Ceza Hukuku, Hukuk, Ticaret Kanunu

Şirketi Zarara Uğratan Yöneticiye Hem Tazminat Hem Ceza Davası Açılabilir mi?

Şirketi Zarara Uğratan Yöneticiye Hem Tazminat Hem Ceza Davası Açılabilir mi

Şirketi zarara uğratma suçu adıyla ayrı bir suç tipi Türk Ceza Kanunu’nda bulunmaz; yöneticinin eylemi, niteliğine göre hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m.155/2), tacir veya şirket yöneticisinin dolandırıcılığı (TCK m.158/1-h) ya da sahtecilik suçlarından birini oluşturabilir. Ceza yolu ile tazminat yolu birbirinin alternatifi değildir. Yöneticiye karşı Türk Ticaret Kanunu’nun 553. maddesine dayanan sorumluluk davası açılırken aynı eylem için Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda da bulunulabilir. Ceza hâkiminin kararı hukuk hâkimini bağlamaz, ama ceza dosyası tazminat davasının zamanaşımını uzatabilir ve delil bakımından ona güç katabilir.

Burada belirleyici olan, yöneticinin ne yaptığıdır. Şirketin malvarlığında zaten bulunan parayı veya malı kendi yararına kullanmak, incelediğimiz Yargıtay ceza dairesi kararlarında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma sayılmıştır. Hileyle üçüncü kişileri ya da ortakları aldatıp şirkete henüz girmemiş bir menfaati elde etmek ise dolandırıcılık tartışmasını açar. Kötü yönetim, ticari risk ya da ödeme güçlüğü tek başına suç değildir. Aşağıda bu sınırı Yargıtay ceza dairelerinin 2019-2025 kararlarıyla çiziyor, ardından ceza dosyasının tazminat davasına etkisini anlatıyoruz.

Ana çizgiler

  • Şirket malını kendine aktarmak: Kural olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadır (TCK m.155/2): bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası. Soruşturma şikâyete bağlı değildir, ancak uzlaştırma kapsamındadır.
  • Hileyle aldatmak: Yönetici ticari faaliyet sırasında üçüncü kişileri hileyle aldatırsa tacir veya şirket yöneticisinin dolandırıcılığı (TCK m.158/1-h) gündeme gelir: üç yıldan on yıla kadar hapis. Ortaklar arasındaki olaylarda iki suçun sınırı Yargıtay’da tartışmalıdır.
  • Kötü yönetim suç değildir: Ödeme güçlüğü, başarısız yatırım veya yetki aşımıyla yapılan sözleşme, kast ispatlanmadıkça beraatle sonuçlanmıştır.
  • Tazminata etkisi: Eylem suç oluşturuyorsa sorumluluk davasında iki ve beş yıllık süreler yerine ceza zamanaşımı uygulanır; TCK m.155/2 ve 158/1-h için bu süre on beş yıldır.

Şirketi Zarara Uğratma Suçu Diye Bir Suç Var mı?

Kanunda şirketi zarara uğratma suçu adıyla bir suç yoktur ve bu nokta şikâyet dilekçesinin nasıl kurulacağını doğrudan etkiler. Savcılık “şirketi zarara uğrattı” iddiasını değil, somut eylemin hangi suç tipine uyduğunu inceler. Yöneticinin aldığı bir kararın şirkete zarar vermiş olması, tek başına ceza hukukunun konusu değildir. Ticari hayatın doğası gereği her yatırım kâr getirmez. Ceza hukuku ancak yöneticinin kastla, şirketin malvarlığını kendi veya başkasının yararına kullandığı ya da hileye başvurduğu durumlarda devreye girer.

Türk Ticaret Kanunu’nun 562. maddesi de yöneticilere ilişkin bazı özel suçlar öngörür. Bunlar daha dar kapsamlıdır. Örneğin TTK m.562/8’e göre 549. maddede belirtilen belgeleri sahte olarak düzenleyenler ile ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. TTK m.562/5 ise kanunun 358. maddesine aykırı olarak pay sahiplerine borç verenler ile 395. maddesinin ikinci fıkrasındaki borçlanma yasağını ihlal edenler için adli para cezası öngörür. Şirket parasının yöneticinin kendisine veya yakınlarına aktarıldığı dosyalarda ise asıl tartışma Türk Ceza Kanunu’ndaki malvarlığına karşı suçlar üzerinde yapılır.

Kötü yönetim ile suç arasındaki sınır

Yargıtay ceza daireleri, kastın ispatlanamadığı veya uyuşmazlığın hukuki nitelikte kaldığı dosyalarda beraat kararlarını onamıştır. Kapatılan 15. Ceza Dairesinin E.2017/27363 K.2019/9881 sayılı kararında, finansal kiralama bedellerini ödemeyen ve araçları iade etmeyen yönetim kurulu üyelerinin ödeme güçlüğü savunması, şirket hakkında açılmış iflas erteleme davası ve araçların sonradan icra yoluyla alınması birlikte değerlendirilmiş, suç kastının bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat onanmıştır. Aynı dairenin E.2018/9118 K.2020/4377 sayılı kararında, istifa eden yönetim kurulu üyesinin şirkete ait senetleri götürdüğü iddiası, taraflar arasındaki ilişkiden kaynaklanan hukuki ihtilaf olarak görülmüş ve beraat onanmıştır.

Yetkisini aşan yönetici de her durumda suç işlemiş sayılmaz. E.2017/6559 K.2019/2724 sayılı kararda, temsil yetkisi bulunmadığı hâlde şirketi üç ayrı sözleşmeyle borç altına sokan yönetim kurulu üyesi hakkında suçun sabit olmadığı gerekçesiyle verilen beraat onanmıştır. Bu gibi durumlarda yolun hukuk davası olduğu unutulmamalıdır. Yetki aşımıyla şirkete verilen zarar, TTK m.553 kapsamında tazminat davasına konu edilebilir.

Şirket Parasını Kendine Aktaran Yöneticinin Suçu Hangisidir?

Yönetici şirketin parasını, malını veya belgesini, yönetim yetkisi nedeniyle elinde bulundurur. Bu malı şirketin değil kendi yararına kullanması, TCK m.155’teki güveni kötüye kullanma suçunun tanımına uyar. Maddenin ikinci fıkrası, suçun “hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi” hâlinde cezayı bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasına çıkarır.

Bu nitelikli hâlin genel unsurlarını ve beraat gerekçelerini Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma: Cezası, Şikâyet ve Beraat (TCK 155/2) yazısında, suçun temel unsurlarını ise Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları (TCK 155) yazısında anlattık. Burada yalnız şirket yöneticisine özgü yönleri ele alıyoruz.

Yönetim yetkisinin sona ermesi iade yükümlülüğünü bitirmez. Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/6896 K.2025/16443 sayılı kararında, şirketteki hissesini devreden yetkili müdürün şirket aracını, çek karnesini ve faturaları iade etmemesinin, görev sona ermiş olsa bile bu sıfat nedeniyle zilyetliği kazanılan malın iadesi yükümlülüğü devam ettiğinden TCK m.155/2’deki suçu oluşturduğunu belirtmiştir. Daire, suçun temel hâlinden (TCK m.155/1) cezalandırma yapılmasını suç vasfında hata sayarak bozmuştur.

Ortağın payını devredip diğer ortağın imza yetkisini kaldıran yöneticinin eylemi de aynı çerçevede değerlendirilmiştir. Kapatılan 15. Ceza Dairesi E.2020/9722 K.2021/6889 sayılı kararında, bu eylemlerin nitelikli dolandırıcılık değil TCK m.155/2’deki suçu oluşturduğunu belirtip suç vasfında hata gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Ortaklar arasında yaşanan olayda dolandırıcılık mı, güveni kötüye kullanma mı?

Bu soru Yargıtay’da tartışmalıdır ve cevabı cezayı önemli ölçüde değiştirir. TCK m.158/1-h, dolandırıcılığın “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında” işlenmesini nitelikli hâl sayar ve üç yıldan on yıla kadar hapis öngörür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2020/48 K.2021/598 sayılı kararında bu suçun özgü bir suç olduğunu, ancak tacir, şirket yöneticisi, şirket adına hareket eden kişi veya kooperatif yöneticisi tarafından işlenebileceğini vurgulamıştır.

Kapatılan 15. Ceza Dairesi E.2017/15572 K.2020/6877 sayılı kararında, ortağının imzasını taklit ederek kendisini münferit yetkili müdür yapan ve şirkete ait tarlayı satan sanığın eylemini ele almıştır. Daire, TCK m.158/1-h için suçun ticari faaliyet sırasında işlenmesi gerektiğini, olayda ticari faaliyet bulunmadığını, sanığın kendi ortağından mal kaçırmak için şirkete ait taşınmazı sattığını belirtmiştir. Eylemin uzlaştırma kapsamında kalan TCK m.155/2’deki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu belirterek, suç vasfında hata gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi de aynı yönde karar vermiştir. E.2021/18538 K.2025/625 sayılı ve 14.01.2025 tarihli bozma kararında çoğunluk, ortaklar arasında yaşanan olayı TCK m.155/2 kapsamında görmüştür. Karşı oy ise sanıkların, şirket uhdesinde bulunmayan bir parayı şirket işleri için gerektiği yönündeki hileli davranışlarla yurt dışındaki ortaklardan getirttiğini vurgulamıştır. Karşı oya göre hile ortaklara yöneltildiği için eylem nitelikli dolandırıcılıktı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etti. Daire E.2025/1916 K.2025/7281 sayılı ve 17.06.2025 tarihli kararıyla itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderdi. Bu ayrıntılı gerekçede Daire, tacir veya şirket yöneticisinin dolandırıcılığının üçüncü bir kişiye yönelik hileyle menfaat temini şeklindeki eylemlerde düşünülebileceğini, aynı şirketin ortakları arasında yaşanan olayın ise hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma kapsamında kaldığını belirtmiştir. Bu yazının hazırlandığı tarihte karar arama sisteminde yaptığımız aramalarda Ceza Genel Kurulunun bu dosyada verdiği bir karara rastlamadık.

Ayrımın sonucu iki yönlüdür. TCK m.155/2 uzlaştırma kapsamındadır ve üst sınırı yedi yıldır. TCK m.158/1-h ise uzlaştırmaya tabi değildir ve üst sınırı on yıldır. Şikâyet dilekçesinde eylemin hile içerip içermediğinin, hilenin kime yöneldiğinin ve paranın şirkete girip girmediğinin ayrı ayrı anlatılması bu yüzden önemlidir.

Sahte imzalı yönetim kurulu kararıyla şirket borçlandırılırsa

Yöneticinin diğer üyelerin imzasını taklit ederek aldığı kararlarla şirketi borç altına sokması, sahtecilik ile birlikte malvarlığına karşı suçları gündeme getirir. 11. Ceza Dairesi E.2023/804 K.2023/7700 sayılı kanun yararına bozma kararında, yönetim kurulu başkanının sahte imzalı kararlarla şirket adına teminat mektupları ve ipotekler tesis ettirip bunları kendi diğer şirketleri lehine kullandığı iddiasına ilişkin kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddini bozmuştur. Daire, şirket defterleri ve genel kurul belgeleri üzerinde uzman bilirkişi heyeti incelemesi yaptırılmasını istemiştir. Şirketin zarara uğrayıp uğramadığının ve miktarının belirlenmesini de gerekli görmüştür. Hile unsuru bulunursa dolandırıcılığın, bulunmazsa hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Şikâyet, Uzlaştırma ve Katılma

TCK m.155’in birinci fıkrası soruşturmayı şikâyete bağlar, ikinci fıkrası bağlamaz. Bu nedenle şirket yöneticisinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu, şikâyet süresine tabi olmadan ihbar üzerine de soruşturulur. Bununla birlikte suç, CMK m.253/1-b-7’ye göre uzlaştırma kapsamındadır. Bu kapsamı 7188 sayılı Kanun 24.10.2019’da getirdi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/556 K.2023/209 sayılı kararında, bu değişiklik karşısında uzlaştırma işlemleri yapılmadan kurulan mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

Şirketi zarara uğratma suçu olarak anlatılan eylemlerde suçtan zarar gören kural olarak şirkettir, çünkü aktarılan para veya mal şirketin malvarlığından çıkar. Şirketi temsil eden yönetim kurulu, şikâyetin muhatabı olan yöneticiden oluşuyorsa şirketin bu hakkı kullanması fiilen zorlaşır. Ortağın suç duyurusunda bulunmasına bir engel yoktur. CMK m.237 ise mağdurun, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilerin ve malen sorumlu olanların ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılabileceğini söyler. Ortağın katılan sıfatı, eylemden doğrudan zarar görüp görmediğine göre belirlenir. Hileli davranışın doğrudan ortaklara yöneldiği dosyalarda Yargıtay kararlarında ortakların katılan olarak yer aldığı görülür.

Zararın giderilmesi cezayı etkiler. TCK m.168’e göre güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarında fail, kovuşturma başlamadan önce mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderirse yarısına kadarı indirilir. Kısmi geri verme veya tazminde ayrıca mağdurun rızası aranır.

Ceza Davası Tazminat Davasını Nasıl Etkiler?

İki dava birbirinden bağımsız yürür, ancak üç noktada birbirine dokunur.

Birincisi bağlayıcılıktır. Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesine göre hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ve ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Bu yüzden yöneticinin ceza davasında beraat etmesi, sorumluluk davasının da kaybedileceği anlamına gelmez. Kast ispatlanamasa bile kusurlu yükümlülük ihlali tazminat için yeterlidir.

İkincisi zamanaşımıdır. TTK m.560’a göre sorumluluk davasında zamanaşımı kural olarak zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki, her hâlde fiilden itibaren beş yıldır. Ancak fiil cezayı gerektiriyor ve daha uzun ceza zamanaşımına tabiyse o süre uygulanır. TCK m.66/1-d’ye göre beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı on beş yıldır. Üst sınırı yedi yıl olan TCK m.155/2 ve on yıl olan TCK m.158/1-h bu kapsama girer. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1171 K.2024/3951 sayılı kararında, şirket hesaplarından para çeken yöneticiye karşı açılan davada uzamış zamanaşımının değerlendirilmemesini bozma sebebi yapmıştır. E.2022/2600 K.2022/7456 sayılı kararda ise limited şirket müdürü hakkında TCK m.158/1-h’den kamu davası açılmış olması nedeniyle on beş yıllık sürenin uygulandığı ve tazminatın şirkete ödenmesine karar verildiği kabul kararı onanmıştır.

Üçüncüsü delildir. Ceza soruşturmasında savcılık banka kayıtlarına, şirket defterlerine ve yazışmalara kendiliğinden ulaşabilir ve bilirkişi incelemesi yaptırır. 11. Ceza Dairesi E.2021/35415 K.2025/2289 sayılı kararında, müdürün tahsil ettiği paraları şirket kayıtlarına geçirip geçirmediğinin şirket defterleri ve belgeleri üzerinden bağımsız denetçi ve yeminli mali müşavirlerden oluşan bir bilirkişi heyetine inceletilmesini istemiştir. Bu tür incelemeler, ortağın kendi başına ulaşamadığı belgeleri ortaya çıkarabilir. Hukuk davasında ise aynı belgelere ulaşmak için TTK m.437’deki bilgi alma hakkı ve m.438-439’daki özel denetim yolu kullanılır.

Sorumluluk davasının kime ve hangi mahkemede açılacağını, tazminatın neden şirkete istenmesi gerektiğini Ortağım Yönetim Kurulunda Şirketi Zarara Uğratıyor, Tazminatı Nasıl İsterim? yazısında anlattık. Genel kurulun yöneticileri ibra etmiş olması da tazminat davasını etkiler; bu konuyu Genel Kurul Yönetim Kurulunu İbra Etmezse Ne Olur? yazısında ele aldık.

Şikâyet ve Dava İçin Hangi Belgeler Toplanmalı?

Şirketi zarara uğratma suçu iddiasıyla yapılacak şikâyette de hukuk davasında da başarıyı belirleyen, paranın veya malın şirketten nasıl çıktığının belgeyle gösterilmesidir. İncelediğimiz bozma kararlarının bir bölümü eksik araştırmaya dayanır. Mahkemeler şirket defterlerinin, banka hareketlerinin ve yönetim kurulu kararlarının bilirkişiye inceletilmesini istemiştir. Şikâyet veya dava öncesinde şu belgeleri bir araya getirmek, sürecin hızını ve yönünü belirler:

  • Şirketin ticari defterleri, mizan ve bilançoları ile ilgili dönemin banka hesap hareketleri
  • Yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı tutanakları
  • Ticaret sicili gazetesindeki temsil ve imza yetkisi ilanları
  • Şirket adına yapılan satış, kira veya kredi sözleşmeleri ve bunların karşı tarafının yöneticiyle ilişkisi
  • Yöneticiye veya yakınlarına yapılan ödemelerin dekontları ve faturaları
  • Bilgi alma talebiniz ile şirketin cevabı, özel denetim başvurusu yapıldıysa onun sonucu

Yargıtay Kararlarında Şirket Yöneticisinin Cezai Sorumluluğu

Karar Olay Sonuç
11. CD E.2022/6896 K.2025/16443 Hissesini devreden müdür aracı, çek karnesini ve faturaları iade etmedi TCK m.155/2; temel hâlden ceza verilmesi bozuldu
15. CD E.2017/15572 K.2020/6877 Ortağın imzası taklit edilerek münferit yetki alındı, şirket tarlası satıldı Ticari faaliyet yok; 158/1-h değil TCK m.155/2; suç vasfında hata nedeniyle bozma
15. CD E.2020/9722 K.2021/6889 Pay devri ve diğer ortağın imza yetkisinin kaldırılması Nitelikli dolandırıcılık değil TCK m.155/2; bozma
11. CD E.2021/18538 K.2025/625 Ortaklardan hileyle para getirtilip şirkete yatırılmadı Çoğunluk TCK m.155/2; karşı oy 158/1-h; dosya Ceza Genel Kurulunda
11. CD E.2023/804 K.2023/7700 Sahte imzalı yönetim kurulu kararlarıyla teminat ve ipotek Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddi kanun yararına bozuldu
15. CD E.2017/27363 K.2019/9881 Ödenmeyen finansal kiralama, iflas erteleme Kast yok; beraat onandı
15. CD E.2017/6559 K.2019/2724 Yetkisiz sözleşmelerle şirket borçlandırıldı Suç sabit değil; beraat onandı
CGK E.2022/556 K.2023/209 TCK m.155/2’den mahkûmiyet Uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulamaz; bozma
11. HD E.2023/1171 K.2024/3951 Hukuk davası: şirket hesabından para çeken yönetici Uzamış ceza zamanaşımı değerlendirilmeli; bozma

Yöneticinin şirket malvarlığını kendine aktardığını düşünüyorsanız, suç duyurusu ile sorumluluk davasını aynı belge setiyle ama birbirinden bağımsız olarak planlamak gerekir. Ceza soruşturmasındaki bir uzlaştırma ya da beraat, tazminat hakkınızı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki dosyalar için Ankara ceza avukatı sayfamıza, tazminat yönü için Ankara şirket avukatı sayfamıza bakabilir veya iletişim sayfasından büromuzla görüşme planlayabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Şirketi zarara uğratma suçu var mı?

Bu adla bir suç yoktur. Yöneticinin eylemi, şirket malını kendi yararına kullanmışsa hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m.155/2), hileyle aldatmışsa dolandırıcılık, belge veya defterde sahtecilik yapmışsa sahtecilik ya da TTK m.562’deki özel suçlardan birini oluşturabilir.

Şirketi zarara uğratma suçu cezası ne kadar?

Eylemin oluşturduğu suça göre değişir. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır. Tacir veya şirket yöneticisinin dolandırıcılığında ise üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülür.

Ortağın şirketi zarara uğratması suç mu?

Ortak yönetimde görevliyse ve şirketin parasını veya malını kendi yararına kullanmışsa suç oluşabilir. Yönetimde görevi olmayan ortak için ise eylemin hangi suç tipine uyduğuna ayrıca bakılır. Kötü yönetim, ödeme güçlüğü veya başarısız yatırım tek başına suç değildir.

Şirket yöneticisinin güveni kötüye kullanma suçu şikâyete bağlı mı?

Hayır. TCK m.155’in yalnız birinci fıkrası şikâyete bağlıdır; şirket yöneticisinin yönetim yetkisi nedeniyle elinde bulundurduğu mal hakkında işlenen ikinci fıkradaki suç kendiliğinden soruşturulur. Ancak suç uzlaştırma kapsamındadır.

Şirket müdürü şirket parasını kendine aktarırsa hangi suç oluşur?

Yargıtay ceza dairelerinin kararlarında bu eylem kural olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m.155/2) sayılır. Para şirkete henüz girmemişken ortakların veya üçüncü kişilerin hileyle aldatılması söz konusuysa dolandırıcılık tartışması açılır.

Personelin şirketi zarara uğratması suç mu?

Çalışan, iş ilişkisi gereği kendisine teslim edilen şirket malını kendi yararına kullanırsa yine TCK m.155/2’deki suç gündeme gelir. Bu yazı yöneticiler üzerine kuruludur; çalışan açısından süreç hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaya ilişkin yazımızda anlatılmıştır.

Ceza davası beraatle biterse tazminat davası da kaybedilir mi?

Hayır. TBK m.74’e göre hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir. Tazminat için kast aranmaz; kusurlu yükümlülük ihlali, zarar ve illiyet bağı yeterlidir.

Ceza davası açılırsa tazminat davası için süre uzar mı?

Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa uzar. TTK m.560’a göre bu durumda sorumluluk davasında da ceza zamanaşımı uygulanır; TCK m.155/2 ve 158/1-h için bu süre on beş yıldır.

Zararı ödeyen yönetici cezadan kurtulur mu?

Kurtulmaz, ama ceza indirilir. TCK m.168’e göre zarar kovuşturma başlamadan tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadar indirilir. Ayrıca suç uzlaştırma kapsamında olduğundan uzlaşma ile dosya kapanabilir.

Yönetim kurulu üyelerinin cezai sorumluluğu limited şirket müdürü için de geçerli mi?

Evet. TCK m.155/2 ve 158/1-h, şirketin türüne göre ayrım yapmaz; anonim şirket yönetim kurulu üyesi de limited şirket müdürü de bu suçların faili olabilir. Yargıtay kararlarının önemli bir kısmı limited şirket müdürlerine ilişkindir.


Hukuki bilgilendirme notu: Şirketi zarara uğratan yöneticinin cezai ve hukuki sorumluluğu hakkında bu yazıda anlatılanlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66, 155, 158 ve 168. maddelerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve 253. maddelerine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 553, 560 ve 562. maddelerine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesine ve anılan Yargıtay kararlarına dayanan genel bilgilendirmedir; somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Ortaklar arasındaki olaylarda TCK m.155/2 ile 158/1-h arasındaki ayrım Ceza Genel Kurulunun önündeki bir dosyada tartışılmaktadır; suç duyurusu veya dava öncesinde belgelerinizle birlikte bir avukata danışmanız gerekir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

Resmî metinler: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu