Hakkımda Uzaklaştırma Kararı Verildi, Nasıl İtiraz Ederim?
6284 tedbir kararına itiraz, kararın size tefhim veya tebliğ edildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren aile mahkemesine verilecek yazılı bir dilekçeyle yapılır; itiraz başka bir hâkim tarafından bir hafta içinde, kural olarak duruşma yapılmadan incelenir ve verilen karar kesindir. İtiraz kararı durdurmaz: dilekçe verildikten sonra da konuta dönmek, karşı tarafı aramak ya da yaklaşmak, sonradan itiraz kabul edilse bile zorlama hapsine yol açabilecek bir ihlaldir.
Bu yüzden itirazın tek şansı iyi kurulmuş ilk dilekçedir. Aşağıda kararın neden çoğu zaman sizi dinlemeden verildiği, itiraz merciinin neye baktığı, hangi gerekçelerin işe yaradığı, itirazda kaldırma dışında neler istenebileceği, örnek dilekçe, süre kaçtığında kalan yol ve kararın çocuklarla görüşme, ev ve boşanma davası üzerindeki etkisi, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, uygulama yönetmeliği ve yüksek mahkeme kararları üzerinden ele alınıyor.
Özet
- Süre: Tefhim veya tebliğden itibaren 2 hafta. Kararın size tebliğ edildiği tarihi tutanaktan ya da tebligat zarfından saptayın.
- Nereye: Kararı veren aile mahkemesine dilekçe verilir; dosyayı aynı yerdeki başka bir mahkeme inceler, Yargıtay’a ya da istinafa gidilmez.
- Ne kadar sürede: İtiraz mercii 1 hafta içinde karar verir; karar kesindir, temyiz edilemez.
- Ne istenebilir: Tedbirin kaldırılması, başka bir tedbirle değiştirilmesi, daraltılması ya da süresinin kısaltılması.
- Masraf: 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurulardan harç ve yargılama gideri alınmaz.
- İtiraz sürerken: Tedbire uymak zorunlusunuz; ihlal hâlinde ilk seferde 3-10 gün zorlama hapsi söz konusu olabilir.
6284 Tedbir Kararına İtiraz Nasıl Yapılır? Adım Adım
6284 tedbir kararına itiraz, bir dava açmak değil, verilmiş bir karara karşı kanun yoluna başvurmaktır. Kanun bu yolu tek maddede düzenler: bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir (6284 m.9/1). “İlgililer” ifadesi, hakkında tedbir verilen kişiyi de, talebi reddedilen korunan kişiyi de kapsar; bu yazı, hakkında uzaklaştırma kararı verilen kişinin itirazını anlatır.
İtirazın işleyişi beş adımda özetlenebilir. Önce kararın tebliğ tarihini ve tam metnini edinirsiniz; ardından kararın hangi bentlere dayandığını ve süresini okursunuz; sonra itiraz gerekçenizi ve delillerinizi hazırlarsınız; dilekçeyi kararı veren mahkemeye verirsiniz; son olarak itiraz merciinin kararını beklerken tedbire uymaya devam edersiniz. Bu adımların hiçbiri atlanamaz, çünkü itiraz merciinin önüne bir kez gidilir ve verilen karar kesindir.
Uygulamada en sık yapılan hata, kararın tam metnini görmeden itiraz etmektir. Tebligatla gelen ya da kolluğun tutanakla bildirdiği karar, hangi tedbirlerin hangi süreyle verildiğini gösterir; dosyadaki talep dilekçesi, kolluk ifadesi veya doktor raporu ise kararın neye dayandığını gösterir. İtiraz bu dayanağa cevap vermek zorundadır; dosyayı görmeden yazılan bir dilekçe çoğu zaman genel bir inkârdan öteye gidemez.
| Adım | Ne yapılır? | Dayanak |
|---|---|---|
| 1. Tebliğ tarihini saptayın | Tebligat zarfı, kolluk tutanağı veya UYAP kaydı | 6284 m.8/4, m.9/1 |
| 2. Kararı ve dosyayı inceleyin | Tedbir bentleri, süre, talep dilekçesi, ifade, rapor | 6284 m.5, m.8/2 |
| 3. Gerekçe ve delil hazırlayın | Tanık, mesaj, kayıt, savcılık kararı, çelişkiler | Uygulama Yön. m.34/3 |
| 4. Dilekçeyi verin | Kararı veren aile mahkemesine, 2 hafta içinde | 6284 m.9/1-2 |
| 5. Karara kadar tedbire uyun | Konut, yaklaşma, iletişim yasakları sürer | 6284 m.10/5, m.13 |
Hangi kararlara itiraz edilebilir?
İtiraz hakkı yalnız aile mahkemesi hâkiminin verdiği ilk uzaklaştırma kararıyla sınırlı değildir. Uygulama yönetmeliği, hâkimin verdiği koruyucu ve önleyici tedbir kararlarını ve tedbire aykırılık nedeniyle verilen zorlama hapsi kararlarını aynı iki haftalık itiraz yoluna bağlar (Uygulama Yön. m.34/1). Mülkî amirin verdiği koruyucu tedbir kararlarına karşı da iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (Uygulama Yön. m.33/1).
Tedbirin süresini uzatan ek karar da ayrı bir karardır ve ona karşı da itiraz edilir. Anayasa Mahkemesinin incelediği bir dosyada aile mahkemesi önce otuz günlük tedbir vermiş, sonra ek kararla tedbirleri altı ay daha uzatmış; başvurucu bu ek karara itiraz etmiştir (AYM, B.No 2022/44846, 5/11/2025, RG 05.03.2026-33187). Uzatma kararının nasıl verildiği ve hangi sınırlara bağlı olduğu uzaklaştırma kararının uzatılması talebini anlattığımız yazıda ayrıca incelenmiştir.
Boşanma davası sürerken bu dava içinde verilen 6284 tedbirleri de aynı rejime tabidir. Yönetmelik, asıl dava ile birlikte talep edilen tedbirler hakkında verilen kararlara karşı esas davadan bağımsız olarak itiraz edilebileceğini açıkça yazar (Uygulama Yön. m.34/5). Yargıtay da boşanma davası sırasında verilmiş olsa bile 6284 kapsamındaki koruma kararlarının temyize tabi olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2014/10591 K.2014/21618).
Kolluğun verdiği uzaklaştırma kararına itiraz
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri de uzaklaştırma, yaklaşmama ve hakaret etmeme tedbirlerini alabilir; ancak evrakı en geç ilk iş günü içinde hâkimin onayına sunmak zorundadır ve hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar (6284 m.5/2). Kolluk kararı hâkim onayıyla aile mahkemesi kararına dönüştüğü için itiraz, onay kararını veren aile mahkemesine yapılır.
Kolluğun tutanakla yaptığı tebliğ, bu sürecin başlangıç belgesidir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluğun aldığı tedbir şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir (6284 m.8/4). Kolluğun yetkisinin sınırı ve onay zinciri polisin uzaklaştırma kararı verip veremeyeceğini anlattığımız yazıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
İtiraz Süresi İki Hafta: Ne Zaman Başlar, Kaçarsa Ne Olur?
6284 tedbir kararına itiraz için süre iki haftadır ve kararın size tefhim edildiği, yani yüzünüze okunduğu ya da tebliğ edildiği günden itibaren işler (6284 m.9/1). Süre gün olarak değil hafta olarak belirlendiği için, örneğin bir salı günü tebliğ edilen kararda süre iki hafta sonraki salı günü mesai bitiminde dolar. Son gün resmî tatile denk gelirse süre, tatili izleyen ilk iş gününün bitimine kadar uzar.
Tebliğ tarihi bu yüzden itirazın en önemli verisidir. Kolluk kararı elden bildirdiyse tarih tutanaktadır; mahkeme tebligat çıkardıysa tarih tebligat mazbatasındadır; e-Devlet üzerinden elektronik tebligat adresiniz varsa tebliğ, kanundaki elektronik tebligat kurallarına göre gerçekleşir. Tarihi bilmiyorsanız UYAP Vatandaş Portalı’nda dosyanın evrak listesinden ya da adliyede dosyayı inceleyerek öğrenebilirsiniz.
Süreyi hesaplarken “kararı ne zaman öğrendim” sorusu yerine “karar bana ne zaman resmen bildirildi” sorusu sorulmalıdır. Karşı tarafın size mesajla kararın varlığını söylemesi, kolluğun telefonda bilgi vermesi ya da bir yakınınızın kararı görmesi tebliğ yerine geçmez; ancak resmî bildirim geldikten sonra süre tartışmasına girmemek için itirazı ilk günlerde vermek her zaman daha güvenlidir.
Tebliğ edilmeden uygulanan kararda süre
Kanun, tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesinin kararın uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini düzenler (6284 m.10/5). Yani karar size henüz tebliğ edilmemişken kolluk sizi evden uzaklaştırabilir. Ancak itiraz süresi tebliğe bağlandığı için, uygulama başlamış olsa da tebliğ yapılmadıkça iki haftalık süre işlemeye başlamaz.
Bu durumda beklemek yerine itirazı hemen yapmak mümkündür. Kararın varlığını öğrendiğiniz anda dosyayı inceleyip itiraz dilekçesi vermenizin önünde engel yoktur; erken itiraz, hem süre tartışmasını ortadan kaldırır hem de tedbirin uygulandığı süreyi kısaltma imkânı verir.
Süre kaçtıysa kaldırma yolu
İki haftalık süre geçtikten sonra itiraz yolu kapanır. Bundan sonra tedbirin ortadan kalkması için kanunun öngördüğü yol, şiddet veya şiddet uygulama tehlikesinin ortadan kalktığının anlaşılması hâlinde kararı veren merciin tedbirlerin kaldırılmasına karar vermesidir (Uygulama Yön. m.30/4). Ancak bu madde kaldırma talebini resen işletilecek bir yol olarak ve korunan kişi, müdürlük, şiddet önleme ve izleme merkezi (ŞÖNİM) ya da kolluk için sayar; hakkında tedbir verilen kişiyi talep sahipleri arasında açıkça saymaz.
Bu nedenle süre kaçtıysa yapılacak iş, kararı veren mahkemeye tehlikenin ortadan kalktığını gösteren yeni olguları bildiren bir dilekçe vermek ve hâkimin resen değerlendirme yetkisini harekete geçirmektir. Örneğin taraflar ayrı şehirlerde yaşamaya başlamışsa, boşanma davası sonuçlanmışsa veya korunan kişi tedbirin kaldırılmasını kendisi istemişse bu olgular belgeyle mahkemeye sunulur. Hâkimin bu dilekçeyi değerlendirme zorunluluğu itirazdaki kadar kesin değildir; süreyi kaçırmamak bu yüzden önemlidir.
Karar Neden Delilsiz Verildi? İtiraz Bunu Bilerek Kurulmalı
Pek çok kişi, hakkında karar verildiğini ifadesi bile alınmadan öğrenir ve bunu kararın açıkça hukuka aykırı olduğunun kanıtı sayar. Oysa kanun hız yükümlülüğü getirir: önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir ve kararın verilmesi kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez (6284 m.8/3). Kararın sizi dinlemeden verilmiş olması tek başına kaldırılma sebebi değildir.
Kanunun “delil veya belge aranmaz” cümlesinin lafzı da bilinmelidir. Madde, koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmayacağını söyler (6284 m.8/3). Uzaklaştırma ise koruyucu değil önleyici bir tedbirdir (6284 m.5/1-b). Önleyici tedbir için kanun hız şartını yazmış, delil konusunda ayrı bir cümle kurmamıştır; uygulamada önleyici tedbirler de çoğunlukla başvurucunun beyanı ve kolluk tutanağıyla verilir.
Bu farkın itirazdaki anlamı şudur: itiraz aşamasında hâkim artık acil bir talep karşısında değildir; dosyadaki beyanın tedbiri taşıyıp taşımadığını iki tarafın anlatımı birlikte okunarak denetler. İtiraz mercii, itiraz talebinin kabulüne veya reddine, verilen tedbir kararının kaldırılmasına, uygun görülecek başka bir tedbirle değiştirilmesine veya aynen devamına karar verebilir (Uygulama Yön. m.34/3). Yani itiraz, ilk kararın sizin anlatımınız olmadan kurulmuş olmasını telafi eden yerdir.
Dosyada somut bir belge varsa tablo değişir. Anayasa Mahkemesinin incelediği dosyada başvurucu itirazında iddiaların soyut olduğunu ve şiddet tehlikesi bulunmadığını ileri sürmüş; itiraz mercii ise tedbir talep edenin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandığının dosyadaki adli raporla sabit olduğunu belirterek itirazı reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi bu gerekçeyi yeterli bulmuş, gerekçeli karar hakkı yönünden başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun saymıştır (AYM, B.No 2022/44846, 5/11/2025, §33). Adli rapor, görüntü veya tanık beyanı bulunan bir dosyada genel inkâr bu nedenle sonuç vermez.
6284 Tedbir Kararına İtiraz Dilekçesinde Hangi Gerekçeler İşe Yarar?
6284 tedbir kararına itiraz dilekçesinin başarısı, dosyadaki dayanakla doğrudan konuşan gerekçelere bağlıdır. “Böyle bir şey olmadı”, “karşı taraf yalan söylüyor”, “evin tapusu benim” gibi cümleler itiraz merciine yeni bir şey söylemez. İşe yarayan gerekçe, talep dilekçesindeki olayı tarih, yer ve kişi olarak ele alır ve ona karşı somut bir olgu ya da belge koyar.
Gerekçeleri ikiye ayırmak faydalıdır: olaya ilişkin gerekçeler ve tedbirin ölçüsüne ilişkin gerekçeler. Birincisi tedbirin hiç verilmemesi gerektiğini, ikincisi verilen tedbirin gereğinden geniş ya da uzun olduğunu gösterir. İtiraz mercii tedbiri tamamen kaldırmak istemese bile ikinci tür gerekçeyle tedbiri daraltabilir.
Olayın tarihi ve somutluğu
Talep dilekçesinde anlatılan olayın tarihi, yeri ve şekli önemlidir. Olay tarihinde başka bir şehirde olduğunuzu gösteren bir yol bileti, iş yeri giriş kaydı veya otel faturası; anlatılan saatte iş yerinizde olduğunuzu gösteren puantaj kaydı ya da tanık beyanı, beyanın olayla bağını doğrudan zayıflatır. Tarihi belirsiz, “sürekli”, “her zaman” gibi genel ifadelerle anlatılmış bir talep karşısında ise bu belirsizliğin kendisini itiraz gerekçesi olarak göstermek gerekir.
Olayın ne zaman yaşandığı, tedbirin gerekliliği açısından da önemlidir. Anlatılan olay aylar öncesine aitse ve taraflar o tarihten sonra sorunsuz biçimde bir arada yaşamışsa, bugün için şiddet tehlikesinin devam ettiğini gösteren olgunun ne olduğu sorusu itiraz merciinin önüne konulmalıdır.
Çelişkiler, tanıklar ve yazışmalar
Karşı tarafın kollukta verdiği ifade ile mahkemeye verdiği dilekçe arasındaki farklar itirazın en güçlü malzemelerinden biridir. Olayın saatinin, yerinin, tanıkların ya da yaşanan şeyin farklı anlatılması, tedbirin dayandığı beyanın güvenilirliğini sorgulatır. Bu karşılaştırmayı yapabilmek için dosyadaki ifade tutanaklarını mutlaka inceleyin.
Olay tarihinden sonraki yazışmalar da önemlidir. Tedbir talep eden kişinin olaydan sonraki günlerde size gönderdiği, korku içermeyen, buluşma ya da ortak işlerle ilgili mesajlar dilekçeye ekran görüntüsü olarak eklenebilir. Tanık gösterecekseniz tanığın adını, adresini ve neyi gördüğünü kısa ve açık yazın; itiraz kural olarak duruşmasız incelendiği için tanığın dinlenmesini ayrıca talep etmeniz gerekir (Uygulama Yön. m.34/4).
Savcılık kararı ve ceza soruşturması
Tedbir talebiyle birlikte çoğu zaman bir ceza soruşturması da başlar. Savcılık sizin hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiyse bu karar itiraz dilekçesine eklenmelidir. Tedbir kararı ceza mahkûmiyeti değildir ve savcılık kararı tedbiri kendiliğinden kaldırmaz; ancak tedbirin dayandığı olayın savcılıkta delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya konu edilmediğini göstermek, itiraz merciinin değerlendirmesinde ağırlık taşır.
Soruşturma devam ediyorsa bu konuda ifade verdiyseniz ifadenizin bir örneğini almak, itirazdaki anlatımınızla ceza dosyasındaki anlatımınızın uyumlu olmasını sağlar. İki dosyada farklı anlatım, itirazın inandırıcılığını zayıflatır ve ceza dosyasında aleyhinize kullanılabilir.
Boşanma davasıyla zamanlama
Tedbir talebi bir boşanma davasının açılmasıyla aynı günlere denk geliyorsa bu zamanlama itirazda anlatılabilir. Ancak yalnız zamanlamaya dayanmak yetmez. Anayasa Mahkemesinin incelediği dosyada taraflar arasında boşanma davası devam ediyordu ve itiraz mercii, boşanma davasının derdest olmasını dikkate alarak tedbirin keyfî olduğu yönündeki itirazlara dosyadaki adli rapor nedeniyle itibar edilemeyeceğini belirtmiştir (AYM, B.No 2022/44846, §3).
Zamanlama, ancak dosyada başka bir somut dayanak bulunmadığında anlamlı bir gerekçedir. Tedbir talebinde anlatılan tek olayın boşanma dilekçesindeki iddialarla birebir aynı olması, olaydan sonra uzun süre birlikte yaşanmış olması ve talebin dava açıldıktan sonra yapılmış olması birlikte anlatıldığında itiraz merciinin önüne gerçek bir soru konulmuş olur. Boşanma davasında tanıkların nasıl dinlendiği boşanma davasında tanık yazımızda anlatılmıştır.
Ölçülülük: tedbirin kapsamı ve süresi
Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir (6284 m.8/2). Somut olayda tek bir sözlü tartışma anlatılmışken altı aylık konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim yasağının birlikte verilmesi, ölçülülük açısından eleştirilebilir. İtiraz merciinden tedbirin tamamen kaldırılmasını istemenin yanında, ikincil talep olarak süresinin kısaltılmasını veya yalnız hakaret etmeme gibi daha hafif bir tedbirle sınırlanmasını istemek mümkündür.
Ölçülülük gerekçesi, özellikle konuttan uzaklaştırmanın iş ya da sağlık nedeniyle size ağır sonuç doğurduğu durumlarda öne çıkar. Konutta iş yerinizin bulunması, bakım verdiğiniz bir yakınınızın aynı evde yaşaması gibi olgular belgeyle anlatılmalıdır; bu olgular tedbiri tek başına kaldırmaz, ama itiraz merciini tedbirin şeklini değiştirmeye yöneltebilir.
İşe yaramayan gerekçeler
Karşı tarafı aşağılayan, onun özel hayatına ilişkin iddialarla dolu bir dilekçe itirazı güçlendirmez; tersine, itiraz merciine şiddet tehlikesinin sürdüğü izlenimini verebilir. Aynı şekilde “konut benim adıma kayıtlı” gerekçesi de tek başına sonuç doğurmaz; uzaklaştırma tedbiri mülkiyeti değil, konutta kimin kalacağını belirler ve konutun korunan kişiye tahsisi de bu tedbirin parçasıdır (6284 m.5/1-b).
Usule ilişkin itirazlar da dikkatle kullanılmalıdır. Kararın duruşmasız verilmiş olması, sizin ifadenizin alınmamış olması veya kararın kolluk tarafından sizin yokluğunuzda uygulanmış olması, kanunun kurduğu sistemin parçasıdır. Bu itirazlar, olaya ilişkin somut gerekçelerin yerine geçmez.
İtirazda Ne İstenebilir? Kaldırma, Değiştirme ve Daraltma
6284 tedbir kararına itiraz dilekçesinin sonuç kısmı genellikle yalnız “kararın kaldırılmasına” diye yazılır. Oysa itiraz merciinin yetkisi daha geniştir: itirazı kabul veya reddedebilir, tedbir kararını kaldırabilir, uygun göreceği başka bir tedbirle değiştirebilir ya da aynen devamına karar verebilir (Uygulama Yön. m.34/3). Bu yetki, talebinizi kademeli kurmanıza imkân verir.
Kademeli talep şöyle kurulabilir: öncelikle tedbirin tamamen kaldırılması; bu kabul edilmezse konuttan uzaklaştırma yerine yalnız yaklaşmama ve iletişim kurmama tedbiriyle yetinilmesi; o da kabul edilmezse tedbir süresinin kısaltılması. İtiraz mercii her talebi ayrı ayrı değerlendirmek zorunda kalır ve tedbirin tamamını korumak istese bile bir kısmını daraltma yoluna gidebilir.
Çocuklarla ilgili tedbirler ayrı bir talep konusu yapılmalıdır. Kanun, daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kararı varsa bu ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına ya da tümüyle kaldırılmasına karar verilebileceğini düzenler (6284 m.5/1-ç). Korunan kişinin çocuklarına yaklaşmama tedbiri ise kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere verilir (6284 m.5/1-d). Çocuklarla görüşmeniz tamamen kesildiyse, itirazda en azından refakatçi eşliğinde görüşmenin sağlanmasını ayrıca istemek gerekir.
| İtirazda istenebilecek | Ne zaman anlamlı? | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedbirin tamamen kaldırılması | Olay somut değilse, belge karşı yönde ise | Uygulama Yön. m.34/3 |
| Başka bir tedbirle değiştirme | Uzaklaştırma yerine yaklaşmama/iletişim yasağı yeterliyse | Uygulama Yön. m.34/3 |
| Sürenin kısaltılması | Tek olay, uzun süre (ör. 6 ay) | 6284 m.8/2 |
| Çocuklarla görüşmenin sürmesi | Kişisel ilişki tamamen kesildiyse | 6284 m.5/1-ç, d |
| Kişisel eşya ve belgelerin teslimi | Evden eşyasız çıkarıldıysanız | 6284 m.8/7, Yön. m.19/2 |
Uzaklaştırma Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki örnek, hakkında konuttan uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbiri verilen bir kişinin itirazı için genel bir çerçevedir. Köşeli parantez içindeki yerler kendi dosyanıza göre doldurulmalı; açıklamalar kısmında olay somut tarih ve belgeyle anlatılmalıdır.
[……] AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE Gönderilmek üzere: İtiraz merciine Dosya No: [……] D.İş İtiraz Eden: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, tebligat adresi] Karşı Taraf (Tedbir Talep Eden): [Ad Soyad] Konu: [Tarih] tarihli tedbir kararının [tebliğ tarihi] tarihinde tarafıma tebliğ edildiği, 6284 sayılı Kanun m.9 uyarınca süresi içinde itiraz ve tedbirin kaldırılması, olmazsa değiştirilmesi talebidir. AÇIKLAMALAR 1. Mahkemenizin [tarih] tarihli kararıyla hakkımda 6284 sayılı Kanun m.5/1-[bentler] uyarınca [süre] süreyle tedbire hükmedilmiştir. Karar tarafıma [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir; itirazım süresindedir. 2. Talep dilekçesinde [tarih] günü [yer]de [olay] yaşandığı ileri sürülmüştür. O tarihte [başka şehirde / iş yerinde] bulunduğum ekte sunduğum [belge] ile sabittir. 3. Karşı tarafın kolluktaki [tarih] tarihli ifadesi ile mahkemeye sunduğu dilekçe arasında [olayın saati / tanıklar / anlatım] bakımından açık çelişki vardır. 4. Olaydan sonraki [tarih aralığı] döneminde karşı tarafla [birlikte yaşadığımız / olağan yazıştığımız] ekteki mesaj kayıtlarından anlaşılmaktadır; bugün için bir şiddet tehlikesi bulunmamaktadır. 5. [Varsa] Aynı olay nedeniyle [……] Cumhuriyet Başsavcılığınca [tarih ve numara] ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. 6. Konuttan uzaklaştırma tedbiri [iş / sağlık / bakım] nedeniyle tarafıma ağır sonuç doğurmaktadır; amaç, daha hafif bir tedbirle de sağlanabilir. 7. Tanıklarım [Ad Soyad, adres] olayın yaşandığı ileri sürülen gün [ne gördüğünü] bilmektedir; dinlenmelerini talep ediyorum. DELİLLER: [Belgeler listesi], tanık beyanları, kolluk ve savcılık dosyası, her türlü yasal delil. SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; öncelikle tedbir kararının kaldırılmasına, bu talebim kabul görmezse konuttan uzaklaştırma tedbiri yerine yaklaşmama ve iletişim kurmama tedbiriyle yetinilmesine, olmadığı takdirde tedbir süresinin kısaltılmasına, çocuklarımla kişisel ilişkimin [refakatçi eşliğinde] sürdürülmesine ve kişisel eşya ve belgelerimin kolluk marifetiyle tarafıma teslimine karar verilmesini saygıyla arz ederim. [Tarih, imza]
Dilekçeye eklenecek belgeler
Dilekçenin ekleri, açıklamalar kısmında anılan her olguyu karşılamalıdır. Tipik ekler şunlardır: tebliğ belgesi veya tutanak örneği; olay tarihinde başka yerde bulunduğunuzu gösteren kayıtlar; olaydan sonraki yazışmaların tarihli ekran görüntüleri; tanık listesi; varsa savcılık kararı; konuttan uzaklaştırmanın size ağır sonuç doğurduğunu gösteren iş, sağlık veya bakım belgeleri.
Ekran görüntülerinde tarih ve gönderen bilgisinin görünmesine dikkat edin. Karşı tarafa ait kişisel bilgileri, korumanın etkinliği için gizli tutulmasına karar verilmiş adres bilgilerini veya üçüncü kişilerin özel hayatına ilişkin içerikleri ekleme; gizli tutulan bilgileri hukuka aykırı olarak açıklayan kişi hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır (6284 m.8/6).
İtiraz Nereye Verilir, Kim İnceler?
Dilekçe kararı veren aile mahkemesine verilir; itiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi varsa numara olarak kararı veren daireyi izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi varsa asliye hukuk mahkemesine gönderilir (6284 m.9/2). Sistem yataydır: itiraz bir üst mahkemeye değil, aynı yerdeki başka bir mahkemeye gider. Bu sıralamanın tablosu ve “bir üst mahkeme” yanılgısı uzaklaştırma kararından sonraki süreci anlattığımız yazıda ayrıntılı olarak gösterilmiştir.
Dilekçeyi adliyede ilgili mahkemenin kalemine verebilir, avukatınız aracılığıyla UYAP üzerinden gönderebilir ya da e-imzanız varsa UYAP Vatandaş Portalı’ndan sunabilirsiniz. Dilekçenin hangi tarihte kayda girdiğini gösteren alındı belgesini saklayın; süre tartışması çıkarsa tek kanıt odur.
İtiraz için harç veya gider avansı ödemeniz gerekmez. Kanun, 6284 kapsamındaki başvurular ile verilen kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama giderleri, harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında masraf alınmayacağını düzenler (6284 m.20/1).
İtiraz Süreci Nasıl İşler, Kaç Günde Sonuçlanır?
İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir (6284 m.9/3). Yönetmelik, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verileceğini, ancak hâkim gerekli görürse ilgililerin dinlenebileceğini ekler (Uygulama Yön. m.34/4). Bu nedenle tanık dinletilmesini ya da sizin dinlenmenizi istiyorsanız bunu dilekçede açıkça talep etmeniz gerekir; aksi hâlde dosya yalnız yazılı belgeler üzerinden incelenir.
Kararın kesin olması, itiraz merciinin kararına karşı istinaf veya temyiz yolunun bulunmaması demektir. Yargıtay, 6284 kapsamındaki tedbir kararlarına yapılan itirazın reddine ilişkin kararlara karşı verilen temyiz dilekçelerini, kesin kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle reddetmektedir (Yargıtay 2. HD, E.2012/16521 K.2013/13336; E.2013/16276 K.2014/596; E.2014/17043 K.2014/24509).
Kararın kesin olması, karar verildikten sonra hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmez. Koşullar değişirse tedbirin kaldırılması resen ya da kanunda sayılan kişilerin talebiyle gündeme gelebilir (6284 m.8/2; Uygulama Yön. m.30/4); tedbir süresi bittiğinde de karar, uzatılmadıkça kendiliğinden sona erer.
Dilekçeye “temyiz” yazdıysanız itiraz kaybolmaz
Hakkında tedbir verilen kişinin dilekçesine “itiraz” yerine “temyiz” ya da “istinaf” yazması, başvuruyu geçersiz kılmaz. Yargıtay, davalının koruma kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunu 6284 m.9 kapsamında itiraz olarak değerlendirilmek üzere dosyayı yerel mahkemesine iade etmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2016/16080 K.2016/15101). Kişisel ilişkinin kaldırılmasına karşı yapılan temyiz başvurusunu da itiraz niteliğinde saymış ve “yasa yolunun yanlış gösterilmesi sonuca etkili değildir” demiştir (Yargıtay 2. HD, E.2017/1378 K.2018/12768).
Bu içtihat yanlış adlandırmayı kurtarır, ama süreyi kurtarmaz. Dilekçenin iki haftalık süre içinde verilmiş olması yine şarttır. Yanlış merciye hitaben yazılan bir dilekçenin dosyaya ulaşması da zaman alabileceğinden, dilekçeyi doğrudan kararı veren aile mahkemesine vermek en güvenli yoldur.
İtiraz ettiğiniz için para cezası verilebilir mi?
Verilemez. Anayasa Mahkemesinin incelediği dosyada itiraz mercii, itirazı reddederken itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.329/2 uyarınca başvurucuya 1.000 TL para cezası vermiştir. Anayasa Mahkemesi, m.329’un dava açılmasına ilişkin olduğunu, istinaf ve temyiz için ayrı hükümler bulunduğunu, ancak bu maddenin itiraz kanun yolunda uygulanabileceğine dair bir kanuni düzenleme bulunmadığını belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir (AYM, B.No 2022/44846, 5/11/2025, §19, RG 05.03.2026-33187).
Aynı karar, itirazın içeriği bakımından da yol gösterir. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiası, itiraz merciinin dosyadaki delilleri ve mevzuatı değerlendirerek karar verdiği gerekçesiyle kabul edilmemiştir. Yani itiraz hakkını kullandığınız için cezalandırılamazsınız; ama itirazın kabulü, dosyadaki delillere karşı neyi koyduğunuza bağlıdır.
İtiraz gerekçesiz reddedilirse: bireysel başvuru
İtiraz merciinin kararı kesin olduğu için olağan kanun yolu kalmaz; geriye Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru kalır. Anayasa Mahkemesi, itiraz merciinin tedbirin dayandığı delillerle sonuç arasında nasıl bağ kurduğunu ve itirazın neden reddedildiğini asgari düzeyde bile açıklamadığı bir dosyada gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir (AYM, D.S. ve N.B.S., B.No 2020/32560, 7/1/2025). Bu ihlal kararının davanın sonucuna ilişkin bir değerlendirme içermediği kararda ayrıca vurgulanmıştır.
Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği, yani kesin kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 sayılı Kanun m.47/5). Anayasa Mahkemesinin incelediği uzatma itirazı dosyasında başvurucu nihai kararı 21/3/2022’de öğrenmiş ve 20/4/2022’de başvurmuştur (AYM, B.No 2022/44846, §4). Bireysel başvuru tedbiri durdurmaz ve sonucu aylar, çoğu zaman yıllar sürer; bu yüzden pratik değeri, tedbir süresi içinde değil, kararın kayıtlardan ve sonraki dosyalardan arındırılmasında ortaya çıkar.
İtiraz Sürerken Tedbire Uymak Zorunda mıyım?
Evet. Kanun itiraza tedbiri durdurucu bir etki tanımaz; tedbir kararının tefhim veya tebliğ edilmemesi bile uygulanmasına engel değildir (6284 m.10/5). İtiraz dilekçesini vermiş olmanız, itiraz sonuçlanana kadar konuta dönme, korunan kişiye yaklaşma veya onu iletişim araçlarıyla rahatsız etme hakkı vermez.
Tedbire aykırılığın yaptırımı zorlama hapsidir. Hakkında tedbir kararı verilen kişi bu kararın gereklerine aykırı hareket ederse, fiili bir suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur; her tekrarda süre on beş günden otuz güne kadardır ve toplam süre altı ayı geçemez (6284 m.13/1-2). Zorlama hapsi kararına karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir (Uygulama Yön. m.34/1).
Yargıtay, uzaklaştırma kararına rağmen konuta giren kişi hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkûmiyet kurulmasını, 6284 m.13 uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 2. CD, E.2021/3395 K.2022/13793; E.2020/30884 K.2021/295). Bu kararlar ihlalin sonuçsuz kaldığını göstermez; konuta girme, ceza davası yerine zorlama hapsiyle karşılanmıştır ve itiraz sürecinde yapılan her ihlal, itiraz merciinin önüne “şiddet tehlikesi sürüyor” olgusu olarak da gelir. İhlalin ayrıntılı sonuçları zorlama hapsi ve ceza davasını anlattığımız yazıda ele alınmıştır.
Evde kalan eşyalarınız için kuralı da bilmek gerekir. Talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır (6284 m.8/7); hâkim, şiddet uygulayan olarak nitelenen kişiye ait kişisel eşya ve belgelerin de kolluk eliyle teslimine karar verebilir (Uygulama Yön. m.19/2). Eşyanızı almak için kendiniz konuta gitmeyin; kolluğa veya mahkemeye başvurun.
Uzaklaştırma Kararı Çocuklar, Ev ve Boşanma Davasını Nasıl Etkiler?
Uzaklaştırma kararı yalnız konuttan çıkmakla sınırlı kalmaz; çocuklarla görüşmeden ev giderlerine, silah ruhsatından boşanma davasına kadar birçok alanda sonuç doğurur. İtirazı kurarken bu sonuçların hangilerinin kararın kendisinden, hangilerinin ayrı kararlardan doğduğunu ayırmak gerekir.
Çocuklarla görüşme
Hâkim, 6284 tedbirleriyle birlikte Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir (6284 m.5/3). Kararda çocuklarla kişisel ilişki hakkında ayrı bir hüküm yoksa ve yalnız korunan kişiye yaklaşmama tedbiri varsa, çocukla görüşmenin nasıl sağlanacağı belirsiz kalabilir. Bu belirsizliği itirazda ya da ayrı bir dilekçeyle mahkemeden gidermesini istemek gerekir.
Çocuğu teslim almak için korunan kişinin evine gitmek, kararda izin verilmemişse yaklaşmama yasağının ihlali sayılabilir. Görüşmenin bir yakın aracılığıyla, okul önünde değil kararda belirtilen bir yerde ya da refakatçi eşliğinde yapılması gibi düzenlemeler mahkemeden istenmelidir. Velayet davasında sosyal inceleme raporunun rolü ise velayetin babaya verilmesi yazımızda anlatılmıştır.
Ev, kira ve giderler
Uzaklaştırma tedbiri konutun mülkiyetini değiştirmez; konutun korunan kişiye tahsisini sağlar. Yönetmelik, bu tedbirin uygulanmasının uzaklaştırılan kişinin konutun kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve benzeri giderlerini karşılamaya devam etmesine engel olmadığını, hâkimin koruma kararı süresince aile konutunun kira sözleşmesini feshetmemeye de karar verebileceğini düzenler (Uygulama Yön. m.19/3). Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa hâkim, nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 m.5/4).
Bu yükümlülükler kararda yazılıysa itirazda bunlara ayrıca itiraz edebilirsiniz. Örneğin ödeme gücünüzü aşan bir tedbir nafakası ya da artık oturmadığınız bir konutun kira sözleşmesini feshetme yasağı, gelir belgeleri ve kira sözleşmesiyle birlikte itiraz konusu yapılabilir.
Silah ve kamu görevi
Kararda bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahların kolluğa teslimi ya da kamu görevi nedeniyle zimmette bulunan silahın kuruma teslimi yer alabilir (6284 m.5/1-g, ğ). Görevi silah taşımayı gerektiren bir kamu görevlisiyseniz bu tedbir mesleğinizi doğrudan etkiler; itirazda bu durum ve tedbirin süresi belgeyle anlatılmalıdır. Silah teslim tedbiri itiraz sürerken de uygulanır.
Boşanma davasında tedbir kararının yeri
Tedbir kararı ve tedbir dosyasındaki belgeler, boşanma davasında taraflarca delil olarak gösterilebilir ve mahkeme bu dosyayı getirtebilir. Yargıtay’ın incelediği bir boşanma dosyasında, getirtilen tedbir dosyasındaki kolluk beyanı ve koruma kararı, dosyadaki diğer belgelerle birlikte tarafların dava açıldıktan sonra ayrı yaşadığını gösteren olgular arasında sayılmış ve aksi yöndeki ilk derece kararı bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, E.2023/9230 K.2024/5567).
Bu nedenle tedbir kararına itiraz edilmezse, tedbir dosyasında karşı tarafın anlatımı sizin cevabınız olmadan kalır ve boşanma dosyasına da bu hâliyle gelir. İtirazda yazdıklarınız da aynı şekilde boşanma dosyasına girebilir; bu yüzden iki dosyadaki anlatımın tutarlı olması gerekir. Nafakanın ne zaman başladığına ilişkin kurallar çekişmeli boşanmada nafakanın başlangıcını anlattığımız yazıda yer alıyor.
Adli sicil ve kayıtlar
6284 kapsamındaki tedbir kararı bir ceza mahkûmiyeti değildir; adli sicil ise ceza mahkûmiyetleri ve kanunda sayılan bazı ceza kararları için tutulur, aile mahkemesinin koruma tedbiri bunlar arasında yer almaz. Bununla birlikte kanun, şiddet önleme ve izleme merkezlerine tedbir kararlarının sicilini tutma görevi verir (6284 m.15/1-a). Yani karar ceza sicilinize işlenmez, ama tedbir kayıtlarında yer alır ve yeni bir tedbir talebinde dikkate alınabilir.
Asılsız Şikâyetle Karar Alındıysa: İftira ve Kararın Dili
Hakkındaki tedbirin bilerek uydurulmuş bir olaya dayandığını düşünen kişinin aklına ilk gelen soru, karşı tarafın iftira suçundan cezalandırılıp cezalandırılamayacağıdır. Türk Ceza Kanunu, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişiyi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır (TCK m.267/1).
Suçun ağırlığı ölçüsünde şartları da dardır. Beyanın gerçeğe aykırı olması yetmez; isnadı yapanın sizin o fiili işlemediğinizi bildiği hâlde hareket ettiğinin ortaya konması gerekir. Tedbir talebinin reddedilmesi, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi ya da iki beyan arasında çelişki bulunması tek başına bu bilgiyi kanıtlamaz. Fiilin maddi eser ve delilleri uydurularak iftirada bulunulması hâlinde ceza yarı oranında artırılır (TCK m.267/2) ve iftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8).
Bu nedenle iftira şikâyetini tedbir itirazının yerine koymamak gerekir. İtiraz iki hafta içinde yapılmazsa yol kapanır; iftira ise ancak isnat edilen fiilin işlenmediği sabit olduktan sonra anlam kazanır. Önce itiraz, sonra ceza dosyasının sonucu, en son bu sonuca dayanan iftira değerlendirmesi doğru sıradır.
Kararda “şiddet uygulayan” denmesi
6284 kararlarında hakkında tedbir verilen kişi, kanunun terminolojisi gereği “şiddet uygulayan” olarak anılır (6284 m.2/1-g). Bu ifade kanunda, şiddet uygulama tehlikesi bulunan kişiyi de kapsayacak biçimde tanımlanmıştır; yani kararda bu sözcüğün geçmesi, şiddet uyguladığınızın sabit görüldüğü anlamına gelmez.
Anayasa Mahkemesi, bu ifadenin bağlantılı bir ceza yargılamasıyla birlikte kullanıldığı durumlarda masumiyet karinesini ihlal edebileceğini kabul etmiştir (AYM, S.M. [GK], B.No 2016/6038, 20/6/2019). Ancak tedbir süreci bir ceza soruşturmasına bağlı değilse ve başvurucu hakkında ceza soruşturması başlatıldığına dair bilgi yoksa, ifadenin masumiyet karinesi kapsamında incelenemeyeceğine karar vermiştir (AYM, D.S. ve N.B.S., B.No 2020/32560). İfadeden doğan şikâyet, bu iki durumu ayırarak değerlendirilmelidir.
İtiraz Reddedildiyse Sonraki Adımlar
İtiraz reddedildiyse karar kesinleşmiştir ve tedbir, kararda yazılı süre boyunca uygulanır. Bu dönemde yapılacak ilk iş, tedbire eksiksiz uymaktır; çünkü tedbirin süresi dolduğunda uzatma talebi gelirse, hâkimin bakacağı ilk şey bu dönemde bir ihlal olup olmadığıdır.
İkinci iş, kayıt tutmaktır. Korunan kişinin tedbir süresince sizinle kendiliğinden iletişime geçmesi, buluşma teklif etmesi ya da tedbirin kaldırılmasını istemesi gibi gelişmeler, uzatma talebine karşı sunulacak en somut belgelerdir. Bu iletişime karşılık vermeden önce, kararın sizin için iletişim yasağı içerip içermediğini kontrol edin; korunan kişinin aramasına cevap vermek de kararın lafzına göre ihlal sayılabilir.
Üçüncü iş, uzatma kararı gelirse ona karşı da süresinde itiraz etmektir. Uzatma ek kararı ayrı bir karardır ve iki haftalık itiraz süresi onun tebliğiyle yeniden başlar. Karar çıktıktan sonra hangi kanaldan öğrenileceği ve dosyanın nasıl takip edileceği uzaklaştırma kararının çıkıp çıkmadığının nasıl öğrenileceğini anlattığımız yazıda yer alıyor; kanunun genel çerçevesi için 6284 sayılı Kanun nedir yazısına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
6284 tedbir kararına itiraz süresi kaç gündür?
Kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Süre, kararın size resmen bildirildiği günden başlar; kararın varlığını başka bir yoldan öğrenmeniz süreyi başlatmaz.
Uzaklaştırma kararına itiraz nereye yapılır?
6284 tedbir kararına itiraz dilekçesi kararı veren aile mahkemesine verilir. Dosya itiraz için aynı yerdeki izleyen numaralı aile mahkemesine, tek aile mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesine gönderilir; üst mahkemeye gidilmez.
Uzaklaştırma kararına itiraz kaç günde sonuçlanır?
Kanun itiraz merciine bir haftalık süre verir. İtiraz kural olarak duruşma yapılmadan, dosya üzerinden incelenir.
İtiraz ederken evime dönebilir miyim?
Hayır. İtiraz tedbiri durdurmaz; itiraz sonuçlanana kadar konuta dönmek veya yaklaşmak tedbire aykırılıktır ve zorlama hapsine yol açabilir.
Uzaklaştırma kararı sizi dinlemeden verilebilir mi?
Evet. Kanun önleyici tedbirin geciktirilmeksizin verilmesini ister. Kendi anlatımınızı ve delillerinizi ortaya koyacağınız yer itiraz dilekçesidir.
İtiraz dilekçesinde tanık gösterebilir miyim?
Evet. Tanığın adını, adresini ve neyi bildiğini yazın ve dinlenmesini açıkça talep edin; itiraz kural olarak duruşmasız incelenir, hâkim gerekli görürse ilgilileri dinleyebilir.
İtiraz için harç ödenir mi?
Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurulardan harç, yargılama gideri ve posta gideri alınmaz.
İtiraz reddedilirse Yargıtay’a gidilebilir mi?
Hayır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir; Yargıtay bu kararlara karşı yapılan temyiz başvurularını reddetmektedir. Gerekçesiz bir ret kararına karşı Anayasa Mahkemesine otuz gün içinde bireysel başvuru yapılabilir.
Dilekçeye yanlışlıkla “temyiz” yazdım, itirazım geçersiz mi?
Hayır. Yargıtay, süresinde verilen temyiz dilekçesini 6284 m.9 kapsamında itiraz olarak değerlendirmektedir. Ancak dilekçenin iki haftalık süre içinde verilmiş olması gerekir.
İtiraz süresini kaçırdım, ne yapabilirim?
Kararı veren mahkemeye tehlikenin ortadan kalktığını gösteren yeni olguları belgeleriyle bildiren bir dilekçe verebilirsiniz. Hâkim tedbiri resen kaldırabilir; ancak kanun bu talebi hakkında tedbir verilen kişiye açıkça tanımadığı için sonuç itiraz kadar güvenceli değildir.
Uzatma kararına da itiraz edilebilir mi?
Evet. Uzatma ek kararı ayrı bir karardır; onun tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.
İtiraz ettim diye para cezası verilebilir mi?
Anayasa Mahkemesi, itiraz yolunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.329/2 uyarınca verilen para cezasının kanuni dayanağı olmadığını belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Uzaklaştırma kararı adli sicile işler mi?
Hayır. Tedbir kararı ceza mahkûmiyeti değildir. Ancak şiddet önleme ve izleme merkezleri tedbir kararlarının sicilini tutar.
Uzaklaştırma kararı varken çocuğumu görebilir miyim?
Kararda kişisel ilişki kaldırılmamışsa görüşme hakkınız devam eder; ancak görüşmenin korunan kişiye yaklaşmadan nasıl yapılacağını mahkemeden belirlemesini istemelisiniz.
Karşı taraf yalan söylediyse iftiradan şikâyet edebilir miyim?
İftira için karşı tarafın, sizin o fiili işlemediğinizi bildiği hâlde isnatta bulunduğunun ortaya konması gerekir. Çelişkili beyan ya da tedbirin kaldırılması bunu tek başına kanıtlamaz.
Karşı tarafın anlatımına ilişkin kesin bir hüküm ya da sizin dosyanızın sonucuna dair bir öngörü içermeyen bu yazı, 6284 sayılı Kanun, Kanunun uygulanmasına dair yönetmelik, Türk Ceza Kanunu ve künyesi verilen Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; itirazın sonucunu dosyadaki belgeler ve itiraz merciinin takdiri belirler.
İtirazın iki haftalık süresi kısa ve tek kullanımlıktır; ilk dilekçede yer almayan bir olgu, kesin karar verildikten sonra aynı itiraz incelemesinde bir daha değerlendirilmez. Hakkınızdaki kararı, tebliğ belgesini ve elinizdeki kayıtları Ankara boşanma avukatı sayfamızdaki bilgilerle bize iletirseniz, itirazın hangi gerekçelerle ve hangi kademeli taleplerle kurulacağını dosyanız üzerinden birlikte belirleyebiliriz; randevu için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.