Hukuk

Trafik Kazası Sonrası Sigorta Süreci Nasıl İşler?

Trafik Kazası Sonrası Sigorta Süreci Nasıl İşler

Trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler denildiğinde akla tek bir prosedür gelir; oysa süreç kazanın sigortacıya ihbar edilmesiyle başlar ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (trafik sigortası) Genel Şartları ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun çizdiği süreler içinde yürür. Bu takvimin iki temel sayısı vardır: ihbar için on gün (Genel Şartlar B.1.1/a) ve belgelerin sigortacıya iletilmesinden sonra ödeme için sekiz iş günü (KTK m.99/1 ile Genel Şartlar B.2.1). İnternette yaygın olarak yazılan “beş iş günü” süresinin trafik sigortası genel şartlarında bir karşılığı yoktur; o süre kasko sözleşmesinin kendi genel şartlarından gelir ve iki rejim karıştırıldığı için hak sahipleri sık sık yanlış tarihe göre hareket eder.

Makale İçeriği

Maddi hasarlı kazadan ölümlü kazaya, değer kaybından sürekli ve geçici iş göremezliğe kadar her tazminat kaleminin işleyişi aşağıda madde numarasıyla ele alınmıştır. Metin, Genel Şartlar’ın 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişikliği (RG 12.06.2026/33278), Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği’nin 1 Nisan 2026 tarihli yeni rejimi ve hasar başvurularının 1 Eylül 2026 itibarıyla Ortak Hasar İhbar Merkezi üzerinden alınmasına ilişkin SEDDK Genelgesi esas alınarak güncellenmiştir.

Özet — Trafik kazası sonrası sigorta süreci, ihbar ve ödeme takvimi kanunla bağlanmış bir süreçtir; tarafların “genellikle” diye anlattığı süreler bağlayıcı değildir.

  • İhbar süresi on gündür — Genel Şartlar B.1.1/a; süre kaza tarihinden değil, olaydan haberdar olunan andan işler.
  • Ödeme süresi sekiz iş günüdür — KTK m.99/1 ve Genel Şartlar B.2.1; süreyi Ek-6’daki belgelerin sigortacıya ulaşması başlatır.
  • İnceleme üç ayı aşarsa hasarın en az %50’si avans olarak ödenir (B.2.5) ve borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek olmadan temerrüde düşer (TTK m.1427/4).
  • TRAMER kusur belirlemez; kusur oranı tutanak, bilirkişi ve gerektiğinde tahkim ya da mahkeme tarafından saptanır.
  • Manevi tazminat ile araç mahrumiyeti trafik sigortası teminatı dışındadır (A.6/f ve A.6/k); bu kalemler kusurlu sürücü ve işletenden istenir.
  • Ödeme yapılmazsa yol: KTK m.97 uyarınca yazılı başvuru → 15 gün bekleme → Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava.

Trafik Kazası Sonrası Sigorta Süreci Nasıl İşler? Adım Adım Akış

Zorunlu trafik sigortasında süreç, birbirini izleyen altı aşamadan oluşur ve her aşamanın kanun ya da genel şartlarla belirlenmiş bir karşılığı vardır. Aşağıdaki akış, kusurlu tarafın sigortacısından tazminat talep eden hak sahibi için geçerlidir:

  1. Kazanın belgelenmesi. Maddi hasarlı kazalarda taraflar kaza tespit tutanağını birlikte doldurur; yaralanma, ölüm, alkol, ehliyetsizlik ya da kamu malına zarar hâllerinde kolluk çağrılır. Fotoğraf ve görgü tanığı bilgisi bu aşamada toplanır.
  2. İhbar. Sigortalı için ihbar süresi, olaydan haberdar olunan andan itibaren on gündür (Genel Şartlar B.1.1/a). 1 Eylül 2026’dan beri ihbar, şirketin kendi kanallarına ek olarak Ortak Hasar İhbar Merkezi üzerinden de yapılabilir.
  3. Dosyanın açılması ve eksper ataması. Şirket, dosya bilgisini ihbarı takip eden ilk iş günü içinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne iletir; trafik sigortasında eksper ataması EKSİST üzerinden sıralı yapılır ve ilk raporun ücretini sigorta şirketi öder.
  4. Belgelerin sunulması. Ödeme süresini başlatan şey ihbar değil, Genel Şartlar Ek-6’da sayılan belgelerin sigortacının merkez veya şubelerinden birine ulaşmasıdır. Teslim tarihinin belgelenmesi bu yüzden önemlidir.
  5. Ödeme. Sigortacı, belgelerin iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır (KTK m.99/1). İnceleme üç ayı aşarsa hasarın en az yüzde ellisi avans olarak ödenir.
  6. İtiraz. Eksper raporuna itiraz üç iş günü içinde yapılır. Tazminat uyuşmazlığında ise önce KTK m.97 uyarınca yazılı başvuru ve on beş günlük bekleme, ardından Sigorta Tahkim Komisyonu ya da dava gelir.

Bu akışın dayandığı iki temel metin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile trafik sigortası genel şartlarıdır. Sürecin hangi noktasında olduğunuzu bilmek, hangi sürenin işlediğini bilmek anlamına gelir; aşağıdaki başlıklarda her aşama ayrı ayrı açılmıştır.

Trafik Kazasını Sigortaya Kaç Gün İçinde Bildirmek Gerekir?

Zorunlu trafik sigortasında ihbar süresi on gündür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1/a bendi, sigortalıya “bu sözleşmeye göre sorumluluğunu gerektirecek bir olayı, haberdar olduğu andan itibaren on gün içinde sigortacıya ihbar etmek” yükümlülüğü yükler. İnternette çok yaygın olan “kazadan sonra beş iş günü içinde sigortaya bildirin” cümlesinin trafik sigortası genel şartlarında karşılığı yoktur; bu süre kasko sözleşmesinin kendi rejiminden gelir ve iki sözleşme farklı takvimlerle yürür.

Sürenin başlangıcı da yanlış anlaşılıyor. Ölçüt kaza tarihi değil, sigortalının olaydan haberdar olduğu andır. Park hâlindeki araca verilen hasarda, sürücünün olayı ertesi gün fark ettiği durumlarda ya da tutanağın sonradan tebliğ edildiği hâllerde bu iki tarih birbirinden ayrılır. Karşı taraf sıfatıyla zarar gören kişi ise kendi sigortacısına ihbar yükümlüsü değildir; o, kusurlu tarafın trafik sigortası şirketine başvurur ve onun için işleyen süre ihbar süresi değil, KTK m.109’daki zamanaşımı süresidir.

Bildirim süresi geçerse tazminat hakkı kaybolur mu?

Hayır. On günlük ihbar süresinin geçirilmesi, zarar görenin tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Genel Şartlar B.4’ün ilk fıkrası açıktır: “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez.” Sigortacının elindeki tek yaptırım, B.4’ün üçüncü fıkrasının (d) bendindeki rücu hakkıdır: ihbar yükümlülüğünün ihlali zararı artırmışsa sigortacı, yalnızca artan kısım için kendi sigortalısına rücu edebilir. Yani gecikme, üçüncü kişinin ödemesini engellemez; sigortalı ile sigortacı arasındaki iç ilişkiyi etkiler.

Buna karşılık gecikmenin fiilî bir maliyeti vardır: hasar delilleri zayıflar, aracın onarılmış olması hasar tespitini güçleştirir ve kusur tartışması karşı tarafın beyanına kalır. Bu nedenle süre bir hak düşürücü süre olmasa da ihbarın gecikmeden yapılması hak sahibinin lehinedir.

Trafik sigortası ve kasko: hangi süre hangi sözleşmeye ait?

Bir trafik kazasında çoğu zaman iki ayrı sigorta ilişkisi aynı anda gündeme gelir ve süreleri birbirine karıştırmak hak kaybına yol açar. Aşağıdaki tablo, doğrudan mevzuat metninden doğrulanabilen süreleri gösterir:

AşamaZorunlu trafik sigortası (ZMSS)Dayanak
Kazanın sigortacıya ihbarıOn gün (haberdar olunan andan itibaren)Genel Şartlar B.1.1/a
Hasar dosyasının SBM’ye iletilmesiİhbarı takip eden ilk iş günüEksper Atama Yön. m.4/2
Eksperin işi kabulü6 saat (reddetmezse kabul sayılır)Eksper Atama Yön. m.13/1
Onarım bedeli uygulamasının bildirimiHasar ihbarından itibaren 2 iş günüGenel Şartlar B.2.2
Eksper raporuna itiraz3 iş günü (SBM sistemine giriş bildiriminden)Eksper Atama Yön. m.8/1
İtiraz eksperi / hakem eksper raporu3 iş günü (motorlu araç sigortalarında)Eksper Atama Yön. m.8/5-6
Değer kaybı tutarının bildirimiNihai eksper raporunun ulaşmasını takip eden iş günüGenel Şartlar A.5/a
Tazminatın ödenmesiSekiz iş günü (belgelerin iletilmesinden)KTK m.99/1 · Genel Şartlar B.2.1
İnceleme üç ayı aşarsaHasarın en az %50’si avansGenel Şartlar B.2.5 · TTK m.1427/3
Dava/tahkim öncesi bekleme15 gün (yazılı başvurudan sonra)KTK m.97
Zamanaşımı2 yıl (öğrenmeden) / 10 yıl (kazadan)KTK m.109/1

Kasko, bu tablodan bağımsız bir sözleşmedir: süreleri, teminat kapsamı ve ödeme rejimi Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ile poliçenin özel şartlarına tabidir. Örneğin kaskoda tazminat, talep edilen belgelerin eksiksiz teslimi ve kararlaştırılmışsa eksper raporunun tesliminden itibaren 10 iş günü içinde tespit edilip ödenir. Bu nedenle “kaza sonrası sigorta süreci” derken hangi poliçeden söz edildiğinin baştan netleştirilmesi gerekir.

Kaza Sonrası Sigortadan Para Ne Zaman Yatar?

Zorunlu trafik sigortasında ödeme süresi sekiz iş günüdür. KTK m.99/1 lafzı nettir: “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” Aynı süre Genel Şartlar B.2.1’de de tekrar edilir. Bu maddeye uymayan sigortacı hakkında KTK m.99/3 uyarınca idari yaptırım uygulanır.

Sürenin başlangıcı hasar ihbarı değil, belgelerin sigortacıya ulaşmasıdır. Hangi belgelerin bu süreyi başlattığı da tahmine bırakılmamıştır: Genel Şartlar’ın 1 Temmuz 2026’da yeniden düzenlenen Ek-6‘sı, “Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler” başlığıyla maddi zararlar, bedeni zararlar ve kişisel bilgi doğrulama evrakları için ayrı listeler verir. Sigortacı ancak haklı olarak ve yalnızca hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bir belgeyi ek olarak isteyebilir; bu durumda süre yeni belgenin iletilmesiyle yeniden başlar. Ek-6’da olmayan bir evrakın istenmesi süreyi kendiliğinden durdurmaz.

Ödeme gecikirse faiz işler mi?

İşler ve bunun için ihtar çekmeye gerek yoktur. Türk Ticaret Kanunu m.1427/4, “Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer” der. Aynı maddenin beşinci fıkrası daha da ileri gider: “Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.” Yani poliçeye konulan aksi yöndeki bir özel şart hüküm ifade etmez. Sekiz iş günü dolduktan sonraki her gün faiz doğurur; bu nedenle belgelerin sigortacıya hangi tarihte teslim edildiğinin belgelenmesi (kayıtlı posta, KEP, sistem kaydı) pratikte belirleyicidir.

İnceleme uzarsa hak sahibi süresiz beklemek zorunda değildir. Genel Şartlar B.2.5 ve TTK m.1427/3, incelemeler hasar ihbarından itibaren üç ay içinde tamamlanamamışsa sigortacının, tazminattan mahsup edilmek üzere süratle tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak ödemesini emreder. Bu, talep edilmesi gereken ve rakiplerin çoğunun hiç anlatmadığı bir haktır.

Kısmi ödeme yapıldıysa ne olur?

Sigortacının yaptığı kısmi ödeme, borcun varlığının kabulü anlamına gelir ve zamanaşımını keser (TBK m.154/1). Örneğin araç hasar bedelini ödeyip değer kaybı talebini reddeden bir sigortacı, ödediği kalem bakımından borcu ikrar etmiş olur. Bu nedenle ödeme dekontunun tarihi, sonraki uyuşmazlıkta zamanaşımı savunmasına karşı en güçlü belgedir ve saklanmalıdır. Buna karşılık KTK m.97 kapsamında yapılan yazılı başvuru, TBK m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almadığı için tek başına zamanaşımını kesmez.

Bedensel zararlarda ise 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu m.55’e eklenen fıkra devreye girer: çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında, ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Sigortacının dosya aşamasında yaptığı ara ödemelerin dava sonunda nasıl düşüleceği artık bu kuralla belirlenmektedir.

Hasar İhbarı Nereye Yapılır? Ortak Hasar İhbar Merkezi (1 Eylül 2026)

1 Eylül 2026’dan itibaren motorlu araç sigortalarında hasar başvuruları, şirketlerin kendi kanallarına ek olarak Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) üzerinden de alınmaktadır. Dayanağı, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun 22/7/2026 tarih ve 2026/22 sayılı Genelgesidir. Genelgenin amacı, hak sahiplerinin hasar ve tazminat başvurularının “daha kolay, etkin, izlenebilir ve denetlenebilir şekilde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi aracılığıyla işlenmesi ve ilgili kuruluşlara iletilmesi”dir. Merkez, başvuruları aynı tarihli 2026/21 sayılı Genelge ile kurulan Alo 193 hattı üzerinden alır.

Genelgenin m.4/2 hükmü hak sahibi bakımından kritik bir güvence getirir: OHİM üzerinden yapılan ve geçerli kabul edilen hasar başvuruları, talebin Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili sigorta şirketine, Güvence Hesabı’na veya Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’na yapılmış sayılır. Dahası, “sistem kesintileri, veri kayıpları veya Merkezin bildirimleri ilgili kuruluşlara iletmesinde yaşanacak teknik gecikmeler, ilgili mevzuatta öngörülen sürelerin hesabında başvuru sahibi aleyhine dikkate alınamaz“. Yani başvuru anı sabitlenmiş, teknik aksaklıkların riski hak sahibinden alınmıştır.

Bunun pratik sonucu şudur: KTK m.99’daki sekiz iş günlük ödeme süresi ile m.97’deki on beş günlük bekleme süresi, OHİM kaydının oluştuğu andan itibaren hesaplanabilir hâle gelir. Şirketin kendi çağrı merkezine yapılan bildirimin “kaydedilmediği” tartışması, merkezî kayıt sayesinde büyük ölçüde ortadan kalkar. Hattın işleyişini ayrıntılı olarak Alo 193 sigorta hasar ihbar hattı yazımızda ele aldık.

Maddi Hasarlı Trafik Kazası Sonrası Sigorta Süreci

Trafik kazaları hayatımızın bir gerçeği ve özellikle maddi hasara yol açan türleri çoğu bireyin karşılaşabileceği en yaygın kazalar arasında yer alır. Bu gibi kazaların ardından, sigorta sürecinin doğru bir şekilde yönetilmesi hem maddi kayıplarınızı en aza indirmek hem de hakkınızı korumak açısından büyük önem taşır. Trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler sorusuna net cevaplar bulmak için süreç adım adım incelenmelidir.

Kazanın Belgelenmesi ve Olay Yerinde Yapılması Gerekenler

Maddi hasarlı bir trafik kazasıyla karşılaştığınızda ilk yapmanız gereken, kazayı detaylı bir şekilde belgelemektir. Taraflar arasında herhangi bir yaralanma olmadığı, yalnızca maddi hasarın oluştuğu bu tür kazalarda polis veya jandarma çağrılmasına gerek kalmaz. Bunun yerine taraflar, aşağıdaki hususları eksiksiz bir şekilde yerine getirmelidir:

  • Kaza Tespit Tutanağının Hazırlanması: Kazaya karışan araç sahipleri, kaza tespit tutanağını doldurmalı ve her iki tarafın da bu belgeyi imzalaması gerekmektedir. Tutanakta, kazanın tarihi, saati, yeri, araçların plakaları, sürücü bilgileri, kaza anına dair detaylar ve çizim gibi kritik bilgiler yer almalıdır.
  • Fotoğraf ve Video Çekimi: Kaza yerini, araçların hasarlarını, araçların konumunu ve plaka bilgilerini içeren geniş açıdan fotoğraflar ve mümkünse bir video çekimi gerçekleştirilmelidir. Bu görüntüler, ileride yapılacak hasar tespiti için önemli kanıt sağlar.
  • Sigorta Bilgilerinin Karşılıklı Paylaşılması: Taraflar, zorunlu trafik sigortası poliçelerini paylaşmalı ve bu bilgilerin doğru bir şekilde not edilmesini sağlamalıdır.

Sigorta Şirketine Hasar Bildirimi

Trafik sigortasında ihbar süresi on gündür. Genel Şartlar B.1.1/a, sigortalıya “sorumluluğunu gerektirecek bir olayı, haberdar olduğu andan itibaren on gün içinde sigortacıya ihbar etmek” yükümlülüğü yükler. Sürenin başlangıcı kaza tarihi değil, sigortalının olaydan haberdar olduğu andır; park hâlindeki araca verilen hasar gibi durumlarda bu iki tarih farklı olabilir. Karşı taraf olarak zarar gören kişi ise kendi sigortacısına değil, kusurlu tarafın trafik sigortası şirketine başvurur ve onun için işleyen süre KTK m.109’daki zamanaşımı süresidir. Hasar bildiriminde aşağıdaki belgelerin hazırlanması gerekir:

  • Kaza tespit tutanağı,
  • Kazanın gerçekleştiği alanın ve araçların fotoğrafları,
  • Zarar gören araca ait ruhsat,
  • Ödemenin yapılacağı banka hesap bilgileri (banka ve şube adı, IBAN),
  • Varsa görgü tanıklarının iletişim bilgileri ve düzenlenmişse eksper raporu.

Bu belgelerin kaynağı Genel Şartlar’ın Ek-6‘sıdır ve Ek-6, 1 Temmuz 2026’da yeniden düzenlenmiştir. Ek-6’nın başlığı “Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler”dir; listede sürücü belgesi ve poliçe fotokopisi yer almaz, cep telefonu numarası ise her bölümde “varsa” kaydıyla geçer. Bu ayrım pratikte önemlidir: KTK m.99’un sekiz iş günlük ödeme süresini başlatan şey, Ek-6’da sayılan belgelerin sigortacının merkez veya şubelerinden birine ulaşmasıdır. Sigortacı ancak hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri isteyebilir; listede olmayan bir evrakın istenmesi süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz.

TRAMER Üzerinden Kusur Tespiti

Sigorta şirketleri, hasar ihbarını aldıktan sonra dosya bilgisini ihbarı takip eden ilk iş günü içinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (SBM) iletir ve referans numarasıyla dosyayı açar (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.4/2). Burada yaygın bir yanlış anlama vardır ve düzeltilmesi gerekir: TRAMER kusur belirlemez. TRAMER, SBM bünyesindeki bir bilgi ve gözetim merkezidir; poliçe ve hasar verilerini toplar, saklar ve yetkili taraflara açar. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.10/1 merkezin amaçlarını tek tek sayar (kamu gözetimi, güvenilir istatistik, uygulama birliği, sigorta sahtekârlıklarının önlenmesi, tazminat ödemelerinin düzenli gerçekleştirilmesi, sigortasız araç işletenlerinin tespiti) ve bu bentlerin hiçbirinde ödemeye izin verme, onaylama veya kusur takdiri yoktur. Kusur oranı; kaza tespit tutanağı, varsa bilirkişi ve eksper incelemesi, uyuşmazlık hâlinde de tahkim ya da mahkeme tarafından belirlenir. Kaydın hangi anda oluştuğu ve ödemeyle ilişkisi için Tramer kaydı oluşmadan hasar ödemesi yapılır mı yazımıza bakabilirsiniz. Uygulamada karşılaşılan durumlar şunlardır:

  • Tam Kusur: Kazada bir tarafın %100 kusurlu olduğu belirtilir. Kusurlu tarafın sigorta şirketi, diğer tarafın hasarını karşılar.
  • Ortak Kusur: İki tarafın da kaza nedeniyle belirli oranlarda sorumluluğu olduğu kabul edilir ve bunlar oranlara göre paylaşılır.

Kusur değerlendirmesine itiraz “TRAMER üzerinden” yapılmaz; böyle bir başvuru kanalı yoktur. Maddi hasarlı kazalarda tutanağa itiraz, tutanağı düzenleyen birimin bağlı olduğu il veya ilçe trafik komisyonuna yapılır. Sigortacının hasar tespitine itiraz ise ayrı bir yoldur ve Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği’ndeki takvime tabidir: eksper raporuna itiraz 3 iş günü, itiraz eksperinin raporundan sonra hakem eksper talebi yine 3 iş günü içinde yapılır ve hakem eksper raporu nihaidir (m.8). Sürenin başlangıcı raporun elinize ulaşması değil, raporun SBM rapor sistemine girişine ilişkin bildirimdir. Tazminat miktarında anlaşma sağlanamazsa muhatap Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkemedir.

Onarım Süreci

Hasarın sigorta kapsamında değerlendirilmesi ve kusurluluk oranlarının belirlenmesinin ardından, onarıma geçilir. Sigorta şirketleri, anlaşmalı servislere yönlendirme yaparak aracın onarımı için süreç başlatır. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Onarım merkezini hak sahibi seçer: Genel Şartlar B.2.2, hak sahibinin “dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebileceğini” söyler. Sigortacı bu durumda kendi anlaşmalı merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik ve işçilik bedeline göre ödeme yapabilir; ancak bu bedel uygulamasını hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bildirmek zorundadır. Bildirmezse “bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremez”. Yani serbest servis tercihi bir hak kaybı değildir, sigortacının süresinde bilgilendirme yükümlülüğü doğurur.
  • Parça değişiminde kural orijinal parçadır: 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren B.2.1 metnine göre, hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parçaya geçilebilmesi için ya hak sahibinin onayı alınmalı ya da orijinalle değiştirme imkânı bulunmamalıdır ve bu iki hâli ispat yükü sigortacıya aittir. Parça zaten orijinal değilse sıra tersine döner. Her iki fıkra da aynı cümleyle biter: “araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.”
  • Eksper raporu: Onarım öncesinde atanan sigorta eksperi hasar tespiti yapar. Trafik sigortasında atama EKSİST üzerinden sıralı yapılır; taraflar eksper seçemez (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.6/1). Dosyada atanmış eksper yoksa sigortalı, sigorta ettiren veya menfaat sahibi her aşamada kendisi eksper atatabilir (m.5/2) ve sigorta şirketleri bu bilgiye poliçede yer vermek zorundadır (m.5/3). İlk eksper raporunun ücretini sigorta şirketi öder (m.14/2). Eksper zorunluluğunun eşiği sabit bir lira tutarı değil, asgari maddi teminat tutarının onda biridir (m.6/2); internette dolaşan sabit TL rakamları o yılın teminatından türeyen sonuçlardır ve her yıl değişir.

Tazminat ve Ödeme Süreci

Sigorta şirketi, onarım masraflarını anlaşmalı servisle doğrudan karşılar. Aracın onarımı yerine tam hasar (pert) kararı verilebilmesi için Genel Şartlar B.2.3 iki koşulu birlikte arar: onarım masraflarının aracın riziko tarihindeki değerini aşması ve eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiğinin tespit edilmesi. Bu durumda hurda tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmez. Onarımı mümkün olmakla birlikte ağır hasarlı sayılan araçlarda ise “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi aranır. Araç hasarlı hâliyle hak sahibine bırakılıyorsa sigortacı, bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren bir aylık süreyle garanti etmiş sayılır. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Ödeme süresi kanunla belirlenmiştir: KTK m.99/1 ve Genel Şartlar B.2.1, sigortacının, Genel Şartlar ekinde sayılan belgelerin merkez veya şubelerinden birine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde tazminatı ödemesini emreder. “Ortalama şu kadar gün sürer” biçimindeki tahminlerin hukuki bir karşılığı yoktur.
  • Araçta değer kaybı oluşmuşsa ayrı bir başvuru yapmanız gerekmez. Genel Şartlar A.5/a, 1 Temmuz 2026’dan beri açık bir karine koyuyor: “Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.”

Hukuki Haklar ve İtiraz Süreçleri

Sigorta şirketinin ödemesi beklenenden düşükse ya da talebiniz reddedilmişse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilirsiniz; ancak bu yolun bir ön koşulu vardır. KTK m.97, dava veya tahkim yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmasını zorunlu kılar. Kuruluş 15 gün içinde yazılı cevap vermez ya da verdiği cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Trafik sigortasında bu sürenin “15 iş günü” değil 15 gün olduğuna dikkat edin. Ayrıca uyuşmazlık mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine intikal etmişse ve alacak için icra takibi başlatılmışsa tahkim yolu kapanır.

Maddi hasarlı trafik kazalarında sigorta sürecinin doğru bir şekilde yürütülmesi, zaman kaybını ve olası hak kayıplarını önlemek adına kritik önem taşır. Hasarınızı en hızlı şekilde telafi etmek için süreçteki adımları eksiksiz takip etmeniz gerekir.

trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler

Ölümlü Trafik Kazası Sonrası Sigorta Süreci

Ölümlü trafik kazaları, hem hukuki hem de duygusal açıdan son derece yıpratıcı bir süreçtir. Kayıp yaşayan aileler için yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda maddi açıdan da ciddi zorluklar ortaya çıkarabilir. Bu nedenle, trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin yakınlarının maddi kayıplarını bir nebze de olsa karşılamak adına sigorta şirketlerinin sunduğu tazminat süreçleri büyük bir önem taşır. Trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler, özellikle ölümlü kazalar bağlamında ele alındığında çeşitli aşamalarla ilerleyen detaylı bir süreci içerir.

Sigorta Şirketine Bildirim Süreci

Ölümlü bir trafik kazasında ilk adım, kazayı kusurlu araç işletenin trafik sigortası şirketine bildirmektir. Genel Şartlar B.1.1/a uyarınca sigortalı için ihbar süresi on gündür; destekten yoksun kalan hak sahipleri bakımından ise belirleyici olan ihbar süresi değil, KTK m.109’daki zamanaşımı süresidir. Ölüm teminatının hukuki dayanağı 1 Temmuz 2026’dan beri doğrudan Türk Borçlar Kanunu’dur: Genel Şartlar A.5/ç, destekten yoksun kalma teminatını “6098 sayılı Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatlar” olarak tanımlar. Bildirim sürecinde aşağıdaki belgelerin hazırlanması gerekir:

  • Kaza tespit tutanağı ve olay anını belgeleyen diğer raporlar (örneğin trafik kazası bilirkişi raporu veya polis raporu),
  • Veraset ilamı veya mirasçılık belgesi,
  • Hayatını kaybeden kişinin son üç aylık gelirine dair belgeler,
  • Maktule ait vukuatlı nüfus kayıt örneği (ailenin tüm üyeleriyle birlikte gösterir),
  • Sigortaya başvuran mirasçılara ait IBAN bilgileri,
  • Eğer varsa hayatını kaybeden kişinin düzenli kazanç sağladığını belgeleyen resmi dokümanlar (örneğin maaş bordroları).

Bu belgelerin tam olarak temin edilmesi, sigorta şirketinin tazminat sürecini doğru bir şekilde değerlendirmesi açısından vazgeçilmezdir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Süreci

Ölümlü trafik kazalarında, genellikle açılan ilk başvuru “destekten yoksun kalma tazminatı” adı verilen bir tazmin türüdür. Bu tazminat, vefat eden kişinin sağlığında bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin, kaybettikleri destek nedeniyle yaşayacakları maddi zorlukları telafi etmek için ödenir. Kimin bu tazminattan yararlanma hakkına sahip olduğu aşağıdaki koşullara bağlıdır:

  • Destek kaybı, vefat eden kişinin ailesine veya bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağladığı katkıların miktarı ve düzenliliği ile belirlenir.
  • Tazminat hesabında, hayatını kaybeden kişinin ekonomik kazanç potansiyeli, aktif çalışma süresi ve yaşam beklentisi dikkate alınır.
  • Aynı zamanda, hayatını kaybeden kişinin ev işlerine katkısı gibi unsurlar da hukuki değerlendirmeye alınabilir.

Sigorta şirketleri, bu tür tazminat taleplerini incelerken, kazanın oluş şekli, tarafların kusur oranları ve kazayla ilgili diğer faktörleri dikkate alır. Kazanın meydana gelmesinde hayatını kaybeden kişinin tam kusurlu olması durumunda sigorta şirketi ödeme yapma yükümlülüğünden muaf olabilir.

Tazminat Hesaplama ve Ödeme Süreci

Sigorta şirketleri, ölüme bağlı tazminat talebinde bulunulduğunda zarar görenlerin beyanlarını, kazayı belgeleyen resmi raporları ve kusur oranlarını esas alarak bir tazminat hesaplaması yapar. Destekten yoksun kalma tazminatı başta olmak üzere herhangi bir ödeme gerçekleştirilmeden önce aşağıdaki süreçler devreye girer:

  1. Kusur Oranı Belirleme: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (Tramer) tarafından yapılan inceleme sonucunda kusur oranları netleştirilir.
  2. Sigorta Şirketinin Değerlendirmesi: Sigorta, verilere göre zarar hesabı yapar ve hak sahibine ödeme yapılmasına yönelik teklif sunar.
  3. Tazminat ödemesi: Ödeme süresi kanunla bağlıdır. KTK m.99/1 ve Genel Şartlar B.2.1’e göre süre, Ek-6’da sayılan belgelerin sigortacıya ulaşmasından itibaren sekiz iş günüdür. İnceleme hasar ihbarından itibaren üç ay içinde tamamlanamamışsa sigortacı, tazminattan mahsup edilmek üzere hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak ödemek zorundadır (Genel Şartlar B.2.5; aynı hüküm TTK m.1427/3’te de yer alır).

Hukuki Destek ve İtiraz Süreci

Sigorta şirketlerinin ödediği tazminatlar hak sahiplerinin beklediği tutarların altında kalabilir. Böyle bir durumda önce KTK m.97 uyarınca sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılır; 15 gün içinde cevap gelmez veya cevap talebi karşılamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da mahkemeye gidilir. Tahkimde hakem kararı, hakemin görevlendirildiği tarihten itibaren dört ay içinde verilir (5684 m.30/16) ve karara itiraz süresi 10 gündür; itiraz üzerine hakem kararının icrası kendiliğinden durur (m.30/12).

Ölümlü kazalarda 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu m.55’e eklenen iki fıkra, tazminatın tutarını değil ama faizini ve mahsubunu doğrudan etkiler. Buna göre, destekten bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata haksız fiil tarihinden; kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Ayrıca ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Sigortacının dosya kapsamında yaptığı ara ödemelerin sonradan nasıl düşüleceği bu fıkrayla belirlenmiştir.

Sonuç olarak, ölümlü trafik kazasının ardından başlayan sigorta süreci, zamanında ve eksiksiz bir şekilde bildirilen belgelerle sorunsuz bir şekilde ilerleyebilir. Ölen kişinin yakınlarının mağduriyetinin azaltılması adına bu süreçte gerekli adımların dikkatle takip edilmesi ve gerektiğinde profesyonel yardım alınması büyük önem taşır. Sigorta süreçlerine dair her detayı bilmek, alınacak hak kayıplarının önüne geçmek adına avantaj sağlar.

Yaralamalı Trafik Kazası Sonrası Sigorta Süreci

Trafik kazalarında yaralanmalar, yalnızca fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda psikolojik ve maddi durumu da etkileyen önemli olaylardır. Bu nedenle yaralamalı trafik kazası sonrası doğru bir şekilde hareket etmek ve sigorta sürecini bilinçli bir şekilde takip etmek kritik bir rol oynar. Trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler, özellikle bir yaralanma olması durumunda karmaşık ve detaylı bir hal alabilir. Bu süreci açıklığa kavuşturmak için atılması gereken adımları, gereken belgeleri ve dikkat edilmesi gereken noktaları ayrıntılı bir şekilde ele alalım.

İlk Adım: Yaralılar İçin Acil Yardım ve Önlemler

Bir yaralamalı trafik kazası sonrası ilk yapılması gereken şey, kaza yerinde acil durum müdahalesinin sağlanmasıdır. Yaralıların güvenli bir alana alınması, 112 Acil Servis ile iletişime geçilmesi ve gerekli sağlık ekiplerinin olay yerine çağrılması hayati önem taşır. Bu adım, hem yaralıların yaşamını kurtarmak hem de sigorta sürecinde doğru bir temel oluşturmak adına kritik bir başlangıçtır.

Olay yerinden ayrılma konusunda 1 Temmuz 2026’da önemli bir değişiklik yapıldı ve bu değişiklik yaralanmalı kazalarda doğrudan uygulanır. Genel Şartlar B.4’ün üçüncü fıkrasının (f) bendi yeniden yazıldı: olay yerini terk etmek veya kaza tutanağı ile alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmak rücu sebebidir, ancak iki istisna vardır. Can güvenliği nedeniyle uzaklaşma her kaza türünde istisnadır; tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme ise yalnızca bedeni hasara neden olan kazalarda istisnadır. Yaralının hastaneye götürülmesi için olay yerinden ayrılmak bu nedenle rücu sebebi sayılmaz. Bu ayrım poliçenin düzenlendiği tarihe göre değerlendirilir; rücu talebiyle karşılaşan sürücünün ilk bakacağı şey poliçe tarihidir.

Kaza Tespit Tutanağı ve Gerekli Belgelerin Hazırlanması

Yaralamalı kazalarda, olayla ilgili resmi belgeler sürecin başlatılması açısından şarttır. Aşağıda, hazırlanması gereken belgeler detaylandırılmıştır:

  • Kaza Tespit Tutanağı: Trafik polisleri veya jandarma tarafından hazırlanır. Elde edilen tutanak, kazanın detaylarını, araç bilgilerini ve tarafların beyanlarını içermelidir.
  • Hastane Raporu veya Epikriz Raporu: Yaralanan kişinin sağlık durumunu belgeleyen, tedavi sürecini ve mevcut sağlık harcamalarını içeren ayrıntılı rapor alınmalıdır.
  • Tedavi Masraflarına Ait Faturalar: Yaralanma sonucu oluşan tüm tedavi masrafları belgelenmeli ve saklanmalıdır.
  • Görgü Tanıkları Beyanı (Varsa): Kazanın nasıl gerçekleştiğini doğrulamak adına tanık ifadeleri önemlidir.
  • Araç Ruhsatı ve Sigorta Poliçesi: İlgili taraflara ait araç ruhsatı ve zorunlu trafik sigortası poliçe kopyalarının sağlanması gereklidir.
  • İfade Tutanakları: Kazaya dair tarafların ifadelerinin yer aldığı resmî tutanaklar eklenmelidir.

Sigorta Şirketine Hasar ve Tazminat Bildirimi

Kaza sonrası sigorta şirketine başvuruda bulunulması, zorunlu bir adımdır. Yaralamalı kazalarda, sigorta şirketleri tedavi masraflarının karşılanması ve belli bir tazminatın ödenmesi için ayrıntılı bir inceleme yapar. Bu sürecin işleyişi şu şekildedir:

  1. Başvuru Süresi: Kazadan sonra en geç 5 iş günü içinde sigorta şirketine bildirimin yapılması gerekir. Detaylı bir dilekçe ve yukarıda belirtilen belgelerle başvuru yapılabilir.
  2. Sigorta Şirketinin Değerlendirmesi: Sunulan belgeler ve kaza tespit tutanağı incelenerek, olayın kapsamı ve sigorta poliçesinin teminatları doğrultusunda bir değerlendirme yapılır.
  3. Hasar dosyasının açılması: Sigorta şirketi bir hasar dosyası oluşturur ve dosya bilgisini ihbarı takip eden ilk iş günü içinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (SBM) iletir. Uygulamada “TRAMER” denilen yapı, SBM bünyesindeki Trafik Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezidir; Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği ise ayrı bir meslek kuruluşudur ve ikisi karıştırılmamalıdır.
  4. Kusur oranlarının belirlenmesi: Kusur oranı bir veri tabanı tarafından değil, kaza tespit tutanağı, ifade ve görgü tutanakları, varsa bilirkişi incelemesi esas alınarak belirlenir; uyuşmazlık hâlinde son sözü tahkim veya mahkeme söyler. Kusur oranı tazminat miktarını doğrudan etkiler, çünkü Genel Şartlar A.6/b “hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini” teminat dışında bırakır.
  5. Tedavi giderlerinde muhatap sigorta şirketi değildir: KTK m.98 ve Genel Şartlar A.5/b uyarınca trafik kazası nedeniyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır ve “söz konusu madde kapsamında ödenen giderler için sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu sona ermiştir”. Sigorta şirketinden istenecek olan, tedavi faturası değil sakatlanma teminatı kapsamındaki kazanç kayıplarıdır.

Tazminat Talepleriniz: Nelere Hak Kazanabilirsiniz?

Yaralamalı trafik kazalarında, sigorta kapsamında talep edilebilecek birkaç farklı tazminat türü bulunmaktadır:

  • Tedavi giderleri (muhatap SGK): KTK m.98 gereği sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Buna karşılık, tedaviye başlanmasından sürekli sakatlık raporu alınana kadar geçen sürede ortaya çıkan bakıcı giderleri ile protez organ bedelleri Genel Şartlar A.5/b kapsamında sigorta teminatındadır.
  • Geçici ve sürekli iş göremezlik (Sakatlanma Teminatı): Genel Şartlar A.5/c, “trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığı bu teminattan karşılanır” der. İkisi ayrı poliçe kalemleri değil, aynı teminatın iki hâlidir ve tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine göre belirlenir. Sakatlık oranı ve geçici iş göremezlik süresinin tespitinde Kurul Raporu dikkate alınır.
  • Manevi tazminat — ama trafik sigortasından değil: Genel Şartlar A.6/f, “manevi tazminat taleplerini” açıkça teminat dışında sayar. Manevi tazminat TBK m.56’ya dayanır ve hâkim tarafından takdir edilir; muhatabı sigorta şirketi değil, kusurlu sürücü ve işletendir. Sigortaya manevi tazminat için başvurmak, dosyanın esasa girilmeden reddedilmesiyle sonuçlanır.

Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sigorta sürecinin sorunsuz ilerlemesi için şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Sigorta bildirimini zamanında yapmak hayati önem taşır.
  • Belgelerin eksiksiz ve doğru bir şekilde hazırlanması sürecin hızlanmasını sağlar.
  • Tazminat teklifi adil değilse önce KTK m.97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru yapılır, 15 gün beklenir; sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da mahkemeye gidilir.

Sonuç olarak, yaralamalı trafik kazalarında sigorta süreci, doğru adımlar atıldığında mağduriyetlerin azaltılmasını ve maddi zararların giderilmesini sağlayabilir. Bu nedenle kazanın hemen ardından belgelerin düzenlenmesi ve sürecin doğru bir şekilde yürütülmesi kritik bir öneme sahiptir.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Sigorta Süreci

Bir trafik kazasının ardından araç sahiplerinin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, araç değer kaybıdır. Araç değer kaybı, kaza sonrası onarımı tamamlanan bir aracın ikinci el piyasasında gördüğü maddi değer düşüşünü ifade eder. Her ne kadar araç tamir edilmiş olsa da geçmişte bir kazaya karışmış olması sebebiyle araç, hasarsız bir araç kadar yüksek bir piyasa değerine sahip olmayacaktır. İşte bu noktada, araç değer kaybı tazminatı sigorta süreci, mağduriyetlerin bir nebze giderilmesi adına oldukça önemli bir yol haritası sunar.

Öncelikle, araç değer kaybı tazminatı talebinde bulunabilmek için bazı şartların karşılanması gerekir. Kusur oranı burada belirleyicidir ve dayanağı Genel Şartlar A.6/b’dir: “hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri” teminat dışındadır. Bunun iki sonucu vardır. Kusur tamamen başvuru sahibindeyse trafik sigortasından talepte bulunulamaz; kusur paylaşılmışsa tazminat, karşı tarafın kusur oranıyla sınırlı olarak ödenir. Örneğin karşı tarafın kusuru yüzde yetmiş beş olarak belirlenmişse, hesaplanan değer kaybının yüzde yetmiş beşi talep edilebilir. Araç değer kaybı sigorta süreci şu adımlarla ilerler:

Değer Kaybı Başvurusunun Gerekli Belgeleri

Sigorta şirketine yapılacak olan araç değer kaybı başvurusu sırasında, belirli evrakların hazır edilmesi zorunludur. Eksiksiz bir şekilde hazırlık yapıldığında sürecin daha hızlı ve etkili şekilde ilerlemesi sağlanabilir. İşte gerekli belgeler:

  • Kaza Tespit Tutanağı: Kazanın detaylarını içeren resmi evrak.
  • Araç Hasar Fotoğrafları: Kazanın araç üzerindeki etkisinin gösterilmesi adına önemlidir.
  • Araç Ruhsatı: Araç sahibinin bilgilerini ve araç detaylarını içeren resmi belge.
  • Sigorta Poliçesi: Hem zarar gören hem de karşı tarafın zorunlu trafik sigortasına ait poliçe örnekleri.
  • Ekspertiz Raporu: Varsa, tamirat sonrasında düzenlenen raporlardır.
  • Banka Hesap Bilgileri: İlgili tazminat tutarının aktarılabilmesi adına belirtilmesi gereklidir.

Başvuru Süreci

Değer kaybı başvurusu, kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası şirketine yapılır; kendi kaskonuz bu kalemi kural olarak karşılamaz. Başvuru yazılı olarak yapılır ve talebin açıkça yazılması iyi bir uygulamadır. Ancak 1 Temmuz 2026’dan beri değer kaybı için ayrı bir başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır: Genel Şartlar A.5/a, araç hasarı için başvuran hak sahibinin “değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edileceğini” hükme bağlamıştır. “Değer kaybı için ayrıca dilekçe verilmezse hak düşer” diyen anlatımlar bu tarihten sonra geçerliliğini yitirmiştir.

1 Eylül 2026’dan itibaren motorlu araç sigortalarında hasar başvuruları, şirketlerin kendi kanallarına ek olarak Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) üzerinden de alınmaktadır (SEDDK’nın 22/7/2026 tarih ve 2026/22 sayılı Genelgesi). Genelgenin m.4/2 hükmü hak sahibi lehine önemli bir kural getirir: OHİM üzerinden yapılan geçerli başvurular, talebin Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili şirkete yapılmış sayılır ve sistem kesintileri ile teknik gecikmeler “sürelerin hesabında başvuru sahibi aleyhine dikkate alınamaz”.

Sigorta şirketi, başvurunun tüm detaylarını incelemeye alır. Bu süreçte, kazanın oluş şekli, kusur oranları ve araç değer kaybı tespiti üzerinde detaylı bir analiz yapılarak ilgili kararlar alınır. Sigorta şirketleri, değer kaybını belirlerken genellikle TRAMER sistemine kayıtlı verilere ve resmi prosedürlere bağlı kalır.

Hasar Tespiti ve Ödeme Süreci

Değer kaybı tespitini artık sigorta şirketinin kendi seçtiği kişiler yapmaz. Genel Şartlar A.5/a, 1 Temmuz 2026’dan beri değer kaybının “Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından” tespit edileceğini söyler. Araç hasarı için eksper atanmışsa aynı eksper değer kaybı tutarını da raporuna yazar; hak sahibi bunun için ayrı bir rapor ücreti ödemez (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.6/3). Sigortacı hesaplanan değer kaybı tutarını, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içerisinde hak sahibine bildirmek zorundadır. Ödeme süresi ise diğer kalemlerle aynıdır: belgelerin iletilmesinden itibaren sekiz iş günü. Tespitte dikkate alınan ölçütler madde metninde tek tek sayılmıştır:

  • Aracın markası, yaşı ve modeli,
  • Kullanılmışlık düzeyi,
  • Hasar gördüğü kısımlar ve geçmiş hasar durumu,
  • Aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark.
  • Bu ölçütlerin dışında kalan “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” biçimindeki hesap tabloları artık uygulanmaz: Genel Şartlar’ın Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’si 1 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. İnternette hâlâ yaygın olan katsayı tablolarının dayanağı kalmamıştır. Hasar tutarının araç değerine etkisini 50.000 TL hasar kaydı ve 100.000 TL hasar kaydı yazılarımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Eğer başvuru sahibinin tüm talepleri eksiksiz bir şekilde karşılanırsa, tazminat tutarı başvuru sahibinin banka hesabına aktarılır. Ancak, olası bir kısmi ödeme ya da reddetme durumunda mağdur birey, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurarak itiraz hakkını kullanabilir. Bu komisyona yapılacak başvurular, daha hızlı sonuç almayı sağlayan hukuki bir yoldur.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Araç değer kaybı tazminatı talep ederken sürecin sağlıklı yürütülebilmesi adına şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Zamanaşımı KTK m.109/1’de düzenlenmiştir: talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. İki yıllık sürenin başlangıcı kaza tarihi değil öğrenme tarihidir. Ayrıca kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa, o uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m.109/2).
  • Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır (m.109/3). Bu “çapraz kesilme” kuralı, iki muhataptan birine yapılan girişimin diğerine karşı da sonuç doğurmasını sağlar.
  • Başvuru sırasında talebin belgelere dayanılarak net bir şekilde ifade edilmesi önemlidir.
  • Kazanın kusuru tamamen başvuru sahibine aitse, sigorta şirketleri değer kaybını karşılamaz.

Unutulmamalıdır ki, araç değer kaybı tazminatı, trafik kazalarının ardından ekonomik zararın en aza indirgenmesi amacıyla mağdurlara sunulan önemli bir haktır. Sürecin eksiksiz işlemesi için belgelerin eksiksiz teslim edilmesi ve hukuki yönergelerin dikkatlice uygulanması büyük önem taşır. Özellikle, trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler sorusuna yanıt arayan araç sahipleri için bu tazminat, ekonomik anlamda ciddi bir güvence sağlar.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Sigorta Süreci

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin geride bıraktığı ve destek sağladığı aile fertlerinin ya da yakınlarının maddi kayıplarını telafi etmeyi hedefleyen bir tazminat türüdür. Bu süreç oldukça hassas bir konuda hukuki ve finansal yükümlülüklerin yerine getirilmesini gerektirir. Trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler sorusunun bu bağlamda yanıtı, hem kazazedelerin yakınlarının haklarının korunması hem de sigorta prosedürlerinin doğru bir şekilde yönetilmesi açısından hayati önem taşır. Tüm adımların sırasıyla ve eksiksiz yerine getirilmesi, sürecin sorunsuz şekilde işlemesi için gereklidir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, genellikle trafik kazalarında yaşamını yitiren kişinin aktif veya pasif desteğinden mahrum kalan bireylerin talep edebileceği hukuki bir tazminat türüdür. Bu destek maddi olabilir (örneğin gelir sağlama) ya da manevi anlamda bir katkıyı içerebilir. Destekten yoksun kalan bireyler arasında genelde eş, çocuklar, anneler, babalar ve bazı durumlarda kardeşler yer alır. Aynı zamanda ölen kişinin fiili olarak destek sağladığı ancak kan bağı bulunmayan kişiler de, gerekli kanıtlar sunulduğunda bu tazminat için başvuruda bulunabilir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İçin Gerekli Belgeler

Tazminat sürecinin başlaması için belirli belgelerin hazırlanıp sigorta şirketine sunulması gereklidir. Bu belgeler arasında şunlar bulunur:

  • Vefat eden kişiye ait ölüm raporu ve defin belgesi.
  • Ölen kişinin vukuatlı nüfus kayıt örneği.
  • Destek ilişkisini ispatlayıcı belgeler (örneğin aile nüfus kayıt örneği).
  • Kazanın meydana geldiğine dair kaza tespit tutanağı.
  • Vefat eden kişinin gelir durumunu gösteren belgeler (örneğin maaş bordrosu ya da işyeri gelir bilgileri).
  • Sigorta poliçesi ve poliçe prim makbuzları.
  • Talepte bulunan bireyin banka hesap bilgileri.

Bu belgeler eksiksiz ve doğru şekilde hazırlandığında tazminat süreci daha hızlı işleyebilir. Sigorta şirketleri genellikle eksik belgelerde süreci durdurma ya da ek talepler oluşturma hakkına sahiptir.

Tazminat Sürecinin İşleyişi

Destekten yoksun kalma tazminatı süreci, belirli adımları izleyerek işler:

  1. Başvuru Yapılması: Öncelikle kazaya karışan araçların sigorta poliçesi sorgulanarak ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunulur. Başvuru yazılı olmalı ve gerekli belgeler eklenmelidir.
  2. Sigorta Şirketinin İnceleme Yapması: Sigorta şirketi, sunduğunuz belgeleri inceleyerek tazminat taleplerinizi değerlendirir. Bu incelemede kaza tespit tutanağı, kusur oranları ve destek ilişkinizi kanıtlayan belgeler kritik bir rol oynar.
  3. Tazminat Hesaplanması: Sigorta şirketi, tazminat miktarını hesaplamak için uzman bir bilirkişi veya aktüer yardımıyla incelemelerde bulunur. Hesaplamada vefat edenin yaşı, gelir seviyesi, mesleği, destek süresinin (normal yaşam süresi) uzunluğu ve geride kalan kişilerin hayat standardı gibi faktörler göz önünde bulundurulur.
  4. Ödemenin Yapılması: İncelemenin tamamlanmasının ardından sigorta şirketi tazminat ödeme kararını bildirir. Ödeme süresi takdire bırakılmamıştır: KTK m.99/1 ve Genel Şartlar B.2.1, Ek-6’da sayılan belgelerin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü öngörür. İnceleme hasar ihbarından itibaren üç ayı aşarsa, hasar miktarının en az yüzde ellisi avans olarak ödenir (B.2.5).
  5. Anlaşmazlıkların Çözümü: Eğer ödenen tazminat miktarı beklentilerin altında kalırsa ya da sigorta şirketi talebinizi reddederse, Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya mahkemelere başvurabilirsiniz.

Önemli Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • Kusur Oranları: Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken kazadaki kusur oranları büyük önem taşır. Kusur oranlarının adil belirlendiğinden emin olunmalıdır. Eğer kusur oranında bir anlaşmazlık bulunuyorsa, yeniden değerlendirme talep edilebilir.
  • Zamanaşımı: KTK m.109/1 uyarınca süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Ölümlü kazalarda fiil aynı zamanda taksirle öldürme suçunu oluşturduğu için m.109/2’deki uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri bakımından da uygulanır; bu, iki yıllık sürenin dolduğu dosyalarda dahi talep hakkı doğurabilir.
  • Hukuki destek: Destek zararının hesabı aktüeryal bir çalışma gerektirir ve kusur oranı, destek payları ile faiz başlangıcı gibi başlıklar dosyanın sonucunu belirler. Süreç karmaşıklaştığında bir avukattan hukuki destek alınması yararlı olur.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Bireyler İçin Önemi

Bu tazminat hakkı, trafik kazasında yaşamını yitiren kişinin ailesinin ekonomik dengelerini yeniden oluşturmasına yardımcı olur. En temel amacı, ölen kişinin geride bıraktığı kişilere sağladığı katkının maddi kayıplarını telafi etmektir. Özellikle ailesinin geçiminde büyük bir rol oynayan bireyin kaybı durumunda bu tazminat hakkı, geride kalan fertlerin yaşam kalitesini koruması için hayati bir destek görevi görür.

Sonuç olarak, destekten yoksun kalma tazminatı, trafik kazası sonrası oluşan ekonomik zararların karşılanması adına oldukça önemli bir haktır. Sürecin doğru bir şekilde yönetilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi için zamanında başvuru yapmak, belgeleri eksiksiz sunmak ve süreci dikkatle takip etmek şarttır.

Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Sigorta Süreci

Trafik kazaları, maalesef sadece maddi hasara yol açmakla kalmaz; aynı zamanda yaralanma veya kalıcı engellilik gibi ciddi sağlık sorunlarına da neden olabilir. Özellikle, bir kazazedeye sürekli iş göremezlik durumu teşhisi konduğunda, bu durum hayatını önemli ölçüde etkiler. İşte bu noktada, “sürekli iş göremezlik tazminatı” devreye girerek, mağdur kişiyi ekonomik anlamda destekleme işlevi görür. Ancak, bu sürecin işleyişini tam anlamıyla kavrayabilmek ve hak kaybı yaşamamak için belirli prosedürleri bilmek çok önemlidir.

Sürekli iş göremezlik tazminatı nedir? Öncelikle bu tazminat türünün, kazazedenin kaza öncesinde gerçekleştirdiği çalışma veya ekonomik faaliyetlerde devamlı olarak bulunamayacak olması durumunda verilen bir sigorta teminatı olduğunu belirtmek gerekiyor. Kaza sonrası kalıcı bir fiziksel veya zihinsel hasar meydana geldiğinde, kişinin elde edemediği gelir için bir tazminat ödenir. Bu tazminat türü, hem zorunlu trafik sigortası hem de kasko poliçesi kapsamına alınabilir.

Sürecin Başlatılması İçin Gerekli Adımlar

Sürekli iş göremezlik tazminatı talep süreci, kazazedelerin sigorta şirketlerinden haklarını talep edebilmesi için belirlenen prosedürleri içerir. Trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler ve bu tazminat türü için hangi belgelerin hazırlanması gerektiği detaylarıyla aşağıda açıklanmıştır:

  1. Kaza Tespit Tutanağı ve Sağlık Raporlarının Temini: Kaza sonrası, olay yerine gelen trafik polisi veya taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağı sigorta işlemleri için temel belgedir. Ayrıca, iş göremezlik kararının geçerli olabilmesi için kazazedenin tedavi gördüğü hastane veya sağlık kurumlarından alınan epikriz raporu, kalıcı engellilik oranını ve detaylı sağlık durumunu belgeleyen bir rapor alınması zorunludur.
  2. Sigorta şirketine bildirim: Genel Şartlar B.1.1/a uyarınca ihbar süresi, olaydan haberdar olunan andan itibaren on gündür. Sürekli sakatlık tazminatı bakımından belirleyici olan an ise ihbardan çok Kurul Raporu ile sakatlık oranının belirlendiği andır; tazminat hesabı bu rapora dayanır. Başvuruda şu belgeler gerekir:
    • Kaza tespit tutanağı,
    • Tam teşekküllü bir sağlık kurumundan alınmış sürekli iş göremezlik oranını gösterir rapor,
    • Kazazedenin çalışma kapasitesini kaybettiğine dair detaylı açıklamaları içeren doktor onaylı raporlar,
    • Kaza fotoğrafları ve görgü tanıklarının ifadeleri,
    • Sigortalıya ait kimlik ve iletişim bilgileri.
  3. Dosyanın SBM’ye işlenmesi ve kusur incelemesi: Şirket, hasar dosyası bilgisini ihbarı takip eden ilk iş günü içinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne iletir. SBM bir veri merkezidir, kusur takdiri yapmaz; kazanın oluş biçimi ve kusur oranları kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Sakatlanma teminatında hak sahibi lehine önemli bir ispat kuralı vardır: Genel Şartlar A.5/c’ye göre, ilgili kurum ve kuruluşlarca düzenlenen belgelerde illiyet bağına ilişkin tespit yer alıyorsa bunun aksini ispat sigorta şirketine aittir.
  4. Tazminat miktarının belirlenmesi: Sürekli sakatlık tazminatı, kazazedenin yaşı, geliri ve sakatlık oranı esas alınarak aktüeryal yöntemle hesaplanır. Hesabın hukuki dayanağı 1 Temmuz 2026’dan beri Genel Şartlar ekindeki bir tablo değil, doğrudan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleridir (A.5/c). TBK m.54, bedensel zararları tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak dört başlıkta sayar; m.55 ise bu zararların “sorumluluk hukuku ilkelerine göre” hesaplanacağını, hesaplanan tazminatın hakkaniyet düşüncesiyle artırılıp azaltılamayacağını söyler.

Sürecin Yönetiminde Hukuki Destek

Sigorta şirketiyle yaşanabilecek anlaşmazlıklarda hukuki destek almak önemlidir. Sürekli sakatlık tazminatının ödenmemesi, kusur oranının hatalı belirlenmesi veya eksik ödeme yapılması hukuki bir uyuşmazlığa dönüşebilir. Bu durumlarda kazazedenin bir avukattan hukuki destek alması yerinde olur. Yol haritası bellidir: önce KTK m.97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru ve 15 günlük bekleme, ardından Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru veya dava. Tahkimin mahkemeye göre öne çıkan yanı, vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin beşte biri olarak hükmedilmesidir (5684 m.30/17 ve Tahkim Yönetmeliği m.16/13); bu, aleyhe sonuçlanan dosyadaki risk yükünü belirgin biçimde azaltır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Başvuru sürecinde belgelerin titizlikle hazırlanması ve doğru bir şekilde sunulması büyük önem taşır.
  • İş göremezlik oranının kesin ve yasal olarak belgelenmemesi durumunda, tazminat talebinin reddedilmesi söz konusu olabilir.
  • Zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmalıdır. KTK m.109/1’e göre talep hakkı, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde kullanılmalıdır. Yaralanmalı kazalarda fiil taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan m.109/2’deki uzamış ceza zamanaşımı süresi de devreye girebilir. Sigortacının yaptığı kısmi ödeme borç ikrarı sayıldığından zamanaşımını keser; buna karşılık KTK m.97 kapsamındaki yazılı başvuru tek başına zamanaşımını kesmez, bu nedenle ödeme dekontunun tarihi saklanmalıdır.

Sonuç olarak, sürekli iş göremezlik tazminatı süreci, dikkatli bir planlama ve doğru bir başvuru sistemi gerektirir. Kazazedeler, süreç boyunca dikkatli bir şekilde hareket ederek hem maddi hem de psikolojik olarak daha az mağduriyet yaşarlar.

Geçici İş Göremezlik Tazminatı Sigorta Süreci

Her trafik kazası, mağdura fiziksel, duygusal ve finansal zararlar getirebilir. Bazı durumlarda, kaza mağdurunun çalışma gücü geçici bir süreyle azalabilir veya tamamen kaybolabilir. Bu gibi hallerde, mağdurun zararlarını karşılamak amacıyla “Geçici İş Göremezlik Tazminatı” devreye girer. Bu tazminat türü, mağdurun kaza nedeniyle belirli bir süre iş görememesinden kaynaklanan gelir kaybını, belirli koşullar altında karşılamayı hedefler. Bu süreçte, hem mağdurun hem de sigorta şirketinin belirli prosedürleri takip etmesi gerekmektedir. Trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler sorusu çerçevesinde, geçici iş göremezlik tazminatı sigorta süreci adım adım şöyle ilerler:

1. İlk Adım: Trafik Kazasının Bildirimi
Trafik sigortasında ihbar süresi, Genel Şartlar B.1.1/a uyarınca olaydan haberdar olunan andan itibaren on gündür. Bu bildirim, sigorta şirketinin hasar dosyasını açabilmesi ve tazminat sürecini başlatabilmesi için gereklidir. Bildirim sırasında kazanın detaylarını açıklayan kaza tespit tutanağı, görgü tanığı ifadeleri, fotoğraflar ve kazaya dair diğer belgeler sigorta şirketine teslim edilir. 1 Eylül 2026’dan itibaren bu ihbar, şirketin kendi kanallarına ek olarak Ortak Hasar İhbar Merkezi üzerinden de yapılabilir ve başvuru, Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili şirkete yapılmış sayılır.

2. Tıbbi Rapor ve Belgelerin Hazırlanması
Geçici iş göremezlik tazminatı talebi için önemli bir adım, kazanın mağdura olan etkisinin belgelenmesidir. Bu nedenle, mağdur, kazanın ardından bir sağlık kuruluşuna başvurarak detaylı bir muayeneden geçmelidir. Doktor raporu, epikriz raporu, tedavi belgeleri ve gerekirse rehabilitasyon sürecine dair detayların sigorta şirketine sunulması gerekmektedir. Bu belgeler, kazanın çalışma kapasitesine nasıl bir etkisi olduğunu değerlendirme amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca, sağlık raporlarında iş göremezlik süresi açıkça belirtilmelidir.

3. Sigorta Şirketinin Tazminat Değerlendirme Süreci
Sigorta şirketi, bildirilen kazanın hukuki ve tıbbi belgelerini detaylı olarak inceleyerek bir değerlendirme yapar. Bu değerlendirme sürecinde, mağdurun geçici iş göremezlik süresi, kazanın neden olduğu zararın kapsamı ve mağdurun ekonomik kaybı dikkate alınır. Tıbbi raporlar ışığında, mağdurun iş göremez olduğu gün sayısı hesaplanır. Bu süre zarfında mağdurun kaybettiği gelir baz alınarak tazminat tutarı belirlenir.

4. Talep Edilen Diğer Belgeler
Geçici iş göremezlik tazminatı için sigorta şirketlerine sunulması gereken belgelerin tam ve doğru olması önemlidir. Bu belgeler arasında şunlar bulunur:

  • İşveren tarafından onaylanmış gelir durumu belgeleri ve maaş bordroları,
  • Mesleki faaliyet raporları, varsa serbest meslek kazanç bildirimleri,
  • İlgili dönemde sağlık sigortası ya da sosyal güvenlik prim dökümleri,
  • Mağdurun nüfus cüzdanı fotokopisi ve banka IBAN bilgileri.

Doğru belgeleri sunmak, tazminat sürecinin gereksiz yere uzamasını engeller ve ödemenin mağdura daha hızlı ulaştırılmasını sağlar.

5. Tazminatın Ödenmesi
Sigorta şirketi, değerlendirme tamamlandıktan sonra tazminatı ödemekle yükümlüdür ve süre “dosyanın kapatılmasına” değil, belgelerin tesliminden itibaren sekiz iş gününe bağlıdır (KTK m.99/1 ve Genel Şartlar B.2.1). İnceleme hasar ihbarından itibaren üç ayı aşarsa, hasar miktarının en az yüzde ellisi avans olarak ödenir (B.2.5). Borç muaccel olduğunda sigortacı, TTK m.1427/4 uyarınca ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer; m.1427/5’e göre sigortacıyı temerrüt faizi ödemekten kurtaran sözleşme hükümleri geçersizdir. Ödeme yapılmaz veya reddedilirse önce KTK m.97 uyarınca yazılı başvuru yapılır, 15 günün sonunda Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da mahkemeye gidilir.

6. Hukuki Destek Almanın Önemi
Geçici iş göremezlik tazminatında hak kaybı yaşamamak için hukuki destek almak önemlidir. Özellikle sigorta şirketiyle yaşanan anlaşmazlıklarda bir avukat, iş göremezlik süresinin ve gelir kaybının doğru belgelenmesi ile başvuru takviminin işletilmesi konusunda yol gösterir. Burada bir kavram düzeltmesi de gereklidir: geçici iş göremezlik poliçede ayrı bir teminat kalemi değildir. Genel Şartlar A.5/c, “trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığı bu teminattan karşılanır” diyerek her ikisini Sakatlanma Teminatı içinde toplar; başvuru da bu teminat kapsamında yapılır.

Geçici İş Göremezlik ve Ekonomik Denge
Geçici iş göremezlik tazminatı, mağdurun kazadan kaynaklanan geçici iş kaybı süresince ekonomik açıdan zarar görmesini asgariye indirmeyi hedefler. Bu tazminat türü, mağdurun hem tedavi sürecine odaklanmasını kolaylaştırır hem de maddi yükünü hafifletir.

Sonuç olarak, trafik kazasında meydana gelen geçici iş göremezlik durumu, yasal zeminlerde doğru bir şekilde ele alınmalı ve tazminat süreci mağdurun haklarını gözeterek yürütülmelidir. Doğru belgelerin zamanında sunulması ve sigorta şirketiyle iletişim halinde olunması, kazazedenin tazminat sürecini hızlandıracaktır.

Kaza sonrası hasar bildirimi ve tazminat ödemesi için sigorta şirketine sunulan belgeler

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı Sigorta Süreci

Bir trafik kazası sonrasında yaşanan ekonomik kayıplar, kazazedelerin yaşam standardını ciddi şekilde etkileyebilir. Özellikle kazanın neden olduğu fiziksel veya maddi zararlar, bireylerin ekonomik geleceğini tehdit eden sonuçlar doğurabilir. Bu noktada, ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı devreye girer. Bu tazminat, mağdurun kazanma gücünün zedelenmesi ve gelecekte maruz kalacağı gelir kayıplarının karşılanması amacıyla tahsis edilir. Peki, trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler ve bu tazminatın alınabilmesi için hangi adımlar izlenmelidir? Gelin, süreci adım adım inceleyelim.

Ekonomik Sarsıcı Kayıpların Tanımı

Ekonomik geleceğin sarsılması, genel olarak bir kişinin trafik kazası sonrasında çalışma kapasitesinin azalması, doğrudan gelir kaybı yaşaması veya gelecekte iş yapma yetisinin belirli bir oranda düşmesi anlamına gelir. Örneğin, bir kazazedenin uzun süreli iş göremezlik ya da meslek değiştirme zorunluluğu doğuran bir sakatlık durumu, ekonomik geleceğin sarsılması için temel dayanaklardan biridir. Bu bağlamda, sigorta şirketlerinden talep edilen bu kapsamdaki tazminat, hem mağdurun hem de geçindirdiği kişilerin ekonomik istikrarını sağlamayı amaçlar.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Tazminatı İçin Gerekli Şartlar

Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı talebinde bulunabilmek için bazı şartların yerine getirilmesi gerekir. Bu şartları şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Kusur Oranı: Trafik kazasında mağdurun kusursuzluğu veya kusur oranının asgari düzeyde olması gerekir. Tramer sisteminden alınan kusur tespiti, bu süreçte önemli bir veridir.
  • Gelir Kayıbı Belgesi: Mağdur, kazadan önceki gelirlerini belgelemeli ve bu gelirlerin kazadan sonra nasıl etkilendiğini göstermelidir. Maaş bordrosu, bağımsız çalışanlar için gelir beyannameleri ya da benzeri belgeler bu süreçte kullanılır.
  • Sağlık Raporları: Kazanın fiziksel etkilerini belgeler nitelikte sağlık raporları sunulmalıdır. Geçici iş göremezlik raporları, sürekli sakatlık raporları ve rehabilitasyon masraflarını içeren belgeler bu kapsamda değerlidir.
  • Destek Kaybı Durumu: Eğer kazazedeye bağımlı bir aile veya birey varsa, bağımlı olan tarafların ekonomik etkilenmişliği de tazminat talebi kapsamında ele alınır.

Sigorta Sürecinde İzlenmesi Gereken Adımlar

Trafik kazalarının ardından ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı talep etmek için aşağıdaki adımlar izlenmelidir:

  1. Kaza Tespit Tutanağının Temin Edilmesi: Kazaya ilişkin kusur oranlarının tespit edildiği kaza tespit tutanağı mutlaka alınmalı ve rapor sigorta şirketine ibraz edilmelidir.
  2. Sigorta Şirketine Başvuru: İhbar süresi Genel Şartlar B.1.1/a uyarınca on gündür; başvuruda ekonomik kayıplar belgelenir. Burada kavramsal bir düzeltme gerekir: ekonomik geleceğin sarsılması, poliçede ayrı bir teminat kalemi olarak yer almaz. TBK m.54/4, “ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları” bedensel zararların dört türünden biri sayar; Genel Şartlar A.5/c ise bu zararları Sakatlanma Teminatı içinde, doğrudan Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine göre karşılar. Başvuru sürecinde aşağıdaki evrakların sunulması gerekir:
    • Kaza tespit tutanağı,
    • Sağlık raporları ve tedavi masraf faturaları,
    • Maaş bordrosu veya gelir beyanı,
    • Gelecekteki gelir kaybını hesaplayan bilirkişi raporu.
  3. Değerlendirme Süreci: Sigorta şirketi, teslim edilen belgeler doğrultusunda dosya oluşturur ve mağdurun ekonomik kaybını profesyonel ekspertiz incelemelerine tabi tutar. Gerekirse sigorta şirketi tarafından ek belgeler talep edilebilir.
  4. Tazminat Hesaplaması: Sigorta şirketleri, mağdurun gelecekteki gelir kaybını belirlerken kazadan önceki süreci de kıyaslar. Mağdurun çalışma kapasitesindeki azalma oranı, mesleki durumu ve yaş faktörleri dikkate alınarak tazminat miktarı hesaplanır.
  5. Tazminat Ödemesi: İncelemeler sonunda belirlenen tutar hak sahibine ödenir. Ödeme süresi belgelerin sigortacıya iletilmesinden itibaren sekiz iş günüdür (KTK m.99/1). 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen fıkra uyarınca, zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiil tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Anlaşmazlık hâlinde KTK m.97 başvurusunun ardından Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidilebilir.

Tazminat Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı sigorta süreçlerinde, dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

  • Zamanında Başvuru: Sürecin uzamasını önlemek adına belgelerin eksiksiz şekilde sunulması ve yasal sürelere riayet edilmesi büyük önem taşır.
  • Hukuki Destek: Sigorta taleplerinde mağduriyetin doğru temsil edilmesi ve tazminat tutarının etkili şekilde savunulabilmesi için hukuki destek alınması önerilir.
  • Sigorta Poliçesinin İncelenmesi: Poliçe, sigorta şirketinin ödeme yükümlülüklerini belirler. Her poliçe farklı teminatlar içerdiğinden dikkatlice incelenmelidir.

Sonuç Olarak Neden Önemlidir?

Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı, kazazedelerin ve onların ekonomik bağımlılarının sosyal ve finansal dengelerini koruma amacı taşır. Trafik kazası mağdurlarının bu süreci doğru yönetmesi, hem maddi hem de manevi kayıplarını azaltma yolunda kritik bir adımdır. Unutmayalım ki, bu süreç yalnızca bir maddi tazminat değil, aynı zamanda ekonomik istikrarın yeniden sağlanması anlamına gelir.

Hasar Onarım Bedeli Sigorta Süreci

Trafik kazaları sonrası araçlarda meydana gelen maddi hasarlar, sigorta firmalarının devreye girdiği önemli bir noktayı teşkil eder. Hasar onarım bedeli sigorta süreci, kaza sonrası araç sahiplerinin uğradığı zararın karşılanması amacıyla belirli bir prosedüre dayalı olarak ilerler. Bu süreçte izlenmesi gereken adımlar ve dikkat edilmesi gereken noktalar, hem araç sahiplerinin mağduriyet yaşamasını önler hem de sigorta sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlar.

Hasar Onarım Sürecinin Başlangıcı: Hasar Bildirimi

Hasar onarım bedelinin sigorta şirketi tarafından karşılanması için ilk adım, kazanın sigortacıya bildirilmesidir. Trafik sigortasında bu bildirim, Genel Şartlar B.1.1/a uyarınca olaydan haberdar olunan andan itibaren on gün içinde yapılır. Kasko sözleşmesinde ise süre ve usul poliçenin kendi genel şartlarına tabidir; iki rejimi karıştırmamak gerekir. Hasar bildirimi sırasında aşağıdaki belgeler hazırlanıp sunulur:

  • Kaza tespit tutanağı (tarafların anlaşması durumunda doldurulan ilgili belge),
  • Olay yerinin farklı açılardan çekilmiş fotoğrafları,
  • Zarar gören araca ait ruhsat,
  • Banka hesap bilgileri (banka ve şube adı, IBAN),
  • Varsa polis raporu veya tutanaklar.

Sigorta şirketi, bu evrakları inceledikten sonra hasar dosyasını açar ve süreç resmi olarak başlamış olur.

Ekspertiz Süreci ve Hasarın Değerlendirilmesi

Belirli bir hasar dosyası numarası açıldıktan sonra sigorta şirketi, kazada meydana gelen zararı değerlendirmesi için bağımsız bir ekspertiz görevlendirir. Ekspertiz uzmanı, araçtaki hasarı yerinde inceleyerek detaylı bir rapor hazırlar. Bu raporda aracın hangi noktalarından darbe aldığı, ne tür bir hasar meydana geldiği ve onarım bedelinin yaklaşık olarak ne kadar olduğu belirlenir. Ayrıca, hasarın giderilmesi için gerekli onarım süresi de bu raporda belirtilir.

Ekspertiz raporu, sigortacının hasar ödemesi yapıp yapmayacağına ve hangi tutarı ödeyeceğine karar vermesinde belirleyicidir. Süreler Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği ile bağlanmıştır: eksper, kendisine yapılan bildirimden itibaren 6 saat içinde işi reddetmezse kabul etmiş sayılır (m.13/1). İtiraz eksperi ve hakem eksper, motorlu araç sigortalarında raporlarını 3 iş günü içinde düzenler (m.8/5-6). Raporun düzenlenmesi sırasında ekspere hiçbir surette müdahalede bulunulamaz (m.11/3). Bu yönetmelik 12 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 1 Nisan 2026’da yürürlüğe girmiştir; m.17 ile 2015 tarihli önceki Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle 2026 öncesine ait eksper süresi ve ücreti bilgileri geçerliliğini yitirmiştir.

Hasarın Giderilmesi: Anlaşmalı Servislerde Onarım

Sigorta şirketi, zorunlu trafik sigortası ya da kasko poliçenizin kapsamına bağlı olarak, aracınızı anlaşmalı bir servise yönlendirir. Bu servislerde yapılan onarım çalışmaları şu avantajları sunar:

  • Araç tamiri, sigorta şirketiyle doğrudan iletişimde olan servislerde yapılır ve onarım bedeli hak sahibinden tahsil edilmeden doğrudan servise ödenir.
  • Parça değişiminde 1 Temmuz 2026’dan beri geçerli kural, hasar gören orijinal parçanın orijinaliyle değiştirilmesidir. Eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parçaya geçilmesi için hak sahibinin onayı gerekir veya orijinalle değişim imkânı bulunmamalıdır; her iki hâlin ispatı sigortacıya aittir (Genel Şartlar B.2.1).
  • Onarım sırasında oluşabilecek hasarların sigorta kapsamına dahil edilmesi kolaylaşır.

Bazı sigorta şirketleri, mini onarım gibi ek hizmetler de sunabilir. Bu hizmet, küçük çaplı hasarların (örneğin çizikler veya ufak göçükler) hızlıca giderilmesini sağlayarak süreçte zaman kazandırır.

Hasar Onarım Bedelinin Ödenmesi

Araç onarım işlemleri tamamlandıktan sonra, hasar onarım bedeli sigorta süreci sigorta şirketinin ödeme yapmasıyla sonlanır. Eğer hasar işlemleri sigortanın anlaşmalı olduğu bir servis aracılığıyla yapılmışsa, araç sahibinden herhangi bir ödeme talep edilmez. Ancak, sigorta şirketinin anlaşmalı olmadığı bir servis tercih edilmişse, araç sahibi ilk etapta tüm masrafları karşılar ve bu masrafların faturalarını sigortaya ileterek tazminat talebinde bulunur.

Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hasar onarım bedeli sigorta sürecinin sorunsuz ilerlemesi için aşağıdaki hususlara özellikle dikkat edilmelidir:

  1. Belgelerin Tam ve Doğru Hazırlanması: Eksik veya hatalı belgelere sahip olmak, sürecin uzamasına sebep olabilir.
  2. Bildirim Süresine Uyum: Trafik sigortasında ihbar süresi on gündür (Genel Şartlar B.1.1/a). Sürenin geçirilmesi tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; sigortacının başvurabileceği sonuç, ihbar yükümlülüğünün ihlali zararı artırmışsa yalnız artan kısım için sigortalıya rücu etmektir (B.4/3-d). Zarar gören üçüncü kişiye karşı ise bu def’i ileri sürülemez.
  3. Doğru Servis Seçimi: Sigorta şirketinin anlaşmalı servisleri tercih edilerek hız ve kalite avantajı yakalanır.
  4. Ekspertiz Raporunun Takibi: Raporun detaylarını kontrol etmek ve herhangi bir yanlış anlaşılma durumunda sigorta şirketiyle iletişime geçmek büyük önem taşır.

Sigorta Şirketi ile İhtilaf Durumları

Sigorta şirketi, eksper raporuna dayanarak talep edilen hasar bedelini karşılamayı reddedebilir ya da eksik ödeme teklif edebilir. Bu durumda iki ayrı itiraz yolu vardır ve karıştırılmamalıdır. Birincisi eksper raporuna itirazdır: rapor bildiriminden itibaren 3 iş günü içinde itiraz eksperi, onun raporundan sonra yine 3 iş günü içinde hakem eksper talep edilebilir ve hakem eksper raporu nihaidir. İkincisi tazminat uyuşmazlığıdır: KTK m.97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru yapılır, 15 gün içinde cevap gelmez veya cevap talebi karşılamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur ya da dava açılır. Tahkimde hakem kararına itiraz süresi 10 gün, itiraz üzerine icra kendiliğinden durur (5684 m.30/12).

Bu kapsamlı süreç, trafik kazası sonrası yaşanan maddi mağduriyetlerin giderilmesine büyük katkı sağlar. Araç sahipleri olarak, belgelerinizi düzenli tutmak ve süreci yakından takip etmek sigorta tarafında hızlı ve adil bir sonuç almanız için oldukça önemlidir.

Kaza yapan araç işverene aitse süreç yalnızca sigorta tarafıyla sınırlı kalmaz; işçi ile işveren arasındaki iç ilişki de devreye girer ve hasarın kimde kalacağı ayrı hükümlere göre belirlenir. Bu ayrımın nasıl işlediğini şirket aracıyla kaza yazımızda inceledik.

Trafik Sigortası Hangi Zararları Karşılamaz?

Zorunlu trafik sigortasının teminat kapsamı Genel Şartlar A.5’te dört başlıkta sayılır ve bu dört başlığın dışında kalan her talep teminat dışıdır. A.6 ise teminat dışında kalan hâlleri bent bent listeler. Bu ayrımı bilmemek, uygulamada dosyanın esasa girilmeden reddedilmesine yol açar: sigortaya yanlış kalem için başvurulduğunda süre işlemeye devam eder ama dosya ilerlemez.

Teminat (A.5)Kapsadığı zarar
a) Maddi Zararlar TeminatıZarar gören araçta meydana gelen, değer kaybı dahil doğrudan mallar üzerindeki azalma
b) Sağlık Giderleri TeminatıProtez organ bedelleri dahil tedavi giderleri ve tedavi süresince bakıcı gideri — ancak KTK m.98 kapsamındaki sağlık hizmet bedelleri SGK’nın sorumluluğundadır
c) Sakatlanma TeminatıSürekli sakatlık ve geçici iş göremezlik; tazminat 6098 sayılı TBK’nın haksız fiil hükümlerine göre belirlenir
ç) Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) TeminatıÖlenin desteğinden yoksun kalanların destek zararları; yine TBK’nın haksız fiil hükümlerine göre

Teminat dışında kalan ve pratikte en çok karşılaşılan kalemler ise şunlardır:

Teminat dışı hâlBentDoğru muhatap
Manevi tazminat talepleriA.6/fKusurlu sürücü ve işleten (TBK m.56)
Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti gibi yansıma/dolaylı zararlarA.6/kKusurlu sürücü ve işleten
Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleriA.6/b
Sigortalının kendi aracına gelen zararlarA.6/ğKasko poliçesi
Sigortalının eşi, usul ve füruu ile birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlarA.6/ç
Cezai kovuşturma giderleri ile idari ve adli para cezalarıA.6/n
İşletilme hâlinde olmayan araçların sebep olduğu zararlarA.6/aGenel hükümler

Araç mahrumiyeti (kullanımdan yoksun kalma) bedeli bu listedeki en tartışmalı kalemdir. A.6/k’nin lafzı “kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararları” teminat dışında bıraktığı için trafik sigortacısı bu kalemden sorumlu değildir; talep, KTK m.85/1 uyarınca işletene ve TBK m.49 uyarınca sürücüye yöneltilir. Ayrıntısını sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı ve ikame araç bedelinde kiralama şartı yazılarımızda inceledik.

Karşı Tarafın Sigortası Yoksa Hasar Kim Öder?

Karşı taraf sigortasızsa araç hasarınız Güvence Hesabı’ndan ödenmez; Güvence Hesabı bu durumda yalnızca bedensel zararları karşılar. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14/2, Hesaba başvurulabilecek hâlleri tek tek sayar ve bentlerin çoğunda “kişiye gelen bedensel zararlar için” kaydı vardır:

HâlBentKapsam
Sigortalının tespit edilememesi (çarpıp kaçma)m.14/2-aYalnız bedensel zarar
Zorunlu sigortasını yaptırmamış olanın neden olduğu zararm.14/2-bYalnız bedensel zarar
Sigorta şirketinin ruhsatlarının iptali ya da iflasım.14/2-cMaddi ve bedensel zarar
Çalınmış/gasp edilmiş araçla kaza (işleten sorumlu değilse)m.14/2-çYalnız bedensel zarar
Yeşil Kart uygulamalarında Büro ödemelerim.14/2-dBüro tarafından yapılacak ödemeler

Bu tablo, SERP’te sıkça rastlanan “sigortasız araç çarptı, Güvence Hesabı arabamı yaptırır” bilgisinin neden yanlış olduğunu gösterir. Aracınızın hasarı için muhatap doğrudan kusurlu sürücü ve araç işletenidir: KTK m.85/1, işleteni (ve varsa bağlı teşebbüs sahibini) müteselsilen sorumlu tutar; sürücünün sorumluluğu ise TBK m.49’a dayanır. Talep karşılanmazsa dava yolu açıktır ve KTK m.110/2, davanın kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabileceğini söyler.

Kanunun bu ayrımı yaparken bir esneklik kapısı da bıraktığını belirtmek gerekir: m.14/2’nin son cümlesi, Cumhurbaşkanı’nın “gerekli görülen hâllerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkili” olduğunu düzenler. Yani maddi zararın kapsam dışılığı mutlak bir yasak değil, aksine karar alınmadıkça geçerli olan kuraldır.

Sigorta Ödeme Yapmazsa veya Talebi Reddederse Ne Yapılır?

Trafik sigortasında dava ve tahkim yolu, doğrudan değil zorunlu bir ön başvurudan sonra açılır. KTK m.97, “zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir” hükmünü taşır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Bu sürenin trafik sigortasında 15 gün, diğer branşlarda ise 15 iş günü olduğuna dikkat edilmelidir; Sigorta Tahkim Komisyonu’nun kendi başvuru sayfası da bu ayrımı ayrıca belirtir. Süre dolmadan yapılan tahkim başvurusu ön koşul yokluğundan reddedilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu yolunun temel kuralları

KonuKuralDayanak
Poliçede tahkim şartıAranmaz — “sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile” tahkimden yararlanılır5684 m.30/1
Şirketin üyeliğiZorunlu sigortalarda şirket üye olmasa dahi başvurulabilir5684 m.30/1
Ön koşulKuruluşa başvuru + olumsuz sonuç ya da cevapsızlık5684 m.30/13 · KTK m.97
Engel hâlleriMahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlık; aynı alacak için icra takibi başlatılmış olması5684 m.30/14 · Yön. m.16/2-b
Karar süresiDört ay (hakemin görevlendirildiği tarihten)5684 m.30/16
İtiraz süresi10 gün; itiraz üzerine icra kendiliğinden durur5684 m.30/12
Hakem ücretiKomisyon öder; başvuranın kalemleri başvuru ücreti ve tebligat gideridir5684 m.30/18
Vekâlet ücretiAAÜT’nin beşte biri5684 m.30/17 · Yön. m.16/13

Tahkimin mahkemeye göre asıl avantajı hız değil, risk yüküdür: aleyhe sonuçlanan dosyada karşı tarafa hükmedilecek vekâlet ücreti tarifenin beşte biriyle sınırlıdır. Parasal bir üst sınır da yoktur; tutar yalnızca heyet teşkilini, itirazı ve temyizi belirler. Süreci ayrıntılı olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna nasıl başvuru yapılır ve tahkim kararlarına itiraz ve temyiz sınırları yazılarımızda ele aldık.

Trafik Kazası Tazminatında Zamanaşımı Ne Kadar?

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, KTK m.109/1 uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. İki yıllık sürenin başlangıcı kaza tarihi değildir; hem zararın hem de sorumlunun öğrenilmiş olması gerekir. Kusur oranının bilirkişi raporuyla netleştiği ya da sorumlu işletenin sonradan tespit edildiği dosyalarda bu ayrım belirleyici olur.

Maddenin ikinci fıkrası, damarın en çok gözden kaçan kuralıdır: “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda fiil taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçunu oluşturduğu için, iki yıllık sürenin dolduğu dosyalarda dahi talep hakkı devam edebilir.

Üçüncü fıkradaki çapraz kesilme kuralı ise iki muhataplı dosyalarda hak kaybını önler: “Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.” Buna karşılık KTK m.97 kapsamındaki yazılı başvuru, TBK m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almadığından tek başına zamanaşımını kesmez — sigortacıya başvurup on beş gün cevap beklemek süreyi durdurmaz, süre işlemeye devam eder.

DurumSüreDayanak
Maddi zarar — olağan süreÖğrenmeden 2 yılKTK m.109/1
Maddi zarar — azami süreKaza gününden 10 yılKTK m.109/1
Fiil suç oluşturuyorsaCeza kanunundaki uzamış süreKTK m.109/2
Tazminat yükümlüleri arasında rücuÖdeme ve öğrenmeden 2 yılKTK m.109/4
Sigortacının kısmi ödemesiZamanaşımını keser (borç ikrarı)TBK m.154/1
KTK m.97 yazılı başvurusuZamanaşımını kesmezTBK m.154 (sayılı değil)

Son olarak KTK m.111 hatırlatılmalıdır: bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Sigortacıyla imzalanan düşük tutarlı bir ibraname, bu madde sayesinde her zaman kesin bir kapanış anlamına gelmez.

Trafik kazası sonrası sigorta sürecinde tazminat kalemlerinin doğru belirlenmesi, sürelerin kaçırılmaması ve kusur oranına yapılacak itirazın zamanında yapılması dosyanın sonucunu değiştirir. Sürecin herhangi bir aşamasında hukuki desteğe ihtiyaç duyarsanız trafik kazası avukatı sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazasından sonra sigorta işlemleri nasıl başlar?

Trafik kazasından sonra sigorta işlemleri, ilk olarak kaza tespit tutanağının düzenlenmesiyle başlar. Bu tutanak, kaza yerindeki saptamaları içermek zorundadır. Daha sonra bu tutanak ve gerekli belgelerle sigorta şirketine başvurmanız gerekir. Sigorta şirketi bu belgelere dayanarak hasar dosyasını açar ve kazanın detaylarını değerlendirir.

Sigorta şirketine hasar bildirimi ne kadar sürede yapılmalıdır?

Sigorta şirketine hasar bildirimi, kaza tarihinden itibaren en geç 5 iş günü içerisinde yapılmalıdır. Hasar bildirimi sırasında kaza tespit tutanağı, araç fotoğrafları, sürücü belgesi ve ruhsat gibi belgelerin eksiksiz olarak iletilmesi gereklidir.

Trafik kazalarında kaza tespit tutanağı nasıl düzenlenir?

Kaza tespit tutanağı, kazaya karışan tarafların kimlik ve araç bilgilerini içeren resmi bir evraktır. Tutanakta kazanın gerçekleştiği tarih, saat, yer bilgileri, kazaya karışan araçların darbe aldığı noktalar ve sürücülerin ifadeleri yer alır. Belge, her iki tarafça imzalanarak iki nüsha halinde düzenlenmelidir.

Hangi durumlarda trafik polisinin çağrılması gerekir?

Kaza sonrası trafik polisi, taraflar arasında anlaşmazlık varsa, sürücülerden birinin alkollü veya ehliyetsiz olduğu durumlarda, kamu malına zarar verildiyse, yaralanma ya da ölüm meydana geldiyse çağrılmalıdır. Bu durumlarda polis gelmeden araçların yeri değiştirilmemelidir.

Kazadan kaç gün sonra sigortaya başvurulur?

Zorunlu trafik sigortasında ihbar süresi on gündür ve süre kaza tarihinden değil, sigortalının olaydan haberdar olduğu andan itibaren işler (Genel Şartlar B.1.1/a). Yaygın olarak yazılan “beş iş günü” süresinin trafik sigortası genel şartlarında karşılığı yoktur. Karşı taraf sıfatıyla zarar gören kişi için ise ihbar süresi değil, KTK m.109’daki iki yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir.

Sigorta parası kaç günde yatar?

Sigortacı, Genel Şartlar ekinde sayılan belgelerin merkez veya şubelerinden birine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır (KTK m.99/1 ve Genel Şartlar B.2.1). Süreyi hasar ihbarı değil belgelerin teslimi başlatır. İnceleme üç ayı aşarsa hasar miktarının en az yüzde ellisi avans olarak ödenir.

Bildirim süresini kaçırırsam tazminat alamaz mıyım?

Alırsınız. Genel Şartlar B.4/1’e göre tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. İhbarın gecikmesi zararı artırmışsa sigortacı, yalnızca artan kısım için kendi sigortalısına rücu edebilir (B.4/3-d). Gecikme delil kaybına yol açabileceği için yine de ihbarın vakit geçirmeden yapılması gerekir.

Kusur oranını TRAMER mi belirler?

Hayır. TRAMER, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesinde poliçe ve hasar verilerini tutan bir bilgi merkezidir. SBM Yönetmeliği m.10/1’de sayılan amaçların hiçbirinde ödemeye izin verme, onaylama veya kusur takdiri yer almaz. Kusur oranı kaza tespit tutanağı, ifade ve görgü tutanakları ile gerektiğinde bilirkişi incelemesi esas alınarak belirlenir; uyuşmazlık hâlinde son sözü tahkim ya da mahkeme söyler.

Kaza sonrası hasar ihbarı Alo 193’ten yapılabilir mi?

Evet. SEDDK’nın 2026/22 sayılı Genelgesi uyarınca 1 Eylül 2026’dan itibaren motorlu araç sigortalarında hasar başvuruları, şirketlerin kendi kanallarına ek olarak Ortak Hasar İhbar Merkezi üzerinden alınmaktadır. Genelgenin m.4/2’sine göre başvuru, Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili şirkete yapılmış sayılır ve sistem kesintileri sürelerin hesabında başvuran aleyhine dikkate alınamaz.

Trafik sigortası manevi tazminat öder mi?

Ödemez. Genel Şartlar A.6/f, “manevi tazminat taleplerini” açıkça teminat dışında sayar. Manevi tazminat TBK m.56’ya dayanır ve hâkim tarafından takdir edilir; muhatabı sigorta şirketi değil, kusurlu sürücü ve araç işletenidir. Bu kalem için sigortaya yapılan başvuru esasa girilmeden reddedilir.

Tedavi masraflarını sigorta şirketi mi karşılar?

Hayır. KTK m.98 ve Genel Şartlar A.5/b uyarınca trafik kazası nedeniyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; bu kapsamda ödenen giderler için sigorta şirketinin ve Güvence Hesabı’nın sorumluluğu sona ermiştir. Buna karşılık tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ile protez organ bedelleri teminat kapsamındadır.

Karşı tarafın sigortası yoksa aracımın hasarını kim öder?

Güvence Hesabı bu durumda yalnızca bedensel zararları karşılar; araç hasarı gibi maddi zararlar kapsam dışıdır (5684 m.14/2-b). Maddi zarar için muhatap doğrudan kusurlu sürücü ile araç işletenidir: KTK m.85/1 işleteni müteselsilen sorumlu tutar, sürücünün sorumluluğu ise TBK m.49’a dayanır. Talep karşılanmazsa dava, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir (KTK m.110/2).

Değer kaybı için ayrı dilekçe vermek zorunda mıyım?

Zorunda değilsiniz. Genel Şartlar A.5/a, 1 Temmuz 2026’dan beri “araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir” karinesini taşır. Araç hasarı için eksper atanmışsa aynı eksper değer kaybı tutarını da raporuna yazar ve hak sahibi ayrı rapor ücreti ödemez (Eksper Atama Yönetmeliği m.6/3).

Değer kaybı hesabında katsayı tabloları hâlâ geçerli mi?

Geçerli değil. Genel Şartlar’ın Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’si 1 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır; “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” biçimindeki tabloların dayanağı kalmamıştır. Bugün ölçüt A.5/a’da sayılan unsurlardır: aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımlar, geçmiş hasar durumu ve kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değerleri arasındaki fark.

Aracımı istediğim serviste onartabilir miyim?

Evet. Genel Şartlar B.2.2, hak sahibinin dilediği onarım merkezinde onarım talep edebileceğini düzenler. Sigortacı, kendi anlaşmalı merkezinde onarılsaydı uygulanacak bedele göre ödeme yapabilir; ancak bu bedel uygulamasını hasar ihbarından itibaren iki iş günü içinde bildirmek zorundadır. Bildirmezse “bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremez”.

Onarımda orijinal parça takılması zorunlu mu?

Hasar gören parça orijinalse kural orijinal parçayla değiştirilmesidir. Eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parçaya geçilebilmesi için ya hak sahibinin onayı alınmalı ya da orijinalle değiştirme imkânı bulunmamalıdır ve bu iki hâli ispat yükü sigortacıya aittir (Genel Şartlar B.2.1). Bu uygulama sonucu araçta kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminattan indirilemez.

Eksper raporuna nasıl itiraz edilir?

Rapora itiraz, raporun SBM rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden itibaren üç iş günü içinde yapılır. İtiraz eksperinin raporunun bildiriminden sonra yine üç iş günü içinde hakem eksper talep edilebilir ve hakem eksper raporu nihaidir (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8). İlk eksper raporunun ücretini sigorta şirketi öder; itiraz ve hakem eksper ücretinde ise raporlar arasında önemli fark varsa ücreti, raporun aleyhine döndüğü taraf öder (m.14).

Pert olan araçta tazminat nasıl ödenir?

Tam hasar için iki koşul birlikte aranır: onarım masraflarının aracın riziko tarihindeki değerini aşması ve eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiğinin tespiti (Genel Şartlar B.2.3). Bu durumda hurda tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmez; onarımı mümkün olan ağır hasarlı araçlarda ise “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi aranır. Araç hasarlı hâliyle hak sahibine bırakılıyorsa sigortacı, bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren bir ay süreyle garanti etmiş sayılır.

Sigortayla düşük tutarda anlaştım, sonradan itiraz edebilir miyim?

KTK m.111, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin ilk fıkrasına göre bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar zaten geçersizdir. Bu nedenle imzalanmış bir ibraname her zaman kesin bir kapanış anlamına gelmez.

Trafik kazası tazminatında zamanaşımı ne zaman dolar?

KTK m.109/1’e göre talepler, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m.109/2). Ayrıca tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır (m.109/3).

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kusur durumu, belge içeriği ve süreleri farklı olduğundan somut olayınız için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir