handan sayan ozgul

Mahkeme Kararının Bir Üst Mahkemeye Taşınması: İstinaf Süresi ve Sonrası

Mahkeme Kararının Bir Üst Mahkemeye Taşınması: İstinaf Süresi ve Sonrası

Mahkeme Kararının Bir Üst Mahkemeye Taşınması

Mahkeme kararının bir üst mahkemeye taşınması, hukuk dilinde istinaf kanun yoluna başvurmak anlamına gelir ve kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçeyle yapılır. İlk derece mahkemesinin kararını beğenmeyen taraf, dosyayı doğrudan Yargıtay’a değil, önce kendi bölgesindeki bölge adliye mahkemesine götürür. Bu aşama 2016’dan bu yana Türk yargı sisteminin standart ikinci basamağıdır.

Uygulamada en çok karıştırılan iki nokta var: birincisi istinafın “davanın baştan görülmesi” olmadığı, ikincisi de bölge adliye mahkemesinin hukuk davalarında karar bozmadığı. Aşağıdaki bölümlerde sürelerin 2024 ve 2025’te değişen hâlini, 2026 için geçerli parasal sınırları ve dosyanın istinaftan sonra hangi kapıya gideceğini kanun maddeleriyle birlikte ele alıyoruz.

Özet

Mahkeme kararının bir üst mahkemeye taşınmasının adı istinaftır; başvuru bölge adliye mahkemesine yapılır. Kısaca:

  • Süre: Hukuk davalarında iki hafta, ceza davalarında da iki hafta (2024’te 7 günden çıkarıldı), idari yargıda otuz gün.
  • Parasal sınır (2026): Malvarlığı davalarında 50.000 TL’yi geçmeyen kararlar kesindir; istinaf sonrası temyiz sınırı 682.000 TL’dir.
  • Ne kadar sürer: Adalet İstatistikleri 2025’e göre bölge adliye mahkemelerinde ortalama görülme süresi 301 gün; hukuk dairelerinde 371, ceza dairelerinde 245 gün.
  • “Bozma” ayrımı: Hukuk davasında bölge adliye mahkemesi kararı kaldırır, bozmaz; bozma yetkisi ceza dairelerine ve Yargıtay’a aittir.
  • Sonrası: Temyiz yolu açıksa Yargıtay veya Danıştay; kapalıysa karar kesinleşir ve sıra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruya gelir.

Yazıda hangi başlıklar var?

Mahkeme Kararının Bir Üst Mahkemeye Taşınmasına Ne Denir?

Mahkeme kararının bir üst mahkemeye taşınmasına istinaf denir. Kararı inceleyen merci, adli yargıda bölge adliye mahkemesi (kısaca BAM veya halk arasındaki adıyla istinaf mahkemesi), idari yargıda ise bölge idare mahkemesidir. Bu mahkemeler 20 Temmuz 2016’da fiilen çalışmaya başladı; öncesinde ilk derece kararları doğrudan Yargıtay’a ya da Danıştay’a giderdi.

Terim karışıklığının kaynağı şu: “üst mahkeme” günlük dilde hem istinafı hem temyizi karşılıyor, oysa ikisi ayrı basamak ve ayrı yetkiye sahip. Kanun yolu sıralaması adli yargıda ilk derece mahkemesi → bölge adliye mahkemesi → Yargıtay şeklinde işler. Kanun yolunun temel kavramlarını ve dilekçenin nasıl hazırlanacağını ayrıntılı biçimde ele aldığımız istinaf nedir, başvuru ve süresi yazımızda bulabilirsiniz.

İstinaf ile Temyiz Arasındaki Temel Fark

İstinaf mahkemesi hem maddi olayı hem hukuka uygunluğu denetler: gerekirse duruşma açar, tanık dinler, bilirkişi raporundaki eksiği tamamlatır ve doğrudan yeni bir hüküm kurabilir. Yargıtay ise kural olarak yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar; olayın nasıl gerçekleştiğini yeniden araştırmaz.

Ölçüt İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) Temyiz (Yargıtay)
Denetim kapsamı Maddi olay + hukuka uygunluk Kural olarak yalnızca hukuka uygunluk
Duruşma Açabilir, tanık ve bilirkişi dinleyebilir Kural olarak dosya üzerinden
Kendi hükmünü kurma Kurabilir (kaldırıp yeniden hüküm) Kuramaz; bozar ve gönderir
Başvuru süresi (hukuk) Tebliğden itibaren 2 hafta Tebliğden itibaren 2 hafta
Parasal sınır (2026, hukuk) 50.000 TL 682.000 TL

Dosya Hangi Bölge Adliye Mahkemesine Gider?

Dosya, kararı veren mahkemenin bağlı olduğu yargı çevresindeki bölge adliye mahkemesine gönderilir; tarafların tercih hakkı yoktur. İstinaf dilekçesi kararı veren mahkemeye verilebileceği gibi başka bir yer mahkemesine de verilebilir (HMK m. 343); o mahkeme dilekçeyi kaydeder, alındı belgesi verir ve dosyayı ilgili yere ulaştırır. Dilekçede yanlış daire gösterilmiş olması başvuruyu geçersiz kılmaz, dosya doğru daireye yönlendirilir.

Üst Mahkemeye Gitmek Ne Demek?

Üst mahkemeye gitmek, davanın sıfırdan yeniden görülmesi değil, verilmiş kararın denetlenmesi demektir. Bölge adliye mahkemesi dosyayı ilk derece mahkemesinin bıraktığı yerden alır; taraflar davayı yeni baştan kurgulayamaz. Bu, istinaf başvurusundan beklentiyi doğru ayarlamak açısından kritik bir noktadır.

İstinaf Aşamasında Yapılamayacak İşlemler

HMK m. 357, istinafta yapılamayacakları tek tek sayar. Bu maddeyi bilmeyen taraf, ilk derecede atladığı bir savunmayı istinafta ileri sürmeyi planlar ve dilekçesi bu yönüyle boşa gider:

  • Karşı dava açılamaz.
  • Davaya müdahale talebinde bulunulamaz.
  • Dava ıslah edilemez.
  • İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenmez.
  • Yeni delillere dayanılamaz.
  • Bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamaz.

Bu yasağın iki istisnası var: ilk derecede usulüne uygun gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen deliller ile mücbir sebeple gösterilmesi mümkün olmayan deliller istinafta incelenebilir (HMK m. 357/3). Yani “sonradan aklıma geldi” kabul edilmez; “sunmuştum, mahkeme değerlendirmedi” kabul edilir. Bu ayrım istinaf dilekçesinin en çok emek isteyen kısmıdır.

İnceleme Dilekçedeki Sebeplerle Sınırlıdır

Bölge adliye mahkemesi kararın tamamını kendiliğinden gözden geçirmez. HMK m. 355’e göre inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; yalnızca kamu düzenine aykırılık resen dikkate alınır. Dilekçede yazılmayan bir hata, dosyada açıkça görünse bile incelenmeyebilir.

Buna karşılık HMK m. 342/3, dilekçenin biçimsel eksiklerine karşı koruyucu bir hüküm getirir: başvuranın kimliği, imzası ve hangi karara itiraz edildiği belliyse, diğer unsurlar eksik olsa dahi dilekçe reddedilmez. Kısacası kanun, şekle takılmayı değil, sebeplerin açıkça yazılmasını önemsiyor.

Hangi Davalar İstinafa Gider?

Kural olarak ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının tamamı istinafa götürülebilir; istisnalar kanunda tek tek sayılmıştır. Hukuk davalarında bir de parasal eşik vardır: bu eşiğin altında kalan kararlar “kesin” sayılır ve üst mahkemeye taşınamaz. Ceza ve idari yargıda ise eşikler farklı ölçütlere bağlanmıştır.

Yargı kolu İncelemeyi yapan mahkeme Başvuru süresi 2026 kesinlik eşiği
Hukuk (adli yargı) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi 2 hafta 50.000 TL (malvarlığı davaları)
Ceza (adli yargı) Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi 2 hafta 15.000 TL’ye kadar adli para cezası
İdari yargı Bölge idare mahkemesi 30 gün Kanun metninde 31.000 TL (yeniden değerlemeye tabi)

Hukuk Davalarında İstinaf Sınırı (2026)

HMK m. 341’in kanun metninde yazan rakam “üç bin Türk Lirası”dır; ancak bu tutar donmuş değildir. HMK Ek Madde 1 uyarınca parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve bin lirayı aşmayan kısımlar dikkate alınmaz. Bu mekanizma sonucunda 2026 yılı için uygulanan istinaf sınırı 50.000 TL‘dir. Kanun metnindeki ham rakama bakıp “3.000 lirayı geçen her karar istinafa gider” demek, uygulamadaki en sık hatalardan biridir.

Sınırın hesabında dikkat edilecek üç ayrıntı var:

  • Kısmi davada eşik, dava edilen kısma göre değil alacağın tamamına göre belirlenir (HMK m. 341/3).
  • Alacağın tamamı dava edilmişse, talebinin reddedilen bölümü eşiği geçmeyen taraf istinafa başvuramaz (HMK m. 341/4).
  • Manevi tazminat davalarında parasal sınır uygulanmaz; miktarı ne olursa olsun istinaf yolu açıktır (HMK m. 341/2, ek cümle).

