Ceza Hukuku, Hukuk

Kemik Kırığının Hayat Fonksiyonlarına Etkisi Derecesi Ne Demek?

Kemik Kırığının Hayat Fonksiyonlarına Etkisi Derecesi Ne Demek

Kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi derecesi, adli raporda kırığın ya da çıkığın kişinin günlük yaşamını ve vücut işlevlerini ne ölçüde etkilediğini gösteren 1 ile 6 arasındaki puandır. 1. derece hafif, 2. ve 3. derece orta, 4, 5 ve 6. derece ağır etki anlamına gelir. Bu puan, kasten yaralamada verilecek cezanın ne kadar artırılacağını belirleyen asıl veridir.

Makale İçeriği

Puanı kanun koymaz; Türk Ceza Kanunu yalnızca cezanın “kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar” artırılacağını söyler. Hangi kırığın kaç puan olduğu, Adli Tıp Kurumu ile iki meslek derneğinin birlikte hazırladığı rehberdeki tabloda yazılıdır. Yargıtay ise bu tabloya dayanan raporu esas alır ve artırım oranı dereceyle orantılı değilse kararı bozar. Üstelik bozma iki yönlüdür: hafif kırığa yüksek oran uygulayan karar da, ağır kırığa düşük oran uygulayan karar da aynı gerekçeyle geri döner.

Ana hatlarıyla

Derece, kırığın ağırlığının sayıya çevrilmiş hâlidir; cezayı doğrudan etkiler, tazminatı ise doğrudan belirlemez.

  • Ölçek: Hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6). Her kırık türünün puanı rehberdeki tabloda sabittir; birden fazla kemik kırıldıysa puanların kareleri toplanıp karekökü alınır, sonuç 6’yı geçemez.
  • Cezaya etkisi: Kasten yaralamada temel ceza en fazla yarı oranında artırılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, orta (2) dereceli kırıkta üçte bir artırımı üç ayrı kararında fazla bulmuştur.
  • Taksirde fark: Trafik kazası gibi taksirli yaralamada derece artırım oranını değiştirmez; kırık varsa ceza sabit olarak yarı oranında artırılır.
  • Rapora itiraz: Raporda derece yazmıyorsa ya da kırığın olayla bağlantısı tartışmalıysa Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan rapor alınması istenebilir; eksik raporla kurulan hüküm bozma sebebidir.

Kemik Kırığının Hayat Fonksiyonlarına Etkisi Derecesi Ne Demek?

Kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi, kırığın kişinin yürüme, kavrama, nefes alma, çiğneme, görme ya da bedenini taşıma gibi temel işlevlerini ne ağırlıkta bozduğunun tıbbi ölçüsüdür. Adli tıp uzmanı bu etkiyi kişiyi tek tek muayene ederek serbestçe takdir etmez; kırığın türüne ve yerine göre önceden belirlenmiş puanı rapora yazar. Bu yüzden aynı kırığa Türkiye’nin her yerinde, ilke olarak aynı puan verilir.

Adli raporlarda bu değerlendirme genellikle tek bir cümleyle ifade edilir: “Kişideki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derecedir.” Parantez içindeki sayı derecenin kendisi, önündeki kelime ise o derecenin ait olduğu gruptur. Raporu okurken iki bilgiye birlikte bakmak gerekir; çünkü mahkeme artırım oranını yalnızca gruba göre değil, gruptaki basamağa göre de belirler. 2. derece ile 3. derece aynı “orta” grubunda yer alır ama ceza sonucu aynı değildir.

Derece, kırığın iyileşip iyileşmediğini göstermez. Tamamen kaynamış, hiçbir iz bırakmamış bir femur kırığı yine 4. derecedir; burunda iz bırakan küçük bir kırık yine 1. derece olabilir. Kırığın kalıcı bir sakatlık bırakıp bırakmadığı ayrı bir sorudur ve ayrı bir raporla, çoğu zaman aylar sonra cevaplanır. Hayat fonksiyonlarına etki derecesi ise kırığın oluştuğu anki ağırlığını anlatır.

Rapordaki cümle ne anlatır?

Raporda “kemik kırığı mevcuttur” demek tek başına yeterli değildir. Rehber, kırık saptanan her olguda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ayrıca belirtilmesini ister. Rapor bu bilgiyi taşımıyorsa savcılık ya da mahkeme dereceyi kendisi belirleyemez; ek rapor istemek zorundadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bunu açıkça söylemiştir: burundaki lineer bir kırık ile femurdaki açık parçalı kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin aynı olmadığı açıktır, ancak bu “özel ve teknik bilgiyi gerektiren” bir konudur ve “hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi” mümkün değildir (Yargıtay CGK E.2017/420 K.2018/636, 13.12.2018).

Derece ile kırığın “tipi” aynı şey mi?

Değildir. Ortopedide kırıklar açık-kapalı, deplase-nondeplase, parçalı-basit gibi tiplere ayrılır. Adli tıp derecesi bu tipleri kullanır ama onlarla aynı şey değildir. Örneğin radius cismi kırığı 2 puandır; aynı kemiğin açık kırığı 3 puana çıkar. Humerus cismi kırığı nondeplase ise 3, deplase ise 4 puandır. Yani tip, derecenin girdisidir; derece ise hukuki sonucu doğuran çıktıdır.

Derece Kanunda mı Yazıyor, Rehberde mi?

Kanunda yalnızca ölçüt yazar, ölçek yazmaz. Türk Ceza Kanunu m.87/3 şöyledir: “Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.” Metinde “derece”, “hafif”, “orta” ya da “ağır” kelimesi yoktur. Kanun, etkinin nasıl ölçüleceğini tıbba bırakmıştır.

Fıkranın ilk hâli farklıydı. 2005’te yürürlüğe giren metin, kasten yaralamanın kemik kırılmasına neden olması hâlinde “kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına” hükmedileceğini söylüyordu. 5560 sayılı Kanun’la bugünkü “yarısına kadar artırılır” formülüne geçildi. Değişiklik önemlidir: kırık artık bağımsız bir ceza aralığı değil, temel cezanın üzerine eklenen bir artırım sebebidir. Derecenin önemi de buradan doğar; çünkü artırımın alt ve üst sınırı arasındaki yeri belirleyen tek somut veri odur.

Ölçek, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Adli Tıp Uzmanları Derneği ve Adli Tıp Derneği’nin birlikte hazırladığı “Türk Ceza Kanunu’nda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından Değerlendirilmesi” rehberindedir. Rehber ilk kez 2005’te yayımlanmış, 2013’te ve son olarak Haziran 2019‘da güncellenmiştir. Güncel metin Adli Tıp Kurumu’nun sitesinde yayımlıdır.

Rehber bağlayıcı mı?

Rehber bir kanun ya da yönetmelik değildir; kendi önsözünde de “rehber niteliğinde bir doküman” olarak tanımlanır. Ancak Yargıtay onu “bilimsel verilere dayanan ve kemik kırıklarını hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandıran istikrar kazanmış adli tıp uygulamaları” olarak kabul eder ve artırım oranını bu sınıflandırmaya göre denetler (CGK E.2017/420 K.2018/636). Uygulamada bir raporun rehberden sapması, o rapora itirazın en güçlü gerekçesidir.

Aynı ölçek yönetmeliklerde de geçiyor

Hafif-orta-ağır ayrımı ceza davasının dışına da taşmıştır. 19 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Raporları Yönetmeliği‘nin 25. maddesi, nakdi tazminat için düzenlenecek sağlık kurulu raporunda yaralanma kemik kırığına yol açmışsa “kırığın kişinin hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif, orta veya ağır derecede olduğu” bilgisinin yazılmasını şart koşar. 2330 sayılı Kanun’a dayanan Nakdi Tazminat Yönetmeliği’nin 7. maddesi de ödemeyi bu gruplara bağlar: yönetmeliğin 5. maddesinde belirlenen tutarın hafif kırıkta %7’si, orta kırıkta %10’u, ağır kırıkta %15’i ödenir; birden fazla teşhis varsa en ağır olanı esas alınır. Görev sırasında yaralanan kamu görevlileri bakımından derece, doğrudan para karşılığı olan bir kavramdır.

Hafif, Orta ve Ağır Kırık Hangi Dereceye Karşılık Gelir?

Rehberin 2019 metnine göre vücuttaki kemik kırık ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi, tablodaki ağırlıklarına göre “HAFİF (1), ORTA (2-3) ve AĞIR (4-5-6)” olarak sınıflandırılır. Altı basamaklı bir ölçek, üç gruba bölünmüştür.

Grup Derece Tablodan örnek kırıklar
Hafif 1 El ve ayak parmak kemiği kırığı · burun kemiğinde ayrıksız veya uç kırığı · kafatasında yalnız dış tabulayı ilgilendiren kırık · tüm kortikal kopma kırıkları
Orta 2 Klavikula kırığı · her bir kaburga kırığı (ilk üç kaburga) · radius veya ulna cismi kırığı · deplase burun kırığı · metakarp ve metatars kırığı · patella kırığı · omuz ve dirsek çıkığı
Orta 3 Mandibula kırığı · sternum kırığı · humerus cisminde nondeplase kırık · kalkaneus kırığı · diz çıkığı · omur korpusu kırığı
Ağır 4 Femur cismi, boynu ve intertrokanterik kırıkları · tibia diafiz kırığı · deplase humerus kırığı · parçalı mandibula kırığı · sternumda ayrıklı kırık
Ağır 5 Kafatasında çökme kırığı · kafa kaidesi kırığı · femur veya tibianın açık kırığı · Lefort III kırığı
Ağır 6 Femur cisminde açık parçalı kırık · çift taraflı Malgaigne pelvis kırığı · el veya ayak bileği üstünden amputasyon

Tablodaki örnekler, rehberin Tablo 11’inden seçilmiştir; rehberde kafa, yüz-boyun, göğüs, pelvis, omurga, üst ve alt ekstremite bölgeleri için yüzden fazla satır vardır. Buradaki amaç, grupların hangi ağırlıktaki yaralanmalara karşılık geldiğini göstermektir. Kendi raporunuzdaki puanın doğru olup olmadığını anlamak için tablonun ilgili satırına bakılması gerekir.

Grupların sınırları sezgiye her zaman uymaz. Klavikula kırığı ile kaburga kırığı orta grupta, el parmağı kırığı hafif grupta yer alır. Buna karşılık bir kaburga kırığı ile çıkan tek bir femur kırığı, hayat fonksiyonları açısından çok daha ağır kabul edilir. Rehberin mantığı, kemiğin taşıdığı yük ve kırığın yaşamsal organlara yakınlığı üzerine kuruludur.

Çıkıklar da aynı ölçekle değerlendirilir

Kanun “kırılmasına veya çıkığına” dediği için çıkıklar da derecelendirilir. Omuz çıkığı (gleno-humeral) ve dirsek çıkığı 2 puan, diz çıkığı 3 puan, femur başı çıkığı 4 puandır. Açık çıkıklarda puan genellikle bir basamak yükselir; örneğin dirsek çıkığı açık ise 3 puan alır. Parmak çıkıkları ise 1 puanla hafif grupta kalır.

Hangi Kemik Kaçıncı Derece Sayılır?

Aynı kemikte bile kırığın biçimine göre puan değişir. Rehberin tablosu bu yüzden kemik adıyla değil, kemik adı ve kırık biçimiyle birlikte okunur. Günlük hayatta en sık karşılaşılan yaralanmalar için tablonun ilgili satırları şöyledir:

Bölge Kırık Derece
Burun Ayrıksız, nondeplase, lineer veya uç kırığı, kıkırdak kırığı 1
Burun Deplase, parçalı veya çökme kırığı 2
Yüz Zigomatik kemikte lineer kırık 2
Yüz Orbitayı oluşturan kemiklerden birinin kırığı 2
Çene Mandibula kırığı · komplike (parçalı, deplase, açık) kırık 3 · 4
Kafa Kubbede tek hat boyunca uzanan lineer kırık 3
Göğüs Kaburga kırığı (lineer, ayrıklı veya açık) 2
Kol Radius alt uç kırığı (Colles) 2
Kol Humerus cismi nondeplase · deplase 3 · 4
El Metakarp kırığı · el parmak kemiği kırığı 2 · 1
Bacak Femur cismi kırığı · parçalı · açık parçalı 4 · 5 · 6
Bacak Tibia diafiz kırığı · açık 4 · 5
Bacak Fibula diafiz kırığı 2
Ayak bileği Malleol kapalı kırığı · bimalleoler kırık (Pott) 2 · 3

Burun kırıklarında rehber ayrı bir not düşer: grafi bulgusu kesin olmasa bile klinik olarak krepitasyon (kırık kemik uçlarının sürtünme sesi veya hissi) tanımlanmışsa kırık 1. derece olarak değerlendirilir. Kavga ve darp dosyalarının önemli bir kısmı burun kırığıyla ilgili olduğu için bu not uygulamada sık karşımıza çıkar. Burnunuzda “kırık yok” denmiş ama muayenede krepitasyon kaydedilmişse, rapor yine de 1. derece kırık içerebilir.

Yüz bölgesi için bir ek ayrıntı daha vardır. Rehber, orbitayı frontal, zigomatik, sfenoid, etmoid, maksiller, lakrimal ve palatin olmak üzere yedi kemiğin oluşturduğunu belirtir; bu kemiklerden birinin kırığı 2, birden fazlasının kırığı ya da açık veya parçalı kırığı 3 puandır. Alın kemiği kırıklarının maluliyet ve tazminat yönünü frontal kemik kırığı sonrası alında kalan çökme için tazminat ve maluliyet yazımızda ayrıca ele aldık.

Aynı kemikte birden fazla kırık varsa

Rehberin üçüncü açıklaması bu durumu düzenler: “Herhangi bir kemikte birden fazla kırık oluşmuş ise oluşan kırıklar içindeki en ağır form (ayrıklı, parçalı, açık vb.) değerlendirilerek bu lezyon üzerinden değerlendirme yapılmalı, aynı kemikte oluşan birden fazla kırık için skorlama yapılmamalıdır.” Yani aynı femurda iki ayrı kırık hattı varsa iki puan toplanmaz; en ağır olanın puanı alınır. Skorlama yalnızca farklı kemiklerdeki kırıklar için yapılır.

Birden Fazla Kemik Kırıldıysa Derece Nasıl Hesaplanır?

Birden fazla kemik kırıldığında puanlar düz toplanmaz. Rehberin formülü şudur: kırılan her kemiğin derecesi bulunur, bu derecelerin kareleri alınıp toplanır ve toplamın karekökü alınır. Sonuç küsuratlıysa ve küsurat 0,5’ten büyükse bir üst dereceye çıkılır. Hesap 6’nın üzerinde bir sonuç verse bile derece 6 kabul edilir.

Rehber formülü iki örnekle açıklar. Birinci örnekte kişinin sol kolunda radius kırığı (2), sağ kolunda radius açık kırığı (3) vardır: √(2² + 3²) = √13 = 3,6. Küsurat 0,5’ten büyük olduğu için sonuç 4’e yuvarlanır ve kırıkların toplam etkisi ağır (4) olur. İkinci örnekte üç falanks kırığı (1+1+1), bir metakarp kırığı (2) ve bir radius açık kırığı (3) vardır: √(1+1+1+4+9) = √16 = 4, yine ağır (4).

Bu formülün pratik sonucu şudur: tek başına orta derecede kalan iki kırık, birlikte ağır gruba geçebilir. Birinci örnekteki iki radius kırığının hiçbiri tek başına ağır değildir; ama birlikte 4. dereceye ulaşırlar. Kavgada ya da kazada birden fazla kemiği kırılan kişi için raporun “müştereken” ifadesini içerip içermediği bu yüzden önemlidir.

Kırıklar Hesap Sonuç
Tek radius cismi kırığı 2 Orta (2)
İki ayrı kemikte 2’şer puanlık kırık √(4+4) = √8 = 2,83 Orta (3)
Radius kırığı (2) + radius açık kırığı (3) √(4+9) = √13 = 3,6 Ağır (4)
Üç falanks (1) + metakarp (2) + radius açık (3) √(1+1+1+4+9) = √16 Ağır (4)
Femur cisminde açık parçalı kırık (6) + tibia açık kırığı (5) √(36+25) = √61 = 7,8 Ağır (6), tavan

0,5 kuralının kenar durumu

Rehberin ifadesi “küsurat 0,5’ten büyük ise bir üst derece alınmaktadır” şeklindedir. Tam 0,5 çıkan bir sonuç, lafzen “büyük” değildir. Hesap 2,5 çıkarsa sonuç 2 olarak yazılmalıdır. Raporda böyle bir sınır hesap yapılmışsa, rapordaki derece ile rehberin lafzı arasında fark olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Aynı olay, iki farklı sonuç

Skorlamanın ne kadar belirleyici olduğunu Ceza Genel Kurulu’nun incelediği bir dosya gösterir. Katılanda frontal kemik kırığı ile frontal sinüs ön duvarı kırığı vardı. Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün ilk raporu her iki kırığı ayrı ayrı 2. derece saymış ve “mevcut kırıkların müştereken yaşam fonksiyonlarını (3) orta derecede” etkilediğini yazmıştı. Mahkemenin istediği kesin raporda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu ise skorlama yaparak kırıkların müştereken orta (2) derecede etkili olduğunu bildirdi (CGK E.2017/420 K.2018/636). Aynı kırıklar için iki resmî kurum iki farklı derece yazmıştı ve hüküm, ikinci rapor esas alınarak kuruldu.

Kaburga Kırıklarında, Saçma Yaralanmalarında ve Ameliyat Kesilerinde Puanlama

Kaburga kırıkları rehberde kendine özgü bir kurala bağlanmıştır: lineer, ayrıklı ya da açık kaburga kırığı 2 puandır, ancak “üç kaburga kırığının her biri için 2 puan, üçten fazla kaburga kırığı için 1 puan alınmalıdır.” Göğüs travmalarında sık görülen çoklu kaburga kırıklarında dördüncü ve sonraki kırıklar daha düşük puanla hesaba girer. Böylece çok sayıda kaburgası kırılan bir kişinin derecesi, formül gereği otomatik olarak 6’ya fırlamaz.

Rehberin açıklamaları, bazı yaralanmaların kırık sayılıp sayılmayacağını ve kaç puan alacağını tek tek düzenler:

  • Diş kırıkları kemik kırığı olarak kabul edilmez. Ancak yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı belirtilir.
  • Kemikte kırık oluşturmayan yabancı cisim (saçma tanesi, cam parçası) kemik kırığı gibi değerlendirilmez; kemikte oluşan hasarın etkisi orta (2) kabul edilir.
  • Raporda kırık tanımı yapılmayıp yalnızca “kortikal devamsızlık” yazılmışsa, bu durum hafif (1) olarak değerlendirilir.
  • Ateşli silah mermisinin ekstremitelerde açtığı zımba deliği şeklindeki kırıklar femurda 3, diğer kemiklerde 2 puandır.
  • Çocuklara özgü kırıklar (epifiz, metafiz kırıkları, yaş ağaç kırığı) ilgili kemiğin kırığı için belirlenen dereceyle değerlendirilir.
  • Vücut içindeki protezlere yönelik travmalar, protezin yerini aldığı doku ya da organa yönelik travma gibi değerlendirilir.

Tedavi için yapılan cerrahi kesiler de kırık sayılır

Rehberin sekizinci açıklaması uygulamada az bilinen bir kurala yer verir: yaralanmanın tedavisi için yapılan ve olayla illiyetli amputasyon, sternotomi, kostatomi ve burr hole gibi işlemlerle oluşturulan kemik kesileri de kırık olarak değerlendirilir. El ve ayak bileği seviyesinin üstünden yapılan amputasyonlar için en ağır puan olan 6 kabul edilir. Sternum kesisi 4, kot kesisi 2, kafatasındaki her bir burr hole 2 puandır.

Bu kural, mağdur açısından önemlidir. Yaralanma sonrası ameliyat edilen kişide cerrahın yaptığı kemik kesisi, derecenin hesabına girer. Rehber bunun rapora “Kişideki yaralanmanın tedavisine dönük olarak gerçekleştirilen amputasyon/sternotomi/kostatomi/burr hole vb.’nin kemik kırığı olarak değerlendirildiği…” gibi bir cümleyle yazılmasını önerir.

Kırık Derecesi Cezayı Ne Kadar Artırır?

Kanunun cevabı “yarısına kadar”dır. Kasten yaralamada önce m.86’ya göre temel ceza belirlenir; varsa m.86/3’teki nitelikli hâl (silahla, eşe karşı, kamu görevlisine karşı işlenmesi gibi) uygulanır. Kırık artırımı bu cezanın üzerine yapılır. Temel cezanın ve nitelikli hâllerin nasıl belirlendiğini kasten adam yaralamanın cezası yazımızda anlattık.

Kanun artırımın alt sınırını göstermez ve dereceyle oran arasında bir tablo kurmaz. Bu boşluğu Yargıtay, Türk Ceza Kanunu’nun 3. maddesindeki orantılılık ilkesiyle doldurur: “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” Daire kararlarında tekrar eden formül şudur: kemik kırıklarının etkisi hafif (1) ile ağır (6) arasında sınıflandırıldığına ve kanun en fazla yarı oranında artırım öngördüğüne göre, raporda belirtilen dereceyle orantılı olmayan artırım hukuka aykırıdır. Aynı ifadeyi taşıyan Yargıtay kararlarının sayısı karar arama sisteminde bin yedi yüzü aşar.

Bu yerleşik çizginin en dikkat çekici yanı iki yönlü işlemesidir. Yargıtay yalnızca sanık aleyhine yüksek oranları değil, dereceye göre düşük kalan oranları da bozar:

Rapordaki derece Uygulanan artırım Yargıtay’ın değerlendirmesi Karar
Hafif (1) 1/2 Fazla ceza, bozma 3. CD E.2019/5087 K.2019/12403 (12.06.2019)
Orta (2) 1/3 Fazla ceza, bozma CGK E.2017/420 K.2018/636 · CGK E.2017/308 K.2019/61 · CGK E.2017/416 K.2020/135
Orta (2) 1/3 “1/6 yerine 1/3” fazla ceza 1. CD E.2024/3983 K.2025/9709 (29.12.2025)
Orta (2) 1/2 Orantılılığa aykırı, bozma 3. CD E.2022/37668 K.2023/6442 (28.09.2023)
Orta (2), deplase burun 1/2 Kanun yararına bozma, 1/12 uygulandı 1. CD E.2024/3489 K.2024/3884 (27.05.2024)
Orta (3) 1/6 Eksik ceza, bozma 3. CD E.2020/11036 K.2020/19059 (15.12.2020)
Ağır (4) 1/2 Fazla ceza, bozma 1. CD E.2022/12547 K.2024/1989 (25.03.2024)
Ağır (4) 1/4 Eksik ceza (kabule göre), bozma 1. CD E.2025/1447 K.2025/6782 (06.10.2025)

Ceza Genel Kurulu üç basamaklı formülü neden kabul etmedi?

Bir yerel mahkeme, direnme kararında dikkat çekici bir öneride bulunmuştu: rehberin üç grubuyla kanunun yarı oranını eşleştirmek. Mahkemeye göre “hafif derecedeki kırıklar için 1/6 oranında, orta derecedeki kırıklar için 2/6 oranında, ağır derecedeki kırıklar için de 3/6 oranında” artırım yapılırsa orantılılık sağlanmış olurdu; orta (2) dereceli kırıkta 1/3 artırım da bu yüzden doğruydu. Ceza Genel Kurulu bu görüşü oybirliğiyle reddetti ve 1/3 oranını orantılılık ilkesini ihlal eden fazla ceza olarak nitelendirdi (CGK E.2017/420 K.2018/636).

Formülün hatası, altı basamaklı ölçeği üç basamağa indirmesidir. Orta grup hem 2. hem 3. dereceyi kapsar; ağır grup 4, 5 ve 6’yı. Üç basamaklı formülde 4. derece bir kırık ile 6. derece bir kırık aynı yarı oranında artırımı alırdı. Yargıtay’ın 2024’te 4. derece kırıkta yarı oranında artırımı fazla bulması (1. CD E.2022/12547 K.2024/1989) aynı mantığın devamıdır: yarı oranı, ölçeğin tepesine ayrılmıştır.

Kararlardan çıkan eğilim

Yargıtay derece başına sabit bir oran ilan etmemiştir; kararlarda kullanılan ifade “makul bir oranda artırım”dır. Ancak kararlar yan yana konulduğunda tutarlı bir tablo ortaya çıkar. 2. derece kırıkta 1/6 doğru kabul edilmiş, 1/3 fazla bulunmuştur. 3. derece kırıkta 1/6 eksik sayılmıştır. 4. derecede 1/4 eksik, 1/2 fazla bulunmuştur. Bu kararlar, altı basamaklı ölçeğin yarı oranına oransal olarak dağıtıldığı bir okumayla (her derece için yaklaşık 1/12) uyumludur. Bununla birlikte kanun yararına bozmayla sonuçlanan bir dosyada 2. derece kırık için 1/12 oranı da uygulanmıştır (1. CD E.2024/3489 K.2024/3884). Bu nedenle eğilimi kesin bir hesap tablosu gibi okumamak gerekir; bağlayıcı olan, oranın dereceyle orantılı ve gerekçeli olmasıdır.

Hesap nasıl yapılır?

Aşağıdaki örnekler yalnızca hesabın mantığını göstermek içindir. Temel cezanın m.86/1’in alt sınırından (7550 sayılı Kanun’la 4 Haziran 2025’ten itibaren 1 yıl 6 ay) belirlendiği, başka artırım ya da indirim uygulanmadığı varsayılmıştır:

Durum Hesap Sonuç
2. derece kırık, 1/6 artırım 18 ay + 3 ay 1 yıl 9 ay
4. derece kırık, 1/3 artırım 18 ay + 6 ay 2 yıl
6. derece kırık, 1/2 artırım 18 ay + 9 ay 2 yıl 3 ay
Silahla yaralama (m.86/3-e) + 2. derece kırık 18 ay × 1,5 = 27 ay; + 1/6 (4 ay 15 gün) 2 yıl 7 ay 15 gün

Gerçek dosyada temel ceza alt sınırdan uzaklaştırılabilir, haksız tahrik (m.29) ya da takdiri indirim (m.62) uygulanabilir. Birkaç aylık fark bile erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumların uygulanıp uygulanamayacağını etkileyebildiği için derece, dosyanın sonucunu doğrudan değiştiren bir veridir.

Temel ceza da ayrıca denetlenir

Derece yalnızca artırım oranında değil, temel cezanın belirlenmesinde de gündeme gelir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, orta (2) dereceli kırığa yol açan bir yaralamada temel cezanın m.86/1’in üst sınırı olan 3 yıl olarak belirlenmesini de orantısız bulmuş ve kararı hem temel ceza hem artırım oranı yönünden bozmuştur (1. CD E.2024/3983 K.2025/9709). Aynı kırık, önce temel cezayı üst sınıra taşımak, sonra bir de yüksek oranda artırım yapmak için iki kez kullanılamaz.

Kemik Kırığı Varsa Yaralama Basit Sayılabilir mi?

Sayılamaz. Rehberin açıklamaları bu konuda kesindir: “Vücutta kemik kırığı veya çıkığı oluşan tüm durumlarda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığına karar verilir.” Rehberin kavramları açıklayan bölümü de travma sonrası herhangi bir kırık ya da çıkık oluşmuşsa yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığının belirtilmesini ister.

Bunun ceza hukukundaki karşılığı büyüktür. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralama TCK m.86/2 kapsamındadır ve bu hâlde kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Kemik kırığı olan yaralama ise m.86/1 kapsamındadır; soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir. Kırık tespit edildiği anda dosya, taraflar barışsa bile kendiliğinden kapanmaz.

“Basit tıbbi müdahale” kavramının ne anlama geldiğini, hangi yaralanmaların bu kapsamda sayıldığını ve adli raporun nasıl alındığını darp raporu nasıl alınır yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık. Kırık derecesi, o raporun ikinci basamağıdır: önce kırık olup olmadığı, sonra kırığın derecesi belirlenir.

Burnunuz kırıldıysa ama rapor “basit tıbbi müdahale” diyorsa

Bu iki tespit birbiriyle çelişir. Raporda hem kemik kırığı hem de “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ifadesi varsa, rapor rehbere aykırıdır ve düzeltilmesi istenmelidir. Uygulamada bu çelişki çoğu zaman acil serviste düzenlenen ilk raporda ortaya çıkar: grafi çekilmeden yazılan ilk rapor “basit” der, sonradan çekilen tomografi kırığı gösterir. Bu durumda tedavi evrakıyla birlikte kesin rapor alınması gerekir.

Kırık Derecesi Hayati Tehlike veya Organ Kaybıyla Birlikteyse Ne Olur?

Kırık tek başına değilse hesap değişir. Rehberin birinci açıklaması, kırık ve çıkıkların skorlanmasıyla elde edilen ağırlık derecesinin “yaşamı tehlikeye sokan durum kriterlerinden farklı ve bağımsız olarak” değerlendirildiğini söyler. Yani rapor aynı yaralanma için hem “yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmuştur” hem de “kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derecedir” diyebilir.

Bu durumda TCK m.87/1-d devreye girer. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan ve 4. derece kemik kırığına neden olan bir yaralamada, en ağır cezayı gerektiren m.87/1-d uygulanmadan hüküm kurulmasını eksik ceza saymıştır. Aynı kararda, birden fazla nitelikli hâlin birlikte gerçekleştiği bu tür olaylarda temel cezanın “alt sınırdan uzaklaşılması” gerektiği de vurgulanmıştır (1. CD E.2025/1447 K.2025/6782). Kararın ana gerekçesine göre uygulanacak hüküm m.87/1-d’dir; kırık ise temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasını gerektiren ağırlaştırıcı olgulardan biri olarak hesaba girer. Daire “kabule göre” yaptığı değerlendirmede, 87/3. madde uygulanacak olsa bile 4. derece kırık için 1/4 oranının eksik kaldığını da belirtmiştir.

Rapor eksikliği de aynı çerçevede bozma sebebidir. Av tüfeğiyle yakın mesafeden bacağa ateş edilen ve femurda ağır (6) dereceli kırık oluşan bir dosyada Yargıtay, duyu veya organ işlevinin zayıflaması ya da yitirilmesi yönünden hiçbir değerlendirme içermeyen adli raporla hüküm kurulmasını eksik inceleme olarak nitelendirmiştir (1. CD E.2024/983 K.2025/9176). Kırık derecesi yazılmış olması, raporun tamam olduğu anlamına gelmez.

Kast sorusu da gündeme gelebilir

Ağır dereceli kırıklar bazen yaralama kastının değil öldürme kastının tartışılmasına yol açar. Aynı dosyada Daire, yakın mesafeden bacağa yapılan toplu av tüfeği atışlarında eylemin kasten öldürmeye teşebbüs oluşturup oluşturmayacağının ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğini belirterek görevsizlik kararı verilmesini istemiş; bir üye bu görüşe karşı oy yazmıştır (1. CD E.2024/983 K.2025/9176). Derece, suçun vasfını tek başına belirlemez; ama yaralanmanın ağırlığı, kastın belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden biridir.

Taksirle Yaralamada Kırık Derecesi Önemli mi?

Ceza bakımından önemli değildir. Taksirle yaralamada kırığın cezaya etkisi TCK m.89/2-b’de düzenlenir ve oran sabittir: yaralama “vücudunda kemik kırılmasına” neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza “yarısı oranında” artırılır. “Yarısına kadar” değil “yarısı oranında” dendiği için, 1. derece bir parmak kırığı ile 6. derece bir femur kırığı aynı artırımı doğurur.

Trafik kazaları, iş kazaları ve tıbbi uygulama hataları kural olarak taksirli yaralamadır. Bu dosyalarda raporda yazan derece, ceza hesabını değiştirmez. Taksirle yaralamanın temel cezası ise 7571 sayılı Kanun’la 25 Aralık 2025’ten itibaren 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Trafik kazalarında cezanın nasıl hesaplandığını yaralamalı trafik kazası cezaları yazımızda anlattık.

Derece taksirli dosyada tamamen önemsiz de değildir. Kusurun ağırlığıyla birlikte, temel cezanın alt ve üst sınır arasında nereye yerleşeceğinde yaralanmanın ağırlığı dikkate alınır. Ayrıca aynı kaza için açılan tazminat davasında rapordaki kırık, maluliyet değerlendirmesinin başlangıç noktasıdır.

Kırık Derecesi ile Maluliyet Oranı Aynı Şey mi?

Aynı şey değildir. Kırık derecesi ceza davasında kullanılır ve kırığın oluştuğu anki ağırlığını ölçer. Maluliyet oranı ise tazminat davasında ve sosyal güvenlik işlemlerinde kullanılır; iyileşme süreci tamamlandıktan sonra kişide kalıcı olarak ne kadar işlev kaybı kaldığını yüzdeyle ifade eder. İkisi farklı ölçeklerle, farklı zamanlarda ve farklı amaçlarla belirlenir.

Bu yüzden “4. derece kırık” ile “%4 maluliyet” ya da “4. derece engellilik” birbirinin karşılığı değildir. Ağır dereceli bir kırık tam kaynayıp hiçbir işlev kaybı bırakmamışsa maluliyet oranı düşük, hatta sıfır çıkabilir. Hafif dereceli bir kırık ise kötü kaynarsa beklenenden yüksek bir maluliyet doğurabilir. Kırık tazminatının nasıl hesaplandığını ve derecenin tazminata dolaylı etkisini kemik kırığı tazminat tutarı hesaplama yazımızda ayrıca açıkladık.

İstisna, kamu görevlilerine ödenen nakdi tazminattır. Yukarıda belirtildiği gibi Nakdi Tazminat Yönetmeliği ödeme oranını doğrudan hafif, orta ve ağır kırık ayrımına bağlar. Görev sırasında yaralanan bir polis ya da asker için rapordaki kırık derecesi, ceza davasının dışında doğrudan ödeme tutarını da belirler.

Kırık derecesi Maluliyet oranı
Kullanıldığı yer Ceza davası (TCK m.87/3), nakdi tazminat Tazminat davası, SGK işlemleri
Ölçek 1-6 (hafif, orta, ağır) Yüzde
Zaman Kırığın oluştuğu an İyileşme tamamlandıktan sonra
Kaynak Adli tıp rehberi, Tablo 11 Maluliyet ve engellilik yönetmelikleri

Raporda Derece Yazmıyorsa veya Yanlışsa Ne Yapılır?

Rapor dereceyi göstermiyorsa mahkeme artırım yapamaz; önce ek rapor almalıdır. Ceza Genel Kurulu’na göre 87/3. madde uygulanırken artırım oranı tespit edilmeden önce “kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisi tıbbi bir raporla belirlenmelidir” (CGK E.2017/420 K.2018/636). Rapor derece gösteriyor ama yanlış hesaplanmışsa, tarafların bu hatayı somut olarak göstermesi gerekir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m.67/6, bu itirazın bilimsel temelini kurmanın yolunu açar: Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık ve müdafii, “bilirkişi raporu hakkında, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler.” Adli tıp uzmanından alınacak bir mütalaa, rapordaki puanın rehberin hangi satırına dayandığını, skorlamanın doğru yapılıp yapılmadığını ve 0,5 kuralının uygulanıp uygulanmadığını gösterebilir.

İtirazda gösterilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:

  • Kırığın rehberdeki hangi satıra karşılık geldiği ve raporda o satırın puanının yazılıp yazılmadığı,
  • Birden fazla kırıkta skorlamanın yapılıp yapılmadığı, aynı kemikteki kırıklar için yanlışlıkla ayrı puan verilip verilmediği,
  • Kırığın olaydan mı yoksa daha önceki bir travmadan mı kaynaklandığı,
  • Tomografi, röntgen ve epikriz gibi tedavi evrakının rapora esas alınıp alınmadığı,
  • Tedavi için yapılan cerrahi kesilerin hesaba katılıp katılmadığı.

Kırığın olayla bağlantısı tartışmalıysa

Kırığın ne zaman oluştuğu, derecesinden önce gelen sorudur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, mağdurun vücudundaki kırığın ne zaman ve ne şekilde oluştuğunun sorulmadan, geçici ve kesin raporlar ile tüm tedavi evrakı Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas dairesine gönderilmeden hüküm kurulmasını “eksik inceleme ve yetersiz rapor” olarak nitelendirmiş ve kararı bozmuştur (3. CD E.2022/37668 K.2023/6442). Sanık açısından en güçlü savunma çoğu zaman derecenin kendisine değil, kırığın olayla illiyetine yöneliktir.

Şube müdürlüğü raporu ile ihtisas kurulu raporu arasında fark çıkabileceğini yukarıda gördük. Bu yüzden ilk raporda yazan derece, dosyanın son sözü olmayabilir. Mağdur açısından da tersi geçerlidir: ilk raporda eksik değerlendirilen bir kırık, kesin raporla daha ağır bir dereceye çıkabilir. Karşılıklı kavgalarda her iki tarafın da hem sanık hem mağdur olduğu dosyaların nasıl ilerlediğini karşılıklı kavga cezası yazımızda anlattık.

Kırık Derecesi Dosyanın Yönünü Değiştirdiğinde

Kemik kırığı olan bir yaralama dosyasında rapordaki tek bir sayı, cezanın hangi kurumdan yararlanabileceğini, şikâyetten vazgeçmenin sonuç doğurup doğurmayacağını ve istinaf ile temyizde hangi itirazın dinleneceğini belirler. Rapordaki derecenin rehbere uygunluğunu, skorlamanın doğruluğunu ve artırım oranının Yargıtay’ın orantılılık çizgisine uyup uymadığını dosya henüz yerel mahkemedeyken denetlemek, sonradan bozma beklemekten çok daha kısa bir yoldur.

Mağdur tarafta da aynı dikkat gerekir. Acil serviste alınan ilk raporda kırığın atlanması, dosyanın basit yaralama gibi yürümesine ve şikâyete bağlı bir suç gibi kapanmasına yol açabilir. Kesin raporun zamanında istenmesi ve tedavi evrakının dosyaya kazandırılması, derecenin doğru belirlenmesinin ön şartıdır.

Yaralama dosyalarında adli raporun, skorlamanın ve artırım oranının birlikte incelenmesi, savunmanın da katılan vekilliğinin de ilk adımıdır. Bu alandaki çalışmalarımız Ankara ceza avukatı başlığı altında yer alıyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif ne demek?

Kırığın rehberdeki tabloya göre 1 puan aldığı anlamına gelir. El ve ayak parmak kemiği kırıkları, burundaki ayrıksız ya da uç kırıkları ve kortikal kopma kırıkları bu gruptadır. Kasten yaralamada hafif (1) dereceli kırık için yarı oranında artırım yapılması Yargıtay’ca fazla ceza sayılmıştır.

2. derece kemik kırığı ne demek?

Kırığın orta grubun alt basamağında yer aldığı ve 2 puan aldığı anlamına gelir. Klavikula kırığı, kaburga kırığı, radius cismi kırığı ve deplase burun kırığı 2. derecedir. Yargıtay 2. derece kırıkta 1/3 artırımı fazla bulmuş, 1/6 oranını doğru kabul etmiştir.

4. derece kemik kırığı ağır mıdır?

Evet. Rehber 4, 5 ve 6. dereceleri ağır grupta toplar. Femur ve tibia cismi kırıkları, deplase humerus kırığı ve sternumdaki ayrıklı kırık 4. derecedir. Ağır gruba girmek yarı oranında artırımı otomatik olarak haklı kılmaz; Yargıtay 4. derece kırıkta yarı oranını fazla, 1/4 oranını eksik bulmuştur.

Birden fazla kemik kırılırsa derece toplanır mı?

Düz toplanmaz. Her kırığın derecesinin karesi alınıp toplanır ve toplamın karekökü alınır. Küsurat 0,5’ten büyükse üst dereceye çıkılır, sonuç 6’yı geçemez. Örneğin 2 ve 3 puanlık iki kırık birlikte √13 = 3,6 eder ve ağır (4) dereceye yuvarlanır.

Aynı kemikte iki kırık varsa iki puan mı verilir?

Hayır. Rehbere göre aynı kemikte birden fazla kırık varsa en ağır form (ayrıklı, parçalı, açık) değerlendirilir ve aynı kemik için skorlama yapılmaz. Skorlama yalnızca farklı kemiklerdeki kırıklar için kullanılır.

Kemik kırığı derecesini kim belirler?

Adli tıp uzmanı ya da adli raporu düzenleyen hekim, Adli Tıp Kurumu ile iki meslek derneğinin hazırladığı rehberdeki tabloya göre belirler. Tartışmalı dosyalarda mahkeme Adli Tıp Kurumu’nun ihtisas kurullarından rapor ister. Hâkim dereceyi kendi bilgisiyle belirleyemez.

Kırık derecesi kanunda yazıyor mu?

Hayır. TCK m.87/3 yalnızca cezanın kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılacağını söyler. Hafif-orta-ağır ayrımı ve 1-6 ölçeği adli tıp rehberindedir. Nakdi tazminat için düzenlenen sağlık kurulu raporunda ise bu ayrım Sağlık Raporları Yönetmeliği m.25’te açıkça sayılmıştır.

Kemik kırığı olan yaralama şikâyete bağlı mı?

Kasten yaralamada şikâyete bağlı değildir. Rehbere göre kırık ya da çıkık olan her yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif sayılmaz; bu nedenle şikâyete bağlı basit yaralama hükmü (m.86/2) uygulanamaz ve dosya şikâyetten vazgeçilse de devam eder.

Diş kırılması kemik kırığı sayılır mı?

Sayılmaz. Rehber diş kırıklarını kemik kırığı olarak kabul etmez; bu nedenle 87/3. madde uyarınca artırım yapılmaz. Ancak yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığına karar verilir. Birden fazla diş kaybında ayrıca organ işlevinin zayıflaması ya da yitirilmesi gündeme gelebilir.

Trafik kazasında kırık derecesi cezayı değiştirir mi?

Değiştirmez. Taksirle yaralamada kırık, TCK m.89/2-b uyarınca cezayı sabit olarak yarı oranında artırır. Derece, taksirli dosyada artırım oranını değil, temel cezanın belirlenmesini ve ayrıca açılacak tazminat davasındaki maluliyet değerlendirmesini etkiler.

Raporda kırık var ama derece yazmıyorsa ne olur?

Mahkeme artırım oranını belirleyemez ve ek rapor almak zorundadır. Derecesi belirlenmeden 87/3. madde uygulanarak kurulan hüküm Yargıtay’ca eksik inceleme gerekçesiyle bozulur. Taraflar ek rapor talebinde bulunabilir, CMK m.67/6 uyarınca uzmandan bilimsel mütalaa da alabilir.

Kırık derecesi maluliyet oranı mıdır?

Değildir. Derece kırığın oluştuğu anki ağırlığını 1-6 ölçeğinde gösterir ve ceza davasında kullanılır. Maluliyet oranı ise iyileşme sonrasında kalan kalıcı işlev kaybını yüzdeyle ifade eder ve tazminat davasında kullanılır. Ağır dereceli bir kırık iz bırakmadan iyileşirse maluliyet oranı düşük çıkabilir.


Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Adli tıp rehberi ve Yargıtay uygulaması zaman içinde değişebilir; dosyanıza ilişkin karar vermeden önce bir avukatla görüşmeniz önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.