Trafik Kazası Sonrası Maluliyet Raporu Nasıl Alınır?
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu, kazaya bağlı fonksiyon kaybının yüzde olarak tespit edildiği ve tazminat dosyasının üzerine kurulduğu resmî belgedir. Bu belgenin mevzuattaki tam adı çoğu kaynakta hiç geçmez: Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20/2/2019-30692) m.9/1’e göre iş kazası ve meslek hastalığı dışındaki kaza ve yaralanmalarda düzenlenen belge, Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporudur (Ek-4). Halkın “maluliyet raporu”, “heyet raporu” ya da “yüzde raporu” dediği belge budur.
Bu rehber, maluliyet raporu nasıl alınır sorusunu yönetmelik hükümleriyle yanıtlıyor: raporu kimin talep ettiği, kazadan ne kadar sonra alınması gerektiği, oranın hangi cetvele göre belirlendiği, itirazın nereye ve kaç gün içinde yapıldığı, raporun ne kadar geçerli olduğu ve tazminat talebinin hangi süre içinde ileri sürülmesi gerektiği tek tek ele alınıyor. Sayfadaki her süre ve her oran, dayandığı madde numarasıyla birlikte verilmiştir.
Özet
Trafik kazasında alınacak belge, engelli sağlık kurulu raporu değil kazaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporudur (Ek-4) ve oranı Ek-2 Engel Alanları Kılavuzu belirler.
- Kim ister: Ek-4 raporu kural olarak kurumlar tarafından resmî yazı ile istenir (m.9/2) — uygulamada mahkeme, sigorta şirketi ya da ilgili kurum.
- Ne zaman: Tedavi ve rehabilitasyon sürerken süreli, süreç tamamlanınca sürekli/süreli rapor düzenlenir (m.9/3). Tazminat hesabında esas alınan genellikle ikincisidir.
- Ne kadar sürer: Rapor, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır (m.8/1-j ve Sağlık Raporları Yön. m.8/8).
- Oran: Ek-2 kılavuzuna göre yüzde olarak yazılır (m.10/3); birden fazla kayıpta Balthazard, 65 yaş üstünde +%10 (m.10/4).
- İtiraz: İl sağlık müdürlüğüne, teslimden itibaren otuz gün içinde; çelişki hâlinde hakem hastane kararı kesindir (m.12).
- Tazminat süresi: Yaralanmalı trafik kazasında zamanaşımı sekiz yıldır (KTK m.109/2 + TCK m.66/1-e) — sık söylenen “iki yıl” bu dosyalarda geçerli değildir.
Trafik Kazası Sonucu Maluliyet Nedir?
Trafik kazası sonucu maluliyet, kazaya bağlı yaralanmanın iyileşme süreci sonunda geride bıraktığı kalıcı fonksiyon kaybıdır. Ölçüt, kişinin şikâyeti ya da tanının adı değil, vücut sistemlerindeki işlev kaybının kılavuzdaki karşılığıdır. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.10/3 bunu açık biçimde kurar: engel durumu, sağlık kurulunca Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzunda bulunan engel oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenir ve raporun ilgili bölümünde belirtilir.
Maluliyet raporu nedir sorusunun teknik cevabı ise şudur: kaza kaynaklı fonksiyon kaybını yüzde olarak gösteren, yetkili bir sağlık kuruluşunun sağlık kurulunca düzenlenen durum bildirir rapordur. Bu rapor, tazminat davasında bilirkişinin hesap yapabilmesi için gereken tek tıbbi dayanaktır; oran olmadan iş gücü kaybı tazminatı hesaplanamaz. Ancak rapor, tek başına bir hak doğurmaz. Yönetmelik m.10/1 bunu ayrıca vurgular: “Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” Yani rapordaki yüzde, kusur oranı, gelir düzeyi, bakiye ömür gibi diğer unsurlarla birlikte değerlendirilir.
Kavramın sınırını çizen bir başka hüküm, raporun neyi içermeyeceğidir. m.9/3’e göre kazaya bağlı durum bildirir raporda var olan kronik hastalıklara ilişkin fonksiyon kayıpları belirtilmez. Bu, illiyet bağının mevzuattaki karşılığıdır: rapor yalnızca kazanın yol açtığı kaybı ölçer. Kaza öncesinde de mevcut olan bir rahatsızlık, kazadan doğan tazminatın kapsamına girmez; sigorta şirketlerinin “önceki durum” itirazının teknik dayanağı da budur.
Bir noktanın altını çizmek gerekir: Ek-2 kılavuzunda hastalığın adının geçmemesi, oran verilemeyeceği anlamına gelmez. m.10/5, bireyin engellilik durumunun “Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek” belirleneceğini söyler. “Bu tablo listede yok, oran veremeyiz” gerekçesi yönetmeliğe aykırıdır ve itiraz sebebidir.

Heyet Raporu, Sağlık Kurulu Raporu ve Maluliyet Raporu Aynı Şey mi?
Günlük dilde ayrı sanılan bu üç terim, çoğu zaman aynı belgeyi anlatır. “Heyet raporu” halk arasındaki adlandırmadır; mevzuattaki karşılığı sağlık kurulu raporudur. Sağlık Raporları Yönetmeliği (RG 19/5/2026-33258) m.10 uyarınca üç hekimli kurulun verdiği rapor, halkın “üç doktorlu heyet raporu” dediği belgedir ve m.10/3’e göre raporda imzası bulunan her hekim kişiyi ayrı ayrı muayene etmek zorundadır. “Maluliyet raporu” ise bu raporların, içinde engel oranı yazan türü için kullanılan yaygın addır.
Ayrımın pratikte önem kazandığı yer şurası: her sağlık kurulu raporunda oran yazmaz. Tam teşekküllü sağlık kurulu raporu (Sağlık Raporları Yön. m.9) memuriyet, silah ruhsatı, sürücü belgesi gibi işlemlerde kullanılır ve engel oranı içermez. Tazminat dosyası için gereken belge, oranı yüzde olarak taşıyan kazaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporudur. Rapor sürecinin adım adım işleyişi, kurul yapısı ve ücret tarafı için trafik kazası sağlık kurulu raporu nasıl alınır başlıklı yazımıza, terimin genel çerçevesi için heyet raporu nasıl alınır yazımıza bakabilirsiniz.
Maluliyet Raporu Kazadan Ne Kadar Sonra Alınır?
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu, tedavi ve rehabilitasyon süreci tamamlandığında alınır; takvime bağlı sabit bir bekleme süresi mevzuatta yer almaz. Ölçütü koyan hüküm Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.9/3’tür: kazaya bağlı raporlarda “tıbbi tedavi ve rehabilitasyon süreci esnasında süreli, tamamlandıktan sonra sürekli/süreli rapor verilmek üzere fonksiyon kayıplarının değerlendirilmesi yapılır.” Yani belirleyici olan aydan aya sayılan bir süre değil, tablonun oturup oturmadığıdır.
Aynı mantık, rapor türünün seçiminde de karşımıza çıkar. m.11/2 uyarınca engel durumunun ilaç tedavisi, cerrahi tedavi veya rehabilitasyonla zaman içinde azalma ihtimali varsa ve hastalık bulguları tam olarak görülemiyorsa süreli rapor düzenlenir; m.11/3’e göre durumun sabit kalması veya artması söz konusuysa sürekli rapor verilir. Kazadan hemen sonra alınan bir rapor, henüz iyileşmemiş bir tabloyu ölçtüğü için neredeyse her zaman süreli olur ve tazminat hesabına esas alınmaz.
| Kazadan sonraki aşama | Düzenlenecek rapor | Tazminat dosyasındaki değeri |
|---|---|---|
| Tedavi ve rehabilitasyon sürüyor | Süreli rapor (m.9/3, m.11/2) | Geçici tabloyu gösterir; hesaba esas alınmaz |
| Tedavi tamamlandı, bulgular oturdu | Sürekli veya süreli rapor (m.9/3, m.11/3) | İş gücü kaybı hesabının dayanağı budur |
| Sonradan yeni bir kayıp ortaya çıktı | Süre aranmaksızın yeniden değerlendirme (m.11/4) | Ek rapor talebiyle dosyaya sunulur |
| Süreli raporun bitimine 6 aydan az kaldı | Talep üzerine yeni rapor (m.11/7) | Güncel tabloyu belgelemek için kullanılır |
Kas ve iskelet sistemi yaralanmalarında Ek-2 Engel Alanları Kılavuzu ayrıca bir istikrar şartı arar. Omurga yaralanmalarında yaralanma modeli için engelin kalıcı ve stabil olması, son on iki ayda değişiklik göstermemesi; eklem hareket açıklığı modelinde ise yetersizliğin en az bir yıldır devam ediyor olması istenir. Ameliyattan hemen sonra rapor alınabilir, ancak bu rapor süreli olur ve tablo oturduğunda yenilenmesi gerekir.
