Kargo Kayıp Tazminatı: Kim Öder, Ne Kadar, Nereye Başvurulur?
Kargo kayıp tazminatı, taşınmak üzere teslim edilen gönderinin kaybolması, çalınması veya hasar görmesi hâlinde taşıyıcı şirketten istenebilen bedeldir. Talebin dayanağı tüketici mevzuatı değil, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma işlerine ilişkin hükümleridir; buna karşılık gönderici sıradan bir tüketiciyse başvuru mercii tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi olur. Türkiye’de kargo uyuşmazlıklarının büyük bölümü, bu iki katmanın karıştırılması yüzünden yanlış merciye taşınıyor ya da hiç talep edilmeden kapanıyor.
Gönderinin ne zaman hukuken kaybolmuş sayıldığı, tazminatın hangi değer üzerinden hesaplandığı, kilogram başına uygulanan kanuni tavanın nasıl işlediği ve bu tavanın hangi hâlde tamamen ortadan kalktığı madde numaralarıyla ele alınıyor. Süreler ayrı bir başlık olarak duruyor: kargo hasarında hakkı en çok düşüren şey tazminatın miktarı değil, birkaç gün içinde yapılması gereken bildirimin atlanmasıdır.
Ana hatlarıyla
Kargo kaybı ve hasarı, taşıyıcının kusursuz sorumluluğu esasına dayanır; ancak kanun tazminata bir tavan koyar ve hak düşürücü nitelikte kısa bildirim süreleri öngörür.
- Uygulanacak kanun: TTK m.875 ve devamı; kargo şirketi satıcı değil taşıyıcı olduğu için ayıplı hizmet hükümleri işlemez.
- Kayıp sayılma: Yurt içinde taşıma süresini izleyen 20 gün, sınır ötesinde 30 gün içinde teslim edilmeyen gönderiye zayi olmuş gözüyle bakılabilir.
- Tavan: Gönderinin brüt ağırlığının her kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı; 17 Ağustos 2026 kuruyla kilogram başına yaklaşık 546 TL.
- Tavanın kalkması: Taşıyıcının kastı veya pervasızca davranışı ispatlanırsa sınır da kurtuluş sebepleri de uygulanmaz.
- Bildirim: Açık hasar teslim anına kadar, gizli hasar 7 gün, gecikme 21 gün içinde bildirilmezse haklar düşer.
- İnternet alışverişi: Kargoyu satıcı seçmişse teslime kadarki kayıp ve hasardan satıcı sorumludur, tavan da uygulanmaz.
Kargo kayıp tazminatının kanuni dayanağı
Kargo kayıp tazminatı talebinin dayanağı Türk Ticaret Kanunu’nun Dördüncü Kitabı’ndaki taşıma hükümleridir. Kanunun 850. maddesi taşıyıcıyı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini üstlenen kişi olarak tanımlar ve taşıma işlerini ticari işletme faaliyeti sayar. Bir kargo şirketi gönderiyi kabul ettiği anda bu tanımın içine girer; malı üreten, ithal eden veya satan taraf olmadığı için tüketici mevzuatının satıcıya yüklediği yükümlülükler ona doğrudan uygulanmaz.
Sorumluluğun çerçevesini 875. madde çizer: taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Bu bir kusur sorumluluğu değildir. Gönderici, kargo şirketinin dikkatsiz davrandığını ispat etmek zorunda değildir; gönderiyi teslim ettiğini ve karşı tarafa ulaşmadığını ortaya koyması yeterlidir. İspat yükü tersine döner, kurtuluş sebeplerini taşıyıcı ileri sürer.
Sözleşmenin varlığı da kolay ispatlanır. 856. maddenin ikinci fıkrası, taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile tarafların birbirine uygun iradeleriyle sözleşmenin kurulacağını söyler ve eşyanın taşıyıcıya teslimini sözleşmenin varlığına karine sayar. Uygulamada bu, elinizde yalnızca bir kargo takip numarası veya gönderi barkodu bulunmasının bile sözleşmenin kurulduğunu göstermeye yeteceği anlamına gelir.
Kanun metnine Türk Ticaret Kanunu üzerinden doğrudan ulaşabilirsiniz; taşıma işleri 850 ile 930. maddeler arasında düzenlenmiştir.
Kargonuz ne zaman hukuken kaybolmuş sayılır?
Kargo şirketinin “araştırıyoruz” cevabı, talebinizi süresiz biçimde bekletmenizi gerektirmez. Türk Ticaret Kanunu’nun 874. maddesi bu konuda net bir karine kurar: eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür. Yani gönderinin fiilen bulunamadığının kanıtlanması gerekmez; sürenin dolması, kaybolmuş sayılması için yeterlidir.
Buradaki “taşıma süresi” kavramı 873. maddeyle birlikte okunur. Taşıyıcı eşyayı kararlaştırılan sürede, süre kararlaştırılmamışsa özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul süre içinde teslim etmekle yükümlüdür. Kargo şirketleri genellikle kendi hizmet taahhütlerinde bir teslim süresi ilan eder; bu ilan edilen süre, makul sürenin belirlenmesinde çıkış noktası olur. Yirmi günlük karine bu sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar.
İnternette sık rastlanan “21 gün sonra kargo kayıp sayılır” bilgisi kanun metnine uymuyor. Yirmi bir gün, 889. maddenin üçüncü fıkrasındaki gecikme bildirimi süresidir ve tamamen farklı bir işleve sahiptir. Zıya karinesi için kanunun öngördüğü süre yurt içinde yirmi gündür; iki süreyi karıştırmak, hem talebi erken açmaya hem de bildirim hakkını kaçırmaya yol açar.
Muhatabınız kim: kargo şirketi mi, satıcı mı?
Bu sorunun cevabı, gönderiyi kimin kargoya verdiğine ve taşıyıcıyı kimin seçtiğine göre değişir ve talebin tutarını doğrudan etkiler. İnternetten bir ürün sipariş ettiyseniz ve kargo firmasını satıcı belirlediyse, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 17. maddesi devreye girer. Madde şöyledir: satıcı, malın tüketici ya da tüketicinin taşıyıcı dışında belirleyeceği üçüncü bir kişiye teslimine kadar oluşan kayıp ve hasarlardan sorumludur.
