Kapanan Şirketten Alacağımı Nasıl Tahsil Ederim?
Kapanan şirketten alacak tahsil etmek isteyen alacaklı için 2023’ten bu yana üç önemli değişiklik oldu: ticaret sicilinden resen silinen şirketin ihyası için öngörülen beş yıllık süre Anayasa Mahkemesi kararıyla kaldırıldı; aynı maddedeki “silinen şirketin sonradan ortaya çıkan malvarlığı on yıl sonra Hazineye geçer” kuralı 23 Aralık 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanan bir başka iptal kararıyla düştü; ihya davasında ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini söyleyen cümle de bu son kararla iptal edildi. Sonuç olarak sicilden silinmiş bir şirketten alacağı olan kişi, belirli bir süreye bağlı olmadan şirketin kendi alacağıyla ilgili dosyayla sınırlı olarak yeniden tescilini isteyebilir ve takibine ya da davasına bu şirkete karşı devam edebilir.
“Şirket kapandı” sözü hukukta üç ayrı durumu anlatır ve alacaklının yolu bunlardan hangisinin gerçekleştiğine göre değişir. Tasfiye hâlindeki şirket hâlâ vardır ve doğrudan takip edilir; tasfiyesi bitip ticaret sicilinden silinmiş şirket ise davada taraf olamaz, önce ihya edilmesi gerekir; iflasla kapanan şirkette alacak iflas masasından istenir. Alacaklıdan en çok işlem isteyen ikinci durumdur ve aşağıdaki bölümlerin büyük kısmı ona ayrılmıştır.
Kısaca
Sicildeki duruma göre alacaklının yolu:
- Tasfiye hâlinde: şirkete karşı doğrudan takip ve dava; alacak tasfiye memuruna bildirilir.
- Tasfiye sonucu silinmiş: TTK m.547 uyarınca dosyayla sınırlı ek tasfiye (ihya) istenir, sonra takibe devam edilir.
- Tasfiye yapılmadan resen silinmiş: TTK geçici m.7/15 uyarınca ihya istenir; silme hukuka uygunsa Yargıtay bu ihyayı m.547’deki sınırlı ek tasfiye sayar; süre sınırı yoktur.
- İflasla kapanmış: alacak iflas masasına yazdırılır, ödenmeyen kısım için aciz vesikası alınır.
- Mallar ortaklara dağıtılmış: tasfiye memurunun kişisel sorumluluğu ve tasarrufun iptali gündeme gelir.
Kapanan Şirketten Alacak Nasıl Tahsil Edilir?
Kapanan şirketten alacak, şirketin tüzel kişiliği hâlâ devam ediyorsa doğrudan, ticaret sicilinden silinmişse önce mahkeme kararıyla yeniden tescil ettirilerek tahsil edilir. Sıralama şöyledir:
- Sicil kaydı okunur. Şirketin tasfiye hâlinde mi, silinmiş mi, iflas etmiş mi olduğu ve silinmişse hangi yolla silindiği ticaret sicili kayıtlarından ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarından öğrenilir.
- Alacağın dayanağı hazırlanır. Sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi, ihtarname, ilam veya kesinleşmiş takip dosyası; alacaklının hukuki yararını bu belgeler gösterir.
- Şirket silinmişse ihya istenir. Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, alacaklının dosyasıyla sınırlı olarak şirketin ek tasfiye için yeniden tescili ve bir tasfiye memuru atanması talep edilir.
- Takip veya dava ihya edilen şirkete karşı yürütülür. Şirketi bu aşamada atanan tasfiye memuru temsil eder; tebligatlar ona yapılır.
- Şirkette para yoksa kişilere bakılır. Tasfiyeyi hatalı yapan tasfiye memurunun kişisel sorumluluğu, malları kaçırılmışsa tasarrufun iptali ve özel kanunların öngördüğü hâllerde ortakların veya yöneticilerin sorumluluğu araştırılır.
Bu sıranın atlanmaması önemlidir. Silinmiş bir şirket aleyhine doğrudan icra takibi başlatmak veya dava açmak, ilerleyen aşamada takibin ya da davanın usulden düşmesine yol açabilir ve zaman ile masraf kaybına neden olur.
Şirketin Ticaret Sicilindeki Durumu Nasıl Öğrenilir?
Bir şirketin kapanıp kapanmadığı, sözlü beyana veya kapalı bir işyerine bakılarak anlaşılmaz; belirleyici olan ticaret sicilindeki kayıttır. Kapanmış şirket sorgulaması için şirketin unvanı veya MERSİS numarasıyla ticaret sicili kayıtlarına bakılır; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde şirketin sona erme kararı, tasfiye memurunun atanması, alacaklılara çağrı ilanları ve sicilden silinme ilanı ayrı ayrı yayımlanır. Bu ilanların tarihleri, alacaklı için sonradan önem taşıyacak sürelerin de başlangıcını gösterir.
Kayıtta üç ayrı bilgiye bakılmalıdır:
- Unvanda “tasfiye hâlinde” ibaresi var mı? Varsa şirket tasfiyededir ve tüzel kişiliği devam eder.
- Terkin (silinme) tescili var mı, hangi gerekçeyle? Genel kurulun sona erme kararı ve tasfiye sonucunda mı, yoksa ticaret sicili müdürlüğünce TTK geçici m.7 uyarınca resen mi silinmiş? İhyanın dayanağı buna göre belirlenir.
- İflas kaydı var mı? İflas kararı ve iflasın kapanması sicile ayrıca yazılır.
