Hukuk

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüğü kamu gücü tarafından ihlal edilen kişinin, olağan yargı yollarını tükettikten sonra doğrudan Anayasa Mahkemesine gidebildiği anayasal hak arama yoludur. Başvuru süresi otuz gün, 2026 yılı başvuru harcı 6.024,10 TL‘dir ve harç adliye veznesine değil Maliye veznesine yatırılır.

Makale İçeriği

Bu yazı, başvuru formunun nasıl doldurulacağını, hangi belgelerin ekleneceğini, sürenin hangi tarihten işlemeye başladığını ve 1 Ekim 2025’ten itibaren avukatlar için açılan UYAP Avukat Portal elektronik başvuru yolunu yürürlükteki 6216 sayılı Kanun ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümlerine dayanarak anlatır. İnternette hâlâ dolaşan “harç 5.064,40 TL” ve “elektronik başvuru yapılamaz” bilgileri artık geçerli değildir.

Özet — Bireysel başvuru, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin her ikisinde birden korunan bir hakkın kamu gücünce ihlal edildiği iddiasıyla, olağan yollar tüketildikten sonra açılan son çare yoludur.

  • Süre: 30 gün. Kural olarak başvuru yollarının tüketildiği tarihten işler; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten. Haklı mazeret varsa mazeretin kalktığı günden itibaren 15 gün.
  • Harç (2026): 6.024,10 TL — Maliye veznesine yatırılır, makbuz forma eklenir. Ödeme gücü yoksa adli yardım talep edilir.
  • Nereye: Anayasa Mahkemesine şahsen, herhangi bir mahkeme ya da yurt dışı temsilciliği aracılığıyla. Avukatlar 1 Ekim 2025’ten beri UYAP Avukat Portal’dan e-imzayla başvurabilir; e-Devlet’te başvuru değil sorgulama hizmeti vardır.
  • Eksik belge: Başvuru doğrudan reddedilmez; 15 günü geçmemek üzere kesin süre verilir, redde karşı 7 gün içinde Komisyona itiraz edilebilir.
  • Avukat: Zorunlu değildir. Tarifedeki asgari ücret duruşmasız bireysel başvuruda 40.000 TL’dir.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU NEDİR?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru, bireylerin anayasal haklarının kamu gücünü kullanan kişi veya kurumlar tarafından ihlal edildiği durumlarda başvurabilecekleri bir yargı yoludur. Bu başvuru, hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda belirtilen temel hak ve özgürlüklerin hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve ek protokollerle güvence altına alınan hakların ihlaline karşı bireyin başvurabileceği son çare mekanizmasıdır. Anayasa Mahkemesine başvuru yolu, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile Türk hukuk sistemine kazandırılmış ve 23 Eylül 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu başvuru mekanizması, bireylerin haklarını yalnızca maddi bir talep bağlamında değil, aynı zamanda ihlal edilen haklarının anayasal düzeyde korunmasını sağlama amacı taşır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru, idari yargı kararları, cezai işlemler, sosyal haklarla ilgili uyuşmazlıklar ve hatta hukuk davaları gibi çok geniş bir çerçevede uygulanabilir. Ancak, bireysel başvuru yapabilmek için, olağan yargı yollarının tümünün tüketilmiş olması gerekir. Bu şart, bireysel başvurunun yalnızca istisnai ve “ikincil” bir yol olduğunu ifade eder.

Bireysel başvuru şu durumları kapsar: yaşam hakkının ihlali, ifade özgürlüğü ihlalleri, adil yargılanma hakkına aykırılıklar, kişi özgürlüğü ve güvenliği gibi temel hak ve özgürlüklerin yasa dışı şekilde kısıtlanması. Örneğin, kötü muamele yasağının ihlali ya da makul sürede yargılanma hakkının ihlali, Anayasa Mahkemesi’ne taşınabilecek konulardan biridir. Buna karşılık 6216 sayılı Kanun m.45/3 dört kalemi kapsam dışında bırakır: yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan başvurulamaz; Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de başvuruya konu olamaz.

Başvuru süreci, özel bir form kullanılarak gerçekleştirilmektedir ve bu form, eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurulmalıdır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru hakkında daha fazla bilgi edinmek için Anayasa Mahkemesi’nin başvuru kılavuzuna göz atabilirsiniz.

Sonuç olarak, anayasal haklarının ihlal edildiğini düşünen bireyler için bu mekanizma, ulusal sistem içinde hak arayışını tamamlayan etkili bir yoldur. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurular aracılığıyla evrensel insan hakları standartlarını Türkiye’deki hukuki normlara adapte ederek önemli bir rol oynamaktadır.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sürecinin aşamalarını gösteren şema

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU ŞARTLARI NELERDİR?

Bireysel başvurunun esasa girebilmesi için dört şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bunlardan biri eksikse, iddia ne kadar haklı olursa olsun dosya kabul edilemezlikle kapanır.

1. İhlal, kamu gücü tarafından gerçekleştirilmiş olmalı

6216 sayılı Kanun m.45/1, ihlalin “kamu gücü tarafından” gerçekleştirilmiş olmasını arar. Kamu gücü yalnızca idare demek değildir: bir mahkeme kararı, bir savcılık işlemi, bir kolluk uygulaması ya da bir kamu görevlisinin ihmali de kamu gücü kullanımıdır. Buna karşılık iki komşu ya da iki şirket arasındaki uyuşmazlığın kendisi doğrudan başvuruya konu edilemez; başvurunun hedefi, o uyuşmazlıkta verilen yargı kararıdır.

2. Hak, hem Anayasada hem AİHS’te korunuyor olmalı

Bu, en çok gözden kaçan şarttır. Kanun, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamındaki herhangi birinin ihlalini arar. Yani çifte koruma gerekir. Anayasada yer alıp Sözleşme kapsamında bulunmayan bir hak — örneğin yalnızca ulusal düzeyde tanınmış kimi sosyal haklar — tek başına bireysel başvuruya temel oluşturmaz.

3. Olağan başvuru yolları tüketilmiş olmalı

m.45/2 uyarınca ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmiş olmalıdır. Bu, bireysel başvurunun “ikincil” niteliğinin kaynağıdır: Anayasa Mahkemesi bir üst derece mahkemesi değil, diğer yollar sonuç vermediğinde devreye giren son çaredir. İstinaf yoluna gidilmeden yapılan başvuru, süresi içinde yapılmış olsa dahi kabul edilmez.

4. Başvurucu, güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişi olmalı

m.46/1’e göre başvuru, ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir. Hukuk dilinde buna mağdur sıfatı denir. Genel bir hukuka aykırılığı ihbar etmek ya da başkasının hakkı için başvurmak bu şartı karşılamaz. Aynı madde iki sınır daha koyar: kamu tüzel kişileri hiç başvuramaz, özel hukuk tüzel kişileri yalnızca tüzel kişiliğe ait hakları için başvurabilir; yabancılar ise yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklar bakımından başvuru yapamaz.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU NASIL YAPILIR?

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerden herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği durumlarda başvurulan etkili bir yargı yoludur. Bu süreç doğru adımlar izlenerek yürütülmelidir. Aksi halde başvurunun reddedilme riski bulunmaktadır. İşte anayasa mahkemesi bireysel başvuru prosedürünü açıklayan temel adımlar:

Bireysel Başvuru Formunun Doldurulması

Başvurunun en önemli aşamalarından biri, Anayasa Mahkemesi’nin resmi web sitesinde yer alan bireysel başvuru formunun doğru ve eksiksiz doldurulmasıdır. Bu form kağıt üzerinde ya da dijital ortamda hazırlanabilir, ancak formun doldurulması sırasında aşağıdaki unsurlara özellikle dikkat edilmelidir:

  • Başvurucunun kimlik ve iletişim bilgileri doğru bir şekilde belirtilmelidir.
  • İhlal edildiği düşünülen hak ve buna sebep olan kamu işlem veya eylemleri açıkça ifade edilmelidir.
  • Daha önce tüketilen yargı yolları ve bu süreçlere dair bilgiler kronolojik sırayla belirtilmelidir.
  • Gerekli destekleyici belgeler (mahkeme kararları, resmi yazışmalar vb.) forma eklenmelidir.

Formda Başvuruya Konu Olan Adres Ne Demek?

Başvuru formunu dolduranların en çok takıldığı alanlardan biri budur. Form iki ayrı adres sorar ve bunlar karıştırıldığında tebligat başvurucuya ulaşmaz. Başvurucunun adresi, Mahkemenin sizinle yazışacağı, kararı tebliğ edeceği adrestir. Başvuruya konu olan adres ise ihlalin gerçekleştiği yere ya da başvuruya konu işlemin ilgili olduğu taşınmaza/yere ait adrestir — örneğin kamulaştırılan taşınmazın bulunduğu yer, ihlalin yaşandığı ceza infaz kurumu veya işyeri.

Başvurunuzda böyle bir yer yoksa bu alan boş bırakılabilir; zorunlu alan başvurucunun kendi adresidir. Avukatla başvuruda yazışmalar avukatın bildirdiği adrese yapılır ve İçtüzük m.61 uyarınca temsilciyle yapılan yazışmalar başvurucuya yapılmış sayılır. Bu yüzden vekâletname ilişkisi sona erdiğinde adres değişikliğinin Mahkemeye bildirilmesi gerekir.