Uygulamada dosyaya sunulan raporun erken alınmış olması, en sık karşılaşılan hak kaybı sebeplerinden biridir. Sigorta şirketi ya da mahkeme, tedavisi devam eden bir kişi hakkında düzenlenmiş süreli raporu esas almaz; dosya, tablo oturduktan sonra alınacak yeni rapor için bekletilir. Bu nedenle rapor talebinin zamanlaması, raporun içeriği kadar belirleyicidir. Farklı vücut sistemlerinde oranın nasıl kurulduğunu görmek isterseniz nörolojik bulguların maluliyet oranına etkisi yazımızdaki değerlendirme ölçütleri yol gösterir.
Maluliyet Raporu İçin Gerekli Belgeler
Maluliyet raporu için gereken belgeler iki kümede toplanır: başvurunun kendisi için istenenler ve kurulun oran belirleyebilmesi için gereken tıbbi evrak. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.6/1 ile 2026’da yeni bir ön adım eklendi: rapor talep eden kişinin öncelikle e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formunu doldurması veya gerekiyorsa güncellemesi gerekir. Doğrudan hastane kapısına gitmeyi anlatan eski anlatımlar bu adımı bilmez.
İkinci adım, m.6/2 uyarınca rapor istek nedenini belirten dilekçe ya da kurum sevk yazısı ile yetkili sağlık kuruluşuna başvurmaktır. Durum bildirir tek hekim raporunda bu belge aranmaz; sağlık kurulu raporunda aranır. Kazaya bağlı Ek-4 raporunda ise talebin kaynağı farklıdır ve bu ayrıntı bir sonraki başlıkta ele alınmıştır.
| Belge | Nereden alınır | Dayanak / not |
|---|---|---|
| Kişisel sağlık bilgi formu | e-Devlet | Sağlık Raporları Yön. m.6/1 — başvurudan önce doldurulur |
| Rapor istek nedenini belirten dilekçe veya kurum sevk yazısı | Kişi / ilgili kurum | m.6/2 — kurul raporunda aranır |
| Kimlik belgesi | Nüfus müdürlüğü / mevcut belge | Kimlik tespiti için |
| Son altı ay içinde çekilmiş fotoğraf | Kişi | Eng. Yön. m.8/1-i — zorunlu; adet sayısı mevzuatta belirtilmemiştir |
| Kaza tespit tutanağı / kaza raporu | Trafik birimi, e-Devlet | Kaza ile illiyet bağının kurulması için |
| Epikriz, ameliyat notu, tetkik ve görüntüleme sonuçları | Tedaviyi yapan sağlık kuruluşu | Eng. Yön. m.8/1-c — klinik bulgu, ICD kodu, radyolojik tetkik muayene formuna işlenir |
| Rehabilitasyon ve fizik tedavi belgeleri | İlgili merkez | Tedavi sürecinin tamamlandığını göstermek için |
| Poliçe ve gelir belgeleri | Sigorta şirketi, SGK, işveren | Rapor için değil, tazminat dosyası için gerekir |
Tıbbi evrakın eksikliği, oranın olduğundan düşük çıkmasının en sık sebebidir. Kurul, yalnızca önüne konan bulguyu değerlendirir; ameliyat notu, EMG raporu ya da kontrol görüntülemesi dosyada yoksa o kayıp hesaba girmez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 8/10/2025 tarihli, 2024/6767 E. ve 2025/13823 K. sayılı kararında, psikiyatrik tabloya ilişkin devlet hastanesi polikliniği raporu “tedavi ile işlevsellik değerlendirmesini içermediği” gerekçesiyle oran hesabına elverişli sayılmamıştır. Aynı kararda değerlendirmenin “kişinin beyanlarına göre değil işlevselliğine göre” yapılacağı belirtilmiştir.
Son olarak biçimsel bir geçerlilik şartı vardır: Eng. Yön. m.8/1-g uyarınca sistemden rapor numarası alınmadan düzenlenen raporlar geçersiz kabul edilir. Elinizdeki raporda rapor numarası yoksa, belge dosyaya sunulmadan önce düzeltilmelidir.
Trafik Kazası Sonrası Adım Adım Maluliyet Raporu Başvurusu
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu başvurusunda, çoğu kaynağın atladığı bir özne farkı vardır. Kazaya bağlı Ek-4 raporu bakımından Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.9/2 şunu söyler: bu rapor “kurumlar tarafından resmi yazı ile terör/kaza/yaralanmaya ilişkin belgelerle birlikte yetkili sağlık kurum ve kuruluşundan talep edilir.” Yani sürecin öznesi kural olarak kazazede değil, raporu isteyen kurumdur: mahkeme, sigorta şirketi ya da ilgili idare. Kişinin kendi dilekçesiyle başvurduğu rapor türü, m.8/1-a’da düzenlenen engelli sağlık kurulu raporudur ve amacı farklıdır.
Bu ayrım, “hastaneye gittim, kaza raporu düzenlemediler” şikâyetinin açıklamasıdır. Aşağıdaki akış, kazadan tazminat başvurusuna kadar olan süreci gerçek sıralamasıyla verir:
- Kazanın belgelenmesi: Kaza tespit tutanağı düzenlenir, adli vaka kaydı açılır. Hekimlerin adli vaka niteliğindeki yaralanmaları adli makamlara bildirme yükümlülüğü bulunur (Sağlık Raporları Yön. m.68/2). Tutanağın nüshası e-Devlet üzerinden de temin edilebilir.
- Tedavi sürecinin eksiksiz kayda geçirilmesi: Acil müdahaleden taburculuğa, ameliyattan fizik tedaviye kadar her aşama epikriz ve tetkik olarak dosyalanır. Oran, bu evrak üzerinden kurulur.
- Tablonun oturması beklenir: Tedavi ve rehabilitasyon tamamlanmadan alınan rapor süreli olur (m.9/3). Bu adım atlanırsa dosya, yeni rapor için bekletilir.
- Raporun resmî yazı ile talep edilmesi: Sigorta şirketine yapılan başvuru, açılan dava ya da ilgili kurum işlemi üzerine rapor kurum tarafından yetkili sağlık kuruluşundan istenir (m.9/2). Dava aşamasında bu talebi mahkeme yazar.
- e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formunun doldurulması: Rapor talep eden kişi bakımından bu adım Sağlık Raporları Yön. m.6/1 ile zorunlu hâle getirilmiştir.
- Poliklinik muayeneleri ve konsültasyon: Sağlık beyanına uygun poliklinikler belirlenir; muayene formuna klinik bulgu, ICD kodu, tetkik ve fonksiyon kaybı işlenir (m.8/1-a, c). Gerekli branş hekimi ya da tetkik yoksa en yakın kuruluştan konsültasyon alınır (m.8/1-ç).
- Kurul değerlendirmesi: Kurul, bireyi bizzat görerek engellilik durumunu belirler (m.8/1-d). Oran Ek-2 kılavuzuna göre yüzde olarak yazılır (m.10/3).
- Raporun tamamlanması ve teslimi: Rapor, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır (m.8/1-j). Kurum müracaatlarında üç, bireysel müracaatlarda iki nüsha düzenlenir; bir nüshası ilgiliye verilir (m.8/1-ğ).
- Oran uygun değilse itiraz: İl sağlık müdürlüğüne, raporun teslim tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edilir (m.12/1).
- Tazminat başvurusu: Kesinleşen rapor ve kusur belgeleriyle sigorta şirketine başvurulur; sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yolu açılır.
Kazazedenin kendi başına yapabileceği en etkili iş, dördüncü adımdan önceki hazırlıktır: tedavi evrakının eksiksiz toplanması, tablonun oturmasının beklenmesi ve raporu isteyecek kuruma dosyanın tam olarak sunulması. Rapor talebinin resmî yazıyla gelmesi gereken bir belge olduğunu bilmek, hastanede kaybedilen haftaların önüne geçer.
Trafik Kazası Sonrası Maluliyet Raporu Almak İçin İlk Adım Nedir?
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu almak için ilk adım, kazanın ve yaralanmanın aynı anda hem adli hem tıbbi olarak kayda geçirilmesidir. Bu iki kayıt, ilerideki bütün sürecin dayanağıdır: adli kayıt kazanın gerçekleştiğini ve tarafları, tıbbi kayıt ise yaralanmanın kaza anındaki hâlini gösterir. İkisinden biri eksikse, aylar sonra düzenlenecek raporda kazayla fonksiyon kaybı arasındaki illiyet bağı tartışmalı hâle gelir.
Pratikte ilk adım şu üç işten oluşur. Birincisi, kaza yerinde tutanak düzenlenmesi ve kolluğa bildirimin yapılmasıdır; taraflar arasında anlaşmalı tutanak düzenlenmiş olsa bile yaralanma varsa olayın adli boyutu doğar. İkincisi, en yakın sağlık kuruluşuna başvurup muayenenin adli vaka olarak kaydedilmesidir. Üçüncüsü, ilk müdahaleye ilişkin belgelerin (acil servis kaydı, ilk tetkikler, epikriz) saklanmasıdır.
