Genel, Hukuk

Haksız Azil Vekalet Ücreti, Haklı Azil ve Avukatın İstifasında Ücret Hesabı

Haksız Azil Vekalet Ücreti, Haklı Azil ve Avukatın İstifasında Ücret Hesabı

Haksız azil vekalet ücreti, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26 Kasım 2025 tarihli kararıyla bir kez daha netleşti: haksız azledilen avukat, davayı kendisi sonuçlandırıp kazanmış gibi akdi ücretinin tamamını ve karşı yana yükletilecek vekâlet ücretini isteyebilir; hesap kural olarak takip edilen davanın harçlandırılmış değeri üzerinden yapılır, ancak sözleşmede haksız azile özel bir değer kararlaştırılmışsa o hüküm uygulanır (HGK E.2025/174, K.2025/752). Azil haklıysa tablo tersine döner: avukat yalnızca azil tarihinde sonuçlanıp kesinleşmiş işlerin ücretini alabilir.

Makale İçeriği

Bu sonuçların dayanağı Avukatlık Kanunu‘nun 174. maddesidir. Madde üç ihtimali ayrı ayrı düzenler: haklı bir sebep olmadan işi bırakan avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığını iade eder; azledilen avukata ücretin tamamı verilir; avukat kusur veya ihmali yüzünden azledilmişse ücret ödenmez. Başka avukatın işe katılmasına itiraz, aylık sözleşmeler, avukattan habersiz yapılan sulh, görevli mahkeme ve zamanaşımı gibi konular ise ayrı maddelerden ve yerleşik içtihattan çıkar; her biri aşağıda kendi başlığında, kaynağıyla birlikte yer alıyor.

Bir bakışta

  • Kısa cevap: Haksız azilde avukat akdi ücretin tamamını ve karşı yan vekâlet ücretini isteyebilir; haklı azilde yalnızca azil tarihinde kesinleşmiş işlerin ücreti istenir. Haklı istifada avukat ücretin tamamını isteyebilir; haksız istifada sonuçlanmamış işlerin ücreti kaybedilir.
  • Ne yapmalı: Azil veya istifadan önce ücret sözleşmesindeki “azil”, “fesih” ve “ücretin hesaplanacağı değer” maddelerini okuyun; azlin ya da istifanın sebebini yazılı delille kayda geçirin, azli mahkemeye dilekçeyle bildirin.
  • Dikkat: Azlin haklı olduğunu müvekkil, istifanın haklı olduğunu avukat ispatlar. Ücret alacağı vekâlet sözleşmesinden doğduğu için beş yıllık zamanaşımına tabidir; 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası yolu da artık yoktur.

Avukatı Azletmek Nasıl Olur, Ücret Sözleşmesi Kendiliğinden Biter mi?

Avukatı azletmek, müvekkilin tek taraflı bir beyanla vekâlet ilişkisini sona erdirmesidir ve bunun için gerekçe göstermek şart değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 512. maddesi vekâlet verenin ve vekilin sözleşmeyi her zaman tek taraflı sona erdirebileceğini söyler; aynı madde uygun olmayan zamanda sözleşmeyi bitiren tarafın diğerinin zararını gidereceğini de ekler. Yani azil hakkı kullanılabilir; tartışma azlin geçerli olup olmadığında değil, ücrete etkisinde çıkar.

Uygulamada azil çoğunlukla noterden düzenlenen azilname ile yapılır, çünkü vekâletname de noterde verilmiştir ve azlin tarihi resmî belgeyle sabitlenir. Ancak azlin mahkeme ve karşı taraf bakımından sonuç doğurması ayrı bir şarta bağlıdır: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 81. maddesine göre azil beyanı dilekçeyle bildirilmeli veya tutanağa geçirilmeli, gerekiyorsa tebligat gideri peşin ödenmelidir. Bildirim yapılmazsa mahkeme tebligatları eski avukata göndermeye devam eder ve süre kaçırma riski doğar.

Azilden sonra davanın sahipsiz kalmaması için de bir süre vardır. Vekil ile takip edilen davada avukat azledildikten sonra müvekkil davayı takip etmez ve iki hafta içinde başka bir vekil de görevlendirmezse, tarafın yokluğu hâlindeki hükümler uygulanır (HMK m.83). Avukatı değiştirmek isteyen biri için doğru sıra şudur: yeni avukatla anlaşmak, azli noterden yapmak, azil ve yeni vekâletnameyi dosyaya aynı dönemde sunmak.

Ücret sözleşmesi azil ile sona erer ama sözleşmeden doğan ücret alacağı sona ermez. Avukatlık Kanunu m.174/2’nin ilk cümlesi “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir” der. İkinci cümle istisnayı koyar: avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücretin ödenmesi gerekmez. Yargıtay bu iki cümleyi “haksız azil” ve “haklı azil” ayrımına çevirir ve ispat yükünü azleden tarafa, yani müvekkile verir. Hukuk Genel Kuruluna konu olan dosyada Özel Daire, azleden tarafın azlin haklı olduğunu ispatlaması gerektiğini ve avukatın yalnızca kısmi dava açmış olmasının tek başına haklı azil sebebi sayılamayacağını belirtmişti; bu tespitler Genel Kurul aşamasında çekişme konusu olmadı (HGK E.2025/174, K.2025/752).

Haksız Azil Vekalet Ücreti: Avukat Hangi Ücretleri İsteyebilir?

Haksız azledilen avukat iki ayrı kalemi isteyebilir: müvekkille kararlaştırdığı akdi avukatlık ücreti ve dava sonunda karşı tarafa yükletilecek tarifeye dayalı vekâlet ücreti. İkinci kalemin avukata ait olduğu kanundadır: dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir ve iş sahibinin borcu nedeniyle takas, mahsup ve haciz edilemez (Av.K. m.164/5).

