Uzaklaştırma Kararının Uzatılması Talebi: Süre, Sınır ve Bitiş
Uzaklaştırma kararının uzatılması talebi, tedbirin süresi dolmadan aile mahkemesine yapılan ve şiddet tehlikesinin devam ettiğini ortaya koyan bir başvurudur. 6284 sayılı Kanun tedbir kararının ilk defasında en çok altı ay için verilebileceğini söyler; bu sürenin sonunda koruma kendiliğinden biter, ancak tehlike sürüyorsa tedbirin devamına, süresinin ya da şeklinin değiştirilmesine karar verilebilir.
Altı aylık süre uygulamada sıkça yanlış anlaşılır. Bu süre her karar için değil, ilk karar için öngörülmüş bir üst sınırdır; uzatma kararlarında kanun ayrı bir tavan koymamıştır. Aşağıda sürenin nasıl belirlendiği, uzatmanın kim tarafından ve ne zaman istenebileceği ile kararın bitmesi hâlinde ortaya çıkan durum kanun maddeleriyle ayrı ayrı açıklanmıştır.
Ana hatlarıyla
Uzaklaştırma kararının uzatılması talebi bakımından kanunun koyduğu sınırlar ve koymadığı sınırlar birbirinden ayrılmalıdır.
- Üst sınır: tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir.
- Alt sınır: kanunda “en az bir ay” gibi bir alt sınır yoktur; süreyi hâkim belirler.
- Uzatma tavanı: uzatma sayısına ya da toplam süreye ilişkin bir sınır düzenlenmemiştir.
- Talep edebilenler: korunan kişi, Bakanlık, kolluk görevlileri — ayrıca hâkim resen karar verebilir.
- Seçenekler: tedbirin süresi veya şekli değiştirilebilir, kaldırılabilir ya da aynen devam edebilir.
Uzaklaştırma Kararının Uzatılması Talebi Nasıl Yapılır?
Uzatma talebi, tedbir kararını veren aile mahkemesine yapılır ve şiddet ya da şiddet uygulanma tehlikesinin devam ettiğinin anlaşılmasına dayanır. Kanun bu konuda şu ifadeyi kullanır: şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebilir.
Talep için özel bir form ya da noter onaylı belge şartı yoktur. Dilekçede mevcut tedbir kararının tarih ve numarası, tehlikenin neden sürdüğü ve varsa yeni olaylar belirtilir. Başvuru, tıpkı ilk tedbir talebinde olduğu gibi en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek mercie yapılabilir; korunan kişinin yetkili mahkemeyi araştırma yükü yoktur.
Uzatma talebinin masrafı da yoktur. Kanun kapsamındaki başvurular ile kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama gideri, harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında masraf alınmaz. Bu muafiyet ilk başvuru kadar uzatma başvurusunu da kapsar.
Uzaklaştırma Kararı En Çok Ne Kadar Süreyle Verilir?
Kanunun cevabı nettir: tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Bu, hâkimin altı ay vermek zorunda olduğu anlamına gelmez; altı ay tavandır, süreyi somut olaya göre hâkim belirler. Uygulamada bir, iki, üç ya da altı aylık kararlarla karşılaşılmasının sebebi budur.
“İlk defasında” ibaresi cümlenin en kritik parçasıdır. Altı aylık tavan yalnızca ilk karara ilişkindir; sonraki kararlar bakımından kanun ayrı bir üst süre öngörmemiştir. Dolayısıyla “uzaklaştırma en fazla altı ay sürer” biçimindeki genelleme kanun metniyle örtüşmez.
Kolluk amirinin gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde aldığı geçici tedbirler bu sürelerden ayrıdır. O tedbirler onay zincirine bağlıdır ve onaylanmazsa kendiliğinden kalkar; kimin hangi tedbiri verebileceği ve onay sürelerinin nasıl işlediği kolluk yetkisini ele aldığımız yazıda ayrıntılı biçimde incelenmiştir.
Kanunda “En Az Bir Ay” Diye Bir Alt Sınır Var mı?