Kazadan sonraki ilk günlerde alınan belge, maluliyet raporunun kendisi değildir. O aşamada düzenlenen genellikle adli rapor ya da geçici iş göremezliği gösteren istirahat raporudur. İstirahat konusunda mevzuat kesin sayılar verir: Sağlık Raporları Yön. m.12/4-5 uyarınca tek hekim bir defada en çok on gün istirahat verebilir, kontrol muayenesi sonrası on gün daha ekleyebilir; toplamın on günü aşması hâlinde raporu sağlık kurulu vermek zorundadır ve bir takvim yılında tek hekimden alınan istirahatlerin toplamı kırk günü geçemez.
Maluliyet raporu ise bu ilk aşamanın sonunda, tedavi tamamlandığında gündeme gelir. Dolayısıyla ilk adımın amacı rapor almak değil, rapor alınacak günün delilini bugünden hazırlamaktır. Kazadan hemen sonra toplanan her belge, aylar sonra kurulun önüne konacak dosyanın parçasıdır.
Maluliyet Raporu İçin Hangi Sağlık Kurumlarına Başvurulabilir?
Maluliyet raporu, yalnızca Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarının sağlık kurullarından alınabilir. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.7/1 uyarınca rapor vermeye yetkili sağlık kuruluşları ile hakem hastaneler Bakanlıkça belirlenir ve yayımlanır; m.7/2 ise yetkili olmayan ya da kurulu usulüne uygun teşkil edemeyen kuruluşların düzenlediği raporların kurumlarca değerlendirmeye alınmayacağını söyler. Bu nedenle başvurudan önce kurumun güncel listede yer alıp almadığı kontrol edilmelidir.
Yetkili kuruluşlar uygulamada devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, şehir hastaneleri ve üniversite hastaneleridir. Listeler illere göre yayımlanır ve değişebilir; Sağlık Raporları Yön. m.64/11’e göre listedeki değişiklik Bakanlık sitesinde duyurulduğu andan itibaren geçerlidir. “Geçmişte bu hastane rapor vermişti” argümanı bu nedenle sonuç doğurmaz. İl bazlı yetkili kuruluşları görmek için Ankara’da yetkili sağlık kuruluşları ve Adana’da yetkili sağlık kuruluşları listelerimizden yararlanabilirsiniz.
Özel hastaneler bakımından ise 2026’da netleşen bir sınır vardır. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.54/1, özel sağlık hizmeti sunucularının istirahat/iş göremezlik raporları ile ilaç, tıbbi cihaz ve malzeme kullanımına yönelik raporları düzenleyebileceğini söyler. m.54/2 ise “Bakanlıkça izin verilen hâller hariç olmak üzere, usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş olsa bile özel sağlık hizmeti sunucuları, birinci fıkrada belirtilenler dışında durum bildirir sağlık raporları düzenleyemezler.” Yani özel hastane, Bakanlık izni olmadıkça kaza kaynaklı durum bildirir rapor veremez; “özel hastaneden de alınabilir” diyen anlatımlar bu hükmü atlar.
Kurulun bileşimi de yetkinin parçasıdır. Erişkin Engellilik Yön. m.6/1 uyarınca engelli sağlık kurulu, kurul başkanının yanı sıra iç hastalıkları, göz, kulak burun boğaz, genel cerrahi, nöroloji ve ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından oluşan en az yedi daimi üye ile teşkil edilir; m.6/3’e göre kuruluşta fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı varsa kurulda yer alması zorunludur, yoksa ortopedi ve travmatoloji uzmanı bulunur. m.6/5 ise tek bir uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda kurulun üç uzman hekimle toplanabileceğini düzenler.
Maluliyet Raporu Adli Tıp Kurumu’ndan mı Alınır?
Hayır. Trafik kazası maluliyet raporu, kural olarak Adli Tıp Kurumu’ndan değil yetkili sağlık kuruluşlarının sağlık kurullarından alınır. Bu, damardaki en yaygın yanlış bilgilerden biridir: “Adli Tıp Kurumu’na başvurun, oranı orası verir” tavsiyesi, kişinin doğrudan başvurabileceği bir kurum tarif eder; oysa Adli Tıp Kurumu kişilerin bireysel başvurusuyla rapor düzenlemez.
Adli Tıp Kurumu süreçte iki noktada devreye girer. Birincisi ceza soruşturması ve kovuşturmasıdır: yaralanmanın niteliğine ilişkin değerlendirme savcılık ya da mahkeme talebiyle yapılır. İkincisi hukuk davasıdır: mahkeme, dosyadaki raporlar arasında çelişki görürse ya da tarafların itirazı üzerine, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan veya üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından rapor alınmasına karar verebilir. Her iki hâlde de talebin kaynağı adli mercidir, kişinin kendisi değil.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 8/10/2025 tarihli, 2024/6767 E. ve 2025/13823 K. sayılı kararı, mahkemenin alacağı raporda aranan unsurları saymaktadır: raporun içinde ilgili branş uzmanının bulunduğu bir heyetten alınması, tüm tedavi evrakının incelenmesi, kişinin bizzat muayene edilmesi, kaza ile illiyet bağının kurulması, maluliyetin bakiye ömür boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin belirtilmesi ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi. Aynı kararda oranın “yönetmelik ve ekindeki cetvellere uygun” biçimde belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, tazminat dosyanız için önce yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınır; Adli Tıp Kurumu raporu, bu rapora yapılan itirazın yargı aşamasındaki devamıdır. Sürecin başında doğrudan Adli Tıp Kurumu’na yapılan başvurular sonuçsuz kalır ve zaman kaybettirir.

Maluliyet Raporu Değerlendirme Süreci
Maluliyet raporu değerlendirme süreci, başvurunun kaydedilmesiyle başlar ve en geç otuz gün içinde raporun tamamlanmasıyla biter. Süreyi iki ayrı metin aynı biçimde koyar: Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.8/1-j “Rapor başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır.” der; Sağlık Raporları Yönetmeliği m.8/8 de “Sağlık raporu, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır.” hükmünü taşır. Bu süre hastaneye göre değişmez.
Otuz günlük süre, başvurunun kayda alındığı tarihten işler; randevu için beklenen süre bu sürenin dışındadır ve mevzuatta randevu bekleme süresine ilişkin bir üst sınır bulunmaz. Uygulamada toplam sürenin uzamasının başlıca sebebi de budur: kurul aşaması değil, kurul öncesi poliklinik randevularıdır.
Değerlendirme üç aşamada ilerler. Önce poliklinik aşaması gelir: sağlık beyanına uygun poliklinikler belirlenir, muayene formuna poliklinik muayene tarihi ve kayıt numarası yazılır (m.8/1-b), klinik bulgular, ICD kodları, radyolojik tetkikler, laboratuvar bilgileri, tanı ve fonksiyon kaybı forma işlenir (m.8/1-c). Kuruluşta ilgili branş hekimi yoksa ya da tetkik yapılamıyorsa, konsültasyon formu ile en yakın sağlık kuruluşundan hizmet alınır (m.8/1-ç). İkinci aşama kurul aşamasıdır: kurul, bireyi bizzat görerek durumu belirler (m.8/1-d). Üçüncü aşama raporun yazımıdır: engel grubu işaretlenir ve bu alan boş bırakılamaz (m.8/1-e), bağımlılık değerlendirmesi alanına “evet” ya da “hayır” yazılır (m.8/1-f), rapor sisteme kaydedilerek numara alır (m.8/1-g).
| Aşama | Ne yapılır | Dayanak |
|---|---|---|
| Ön adım | e-Devlet’ten kişisel sağlık bilgi formu doldurulur | Sağlık Rap. Yön. m.6/1 |
| Başvuru | Dilekçe ya da kurum sevk yazısıyla yetkili kuruluşa başvurulur | Sağlık Rap. Yön. m.6/2 |
| Poliklinik | Muayene formu doldurulur; gerekirse konsültasyon alınır | Eng. Yön. m.8/1-b, c, ç |
| Kurul | Kurul kişiyi bizzat görerek değerlendirir | Eng. Yön. m.8/1-d |
| Rapor yazımı | Engel grubu, bağımlılık alanı ve oran işlenir; sistemden numara alınır | Eng. Yön. m.8/1-e, f, g |
| Tamamlanma | Başvurudan itibaren en geç 30 gün | Eng. Yön. m.8/1-j · Sağlık Rap. Yön. m.8/8 |
| Teslim | Kurum müracaatında 3, bireysel müracaatta 2 nüsha | Eng. Yön. m.8/1-ğ |
Raporun içeriğine ilişkin iki hüküm birbiriyle gerilim hâlindedir ve bilinmesi yararlıdır. Erişkin Engellilik Yön. m.8/1-h, bireyin “çalıştırılamayacağı işlerin niteliği rapora mutlaka yazılır” der. Buna karşılık 2026 tarihli Sağlık Raporları Yön. m.8/6, fonksiyon kayıplarının “hangi işlerle ilgili olduğu ve hangi işlere mâni olduğu bilgisine raporda yer verilmez” hükmünü getirmiştir. Sağlık Raporları Yön. m.70/2 uyarınca diğer yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hüküm bulunması hâlinde bu Yönetmelik hükümleri uygulanır. Raporda bu satırın bulunup bulunmaması, bu iki hükmün uygulanma biçimine bağlıdır. Sağlık kurulu raporu sürecinin ücret, randevu ve itiraz ayrıntıları için sağlık kurulu raporu süreci yazımıza bakabilirsiniz.