Yargıtay’ın yerleşik ifadesiyle haksız azledilen avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekâlet ücretini talep edebilir (Yargıtay 13. HD E.2016/8467, K.2016/18344; 3. HD E.2021/7048, K.2022/1925). Hukuk Genel Kurulu bunu daha açık kurdu: azil haksızsa ücretin tamamı, dava lehe sonuçlanıp kesinleşmiş gibi muaccel olur; avukatın işe devam edememiş olması ve emekten tasarruf etmesi tam ücrete engel değildir, davanın sonucunu beklemek de gerekmez (HGK E.2025/174, K.2025/752, paragraf 12).

Aynı paragraf, sık sorulan bir soruyu da cevaplar: azilden sonra davayı müvekkil kendisi ya da yeni avukatı takip eder; davanın sonradan lehe ya da aleyhe sonuçlanması veya takipsiz bırakılması ücret talebini engellemez. Genel Kurul burada 9 Nisan 2025 tarihli E.2024/3-666, K.2025/224 sayılı kendi kararına atıf yapar. 3. Hukuk Dairesi bu çizgiyi 2026’da iki dosyada uyguladı; ikisinde de dava, avukatın vekâleti sona erdikten sonra reddedilmişti ve Daire çoğunluğu buna rağmen avukat lehine kararı onadı (3. HD E.2025/4069, K.2026/1117; E.2026/105, K.2026/3377). Her iki kararda da bir üye, kaybedilen davada karşı yan vekâlet ücretinin istenemeyeceğini savunarak karşı oy yazdı. Bu karşı oy, konunun Daire içinde tamamen kapanmadığını gösterir; ancak hâkim görüş bugün tam ücret yönündedir.

Haksız azilde hâkimin hakkaniyet gerekçesiyle ücreti indirmesi de mümkün değildir. Bölge adliye mahkemesinin, sözleşmenin müvekkil tarafından fesih hâlini düzenleyen maddesini uygulayıp ücretten Türk Borçlar Kanunu m.52 uyarınca indirim yaptığı dosyada Yargıtay kararı bozdu; haksız azilde sözleşmenin tam ücret öngören maddesi uygulanmalıydı (3. HD E.2021/7048, K.2022/1925). Haksız azil kendiliğinden manevi tazminat da doğurmaz; kişilik haklarına ayrı bir saldırı yoksa manevi tazminat istemi reddedilir. Hukuk Genel Kuruluna gelen dosyada da ilk derece, bölge adliye ve Özel Daire bu yönde birleşmişti (HGK E.2025/174, K.2025/752).

Sabit (maktu) ücret kararlaştırılmışsa

İşin tamamı için belirli bir tutar kararlaştırılmışsa haksız azilde bu tutarın tamamı istenir; dava değeri akdi ücreti etkilemez. Örneğin bir dava için 100.000 TL maktu ücret kararlaştırılmış ve avukat ön inceleme aşamasında haksız azledilmişse, ödenmemiş kısmıyla birlikte 100.000 TL’nin tamamı muaccel olur. Peşin ödenmiş bir kısım varsa mahsup edilir; peşin ödemeyi geri istemek mümkün değildir.

Yüzde üzerinden ücret kararlaştırılmışsa

Ücret dava değerinin belli bir yüzdesi olarak kararlaştırılmışsa sorun, yüzdenin hangi değere uygulanacağıdır. Kanun yüzdeyi yüzde yirmi beşle sınırlar (Av.K. m.164/2); hesabın tabanı için ise Yargıtay’ın kuralı nettir: haksız azilde akdi vekâlet ücreti, avukatın takip ettiği davanın harçlandırılmış değeri üzerinden hesaplanır (HGK E.2025/174, K.2025/752, paragraf 14). 3. Hukuk Dairesi, sözleşmede ücretin “hükmolunacak şeyin değeri” üzerinden belirleneceği yazılı olduğu hâlde, azil tarihi itibarıyla harcı ödenmiş dava değeri üzerinden yapılan hesabı yerinde buldu (3. HD E.2025/4069, K.2026/1117).

Kuralın istisnası sözleşmenin kendisidir. Taraflar haksız azil hâli için ayrı bir hesap değeri kararlaştırmışsa ona itibar edilir. Hukuk Genel Kurulunun 2025 kararında sözleşmenin bir maddesi, haksız azil olursa ücretin “davanın neticelenmesi sonucunda ortaya çıkan değer” üzerinden hesaplanacağını söylüyordu. Kamulaştırmasız el atma davası 16.000 TL üzerinden kısmi dava olarak açılmış, bilirkişi taşınmazların değerini 13.024.040 TL bulmuştu. Özel Daire 16.000 TL’yi esas almak istedi; Genel Kurul oy çokluğuyla bölge adliye mahkemesinin direnme kararını onadı ve yüzde on ücretin 13.024.040 TL üzerinden hesaplanmasını doğru buldu. Sonuç: aynı yüzde oranı, sözleşmedeki tek bir cümle yüzünden yaklaşık 1.600 TL ile 1.300.000 TL arasında fark yarattı.

Ücret kararlaştırılmamışsa veya sözleşme geçersizse

Ücret hiç kararlaştırılmamışsa, yazılı sözleşme yoksa ya da ücret hükmü belirsiz, tartışmalı veya geçersizse Avukatlık Kanunu m.164/4 devreye girer. Değeri para ile ölçülebilen işlerde ücret, asgari ücret tarifesinin altında olmamak koşuluyla, davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre müddeabihin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen işlerde avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Yazılı olmayan anlaşmalar da geçerlidir ve genel hükümlere göre ispatlanır (Av.K. m.163/1).

Haksız azil dosyalarında bu aralığın hangi noktasının seçileceği hâkimin takdirindedir. 3. Hukuk Dairesi, azlin haklı olduğu ispatlanamayan bir dosyada emek ve mesai gözetilerek yüzde on oranında belirlenen akdi ücreti hukuka uygun buldu (3. HD E.2026/94, K.2026/3465). Yüzde yirmiyi talep eden avukatın, emeğin bu üst sınırı haklı kıldığını göstermesi gerekir.

Azil ve İstifa Hâllerinde Ücret: Durum Durum Tablo

Aşağıdaki tablo, azil ve istifa ihtimallerinde iki ücret kaleminin nasıl ayrıştığını özetler. Her satırın dayanağı ilgili başlıkta açıklanmıştır.

Durum Akdi ücret (müvekkilden) Karşı yan vekâlet ücreti
Haksız azil, maktu ücret Kararlaştırılan tutarın tamamı Harçlandırılmış dava değeri üzerinden tarifeye göre
Haksız azil, yüzdeli ücret Yüzde, harçlandırılmış değere uygulanır; sözleşmede azile özel değer varsa o esas alınır Harçlandırılmış dava değeri üzerinden tarifeye göre
Haksız azil, ücret kararlaştırılmamış veya geçersiz Müddeabihin yüzde on ile yirmisi arası, tarifenin altına inmeden (m.164/4); para ile ölçülemeyen işte tarife Tarifeye göre
Haklı azil, azil anında sonuçlanmamış işler İstenemez İstenemez
Haklı azil, azilden önce sonuçlanıp kesinleşmiş işler Sözleşmeye göre; sözleşme yoksa m.164/4 O işlerdeki ücret avukata aittir
Haklı istifa Ücretin tamamı Takip edilen işler için tarifeye göre
Haksız istifa Ücret istenemez, peşin alınan iade edilir; kesinleşmiş işler ve hak edilmiş aylık ücret ayrık Sonuçlanmamış işler için istenemez
Başka avukat katılmasına muvafakat edilmemesi Sözleşme kendiliğinden sona erer, ücretin tamamı Takip edilen işler için tarifeye göre
Avukattan habersiz sulh veya anlaşmaya dayalı feragat Ücret hakkı korunur; karşı taraf akdi ücretten sorumlu değildir Müvekkil ve karşı taraf müteselsil sorumludur (m.165)

Haksız Azil Halinde Vekalet Ücreti Hesaplama: Karşı Yan Ücreti ve Örnek

Karşı yan vekâlet ücreti, dava avukatın takibinde lehe sonuçlanmış olsaydı karşı tarafa yükletilecek tutardır ve avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanır. Mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği ücret tarifedeki miktardan az, üç katından çok olamaz (Tarife m.3/1). Konusu para olan davalarda ücret tarifenin üçüncü kısmındaki dilimlere göre bulunur ama mahkemenin maktu ücretinin altına inmez (Tarife m.13/1); buna karşılık hükmedilen ücret kabul edilen miktarı geçemez (Tarife m.13/2).

Bu kalemin ne zaman istenebileceği de Hukuk Genel Kurulunca çözüldü. Azledilen avukat dosyadan elini çektiği için karşı tarafa takip başlatamaz; ücreti ancak eski müvekkilinden isteyebilir. Genel Kurul, karşı tarafın ödemesinin beklenmesini doğru bulmadı, aksi hâlde haksız azledilen avukatın alacağının kendisini azleden müvekkilin insafına kalacağını belirtti ve karşı taraf vekâlet ücretinin haksız azil ile birlikte muaccel olduğuna oy birliğiyle karar verdi (HGK E.2017/634, K.2021/59, 9 Şubat 2021).

Dava değeri sonradan belirlenen davalarda tarife ayrı bir kural koyar: kısmi davada veya tespit davasında mahkeme dava değerini belirledikten sonra davacı davasını bu değere göre takip etmese bile yasal ücret belirlenmiş değere göre hesaplanır (Tarife m.5/2). Azil anında mahkemece belirlenmiş daha yüksek bir değer yoksa hesap, dava dilekçesinde harçlandırılan değere göre yapılır.

Örnek 1 – küçük dava değeri. İşin tamamı için 100.000 TL maktu ücret kararlaştırılmış, dava 1.000 TL üzerinden açılmış ve mahkeme henüz daha yüksek bir değer belirlememişken avukat haksız azledilmiş olsun. Akdi ücret 100.000 TL’dir. Karşı yan ücreti 1.000 TL’lik değer üzerinden hesaplanır; tarife ücreti kabul edilen miktarla sınırladığı için bu kalem 1.000 TL’yi geçemez. Avukatın alacağı toplam 101.000 TL olur, daha önce yapılan ödemeler mahsup edilir.

Örnek 2 – yüzdeli ücret. Sözleşmede ücret dava değerinin yüzde yirmisi olarak kararlaştırılmış, dava asliye hukuk mahkemesinde 500.000 TL harçlandırılarak açılmış olsun. Haksız azilde akdi ücret 500.000 × %20 = 100.000 TL’dir. 2026-2027 tarifesinde ilk 800.000 TL için oran yüzde on altıdır; 500.000 × %16 = 80.000 TL, asliye mahkemesi için öngörülen 62.000 TL’lik maktu ücretin üstünde kaldığı için karşı yan ücreti 80.000 TL’dir. Avukatın talep edebileceği toplam 180.000 TL olur. Bu örnek bugün yürürlükte olan tarifenin rakamlarıyla kurulmuştur; somut dosyada hangi tarihteki tarifenin esas alınacağı Avukatlık Kanunu m.168’in son fıkrasına göre ayrıca belirlenir. Güncel tutarların tamamı avukatlık asgari ücret tarifesi 2026-2027 yazımızda.