Unvanında hâlâ “tasfiye hâlinde” ibaresi duran şirket için ihya gerekmez. Türk Ticaret Kanunu’nun 533. maddesine göre sona eren şirket tasfiye hâline girer ve tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur. Tasfiye hâlindeki şirketten alacağı olan kişi, takibini veya davasını şirkete karşı açar, şirketi tasfiye memuru temsil eder ve alacağını alacaklılara çağrı ilanı üzerine tasfiye memuruna bildirir. Tasfiye sürerken alacaklının hangi adımları atacağı ayrı bir yazının konusu olduğundan burada yalnızca şunu belirtmek yeterlidir: tasfiyenin şirket sahibi açısından nasıl yürüdüğü borcu olan şirketin nasıl kapatıldığını anlattığımız yazıda yer alır; alacaklı açısından ise bu aşamada ihya davasına gerek yoktur ve Yargıtay’a göre tasfiye sürerken tasfiye memuruna sorumluluk davası açmak da kural olarak zamansızdır.
Terkin Edilen Şirkete Dava Açılır mı, İcra Takibi Yapılır mı?
Kural olarak açılamaz; açılmışsa yürütülemez. Bir şirketin davada taraf olabilmesi taraf ehliyetine, taraf ehliyeti de hukuken var olan bir kişiliğe bağlıdır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.50). Taraf ehliyeti bir dava şartıdır (HMK m.114/1-d) ve mahkeme bunu davanın her aşamasında kendiliğinden inceler (HMK m.115). Ticaret sicilinden silinen şirketin sicilde kayıtlı bir temsilcisi kalmaz ve şirket sicil bakımından ortadan kalkmış görünür; ona karşı açılan dava ya da başlatılan takip bu nedenle taraf ehliyeti engeliyle karşılaşır. Yargıtay, tasfiyesi eksik bırakılmış bir şirketin silinmeyle gerçekten ve kesin olarak ortadan kalkmış sayılamayacağını kabul eder; ancak bu durumda da şirketin davada temsil edilebilmesi için önce TTK m.547’deki ek tasfiye yolunun işletilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.01.2024 tarihli, 2023/338 E., 2024/3 K. sayılı kararı bu sonucun bir başka yönünü de açıklar: şirketin sicilden silinmesi, malvarlığının kendiliğinden ortaklara geçmesi sonucunu doğurmaz; tüzel kişiliğin sona ermesiyle malvarlığını ortaklara aktaran bir mirasçılık düzeni yoktur ve ortaklar silinmiş şirketin yerine adi ortaklık gibi davacı ya da davalı olamaz. Alacaklı açısından bunun anlamı, silinmiş şirket yerine ortaklara “şirketin devamı” diye dava açılamayacağıdır.
Terkin edilen şirkete icra takibi yapılırsa ne olur?
Takip iptal edilebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 26.01.2023 tarihli, 2022/7957 E., 2023/519 K. sayılı onama kararına konu dosyada alacaklılar, 2014’te resen silinmiş bir limited şirket aleyhine kambiyo senedine dayalı takip başlatmıştı. Mahkeme şirketin ihyası için süre verdi, ihya kararı sunulduktan sonra şikâyeti inceledi ve şu sonuca vardı: tüzel kişiliği sona eren şirketin takipte taraf olma ehliyeti yoktur; silinmiş şirket aleyhine takip başlatılması ve sürdürülmesi hâlinde yapılan işlemler hukuken geçersiz ve yok hükmündedir. Takip, şirket yönünden iptal edildi; bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay bu kararı onadı. Aynı Daire’nin 01.06.2023 tarihli, 2022/12122 E., 2023/3918 K. sayılı kararında da takip ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle süreye bağlı olmaksızın şikâyet yoluyla ileri sürülebileceği ve icra müdürü ile icra mahkemesince kendiliğinden gözetileceği vurgulanmıştır.
Bu kararlardan çıkan sonuç açıktır: silinmiş şirket aleyhine takip başlatıp sonradan ihya kararı almak, baştan sakat başlayan takibi kurtarmayabilir. Doğru sıra önce ihya, sonra takiptir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2023/340 E. sayılı kararına konu dosyada da alacaklı, ilamlı takibe başladıktan sonra borçlu şirketin daha önce resen silindiğini öğrenmiş ve takibe devam edebilmek için ihya davası açmak zorunda kalmıştır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 27.09.2023 tarihli, 2023/779 E., 2023/5438 K. sayılı kararına konu dosyada, sicilden silinmiş bir şirketin taraf olduğu takipte yapılan haciz nedeniyle açılan davada ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davayı usulden reddetmişti. Daire bu kararı bozdu ve izlenmesi gereken yolu tarif etti: şirketin ihyası için açılmış bir dava varsa sonucu beklenmeli, yoksa ihya davası açılması için süre verilmeli; şirket ihya edildikten sonra davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı ve ancak bundan sonra esasa girilmelidir.
Bu iki yaklaşım birlikte okunmalıdır. Takip veya dava şirket silinmeden önce başlamış ve şirketin silindiği sonradan anlaşılmışsa, dosya kendiliğinden kaybedilmiş sayılmaz; mahkemeden ihya davası açmak için süre istenir. Takip şirket silindikten sonra başlatılmışsa ise takip işlemleri geçersizlik riskiyle karşı karşıyadır; bu nedenle takip başlatmadan önce sicil kaydına bakmak, sonradan geçersizlik tartışmasıyla uğraşmaktan çok daha ucuzdur.
Terkin edilen şirkete tebligat yapılır mı?
Silinmiş şirketin sicilde kayıtlı yetkili temsilcisi kalmadığı için şirket adına usulüne uygun tebligat yapılması sorun yaratır; eski adrese veya eski yöneticiye gönderilen evrakın şirketi bağlayıp bağlamayacağı tartışmaya açıktır. İhya kararıyla birlikte tasfiye memuru atandığında tebligat bu kişiye yapılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2024 tarihli, 2023/5376 E., 2024/4284 K. sayılı kararına konu dosyada da kooperatifin belirli bir dava dosyasıyla sınırlı olarak ihyasına ve ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş, davada taraf teşkili bu ek tasfiye memuruna usulüne uygun tebligat yapılarak sağlanmıştır.