Maluliyet Raporu Alırken Hastanın Şahsen Bulunması Zorunlu Mudur?
Evet, zorunludur. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.8/1-d bunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde kurar: “Kurul, birey bizzat görerek bireyin engellilik durumunu bu Yönetmelikte belirtilen esaslara göre belirler.” Kurul, dosya üzerinden değerlendirme yaparak oran veremez; kişinin kurul önüne çıkması raporun geçerlilik şartıdır.
Aynı zorunluluk üç hekimli kurullar için de geçerlidir. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.10/3 uyarınca üç hekimli sağlık kurulu raporlarında imzası bulunan her hekim kişiyi ayrı ayrı muayene etmek zorundadır. Halkın “üç doktorlu heyet raporu” dediği belgede üç ayrı muayenenin yapılmış olması gerekir; tek muayeneyle üç imza toplanan rapor usulüne uygun değildir.
Şahsen bulunma zorunluluğu, belgelerin teslimi bakımından esnetilebilir. Evrakın kuruluşa vekil ya da yakın aracılığıyla ulaştırılması mümkündür; ancak bu, muayene aşamasının yerine geçmez. Vesayet altındaki kişilerde başvuru vasi tarafından yapılır (Sağlık Rap. Yön. m.6/2), fakat kurulun kişiyi görme yükümlülüğü aynen sürer.
Sağlık durumu nedeniyle kurula getirilemeyen hastalar bakımından Sağlık Raporları Yönetmeliği m.65 sınırlı bir istisna tanır. m.65/3’e göre durum bildirir sağlık raporları, evde sağlık hizmetleri kapsamında olan hastalar dışında uzaktan değerlendirme ile düzenlenemez; bu kapsamdaki hastalarda evde sağlık birimi hastayı görür, gerekli değerlendirmeleri yaparak hasta bilgi formunu hazırlar ve ilgili hekim bu formu inceleyerek raporu tanzim eder. m.65/4 ise ilk defa düzenlenecek sağlık raporlarının uzaktan değerlendirme ile düzenlenemeyeceğini ayrıca belirtir. Engelli sağlık kurulu raporlarında evde sağlık hekiminin muayenesine dayalı bilgi formuyla yapılabilecek olan işlem ise yeni rapor düzenlenmesi değil süre uzatımıdır (m.65/5).
Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir?
Maluliyet oranı, Ek-2 Engel Alanları Kılavuzundaki cetvellere bakılarak yüzde olarak belirlenir. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.10/3, engel durumunun bu kılavuzdaki oranlara göre yüzde olarak saptanacağını ve raporun ilgili bölümünde belirtileceğini söyler. Kılavuz, vücut sistemlerine göre bölümlenmiştir: kas-iskelet sistemi, sinir sistemi, görme, işitme, sindirim, ürogenital, endokrin, deri, kardiyovasküler, zihinsel-ruhsal-davranışsal bozukluklar ve yanıklar gibi başlıkların her biri kendi cetveline sahiptir.
Belirleyici olan tanının adı değil, fonksiyon kaybının derecesidir. Aynı teşhisi taşıyan iki kişiye farklı oran verilmesinin sebebi budur: kılavuz, hareket açıklığı, kas gücü, duyu kaybı, görme keskinliği gibi ölçülebilir bulgulara göre basamaklandırılmıştır. Kılavuzda adı geçmeyen tablolar için m.10/5 devreye girer ve değerlendirmenin vücut sistemleri üzerinden yapılmasını zorunlu kılar.
Birden fazla kayıp varsa oranlar toplanmaz. m.10/4 uyarınca birden fazla hastalığı veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu, Ek-2 esas alınarak Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile hesaplanır. Yöntem, ilk oranı düştükten sonra kalan sağlam yüzde üzerinden ikinci oranı işletir; bu nedenle iki ayrı %20, %40 değil %36 sonucunu verir. Aynı fıkra bir de yaş kuralı içerir: 65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenir. Hesabın adım adım işleyişi için Balthazard hesaplama tablosu yazımıza bakabilirsiniz.
Oranın hangi cetvele göre belirleneceğini olay tarihi tayin eder. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 19/2/2026 tarihli, 2025/14818 E. ve 2026/1901 K. sayılı kararı, olay tarihine göre uygulanacak yönetmelikleri dönem dönem sıralamış; 20/2/2019 ve sonrasındaki olaylarda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanacağını belirtmiştir. Yaygın bir hata, raporun düzenlendiği tarihe göre cetvel seçmektir; ölçüt kazanın tarihidir.
Son olarak, oran ile hak arasındaki ilişki doğrudan değildir. Rapordaki yüzde, hangi haktan yararlanılacağını kendiliğinden belirlemez; her hakkın kendi eşiği ve kendi mevzuatı vardır. Aşağıdaki tablo, sık karıştırılan eşikleri bir arada gösterir.
| Hak | Eşik | Dayanak |
|---|---|---|
| Trafik kazası tazminatında iş gücü kaybı hesabı | Eşik yok — tespit edilen oran üzerinden hesaplanır | TBK haksız fiil hükümleri |
| Gelir vergisi engellilik indirimi (3./2./1. derece) | %40 / %60 / %80 | GVK m.31 |
| Engelli kadrosu — özel sektör (50+ işçi) / kamu | %3 / %4 | 4857 s. Kanun m.30 |
| “Tam bağımlı engelli birey” (ağır engellilik) | %50 ve üzeri + günlük yaşamda tam bağımlılık | Eng. Yön. m.4/1-m |
| SGK malullük aylığı (çalışma gücü kaybı) | En az %60 — ayrı rejim, ayrı yönetmelik | Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşl. Yön. (RG 28/9/2021-31612) |
Maluliyet Oranı Belirleme Süreci
Maluliyet oranı belirleme süreci, kurulun oranı yazmasıyla bitmez; oran itiraz aşamaları tamamlandığında kesinleşir. Bu süreç, tazminat dosyasının en kritik ayağıdır: kesinleşmemiş bir oran üzerinden yapılan hesap, itiraz üzerine oranın değişmesiyle geçersiz hâle gelir.
İtiraz mercii il sağlık müdürlüğüdür. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.12/1’e göre raporlara engelli birey, vasisi veya raporu talep eden kurum tarafından müdürlüğe itiraz edilir; bireysel itirazlar teslim tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır ve süresinde yapılmayan itirazlar değerlendirilmez. Kurum itirazları gerekçe belirtilerek yazılı yapılır ve bu itirazlarda süre aranmaz. Sağlık Raporları Yön. m.63/1 ise bireysel itiraz süresini raporun e-Devlet’e aktarılmasından itibaren otuz gün olarak düzenler.
İtiraz üzerine izlenecek yol m.12/2’de gösterilir: birey, müdürlük tarafından yetkili en yakın farklı bir sağlık kuruluşuna ya da önceki raporu farklı kuruluştan alınmışsa sürekli izleminin yapıldığı kuruluşa gönderilir. İki rapordaki kararlar aynı yöndeyse rapor kesinleşir. Sonuçlar farklıysa ve itiraz sürüyorsa dosya hakem hastaneye yönlendirilir; hakem hastanenin verdiği karar kesindir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İtiraz mercii | İl sağlık müdürlüğü | Eng. Yön. m.12/1 |
| Bireysel itiraz süresi | 30 gün (teslimden / e-Devlet’e aktarımdan) | Eng. Yön. m.12/1 · Sağlık Rap. Yön. m.63/1 |
| Kurum itirazı | Gerekçeli ve yazılı; süre aranmaz | Eng. Yön. m.12/1 |
| İkinci muayene | En yakın farklı yetkili kuruluş veya sürekli izlem kuruluşu | Eng. Yön. m.12/2 |
| İki rapor aynı yönde | Rapor kesinleşir | Eng. Yön. m.12/2 |
| Raporlar çelişkili | Hakem hastane; kararı kesin | Eng. Yön. m.12/2 |
| Hakem hastane sayılmayan hâl | İlk veya ikinci rapor hakem hastaneden alınsa dahi hakem hastane raporu sayılmaz | Eng. Yön. m.12/3 |
| Kesinleşen rapor için yeni başvuru | Aynı gereksinim alanında en erken 6 ay sonra | Eng. Yön. m.12/5 |
Sürecin sonunda dikkat edilmesi gereken bir kapanma kuralı vardır. m.12/5’e göre hakem hastane kararıyla ya da süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen rapor hakkında aynı gereksinim alanıyla ilgili yeni rapor başvurusu en erken altı ay sonra kabul edilir. Bu yüzden itiraz süresini kaçırmak, yalnızca o rapora karşı hakkı değil, altı ay boyunca yeniden değerlendirme imkânını da ortadan kaldırır.