Karşı yan ücretinin kime ait olduğu ve tahsil yolu ayrı bir konudur. Kazanılan davada bu ücretin avukata mı müvekkile mi ait olduğunu kazanılan davada vekalet ücretini kim alır yazısında, karşı yan ücretinin nasıl hesaplanıp ödendiğini kaybedilen davada karşı vekalet ücreti yazısında ayrıntılı anlattık.

Haklı Azil Nedir, Hangi Sebepler Haklı Sayılır?

Haklı azil, avukatın kusuru veya ihmali nedeniyle yapılan azildir; kanundaki ifade “avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise” şeklindedir (Av.K. m.174/2). Kanun haklı sebepleri saymaz; ölçü, avukatın üzerine aldığı işi özenle, doğrulukla ve müvekkilin yararına yürütme yükümlülüğüdür (Av.K. m.34). Bu yükümlülüğe aykırılık somut bir olayla ve delille gösterilmelidir; sonuçtan memnun olmamak tek başına haklı sebep değildir.

Haklı azil Yargıtay kararları: hangi olaylar haklı, hangileri haksız bulundu?

Yargıtay kararlarında haklı bulunan azil sebeplerine bir örnek 2026’dan: avukat davayı yanlış yargı yolunda açmış, dava yargı yolu nedeniyle reddedilmiş ve karar kanun yoluna gidilmeden kesinleşmişti. İlk derece mahkemesi ayrıca husumetin doğru kişilere yöneltilmediğini ve dava değerinin müvekkilin bilgisi alınmadan artırıldığını tespit etti. Bölge adliye mahkemesi azli haklı buldu, Yargıtay onadı (3. HD E.2025/5348, K.2026/2983).

Haklı sayılmayan durumlar da en az bu kadar öğreticidir. Avukatın talebin tamamı yerine kısmi dava açmış olması tek başına haklı azil sebebi değildir (HGK E.2025/174, K.2025/752’de Özel Daire tespiti). Süreli bir avukatlık sözleşmesinin süresi dolduktan sonra müvekkilin “işlerden el çekin” diye ihtar göndermesi ise azil değil, zaten sona ermiş bir sözleşmenin hatırlatılmasıdır; bu ihtarı haksız azil sayıp ücret hesaplayan mahkeme kararı bozuldu (3. HD E.2023/2694, K.2024/4444).

Haklı azil iddiasının değerlendirilmesinde bilirkişi raporu yol gösterebilir, ama azlin haklı olup olmadığına hâkim karar verir. Delil olarak en çok kullanılanlar yazışmalar, duruşma tutanakları, kaçırılan süreler, verilmeyen hesap ve bilgi talepleridir. Müvekkil açısından pratik sonuç şudur: azle karar verilmeden önce gerekçeyi oluşturan olaylar yazılı olarak kayda geçirilmelidir.

Haklı Azil Halinde Avukatlık Ücreti

Haklı azilde avukat, azil tarihi itibarıyla sonuçlanıp kesinleşmiş işlerin ücretini isteyebilir; sonuçlanmamış işler için ücret isteyemez. Yargıtay bunu “Dairemizin kökleşmiş içtihatları” diye anar ve gerekçesini de söyler: vekâlet ilişkisi bir bütündür, azil taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet eder (13. HD E.2013/14009, K.2013/29248; 3. HD E.2023/4275, K.2024/2486). Hukuk Genel Kurulu da azilden önce sonuçlanan işler bakımından azlin haklı olup olmamasının fark yaratmadığını, bu işlerde avukatın tam ücrete hak kazandığını açıkça belirtti (HGK E.2025/174, K.2025/752, paragraf 10).

Sık rastlanan bir yanlış, haklı azilde de avukatın azle kadar verdiği emek için “hakkaniyete uygun” bir ücret alabileceğidir. İlk derece mahkemeleri bu yolu birkaç kez denedi; sebepsiz zenginleşmeyi önlemek gerekçesiyle sonuçlanmamış işler için hakkaniyet ücreti takdir eden kararlar Yargıtay’da bozuldu (13. HD E.2013/14009, K.2013/29248; 13. HD E.2015/11921, K.2017/1442). Haklı azilde sonuçlanmamış iş için ücret yoktur.

“Kesinleşmiş iş” kavramı da dikkatle uygulanır. Bir dosyada azlin haklı olduğu kabul edildi, ama karar bazı davalılar yönünden temyiz edilmediği için o kısım azil tarihinde kesinleşmişti. Yargıtay, kesinleşen 67.591,81 TL bakımından avukatın ücrete hak kazandığını ve bunun hesaplanmamasının bozma sebebi olduğunu belirtti (3. HD E.2023/2396, K.2024/234). Aylık ücretle çalışılan ilişkilerde ise avukat azil tarihine kadar işlemiş aylık ücretlerini isteyebilir (13. HD E.2015/11921, K.2017/1442).

Avukatın İstifası Halinde Vekalet Ücreti: Haklı ve Haksız İstifa

Avukatın istifası, kanundaki adıyla işi takipten vazgeçmesi veya vekâletten çekilmesidir. Ücrete etkisi Avukatlık Kanunu m.174/1’de yazılıdır: üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Kanunun bu cümlesinin tersinden okunması, haklı sebeple çekilen avukatın ücret hakkını korur.

