Hukuk, İş Hukuku

Pandemide Kısa Çalışmada Gösterildim Ama Çalıştım, Eksik Prim Günlerim Ne Olacak?

Pandemide Kısa Çalışmada Gösterildim Ama Çalıştım, Eksik Prim Günlerim Ne Olacak

Kısa çalışma ödeneği eksik gün olarak bildirilen pandemi aylarında gerçekte tam gün çalıştıysanız, bu günler hizmet tespiti davasıyla prim gün sayınıza eklenebilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 22 Nisan 2026 tarihli kararıyla (E.2025/17967, K.2026/5412) bir vakıf üniversitesinde doktor öğretim görevlisi olarak çalışan davacının 1 Aralık 2020 ile 30 Haziran 2021 arasında Sosyal Güvenlik Kurumu’na eksik bildirilen 189 gününün tespitini onadı. Karar basında “eksik prim günü olanları ilgilendiren karar” diye yer aldı. Kararın tam metni ise haberlerde geçmeyen bir ayrıntıyı ortaya koyuyor: Üniversite, 2020-2021 eğitim yılı boyunca dersler çevrimiçi sürerken davacıyı kısa çalışma ödeneği uygulamasına almış ve bu yüzden aylık bildirimlerde gün sayısı eksik görünmüş. Davacı, bu dönemde tam gün ve kesintisiz çalıştığını ileri sürdü ve davayı kazandı.

Makale İçeriği

Bu yazı, pandemi döneminde işvereni tarafından kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan ama bu süre boyunca fiilen çalışmaya devam eden kişinin sorularını cevaplıyor. Hizmet dökümünde bu dönemin nasıl göründüğünü, hangi yolla düzeltilebileceğini, mahkemenin çalışmayı hangi delillerle kabul ettiğini ve aynı türden davaların hangi sebeplerle bozulduğunu, Yargıtay’ın 2023-2026 yılları arasında verdiği kararlar üzerinden anlatıyoruz. Dayanak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 86. maddesidir.

Kısaca

  • Kısa çalışma ödeneği alınan günler SGK’ya “18 – Kısa çalışma ödeneği” koduyla eksik gün olarak bildirilir ve bu günler prim ödeme gün sayınıza eklenmez.
  • O günlerde fiilen çalıştıysanız eksik günleri iş mahkemesinde açacağınız hizmet tespiti davasıyla kayda geçirebilirsiniz. SGK’nın “bu bildirimin denetimi İŞKUR’un işidir” savunması davanın esastan görülmesine engel olmuyor.
  • Yargıtay bu dosyalarda tanık beyanıyla yetinmiyor. Uzaktan ders verenler için çevrimiçi ders kayıtları, veliler ve Bakanlık kayıtları, işyerine gidenler için bordro tanıkları, puantaj ve takograf gibi kayıtlar araştırılıyor.
  • İşveren, 5510 sayılı Kanun’un geçici 94. maddesine dayanarak eksik günleri gecikme cezası ödemeden tamamlayabilir. Ancak bu başvuruyu işçi değil işveren yapar.

Haberdeki Kararın Asıl Konusu Kısa Çalışma Ödeneğiydi

Karara konu dosya Antalya 9. İş Mahkemesi’nde görüldü. Davacının dava dilekçesindeki anlatıma göre Covid-19 salgını nedeniyle Yükseköğretim Kurulu’nun tavsiye kararı doğrultusunda 2020-2021 güz ve bahar dönemlerinde dersler çevrimiçi yürütüldü. Üniversite yönetimi 28 Aralık 2020 tarihli bildirimiyle 1 Ocak 2021’den itibaren kısa çalışma uygulamasına geçileceğini, ücretlerin yüzde 70-80’inin Devlet tarafından karşılanacağını ve kalan yüzde 20-30’luk kısmın üniversite tarafından tamamlanacağını duyurdu. Davacı, Aralık 2020 ayında da kısa çalışma uygulanıyormuş gibi gösterilerek 27 günün eksik bildirildiğini, akademik takvimin ise eksiksiz biçimde çevrimiçi sürdürüldüğünü ileri sürdü.

Davacı ayrıca 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu‘nun 46. maddesine dayanarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu çerçevesinde çalışanların kısa çalışma kapsamına alınamayacağını savundu. Bu iddia mahkemece ayrıca tartışılmadı. Dosya, çalışmanın fiilen sürüp sürmediği üzerinden çözüldü.

Mahkeme davayı kabul etti ve davacının 1 Aralık 2020 ile 30 Haziran 2021 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz çalıştığını, SGK’ya eksik bildirilen 189 gün daha çalıştığını tespit etti. Basına yansıyan bilgilere göre karara esas alınan deliller arasında çevrimiçi ders kayıtları, çevrimiçi eğitim sistemindeki veriler, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları yer alıyordu. Yargıtay kararından anlaşıldığına göre bilirkişi raporu seçenekli hazırlanmıştı ve mahkeme davacının lehine olan seçeneği esas aldı. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, SGK’nın istinafını esastan reddetti. Üniversitenin istinafını ise yalnızca harç yönünden kabul etti; üniversite harçtan muaf olduğu hâlde harçla sorumlu tutulmuştu. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırarak aynı tespiti yeniden yaptı. Yargıtay, üniversitenin ve SGK’nın temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek bu kararı onadı.

Kararın gerekçesi tek paragraftır ve temyiz sebeplerinin bozmayı gerektirmediğini söyler. Metinde içtihat değişikliğine, yeni bir ilkeye veya “emsal” niteliğine işaret eden bir ifade yoktur. Kararın değeri, bu tür bir talebin nasıl ispat edildiğini ilk derece mahkemesinin kararı üzerinden göstermesindedir.