Bu hükmün pratik sonucu şudur: internet alışverişinde kargo kaybolduğunda alıcının muhatabı kargo şirketi değil, satıcıdır. Alıcı ile taşıyıcı arasında zaten bir sözleşme kurulmamıştır; sözleşme satıcı ile taşıyıcı arasındadır. Alıcı satıcıdan malın kendisini veya bedelinin tamamını isteyebilir ve bu talep kilogram başına hesaplanan kanuni tavanla sınırlı değildir. Satıcı ödemeyi yaptıktan sonra kendi taşıyıcısına rücu eder, tavan sorununu o üstlenir.
Aynı maddenin ikinci fıkrası tabloyu tersine çevirir. Tüketici, satıcının belirlediği taşıyıcı dışında başka bir taşıyıcıyla gönderilmesini talep etmişse, malın o taşıyıcıya tesliminden sonra oluşan kayıp veya hasardan satıcı sorumlu olmaz. Sipariş ekranında kendi anlaşmalı kargo hesabınızı yazdıysanız ya da “şu firmayla gönderin” dediyseniz, riski üstlenmiş olursunuz ve muhatabınız yeniden taşıyıcı hâline gelir.
Gönderiyi kendiniz kargoya verdiyseniz — ikinci el bir eşya sattınız, bir belgeyi gönderdiniz, tamire ürün yolladınız — aracı bir satıcı yoktur ve tek muhatabınız taşıyıcıdır. Bu durumda aşağıdaki bölümlerde anlatılan Türk Ticaret Kanunu rejimi bütün ayrıntılarıyla uygulanır. Yönetmeliğin güncel metnine Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği sayfasından ulaşabilirsiniz.
Tazminat neye göre hesaplanır: eşyanın değeri mi, fatura mı?
Tazminatın hesabı 880. maddede düzenlenmiştir. Eşyanın tamamen veya kısmen zıyaında tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Yani ölçüt, gönderinin bugünkü yenileme bedeli veya alıcının uğradığı ticari kayıp değil, kargoya verildiği andaki değeridir. Bu nokta özellikle fiyatı hızla değişen elektronik ürünlerde fark yaratır.
Hasar hâlinde ise hesap farklıdır. Eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Kanun ayrıca bir kolaylık getirir: zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların bu değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. Onarım faturası, çoğu olayda değer farkının ispatı yerine geçer.
Değerin nasıl belirleneceğini üçüncü fıkra söyler: piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre. Eşya taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri düşülerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Bu yüzden kargo şirketlerinin “fatura ibraz edin” uygulaması keyfi değildir; kanunun kurduğu karineyi işletir. Fatura yoksa değer, emsal ilan ve satış kayıtlarıyla ispatlanır.
Tazminata ek kalemler de vardır. 881. madde uyarınca taşıyıcı, zararın saptanması için yapılması zorunlu giderleri de karşılar. 883. madde ise ödenen tazminatın yanında taşıma ücretinin geri verilmesini, taşımayla ilgili vergi ve resimlerin ve taşıma nedeniyle doğan diğer giderlerin karşılanmasını öngörür. Aynı maddenin son cümlesi bir sınır koyar: başkaca zararlar karşılanmaz.
Kilogram başına 8,33 SDR sınırı ne demek, TL karşılığı nedir?
Türk Ticaret Kanunu, hesaplanan tazminatın tamamının ödenmesini garanti etmez; 882. madde bir tavan koyar. Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarla sınırlıdır. “Net olmayan ağırlık” ambalajıyla birlikte tartılan brüt ağırlıktır. Gönderinin bir kısmı değer kaybetmişse tavan, yalnızca değerini kaybeden kısmın ağırlığı üzerinden hesaplanır.
Özel Çekme Hakkı, Uluslararası Para Fonu’nun hesap birimidir ve kısaca SDR olarak anılır. Maddenin dördüncü fıkrası dönüşüm anını da belirler: SDR, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan başka bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk lirasına çevrilir. Yani dava tarihindeki kur değil, kargoyu verdiğiniz günkü kur esas alınır.
Rakam somutlaştığında sınırın ne kadar dar olduğu görülür. Merkez Bankası’nın 17 Ağustos 2026 tarihli kur bülteninde 1 SDR 65,5085 TL olarak yayımlanmıştır. Bu değerle kilogram başına tavan yaklaşık 546 TL’dir. İki kilogramlık bir gönderide üst sınır yaklaşık 1.092 TL, dört yüz gramlık bir cep telefonu paketinde ise yaklaşık 218 TL olur. Ürünün faturası kaç lira olursa olsun, tavan aşılmadıkça fatura bedeli ödenir; tavan aşılıyorsa ödeme tavanda kalır.
| Gönderi brüt ağırlığı | Kanuni tavan (8,33 SDR/kg) | 17.08.2026 kuruyla yaklaşık karşılık |
|---|---|---|
| 0,5 kg | 4,165 SDR | ~273 TL |
| 1 kg | 8,33 SDR | ~546 TL |
| 3 kg | 24,99 SDR | ~1.637 TL |
| 10 kg | 83,3 SDR | ~5.457 TL |
| 20 kg | 166,6 SDR | ~10.914 TL |
Tablodaki karşılıklar yalnızca örnektir; her olayda kendi gönderinizin taşıyıcıya teslim edildiği günün SDR kuru kullanılır. Günlük kur bilgisi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz kurları sayfasından izlenebilir.
Kargo şirketi tazminatı “desi” üzerinden hesaplayabilir mi?
Kargo sektöründe ücretlendirme çoğu zaman desi üzerinden yapılır. Desi, paketin en, boy ve yükseklik ölçülerinden türetilen hacimsel bir birimdir ve hafif ama hacimli gönderilerin taşıma maliyetini yansıtmak için kullanılır. Sözleşme özgürlüğü içinde bir ücretlendirme birimi olarak kullanılmasında hukuki bir sorun yoktur.
Buna karşılık 882. madde tazminat tavanını hacimle değil ağırlıkla bağlar. Kanunun lafzı açıktır: gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı. Tavan hesabında kullanılması gereken ölçü, paketin tartıldığındaki brüt kilogramıdır. Desi değeri kilogramdan düşükse tavanın desi üzerinden hesaplanması, ödenecek tazminatı kanunun öngördüğünün altına indirir ve bu sonuç sözleşmeyle kararlaştırılsa bile geçerli olmaz.
