Hukuk, Tazminat Hukuku

Estetik Davalarında Yargıtay Doktoru Hangi Durumda Sorumlu Tutuyor?

Estetik Davalarında Yargıtay Doktoru Hangi Durumda Sorumlu Tutuyor

Estetik Yargıtay kararları, güzelleşme amacıyla yapılan bir ameliyatta doktoru kusurdan önce sonuç üzerinden değerlendirir: kararlaştırılan görüntü elde edilemediyse, bilirkişi raporu “tıbbi hata yok, komplikasyon” dese bile Yargıtay davanın reddini sıklıkla bozuyor. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2022-2026 yıllarında verdiği ve bu yazı için tam metnini incelediğimiz kararlarda burun, meme, karın, yüz germe, göz kapağı ve dolgu dosyalarının büyük bölümü hasta lehine bozmayla sonuçlandı; buna karşılık belirgin bir bozukluk saptanmayan, fotoğrafların ve onam formunun hekimi desteklediği dosyalarda ret kararları onandı.

Makale İçeriği

Bu ayrımın pratik karşılığı şudur: estetik davasını kazandıran şey doktorun hata yaptığını ispatlamak değil, sonucun söz verilen sonuç olmadığını belgelerle göstermektir. Aşağıdaki başlıklar, Yargıtay’ın hangi olgularda doktoru sorumlu tuttuğunu, hangilerinde tutmadığını ve tazminatın hangi kalemlerden oluştuğunu karar künyeleriyle birlikte anlatıyor.

Kısaca

  • Estetik amaçlı ameliyat eser sözleşmesi sayılır; Yargıtay’a göre “komplikasyon olup olmaması tek başına sonuca etkili değildir”, belirleyici olan taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
  • Yargıtay, TBK m.475’teki ayıp sorumluluğu için doktorun kusurlu bulunmasını aramıyor; bu yüzden yalnızca “hekime atfı kabil kusur yok” diyen rapor hükme yetmiyor.
  • Onam formu yapılan işlemlerin hepsini kapsamıyorsa, kapsam dışında kalan işlem için doktor sorumlu tutulabiliyor.
  • Bozma kararı davayı kazandırmaz; aynı dosyada ek rapordan sonra ret kararı oy çokluğuyla onanabiliyor.
  • Belirgin bozukluk yoksa, fotoğraflar ve onam formu hekimi destekliyorsa veya ameliyat tedavi amaçlıysa dava reddediliyor.
  • Estetik dosyalarının temyiz mercii bugün Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’dir; manevi tazminat talebi temyiz sınırının altında kalırsa Yargıtay’a hiç gidemeyebilir.

Estetik Yargıtay Kararları Neden Kusurdan Önce Sonuca Bakıyor?

Yargıtay estetik amaçlı ameliyatı eser sözleşmesi olarak nitelendirir ve doktorun, istenen görünümü ortaya koymayı üstlendiğini kabul eder. Bu nitelendirmenin neden yapıldığını, hangi ameliyatların bu kapsama girdiğini ve “garanti” kelimesinin sınırlarını Estetik Ameliyatta Doktor Sonucu Garanti Etmiş Sayılır mı? yazımızda ayrıntılı ele aldık; burada yalnızca kararların bu temel üzerine nasıl kurulduğuna bakıyoruz.

Eser sözleşmesinde ayıptan doğan haklar Türk Borçlar Kanunu’nun 475. maddesinde sayılır: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim, ücretsiz onarım ve genel hükümlere göre tazminat. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yüklenicinin ayıptan sorumlu olması için kusurlu bulunmasının gerekmediğini birçok kararında açıkça yazıyor ve yerel mahkemeden bilirkişiye bu çerçevede soru sormasını istiyor (6. HD, E.2023/10, K.2024/1946; 6. HD, E.2022/842, K.2023/899). Aynı kararlarda sonucun gerçekleşmemesindeki yüklenici kusurunun “dikkate alındığı” da yazılıdır; iki cümle birlikte okunduğunda varılan yer şudur: kusur değerlendirme dışı kalmıyor, ama raporun “kusur yok” demesi ayıplı sonuç karşısında davayı tek başına bitirmiyor.

Kararların en çok tekrar eden cümlesi de buradan çıkıyor: “Bu konuda komplikasyon olup olmaması tek başına sonuca etkili değildir.” Üst göz kapağı estetiği ve liposuction yapılan bir hastada üç kişilik uzman heyeti ve Adli Tıp Kurumu sonucun olası bir komplikasyon olduğunu, hekim hatası bulunmadığını bildirmişti. Daire buna rağmen davanın reddini bozdu; çünkü raporlar, hastanın istediği şekle kavuşup kavuşmadığını cevaplamıyordu (6. HD, E.2023/4200, K.2024/5071).

Tedavi amaçlı müdahalede ise tablo değişir. Burun tıkanıklığı, sinüzit veya septum eğriliği gibi bir sağlık sorunu için yapılan ameliyat vekâlet sözleşmesine tabidir; orada sonuç taahhüt edilmez, doktordan özenli davranması beklenir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, raporlarda müdahalenin estetik amaçlı olmadığının belirtildiği bir dosyada, sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesini yeterli görerek ret kararını onamıştır (3. HD, E.2025/664, K.2025/4268).

