
Mesai terimi, günümüzde hemen hemen her iş sektöründe ortaya çıkmakta ve birçok çerçeveden iş hukuku nezdinde uyuşmazlıklara neden olabilmektedir. Bunun önüne geçebilmek adına öncelikle fazla mesai kavramının sınırlamalarının iyi bilinmesi ve ardından da mesaiye kalacak bir işçinin haklarının altının çizilmesi önemlidir.
Fazla mesai saatlerinin ne kadar olacağı, fazla mesai yapan işçilerin ek kazancı, fazla mesai yapmak istemeyen işçilere ne olacağı veya fazla mesainin bir şart olup olmadığı gibi birçok konu da dolayısıyla her sektör çalışanının gündeminde olmaktadır. Buna göre, ilk adımda mesai kavramının doğru irdelenmesi ve akabinde de mesaiye kalan bir işçinin haklarından detaylıca söz edilmesi doğru olacaktır.
Mesai Nedir?
Kelime anlamı olarak bakıldığında belli bir zaman dilimi içerisindeki çalışma halini ve emek vermeyi içeren mesai, iş dünyasında ise çalışmaya başlama ve çalışmayı sonlandırma zamanları arasında geçen süreyi belirtmek amacıyla kullanılmaktadır. Bu sürenin dışında kalan ve yapılan işe devam edilen tüm saatler ise fazla mesai olarak adlandırılır.
Bir işçinin, iş sözleşmesinde yer alan zaman zarfından daha fazla çalışmasını içeren fazla mesai, olağan çalışma saati ücretlendirmesinin dışında ek ücrete tabi tutulmaktadır. Sınırlamaları İş Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca belirlenen ve işçinin normal şartlar altında, haftada toplam 45 saat çalışmasının dışındaki tüm emek ve hizmetini kapsayan fazla mesai statüsünde toplam çalışma süresi ise bir yılda 270 saatten fazla olamayacak şekilde kararlaştırılmıştır.
Her Çalışanın Mesaiye Kalma Zorunluluğu Var Mıdır?
Fazla mesai, çoğu çalışan için işe devamlılığın bir kuralı olmakla birlikte aynı zamanda bir mobbing şekli haline de gelebilmektedir. Ancak bunun çift taraflı rıza ile hayata geçirilecek bir hak olduğunu da unutmamak gerekir. Fazla mesai talep eden bir yöneticiye olumsuz yanıt vermenin, birçok çalışan için olumsuz geri dönüş olabileceğine dair düşünme şekli maalesef ki oldukça yaygındır. Bu noktada ise işçilerin söz konusu duruma yönelik haklarını bilmeleri faydalı olacaktır. Buna göre, aşağıdaki maddelerde yer alan bilgiler nezdinde karar verilebilir ve fazla mesai hakkı kullanılabilir:
- Çoğu iş yerinde bir kural olan fazla mesai hukuksal açıdan bir zorunluluk değildir.
- Fazla mesai için, normal mesai saatlerinin dışında geçerli olmak üzere işveren ve çalışan arasında bir anlaşmanın yapılması ve sınırların netleştirilmesi önemlidir.
- Fazla mesai adı altında hiçbir işçinin fazla çalışmaya zorlanması mümkün değildir. Ayrıca, fazla mesai yapan bir işçinin de muhakkak ek ücreti ödenmeli ve önceden anlaşıldıysa yol ve yemek gibi ekstraları da işveren tarafından karşılanmalıdır.
- İşin niteliğine göre hızlandırılması, fayda sağlanması ve benzeri birçok sebeple gündeme gelebilen fazla mesai ile ilgili işçinin rızası mutlaka alınmalı ve yasal yükümlülüğü veya zorunluluğu bulunmayan bu konuyla ilgili muhakkak açık ve yazılı ifadelerin bulunduğu, ıslak imzalı bir anlaşma yapılmış olmalıdır.
Hangi Grup İşçilere Fazla Mesai Yaptırılması Yasaktır?
Fazla mesainin bir zorunluluk olmaması, elbette ki daha iyi bir iş çıkarmak isteyen, işi zamanında tamamlamayı hedefleyen veya ek kazanç elde etmek isteyen işçilerin bu haklarını tamamen göz ardı etmesi anlamına gelmemektedir. Ancak, bazı durumlarda çalışanlara fazla mesai yaptırılmasının yasak olduğunun da altını çizmek gerekmektedir. Öyle ki başta 18 yaşını doldurmamış işçiler olmak üzere aşağıdaki niteliklere uygun olan çalışanlara fazla mesai yaptırılması hukuken engellenmiştir:
- Yeni doğum yapmış olan, emziren veya hamile olan kadın çalışanlar,
- Sağlık durumu fazla çalışmayan elverişli olmayan kişiler,
- Kısmi süreli iş sözleşmesine sahip işçiler,
- Yer altında çalışan maden işçileri.
Maden işçilerinin çalışma şartlarına dair kurallar, normal bir çalışanınkinden farklılık göstermektedir. Bu esasla, maden işçilerinin günlük 7 buçuk saat ve haftalık 37 buçuk saatin üzerinde çalıştırılması yasa dışı sayılmaktadır.
Fazla Mesai Yapmak İstemeyen Bir İşçi İşten Çıkarılabilir Mi?
Bir işçinin fazla mesai yapmak istememesi, işten çıkarılma korkusunu da beraberinde getirmektedir. Öte yandan, bunun bir zorunluluk olmadığının farkında olan işçi için hakkını arama yollarına başvurması da gerekli olacaktır. Fazla mesai yapmak istememesinin akabinde çalışanın iş sözleşmesinin feshedilmesi durumu, haksız fesih sayılmakta ve ilgili hükümlere tabi şekilde değerlendirilmektedir. Bu ve benzeri olumsuzlukların yaşanmaması adına işçi kadar işverenin de doğru bilgilere vakıf olması önemlidir.
Dolayısıyla işçinin en başından itibaren fazla mesaiye yönelik rızasının zorlanmaksızın alınması ve bunun yazılı olarak belgelenmesi gerekmektedir. Devamında, hiçbir koşulda iş feshi haklı kabul edilmeyecektir. Bu şekilde iş akdi sonlandırılan bir çalışanın ise haksız fesih sebebiyle meydana gelen zararları işveren tarafından karşılanmalı, varsa işverene cezai şartlar uygulanmalı ve ayrıca çalışanın hakkı olan ihbar ve kıdem tazminatları da zamanında ve eksiksiz olarak ödenmelidir. Böyle bir durumda, haksız fesih ispat yükü de çalışanda olacaktır.
Fazla Mesaiye Kalmayan Çalışan İçin Tutanak Tutulabilir Mi?
Fazla mesaiye kalmayan bir işçi hakkında tutanak tutulması, tamamen bu konu ile ilgili daha önce yapılan anlaşmanın çerçevesiyle ilgilidir. Buna göre, daha önce işveren ve işçi arasında fazla mesaiye kalmaya yönelik olumlu bir anlaşma yapıldıysa ve buna rağmen çalışan tarafından şartlara uyulmuyorsa, işverenin tutanak tutma hakkı doğacaktır. Ancak, böyle bir yazılı anlaşmanın olmadığı durumda, işçinin fazla mesaiye kalmasını gerektirecek resmi bir koşulda söz edilemiyorsa, işverenin ilgili durum için işçiyi zorlama hakkı bulunmamaktadır.
Fazla Mesai İçin Koşullar Nelerdir?
Bir işçinin fazla mesai yapması, belli başlı koşullara bağlı olmakta ve bunların başında da işçinin rızası gelmektedir. İş Kanunu’nun 41. maddesinde de detaylıca yer verilen bu husus, çalışanın onayı olmaksızın mesai yapması olasılığını dolayısıyla ortadan kaldırmaktadır. Çalışanın rızası ise muhakkak yazılı bir şekilde alınmalıdır. Bu, işveren ve işçi arasındaki bir sözleşme olarak da ortaya konulabilir.
Öte yandan fazla mesainin söz konusu olduğu, ancak işçinin rızasının yazılı halde bulunmadığı durumlarda da fazla mesai ücretinin tam olarak ödenmesi bir zorunluluktur. Aksi halde, durumu ispat edebilen işçinin fazla mesai davası açma ve ücreti bu şekilde talep etme hakkı da bulunmaktadır. İşçinin rızası dışındaki bir diğer fazla mesai koşulu ise kanun nezdinde belirlenen maksimum çalışma süresi ile ilişkilidir. İş Kanunu’nun 63. maddesinde ele alındığı üzere, bir işçinin maksimum çalışma süresi haftada 45 saat ile sınırlandırılmış ve bu sürenin aşılması ile gerçekleştirilen tüm çalışmaların fazla mesai olarak değerlendirilmesi kuralı esas alınmıştır. Bu kural, bazı denkleştirilmeler ile esnetilebilse de maksimum çalışma süresinin aşıldığı her halin fazla mesai sayılması ve buna göre ücretlendirilmesi durumu bakidir.
Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır?
Fazla mesai yapan bir işçinin emeğinin karşılığı ücretlendirilebileceği gibi fazladan serbest zaman ile de verilebilmektedir. Bu durumda işçinin rızası var ise fazla çalışma süresinin karşılığı, fazla mesainin yapıldığı her saat için 1 saat 30 dakikalık serbest zaman olarak hesaplanabilir. Ancak, işçi bu şekilde bir karşılık istemezse fazla mesai ücreti hesaplanmalı ve eksiksiz ödenmelidir. Bu hesaplamada ilk olarak çalışanın aylık brüt maaşından saatlik ücreti bulunmaktadır. Bu, brüt maaşın çalışılan saat sayısına bölünmesi ile ortaya çıkmaktadır. Hemen akabinde ise iş sözleşmesinde yer verilen hali ile haftalık 45 saat veya daha az olan çalışma süresi belirlenir ve geriye kalan tüm çalışma süreleri fazla mesai olarak ele alınır. Ülkemizde genellikle fazla mesai ücreti, normal mesai ücretinin %50 fazlası, yani 1,5 katı olarak ödenmektedir. Yapılan fazla mesai saati tam olarak ortaya çıktıktan sonra hesaplama şu şekilde yapılabilmektedir:
Fazla çalışılan mesai saati x fazla mesai ücreti = Ödenmesi gereken toplam fazla mesai ücreti
Söz konusu hesaplama genel geçer olsa da yapılacak iş sözleşmelerine göre farklılık gösterebilmektedir.
Bayram ve Resmi Tatillerde Fazla Mesai
Resmi tatillerde veya bayramlarda işçilere yaptırılacak fazla mesai için daha farklı yasal hükümlerin bulunduğunu bilmek önemlidir. Bunun asıl sebebi, fazladan mesai ile ilgili yapılan genel geçer düzenlemelerin, yalnızca iş günleri için geçerli olmasıdır. Tatil günlerinde, çalışanlarından fazla mesai yapmalarını isteyen bir işverenin ise saat gözetmeksizin tam gün için %100 zamlı şekilde fazla mesai ücreti ödemesi gerekmektedir. Bayram ve resmi tatillerde ödenecek bu ücretle ilgili hükümler de yine İş Kanunu’ndaki madde 47 ile düzenlenmiştir.
Fazla Mesai Davası Nedir?
Fazla mesai ve bunun ücretlendirilmesi ile ilgili olarak işveren ve işçi arasında çeşitli anlaşmazlıklar çıkarsa, bu durumda görevli İş Mahkemeleri ile hukuki çözüme gidilebilmektedir. Fazla mesai ücretini hiç alamayan veya eksik alan bir işçinin açabileceği fazla mesai davası için ilk adımda, arabuluculuk hizmeti alma zorunluluğu bulunmaktadır. Mahkemenin şart koştuğu bu yol ile tarafların uzlaşması sağlanamadığında ise işçi statüsündeki davacı, arabuluculuk ile anlaşmaya varılamadığını ispatlayan tutanağı ve görevli arabulucunun onaylı dava dilekçesini de dosyaya ekleyerek ilgili mahkemeye başvurabilmektedir.
Fazla mesai davasının hukuki açıdan sürdürülebilmesi adına işçinin fazla mesai yaptığını çeşitli yollarla ispatlaması önemli ve gereklidir. İşverenin, söz konusu durumu kabul etmemesi halinde ise fazla mesai ücretini ödediğine dair geçerli belgeleri sunması beklenir. Öte yandan, fazla mesai ücretini alamayan işçinin haklı fesih hakkından da yararlanabilmesi mümkündür. Bu sayede işçi, iş akdini sonlandırabilir ve akabinde dava açabilir. İşçi iddiasını ispat ettiği takdirde, fazla mesai ücreti faiziyle birlikte kendisine ödenecektir.
Fazla Mesai Davasında İspat ve Zamanaşımı
Diğer tüm dava türlerinde olduğu gibi fazla mesai davasında da ispat zorunluluğu mevcuttur. Bu noktada çalışanın, fazla mesai yaptığını ve buna rağmen ücret almadığını çeşitli kanıtlarla mahkemeye sunması gerekmektedir. Bu kanıtlar arasında en önemlileri ise tanık beyanları, maaş bordroları, fiziki veya elektronik halde bulunan yazılı her türlü belge, kamera kayıtları ve işyerindeki çalışma saatlerini veya giriş ve çıkışları gösteren tüm kayıtlardır. Tüm bu deliller, hak edildiği halde alınamayan fazla mesai ücretinin uygun haliyle ödenmesi adına büyük rol oynayabilmektedir.
Bununla birlikte, fazla mesai davalarındaki zaman aşımı süresinin de 5 yıl olduğunu belirtmek gerekir. İş Kanunu’nun 32. maddesinde belirtilen bu husus ile zaman aşımı öncesinde dava açan haklı işçilerin fazla mesai alacaklarını talep edebilmeleri söz konusu olmaktadır.
Fazla Mesai İçin Form Dolduran Bir İşçi Sonradan Mesai Yapmaktan Vazgeçebilir Mi?
İş sözleşmesi sürecinde fazla mesai konusunda onaylı form dolduran bir işçi, fazla mesai hakkından vazgeçse bile yazılı onay tarihinden tam bir ay sonra bu iradesi hüküm ifade etmektedir. Buna göre, ilgili 1 ay süresince işçinin fazla mesai yapması söz konusu olabilmekte; ancak 1 ayın sonunda aynı işçi fazla mesai için işveren tarafından zorlanamamaktadır. Vazgeçme hakkını takip eden ilk 1 ayda da işçinin fazla mesaiye kalmaması durumunda işveren tarafından tutanak tutulabilmektedir.






