
İş Kanunu çerçevesinde çeşitli sınırlandırılmalar ve haklar ile yer verilen evlilik izni, yepyeni bir hayata adım atmak üzere olan çalışanlar için iş ve yaşam dengesinin kurulması adına gerekli etkenlerden biridir. Diğer pek çok özel izin türünde olduğu gibi evlilik izni de yasalarca belirlenmiş bir haktır ve işçilerin ilgili süre boyunca ihtiyaç duydukları zamanı kazanabilmeleri, hazırlıklarını tamamlayabilmeleri ve dinlenebilmeleri adına oldukça önemlidir.
Evlilik izni yönetmeliği ve gerekliliklerine dair detayların da dahil olduğu 4857 sayılı İş Kanunu nezdinde yer alan bu özel izin türü, nikah veya düğün aşamalarının stressiz geçmesi ve dolayısıyla da işe dair motivasyon kaybının oluşmaması adına elzemdir.
Evlilik İzni Nedir?
İşçi hakları kapsamında bulunan ve mazeret izinlerinden biri olan evlilik izni, çalışanın evlenmesi durumunda, belli bir süre için kendisine tanınan mesai dışı zamandır. Bu izin, devlet memurları için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 104’de, işçiler içinse 4857 sayılı İş Kanunu ek madde 2’de düzenlenmiştir.
Kişilerin evlilik hazırlıklarına odaklanmalarını sağlayan ve sonrasında yeniden işe adaptasyonlarını kolaylaştıran evlilik izni, çalışan haklarına saygının da bir göstergesi sayılmaktadır.
Evlilik İzni Kaç Gündür?
Evlilik izni süresi, izni alacak olan çalışanın devlet memuru veya işçi olup olmamasına göre değişiklik göstermektedir. Kişilerin, bu özel döneme tam anlamıyla odaklanabilmeleri ve işe dönüşün ardından da yüksek verimlilikte çalışabilmeleri adına tanınan söz konusu hakka dair süreler, ilgili kanun nezdinde yapılan düzenlemelere göre şu şekilde sınırlandırılmıştır:
- Devlet memurunun ve çocuğunun evlenmesi durumunda memura tanınan evlilik izni hakkı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 104. maddesi hükmü uyarınca 7 gündür.
- 4857 sayılı İş Kanunu’nun ek 2. maddesine göre ise bir işçinin evlenmesi halinde 3 günlük evlilik izni, bir diğer adıyla mazeret izni kullanma hakkı bulunmaktadır. Devlet memurundan farklı olarak bu izin yalnızca işçinin kendi evlilik süreci için geçerli olup, çocuğunun evlenmesi durumunda kullanılamamaktadır.
Evlilik izni, tam veya yarı zamanlı işçilere verilebildiği gibi sözleşmeli işçilere de tanınan bir haktır. Öte yandan işveren ve işçi arasında imzalanan farklı bir iş sözleşmesi varsa, evlilik izni hakkının daha uzun süre kullanılabildiği durumlardan da bahsedilebilmektedir. Ancak, yasal olarak belirlenen asgari süre olan 3 günün altında evlilik izni verilmesi ise hiçbir durumda söz konusu değildir.
Evlilik İzni Nasıl Alınır?
Evlilik izni alabilmek adına ilk koşul nikah tarihinin belirlenmiş olmasıdır. Bunun öncesinde evliliğe dair mazeret izninin kullanılması söz konusu değildir. Öte yandan evlilik iznini, nikah tarihinden sonraki yakın tarihlerde kullanmak da mümkündür. Nikah tarihi öncesi izne ihtiyaç duyan işçilerde ise işverenin inisiyatifiyle farklı izin türleri gündeme gelebilmektedir.
Nikah tarihi belli olan bir işçi veya devlet memurunun, diğer aşamada işverenine veya bağlı olduğu kuruma yazılı dilekçe ile başvurması ve nikah tarihi resmi olarak bildirmesi gerekmektedir.
Öyle ki nikah tarihinin belirlendiği gün itibarı ile evlilik izni süresinin kendiliğinde başlama gibi bir durumu ihtimal dahilinde değildir. Bu sebeple uygun bir dilekçe ile muhakkak kurumsal bildirimin yapılmış olması önemlidir. Bu sayede ayrıca işin aksamaması ve izin süresi boyunca ihtiyaç duyulacak gerekli düzenlemelerin yapılması da mümkün olacaktır.
Nikah tarihi belgesinin yanı sıra bazı işyerleri çalışandan izin talep formu doldurmasını da isteyebilmektedir. Bu noktada ise formun eksiksiz doldurulup yetkili birime, yöneticiye veya insan kaynaklarına iletilmesi beklenir. Onaylanan evlilik izni ise nikah tarihinden itibaren başlayacak ve işçi veya devlet memurunun izin hakkına göre 3. ya da 7. günde sonra erecektir.
Evlilik İzni Alabilmek İçin Koşullar Nelerdir?
Evlilik izninin yasal bir hak olmasındaki temel amaç, çalışanların kesintisiz bir iş yükü altında kalmaksızın sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve bu özel zaman için kendilerine ihtiyaç duydukları alanı tanıyabilmeleridir. Bu durumda, evlilik izni alabilmek için resmi nikah şartı da aranmaktadır.