Yargıtay’ın Doktoru Sorumlu Tuttuğu Altı Durum

İncelediğimiz kararlarda sorumluluk altı olgu etrafında toplanıyor. Bir dosyada bunların birden fazlası aynı anda bulunabilir; tablo, hangi olgunun hangi kararda belirleyici olduğunu gösteriyor.

Olgu Karardaki somut durum Künye
Taahhüt edilen görüntüye ulaşılamaması Burunda kabul edilebilir asimetri, ancak septumda 1,5 cm delik 6. HD, E.2025/986, K.2026/713
“Komplikasyon” raporuna rağmen ayıplı sonuç Göğüs protezinde sıvı birikmesi, protezlerin çıkarılması 6. HD, E.2023/11, K.2024/2179
Onamın yapılan işlemi kapsamaması Yüz germe için onam var, karından yağ aldırma için yok 6. HD, E.2021/6148, K.2022/4506
Sonuç mümkün değilken uyarı yapılmaması Burun estetiğinde istenen şekle ulaşılamaması 6. HD, E.2023/10, K.2024/1946
Ameliyat sırasında başka organın zarar görmesi Karın germede ince bağırsağın delinmesi, %42,2 maluliyet 6. HD, E.2025/2154, K.2026/1826
Bilirkişi heyetinin konuya uzak olması Rinoplasti dosyasında KBB uzmanı ve hesap uzmanından oluşan heyet 6. HD, E.2025/1714, K.2025/2538

Taahhüt edilen görüntüye ulaşılamaması

Yargıtay’ın ilk baktığı yer, sözleşmede konuşulan sonuç ile hastanın bugünkü görünümü arasındaki farktır. Bir burun estetiği dosyasında bilirkişiler asimetrinin kabul edilebilir sınırda olduğunu ve estetik anlamda ayıp bulunmadığını söylemişti; ancak burun septumunda 1,5 santimetrelik bir delik vardı ve kapatılması için yeni bir ameliyat gerekiyordu. Daire, doktorun hastayı muayene ederek işi üstlendiğini ve edimini “taahhüt ettiği görüntü üzerinden ifa etmesi gerektiği”ni belirterek ret kararını bozdu (6. HD, E.2025/986, K.2026/713).

Meme küçültme ve dikleştirme dosyasında da aynı ölçü uygulandı: raporlar kusur bulmamıştı, fakat hastanın istediği ve hekimin taahhüt ettiği sonuç gerçekleşmemişti. Daire, hastanın 500.000 TL olarak istediği maddi zarar kalemlerinin tek tek açıklattırılmasını ve hesaplattırılmasını istedi (6. HD, E.2024/2449, K.2025/1005).

İzler konusunda verilen bir karar ayrıca dikkat çekicidir. Meme dikleştirme ameliyatından sonra kalan koyu renkli izleri ilk derece mahkemesi “kişinin bünyesiyle alakalı” bularak davayı reddetmişti. Yargıtay, raporun kusur bulmamasını değil izlerin varlığını esas aldı; sonucun tam ve gereği gibi gerçekleşmediğini, eserin ayıplı olduğunu kabul ederek kararı bozdu (6. HD, E.2024/3670, K.2025/3903).

Raporların hastanın ameliyat öncesine göre daha iyi göründüğünü tespit etmesi de tek başına yetmiyor. Kol germe ve liposuction yapılan bir hastanın dosyasında raporlar, koltuk altındaki izlerin bu ameliyatın doğal sonucu olduğunu, sonucun öncekine göre daha iyi bir görünüm kazandırdığını ve bu tür ameliyatlarda ancak bu kadar başarı sağlanabildiğini bildirmişti. Daire, vaat edilen sonucun gerçekleşmediğini belirterek ret kararını oy çokluğuyla bozdu (6. HD, 16.04.2025, E.2024/1069, K.2025/1522). 18.05.2026 tarihli bir kararda ise bilirkişi heyeti aynı seansta yapılan burun, karın ve meme işlemlerini vekâlet ilişkisi içinde değerlendirmiş, kalan asimetrinin beklenen bir durum olduğunu söylemişti; Daire işlemleri eser sözleşmesi saydı, taahhüt edilen sonucun gerçekleşmediğini kabul etti ve ret kararını oy birliğiyle bozdu (6. HD, E.2025/4059, K.2026/2157).

Komplikasyon raporuna rağmen ayıplı sonuç

Estetik davalarında savunmanın en sık dayanağı, olumsuz sonucun her türlü özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyon olduğudur. Yargıtay bu savunmayı reddetmiyor, ama tek başına yeterli de saymıyor. Göğüs protezinden sonra iki kez sıvı birikmesi gelişen ve sonunda protezleri çıkarılan bir hastanın dosyasında, Hacettepe Üniversitesi’nden alınan üç kişilik heyet raporu tıbbi uygulama hatası bulunmadığını bildirmişti. Daire oy çokluğuyla, sonucun hasta yararına gerçekleşmediğini ve eserin ayıplı olduğunu kabul ederek manevi ve maddi tazminat taleplerinin reddini bozdu (6. HD, E.2023/11, K.2024/2179). Karşı oy yazan üyeler, kusur yokken kusursuz sorumluluk hâlinin de bulunmadığını savundu.