Haklı istifa, sonuç bakımından haksız azile yaklaşır: 3. Hukuk Dairesi, vekâlet ilişkisi haklı nedenle sona erdiğinde dava henüz devam ediyorsa avukatın akdi ve karşı yan vekâlet ücretinin tamamına hak kazandığını kabul etti (3. HD E.2026/105, K.2026/3377). Haksız istifada ise ücret kaybı sınırlıdır: haksız olarak istifa eden avukat, istifa tarihi itibarıyla hak etmiş olduğu aylık ücret ve kesinleşmiş işler dışında, derdest ve sonuçlanmamış işler nedeniyle ücret talep edemez (3. HD E.2024/4387, K.2025/3217; aynı ilke 3. HD E.2023/5447, K.2024/212’de aktarılan 13. HD E.2013/8068, K.2013/30931 kararında).

İspat yükü bu kez avukattadır. 3. Hukuk Dairesinin 2025 kararında avukat, müvekkil kurumun yeni yönetimiyle güven ilişkisinin sarsıldığını ileri sürerek istifa etmişti. Davalının cevabi ihtarı devam eden davalar hakkında bilgi talebinden ibaretti ve avukat iddiasını tek tanık beyanı dışında ispatlayamadı; istifa haksız sayıldı (3. HD E.2024/4387, K.2025/3217).

Avukatın haksız istifası: ücret ödenmedi diye çekilmek yeterli mi?

Ücretin ödenmemesi her zaman haklı istifa sebebi değildir. Kanun, anlaşmaya göre peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse avukatın işe başlamak zorunda olmadığını söyler (Av.K. m.174/3). Ancak bir dosyada sözleşmedeki ödeme davanın sonuçlanmasına bağlanmıştı; avukat, sözleşmede geçen tarihte ödeme yapılmadı diyerek bir gün sonra çekildi. Yargıtay istifayı haksız buldu, çünkü avukat davanın o tarihte sonuçlanacağını garanti edemezdi ve ücret henüz muaccel değildi (13. HD E.2014/26189, K.2015/17298). İstifadan önce ödeme şartının gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği sözleşmenin lafzına göre kontrol edilmelidir.

Avukatın istifası 15 gün mü, iki hafta mı?

İki süre aynı sonucu farklı kanunlarda düzenler. Avukatlık Kanunu m.41’e göre belli bir işi takipten isteğiyle çekilen avukatın vekâlet görevi, durumun müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün devam eder. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.82 ise istifa eden vekilin görevinin istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta sürdüğünü söyler; istifa dilekçesiyle birlikte bu süre ve süre içinde yeni vekil görevlendirilmezse yokluk hükümlerinin uygulanacağı müvekkile ihtar edilir. İstifa eden avukat bu süre boyunca dosyadaki süreleri korumakla yükümlüdür. İstifa müvekkile tebliğ edilmemişse süre başlamaz ve avukatın görevi devam eder.

Başka Avukat Eklemek İstediğinizde Ücret Ne Olur?

Müvekkil, ilk avukatının yazılı muvafakatiyle başka avukatları da işe katabilir. Muvafakat, en az bir haftalık süre verilerek yazıyla istenir; avukat bu sürede cevap vermezse muvafakat etmiş sayılır. İlk avukat muvafakat etmezse vekâlet sözleşmesi kendiliğinden sona erer ve müvekkil ona ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür. Muvafakatle başka avukat katılırsa müvekkil ilk avukatın ücretinden kısıntı yapamaz (Av.K. m.172).

Bu madde, rakip kaynakların çoğunda hiç anılmayan ama uygulamada sık doğan bir durumu çözer: müvekkil ilk avukatı azletmeden yanına ikinci bir avukat almak ister. 3. Hukuk Dairesi 2026’da, başka avukatların işe dahil edilmesine muvafakat etmeyen avukatın sözleşmesinin haklı nedenle kendiliğinden sona erdiğini, sona erme tarihinde dava devam ettiği için avukatın akdi ve karşı yan vekâlet ücretinin tamamına hak kazandığını kabul etti (3. HD E.2026/105, K.2026/3377). Kısacası ikinci avukat eklemek ilk avukatın ücretini azaltmaz; ya ücret aynen sürer ya da sözleşme sona erip ücretin tamamı muaccel olur.

Avukatın kendisinin işe başka avukat katması ise farklı bir kurala bağlıdır. Avukat vekâletnamede tevkil yetkisi varsa işi başka bir avukatla birlikte takip edebilir; bu durumda ayrıca ücret isteyemez, işi birlikte takip eden avukat da müvekkilden ücret isteyemez (Av.K. m.171/4).

Aylık Danışmanlık ve Süreli Sözleşmelerde Azil ve İstifa

Aylık danışmanlık sözleşmesinde azil veya istifa sonucunda iki ayrı alacak doğabilir: sona erme tarihine kadar işlemiş aylık ücretler ve sözleşme kapsamı dışında kalan dava ve takiplerin ücretleri. Sözleşmede aksine hüküm yoksa kararlaştırılan avukatlık ücreti yalnızca avukatın üzerine aldığı işin karşılığıdır; karşı dava, bağlantılı dava, icra takibi ve diğer hukuki yardımlar ayrı ücrete tabidir (Av.K. m.173/1). Bu nedenle aylık ücretin hangi işleri kapsadığı sözleşmede açıkça yazılmalıdır.

Süreli sözleşmede sürenin dolması kendi başına bir sona erme sebebidir. 3. Hukuk Dairesi, bir yıllık sürenin sonunda kendiliğinden sona eren sözleşmede müvekkilin sonradan gönderdiği “işlerden el çekin” ihtarını haksız azil saymadı (3. HD E.2023/2694, K.2024/4444). Sözleşmede tarafların bir ay önceden ihbarla fesih hakkı ve fesih hâlinde ücretin o tarihe kadarki hizmetler için tarifeye göre belirleneceği yazılı olsa bile, haklı sebebi ispatlanamayan azil bu maddeye sığınılarak ucuzlatılamaz. Yukarıda anlatılan 3. HD E.2021/7048 kararındaki bir yıllık sözleşmede tam bu durum yaşandı: haksız azilde fesih maddesine göre değil, tam ücret maddesine göre hesap yapılır.

Haksız istifada aylık ücret ayrıca korunur. Haksız istifa eden avukat dahi istifa tarihine kadar hak ettiği aylık ücreti isteyebilir; kaybettiği, sonuçlanmamış işlerin ücretidir (3. HD E.2024/4387, K.2025/3217). Muaccel olmadan önce yapılan ödemeler de hesaba katılır: bir dosyada müvekkil şirket, henüz vadesi gelmemişken ödenmediği iddia edilen aylık ücretlerin toplamından fazlasını avukata önceden ödemişti ve bu nedenle avukatın aylık ücret talebi karşılıksız kaldı (13. HD E.2013/8068, K.2013/30931; 3. HD E.2023/5447, K.2024/212’de aktarıldığı şekliyle).

Avukattan Habersiz Sulh veya Feragat Olursa Ücret Ne Olur?

Taraflar davayı avukatı saf dışı bırakarak kendi aralarında sulhle bitirirse avukatın ücret hakkı korunur. Avukatlık Kanunu m.165, sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki tarafın avukat ücretinin ödenmesinden müteselsil borçlu sayılacağını düzenler; iş sahibi birden fazlaysa her biri de müteselsil sorumludur. Davadan feragat de anlaşmaya dayanıyorsa aynı kapsama girer; bu yüzden feragatin karşı tarafla bir anlaşmanın sonucu olup olmadığı tespit edilmelidir.

Müteselsil sorumluluğun kapsamı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararıyla sınırlandı. 5 Ekim 2018 tarihli, E.2017/6, K.2018/9 sayılı karar (Resmî Gazete 20 Mart 2019, sayı 30720) uyarınca karşı taraf, avukatla müvekkil arasında kararlaştırılan akdi ücretten sorumlu tutulamaz; sulha katılan karşı tarafın sorumluluğu yargılama gideri olarak hükmedilecek tarifeye göre ücretle sınırlıdır. Akdi ücretin borçlusu yalnızca müvekkildir. Kararın karşı oy yazısı, bu sınırlamanın kötü niyetli sulh ihtimalini artırabileceğini savunsa da çoğunluk görüşü bağlayıcıdır.

Hesabın tabanı olarak sulhle elde edilen menfaat esas alınır. Hukuk Genel Kurulu, sulh protokolünde miktar yazılı olmadığı bir dosyada önce sulhle sağlanan tüm menfaatin tereddüte yer vermeyecek şekilde araştırılmasını, sonuca ulaşılamazsa takip edilen dava ve işlerin müddeabihleri üzerinden ücret hesaplanmasını istedi (HGK E.2017/772, K.2017/564). Ücret sözleşmesi yoksa akdi ücret yine m.164/4’e göre belirlenir.

Haksız Azil Vekalet Ücreti Davası: Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve Zamanaşımı

Haksız azil vekalet ücreti davasında görevli mahkeme müvekkilin kim olduğuna göre değişir. Müvekkil ticari veya mesleki amaçla hareket etmeyen bir kişiyse avukatlık hizmeti 6502 sayılı Kanun anlamında bir tüketici işlemidir ve tüketici işlemlerinden doğan davalara tüketici mahkemesi bakar (6502 m.73/1). Müvekkil bir şirket ya da mesleki amaçla hareket eden bir kişiyse taraflar arasında tüketici ilişkisi yoktur ve dava asliye hukuk mahkemesinde görülür (Yargıtay 20. HD E.2016/6722, K.2016/8021; 13. HD E.2016/27734, K.2019/12198; 3. HD E.2022/4636, K.2022/6725). Görev kamu düzenindendir; yanlış mahkemede görülen dava bozulur.

Tüketici mahkemesine gidilecek dosyalarda iki ön soru vardır. Birincisi tüketici hakem heyetidir: Yargıtay, azlin haksız olduğunun tespitini isteyen ücret talebinin yargı organı niteliği taşımayan hakem heyetince çözülemeyeceğini ve hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığını belirtti (3. HD E.2024/2482, K.2025/1292; E.2025/5870, K.2026/3466). İkincisi arabuluculuktur: tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar gibi sayılan istisnalar bu şartın dışındadır (6502 m.73/A). Somut ücret dosyasının bu istisnalardan birine girip girmediği dava açılmadan önce değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı beş yıldır. Türk Borçlar Kanunu m.147/5’e göre vekâlet sözleşmelerinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir ve zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149). Haksız azilde hem akdi ücret hem karşı yan ücreti azil tarihinde muaccel olduğu için süre de azil tarihinden itibaren işler (HGK E.2017/634, K.2021/59; HGK E.2025/174, K.2025/752).

Dava türü konusunda 2026’da önemli bir değişiklik oldu. Hukuk Genel Kurulu, ücret sözleşmesi bulunmayan ve ücretin yüzde on ile yirmi arasında takdir edileceği bir dosyada avukatın belirsiz alacak davası açabileceğini kabul etmişti (HGK E.2020/279, K.2022/3). Ancak belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı; kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. Bu tarihten sonra açılacak ücret davalarında belirsiz alacak yolu yerine kısmi dava açılabilir; alacağın bir kısmı dava edildiğinde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).

Haksız azil vekalet ücreti görevli mahkeme ve yetkili mahkeme nasıl belirlenir?

Görev için önce müvekkilin sıfatına bakılır: tüketici ise tüketici mahkemesi, şirket veya mesleki amaçla hareket eden kişi ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ayrı tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar; 3. Hukuk Dairesinin 2026 kararına konu dosya da Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmüştü (3. HD E.2026/105, K.2026/3377).

Yetki için genel kural, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Ücret alacağı avukatlık sözleşmesinden doğduğu için dava, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m.10). Müvekkil tüketiciyse tüketici davalarına ilişkin özel yetki kuralı da gözetilmelidir (6502 m.73/5). Yanlış yerde açılan dava yetki itirazıyla gönderme kararına ve zaman kaybına yol açacağı için, dava açılacak yer sözleşmedeki adres ve ifa yeri kayıtlarıyla birlikte belirlenmelidir.

Haksız azil vekalet ücreti dava dilekçesinde neler yer almalı?

Dilekçenin taşıması gereken asgari unsurlar, bu yazıdaki başlıkların tersinden okunmasıdır. Ücret sözleşmesi ve varsa haksız azile özel hesap maddesi; azlin tarihi ve nasıl yapıldığı (azilname, dosyaya bildirim); azlin neden haksız olduğu ve müvekkilin ileri sürdüğü sebeplerin karşılığı; takip edilen dava ve icra dosyalarının numaraları, harçlandırılmış değerleri ve azil tarihindeki aşamaları; akdi ücret ile karşı yan vekâlet ücretinin ayrı ayrı hesaplanmış tutarları; yapılmış ödemeler ve mahsuplar; faiz talebi ve başlangıç tarihi. Akdi ücret ve karşı yan ücreti tek kalemde birleştirilirse hangi tutarın neye karşılık geldiği tartışma konusu olur; iki kalem ayrı talep edilmelidir.

Azledilen Avukatın Görevi Ne Zaman Sona Erer, Sorumluluğu Sürer mi?

Azledilen avukatın görevi, iç ilişkide azil beyanının kendisine ulaşmasıyla sona erer; mahkeme ve karşı taraf bakımından ise azil dilekçeyle bildirilip dosyaya girdiği anda sonuç doğurur (HMK m.81). Bu arada yapılan tebligatlar ve işleyen süreler, azlin dosyaya bildirilmemesi durumunda müvekkilin aleyhine işleyebilir. Azil yazısının dosyaya sunulduğu, UYAP kaydından veya kalem kaydından kontrol edilmelidir.

Avukatın mesleki sorumluluğu azil ya da istifayla birlikte geçmişe dönük olarak ortadan kalkmaz. İş sahibinin sözleşmeye dayanarak avukata karşı ileri sürdüğü tazminat istekleri, hakkın doğduğunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde zararı doğuran olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer (Av.K. m.40). Kaçırılan bir istinaf süresi veya hatalı bir usul işlemi, azilden sonra da bu süreler içinde tazminat konusu olabilir.

Ücret alacağı için avukatın elinde iki güvence de vardır. Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun adına aldığı para ve diğer kıymetleri ücret ve giderin ödenmesine kadar alacağı oranında elinde tutabilir; ayrıca kendi çalışması sonucu müvekkilin kazandığı mallar ve ilamla tahsil edilecek paralar üzerinde diğer alacaklılara göre rüçhan hakkına sahiptir (Av.K. m.166). İlam vekâlet ücretinin icra yoluyla tahsili ilam vekalet ücretinin icraya konulması yazısında ayrıca anlatıldı.

Ücret Uyuşmazlığına Düşmeden: Sözleşmede Bakılacak Maddeler

Azil ve istifa uyuşmazlıklarının büyük kısmı, ücret sözleşmesinin bu ihtimalleri düzenlememiş olmasından doğar. Hukuk Genel Kurulunun 2025 kararı, tek bir maddenin hesap tabanını 16.000 TL’den 13 milyon TL’ye taşıyabildiğini gösterdi. Sözleşme imzalanırken şu sorular cevaplanmalıdır:

  • Ücret maktu mu, yüzdeli mi; yüzdeli ise hangi değere uygulanacak (harçlandırılmış değer, hükmolunan miktar, tahsil edilen miktar)?
  • Haksız azil veya avukatın haklı istifası hâlinde ücret hangi değer üzerinden hesaplanacak?
  • Sözleşme süreli mi; süre bitiminde devam eden dosyaların ücreti nasıl belirlenecek?
  • Aylık ücret hangi işleri kapsıyor; karşı dava, icra takibi ve kanun yolu aşamaları ayrı ücrete tabi mi (Av.K. m.173)?
  • Peşin ödenecek kısım ve vadeler hangi olaya bağlı; ödeme bir tarihe mi, davanın sonucuna mı bağlanmış?

Bu maddelerin hukuka uygun kurulması kadar, uyuşmazlık çıktığında sözleşmenin kanunla ve Yargıtay’ın yerleşik çizgisiyle birlikte okunması da önemlidir. Avukatınızı azletmeyi düşünüyor, azil sonrası ücret talebiyle karşılaşıyor ya da bir avukat olarak haksız azil vekalet ücreti alacağınızı hesaplamak mı istiyorsunuz? Sözleşmeniz, azil veya istifa yazışmalarınız ve dosyanın aşamasıyla birlikte iletişim sayfamızdaki kanallardan bize ulaşırsanız, ücret hesabını ve izlenecek yolu dosyanız üzerinden birlikte değerlendirebiliriz.

