Bilgi Edinme Başvuruma Cevap Gelmezse veya Reddedilirse Ne Yapılır?
Bilgi edinme cevap gelmezse veya başvurunuz reddedilirse süreç orada bitmez; Kanun size iki yol tanır. Kuruma başvurdunuz, on beş iş günü geçti ve ne bir belge geldi ne de bir açıklama. Ya da cevap geldi ama tek cümleydi: “Talebiniz 4982 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilememiştir.” Birincisi Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazdır, ikincisi idare mahkemesinde dava açmaktır. İki yolun da kısa süreleri vardır ve bu süreler, cevabın hiç gelmediği durumda başka, açık bir ret yazısı geldiğinde başka günden başlar.
Bu yazıda, cevap gelmeyen veya reddedilen bir bilgi edinme başvurusunun ardından hangi gün ne yapmanız gerektiğini anlatıyoruz. Kurula itirazın hangi kanaldan yapılacağı, hangi belgelerin ekleneceği, Kurulun hangi kararları verebildiği, Kurul kararından sonra dava süresinin nasıl hesaplanacağı ve kurum Kurul kararına uymazsa ne olacağı sorularını 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, uygulama yönetmelikleri, Kurulun kendi ilke kararları, Danıştay ve Yargıtay kararları ile Anayasa Mahkemesinin bu alandaki Genel Kurul kararı üzerinden cevaplıyoruz. Başvurunun nasıl ve nereye yapılacağı ise ayrı bir yazının konusudur.
Ana hatlarıyla
- Kısa cevap: Kurum on beş iş günü içinde (uzatma bildirdiyse otuz iş günü) cevap vermezse bekleme sona ermez; başvuru tarihinden itibaren otuz gün geçince talebiniz reddedilmiş sayılır. Açık bir ret yazısı geldiyse tebliğden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edebilir ya da doğrudan idare mahkemesinde dava açabilirsiniz.
- Neden önemli: Kurula itiraz yalnızca e-Devlet üzerinden veya ıslak imzalı dilekçeyle posta yoluyla yapılabilir. CİMER, e-posta ve faksla yapılan itirazlar işleme konulmuyor. Kurula itiraz dava süresini durdurur ama sıfırlamaz; en güvenli hesap, kalan süre hesabıdır.
- Dikkat: Uygulama Yönetmeliği zımni ret için hâlâ “altmış gün” yazıyor. Atıf yapılan İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki süre 2021’den beri otuz gündür ve Kurul da kendi sitesinde otuz günü esas alıyor.
Bilgi Edinme Cevap Gelmezse Süre Ne Zaman Başlar?
Bilgi edinme cevap gelmezse ilk yapmanız gereken, hangi sürenin dolduğunu doğru tespit etmektir. Burada iki ayrı süre vardır ve sıkça birbirine karıştırılır.
Birincisi kurumun cevap süresidir. Kanun’un 11. maddesine göre kurum, istenen bilgi veya belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlar. Bilgi kurum içindeki başka bir birimden gelecekse, başka bir kurumun görüşü gerekiyorsa veya başvuru birden fazla kurumu ilgilendiriyorsa bu süre otuz iş gününe çıkar. Ancak uzatmanın şartı vardır: sürenin uzatıldığı ve gerekçesi, on beş iş günlük süre bitmeden size yazılı olarak bildirilmelidir. Bu bildirim yapılmadıysa kurum, on beşinci iş gününün sonunda süresini kaçırmış demektir.
İkincisi zımni ret süresidir. Kurumun süresini kaçırması, sizin hemen dava açmanızı veya itiraz etmenizi gerektirmez; Yönetmelik, cevap verilmeyen başvurunun İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 10. maddesi uyarınca reddedilmiş sayılacağını söyler. İYUK 10’a göre idareye yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi bu otuz günün bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Pratikte bu, şu anlama gelir: Bilgi edinme cevap gelmezse başvurunuzun kuruma ulaştığı günden itibaren otuz gün saymalısınız. Otuzuncu günün sonunda talebiniz reddedilmiş sayılır. Bu tarihten sonra Kurula itiraz için on beş gününüz, idare mahkemesinde dava açmak için altmış gününüz vardır.
Yönetmelik neden hâlâ altmış gün yazıyor?
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 24. maddesinin ikinci fıkrası, cevapsız başvurunun İYUK 10 uyarınca “altmış günün geçmesiyle” reddedilmiş sayılacağını yazmaya devam ediyor. Oysa atıf yapılan İYUK 10’daki süre, 7331 sayılı Kanun’la 2021 yılında otuz güne indirildi. Yönetmelik bu değişikliğe uyarlanmadı.
Bu çelişki önemlidir, çünkü internette ve bazı rehberlerde “altmış gün bekleyin” tavsiyesi hâlâ dolaşıyor. Altmış gün bekleyen kişi, otuzuncu günde başlamış olan on beş günlük Kurul itiraz süresini kaçırabilir. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun kendi internet sitesindeki “Kurula Başvuru” metni ve Kurulun yayımladığı süre tablosu, zımni ret için otuz günü esas alıyor. Kanun hükmü yönetmelikten üstün olduğu için hesabınızı otuz güne göre yapmanız gerekir.
Otuz gün geçtikten sonra cevap gelirse ne olur?
Kurumun süresini kaçırması, cevap verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; Yönetmeliğin 18. maddesi bunu açıkça yazar. Bu yüzden zımni ret oluştuktan sonra da kurumdan cevap gelebilir.
Geç gelen cevabın süreye etkisi İYUK 10’da düzenlenmiştir. Dava açmadıysanız veya açtığınız dava süreden reddedildiyse, otuz günlük süre bittikten sonra idarenin verdiği cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirsiniz. Yani geç gelen ret yazısı, zımni ret üzerinden kaçırdığınız dava süresini belirli ölçüde telafi edebilir. Ancak bu, kurumun ne zaman cevap vereceğine bağlı bir ihtimaldir; zımni ret tarihini takip etmek her zaman daha güvenlidir.