Devlet tarafından kıyılacak nikah dışındaki gayri resmi süreçlerin tümü ise evlilik iznine tabi tutulmamaktadır. Öte yandan bazı işyerleri için evlilik izni yalnızca tam zamanlı çalışma sözleşmesi bulunan işçiler adına geçerli sayılmaktadır. Yarı zamanlı veya sözleşmeli personel içinse işyerinin izin politikaları dikkate alınmaktadır.
Hafta Sonu Tatiline veya Bayram Tatiline Denk Gelen Evlilik İzinleri Nasıl Hesaplanır?
Evlilik izni hukuken tanınmış ücretli izin türleri arasında yer almakta ve bu sebeple de yıllık izin sürelerinden farklı olarak hesaplanmaktadır. Buna göre, evlilik izni alan işçiye, çalışma ücreti kesintisiz olarak ödenmektedir.
Evlilik izni, işgünü ibaresi yerine gün ibaresi ile hesaplandığı sebeple bazı durumlarda kafa karışıklığı da yaratabilmektedir. Nitekim, hafta sonuna ve tatillere denk gelen evlilik izinlerinde birçok kurum için izin süresi işlemeye devam etmektedir. Bu durumda evlilik izninin ilgili diğer mesai dışı günlerin sonrasına sarkması söz konusu olmamaktadır.
Bazı işyerinde ve kurumlarda ise izin süresinin sadece işgünü zamanlarını kapsaması ve dolayısıyla resmi tatil veya hafta sonlarının hesaba katılmamasına karar verilmiştir. Bu farklılığın netleşmesi adına çalışanın yöneticisi ile iletişim kurması ve yasal haklarını tam olarak kavraması önem arz etmektedir. Her iki durumda da evlilik izni ücretli bir izin olarak kabul görmekte ve bu nedenle izni süresinde çalışılmayan günler için de sanki çalışılıyormuş gibi kişiye ücret ödenmesine devam edilmektedir.
Evlilik İzni Alamayan Bir Çalışan Ne Yapmalıdır?
İşçiye ve devlet memuruna kanun nezdinde tanınmış bir hak olan evlilik izninin kullandırılmaması, aslında hukuka aykırı bir durum olarak kabul edilmektedir. Bu da çalışanın, haklı sebeple iş akdi sözleşmesini feshetmesinin yolunu açabilir. Böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde ise kullandırılmayan evlilik izni dahil birçok hakkını hukuki yollarla talep etme fırsatı bulacak olan işçi, aynı zamanda kıdem tazminatı başta olmak üzere ilgili diğer tazminatları da alma hakkına sahip olacaktır.
Bu durum, işverenin kanunen tanınan haklarını kullandırmaması sebebiyle çalışanın uğradığı hak ihlali halinde geçerlidir. Evlilik iznini alamayan bir çalışanın ayrıca aşağıdakiler de dahil olmak üzere bazı adımlar atması uygun görülmektedir:
- İş Kanunu hakkında bilgi sahibi olmak ve uzman bir avukatın danışmanlığını almak,
- Konu ile ilgili olarak kurum veya şirketin insan kaynakları departmanı ile ilgili görüşmek ve bu süreçte yazılı belgeler sunarak ilerisi için delil toplamak,
- Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki yetkili birime başvurarak danışmanlık almak ve ilgili işyerinin konu hakkında denetlenmesini sağlamak,
- Sendikalara veya diğer işçi derneklerine başvurarak temsilciler ile görüşmek ve hak arama süreci ile ilgili bilgi talep etmek.
Tüm bunların yanı sıra evlilik izni dilekçelerinin de hukuki bir zeminde hazırlanması ve mümkünse profesyonel avukat desteği alınması tavsiye edilmektedir. Çünkü, herhangi bir dava açılması durumunda evlilik mazereti dilekçeleri, işçi lehine sonuç vermesi açısından önemlidir. Ayrıca, avukat desteği ile işçinin kendi aleyhine olan tüm hususlardan asgari boyutta etkilenmesi de mümkün olabilmektedir.
Evlilik İzni Maaştan Kesilir Mi?
Ücretli mazeret izinleri arasında yer alan evlilik izninin maaştan kesilmesi gibi bir durum kanunen muhtemel değildir. Dolayısıyla, kişinin iznini kullandığı günler için de kesintisiz olarak maaş ödemesi gerçekleşmektedir. Olası kesintiler ise haksız ve hukuk dışı olduğu sebeple kabul edilmemeli ve sonrasında muhakkak yasal yollarla itiraz süreci başlatılmalıdır.
Buna göre çalışanın sözleşmeyi haklı sebeplerle feshetme ve kıdem tazminatı dahil tüm haklarını alma imkanı bulunmaktadır.
İşçinin Yeniden Evlenmesi Halinde Evlilik İzni Alması Mümkün Müdür?
İş Kanunu’nda çalışanın yeniden evlenmesi halinde yeniden evlenme izni isteyemeyeceği yönünde bir kısıtlama yer almamaktadır. Bu nedenle çalışan her evlilikte evlilik izni hakkını kullanabilir. Yani birden fazla kez evlilik yapan işçi, her evliliği için ayrı evlenme izni talebinde bulunabilmektedir. Netice itibarıyla işverenin de aynı kişiye ikinci kez evlilik izni vermeme gibi bir hakkı yoktur.
Nikah için alınan tarihi ve kaç günlük bir izin kullanmak istediğini dilekçede açıkça belirten bir işçiye, bu durumda birden fazla kez izin hakkı tanınabilmektedir.





