Hukuk, Ticaret Kanunu

Adi Ortaklık Tebligatı Kime Yapılır, Ortaklık Adına Gelen Evrak Geçerli mi?

Adi Ortaklık Tebligatı Kime Yapılır, Ortaklık Adına Gelen Evrak Geçerli mi

Adi ortaklık tebligatında en yaygın yanılgı, ortaklığın adına ve adresine gönderilen tek bir evrakın bütün ortakları bağladığı düşüncesidir. Oysa adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur; tebligatın muhatabı ortaklık değil, ortaklığı oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin her biridir. Şirketlerde geçerli olan “temsilcilerden birine tebliğ yeter” kuralı Tebligat Kanunu’nda yalnızca tüzel kişiler için yazılmıştır.

Makale İçeriği

Bu yüzden ödeme emri, dava dilekçesi, duruşma davetiyesi veya gerekçeli karar her ortağa kendi adına ve kendi adresinde tebliğ edilir. Ortaklık adına çıkarılan bir ödeme emri Yargıtay kararlarında usulsüz sayılır ve tebliğ edilmeyen ortak bakımından takip kesinleşmez. Vergi tarafında ise kural farklı işler: katma değer vergisinde tarhiyatın muhatabı, kanun gereği ortaklardan herhangi biridir.

Kısaca

  • Kısa cevap: Adi ortaklık tebligatı ortaklığa değil, ortakların her birine ayrı ayrı yapılır; ortaklık adına ve ortaklık adresine yapılan tebliğ ortakları kural olarak bağlamaz.
  • Ne yapmalı: Ortaklık adına bir ödeme emri geldiyse ödeme emrine itiraz süresini beklemeden avukata danışın; taraf ehliyeti yokluğu süresiz şikâyetle ileri sürülebilir ama borca itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür (İİK m.62).
  • Dikkat: Vergi dairesinin KDV ihbarnamesi farklı bir rejime tabidir; muhatap ortaklardan herhangi biridir ve ihbarnameye süresinde dava açılmazsa itirazlar ödeme emri aşamasında incelenmeyebilir.

Adi Ortaklık Tebligatı Kime Yapılır?

Adi ortaklık tebligatı, ortaklığı oluşturan her bir ortağa yapılır. Adi ortaklık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 620. maddesinde tanımlanan bir sözleşme ilişkisidir; ticaret siciline tescil edilmez ve ortaklardan ayrı bir kişiliği bulunmaz (adi ortaklığın şirketten farkı ayrı bir yazının konusudur). Kişiliği olmayan bir yapının adına tebligat yapılması, tebligatı alacak bir muhatabın bulunmaması demektir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu tebligatı kişiye bağlar. Kanunun 10. maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır; bu adres tebligata elverişli değilse adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi esas alınır. Adi ortaklığın kendi adına kayıtlı bir yerleşim yeri yoktur. Ortakların ise vardır ve tebligat oraya, her ortağa ayrı ayrı çıkarılır.

Ortaklar gerçek kişiyse her biri kendi adresinde, şirketse her şirket kendi yetkili temsilcisi üzerinden tebligatı alır. Örneğin iki inşaat şirketinin kurduğu iş ortaklığına yönelik bir takipte, ödeme emri iki şirkete ayrı ayrı gönderilir; şirketlerin her biri kendi içinde Tebligat Kanunu’nun tüzel kişilere ilişkin hükümlerine tabidir.

Şirketlerdeki Birine Tebliğ Yeter Kuralı Neden Uygulanmaz?

Tebligat Kanunu’nun 12. maddesi hükmi şahıslara tebliğin “salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine” yapılacağını söyler. Bu kural, tebligatın muhatabı tek bir tüzel kişi olduğu için konmuştur: hangi temsilci alırsa alsın evrak aynı kişiye, şirkete ulaşmış olur.

Adi ortaklıkta tek bir kişi yoktur, birden fazla ayrı kişi vardır. Ortaklardan birine yapılan tebliğ, o ortağa yapılmış bir tebliğdir; diğer ortaklar açısından kendiliğinden hüküm doğurmaz. Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki “bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir” hükmü de ancak usulüne uygun atanmış bir ticari temsilci varsa gündeme gelir; ortaklardan birinin ortaklık işlerini fiilen yürütüyor olması onu kendiliğinden ticari temsilci yapmaz.

Yönetici Ortağa veya Yetkili Temsilciye Yapılan Tebligat

Yönetici ortağın veya ortaklık sözleşmesinde yetkili gösterilen kişinin evrakı alması da ortaklık adına tek bir tebliği kurtarmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 25.02.2013 tarihli, 2012/29447 Esas, 2013/5776 Karar sayılı kararındaki olayda ödeme emri, iş ortaklığı sözleşmesinde temsile yetkili olduğu belirtilen kişiye tebliğ edilmişti. Daire, yetkili temsilci atanmış olmasının adi ortaklığa tüzel kişilik kazandırmayacağını, ortaklık adına tek bir ödeme emri çıkarılıp şirketler adına ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmediği için ödeme emrinin hukuken geçerli olmadığını belirterek, tebliği usule uygun bulan kararı bozmuştur.