Nihai kararların yanı sıra ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi, yüze karşı verilen tedbir kararları ve itiraz üzerine verilen kararlar da istinafa tabidir (HMK m. 341/1-b). Tedbir kararlarının hangi hâllerde verildiğini ihtiyati tedbir nedir, şartları ve türleri yazımızda ayrıntılandırdık.

Ceza Davalarında İstinafa Kapalı Hükümler

Ceza yargılamasında eşik para cezasının miktarına bağlanmıştır. CMK m. 272/3’e göre hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri ile kanunda kesin olduğu yazılı hükümler de aynı kapsamdadır.

Bu noktada çoğu kaynağın atladığı bir kazanç var: kanun yolu kapalı olduğu için kesinleşen bu hükümler, maddeye 2020’de eklenen cümle uyarınca tekerrüre esas olmaz. Yani düşük tutarlı bir adli para cezası, sonraki bir davada “mükerrir” sayılmanızın dayanağı yapılamaz.

Terazinin diğer ucunda ise otomatik bir güvence bulunur: 15 yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, taraflar başvurmasa bile bölge adliye mahkemesince resen incelenir (CMK m. 272/1). Ağır cezalarda süre kaçırılsa dahi dosya kendiliğinden istinaf denetiminden geçer.

İdari Yargıda İstinaf: Bölge İdare Mahkemesi

İdare ve vergi mahkemelerinin kararları, başka kanunlarda farklı bir yol öngörülmüş olsa bile, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine taşınır (İYUK m. 45/1). Adli yargıdaki iki haftalık süreyle karıştırılması sık görülen bir hak kaybı sebebidir.

İdari yargının iki kendine özgü kuralı daha var: ivedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yolu tamamen kapalıdır (İYUK m. 45/8) ve bölge idare mahkemesinin ilk inceleme üzerine verdiği kaldırma kararları kesindir (m. 45/5). Ayrıca bölge idare mahkemesi kararı hukuka uygun bulmazsa dosyayı geri göndermez; kaldırır ve işin esası hakkında kendisi yeni bir karar verir.

Parasal Sınır Hangi Tarihe Göre Belirlenir? (2025 Değişikliği)

Bu soru, dosyanızın üst mahkemeye gidip gidemeyeceğini tek başına belirleyebilir ve cevabı 4 Haziran 2025’te değişti. 7550 sayılı Kanun’la HMK Ek Madde 1’in ikinci fıkrası yeniden yazıldı: 341, 362 ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında artık davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınıyor. Aynı yönde bir değişiklik idari yargı için de yapıldı (İYUK Ek Madde 1/2).

Değişiklikten önceki yerleşik uygulama, kesinlik sınırının karar tarihine göre belirlenmesiydi. Hâlâ birçok kaynakta “karar tarihindeki sınır esas alınır” bilgisi yer alıyor; bu bilgi 4 Haziran 2025’ten sonra açılan davalar bakımından geçerliliğini yitirmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2 Temmuz 2025 tarihli kararında (E. 2024/10-205, K. 2025/410) yeni kuralın, hakkında zaten karar verilmiş dosyalara uygulanmayacağı yönünde bir sonuca varmıştır.

Pratik sonuç: yıllar önce açılmış ve bugün karara çıkmış bir dosyada, davanın açıldığı yılın (daha düşük) sınırı geçerli olabileceği için üst mahkeme yolu bugünkü rakama göre kapalı görünse bile açık olabilir. Kesinlik değerlendirmesini kararın altındaki kanun yolu şerhine bakarak değil, dava tarihi ile birlikte yapmak gerekir. Kanun metinlerinin güncel hâline Hukuk Muhakemeleri Kanunu (mevzuat.gov.tr) üzerinden ulaşabilirsiniz.

Üst Mahkemeye Başvuru Süresi Ne Kadardır?

Hukuk davalarında istinaf süresi iki haftadır ve süre, gerekçeli kararın usulüne uygun biçimde tarafa tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Ceza davalarında da süre artık iki haftadır; bu, 2 Mart 2024’te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun’la getirilen ve internetteki içeriklerin büyük bölümüne henüz yansımamış bir değişikliktir.

Dava türü Süre Süre ne zaman başlar? Dayanak
Hukuk davası 2 hafta Gerekçeli kararın tebliği HMK m. 345
Ceza davası 2 hafta Hükmün gerekçesiyle birlikte tebliği CMK m. 273/1
İdari dava / vergi davası 30 gün Kararın tebliği İYUK m. 45/1
İstinaf dilekçesinin reddine itiraz 2 hafta Ret kararının tebliği HMK m. 346/2
Temyiz (hukuk) 2 hafta BAM kararının tebliği HMK m. 361

Ceza Davasında “Tefhimden İtibaren 7 Gün” Bilgisi Neden Yanlış?