Sıkça Sorulan Sorular

Avukatımı azledersem ücretin tamamını öder miyim?

Azil haksızsa evet; kararlaştırılan ücretin tamamı ve karşı yan vekâlet ücreti azil tarihinde muaccel olur (Av.K. m.174/2). Azlin avukatın kusur veya ihmalinden kaynaklandığını ispatlarsanız, yalnızca azil tarihinde sonuçlanıp kesinleşmiş işlerin ücretini ödersiniz.

Dava azilden sonra kaybedilirse avukat yine ücret ister mi?

İsteyebilir. Hukuk Genel Kurulu, azilden sonra davanın lehe veya aleyhe sonuçlanmasının haksız azledilen avukatın ücret talebini engellemediğini belirtmiştir (HGK E.2025/174, K.2025/752). Kaybedilen davada karşı yan ücretine yönelik karşı oylar bulunsa da 3. Hukuk Dairesi çoğunluğu tam ücrete hükmetmektedir.

Haklı azil halinde avukatlık ücreti ödenir mi?

Sonuçlanmamış işler için ödenmez. Azil tarihinden önce sonuçlanıp kesinleşmiş işlerin ücreti ise azlin haklı olmasından etkilenmez ve avukata ödenir.

Haksız azil vekalet ücreti hangi değer üzerinden hesaplanır?

Kural olarak takip edilen davanın harçlandırılmış değeri üzerinden. Sözleşmede haksız azil için özel bir hesap değeri kararlaştırılmışsa o değer esas alınır (HGK E.2025/174, K.2025/752).

Azledilen avukat karşı tarafın ödemesini beklemeden karşı yan ücretini isteyebilir mi?

Evet. Hukuk Genel Kurulu karşı taraf vekâlet ücretinin haksız azil ile birlikte muaccel olduğunu, karşı taraftan tahsilin beklenemeyeceğini kabul etmiştir (HGK E.2017/634, K.2021/59).

Avukat istifa ederse peşin ödediğim ücreti geri alabilir miyim?

İstifa haklı bir sebebe dayanmıyorsa alabilirsiniz; haklı sebep olmadan işi bırakan avukat peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır (Av.K. m.174/1). İstifa tarihine kadar kesinleşmiş işlerin ücreti ve hak edilmiş aylık ücret bu iadenin dışında kalır.

Avukatın istifası 15 gün sonra mı geçerli olur?

Avukatın görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren Avukatlık Kanunu’na göre on beş gün, HMK’ya göre iki hafta daha devam eder. Bu sürede yeni avukat görevlendirmezseniz yokluk hükümleri uygulanabilir.

İkinci bir avukat tutmak için ilk avukatın izni şart mı?

Şarttır. İlk avukat yazılı muvafakat vermezse vekâlet sözleşmesi kendiliğinden sona erer ve ona ücretin tamamı ödenir (Av.K. m.172/3).

Avukattan habersiz karşı tarafla anlaşırsam ne olur?

Avukatın ücret hakkı sürer. Siz akdi ücretten, karşı tarafla birlikte de tarifeye göre vekâlet ücretinden müteselsil sorumlu olursunuz; karşı taraf akdi ücretten sorumlu tutulamaz (Av.K. m.165, YİBBGK E.2017/6, K.2018/9).

Haksız azil vekalet ücreti davası hangi mahkemede açılır?

Müvekkil tüketiciyse tüketici mahkemesinde, şirket veya mesleki amaçla hareket eden kişiyse asliye hukuk mahkemesinde açılır. Tüketici mahkemesindeki uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır.

Haksız azil vekalet ücreti belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?

31 Temmuz 2026’dan önce açılmış davalarda açılabilirdi ve bu davalarda HMK m.107 uygulanmaya devam eder. Bu tarihten sonra belirsiz alacak davası kaldırıldığı için ücret kısmi dava olarak istenir ve talep aynı davada bir kez artırılabilir (HMK m.109/4).

Avukatlık ücreti alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Beş yılda. Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.147/5); haksız azilde süre azil tarihinden itibaren işler.

Avukatımı değiştirmek istiyorum, ne yapmalıyım?

Önce ücret sözleşmenizdeki azil ve fesih maddelerini okuyun, sonra yeni avukatla anlaşın, azli noterden yapın ve azil ile yeni vekâletnameyi dosyaya bildirin (HMK m.81). Azil haklı bir sebebe dayanmıyorsa eski avukatın ücretinin tamamını ödeyeceğinizi hesaba katın.

Azledilen avukata tekrar vekalet verilir mi?

Verilebilir. Kanunda azledilen avukatın aynı işte yeniden vekil olmasını yasaklayan bir hüküm yoktur; yeni bir vekâletname ve tercihen yeni bir ücret sözleşmesi düzenlenir.

Azilname noterden yapılmak zorunda mı?

Kanun azil için belirli bir şekil öngörmez (TBK m.512). Ancak azlin tarihinin ispatı ve vekâletnamenin noterde düzenlenmiş olması nedeniyle uygulamada noter azilnamesi tercih edilir; mahkemeye ayrıca dilekçeyle bildirilmesi gerekir (HMK m.81).


Ücret sözleşmenizi, azil veya istifa yazışmalarınızı ve dosyanın azil tarihindeki aşamasını görmeden kesin bir tutar söylemek mümkün değildir. Buradaki örnekler kanun maddelerine ve Yargıtay kararlarına dayanır; tarife tutarları ve usul kuralları zamanla değiştiği için yazı, Kasım 2026 itibarıyla genel bilgilendirme amacı taşır.