Meme küçültmeden sonra enfeksiyon ve doku kaybı yaşanan bir dosyada da Adli Tıp Kurumu ile üniversite heyeti sonucu komplikasyon olarak değerlendirmişti. Daire, hekimin edimini yerine getirip getirmediği, komplikasyon konusunda aydınlatma yapılıp yapılmadığı ve komplikasyon yönetiminin doğru olup olmadığı tartışılmadan verilen kararı bozdu (6. HD, E.2022/5031, K.2024/1876). Hukuk Genel Kurulu da kalçaya silikon protez takılması sonrası enfeksiyon gelişen dosyada, hükmedilen 5.000 TL manevi tazminatı yetersiz bularak yerel mahkemenin direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur (HGK, E.2020/284, K.2022/1423).

Raporun hangi tarihteki duruma göre verildiği de önem taşıyor. Göğüs estetiğinden sonra istediği görünümü elde edemeyen ve başka bir hastanede ikinci kez ameliyat olan hastanın dosyasında Adli Tıp Kurumu raporu hekime kusur yüklememişti. Daire, bu raporun ikinci ameliyattan sonraki duruma bakılarak verildiğini, dolayısıyla davalı doktorun yaptığı ameliyatın sonucunu göstermediğini belirterek ret kararını oy çokluğuyla bozdu. Kararda, komplikasyon gelişen dosyalarda aydınlatma yükümlülüğünün ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılmasının da yüklenicinin sorumluluğunda olduğu açıkça yazıldı (6. HD, 13.02.2025, E.2024/370, K.2025/514).

Bu kararlardan çıkan sonuç, komplikasyonun estetik dosyasında son söz değil başlangıç noktası olduğudur. Mahkemenin sorması gereken üç soru kararlarda neredeyse aynı cümleyle tekrar ediliyor: istenen sonuç elde edildi mi, komplikasyon riski hastaya anlatıldı mı, komplikasyon geliştikten sonra doğru yönetildi mi?

Onamın yapılan işlemi kapsamaması

Aynı seansta birden fazla işlem yapıldığında her biri için ayrı aydınlatma gerekir. Yüz germe ve karından yağ aldırma yapılan bir hastanın dosyasında yalnızca yüz germe için onam formu bulunuyordu. Bilirkişi, karındaki sıvı birikmesini ve göz kapaklarındaki asimetriyi ameliyat sonrası görülebilecek istenmeyen durumlar olarak kabul etmişti; Daire ise karın ameliyatı için onam kaydı bulunmadığını vurgulayarak sonuçtaki görüntü bozukluğunu hekime yüklenebilecek kusurlu bir davranış saydı (6. HD, E.2021/6148, K.2022/4506).

Benzer bir tespit meme küçültme, dikleştirme ve kol germe dosyasında yapıldı. İlk ameliyatta meme işlemleri için onam alınmış, aynı gün yapılan kol germe için alınmamıştı; revizyon ameliyatında yapılan meme büyütme için de onam yoktu. Daire bu eksiklikleri, sonucun hasta yararına gerçekleşmemesiyle birlikte değerlendirerek ret kararını bozdu (6. HD, E.2022/2697, K.2023/3137).

Onam formunda riskin yazılı olması da aydınlatmanın yapıldığı anlamına gelmeyebilir. Karın germe ve yağ aldırma işlemleri aynı anda yapılan, ameliyattan sonra solunum sıkıntısı yaşayıp yoğun bakımda kalan ve hayatını kaybeden bir hastanın dosyasında onam formunda ölüm riskinden söz ediliyordu. Bilirkişi raporu ise aciliyeti olmayan bu müdahalede onamın ameliyatla aynı gün ve tercüman aracılığıyla alındığını, hastaya alternatif tedavilerin anlatılması gerektiğini belirtmişti. Daire, iki işlemin aynı anda yapılmasının olası kötü sonuçları bakımından hastanın alternatif tedaviler konusunda aydınlatılmadığını kabul ederek ret kararını bozdu (6. HD, 12.02.2025, E.2024/1066, K.2025/467).

Silikonlarını çıkartmak isteyen bir hastanın dosyası ise sorunun ameliyatın kapsamında da çıkabileceğini gösteriyor. Hasta, protezlerinin tamamen çıkarılmasını istediğini, buna rağmen yerine yenilerinin takıldığını ileri sürmüştü. Daire, ikinci ameliyatın kapsamının, yani silikonların tamamen çıkarılmasına mı yoksa daha küçük protez yerleştirilmesine mi yönelik olduğunun, onam formunun kapsamıyla birlikte araştırılmasını istedi (6. HD, E.2022/1281, K.2023/1266). Bu dosyanın bozmadan sonraki seyrini aşağıda, bozma kararının anlamını konuştuğumuz bölümde aktarıyoruz.

Onam formunun genel olarak davayı engelleyip engellemediği ayrı bir sorudur; formdaki “sonuç garanti edilmez” kaydının değerini Estetik Ameliyat Öncesi İmzalanan Onam Formu Davayı Engeller mi? yazısında inceledik.

Sonuç mümkün değilken uyarı yapılmaması

Hastanın istediği görünüm tıbben elde edilemeyecekse doktorun bunu işi kabul etmeden önce söylemesi beklenir. Yargıtay bu uyarı yükümlülüğünü TBK’nın 476. maddesine bağlıyor. Madde, eserdeki ayıp yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan doğmuşsa, iş sahibinin ayıptan doğan haklarını kullanamayacağını söyler. Tersinden okununca: doktor uyarmadan işi kabul ettiyse sonucu üstlenmiş sayılır.

Burun estetiği dosyasında Daire bunu şöyle ifade etti: sonuç fen ve bilime göre mümkün değilse doktorun işi kabul ederken hastayı uyarma yükümlülüğü vardır; işi kabul ettiğine göre sonucu taahhüt etmiştir ve sonuç gerçekleşmezse ücrete hak kazanamayacağı gibi zararı da tazmin etmelidir (6. HD, E.2023/10, K.2024/1946). Aynı yaklaşım burnu eğri iyileşen bir başka hastanın dosyasında oy çokluğuyla tekrarlandı (6. HD, E.2022/3416, K.2023/4080).

Ameliyat sırasında başka organın zarar görmesi

Estetik müdahale sırasında hedef bölge dışında bir organın yaralanması, sonuç tartışmasının ötesinde doğrudan özen borcunun ihlalidir. Karın germe ameliyatı sırasında ince bağırsağı delinen, iltihap nedeniyle yeniden ameliyat edilen ve yüzde 42,2 oranında malul kalan bir hastanın dosyasında bilirkişiler durumun komplikasyon olmadığını bildirmişti. Mahkeme doktoru ve adam çalıştıran sıfatıyla hastaneyi 229.817,29 TL maddi tazminattan müteselsilen sorumlu tuttu; manevi tazminatı kısmen kabul etmesi, talebin tamamının kabulü gerektiği gerekçesiyle Yargıtay’ca bozulduktan sonra (6. HD, 13.01.2025, E.2023/4041, K.2025/4) 60.000 TL manevi tazminata hükmetti ve bu karar onandı (6. HD, E.2025/2154, K.2026/1826).

Bilirkişi heyetinin konuya uzak olması

Yargıtay, estetik dosyasında raporu kimin hazırladığına da bakıyor. Rinoplasti dosyasında tüketici hakem heyetinin kararı mahkemece iptal edilmişti; ancak hükme esas alınan raporu bir kulak burun boğaz uzmanı ile bir hesap uzmanı hazırlamıştı. Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyizi üzerine Daire, heyette plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı bulunmadığı için raporun hükme elverişli olmadığını belirtti (6. HD, E.2025/1714, K.2025/2538).

Bozma kararlarında istenen heyet de belirli: üniversitelerden seçilecek, akademik kariyere sahip, estetik plastik ve rekonstrüktif cerrahi alanında uzman üç kişilik bir kurul ve gerektiğinde hastanın bizzat muayenesi (6. HD, E.2022/5031, K.2024/1876; 6. HD, E.2022/5247, K.2024/2204). Burun dosyalarında kurula rinoplasti alanında çalışan kulak burun boğaz öğretim üyeleri de eklenebiliyor (6. HD, E.2023/10, K.2024/1946). Mevcut rapora nasıl itiraz edileceğini Adli Tıp Kurumu Raporuna İtiraz yazısında anlattık.

Burun Estetiği Yargıtay Kararı Örnekleri

Burun, estetik Yargıtay kararları içinde en çok dosyası bulunan bölgedir ve kararların en net çizgileri burada görülür. Altı kez ameliyat olan ve burun kanatlarında çökme, asimetri, nefes darlığı kalan bir hastanın dosyası iki aşamada sonuçlandı. Kapatılan 15. Hukuk Dairesi, estetik beklentinin karşılanmadığını ve doktor ile hastanenin sorumlu olduğunu kabul ederek ret kararını bozmuştu (15. HD, E.2018/4953, K.2018/4526). Bozmaya uyan mahkeme 36.317,77 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmetti; 6. Hukuk Dairesi bu kararı onadı (6. HD, E.2022/3074, K.2024/368).

Hastanın burnunun eğri iyileştiğini ve ameliyattan sonra nefes almakta zorlandığını ileri sürdüğü dosyada iki rapor da kusur bulmamış, istinaf mahkemesi hastanın bilgilendirildiğini de gözeterek davanın reddini yerinde görmüştü. Daire oy çokluğuyla bu kararı bozdu ve bilirkişiden, ameliyatın amacına ulaşıp ulaşmadığını ve burunda geçici veya kalıcı bir rahatsızlık doğup doğmadığını sormasını istedi (6. HD, E.2022/3416, K.2023/4080).

Karma burun ameliyatlarında ise ayrım önem kazanır. Hem nefes yolunu açmak için burun içindeki eğriliğe hem de görünüm için burun sırtındaki kemere ve uca müdahale edilen bir dosyada, hastanın şikâyetlerinin tedavi amaçlı septoplasti bölümünden kaynaklandığı belirlendi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu bölüm için vekâlet hükümlerinin uygulanacağını, komplikasyon değerlendirmesinin yerinde olduğunu ve aydınlatma itirazının iddianın genişletilmesi yasağı başladıktan sonra ileri sürüldüğünü belirterek ret kararını onadı (3. HD, E.2024/1998, K.2025/984). Yalnızca tıkanıklık nedeniyle yapılan bir burun ameliyatında da ret kararı onanmıştır (3. HD, E.2025/496, K.2025/3976).

Burun ameliyatından sonra dava açma sürecini adım adım görmek isteyenler Başarısız Burun Ameliyatı Sonrası Dava Açılabilir mi? yazısına bakabilir.

Meme, Karın ve Yüz Estetiğinde Öne Çıkan Kararlar

Meme estetiği dosyalarında Yargıtay sonucu çoğunlukla somut fiziksel bulgu üzerinden değerlendiriyor. Meme protezi, büyütme ve dikleştirme ameliyatından sonra meme ucunu ve simetrisini kaybeden hastanın dosyasında Daire, hekimin bu kayıp bakımından kusurlu olduğunu kabul ederek maddi ve manevi tazminatın yeniden değerlendirilmesini istedi (6. HD, E.2021/2706, K.2022/2509). Mastopeksi, kol germe ve liposuction yapılan bir başka hastada Adli Tıp Kurumu’nun iki raporuna ve üniversite raporuna rağmen ret kararı bozuldu (6. HD, E.2022/5247, K.2024/2204).

Erkek hastalar için de ölçü değişmiyor. Vücut geliştirme sporuyla ilgilenen bir erkek hastaya yapılan göğüs ameliyatından sonra göğüste asimetri ve çöküntü kalmış, bilirkişi heyeti bunun ikinci bir ameliyatla düzeltilebileceğini bildirmişti. Daire, hastaya estetik yönden garanti verildiğini, davalıların illiyet bağını kesen bir savunma yapmadıklarını ve hastanın kusurunu da kanıtlayamadıklarını belirterek davalıların sorumlu olduğunu kabul etti (6. HD, E.2023/328, K.2024/2307).

Karın estetiğinde aynı dosyanın iki kez bozulduğu görülüyor. Göğüs toparlama ve karın estetiği yaptıran hastanın davası önce kapatılan 15. Hukuk Dairesi’nce bozulmuş (15. HD, E.2020/1808, K.2020/2925), bozmadan sonra alınan raporlar yine kusur bulmayınca 6. Hukuk Dairesi kararı ikinci kez bozdu. Daire, hastanın “hem estetik açıdan hem de sağlıklı bir vücuda sahip olunması yönünden” beklentisinin karşılanıp karşılanmadığının, hasta bizzat muayene edilerek araştırılmasını istedi (6. HD, E.2023/4376, K.2025/734).

Yüz germe dosyasında bilirkişiler yanakta gülümseme sırasında çökme olduğunu ve kesinin saçlı deri içinden yapılmaması nedeniyle dikiş izleri kaldığını tespit etmiş, buna rağmen “ayıplı ifa yok” sonucuna varmıştı. Daire, giderilmesi için revizyon ameliyatı gereken bu bulgular karşısında davanın reddini bozdu (6. HD, E.2022/842, K.2023/899). Yüzüne dolgu yaptırdıktan sonra alerjik reaksiyon ve kist gelişen, kalıcı izi kalmayan bir hastanın dosyasında da onam formunun imzalanmış olması ret kararını kurtarmadı; Daire oy çokluğuyla bozma kararı verdi (6. HD, E.2022/1495, K.2023/3155). Dolgu ve botoksu kimin yapabileceği ayrı bir yetki sorunudur ve Botoksu ve Dolguyu Yapan Kişi Doktor Değilse Ne Olur? yazısında ele alınmıştır.

Saç ekimi de eser sözleşmesi olarak değerlendirilen işlemler arasındadır; başarısız saç ekiminde izlenecek yolu Saç Ekimi Başarısız Olursa Kliniğe Dava Açılır mı? yazısında anlattık. Diş estetiğinde de Yargıtay aynı ölçüyü uyguluyor; dudak ve burun arasında görünüm bozukluğu kalan bir hastanın davasının reddi, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur (6. HD, E.2023/3713, K.2025/893).

Yargıtay Hangi Estetik Davalarında Doktoru Sorumlu Tutmadı?

Estetik Yargıtay kararlarında hasta lehine bozmaların çokluğu, her estetik davasının kazanılacağı anlamına gelmiyor. Reddedilen dosyalarda ortak bir tablo var: tarafsız ve konusunda uzman bir heyet belirgin bir bozukluk görmemiş, bu tespit öncesi ve sonrası fotoğraflarla desteklenmiş ve onam formu riskleri kapsıyor.

Bu tablonun en açık örneğinde, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu ile estetik plastik ve rekonstrüktif cerrahi alanında uzman üç akademisyenden oluşan heyet hastada belirgin bir deformite izlenmediğini, revizyon ameliyatının gerekli olmadığını bildirmişti. Bu tespit işlem bölgesinin ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflarıyla destekleniyordu; onam formunda da olası sonuç ve komplikasyonlar anlatılmıştı. Daire ret kararını oy birliğiyle onadı (6. HD, E.2023/3351, K.2024/4934).

Ret kararlarının ikinci kaynağı, müdahalenin estetik değil tedavi amaçlı olmasıdır. Yukarıda aktardığımız 3. Hukuk Dairesi kararlarında Daire, sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesini ve hekimin tıp kurallarına uygun davrandığını yeterli gördü; çünkü vekâlet ilişkisinde sonuç taahhüt edilmez (3. HD, E.2025/664, K.2025/4268; 3. HD, E.2024/1998, K.2025/984).