Dairenin eski kararlarında yönetim hakkı tanınan ortağın ortaklığı ve diğer ortakları temsil yetkisinin bulunduğu kabul edilmekle birlikte, temsilci olduğu belirlenmeyen ortağa çıkarılan tek bir tebligatla takibe devam edilmesinin doğru olmadığı vurgulanmıştır (örneğin 12. Hukuk Dairesi 02.07.2009 tarihli, 2009/6301 Esas, 2009/14671 Karar). İİK m.61/2’nin “bir temsilci tarafından temsil edilme” istisnası, her ortak adına ayrı ödeme emri düzenlendiği ve ortakların ortak bir vekille temsil edildiği hâllerde anlam kazanır; ortaklığın adına düzenlenmiş tek bir evrakı geçerli kılmaz.

Ortaklığın İşyerine veya Adresine Yapılan Tebligat

Ortaklığın tabelasının bulunduğu işyerine “… Adi Ortaklığı” adına bırakılan bir evrak, Tebligat Kanunu’nun 13. maddesindeki “memur veya müstahdem” yoluyla tebliğe de dayanamaz. O hüküm hükmi şahısların çalışanlarına yapılacak tebliği düzenler. İşyerinde çalışan bir kişiye evrak verilecekse, bu ancak kendisine tebliğ yapılacak ortağın o işyerinde devamlı olarak mesleğini veya sanatını icra etmesi hâlinde ve o ortak adına düzenlenmiş evrak için söz konusu olabilir (Tebligat Kanunu m.17).

Ortak sayısı kadar tebligat çıkarılması bu nedenle bir formalite değil, tebliğin varlık şartıdır. Usul kanunları da bunu öngörür: dava dilekçesine eklenen belgeler davalı sayısından bir fazla (HMK m.121), icra takibinde dayanak belge de borçlu sayısından bir fazla örnekle verilir (İİK m.58).

Ödeme Emri Adi Ortaklık Adına Tebliğ Edilirse Ne Olur?

Ödeme emri adi ortaklık adına tebliğ edilmişse bu tebligat usulsüzdür ve tebliğ yapılmamış ortak bakımından takip kesinleşmez. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘nun 61. maddesinin ikinci fıkrası açıktır: müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorsa, bir temsilci tarafından temsil edilmeleri hâli dışında her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmesi gerekir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 10.09.2015 tarihli, 2015/9033 Esas, 2015/20566 Karar sayılı kararında, adi ortaklık adına tek bir ödeme emri çıkarıldığı ve ortaklar adına ayrı ayrı çıkarılıp tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığı bir takipte şu tespiti yapmıştır: icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı gösterilmesi ve ayrı ayrı ödeme emri tebliği gerekir; taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık adına tek bir ödeme emri tebliğe çıkarılarak takip yapılması usulsüzdür. Daire, takibin iptali gerekirken başka bir sonuca varan icra mahkemesi kararını bozmuştur.

Aynı Daire 18.09.2014 tarihli, 2014/17494 Esas, 2014/21721 Karar sayılı kararında da kambiyo senedine dayalı bir takipte ödeme emrinin yalnızca ortaklık adına tebliğ edildiğini, ortaklara ayrı ödeme emri çıkarılmadığını belirlemiş ve aynı ilkeyi tekrarlamıştır. Kararda bu konunun kanunun emredici kuralından kaynaklandığı, şikâyetçinin İİK m.16/2 uyarınca süresiz şikâyet hakkı bulunduğu ve taraf ehliyetinin mahkemece kendiliğinden gözetileceği vurgulanmıştır.

Ödeme emrinin kime gönderileceği, takipte kimin borçlu gösterildiğine bağlıdır ve bu konuda da güncel bir tartışma vardır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 27.11.2025 tarihli, 2025/6437 Esas, 2025/7702 Karar sayılı kararıyla, ortaklık borcu için ortaklardan yalnızca biri ve ortaklık dışından bir şirket aleyhine başlatılan takipte, bütün ortakların takipte gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle takibi iptal eden bölge adliye mahkemesi kararını oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy, ortakların para borcundan müteselsilen sorumlu olduğunu ve aralarında mecburi değil ihtiyari takip arkadaşlığı bulunduğunu savunmuştur. Daireler ve üyeler arasında görüş ayrılığı sürdüğü için alacaklı açısından güvenli yol, ortaklık borcu için bütün ortakları takip talebinde ayrı ayrı göstermek ve her birine ayrı ödeme emri tebliğ ettirmektir.

Ortaklar Takipte Ayrı Yazılmış, Evrak Ortaklık Adına Gitmişse

Takip talebinde ortakların ayrı ayrı borçlu gösterilmesi tek başına yetmez; ödeme emrinin de her birine tebliğ edilmiş olması gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 13.01.2016 tarihli, 2015/25153 Esas, 2016/690 Karar sayılı kararındaki olayda takip talebinde iki ortak şirket doğru biçimde ayrı borçlu olarak yazılmış, ancak ödeme emri ortaklardan biriyle birlikte “adi ortaklık” adına tebliğ edilmiş, diğer ortağa hiç ödeme emri gönderilmemişti.

Daire, ortaklık adına gönderilen tebligat esas alınarak diğer ortak bakımından takibin kesinleştiğinden söz edilemeyeceğine ve adi ortaklık hakkında çıkarılan ödeme emrinin hukuken geçerliliği bulunmadığına hükmetmiştir. Aynı gün verilen 2015/25154 Esas, 2016/689 Karar sayılı karar da aynı yöndedir. Yani alacaklı tarafını doğru yazmış olsa bile tebliğ ortaklığa yapılmışsa, tebliğ edilmeyen ortağa karşı haciz aşamasına geçilemez.

Ortaklar İtiraz Ederse Eksiklik Giderilmiş Sayılır mı?

Bazı durumlarda sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 13.09.2023 tarihli, 2022/920 Esas, 2023/806 Karar sayılı kararında, takip talebinde borçlunun adi ortaklık adıyla ve ortaklardan birinin adı ile “ve ortağı” ibaresi eklenerek gösterildiği, ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğ edildiği bir olayı incelemiştir. Ortakların ikisi de ödeme emrine süresinde itiraz etmiş ve böylece husumetin kendilerine yöneltildiğini kabul etmişti.

Kurul çoğunluğu, dürüstlük kuralına aykırı olmayan veya kabul edilebilir bir yanılgıya dayanan bu tür hâllerde, ortakların tamamının takibe itiraz ederek husumeti kabul etmesiyle eksik takip şartının giderildiğinin kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir; ortakların hepsinin itirazın iptali davasında yer almasıyla da taraf teşkili sağlanmıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir ve karşı görüş, takip talebinde adı açıkça yazılmayan ortağın takibe sonradan eklenemeyeceğini savunmuştur.

Bu karar, ortaklık adına tebligatı geçerli hâle getiren genel bir kural değildir. Ortaklardan biri itiraz etmemiş, hiç haberdar olmamış veya takip talebinde hiç anılmamışsa aynı sonuç kurulamaz. Alacaklının ortaklık adına başlattığı bir takipte eksikliğin sonradan açılan itirazın iptali davasında giderilemeyeceğini söyleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararları için adi ortaklık adına dava ve takip yazımıza bakabilirsiniz.

İtiraz Süresi Her Ortak İçin Ayrı mı İşler?

Evet. İİK m.62’ye göre ödeme emrine itiraz süresi ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gündür ve süre her borçlu için kendisine yapılan tebliğle başlar. Ortaklardan birine ödeme emri pazartesi, diğerine perşembe tebliğ edildiyse iki ortağın yedi günlük süreleri farklı günlerde dolar.

Bu fark uygulamada önemlidir. Bir ortak süresinde itiraz edip diğeri susarsa, takip itiraz etmeyen ortak yönünden kesinleşebilir. Ortaklar arasında birlikte hareket edilmesi beklenen bir alacak davasının aksine, icra takibinde müşterek borçluların itirazları birbirinden bağımsız sonuç doğurur. Her ortak kendi tebliğ tarihini ve kendi süresini ayrıca takip etmelidir.

Adi Ortaklığa Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir mi?

Gönderilemez; adi ortaklığa gönderilen haciz ihbarnamesi geçerli bir tebligat sayılmaz. Haciz ihbarnamesi İİK m.89 uyarınca borçlunun alacağının bulunduğu üçüncü kişiye gönderilir ve ihbarnameye yedi gün içinde itiraz edilmezse borç zimmette sayılır. Bu ağır sonuç, ancak gerçekten bir kişiye yapılmış bir tebliğe bağlanabilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarihli, 2015/18927 Esas, 2015/30392 Karar sayılı kararında bu sonucu açıkça kurmuştur. Olayda ortaklardan biri olan borçlu şirketin alacağı için adi ortaklığa İİK m.89/1-2-3 haciz ihbarnameleri gönderilmiş, icra mahkemesi adi ortaklığa yapılan tebligatı usulüne uygun bulup şikâyeti reddetmişti. Daire, ihbarnamenin muhatabı olan adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığını, adi ortaklığa gönderilen haciz ihbarnamelerinin yok hükmünde olduğunu ve bunların iptaline yönelik başvurunun süreye tabi olmadığını belirterek kararı bozmuştur. Kararda bu hususu ortaklardan her birinin şikâyet konusu yapabileceği de vurgulanmıştır.

Aynı çizgi menfi tespit davasında da görülür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 26.11.2020 tarihli, 2020/2893 Esas, 2020/5458 Karar sayılı kararıyla onanan dosyada ilk derece mahkemesi, geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için tebliğin gerçek ya da tüzel bir kişiye yapılmış olması gerektiğini, adi ortaklığa yapılan İİK m.89 tebligatının ve ihbarnamenin geçersiz olduğunu kabul etmişti. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kendi gerekçesiyle esastan reddetmiş, Yargıtay da hükmü onamıştır.

Ortaklığın üçüncü kişideki alacağına haciz konulup konulamayacağı ise ayrı bir sorudur. Hukuk Genel Kurulu 18.06.2025 tarihli, 2024/787 Esas, 2025/367 Karar sayılı kararında, ortaklığın başka bir takip dosyasındaki alacağına ortaklık adına gönderilen müzekkereyle doğrudan haciz konulamayacağına oy çokluğuyla karar vermiştir. Bu kararın ayrıntısını dava ve takip yazısında ele aldık.

Davada Adi Ortaklığa Tebligat Nasıl Yapılır?

Davada da tebligat ortaklara yapılır, çünkü davanın tarafı ortaklık değil ortaklardır. Dava dilekçesi her davalı ortağa ayrı ayrı tebliğ edilir ve iki haftalık cevap süresi her ortak için kendi tebliğ tarihinden işler (HMK m.122 ve m.127). Duruşma davetiyesi de her ortağa ayrıca gönderilir.

Ortaklar mecburi dava arkadaşıysa bunun önemi artar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 60. maddesine göre duruşmaya gelen dava arkadaşlarının yaptığı usul işlemleri, ancak usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde gelmeyen dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder. Davetiyesi tebliğ edilmemiş bir ortak için bu sonuç doğmaz.

Bu kural, iş ortaklıklarına karşı açılan işçilik davalarında da birçok kararda uygulanmıştır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 04.02.2015 tarihli, 2015/1260 Esas, 2015/2977 Karar sayılı kararında, mahkemenin iş ortaklığına tebligat çıkararak taraf teşkilini sağladığını tespit etmiş; ortak girişimi oluşturan şirketlerin her birinin ayrı tüzel kişiliği bulunduğundan her şirkete ayrı ayrı tebligat çıkarılması gerektiğini, iş ortaklığına tebliğle taraf teşkilinin sağlanmasının usulsüz olduğunu belirterek kararı bozmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de 24.01.2018 tarihli, 2016/35802 Esas, 2018/1192 Karar sayılı kararında dava dilekçesinin adi ortaklık adresine tebliğ edildiği bir işe iade davasında, ortaklığı oluşturan kişilere ayrı ayrı dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Davanın kimin adına ve kime karşı açılacağı, tek ortağın açtığı davada muvafakat ve eksik tarafın tamamlanması bu yazının değil adi ortaklık dava açabilir mi yazısının konusudur. Burada önemli olan şudur: taraf doğru yazılmış olsa bile tebliğ ortaklardan birine eksik yapılırsa, yargılama o ortak bakımından usulüne uygun başlamış sayılmaz.

Gerekçeli Karar Her Ortağa Ayrı Tebliğ Edilir mi?

Evet. HMK m.345’e göre istinaf süresi iki haftadır ve “ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle” işlemeye başlar. Ortaklardan birine yapılan karar tebliği, diğerinin kanun yolu süresini başlatmaz.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 16.04.2014 tarihli, 2013/11062 Esas, 2014/6361 Karar sayılı kararında, kararın adi ortaklık belirtilerek yalnızca ortaklardan birinin vekiline tebliğ edildiğini, davalı adi ortaklığı oluşturan diğer şirkete yapılmış geçerli bir karar tebliği bulunmadığını tespit etmiş ve dosyayı geri çevirmiştir. Daire, kararın önce o şirkete tebliğ edilmesini, temyiz süresinin beklenmesini ve dosyanın ancak bundan sonra gönderilmesini istemiştir.

Gıyapta verilen kararlarda da aynı kural geçerlidir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 16.05.2019 tarihli, 2018/4343 Esas, 2019/3835 Karar sayılı kararında, gıyabi hükmün adi ortaklık adına Tebligat Kanunu m.35 uyarınca tebliğ edildiği bir dosyada, ortaklığı oluşturan şirkete ayrıca tebliğ yapılmadıkça usulünce yapılmış bir tebliğden söz edilemeyeceğini belirterek dosyayı geri çevirmiştir.

Vekâletname de bu noktada belirleyicidir. Tebligat Kanunu m.11’e göre vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Ortakların tamamı aynı avukata vekâlet vermişse tebligat o vekile yapılabilir; vekâletname yalnızca bir ortak tarafından verilmişse vekile yapılan tebliğ yalnızca o ortağı bağlar.

Adi Ortaklık E-Tebligat Zorunlu mu?

Adi ortaklığın kendisi için elektronik tebligat zorunluluğu yoktur; zorunluluk ortakların kendi durumuna göre doğar. Tebligat Kanunu m.7/a, elektronik yolla tebligatı zorunlu tuttuğu kişiler arasında “kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri”ni ve baro levhasına yazılı avukatları sayar. Tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık bu listede yer almaz.

Ortaklar şirketse durum değişir. İki limited şirketin kurduğu bir iş ortaklığında ortak şirketlerin her biri özel hukuk tüzel kişisi olarak elektronik tebligat kapsamındadır; mahkeme veya icra dairesinin tebligatı da her şirketin kendi elektronik tebligat adresine gönderilir. Elektronik tebligat, Tebligat Kanunu’na göre muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Ortaklar gerçek kişiyse, kendileri talep etmedikçe tebligat fiziki yolla yapılır.

Vergi tarafında da benzer bir ayrım vardır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu‘nun 24.06.2026 tarihli 7587 sayılı Kanunla değiştirilen 107/A maddesi, elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olanları kurumlar vergisi mükellefleri, gerçek usulde vergilendirilen ticari, zirai ve mesleki kazanç sahipleri, kollektif ve adi komandit şirketler ile bazı taşıt iktisap edenler olarak sayar. Adi ortaklık bu sayımda ayrıca yer almaz; ancak ortaklar kendi gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyetleri nedeniyle zaten sisteme dahil olabilir. Listede yer almayanlar talep ederek sisteme girebilir.

Vergi Dairesi Tebligatı Adi Ortaklığa Nasıl Yapılır?

Vergi hukukunda adi ortaklık, hukuk ve icra yargılamasından farklı olarak bazı vergiler bakımından ayrı bir mükellef birimi gibi kayda alınır. Bu yüzden tebliğin muhatabı da kanunda ayrıca belirlenmiştir. Vergi Usul Kanunu m.94’e göre tüzel kişiliği olmayan teşekküllere tebliğ, bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Kanunun 101. maddesi de işyeri adresinde tebliğ yapılamazsa tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde idare edenler veya temsilcilerden herhangi birinin yerleşim yeri adresinin esas alınacağını söyler.

Katma değer vergisinde ise kanun koyucu muhatabı tek tek göstermiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu‘nun 44. maddesine göre adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan herhangi biri tarhiyata muhatap tutulur. Vergi dairesi bu nedenle ihbarnameyi bütün ortaklara değil, ortaklardan biri adına düzenleyebilir; o ortak da verginin tamamından sorumlu olur.

Ortaklık sona erdikten sonra yapılacak tarhiyatlar için Vergi Usul Kanunu m.10’un son fıkrası ayrıca hüküm koyar: tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin sona ermesi hâlinde, sona erme tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri adına yapılır.

Adi Ortaklık Adına KDV İhbarnamesi Gelirse

Danıştay’ın güncel kararlarına göre ihbarnamenin ortaklık adına değil, ortaklardan biri adına düzenlenmesi gerekir. Danıştay 3. Dairesi 09.12.2025 tarihli, 2025/1764 Esas, 2025/5351 Karar sayılı kararında, müteselsil sorumlu ortaklardan herhangi biri adına düzenlenmesi gereken ihbarnamenin adi ortaklık adına düzenlenmesinin KDV Kanunu m.44’e uygun düşmediğini kabul etmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oy, KDV bakımından adi ortaklığın ayrı bir mükellef birimi olduğunu ve muhatap alınmasında engel bulunmadığını savunmuştur.

Aynı Daire 22.09.2025 tarihli, 2023/10783 Esas, 2025/3365 Karar sayılı kararında, adi ortaklık adına yapılan KDV tarhiyatına dayanan bir ödeme emri bakımından, usulüne uygun kesinleşmiş ve ödeme emriyle takip edilebilir bir kamu alacağı bulunmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararını oy çokluğuyla onamıştır. Mükellef açısından pratik sonuç şudur: ortaklık adına düzenlenmiş bir ihbarname, hukuka aykırılık iddiasıyla dava konusu yapılabilecek bir işlemdir.

Ödeme Emri Aşamasında İhbarnameye İtiraz Edilebilir mi?

Her zaman değil. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 08.10.2025 tarihli, 2023/1284 Esas, 2025/726 Karar sayılı kararında, ihbarnamelere karşı süresinde dava açılmamışsa, ancak ihbarnameye karşı açılacak davada incelenebilecek iddiaların ödeme emrine karşı açılan davada incelenemeyeceğini belirtmiştir. Ödeme emri davasında incelenebilecek olan, bir önceki aşamadaki işlemin tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı ve ödeme emrinin kendi hukuka uygunluğudur.

Kurul, davacının ihbarnamelerin bilinmeyen bir adreste tebliğ edildiği, adi ortaklığı oluşturan kişilerin adreslerinin farklı olduğu ve tebliğin usulsüz olduğu yönündeki iddialarının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle ısrar kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Bu karar, ortaklık adına bir vergi ihbarnamesi alındığında beklemenin riskini gösterir (vergi ödeme emrine itiraz edilmezse ne olacağını ayrıca anlattık): ihbarnameye kendi dava süresi içinde itiraz edilmezse, ortaklık adına düzenlenmiş olmasına dayanan iddia sonraki aşamada dinlenmeyebilir.

İş Ortaklığına ve Konsorsiyuma Tebligat

İş ortaklığı, konsorsiyum ve “joint venture” olarak anılan yapılar da çoğu durumda adi ortaklık niteliğindedir ve tebligat kuralı aynıdır: muhatap, ortaklığı oluşturan şirketlerin her biridir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/690 ve 2016/689 Karar sayılı kararlarında, iki veya daha fazla işletmenin belli bir amaçla katkılarını birleştirdikleri ortaklığın tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığını bu yapılar için açıkça belirtmiştir.

İş ilişkisinde ise Yargıtay işçinin aleyhine olacak bir yük yüklememiştir. Hukuk Genel Kurulu 15.04.2021 tarihli, 2016/1257 Esas, 2021/498 Karar sayılı kararında, işe iade kararından sonra işe başlatılma talebini adi ortaklığı oluşturan ortaklardan birine usulüne uygun tebliğ ettiren işçinin işe başlama iradesini ortaya koyduğunu kabul etmiştir. Diğer ortak şirkete ticaret sicilindeki adresinden taşındığı için tebligat yapılamamasının sorumluluğu işçiye yükletilememiş; işçinin taleplerini bu gerekçeyle reddeden yerel mahkemenin direnme kararı bozulmuştur.

Kamu ihalelerinde ortak girişimlere yapılacak bildirimler ayrıca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu‘nun 65. maddesine tabidir. Kanun bu bildirimlerin imza karşılığı elden, iadeli taahhütlü mektupla, elektronik ortamda veya faksla yapılabileceğini düzenler ve kendisinde hüküm bulunmayan hâllerde Tebligat Kanunu’nu uygulatır. İhale sürecindeki bildirimin kime yapılacağı ilgili uygulama yönetmeliği ve ihale dokümanıyla belirlenir; bu kural, ihale dışındaki dava ve icra tebligatlarına taşınamaz.

Adi Ortaklığa İhtarname veya Bildirim Nasıl Gönderilir?

İhtarname, fesih bildirimi veya temerrüt ihtarı gibi hüküm doğuran bildirimler de her ortağa ayrı ayrı gönderilmelidir. Bu bildirimler bir sürenin başlaması veya bir hakkın doğması için muhataba ulaşmak zorundadır ve muhatap, ortaklık değil ortaklardır. Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname de Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.

Ortaklık borcundan doğan bir ihtarı yalnızca bir ortağa göndermek, o ortak bakımından sonuç doğurabilir. Ortaklar TBK m.638/3 uyarınca ortaklık borçlarından kural olarak müteselsilen sorumlu olduğu için alacaklı, ortaklardan birinden talepte bulunabilir. Ancak ihtarın diğer ortakları da bağladığını ileri sürmek güçtür; üstelik sonraki icra takibinde bütün ortakların gösterilmesini arayan güncel kararlar da bulunduğu için bildirimin baştan her ortağa yapılması daha güvenlidir; özellikle bütün ortakların birlikte muhatap olması gereken para dışındaki taleplerde eksik bildirim, sonraki davada sorun çıkarır.

Ortaklık adına bir ihtarname alan ortak açısından da tablo aynı ciddiyettedir. Ortaklığın adı yazılı olsa bile evrakı kendi adresinde alan ortak içeriğinden haberdar olmuştur; Tebligat Kanunu m.32’ye göre usule aykırı tebliğ bile muhatap tebliğe muttali olmuşsa geçerli sayılır ve öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir.

Ortak Ölürse, Ayrılırsa veya Adresi Değişirse

Ortaklardan biri ölmüşse tebligat artık ona değil mirasçılarına yapılır. TBK m.639’a göre sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürüleceğine dair bir hüküm yoksa ortaklık bir ortağın ölümüyle sona erer ve tasfiye aşamasına geçer. Ölen kişi adına çıkarılan bir tebligat muhatabına ulaşamayacağı için mirasçıların tespit edilip her birine ayrıca tebliğ yapılması gerekir.

Adres değişikliğinde Tebligat Kanunu’nun genel kuralları uygulanır. Kendisine daha önce usulüne uygun tebliğ yapılmış ortak adresini değiştirip bildirmezse ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri tespit edilemezse, Kanunun 35. maddesine göre eski adrese yapılan tebligat geçerli sayılır. Aynı maddenin, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresin esas alınacağını söyleyen fıkrası ise ortak şirketlerin kendisi için geçerlidir; adi ortaklığın bir resmî kayıt adresi bu anlamda tebligat adresi sayılmaz.

Ortaklıktan ayrılan bir kişi, ayrılmadan önceki ortaklık borçlarından sorumluluğun devam edip etmediğine göre tebligatın muhatabı olmayı sürdürebilir. Ayrılan ortağın sorumluluğu ve ortaklığın sona ermesinden sonraki tasfiye ayrı başlıkların konusudur.

Usulsüz Tebligat Nasıl İleri Sürülür?

Usulsüz tebligat, icra takibinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür. İİK m.16’ya göre şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikâyet bu süreye tabidir; bu nedenle ödeme emrini ortaklık adına aldığını gören ortağın süreyi beklemesi doğru değildir.

Taraf ehliyetine ilişkin itiraz ise farklı bir statüdedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan kararlarında, adi ortaklık adına takip yapılmasının kanunun emredici kuralına aykırı olduğu ve ortaklardan her birinin İİK m.16/2 uyarınca süresiz şikâyet hakkı bulunduğu belirtilmiştir. Yani ortaklığı borçlu gösteren takibe karşı şikâyet süreye bağlı değildir; ancak borca itiraz süresi ayrıca işler ve kaçırılırsa geri getirilemez.

Şikâyeti kimin yapacağı da önemlidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 04.11.2014 tarihli, 2014/19203 Esas, 2014/26150 Karar sayılı kararında, adi ortaklık adına çıkarılan ödeme emrinin geçerliliği bulunmadığını kabul etmekle birlikte, icra mahkemesine başvurunun da adi ortaklık adına yapıldığını tespit etmiş ve bu başvurunun aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Şikâyet ortaklık adına değil, ortağın kendi adına yapılmalıdır.

Danıştay ve vergi mahkemelerinde süreler farklıdır. Vergi ihbarnamesine karşı dava süresi ve ödeme emrine karşı dava süresi ilgili kanunlarda ayrıca düzenlenmiştir; adi ortaklık adına gelen bir vergi evrakı için süre hesabı evrakın türüne göre yapılmalıdır.

Adi Ortaklık Tebligatı Yargıtay ve Danıştay Kararları

Karar Konu Sonuç
Yargıtay HGK 2022/920 E. 2023/806 K. (13.09.2023) Ödeme emri ortaklığa tebliğ, tüm ortaklar itiraz etti Eksik takip şartı giderilmiş sayıldı (oy çokluğu)
Yargıtay HGK 2016/1257 E. 2021/498 K. (15.04.2021) İşe başlatma talebi ortaklardan birine tebliğ Diğer ortağa tebliğ yapılamaması işçiye yüklenemez; bozma
Yargıtay 11. HD 2020/2893 E. 2020/5458 K. (26.11.2020) Adi ortaklığa İİK 89/1 ihbarnamesi, menfi tespit İlk derecenin “tebligat geçersiz” kabulüyle kurulan hüküm onandı
Yargıtay 12. HD 2025/6437 E. 2025/7702 K. (27.11.2025) Ortaklık borcu için bir ortak ve dışarıdan şirkete takip Bütün ortakların gösterilmesi gerektiği gerekçeli iptal onandı (oy çokluğu)
Yargıtay 12. HD 2015/25153 E. 2016/690 K. (13.01.2016) Ortaklar doğru yazılmış, ödeme emri ortaklık adına tebliğ Tebliğ edilmeyen ortak yönünden takip kesinleşmez; bozma
Yargıtay 12. HD 2015/18927 E. 2015/30392 K. (03.12.2015) Adi ortaklığa İİK 89/1-2-3 ihbarnameleri Yok hükmünde, iptal başvurusu süresiz; bozma
Yargıtay 12. HD 2015/9033 E. 2015/20566 K. (10.09.2015) Ortaklık adına tek ödeme emri Ayrı ayrı ödeme emri şart; takip iptali gerekir
Yargıtay 22. HD 2015/1260 E. 2015/2977 K. (04.02.2015) Davada iş ortaklığına tebligatla taraf teşkili Her şirkete ayrı tebligat gerekir; bozma
Yargıtay 12. HD 2014/19203 E. 2014/26150 K. (04.11.2014) Ortaklık adına şikâyet Ödeme emri geçersiz ama başvuru da ortaklık adına; aktif husumet yokluğu
Yargıtay 12. HD 2012/29447 E. 2013/5776 K. (25.02.2013) Ödeme emri sözleşmedeki yetkili temsilciye tebliğ Yetkili temsilci tüzel kişilik kazandırmaz; bozma
Yargıtay 4. HD 2013/11062 E. 2014/6361 K. (16.04.2014) Karar yalnız bir ortağın vekiline tebliğ Diğer ortağa tebliğ için dosya geri çevrildi
Danıştay VDDK 2023/1284 E. 2025/726 K. (08.10.2025) Dava açılmayan ihbarname, ödeme emri davası Yalnız tebliğ ve ödeme emri incelenir; bozma (oy çokluğu)
Danıştay 3. D. 2025/1764 E. 2025/5351 K. (09.12.2025) KDV ihbarnamesi ortaklık adına KDVK m.44’e aykırı (oy çokluğu)
Danıştay 3. D. 2023/10783 E. 2025/3365 K. (22.09.2025) Ortaklık adına tarhiyata dayalı ödeme emri İptal kararı onandı (oy çokluğu)

Ortaklık Adına Ödeme Emri Geldiyse Yedi Günü Kaçırmayın

Ortaklık adına bir ödeme emri, haciz ihbarnamesi veya vergi ihbarnamesi aldıysanız ilk iş evrakın kimin adına düzenlendiğine ve size hangi tarihte ulaştığına bakmaktır. Taraf ehliyeti itirazı süresiz olabilir; ama borca itiraz, haciz ihbarnamesine itiraz ve vergi davası kendi kısa süreleriyle işler ve bu süreler kaçırılınca geri gelmez.

Ankara’daki ortaklık ve şirket uyuşmazlıklarında evrakın türüne göre izlenecek yolu belirlemek için şirketler hukuku sayfamıza göz atabilir, süre işlemeye başlamadan önce iletişim sayfamız üzerinden dosyanızı iletebilirsiniz.

Kendi dosyanızda sonuç; evrakın türüne, tebliğ mazbatasının içeriğine ve ortakların takip ya da davadaki durumuna göre değişir. Yazıda anılan kararlar belirli olaylara ilişkindir ve bir kısmı oy çokluğuyla verilmiştir. Bu metin 16.10.2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata göre genel bilgi vermek için yazılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Adi ortaklık tebligatı kime yapılır?

Ortaklığı oluşturan ortakların her birine, kendi adına ve kendi adresinde yapılır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için ortaklık adına yapılan tebliğ ortakları kural olarak bağlamaz.

Adi ortaklığa tebligat yapılabilir mi?

Ortaklığın kendisine geçerli bir tebligat yapılamaz. Tebligat Kanunu’nun “temsilcilerden birine tebliğ yeter” kuralı yalnızca tüzel kişiler içindir; adi ortaklıkta tebliğ ortaklara ayrı ayrı çıkarılır.

Ortaklardan birine yapılan tebligat diğer ortaklar için geçerli mi?

Kural olarak hayır. Ortaklardan birine yapılan tebliğ yalnızca o ortak bakımından sonuç doğurur. Ortakların tamamı aynı avukata vekâlet vermişse tebligat vekile yapılabilir.

Yönetici ortağa yapılan tebligat diğer ortakları bağlar mı?

Ortaklık adına düzenlenmiş tek bir evrak için hayır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ödeme emrinin iş ortaklığı sözleşmesinde yetkili gösterilen temsilciye tebliğ edildiği olayda, yetkili temsilci atanmasının ortaklığa tüzel kişilik kazandırmadığını ve ayrı ayrı ödeme emri gerektiğini kabul etmiştir.

Adi ortaklık adına gelen ödeme emri geçerli mi?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarına göre adi ortaklık adına çıkarılan tek bir ödeme emri usulsüzdür ve tebliğ edilmeyen ortak bakımından takip kesinleşmez. Hukuk Genel Kurulu ise bütün ortakların itiraz ederek husumeti kabul ettiği bir olayda eksikliğin giderildiğini kabul etmiştir.

Adi ortaklıkta ödeme emri her ortağa ayrı mı gönderilir?

Evet. İİK m.61/2’ye göre aynı anda takip edilen müşterek borçluların her birine, ortak bir temsilci tarafından temsil edilmedikçe, ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilir.

Adi ortaklığa haciz ihbarnamesi gönderilebilir mi?

Gönderilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2015/30392 Karar sayılı kararında adi ortaklığa gönderilen İİK m.89 haciz ihbarnamelerinin yok hükmünde olduğunu ve iptal başvurusunun süreye bağlı olmadığını kabul etmiştir.

Adi ortaklık e-tebligat zorunlu mu?

Adi ortaklığın kendisi için zorunlu değildir. Ortaklar şirketse, her şirket özel hukuk tüzel kişisi olarak Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat kapsamındadır.

Adi ortaklık adına vergi ihbarnamesi gelirse ne yapılır?

İhbarnameye kendi dava süresi içinde dava açılmalıdır. Danıştay 3. Dairesi KDV ihbarnamesinin ortaklık adına değil ortaklardan biri adına düzenlenmesi gerektiğini kabul etmiştir; Vergi Dava Daireleri Kurulu ise dava açılmayan ihbarnamenin içeriğinin ödeme emri aşamasında incelenemeyeceğini belirtmiştir.

Vergi dairesi adi ortaklıkta kime tebligat yapar?

Vergi Usul Kanunu m.94’e göre tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde tebliğ, bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. KDV’de ise tarhiyatın muhatabı KDV Kanunu m.44 uyarınca ortaklardan herhangi biridir.

İş ortaklığına tebligat kime yapılır?

İş ortaklığını oluşturan şirketlerin her birine yapılır. Ortak şirketler elektronik tebligat kapsamında olduğu için tebligat genellikle her şirketin kendi elektronik adresine gönderilir.

Adi ortaklıkta itiraz süresi ne zaman başlar?

Her ortak için kendisine yapılan tebliğ tarihinden başlar. Ödeme emrine itiraz süresi İİK m.62’ye göre yedi gündür; ortaklardan birinin süresi diğerininkinden farklı günde dolabilir.

Adi ortaklık davasında karar kime tebliğ edilir?

Davanın tarafı olan her ortağa ayrı ayrı tebliğ edilir. HMK m.345’e göre istinaf süresi ilamın taraflardan her birine tebliğiyle işler.

Ortak ölmüşse tebligat kime yapılır?

Ölen ortağın mirasçılarına yapılır. Sözleşmede aksine hüküm yoksa ortaklık bir ortağın ölümüyle sona erer (TBK m.639) ve mirasçıların her birine ayrıca tebliğ gerekir.

Usulsüz tebligata karşı ne kadar sürede şikâyet edilir?

İcra takibinde usulsüz tebligat, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyetle ileri sürülür (İİK m.16). Adi ortaklık adına takip yapılmasına karşı taraf ehliyeti şikâyeti ise süresizdir.