Hukuk, İş Hukuku

SGK’dan Ödeme Emri Geldi, İtirazı Hangi Mahkemeye Yapmalıyım?

SGK’dan Ödeme Emri Geldi, İtirazı Hangi Mahkemeye Yapmalıyım

SGK ödeme emrine itiraz, Sosyal Güvenlik Kurumunun alacaklı biriminin bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde açılan ödeme emrinin iptali davasıyla yapılır. Ancak “SGK borcu” diye adlandırılan şey her zaman aynı işlem değildir ve hangi mahkemeye gidileceği, tebliğ edilen belgenin türüne göre değişir. Prim borcu için düzenlenmiş bir ödeme emri iş mahkemesine, Kurumun kestiği bir idari para cezası ise önce Kuruma, ardından idare mahkemesine götürülür. Asgari işçilik incelemesi veya denetim sonucunda re’sen tahakkuk ettirilen primlerde ise mahkemeden önce Kuruma bir ay içinde itiraz edilmesi gerekir. Aynı zarfın içinden hem prim hem ceza hem de gecikme zammı çıkabildiği için, yanlış mahkemeye başvurmak ya da tek dilekçede her şeye itiraz etmek, çoğu zaman sürenin kaçırılmasıyla sonuçlanır.

Makale İçeriği

Şirketinize, müdürü olduğunuz ya da bir dönem ortağı olduğunuz şirketin borcu nedeniyle size veya genel sağlık sigortası prim borcu nedeniyle doğrudan size bir ödeme emri geldiyse, ilk iş belgenin türünü ve tebliğ tarihini tespit etmektir. Aşağıda görevli ve yetkili mahkemeyi, itiraz sürelerini, hangi sebeplerin ileri sürülebileceğini, süreyi kaçıran kişinin hâlâ hangi yollara başvurabileceğini ve dava açmanın takibi durdurup durdurmadığını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve Yargıtay ile Danıştay kararlarıyla birlikte anlatıyoruz.

Ana hatlarıyla

  • Ödeme emri iş mahkemesine gider. SGK’nın prim ve diğer alacakları için düzenlediği ödeme emrine karşı dava, Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinde açılır; bu yetki kesindir.
  • Süre 15 gündür. Ödeme emrine itiraz süresi 1 Ocak 2018’den beri 15 gündür ve hak düşürücüdür; kaçırılırsa ödeme emri kesinleşir.
  • İdari para cezası idare mahkemesine gider. Kurumun kestiği idari para cezasına 15 gün içinde Kuruma itiraz edilir, itiraz reddedilirse 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Sulh ceza hâkimliği görevli değildir.
  • Ceza ödeme emrine dönüştüyse yine iş mahkemesi. İdari para cezasının tahsili için gönderilen ödeme emrine karşı dava iş mahkemesinde açılır; cezanın kesinleşip kesinleşmediği o davada ayrıca incelenir.
  • Dava tek başına takibi durdurmaz. Mahkemeye başvurmak tahsilatı durdurmaz; buna karşılık re’sen tahakkuk ettirilen primlere ve idari para cezasına karşı Kuruma yapılan itiraz takibi durdurur.

SGK Borcuna İtiraz Nereye Yapılır?

SGK ödeme emrine itirazın nereye yapılacağını belirleyen iki kural vardır. İlki görev kuralıdır. 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesi, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.” der. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi de iş mahkemelerinin, “İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere” Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara bakacağını söyler. İkincisi yetki kuralıdır. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesine göre Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde “Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir.”

Bu iki hüküm birlikte okunduğunda şu tablo ortaya çıkar: SGK’dan gelen belgelerin büyük kısmına karşı yol iş mahkemesidir, ama kanun koyucu idari para cezalarını bu genel kuralın dışına çıkarmıştır. Bu yüzden “SGK borcuma hangi mahkemede itiraz ederim” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Cevap, elinize geçen belgenin başlığında ve dayandığı maddede yazar.

Elinize geçen belge Nereye başvurulur Süre Başvuru takibi durdurur mu?
Prim, gecikme zammı veya diğer Kurum alacağı için ödeme emri Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi (ödeme emrinin iptali davası) Tebliğden itibaren 15 gün Hayır (5510 m.88)
Asgari işçilik incelemesi sonucu re’sen tahakkuk ettirilen prim (5510 m.85) Önce Kuruma itiraz; ret hâlinde yetkili iş mahkemesi Kuruma 1 ay, ret kararının tebliğinden itibaren mahkemeye 1 ay Kuruma itiraz durdurur; mahkemeye başvuru durdurmaz
Denetim veya tespit sonucu re’sen düzenlenen belgeye dayanan prim (5510 m.86) Önce ilgili Kurum ünitesine itiraz; ret hâlinde yetkili iş mahkemesi Kuruma 1 ay, ret kararının tebliğinden itibaren mahkemeye 1 ay Kuruma itiraz durdurur; mahkemeye başvuru durdurmaz
İdari para cezası kararı (5510 m.102) Önce Kuruma itiraz; ret hâlinde idare mahkemesi Kuruma 15 gün, ret kararının tebliğinden itibaren mahkemeye 30 gün Kuruma itiraz durdurur; mahkemeye başvuru durdurmaz
İdari para cezasının tahsili için ödeme emri İş mahkemesi (ödeme emrinin iptali davası) Tebliğden itibaren 15 gün Hayır
Kurumun genelgesi veya genel düzenleyici işlemi İdari yargı İYUK’taki dava açma süresi İdari yargıdaki kurallara tabi

Neden tek bir “SGK mahkemesi” yok?

Kafa karışıklığının kaynağı, sosyal güvenlik uyuşmazlıklarının iki ayrı yargı koluna bölünmüş olmasıdır. Prim alacağı, sigortalılık, hizmet ve Kurum işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar adli yargının bir parçası olan iş mahkemelerinde görülür. İdari para cezası ise kanun koyucunun tercihiyle idari yargıya bırakılmıştır. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi, Kurumca itirazı reddedilenlerin “kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine” başvurabileceklerini açıkça yazar. 7036 sayılı Kanun’daki “idari para cezalarına itirazlar … hariç” ibaresi de aynı ayrımı iş mahkemesi tarafından teyit eder.

İş mahkemesi kurulmamış bir yerde bulunuyorsanız, iş mahkemesinin görev alanına giren davalara o yerdeki asliye hukuk mahkemesi bakar (7036 m.2/3). Bu durumda dilekçe “asliye hukuk mahkemesine (iş mahkemesi sıfatıyla)” hitaben yazılır. Bu bir görev farkı değildir; dava yine iş mahkemesi davasıdır ve iş yargılamasının usulüne tabidir.

Kanundaki eski itiraz mercii ibaresi sizi yanıltmasın

6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin lafzı hâlâ, ödeme emri tebliğ olunan kişinin “alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabileceğini” söyler. Vergi itiraz komisyonları çok uzun zaman önce kaldırılmıştır; vergi daireleri bakımından bu itirazın karşılığı vergi mahkemesidir. SGK alacakları bakımından ise 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi özel bir yetki kuralı koyduğu için ödeme emrine karşı dava iş mahkemesinde açılır. Vergi dairesinden gelen ödeme emriyle SGK’dan gelen ödeme emri aynı kanuna dayanır, ama farklı mahkemelere gider. Şirketin vergi borcu için müdüre gelen ödeme emrinin kurallarını şirketin vergi borcundan müdürün sorumluluğu yazımızda ayrıca ele aldık.

Kurumun gönderdiği ödeme emrinde itiraz yolunun yanlış gösterilmesi, başvuranın aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Kurumun ödeme emrinde iş mahkemesine dava açılabileceğini göstermeyip yalnızca vergi itiraz komisyonundan söz eden 6183 sayılı Kanun hükümlerini hatırlattığı bir dosyada, borçlunun Kuruma yaptığı başvurunun “hatalı merciye (görevli olmayan yere) yapılan başvuru” olarak dava açma süresini kestiğini kabul etmiştir (HGK, 02.11.2011, E.2011/21-571, K.2011/680). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de bu görüşe atıf yaparak, ödeme emrine karşı Kuruma itiraz eden kişinin ret yazısının tebliğinden sonra süresinde dava açıp açmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiş ve süreden ret kararını bozmuştur (10. HD, 31.10.2018, E.2016/10184, K.2018/8692). Bu içtihat bir güvence değil, bir kurtarma aracıdır; süreyi korumanın güvenli yolu doğrudan iş mahkemesinde dava açmaktır.

Genel sağlık sigortası prim borcu için de aynı yol geçerli

Ödeme emri her zaman bir şirket borcu için gelmez. Genel sağlık sigortası primi, isteğe bağlı sigorta primi veya bağımsız çalışan (4/1-b) sigortalılığından kaynaklanan borçlar da Kurumun prim alacağıdır ve 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilir. Bu borçlar için gelen ödeme emrine karşı da dava, alacaklı birimin bulunduğu yer iş mahkemesinde ve 15 gün içinde açılır. Borcun doğmasına neden olan tescil işleminin kendisine, örneğin genel sağlık sigortası tescilinin veya gelir tespitinin hatalı olduğuna yönelik itirazlar da Kurum işleminin iptali davası olarak iş mahkemesinde görülür. Ödeme emri geldikten sonra yalnızca tescile itiraz etmek, ödeme emrinin kesinleşmesini engellemez; iki talep aynı dava dilekçesinde birlikte ileri sürülebilir.

SGK Ödeme Emrinin İptali Davası Hangi Şehirde Açılır?

Yetki meselesi, SGK ödeme emrine itiraz davalarında en sık hata yapılan noktadır. Birçok kişi davayı kendi oturduğu yerde veya şirketin merkezinin bulunduğu yerde açar. 7036 sayılı Kanun’un 6. maddesi iş mahkemelerinde genel olarak davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesini yetkili kılar ve “iş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklı” olduğunu da ekler. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesindeki kural bu saklı tutulan özel hükümlerden biridir: 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme, Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesidir.

Yargıtay bu yetkinin kesin olduğunu ve diğer yetki kurallarından önce geldiğini tekrar tekrar söylemiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Kurumun süresinde yetki itirazında bulunduğu, ödeme emirlerinin başka bir ildeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce gönderildiği bir dosyada, yetki itirazını reddedip esasa giren mahkemenin kararını bozmuştur. Daireye göre bu hüküm “buyurucu ve özel nitelikteki bir hüküm” olup kamu düzenine ilişkindir (10. HD, 29.03.2018, E.2015/24586, K.2018/2684).

Yargı yeri belirlenmesi kararları da aynı yöndedir. Bakırköy ile İzmir iş mahkemelerinin birbirine yetkisizlik kararı verdiği bir dosyada Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, ödeme emirleri İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlendiği için İzmir iş mahkemelerinin kesin yetkili olduğuna karar vermiştir (5. HD, 14.02.2022, E.2022/773, K.2022/2129). Ankara ile Yozgat arasındaki benzer bir uyuşmazlıkta ise Daire, ödeme emirlerini Yozgat Sosyal Güvenlik Merkezinin gönderdiğini tespit ederek yetkinin Yozgat iş mahkemesine ait olduğunu, 88. maddedeki hükmün “kesin nitelikte olup diğer yetki kurallarının üzerinde” olduğunu belirtmiştir (5. HD, 01.11.2021, E.2021/8415, K.2021/12329). Aynı kararda, 6183 sayılı Kanun’a göre kullanılacak yetkilere ilişkin Kurum yönetmeliğinin 32. maddesindeki “Kurumun alacaklı ünitesinin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir” hükmüne ve “ünite” kavramının sosyal güvenlik il müdürlükleri ile sosyal güvenlik merkezlerini kapsadığına dikkat çekilmiştir.

Uygulamada bunun anlamı basittir: ödeme emrinin üst kısmında hangi sosyal güvenlik il müdürlüğünün veya sosyal güvenlik merkezinin adı yazıyorsa, dava o birimin bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde açılır. Borçlu İstanbul’da oturuyor, şirket Ankara’da kayıtlı olsa bile ödeme emrini Bursa’daki bir sosyal güvenlik merkezi düzenlemişse yetkili mahkeme Bursa iş mahkemesidir.

Yanlış yerde dava açarsanız

Yetkisiz bir mahkemede açılan dava kendiliğinden kaybedilmiş sayılmaz. Mahkeme yetkisizlik kararı verir ve dosya, talep üzerine yetkili mahkemeye gönderilir. Burada kaçırılmaması gereken ikinci bir süre vardır: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesine göre, yetkisizlik kararı kesinleştikten sonra taraflardan birinin iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemesi gerekir. Bu talep yapılmazsa dava açılmamış sayılır. Aynı kural idare mahkemesinde açılıp görevsizlik kararıyla iş mahkemesine gelen davalar için de önemlidir. Yargıtay, ödeme emrine karşı önce idare mahkemesinde dava açan, görevsizlik kararı üzerine iş mahkemesine başvuran kişinin dosyasında, idare mahkemesindeki davaların hangi tarihlerde kesinleştiğinin araştırılarak iş mahkemesindeki davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir (10. HD, 27.11.2019, E.2019/553, K.2019/9147).

SGK Ödeme Emrine İtiraz Süresi 15 Gündür

6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi, ödeme emrine itiraz süresini tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olarak belirler. Bu süre uzun yıllar 7 gündü; 7061 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle 1 Ocak 2018’den itibaren 15 güne çıkarıldı. Bugün hâlâ internette “SGK ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilir” diyen kaynaklara ve 7 günlük süreden söz eden eski Yargıtay kararlarına rastlamanızın nedeni budur. 2018’den sonra tebliğ edilen ödeme emirleri için süre 15 gündür.

Süre hak düşürücüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ödeme emrine karşı dava açma süresinin hak düşürücü nitelikte olduğunda “kuşku bulunmadığını” ve mahkemece kendiliğinden gözetileceğini açıkça belirtmiştir (HGK, 15.10.2019, E.2017/243, K.2019/1061). Hak düşürücü süre, zamanaşımı gibi durmaz veya kesilmez; son gün geçtiğinde dava hakkı da sona erer. Süre, tebliğ tarihini izleyen günden başlar; son gün resmî tatile denk gelirse tatili izleyen ilk iş gününün mesai bitiminde sona erer.

Tebligat usulsüzse süre ne zaman başlar?

Sürenin başladığı an tebliğ tarihidir ve SGK ödeme emirlerinde tebligatın hangi kanuna göre yapılacağı özel bir sorudur. 6183 sayılı Kanun kendi tebligatları için Vergi Usul Kanunu’na göndermede bulunur; ancak 5510 sayılı Kanun’un 99. maddesi, “Bu Kanun gereğince yapılacak bildirimler hakkında, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır” der. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, prim alacağı için düzenlenen ödeme emirlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmesi gerektiğini ve tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının mahkemece resen dikkate alınacağını kabul etmiştir. Aynı kararda, ödeme emrinin adreste “işçisi” şerhiyle bir başkasına verildiği, ancak muhatabın adreste bulunmadığı hususunun tebliğ mazbatasına yazılmadığı bir tebligat usulsüz sayılmış ve davanın süresinde açıldığı sonucuna varılmıştır (HGK, 15.10.2019, E.2017/243, K.2019/1061, oy çokluğuyla).

Tebligat usulsüz olsa bile, muhatap tebliğ edilen belgeyi öğrenmişse Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır. Yargıtay, usulüne uygun tebliğ edilmemiş idari para cezası ödeme emirlerine karşı açılan davada, öğrenme tarihinin tebliğ tarihi sayılacağını ve davanın esasına girilmesi gerektiğini belirtmiştir (10. HD, 04.03.2020, E.2019/2839, K.2020/1999). Ödeme emrini ilk kez bir banka hesabınıza haciz konulduğunda öğrendiyseniz, 15 günlük süreyi o tarihten saymanız ve dava dilekçesinde öğrenme tarihini ve öğrenme biçimini açıkça yazmanız gerekir.

Süre Kaçtıysa Hangi Yol Açık Kalır?

15 günlük süre geçtiğinde ödeme emri kesinleşir ve Kurum haciz aşamasına geçebilir. İcra ve İflas Kanunu’ndaki takiplerde borçlu, itiraz süresini kaçırsa bile İİK m.72’ye dayanarak menfi tespit davası açabilir. 6183 sayılı Kanun’da buna koşut bir hüküm yoktur. Yargıtay bu nedenle, 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipte borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali istemiyle açılan davanın menfi tespit niteliğinde olduğunu, hak düşürücü süreyi geçiren borçlunun aynı konuda yeni bir menfi tespit davası açma olanağının bulunmadığını kabul etmektedir (10. HD, 26.09.2018, E.2018/3599, K.2018/7126). İcra dairesinden gelen ödeme emrinin kuralları farklıdır; bunu ilamsız takiplerde ödeme emri yazımızda anlattık.

Bu kuralın önemli bir istisnası vardır ve Yargıtay’ın güncel kararlarında giderek belirginleşmektedir. Kanunun aradığı sorumluluk koşulları hiç gerçekleşmemiş bir kişi, Kurum adına ödeme emri düzenlemiş olsa bile hukuken “borçlu” değil “üçüncü kişi” konumundadır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, anonim şirketteki üst düzey yöneticilik görevi 26.11.2012’de sona eren bir kişiye 2013 yılının 11. ve 12. aylarına ait şirket borçları için gönderilen ödeme emrine karşı süre geçtikten sonra açılan davada, bu kişinin kamu borçlusu sıfatını taşımadığını, bu nedenle davanın 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi kapsamında değil menfi tespit davası olarak görülmesi gerektiğini belirtmiş ve süreden ret kararını bozmuştur. Daireye göre sorumluluğa dair yasal koşulları gerçekleşmeyen kişinin “salt hak düşürücü süreyi geçirmesi nedeniyle … borçlu olmadığını ispat yollarından mahrum bırakılması hukuka uygun kabul edilemez” (10. HD, 17.10.2022, E.2022/6706, K.2022/12557). Aynı yaklaşım, bir sitenin blok yöneticiliği adına düzenlenen borçların yönetici ve kat maliki olan kişiye tebliğ edildiği dosyada da tekrarlanmıştır (10. HD, 18.12.2023, E.2023/12103, K.2023/12976).

Bu istisnanın sınırı iyi anlaşılmalıdır. Süre geçtikten sonra menfi tespit yoluna gidebilecek kişi, borçlu sıfatı hiç doğmamış kişidir. Borcun tutarına, zamanaşımına veya kısmen ödendiğine itiraz etmek isteyen gerçek borçlu için 15 günlük süre kesin sınırdır. Görev süreniz dışındaki aylar için size ödeme emri geldiyse ya da şirkette hiç ortaklığınız veya yöneticiliğiniz bulunmadığı hâlde borçlu gösterildiyseniz, süre geçmiş olsa bile dosya ayrıca değerlendirilmelidir. Menfi tespit davasının genel şartlarını menfi tespit davası yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Kuruma dilekçe vermek süreyi durdurur mu?

Kural olarak durdurmaz. Ödeme emrine karşı yol, Kuruma değil iş mahkemesine başvurudur. Kurumun yanlış yönlendirmesi veya itirazı esastan inceleyerek reddetmesi gibi durumlarda Yargıtay, Kuruma yapılan başvuruyu hatalı mercie yapılmış başvuru sayarak süreyi kurtarmıştır (10. HD, 31.10.2018, E.2016/10184, K.2018/8692). Bu, her dosyada sonuç verecek bir yol değildir. Kuruma dilekçe verip cevap beklerken 15 günün dolması, ödeme emrinin kesinleşmesiyle sonuçlanabilir. Kuruma başvurmak istiyorsanız bunu dava açmanın yerine değil, yanında yapın.

SGK Borcuna Hangi Sebeplerle İtiraz Edilebilir?

6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi itiraz sebeplerini üç başlıkla sınırlar: kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişi “böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı” hakkında itirazda bulunabilir. Yargıtay da bu iddialar dışında yeni ve ayrı bir itiraz nedeninin ileri sürülemeyeceğini kabul eder (10. HD, 26.09.2018, E.2018/3599, K.2018/7126). Sınırlı görünen bu liste, uygulamada oldukça geniş bir alanı kapsar; çünkü “böyle bir borcum yok” itirazı, borcun hiç doğmadığı iddiasını da, borçtan sizin sorumlu olmadığınız iddiasını da içine alır.

“Böyle bir borcum yok” itirazının kapsamı

Şirket borcu nedeniyle kanuni temsilciye, yönetim kurulu üyesine veya ortağa gönderilen ödeme emirlerinde en güçlü itiraz genellikle sorumluluk koşullarının bulunmadığıdır. Görev süresi dışında kalan aylar, istifadan sonra ödeme ayı başlayan primler, ortak sıfatıyla hisse oranını aşan tutarlar ve sizin adınıza değil tüzel kişi adına kesilmiş idari para cezaları bu itirazın konusu olabilir. Yargıtay, sermaye payı oranıyla sınırlı sorumlu bir ortağa borcun tamamı için ödeme emri gönderilmesini, işyerinin sahibi değil çalışanı olan kişiye idari para cezası ödeme emri düzenlenmesini ve tüzel kişiye kesilen idari para cezası için temsilcinin şahsen takip edilmesini bu kapsamda değerlendirmiştir. Son iki durum için sırasıyla 10. HD, 05.04.2023, E.2023/1571, K.2023/3754 ve 10. HD, 24.06.2020, E.2019/1443, K.2020/3853 kararlarına bakılabilir. Şirketin SGK borcundan yöneticinin ve ortağın hangi aylar ve hangi tutar için sorumlu olduğunu ayrıntılı olarak şirketin SGK borcundan kim sorumlu yazımızda anlattık.

Borcun kendisine yönelik itirazlar da bu başlık altında ileri sürülür: sigortalının işyerinde hiç çalışmadığı, işyerinin devredilmiş olduğu, hesaplamanın yanlış matraha dayandığı ya da tahakkukun hatalı döneme özgülendiği gibi iddialar, ödeme emrinin iptali davasında incelenir. Yargıtay, sigortalılığın kesintisiz devam ettiğinin tespiti istemiyle ödeme emrinin iptali isteminin aynı davada birlikte görüldüğü bir dosyada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına yönelik istinaf başvurularını esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır (10. HD, 14.09.2023, E.2023/5471, K.2023/8188).

SGK prim borcu zamanaşımı itirazı

SGK prim borcu zamanaşımı itirazı da ödeme emrine karşı açılan davada ileri sürülür. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre Kurumun prim ve diğer alacakları, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tabidir. İdari para cezaları da 102. madde uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir, ancak bu süre fiilin işlendiği tarihten başlar. 2008 öncesine ait borçlarda uygulanacak süre ve sürenin kesilip kesilmediği ayrıca hesaplanmalıdır. Yargıtay, 2009 yılında başlatılmış bir takibe ait ödeme emrini zamanaşımı nedeniyle iptal eden ilk derece kararına karşı Kurumun istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını 2026’da onamıştır (10. HD, 06.05.2026, E.2025/20000, K.2026/6435). Zamanaşımının başlangıcı ve kesilme sebepleri, şirketin SGK borcundan kim sorumlu yazımızın zamanaşımı bölümünde ayrıca ele alınmıştır.

Zamanaşımı nedeniyle iptal edilen bir borcun ardından da yaşanabilecek bir sorun vardır. Kurum, zamanaşımına uğrayan borçları “eksik borç” sayarak borcu yoktur yazısında göstermeye devam etmiş, bu durum şirketlerin ihalelere girmesini engellemiştir. Danıştay 10. Dairesi, kesinleşmiş yargı kararıyla zamanaşımı nedeniyle iptal edilen prim borcunun borç ilişiksiz belgesine yansıtılmasına dayanak olan Genelge hükmünü ve buna dayanan işlemi iptal etmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu kararı oy çokluğuyla onamıştır (Danıştay 10. D., 15.06.2023, E.2019/11351, K.2023/3625; İDDK, 03.03.2025, E.2024/83, K.2025/485).

Yüzde 10 haksız çıkma zammı artık uygulanmıyor

Eski kaynaklarda, ödeme emrine itirazı reddedilen borçludan reddedilen tutarın yüzde 10 zamla tahsil edileceği yazılıdır. Bu kural 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin beşinci fıkrasındaydı ve Yargıtay bu zammı SGK davalarında da uyguluyordu; hatta mahkemenin zammı hüküm altına almamasını düzelterek onama sebebi saymıştı (10. HD, 15.11.2021, E.2021/7027, K.2021/14195). Anayasa Mahkemesi 21 Nisan 2022 tarihli kararıyla bu fıkrayı iptal etmiştir (AYM, E.2021/119, K.2022/48). Karar 2 Ağustos 2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu tarihten sonra ödeme emrine karşı açılan davayı kaybetmek, borca yüzde 10 zam eklenmesi sonucunu doğurmaz. Davayı kaybetmenin riski yargılama giderleri, karşı vekâlet ücreti ve bu süre içinde işlemeye devam eden gecikme zammıdır.

Tahakkuk Yazısında SGK Prim Borcuna İtiraz Süresi Bir Aydır

Her prim borcu ilk kez ödeme emriyle önünüze gelmez. Kurumun denetim, asgari işçilik incelemesi veya başka kamu kurumlarından gelen bilgiler üzerine tespit ettiği prim farkları, önce bir tahakkuk yazısıyla işverene tebliğ edilir. Bu yazıya karşı izlenecek yol, ödeme emrine karşı izlenecek yoldan farklıdır ve mahkemeden önce Kuruma başvurmayı gerektirir.

5510 sayılı Kanun’un 85. maddesi, asgari işçilik tutarı üzerinden re’sen tahakkuk ettirilen primler için işverenin “tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebileceğini” söyler. “İtiraz takibi durdurur.” Kurum itirazı reddederse işveren, ret kararının tebliğinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir; ancak “Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.” 86. madde, denetim ve tespitlerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait belgelerin Kurumca re’sen düzenlenmesi hâli için aynı sistemi kurar: bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz, itirazın reddi hâlinde bir ay içinde yetkili iş mahkemesi.

Bu aşamada Kuruma yapılan itiraz, ödeme emrine karşı yapılan başvurudan farklı olarak gerçekten sonuç doğurur: takibi durdurur ve mahkemeye giden yolun ilk adımıdır. Bununla birlikte, Kurumun bu itiraz prosedürünü işletmeden ödeme emri göndermesi de mümkündür. Yargıtay, asgari işçilik farkı nedeniyle tahakkuk ettirilen prim için 85. maddedeki itiraz prosedürü işletilmeden ödeme emri tebliğ edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emrini iptal eden ilk derece kararını bozmuş, 6183 sayılı Kanun’un 55. maddesi uyarınca ödeme emri düzenlenmesinin mümkün olduğunu ve mahkemenin işin esasına girmesi gerektiğini belirtmiştir (10. HD, 23.01.2023, E.2023/24, K.2023/571). Pratik sonuç şudur: elinize bir tahakkuk yazısı değil ödeme emri geçtiyse, “henüz Kuruma itiraz etmedim” düşüncesiyle beklemeyin; 15 günlük dava süresi işlemeye başlamıştır.

SGK İdari Para Cezasına İtiraz Nereye Yapılır?

SGK idari para cezasına itiraz iki aşamalıdır ve ikinci aşama iş mahkemesinde değil idare mahkemesinde yapılır. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesine göre idari para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde ya ödenir ya da “aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur.” Kurumca itirazı reddedilenler, ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilir. Bu süre içinde başvurulmazsa idari para cezası kesinleşir. Kurum içindeki itirazı inceleyen birim uygulamada idari para cezası itiraz komisyonudur; Danıştay kararlarında dava konusu, ceza kararıyla birlikte bu komisyonun ret kararı olarak gösterilir (Danıştay İDDK, 04.03.2021, E.2020/2675, K.2021/401).

İdari para cezası bir kabahat yaptırımı olduğu için bazı başvurucular 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na göre sulh ceza hâkimliğine gider. Bu yol yanlıştır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, SGK idari para cezasına karşı yapılan başvuruyu esastan inceleyen sulh ceza hâkimliği kararlarını, itiraz merciinin idari yargı olduğu ve hâkimliğin görevsizlik kararı vermesi gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozmuştur (19. CD, 04.06.2018, E.2017/5482, K.2018/6725; 19. CD, 22.02.2021, E.2019/32155, K.2021/1902). İş mahkemesi de idari para cezasının iptali talebini inceleyemez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş mahkemesinde açılan bir davada idari para cezasının iptaline yönelik talep bakımından idari yargının görevli olduğunu belirterek hükmü görevsizlik kararı eklemek suretiyle düzeltmiştir (10. HD, 21.11.2018, E.2016/11407, K.2018/9661).

Peşin ödeme indirimi dava hakkını ortadan kaldırmaz

5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi, idari para cezasının Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde peşin ödenmesi hâlinde “dörtte üçünün” tahsil edileceğini, yani dörtte bir indirim yapılacağını düzenler ve aynı hüküm “Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez.” der. Maddenin eski hâlinde, peşin ödeme yapıldıktan sonra itiraz veya dava yoluna gidilir ve Kurumca ya da mahkemece Kurum lehine karar verilirse, daha önce tahsil edilmeyen dörtte birin de tahsil edileceği öngörülüyordu. Bu cümle Anayasa Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli, E.2013/40, K.2013/139 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle cezayı indirimli ödeyip ardından idare mahkemesinde dava açmak, dava kaybedilse bile indirimin geri alınması sonucunu doğurmaz. Dikkat edilecek nokta, indirimin ancak Kuruma itiraz edilmeden önce yapılan peşin ödemede uygulanmasıdır.

Aynı dilekçede prime ve cezaya itiraz ederseniz

Denetim sonucunda çoğu zaman hem prim farkı tahakkuk ettirilir hem de idari para cezası kesilir. İki işleme tek dava dilekçesiyle iş mahkemesinde itiraz edilirse mahkeme davayı bütünüyle reddetmemeli, talepleri birbirinden ayırmalıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 29 sigortalının kayıtsız çalıştırıldığının tespitinden sonra hem prim hem idari para cezası uygulanan bir dosyada, mahkemenin davanın tamamını idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle reddetmesini bozmuştur. Daireye göre prim tahakkukunun iptali, prim borcu bulunmadığının tespiti ve yersiz tahsil edilen primlerin iadesi istemleri yönünden iş mahkemesi görevlidir; idari para cezası yönünden ise dava tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmelidir (10. HD, 07.03.2017, E.2015/8664, K.2017/1851). Görevsizlik kararı, idari para cezasına karşı ayrı bir dava açma ihtiyacını ortadan kaldırmaz; bu nedenle iki yol baştan birbirinden ayrı işletilmelidir.

Ölen kişiye kesilen ceza mirasçılara geçmez

İdari para cezası bir yaptırım olduğu için cezaların şahsiliği ilkesine tabidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, işyerini Kuruma bildirmediği için miras bırakana verilen idari para cezasının tahsili için mirasçılara ödeme emri gönderildiği bir dosyada, murisin ölümüyle cezanın tahsil kabiliyetinin ortadan kalktığını ve mirasçılar hakkında takip yapılamayacağını kabul eden direnme kararını onamıştır (HGK, 07.07.2021, E.2018/825, K.2021/964). Prim borcu ise ceza değil, mirasçıya geçebilen bir borçtur; bu ayrım ölen kişinin SGK borcu için gelen ödeme emirlerinde ilk incelenecek husustur.

İdari Para Cezası İçin Ödeme Emri Gelirse Mahkeme Değişir

İdari para cezasına karşı yol idare mahkemesi olsa da, aynı cezanın tahsili için gönderilen ödeme emrine karşı yol iş mahkemesidir. Bu ayrım uygulamada en sık görevsizlik kararına yol açan noktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir bankaya kesilen idari para cezası için sonradan düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada, davacının asıl amacının ödeme emrinin iptali olduğunu ve uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin yetkili olduğunu kabul etmiş, aksi yöndeki direnme kararını bozmuştur (HGK, 14.05.2019, E.2015/3514, K.2019/557). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de idari para cezaları ödeme emirlerine dönüştürüldüğünde bu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davalarda 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi uyarınca iş mahkemelerinin görevli olduğunu ve görevsizlik kararı verilemeyeceğini belirtmiştir (10. HD, 04.03.2020, E.2019/2839, K.2020/1999).

Bu davada iş mahkemesinin inceleme alanı sınırlıdır. Ödeme emri ancak kesinleşmiş bir alacak için düzenlenebilir. Bu nedenle mahkeme önce idari para cezasına karşı 102. maddedeki itiraz prosedürünün işletilip işletilmediğini araştırır; işletilmişse cezanın kesinleşip kesinleşmediğini bekletici sorun yapar. Ardından kesinleşen ceza tutarına ilişkin ödeme emrini 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesindeki sınırlı sebepler çerçevesinde inceler. Yargıtay, bu araştırmayı yapmadan idare mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı veren mahkemenin hükmünü bozmuştur (10. HD, 16.01.2017, E.2016/13451, K.2017/70). Bu, iki ayrı davanın aynı anda yürüyebileceği anlamına gelir: cezanın kendisine karşı idare mahkemesinde, ödeme emrine karşı iş mahkemesinde. Trafik cezalarında da benzer bir kesinleşme kuralı uygulanır; bunu trafik cezası ödeme emri yazımızda anlattık.

Dava Açmak Takibi ve Haczi Durdurur mu?

Dava açmak tek başına takibi durdurmaz. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi, yetkili iş mahkemesine başvurulmasının “alacakların takip ve tahsilini durdurmaz” olduğunu açıkça yazar. 85. ve 86. maddeler prim tahakkukuna karşı mahkemeye başvuru, 102. madde ise idari para cezasına karşı mahkemeye başvuru için aynı kuralı tekrarlar. Buna karşılık Kurum içindeki itiraz aşaması farklıdır: re’sen tahakkuk ettirilen prime ve idari para cezasına karşı Kuruma süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Takibin durmaması, ödeme emrine karşı dava açmanın anlamsız olduğu sonucunu doğurmaz. Dava kabul edilirse ödeme emri iptal edilir ve bu ödeme emrine dayanan hacizlerin dayanağı ortadan kalkar. Dava sürerken ödenen tutarların iadesi de istenebilir. Haczin hangi mallara konulabileceği, maaş ve banka hesabı haczinin sınırları ve haczin kaldırılması ise ayrı kurallara tabidir. Dava açmadan önce borcu yapılandırmak veya taksitlendirmek de mümkündür; ancak yapılandırma başvurusunun kendisi, ödeme emrine karşı dava açma süresini uzatmaz.

İdari Yargıya Giden Diğer SGK Uyuşmazlıkları

İdari para cezası dışında da idari yargının görevine giren SGK işlemleri vardır. Kurumun genelge ve yönetmelik gibi genel düzenleyici işlemleri idari yargıda dava konusu edilir. Borç ilişiksiz belgesine ilişkin Genelge hükmünün Danıştay’da iptal edildiği yukarıdaki dosya bunun örneğidir. 7036 sayılı Kanun’un 5. maddesi ayrıca 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıkları, yani kamu görevlilerinin emeklilik rejimine ilişkin uyuşmazlıkları, iş mahkemesinin görev alanı dışında bırakır.

İdare mahkemesinde dava açılacaksa yetkili mahkeme, kural olarak dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir (2577 sayılı Kanun m.32). İdari başvuru ve dava açma sürelerinin genel mantığını idareye başvuru süresi yazımızda anlattık; ancak SGK idari para cezasında 102. maddedeki özel süreler, yani Kuruma 15 gün ve idare mahkemesine 30 gün, uygulanır.

SGK Ödeme Emrine İtiraz Dilekçesinde Neler Yazılmalı?

SGK ödeme emrine itiraz dilekçesi, Kuruma yazılan bir itiraz dilekçesi değil, iş mahkemesine hitaben yazılan bir dava dilekçesidir. 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi, borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun “o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi” gerektiğini, aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılacağını söyler. Bu nedenle dilekçede hangi dönemlere ve hangi tutarlara itiraz edildiği tek tek yazılmalıdır. Dava dilekçesinde bulunması gereken başlıca unsurlar şunlardır:

  • Mahkeme: Ödeme emrini düzenleyen sosyal güvenlik il müdürlüğünün veya sosyal güvenlik merkezinin bulunduğu yer iş mahkemesi; iş mahkemesi yoksa iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi.
  • Taraflar: Davacı olarak siz; davalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı. Kurum birimleri ayrı tüzel kişiliğe sahip değildir.
  • Dava konusu: Ödeme emrinin takip numarası, düzenleme ve tebliğ tarihi, borç dönemi ve tutarı; kısmi itirazda itiraz edilen dönemler ve tutarlar.
  • Süre: Tebliğ tarihi veya öğrenme tarihi ve öğrenme biçimi; tebligat usulsüzse usulsüzlüğün ne olduğu.
  • İtiraz sebebi: Borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı; şirket borcunda sorumluluk koşullarının bulunmadığı ve görev tarihleri.
  • Deliller: Ticaret sicili gazeteleri, istifa ve görev bitiş belgeleri, ödeme dekontları, tebligat mazbatası, sigortalı hizmet dökümleri ve Kurumdaki takip dosyasının getirtilmesi talebi.
  • Talep: Ödeme emrinin tamamen veya itiraz edilen kısım yönünden iptali; ödenen tutarlar varsa iadesi; yargılama giderleri ve vekâlet ücreti.

Dilekçeye ödeme emrinin ve tebligat zarfının bir örneğini eklemek, sürenin ve yetkinin ilk bakışta denetlenebilmesini sağlar. İdari para cezasına karşı idare mahkemesinde açılacak dava ise iptal davasıdır; bu dilekçede Kurumun ceza kararı ile itiraz komisyonunun ret kararı birlikte dava konusu yapılır. Dava açmadan önce arabulucuya gitmek gerekmez: 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki arabuluculuk dava şartı, işçi ve işveren arasındaki alacak, tazminat ve işe iade davalarına özgüdür; Kuruma karşı açılan ödeme emrinin iptali davası bu kapsamda değildir.

Ödeme Emri Elinize Geçtiği Gün Yapılacaklar

SGK’dan gelen belgeyle ilgili ilk gün yapılacak işler, sonraki bütün hakları belirler. Aşağıdaki sıra, en çok hata yapılan noktaları kapsar:

  • Belgenin türünü okuyun. Başlıkta “ödeme emri” mi, “idari para cezası karar tutanağı” mı, yoksa prim farkı tahakkuk yazısı mı yazıyor? Her birinin mahkemesi ve süresi farklıdır.
  • Tebliğ tarihini not edin. Zarfın üzerindeki veya e-Tebligat kaydındaki tarihi saklayın. Ödeme emrinde 15 gün, idari para cezasında 15 gün, re’sen tahakkukta bir ay işlemeye başlamıştır.
  • Düzenleyen birimi tespit edin. Ödeme emrini hangi il müdürlüğü veya sosyal güvenlik merkezi düzenlediyse dava o yerin iş mahkemesinde açılır.
  • Dönemleri ve kalemleri ayırın. Prim, gecikme zammı ve idari para cezası kalemlerini birbirinden ayırın; görev süreniz dışındaki ayları ve hisse oranınızı aşan tutarları işaretleyin.
  • Kuruma başvuruyu dava süresinin yerine koymayın. Kuruma dilekçe vermek ödeme emrine karşı dava süresini durdurmaz.
  • Peşin ödeme indirimini değerlendirin. İdari para cezasında Kuruma itiraz etmeden önce 15 gün içinde peşin ödeme yapılırsa dörtte bir indirim uygulanır ve dava hakkı saklı kalır.

Şirketin SGK borcu nedeniyle size gelen ödeme emirleri, görev tarihleri, ortaklık payı ve şirketin geçirdiği süreçler birlikte değerlendirilmeden doğru bir itiraz stratejisine dönüştürülemez. SGK alacaklarına ve iş mahkemesinde görülen sosyal güvenlik davalarına ilişkin çalışma alanımızı Ankara iş hukuku avukatı sayfamızda, şirket yöneticilerinin kamu borçlarından sorumluluğuna ilişkin çalışmalarımızı Ankara şirket avukatı sayfamızda inceleyebilir, dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

SGK ödeme emrine itiraz nereye yapılır?

Ödeme emrini düzenleyen Kurum biriminin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine, ödeme emrinin iptali davası açılarak yapılır. Bu yetki kesindir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar. Kuruma verilen itiraz dilekçesi dava yerine geçmez.

SGK ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?

Tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür. Süre 1 Ocak 2018’den önce 7 gündü; eski kaynaklardaki 7 günlük süre bugün uygulanmaz. Süre hak düşürücüdür, mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilir ve geçtiğinde ödeme emri kesinleşir.

SGK prim borcu itiraz nereye yapılır?

Borç size ödeme emriyle bildirildiyse 15 gün içinde iş mahkemesine dava açılır. Borç asgari işçilik incelemesi veya denetim sonucunda re’sen tahakkuk ettirilip bir tahakkuk yazısıyla bildirildiyse, önce bir ay içinde Kuruma itiraz edilir; itiraz reddedilirse ret kararının tebliğinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesine başvurulur.

SGK idari para cezasına itiraz görevli mahkeme hangisidir?

İdare mahkemesidir. Ceza kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde Kuruma itiraz edilir; itiraz reddedilirse ret kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Sulh ceza hâkimliği ve iş mahkemesi cezanın kendisine yönelik itirazı inceleyemez. Aynı cezanın tahsili için gönderilen ödeme emrine karşı dava ise iş mahkemesinde açılır.

SGK ödeme emri geldi, ne yapmalıyım?

Önce belgenin gerçekten ödeme emri olup olmadığını, tebliğ tarihini ve düzenleyen birimi tespit edin. Ardından borç kalemlerini dönem dönem ayırın ve sizin sorumlu olmadığınız ayları veya tutarları belirleyin. İtiraz edecekseniz 15 gün içinde yetkili iş mahkemesinde dava açın; borcu kabul ediyorsanız ödeme veya yapılandırma seçeneklerini değerlendirin.

SGK ödeme emrine itiraz süresinin geçmesi hâlinde ne olur?

Ödeme emri kesinleşir ve Kurum haciz işlemlerine geçebilir. Gerçek borçlu için 6183 sayılı Kanun’da İcra ve İflas Kanunu’ndaki gibi sonradan menfi tespit davası açma imkânı yoktur. Ancak sorumluluk koşulları hiç gerçekleşmemiş bir kişi, örneğin görevi sona erdikten sonraki aylar için ödeme emri gönderilen eski yönetici, Yargıtay’ın güncel kararlarına göre süre geçse de menfi tespit davası açabilir.

SGK ödeme emrine itiraz davası takibi durdurur mu?

Durdurmaz. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi, iş mahkemesine başvurulmasının alacakların takip ve tahsilini durdurmadığını açıkça düzenler. Dava kabul edilirse ödeme emri ve buna dayanan işlemler hukuki dayanağını kaybeder. Kuruma yapılan itirazın takibi durdurduğu hâller, re’sen tahakkuk ettirilen prim ile idari para cezasına karşı yapılan itirazlardır.

SGK ödeme emrine itiraz zamanaşımı sebebiyle yapılabilir mi?

Evet. Zamanaşımı, 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinde sayılan üç itiraz sebebinden biridir. Kurumun prim ve diğer alacakları, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. İdari para cezalarında on yıllık süre fiilin işlendiği tarihten başlar.

İtirazı kaybedersem yüzde 10 fazla mı öderim?

Hayır. Ödeme emrine itirazında haksız çıkan borçludan yüzde 10 zam alınmasını öngören kural, Anayasa Mahkemesinin E.2021/119, K.2022/48 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve 2 Ağustos 2022’de Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Davayı kaybetmenin sonucu yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve işlemeye devam eden gecikme zammıdır.

SGK idari para cezasına itiraz süresi ne kadardır?

Ceza kararının tebliğinden itibaren 15 gündür ve bu süre içinde itiraz Kuruma yapılır. Kurumun ret kararı tebliğ edildikten sonra idare mahkemesinde dava açmak için 30 gün vardır. Kuruma süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Hiç itiraz edilmezse veya dava süresi kaçırılırsa ceza kesinleşir ve tahsili için ödeme emri gönderilir.

SGK borcuna itiraz dilekçesinde nelere dikkat edilmeli?

Dilekçe iş mahkemesine hitaben dava dilekçesi olarak yazılmalı, ödeme emrinin takip numarası, tebliğ tarihi, dönemi ve tutarı gösterilmelidir. Borcun bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen dönem ve tutarın açıkça yazılması gerekir; aksi hâlde o kısım için itiraz edilmemiş sayılır. İtiraz sebebi ve bunu ispatlayan belgeler dilekçeye eklenmelidir.

SGK prim borcu dava açma süresi kaçırıldıysa hangi yol kalır?

Ödeme emrine karşı 15 günlük süre kaçırıldıysa ödeme emri kesinleşir. Bu durumda borcun ödenmesi, yapılandırılması veya sorumluluk koşullarınız hiç yoksa menfi tespit davası seçenekleri değerlendirilir. Tebligat usulsüz yapılmışsa süre, ödeme emrini öğrendiğiniz tarihten başlar; bu da süresinde dava açma imkânını yeniden gündeme getirebilir.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Anlatılan Yargıtay ve Danıştay kararları kendi olaylarına bağlıdır. Onama kararlarında aktarılan gerekçelerin bir kısmı ilk derece veya istinaf mahkemesine aittir. Metin, 30 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile Yargıtay ve Danıştay karar arama sistemlerinde yayımlanan kararlara dayanmaktadır. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.