Başvuru Formu Kaç Sayfa Olmalı?

İçtüzük m.60, forma biçim şartı getirir: form “okunaklı ve başvurunun esasına yönelik özlü bilgileri” içerecek şekilde doldurulur. Ekler hariç on sayfayı geçen başvurularda, olayların özetinin ayrıca forma eklenmesi gerekir. Belgeler ise gelişigüzel iliştirilmez; tarih sırasına göre numaralandırılıp dizi pusulasına bağlanır.

Bu kural yalnızca düzen kaygısından doğmamıştır. İhlal iddiasının hangi belgeye dayandığı görünmüyorsa, Büro şeklî inceleme aşamasında eksiklik tespit edip süre verebilir; bu da otuz günlük sürenin kazanılmış olmasına rağmen dosyanın haftalarca beklemesi anlamına gelir. Başvurunun İçtüzük ekindeki resmî form kullanılarak yapılması da zorunludur (İçtüzük m.63/1); kendi hazırladığınız serbest metinli bir dilekçe, form yerine geçmez.

  • Form, Anayasa Mahkemesinin internet sitesinde yayımlanan güncel sürüm olmalıdır.

Başvuru Belgelerinin Hazırlanması

Başvuru formuna ek olarak, belgelerin eksiksiz şekilde sunulması şarttır. Bu belgeler arasında mahkeme kararları, nüfus cüzdanı örneği, varsa vekaletname belgeleri bulunmalıdır. Ayrıca, başvuru harcının yatırıldığına dair makbuzun eklenmesi zorunludur.

Başvurunun İletilme Yolları

Bireysel başvuru, şahsen ya da avukat aracılığıyla yapılabilir. Başvurular şu yöntemlerle iletilebilir:

  • Anayasa Mahkemesi’ne doğrudan gidilerek fiziki başvuru yapılabilir.
  • Türkiye genelindeki herhangi bir adliye veya nöbetçi mahkeme üzerinden başvuru dosyası Anayasa Mahkemesi’ne gönderilebilir.
  • Yurtdışında bulunan kişiler, başvuruyu ilgili Türk konsoloslukları aracılığıyla tamamlayabilir.
  • Avukat aracılığıyla başvuranlar için 1 Ekim 2025’ten itibaren UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik başvuru da mümkündür.

Başvuru Süresi

Bireysel başvuru süresi otuz gündür, ancak bu sürenin ne zaman başladığı çoğu kez yanlış bilinir. 6216 sayılı Kanun m.47/5 ile İçtüzük m.64/1 iki ayrı başlangıç anı belirler: süre kural olarak başvuru yollarının tüketildiği tarihten, yalnızca kanunda herhangi bir başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten işlemeye başlar. Yani elinizde nihai bir yargı kararı varsa ölçüt “ihlali ne zaman öğrendiğiniz” değil, o kararın size tebliğ edildiği yahut tefhim edildiği tarihtir.

Harcın ve Adli Yardım Taleplerinin Hazırlanması

Bireysel başvurular harca tabidir (6216 s.K. m.47/2). 2026 yılı için harç 6.024,10 TL olup Maliye veznesine yatırılır (İçtüzük m.62/1); harç tahsil makbuzu forma eklenir. Ödeme gücü bulunmayan başvurucu, formdaki ilgili bölümü işaretleyip mali durumunu belgeleyerek adli yardım talebinde bulunabilir. Bu talebi ayrı bir merci değil, başvurunun kabul edilebilirliğine karar verecek Bölüm veya Komisyon hükme bağlar (İçtüzük m.62/2).

Anayasa Mahkemesi başvuru süresi nasıl hesaplanır? Hesap üç soruyla kurulur. Birincisi başlangıç: elinizdeki nihai kararı hangi tarihte öğrendiniz? Bu tarih kural olarak kararın size tebliğ edildiği ya da duruşmada tefhim edildiği gündür; kararı UYAP veya e-tebligat üzerinden daha önce açıp okuduysanız, Anayasa Mahkemesi içtihadında esas alınan an bu öğrenme anıdır. İkincisi kapsam: otuz gün takvim günü olarak sayılır, resmî tatil günleri süreye dâhildir. Üçüncüsü bitiş: başvurunun yapıldığı tarih, formun harç tahsil makbuzuyla birlikte yetkili yere teslim edildiği tarihtir (İçtüzük m.63/2) — postaya verilme günü değil.

Adli tatil süreyi uzatır mı? Hayır. Ne 6216 sayılı Kanun’da ne de Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nde Mahkemenin adli tatile tabi olduğuna dair bir hüküm vardır; Mahkeme adli tatil döneminde de yargısal faaliyetini sürdürür. Bu nedenle derece mahkemelerindeki davalarda alışılmış olan “adli tatil süreyi durdurur” beklentisi bireysel başvuruda geçerli değildir. Temmuz-ağustos döneminde tebliğ edilen bir kararda otuz gün kesintisiz işler.

Mazeret hâlinde süre nasıl işler? Mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeret yüzünden otuz günlük süre kaçırılmışsa başvuru hakkı hemen sona ermez: mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde, mazereti belgeleyen delillerle birlikte başvurulabilir. Buradaki on beş gün “otuz güne ek bir süre” değildir; mazeretin sona erdiği andan itibaren işleyen ayrı bir süredir ve belgesiz ileri sürülen mazeret kabul edilmez. Mahkeme önce mazeretin geçerli olup olmadığını inceleyip talebi kabul veya reddeder (6216 s.K. m.47/5, İçtüzük m.64/2).

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’ne başvuru süreci sıfırdan titizlikle yürütülmesi gereken bir süreçtir. Doğru belgelerin temin edilmesi, sürelerin dikkatle takip edilmesi ve başvuru formunun eksiksiz doldurulması büyük önem taşır. Başvurunun detaylı açıklamaları için Anayasa Mahkemesi’nin yayınladığı resmi başvuru kılavuzuna buradan ulaşabilirsiniz.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU E DEVLET VEYA UYAP ÜZERİNDEN YAPILABİLİR Mİ?

e-Devlet Kapısı üzerinden bireysel başvuru yapılamaz; e-Devlet’teki hizmet başvuru değil sorgulama hizmetidir. Buna karşılık elektronik başvurunun tümüyle kapalı olduğu bilgisi artık doğru değildir: 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren avukatlar, UYAP Avukat Portal üzerinden güvenli elektronik imzayla bireysel başvuru yapabilmektedir. İnternette dolaşan “Anayasa Mahkemesine elektronik ortamda başvuru yapılamaz” içerikleri bu tarihten öncesine aittir.

Değişikliğin dayanağı üç halkalı bir zincirdir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 63. maddesinin dördüncü fıkrası, “Genel Kurul; elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak başvuru yapılabilmesine ilişkin karar alabilir” diyerek yetkiyi Genel Kurul’a bırakmıştı. Genel Kurul bu yetkiyi 3 Haziran 2025 tarihli kararıyla kullandı ve uygulama 1 Ekim 2025’te devreye alındı. Yani elektronik başvuru imkânı İçtüzük değişikliğiyle değil, İçtüzük’ün zaten öngördüğü yetkinin kullanılmasıyla doğdu.

Kim başvuruyor?Elektronik başvuruFiziki başvuru
Avukat aracılığıylaUYAP Avukat Portal, e-imza ile (1.10.2025’ten beri)Mümkün
Başvurucu bizzatYok — e-Devlet’te başvuru ekranı bulunmuyorZorunlu
Kanuni temsilci aracılığıylaYokZorunlu

Bunun pratik sonucu şudur: başvurusunu kendisi yapan bir vatandaş için bugün de fiziki yol tek seçenektir — formu doldurup harç makbuzu ve ekleriyle birlikte Anayasa Mahkemesine, herhangi bir mahkemeye ya da yurt dışı temsilciliğine teslim etmek. Avukatla temsil edilen başvurucular içinse elektronik kanal, evrakın posta yolunda geçirdiği günleri ve otuz günlük sürenin son gününe sıkışma riskini ortadan kaldırır.

e-Devlet’in bu süreçteki rolü başvuru sonrasında başlar: başvuru numarası alındıktan sonra dosyanın hangi aşamada olduğu e-Devlet’teki “Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Sorgulama” hizmetinden takip edilebilir. Bu işlemin nasıl yapıldığını yazının sonundaki sorgulama bölümünde adım adım anlattık.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU KAPSAMINDA HANGİ TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER KORUNUR?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yolu, vatandaşların anayasal haklarının ve özgürlüklerinin korunması amacıyla oluşturulmuş önemli bir hukuk mekanizmasıdır. Bu başvuru türü, özellikle kamu gücünün eylem ya da işlemleri nedeniyle ortaya çıkan bireysel mağduriyetleri gidermek için etkili bir yargı yolu sağlayarak temel hakların güvence altına alınmasını amaçlar. Peki, bu kapsamda hangi hak ve özgürlükler korunmaktadır?

Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde Koruma Altında Olan Haklar:
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, sadece Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden herhangi birinin ihlal edilmesi durumunda yapılabilir. Bununla birlikte, bu hakların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerle de korunuyor olması gerekir. En yaygın koruma altına alınan haklar şunlardır:

  • Yaşam Hakkı: İnsan haklarının temel unsurlarından biridir. Yaşam hakkına yönelik doğrudan veya dolaylı bir ihlal meydana gelmesi durumunda bireysel başvuru yapılabilir.
  • İşkence ve Kötü Muamele Yasağı: İnsan onurunu zedeleyen her türlü işkence, eziyet veya kötü muamele durumu bu yasağın ihlali olarak değerlendirilir.
  • Adil Yargılanma Hakkı: Mahkemeye erişim, makul sürede yargılanma, savunma hakkı gibi unsurların ihlali bu kapsamda yer alır.
  • Din ve Vicdan Özgürlüğü: Bireylerin dini inançlarını yaşama, değiştirme veya bu doğrultuda yaşamayı reddetme hakları ihlal edildiğinde başvuru yapılabilir.
  • Düşünce ve İfade Özgürlüğü: Görüş ve düşüncelerin özgürce ifade edilmesini engelleyen durumlar bu hakkın ihlali sayılır.
  • Özel ve Aile Hayatına Saygı Hakkı: Başkalarıyla iletişimin gizliliği, konut dokunulmazlığı ya da aile içi özgür ilişkilere yönelik müdahaleler ihlal kapsamına girer.
  • Mülkiyet Hakkı: Mülkiyet hakkını sınırlandıran kamulaştırma ve benzeri uygulamalarda hak ihlalleri meydana gelebilir.

Evrensel Çerçevede Korunan Haklar:
Türkiye’nin taraf olduğu AİHS’e ek olarak, kölelik ve zorla çalıştırılma yasağı gibi başka evrensel normlarla koruma altına alınmış haklar da bu başvurunun kapsamında yer alır. Kamu otoritelerinin gerçekleştirdiği eylemler veya yargı kararlarının doğurduğu sonuçlar bu hak ve özgürlüklerden birine zarar veriyorsa, ilgili birey Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yoluna başvurabilir.

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru mekanizması sayesinde, bireylerin anayasal hakları ve evrensel özgürlükleri etkin bir koruma altına alınmaktadır. Bu yolun etkinliği, hak ihlallerini gidermekle sınırlı kalmayıp aynı zamanda ihlallerin tekrarlanmasını önlemek adına önemli bir denetim mekanizması işlevi görmesidir.

Bireysel başvuru formuna eklenmesi gereken belgeler

BİREYSEL BAŞVURU NEREYE YAPILIR? BAŞVURU YERLERİ VE ADIMLARI

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddialarında başvurulan özel bir yargı yoludur. Bu süreç, bireylerin anayasal haklarının korunmasını sağlamak amacıyla belirli adımları dikkatlice takip etmeyi gerektirir.

Başvuru Sürecinin Adımları

1. Başvurunun Hazırlanması:
Başvuru sürecinde ilk adım, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sayfasında yayımlanan resmî başvuru formunun eksiksiz şekilde doldurulmasıdır. Başvuru formu, başvurucunun kimlik bilgilerini, ihlale neden olduğu iddia edilen olaylara ilişkin özeti ve yargısal süreçte izlenmiş yolları içermelidir. Ayrıca başvuru konusu olayda hangi anayasal hak veya özgürlüğün ihlal edildiği açıkça belirtilmelidir. Formun doğru ve eksiksiz şekilde doldurulması, başvurunun işleme alınması açısından kritik öneme sahiptir.

2. Belgelerin Hazırlanması:
Başvuru formuna ek olarak, olayla ilgili mahkeme kararları, yazışmalar ve diğer deliller gibi tüm destekleyici belgelerin de eksiksiz şekilde sunulması gerekir. Özellikle, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru öncesinde tükenen olağan kanun yollarını ve bunlara ilişkin başvuru süreçlerini gösterir belgelerin hazırlanıp eklenmesi zorunludur.

Başvuru Yapılabilecek Yerler

1. Doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne:
Bireysel başvuru, başvurucunun kendisi veya temsilcisi aracılığıyla doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne yapılabilir. Bu durumda başvuru formu ve eklenen belgeler, Anayasa Mahkemesi’nin fiziki adresine teslim edilmelidir.

2. Yerel Mahkemeler Üzerinden:
Başvuru, herhangi bir adliyedeki nöbetçi mahkemeler yoluyla da yapılabilir. Bu yöntemle başvurular, Adliye aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne iletilir.

3. Yurt Dışında Bulunanlar için:
Yurt dışında bulunan başvurucular, Türkiye dış temsilcilikleri aracılığıyla başvuru yapabilirler. Başvuru belgeleri, ilgili konsolosluk veya büyükelçiliğe teslim edilerek Anayasa Mahkemesi’ne ulaştırılır.

4. Avukat Aracılığıyla Elektronik Ortamda:
1 Ekim 2025’ten itibaren avukatlar, güvenli elektronik imza kullanarak UYAP Avukat Portal üzerinden bireysel başvuru yapabilir. Bu imkân İçtüzük m.63/4’ün Genel Kurul’a verdiği yetkinin 3 Haziran 2025 tarihli kararla kullanılmasına dayanır. Başvurucunun bizzat yaptığı başvurularda elektronik kanal bulunmadığından fiziki yol zorunludur.

Tutuklu ve hükümlüler ne yapar? İçtüzük m.63/1 başvuru yeri olarak yalnızca üç adres sayar: Mahkemenin kendisi, diğer mahkemeler ve yurt dışı temsilcilikleri. Ceza infaz kurumu bu maddede bağımsız bir başvuru yeri olarak sayılmamıştır. Uygulamada tutuklu veya hükümlü başvurucu, formunu kurum idaresine vererek nöbetçi mahkemeye ulaştırır; başvurunun yapıldığı tarih, formun harç makbuzuyla birlikte mahkemeye teslim edildiği tarihtir (İçtüzük m.63/2). Bu yüzden ceza infaz kurumundaki başvurularda evrakın kuruma verildiği gün ile mahkemeye ulaştığı gün arasındaki fark, otuz günlük sürenin hesabında ayrıca gözetilmelidir.

Başvurunun Harç ve Teslim Süreci

Başvuru sırasında bireysel başvuru harcının (2026 için 6.024,10 TL) Maliye veznesine yatırılması ve harç tahsil makbuzunun form ekinde sunulması gerekir. Makbuz eksikse başvuru hemen reddedilmez; İçtüzük m.66 uyarınca on beş günü geçmemek üzere kesin süre verilir. Ödeme gücü bulunmayan başvurucular, formdaki ilgili bölümü işaretleyip mali durumlarını belgeleyerek adli yardım talebinde bulunabilir.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sürecinde dikkat edilmesi gereken tüm bu adımlar titizlikle yerine getirilmeli ve belge eksikliğinden kaçınılmalıdır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru başvuru sahiplerine haklarının korunması için güçlü bir anayasal denetim mekanizması sunmaktadır. Bu nedenle, doğru ve eksiksiz bir başvuru, sürecin temelini oluşturur.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU FORMUNA EKLENMESİ GEREKEN BELGELER NELERDİR?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sürecinde, başvurunun doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için gerekli belgelerin usulüne uygun hazırlanıp Anayasa Mahkemesi’ne sunulması son derece kritik öneme sahiptir. Yanlış veya eksik bir belge, başvurunun reddedilmesine ya da sürecin uzamasına neden olabilir. Bu nedenle başvuru formuna eklenmesi gereken belgeleri ve ayrıntıları dikkatle hazırlamalıyız.

Başvuru formuna eklenmesi gereken belgeleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kimlik belgesi: Başvurucunun T.C. kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanı/kimlik kartı veya pasaport gibi resmî kimlik belgesinin onaylı örneği eklenir. İçtüzük m.59/3 düz fotokopiden değil onaylı örnekten söz eder; onay, belgeyi teslim aldığınız mercide veya noterde yaptırılabilir.
  • Başvuru harcı ödeme belgesi: 2026 yılı için 6.024,10 TL olan harç Maliye veznesine yatırılır (İçtüzük m.62/1) ve alınan harç tahsil makbuzu form ile birlikte ibraz edilir. Makbuz eksikse başvuru hemen reddedilmez; İçtüzük m.66 uyarınca eksikliğin giderilmesi için on beş günü geçmemek üzere kesin süre verilir.
  • Temsil belgesi: Başvuru avukat ya da kanuni temsilci aracılığıyla yapılıyorsa temsil belgesinin sunulması zorunludur (İçtüzük m.61/2). Vekâletname suretine 2026 yılı için 164,00 TL’lik vekâlet pulu yapıştırılır; ayrıca avukatın onayladığı vekâletname sureti 104,00 TL harca tabidir.
  • Yargılama süreçlerine ait kararlar: Başvurunun dayanağı olan mahkeme kararlarının aslı ya da onaylı örnekleri eklenir. Bunun yanında nihai kararın öğrenildiği (tebliğ ya da tefhim) tarihi gösteren belge ayrıca sunulmalıdır — otuz günlük sürenin ne zaman başladığı bu belgeyle ispat edilir.
  • Kanun yolu dilekçelerinin onaylı örnekleri: İçtüzük m.59/3, başvuru yollarının tüketildiğini göstermek üzere olağan ve olağanüstü kanun yolu başvuru dilekçelerinin onaylı örneklerini de arar. İstinaf ve temyiz dilekçelerinizin bir örneği elinizde yoksa, dosyanın bulunduğu mahkemeden onaylı suret istenmelidir.
  • Delil niteliğindeki belgeler: İhlale konu olan olay ile ilgili delil niteliği taşıyan tüm belgeler, açık ve anlaşılır bir şekilde numaralandırılarak başvuru formuna eklenmelidir.
  • Mazeret ve adli yardım belgeleri: Otuz günlük süre haklı bir mazeretle kaçırılmışsa mazereti ispatlayan belgeler, harç ödeme gücü bulunmuyorsa mali durumu gösteren belgeler forma eklenir. Bu iki ek yalnızca ilgili durumda istenir.
  • Başvuru formu: İçtüzük ekindeki ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan resmî formun kullanılması zorunludur (İçtüzük m.63/1); kendi hazırladığınız serbest metinli dilekçe form yerine geçmez. Fiziki başvuruda form imzalı olarak teslim edilir. UYAP Avukat Portal üzerinden yapılan başvurularda ise güvenli elektronik imza kullanıldığından ayrıca ıslak imzalı nüsha gönderilmesi gerekmez.