Kurum “başvurunuz inceleniyor” diye ara cevap verdiyse
Bazı kurumlar kesin bir cevap yerine “talebiniz ilgili birime iletilmiştir” veya “inceleme devam etmektedir” türünden yazılar gönderir. İYUK 10’a göre otuz gün içinde verilen cevap kesin değilse, bunu ret sayıp dava açabilir ya da kesin cevabı bekleyebilirsiniz. Beklemeyi seçerseniz dava süresi işlemez, ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dört ayın sonunda hâlâ kesin cevap yoksa süre işlemeye başlar.
Bilgi edinme başvurusunda bu hükmün nasıl uygulanacağı, ara cevabın içeriğine bağlıdır. Kurum on beş iş günü dolmadan süreyi otuz iş gününe uzattığını gerekçesiyle bildirdiyse, bu bir ara cevap değil, Kanun’un 11. maddesinin öngördüğü uzatmadır. Gerekçe içermeyen bir “inceleniyor” yazısı ise Kanun’un aradığı uzatma bildirimini karşılamaz. Bilgi edinme cevap gelmezse ve elinizde yalnızca böyle bir ara yazı varsa, zımni ret tarihini başvuru tarihine göre hesaplamaya devam etmek en güvenli yoldur.
Başvurum Reddedildi, Ret Yazısında Neye Bakmalıyım?
Açık bir ret yazısı geldiyse, itiraza veya davaya geçmeden önce yazıyı dikkatle okumanız gerekir. Kanun’un 12. maddesi, başvurunun reddedilmesi hâlinde kararın gerekçesinin ve buna karşı başvuru yollarının belirtilmesini zorunlu tutar. Yönetmeliğin 18. maddesi buna başvuru sürelerini de ekler. Ret yazısında şu dört noktaya bakın.
İlk olarak tebliğ tarihini not edin. Kurula itiraz süresi, ret kararının size tebliğ edildiği günden başlar. Yazının üzerindeki tarih, kurumun cevap verdiği tarihtir; sizin süreniz ise yazının size ulaştığı günden işler. Bu yüzden zarfı, e-Devlet bildirimini veya e-posta kaydını saklayın.
İkinci olarak ret gerekçesinin Kanun’daki hangi istisnaya dayandığını tespit edin. Kanun, bilgi edinme hakkının sınırlarını 15 ila 28. maddeler arasında sayar: devlet sırrı, ülkenin ekonomik çıkarları, istihbarat, idari soruşturma, adli soruşturma ve kovuşturma, özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği, ticari sır, kurum içi düzenlemeler ve tavsiye ve mütalaa talepleri bunlardandır. Gerekçesinde hiçbir madde gösterilmeyen veya yalnızca “kapsam dışıdır” diyen bir ret yazısı, itiraz dilekçenizde öne çıkarmanız gereken ilk eksikliktir.
Üçüncü olarak “ayrı ve özel bir çalışma gerektirir” gerekçesine dikkat edin. Kanun’un 7. maddesi, kurumların ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz sonucunda oluşturulabilecek bilgiler için olumsuz cevap verebileceğini söyler. Bu gerekçe sık kullanılır, ancak sınırsız değildir. Anayasa Mahkemesi, idarenin kendi kurduğu sistemle zaten ürettiği ve bir dönem yayımladığı verileri aynı parametrelerle istemenin “ayrı ve özel çalışma” sayılamayacağına karar vermiştir. Buna karşılık idareden verileri sizin belirlediğiniz yeni ölçütlere göre yeniden sınıflandırmasını istemek bu kapsama girebilir.
Dördüncü olarak kısmi erişim imkânını değerlendirin. Kanun’un 9. maddesine göre istenen belgede gizli bilgilerle açıklanabilir bilgiler birlikte bulunuyor ve birbirinden ayrılabiliyorsa, gizli kısım çıkarılarak belge size verilmelidir; ayırmanın gerekçesi de yazılı olarak bildirilir. Belgenin tamamını reddeden bir cevap, bu ayırma imkânını hiç tartışmıyorsa itirazınızda bunu ayrıca belirtmelisiniz.
Kurum “bilgi internet sitemizde yayımlanmıştır” diyorsa
Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgiler bilgi edinme başvurusuna konu olamaz. Ancak Kanun’un 8. maddesi, bu durumda bilginin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığının başvurana bildirilmesini zorunlu tutar. Yalnızca “sitemizde mevcuttur” diyen ve yeri göstermeyen cevap bu yükümlülüğü yerine getirmez.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna İtiraz Nasıl Yapılır?
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu, bilgi edinme başvurularına ilişkin itirazları karara bağlamak için Kanun’un 14. maddesiyle kurulmuş bir kuruldur. Bilgi edinme cevap gelmezse de, açık bir ret yazısı geldiğinde de Kurula itiraz edebilirsiniz. Kanun Kurula itiraz için bir harç veya ücret öngörmez ve itirazın avukat aracılığıyla yapılması zorunlu değildir. Ancak Kurul, itirazları önce usul yönünden inceler ve usul şartlarını taşımayan başvuruları esasa girmeden reddeder. Bu nedenle itirazın biçimi en az içeriği kadar önemlidir.
Kurula hangi kanaldan başvurulur?
Kurul, 1 Haziran 2022 tarihli ve 2022/1 sayılı ilke kararıyla elektronik başvuru yolunu açmıştır. Bu karara göre Kurula itiraz iki yoldan yapılabilir:
- e-Devlet Kapısı’nda Adalet Bakanlığı başlığı altındaki “Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna İtiraz Başvurusu” hizmeti üzerinden
- Islak imzalı dilekçeyle posta yoluyla
e-Devlet üzerinden yapılan başvurularda, başvurunun e-Devlet’te yapıldığı tarih Kurula başvuru tarihi kabul edilir. Aynı ilke kararıyla, CİMER üzerinden Kurula başvurabilmeyi mümkün kılan 2021/1 sayılı ilke kararı yürürlükten kaldırılmıştır. Kurulun 2025 yılında yayımladığı karar türleri belgesine göre CİMER ve diğer yollardan yapılan başvurular için usulden ret kararı verilir. Kurulun internet sitesindeki başvuru sayfası da elektronik posta veya faksla yapılan başvuruların işleme konulmadığını açıkça belirtir. CİMER, kuruma yapılacak ilk bilgi edinme başvurusu için kullanılabilir; ancak Kurula itiraz kanalı değildir. CİMER’in işleyişi için CİMER şikâyeti hakkında bilmeniz gerekenler yazımıza bakabilirsiniz.
Posta yolunu seçecekseniz Kurulun güncel adresini başvuru tarihinde Kurulun internet sitesinden kontrol edin. Gönderiyi iadeli taahhütlü veya alındı belgeli yapmanız, itirazın Kurula ulaştığını ispat etmeniz gerektiğinde işinize yarar.
İtiraz dilekçesine hangi belgeler eklenir?
2022/1 sayılı ilke kararına göre posta yoluyla veya e-Devlet üzerinden yapılan itirazlara şu belgelerin eklenmesi gerekir:
- Kuruma yaptığınız bilgi edinme başvurusunun bir örneği
- Kurumdan cevap geldiyse cevap yazısının bir örneği
- Cevap yazısının size tebliğ edildiği tarih
- Tüzel kişi adına başvuruluyorsa yetki belgesi
- Avukat aracılığıyla başvuruluyorsa vekâletname örneği
Kurul, eksik belge tespit ederse 2006 tarihli Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesine göre ara kararla on beş günlük süre verir ve eksiklik giderilmezse itirazı reddeder. Kurulun internet sitesi ayrıca, gerektiğinde size ulaşılabilmesi için dilekçeye telefon numarası yazılmasının faydalı olacağını belirtir.
Tebliğ tarihini yazmayı unutursanız ne olacağı da Kurulun 2016/2 sayılı ilke kararında düzenlenmiştir. Dilekçede kurum cevabının tebliğ tarihi belirtilmemişse Kurul, cevap yazısının tarihine yedi günlük tebligat süresi ekler ve itiraz süresini bu tarihten sonra hesaplar. Bu kural sizin lehinize bir varsayım gibi görünse de, cevabı geç almışsanız itirazınız süresinde olduğu hâlde süre aşımından reddedilme riskiyle karşılaşabilirsiniz. Tebliğ tarihini her zaman yazın.
Bilgi edinme değerlendirme kuruluna itiraz dilekçesi örneği
Kurulun internet sitesinde indirilebilir bir örnek dilekçe bulunur. Kendi dilekçenizi hazırlarken şu başlıkları sırasıyla kullanabilirsiniz:
- Başlık: Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Başkanlığına
- İtiraz eden: Adınız, soyadınız, T.C. kimlik numaranız, adresiniz, telefon numaranız
- Karşı kurum: Başvuru yaptığınız kurumun adı
- Başvuru tarihi ve varsa evrak numarası
- Kurum cevabının tarihi, sayısı ve size tebliğ edildiği tarih; cevap gelmediyse “başvuru tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verilmemiştir” ibaresi
- İstediğiniz bilgi veya belgenin açık tarifi
- Ret gerekçesinin neden hukuka aykırı olduğu: dayanılan istisna maddesi, gizli kısmın ayrılabilir olup olmadığı, bilginin kurumda mevcut olduğu
- Talep: “İtirazımın kabulü ile talep ettiğim bilgi ve belgelere erişimimin sağlanmasına karar verilmesini arz ederim.”
- Ekler, tarih ve ıslak imza (e-Devlet başvurusunda kimliğiniz e-Devlet girişiyle doğrulanır)
Bilgi Edinme Kuruluna İtiraz Süresi Kaç Gün?
Kurula itiraz süresi on beş gündür, ancak başlangıç günü cevabın gelip gelmediğine göre değişir. Açık ret hâlinde süre, ret kararının tebliğinden itibaren başlar (Kanun m.13; Yönetmelik m.24/1). Cevap gelmeyen başvuruda ise Yönetmeliğin 24. maddesinin üçüncü fıkrasına göre süre, dava açma süresinin başladığı tarihten, yani zımni ret tarihinden itibaren işler.
Kurul itiraz hakkındaki kararını otuz iş günü içinde verir. Bu süre, itiraz dilekçesinin Kurul kayıtlarına girdiği tarihten başlar (Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m.11/3). e-Devlet başvurularında ise 2022/1 sayılı ilke kararına göre karar süresi, evrakın Kurula ulaştığı, eksiklerin tamamlandığı ve engelin kalktığı tarihten itibaren başlar.
Aşağıdaki tablo, cevap gelmeyen veya reddedilen bir bilgi edinme başvurusunda işleyen bütün süreleri bir arada gösterir.
| Aşama | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kurumun cevabı | 15 iş günü | Başvurunun kuruma ulaştığı gün | Kanun m.11/1 |
| Uzatılmış cevap süresi | 30 iş günü | Uzatma 15. iş günü bitmeden yazılı bildirilmeli | Kanun m.11/1 |
| Cevapsız başvurunun reddedilmiş sayılması | 30 gün | Başvuru tarihi | İYUK m.10/2 |
| Açık retten sonra Kurula itiraz | 15 gün | Ret kararının tebliği | Kanun m.13, Yönetmelik m.24/1 |
| Zımni retten sonra Kurula itiraz | 15 gün | Dava açma süresinin başladığı gün | Yönetmelik m.24/3 |
| Kurulun kararı | 30 iş günü | İtirazın Kurul kayıtlarına girdiği gün | Kanun m.13, Çalışma Yönetmeliği m.11/3 |
| Kurulun istediği belgeyi kurumun vermesi | 15 iş günü | Kurulun talebi | Kanun m.13 |
| Kurulun eksiklik için verdiği süre | 15 gün | Ara kararın bildirimi | Çalışma Yönetmeliği m.12/1 |
| İdare mahkemesinde dava | 60 gün | Tebliğ veya zımni ret; Kurul itirazı süreyi durdurur | İYUK m.7, Kanun m.13 |
Tablodaki “gün” ile “iş günü” ayrımına dikkat edin. Kurula itiraz için öngörülen on beş gün takvim günüdür; hafta sonları ve resmî tatiller süreye dahildir. Kurumun cevap süresi ve Kurulun karar süresi ise iş günü üzerinden hesaplanır.
Kurulun İtirazı İnceleme Aşamaları
Kurul, itirazları iki aşamada inceler. Önce usul incelemesi yapılır; şartlar tamamsa esas incelemesine geçilir.
Usul incelemesinde Kurulun karar türleri belgesinde sayılan ölçütler şunlardır: başvuru dilekçesinin biçimi ve ekleri, doğrudanlık, itiraz süresine uygunluk, yargı yolunda öncelik, Kanun’un kapsamına uygunluk, ikinci itiraz olmaması ve yabancılar için karşılıklılık.
Bunların ikisi uygulamada sık hata kaynağıdır. Doğrudanlık, Kurulun ikinci kademe bir merci olduğu anlamına gelir. Bilgiyi tutan kuruma hiç başvurmadan doğrudan Kurula yazarsanız itirazınız usulden reddedilir. Yargı yolunda öncelik ise Kurula itirazın dava açılmadan önce yapılması gerektiğini ifade eder. Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesine göre itirazdan önce veya itiraz sonuçlanmadan yargı yoluna başvurulduğu tespit edilirse itiraz başvurusu işlemden kaldırılır. Yani hem Kurula itiraz edip hem de aynı anda dava açarsanız Kurul dosyanızı incelemez.
Esas incelemede Kurul, kurumun ret gerekçesinin hukuken yerinde olup olmadığına bakar. Bunun için kurumdan her türlü bilgi veya belgeyi isteyebilir; kurum bunları gizli dahi olsa on beş iş günü içinde Kurula vermek zorundadır (Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m.13/3). Kurul ayrıca tarafların yazılı veya sözlü görüşüne başvurabilir, uzman görüşü alabilir ve kurum temsilcilerini toplantısına çağırabilir.
Kurul hangi kararları verir?
Kurulun 2025 yılında yayımladığı belge, verilebilecek kararları on bir türde toplar. Belge, Kurulu bağlamadığını kendisi belirtir; yine de itiraz sonucunda ne beklemeniz gerektiğini anlamak için yararlı bir çerçevedir.
| Karar türü | Ne anlama gelir |
|---|---|
| Usulden ret | Kanal, ek belge, süre, doğrudanlık veya yargı yolu şartı sağlanmamıştır; esasa girilmez |
| Usulden kabul | Başvuru usule uygundur; bazı dosyalarda esas değerlendirmenin önce kurum tarafından yapılması istenir |
| Esastan ret | Bilgi Kanun’daki bir istisnaya girer veya kurumun ret gerekçesi yerindedir |
| Esastan kabul | Ret hukuka aykırıdır; bilgi veya belgeye erişim sağlanmalıdır |
| Şartlı kabul | Erişim, mirasçılık belgesi, özel vekâletname veya malik olduğunu ispat gibi bir şarta bağlanır |
| Kısmen kabul, kısmen ret | Talebin bir kısmı karşılanır, bir kısmı reddedilir |
| Yönlendirme | Başvuru, bilginin bulunduğu kuruma gönderilmelidir |
| Yerinde inceleme | Kopya verilemeyen belgelerde gözetmen eşliğinde inceleme yaptırılır |
| Kabul, ancak ayrıca cevaba gerek yok | Talep haklıdır, fakat bilgi zaten verilmiştir |
| İncelemeye alma | Kurul kurumdan bilgi ister veya yetkiliyi toplantıya çağırır; ara karardır |
| Karar verilmesine yer olmadığı | Uyuşmazlık itiraz sürecinde ortadan kalkmıştır |
Yerinde inceleme kararına Kurulun verdiği örnek, sınav sorularıdır. Arabuluculuk sınavı sorularının açıklanmasını isteyen bir başvuruda Kurul, soru kitapçığı ve cevap anahtarına ilişkin taleplerin gözetmen eşliğinde yerinde inceleme yoluyla karşılanabileceğini değerlendirmiştir (Kurul kararı 05.02.2020, 2020/219). Yönlendirme kararına verilen örnekte ise Türkiye Noterler Birliği, belgenin işlemi yapan noterlikten alınabileceğini söyleyip başvuruyu reddetmiş ama noterliğe yönlendirmemişti; Kurul, başvurunun ilgili noterliğe yönlendirilmesine karar vermiştir (Kurul kararı 09.04.2025, 2025/692).
Kurula İtiraz Etmeden Doğrudan Dava Açılabilir mi?
Evet. Kanun’un 13. maddesi Kurula itirazı “yargı yoluna başvurmadan önce” kullanılabilecek bir imkân olarak düzenler, zorunlu bir ön şart olarak değil. Kurulun kendi karar türleri belgesi de Kurula itirazın ihtiyari bir yol olduğunu, talebi reddedilen veya hiç cevaplanmayan başvuru sahibinin doğrudan idari yargıda dava açabileceğini açıkça belirtir.
Hangi yolu seçeceğiniz, dosyanın niteliğine bağlıdır. Kurula itirazın avantajları şunlardır: ücretsizdir, otuz iş günü gibi kısa bir sürede sonuçlanması öngörülmüştür, Kurul kurumdan gizli belgeleri dahi isteyebilir ve Kurul kararı kurum için bağlayıcıdır. Dezavantajı ise Kurulun ret kararı vermesi hâlinde dava aşamasına yine geçmek zorunda kalmanız ve sürenin uzamasıdır.
Doğrudan davanın avantajı, uyuşmazlığın baştan yargı kararıyla çözülmesidir. Ancak dava masraflıdır ve ret hâlinde yargılama giderlerine katlanma riski vardır. Bilgiye hızlı ulaşmak istiyorsanız ve ret gerekçesi açıkça zayıfsa Kurul, ret gerekçesi hukuki bir yorum farkına dayanıyorsa ve uyuşmazlık zaten yargıya gidecek gibi görünüyorsa doğrudan dava daha uygun olabilir.
Hangi yolu seçerseniz seçin, ikisini birlikte yürütmeyin. Yukarıda belirtildiği gibi, Kurul karar vermeden dava açarsanız Kurul itirazınızı işlemden kaldırır.
Kurul Kararından Sonra Dava Açma Süresi Nasıl Hesaplanır?
Kanun’un 13. maddesi, Kurula itirazın başvuru sahibinin idari yargıya başvurma süresini “durdurduğunu” söyler. Durdurma, sürenin sıfırlanması değildir. İtiraz ettiğiniz güne kadar geçen süre kaybolmaz; Kurul kararı size tebliğ edildiğinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Danıştay Onuncu Dairesi bu hesabı somut bir dosyada şöyle yapmıştır: Ret kararını 24.10.2016 tarihinde tebellüğ eden başvurucu ertesi gün Kurula itiraz etmiş, Kurul cevap vermemişti. Daire, itirazın zımnen reddedildiği tarihten itibaren “kalan 59 günlük dava açma süresi” içinde açılan davanın süresinde olduğunu kabul etmiştir (Danıştay 10. D. E.2018/5157 K.2022/5528, 28.11.2022). Başvurucu bir gün beklemiş, kalan süre elli dokuz gün olmuştur. Bu karar temyizde, itirazın Kurula ulaşıp ulaşmadığının araştırılmadığı gerekçesiyle bozulmuştur; bozma, süre hesabının yöntemine değil eksik incelemeye dayanır.
Buna karşılık Kurulun yayımladığı süre tablosunda ve karar türleri belgesinde, Kurul kararına karşı altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılabileceği yazılıdır. Danıştay da Kurul kararının kendisinin ve bir kurumun bilgi erişim ücret cetvelinin iptalinin istendiği bir davada, Kurul kararının tebliğinden itibaren altmış günlük süreyi esas almıştır (Danıştay 10. D. E.2021/388 K.2025/2102, 17.04.2025).
İki hesap arasındaki fark, itirazdan önce ne kadar beklediğinize göre değişir. Ret yazısını aldıktan bir gün sonra Kurula itiraz ettiyseniz fark yok denecek kadar azdır. Tebliğden on dört gün sonra itiraz ettiyseniz kalan süre hesabıyla elinizde kırk altı gün kalır. Kanun’un lafzı “durdurur” dediği için en güvenli yol, davayı kalan süre hesabına göre açmaktır. Örneğin:
| Olay | Tarih | Süre hesabı |
|---|---|---|
| Ret yazısının tebliği | 1 Mart | Dava süresi 2 Mart’ta işlemeye başlar |
| Kurula itiraz | 11 Mart | 10 gün geçmiş, süre durur |
| Kurul ret kararının tebliği | 22 Nisan | Süre 23 Nisan’da yeniden işler |
| Kalan süre | 50 gün | Dava en geç 11 Haziran’da açılmalıdır |
Bu örnekte süre “Kurul kararından itibaren altmış gün” diye hesaplansaydı son gün 21 Haziran olurdu. Aradaki on günlük fark, bir davanın süreden reddedilmesine yetebilir.
Kurul itiraza hiç cevap vermezse ne olur?
Kurulun da otuz iş günlük karar süresi vardır, ancak bu süre geçtiğinde ne olacağını Kanun ayrıca düzenlemez. Danıştay, Kurula yapılan itirazın cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesini dava konusu yapılabilecek bir işlem olarak incelemiş ve bu zımni ret işlemini iptal etmiştir (Danıştay 10. D. E.2018/5157 K.2022/5528).
Aynı dosyanın temyiz aşaması, itirazın Kurula ulaştığını ispat etmenin önemini de gösterir. Dosyada davalı idare, başvurucunun itirazının kayıtlarına hiç girmediğini savunmuştu. Başvurucu itiraz dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumuna vermişti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, dilekçenin Kurula gönderilip gönderilmediği araştırılmadan karar verilmesini eksik inceleme sayarak kararı bozmuştur (Danıştay İDDK E.2023/2664 K.2024/942, 02.05.2024). Bu nedenle itirazınızı e-Devlet üzerinden yapıp başvuru kaydını saklamanız veya posta gönderisinin teslim belgesini muhafaza etmeniz önemlidir.
Kurul uzun süre karar vermezse, belirli bir ara yoktur. Kurulun internet sitesinde, Kurul üyelerinin 12 Kasım 2019 tarihinde atanarak Kurulun yeniden faaliyete geçtiği ve bu tarihten önce yapılan başvuruların peyder pey gündeme alındığı belirtilir. Bu tür dönemlerde kalan dava süresini kaçırmamak için Kurulun otuz iş günlük süresinin dolmasını izlemek ve gerekirse dava yoluna geçmek gerekir.
Bilgi Edinme Davasında Görevli Mahkeme ve Davalı İdare
Bilgi edinme başvurusunun reddine karşı açılan dava bir iptal davasıdır ve idare mahkemesinde görülür. İYUK’un 32. maddesine göre yetkili mahkeme, kural olarak dava konusu işlemi yapan idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Yani İstanbul’daki bir kurumun ret işlemine karşı dava, İstanbul’daki idare mahkemesinde açılır.
Davalı, bilgi edinme başvurunuzu reddeden kurumdur. Kurula itiraz ettiyseniz ve Kurulun ret kararının da iptalini istiyorsanız, Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yürütüldüğü için dava Adalet Bakanlığını da kapsar. Danıştay kararlarında Kurul kararına karşı açılan davalarda Adalet Bakanlığının davalı sıfatıyla yer aldığı görülür.
Dava, idarenin bir yönetmeliği, ilke kararı veya ücret cetveli gibi düzenleyici bir işlemine de yöneltilirse, görevli merci değişebilir. Bilgi erişim ücreti cetveline ve Kurul kararına karşı açılan davayı Danıştay Onuncu Dairesi ilk derece mahkemesi olarak incelemiştir (Danıştay 10. D. E.2021/388 K.2025/2102). Dava dilekçenizde neyin iptalini istediğinizi açıkça belirlemek, görev ve husumet sorunlarını baştan önler.
