Hukuk, İş Hukuku

İnsülin Kullanıyorum, Şeker Hastalığından Engelli Raporu Alabilir miyim?

İnsülin Kullanıyorum, Şeker Hastalığından Engelli Raporu Alabilir miyim

Şeker hastalığı engel oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in ekindeki engel oranları kılavuzunda üç satırla belirlenmiştir: diyet ve ağızdan alınan ilaçlarla kontrol altında tutulan, komplikasyon yapmamış Tip 2 diyabette %20, komplikasyonsuz ve kan şekeri kontrol altındaki Tip 1 diyabette %30, kan şekeri sürekli yüksek seyreden, komplikasyon yapmış ve ketoz gösteren Tip 1 diyabette %40. İnsülin kullananlar da engelli raporu alabilir; ancak raporda yazacak oranı insülinin kendisi değil, hastalığın tipi, kontrol düzeyi ve özellikle göz, böbrek, sinir ve damar sistemindeki hasar belirler. Kılavuzda insülin kullanan Tip 2 hasta için ayrı bir satır bulunmaz ve hastalığın tek başına ulaşabildiği en yüksek oran %40’tır. Engelli haklarının çoğu tam da bu %40 eşiğinde başladığı için, raporun hangi hakkı açacağı çoğu zaman diyabetin kendisinden değil, raporda ayrı ayrı yazılan komplikasyonlardan ve bunların Balthazard formülüyle nasıl birleştirildiğinden anlaşılır.

Makale İçeriği

Bu yazıda cetvelin diyabet satırlarını lafzıyla, insülin kullanan Tip 2 hastanın durumunu, komplikasyonların oranı nasıl değiştirdiğini, %40, %50, %70 ve %90 eşiklerinde hangi hakların açıldığını, engelli raporu ile SGK’nın çalışma gücü kaybı kararı arasındaki farkı, Tip 1 diyabetli çocukların 18 yaşında geçirdiği rapor değişikliğini ve rapor başvurusunda hangi belgelerin hazır olması gerektiğini, Yargıtay kararlarındaki gerçek dosyalarla birlikte anlatıyoruz.

Ana hatlarıyla

  • Cetvelde üç diyabet satırı var. Kontrollü ve komplikasyonsuz Tip 2 diyabet %20, komplikasyonsuz ve kontrollü Tip 1 diyabet %30, kontrolsüz, komplikasyonlu ve ketozlu Tip 1 diyabet %40 oranındadır.
  • İnsülin kullanan Tip 2 için ayrı satır yok. Tip 2 satırı “diyet ve oral antidiabetiklerle” kontrolden söz eder. Yönetmelik, hastalığın adı cetvelde yer almasa bile fonksiyon kaybının vücut sistemleri üzerinden değerlendirileceğini söyler.
  • Oranı komplikasyonlar yükseltir. Göz, böbrek, sinir, kalp ve damar hasarı ayrı ayrı oranlanır ve diyabet oranıyla Balthazard formülüne göre birleştirilir. 65 yaş ve üzerindekilere ayrıca %10 eklenir.
  • Haklar eşiklere bağlıdır. Gelir vergisinde engellilik indirimi ve SGK’da engelli emekliliği %40’tan, ÖTV’siz araçta genel kural %90’dan başlar. Rapor tek başına hak vermez, her kurum kendi şartını ayrıca arar.
  • Engelli raporu SGK kararı değildir. Engelli emekliliğinde çalışma gücü kaybını Kurum Sağlık Kurulu belirler; kontrol muayenesinde oran düşerse aylık kesilebilir ve ödenen aylıklar geri istenebilir.
  • Rapora itiraz süresi 30 gündür. İtiraz il sağlık müdürlüğüne yapılır; hakem hastanenin kararı kesindir.

Şeker Hastalığı Engel Oranı Cetvelde Nasıl Belirlenir?

Engelli sağlık kurulu raporundaki oranlar, 20 Şubat 2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in Ek-2’sinde yer alan “Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzu”ndan alınır. Yönetmelik’in 10. maddesinin üçüncü fıkrası, bireyin engel durumunun sağlık kurulunca “Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzunda bulunan engel oranlarına göre yüzde (%) olarak” belirleneceğini söyler. Kurul kendi takdirine göre bir yüzde yazmaz; cetvelde hastalığa karşılık gelen satırı bulur ve o satırın oranını uygular.

Şeker hastalığı, kılavuzun Endokrin Sistem bölümünde “VII – Pankreasın endokrin fonksiyon bozuklukları” başlığı altında, “Diabetes mellitus” adıyla düzenlenmiştir. Bu başlıkta yalnızca üç satır vardır:

Cetveldeki satır Engel oranı
Diyet ve oral antidiabetiklerle kontrol altına alınan, komplikasyon yapmamış Tip II diabetes mellitus %20
Komplikasyon yapmamış olan, açlık kan şekeri 200 mg’ın altında tutulabilen, ketoz ve hipoglisemi göstermeyen Tip I diabetes mellitus %30
Açlık kan şekeri sürekli olarak 200 mg’ın altında tutulamayan, komplikasyon yapmış, ketoz gösteren Tip I diabetes mellitus %40

Bu üç satırın hemen ardından kılavuz bir not düşer: “Komplikasyonlar Balthazard formülü ile eklenir.” Yani tablo, diyabetin kendisi için verilen oranı gösterir. Diyabetin yol açtığı göz, böbrek, sinir ya da damar hasarı bu satırların içinde değildir; her biri ilgili vücut sisteminin bölümünde ayrıca oranlanır ve sonra diyabet oranıyla birleştirilir.

Tip 2 diyabette oran neden yüzde 20 ile sınırlı kalıyor?

Tip 2 satırının üç koşulu vardır: hastalık diyet ve ağızdan alınan şeker ilaçlarıyla kontrol altında olmalı, komplikasyon yapmamış olmalı ve tip olarak Tip 2 olmalıdır. Bu üç koşul bir arada olduğunda kılavuz, kişinin günlük yaşamında diyabete bağlı kalıcı bir fonksiyon kaybının sınırlı olduğunu kabul eder ve %20 oranını öngörür. Bu oran, engelli haklarının büyük kısmının başladığı %40 eşiğinin yarısıdır. Bu nedenle yalnızca kontrollü Tip 2 diyabet için alınan bir rapor, çoğu kişinin beklediği vergi, emeklilik ya da araç haklarını açmaz.

Yargıtay dosyalarında da bu satır sık görülür. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir dosyada, engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanarak erken emekli olan bir sigortalı kontrol muayenesine gönderilmiş, yeni raporda “tip 2 diabetes mellitus hastalığı nedeniyle %20 oranında vücut fonksiyon kaybının bulunduğu” belirtilmiş ve Kurum aylığı durdurmuştur (Yargıtay 10. HD, 28.12.2020, E.2020/2617, K.2020/7800). Aynı dosyada itiraz üzerine hakem hastane, diyabetle birlikte kronik depresyonu da değerlendirerek oranı %52 bulmuştur. Dosyanın devamı aşağıda, SGK bölümünde anlatılıyor.

Tip 1 diyabette yüzde 30 ile yüzde 40 arasındaki fark

Tip 1 diyabet için kılavuz iki satır açmıştır ve iki satırı ayıran ölçütler bellidir. %30’luk satırda hastalık komplikasyon yapmamıştır, açlık kan şekeri 200 mg’ın altında tutulabilmektedir, kişide ketoz ve hipoglisemi görülmez. %40’lık satırda ise açlık kan şekeri “sürekli olarak” 200 mg’ın altında tutulamaz, hastalık komplikasyon yapmıştır ve ketoz gösterir.

Satırın lafzı “ve” bağlacıyla kurulmuştur. Bu nedenle %40’lık satıra girebilmek için yalnızca kan şekerinin yüksek seyretmesi değil, komplikasyon ve ketoz bulgularının da tıbbi belgelerle gösterilmesi gerekir. Kan şekeri kayıtları düzenli tutulmayan, ketoasidoz ataklarıyla ilgili acil servis ve yatış kayıtları dosyaya konmayan bir başvuruda kurul, aradaki tercihi %30’luk satırdan yana yapabilir. Tersine, %30’luk satırın da “hipoglisemi göstermeyen” şartı vardır; sık hipoglisemi atakları yaşayan bir kişinin bu satıra kolayca yerleştirilmesi lafza uygun düşmez. Hipoglisemi kayıtları da bu yüzden rapor dosyasının parçası olmalıdır.

Şekersiz diyabet ayrı bir satırdır

Aramalarda “diyabet insipidus engel oranı” da sık geçer. Diabetes insipidus, adındaki benzerliğe rağmen şeker hastalığı değildir; böbreğin suyu tutamamasıyla ilgili, hipofiz ve hipotalamusla bağlantılı bir hormon bozukluğudur. Kılavuz bu hastalığı pankreas bölümünde değil, Endokrin Sistem’in “I – Hipotalamik hastalıklar” başlığında düzenler. Devamlı replasman tedavisi gerektiren primer ve sekonder diabetes insipidus için öngörülen oran %30’dur; sekonder olanlarda asıl hastalık da ayrıca göz önüne alınır.

İnsülin Kullanan Tip 2 Hastası İçin Cetvelde Ayrı Satır Yok

Kılavuzdaki Tip 2 satırı açıkça “diyet ve oral antidiabetiklerle kontrol altına alınan” hastayı tarif eder. Ağızdan alınan ilaçlar yetmediği için insüline geçmiş bir Tip 2 hasta bu satırın ilk koşulunu karşılamaz. Tip 1 satırları ise tip adını taşır; Tip 2 hastalar için yazılmamıştır. Sonuç olarak cetvelde “insülin kullanan Tip 2 diyabet” diye bir satır bulunmaz. Aramalarda sık rastlanan “insülin kullanan şeker hastasına %30 verilir” gibi kesin cümlelerin cetvelde karşılığı yoktur.

Bu boşluk, kişinin rapor alamayacağı ya da şeker hastalığı engel oranının sıfır sayılacağı anlamına gelmez. Yönetmelik’in 10. maddesinin beşinci fıkrası bu tür durumlar için genel bir kural koyar: “Bireyin engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.” Kurul, insülin kullanan Tip 2 hastada hastalığın kontrol düzeyini, komplikasyonları ve günlük yaşama etkisini değerlendirerek bir oran belirlemek zorundadır. Hangi satırı esas aldığını ya da hangi fonksiyon kaybına dayandığını raporda göstermesi, sonradan yapılacak itirazın da temelidir.

İnsülin kullanan engelli raporu alabilir mi?

Evet, insülin kullanan kişi engelli sağlık kurulu raporu için başvurabilir ve kurul bir oran belirler. Ancak insülin kullanmak, cetvelde tek başına oranı yükselten bir ölçüt değildir. Kılavuzun ölçtüğü şey tedavinin türü değil, tedaviye rağmen kalan fonksiyon kaybıdır. Bu yüzden insülin kullanan bir hastanın raporunda iki şey belirleyici olur:

  • Tip ve kontrol düzeyi. Tip 1 diyabette kan şekeri kontrolü, ketoz ve hipoglisemi bulguları %30 ile %40 arasındaki satır seçimini belirler. İnsülin kullanan Tip 2 hastada ise kurulun cetvelde doğrudan bir satırı yoktur; hastalığın kontrol düzeyi ve fonksiyon kaybı üzerinden gerekçeli bir değerlendirme yapması gerekir.
  • Komplikasyonlar. Retinopati, nefropati, nöropati, koroner arter hastalığı, periferik damar hastalığı ya da ayak ülseri gibi hasarlar ayrı ayrı oranlanır. Raporun %40 eşiğini aşıp aşmayacağı çoğu zaman bu kalemlere bağlıdır.

Pratikte en sık yapılan hata, başvurunun yalnızca “diyabet” tanısıyla ve iç hastalıkları muayenesiyle yapılmasıdır. Göz dibi muayenesi, idrarda mikroalbümin ve böbrek fonksiyon testleri, sinir iletim çalışması ya da damar Doppler incelemesi dosyada yoksa, kurul bu komplikasyonları oranlayamaz.

Oranı Yükselten Komplikasyonlar ve Balthazard Hesabı

Kılavuzun diyabet notu, komplikasyonların Balthazard formülüyle ekleneceğini söyler. Yönetmelik’in 10. maddesinin dördüncü fıkrası da aynı kuralı genel olarak koyar: birden fazla hastalığı veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu Ek-2’deki kılavuz esas alınarak Ek-3’teki Balthazard yöntemiyle hesaplanır. Aynı fıkra, 65 yaş ve üzerindeki bireylerin engellilik oranına Balthazard formülüyle %10 eklenerek engel oranının belirleneceğini de öngörür.

Şeker hastalığı engel oranı raporda çoğu zaman bu yöntemle büyür. Balthazard yöntemi oranları düz toplamaz. Yönetmelik’in geçici 2. maddesine göre oranlar büyükten küçüğe sıralanır, en yüksek oran %100’den çıkarılır, kalan kısım ikinci oranla çarpılıp 100’e bölünür ve sonuç en yüksek orana eklenir; ikiden fazla oran varsa işlem aynı sırayla tekrarlanır. Böylece her yeni hastalık, kalan sağlam kısmın bir yüzdesi kadar etki eder. Formülün ayrıntılı işleyişini Balthazard hesaplama tablosu yazımızda örnek tablolarla anlattık.

Diyabetle en sık birlikte görülen komplikasyonların kılavuzdaki yerleri şöyledir:

Komplikasyon Kılavuzdaki bölüm Örnek satırlar ve oranlar
Böbrek hasarı (diyabetik nefropati) Ürogenital Sistem, Nefroloji 6 ay süren tedaviye cevapsız, glomerüler filtrasyon hızı normal nefropatilerde mikroalbüminüri %15, günde 1 gramın altında proteinüri %25, günde 1-3,5 gram proteinüri %40, nefrotik düzeyde proteinüri %60
Kronik böbrek hastalığı Ürogenital Sistem, Nefroloji Evre 1 %25, Evre 2 %30, Evre 3 %50, Evre 4 %70, diyalize başlanmamış Evre 5 %80 (alt evrelerde farklı oranlar vardır); hemodiyaliz veya periton diyalizi gerektiren hastalık %90
Yüksek tansiyon Kardiyovasküler Sistem, Hipertansiyon Tedavi alan, komplikasyonsuz Klas 1 %10; tedavi altında proteinüri, retinopati gibi bulgulardan biri varsa Klas 2 %20; tedaviye rağmen daha ağır bulgulardan iki veya daha fazlası varsa Klas 3 %50
Göz hasarı (diyabetik retinopati) Görme Sistemi Oran tanıya göre değil, görme keskinliği ve görme alanı ölçümleriyle hesaplanan görme sistemi yetersizlik oranına göre belirlenir
Sinir, kalp, damar ve ayak hasarı Sinir sistemi, kardiyovasküler sistem ve kas-iskelet sistemi bölümleri Her biri kendi bölümündeki fonksiyon kaybı ölçütlerine göre oranlanır; amputasyon kas-iskelet sistemi bölümünde değerlendirilir

Görme kaybının oranlanmasını görme engeli maluliyet oranı yazımızda ayrıca inceledik.

Üç hastalıkla bile yüzde 40 eşiğinin altında kalmak mümkün

Balthazard hesabının pratik sonucu şudur: birden fazla hastalık, oranı sanıldığı kadar hızlı büyütmez. Kontrollü Tip 2 diyabeti (%20), tedaviye cevapsız mikroalbüminürili nefropatisi (%15) ve komplikasyonsuz tansiyonu (Klas 1, %10) olan 60 yaşındaki bir kişiyi düşünelim:

  • En yüksek oran %20’dir. %100’den çıkarıldığında kalan kısım %80’dir.
  • İkinci oran %15’tir. 80 × 15 / 100 = 12. İlk iki hastalığın birleşik oranı 20 + 12 = %32 olur.
  • Üçüncü oran %10’dur. %100’den %32 çıkarıldığında kalan %68’dir. 68 × 10 / 100 = 6,8. Toplam oran %38,8’dir.

Üç ayrı hastalığa rağmen sonuç %40’ın altındadır. Aynı kişi 65 yaşını doldurduğunda Yönetmelik’in 10. maddesinin dördüncü fıkrası devreye girer ve bu orana Balthazard formülüyle %10 eklenir: %100’den %38,8 çıkarıldığında kalan %61,2’dir; bunun %10’u 6,12’dir ve toplam oran %44,92’ye çıkar. Tip 1 diyabette tablo farklıdır: kontrolsüz Tip 1 diyabet (%40) ile aynı mikroalbüminüri (%15) birleştiğinde sonuç 40 + (60 × 15 / 100) = %49 olur.

Şeker ve tansiyon hastası engelli raporu alabilir mi?

Alabilir; iki hastalık ayrı ayrı oranlanır ve Balthazard formülüyle birleştirilir. Tansiyonun hangi klasa gireceği, tedaviye rağmen hangi bulguların sürdüğüne bağlıdır. Tedavi altında komplikasyonu olmayan tansiyon %10’dur. Proteinüri, hipertansif retinopati, sol ventrikül hipertrofisi veya hipertansif beyin damar hastalığından biri eklendiğinde oran %20’ye çıkar. Klas 3’te ise daha ağır bulgular sayılır: azami tedaviye rağmen 120 mmHg’yi aşan diyastolik basınç, böbrek fonksiyon bozukluğuyla birlikte proteinüri, kalıcı nörolojik kayıp bırakmış beyin damar hastalığı, sol ventrikül hipertrofisi ve evre 3-4 retinopati. Bunlardan iki veya daha fazlası bir aradaysa oran %50 olur. Diyabet hastalarında proteinüri ve retinopati hem diyabete hem tansiyona bağlanabilen bulgulardır; kurulun aynı bulguyu iki kez oranlayıp oranlamadığı, raporda hangi satıra dayandığı yazılı olduğunda denetlenebilir.

Şeker hastalığının kalp damarlarında yol açtığı hasar da ayrıca oranlanır. Kalp hastalıklarındaki oranlar kendi bölümünde ayrıntılı ölçütlere bağlanmıştır ve bu yazının kapsamı dışında kalır.

Yargıtay dosyasından bir hesap

Balthazard hesabının diyabet dosyasında nasıl işlediğini gösteren bir örnek, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli kararındadır. Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu, bir sigortalı hakkında hipertansiyon için %10, göğüs hastalığı için %40, diabetes mellitus için %20 ve nefroloji (mikroalbüminüri) için %15 oran belirlemiş, bunları Balthazard formülüyle %63,28 olarak birleştirmiştir (Yargıtay 10. HD, 07.11.2024, E.2024/7128, K.2024/10660). Değerlendirme, o tarihteki eski yönetmeliğe göre yapılmış olsa da diyabet satırı ve formülün işleyişi bugünkü kılavuzla aynı mantıktadır. Diyabet bu dosyada oranın en küçük kalemlerinden biridir; yüksek oranı akciğer ve böbrek bulguları kurmuştur.

Raporda Yüzde 40 Eşiğinin Altında Kalan Oran Hangi Hakları Kapatır?

Yönetmelik’in 10. maddesinin birinci fıkrası, raporun ne olduğunu ve ne olmadığını açıkça yazar: “Bireyin elde edeceği sosyal haklar, hizmetler veya kazanımlar raporlar dikkate alınarak ilgili kurumlarca ayrıca belirlenir. Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” Engelli sağlık kurulu raporu bir kapı değil, kapıların çoğunda istenen belgelerden biridir. Her hakkın kendi kanununda ayrı bir oran eşiği ve ayrı şartları vardır.

Hak Dayanak Aranan oran ve temel şart
Gelir vergisinde engellilik indirimi (ücretliler) Gelir Vergisi Kanunu m.31 Çalışma gücünün en az %40’ını kaybeden üçüncü derece, en az %60’ını kaybeden ikinci derece, en az %80’ini kaybeden birinci derece engelli sayılır
Engelli olarak erken emeklilik 5510 sayılı Kanun m.28/5 Kurum Sağlık Kurulunca belirlenen çalışma gücü kaybı %40-49 ise en az 18 yıl sigortalılık, %50-59 ise en az 16 yıl sigortalılık ve kanundaki prim günü
Muhtaç engelli aylığı 2022 sayılı Kanun 18 yaşını doldurmuş, muhtaç ve kanundaki diğer şartları taşıyan kişiler; Bakanlık uygulamasında %40-69 ve %70 ve üzeri için iki ayrı aylık
Tam bağımlı (ağır engelli) sayılma Yönetmelik m.4/1-m Engel oranı %50 ve üzeri olup günlük yaşam aktivitelerini yardım almasına rağmen kendi başına gerçekleştiremediğine karar verilmiş olmak
ÖTV’siz araç ÖTV Kanunu m.7/1-2 Genel kural engellilik oranının %90 veya daha fazla olması; ortopedik engelliler ve özel tertibatlı araçlar için ayrı alt bent
Motorlu taşıtlar vergisi muafiyeti MTV Kanunu m.4/1-c Engellilik oranı %90 ve daha fazla olanların taşıtları ile diğer engellilerin durumlarına uygun özel tertibatlı taşıtları

Tabloya diyabet satırlarıyla bakıldığında sonuç açıktır: şeker hastalığı engel oranı tek başına çoğu hakkın eşiğine ulaşmaz. Kontrollü Tip 2 diyabet (%20) ve komplikasyonsuz Tip 1 diyabet (%30) tek başına bu hakların hiçbirinin eşiğine ulaşmaz. Kontrolsüz, komplikasyonlu ve ketozlu Tip 1 diyabetin %40’ı ise en alt eşiğe tam denk gelir; gelir vergisinde üçüncü derece engellilik ya da engelli emekliliğinin %40-49 dilimi bu nedenle ancak bu satır veya komplikasyonlarla birlikte gündeme gelir.

Şeker hastası engelli raporu ile araç alabilir mi?

Özel tüketim vergisi istisnasının genel kuralı, ÖTV Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) alt bendindedir: istisna, “engellilik oranı % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler” tarafından on yılda bir defaya mahsus ilk iktisaba uygulanır. Diyabet ve komplikasyonları Balthazard hesabıyla %90’a ulaşabilir; örneğin diyalize giren bir böbrek hastalığı cetvelde tek başına %90’dır. Ancak kontrollü bir diyabet hastası için bu eşik gerçekçi değildir.

Aynı bendin (c) alt bendi, Anayasa Mahkemesinin 22.04.2025 tarihli, E.2024/240, K.2025/100 sayılı kararıyla iptal edildikten sonra 7577 sayılı Kanunla (2 Nisan 2026) yeniden düzenlenmiştir. Bugünkü metne göre bu alt bent, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran engellileri ve “engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliliği yüzde 40 ve üzeri olup bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan” engellileri kapsar. Diyabet bu alt bende iç hastalığı olarak değil, yol açtığı ortopedik sonuç üzerinden girebilir. Diyabetik ayak nedeniyle yapılan bir amputasyon, kas-iskelet sistemi bölümünde oranlanır ve ortopedik engel olarak değerlendirilir. Araç alımında kanunda yazılı tutar sınırı, silindir hacmi ve on yılda bir defaya mahsus olma gibi şartlar ayrıca uygulanır.

Şeker hastalığıyla engelli emekliliği mümkün mü?

Mümkündür, ancak iki noktanın altı çizilmelidir. Birincisi, engelli emekliliğinde belirleyici olan belge Sağlık Bakanlığının engelli raporu değil, SGK’nın Kurum Sağlık Kurulunun çalışma gücü kaybı kararıdır. 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesinin beşinci fıkrası, “Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının” %50 ile %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılara en az 16 yıl sigortalılık ve 4320 gün, %40 ile %49 arasında olduğu anlaşılanlara en az 18 yıl sigortalılık ve 4680 gün prim şartıyla, yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığı bağlanacağını söyler. Bu sigortalılar 94. madde uyarınca kontrol muayenesine tabi tutulabilir. Bu fıkradaki prim günleri, 5510 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesinin 7538 sayılı Kanunla değişik hükümlerine göre 2008 sonuna kadar sigortalı olanlar için %50-59 diliminde 3700, %40-49 diliminde 4100 gün olarak uygulanır ve sonraki yıllarda yüzer gün artarak kanundaki sayılara ulaşır.

İkincisi, 2025 başında önemli bir yol kapandı. 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce sigortalı olanlar, uzun yıllar boyunca engelliliği nedeniyle gelir vergisi indirimine hak kazanmak suretiyle, 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim şartıyla yaşlılık aylığı alabiliyordu (5510 geçici m.10/2). 7538 sayılı Kanun (9 Ocak 2025) bu fıkrayı yürürlükten kaldırdı. Değişik üçüncü fıkraya göre bu yolla aylık bağlanmış olanların aylıkları ödenmeye devam eder; ancak haklarında 28. maddenin beşinci fıkrası ile 94. madde uygulanır. Bugün engelli emekliliği için başvuracak kişi, sigortalılık başlangıcı ne olursa olsun, çalışma gücü kaybını Kurum Sağlık Kuruluna tespit ettirmek zorundadır. İnternette hâlâ “vergi indirimi raporuyla 3600 günde emeklilik” anlatan kaynaklar bu değişiklikten önce yazılmıştır.

SGK’daki sağlık kurulu süreci ve malulen emeklilikle farkı SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar yazımızda ayrıca ele alındı.

Gelir vergisinde engellilik indirimi nasıl işler?

Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesi, çalışma gücünün en az %40’ını kaybeden hizmet erbabını üçüncü derece, en az %60’ını kaybedeni ikinci derece, en az %80’ini kaybedeni birinci derece engelli sayar ve derecesine göre belirlenen tutarı ücretten indirir. Yönetmelik’in 13. maddesine göre engellilik indirimine esas raporlarda, raporu düzenleyen sağlık kuruluşu tarafından işverenin bulunduğu yerdeki il vergi dairesi başkanlığına, vergi dairesi olmayan illerde il defterdarlığına gönderilen rapor esas alınır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de vergi indirimine hak kazanılıp kazanılmadığının, yetkili hastane raporunun Maliye bünyesindeki Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilmesiyle belirlendiğini ve mahkemenin bu kuruldan derece tespiti yönünden rapor alması gerektiğini vurgulamıştır (Yargıtay 10. HD, 25.12.2025, E.2023/10751, K.2025/18070).

Engelli Raporu SGK Çalışma Gücü Kaybı Kararının Yerine Geçmez

Şeker hastalarının en çok yaşadığı sürpriz, aynı hastalık için farklı kurumlardan farklı yüzdeler duymalarıdır. Bunun nedeni, “engel oranı” ile “çalışma gücü kaybı oranı”nın iki ayrı mevzuata dayanmasıdır. Yönetmelik’in 2. maddesinin üçüncü fıkrası, 5510 sayılı Kanun’a tabi sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, malullük aylığı ve ölüm aylığı için istenen raporların bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıkça söyler. Malulen emeklilik için aranan %60 çalışma gücü kaybı (5510 m.25) ve engelli emekliliğindeki %40-59 dilimleri, SGK’nın kendi sağlık kurulu tarafından belirlenir. Hastanenin engelli raporu bu değerlendirmede bir veri olarak kullanılır, ama sonucu bağlamaz.

Bu ayrımın en sert sonucu, kontrol muayenesinde ortaya çıkar. Yukarıda andığımız 10. Hukuk Dairesi dosyasında, %52 oranla engelli emekliliğine hak kazanmış sigortalının kontrol muayenesindeki raporda yalnızca Tip 2 diyabet için %20 oran yazılmış ve Kurum aylığı durdurmuştur. Hakem hastane diyabetle birlikte kronik depresyonu değerlendirip oranı yeniden %52 bulunca aylık yeniden bağlanmıştır. İlk derece mahkemesi aylığın kesilmesi işlemini iptal etmiş, ancak Yargıtay bu kararı bozmuştur: mahkeme, aylığın başlangıç tarihindeki koşulların ortadan kalkıp kalkmadığını ve yeni bir hastalığın eklenmesine dayalı olarak engellilik indirimi koşulları doğuyorsa bu konuda yetkili kurum kararı bulunup bulunmadığını incelemeden, soyut biçimde davacının malul olduğunu tespit etmiştir (Yargıtay 10. HD, 28.12.2020, E.2020/2617, K.2020/7800). Dosyadan çıkan ders şudur: kontrol muayenesine yalnızca diyabet tanısıyla gidilirse, önceki raporda oranı yükselten diğer hastalıklar yeni raporda görünmeyebilir.

Aylık kesildiğinde mesele yalnızca gelecekteki ödemelerle sınırlı kalmaz. Kurum, oranın başından beri eşiğin altında olduğunu değerlendirirse, geçmişte ödenen aylıkları yersiz ödeme olarak geri ister. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli kararına konu dosyada, diyabet, tansiyon ve akciğer hastalığı nedeniyle %57 oranla aylık bağlanan sigortalının yenileme raporunda oran %24’e düşmüş, aylık kesilmiş ve geçmiş aylıklar için borç çıkarılmıştır. Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu, 2012-2017 yılları arasında engel oranının %40’ın altında olduğunu, 29.06.2018’den itibaren ise %63 olduğunu bildirmiştir. Yargıtay, borcun iptali istemine ilişkin davanın reddini bu rapora dayanarak yerinde bulmuş, aylığın yeniden bağlanması istemi yönünden ise 2018’den itibaren aylık şartlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur (Yargıtay 10. HD, 07.11.2024, E.2024/7128, K.2024/10660).

Belgesiz diyabet oran getirmez

Kurullar ve Adli Tıp Kurumu, diyabetin varlığını ve ağırlığını dosyadaki laboratuvar bulgularıyla ölçer. Bir dosyada Adli Tıp Kurumu, önceki raporda oran verilen diabetes mellitusun kişide bulunmadığını belirterek tüm vücut fonksiyon kaybını %19 bulmuş; bu rapora dayanan aylık kesme işlemi yerinde görülmüş ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararı onamıştır (Yargıtay 10. HD, 18.04.2024, E.2024/3727, K.2024/4162). Başka bir dosyada Kurumun merkez sağlık kurulu, Adli Tıp raporunda diyabet ve hiperlipidemiye ait laboratuvar bulgularına rastlanmadığı için rapor hakkında karara varamamış ve aylık durdurulmuştur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi burada hastane raporu ile Adli Tıp raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulamayacağını belirtmiş ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan rapor alınmasını istemiştir (Yargıtay 21. HD, 20.11.2019, E.2019/5306, K.2019/7062). İki karar birlikte okunduğunda, HbA1c, açlık kan şekeri, idrar ve böbrek testlerinin düzenli ve tarihli kayıtlarının, raporun kendisi kadar önemli olduğu görülür.

Usulsüz rapor riski de ayrıca bilinmelidir. SGK, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının soruşturmalarında usulsüz düzenlendiği tespit edilen engelli raporlarına dayanan aylıkları başlangıç tarihinden itibaren durdurmuş ve ödenen tutarları geri istemiştir. Bu dosyalardan birinde davalı, acil servis yatışından sonra insülinle Tip 1 diyabet tedavisine başladığını savunmuştur. Mahkeme Kurumun takibe itirazın iptali davasını kabul etmiş, Yargıtay bu sonucu onaylamakla kalmamış, alacak likit olduğu için borçlunun ayrıca %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 10. HD, 31.03.2026, E.2025/14330, K.2026/3501). Buna karşılık başka bir dosyada Yargıtay, raporun usulsüz olduğu iddiasıyla aylığın başlangıçtan durdurulması uyuşmazlığında, vergi indirimine hak kazanılıp kazanılmadığının Maliye bünyesindeki Merkez Sağlık Kurulundan rapor alınarak belirlenmesi gerektiğini söylemiştir (Yargıtay 10. HD, 25.12.2025, E.2023/10751, K.2025/18070). Hastalığın gerçek olması, raporun usulüne uygun düzenlendiği anlamına gelmez; usulsüzlük iddiası da kurul incelemesi yapılmadan kesin sonuç sayılmaz.

Tip 1 Diyabetli Çocuk 18 Yaşına Girince ÇÖZGER Ne Olur?

Tip 1 diyabet çoğunlukla çocukluk çağında başlar ve bu çocuklar için düzenlenen rapor, erişkin engelli raporu değil, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) olur. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 2. maddesinin ikinci fıkrası, “18 yaşını doldurmamış bireylerin engellilik değerlendirilmesi bu Yönetmelik kapsamında yer almaz” der. ÇÖZGER yüzde oranı yazmaz; çocuğun özel gereksinim düzeyini belirtir. ÇÖZGER Yönetmeliği’nin 15. maddesi, “Çok ileri düzeyde ÖGV”, “Belirgin ÖGV” ve “Özel koşul gereksinimi var (ÖKGV)” ifadelerinin ilgili mevzuatın uygulanması açısından ağır engellilik durumunu ifade ettiğini söyler.

Çocuk 18 yaşını doldurduğunda ÇÖZGER geçersiz hâle gelir ve erişkin cetveline geçilir. Bu geçişin iki sonucu vardır:

  • Üç aylık süre. Erişkin Yönetmeliği’nin 11. maddesinin altıncı fıkrasına göre ÇÖZGER’i 18 yaşını doldurması nedeniyle geçersiz hâle gelenler, 18 yaşını doldurdukları tarihten itibaren üç ay içinde yeniden engellilik tespiti için başvurur. Bu süre içinde başvuranların yeni raporu, 18 yaşını doldurdukları tarihten itibaren geçerli sayılır. Süre kaçırılırsa rapor başvuru tarihinden sonrası için işler ve aradaki dönemde haklarda boşluk doğabilir.
  • Yüzdeye çeviri. Erişkin raporunda artık “gereksinim düzeyi” değil, yukarıdaki cetvel oranları yazılır. Komplikasyonsuz ve kontrollü Tip 1 diyabet %30, kontrolsüz, komplikasyonlu ve ketozlu Tip 1 diyabet %40’tır. Çocukluk döneminde ağır engellilik sonucu doğuran bir ÇÖZGER’e sahip genç, erişkin raporunda bu eşiklerin altında kalabilir.

Tip 1 diyabet engel oranı 18 yaş üstü için nasıl belirlenir?

Bu nedenle 18 yaşından sonra şeker hastalığı engel oranı çocukluk raporundan değil, erişkin cetvelinden belirlenir; Tip 1 diyabette 18 yaş üstü için geçerli oranlar yukarıdaki iki satırdır. Geçiş döneminde kan şekeri kayıtlarının, ketoasidoz ve hipoglisemi ataklarına ilişkin hastane kayıtlarının ve göz ile böbrek taramalarının güncel olması, gencin hangi satıra yerleştirileceğini belirler.

Şeker Hastası Engelli Raporu Nasıl Alınır?

Başvuru, Yönetmelik’in 8. maddesindeki usule göre yapılır. Birey veya vasisi, başvuru dilekçesiyle rapor vermeye yetkili sağlık kuruluşuna başvurur; sağlık beyanına göre ilgili poliklinikler belirlenerek süreç başlatılır. Rapor vermeye yetkili hastaneler ile hakem hastaneler Sağlık Bakanlığınca belirlenir ve Bakanlığın internet sitesinde yayımlanır (m.7/1). Yetkili olmayan kuruluşların verdiği raporlar kurumlarca değerlendirmeye alınmaz (m.7/2).

Birden fazla uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda kurul, kurul başkanı ile iç hastalıkları, göz hastalıkları, kulak burun boğaz, genel cerrahi, nöroloji ve ruh sağlığı uzmanlarından oluşan en az yedi daimi üyeyle toplanır (m.6/1). Hastanın teşhis ve tedavisinde bizzat görev almış hekim kurula katılır veya görüşünü bildirir (m.6/4). Bu kural diyabet hastası için önemlidir: kişiyi yıllardır takip eden endokrinoloji uzmanının görüşünün dosyaya girmesi, kan şekeri kontrolünün ve komplikasyonların doğru satıra yerleştirilmesini kolaylaştırır. Kurul bireyi bizzat görerek karar verir ve rapor, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır (m.8/1-d ve j).

Genel süreç, yetkili hastane listesi ve randevu aşamaları heyet raporu nasıl alınır yazımızda ayrıntılı olarak anlatıldı.

Başvurudan önce hazırlanacak belgeler

Raporda yazacak şeker hastalığı engel oranını belgeler belirler. Diyabet başvurusunda en sık kayıp, var olan komplikasyonların dosyaya hiç girmemesidir. Başvurudan önce şu belgelerin güncel ve tarihli olması önerilir:

  • Kan şekeri kontrolünü gösteren tahliller. Son bir yıla ait HbA1c ve açlık kan şekeri sonuçları, mümkünse sensör veya glukometre kayıtları. Tip 1 diyabette %30 ile %40 arasındaki fark bu kayıtlardan okunur.
  • Ketoasidoz ve hipoglisemi kayıtları. Acil servis başvuruları, yatış epikrizleri ve ambulans kayıtları. Cetvelin Tip 1 satırları ketoz ve hipoglisemiyi açıkça ölçüt yapar.
  • Göz dibi muayenesi. Retinopati varsa görme keskinliği ve görme alanı ölçümleriyle birlikte göz raporu.
  • Böbrek testleri. İdrarda mikroalbümin veya 24 saatlik idrarda protein, kreatinin ve glomerüler filtrasyon hızı sonuçları. Nefroloji satırlarında “6 ay süren tedaviye cevapsız” olma şartı arandığı için altı aylık takip önemlidir.
  • Sinir ve damar incelemeleri. Nöropati şikâyeti varsa sinir iletim çalışması (EMG), damar tıkanıklığı varsa Doppler raporu, ayak yarası veya amputasyon varsa ortopedi ve genel cerrahi kayıtları.
  • İlaç ve insülin reçeteleri. Kullanılan tedavinin türünü ve süresini gösteren reçete ve ilaç raporları.

İnsülin pompası, sensör ve şeker ölçüm çubuğu gibi malzemelerin SGK tarafından karşılanması ise engel oranından bağımsız, ayrı bir süreçtir. Bu konuyu SGK tıbbi malzeme ve cihaz bedeli yazımızdaki şeker ölçüm çubuğu bölümünde anlattık.

Rapor süreli mi sürekli mi verilir?

Yönetmelik’in 11. maddesine göre rapor sürekli veya süreli düzenlenir ve raporda geçerlilik süresi mutlaka belirtilir. Engel durumunun ilaç tedavisi, cerrahi tedavi veya rehabilitasyonla zaman içinde azalma ihtimali olduğu hâllerde süreli, sabit kalması veya artması söz konusu olan hastalıklarda sürekli rapor verilir. Diyabet komplikasyonları arasında hem gerileyebilecek hem kalıcı olan bulgular bulunduğundan, bir raporda sürekli ve süreli kalemler bir arada görülebilir. Yeni bir engel durumu ortaya çıkarsa veya mevcut durum değişirse, kişinin talebi ve ilgili branş hekiminin sevkiyle süre aranmaksızın yeniden değerlendirme yapılır (m.11/4). Süreli raporun bitmesine altı aydan kısa süre kaldığında da talep üzerine yeniden rapor verilebilir (m.11/7).

Rapordaki orana itiraz, raporun kişiye tesliminden itibaren otuz gün içinde il sağlık müdürlüğüne yapılır. İtiraz eden kişi farklı bir yetkili sağlık kuruluşuna gönderilir; iki rapor aynı yöndeyse rapor kesinleşir, farklıysa ve itiraz sürüyorsa hakem hastaneye yönlendirilir ve hakem hastane kararı kesindir. Kesinleşen raporla ilgili aynı gereksinim alanında yeni başvuru ancak altı ay sonra kabul edilir (m.12). Maluliyet ve engellilik raporlarına itirazda dikkat edilecek noktaları trafik kazası sonrası maluliyet raporu nasıl alınır yazımızda da ele aldık.

Raporda Yazan Çalışma Kısıtı İşyerinde de Sonuç Doğurur

Engelli sağlık kurulu raporunun oran dışında bir işlevi daha vardır. Yönetmelik’in 8. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, “Bireyin engellilik durumu dikkate alınarak çalıştırılamayacağı işlerin niteliği rapora mutlaka yazılır” der. Diyabet hastası için bu satır, gece vardiyası, düzensiz yemek saatleri, ağır bedeni efor veya hipoglisemi riski nedeniyle tehlikeli olabilecek işler gibi kısıtları belgeleyen yerdir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir dosyada, engelli kontenjanıyla işe giren ve yaklaşık iki yıl danışma ve veri giriş işlerinde çalışan bir hastane işçisi, kadın hastalıkları ve doğum servisinde temizlik personeli olarak görevlendirilmiştir. İşçi, Tip 1 diyabet ve hipertansiyon nedeniyle %43 oranında engelli olduğunu ve raporuna göre ağır işlerde çalıştırılamayacağını ileri sürmüştür. İşyerindeki toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmüne dayanılarak görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş ve Yargıtay bu sonucu, hüküm fıkrasını düzelterek onamıştır (Yargıtay 9. HD, 26.06.2025, E.2025/2363, K.2025/5489). Dosyada sonuca toplu iş sözleşmesi üzerinden varılmıştır; ancak raporda yazan çalışma kısıtının işverene karşı somut bir delil işlevi gördüğü de açıktır.

Aylığı Kesilen veya Oranı Düşürülen Kişinin Yol Haritası

Şeker hastalığı engel oranı ile ilgili sorunlar genellikle üç noktada ortaya çıkar: rapor beklenenden düşük çıkar, kontrol muayenesinde oran düşer ya da SGK aylığı keserek geçmiş ödemeleri geri ister. Her birinde izlenecek yol farklıdır:

  • Rapor düşük çıktıysa. Raporun tesliminden itibaren 30 gün içinde il sağlık müdürlüğüne itiraz edin. İtirazda, raporun hangi cetvel satırını esas aldığını ve dosyadaki komplikasyon belgelerinin değerlendirilip değerlendirilmediğini sorun. Süre kaçarsa hakem hastane kararıyla kesinleşen rapor için altı ay beklemek gerekir.
  • Kontrol muayenesine çağrıldıysanız. Önceki raporda oranı oluşturan tüm hastalıklara ait güncel belgelerle gidin. Yalnızca diyabet tanısıyla yapılan bir muayene, oranı %20 ya da %30’a düşürebilir.
  • SGK aylığı kestiyse. Kurum işleminin iptali ve aylığın yeniden bağlanması için iş mahkemesinde dava açılabilir. Mahkeme, Kurum Sağlık Kurulu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu raporları arasındaki çelişkiyi gidermek zorundadır.
  • Yersiz ödeme borcu çıkarıldıysa. Borç bildirim belgesine karşı süresi içinde itiraz edin ve borcun hangi dönem ile hangi rapora dayandığını tespit edin. Oranın hangi tarihten itibaren eşiğin altına düştüğü, borcun kapsamını doğrudan belirler.

Engelli emekliliği, malullük aylığı ve SGK’nın kestiği aylıklara ilişkin davalarda iş mahkemesinde yürütülen sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına dair çalışmalarımızı Ankara iş hukuku avukatı sayfamızda inceleyebilir, dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Kanser gibi başka hastalıklarda cetvelin nasıl çalıştığını kanser engel oranı yazımızda anlattık.

Sıkça Sorulan Sorular

Şeker hastalığı yüzde kaç engelli sayılır?

Cetvele göre diyet ve ağızdan alınan ilaçlarla kontrol altındaki, komplikasyonsuz Tip 2 diyabet yüzde 20, komplikasyonsuz ve kontrollü Tip 1 diyabet yüzde 30, kontrolsüz, komplikasyonlu ve ketozlu Tip 1 diyabet yüzde 40 oranındadır. Göz, böbrek, sinir ve damar komplikasyonları ayrıca oranlanıp Balthazard formülüyle eklenir.

Şeker hastalığına yüzde kaç rapor verilir, tipe göre değişir mi?

Şeker hastalığı engel oranı tipe göre değişir; cetvel Tip 1 ve Tip 2 diyabet için ayrı satırlar açar. Kontrollü Tip 2 diyabet yüzde 20, kontrollü Tip 1 diyabet yüzde 30, kontrolsüz ve komplikasyonlu Tip 1 diyabet yüzde 40 oranındadır. İnsülin kullanan Tip 2 hasta için ayrı satır bulunmaz.

Tip 1 diyabet engel oranı yüzde kaçtır?

Komplikasyon yapmamış, açlık kan şekeri 200 mg’ın altında tutulabilen, ketoz ve hipoglisemi göstermeyen Tip 1 diyabette yüzde 30’dur. Açlık kan şekeri sürekli olarak 200 mg’ın altında tutulamayan, komplikasyon yapmış ve ketoz gösteren Tip 1 diyabette yüzde 40’tır.

Tip 2 diyabet engel oranı kaçtır?

Diyet ve oral antidiabetiklerle kontrol altına alınan, komplikasyon yapmamış Tip 2 diyabet için oran yüzde 20’dir. İnsülin kullanan Tip 2 diyabet için cetvelde ayrı bir satır yoktur; kurul hastalığın kontrol düzeyini ve fonksiyon kaybını değerlendirerek gerekçeli bir oran belirler.

İnsülin kullanan şeker hastası engelli raporu alabilir mi?

Alabilir. İnsülin kullanmak başvuruya engel değildir, ama tek başına oranı yükselten bir ölçüt de değildir. Oranı tip, kan şekeri kontrolü, ketoz ve hipoglisemi bulguları ile komplikasyonlar belirler.

Şeker hastası çocuk engelli raporu alabilir mi?

18 yaşından küçük çocuklar için erişkin engelli raporu değil, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) düzenlenir. ÇÖZGER yüzde değil gereksinim düzeyi yazar. Çocuk 18 yaşını doldurunca üç ay içinde erişkin rapor için başvurulmalıdır; bu süre içinde alınan rapor 18 yaşın dolduğu tarihten itibaren geçerli sayılır.

Gizli şeker için engelli raporu verilir mi?

Cetvelde gizli şeker (prediyabet) için bir satır yoktur. Yönetmelik, adı cetvelde yer almayan durumların fonksiyon kaybı üzerinden değerlendirileceğini söyler; ancak kalıcı bir fonksiyon kaybı yoksa oran çıkmaz. Adli Tıp raporunda diyabet bulgusu saptanmayan dosyalarda kurullar ve mahkemeler diyabete oran vermemiştir.

Şeker hastası engelli raporu yüzde kaç çıkar?

Kontrollü Tip 2 diyabette yüzde 20, kontrollü Tip 1 diyabette yüzde 30, kontrolsüz ve komplikasyonlu Tip 1 diyabette yüzde 40 çıkar. Raporun son oranı, komplikasyonların ayrı ayrı oranlanıp Balthazard formülüyle eklenmesiyle belirlenir; bu nedenle aynı tipte iki hastanın raporu çok farklı çıkabilir.

Tip 2 şeker hastası engelli raporu alabilir mi?

Alabilir. Diyet ve ağızdan alınan ilaçlarla kontrol altındaki, komplikasyonsuz Tip 2 diyabet için cetvel oranı yüzde 20’dir. Göz, böbrek, sinir veya damar hasarı varsa bunlar ayrıca oranlanır. İnsülin kullanan Tip 2 hasta için ayrı satır olmadığından kurul fonksiyon kaybını gerekçeli olarak değerlendirir.

Tip 1 diyabet engelli raporu nasıl alınır?

Sağlık Bakanlığının yetkilendirdiği bir hastaneye dilekçeyle başvurulur; kurul kişiyi bizzat muayene eder ve rapor en geç otuz gün içinde tamamlanır. Başvuruda son bir yıla ait HbA1c ve kan şekeri kayıtları, ketoasidoz ve hipoglisemi nedeniyle acil servis veya yatış kayıtları, göz dibi ve böbrek testleri hazır bulunmalıdır. Tip 1 diyabette yüzde 30 ile yüzde 40 arasındaki satır seçimi bu kayıtlardan yapılır.

Şeker hastası ortopedik engelli raporu alabilir mi?

Diyabetin kendisi ortopedik engel değildir. Ancak diyabetik ayak nedeniyle yapılan amputasyon veya yürümeyi kalıcı biçimde kısıtlayan bir hasar, kas-iskelet sistemi bölümünde ayrıca oranlanır ve raporda ortopedik engel olarak yer alır. Ortopedik engelliliği yüzde 40 ve üzeri olup bu nedenle sürücü belgesi alamayan kişiler için ÖTV Kanunu’nda ayrı bir istisna bulunur.

Şeker hastası ÖTV muafiyetiyle araç alabilir mi?

Genel kural, engellilik oranının yüzde 90 veya üzerinde olmasıdır. Diyabet bu eşiğe ancak ağır komplikasyonlarla, örneğin diyaliz gerektiren böbrek hastalığıyla ulaşabilir. Ayrıca diyabetik ayak nedeniyle amputasyon gibi ortopedik bir sonuç doğmuşsa, ortopedik engelliliği yüzde 40 ve üzeri olup bu nedenle sürücü belgesi alamayan kişiler için öngörülen istisna gündeme gelebilir.

Şeker hastası engelli emekli olabilir mi?

Olabilir, ancak belirleyici olan hastane raporu değil, SGK Kurum Sağlık Kurulunun çalışma gücü kaybı kararıdır. Kayıp yüzde 40-49 ise en az 18 yıl sigortalılık, yüzde 50-59 ise en az 16 yıl sigortalılık ve kanundaki prim günü aranır. Vergi indirimi raporuyla 3600 günde emeklilik yolu 7538 sayılı Kanunla 2025’te kaldırılmıştır.

65 yaşından sonra engel oranına ekleme yapılır mı?

Evet. Yönetmelik’e göre 65 yaş ve üzerindeki bireylerin engellilik oranına Balthazard formülüyle yüzde 10 eklenir. Örneğin yüzde 38,8 oranındaki bir kişinin oranı bu ekleme ile yüzde 44,92’ye çıkar.

Engelli raporu kontrol muayenesinde düşerse ne olur?

Rapora dayanan hak, oranın düştüğü tarihten itibaren sona erebilir. SGK engelli emekliliğinde aylığı keser ve oranın başından beri eşiğin altında olduğunu değerlendirirse geçmiş ödemeleri geri isteyebilir. Yeni rapora 30 gün içinde itiraz edilmesi ve kontrol muayenesine önceki bütün hastalıkların belgeleriyle gidilmesi gerekir.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Engel oranlarını belirleme yetkisi yetkili sağlık kurullarına aittir; yazıdaki hesap örnekleri yalnızca yöntemi göstermek içindir. Anlatılan Yargıtay kararları kendi olaylarına bağlıdır ve bir kısmı 2019 öncesindeki mülga yönetmeliğe göre alınmış raporlara dayanır. Metin, 30 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve Yargıtay karar arama sisteminde yayımlanan kararlara dayanmaktadır. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.