İhya Davası Nedir, Ek Tasfiye Davası ile Farkı Ne?
İhya davası, ticaret sicilinden silinmiş bir şirketin belirli bir amaçla yeniden sicile tescil ettirilmesi için açılan davadır. Kanunda bu ad tek bir maddede geçmez; aynı sonuca iki ayrı hükümle ulaşılır:
- TTK m.547 — ek tasfiye: Tasfiyesi kapanıp sicilden silinen şirkette ek tasfiye işlemleri yapılması zorunlu hâle gelirse son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin bu işlemler sonuçlanıncaya kadar yeniden tescilini isteyebilir. Mahkeme talebi yerinde bulursa son tasfiye memurlarını veya yeni kişileri tasfiye memuru olarak atar.
- TTK geçici m.7/15 — resen silinen şirketin ihyası: Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicili müdürlüğünce silinen şirketin alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar, haklı sebeplere dayanarak mahkemeden şirketin ihyasını isteyebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu iki yolun ilişkisini 2023 ve 2025 yıllarında verdiği kararlarla netleştirdi. 13.12.2023 tarihli, 2023/340 E., 2023/1236 K. sayılı kararda Kurul, resen silinmiş bir şirketin alacaklısı taraf teşkili ve alacağın tahsili amacına TTK m.547’deki ek tasfiyeyle ulaşabiliyorsa, mahkemenin silme işleminin hukuka uygun olup olmadığını araştırmasına gerek olmadığını; şartlar varsa dosya kapsamıyla sınırlı ek tasfiyeye karar verip bir tasfiye memuru ataması gerektiğini belirtti. 17.09.2025 tarihli, 2024/487 E., 2025/531 K. sayılı kararda ise ayrımı şöyle kurdu:
- Silme işlemi hukuka uygunsa: Sonradan ortaya çıkan ihtilaf için verilen ihya kararı, TTK m.547 anlamında ek tasfiyedir; ihtilafla sınırlı verilir ve 547/2 uyarınca tasfiye memuru atanması zorunludur.
- Silme işlemi hukuka aykırıysa: İhya kararı aslında silme işleminin iptali niteliğindedir; şirket silinmeden önceki hukuki statüsüne döner ve bu durumda tasfiye memuru atanması gerekmez. Kurulun örnekleri arasında, davası devam eden bir şirketin geçici m.7/2’ye aykırı biçimde silinmesi ve kanundaki ihtar-ilan usulüne uyulmaması vardır.
Alacaklının dilekçesinde bu ayrımı gözetmesi gerekir. Amaç yalnızca alacağı tahsil etmekse, dosyayla sınırlı ek tasfiye istemek yeterli olabilir ve Hukuk Genel Kurulu’nun 2023 kararı bu yolu kolaylaştırır.
Terkin edilen şirketin ihyası hangi durumlarda istenebilir?
Ek tasfiye nedenleri kanunda tek tek sayılmamıştır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan 2023/779 E. sayılı kararında örnek olarak şunlar gösterilmiştir: tasfiye işlemlerinin eksik veya kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiyede değerlendirilmemiş malvarlığı bulunması, şirket organlarına karşı sorumluluk davası açılması ve şirkete karşı açılmış bir dava ya da icra takibi bulunması. Alacaklıyı doğrudan ilgilendiren gerekçe sonuncusudur: şirket aleyhine bir dava, ilam veya takip vardır ve bunun sonuçlanması için şirketin yeniden temsil edilebilir hâle gelmesi gerekir.
Alacaklının tasfiye sırasında yapılan ilanları görmemiş ya da alacağını tasfiye memuruna bildirmemiş olması bu yolu kapatmaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18.06.2025 tarihli, 2025/1992 E., 2025/4292 K. sayılı onama kararına konu dosyada bölge adliye mahkemesi, ilana başvuru yapılmamasının alacağı düşürmeyeceğini, tasfiye memurunun ihtilaflı borçların karşılığını notere depo etme yükümlülüğü de gözetildiğinde derdest dava varken tasfiyenin eksiksiz tamamlandığından söz edilemeyeceğini belirtmiştir.
İhya Davası Kime Karşı Açılır?
Ek tasfiye amaçlı ihya davasında husumet, tasfiyeyi yapan son tasfiye memuruna yöneltilir; ticaret sicili müdürlüğü de yasal hasım olarak davada yer alır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 06.09.2023 tarihli, 2023/3931 E., 2023/4694 K. sayılı kararında bu kural açıkça yazılmıştır: alacaklının mahkemenin verdiği süre içinde açtığı ihya davasında husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicili müdürlüğüne düşer. Tasfiye yapılmadan resen silinen şirkette ise silme işlemini yapan ticaret sicili müdürlüğü davalı gösterilir; şirketin son yetkilileri biliniyorsa onların da davaya katılması, ihtilafın tek seferde çözülmesine yardımcı olur.
Dilekçede ihyası istenen şirket ayrıca “dava dışı” olarak tanıtılır: unvanı, ticaret sicili ve MERSİS numarası, silinme tarihi ve silinme gerekçesi yazılır. Yanlış kişiye yöneltilen dava, ihya kararını geciktirir; tasfiye memurunun kim olduğu sicil kaydından ve sicil gazetesindeki tasfiye ilanlarından öğrenilir.
İhya Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir; TTK m.547 her iki unsuru da açıkça yazar. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davaya asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar.