Eski düzenlemede ceza istinaf süresi hükmün açıklanmasından (tefhim) itibaren yedi gündü ve duruşmada hazır bulunan sanık için süre o gün başlardı. 7499 sayılı Kanun bu sistemi iki yönden değiştirdi: süre iki haftaya çıkarıldı ve başlangıç noktası gerekçeli kararın tebliğine bağlandı. Tefhim usulünü düzenleyen CMK m. 273/2 ise tamamen yürürlükten kaldırıldı.

Değişikliğin pratik anlamı büyük: gerekçeli karar elinize ulaşmadan süre işlemeye başlamıyor, dolayısıyla “kararı duruşmada duydum, yedi günüm var” telaşıyla sebeplerini yazamadan dilekçe vermek zorunda değilsiniz. Sanık, katılan ve suçtan zarar gören bakımından dilekçede başvuru sebeplerinin gösterilmemesi de incelemeye engel olmaz (CMK m. 273/4); buna karşılık savcı, istinaf sebeplerini gerekçeleriyle açıkça göstermek zorundadır. Ceza yargılamasının kanun yolu aşamalarını inceleyen HAGB kararına uyulmaması nedeniyle hükmün açıklanması yazımız da bu sürecin devamına ışık tutar. Güncel madde metni için Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr) kaynağına bakılabilir.

Süre Kaçırılırsa Ne Olur?

Süresinden sonra verilen istinaf dilekçesinin reddine, kararı veren mahkeme karar verir (HMK m. 346/1). Bu ret kararı da kesin değildir: tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna götürülebilir. Harç ve giderlerin hiç ya da eksik yatırılması hâlinde ise mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde tamamlanmazsa başvuru yapılmamış sayılır (HMK m. 344).

Sürelerin hesabında adli tatilin etkisini de gözden kaçırmamak gerekir; tatil döneminde işleyen sürelerin uzaması ihtimali için adli tatil tarihleri yazımızdaki takvime bakabilirsiniz. Yargılama giderlerinin ve harçların dosya bazında nasıl değiştiğini merak edenler için dava masrafları ve avukatlık ücreti yazımız örnek bir hesap sunuyor.

İstinaf Mahkemesi Kaç Ay Sürer?

Adalet Bakanlığı’nın Adalet İstatistikleri 2025 verilerine göre bölge adliye mahkemelerinde bir dosyanın ortalama görülme süresi 301 gün, yani yaklaşık 10 aydır. Bu ortalama daireler arasında ciddi biçimde ayrışır: ceza dairelerinde 245 gün (yaklaşık 8 ay), hukuk dairelerinde 371 gün (yaklaşık 12 ay).

Daire türü Ortalama görülme süresi Ay karşılığı
Bölge adliye mahkemeleri (genel) 301 gün ~10 ay
Ceza daireleri 245 gün ~8 ay
Hukuk daireleri 371 gün ~12 ay

Bu rakamlar ülke genelindeki tüm dosyaların ortalamasıdır; bireysel bir dosya için taahhüt değeri taşımaz. Aynı bölge adliye mahkemesinin farklı daireleri arasında bile belirgin fark olabilir. Resmî verilerin tamamı Adalet İstatistikleri 2025 kitabında yayımlanmıştır.

Süreyi Belirleyen Asıl Etken: Duruşma Açılıp Açılmadığı

Bölge adliye mahkemesi dosyayı önce ön incelemeden geçirir (HMK m. 352). Eksiklik yoksa iki yol ayrılır: dosya duruşmasız karara bağlanabilir (HMK m. 353) veya duruşmalı incelemeye alınır (HMK m. 356). Duruşmasız incelenen dosyalar belirgin biçimde daha hızlı sonuçlanır; duruşma açılan, tanık dinlenen ya da yeni bilirkişi raporu alınan dosyalarda süre ortalamanın üzerine çıkar.

Ceza dairelerinin daha hızlı olmasının temel sebebi de budur: ceza istinafında dosyaların önemli bölümü duruşma açılmadan, dosya üzerinden esastan reddedilerek sonuçlanır. Buna karşılık hukuk dairelerinde bilirkişi incelemesi gerektiren dosya oranı yüksektir.

İstinafa Giden Dosya Kaç Yılda Sonuçlanır?

Tek başına istinaf aşaması ortalama 8-12 ay sürse de, bir uyuşmazlığın kesin hükme bağlanma süresi bundan uzundur. Kesinleşme için ilk derece yargılaması, istinaf incelemesi ve -yol açıksa- temyiz aşamasının toplamına bakmak gerekir.

Aşama Tipik süre aralığı Not
İlk derece yargılaması Dava türüne göre değişir Boşanma davalarında 2025 ortalaması 160 gün
Gerekçeli kararın yazılması ve tebliği Haftalar – aylar Süreler tebliğ ile başlar
İstinaf incelemesi ~8-12 ay Duruşma açılırsa uzar
Temyiz incelemesi (yol açıksa) Ek süre Yargıtay iş yüküne bağlı
Kaldırma/bozma sonrası yeniden yargılama Yeni bir yargılama süresi Dosya başa döner

Buradaki en kritik satır sonuncusudur. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıp dosyayı geri gönderirse, dosya ilk derece mahkemesinde yeni bir yargılamaya girer ve verilecek yeni karar da yeniden istinafa taşınabilir. Bu ihtimal, “istinafa gidersem bir yılda biter” beklentisinin gerçekçi olmadığı hâlleri açıklar.

İstinaf Mahkemesi Neden Uzun Sürüyor?

Gecikmenin tek bir sebebi yok; süreyi uzatan etkenler ağırlıklı olarak yapısal ve usule ilişkindir:

  • Derdest dosya yoğunluğu. Büyükşehirlerdeki bölge adliye mahkemelerinde aynı anda görülmeyi bekleyen dosya sayısı yüz binlerle ifade edilebiliyor; sıraya girme süresi tek başına aylar alabiliyor.
  • Duruşmalı inceleme kararı. HMK m. 353 kapsamına girmeyen her dosya duruşmalı incelenir (m. 356); duruşma günü verilmesi ve tebligatların tamamlanması takvimi ileri atar.
  • Eksik delil tamamlama. İlk derecede toplanmamış deliller istinafta tamamlatılıyorsa bilirkişi ve istinabe süreleri devreye girer (HMK m. 354/2).
  • Tebligat sorunları. Adres değişikliği ve iade edilen tebligatlar, özellikle çok taraflı dosyalarda ciddi gecikme üretir.
  • Gerekçeli kararın yazılma süresi. İstinaf süresi gerekçeli kararın tebliğiyle başladığı için, karar yazılana kadar geçen zaman dosyanın toplam ömrüne eklenir.
  • Dosyanın daireler arasında yönlendirilmesi. Ön incelemede incelemenin başka bir daireye ait olduğu tespit edilirse dosya yeniden sıraya girer (HMK m. 352/1-a).

Tarafın kontrolündeki tek gerçek hızlandırıcı, dilekçedeki sebepleri baştan eksiksiz ve somut yazmaktır. İnceleme dilekçedeki sebeplerle sınırlı olduğu için (HMK m. 355), sonradan ek dilekçeyle eksik kapatma çabası hem sonuç vermez hem dosyanın gündemini geciktirir.

İstinaf Mahkemesi Kararı Bozarsa Ne Olur?

Burada terminolojik ama sonucu doğrudan etkileyen bir ayrım var: hukuk davalarında bölge adliye mahkemesi karar “bozmaz”. Hukuk dairesinin elindeki yetki, kararı kaldırmak ya da başvuruyu esastan reddetmektir. “Bozma” terimi hukuk yargılamasında Yargıtay’a, ceza yargılamasında ise hem Yargıtay’a hem bölge adliye mahkemesi ceza dairesine aittir.

Hukuk Davasında Kaldırma: Dosya Başa Döner ve Karar Kesindir

HMK m. 353/1-a, bölge adliye mahkemesinin esası incelemeden kararı kaldırıp dosyayı geri göndereceği hâlleri sayar: davaya bakması yasak hâkimin karar vermesi, haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakması, görev ve yetki hatası, diğer dava şartlarına aykırılık, davanın usulsüz biçimde açılmamış sayılması ya da birleştirilmesi/ayrılması ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması.

Bu karar iki bakımdan özeldir. Birincisi, duruşma yapılmadan ve kesin olarak verilir; ikincisi, HMK m. 362/1-g uyarınca temyiz edilemez. Yani “istinaf kararı kaldırdı, Yargıtay’a gideyim” seçeneği bu ihtimalde yoktur; dosya ilk derece mahkemesinde yeniden görülür ve yeni karar çıkınca kanun yolu takvimi baştan işler.

Ceza Davasında Bozma: Direnme Yolu Kapalıdır

Ceza dairesi, ilk derece kararında CMK m. 289’da sayılan mutlak hukuka aykırılık hâllerinden biri varsa hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verir (CMK m. 280/1-e). Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmemesi, ön ödeme ya da uzlaştırma usulünün uygulanmamış olması da bozma sebebidir (m. 280/1-f).

Bozma kararının kanun yolu bakımından sonucu nettir: CMK m. 286/1’e göre bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. Bozma kararı bu cümlenin dışında bırakıldığı için temyize götürülemez. Uzlaştırma ya da ön ödeme usulünün atlanmasının sonuçlarını merak edenler hakaret davasında uzlaşma olmazsa ne olur yazımızdaki örnek akışa bakabilir.

Bölge Adliye Mahkemesinin Verebileceği Kararlar

Karar türü Ne anlama gelir? Dosya nereye gider?
İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk derece kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun Karar ayakta kalır; temyiz yolu açıksa Yargıtay
Düzelterek yeniden esas hakkında karar (hukuk) Yeniden yargılamaya gerek yok; hata düzeltilerek karar verilir Dosya geri gönderilmez
Kaldırma ve gönderme (HMK 353/1-a) Usul hatası veya delil eksikliği var İlk derece mahkemesi; karar kesin, temyiz yok
Kaldırıp yeniden hüküm kurma (duruşma sonunda) BAM davayı bitirir Temyiz sınırları içindeyse Yargıtay
Bozma (yalnızca ceza, CMK 280/1-e) Mutlak hukuka aykırılık var İlk derece mahkemesi; bozma kararı temyiz edilemez
Hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan ret (ceza) Yeniden yargılama gerektirmeyen hata giderilir Karar kesinleşir veya temyize gider

Duruşma açıldığı hâllerde bölge adliye mahkemesi hem hukukta hem cezada ilk derece hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurabilir (HMK m. 356/2; CMK m. 280/2). Bu, istinafın en güçlü yetkisidir: dosya geri gönderilmez, uyuşmazlık üst mahkemede biter.

İstinaf Mahkemesinden Sonra Nereye İtiraz Edilir?

İstinaf kararından sonra başvurulacak yer, kararın temyize açık olup olmadığına göre değişir. Temyiz yolu açıksa adli yargıda Yargıtay’a, idari yargıda Danıştay’a gidilir. Kapalıysa karar o anda kesinleşir ve olağan kanun yolları tükenmiş sayılır.

Temyiz süresi hukuk davalarında bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 361). Davada haklı çıkmış taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyize başvurabilir. İdari yargıda temyiz süresi otuz gündür (İYUK m. 46).

Hukuk Davalarında Temyiz Edilemeyen Kararlar

HMK m. 362 temyize kapalı kararları listeler. Kanun metnindeki ham rakam “kırk bin Türk Lirası” olmakla birlikte, yeniden değerleme sonrası 2026 yılı temyiz sınırı 682.000 TL‘dir. Temyizde duruşma yapılması için aranan sınır ise 1.023.000 TL’dir.

  • Miktar veya değeri 682.000 TL’yi (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.
  • Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalarla ilgili kararlar (kira ilişkisinden doğan ve sınırı aşan alacak davaları ile taşınmazın aynına ilişkin kat mülkiyeti davaları hariç).
  • Görev, yetki ve yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar.
  • Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar.
  • Soybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin kararlar.
  • Geçici hukuki korumalar (ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz) hakkında verilen kararlar.
  • HMK m. 353/1-a kapsamındaki kaldırma ve gönderme kararları.

Çekişmesiz yargı işlerinin temyize kapalı olması, uygulamada sıkça sürpriz yaratır: vesayet, mirasçılık belgesi ya da isim düzeltmesi gibi işlerde istinaf son duraktır. Bu işlerin kapsamını vesayet davası süreci yazımızda ele aldık. Kısmi davada 682.000 TL’lik sınırın alacağın tamamına göre hesaplanacağını da (m. 362/2) hatırda tutmak gerekir.

Ceza Davalarında Temyiz Edilemeyen Kararlar

CMK m. 286/2, temyize kapalı bölge adliye mahkemesi kararlarını sayar. Başlıcaları: ilk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar; beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan kararlar; on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararlarına ilişkin esastan ret kararları; davanın düşmesi ve güvenlik tedbirine ilişkin kararlar.

Bu listenin önemli bir istisnası var. CMK m. 286/3, temyize kapalı olsa bile belirli suçlarda temyiz yolunu açık tutar: hakaret (TCK m. 125/3), halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, Cumhurbaşkanına hakaret, silahlı örgüt ve halkı askerlikten soğutma suçları ile Terörle Mücadele Kanunu ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun belirli maddelerindeki suçlar. Nitelikli hakaret hâllerinin hangi durumlarda gündeme geldiğini hakaret nedeniyle manevi tazminat davası yazımızda inceledik.

İstinaftan Sonra Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Sıralama şöyledir: temyiz yolu açıksa Yargıtay (idari yargıda Danıştay), temyiz de tamamlandığında ya da baştan kapalıysa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, oradan sonuç alınamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Bu üç durak birbirinin alternatifi değil, sırayla tüketilen aşamalardır.

Aşama Başvurulan merci Süre Şart
Temyiz (hukuk) Yargıtay 2 hafta Karar HMK m. 362 kapsamında değilse
Temyiz (ceza) Yargıtay 2 hafta Karar CMK m. 286/2 kapsamında değilse
Temyiz (idari) Danıştay 30 gün İYUK m. 46’da sayılan davalardan olması
Bireysel başvuru Anayasa Mahkemesi 30 gün Olağan kanun yollarının tüketilmiş olması
AİHM başvurusu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 4 ay İç hukuk yollarının tüketilmiş olması

Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru

Karar kesinleştiğinde ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak koruma alanındaki bir temel hakkın ihlal edildiği düşünülüyorsa, başvuru yollarının tüketildiğinin öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir. Bu bir üst derece incelemesi değildir: Anayasa Mahkemesi kararın yerindeliğini değil, temel hak ihlali bulunup bulunmadığını inceler. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali de bu kapsamda ileri sürülebilen başlıklardandır.

Kanun Yolu Kapalıysa Elde Kalan Seçenekler

Kesinleşmiş bir karara karşı olağanüstü nitelikte iki yol daha bulunur: kanunda sayılan sebeplerin varlığı hâlinde yargılamanın yenilenmesi ve hukuka aykırı olmakla birlikte temyiz incelemesinden geçmemiş kararlar için kanun yararına temyiz. Bunlar istisnai yollardır ve şartları dardır; her olumsuz kararın ardından başvurulabilecek genel bir itiraz mekanizması değildir.

Bazı uyuşmazlıklarda mahkeme dışı bir itiraz mekanizması da bulunur. Örneğin sigorta uyuşmazlıklarında Sigorta Tahkim Komisyonu kararına itiraz ayrı bir usule tabidir; trafik kazalarında ise kaza tespit tutanağına itiraz yargılamadan önceki aşamada gündeme gelir.

Kararın Kesinleşmesi ve Dosyanın Takibi

Bir karar, kanun yolu süresi kullanılmadan geçtiğinde veya son kanun yolu da tamamlandığında kesinleşir. Kesinleşme yalnızca teorik bir aşama değildir: nüfusa tescil, tapu devri ve icra takibi gibi işlemler kesinleşme şerhi olmadan yürümez. Boşanmada bu bağlantıyı çekişmeli boşanma davası yazımızda, kesinleşmiş alacağın tahsil aşamasını ise icra dosyası kapatma yazımızda ele aldık.

Tebligat bakımından HMK m. 359/4 ikili bir sistem kurar: temyizi kabil olmayan kararlar ilk derece mahkemesi tarafından, temyizi kabil olan kararlar bölge adliye mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılır. Dosyanın hangi aşamada olduğu UYAP Vatandaş Portalı ve e-Devlet üzerinden takip edilebilir; ancak kanun yolu süreleri ekrandaki bilgiye göre değil, usulüne uygun tebligata göre işler. Yargılamanın ilk adımlarındaki ara kararların ne anlama geldiğini tensip zaptı yazımızda açıkladık.

Dilekçedeki Sebepler Dosyanın Kaderini Belirler

İstinafta inceleme dilekçedeki sebeplerle sınırlı olduğu, yeni delil ve yeni savunma yasağı bulunduğu ve kaldırma kararlarının bir kısmı kesin nitelikte olduğu için, üst mahkeme aşamasının kaderi büyük ölçüde ilk dilekçede belirlenir. Sonradan telafi imkânı, ilk derece yargılamasına kıyasla çok dardır.

Kararınızın kesinlik sınırının altında kalıp kalmadığı, sürenin hangi tarihte başladığı ve hangi hukuka aykırılıkların sebep olarak gösterilebileceği dosyaya özgü değerlendirme gerektirir. Bu değerlendirmeyi süre işlemeye başlamadan yaptırmak, sonradan yapılacak her müdahaleden daha etkilidir; dava ve kanun yolu takibi konusunda Ankara avukat hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Mahkeme kararının bir üst mahkemeye taşınmasına ne denir?

Buna istinaf denir. Başvuru, adli yargıda bölge adliye mahkemesine, idari yargıda bölge idare mahkemesine yapılır. Dilekçe ise kararı veren mahkemeye ya da başka bir yer mahkemesine verilir.

İstinaf mahkemesi kaç ay sürer?

Adalet İstatistikleri 2025 verilerine göre bölge adliye mahkemelerinde ortalama görülme süresi 301 gün, yani yaklaşık 10 aydır. Ceza dairelerinde bu süre 245 gün, hukuk dairelerinde 371 gündür. Bu ortalamalar tek bir dosya için taahhüt niteliği taşımaz.

İstinaf başvuru süresi kaç gündür?

Hukuk davalarında iki hafta, ceza davalarında iki hafta, idari davalarda otuz gündür. Ceza davalarındaki süre 2 Mart 2024’te yürürlüğe giren değişiklikle yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır ve gerekçeli kararın tebliğiyle başlar.

Hangi davalar istinafa gider?

Kural olarak ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının tamamı istinafa götürülebilir. İstisnalar kanunda sayılmıştır: hukuk davalarında 2026 için 50.000 TL’yi geçmeyen malvarlığı davaları, ceza davalarında 15.000 TL’ye kadar adli para cezaları, idari yargıda ivedi yargılama usulüne tabi davalar kapsam dışındadır.

Üst mahkemeye gitmek ne demek?

Davanın sıfırdan yeniden görülmesi değil, verilmiş kararın denetlenmesi demektir. İstinafta karşı dava açılamaz, dava ıslah edilemez ve kural olarak yeni delil ileri sürülemez.

İstinaf mahkemesinden sonra nereye itiraz edilir?

Temyiz yolu açıksa Yargıtay’a, idari yargıda Danıştay’a başvurulur. Temyiz yolu kapalıysa karar kesinleşir; bu durumda temel hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru gündeme gelir.

İstinaf mahkemesi neden uzun sürüyor?

Başlıca sebepler derdest dosya yoğunluğu, duruşmalı inceleme kararı verilmesi, eksik delillerin istinafta tamamlatılması, tebligat sorunları ve gerekçeli kararın yazılma süresidir. Dosyanın başka bir daireye yönlendirilmesi de sırayı yeniden başlatabilir.

İstinafa giden dosya kaç yılda sonuçlanır?

Tek başına istinaf incelemesi ortalama 8-12 ay sürer. Kesin hükme ulaşma süresi ise ilk derece yargılaması, istinaf ve varsa temyiz aşamalarının toplamıdır. Kaldırma veya bozma kararı verilirse dosya ilk derece mahkemesinde yeniden görülür ve süre uzar.

İstinaf mahkemesi kararı bozarsa ne olur?

Hukuk davalarında bölge adliye mahkemesi karar bozmaz; kararı kaldırır ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir. Ceza davalarında ise mutlak hukuka aykırılık hâllerinde bozma kararı verilebilir ve dosya yeniden hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gider.

İstinaftan sonra hangi mahkemeye başvurulur?

Sıralama; Yargıtay veya Danıştay (temyiz), ardından Anayasa Mahkemesi (bireysel başvuru), en son Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi şeklindedir. Her aşama bir öncekinin tüketilmiş olmasını gerektirir.

İstinaf kararına karşı temyiz her zaman mümkün mü?

Hayır. Hukuk davalarında 2026 için 682.000 TL’yi geçmeyen davalar, çekişmesiz yargı işleri, geçici hukuki korumalar ve HMK m. 353/1-a kapsamındaki kaldırma kararları temyize kapalıdır. Ceza davalarında bölge adliye mahkemesinin bozma kararları temyiz edilemez.

İstinaf sınırı 2026 yılında ne kadar?

Hukuk davalarında 50.000 TL’dir; bu tutarı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Manevi tazminat davalarında ise miktara bakılmaksızın istinaf yolu açıktır.

Kesinlik sınırı dava tarihine göre mi karar tarihine göre mi belirlenir?

4 Haziran 2025’te yapılan değişiklikten sonra davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır. Önceki uygulamada karar tarihi esas alınıyordu; bu nedenle eski tarihli kaynaklardaki bilgi güncelliğini yitirmiştir.

İstinaf süresi kaçırılırsa ne yapılabilir?

Kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Bu ret kararına karşı tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Harç ve giderler eksikse mahkeme bir haftalık kesin süre verir.

Ağır ceza dosyalarında istinaf başvurusu yapılmazsa ne olur?

On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, taraflar başvurmasa dahi bölge adliye mahkemesince resen incelenir. Bu, ağır cezalarda kanun yolu denetimini güvenceye alan istisnai bir kuraldır.

Bu içerik kanun yolu usulüne ilişkin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; parasal sınırlar her yıl yeniden değerlemeyle değişir ve usul kurallarında yapılan değişiklikler yayımlandığı tarihten sonra farklı sonuçlar doğurabilir. Kendi dosyanızdaki süreyi ve kesinlik durumunu kararın kendisi ve tebligat tarihi üzerinden bir avukatla değerlendirmeniz gerekir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

 

Son Yazılar

1604, 2026
Ölümlü Trafik Kazasında Yakınların Hakları Nelerdir?

Ölümlü trafik kazaları, yalnızca ceza süreciyle sınırlı kalmayan, yakınlar açısından da ciddi maddi ve manevi sonuçlar doğuran olaylardır. Böyle bir durumda aile bireylerinin hangi haklara sahip olduğu, sigortadan ne talep edilebileceği ve hangi zarar kalemlerinin dava konusu yapılabileceği büyük önem taşır.

Go to Top