İdari işlemin iptali davasının genel şartları, süre hesabı ve dilekçe içeriği hakkında daha ayrıntılı bilgi için idari işlemin iptali davası yazımızı inceleyebilirsiniz. Bilgi edinme başvurusunun, asıl işleme karşı dava açma süresini kural olarak durdurmadığını da unutmamak gerekir. Bu konuyu idareye başvuru süresi ve dava açma süresinin durması yazımızda ele aldık.
Kurul Kararına Kurum Uymazsa Ne Yapılır?
Kurul itirazınızı kabul ettiyse kurumun bu karara uyması gerekir. Kurulun karar türleri belgesinde bu açıkça ifade edilir: Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararları kurum ve kuruluşlar için bağlayıcıdır, uygulanması gereklidir. Aynı belge, karara rağmen bilgi verilmezse başvuru sahibinin soruşturma açılmasını isteyebileceğini belirtir.
Bunun dayanağı Kanun’un 29. maddesidir. Bu maddeye göre Kanun’un uygulanmasında ihmali, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında disiplin cezaları uygulanır; eylem ayrıca suç oluşturuyorsa genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması yapılır. Bilgi edinme alanında gündeme gelen suç, genellikle Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçudur. Bu suçun şikâyete tabi olup olmadığı ve cezası hakkında görevi kötüye kullanma suçu yazımıza bakabilirsiniz.
Ancak Kurul kararına uyulmaması, tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Yargıtay’ın incelediği bir dosyada başvurucu, Sosyal Güvenlik Kurumu personeli hakkındaki şikâyet dosyasında yer alan bir ifadeyi ve raporu istemişti. Kurul, talebi Kanun’un 19. ve 9. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmek üzere kabul etmişti. İl müdürü, Kurul kararına rağmen evrakın Kanun’un 19. maddesi gereğince gönderilemeyeceğini bildirdi ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm edildi. Yargıtay 5. Ceza Dairesi bu hükmü bozdu. Gerekçe, TCK 257’deki suçun oluşması için görevin gereklerine aykırı davranışın yanında kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız menfaat sağlanmasına yol açılmış olması gerektiği, mahkemenin bu şartın nasıl gerçekleştiğini tartışmadığıydı (Yargıtay 5. CD E.2021/7061 K.2023/6400, 17.05.2023).
Bu kararın uygulamaya yansıması şudur: Kurul kararına uyulmadığı için şikâyette bulunacaksanız, bilgiye erişememenin sizi nasıl bir zarara uğrattığını somut olarak anlatmanız gerekir. Örneğin belgeyi alamadığınız için bir davayı açamadığınızı, bir başvuru süresini kaçırdığınızı veya hakkınızdaki bir işlemi öğrenemediğinizi belgeleyin.
İki usul kuralını da bilmek gerekir. Birincisi, kamu görevlileri hakkında görevleriyle ilgili suçlardan soruşturma yapılabilmesi için 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni gerekir. Yargıtay, bilgi edinme kaynaklı görevi kötüye kullanma iddiasında izin alınmadan dava açılmasını bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 5. CD E.2013/10431 K.2015/13043). İkincisi, bilgi edinme reddini iptal eden bir mahkeme kararının uygulanmaması da ayrı bir sorumluluk doğurur. İYUK’un 28. maddesine göre idare, mahkeme kararının gereğini tebliğden itibaren en geç otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır. Yargıtay, bilgi edinme talebinin reddine ilişkin işlemi iptal eden idare mahkemesi kararını otuz gün içinde uygulamayan bir rektör hakkındaki beraat kararını bozmuştur (Yargıtay 5. CD E.2012/5783 K.2012/10147).
Kurum da Kurul kararına karşı dava açabilir
Kurul kararının bağlayıcı olması, kurumun bu karara itiraz edemeyeceği anlamına gelmez. Bir büyükşehir belediyesi, iştirak şirketlerinin de bilgi edinme kapsamında olduğuna ilişkin Kurul kararının ve Yönetmeliğin kapsam maddesinin iptali için dava açmış, dava Danıştay’da incelenmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, ilk kararı husumet yönünden bozmuştur (Danıştay İDDK E.2023/2443 K.2024/941). Kurulun kabul kararı aldığınız hâlde bilgiyi hemen alamamanızın bir nedeni, kurumun bu yola başvurmuş olması olabilir.
Reddedilen Bilgi Edinme Başvurusu Anayasa Mahkemesine Taşınabilir mi?
İdari yargıda da sonuç alamazsanız, olağan kanun yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Ancak her bilgi edinme reddi Anayasa Mahkemesinde bir hak ihlali olarak sonuçlanmaz.
Bu alandaki en önemli karar, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun Yaman Akdeniz (2) kararıdır (B. No: 2016/6815, 15.02.2023). Olayda bir akademisyen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan internet erişim engelleme istatistiklerini istemişti. Kurum talebi “ayrı ve özel çalışma gerektirdiği” ve adli soruşturmaya ilişkin olduğu gerekçesiyle reddetti. Başvurucu Kurula itiraz etti; Kurul, itirazı kurumun cevabının yeterli olduğu gerekçesiyle reddetti. Açılan dava idare mahkemesinde reddedildi, karar Danıştay’da onandı. Anayasa Mahkemesi ise ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verdi.
Kararın önemli bulguları şunlardır. Anayasa Mahkemesi, Kurulun yalnızca kuruma verilen cevabın yeterli olup olmadığını değerlendirdiğini, ret gerekçesinin hukuka uygun olup olmadığını tartışmadığını tespit etmiştir. İdarenin bir dönem yayımladığı istatistiklerin devamını istemenin önemli bir iş yükü oluşturmadığını, bu nedenle “ayrı ve özel çalışma” gerekçesinin bu talepler için geçerli olmadığını kabul etmiştir. Buna karşılık başvurucunun verilerin farklı ölçütlerle yeniden sınıflandırılmasına ilişkin üçüncü talebini açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.
Kararın sınırını da doğru okumak gerekir. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 26. maddesinin kişilere resmî makamların elindeki bilgiye genel bir erişim hakkı tanımadığını vurgulamıştır. İhlal, talebin amacının kamuoyunu bilgilendirmek olması, bilginin kamu yararını ilgilendirmesi, başvurucunun bu alandaki rolü ve bilginin idarede hazır bulunması gibi ölçütlerin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Kendi dosyanıza veya hakkınızdaki bir işleme ilişkin bir bilgi edinme reddinde bireysel başvuru, ifade özgürlüğünden çok başka haklar üzerinden gündeme gelebilir. Bireysel başvurunun süresi, harcı ve şartları için Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun Yapısı ve Bağlı Olduğu Bakanlık
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu, Kanun’un 14. maddesine göre Cumhurbaşkanınca seçilen dokuz üyeden oluşur. Üyelerin dağılımı şöyledir:
- Yargıtay Genel Kurulunun önereceği iki aday arasından bir üye
- Danıştay Genel Kurulunun önereceği iki aday arasından bir üye
- Ceza hukuku, idare hukuku ve anayasa hukuku alanlarında profesör veya doçent unvanına sahip birer üye
- Türkiye Barolar Birliğinin baro başkanı seçilme yeterliliğine sahip kişiler arasından göstereceği iki aday arasından bir üye
- En az genel müdür düzeyinde görev yapmakta olanlar arasından iki üye
- Adalet Bakanının önerisi üzerine Bakanlıkta idari görevlerde çalışan hâkimler arasından bir üye
Kurul başkanı, üyeler tarafından kendi aralarından seçilir. Üyelerin görev süresi dört yıldır ve yeniden seçilebilirler. Kurul en az ayda bir kez veya ihtiyaç duyulduğunda başkanın çağrısı üzerine toplanır. Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğe göre toplantı yeter sayısı altı, karar yeter sayısı beştir ve çekimser oy kullanılamaz.
Kurul ilk kurulduğunda Başbakanlık bünyesinde faaliyet gösteriyordu. 2018 yılında 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan değişiklikle Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığına verildi. Kurul bu nedenle bugün “Adalet Bakanlığı Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu” olarak anılır ve e-Devlet hizmeti de Adalet Bakanlığı başlığı altında yer alır. Kurul, kamu kurumlarından aldığı yıllık bilgi edinme raporlarını genel raporuyla birlikte her yıl Nisan ayı sonuna kadar Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderir.
Kurulun yalnızca itirazları karara bağlamadığını, kurumlar için ilke kararları da verdiğini bilmek gerekir. Örneğin 2016/1 sayılı ilke kararı, olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleriyle kamu görevinden çıkarılan kişilere ilişkin bilgilerin bazı istisna maddeleri kapsamında değerlendirilmesini öngörmüştür. Danıştay bu ilke kararının iptali istemini reddetmekle birlikte, ilke kararına dayanılarak pasaport ve silah ruhsatının iptal edilip edilmediğini soran bir başvurunun reddini hukuka aykırı bulmuştur (Danıştay 10. D. E.2018/5157 K.2022/5528). Daire’ye göre bu talep, devlet sırrı ya da idari veya adli soruşturmaya ilişkin değildi. Karar, yukarıda anlatılan eksik inceleme nedeniyle bozulmuş olsa da gerekçe şunu gösterir: Bir ilke kararının konusuna yakın görünen her talep, otomatik olarak reddedilemez; istenen bilginin gerçekten istisna kapsamına girip girmediği tek tek değerlendirilir.
Aynı Bilgiyi Yeniden İstemek Süreyi Kurtarır mı?
Süreyi kaçıran birçok kişi aynı talebi kuruma yeniden göndererek yeni bir süre başlatmayı düşünür. Bu yol çoğu zaman sonuç vermez.
Yönetmeliğin 18. maddesine göre daha önce cevaplandığı hâlde aynı kişiler tarafından yapılan tekrar mahiyetindeki başvurular işleme konulmaz ve durum başvuru sahibine bildirilir. Kurul düzeyinde de benzer bir kural vardır: Aynı kişi tarafından, aynı maddi ve hukuki sebebe dayanılarak yapılan ikinci itiraz incelenmeksizin reddedilir (Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m.12/3). Kurulun karar türleri belgesi de aynı konuda tekrar eden ve amacı bilgi edinmek değil idareyi meşgul etmek olan başvuruları hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirir.
Buna karşılık iki durum farklıdır. Birincisi, gerçekten yeni bir bilgiye ulaştıysanız Kurula yeniden başvurabilirsiniz. Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin dördüncü fıkrasına göre Kurul kararına dayanak olan bilgi veya belgelerde eksiklik veya sahtecilik tespit edilirse ya da esası etkileyecek yeni bir bilgi veya belgeye ulaşılırsa Kurula başvurulabilir ve Kurul kararını yeniden gözden geçirebilir. İkincisi, talebinizin kapsamını gerçekten değiştiren yeni bir başvuru, tekrar sayılmaz. Örneğin önceki talebiniz belgenin tamamına ilişkinse, yeni başvurunuzda gizli kısımlar çıkarılmış bir örneği isteyebilirsiniz.
Cevapsız veya Reddedilen Başvuru İçin Kontrol Listesi
Bilgi edinme cevap gelmezse veya ret yazısı aldıysanız, harekete geçmeden önce aşağıdaki soruları cevaplayın:
- Başvurunuzun kuruma ulaştığı tarihi biliyor musunuz? e-Devlet, CİMER veya posta kaydınız var mı?
- Kurum on beş iş günü dolmadan süreyi uzattığını gerekçesiyle bildirdi mi?
- Cevap gelmediyse başvuru tarihinden itibaren otuz gün doldu mu? Zımni ret tarihini not ettiniz mi?
- Ret yazısı geldiyse size tebliğ edildiği tarihi kaydettiniz mi?
- Ret gerekçesinde Kanun’un hangi istisna maddesine dayanıldığı yazıyor mu?
- Belgenin gizli kısmı çıkarılarak kalan kısmının verilmesi mümkün mü?
- Kurum “yayımlandı” dediyse yayın yerini ve tarihini gösterdi mi?
- Kurula itirazı e-Devlet üzerinden mi yoksa ıslak imzalı dilekçeyle posta yoluyla mı yapacaksınız?
- Başvuru dilekçesi, cevap yazısı ve tebliğ tarihi dilekçenize eklendi mi?
- Kurul itirazı ile davayı aynı anda yürütmediğinizden emin misiniz?
- Kurul kararı tebliğ edildiğinde kalan dava süresini hesapladınız mı?
Cevap gelmeyen veya reddedilen bir bilgi edinme başvurusunda en sık yapılan hata, zımni ret tarihini yanlış hesaplamak ve Kurul itirazından sonra dava süresinin sıfırdan başladığını varsaymaktır. Bilgiye ulaşmak bir davanın, bir disiplin savunmasının veya bir hak başvurusunun hazırlığıysa bu sürelerin kaçırılması doğrudan hak kaybına yol açabilir. Somut tarihlerinize göre süre hesabının yapılması, Kurul itirazı veya iptal davası dilekçesinin hazırlanması için iletişim sayfamız üzerinden randevu talep edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilgi edinme başvurusuna cevap verilmezse ne olur?
Bilgi edinme cevap gelmezse kurum on beş iş günlük süresini kaçırmış olur, ancak cevap verme yükümlülüğü devam eder. Başvuru tarihinden itibaren otuz gün geçince talebiniz İYUK 10 uyarınca reddedilmiş sayılır. Bu tarihten itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir veya altmış gün içinde dava açabilirsiniz.
Bilgi edinme başvurusuna cevap süresi kaç gündür?
On beş iş günüdür. Bilgi başka bir birimden veya kurumdan sağlanacaksa ya da başvuru birden fazla kurumu ilgilendiriyorsa otuz iş günüdür. Uzatma, on beş iş günü dolmadan gerekçesiyle birlikte size yazılı olarak bildirilmelidir.
Bilgi edinme kuruluna itiraz süresi kaç gün?
On beş gündür. Açık ret hâlinde süre ret kararının tebliğinden, cevap verilmeyen başvurularda ise zımni ret tarihinden başlar. Bu süre iş günü değil takvim günüdür.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kaç günde sonuçlanır?
Kurul, itiraz hakkındaki kararını otuz iş günü içinde verir. Süre, itiraz dilekçesinin Kurul kayıtlarına girdiği tarihten başlar. Eksik belge varsa Kurul ara kararla on beş gün süre verir ve karar süresi eksiklerin tamamlanmasından sonra işler.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna e-Devlet üzerinden itiraz edilebilir mi?
Evet. Kurulun 2022/1 sayılı ilke kararıyla e-Devlet Kapısı’nda Adalet Bakanlığı başlığı altındaki “Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna İtiraz Başvurusu” hizmeti üzerinden itiraz edilebilir. Diğer geçerli yol ıslak imzalı dilekçeyle posta yoluyla başvurudur.
CİMER veya e-posta ile Kurula itiraz edilebilir mi?
Hayır. CİMER üzerinden Kurula başvurmayı mümkün kılan 2021/1 sayılı ilke kararı 2022’de kaldırılmıştır. Kurul, CİMER, e-posta ve faksla yapılan itirazları işleme koymuyor ve bu başvurular için usulden ret kararı veriyor.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararları bağlayıcı mı?
Kurulun kendi açıklamasına göre kararları kurum ve kuruluşlar için bağlayıcıdır. Kurum karara uymazsa Kanun’un 29. maddesi uyarınca disiplin ve ceza sorumluluğu gündeme gelir. Kurum, Kurul kararının iptali için dava açabilir; başvuru sahibi de Kurulun ret kararına karşı dava açabilir.
Kurula itiraz etmeden dava açabilir miyim?
Evet. Kurula itiraz ihtiyari bir yoldur. Ret veya zımni ret üzerine doğrudan idare mahkemesinde dava açabilirsiniz. Ancak Kurula itiraz ettikten sonra Kurul karar vermeden dava açarsanız itirazınız işlemden kaldırılır.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararına itiraz edilir mi?
Kurulun ret kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Ayrıca Kurul kararına dayanak belgelerde eksiklik veya sahtecilik varsa ya da esası etkileyecek yeni bir belgeye ulaştıysanız Kurula yeniden başvurabilirsiniz; Kurul bu durumda kararını yeniden gözden geçirebilir.
Kurul kararından sonra dava açma süresi yeniden mi başlar?
Kanun, Kurula itirazın dava süresini durdurduğunu söyler. Bu yüzden en güvenli hesap, itiraza kadar geçen süreyi düşerek kalan süre içinde dava açmaktır. Danıştay bir dosyada bu yöntemle “kalan 59 günlük” süreyi esas almıştır.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kime bağlıdır?
Kurulun sekretarya hizmetleri 2018’den beri Adalet Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Kurulun dokuz üyesi Cumhurbaşkanınca seçilir ve görev süreleri dört yıldır.
Kurum Kurul kararına rağmen bilgi vermezse ne yapabilirim?
Kurumun yetkilisi hakkında disiplin soruşturması ve görevi kötüye kullanma suçundan şikâyet yoluna gidebilirsiniz. Şikâyette bilgiye erişememenin size verdiği zararı somut olarak anlatmanız gerekir; Yargıtay mağduriyet tartışılmadan kurulan mahkûmiyeti bozmuştur. Ayrıca ret işlemine karşı idari dava açabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır, belirli bir olay için hukuki görüş yerine geçmez. Süreler başvurunun yapıldığı kanala, tebliğ tarihine ve kurumun verdiği cevabın niteliğine göre değişebilir; anlatılan kararlar kendi olaylarına bağlıdır. Metin, 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükte olan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun ilke kararları ve internet sitesindeki açıklamaları ile Danıştay, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanmaktadır. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.