Usule ilişkin en önemli gelişme Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2025 kararlarıdır. Kurul, 14.07.2025 tarihli, 2024/11-251 E., 2025/468 K. ve 17.09.2025 tarihli, 2024/487 E., 2025/531 K. sayılı kararlarında, TTK m.547’ye dayanan ek tasfiye amaçlı ihya davasını çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirdi; davanın basit yargılama usulüne tabi olduğunu ve bu nitelikteki işlerde bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğunu (HMK m.362/1-ç) kabul etti. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de bu tarihten sonra önüne gelen ihya dosyalarında temyiz dilekçelerini reddetmiştir; 08.12.2025 tarihli, 2025/6599 E., 2025/7339 K. ve 22.12.2025 tarihli, 2025/6922 E., 2025/7685 K. sayılı kararlar bu yöndedir. Kararlar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oylar ihya davasının çekişmeli bir dava olduğunu savunur.
Alacaklı için bunun pratik sonucu şudur: ihya davası, basit yargılama usulünde görülür ve dosya kural olarak istinaf incelemesiyle kesinleşir. Yargıtay aşaması beklenmediği için ihya kararı, eski uygulamaya göre daha erken kesinleşebilir.
İhya davası ne kadar sürer?
Kanunda bir süre öngörülmemiştir; süre mahkemenin iş yüküne, tebligatların ne kadar hızlı yapıldığına ve istinafa gidilip gidilmediğine göre değişir. Basit yargılama usulünde dilekçe aşaması kısadır ve mahkeme mümkünse dosya üzerinden karar verebilir (HMK m.320). Davalıların cevap vermediği, sicil kayıtlarının eksiksiz geldiği dosyalar daha hızlı sonuçlanır; tasfiye memurunun itiraz ettiği veya silme işleminin hukuka uygunluğunun tartışıldığı dosyalar daha uzun sürer.
İhya Davası Süresi Var mı, Zamanaşımı İşler mi?
İhya davası için kanunda bir süre yoktur. TTK m.547’de hiçbir süre öngörülmemiştir; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2023 tarihli, 2023/1115 E., 2023/1544 K. sayılı onama kararına konu dosyada, genel kurulun sona erme kararıyla tasfiye edilip silinen bir şirketin ihyası talebinin hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmiştir. Aynı Daire’nin 04.12.2024 tarihli, 2024/6150 E., 2024/8653 K. ve 23.11.2023 tarihli, 2023/5791 E., 2023/6775 K. sayılı onama kararları da ek tasfiye ve ihya davasında süre bulunmadığı yönündedir.
Resen silinen şirketler için durum 2023’e kadar farklıydı. TTK geçici m.7/15, ihya davasının “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” açılmasını şart koşuyordu ve Yargıtay bu süreyi hak düşürücü süre sayıyordu. Anayasa Mahkemesi 22.06.2023 tarihli, E.2023/33, K.2023/117 sayılı kararıyla bu ibareyi iptal etti; karar 15.09.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. O tarihten bu yana resen silinen şirketin ihyası da süreye bağlı değildir. Eski kararlarda geçen “beş yılı geçmiş, ihya istenemez” gerekçesi bugün uygulanamaz; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2025 kararlarına konu dosyalar da beş yıllık süreye dayanan bozma kararlarına karşı bölge adliye mahkemelerinin iptal kararını gerekçe göstererek direndiği dosyalardır.
İhya davasının süresiz olması, alacağın kendisinin zamanaşımına uğramayacağı anlamına gelmez. Zamanaşımının işleyip işlemediği ve durup durmadığı alacağın türüne, dayanağına ve dosyanın geçmişine göre ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle alacaklının, şirketin silindiğini öğrendiği anda harekete geçmesi en güvenli yoldur.
Şirketin İhya Davası Masrafları ve Vekâlet Ücretini Kim Öder?
Masrafları ilk aşamada davayı açan alacaklı karşılar: başvuru ve harç giderleri, tebligat masrafları ve gider avansı davacı tarafından yatırılır. Yargılama sonunda bu giderlerin kime yükletileceği ise davanın açılmasına kimin sebep olduğuna göre belirlenir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2023/3931 E., 2023/4694 K. sayılı bozma kararı bu konuda alacaklı lehine bir ölçü koydu: tasfiyeyi eksik gerçekleştiren tasfiye memuru yüzünden alacaklı ek tasfiye davası açmakta haklı olduğundan, yargılama giderlerinin tamamından tasfiye memuru sorumlu tutulmalıdır. 29.05.2024 tarihli, 2024/2959 E., 2024/4434 K. sayılı onama kararına konu dosyada da şirket aleyhine süren davayı dikkate almayan tasfiye memurunun tasfiyeyi eksik yaptığı ve ihya kararıyla yargılama giderlerinin onun aleyhine verilmesinin yerinde olduğu kabul edilmiştir. Aynı Daire’nin 11.03.2025 tarihli, 2025/1240 E., 2025/1659 K. sayılı kararına konu dosyada da şirket aleyhine iş mahkemesinde süren bir dava nedeniyle ihya istenmiş; bölge adliye mahkemesi, tasfiyeyi usulüne uygun tamamlamayan tasfiye memurunun HMK m.326 uyarınca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğunu, yasal hasım konumundaki sicil müdürlüğünün ise tasfiyenin usulsüz kapatılmasında kusuru bulunmadığını belirtmiş, Daire kararı düzelterek onamıştır. Bu kararlar, alacaklıyı bilerek veya özensizlikle atlayan tasfiye memurunun ihya davasının masraflarını da üstlenmesi gerektiğini gösterir. Giderin yükletilebilmesi için tasfiye memurunun eksik tasfiyede gerçekten rol oynamış olması gerekir: aynı Daire’nin yukarıda anılan 2025/1992 E. sayılı dosyasında son tasfiye memuru ölmüş, yerine yalnızca kanuni zorunluluk nedeniyle eski bir yönetim kurulu üyesi atanmıştı; tasfiye sürecinde görev almayan bu kişinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kabul edildi ve giderler davacının üzerinde kaldı.