Hayır. 6284 sayılı Kanun tedbir süresi için yalnızca bir üst sınır düzenler; alt sınır getirmez. Buna karşılık pek çok kaynakta “uzaklaştırma kararı en az bir ay, en çok altı ay verilir” biçiminde bir formül dolaşır. Bu formülün kanunda karşılığı yoktur ve kimi zaman aynı metnin içinde kendisiyle çelişecek şekilde kullanılır.
Kanunun sustuğu yer, hâkimin takdir alanıdır. Şiddet tehlikesinin yoğunluğuna göre birkaç haftalık bir tedbir de verilebilir; kanun buna engel bir hüküm içermez. Sürenin kısa tutulması korumanın zayıf olduğu anlamına da gelmez, çünkü süre dolmadan uzatma istenebilir.
Bu ayrımın pratik önemi şudur: kısa süreli bir karar alan kişi, “kanunen en az bir ay olması gerekirdi” gerekçesiyle itiraz ederse dayanaksız bir iddia ileri sürmüş olur. Doğru yol, sürenin yetersizliğini somut tehlike verileriyle ortaya koyup uzatma istemektir.
| Konu | Kanunun düzenlemesi | Yaygın yanlış |
|---|---|---|
| İlk kararın süresi | En çok altı ay | “Her karar en çok altı ay” |
| Alt sınır | Düzenlenmemiş | “En az bir ay verilir” |
| Uzatma tavanı | Düzenlenmemiş | “Toplam bir yılı geçemez” |
| Uzatmanın konusu | Süre veya şekil değişikliği, kaldırma, aynen devam | “Sadece süre uzatılabilir” |
| Talep şartı | Talep veya resen | “Mutlaka korunan kişi istemeli” |
Uzatma Talebini Kimler Yapabilir, Hâkim Resen Uzatabilir mi?
Kanun üç talep sahibi sayar: korunan kişi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve kolluk görevlileri. Bunun yanında hâkimin resen karar verebileceği de açıkça yazılıdır. Yani uzatma, mutlaka korunan kişinin başvurusuna bağlı değildir.
Resen uzatma imkânı, korunan kişinin başvuru yapamayacak durumda olduğu hâller için önemlidir. Şiddet önleme ve izleme merkezleri tedbir kararlarının uygulanmasını izlemekle ve gerekli hâllerde tedbir kararlarının alınmasına yönelik başvurularda bulunmakla görevlidir; bu izleme mekanizması resen harekete geçmenin dayanağını oluşturur.
Hakkında tedbir uygulanan kişi ise uzatma talebinde bulunamaz; onun yolu tedbirin kaldırılması ya da şeklinin değiştirilmesi yönünde talepte bulunmak veya süresi içinde itiraz etmektir. İtirazın mercii ve sonuçları karar sonrası süreci anlattığımız yazıda ele alınmıştır.
Uzatma Talebi Ne Zaman Yapılmalıdır?
Kanun uzatma talebi için bir süre öngörmez; ancak talebin tedbir süresi dolmadan yapılması pratikte belirleyicidir. Süre dolduğunda tedbir sona erdiği için, geç yapılan başvuru fiilen yeni bir tedbir talebine dönüşür ve arada bir koruma boşluğu doğar.
Bu nedenle uzaklaştırma kararının uzatılması talebi, sürenin bitimine birkaç hafta kala hazırlanır. Bu aralık, mahkemenin dosyayı incelemesine ve gerekiyorsa şiddet önleme ve izleme merkezinden rapor istemesine imkân tanır. Kanun, merkezlerin hâkimin isteği üzerine kişinin geçmişi, ailesi, çevresi ve taşıdığı risk hakkında ayrıntılı sosyal araştırma raporu hazırlayacağını düzenler.
Süre kaçırıldıysa yapılacak şey beklemek değil, yeniden başvurmaktır. Şiddet tehlikesi devam ettiği sürece yeni tedbir talebinin önünde bir engel yoktur; koruyucu tedbirler bakımından kanun delil veya belge de aramaz.
Uzaklaştırma Kararı Kaç Kez Uzatılabilir?
Kanun uzatma sayısına ilişkin bir sınır getirmemiştir. Ölçüt sayı değil, şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılmasıdır. Bu şart karşılandığı sürece tedbirin aynen devamına ya da yeniden düzenlenmesine karar verilebilir.
Toplam süreye ilişkin bir tavan da düzenlenmemiştir. Kanunda altı aylık tavan yalnızca ilk karara bağlanmış, sonraki kararlar için benzer bir sınır konmamıştır. Bu, tedbirin süresiz olduğu anlamına gelmez; her uzatma kararı ayrı bir değerlendirmeye ve yeni bir karara dayanır.
Sınırın kanunda bulunmaması, hâkimin denetimsiz olduğu sonucunu da doğurmaz. Uzatma kararı da bir tedbir kararıdır ve ilgililer tarafından süresi içinde itiraza konu edilebilir. Denetim, sayısal bir tavan yerine itiraz yoluyla sağlanır.
Evden Uzaklaştırma Kararı Bitince Ne Olur?
Süre dolduğunda tedbir kendiliğinden sona erer; ayrıca bir kaldırma kararına, tebligata ya da başvuruya gerek yoktur. Konuttan uzaklaştırılan kişi bakımından yasak ortadan kalkar ve kanun kapsamındaki yükümlülükler sona erer. Uzatma kararı verilmişse, yeni karar eskisinin yerine geçer.
Tedbirin bitmesi, tedbir süresince yaşananları geçersiz kılmaz. Süre içinde gerçekleşen ihlaller bakımından zorlama hapsi istenebilir; ihlalin ayrıca bir suç oluşturması hâlinde ceza soruşturması da bundan bağımsız yürür. Bu iki hattın nasıl ayrıldığını ayrı bir yazıda inceledik.
Karar bittiğinde konutun kime kalacağı da ayrı bir sorudur. Tedbir kararıyla müşterek konut korunan kişiye tahsis edilmiş olabilir; bu tahsis tedbire bağlıdır ve mülkiyet ya da kira ilişkisini değiştirmez. Ailenin konut durumu boşanma davası içinde ayrıca değerlendirilir; hâkim şartları varsa tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasına da karar verebilir.
Süre Bitince Karar Kendiliğinden Yenilenir mi?
Hayır. Kanunda otomatik yenilenmeye ilişkin bir hüküm yoktur; devam için ayrı bir karar gerekir. Tedbirin sürmesi ancak aynen devam etmesine ya da süresinin değiştirilmesine karar verilmesiyle mümkündür.
Bu nedenle uzatma dosyalarında en sık yapılan hata, korumanın sürdüğü varsayımıyla hareket etmektir. Kararın bitiş tarihi takvime işlenmeli, gerekiyorsa süre dolmadan yeni talep sunulmalıdır.
Yeni kararın kapsamı da eskisinin aynısı olmak zorunda değildir. Hâkim, tehlikenin niteliği değiştiyse tedbirin şeklini değiştirebilir; örneğin yaklaşmama yasağını sürdürüp iletişim yasağını kaldırabilir ya da tam tersini yapabilir.
Tedbirin Süresi Değil Şekli de Değiştirilebilir mi?
Evet. Kanun uzatma başlığı altında yalnız süreyi düzenlemez; tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesi, bu tedbirlerin kaldırılması ya da aynen devam etmesi seçeneklerini birlikte sayar. Dolayısıyla talep yalnızca “süre uzatılsın” biçiminde kurulmak zorunda değildir.
Şekil değişikliği, koruma ihtiyacının zaman içinde farklılaşmasına cevap verir. Tehdit ve rahatsız etme sürüyor ancak fiziksel yakınlık riski azalmışsa iletişim yasağı öne çıkarılabilir; risk artmışsa teknik araç ve yöntemlerle takip gündeme gelebilir. Kanun bu takibin hâkim kararıyla mümkün olduğunu, ancak bu yolla kişilerin ses ve görüntülerinin dinlenemeyeceğini, izlenemeyeceğini ve kayda alınamayacağını belirtir.
Değişiklik talebi karşılıklı da olabilir. Hakkında tedbir uygulanan kişi, tedbirin kapsamının daraltılmasını isteyebilir; korunan kişi ise genişletilmesini talep edebilir. Her iki hâlde de karar verecek merci aile mahkemesidir.
Tedbir Süresi Dolmadan Kaldırılması İstenebilir mi?
Kanun kaldırma seçeneğini uzatma ile aynı cümlede düzenler; dolayısıyla süre dolmadan tedbirin kaldırılması da istenebilir. Kaldırma kararı, tehlikenin ortadan kalktığının anlaşılması hâlinde verilir ve bu değerlendirmeyi hâkim yapar.
Kaldırma talebi ile itiraz birbirinden farklıdır. İtiraz, kararın baştan hatalı olduğu iddiasına dayanır ve iki haftalık süreye bağlıdır. Kaldırma talebi ise koşulların sonradan değiştiği iddiasına dayanır; süreyle sınırlı değildir.
Bu ayrım, iki haftalık itiraz süresini kaçıran kişi bakımından önemlidir. Süre geçmiş olsa da koşulların değiştiği gerekçesiyle tedbirin kaldırılması ya da şeklinin değiştirilmesi talep edilebilir.
Taraflar Barışırsa Uzaklaştırma Kararı Düşer mi?
Kararın kendiliğinden düşmesi söz konusu değildir. Tedbir kararı tarafların anlaşmasıyla değil, hâkim kararıyla kalkar. Barışma iddiası kaldırma talebinin gerekçesi olabilir, ancak kaldırma kararı verilene kadar tedbir yürürlüktedir.
Bunun pratik sonucu ağırdır: korunan kişinin çağrısıyla konuta dönen kişi, tedbir kaldırılmadıysa ihlal etmiş sayılır. Karara aykırılık, fiilin bir suç oluşturup oluşturmadığına bakılmaksızın zorlama hapsi sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle taraflar arasındaki fiili uzlaşma, hukuki durumu değiştirmek için mahkemeye taşınmalıdır. Aksi hâlde koruma da yaptırım da kâğıt üzerinde işlemeye devam eder.
Uzatma ile Yeni Tedbir Talebi Arasındaki Fark
İki başvuru yolu hukuken aynı sonuca varsa da usul bakımından ayrılır. Uzatma, hâlihazırda yürürlükte olan bir tedbir kararının devamını konu alır ve mevcut dosya üzerinden yürür; hâkim önündeki dosyada tehlikenin sürüp sürmediğini değerlendirir. Yeni tedbir talebi ise sıfırdan bir başvurudur ve tedbirin sona ermiş olduğu hâllerde gündeme gelir.
Farkın pratik sonucu koruma boşluğudur. Uzatma kararı, önceki tedbirin süresi dolmadan verilirse koruma kesintisiz devam eder. Süre dolduktan sonra yapılan başvuruda ise, yeni karar verilene kadar geçen sürede kanun kapsamında bir tedbir yürürlükte olmaz; bu aralıkta gerçekleşen davranışlar tedbir ihlali sayılmaz.
İkinci fark, talep sahibi bakımındandır. Uzatmayı korunan kişi, Bakanlık ve kolluk isteyebilir; hâkim resen de karar verebilir. Yeni tedbir talebi ise kanunun saydığı geniş çevre tarafından yapılabilir: ilgilinin talebi, Bakanlık, kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesi bakımından ihbar yetkisi ise herkese tanınmıştır.
Uzatma Kararının Bildirimi ve Uygulanması
Uzatma kararı da diğer tedbir kararları gibi korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Tefhim ve tebliğ işlemlerinde, karara aykırılık hâlinde zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılır. Bu ihtar, uzatma kararında da tekrarlanır; ihlalin sonucunun bilinerek hareket edilmesini sağlar.
Kararın uygulanması tebligata bağlı değildir. Kanun, tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesinin kararın uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini açıkça düzenler. Dolayısıyla uzatma kararı, tebligat tamamlanmadan da yürürlüktedir ve kolluk uygulamakla görevlidir.
Bildirim yalnızca taraflarla sınırlı değildir. Alınan tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirilir. Tedbirin yerine getirilmesinden ise korunan kişinin yerleşim yeri ya da tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi görevli ve yetkilidir.
Uzatma Sürecinde Şiddet Önleme ve İzleme Merkezinin Rolü
Şiddet önleme ve izleme merkezleri, tedbir kararlarının etkin uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esasıyla yürüten birimlerdir. Uzatma dosyalarında bu merkezlerin tuttuğu kayıtlar belirleyici olabilir; kanun merkezlere tedbir kararlarının sicilini tutma ve bunlara ilişkin veri toplayarak bilgi bankası oluşturma görevi vermiştir.
Merkezler yalnızca kayıt tutmaz. Tedbir kararlarının uygulanmasının sonuçlarını ve kişiler üzerindeki etkilerini izlemek, verilen tedbirle ulaşılmak istenen amacın gerçekleşmesine yönelik önerilerde bulunmak ve gerekli hâllerde tedbir kararlarının alınmasına yönelik başvuruda bulunmak da görevleri arasındadır.
Hâkim istediğinde merkez, şiddet uygulayan hakkında kişinin geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, ekonomik ve psikolojik durumu ile diğer kişiler ve toplum açısından taşıdığı risk hakkında ayrıntılı bir sosyal araştırma raporu hazırlar. Uzatma talebinin gerekçesi bu rapordaki risk değerlendirmesiyle desteklendiğinde dosya belirgin biçimde güçlenir.
Uzatma Talebinde Hangi Belgeler İşe Yarar?
Koruyucu tedbirlerde delil aranmaması, uzatma dosyasında belge sunmanın gereksiz olduğu anlamına gelmez. Tehlikenin devam ettiğini gösteren veriler, hâkimin süreyi ve kapsamı belirlemesinde doğrudan etkilidir. Bu bakımdan ihlal tutanakları, kolluk kayıtları ve sağlık raporları dosyanın omurgasını oluşturur.
İletişim üzerinden süren rahatsız etmelerde arama ve mesaj kayıtları öne çıkar. HTS kayıtlarının nasıl istendiği ayrı bir yazıda ele alınmıştır. Sosyal medya üzerinden kurulan temaslarda ekran görüntülerinin tarih ve hesap bilgisiyle birlikte sunulması önem taşır.
Şiddet önleme ve izleme merkezinin izleme kayıtları da dosyaya güç katar. Kanun bu merkezlere, tedbir kararlarının uygulanmasının sonuçlarını ve kişiler üzerindeki etkilerini izleme görevi vermiştir; ilgili merci istediğinde bu konuda rapor hazırlanır.
Kanunun tam metni için: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
Uzatma Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Uzatma kararı da kanun hükümlerine göre verilen bir karardır; bu nedenle ilgililer tarafından tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz hakkı yalnızca hakkında tedbir uygulanan kişiye ait değildir; talebi reddedilen korunan kişi de itiraz edebilir.
İtirazın hangi mahkemeye gideceği konusunda uygulamada yaygın bir yanlış bilgi dolaşır. Kanunun öngördüğü yol bir üst dereceye çıkmak değildir; dosya, aynı yerdeki başka bir daireye ya da şartları varsa asliye hukuk mahkemesine gönderilir.
İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir. Sürecin bu aşamasının ayrıntısı ile ihlal hâlinde işleyen zorlama hapsi usulü, karar sonrası süreci ele aldığımız yazıda açıklanmıştır.
Süre Takibini Elden Kaçırmamak
Uzatma dosyalarında kaybedilen hakların çoğu hukuki değil takvimsel sebeplerden doğar: bitiş tarihinin kaçırılması, talebin geç sunulması ya da kararın kapsamının değişen riske uyarlanmaması. Kanun uzatma için sayısal bir tavan koymadığından, koruma çoğu zaman dosyanın ne kadar iyi takip edildiğine bağlı kalır.
Tedbir süresinin belirlenmesi, uzatma talebinin gerekçelendirilmesi ve gerektiğinde velayet ile nafaka taleplerinin aynı dosyada yürütülmesi konusunda Ankara boşanma avukatı sayfamızdaki çalışma alanları incelenebilir.
Tedbir kararının aile hukuku dosyalarına etkisi de göz ardı edilmemelidir. Hâkim tedbirlerle birlikte velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir; şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyorsa nafaka talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Uzaklaştırma kararının uzatılması talebi nereye yapılır?
Talep aile mahkemesine yapılır. Kanun başvuruda kolaylık ilkesi benimsediği için en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden de talepte bulunulabilir.
Uzaklaştırma kararı en çok ne kadar süre ile verilir?
Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Bu bir tavandır; hâkim daha kısa süreli karar da verebilir.
Uzaklaştırma kararı en çok ne kadar süre ile uzatılır?
Kanun uzatma için ayrı bir üst süre öngörmemiştir. Altı aylık sınır ilk karara ilişkindir; uzatmada ölçüt şiddet tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılmasıdır.
Uzaklaştırma kararı kaç kez uzatılabilir?
Uzatma sayısına ilişkin bir sınır düzenlenmemiştir. Her uzatma ayrı bir değerlendirmeye ve yeni bir karara dayanır.
Uzaklaştırma kararı en az kaç ay verilir?
Kanunda alt sınır yoktur. “En az bir ay” biçimindeki yaygın ifadenin kanun metninde karşılığı bulunmaz; süreyi hâkim somut olaya göre belirler.
Evden uzaklaştırma kararı bitince ne olur?
Süre dolduğunda tedbir kendiliğinden sona erer; ayrı bir kaldırma kararına gerek yoktur. Tehlike sürüyorsa süre dolmadan uzatma istenmeli ya da yeniden tedbir talep edilmelidir.
Uzaklaştırma kararı kendiliğinden yenilenir mi?
Hayır. Kanunda otomatik yenilenme düzenlenmemiştir; tedbirin sürmesi için aynen devam ya da süre değişikliği yönünde yeni bir karar gerekir.
Uzatma talebini kim yapabilir?
Korunan kişi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve kolluk görevlileri talepte bulunabilir. Hâkim ayrıca resen de karar verebilir.
Uzatma talebi ücretli mi?
Hayır. Kanun kapsamındaki başvurulardan ve kararların icra ile infazı için yapılan işlemlerden harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında masraf alınmaz.
Tedbirin süresi yerine kapsamı değiştirilebilir mi?
Evet. Kanun tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebileceğini birlikte düzenler.
Uzaklaştırma kararı süresi dolmadan kaldırılabilir mi?
Kaldırma, uzatma ile aynı hükümde düzenlenmiştir; koşulların değiştiği anlaşılırsa süre dolmadan da kaldırma kararı verilebilir.
Taraflar barışırsa uzaklaştırma kararı düşer mi?
Düşmez. Tedbir ancak hâkim kararıyla kalkar. Karar kaldırılmadan konuta dönen kişi ihlal etmiş sayılır ve zorlama hapsi gündeme gelebilir.
Uzatma kararına itiraz süresi ne kadardır?
Tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. İtiraz aile mahkemesine yapılır ve itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir.
Uzatma talebi reddedilirse ne yapılabilir?
Ret kararı korunan kişiye tebliğ edilir ve iki hafta içinde itiraz edilebilir. Ayrıca yeni bir tehlike ortaya çıkarsa yeniden tedbir talebinde bulunulabilir.
Uzatma kararı için yeniden delil sunmak gerekir mi?
Koruyucu tedbirlerde delil veya belge aranmaz. Bununla birlikte tehlikenin sürdüğünü gösteren tutanak, rapor ve iletişim kayıtları sürenin ve kapsamın belirlenmesinde etkilidir.
Yukarıdaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirme amacı taşır; her dosyanın koşulları farklıdır ve mevzuat değişebilir. Uzatma talebi hazırlamadan önce bir avukatla görüşmeniz önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.