Uygulamada bu ayrım kolayca gözden kaçar, çünkü kargo şirketinin sisteminde gönderi çoğu zaman yalnızca desi değeriyle kayıtlıdır. Tazminat yazışmalarında paketin gerçek ağırlığını belirtmek ve mümkünse gönderi öncesinde tartım kaydı ya da fotoğraf bulundurmak, tavanın doğru birim üzerinden hesaplanmasını sağlar. Ağırlık kaydı yoksa, aynı ürünün standart ambalajlı ağırlığı emsal olarak ileri sürülebilir.
Taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğu hâller
Kusursuz sorumluluk, sınırsız sorumluluk anlamına gelmez. 876. madde genel kurtuluş sebebini düzenler: zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Ölçüt sıradan bir tacirin özeni değil, en yüksek özendir; bu da kurtuluşu oldukça zorlaştırır.
877. madde bir kapıyı baştan kapatır. Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin, onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. “Aracımız arızalandı”, “taşeron firmanın şoförü hata yaptı” veya “kiraladığımız araçtan kaynaklandı” savunmaları bu madde karşısında sonuç doğurmaz. 879. madde de taşıyıcının hem kendi adamlarının hem de taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden kendi fiili gibi sorumlu olduğunu söyler.
878. madde ise özel kurtuluş hâllerini sayar: sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık araç kullanılması, gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama, eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması, eşyanın kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma gibi doğal niteliği, yetersiz etiketleme, canlı hayvan taşıması ve gümrük mevzuatından doğan hâller. Bu sebeplerden birine bağlanması muhtemel zararlarda kanun taşıyıcı lehine bir karine de kurar.
Karine mutlak değildir. Zıya, hasar veya gecikme, taşıyıcının göndericinin özel talimatlarına uymamasından ileri gelmişse taşıyıcı üstü açık araç savunmasına dayanamaz. Eşyayı sıcağa, soğuğa, neme veya sarsıntıya karşı özel olarak koruma yükümlülüğü üstlenmişse, eşyanın doğal niteliği savunmasına ancak donanım seçimi, bakımı ve kullanımına ilişkin tüm önlemleri aldığını gösterirse dayanabilir.
Sorumluluk sınırı hangi durumda tamamen kalkar?
886. madde, kilogram başına tavanın ve kurtuluş sebeplerinin devre dışı kaldığı hâli düzenler. Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilin veya ihmalin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı ile 879. maddede belirtilen yardımcı kişiler, ne sorumluluktan kurtulma hâllerinden ne de sorumluluk sınırlamalarından yararlanabilir. Bu ispat edildiğinde tazminat, eşyanın gerçek değerine kadar çıkabilir.
Pervasızca davranış, kasttan farklı ama basit ihmalden ağır bir kusur biçimidir. Zararın doğması ihtimalinin bilincinde olunmasına rağmen sonuca kayıtsız kalınmasını ifade eder. Gönderinin nerede ve nasıl kaybolduğuna dair hiçbir kaydın tutulmamış olması, gönderinin göndericiye haber verilmeden depoya kaldırılıp izinin kaybedilmesi, tanınabilir ölçüde değerli bir paketin güvenlik önlemi olmaksızın açıkta bırakılması gibi olgular bu tartışmanın konusunu oluşturur.
İspat yükü bu noktada tazminat isteyen taraftadır ve kolay bir yük değildir. Bu yüzden dosyaya en baştan kayıt istemek önemlidir: gönderinin hangi şubede, hangi tarihte, hangi araca yüklendiğini gösteren sistem kayıtları, teslim denemelerine ilişkin kayıtlar ve depoya alma işleminin belgesi taşıyıcıdan talep edilir. Bu kayıtların hiç bulunmaması da başlı başına bir argümandır.
Sınırın kalkmasının ikinci bir sonucu daha vardır: 855. maddenin beşinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresi de bir yıldan üç yıla çıkar. Yani kasıt veya pervasızca davranış iddiası hem tavanı hem süreyi etkiler.
Sözleşmedeki “sorumluluk kabul edilmez” kaydı geçerli mi?
Kargo fişlerinin arkasında, web sitelerinin taşıma şartlarında ve mobil uygulamaların onay ekranlarında sık rastlanan sorumsuzluk kayıtlarının büyük bölümü hukuken sonuç doğurmaz. 854. madde bunu açıkça düzenler: kanunun taşıyıcıya, taşıma işleri komisyoncusuna ve faaliyetleri devlet iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümleri geçersizdir.
Maddenin ikinci cümlesi kapsamı genişletir. Bu hükümlerin işletme tüzüklerinde, genel işlem şartlarında, biletlerde, tarifelerde veya benzer diğer belgelerde öngörülmüş olması hâlinde de sonuç aynıdır. Yani “taşıma şartlarını okudum ve kabul ettim” kutusunun işaretlenmiş olması, kanuni sorumluluğu daraltan bir kaydı geçerli hâle getirmez.
Yakın hükümler de aynı yöndedir. 853. madde, taşıyıcının işi özel hükümlere tabi bir kuruluşa gördürmesi hâlinde bile sorumluluğunun hafifletilmesini isteyemeyeceğini söyler. 868. maddenin altıncı fıkrası, taşıma senedi ibraz edilmeden talimat uygulanmasından doğan zararlarda taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan hükümlerin geçersiz olduğunu belirtir. Buna karşılık sorumluluğun genişletilmesi serbesttir; 888. madde sorumluluğun genişletilmesi için yapılan sözleşmelerden söz eder.
Bu ayrımı akılda tutmak gerekir: kanuni tavan bir sözleşme hükmü değil kanun hükmü olduğu için geçersiz sayılmaz, ancak taşıyıcı bu tavanın da altına inen bir sınır getiremez. Sözleşmedeki “kayıp gönderilerde en çok taşıma ücretinin şu katı ödenir” tarzı kayıtlar, kanuni tavanın altında kaldığı ölçüde 854. maddeye takılır.
Hasarı ve kaybı ne zamana kadar bildirmeniz gerekir?
Kargo uyuşmazlıklarında hakkın en sık kaybedildiği yer burasıdır. 889. maddeye göre eşyanın zıyaı veya hasara uğradığı açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar bunu bildirmezse eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği varsayılır. Ezilmiş, yırtılmış, ıslanmış bir paketi tutanak tutturmadan teslim almak, bu karineyi karşı tarafa hediye etmek anlamına gelir.
Hasar dışarıdan görünmüyorsa süre biraz uzar. Aynı maddenin ikinci fıkrası, açıkça görünmeyen zıya veya hasarın teslimden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de aynı karinenin işleyeceğini söyler. Kutu sağlam görünüyor ama içindeki cihaz çalışmıyorsa, bu yedi günlük süre kritik hâle gelir. Üçüncü fıkra gecikme için ayrı bir süre kurar: gönderilen, teslim süresinin aşıldığını teslimden itibaren yirmi bir gün içinde bildirmezse gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer.
Bildirimin şekli de düzenlenmiştir. Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır; bildirim telekomünikasyon araçlarıyla da yapılabilir ve bildirimde bulunanın kim olduğu anlaşılıyorsa imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir, karşı tarafa ulaşması aranmaz. Bildirimde zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi gerekir; “memnun kalmadım” gibi genel bir ifade yeterli sayılmaz.
| Durum | Süre | Dayanak | Kaçırılırsa sonuç |
|---|---|---|---|
| Açıkça görülen zıya veya hasar | En geç teslim anı | TTK m.889/1 | Sözleşmeye uygun teslim karinesi doğar |
| Açıkça görünmeyen hasar | Teslimden sonra 7 gün | TTK m.889/2 | Aynı karine işler |
| Geç teslim | Teslimden sonra 21 gün | TTK m.889/3 | Gecikmeden doğan haklar sona erer |
| Gönderinin zayi sayılması | Taşıma süresini izleyen 20 gün (yurt dışı 30 gün) | TTK m.874/1 | Süre dolmadan zıya talebi erken olur |
| Dava ve talep hakkı | 1 yıl (kasıt/pervasızca davranışta 3 yıl) | TTK m.855 | Zamanaşımı def’i ile karşılaşılır |
Değer beyanı ve sigortalı gönderi işe yarar mı?
Kanuni tavanı aşmanın meşru yolu, gönderiyi kabul aşamasında değer beyanıyla göndermek ya da taşıma sigortası yaptırmaktır. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun 3. maddesi değer konulmuş veya sigortalı gönderiyi, kaybı, çalınması veya hasara uğraması hâlinde gönderici tarafından kabulde beyan edilen değere kadar tazminat istenebilen gönderi olarak tanımlar. Beyan edilen değer, tazminatın üst sınırını yeniden belirler.
Türk Ticaret Kanunu tarafında da bu yol kapalı değildir. 854. madde yalnızca sorumluluğun hafifletilmesini yasaklar; genişletilmesini değil. 888. maddede asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilenle sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmelerden açıkça söz edilir. Değer beyanı karşılığında ek ücret ödenmesi, tam da bu genişletme sözleşmesinin uygulamadaki görünümüdür.
Pratik sonuç şudur: değeri kilogram başına yaklaşık 546 TL’nin belirgin biçimde üzerinde olan bir eşyayı standart gönderiyle yollamak, ekonomik riski göndericinin üstlenmesi anlamına gelir. Telefon, dizüstü bilgisayar, mücevher, koleksiyon parçası veya nadir bulunan yedek parça gönderirken değer beyanı yapmak, kayıp hâlinde tartışmayı tavandan çıkarıp beyan edilen değere taşır. Ek ücret çoğu zaman muhtemel kaybın çok altında kalır.
Kargo geç geldiyse ne isteyebilirsiniz?
Gecikme, kayıp ve hasardan ayrı bir sorumluluk başlığıdır ve tazminatı da farklı hesaplanır. 875. maddenin üçüncü fıkrası bir asgari sonuç öngörür: gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresiyle orantılı olarak indirilir. Taşıyıcı bundan ancak her türlü özeni gösterdiğini ispat ederek kurtulabilir. Yani zararı ispat edemeseniz bile ücret indirimi isteyebilirsiniz.
Gecikmeden doğan gerçek zarar için tavan 882. maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir: taşıyıcının taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. Gecikme yüzünden kaçırılan bir ticari fırsatın veya iptal edilen bir işin bedeli, ödenen kargo ücretinin üç katını aşamaz. Bu sınır da 886. maddedeki kasıt ve pervasızlık hâlinde kalkar.
Eşyanın zıyaı ve hasarı dışında kalan, kişi zararı da olmayan diğer zararlar için 884. madde ayrı bir tavan getirir: taşıma işinin yapılmasında sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün ihlali nedeniyle meydana gelen bu tür zararlarda sorumluluk, tam zıya hâlinde ödenmesi gereken tazminat miktarının üç katıyla sınırlıdır. Gecikme talebinin yirmi bir günlük bildirim süresine bağlı olduğunu da unutmamak gerekir.
Başvuru nereye yapılır: hakem heyeti mi, mahkeme mi?
Merci, göndericinin sıfatına göre belirlenir. Gönderici ticari veya mesleki amaç gütmeyen bir kişiyse tüketici mercileri devrededir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesi tüketici işlemini tanımlarken taşıma sözleşmelerini açıkça sayar. 83. maddenin ikinci fıkrası ise tereddüdü kaldırır: taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Parasal sınır 68. maddede düzenlenmiştir ve her yıl yeniden değerleme oranıyla artar. 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle 2026 yılı için sınır 186.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvurulamaz, doğrudan tüketici mahkemesine gidilir. İnternette dolaşan 30.000 TL rakamı kanunun 2022 tarihli lafzıdır ve güncel değildir; il ile ilçe heyetleri arasında ayrı sınır uygulaması da bulunmamaktadır.
Başvuru yeri konusunda tüketici lehine bir kolaylık vardır. 68. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca başvuru, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılabilir. Dava aşamasında da 73. maddenin beşinci fıkrası tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini söyler. Ayrıca 73. maddenin ikinci fıkrası uyarınca tüketiciler tarafından açılan davalar harçlardan muaftır. Başvuru dilekçesinin nasıl hazırlanacağını tüketici hakem heyeti başvuru dilekçesi örneği yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Gönderici ticari işletmesiyle ilgili bir gönderi yapmışsa tablo değişir. Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarını tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayar; taşıma hükümleri de bu Kanunda yer aldığı için uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yetki bakımından 890. madde ek bir imkân tanır: malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir. Ticari uyuşmazlıklarda basiretli davranma yükümlülüğünün kapsamını basiretli iş adamı ölçütü yazımızda bulabilirsiniz.
| Gönderici sıfatı | Merci | Uygulanacak esas | Arabuluculuk |
|---|---|---|---|
| Tüketici, uyuşmazlık 186.000 TL altında | Tüketici hakem heyeti (zorunlu) | TTK taşıma hükümleri | Dava şartı değil (6502 m.73/A-1-a) |
| Tüketici, uyuşmazlık 186.000 TL ve üzeri | Tüketici mahkemesi | TTK taşıma hükümleri | Dava şartı (6502 m.73/A) |
| Ticari işletmeyle ilgili gönderi | Asliye ticaret mahkemesi | TTK taşıma hükümleri | Dava şartı (TTK m.5/A) |
Yargıtay ne dedi: hakem heyeti “yenisini ver” diyebilir mi?
Bu sorunun cevabı yakın tarihli bir kararla netleşti. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2025/6032 esas, 2025/6819 karar sayılı ve 18 Kasım 2025 tarihli kararı, Adalet Bakanlığı’nın talebi üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363. maddesine dayanılarak verilmiş bir kanun yararına bozma kararıdır ve oy birliğiyle alınmıştır.
Olayda gönderilen taraf kargoyu teslim almamış, gönderi çıkış şubesine dönmüş, göndericiye bilgi verilmeden depoya kaldırılmış ve orada kaybolmuştur. Gönderici hakem heyetine başvurmuş, il tüketici hakem heyeti kaybolan bilgisayarın yenisinin alınarak tüketiciye teslimine karar vermiştir. Kargo şirketinin açtığı iptal davasında ilk derece mahkemesi Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesine dayanarak davayı reddetmiş, karar kesin olarak verilmiştir.
Yargıtay bu değerlendirmeyi hukuka aykırı bulmuştur. Karara göre kargo şirketi satıcı, ithalatçı veya üretici konumunda değil taşıyıcı konumundadır; bu nedenle 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmete ilişkin hükümleri uygulanamaz. Uyuşmazlık, taşıyıcının sorumluluğunun doğup doğmadığı belirlenerek ve tazminat 880 ile 882. maddelere göre hesaplanarak, kurtuluş hâllerinin varlığı 876. madde çerçevesinde değerlendirilerek çözülmelidir.
Kararın pratik anlamı iki yönlüdür. Bir yandan hakem heyetinden “malın yenisinin teslimi” gibi ayıplı hizmet hükümlerine özgü bir sonuç istemek doğru bir talep biçimi değildir; talebin para alacağı olarak, taşıma hukukunun kavramlarıyla kurulması gerekir. Öte yandan dosyanın tamamı tüketici mercilerinde görülmüş, Yargıtay görev konusunda bir eleştiri getirmemiştir. Karar metnine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden esas ve karar numarasıyla ulaşılabilir.
Arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Tüketici tarafında arabuluculuk kuralının bir istisnası vardır ve bu istisna kargo uyuşmazlıklarının çoğunu kapsar. 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar; ancak aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıkları bu şartın dışında tutar.
Bunun sonucu şudur: 186.000 TL’nin altındaki bir kargo uyuşmazlığında arabulucuya gitmeden doğrudan hakem heyetine başvurulur. Hakem heyeti kararına karşı itiraz yolunda da arabuluculuk aranmaz, çünkü aynı fıkranın (b) bendi hakem heyeti kararlarına yapılan itirazları da istisna tutmuştur. Bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesine gitmeden önce arabuluculuk süreci işletilir.
Ticari gönderici tarafında ise durum farklıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayar; arabulucu başvuruyu görevlendirmeden itibaren altı hafta içinde, zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatarak sonuçlandırır. Arabuluculuğun zorunlu olduğu hâllerin kapsamını hangi davalarda arabuluculuk zorunlu yazımızda karşılaştırmalı olarak ele aldık.
Kargo kayıp tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?
Taşıma işlerinde zamanaşımı 855. maddede düzenlenmiştir ve genel borç ilişkilerine göre oldukça kısadır. Yolcunun kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğünün zedelenmesi hâlinde istem hakları on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. Eşya taşımasında kayıp ve hasar talepleri bu bir yıllık sürenin kapsamındadır.
Sürenin başlangıcı de aynı maddede belirtilmiştir. Eşya taşımasında süre, eşyanın gönderilene teslimi tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuşsa zamanaşımı, eşyanın teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. Yani gönderi hiç ulaşmadıysa başlangıç noktası, teslim edilmesi gereken gün olur; şirketin size cevap verdiği veya dosyayı kapattığı tarih değil.
İki istisna süreyi uzatır. Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışından kaynaklanan zıya, hasar ve geç teslimde sorumluluk üç yılda zamanaşımına uğrar. Ayrıca dördüncü fıkra uyarınca gönderen veya gönderilen, haklarını bir yıl içinde usulüne uygun biçimde istemiş olmak şartıyla, bunları def’i olarak her zaman ileri sürebilir. Zamanaşımı kavramının davalardaki işleyişini tazminat davalarında zamanaşımı yazımızda ayrıntılı anlattık.
Önemli bir uyarı: özel kargo şirketine yapılan başvuru, Türk Ticaret Kanunu bakımından zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmamıştır. Şirketle aylarca süren yazışma, bir yıllık süreyi durdurmaz. Süre dolmadan hakem heyetine başvurmak ya da dava açmak gerekir.
PTT ile özel kargo firması arasındaki rejim farkı
Türk Ticaret Kanunu’nun 852. maddesi, deniz, demir ve hava yoluyla taşıma ile posta idaresine ilişkin özel hükümleri saklı tutar. Bu nedenle PTT ile özel kargo şirketleri aynı rejime tabi değildir. PTT bakımından 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun kendi hükümleri öncelikle uygulanır.
En belirgin fark zamanaşımının işleyişindedir. 6475 sayılı Kanun’un 29. maddesinin üçüncü fıkrasına göre PTT hizmetleriyle ilgili talepte bulunma ve dava açma hakkı, işlemin tesisi tarihinden itibaren bir yılın sonunda zamanaşımına uğrar; ancak bu süre PTT’ye başvuru ile kesilir ve yapılan inceleme sonucunun ilgiliye bildirildiği tarihte kesildiği yerden yeniden başlar. Aynı fıkra bir sınır da koyar: süre yeni bir başvuruyla tekrar kesilmez.
Belge saklama yükümlülüğü de ayrıca düzenlenmiştir. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca PTT, anlaşmazlık konusu olmayan posta hizmetine ait evrakı iki yıl saklamak zorundadır; mahkemeye, icra dairesine veya kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulduğu tebliğ edilirse anlaşmazlık konusu evrak ihtilaf sonuçlanana kadar saklanır. Bu, delil elde etme bakımından önemli bir imkândır.
Özel kargo şirketleri ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan yetki belgesi alarak faaliyet gösterir. 6475 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dokuzuncu fıkrası, hizmetin belirlenen ilke ve kurallar dâhilinde verilememesinden kaynaklanan zarar ve hasarın kimin tarafından ve ne şekilde karşılanacağının yetki belgesinde ve görev sözleşmesinde belirtileceğini söyler. Aynı maddenin onuncu fıkrası, bu yetki belgesinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer mevzuat kapsamında alınması gereken belgeleri gereksiz kılmadığını hükme bağlar.
Şubede veya depoda kaybolan gönderide durum nedir?
Gönderilen tarafın kargoyu teslim almaması, taşıyıcının sorumluluğunu sona erdirmez. 869. madde teslim engellerini düzenler: eşyanın teslim edileceği yerde teslim engeli çıkarsa taşıyıcı, tasarruf hakkına sahip kişiden talimat almak zorundadır. Gönderilen bulunamıyorsa veya eşyayı teslim almaktan kaçınıyorsa tasarruf hakkı gönderen tarafından kullanılır ve taşıyıcı ona başvurmakla yükümlüdür.
Taşıyıcı uygun sürede talimat alamazsa keyfi davranamaz. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, tasarruf hakkı sahibinin menfaatine en iyi görünen tedbirleri almakla yükümlü kılar: eşyayı boşaltıp saklayabilir, hak sahibinin hesabına tevdi edebilir veya geri taşıyabilir. Bozulabilecek mallarda veya giderlerin malın değerine göre orantısız kaldığı hâllerde satış yolu da öngörülmüştür.
Gönderinin göndericiye haber verilmeden depoya kaldırılıp orada izinin kaybedilmesi, hem 875. madde kapsamında zıya hem de 869. maddedeki bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilir. Yukarıda anılan Yargıtay kararına konu olay tam olarak bu şekilde gelişmiştir. Böyle bir olguda dosyaya, taşıyıcının göndericiye ulaşmak için ne yaptığını gösteren kayıtların getirtilmesi istenmelidir.
Taşıyıcının bekleyen gönderi üzerinde hakları da vardır. 891. madde, taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakları için eşya üzerinde Türk Medeni Kanunu’nun 950 ile 953. maddeleri uyarınca hapis hakkı tanır. Ancak hapis hakkı, kaybolan gönderiden doğan tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ikisi ayrı hukuki ilişkilerdir.
Evden eve nakliyatta uygulanan ayrı rejim
Taşınma eşyası taşıması, Türk Ticaret Kanunu’nda ayrı bir kısımda düzenlenmiştir ve kargo gönderisinden farklı rakamlar taşır. 894. madde taşınma eşyasını, bir evden, bürodan veya benzeri bir yerden alınıp benzeri bir yere taşınan eşya olarak tanımlar. 895. madde taşıyıcının yükümlülüklerine mobilyaların sökülmesi ve kurulması ile yükleme ve boşaltmayı da ekler; gönderen tüketiciyse ambalajlama ve işaretleme de taşıyıcının işi sayılır.
Sorumluluk sınırı burada ağırlık değil hacim üzerinden kurulur. 899. maddeye göre zıya veya hasar sebebiyle taşıyıcının sorumluluğu, taşıma sözleşmesinin ifası için gerekli olan yükleme hacminin metreküpü başına 1.500 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Bildirim süreleri de değişir: 900. madde açıkça görülen zıya veya hasarda teslimi izleyen üç iş günü, açıkça görünmeyen hâllerde teslimi izleyen on dört gün öngörür.
Tüketici lehine güçlü bir hüküm 901. maddededir. Gönderen tüketiciyse ve taşıyıcı sözleşme yapılırken onu sorumluluk hükümleri hakkında bilgilendirmemiş, sorumluluğun genişletilmesi veya eşyanın sigorta ettirilmesi imkânlarına işaret etmemişse, kurtuluş hâllerine ve sorumluluk sınırlamalarına dayanamaz. Aynı şekilde, en geç teslim sırasında zarar bildiriminin şekli ve süresi ile bildirim yapılmamasının sonuçları anlatılmamışsa 900. maddedeki sürelere dayanamaz. Bilgilendirmenin yazılı, kolayca okunabilir ve anlaşılabilir olması şarttır.
| Karşılaştırma | Kargo gönderisi | Evden eve nakliyat |
|---|---|---|
| Sorumluluk tavanı | Kilogram başına 8,33 SDR (m.882) | Metreküp başına 1.500 SDR (m.899) |
| Açık hasar bildirimi | En geç teslim anı (m.889/1) | Teslimi izleyen 3 iş günü (m.900/a) |
| Gizli hasar bildirimi | 7 gün (m.889/2) | 14 gün (m.900/b) |
| Bilgilendirme yükümlülüğü | Genel hükümler | Yazılı bilgilendirme yoksa tavan uygulanmaz (m.901) |
Kaybolan kargo sonradan bulunursa ne olur?
Tazminat ödenmesi, gönderi üzerindeki hakkınızı kendiliğinden sona erdirmez. 874. maddenin ikinci fıkrası, hak sahibinin zıya nedeniyle tazminat alırken, eşyanın daha sonra bulunması hâlinde derhâl kendisine haber verilmesini isteyebileceğini düzenler. Bu talebin tazminat ödemesi sırasında ileri sürülmesi gerekir; sonradan hatırlanan bir hak değildir.
Bulunma hâlinde seçim hakkı hak sahibindedir. Üçüncü fıkra uyarınca hak sahibi, eşyanın bulunduğu haberini aldıktan itibaren otuz gün içinde, gerektiğinde giderler indirilmek suretiyle tazminatı geri ödeyerek eşyanın kendisine teslimini isteyebilir. Taşıma ücretini ödeme yükümlülüğü ile tazminat hakkı saklıdır. Bu yol özellikle parayla ikame edilemeyen eşyalarda — belge, kişisel eşya, üretimi durmuş bir parça — anlamlıdır.
Hak sahibi haberdar edilmeyi istememişse veya bulunma haberinden sonra teslim talebinde bulunmamışsa, dördüncü fıkra uyarınca taşıyıcı eşya üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir. Bu nedenle tazminat ödemesi sırasında imzalanan ibraname veya mutabakat metnine, eşyanın bulunması hâlinde bilgilendirilme talebinin yazılı olarak eklenmesi yerinde olur.
Dosyaya toplanması gereken belgeler
Kargo dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman hukuki argüman değil, elde bulunan kayıttır. Toplanması gereken belgeler, ispat edilmesi gereken üç unsurun etrafında toplanır: sözleşmenin varlığı, gönderinin içeriği ve değeri, zararın gerçekleştiği an ve biçimi.
- Kargo fişi, gönderi barkodu veya takip numarası — 856. maddenin ikinci fıkrası uyarınca eşyanın teslimi sözleşmenin varlığına karinedir.
- Gönderinin faturası veya satış belgesi — 880. maddenin üçüncü fıkrasındaki piyasa fiyatı karinesini işletir.
- Paketin gönderim öncesi ve teslim anındaki fotoğrafları, mümkünse tartım kaydı.
- Teslim sırasında tutulan hasar tutanağı veya teslim anındaki bildirimin kaydı.
- Kargo şirketine gönderilen yazılı bildirim ve şirketin cevabı.
- Takip sisteminden alınan hareket kayıtlarının ekran görüntüleri ve tarihleri.
- Şirketten talep edilecek şube, depo ve araç yükleme kayıtları.
Taşıma senedi düzenlenmişse ayrıca değerlidir. 858. maddenin ikinci fıkrası, iki tarafça imzalanan taşıma senedini, eşyanın ve ambalajının teslim alındığı sırada dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna karine sayar; taşıyıcı ancak haklı bir sebeple çekince koymuşsa bu karine kırılır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, taşıyıcı tarafından denetlenip senede yazılan ağırlık ve içerik bilgilerini de karine hâline getirir.
Delil toplarken tarih sırası kadar biçim de önemlidir; sonradan üretilemeyecek kayıtlar öne alınmalıdır. Delil toplama ve tespit yöntemlerinin genel çerçevesini tazminat dosyalarında delil toplama yazımızda ele aldık.
Talep dilekçesinde dikkat edilecek noktalar
Talebin doğru kurulması, mercinin doğru seçilmesi kadar belirleyicidir. Yukarıda anılan Yargıtay kararının gösterdiği gibi, kargo kaybında istenmesi gereken şey malın yenisi değil, taşıma hukukuna göre hesaplanan para alacağıdır. Talep, eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği yer ve zamandaki değeri üzerinden kurulur; buna zarar saptama giderleri, geri verilmesi gereken taşıma ücreti ve taşımayla ilgili vergi ve resimler eklenir.
Faiz talebi ayrıca ve açıkça yazılmalıdır. Talep edilmeyen faize hükmedilmez; başlangıç tarihinin de belirtilmesi gerekir. Güncel oranlar ve hesaplama yöntemi için yasal faiz oranı yazımıza bakabilirsiniz. Manevi tazminat isteniyorsa, 883. maddenin son cümlesindeki “başkaca zararlar karşılanmaz” kuralı ile 884. maddedeki üç kat sınırının birlikte değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır; maddi ve manevi talebin ayrımı için maddi ve manevi tazminat farkı yazımız yol gösterir.
Kasıt veya pervasızca davranış iddiası varsa bunun dilekçede açıkça ileri sürülmesi ve olgularla desteklenmesi gerekir; bu iddia hem 882. maddedeki tavanı hem 855. maddedeki bir yıllık süreyi etkilediği için sonradan eklenmesi zorlaşır. Birden fazla taşıyıcı varsa 888. maddeye dayanılarak asıl taşıyıcı ile fiilî taşıyıcının müteselsil sorumluluğuna gidilebilir ve talep ikisine birlikte yöneltilebilir.
Kargo dosyanızı güçlendiren adımlar
Kargo dosyalarının çoğu, tutarı küçük göründüğü için ihmal edilir; oysa süreleri kaçırılmış bir dosyayı sonradan kurtarmak neredeyse imkânsızdır. Bildirim yapılmış mı, gönderi ne zaman zayi sayılır, tavan hangi ağırlık üzerinden hesaplanmalı ve kasıt iddiası dosyada karşılığını buluyor mu — bu dört sorunun cevabı, talebin birkaç yüz lirada mı yoksa eşyanın gerçek değerinde mi kalacağını belirler.
Gönderisi kaybolan veya hasar gören tarafın dosyasını değerlendirmek, hangi mercinin görevli olduğunu belirlemek ve talebi taşıma hukukunun kavramlarıyla kurmak için Ankara tazminat avukatı sayfamızdaki iletişim bilgilerinden bize yazabilirsiniz. Ticari işletmesiyle ilgili taşıma yapan gönderenler için süreç asliye ticaret mahkemesi ve zorunlu arabuluculuk üzerinden ilerlediğinden, şirket avukatlığı hizmetimiz kapsamında değerlendirilir.
Benzer yapıdaki taşıma uyuşmazlıklarına da bakmak isterseniz, yolcu taşımasında gecikme sorumluluğunu ele aldığımız uçak rötar tazminatı yazımız ile satıcının ayıptan sorumluluğunu anlattığımız ayıplı mal satışında satıcının sorumluluğu yazımız konuyu farklı açılardan tamamlıyor. Tüketici mevzuatının sözleşmeden dönme imkânlarını ise devremülk iptal davası yazımızda örnekledik.
Sıkça Sorulan Sorular
Kargo kayıp tazminatı ne kadar ödenir?
Tazminat, eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği yer ve zamandaki değeri üzerinden hesaplanır; ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 882. maddesi gereği gönderinin brüt ağırlığının her kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamaz. 17 Ağustos 2026 tarihli Merkez Bankası kuruyla bu tavan kilogram başına yaklaşık 546 TL’ye karşılık gelir. Faturanız daha yüksekse bile ödeme tavanda kalır, taşıyıcının kastı veya pervasızca davranışı ispatlanmadıkça.
Kargo kaç gün sonra kayıp sayılır?
Türk Ticaret Kanunu’nun 874. maddesine göre eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür. Sürenin dolması yeterlidir, gönderinin fiilen bulunamadığının ayrıca kanıtlanması gerekmez.
İnternetten aldığım ürün kargoda kaybolursa kime başvururum?
Kargo firmasını satıcı belirlemişse muhatabınız satıcıdır. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 17. maddesi, satıcıyı malın tüketiciye teslimine kadar oluşan kayıp ve hasarlardan sorumlu tutar. Bu durumda talebiniz kilogram başına tavanla sınırlı olmaz. Taşıyıcıyı siz seçtiyseniz, malın o taşıyıcıya tesliminden sonraki kayıptan satıcı sorumlu olmaz.
Hasarlı gelen kargoyu teslim aldıktan sonra şikâyet edebilir miyim?
Hasar dışarıdan açıkça görülüyorsa bildirimin en geç teslim anına kadar yapılması gerekir; sonrasında eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği varsayılır. Hasar açıkça görünmüyorsa teslimden sonra yedi gün içinde yazılı bildirim yapılabilir. Bu süreler 889. maddede düzenlenmiştir ve kaçırılması hak kaybına yol açar.
Kargo kayıp tazminatı için tüketici hakem heyetine başvurabilir miyim?
Ticari veya mesleki amaç gütmeyen bir gönderici iseniz evet. 6502 sayılı Kanun’un 3. maddesi taşıma sözleşmelerini tüketici işlemi sayar, 83. maddenin ikinci fıkrası da başka kanunlarda düzenleme bulunmasının tüketici mercilerini kapatmayacağını söyler. 2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunludur.
Hakem heyeti kargo şirketine “aynısını ver” diyebilir mi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18 Kasım 2025 tarihli kararına göre hayır. Kargo şirketi satıcı, ithalatçı veya üretici değil taşıyıcı olduğu için 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmet hükümleri uygulanamaz. Talep, Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma hükümlerine göre hesaplanan bir para alacağı olarak kurulmalıdır.
Kargo şirketiyle yaptığım yazışma zamanaşımını durdurur mu?
Özel kargo şirketine yapılan başvuru, Türk Ticaret Kanunu’nda zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmamıştır. Bir yıllık süre yazışma boyunca işlemeye devam eder. PTT bakımından durum farklıdır: 6475 sayılı Kanun’un 29. maddesi, PTT’ye başvurunun süreyi keseceğini, sonucun bildirilmesiyle kesildiği yerden yeniden başlayacağını ve ikinci başvurunun tekrar kesmeyeceğini düzenler.
Kargo şirketinin sözleşmesinde “kayıptan sorumlu değiliz” yazıyor, geçerli mi?
Geçerli değildir. 854. madde, kanunun taşıyıcıya yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümlerini geçersiz sayar. Bu hükümlerin işletme tüzüğünde, genel işlem şartlarında, biletlerde veya tarifelerde yer alması sonucu değiştirmez.
Tazminat desi üzerinden mi kilogram üzerinden mi hesaplanır?
Kanuni tavan kilogram üzerinden hesaplanır. 882. madde tavanı gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı olarak belirler. Desi hacimsel bir ücretlendirme birimidir ve tazminat tavanının ölçüsü değildir; paketin brüt ağırlığının belirtilmesi bu nedenle önemlidir.
Kargo geç geldi, ne kadar tazminat isteyebilirim?
Gecikmeden doğan sorumluluk, 882. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca taşıma ücretinin üç katıyla sınırlıdır. Ayrıca 875. maddenin üçüncü fıkrası gereği hiç zarar oluşmasa bile taşıma ücreti gecikme süresiyle orantılı olarak indirilir. Gecikmenin teslimden itibaren yirmi bir gün içinde bildirilmesi şarttır.
Değer beyanı yaparsam tazminat sınırı değişir mi?
Evet. Sorumluluğun sözleşmeyle genişletilmesi mümkündür; 888. madde sorumluluğun genişletilmesi için yapılan sözleşmelerden söz eder. 6475 sayılı Kanun’un 3. maddesi de değer konulmuş gönderiyi, kabulde beyan edilen değere kadar tazminat istenebilen gönderi olarak tanımlar. Değeri yüksek eşyalarda değer beyanı yapmak, tartışmayı kanuni tavandan çıkarır.
Evden eve nakliyatta kaybolan eşya için de aynı kurallar mı geçerli?
Hayır, taşınma eşyası taşıması ayrı düzenlenmiştir. 899. maddeye göre sorumluluk sınırı yükleme hacminin metreküpü başına 1.500 Özel Çekme Hakkıdır. Bildirim süreleri de farklıdır: açık hasarda üç iş günü, gizli hasarda on dört gün. Ayrıca 901. madde uyarınca tüketici yazılı olarak bilgilendirilmemişse taşıyıcı bu sınırlardan yararlanamaz.
Kargo şirketi “araç arızalandı” diyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?
Kurtulamaz. 877. madde, taşıyıcının taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin, onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağını açıkça düzenler. 879. madde de taşıyıcıyı, yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden kendi fiili gibi sorumlu tutar.
Tazminatı aldıktan sonra kargom bulunursa geri alabilir miyim?
Alabilirsiniz, ancak şartı vardır. 874. maddenin ikinci fıkrası uyarınca tazminatın ödenmesi sırasında, eşyanın bulunması hâlinde haber verilmesini istemiş olmanız gerekir. Bu talebiniz varsa, bulunma haberinden itibaren otuz gün içinde tazminatı geri ödeyerek eşyanın teslimini isteyebilirsiniz.
Kargo davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Tüketici hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklarda zorunlu değildir; 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi bu uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuğun dışında tutar. Sınırın üzerindeki tüketici davalarında ve ticari nitelikteki taşıma davalarında ise arabuluculuk dava şartıdır.
Kargoyu birden fazla firma taşıdıysa kime dava açılır?
888. madde, taşımanın kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilmesi hâlinde bu kişiyi de asıl taşıyıcı gibi sorumlu tutar ve asıl taşıyıcı ile fiilî taşıyıcının müteselsilen sorumlu olduğunu belirtir. Talebinizi ikisine birlikte yöneltebilirsiniz. 890. madde ayrıca fiilî taşıyıcıya karşı açılacak davanın asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini düzenler.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Anılan tutarlar, parasal sınırlar ve kur değerleri yayım tarihindeki mevzuata ve resmî verilere dayanır; her biri sonradan değişebilir. Kendi gönderinize ilişkin adım atmadan önce dosyanızı bir avukatla değerlendiriniz. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.