Ticaret sicili müdürlüğü bakımından tablo değişti. Uygulamada sicil müdürlüğü “yasal hasım” sayılıyor ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuyordu; 2024’te 7511 sayılı Kanun’la geçici m.7/15’e “ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamaz” cümlesi de eklenmişti. Anayasa Mahkemesi, 10.09.2025 tarihli, E.2025/31, K.2025/183 sayılı kararıyla bu cümleyi mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz sınırladığı gerekçesiyle iptal etti; karar 23.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Bugün kanunda sicil müdürlüğünü kategorik olarak gider ve vekâlet ücretinden muaf tutan bir hüküm yoktur. Silme işlemi usule aykırı yapılmış ve davanın açılmasına sicil müdürlüğü sebep olmuşsa, giderlerin bu idareye yükletilmesi istenebilir. Hukuk Genel Kurulu’nun 2023/340 E. sayılı kararına konu dosyada da bölge adliye mahkemesi, ihtar yapılmadan ve kanunda sayılmayan bir gerekçeyle silme işlemi yapıldığını tespit ederek sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmetmişti.
Harç ve gider avansının tutarı her yıl yeniden belirlendiği ve mahkemeden mahkemeye değişebildiği için burada rakam verilmemiştir; dava açılırken mahkeme veznesinden güncel tutar öğrenilir.
İhya Kararından Sonra Alacak Nasıl Tahsil Edilir?
Kapanan şirketten alacak tahsilinin asıl aşaması ihya kararının kesinleşmesinden sonra başlar. Karar kesinleşince şirket, karar kapsamıyla sınırlı olarak ticaret siciline yeniden tescil edilir ve ilan olunur. Mahkemenin atadığı tasfiye memuru şirketi temsil eder; alacaklının takibi veya davası artık bu temsilci aracılığıyla yürür. Bundan sonraki adımlar şöyle işler:
- Takip veya dava şirkete karşı sürdürülür. Bekletilen dava kaldığı yerden devam eder; takip dosyasında ödeme emri veya diğer işlemler tasfiye memuruna tebliğ edilir.
- Tasfiye memuru şirketin varlığını araştırır. Tasfiyede değerlendirilmemiş banka hesabı, alacak, taşınır veya taşınmaz varsa bunlar paraya çevrilir ve alacaklıya ödenir. Alacaklı da bildiği malvarlığı unsurlarını tasfiye memuruna ve icra dairesine bildirmelidir.
- Şirkette varlık bulunamazsa alacaklı aciz vesikası alır ve kişisel sorumluluk yollarına geçer.
- Ek tasfiye işlemi bitince tasfiye memuru şirketin yeniden sicilden silinmesini ister. İhya geçici bir önlemdir; şirket faaliyetine dönmez.
İhya kararında tasfiye memuru atanmamışsa ne olur?
Ek tasfiye niteliğindeki ihya kararında tasfiye memuru atanması zorunludur ve bu eksiklik sonradan giderilebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18.03.2025 tarihli, 2025/1169 E., 2025/1896 K. sayılı kararına konu dosyada mahkeme şirketin ihyasına karar vermiş ama tasfiye memuru atamamış, karar da kesinleşmişti; ihyaya dayanak davada şirketi temsil edecek kimse bulunamayınca alacaklı tasfiye memuru atanmasını istedi ve talep, karar kesinleştiği gerekçesiyle reddedildi. Daire bu ret kararını bozdu: TTK m.547/2 emredici olduğundan, kesinleşmiş ihya kararından sonra da alacaklının talebi üzerine ek kararla son tasfiye memuru veya yeni bir kişi tasfiye memuru olarak atanabilir. Alacaklı, ihya kararını aldığında kararda bir tasfiye memuru atanıp atanmadığını kontrol etmeli, atanmamışsa vakit kaybetmeden aynı mahkemeden ek karar istemelidir.
İhya kararının dosyayla sınırlı verilmesi alacaklının aleyhine değildir. Hukuk Genel Kurulu kararlarında da ek tasfiyenin dava konusu dosyayla sınırlı verilmesi gerektiği vurgulanır; aynı şirketten başka alacağı olanlar kendi dosyaları için ayrıca başvurabilir.
Resen Terkin Edilen Şirketin Borçları Ne Olur?
TTK geçici m.7, 1 Temmuz 2015’e kadar tespit edilen bazı şirketlerin, olağan tasfiye usulüne uyulmadan ticaret sicilinden silinmesine imkân tanıdı. Kapsama sermayesini artırmayan şirketler, münfesih şirketler ve aralıksız beş yıl olağan genel kurulunu yapmayan anonim şirketler giriyordu. Bu şirketlerin borçları silinmeye engel sayılmadı (geçici m.7/12); ancak borçlar da ortadan kalkmadı.
Resen silinen şirketin alacaklısı için üç kural önemlidir:
- Davası olan şirket resen silinemez. Geçici m.7/2’ye göre davacı veya davalı olarak devam eden davası bulunan şirkete bu madde uygulanmaz. Hukuk Genel Kurulu’nun 2025/531 K. sayılı kararına göre bu engel için davanın silinmeden önce açılmış olması gerekir; silinmeden sonra açılan dava, usulüne uygun yapılmış silme işlemini hukuka aykırı hâle getirmez.
- İhya süresizdir. Beş yıllık süre 2023’te iptal edildi.
- Hazineye intikal kuralı kalktı. Kanun, tasfiye edilmeden silinen şirketin sonradan ortaya çıkan malvarlığının silinmeden on yıl sonra Hazineye geçeceğini ve Hazinenin bu şirketlerin borçlarından sorumlu olmayacağını öngörüyordu. Anayasa Mahkemesi E.2025/31, K.2025/183 sayılı kararıyla bu iki cümleyi ve geçici m.7/4-b’deki ilgili ibareyi mülkiyet hakkı bakımından ölçüsüz bularak iptal etti; bu kısım için kararda dokuz aylık yürürlük ertelemesi öngörüldü ve süre Eylül 2026’da doldu. Ekim 2026 itibarıyla kanun metninde iptal edilen cümlelerin yerine yeni bir hüküm konmamıştır. Bu nedenle eski yazılarda ve bazı sitelerde geçen “on yıl geçtiyse mallar Hazineye geçti, alacaklının yapacağı bir şey kalmadı” cümlesi artık güncel değildir.
Sermayesini artırmadığı için kapanan şirketlerin hangi süreçle silindiğini ve ihyalarının nasıl istendiğini sermayesini artırmayan şirketin akıbetini anlattığımız yazıda ayrıca ele aldık.
İflas Eden Şirketten Alacak Tahsili Nasıl Yapılır?
İflasla kapanan şirkette alacaklı, takibe değil iflas masasına yönelir. İflas kararıyla şirketin malları masaya girer, haciz yoluyla takipler durur ve alacaklar iflas idaresine yazdırılır; masa, alacakları İcra ve İflas Kanunu‘nun 206. maddesindeki sıraya göre öder. Alacağın ödenmeyen kısmı için alacaklıya aciz vesikası verilir ve bu belge, ileride borçlunun malvarlığına veya kaçırılan mallara yönelik takip ve iptal davalarında alacaklının elindeki başlıca belgedir.
İflas tasfiyesi TTK m.534 uyarınca iflas idaresince yürütüldüğü için, iflas sürerken alacaklının ek tasfiye yoluna başvurmasına gerek kalmaz; iflas idaresinin işlemlerine itiraz ve şikâyet yolları İcra ve İflas Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir. İflas kapandıktan ve şirket sicilden silindikten sonra ise tablo değişir: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 28.11.2024 tarihli, 2024/5907 E., 2024/8469 K. sayılı onama kararına konu dosyada, iflasın kapatılması nedeniyle 2011’de sicilden silinen bir şirket, aleyhine iş mahkemesinde süren dava için yalnızca o dosyaya münhasır olmak üzere ihya edilmiş; önceki tasfiye memurunun öldüğü anlaşıldığından şirketin hayattaki ortağı tasfiye memuru olarak atanmıştır. Şirket yöneticileri borca batık şirketin iflasını zamanında istememişse, alacaklının hem cezai şikâyet hakkı hem de tazminat talebi gündeme gelebilir. Şirket iflası sürecini ve iflasın borçlara etkisini şirket iflasının nasıl verildiğini anlattığımız yazıda ayrıntılı olarak inceledik.
Şirketin Malları Dağıtıldıysa Kime Başvurulur?
İhyadan sonra şirkette para kalmadığı anlaşılırsa, kapanan şirketten alacak için bakılacak yer tasfiyeyi yürüten ve parayı dağıtan kişilerdir. Limited şirketin borçlarından kural olarak yalnız şirket malvarlığı sorumludur (TTK m.602); ortaklar şirket kapandı diye özel hukuk alacaklarına karşı kendiliğinden sorumlu olmaz. Kişisel sorumluluk ancak belirli hukuki dayanaklardan doğar:
- Tasfiye memurunun sorumluluğu: Alacaklıları çağırmayan, bilinen alacaklının alacağını bankaya veya notere depo etmeyen ya da borçlar ödenmeden ortaklara dağıtım yapan tasfiye memuru, haksız olarak ödediği paralardan TTK m.541/4 ve m.553 uyarınca sorumlu olur. Bu sorumluluğun şartlarını, zamanaşımını ve dava yolunu tasfiye memurunun sorumluluğunu anlattığımız yazıda ayrıca ele aldık.
- Tasarrufun iptali: Şirket kapanmadan önce mallarını yakınlarına, ortaklarına veya başka bir şirkete devretmişse, aciz vesikası alan alacaklı bu işlemlerin iptalini isteyebilir; şartları ve süreleri tasarrufun iptali davası yazımızda anlatılmıştır.
- Kefalet ve aval: Ortağın veya yöneticinin kefil olduğu, aval verdiği borç şirket kapansa da onun kişisel borcu olarak devam eder.
- Kamu alacakları: Vergi ve sosyal güvenlik primi alacaklarında kanuni temsilcilerin ve limited şirket ortaklarının özel sorumlulukları vardır; ancak bu sorumluluk yalnızca kamu idaresinin alacağı için işler, özel alacaklıya geçmez.
Şirket ortağına icra takibi yapılabilir mi?
Şirketin özel hukuk borcu için ortağa doğrudan icra takibi yapılamaz; ortak şirketin borçlusu değildir. Takip ancak ortağın kendi imzasıyla borç altına girdiği durumlarda, örneğin kefalet sözleşmesine, aval verdiği senede veya kendi adına verdiği bir taahhüde dayanarak başlatılabilir. Limited şirket ortağına ve şirket müdürüne yönelik doğrudan takip yetkisi kanunda kamu alacakları için tanınmıştır; orada da takibi alacaklı değil, vergi dairesi veya Sosyal Güvenlik Kurumu kendi kanunlarına göre yapar.
Şirket borcu nedeniyle ortağın kişisel malvarlığına hangi durumlarda gidilebileceğini şirketin borcu yüzünden ortağın evine haciz gelip gelmeyeceğini anlattığımız yazıda inceledik.
Kapanan şirketin vergi borcu kimden istenir?
Vergi borcu, özel alacaklardan farklı bir rejime tabidir: ticaret sicilinden silinme, kamu alacağını ortadan kaldırmaz ve vergi idaresi şartları varsa kanuni temsilcilere ve limited şirket ortaklarına doğrudan başvurabilir; geçici m.7/12 de silinen şirketin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının silinmeden önceki kamu borçlarından doğan sorumluluğunun devam ettiğini açıkça yazar. Bu sorumluluğun kapsamını şirketi kapattıktan sonra vergi borcunun kimden isteneceğini anlattığımız yazıda ayrıntılı olarak inceledik.
İhya Davası Dilekçesinde ve Şirket İhyası Talebinde Neler Yer Alır?
İhya davası dilekçesi, alacaklının hukuki yararını ve ihyanın hangi dosya için istendiğini açıkça göstermelidir. Hazır bir şablonu kopyalamak yerine aşağıdaki unsurların dosyaya göre doldurulması gerekir:
- Mahkeme: Şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi.
- Davacı: Alacaklının kimlik ve adres bilgileri, vekili.
- Davalılar: Tasfiyeyi yapan son tasfiye memuru veya memurları ve ilgili ticaret sicili müdürlüğü; resen silinen şirkette sicil müdürlüğü.
- İhyası istenen şirket: Unvan, ticaret sicili ve MERSİS numarası, son adres, silinme tarihi ve silinme gerekçesi.
- Olaylar: Alacağın doğuşu, şirket aleyhine açılan dava veya takip, şirketin silindiğinin ne zaman ve nasıl öğrenildiği; mahkeme ihya için süre verdiyse ara kararın tarihi.
- Hukuki yarar: Alacağın tahsili ve taraf teşkili için şirketin yeniden temsil edilebilir hâle gelmesinin zorunlu olduğu.
- Talep: Şirketin belirtilen dava veya takip dosyası ve bununla bağlantılı işlemlerle sınırlı olarak ek tasfiye için yeniden tesciline, TTK m.547/2 uyarınca tasfiye memuru atanmasına, kararın tescil ve ilanına, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebep olan davalıya yükletilmesine karar verilmesi.
- Deliller: Ticaret sicili kayıtları ve sicil gazetesi ilanları, alacağı gösteren belgeler, ilgili dava ve takip dosyaları, gerekirse bilirkişi incelemesi.
- Hukuki sebepler: TTK m.547, geçici m.7, HMK ve ilgili mevzuat.
Tasfiye memurunun kim olacağı konusunda mahkeme talepten bağımsız karar verebilir; son tasfiye memuru görevi yapmaya elverişli değilse veya alacaklıyla çatışan bir konumdaysa, dilekçede bağımsız bir kişinin atanması önerilebilir.
Kapanan Şirketten Alacağa İlişkin Yargıtay Kararları
| Karar | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay HGK 14.07.2025, 2024/11-251 E., 2025/468 K. | Ek tasfiye amaçlı ihya davasının niteliği | Çekişmesiz yargı işi; bölge adliye mahkemesi kararına temyiz kapalı |
| Yargıtay HGK 17.09.2025, 2024/487 E., 2025/531 K. | Resen silinen şirketin ihyası | Hukuka uygun silmede dosyayla sınırlı ek tasfiye ve tasfiye memuru zorunlu; hukuka aykırı silmede ihya = silmenin iptali |
| Yargıtay HGK 13.12.2023, 2023/340 E., 2023/1236 K. | Alacaklının ihya talebi | Amaç ek tasfiyeyle sağlanabiliyorsa silmenin hukuka uygunluğu araştırılmaz; dosyayla sınırlı ek tasfiye |
| Yargıtay HGK 24.01.2024, 2023/338 E., 2024/3 K. | Silinmenin sonuçları | Malvarlığı ortaklara kendiliğinden geçmez; ortaklar şirket yerine taraf olamaz |
| Yargıtay 12. HD 26.01.2023, 2022/7957 E., 2023/519 K. | Silinmiş şirket aleyhine kambiyo takibi | Takip işlemleri yok hükmünde; takip iptal edildi (ONAMA) |
| Yargıtay 12. HD 27.09.2023, 2023/779 E., 2023/5438 K. | Davada şirketin silindiğinin anlaşılması | İhya için süre verilmeli, ihya beklenmeli, sonra taraf teşkili sağlanmalı |
| Yargıtay 11. HD 06.09.2023, 2023/3931 E., 2023/4694 K. | Husumet ve giderler | Husumet tasfiye memuru ve sicil müdürlüğüne; eksik tasfiye yapan tasfiye memuru tüm giderlerden sorumlu |
| Yargıtay 11. HD 14.03.2023, 2023/1115 E., 2023/1544 K. | Süre | Tasfiye sonucu silinen şirketin ihyası hak düşürücü süreye tabi değil |
| Yargıtay 11. HD 29.05.2024, 2024/2959 E., 2024/4434 K. | Derdest davanın atlanması | Eksik tasfiye; ihya ve giderler tasfiye memuru aleyhine |
| Yargıtay 11. HD 18.03.2025, 2025/1169 E., 2025/1896 K. | İhya kararında tasfiye memuru atanmaması | 547/2 emredici; kesinleşmeden sonra ek kararla atanabilir |
| Yargıtay 11. HD 11.03.2025, 2025/1240 E., 2025/1659 K. | Derdest iş davası nedeniyle ihya | Giderler ve vekâlet ücreti eksik tasfiye yapan tasfiye memuruna |
| Yargıtay 11. HD 08.12.2025, 2025/6599 E., 2025/7339 K. | Temyiz | İhya kararına karşı temyiz dilekçesi reddedildi |
Kararların künyeleri Yargıtay karar arama sisteminden indirilen tam metinlerle karşılaştırılmıştır. Kararlar ilgili dosyanın olgularına göre verilmiştir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir.
Alacağınızın Sahibi Olan Şirket Silinmiş mi?
Şirketin ticaret sicilinden ne zaman ve hangi yolla silindiğini, aleyhine süren bir dava veya takip bulunup bulunmadığını ve tasfiyeyi kimin yaptığını öğrenmeden ihya dilekçesi yazmak, dosyayı baştan zayıflatır. Bu bilgileri toplayıp dosyanızın hangi yoldan yürüyeceğini birlikte değerlendirmek isterseniz, şirketler hukuku çalışma alanımızın sayfasına göz atabilir veya iletişim sayfamızdan bize yazabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kapanan şirketten alacak tahsil edilebilir mi?
Edilebilir. Şirket tasfiye hâlindeyse doğrudan takip edilir; sicilden silinmişse önce alacaklının dosyasıyla sınırlı olarak ihya edilir, ardından takibe veya davaya devam edilir. Şirkette varlık yoksa tasfiye memurunun sorumluluğu ve tasarrufun iptali gibi yollar araştırılır.
Kapanan şirketten alacak için ihya davası şart mı?
Şirket ticaret sicilinden silinmişse şarttır; ihya edilmeden şirket davada veya takipte temsil edilemez. Şirket yalnızca tasfiye hâlindeyse ya da iflas tasfiyesi sürüyorsa ihya davasına gerek yoktur; iflas kapanıp şirket sicilden silinmişse süren bir dava için ihya yine istenebilir.
Kapanan şirkete dava açılır mı?
Sicilden silinmiş şirkete doğrudan dava açılamaz; şirketin taraf ehliyeti yoktur. Dava açılmış ve şirketin silindiği sonradan anlaşılmışsa mahkeme ihya davası açılması için süre verir ve ihya kararını bekler.
Kapanmış şirkete icra takibi yapılabilir mi?
Yapılmamalıdır. Yargıtay’ın onadığı bir kararda, silinmiş şirket aleyhine başlatılan takipteki işlemlerin hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek takip iptal edilmiştir. Önce şirketin ihyası sağlanmalı ve takip ihya kararıyla atanan tasfiye memuruna yöneltilmelidir.
Terkin edilen şirkete tebligat yapılır mı?
Silinmiş şirketin sicilde kayıtlı yetkili temsilcisi kalmadığı için usulüne uygun tebligat yapılması sorun yaratır. İhya kararıyla atanan tasfiye memuru şirketi temsil eder ve tebligatlar ona yapılır.
İhya davası nedir?
Ticaret sicilinden silinmiş bir şirketin, belirli bir dava, takip veya tasfiye işlemi için yeniden sicile tescil edilmesini sağlayan davadır. Dayanağı tasfiye sonucu silinen şirketlerde TTK m.547, resen silinen şirketlerde TTK geçici m.7/15’tir.
Ek tasfiye nedir, ihyadan farkı ne?
Ek tasfiye, tasfiyesi kapanmış şirkette eksik kalan işlerin tamamlanması için şirketin geçici olarak yeniden tescilidir. Resen silinen şirkette silme işlemi hukuka uygunsa verilen ihya kararı da ek tasfiye niteliğindedir; silme hukuka aykırıysa ihya, silme işleminin iptali anlamına gelir.
İhya davası kime karşı açılır?
Tasfiye sonucu silinen şirkette son tasfiye memuruna karşı açılır ve ticaret sicili müdürlüğü yasal hasım olarak gösterilir. Resen silinen şirkette silme işlemini yapan ticaret sicili müdürlüğü davalıdır.
İhya davası yetkili mahkemesi neresidir?
Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir (TTK m.547).
İhya davası açma süresi var mı?
Yoktur. TTK m.547’de süre öngörülmemiştir; resen silinen şirketler için geçici m.7/15’teki beş yıllık süre de Anayasa Mahkemesi’nin 2023/117 K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
İhya davası zamanaşımına uğrar mı?
İhya davasının kendisi bir süreye bağlı değildir. Ancak alacağın kendi zamanaşımı ayrıca değerlendirilir; şirketin silindiğinin öğrenilmesinden sonra beklemek alacak bakımından risk doğurabilir.
İhya davası masraflarını kim öder?
Davayı açarken masrafları alacaklı yatırır. Yargılama sonunda giderler, davanın açılmasına sebep olan tarafa yükletilir; Yargıtay, tasfiyeyi eksik yapan tasfiye memurunu giderlerin tamamından sorumlu tutmuştur.
İhya davası vekâlet ücreti kime yükletilir?
Davanın açılmasına sebep olan tarafa yükletilir; incelediğimiz Yargıtay kararlarında bu taraf, tasfiyeyi eksik yapan tasfiye memuru olmuştur. Ticaret sicili müdürlüğü aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini yasaklayan cümle Anayasa Mahkemesi’nin 2025/183 K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir; ücretin kime yükletileceği dosyanın koşullarına göre belirlenir.
İhya davası ne kadar sürer?
Kanunda bir süre yoktur. Dava basit yargılama usulünde görülür ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre istinaf incelemesiyle kesinleşir; tebligatların hızı ve itirazlar süreyi belirler.
Resen terkin edilen şirketin borçları ne olur?
Borçlar silinmeyle sona ermez. Alacaklı şirketin ihyasını isteyebilir; kamu borçlarında kanuni temsilcilerin ve limited şirket ortaklarının sorumluluğu geçici m.7/12 uyarınca devam eder.
İhya kararı şirketi yeniden faaliyete döndürür mü?
Döndürmez. Ek tasfiye niteliğindeki ihya kararı, karar kapsamındaki dosya ve işlemlerle sınırlıdır; işlemler bitince tasfiye memuru şirketin yeniden silinmesini ister.
Bu yazıyla ilgili bilinmesi gerekenler:
- Anlatılanlar Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve tam metnini incelediğimiz Yargıtay kararlarına dayanır.
- İhya ve ek tasfiye kararlarının kapsamı, şirketin silinme biçimine ve alacaklının dosyasına göre değişir; yazı somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez.
- Harç, gider avansı ve süreye ilişkin bilgiler genel niteliktedir; işlem yapmadan önce güncel durumu bir avukatla birlikte kontrol etmeniz gerekir.