Kanun da hastanın haklarını iki noktada sınırlar. Ayıp, doktorun açıkça yaptığı uyarıya rağmen hastanın verdiği talimattan doğmuşsa hasta ayıptan doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476). Eser açıkça veya örtülü olarak kabul edildikten sonra yüklenici, kasten gizlenen ve gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar dışında sorumluluktan kurtulur; ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibinin bunu gecikmeksizin bildirmesi gerekir, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır (TBK m.477). Bu iki hükmün estetik dosyalarında nasıl uygulanacağı her olayın kayıtlarına göre değişir; şikâyetin doktora ne zaman ve nasıl iletildiğinin yazılı izini korumak bu yüzden önemlidir.

Bozma Kararı Davayı Kazandığınız Anlamına Gelir mi?

Gelmez. Yargıtay’ın bozma kararı çoğu zaman eksik incelemeyi işaret eder; dosya yerel mahkemeye döner, yeni rapor alınır ve sonuç yeniden değerlendirilir. Silikonlarını çıkartmak isterken yerine yenisi takıldığını ileri süren hastanın dosyası bunun somut örneği. 2023’teki bozma kararından sonra mahkeme aynı üniversite heyetinden ek rapor aldı; rapor hekime yine kusur atfetmedi, onam formundaki bilgilendirme de dikkate alınarak dava yeniden reddedildi. Daire bu kez ret kararını oy çokluğuyla onadı (6. HD, E.2025/763, K.2026/318). Karşı oy yazan üye, vaat edilen sonuç gerçekleşmediği için davanın kabul edilmesi gerektiğini savundu.

Aynı dönemde başka bir dosyada ise bozmanın sonucu belirlediği görülüyor: Daire, ilk derece mahkemesine “davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı” diyerek doğrudan yön göstermiştir (6. HD, E.2024/2314, K.2025/1671). Bozma kararını okurken bu yüzden iki şeye bakmak gerekir: Daire yalnızca yeni rapor mu istiyor, yoksa sorumluluğu kabul edip tazminatın hesaplanmasını mı istiyor? İkinci tür bozmada dava artık tazminatın miktarı üzerinden yürür.

Genel olarak bir Yargıtay kararının nasıl okunacağını ve usulü kazanılmış hakkın ne anlama geldiğini, estetik dışı malpraktis dosyalarını da kapsayacak şekilde ayrıca anlatacağız.

Estetik Ameliyat Maddi Manevi Tazminat Kararlarında Neler Hesaplanıyor?

Estetik ameliyat maddi manevi tazminat talebinde kalemler kararlarda tek tek ayrılıyor. Ödenen ameliyat ücretinin geri istenmesi için sözleşmeden dönülmüş olması gerekir; Daire, iş bedelinin iadesine karar verilebilmesi için sözleşmenin geriye etkili olarak feshedilmesinin şart olduğunu açıkça belirtmiştir (6. HD, E.2021/4727, K.2022/3546). Ücret iadesinin şartlarını Estetik Ameliyat Beklediğim Gibi Olmadı, Ücretimi Geri Alabilir miyim? yazısında ayrıntılandırdık.

Maddi zarar yalnızca düzeltme ameliyatının ücretinden ibaret değildir. Yüz ve ağız çevresinde komplikasyon gelişen bir hastanın dosyasında mahkeme sadece bilirkişinin belirlediği botoks giderim bedeline hükmetmişti; Daire, hastanın gördüğü fizik tedavi, psikolojik tedavi ve diğer tedavilerin harcama belgeleriyle araştırılmasını istedi (6. HD, E.2024/1771, K.2025/2009). Kalıcı bir sakatlık doğmuşsa iş gücü kaybı da hesaba girer; karın germe sırasında bağırsağı delinen hastada maluliyet oranı yüzde 42,2 olarak belirlenmişti (6. HD, E.2025/2154, K.2026/1826).

Manevi tazminatta Yargıtay düşük miktarları sıkça bozuyor. İlk ameliyattan 11 gün sonra ikinci bir operasyon geçirmek zorunda kalan hastaya hükmedilen tutar “çok düşük” bulundu (6. HD, E.2021/4727, K.2022/3546). Kararlarda geçen tutarlar ameliyatın ve kararın tarihine göre değiştiği için bugünkü bir dosyaya doğrudan aktarılamaz; ölçü, olayın özelliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve paranın alım gücüdür.

Özel hastanede yapılan ameliyatta doktorla birlikte hastane veya klinik işleteni de davalı gösterilebilir; kararlarda işleten “istihdam eden” veya “adam çalıştıran” sıfatıyla sorumlu tutuluyor (6. HD, E.2022/5031, K.2024/1876). Davanın kime yöneltileceğini Malpraktis Davası Kime Karşı Açılır? yazısında, hangi mahkemenin görevli olduğunu ise Özel Hastane Malpraktis Görevli Mahkeme Hangisi? yazısında anlattık.

Estetik Ameliyat Tazminat Davası Yargıtay’da Hangi Dairede Görülüyor?

Estetik amaçlı tıbbi müdahaleden doğan tazminat dosyalarını inceleme görevi bugün Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’ndedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, önüne gelen bir estetik dosyasında Büyük Genel Kurul’un 26.06.2025 tarihli ve 2025/1 sayılı iş bölümü kararını göstererek dosyayı 6. Hukuk Dairesi’ne göndermiştir (3. HD, E.2026/1467, K.2026/1039). 3. Hukuk Dairesi ise tedavi amaçlı müdahalelerden doğan vekâlet ilişkisine dayalı dosyalara bakmaya devam ediyor.

Görevin 6. Hukuk Dairesi’nde olması yeni değildir. 3. Hukuk Dairesi, karın germe ameliyatından doğan bir tazminat dosyasını 29.02.2024 tarihinde de, Büyük Genel Kurul’un 18.01.2024 tarihli ve 1 sayılı iş bölümü kararı uyarınca 6. Hukuk Dairesi’ne göndermişti (3. HD, E.2024/790, K.2024/903). 2026’da da 3. ve 4. Hukuk Dairelerine ulaşan estetik dosyaları aynı gerekçeyle 6. Hukuk Dairesi’ne gönderilmeye devam ediyor (3. HD, 09.04.2026, E.2026/2807, K.2026/2023; 4. HD, 30.04.2026, E.2026/6143, K.2026/5127).

Eski kararlarda sık rastlanan 15. Hukuk Dairesi kapatılmıştır. Bu dairenin estetik kararları, ilkeleri 6. Hukuk Dairesi’nce sürdürüldüğü için yol gösterici olmaya devam ediyor; bir dilekçede atıf yapılırken yeni dairenin aynı yöndeki güncel kararıyla birlikte anılması daha güçlü bir dayanak oluşturur.

Temyiz sınırı da estetik davalarında beklenmedik bir engel olabiliyor. Bölge adliye mahkemesinin miktar veya değeri kanundaki sınırı geçmeyen kararları temyiz edilemez (HMK m.362/1-a); sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında güncellenir (HMK ek m.1). 6. Hukuk Dairesi, reddedilen ve temyize getirilen 20.000 TL’lik manevi tazminat talebini 2025 yılı için uygulanan 544.000 TL’lik sınırın altında kaldığı gerekçesiyle incelemeden reddetmiştir (6. HD, E.2025/3014, K.2026/2257). Bir başka dosyada 250.000 TL’lik manevi tazminat talebi de o tarihteki 378.290 TL’lik sınırın altında kaldığı için Yargıtay’a gidememiştir (6. HD, E.2024/2733, K.2025/3455). Maddi ve manevi talepler bu bakımdan ayrı ayrı değerlendiriliyor; bu yüzden manevi tazminat konusunda son söz çoğu dosyada bölge adliye mahkemesinde kalıyor.

Estetik Ameliyat Tazminat Davasında Kararların Gösterdiği Belgeler

Estetik Yargıtay kararlarında hasta lehine sonucu doğuran deliller birkaç başlıkta toplanıyor. Davaya hazırlanırken bunların dosyada eksiksiz bulunması, bilirkişinin doğru soruya cevap vermesinin de ön şartıdır.

  • Öncesi ve sonrası fotoğraflar: Ret kararının onandığı dosyada fotoğraflar hekimi destekledi; bozulan bir dosyada ise standart dışı fotoğraflar tek başına sonuç doğurmadı. Standartlara uygun, tarihli fotoğraflar her iki taraf için de belirleyicidir.
  • Her işlem için ayrı onam formu: Aynı seansta yapılan işlemlerden biri için onam yoksa, o işlem bakımından sorumluluk doğabiliyor. Size verilen nüshayı ve formdaki işlemlerin listesini kontrol edin.
  • Konuşulan sonucu gösteren kayıtlar: Muayene notları, planlama yazışmaları ve doktorla yapılan mesajlaşmalar, taahhüt edilen görünümün ne olduğunu gösterir.
  • Revizyon ve sonraki tedavi kayıtları: Başka bir hekimin düzeltme ameliyatı, fizik tedavi ve psikolojik destek belgeleri hem ayıbın hem zararın delilidir.
  • Ödeme belgeleri: Ameliyat ücreti, protez bedeli, yol ve konaklama giderleri ayrı ayrı belgelenmelidir.
  • Bilirkişi talebi: Dilekçede, üniversitelerden seçilecek estetik plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanlarından oluşan heyet ve gerektiğinde muayene açıkça istenmelidir.

Estetik ameliyat tazminat davası dilekçesinde Yargıtay kararlarına atıf yapılabilir; ancak kararın kendi dosyanızla hangi noktada örtüştüğünü göstermeden yapılan uzun alıntılar mahkemeyi ikna etmez. Daha etkili olan, raporun hangi soruyu cevapsız bıraktığını yukarıdaki kararların sorduğu sorularla eşleştirmektir.

Rapor Komplikasyon Diyorsa Süreler Yine de İşliyor

Bilirkişi raporunun aleyhe çıkması dosyanın bittiği anlamına gelmez; ancak rapora itiraz, istinaf ve temyiz süreleri kısa ve kesindir, ayıbın doktora bildirilmesi de geciktirilmemelidir. Ameliyatınızın ardından elinizdeki rapor, onam formu ve fotoğrafların yukarıdaki kararlardan hangisine benzediğini görmek istiyorsanız estetik ameliyat hatalarında tazminat sayfamızı inceleyebilir, belgelerinizle iletişim sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Estetik ameliyat Yargıtay kararına göre doktor sonucu garanti eder mi?

Yargıtay estetik amaçlı ameliyatı eser sözleşmesi saydığı için doktorun kararlaştırılan sonucu üstlendiğini kabul ediyor. Bu, her beğenilmeyen sonucun ayıp sayılacağı anlamına gelmez; neyin kararlaştırıldığı ve sonucun tıbben mümkün olup olmadığı ayrıca incelenir.

Bilirkişi komplikasyon dedi, estetik davası kaybedilir mi?

Kendiliğinden kaybedilmez. Yargıtay “komplikasyon olup olmaması tek başına sonuca etkili değildir” diyerek istenen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, aydınlatmanın ve komplikasyon yönetiminin de incelenmesini istiyor (6. HD, E.2023/4200, K.2024/5071).

Burun estetiği Yargıtay kararı örneklerinde hasta hangi durumda kazandı?

Burunda kalıcı şekil bozukluğu, septum deliği, tekrarlayan ameliyatlara rağmen düzelmeyen çökme veya nefes darlığı gibi somut bulguların bulunduğu dosyalarda ret kararları bozuldu. Tedavi amaçlı bölümden doğan şikâyetlerde ise ret kararları onandı.

Estetik ameliyat davasına Yargıtay’ın hangi dairesi bakıyor?

Estetik amaçlı müdahalelerden doğan tazminat dosyalarına Büyük Genel Kurul’un 2025/1 sayılı iş bölümü kararı uyarınca 6. Hukuk Dairesi bakıyor. Tedavi amaçlı müdahalelerde 3. Hukuk Dairesi görevli.

Kapatılan 15. Hukuk Dairesi kararları hâlâ kullanılabilir mi?

Kullanılabilir; 6. Hukuk Dairesi aynı ilkeleri sürdürüyor. Dilekçede eski kararın yanında aynı yöndeki güncel bir 6. Hukuk Dairesi kararını da anmak dayanağı güçlendirir.

Onam formu imzaladım, Yargıtay yine de doktoru sorumlu tutar mı?

Tutabilir. Onam formu, sonucun gerçekleşmemesinden doğan sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmıyor; formun yapılan işlemlerin hepsini kapsamaması da ayrı bir sorumluluk sebebi sayılıyor (6. HD, E.2021/6148, K.2022/4506).

Estetik ameliyat maddi manevi tazminat ne kadar olur?

Sabit bir miktar yoktur. Maddi tazminat düzeltme ameliyatı, tedavi giderleri, gelir kaybı ve varsa iş gücü kaybından oluşur; manevi tazminatı hâkim olayın ağırlığına ve tarafların durumuna göre takdir eder. Eski kararlardaki tutarlar bugüne aynen uygulanamaz.

Yargıtay bozma kararı verdi, tazminatı kesin alır mıyım?

Hayır. Bozma çoğu zaman yeni rapor alınmasını ister ve ek rapordan sonra dava yine reddedilebilir (6. HD, E.2025/763, K.2026/318). Daire sorumluluğu açıkça kabul ettiyse dava tazminatın hesabıyla devam eder.

Estetik ameliyat tazminat davası kime açılır?

Özel hastane veya klinikte yapılan ameliyatta doktor ile işleten birlikte davalı gösterilebilir. Kamu hastanesinde dava idareye karşı açılır ve idari yargı yolu izlenir.

Tedavi amaçlı burun ameliyatında da sonuç garantisi var mı?

Yoktur. Nefes yolunu açmaya yönelik septoplasti gibi müdahalelerde vekâlet hükümleri uygulanır ve doktor özenle davranmakla yükümlüdür. Karma ameliyatta şikâyetin hangi bölümden doğduğu belirleyicidir (3. HD, E.2024/1998, K.2025/984).

Manevi tazminat talebim neden Yargıtay’a gidemedi?

Bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilebilmesi için talep edilen miktarın yıllık güncellenen temyiz sınırını aşması gerekir. Maddi ve manevi talepler ayrı değerlendirildiği için manevi tazminat bölümü sınırın altında kalınca karar kesinleşebilir.

Estetik dolgu veya botoks sonrası zararda da aynı ölçü uygulanıyor mu?

Evet. Yüzüne dolgu yapılan ve alerjik reaksiyon gelişen hastanın dosyasında Daire, onam formu imzalanmış olmasına rağmen işlemi eser sözleşmesi olarak değerlendirmeyen raporlara dayanılamayacağını belirtti (6. HD, E.2022/1495, K.2023/3155).

Estetik ameliyat tazminat davası dilekçesinde Yargıtay kararına atıf yapmak gerekir mi?

Zorunlu değildir, ama yararlıdır. Etkili olan, kararın sorduğu soruların (sonuç, aydınlatma, komplikasyon yönetimi, heyetin uzmanlığı) kendi dosyanızdaki raporda cevapsız kaldığını göstermektir.


Bu yazı ne değildir? Bir dava değerlendirmesi değildir; genel bilgilendirme amacıyla kararların ortak çizgisini anlatır. Yukarıdaki kararlar belirli dosyaların olgularına göre verilmiştir ve sizin dosyanızın sonucunu göstermez; benzer görünen iki dava farklı sonuçlanabilir, bu yüzden adım atmadan önce raporunuz ve onam formunuzla bir avukata danışın. Metin, Av. Handan Sayan Özgül tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki metinleri ile Yargıtay karar arama sistemindeki tam metin kararlar esas alınarak hazırlanmıştır. Kanun metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.