Aynı hafta verilen ikinci 189 günlük karar

Aynı Daire bir gün önce, 21 Nisan 2026’da, bambaşka bir dosyada yine 189 günlük bir tespiti onadı (E.2025/18474, K.2026/5148). Ankara 61. İş Mahkemesi’nde görülen bu davada davacı, bir üniversite kampüsü içinde faaliyet gösteren işletmede temizlik görevlisiydi. İşveren, kampüste dersler uzaktan yapıldığı ve sokağa çıkma kısıtlamaları uygulandığı için işyerinde tam bir çalışma olmadığını savundu. Mahkeme ise bordro tanıklarına dayanarak işyerinin yalnızca 2020’nin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında kapalı kaldığını, bu üç ay için eksik bildirim belirlenemediğini kabul etti. Sonraki aylarda eski çalışanlara kısa çalışma ödeneği kaydı yapılırken işe yeni alınanların çalıştırıldığı, gıda sektörünün kapanma yasaklarının dışında kaldığı ve işverenin imzalı puantaj sunmadığı tespit edildi. Mahkeme bu gerekçelerle davacının dokuz aya yayılan 189 gün daha çalıştığına karar verdi.

İki dosyanın gün sayısı aynı çıktı ama olayları ve delilleri farklıydı. Ortak noktaları, kayıtta kısa çalışma görünürken çalışmanın sürdüğünün başka kayıtlar ve tanıklarla gösterilmiş olmasıdır.

Kısa Çalışma Ödeneği Eksik Gün Olarak Hizmet Dökümünde Nasıl Görünür?

Bir ay içinde bazı günlerde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalı için işveren, o ayın bildiriminde eksik gün sayısını ve eksik gün nedenini beyan eder. 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dördüncü fıkrası bu yükümlülüğü düzenler. Kısa çalışma ödeneği eksik gün olarak bildirilirken hangi kodun seçildiği, sonradan açılacak davada ve işverenin düzeltme imkânında belirleyicidir. SGK’nın 25 Temmuz 2023 tarihli 2023/24 sayılı Genelgesi, pandemi dönemine ilişkin dört kodu şu şekilde sayar:

Eksik gün kodu Anlamı Hangi durumda kullanılır
18 Kısa çalışma ödeneği Ay içindeki eksik günlerin tamamı kısa çalışmadan kaynaklanıyorsa
27 Kısa çalışma ödeneği ve diğer nedenler Aynı ayda kısa çalışmanın yanında başka bir eksik gün nedeni de varsa
28 Pandemi ücretsiz izin 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 10. maddesine göre ücretsiz izne çıkarılan sigortalılar için
29 Pandemi ücretsiz izin ve diğer Pandemi ücretsiz izninin yanında başka bir eksik gün nedeni varsa

Hizmet dökümünüzde bu dönemde 30’un altında gün görüyorsanız, e-Devlet’teki dökümün yanında işverenin her ay verdiği muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki eksik gün nedenine de bakılmalıdır. Kodu dökümden göremiyorsanız, SGK’dan alacağınız ayrıntılı hizmet cetveli ve dava sırasında mahkemenin Kurumdan isteyeceği kayıtlar bu bilgiyi gösterir. Yargıtay dosyalarında SGK, cevap dilekçelerinde davacı için hangi ayda kaç gün “18” kodlu bildirim yapıldığını tek tek bildiriyor. Örneğin bir okul öncesi öğretmeni için 2020 Mart’ta 22 gün, Ekim’de 3 gün, 2021 Şubat-Mayıs arasında 10 ve 11’er gün “18” kodlu eksik bildirim yapıldığı Kurum cevabında yer aldı (10. HD E.2024/15515, K.2025/5202).

Kısa çalışma ödeneği eksik gün ne olacak, emekliliği etkiler mi?

Kısa çalışma ödeneği aldığınız günler için işveren SGK’ya prim günü bildirmez. Bu günler uzun vadeli sigorta kolları bakımından prim ödeme gün sayınıza eklenmez. Etkisi, emeklilik şartlarından hangisini beklediğinize bağlıdır. Yaş şartını bekleyen ve prim gün sayısını zaten doldurmuş biri için birkaç aylık eksiklik emeklilik tarihini değiştirmeyebilir. Prim günü eksik olan biri içinse eksik görünen her gün, emekliliği o kadar ileri iter. Kısa çalışma ödeneği alınan aylarda prime esas kazanç da bildirilmediği için aylık hesabına giren kazanç toplamı da düşer.

Bu boşluğu borçlanmayla kapatmak mümkün görünmüyor. 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi borçlanılabilecek süreleri tek tek sayar: doğum ve analık izni, askerlik, kısmi süreli çalışmanın eksik süreleri, doktora öğrenimi ve diğerleri. Kısa çalışma ödeneği alınan süreler ve pandemi ücretsiz izni bu listede yer almaz. Kendi emeklilik hesabınızı yaparken Kadın ve Erkek İçin 3600 Gün Emeklilik Şartları yazımızdaki gün eşiklerine bakabilirsiniz.

Fiilen Çalıştığınız Günler İçin Yol Hizmet Tespiti Davasıdır

Kısa çalışma ödeneği eksik gün olarak gösterilen ama gerçekte çalışılan günlerin prim ödeme gün sayınıza eklenmesi için kanunun öngördüğü yol, 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki hizmet tespiti davasıdır. Fıkraya göre aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını iş mahkemesine başvurarak ilâmla ispatlarlarsa, mahkeme kararında belirtilen kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. Eksik bildirilen günler de bu kapsamdadır. Yargıtay’ın incelediği pandemi dosyalarında uyuşmazlık, “kısmen bildirilen sigortalılık sürelerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespiti” diye tanımlanıyor (10. HD E.2023/2998, K.2023/6745).

Davada talep iki kalemden oluşabilir. Birincisi gün eksikliğidir; çalışılan ay tam olduğu hâlde daha az gün bildirilmiştir. İkincisi kazanç eksikliğidir; ücret gerçekte daha yüksek olduğu hâlde prime esas kazanç düşük gösterilmiştir. Pandemi dosyalarında ikisi birlikte ileri sürülebiliyor. 10. Hukuk Dairesi’nin 2 Mart 2026 tarihli kararında davacı şoför, hem 16 Mart – 10 Ağustos 2020 arasındaki çalışmalarının eksik bildirildiğini hem de net 3.200 TL olan ücretinin kazanç olarak eksik gösterildiğini ileri sürmüştü (E.2025/14361, K.2026/2357). Davanın genel şartlarını, husumetini ve yargılama usulünü Hizmet Tespit Davası ve Şartları rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık. Bu yazı, kısa çalışma dönemine özgü noktalara odaklanıyor.

SGK’nın “bu bildirimi İŞKUR denetler” savunması davayı engeller mi?

Pandemi dosyalarında SGK’nın cevap dilekçelerinde aynı savunma tekrar ediyor: Kısa çalışma ödeneğinden yararlandığı hâlde eksik gün çalışması olmadığı iddiasının muhatabı Kurum değildir, denetim yetkisi İŞKUR’a bağlı iş müfettişlerindedir ve Kurumun “18” kodlu eksik gün bildirimi nedeniyle işverenden belge isteme yetkisi yoktur (10. HD E.2024/309, K.2024/4506 ve E.2024/15515, K.2025/5202 içinde aktarılan Kurum cevapları). Bu savunmanın aktarıldığı iki dosyada da ilk derece mahkemeleri davayı esastan inceleyip kabul etti; Yargıtay’ın bozma sebepleri ise bu savunmayla değil, feragat dilekçesi ve delillerin yetersizliğiyle ilgiliydi. Uyuşmazlık, sigortalının o günlerde fiilen çalışıp çalışmadığı üzerinden incelendi. Kurumun denetim yetkisinin kimde olduğu, işçinin mahkeme önünde çalışmasını ispat etme hakkını ortadan kaldırmıyor.

Dava kime açılır, hangi mahkemede görülür?

Dava işverene karşı iş mahkemesinde açılır. Dava açmadan önce SGK’ya başvurmanız gerekmez. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu‘nun 4. maddesinin birinci fıkrası, sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında aranan Kuruma ön başvuru şartından hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti taleplerini açıkça hariç tutar. SGK davalı değildir ama aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince dava Kuruma re’sen ihbar edilir ve Kurum davalı yanında fer’î müdahil olarak katılır. Fer’î müdahil Kurum, yanında katıldığı işveren kanun yoluna başvurmasa bile istinaf ve temyize gidebilir ve kesinleşen kararı uygulamakla yükümlüdür. İncelediğimiz onama kararlarının bir kısmında temyiz eden tek taraf SGK’ydı. Arabuluculuk dava şartı da hizmet tespiti talebi için uygulanmaz; aynı Kanun’un 3. maddesi bu şartı işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalar için öngörür.

Davanın feragatle sona erdirilmesi de mümkün değildir. Yargıtay, kısa çalışma ödeneğine esas süreler hariç eksik bildirimlerin tespiti istenen bir dosyada davacının feragat dilekçesi verdiğini, ancak sigortalılığın tespitine ilişkin davadan feragat edilemeyeceğini belirterek kararı bozdu. Bu dosyada dilekçenin davanın geri alınması niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerekiyordu (10. HD E.2024/309, K.2024/4506, 25.04.2024).

Mahkeme Kısa Çalışma Döneminde Çalıştığınızı Hangi Delillerle Kabul Ediyor?

Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin kabul edildiği için mahkeme tarafların gösterdiği delillerle yetinmez, gerektiğinde kendiliğinden araştırma yapar. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu tür dosyalarda yapılacak araştırmayı ayrıntılı bir liste hâlinde sayıyor. Davacıyla ilgili tüm belge ve kayıtlar işverenden istenmeli, işyerinin Kurumdaki dosyası, ücret bordroları ve puantaj kayıtları getirtilmeli, bordrolarda adı geçen sigortalılar tanık olarak dinlenmeli, Kurum müfettişlerinin inceleme yapıp yapmadığı sorulmalı, aynı çevredeki işyerlerinin bordrolu çalışanları tanık olarak saptanmalı ve varsa işçilik alacağı dosyasındaki tanık anlatımlarıyla karşılaştırma yapılmalıdır (E.2025/4593, K.2025/10712; E.2025/14361, K.2026/2357). Aynı kararlar çalışmanın kısmi ve kesintili olup olmadığının da araştırılmasını istiyor. Pandemi dosyalarında bu son nokta özellikle önemlidir, çünkü işverenin savunması çoğunlukla çalışmanın tamamen durduğu değil, azaldığı yönündedir.

Uzaktan ders veren öğretmen ve akademisyenler için deliller

Eğitim kurumlarında çalışanların dosyalarında asıl soru, yüz yüze eğitim yapılmayan dönemde çevrimiçi eğitimin sürüp sürmediği ve davacının bu eğitimde ne kadar ders verdiğidir. 10. Hukuk Dairesi’nin 9 Nisan 2025 tarihli onama kararına konu dosyada, pandemi nedeniyle ücretsiz izinde gösterilen bir öğretmenin 2020 Nisan ile 2021 Haziran arasında uzaktan eğitim verdiği şu delillerle kabul edildi: ders katılım süreleri, ders programları, okulun sosyal paylaşım sayfasındaki paylaşımlar, Skype üzerinden yapılan çevrimiçi dersler, WhatsApp sınıf grupları ve yazışma ekran görüntüleri, bunların yanında bordro tanıklarının yeminli beyanları (E.2024/16285, K.2025/5289). Mahkeme bu dosyada davacının Zoom, Skype ve WhatsApp üzerinden uzaktan eğitim görevini yerine getirdiğini tespit etti.

Aynı Daire, delilleri eksik kalan iki öğretmen dosyasında ise ilk derece kararlarını bozdu. Bu bozmalardan biri davacı lehine, diğeri aleyhine sonuç doğurdu:

  • Okul öncesi öğretmeni, kabul kararı bozuldu (E.2024/15515, K.2025/5202, 08.04.2025). İlk derece mahkemesi 395 günün tespitine karar vermişti. Yargıtay’a göre dinlenen tanıklardan okul öncesi eğitimin uzaktan yürütülüp yürütülmediği açıkça anlaşılmıyordu. Mahkemenin önce pandemi döneminde okul öncesi eğitimin uzaktan eğitim kapsamına alınıp alınmadığını ilgili Bakanlıktan sorması, ardından davacının eğitim verdiği öğrencilerin velilerini tespit ederek tanık olarak dinlemesi gerekiyordu.
  • Öğretmen, ret kararı bozuldu (E.2025/15183, K.2026/4833, 15.04.2026). İlk derece mahkemesi, kısa çalışma ödeneği alınan sürede tam süreli çalışmanın tespit edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmişti. Yargıtay araştırmayı yetersiz buldu. Davacının çevrimiçi eğitime hangi tarihte başlayıp hangi tarihe kadar devam ettiği sorulmalı, öğrenci velilerinden çevrimiçi eğitimin başladığı ve bittiği tarihler öğrenilmeli, okul kayıtları ile Bakanlık kayıtlarından okul programı ve çevrimiçi ders programları getirtilmeli, sınava hazırlık öğrencilerine çevrimiçi ders verilip verilmediği araştırılmalı ve tanıkların “kapanma döneminde bile tam mesai yaptık” ile “ders sayısının düşürülüp düşürülmediğini bilmiyorum” şeklindeki çelişkili beyanları giderilmeliydi.

Bu kararlardan çıkan sonuç, eğitim kurumunda çalışan biri için en güçlü delilin kurumun kendi sistemindeki kayıtlar olduğudur. Çevrimiçi eğitim platformunun oturum ve ders kayıtları, ders programları, kurum e-postaları, sınav ve ödev yazışmaları ile veli ve öğrenci grupları bu kapsamdadır. Bu kayıtların çoğu işverenin elindedir. Dava açıldığında mahkemeden bunların işverenden ve ilgili Bakanlıktan istenmesini talep etmek mümkündür. Elinizde kalan ekran görüntüleri ve yazışmalar ise bu talebin dayanağını oluşturur. Uzaktan çalışmanın genel hukuki çerçevesini Freelance ve Uzaktan Çalışanların İş Hukuku Kapsamı yazımızda anlattık.

İşyerine gidip çalışmaya devam edenler için deliller

İşyerine fiilen gidilen dosyalarda belirleyici olan, işyerinin o dönemde gerçekten açık olup olmadığı ve davacının işin yürütülmesinde fiilen yer alıp almadığıdır. Bu konuda kararlarda öne çıkan deliller şunlardır:

  • Bordro tanıkları. İşverenin resmi kayıtlarında aynı dönemde çalıştığı görünen kişilerin beyanları en güçlü tanık delilidir. Antalya’daki bir dosyada bölge adliye mahkemesi, davacının önceki yılların kış dönemlerinde de 30 gün üzerinden bildirildiğini ve talep dönemini kapsayan bordro tanıklarının bulunduğunu, iş azalmış olsa bile davacının pozisyonu gereği çalışmaya devam ettiğini kabul etmişti (10. HD E.2024/309, K.2024/4506 içinde aktarılan gerekçe).
  • İşe yeni alımlar. Eski çalışanlar kısa çalışma ödeneğinde gösterilirken işverenin aynı dönemde yeni işçi alması, işyerinin personel ihtiyacı olduğunu gösterir. Ankara’daki kampüs işletmesi dosyasında bu olgu belirleyici oldu (E.2025/18474, K.2026/5148).
  • Puantaj ve giriş-çıkış kayıtları. İşverenin imzalı puantaj sunmaması aynı dosyada davacı lehine değerlendirildi.
  • Sektörün kapanma kapsamında olup olmadığı. Gıda sektörünün kapanma yasaklarının dışında kalması, işyerinin açık olduğu sonucunu destekledi.
  • Araç ve hareket kayıtları. Şoför olarak çalışan davacının dosyasında Yargıtay, ilgili tarihlerdeki trafik cezalarının ve takograf kayıtlarının sorulmasını istedi (E.2025/14361, K.2026/2357).

Tanıkların hepsi aynı birimde çalışıyorsa

Bir hastanenin kantininde çalışan davacının dosyasında ilk derece mahkemesi, 2020 Nisan-Ağustos arasında kısa çalışma nedeniyle eksik bildirilen günleri tespit etmişti. Yargıtay bu kararı bozdu, çünkü dinlenen tanıkların hepsi davacı gibi kantinde çalışan kişilerdi. Hastanede yönetici, müdür, hemşire ve doktor gibi başka çalışanlar da vardı. Bu kişiler dinlenerek kısa çalışmanın gerçekten uygulanıp uygulanmadığı ve davacının çalışmasına ara verip vermediği tereddütsüz biçimde ortaya konulmalıydı (10. HD E.2025/14331, K.2026/1758, 23.02.2026).

Bu bozmanın pratik sonucu şudur: Davacıyla aynı durumda olan ve büyük ihtimalle aynı davayı açmış ya da açacak olan çalışma arkadaşlarının beyanları, mahkeme gözünde tek başına yeterli olmayabilir. Aynı işyerinde kısa çalışmaya alınmamış, farklı birimde çalışan kişilerin tanıklığı dosyayı güçlendirir.

Kısa Çalışma Dosyalarında Kabul Kararları Hangi Sebeplerle Bozuldu?

Pandemi dönemine ilişkin hizmet tespiti kararları incelendiğinde onama kararlarının çoğunun gerekçesiz olduğu görülüyor. Daire yalnızca temyiz sebeplerinin bozmayı gerektirmediğini söylüyor. Bozma kararları ise hangi eksikliklerin dosyayı kaybettirebileceğini somut olarak gösteriyor. Bu bozmaların bir kısmı işçi aleyhinedir:

  • Kayda uygun çalıştığını söyleyen bordro tanıkları. Bir dosyada davacı adına pandemi nedeniyle “28” ve “29” kodlu bildirimler yapılmıştı ve bordro tanıkları davacının sigorta kaydında görünen şekilde çalıştığını söyledi. Yargıtay, bu işveren yönünden tespit edilecek bildirilmemiş gün ve eksik prim bulunmadığını kabul etti (E.2025/4593, K.2025/10712, 26.06.2025).
  • Dönüşümlü çalışma. Davacının dört kez ücretsiz izne ayrıldığı ve pandemi döneminde iki grup hâlinde dönüşümlü çalışıldığı anlaşılan dosyada, kısmen kabul kararı bu olgular gözetilmeden çalışılan süreler belirlenmediği için bozuldu (E.2024/6943, K.2024/11006, 14.11.2024).
  • Uzaktan eğitimin gerçekten yapılıp yapılmadığının araştırılmaması. Okul öncesi öğretmeni dosyasında 395 günlük kabul, Bakanlığa ve velilere başvurulmadığı için bozuldu.
  • Aynı birimden tanık. Hastane kantini dosyasında kabul, farklı birimlerden tanık dinlenmediği için bozuldu.

Bu sonuçlar, kısa çalışma dönemine ait davaların otomatik olarak kazanılmadığını gösteriyor. İşveren pandemi döneminde işin gerçekten azaldığını, çalışanların dönüşümlü çalıştırıldığını veya işyerinin kapalı kaldığını ileri sürüyorsa, mahkeme her ayı ayrı ayrı inceliyor. Ankara’daki kampüs dosyasında işyerinin kapalı kaldığı ilk üç ay tespitin dışında kaldı. Davayı açarken her ay için hangi günlerde çalıştığınızı ve bunu hangi kayıtların gösterdiğini ayrı ayrı ortaya koymak, kabul edilecek günlerin sayısını doğrudan etkiler.

İş müfettişi kısa çalışmanın uygulanmadığını tespit ettiyse

Kısa çalışma uygulamasının denetimi sonucunda müfettiş, işçilerin o dönemde fiilen çalıştığını tespit edebilir. Gediz’deki bir dosyada SGK, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 29 Ocak 2021 tarihli müfettiş raporuna dayanarak davacı dahil 119 kişinin kısa çalışma eksik gün koduyla bildirilen çalışmalarını, rapordaki gün ve kazanç miktarına uygun şekilde tam zamanlı çalışma olacak biçimde tamamladığını bildirdi. Yani müfettiş tespiti, mahkeme kararı beklenmeden günlerin Kurumca tamamlanmasıyla sonuçlanabiliyor. Aynı dosyada işveren İş Müdürlüğü’nün 10 Mart 2021 tarihli raporunun iptali için ayrıca dava açmıştı. 10. Hukuk Dairesi, bu davanın bekletici mesele yapılmadan hizmet tespiti hakkında karar verilmesini bozma sebebi saydı (E.2023/6615, K.2023/7567). İşyerinizde böyle bir denetim yapıldıysa, raporun sonucunu ve işverenin rapora karşı dava açıp açmadığını öğrenmek, kendi davanızın süresini ve kapsamını doğrudan etkiler.

Pandemi Ücretsiz İzninde Gösterilip Çalıştırıldıysanız

Pandemi döneminde kısa çalışmanın yanında ikinci bir uygulama daha vardı. 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 10. maddesine göre işveren işçiyi ücretsiz izne çıkarabiliyordu. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan bu işçilere 4447 sayılı Kanun’un geçici 24. maddesine göre İşsizlik Sigortası Fonu’ndan nakdi ücret desteği ödendi. Destek tutarı günlük 39,24 TL olarak başladı, 2021 Nisan ayı ve sonrası için günlük 50 TL’ye çıkarıldı. Bu işçiler SGK’ya “28 – Pandemi ücretsiz izin” koduyla bildirildi.

Kanun, nakdi ücret desteği alan işçinin fiilen çalıştırılmasını ayrıca yaptırıma bağladı. 4447 sayılı Kanun’un geçici 24. maddesine göre bu durumun tespiti hâlinde işverene, çalıştırılan her işçi ve her ay için ayrı ayrı aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir ve ödenen destek, ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle işverenden tahsil edilir.

Ücretsiz izinde gösterilip çalıştırılan işçi için de yol aynıdır. Fiilen çalışılan günler hizmet tespiti davasıyla kayda geçirilebilir. Yukarıda anlatılan Side’deki okul dosyasında davacı öğretmen kısa çalışmada değil ücretsiz izinde gösterilmişti ve dava çevrimiçi ders kayıtlarıyla kazanıldı (E.2024/16285, K.2025/5289).

İşverenin Eksik Günleri Cezasız Tamamlama İmkânı

12 Ocak 2023 tarihli 7431 sayılı Kanun’la 5510 sayılı Kanun’a eklenen geçici 94. madde, kısa çalışma ödeneği ve nakdi ücret desteğinden yersiz yararlanıldığı tespit edilen işverenlere bir düzeltme imkânı tanıdı. Maddeye göre 4447 sayılı Kanun’un geçici 29. ve geçici 32. maddelerinden yararlanan işverenler, sigortalılar adına eksik bildirdikleri günlere ilişkin ek belgeleri Kuruma başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde verir ve primleri aynı sürede öderse, bu yükümlülükler süresinde yerine getirilmiş sayılır. Bu da gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaması anlamına gelir.

SGK’nın 2023/24 sayılı Genelgesi uygulamanın şartlarını belirledi. Sigortalı hakkında 4447 sayılı Kanun’un geçici 29 veya geçici 32. maddesinin uygulanmış olması, yersiz ödeme yapılan aylarda sigortalının hizmetlerinin eksik bildirilmiş olması ve eksik gün kodunun 18, 27, 28 veya 29 olması gerekir. İşveren önce Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nden onaylı formu alır, sonra bu formla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne veya Merkez Müdürlüğü’ne başvurur. Bildirilebilecek gün sayısı, İŞKUR’un onayladığı formdaki “fazla ve yersiz ödeme yapılan gün sayısı” kadardır, bundan fazla veya az olamaz. Bu belgeler için geriye dönük prim teşviklerinden yararlanılamaz.

Bu düzenlemenin işçi açısından önemli bir sınırı var: başvuruyu işveren yapar. Madde, sigortalıya kendi adına başvurma hakkı tanımaz. İşveren bu yola gitmezse ya da İŞKUR’un yersiz ödeme tespiti sizin fiilen çalıştığınız günlerin tamamını kapsamıyorsa, kalan günler için yol yine hizmet tespiti davasıdır. Genelge ayrıca fiili çalışması olmayan kişiler için bu madde kapsamında bildirim yapıldığı sonradan tespit edilirse sahte sigortalılık hükümlerinin uygulanacağını ve Türk Ceza Kanunu’nun 204, 206 ve 207. maddeleri kapsamında suç duyurusunda bulunulacağını belirtiyor.

İşverenin ödenek borcu silindiyse eksik günleriniz de düzelir mi?

Düzelmez. 4447 sayılı Kanun’un 3 Kasım 2022 tarihli 7420 sayılı Kanun’la eklenen geçici 32. maddesi, Covid-19 nedeniyle ödenen kısa çalışma ödeneği ve nakdi ücret desteğinde hatalı işlemlerden doğan fazla ve yersiz ödemelerden yürürlük tarihinde henüz tahsil edilmemiş olanları ve nakdi ücret desteği alan işçinin fiilen çalıştırılması nedeniyle verilen idari para cezalarını terkin etti. Tahsil edilmiş olanlar iade veya mahsup edilmiyor. Kısa çalışma döneminde işçi çıkarılmasından doğan yersiz ödemeler ile ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına konu olan ödemeler bu terkinin kapsamı dışında bırakıldı.

Terkin işverenin Fon’a olan borcunu ilgilendirir. Sizin hizmet dökümünüzdeki eksik günler bu işlemle kendiliğinden tamamlanmaz. Eksik günlerin tamamlanması için ya işverenin geçici 94. madde başvurusunu yapması ya da sizin hizmet tespiti davası açmanız gerekir.

Aldığım Kısa Çalışma Ödeneğini Geri Ödemek Zorunda mıyım?

İşçiyi en çok tedirgin eden soru budur: Mahkeme o günlerde çalıştığımı tespit ederse, hesabıma yatan kısa çalışma ödeneğini İŞKUR benden geri ister mi? Kanunun kuralı, fazla ödemenin kimin kusurundan doğduğuna bakar. 4447 sayılı Kanun’un ek 2. maddesinin son fıkrasına göre işverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler yasal faiziyle birlikte işverenden tahsil edilir. Covid-19 dönemine özgü geçici 25. madde de aynı kuralı tekrarlar: Kısa çalışma ödemeleri uygunluk tespiti beklenmeden işverenin beyanına göre yapıldı ve işverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ve yersiz ödemeler yasal faiziyle işverenden tahsil edilir.

Ek 2. maddeye 25 Ocak 2024 tarihli 7495 sayılı Kanun’la eklenen cümle, sigortalının kusurundan kaynaklanan fazla ödemelerin sigortalıdan tahsil edileceğini öngörür. Bu cümle, işçinin işverenden bağımsız olarak başka bir işte çalışması gibi kendi kusurundan doğan durumlara ilişkindir. İşvereni sizi kısa çalışma listesine alıp çalıştırmaya devam ettiyse hatalı bildirim işverenindir. Ayrıca yukarıda anlatılan 4447 sayılı Kanun’un geçici 32. maddesi, pandemi dönemindeki yersiz ödemelerden 2022’de henüz tahsil edilmemiş olanları zaten terkin etti. Size İŞKUR’dan bir borç yazısı geldiyse, borcun hangi kusura dayandırıldığı yazıdan okunmalı ve itiraz bu noktaya yöneltilmelidir.

Kısa Çalışma Dönemi İçin Dava Açma Süresi Geçti mi?

5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrası hizmet tespiti için beş yıllık bir süre öngörür ve bu sürenin başlangıcı “hizmetlerin geçtiği yılın sonu”dur. Bu süre hak düşürücü süredir, dolduğunda hak bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkar. Bu kurala göre yalnızca bakılırsa 2020 yılındaki çalışmalar için süre 31 Aralık 2025’te, 2021 yılındaki çalışmalar için 31 Aralık 2026’da dolmuş olur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise bu sürenin her durumda uygulanmadığını açıkça belirtiyor. 24 Nisan 2024 tarihli kararında (E.2023/921, K.2024/197) hak düşürücü sürenin yalnızca işveren tarafından belgeleri verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerli olduğunu söyledi. Karara göre işe giriş bildirgesi Kuruma verilmiş ve sigortalı bildirgenin verildiği işyerinde çalışmasını sürdürmüşse, hiç prim ödenmemiş olsa bile hak düşürücü süre işlemez. Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Kurul bu kabulün gerekçesini de açıklıyor: Hiç bildirim yapılmayan sigortalılarla kısmi bildirim yapılan sigortalıları aynı hukuki statüye tabi tutmak hukuka ve hakkaniyete aykırı olur. Çalışma arada kesintiye uğramışsa süre her dönem için ayrı ayrı değerlendirilir.

Kısa çalışma ödeneği eksik gün bildiriminde sigortalının işe girişi zaten Kuruma bildirilmiştir. Kısa çalışma, iş sözleşmesi devam ederken uygulanan bir rejim olduğu için sigortalı aynı işyerinin kaydında kalmaya da devam eder. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulu’nun ölçütüne göre bu dosyalarda beş yıllık süre davacının aleyhine işlemeyebilir. Ancak SGK ve işveren bu itirazı pandemi dosyalarında da ileri sürüyor. Arada işten ayrılıp başka bir işyerinde çalıştıysanız ya da işvereniniz değiştiyse, kesinti nedeniyle her dönem ayrıca hesaplanır. En güvenli yol, 2021 yılındaki çalışmalarınız için davayı 31 Aralık 2026’dan önce açmaktır. Süre konusundaki diğer istisnaları Hizmet Tespit Davası ve Şartları yazımızın hak düşürücü süre bölümünde anlattık.

Bu Karar Emsal mi, Daha Önce de Böyle Kararlar Verildi mi?

Haberde yer alan karar yeni bir ilke koymuyor. Kısa çalışma ödeneğinde gösterilip fiilen çalışan sigortalının hizmet tespiti talebi, 10. Hukuk Dairesi’nin 2023’ten bu yana düzenli olarak önüne gelen bir dosya türüdür. Yargıtay’ın karar arama sisteminde “kısa çalışma” ve “hizmet tespiti” ifadelerini birlikte içeren kararlar arasında “pandemi” kelimesi geçenlerin sayısı 24’tür. “Covid” kelimesiyle yapılan aramada 17, “uzaktan” kelimesiyle yapılan aramada 23 karar çıkıyor. Bu dosyalarda 2023 yılından itibaren hem onama hem de bozma kararları verilmiş. Örneğin 13 Haziran 2023 tarihli kararda 1 Nisan – 11 Kasım 2020 arasındaki kısmi bildirimlere rağmen kesintisiz çalışmanın tespiti onandı (E.2023/2998, K.2023/6745). 2025 yılındaki iki onama kararı ise Nisan-Ağustos 2020 dönemine ilişkindi (E.2024/13497, K.2025/3052 ve E.2024/14844, K.2025/3976).

Haberdeki dosyanın özelliği, işverenin bir yükseköğretim kurumu olması ve çalışmanın tamamen çevrimiçi yürümüş olmasıdır. Uygulanan ölçüt ise yeni değildir. Mahkeme, çalışmanın varlığını resmi kayıtlarla çelişse bile başka güvenilir delillerle tespit ediyor. Bu da hizmet tespiti davasının en baştan beri var olan işlevidir. Haberin “eksik prim günü olanları ilgilendiriyor” başlığı bu açıdan geniş tutulmuştur. Karar, pandemi döneminde kısa çalışma veya ücretsiz izin gerekçesiyle eksik bildirilip gerçekte çalışılan günler için anlamlıdır.

Kısa Çalışma ve Pandemi Dönemi Hizmet Tespiti Kararları

Karar Olay Sonuç
10. HD, E.2025/17967, K.2026/5412, 22.04.2026 Vakıf üniversitesi öğretim görevlisi, kısa çalışma, çevrimiçi ders 189 günlük tespit onandı
10. HD, E.2025/18474, K.2026/5148, 21.04.2026 Kampüs işletmesinde temizlik görevlisi, yeni işçi alımı, puantaj yok 189 günlük tespit onandı
10. HD, E.2025/15183, K.2026/4833, 15.04.2026 Öğretmen, kısa çalışma döneminde çevrimiçi eğitim Ret kararı bozuldu, ders programları ve veliler araştırılacak
10. HD, E.2025/14361, K.2026/2357, 02.03.2026 Şoför, gün ve kazanç eksikliği Kabul bozuldu, trafik cezası ve takograf kayıtları sorulacak
10. HD, E.2025/14331, K.2026/1758, 23.02.2026 Hastane kantini çalışanı, kısa çalışma Kabul bozuldu, farklı birimlerden tanık dinlenecek
10. HD, E.2025/4593, K.2025/10712, 26.06.2025 Kod 28 ve 29 bildirimi, bordro tanıkları kayda uygun çalışma dedi O işveren yönünden tespit edilecek gün yok
10. HD, E.2024/16285, K.2025/5289, 09.04.2025 Ücretsiz izinde gösterilen öğretmen, Zoom, Skype ve WhatsApp kayıtları Tespit onandı
10. HD, E.2024/15515, K.2025/5202, 08.04.2025 Okul öncesi öğretmeni, 395 gün Kabul bozuldu, Bakanlığa ve velilere sorulacak
10. HD, E.2024/6943, K.2024/11006, 14.11.2024 Dört kez ücretsiz izin, dönüşümlü çalışma Kısmen kabul bozuldu
10. HD, E.2024/309, K.2024/4506, 25.04.2024 Şoför, kısa çalışma döneminde tam çalışma iddiası Feragat edilemez, karar bozuldu
HGK, E.2023/921, K.2024/197, 24.04.2024 Hak düşürücü süre Bildirge verilmiş ve çalışma sürmüşse süre işlemez

Hizmet Dökümünüzde Pandemi Döneminde Eksik Gün Görüyorsanız

Kısa çalışma ödeneği eksik gün dosyalarında sonucu belirleyen, işverenin kayıtta ne gösterdiği değil, o aylarda gerçekte ne yaptığınızı hangi kayıtların gösterdiğidir. Hizmet dökümünüzdeki eksik günleri ay ay çıkarıp her ay için çalıştığınızı gösteren yazışmaları, ders veya iş kayıtlarını, banka hesabınıza yatan ücret ödemelerini ve aynı dönemde çalışan kişilerin adlarını bir araya getirmek davanın temelini oluşturur. İşvereniniz geçici 94. madde kapsamında başvuru yaptı mı, İŞKUR’dan size bir yazı geldi mi, arada işyeriniz değişti mi? Bu soruların cevabına göre izlenecek yol değişir. Belgelerinizi Ankara İşçi Avukatı sayfamızda anlattığımız şekilde birlikte değerlendirebiliriz. Görüşme talebinizi İletişim sayfasından iletebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kısa çalışma ödeneği aldığım günler emeklilikte sayılır mı?

Sayılmaz. Kısa çalışma ödeneği alınan günler SGK’ya “18” veya “27” koduyla eksik gün olarak bildirilir ve prim ödeme gün sayısına eklenmez. O günlerde fiilen çalıştıysanız, hizmet tespiti davasıyla bu günlerin prim gün sayınıza eklenmesini isteyebilirsiniz.

Kısa çalışma ödeneği eksik gün kodu nedir?

Ay içindeki eksik günlerin tamamı kısa çalışmadan kaynaklanıyorsa kod 18 “Kısa çalışma ödeneği”, aynı ayda başka bir eksik gün nedeni de varsa kod 27 “Kısa çalışma ödeneği ve diğer nedenler” kullanılır. Pandemi ücretsiz izni için kod 28, ücretsiz izinle birlikte başka bir neden varsa kod 29 seçilir.

Kısa çalışmada gösterilip çalıştırıldım, ne yapabilirim?

Fiilen çalıştığınız günlerin tespiti için işverene karşı iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açabilirsiniz. Önce SGK’ya başvurmanız gerekmez, arabuluculuk şartı da aranmaz. Dava SGK’ya re’sen ihbar edilir. Çalışmanızı gösteren yazışmaları, iş kayıtlarını ve aynı dönemde işyerinde çalışan kişilerin adlarını önceden toplamanız yararlı olur.

SGK eksik prim davası zamanaşımı var mı?

Hizmet tespiti için kanunda hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayan beş yıllık hak düşürücü süre vardır. Hukuk Genel Kurulu’na göre işe giriş bildirgesi verilmiş ve aynı işyerinde çalışma sürmüşse bu süre işlemez. Arada kesinti varsa her dönem ayrı hesaplanır. Bu nedenle 2021 yılındaki çalışmalar için davayı 31 Aralık 2026’dan önce açmak en güvenli yoldur.

Pandemi ücretsiz izin döneminde sigorta primi ödenir mi?

Pandemi ücretsiz izninde geçen günler için işveren prim günü bildirmez. Bu günler SGK’ya “28” veya “29” koduyla eksik gün olarak bildirilir. Bu dönemde fiilen çalıştırıldıysanız günlerin tespiti hizmet tespiti davasıyla istenebilir. Kanun ayrıca işverene her işçi ve her ay için asgari ücret tutarında idari para cezası öngörür.

İşveren eksik günlerimi kendisi tamamlayabilir mi?

Tamamlayabilir. 5510 sayılı Kanun’un geçici 94. maddesine göre kısa çalışma ödeneği veya nakdi ücret desteğinden yersiz yararlandığı tespit edilen işveren, İŞKUR’dan alacağı onaylı formla SGK’ya başvurup eksik günleri gecikme cezası ödemeden bildirebilir. Bu başvuruyu yalnızca işveren yapabilir.

Mahkeme çalıştığımı tespit ederse kısa çalışma ödeneğini geri öder miyim?

İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesinden doğan fazla ödemeler kanun gereği yasal faiziyle işverenden tahsil edilir. Sigortalıdan tahsil, ödemenin sigortalının kendi kusurundan doğduğu durumlar içindir. Pandemi dönemindeki yersiz ödemelerden 2022 yılında henüz tahsil edilmemiş olanlar 4447 sayılı Kanun’un geçici 32. maddesiyle terkin edildi.

Uzaktan ders verdiğim dönemi nasıl ispat ederim?

Çevrimiçi eğitim platformundaki ders ve oturum kayıtları, ders programları, kurum e-postaları, veli ve öğrenci grupları ile yazışmalar başlıca delillerdir. Yargıtay bu dosyalarda velilerin tanık olarak dinlenmesini ve Bakanlık ile okul kayıtlarından çevrimiçi ders programlarının getirtilmesini istiyor.

Tanıklarım benimle aynı birimde çalışıyorsa yeterli olur mu?

Yeterli olmayabilir. Yargıtay, tanıkların hepsi davacı gibi hastane kantininde çalışan kişiler olan bir dosyada kabul kararını bozdu ve hastanenin yönetici, hemşire ve doktor gibi diğer çalışanlarının da dinlenmesini istedi. Kısa çalışmaya alınmamış, farklı birimlerde çalışan kişilerin tanıklığı dosyayı güçlendirir.

İşverenin kısa çalışma borcu silindiyse eksik günlerim düzelir mi?

Düzelmez. 4447 sayılı Kanun’un geçici 32. maddesi işverenin Fon’a olan yersiz ödeme borcunu ve bazı idari para cezalarını terkin etti. Bu işlem hizmet dökümünüzdeki eksik günleri tamamlamaz. Bunun için işverenin 5510 sayılı Kanun’un geçici 94. maddesine göre başvuru yapması ya da sizin hizmet tespiti davası açmanız gerekir.

Bu yazıdaki bilgiler 5510 ve 4447 sayılı kanunların yürürlükteki metinlerine, SGK’nın 2023/24 sayılı Genelgesi’ne ve Yargıtay’ın 2023-2026 yılları arasında verdiği kararlara dayanır ve genel bilgilendirme amacı taşır. Kendi dosyanızda hangi günlerin tespit edilebileceği, işyerinin o dönemdeki durumu ve elinizdeki kayıtlar birlikte incelenerek belirlenir.