Rapor yargılama aşamasındaysa itiraz yolu değişir. Mahkemeye sunulan rapora karşı ileri sürülecek itiraz, il sağlık müdürlüğüne değil dosyanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir; mahkeme gerektiğinde yeni bir heyetten ya da Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan rapor alınmasına karar verir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan 2026/1901 K. sayılı kararında, aynı dosyadaki iki çelişkili rapor bakımından çelişki giderilmeden hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir.

Maluliyet Raporu Kaç Ay Geçerlidir?
Maluliyet raporunun geçerlilik süresi raporun kendisinde yazar; mevzuatta herkes için geçerli tek bir süre yoktur. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.11/1 bunu açıkça söyler: “Rapor sürekli veya süreli olarak düzenlenir, raporda geçerlilik süresi mutlaka belirtilir.” Dolayısıyla ilk bakılacak yer, raporun üzerindeki süre alanıdır.
Raporda süre yazmıyorsa devreye Sağlık Raporları Yönetmeliği m.66/1 girer: “Sürekli ibareli olarak düzenlenen raporlar dışındaki durum bildirir sağlık raporları hekimlerce aksine bir tarih belirtilmediği durumlarda bir yıl boyunca geçerlidir.” Yani üç ihtimal vardır: raporda süre varsa o süre, süre yoksa bir yıl, “sürekli” ibaresi varsa süre sınırı bulunmaz. Sıkça tekrarlanan “maluliyet raporu iki yıl geçerlidir” bilgisinin mevzuatta karşılığı yoktur.
Raporun yenilenmesi bakımından iki hüküm işe yarar. m.11/4’e göre yeni bir engel durumu ortaya çıkması veya mevcut durumda değişiklik olması hâlinde, bireyin talebi ve ilgili branş hekiminin kurula sevki uygun görmesi üzerine süre aranmaksızın yeniden değerlendirme yapılır. m.11/7’ye göre ise süreli raporlarda sürenin bitmesine altı aydan kısa süre kaldığında, talep üzerine yeni rapor verilebilir.
Kesinleşmiş raporlar için ayrı bir koruma vardır. Sağlık Raporları Yön. m.66/2, itiraz aşamaları tamamlanarak hakem hastanelerin tam teşekküllü sağlık kurullarınca düzenlenip kesinleşen raporlar bakımından, sağlık ölçütlerinde değişiklik olmadıkça veya iyileşmeye ilişkin hekim kararı bulunmadıkça aynı amaçla yeni rapor düzenlenmeyeceğini öngörür. Kaza kaynaklı sürekli raporlarda ise Eng. Yön. m.12/6 uyarınca, oranın değişmeyeceği hakem hastane kararıyla kesinleşmişse yeni başvuru kabul edilmez.
Tazminat dosyası bakımından pratik sonuç şudur: raporun süresi dolmuş olsa bile, kaza tarihindeki fonksiyon kaybını tespit eden rapor dosyadaki değerini korur. Süre, raporun idari işlemlerde kullanılabilirliğini ilgilendirir; geçmişte tespit edilmiş bir zararın ispatını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık mahkeme, tablo değişmiş olabileceği gerekçesiyle güncel rapor isteyebilir.
Maluliyet Raporu Alırken Sık Karşılaşılan Problemler
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu sürecinde yaşanan aksaklıkların çoğu, mevzuatın öngördüğü bir adımın atlanmasından doğar. Aşağıdaki başlıklar, dosyalarda en sık karşılaşılan sorunları ve her birinin mevzuattaki karşılığını gösterir.
Raporun erken alınması. Tedavi ve rehabilitasyon sürerken alınan rapor, m.9/3 gereği süreli düzenlenir ve geçici tabloyu gösterir. Sigorta şirketi ya da mahkeme bu raporu esas almaz; dosya, tablo oturduktan sonra yeni rapor için bekletilir. Çözüm, süreci başlatmadan önce tedaviyi tamamlamak ve kontrol muayenelerinin sonuçlarını dosyaya eklemektir.
Yanlış rejimde rapor alınması. Kazaya bağlı fonksiyon kaybı için istenmesi gereken belge Ek-4 durum bildirir sağlık kurulu raporudur (m.9/1). SGK maluliyet tespitine esas rapor talep edilirse, Sağlık Raporları Yön. m.28/2 uyarınca rapora oran yazılmaz ve karar alanına “Karar Sosyal Güvenlik Kurumunca verilecektir.” ifadesi konur. “Hastaneden oran istedim, yazmadılar” şikâyetinin sebebi çoğunlukla budur; hata değil, yönetmeliğin emridir.
Yetkisiz kuruluştan rapor alınması. Eng. Yön. m.7/2, yetkili olmayan kuruluşun raporunun kurumlarca değerlendirmeye alınmayacağını söyler. Özel hastaneler bakımından ise Sağlık Raporları Yön. m.54/2 gereği Bakanlık izni olmadıkça durum bildirir rapor düzenlenemez. Başvurudan önce güncel yetkili kuruluş listesinin kontrol edilmesi, baştan kaybedilen haftaların önüne geçer.
Tıbbi evrakın eksik sunulması. Kurul yalnızca önüne konan bulguyu değerlendirir. Ameliyat notu, EMG veya kontrol görüntülemesi dosyada yoksa ilgili kayıp hesaba girmez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025/13823 K. sayılı kararında, işlevsellik değerlendirmesi içermeyen poliklinik raporunun oran hesabına elverişli sayılmadığı belirtilmiştir.
Otuz günlük itiraz süresinin kaçırılması. Oran beklenenden düşük çıktığında yapılacak ilk iş, il sağlık müdürlüğüne itiraz etmektir. Süre, bireysel itirazlarda otuz gündür ve süresinde yapılmayan itirazlar değerlendirilmez (m.12/1). Süre kaçırılırsa rapor kesinleşir ve aynı gereksinim alanında yeni başvuru en erken altı ay sonra kabul edilir (m.12/5).
Rapor numarasının bulunmaması. Eng. Yön. m.8/1-g, sistemden rapor numarası alınmadan düzenlenen raporları geçersiz sayar. Elinizdeki belgede rapor numarası yoksa, dosyaya sunulmadan önce düzenleyen kuruluşa başvurularak düzeltilmesi gerekir.
Kronik rahatsızlıkların rapora yansıtılması beklentisi. m.9/3, kaza raporlarında var olan kronik hastalıklara ilişkin fonksiyon kayıplarının belirtilmeyeceğini düzenler. Kaza öncesinde de mevcut olan rahatsızlıklar tazminatın kapsamına girmediği için, bunların rapora yazılmaması bir eksiklik değil illiyet bağının gereğidir.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Maluliyet raporu sürecinde sonucu doğrudan etkileyen noktalar sınırlı sayıdadır ve hepsi mevzuatta karşılığı olan somut kontrollerdir. Aşağıdaki liste, dosyayı teslim etmeden önce tek tek işaretlenebilecek bir kontrol listesi olarak kullanılabilir. Madde numaraları, aksi belirtilmedikçe Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe (RG 20/2/2019-30692) aittir.
- Rapor türü doğru mu? Kaza kaynaklı kayıp için Ek-4 durum bildirir sağlık kurulu raporu istenir (m.9/1); engelli sağlık kurulu raporu ya da SGK maluliyet raporu farklı amaçlara hizmet eder.
- Kuruluş yetkili mi? Yetkili kuruluş ve hakem hastane listesi Bakanlıkça yayımlanır (m.7/1); listedeki değişiklik duyurulduğu anda geçerli olur (Sağlık Rap. Yön. m.64/11).
- e-Devlet formu dolduruldu mu? Sağlık Raporları Yön. m.6/1, rapor talep eden kişinin öncelikle kişisel sağlık bilgi formunu doldurmasını arar.
- Fotoğraf güncel mi? Raporda kişinin son altı ay içinde çekilmiş fotoğrafının bulunması zorunludur (m.8/1-i).
- Rapor numarası var mı? Sistemden numara alınmadan düzenlenen rapor geçersizdir (m.8/1-g).
- Engel grubu ve bağımlılık alanı dolduruldu mu? Engel grubu alanı boş bırakılamaz (m.8/1-e); bağımlılık değerlendirmesine “evet” ya da “hayır” yazılması zorunludur (m.8/1-f).
- Oran yüzde olarak yazılmış mı? Kazaya bağlı raporda engel oranı Ek-2 kılavuzuna göre yüzde olarak belirtilir (m.10/3).
- Birden fazla kayıp Balthazard ile birleştirilmiş mi? Oranlar toplanmaz; Ek-3 yöntemi uygulanır ve 65 yaş üzerinde formüle %10 eklenir (m.10/4).
- Geçerlilik süresi yazılmış mı? Raporda süre mutlaka belirtilir (m.11/1); yazılmamışsa durum bildirir raporlar bir yıl geçerlidir (Sağlık Rap. Yön. m.66/1).
- İtiraz süresi takip ediliyor mu? Bireysel itiraz teslimden itibaren otuz gün içinde il sağlık müdürlüğüne yapılır (m.12/1).
Bu kontrollerin dışında kalan ve sık sorulan bir konu da ücrettir. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.64/13 uyarınca sağlık raporları için tahsil edilebilecek ücretler, yetkili tüm sağlık hizmet sunucularınca geçerli olmak üzere Bakanlıkça belirlenir; hastanenin kendi takdirine bırakılmış bir tarife söz konusu değildir. Aynı Yönetmeliğin m.12/7 hükmüne göre istirahat raporları muayenenin bir parçası olduğundan, kişilerden ayrıca istirahat raporu ücreti talep edilemez. m.69/3 ise Bakanlıkça belirlenen ücret politikasına aykırı işlem yapan özel sağlık hizmet sunucularının yetkilerinin iptal edileceğini düzenler.

Maluliyet Raporu Sonrasında Haklarınız
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu elinize geçtikten sonra kullanabileceğiniz haklar, raporun türüne ve tespit edilen orana göre şekillenir. Raporun en doğrudan sonucu, bedensel zarar kalemlerinin hesaplanabilir hâle gelmesidir: iş gücü kaybı tazminatı, oran belirlenmeden hesaplanamaz.
Bedensel zararın kalemleri Türk Borçlar Kanunu m.54’te sayılmıştır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Maluliyet raporu, bu kalemlerden özellikle çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp bakımından belirleyicidir; rapordaki yüzde, zararın hesabında doğrudan çarpan olarak kullanılır.
Rapor, manevi tazminat talebinin de dayanağını güçlendirir. TBK m.56 uyarınca hâkim, ağır bedensel zarar hâlinde zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar ödenmesine karar verebilir. Buradaki değerlendirmede kalıcı fonksiyon kaybının varlığı ve derecesi, mahkemenin takdirine esas olan somut verilerdendir.
Sosyal güvenlik tarafında ise raporun türü belirleyicidir. Kazaya bağlı durum bildirir rapor, SGK’nın malullük ya da sürekli iş göremezlik değerlendirmesinin yerine geçmez. Erişkin Engellilik Yön. m.2/3, 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, malullük ve ölüm sigortası aylıkları için istenecek raporların bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıkça belirtir. Bu haklar için ayrı bir sevk ve ayrı bir rapor gerekir; ayrıntılar için sürekli iş göremezlik geliri ve SGK maluliyet raporu süreci yazılarımıza bakabilirsiniz.
Son olarak, rapordaki oranın tek başına hak doğurmadığını yeniden hatırlatmak gerekir. m.10/1, raporların tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmeyeceğini ve ilgili mevzuattaki diğer şartların da sağlanması gerektiğini söyler. Trafik kazası tazminatında bu “diğer şartlar” kusur oranı, gelir düzeyi ve bakiye ömür gibi unsurlardır.
Haklarınızı Tanıyın:
Maluliyet raporu ile istenebilecek tazminat kalemleri, TBK m.54 ve m.56 çerçevesinde belirlenir. Aşağıdaki tablo, kalemleri dayanağı ve raporla ilişkisiyle birlikte gösterir.
| Kalem | Kapsamı | Rapordaki oranla ilişkisi |
|---|---|---|
| Tedavi giderleri (TBK m.54/1) | Hastane, ameliyat, ilaç, protez, rehabilitasyon giderleri | Orandan bağımsız; belgeye dayanır |
| Kazanç kaybı (TBK m.54/2) | İyileşme sürecinde çalışılamayan dönemin geliri | İstirahat/geçici iş göremezlik süresine bağlıdır |
| Çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp (TBK m.54/3) | Kalıcı fonksiyon kaybının gelire etkisi | Doğrudan rapordaki yüzde üzerinden hesaplanır |
| Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp (TBK m.54/4) | Mesleği icra edememe, iş bulma güçlüğü | Oran ve mesleğin niteliği birlikte değerlendirilir |
| Manevi tazminat (TBK m.56) | Ağır bedensel zararda hâkimin takdir edeceği miktar | Oran, takdire esas verilerden biridir |
Çalışma gücü kaybı hesabında rapordaki oran tek girdi değildir. Hesap; kazazedenin geliri, kusur oranı, kaza tarihindeki yaşı ve bu yaşa karşılık gelen bakiye ömür süresi ile birlikte kurulur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 17/2/2026 tarihli, 2024/12220 E. ve 2026/1712 K. sayılı kararı, bakiye ömrün “hesap tarihindeki yaşına göre değil, kaza tarihindeki yaşına göre” saptanması gerektiğini belirtmiştir. Hesabın bu ayağı için bakiye ömür ve yaşam tabloları, hesabın tamamı için trafik kazası tazminat hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.
Bir noktanın altını çizmek gerekir: tedavi giderleri bakımından trafik kazalarında özel bir düzenleme vardır. KTK m.98 uyarınca trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Bu nedenle tedavi gideri kalemi, uygulamada çoğu zaman ayrıca talep edilmez; talep edilecek kısım, SGK kapsamı dışında kalan giderlerdir.
Haklarınızı Nasıl Kullanabilirsiniz?
Maluliyet raporu kesinleştikten sonra izlenecek yol kanunda sıraya bağlanmıştır ve bu sıra atlanamaz. KTK m.97, zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasını zorunlu kılar. Aynı madde, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması ya da verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar görenin dava açabileceğini veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini düzenler.
Ödeme aşaması için de kanunda süre vardır. KTK m.99 uyarınca sigortacılar, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları ödemek zorundadır. Belgelerin eksiksiz iletildiği tarih, bu sürenin başlangıcı bakımından belirleyicidir.
- Dosyanın tamamlanması: Kesinleşmiş maluliyet raporu, kaza tespit tutanağı, tedavi evrakı, gelir belgeleri ve poliçe bilgileri bir araya getirilir.
- Sigorta kuruluşuna yazılı başvuru: KTK m.97 gereği zorunlu ilk adımdır; başvurunun tarihi ve içeriği ispatlanabilir biçimde kayda geçirilir.
- On beş günlük cevap süresinin beklenmesi: Cevap verilmez ya da verilen cevap talebi karşılamazsa dava veya tahkim yolu açılır (m.97).
- Tahkim ya da dava tercihi: Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru 5684 sayılı Kanun çerçevesinde yapılır; alternatif olarak yetkili mahkemede dava açılır.
- Sigorta teminatını aşan zarar için sorumluya başvuru: Zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat sınırlarını aşan kısım, sürücü ve işletenden talep edilir.
Sürece ilişkin sık yapılan bir hata, sigortaya yapılan başvurunun zamanaşımını kestiği varsayımıdır. KTK m.97 kapsamındaki yazılı başvuru zorunludur, ancak zamanaşımını kesen işlemler arasında sayılmamıştır; dava, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmi ödemesi ise süreyi keser. Buna karşılık KTK m.109/3, tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımının sigortacıya karşı da kesilmiş sayılacağını ve bunun tersinin de geçerli olduğunu düzenler.
Maluliyet Raporu İçin Başvuru Süresi Var Mıdır?
Maluliyet raporu almak için mevzuatta öngörülmüş bir başvuru süresi yoktur; rapor, tedavi süreci tamamlandığında istenebilir. Süre sınırı raporun kendisinde değil, tazminat talebinin ileri sürülmesinde vardır. Bu iki konu sık karıştırılır ve “rapor için altı ay ya da bir yıl içinde başvurmalısınız” gibi mevzuatta karşılığı olmayan bilgiler dolaşıma girer.
Tazminat tarafında ise süre nettir. KTK m.109/1, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını söyler. Ancak burada durulmaz. m.109/2 şu istisnayı getirir: “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.”
Maluliyetle sonuçlanan bir trafik kazası, tanımı gereği yaralanmalı kazadır ve taksirle yaralama suçunu oluşturur. TCK m.89’daki taksirle yaralama suçunun cezasının üst sınırı beş yılı aşmadığı için, TCK m.66/1-e uyarınca dava zamanaşımı sekiz yıldır. Ölümle sonuçlanan kazalarda ise TCK m.85’teki taksirle öldürme suçunun üst sınırı beş yılı aştığından, m.66/1-d gereği süre on beş yıla çıkar.
| Kazanın niteliği | Zamanaşımı | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yalnızca maddi hasarlı kaza | 2 yıl / en çok 10 yıl | Öğrenme / kaza günü | KTK m.109/1 |
| Yaralanmalı kaza (maluliyet) | 8 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2 + TCK m.66/1-e |
| Ölümlü kaza | 15 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2 + TCK m.66/1-d |
| Tazminat yükümlülerinin birbirine rücuu | 2 yıl | Ödemenin tamamlanması + rücu edileceğin öğrenilmesi | KTK m.109/4 |
Uzamış sürenin işlemesi için ceza davasının açılmış ya da mahkûmiyetle sonuçlanmış olması gerekmez; ölçüt fiilin suç oluşturmasıdır. Nitekim TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Takipsizlik ya da beraat kararı, hukuk davasındaki süreyi iki yıla geri çekmez. Aynı şekilde TCK m.89/5’e göre şikâyetten vazgeçme ceza davasını düşürse de fiilin suç niteliğini ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle “kazadan iki yıl geçti, hakkım düştü” değerlendirmesi maluliyetle sonuçlanan dosyalarda çoğu zaman yanlıştır. Zamanaşımının ayrıntıları, kesilme ve durma hâlleri için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızda konuyu ayrıca ele aldık.

Maluliyet Raporuyla Tazminat Talebinde Bulunabilir Miyim?
Evet. Maluliyet raporu, kazaya bağlı kalıcı fonksiyon kaybını yüzde olarak belgelediği için tazminat talebinin tıbbi dayanağıdır. Ancak talebin sonuç doğurması, raporun yanında kusurun ve zararın da ortaya konmasına bağlıdır: rapor “ne kadar kayıp olduğunu” gösterir, kusur belgeleri “kimin sorumlu olduğunu”, gelir belgeleri ise “kaybın parasal karşılığını”.
Talep önce zorunlu mali sorumluluk sigortasına yöneltilir. Sigortacının sorumluluğu poliçe teminat sınırlarıyla kayıtlıdır; teminatı aşan zarar için sürücü, işleten ve varsa diğer sorumlulara başvurulur. KTK m.97’nin öngördüğü yazılı başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması hâlinde dava, dava şartı yokluğundan reddedilebilir.
Hesabın kurulmasında raporun içeriği kadar raporun ne dediği de önemlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025/13823 K. sayılı kararında aranan unsurlar arasında, maluliyetin bakiye ömür boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin raporda belirtilmesi de sayılmıştır. Bu bilgi, hesabın hangi dönem üzerinden yapılacağını belirlediği için tazminat miktarını doğrudan etkiler.
Kusur oranı da sonucu doğrudan etkiler: kazazedenin kendi kusuru oranında tazminattan indirim yapılır. Bu nedenle kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesine katılmıyorsanız, bunun ayrıca ele alınması gerekir. Hesabın kalemleri ve işleyişi için iş gücü kaybı tazminatı hesaplama yazımızdaki yöntem, trafik kazası dosyalarında da yol göstericidir.
İş Kazası Maluliyet Raporu Nasıl Alınır?
İş kazası maluliyet raporu, trafik kazası raporundan ayrı bir rejime tabidir ve süreç baştan farklı işler. Ayrımı koyan hüküm Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.9/1’dir: Ek-4 durum bildirir rapor, iş kazası ve/veya meslek hastalığı dışındaki terör, kaza ve yaralanma hâlleri için düzenlenir. İş kazası bu kapsamın dışındadır.
İş kazasında değerlendirmeyi yapan merci Sosyal Güvenlik Kurumu’dur. Erişkin Engellilik Yön. m.2/3, 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, malullük ve ölüm sigortası aylıkları için istenecek raporların bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceğini söyler. Bu dosyalarda uygulanan metin, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğidir (RG 28/9/2021-31612).
İkinci fark rapora oran yazılıp yazılmamasıdır. Sağlık Raporları Yön. m.28/2 uyarınca SGK maluliyet tespitine esas raporlarda oran yazılmaz; m.28/8’e göre karar alanına “Karar Sosyal Güvenlik Kurumunca verilecektir.” ifadesi konur. m.28/6 ise iş kazası raporlarında “İş kazasına bağlıdır.” ya da “İş kazasına bağlı değildir.” ibaresinin yer alacağını düzenler. Oranı Kurum belirler; hastanenin yazdığı oran Kurum Sağlık Kurulu kararlarında bağlayıcı değildir (2021 Yön. m.12/9).
| Trafik kazası | İş kazası | |
|---|---|---|
| Rapor türü | Ek-4 kazaya bağlı durum bildirir rapor | SGK maluliyet / meslekte kazanma gücü kaybı tespitine esas rapor |
| Dayanak | Eng. Yön. m.9 (RG 20/2/2019-30692) | Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşl. Yön. (RG 28/9/2021-31612) + 5510 s.K. |
| Rapora oran | Yazılır (m.10/3) | Yazılmaz (Sağlık Rap. Yön. m.28/2) |
| Kararı veren | Sağlık kurulu; itirazda hakem hastane | SGK (Sağlık Rap. Yön. m.28/8) |
| Birden fazla kayıp | Balthazard + 65 yaş üstü %10 (m.10/4) | Orta ve hafif düzeyde en ağır sekel bulgu; Balthazard uygulanmaz (2021 Yön. m.6/2) |
| Tazminat muhatabı | Sigorta şirketi, sürücü, işleten | İşveren (SGK’nın karşıladığı kısım mahsup edilir) |
Trafik kazası aynı zamanda iş kazası sayılabilir: 5510 sayılı Kanun m.13 uyarınca sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi ya da işverence sağlanan taşıtla işe gidiş gelişi sırasında meydana gelen olaylar iş kazası kapsamındadır. Bu hâlde iki rejim aynı anda işler: SGK tarafı kendi mevzuatına, tazminat tarafı trafik sigortası ve haksız fiil hükümlerine göre yürür. İş kazası tazminatının ayrıntıları için iş göremezlik ödeneği yazımıza bakabilirsiniz.

Malulen Emeklilik Raporu ile Trafik Kazası Maluliyet Raporu Aynı Şey mi?
Hayır. Malulen emeklilik için aranan rapor ile trafik kazası dosyasında kullanılan rapor, farklı yönetmeliklere tabi, farklı eşikleri olan ve farklı merciler tarafından karara bağlanan iki ayrı belgedir. İkisini birbirinin yerine kullanmak, dosyanın reddedilmesine yol açar.
Malulen emeklilikte ölçüt çalışma gücü kaybıdır. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.4/a uyarınca ağır düzeyde çalışma gücü kaybı, çalışma gücünün en az %60’ının kaybedilmesini ifade eder. Trafik kazası dosyasında ise böyle bir eşik yoktur: tespit edilen oran ne olursa olsun, o oran üzerinden iş gücü kaybı tazminatı hesaplanır. Yüzde beş oranında bir kayıp bile tazminata konu olabilirken, aynı oran malulen emeklilik için yeterli değildir.
Aylığa hak kazanmanın kendi şartları da vardır ve rapor bunların yalnızca biridir. 5510 sayılı Kanun m.26 uyarınca malullük aylığı için sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarının sağlanması, işten ayrılmış olunması ve Kurumdan yazılı istekte bulunulması gerekir. Rapor tek başına aylık bağlanmasını sağlamaz; bu, Erişkin Engellilik Yön. m.10/1’deki “raporlar tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez” kuralının somut görünümüdür.
Uygulamada iki rejimin farklı sonuç vermesi olağandır. Kazaya bağlı raporda yüksek bir engel oranı bulunması, SGK’nın aynı kişi için çalışma gücü kaybını %60’ın altında değerlendirmesine engel değildir; çünkü ölçütler ve cetveller farklıdır. Bu nedenle her iki hak için de kendi rejimine uygun rapor alınması gerekir. SGK tarafındaki süreç ve süreler için SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar yazımızda konuyu ayrıntılı ele aldık.

Trafik Kazası Maluliyet Raporu İçin Sıkça Sorulan Sorular
Aşağıdaki başlıklar, trafik kazası maluliyet raporu sürecinde en çok sorulan soruları dayandıkları madde numaralarıyla birlikte yanıtlıyor.
Maluliyet raporu nedir?
Maluliyet raporu, kazaya bağlı kalıcı fonksiyon kaybını yüzde olarak gösteren, yetkili sağlık kuruluşunun sağlık kurulunca düzenlenen durum bildirir rapordur. Trafik kazasında düzenlenen türü, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.9/1’deki Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporudur (Ek-4).
Maluliyet raporu nereden alınır?
Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarının sağlık kurullarından alınır. Yetkili kuruluşlar ve hakem hastaneler Bakanlıkça belirlenip yayımlanır (Eng. Yön. m.7/1); yetkisiz kuruluşun raporu kurumlarca değerlendirmeye alınmaz (m.7/2). Özel hastaneler, Bakanlık izni olmadıkça durum bildirir sağlık raporu düzenleyemez (Sağlık Raporları Yön. m.54/2).
Trafik kazası maluliyet raporu ne zaman alınır?
Tedavi ve rehabilitasyon süreci tamamlandığında alınır. Eng. Yön. m.9/3, kaza raporlarında tedavi süreci devam ederken süreli, tamamlandıktan sonra sürekli veya süreli rapor verilmek üzere değerlendirme yapılacağını düzenler. Tazminat hesabında esas alınan, tablonun oturmasından sonra düzenlenen rapordur.
Maluliyet raporu kaç günde çıkar?
Rapor, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır. Süre iki metinde de aynıdır: Eng. Yön. m.8/1-j ve Sağlık Raporları Yön. m.8/8. Bu süre kurul aşamasını kapsar; poliklinik randevusu için beklenen süre bunun dışındadır ve randevu bekleme süresine ilişkin mevzuatta üst sınır bulunmaz.
Maluliyet raporu kaç ay geçerlidir?
Geçerlilik süresi raporda mutlaka belirtilir (Eng. Yön. m.11/1). Raporda süre yazmıyorsa, sürekli ibaresi taşımayan durum bildirir raporlar bir yıl geçerlidir (Sağlık Raporları Yön. m.66/1). “Maluliyet raporu iki yıl geçerlidir” bilgisinin mevzuatta karşılığı yoktur.
Maluliyet oranı nasıl hesaplanır?
Oran, Ek-2 Engel Alanları Kılavuzu’ndaki cetvellere göre yüzde olarak belirlenir (m.10/3). Birden fazla fonksiyon kaybı varsa oranlar toplanmaz; Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile birleştirilir ve 65 yaş ve üzerindekilerde formülle bulunan orana %10 eklenir (m.10/4). Kılavuzda adı geçmeyen tablolar, vücut sistemleri üzerinden değerlendirilir (m.10/5).
Maluliyet raporu Adli Tıp Kurumu’ndan mı alınır?
Hayır. Rapor kural olarak yetkili sağlık kuruluşlarının sağlık kurullarından alınır. Adli Tıp Kurumu, ceza soruşturması ya da hukuk davasında savcılık veya mahkeme kararıyla devreye girer; kişinin doğrudan başvurusuyla rapor düzenlemez.
Sıkça Sorulan Sorular
Aşağıdaki başlıklar, itiraz yolu, rapor içeriği ve tazminat tarafına ilişkin soruları topluyor.
Maluliyet raporuna itiraz nasıl ve kaç gün içinde yapılır?
İtiraz il sağlık müdürlüğüne yapılır. Bireysel itiraz süresi, raporun ilgilisine teslim tarihinden itibaren otuz gündür ve süresinde yapılmayan itirazlar değerlendirilmez (Eng. Yön. m.12/1). Kurum itirazlarında süre aranmaz. İtiraz üzerine farklı bir yetkili kuruluşta ikinci değerlendirme yapılır; kararlar aynı yöndeyse rapor kesinleşir, çelişki varsa hakem hastane karar verir ve bu karar kesindir (m.12/2).
Maluliyet raporu sonucu e-Devlet’ten öğrenilebilir mi?
Sağlık raporları e-Devlet Kapısı üzerinden görüntülenebilir; nitekim Sağlık Raporları Yön. m.63/1, bireysel itiraz süresini raporun e-Devlet’e aktarılmasından itibaren otuz gün olarak belirler. Buna karşılık aynı Yönetmeliğin m.64/12 hükmü uyarınca adli mercilerce istenen durum bildirir raporlar e-Devlet’te görüntülenemez. Ayrıca rapor talep süreci, m.6/1 gereği yine e-Devlet üzerinden doldurulan kişisel sağlık bilgi formuyla başlar.
Maluliyet raporu örneği neleri içerir?
Rapor formatı Yönetmelik ekinde bellidir; kaza kaynaklı raporlarda Ek-4 formu kullanılır. Raporda kimlik bilgileri, son altı ay içinde çekilmiş fotoğraf (m.8/1-i), klinik bulgular ve ICD kodları (m.8/1-c), engel grubu (m.8/1-e), bağımlılık değerlendirmesi (m.8/1-f), engel oranı yüzde olarak (m.10/3), geçerlilik süresi (m.11/1) ve sistemden alınan rapor numarası (m.8/1-g) yer alır. Ek-4 formunda kaza nedeni olarak trafik kazası, terör olayları, düşme ve diğer seçenekleri bulunur.
Maluliyet raporu için hangi belgeler gereklidir?
e-Devlet’ten doldurulan kişisel sağlık bilgi formu (Sağlık Rap. Yön. m.6/1), rapor istek nedenini belirten dilekçe ya da kurum sevk yazısı (m.6/2), kimlik belgesi, son altı ay içinde çekilmiş fotoğraf, kaza tespit tutanağı ve kazadan bu yana yapılan tüm tedaviye ilişkin epikriz, ameliyat notu, tetkik ve görüntüleme sonuçları gerekir. Tıbbi evrakın eksikliği, oranın olduğundan düşük çıkmasının en sık sebebidir.
Rapor alınırken hastanın şahsen bulunması zorunlu mudur?
Evet. Eng. Yön. m.8/1-d uyarınca “Kurul, birey bizzat görerek bireyin engellilik durumunu” belirler. Üç hekimli kurullarda ise raporda imzası bulunan her hekim kişiyi ayrı ayrı muayene etmek zorundadır (Sağlık Rap. Yön. m.10/3). Belgelerin teslimi vekil aracılığıyla yapılabilir, ancak bu muayenenin yerine geçmez.
Maluliyet raporu ile tazminat talep edilebilir mi?
Evet. Rapordaki oran, TBK m.54/3’teki çalışma gücünün azalmasından doğan kaybın hesabında doğrudan kullanılır. Talep önce zorunlu mali sorumluluk sigortasına yöneltilir: KTK m.97, dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruyu zorunlu kılar ve şirketin 15 gün içinde cevap vermemesi ya da cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava veya tahkim yolunun açılacağını düzenler.
Trafik kazası tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?
Maluliyetle sonuçlanan, yani yaralanmalı trafik kazalarında zamanaşımı sekiz yıldır (KTK m.109/2 + TCK m.66/1-e). Ölümlü kazalarda süre on beş yıla çıkar (TCK m.66/1-d). Yalnızca maddi hasarlı kazalarda ise KTK m.109/1’deki iki yıl ve en çok on yıllık süreler uygulanır.
Trafik kazası sonrası heyet raporu nasıl alınır?
“Heyet raporu” halk arasındaki adlandırmadır; mevzuattaki karşılığı sağlık kurulu raporudur ve kaza kaynaklı fonksiyon kaybında düzenlenen türü Ek-4 durum bildirir rapordur. Süreç e-Devlet’ten kişisel sağlık bilgi formunun doldurulmasıyla başlar, yetkili kuruluşta poliklinik muayeneleri ve kurul değerlendirmesiyle sürer, başvurudan itibaren en geç otuz günde tamamlanır.
Maluliyet tazminatı nedir?
Maluliyet tazminatı, mevzuatta bu adla geçen ayrı bir kalem değil, bedensel zarar kalemlerinden çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kaybın (TBK m.54/3) günlük dildeki adıdır. Hesap, rapordaki engel oranı ile kazazedenin geliri, kusur oranı ve kaza tarihindeki yaşına göre belirlenen bakiye ömür süresi birlikte değerlendirilerek yapılır.
Maluliyet raporu tek başına tazminat almaya yeter mi?
Hayır. Eng. Yön. m.10/1 açıkça “Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” der. Trafik kazası tazminatında rapor, kusur oranı, gelir düzeyi ve bakiye ömür gibi unsurlarla birlikte değerlendirilir.
Maluliyet Raporu ve Tazminat Sürecinde Hukuki Destek
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu süreci, tek bir sürenin kaçırılmasıyla sonucun değiştiği bir alandır: raporun erken alınması tabloyu eksik gösterir, otuz günlük itiraz süresinin geçmesi oranı kesinleştirir, sigorta başvurusunun zamanaşımını kesmediğinin bilinmemesi ise hakkın tamamını riske atar. Dosyanın hangi rejime tabi olduğunun baştan doğru belirlenmesi, sonradan telafisi güç kayıpların önüne geçer.
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu, itiraz ve tazminat süreçlerinde dosyanızın değerlendirilmesi için tazminat hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilir, sürecin başında hukuki destek talep edebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlıkta hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır.