Ceza Hukuku

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Nedir?

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Nedir

Mükerrirlere özgü infaz rejimi, daha önce kesinleşmiş bir mahkûmiyeti bulunan kişinin yeni suçundan aldığı cezanın daha ağır koşullarda infaz edilmesidir. Süreli hapiste koşullu salıverilme oranı yarıdan üçte ikiye çıkar, cezanın infazı bittikten sonra ayrıca bir denetim süresi başlar. 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun bu rejimin en sert hükmünü değiştirdi: ikinci defa tekerrür hâlinde koşullu salıverilme artık mümkün.

Tekerrürün hangi anda doğduğu, hangi sürelerin işlediği, mükerrire uygulanan oranlar ve 2025 değişikliğinin kimleri kapsadığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un lafzıyla ele alınmıştır.

Kısaca

  • Tekerrür ne zaman doğar: önceki hükmün kesinleşmesi yeterlidir, cezanın çekilmiş olması şart değildir (TCK m.58/1)
  • Süreli hapiste oran: üçte iki (5275 m.108/1-d)
  • İkinci defa tekerrür: 4/6/2025’ten itibaren koşullu salıverilme var, oran dörtte üç
  • İnfaz bittikten sonra: bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi, en fazla beş yıl
  • Zaman sınırı: önceki ceza beş yıldan fazlaysa beş yıl, değilse üç yıl geçtikten sonra tekerrür uygulanmaz

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Nedir?

Mükerrirlere özgü infaz rejimi, tekerrür hükümleri uygulanan hükümlünün cezasının genel infaz kurallarından farklı biçimde çektirilmesidir. Dayanağı TCK m.58/6’dır: “Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.”

Rejimin iki ayağı vardır. Birincisi infaz kurumunda geçirilecek sürenin uzaması, ikincisi ceza bittikten sonra devam eden denetim. m.58/7’ye göre mahkûmiyet kararında bu rejimin ve infazdan sonraki denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı ayrıca belirtilir. Yani mükerrirlik, infaz aşamasında keşfedilen bir durum değil, hükümde yazılı bir belirlemedir.

m.58/9 aynı rejimin itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedileceğini söyler. Bu kişilerde önceki bir mahkûmiyet aranmaz; rejim doğrudan kişinin sıfatına bağlanır.

Tekerrür İçin Önceki Cezanın Çekilmiş Olması Gerekir mi?

Gerekmez. Bu, uygulamada en sık yanlış bilinen noktadır. TCK m.58/1 bunu ayrı bir cümleyle vurgular: “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.

Ölçüt, önceki hükmün kesinleşmesidir. Kişi cezasını hiç çekmemiş, cezası ertelenmiş ya da denetimli serbestlikle infaz ediliyor olsa dahi, hüküm kesinleştikten sonra işlediği yeni suç bakımından tekerrür hükümleri devreye girer. Buna karşılık kesinleşme henüz gerçekleşmemişse — dosya istinafta ya da temyizde bekliyorsa — bu sırada işlenen suç tekerrüre esas alınmaz. Kanun yollarının işleyişi için kararın üst mahkemeye taşınması yazımıza bakılabilir.

Tekerrür Hükümleri Ne Kadar Süre Sonra Uygulanmaz?

Tekerrürün bir ömür boyu sürmesi söz konusu değildir. TCK m.58/2 iki ayrı süre belirler ve bu sürelerin başlangıcı cezanın infaz edildiği tarihtir.

Önceki mahkûmiyetTekerrür süresiBaşlangıç
Beş yıldan fazla süreyle hapis cezası5 yılCezanın infaz edildiği tarih
Beş yıl veya daha az süreli hapis3 yılCezanın infaz edildiği tarih
Adlî para cezası3 yılCezanın infaz edildiği tarih

Bu süreler geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. Buradaki ince ayrım şudur: tekerrürün doğması için kesinleşme yeterlidir, ancak tekerrür süresinin işlemeye başlaması infaza bağlıdır. İki fıkra farklı anları esas aldığı için birbirine karıştırılmamalıdır.

Hangi Hâllerde Tekerrür Uygulanmaz?

TCK m.58 dört ayrı sınır koyar.

  • Kasıtlı ve taksirli suçlar arasında tekerrür yoktur (m.58/4). Trafikte taksirle yaralamadan mahkûm olan kişinin sonradan işlediği kasıtlı suç bakımından tekerrür hükümleri uygulanmaz.
  • Sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür yoktur (m.58/4).
  • Onsekiz yaşını doldurmadan işlenen suçlar tekerrüre esas olmaz (m.58/5). Fiilin işlendiği sıradaki yaş esas alınır, hükmün verildiği tarihteki yaş değil.
  • Yabancı ülke mahkemesi kararları kural olarak tekerrüre esas olmaz (m.58/4). Bunun istisnası kanunda sayılmıştır: kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları.

Bir de sonuca etki eden ayrı bir hüküm vardır. m.58/3’e göre tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunur. Mükerrir açısından adlî para cezası seçeneği kapanır.

Mükerrirde Koşullu Salıverilme Oranı Nedir?

5275 s.K. m.108/1, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan cezalar için ayrı süreler belirler. Genel rejimle karşılaştırıldığında fark her kalemde görülür.

CezaGenel rejim (m.107)Mükerrir (m.108/1)
Ağırlaştırılmış müebbet30 yıl39 yıl
Müebbet24 yıl33 yıl
Birden fazla süreli hapisEn fazla 28 yılEn fazla 32 yıl
Süreli hapisCezanın yarısıCezanın üçte ikisi

m.108/1’in son cümlesi bir üst sınır kuralı getirir: koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından, tâbi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Yani zaten üçte dört oranına tâbi bir suçta mükerrirlik oranı üçte ikiye düşürmez.

Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbette sürelerin genel rejimde nasıl hesaplandığı, birden fazla mahkûmiyette hangi tavanların uygulandığı müebbet hapis cezasında yatar süresi yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi: 4 Haziran 2025 Değişikliği

Bu rejimin en sert hükmü ikinci defa tekerrüre ilişkindi. Değişiklikten önce 5275 s.K. m.108/3, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğini öngörüyordu. Cezanın tamamı infaz kurumunda çekiliyordu.

4 Haziran 2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesi bu hükmü değiştirdi. Maddenin bugünkü hâli şöyledir: “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır.”

Sonuç şudur: ikinci defa mükerrir olan hükümlü artık koşullu salıverilmeden yararlanabilir, ancak süreli hapis cezasının dörtte üçünü infaz kurumunda çekmesi gerekir. Aynı kanunla m.108/2’ye de bir cümle eklenmiştir. İkinci fıkra, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağını söyler; eklenen cümleyle bu sınırın ikinci defa tekerrür hâlinde uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Durum4/6/2025 öncesiBugün
İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilmeYokVar
Süreli hapiste oranCezanın tamamıDörtte üç
Eklenecek miktar sınırı (m.108/2)Uygulanırİkinci tekerrürde uygulanmaz

Hükümde ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi zorunludur (m.108/3 son cümle). Bu belirleme yoksa infaz aşamasında ikinci tekerrür rejimi kendiliğinden işletilemez.

Kanun metninin tamamı için: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun

Cezanın İnfazı Bittikten Sonra Denetim Süresi

Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ikinci ayağı, cezanın bitiminden sonra başlayan denetimdir. 5275 s.K. m.108/4’e göre infaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. m.108/6 bu sürenin uzatılabileceğini, ancak en fazla beş yıla kadar uzatılabileceğini söyler.

m.108/5 uyarınca bu denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Denetim, cezanın bir parçası olarak değil, cezanın tamamlanmasından sonra işleyen ayrı bir dönem olarak kurgulanmıştır. Bu yönüyle koşullu salıverilme sonrası denetim süresinden farklıdır.

Denetim süresindeki yükümlülüklere aykırılığın yaptırımı

m.108/7 açık bir yaptırım öngörür: cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararıyla disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.

Denetim döneminde uygulanabilecek tedbirlerden biri elektronik izlemedir; uygulamanın kapsamı ve işleyişi için elektronik kelepçe uygulaması yazımıza bakılabilir.

Mükerrir Açık Cezaevine Ayrılabilir mi?

Burada birinci ve ikinci tekerrür arasındaki fark netleşir. 5275 s.K. m.14/2-a, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanların cezalarının doğrudan açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğini söyler. Ancak aynı bent bir istisna listesi taşır: terör suçları, örgüt suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler bu imkândan yararlanamaz.

Yani ilk kez mükerrir olan kişi, cezası üç yıl veya altındaysa doğrudan açık kuruma alınabilir; ikinci defa mükerrir olan kişi alınamaz. Açık kuruma ayrılmanın genel şartları ve buradan denetimli serbestliğe geçiş için açık cezaevine ayrılma şartları yazımıza bakılabilir.

Uyuşturucu ve Cinsel Suçlarda Oran Neden Dörtte Üç?

Bu oran çoğu kaynakta koşullu salıverilmeyi düzenleyen 107. maddeye bağlanır; oysa dayanağı 108. maddenin dokuzuncu fıkrasıdır. m.108/9, birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin TCK m.102/2’de tanımlanan cinsel saldırı, m.103’te tanımlanan çocukların cinsel istismarı, m.104/2-3’te tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki ve m.188’de tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında da uygulanacağını söyler. 7242 sayılı Kanun’la eklenen cümle ise süreli hapis cezaları bakımından oranın dörtte üç olacağını belirtir.

Bu kişiler mükerrir olmasalar da m.108/1’deki süreler kendilerine uygulanır. Fıkranın devamında sayılan tedavi ve yükümlülükler bakımından ise kanun ayrım yapar: “188 inci madde hariç olmak üzere” bu suçlardan mahkûm olanlar hakkında tıbbi tedaviye tabi tutulma, tedavi amaçlı programlara katılma, mağdurun oturduğu yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanma gibi yükümlülüklerden birine veya birkaçına karar verilir. Uyuşturucu ticareti suçu bu yükümlülük listesinin dışında bırakılmıştır. m.108/10 ayrıca bu fıkranın çocuklar hakkında uygulanmayacağını söyler.

Süreli hapis cezalarında oranın hesaba nasıl yansıdığı ve suç tipine göre nasıl değiştiği süreli hapiste yatar hesabı yazımızda örneklerle gösterilmiştir.

Önceki Mahkûmiyet Olmadan da Bu Rejim Uygulanır mı?

Uygulanır. TCK m.58/9, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonraki denetimli serbestlik tedbirinin itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedileceğini söyler. Bu üç kişi grubunda önceki bir mahkûmiyetin kesinleşmiş olması aranmaz; rejim kişinin suç işleme biçimine bağlanır.

Üç kavramın tanımı TCK m.6’da yapılmıştır ve tanımlar oldukça dardır.

KavramTCK m.6’daki tanım
İtiyadi suçluKasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi
Suçu meslek edinen kişiKısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi
Örgüt mensubu suçluBir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte ya da tek başına suç işleyen kişi

İtiyadi suçluluk için aranan üç unsur birlikte gerçekleşmelidir: suçların kasıtlı olması, bir yıllık süre içinde işlenmesi ve sayının ikiyi aşması. Aynı zamanda işlenen suçlar bu tanıma girmez; kanun “farklı zamanlarda” der. Tanımın kapsamına suçun temel şeklinin yanında daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri de girdiğinden, aynı suç tipinin farklı ağırlıktaki görünümleri birlikte sayılır. Mahkeme bu belirlemeyi de m.58/7 uyarınca kararında göstermek zorundadır.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Hesaplama Nasıl Yapılır?

Hesap üç adımdan oluşur: cezanın türünü belirlemek, uygulanacak oranı m.108’den okumak ve mahsup edilecek süreleri düşmek. Genel rejimde süreli hapiste yarı oranı uygulanırken mükerrirde üçte iki, ikinci defa tekerrürde dörtte üç oranı işler. Aynı ceza miktarının üç rejimde nasıl farklı sonuç verdiği aşağıdaki tabloda görülebilir.

Süreli hapis cezasıGenel rejim (1/2)Mükerrir (2/3)İkinci tekerrür (3/4)
3 yıl1 yıl 6 ay2 yıl2 yıl 3 ay
6 yıl3 yıl4 yıl4 yıl 6 ay
9 yıl4 yıl 6 ay6 yıl6 yıl 9 ay
12 yıl6 yıl8 yıl9 yıl

Tablodaki rakamlar koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreleri gösterir; hükümlünün fiilen kurumda kalacağı süre değildir. Bu sürenin son diliminde denetimli serbestlik devreye girebilir ve kurumda geçen zaman kısalır. Ayrıca TCK m.63 uyarınca tutuklulukta geçen süreler cezadan indirildiğinden, hesabın başlangıç noktası hükmedilen ceza değil mahsuptan sonra kalan miktardır.

İki nokta hesabı ayrıca etkiler. Birincisi, m.108/1’in son cümlesi gereği koşullu salıverilme oranı zaten üçte ikiden yüksek olan suçlarda o suça ait oran korunur; mükerrirlik oranı aşağı çekmez. İkincisi, birden fazla mahkûmiyetin birleşmesi hâlinde m.108/1-c devreye girer ve birden fazla süreli hapis cezasında infaz kurumunda geçirilecek süre en fazla otuz iki yıl olur.

1 Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Hesaplama

Tekerrürün ilk kez uygulandığı dosyada hesabın çekirdeği tek bir orandır: koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre, genel rejimdeki yarı yerine üçte ikidir. Altı yıllık süreli hapis cezasında genel rejimde 3 yıl aranırken mükerrirde 4 yıl aranır; aradaki bir yıllık fark doğrudan tekerrür hükmünden doğar, hükmedilen ceza miktarı değişmemiştir.

Bu rakam üzerine iki düzeltme yapılır. Tutuklulukta geçen süreler TCK m.63 uyarınca cezadan indirildiği için hesabın başlangıcı hükmedilen ceza değil, mahsuptan sonra kalan miktardır. Ardından, koşullu salıverilme oranı zaten üçte ikiden yüksek olan bir suç söz konusuysa o suça ait oran korunur — tekerrür oranı yukarı çeker, aşağı çekmez. Cezanın infazı bittiğinde ilişki kesilmez: mükerrirde infaz sonrası denetim süresi ayrıca uygulanır ve bu süre koşullu salıverilme hesabının dışındadır.

Mükerrirlik Denetimli Serbestliği Etkiler mi?

Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihine kadar olan son dilimin kurum dışında infaz edilmesidir ve 5275 s.K. m.105/A’da düzenlenmiştir. Mükerrirlik bu imkânı doğrudan kapatmaz; ancak koşullu salıverilme tarihini ileri attığı için denetimli serbestliğe geçiş tarihi de aynı ölçüde geriye kayar.

Asıl kısıt açık kuruma ayrılmada ortaya çıkar. m.105/A/1 denetimli serbestlikten yararlanabilmek için hükümlünün açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunmasını arar. İkinci defa mükerrir olan kişi m.14/2-a uyarınca doğrudan açık kuruma alınamadığından, açık kuruma ayrılma değerlendirmesi tamamlanmadan denetimli serbestlik gündeme gelmez.

Mükerrire cezanın infazından sonra uygulanan denetim süresi ile denetimli serbestlik de karıştırılmamalıdır. Denetimli serbestlik cezanın infaz biçimidir ve koşullu salıverilme tarihinde sona erer; m.108/4’teki denetim süresi ise infaz tamamlandıktan sonra başlar. Denetimli serbestliğin şartları ve süreleri için denetimli serbestlik şartları yazımıza bakılabilir.

Sık Karıştırılan Noktalar

  • Tekerrür bir ceza artırımı değildir. Verilen cezanın miktarı artmaz; infaz rejimi ağırlaşır. Tek istisna m.58/3’teki seçimlik yaptırım kuralıdır.
  • Önceki cezanın çekilmiş olması aranmaz. Kesinleşme yeterlidir (m.58/1).
  • Tekerrür süresi hükümle değil infazla başlar. m.58/2’deki beş ve üç yıllık süreler cezanın infaz edildiği tarihten işler.
  • İkinci tekerrürde artık koşullu salıverilme vardır. 4 Haziran 2025 öncesine ait kaynaklar “koşullu salıverilmez” yazar; hüküm değişmiştir.
  • Denetim süresi cezanın içinde değildir. İnfaz tamamlandıktan sonra başlar ve en az bir yıl sürer.
  • Mükerrirlik infazda değil hükümde belirlenir. m.58/7 uyarınca mahkeme, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonraki denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağını kararında göstermek zorundadır; kararda yer almayan bir belirleme infaz aşamasında sonradan eklenemez.
  • Adli sicil kaydının silinmesi tekerrürü ortadan kaldırmaz. Ölçüt m.58/2’deki sürelerdir. Sicil kaydının silinme şartları için adli sicil kaydı sildirme yazımıza bakılabilir.

Hükümde Tekerrür Yazıyorsa Ne Yapılmalı?

Mükerrirlik hükümde belirlenir ve infazın tamamını etkiler. Kararda tekerrür hükümlerinin uygulandığı yazıyorsa, önceki mahkûmiyetin kesinleşme tarihinin, m.58/2’deki sürenin dolup dolmadığının ve suçların kasıtlı-taksirli ayrımına uyup uymadığının denetlenmesi gerekir. Bu unsurlardan biri eksikse tekerrür uygulanamaz.

Denetlenmesi gereken üç tarih vardır: önceki hükmün kesinleşme tarihi, önceki cezanın infaz edildiği tarih ve yeni suçun işlendiği tarih. Tekerrür birinci tarihten sonra işlenen suçlarda doğar; ikinci tarihten itibaren işleyen beş ya da üç yıllık süre dolduktan sonra ise artık uygulanamaz. Bu tarihlerden biri dosyada hatalı yazılmışsa sonuç doğrudan değişir. Uygulamada karşılaşılan bir başka durum, önceki mahkûmiyetin taksirli bir suça ait olmasına rağmen tekerrüre esas alınmasıdır; m.58/4 buna açıkça engeldir.

Kararın kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan hesap uyuşmazlıkları infaz hâkimliğine taşınır. Hükümdeki tekerrür belirlemesinin ve müddetnamedeki oranın kanuna uygunluğunun değerlendirilmesi için ceza hukuku alanında dava takibi hizmetimiz kapsamında başvuruda bulunabilirsiniz.

Cezanın ne kadarının infaz kurumunda geçeceği suç tarihine göre değişen dört ayrı rejime bağlıdır. Kendi dosyanızdaki tarihe göre hesap yapmak için infaz (yatar) hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz; araç koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik sürelerini ayrı ayrı gösterir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mükerrirlere özgü infaz rejimi ne demek?

Tekerrür hükümleri uygulanan hükümlünün cezasının daha ağır koşullarda infaz edilmesidir. Süreli hapiste koşullu salıverilme oranı üçte ikiye çıkar ve cezanın infazı bittikten sonra ayrıca denetim süresi işler.

Tekerrür için önceki cezayı çekmiş olmak gerekir mi?

Gerekmez. TCK m.58/1 açıkça “bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez” der. Önceki hükmün kesinleşmiş olması yeterlidir.

Mükerrirde koşullu salıverilme oranı kaçtır?

Süreli hapis cezalarında cezanın üçte ikisidir (5275 m.108/1-d). İkinci defa tekerrür hâlinde bu oran dörtte üç olarak uygulanır.

İkinci defa mükerrir koşullu salıverilir mi?

Evet. 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’la m.108/3 değiştirilmiştir; ikinci defa tekerrürde koşullu salıverilme mümkündür, süreli hapiste oran dörtte üçtür. Bu tarihten önce koşullu salıverilme öngörülmüyordu.

Tekerrür kaç yıl sonra düşer?

Önceki mahkûmiyet beş yıldan fazla süreyle hapis cezasıysa infaz tarihinden itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezasıysa üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz.

Taksirli suç tekerrüre esas olur mu?

Olmaz. TCK m.58/4 uyarınca kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.

Çocukken işlenen suç tekerrüre esas alınır mı?

Alınmaz. m.58/5 uyarınca fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

Mükerrire adlî para cezası verilebilir mi?

Kanun maddesinde hapis ile adlî para cezası seçimlik olarak öngörülmüşse verilemez. m.58/3 uyarınca tekerrür hâlinde hapis cezasına hükmolunur.

Mükerrire uygulanan denetim süresi ne kadardır?

İnfaz hâkimi, cezanın infazı tamamlandıktan sonra başlamak üzere bir yıldan az olmamak kaydıyla belirler. Süre en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.

Denetim süresinde yükümlülüğe uyulmazsa ne olur?

m.108/7 uyarınca infaz hâkimi kararıyla disiplin hapsi uygulanır. Süresi on beş günden az, üç aydan fazla olamaz.

Mükerrir doğrudan açık cezaevine alınır mı?

İlk kez mükerrir olan kişi, kasıtlı suçtan toplam üç yıl veya daha az ceza almışsa doğrudan açık kuruma alınabilir. İkinci defa mükerrir olanlar m.14/2-a’daki istisna listesinde yer aldığından bu imkândan yararlanamaz.

Sabıka kaydı silinirse tekerrür ortadan kalkar mı?

Kalkmaz. Tekerrürün uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen ölçüt TCK m.58/2’deki beş ve üç yıllık sürelerdir; adli sicil kaydının silinmiş olması bu süreleri değiştirmez.

Buradaki açıklamalar 5237 ve 5275 sayılı Kanunların yürürlükteki metinlerine dayanır, genel bilgilendirme amaçlıdır. Tekerrürün uygulanıp uygulanmayacağı her dosyada önceki hükmün tarihine ve suçun niteliğine göre değiştiğinden, kendi durumunuz için bir avukatla görüşmeniz gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir