir; hukuki görüş veya danışmanlık teşkil etmez. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.