Başvuru formuna eklenen bu belgelerin yanında, ihlal iddiasını güçlendirecek ek rapor, doküman veya tüm destekleyici belgeler dosyaya eklenebilir. Ancak Anayasa Mahkemesi tarafından sağlanan başvuru kılavuzundaki talimatlara sadık kalınmalı ve belgeler eksiksiz bir şekilde ibraz edilmelidir.

Sunulan belgelerin içerik doğruluğundan emin olunması, sürecin hızlı ve etkili ilerlemesi açısından önemlidir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru, kişinin anayasal haklarının korunmasına yönelik önemli bir mekanizma olduğundan, ihmal edilmesi mümkün olmayan bir ciddiyetle ele alınmalıdır.

Aşağıdaki tablo, hangi ekin hangi durumda zorunlu olduğunu ve dayanağını bir arada gösterir:

Ek belgeNe zaman zorunlu?Dayanağı
Resmî başvuru formu (imzalı)Her başvurudaİçtüzük m.63/1
Harç tahsil makbuzuAdli yardım talebi yoksa her başvuruda6216 s.K. m.47/3
Kimlik belgesinin onaylı örneğiHer başvurudaİçtüzük m.59/3
Temsil belgesi (vekâletname)Avukat / kanuni temsilci varsa6216 s.K. m.47/4, İçtüzük m.61/2
Nihai kararın öğrenilme tarihini gösteren belgeHer başvurudaİçtüzük m.59/3
İhlal iddiasını destekleyen belgelerin onaylı örnekleriHer başvurudaİçtüzük m.59/3
Olağan ve olağanüstü kanun yolu dilekçelerinin onaylı örnekleriHer başvurudaİçtüzük m.59/3
Olayların özeti (ayrı metin)Form ekler hariç 10 sayfayı geçiyorsaİçtüzük m.60
Mazereti ispatlayan belgeler30 günlük süre mazeretle kaçırılmışsa6216 s.K. m.47/5
Mali durumu gösteren belgelerAdli yardım talebi varsaİçtüzük m.59/3, m.62/2

Belgeler tarih sırasına göre numaralandırılıp dizi pusulasına bağlanır (İçtüzük m.60). Kararın kesinleşme şerhi, tebligat mazbatası ve kanun yolu dilekçeleri gibi belgeleri temin ederken gerekçeli kararın yazılması ile tebliğ tarihinin nasıl belirlendiği konusundaki açıklamalarımız da işinize yarayabilir.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU İÇİN ÜCRET ÖDEMESİ VE ADLİ YARDIM TALEBİ

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru harca tabi bir yargı yoludur; 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin ikinci fıkrası “Bireysel başvurular harca tabidir” der. 2026 yılı için harç tutarı 6.024,10 TL’dir ve her yılbaşında yeniden değerleme oranıyla güncellenir. Başvurunun geçerlilik kazanması için başvurucu harcı başvurudan önce yatırmalı, harç tahsil makbuzunu da başvuru formuna eklemelidir; 6216 s.K. m.47/3 uyarınca harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.

Harç Maliye veznelerine yatırılır (İçtüzük m.62/1); uygulamada bu, vergi dairesi veznesidir. Adliyedeki mahkeme veznesi veya bankaların tahsilat şubeleri bu harç bakımından yetkili tahsil yeri değildir. Harcın hiç yatırılmamış olması başvuruyu kendiliğinden geçersiz kılmaz; İçtüzük m.66 uyarınca eksikliğin giderilmesi için on beş günü geçmemek üzere kesin bir süre verilir, ancak bu süre kaçırılırsa başvuru esasa girmeden reddedilir.

Eğer başvuru sahibi ekonomik olarak harç ödemekte zorluk çekiyorsa, bu durumda adli yardım talebinde bulunabilir. Adli yardım mekanizması, maddi durumu yetersiz olan bireylerin anayasa mahkemesi bireysel başvuru hakkından yararlanabilmesini amaçlar. Adli yardım isteğinde bulunmak için başvuru formunda ilgili seçeneğin işaretlenmesi ve başvurucunun ekonomik durumunu belgeleyen dokümanların eklenmesi gerekir. Bu kapsamda yoksulluk belgesi, gelir tespit belgeleri ya da SGK dökümleri kullanılabilir. Mahkeme, sunulan belgeler ışığında adli yardım talebini değerlendirir ve gerek görmesi halinde harç ödeme zorunluluğundan başvurucuyu muaf tutabilir.

Adli yardım talebini karara bağlayacak merci İçtüzük’ün 62. maddesinin ikinci fıkrasında gösterilmiştir: talep, genel hükümlere göre başvurunun kabul edilebilirliği hakkında karar verecek Bölüm veya Komisyon tarafından hükme bağlanır. Yani ayrı bir merci ya da ayrı bir dosya söz konusu değildir; talep başvurunun kendisiyle birlikte incelenir. Talep kabul edilirse başvurucu harç yükümlülüğünden kurtulur. Talebin reddi hâlinde harcın yatırılması için süre verilir; bu yüzden mali durumu gösteren belgelerin baştan eksiksiz sunulması, süre kaybını önler.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru harcı ve adli yardım talepleri süreçlerinde dikkat edilmesi gereken bu noktalar, başvurunun sorunsuz şekilde kabul edilmesi için hayati bir öneme sahiptir.

Bireysel başvuru harcının Maliye veznesine yatırılması ve adli yardım talebi

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU SÜRECİNDE AVUKAT GEREKLİ Mİ?

Bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması için geliştirilen anayasa mahkemesi bireysel başvuru, yargı sistemimizde önemli bir mekanizma haline gelmiştir. Ancak birçok başvurucu, bu sürecin avukat zorunluluğu gerektirip gerektirmediği konusunda tereddüt yaşamaktadır. Bu soruyu yanıtlamak ve sürece dair netlik sağlamak amacıyla bazı önemli noktalara değinelim.

Avukat Tutmak Zorunlu mu?
Türkiye’de hukuk sistemine göre bireyin Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaparken bir avukat tutması zorunlu değildir. Kişiler, süreci bizzat yürüterek başvurularını kendileri tamamlayabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir detay bulunmaktadır: Sürecin teknik karmaşıklıkları ve başvurunun içeriğinin hukuki açıdan doğru yapılandırılması gerekliliği.

Avukatın Katkıları Nelerdir?
Avukatla çalışmanın somut karşılığı, formun hukuki dilinin kurulmasındadır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru formunda yalnızca “haksızlığa uğradım” demek yetmez; ihlal edildiği ileri sürülen hakkın Anayasanın hangi maddesiyle ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin hangi hükmüyle korunduğunun gösterilmesi, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların tarih sırasıyla kurulması ve talebin açıkça yazılması gerekir (6216 s.K. m.47/3). Ayrıca 1 Ekim 2025’ten itibaren yalnızca avukatlar UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik başvuru yapabilmektedir; başvurusunu kendisi yapan başvurucu için fiziki yol zorunludur.

Avukat Olmadan Yapılan Başvurularda Olası Sorunlar
Avukat desteği almadan yapılan başvurular genellikle usul veya içerik hataları nedeniyle reddedilebilmektedir. Başvurunun eksik yapılması, belgelerin hatalı hazırlanması veya hak iddialarının hukuki temellerinin yetersiz açıklanması, başvurunun kabul edilemez bulunmasının temel nedenlerinden biridir.

Sonuç Olarak Değerlendirme
Bireysel başvuruda avukat zorunlu değildir; kanun bu konuda bir temsil şartı öngörmemiştir. Ne var ki başvurunun tek dereceli olduğu ve kabul edilemezlik kararlarının kesin olduğu (6216 s.K. m.48/4) düşünüldüğünde, ihlal iddiasının hukuki çerçevesinin baştan doğru kurulması önem taşır. Karmaşık veya birden çok hak ihlalinin iç içe geçtiği dosyalarda hukuki destek alınması, bu nedenle akla yatkın bir tercihtir.

Avukatsız başvuru yapılabilse de sürecin tek dereceli olduğu unutulmamalıdır: kabul edilemezlik kararı verildiğinde bu karar kesindir ve aynı konuda yeniden başvuru imkânı doğmaz. Bu nedenle formun ilk seferinde eksiksiz hazırlanması, sonradan telafi edilebilecek bir işlem değildir.

AVUKATSIZ ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU YAPILABİLİR Mİ?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, kanunlarımızda avukat temsilcisi zorunluluğu olmaksızın yapılabilmektedir. Hukuk sistemimizde kişilere tanınan bu hak, başvuruların daha erişilebilir ve doğrudan yapılabilmesini amaçlamaktadır. Yani bir kişinin anayasa ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini düşünmesi durumunda, yetkili avukat tutmaksızın bireysel başvurusunu kendisi gerçekleştirme hakkı bulunmaktadır.

Bireysel başvuru işlemleri sırasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar vardır. Başvuru formunun doldurulmasında, başvurucu tarafından izlenen hukuki yolların detaylı ve doğru bir şekilde açıklanması esastır. Anayasa Mahkemesi, sunulan bilgileri ve belgeleri ana dayanak olarak ele alacağından, sürecin eksiksiz ve sistemli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Örneğin, belgelerin eklenmesi ve sürecin anlatımında açık ve analitik bir dil kullanılması önemlidir.

Ancak bu süreçlerin karmaşıklığı, başvuru formunun içeriğinin hukuki ve teknik detaylar gerektirmesi nedeniyle bireyler sıklıkla profesyonel hukuki destek alma gereği hissedebilmektedir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru formunu doldururken yapılabilecek en ufak bir hata dahi başvurunun reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle, yasal destek alarak ilerlemek birçok kişi açısından daha güvenilir bir seçenek olmaktadır.

Her ne kadar avukat tutma zorunluluğu olmasa da, Anayasa Mahkemesine başvuru yaparken kanun, hak ve özgürlükler bağlamında doğru referanslara atıfta bulunmak büyük bir önem taşır. Bunun sebebi biçimsel değildir: 6216 sayılı Kanun m.45/1 yalnızca hem Anayasada hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerde güvence altına alınmış hakların başvuruya konu edilebileceğini söyler. Bu çifte koruma şartı sağlanmadan yapılan başvuru, iddia ne kadar haklı olursa olsun konu bakımından kapsam dışında kalır. Bu yüzden formda ihlal edilen hakkın hangi Anayasa maddesiyle korunduğunun yazılması, başvurunun esasa geçebilmesi bakımından belirleyicidir.

Kendi başına başvuru yapmayı değerlendiren bireyler için temel hususlar:

  • Form eksiksiz ve anlaşılır hazırlanmalı.
  • Hak ihlaline ilişkin detaylar net bir şekilde açıklanmalı.
  • Belgeler başvuruya eklenecek şekilde tam olmalı.
  • Başvuru süresi içinde tamamlanmalıdır; aksi durumda süre aşımı nedeniyle başvuru reddedilir.

Sonuç itibarıyla anayasa mahkemesi bireysel başvuru bizzat yapılabilir. Kendi başvurusunu yapacak kişinin dikkat etmesi gereken üç nokta şudur: otuz günlük sürenin başvuru yollarının tüketildiği tarihten işlediği, harcın Maliye veznesine yatırılması gerektiği ve formun İçtüzük ekindeki resmî form kullanılarak doldurulmasının zorunlu olduğu. Bu üçünden biri atlandığında dosya, ihlal iddiası hiç incelenmeden usulden kapanabilir.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmak isteyenlerin merak ettiği en önemli konulardan biri de başvuru ücretinin ne kadar olduğudur. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru, bir yargı yolu olması nedeniyle harca tabi olan bir işlemdir ve yıllık olarak belirlenen bu ücret, başvurunun usulüne uygun olarak yapılabilmesi için ödenmesi gereken zorunlu bir bedeldir.

2026 yılında Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru harcı 6.024,10 TL’dir. Bu tutar 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife’nin “A) Mahkeme Harçları” bölümünde, “Anayasa Mahkemesinde” başvurma harcı olarak gösterilir ve her yılbaşında yeniden değerleme oranıyla güncellenir. 2025 yılında aynı harç 5.064,40 TL idi; internette hâlâ dolaşan bu rakam bugün geçerli değildir. Harcın yıl içinde değişmesi kural olarak beklenmez, ancak başvurudan önce güncel tutarın teyit edilmesinde yarar vardır.

Bireysel başvurunun toplam maliyeti yalnızca bu harçtan ibaret değildir. Başvuru bir avukat aracılığıyla yapılıyorsa vekâletnameye bağlı iki kalem daha devreye girer:

Kalem2026 tutarıDayanağı
Bireysel başvuru (başvurma) harcı6.024,10 TL492 s. Harçlar K. (1) sayılı Tarife, A/I-4
Avukatın onayladığı vekâletname sureti harcı104,00 TL492 s. Harçlar K. (1) sayılı Tarife, D/I-c
Vekâlet pulu (baro pulu) — beher pul164,00 TLTBB Duyuru 2025/71, 31.12.2025
Noterde vekâletname düzenlenmesi — beher imza harcı307,90 TL492 s. Harçlar K. (1) sayılı Tarife, IV-3

Yaygın bir yanlış, vekâletname masrafının “yaklaşık 200 lira” olarak anlatılmasıdır. 2026 rakamlarıyla yalnızca suret harcı ile vekâlet pulu birlikte 268,00 TL tutar; noterde düzenlenen vekâletnamenin kendi harcı ve noter ücreti bunun dışındadır. Adli yardım talebi kabul edilen başvurucu bakımından harç yükümlülüğü doğmaz.

Bireysel Başvuru Harcı Nereye Yatırılır?

Bireysel başvuru harcı Maliye veznelerine yatırılır. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 62. maddesi bunu açıkça söyler: 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (I) sayılı Tarife’de belirtilen bireysel başvuru harcı Maliye veznelerine yatırılır. Uygulamada bu, bağlı bulunduğunuz vergi dairesi veznesi demektir; adliyedeki mahkeme veznesi ya da bankaların tahsilat şubeleri bu harç için yetkili tahsil yeri değildir.

Harcı yatırma işlemi sırasında harcın “Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru harcı” olarak tahsil edilmesi istenir. Vezneden alınan harç tahsil makbuzunun aslı başvuru formuna eklenir. İçtüzük’ün 63. maddesine göre başvuru formu harç tahsil makbuzuyla birlikte teslim edildiğinde başvurucuya alındı belgesi verilir ve bu teslim tarihi, başvurunun yapıldığı tarih sayılır. Otuz günlük sürenin son gününde bu ayrıntı belirleyici hâle gelir.

Harç Yatırılmazsa Başvuru Doğrudan Reddedilir mi?

Hayır. Harç makbuzunun veya başka bir belgenin eksik olması, başvurunun kendiliğinden reddedilmesi sonucunu doğurmaz. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin altıncı fıkrası ile İçtüzük’ün 66. maddesi bu durum için ayrı bir usul öngörür: Bireysel Başvuru Bürosu formu şekil yönünden inceler, eksiklik görürse başvurucuya veya temsilcisine on beş günü geçmemek üzere kesin bir süre verir ve eksikliğin tamamlanmaması hâlinde başvurunun reddine karar verileceğini bildirir.

Verilen sürede eksiklik giderilmezse ya da cevap verilmezse Komisyonlar Başraportörü başvurunun reddine karar verir. Bu karar da son söz değildir: tebliğinden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir; Komisyonun kararı kesindir. Yani harcın yatırılmamış olması telafi edilebilir bir eksikliktir, ancak verilen kesin süre kaçırılırsa dosya esasa girmeden kapanır.

Harç ve masraf kalemlerinin güncel tutarları için Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru sayfası ile vergi dairesi veznesinden alınacak bilgi esas alınmalıdır.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre bireysel başvuru vekalet ücreti

BİREYSEL BAŞVURU SÜRECİNDE AVUKAT ÜCRETLERİ

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru sürecinde avukatlık ücreti, her yıl Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ile belirlenen tutarın altına inemez. Tarife bir taban belirler, tavan değil; taraflar arasındaki sözleşme ücreti bunun üzerinde kararlaştırılabilir. Avukatlık Kanunu m.164’e göre sözleşme ile kararlaştırılan ücret, dava değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz — bu bir tavandır, yaygın sanıldığı gibi sabit bir oran değildir. Karşı taraf vekâlet ücreti ise ayrı bir kalemdir ve müvekkilin avukatına ödediği ücretin yerine geçmez.

Yürürlükteki tarife, 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesidir. Tarifenin İkinci Kısım İkinci Bölüm’ünde “Anayasa Mahkemesinde görülen dava ve işler” 24. sırada düzenlenmiştir:

Anayasa Mahkemesinde görülen işAsgari ücret
Bireysel başvuru — duruşmasız işlerde40.000,00 TL
Bireysel başvuru — duruşmalı işlerde80.000,00 TL
Yüce Divan sıfatıyla bakılan davalar120.000,00 TL
Diğer dava ve işler90.000,00 TL

Bireysel başvurular kural olarak dosya üzerinden incelendiğinden (6216 s.K. m.49/4) pratikte karşılaşılan kalem, duruşmasız işlere ait olan tutardır; Mahkeme gerekli görürse duruşma yapılmasına karar verebilir. Bu rakam yalnızca tarifenin belirlediği asgari tutardır: dosyanın hacmi, ihlal iddiasının sayısı ve yürütülecek ek işlemler taraflar arasındaki sözleşme ücretini artırabilir.

Avukatlık ücretleri, genellikle başvuru sahibinin ihtiyaçlarına göre uyarlanır. Örneğin, başvuru dilekçesinin hazırlanması, ilgili belgelerin toplanması, başvuru sürecinin takip edilmesi veya söz konusu ihlalin Anayasa’ya uygun açıklamalarla temellendirilmesi gibi işlemler standart avukatlık hizmetleri arasında yer alır. Belirtilen ücretler dışında, avukat ile başvuru sahibi arasında farklı bir ücret anlaşması yapılması da mümkündür.

Başvuru sürecinde avukatlık ücretlerinin yüksekliği, bazı bireyler için finansal bir engel teşkil edebilir. Ancak adli yardım talebinde bulunarak, yeterli ödeme gücü olmayan bireyler bu ücretlerden muaf tutulabilir. Böyle bir durumda, bireyin mali durumunu belgeleyen evraklarla birlikte adli yardım talebi için ilgili başvuruda bulunması gerekmektedir.

Bireysel başvuru sürecinde avukatla çalışmak zorunlu değildir. Karar verirken şu iki ölçüt işe yarar: dosyada birden çok hak ihlali iç içe geçmiş mi ve otuz günlük süreden geriye ne kadar kalmış? Sürenin son günlerine gelinmiş dosyalarda avukatın UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik başvuru yapabilmesi, evrakın posta yolunda geçireceği günleri ortadan kaldırdığı için ayrıca önem taşır.

HANGİ DURUMLARDA BİREYSEL BAŞVURU KABUL EDİLMEZ?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edilmesi durumunda bir hak arama yolu sunar. Ancak bu başvuru sürecinde bazı durumlar kabul edilmezlikle sonuçlanabilir. Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruların kabul edilebilmesi için belirli usul ve esaslara uygun olması gerekmektedir. Aksi takdirde başvuru, şekil veya içerik eksiklikleri nedeniyle değerlendirmeye alınmadan reddedilir. Bu nedenle başvuru sahiplerinin detaylı şekilde bilgilendirilmesi önemlidir.

1. Olağan Kanun Yollarının Tüketilmemesi:
Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmadan önce, ihlale neden olduğu iddia edilen işleme ilişkin tüm idari ve yargısal yolların tüketilmesi gerekmektedir. Örneğin, bir dava yerel mahkemelerde tamamlanmamışsa ya da temyiz gibi olağan hukuk yollarına başvurulmamışsa, başvuru reddedilecektir.

2. Başvuru Süresinin Kaçırılması:
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru süresi, son yargı merciinin kesin kararının öğrenildiği tarihten itibaren 30 gündür. Bu süreyi aşan başvurular, mazeret olmaksızın yapılmışsa kabul edilmez. Mazeret halinde ise talep edilen belgelerin eksiksiz iletilmesi gereklidir.

3. Yetki Alanı Dışında Kalan Konular:
6216 sayılı Kanun m.45/3, dört kalemi başvuru dışında tutar: yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan başvurulamaz; Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz. Sık rastlanan bir yanlış, buna “Anayasa Mahkemesi özel hukuk uyuşmazlıklarına bakmaz” cümlesinin eklenmesidir. Kanunda böyle bir sınır yoktur: boşanma, kira, miras ya da tazminat gibi özel hukuk davalarında verilen mahkeme kararı da bir kamu gücü işlemidir ve adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı veya makul sürede yargılanma hakkı yönünden bireysel başvuruya konu edilebilir. Kapsam dışında kalan, uyuşmazlığın özel hukuka ait olması değil, mahkemenin kanun yolunda gözetilmesi gereken hususları yeniden incelemesinin istenmesidir (6216 s.K. m.49/6).

4. Başvurucu Sıfatının Bulunmaması:
6216 sayılı Kanun m.46 üç sınır çizer. Başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir; başkası adına veya soyut bir hukuka aykırılık iddiasıyla başvurulamaz. Kamu tüzel kişileri hiç başvuramaz. Özel hukuk tüzel kişileri ise yalnızca tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle başvurabilir — bir şirket, ortağının kişisel hakkı için başvuru yapamaz. Yabancılar, yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak bireysel başvuruda bulunamaz.

5. Hak İhlali Olduğunun Gösterilememesi:
Başvuruda, temel hak veya özgürlüklerin ihlal edildiği somut şekilde kanıtlanmalıdır. Hak ihlaline dair somut deliller sunulmadığı durumlarda başvuru işleme alınmaz.

6. Açıkça Dayanaktan Yoksunluk ve Önemli Zarar Bulunmaması:
Uygulamada en çok kabul edilemezlik kararı bu iki başlıktan çıkar. 6216 sayılı Kanun m.48/2’ye göre Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir. Yani ihlal iddiası biçimsel olarak doğru kurulmuş olsa bile, ortaya konan zarar önemsiz görülürse dosya esasa girmeden kapanabilir.

7. Şekil Eksikliğinin Giderilmemesi:
Formun eksik doldurulması, belgelerin sunulmaması veya harcın yatırılmaması başlı başına ret sebebi değildir. İçtüzük m.66 uyarınca önce on beş günü geçmemek üzere kesin süre verilir; bu sürede eksiklik tamamlanmazsa Komisyonlar Başraportörü reddeder ve karara yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Kabul edilemezlik kararları ise kesindir ve ilgililere tebliğ edilir (6216 s.K. m.48/4).

Özetle, anayasa mahkemesi bireysel başvuru süreci belirli yasal kriterlere tabidir ve kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır. Kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oy birliğiyle karar verilen başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı verilir; oy birliği sağlanamayan dosyalar bölümlere havale edilir (6216 s.K. m.48/3). Kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere tebliğ edilir. Bu yüzden başvurunun usul yönü, esas yönü kadar dikkat ister.

HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDERKEN BİREYSEL BAŞVURU YAPILABİLİR Mİ?

Hukuki süreçlerin devam ettiği durumlarda, anayasa mahkemesi bireysel başvuru hakkının kullanılması bazı kriterlere bağlıdır. Bu kriterler, anayasa ve ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru hakkı, kamu gücü tarafından temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan ve anayasal yargı denetimini devreye sokan özel bir başvuru yoludur.

Ancak, bireysel başvuru yapılmadan önce olağan başvuru yollarının tükenmiş olması gerekmektedir. Olağan başvuru yollarının tükenmesi, başvuruya konu olan işlem veya karar karşısında tüm idari ve hukuki yolların kullanılmış ve sonuçlandırılmış olduğu anlamına gelir. Bu nedenle, hukuki süreç devam ederken doğrudan anayasa mahkemesine başvuru yapılması mümkün değildir. Örneğin, yerel mahkemede görülen bir davanın henüz sonuçlanmamış olması veya istinaf ya da temyiz sürecinin devam etmesi durumunda anayasa mahkemesi bireysel başvuru yoluna gitmek mümkün değildir.

Ancak bazı istisnai durumlar da söz konusudur. Eğer başvuruya konu olan hak ihlali, olağan yargı yollarıyla telafi edilemeyecek bir zarar riski taşıyorsa ya da telafi edici girişimler etkisiz kalıyorsa bu tür durumlar özel değerlendirmeye tabi tutulabilir. İdari işlemlerde bu riski önlemenin asıl yolu, işlemin iptali davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunmaktır; bu yol tüketilmeden yapılan başvuruda, başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna varılabilir. Buna karşın, genel olarak hukuki süreç tamamlanmadan yapılan başvurular, Anayasa Mahkemesi tarafından “kabul edilemez” kararıyla sonuçlanmaktadır.

Acil durumda tedbir istenebilir mi? Evet — ancak bu, başvuru yollarının tüketilmesi şartının istisnası değil, kabul edilebilirliğine karar verilmiş bir başvuru içindeki ayrı bir korumadır. 6216 sayılı Kanun m.49/5’e göre Bölümler, esas inceleme aşamasında başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Sınır dışı etme, hayati risk taşıyan sağlık durumu ya da infazın sonuçlarının geri alınamaz olduğu hâller bu yolun tipik örnekleridir. Tedbire karar verilmesi hâlinde esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir; aksi takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

Sonuç olarak, anayasa mahkemesi bireysel başvuru yapmadan önce olağan yargı ve diğer başvuru yollarının tamamlanmış olması gerekir. Bu şartın anlamı, 6216 sayılı Kanun m.45/2’de açıkça yazılıdır: ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvurudan önce tüketilmiş olması aranır. İstinaf ve temyiz süreçlerinin ne zaman tamamlandığı konusunda tereddüt varsa, istinaf başvurusu ve süresi ile mahkeme kararının bir üst mahkemeye taşınması konularını ele aldığımız yazılar süreç haritasını çıkarmanıza yardımcı olur.

BİREYSEL BAŞVURUDA GİZLİLİK MÜMKÜN MÜ?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sürecinde gizlilik talep etme hakkı, başvuru sahibinin hem kişisel verilerini hem de dava süresince oluşabilecek olumsuz etkileri koruma amacıyla tanınmış bir haktır. Bu hak, özellikle hassas nitelikteki davalar için oldukça önemlidir ve gizlilik talebi, ilgili mevzuatın belirlediği çerçevede kullanılabilmektedir.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılırken kimlik bilgilerinin gizli tutulmasını isteme hakkı, başvuru sahibi tarafından gerekçeli bir şekilde talep edilmelidir. Bu talepte, gizlilik isteminin sebeplerinin açık ve net şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Özellikle suçla ilişkili süreçler, ailevi konular ya da kamuoyunda özel hassasiyet taşıyan durumlar gizlilik başvurusuna temel nedenler olarak kullanılabilmektedir.

Başvuru sahipleri bu taleplerini, Anayasa Mahkemesi’nin inceleme aşamasını etkilemeyecek şekilde, başvurunun ilk aşamasında formda ayrıca belirtmelidir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sürecinde kamuya açık belgelerde kimliğin gizli tutulması kararı alınabilir ve başvuru sahibi ile ilgili sadece genel bilgiler paylaşılır.

Gizlilik talebinizin uygun görülmesi durumunda, adınız ve diğer hassas kimlik bilgileriniz yalnızca Anayasa Mahkemesi yetkilileri tarafından bilinir. Bunun dışında, kamuoyuna ya da diğer taraflara herhangi bir bilgi verilmez. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sürecindeki bu uygulama, kişilerin mahremiyet haklarını garanti altına almayı amaçlayan temel bir unsurdur.

Unutulmamalıdır ki gizlilik talebinin yanı sıra, başvurunun kendisi ve ekli belgelerle birlikte hassas bilgiler iletecek kişilerin, bu konularda dikkatli ve özenli olması gerekmektedir. Böylelikle, hem bireysel haklar korunabilir hem de başvuru süreci daha güvenilir bir temele taşınabilir.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU İNCELEME VE KARAR VERME SÜRESİ NE KADAR?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru süreci, sonuçlarının alınmasının sabırla beklenmesi gereken bir hukuki işlemi kapsamaktadır. Başvuruların incelenmesi ve karar verilmesi, başvurunun niteliğine, başvurunun içerdiği iddialara ve dosya yoğunluğuna bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Bu yüzden, standart bir süre vermek her zaman mümkün değildir. Ancak süreç hakkında bilgiler ve uygulamalara dair genel bir çerçeve ile sürecin nasıl ilerlediğini açıklayabiliriz.

Anayasa Mahkemesi, kendisine gelen bireysel başvuruları aldıktan sonra, başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını değerlendirir. Bu aşamada, başvuru yapılan hak ihlallerinin Anayasa kapsamında korunup korunmadığı, başvuru formunun eksiksiz doldurulup doldurulmadığı ve başvuru harcının ödendiğine dair belgenin eksiksiz eklenip eklenmediği gibi konular incelenir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sürecinin bu adımı, başvurunun mahkeme tarafından kabul edilip edilmemesi sonrasında hızlanır.

Başvurunun kabul edilir olması durumunda, Anayasa Mahkemesi, olayın detaylı bir şekilde incelenmesine ve ileri sürülen hak ihlallerinin mevcut olup olmadığını tespit etmeye çalışır. Mahkeme, yalnızca Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edilip edilmediği ile ilgilenir. Bu inceleme sırasında anayasa mahkemesi bireysel başvuru dosyasında yer alan tüm belgeler, açıklamalar ve ek bilgiler göz önüne alınır.

Başvuran kişinin dosyasının incelenmesi tamamlandığında ve ihlalin varlığı tespit edildiğinde, Genel Kurul ya da ilgili bölümler tarafından karar verilir. Bu karar, başvurucuya ve ilgililere gerekçeli şekilde tebliğ edilir ve tüm süreç genellikle birkaç ay ile birkaç yıl arasında sürebilmektedir. Ancak, başvurunun mahiyetine göre daha uzun zaman alması da mümkündür. Örneğin, tutukluluk gibi aciliyet gerektiren durumlarda mahkeme daha hızlı karar almayı hedefler.

Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurulara ilişkin süreci karmaşık olabildiği gibi, dosya yoğunluğunun da sürecin uzunluğuna etkisi büyük olmaktadır. Unutulmamalıdır ki anayasa mahkemesi bireysel başvuru süreçleri, bireysel hakların korunmasını sağlamak amacıyla titizlikle yürütülmekte ve detaylıca değerlendirilmektedir. Bu nedenle başvurucuların sabırlı ve prosedürlere uygun hareket etmeleri önem arz eder.

Sürecin uzunluğunun kendisi de bir ihlal iddiasına dönüşebilir. Yargılamanın makul süreyi aşması Anayasa m.36 ile AİHS m.6 kapsamında adil yargılanma hakkının ihlali sayılır ve bu konudaki başvurular bireysel başvurunun en yaygın kalemlerinden birini oluşturur. Bu başlığı ayrıntısıyla ele aldığımız makul sürede yargılanma hakkı ve tazminat yazımız, hangi sürelerin makul sayıldığına ve tazminatın nasıl hesaplandığına ilişkin ölçütleri içerir.

İHLAL KARARI ÇIKARSA NE OLUR? BİREYSEL BAŞVURUNUN SONUCU

Esas inceleme sonunda Mahkeme, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verir. İhlal kararı verilmesi hâlinde, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere de hükmedilir (6216 s.K. m.50/1). Ancak Mahkeme burada iki sınırla bağlıdır: yerindelik denetimi yapamaz ve idari eylem ya da işlem niteliğinde karar veremez. Yani Anayasa Mahkemesi sizin yerinize idareyi yönetmez; ihlali tespit eder ve giderim yolunu gösterir.

İhlalin kaynağı bir mahkeme kararıysa sonuç, m.50/2’de düzenlenmiştir: ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere yeniden yargılama yapılması için dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde, mümkünse dosya üzerinden karar verir. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde ise iki seçenek devreye girer: başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir ya da genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Karar türüSonucuKesin mi?
Kabul edilemezlikDosya esasa girmeden kapanırKesindir (m.48/4)
İhlal yokBaşvuru reddedilirKesindir
İhlal var — kaynağı mahkeme kararıYeniden yargılama için dosya ilgili mahkemeye gönderilirYeniden yargılama zorunludur
İhlal var — yeniden yargılamada hukuki yarar yokTazminata hükmedilir veya genel mahkemede dava yolu gösterilir
Davadan feragatDüşme kararı verilir— (m.50/5)

Bölümlerin esas hakkındaki kararları gerekçeleriyle birlikte ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır (m.50/3). Hangi kararların Resmî Gazete’de yayımlanacağı İçtüzükte gösterilmiştir. Komisyonlar arasındaki içtihat farklılıklarını bağlı oldukları bölümler, bölümler arasındaki farklılıkları ise Genel Kurul karara bağlar (m.50/4).

Başvuru Hakkının Kötüye Kullanılması ve Disiplin Para Cezası

Evet. 6216 sayılı Kanun m.51, bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında ayrıca disiplin para cezasına hükmedilebileceğini düzenler. Maddede gösterilen üst sınır ikibin Türk lirasıdır. Uygulamada bu yaptırım; Mahkemeyi yanıltmaya yönelik beyanlarda bulunmak, aynı konuda ısrarla dayanaksız başvurular yapmak ya da başvuruyu asıl amacı dışında kullanmak gibi hâllerde gündeme gelir. Başvurusu reddedilen her başvurucu için otomatik olarak uygulanan bir ceza değildir.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU SORGULAMA E DEVLET

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru süreci, başvurucu açısından büyük önem taşıyan bir hak arama mekanizmasıdır. Ancak bu sürecin tamamlanması belirli bir zaman alabilmektedir ve başvuru sahipleri başvurularının hangi aşamada olduğunu merak etmektedir. Bu noktada e-Devlet platformu, bireysel başvuru sürecinin takibi için oldukça etkili bir yöntem sunmaktadır.

E-Devlet Üzerinden Bireysel Başvuru Takibi Nasıl Yapılır? E-Devlet sistemi, başvuru sahiplerine Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularını sorgulama imkânı tanır. Bu süreç, aşağıdaki adımları izleyerek gerçekleştirilebilir:

  1. E-Devlet Hesabınıza Giriş Yapın: Öncelikle e-Devlet Kapısı üzerinden, T.C. kimlik numaranız ve şifreniz ile hesabınıza giriş yapmanız gerekmektedir. Şifreniz yoksa PTT şubelerinden şifre temin edebilirsiniz.
  2. Arama Alanına “AYM Bireysel Başvuru” Yazın: Giriş yaptıktan sonra e-Devlet ana sayfasının üst kısmında yer alan arama çubuğuna “Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru” yazarak ilgili hizmete kolayca erişebilirsiniz.
  3. Bireysel Başvuru Sorgulama Hizmetini Seçin: Karşınıza çıkan hizmet seçeneklerinden “Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Sorgulama” bağlantısını tıklayın.
  4. Başvuru Bilgilerinizi Görüntüleyin: Açılan sayfada, bireysel başvurunuza ait başvuru numarası, tarih, başvurunun hangi aşamada olduğu gibi detaylar yer almaktadır. Ayrıca başvurunuzla ilgili karar çıktığında bu alandan bilgi sahibi olabilirsiniz.

E-Devlet Üzerinden Sorgulamanın Avantajları

  • Hızlı ve Kolay Erişim: Başvurularla ilgili bilgileri fiziksel olarak herhangi bir yere gitmeye gerek kalmadan görüntüleyebilirsiniz.
  • Kesintisiz Hizmet: 7/24 erişim olanağı sayesinde, mesai saatlerine bağlı kalmaksızın başvurunuzu kontrol edebilirsiniz.
  • Güvenli Sistem: E-Devlet, tüm işlemleri şifreleme teknolojileriyle güvenli bir şekilde saklar.

Sorgulama ve İtiraz Hakkında Önemli Bilgiler Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularının sonuçlanma süresi değişiklik gösterebilir. Başvuru durumunuzun uzaması halinde, sistem üzerinden başvurunuzun detaylı bilgisine ulaşabilir ve gerekirse ilgili kurumlar ile iletişime geçebilirsiniz. Bunun yanı sıra, başvurunuz reddedilmişse, gerekçesi ve izlenecek hukuki yol hakkında e-Devlet üzerinden bilgi edinebilirsiniz.

E-Devlet platformu, bireysel başvuru sahiplerine başvurularını düzenli olarak takip etme imkânı sunarak anayasa mahkemesi bireysel başvuru sürecinde bir kolaylık sağlamaktadır. Başvurularınızı güvenilir bir şekilde incelemek ve sürecin her aşamasında bilgi sahibi olmak için e-Devlet’i aktif bir şekilde kullanmanızı öneririz.

e-Devlet üzerinden Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sorgulama ekranı

BAŞVURUYU GÖNDERMEDEN ÖNCE SON KONTROL

Bireysel başvuru tek dereceli bir yoldur: kabul edilemezlik kararı verildiğinde bu karar kesindir ve aynı konuda yeniden başvuru imkânı doğmaz. Bu nedenle dosyayı teslim etmeden önce şu beş noktanın tek tek gözden geçirilmesi, sonradan telafi edilemeyecek kayıpları önler:

  • Süre: Otuz gün, başvuru yollarının tüketildiği tarihten mi sayıldı? Nihai kararın tebliğ tarihini gösteren belge dosyada mı?
  • Harç: 6.024,10 TL Maliye veznesine mi yatırıldı, makbuzun aslı forma eklendi mi? Adli yardım talebi varsa mali durum belgeleri tam mı?
  • Form: İçtüzük ekindeki resmî form mu kullanıldı? Ekler hariç on sayfayı geçiyorsa olayların özeti ayrıca eklendi mi?
  • Hak: İhlal edildiği ileri sürülen hakkın hem Anayasadaki hem Sözleşmedeki karşılığı formda gösterildi mi?
  • Ekler: Kanun yolu dilekçelerinin onaylı örnekleri ve kimlik belgesinin onaylı örneği dizi pusulasına bağlandı mı?

İhlal kararının ardından açılacak tazminat süreçleri ya da yeniden yargılama aşaması için Ankara tazminat avukatı sayfamızdan dosyanızın ayrıntılarını iletebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru nedir?

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edilmesi durumunda, diğer yargı yollarının tüketilmesinden sonra başvurulan bir hukuk yoludur. Bu başvuru yolu, Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınmış hakların korunmasını amaçlar.

Bireysel başvuru hangi süre içinde yapılmalıdır?

Süre otuz gündür ve kural olarak başvuru yollarının tüketildiği tarihten işler; kanunda başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih esas alınır (6216 s.K. m.47/5). Mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeretle süre kaçırılmışsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle birlikte başvurulabilir.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru nasıl yapılır?

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, İçtüzük ekindeki ve Mahkemenin resmî internet sitesinde yayımlanan başvuru formu kullanılarak yapılır; serbest metinli bir dilekçe form yerine geçmez. Doldurulan form, harç tahsil makbuzu ve ekleriyle birlikte doğrudan Anayasa Mahkemesine, herhangi bir mahkemeye ya da yurt dışı temsilciliğine teslim edilir. Avukatlar 1 Ekim 2025’ten itibaren UYAP Avukat Portal üzerinden güvenli elektronik imzayla da başvurabilir.

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaparken harç ödenmesi gerekiyor mu?

Evet, 6216 sayılı Kanun m.47/2 uyarınca bireysel başvurular harca tabidir. 2026 yılı harcı 6.024,10 TL’dir ve Maliye veznesine (vergi dairesi) yatırılır. Harç tahsil makbuzu başvuru formuna eklenir. Ödeme gücü bulunmayan başvurucular adli yardım talebinde bulunabilir; talebi, başvurunun kabul edilebilirliğine karar verecek Bölüm veya Komisyon hükme bağlar.

Bireysel başvuru harcı nereye yatırılır?

Maliye veznesine, yani vergi dairesi veznesine yatırılır (İçtüzük m.62/1). Adliyedeki mahkeme veznesi veya bankaların tahsilat şubeleri bu harç bakımından yetkili tahsil yeri değildir. Vezneden alınan harç tahsil makbuzunun aslı başvuru formuna eklenir.

e-Devlet üzerinden bireysel başvuru yapılabilir mi?

Hayır. e-Devlet’te bulunan hizmet başvuru değil sorgulama hizmetidir. Elektronik başvuru yalnızca avukatlar için ve yalnızca UYAP Avukat Portal üzerinden mümkündür; bu imkân, İçtüzük m.63/4’ün Genel Kurul’a verdiği yetkinin 3 Haziran 2025 tarihli kararla kullanılmasıyla 1 Ekim 2025’te devreye girmiştir. Başvurusunu kendisi yapan kişi için fiziki yol zorunludur.

Bireysel başvuru nereye yapılır?

İçtüzük m.63/1 üç yer sayar: Anayasa Mahkemesine şahsen, diğer mahkemeler vasıtasıyla ve yurt dışı temsilcilikleri vasıtasıyla. Form harç tahsil makbuzuyla birlikte bu yerlerden birine teslim edildiğinde alındı belgesi verilir ve teslim tarihi başvuru tarihi sayılır. Ceza infaz kurumu maddede bağımsız bir başvuru yeri olarak sayılmamıştır; tutuklu ve hükümlüler formu kurum idaresi aracılığıyla nöbetçi mahkemeye ulaştırır.

Bireysel başvuru şartları nelerdir?

Dört şart birlikte aranır: ihlalin kamu gücü tarafından gerçekleştirilmiş olması; ihlal edilen hakkın hem Anayasada hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altında bulunması; olağan başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması; ve başvurucunun güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişi olması (6216 s.K. m.45-46). Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz.

Bireysel başvuru ne kadar sürede sonuçlanır?

Kanunda bir karar süresi öngörülmemiştir; süre başvurunun niteliğine ve dosya yoğunluğuna göre değişir ve uygulamada birkaç aydan birkaç yıla kadar uzayabilir. Tek istisna tedbir kararıdır: Bölümlerin tedbire karar verdiği dosyalarda esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (6216 s.K. m.49/5).

Bireysel başvuruda avukat zorunlu mu?

Hayır. 6216 sayılı Kanun bireysel başvuruda avukatla temsil şartı öngörmez; başvurucu süreci bizzat yürütebilir. Avukat ya da kanuni temsilci aracılığıyla başvuruluyorsa temsil belgesinin sunulması zorunludur (m.47/4). Elektronik başvuru kanalının yalnızca avukatlara açık olması, avukatsız başvuruyu engellemez; yalnızca kanalı fiziki yolla sınırlar.

Bireysel başvuruda avukatlık ücreti ne kadar?

4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre Anayasa Mahkemesinde bireysel başvuru için asgari ücret, duruşmasız işlerde 40.000,00 TL, duruşmalı işlerde 80.000,00 TL’dir. Bu bir tabandır; sözleşme ücreti daha yüksek kararlaştırılabilir ancak Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca dava değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz.

Vekâletname için ne kadar masraf gerekir?

2026 rakamlarıyla avukatın onayladığı vekâletname sureti harcı — halk arasındaki adıyla vekalet suret harcı — 104,00 TL, vekâlet pulu (baro pulu) beher adet 164,00 TL‘dir. Noterde düzenlenen vekâletnamede beher imza için ayrıca 307,90 TL harç alınır; noterin kendi ücreti bunun dışındadır. “Vekâletname masrafı yaklaşık 200 lira” bilgisi güncel değildir.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sorgulaması nasıl yapılır?

e-Devlet Kapısı’na giriş yapıldıktan sonra arama çubuğuna “Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Sorgulama” yazılarak hizmete erişilir. Açılan ekranda başvuru numarası, başvuru tarihi ve dosyanın bulunduğu aşama görüntülenir. Sorgulama için başvuru sırasında verilen alındı belgesindeki numaranın saklanması yeterlidir.

İhlal kararı çıkarsa ne olur?

İhlal kararı verildiğinde Mahkeme, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere de hükmeder (6216 s.K. m.50/1). İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir (m.50/2).

Kabul edilemezlik kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır; kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere tebliğ edilir (6216 s.K. m.48/4). Buna karşılık şekil eksikliği nedeniyle Komisyonlar Başraportörü tarafından verilen ret kararı farklıdır: bu karara, tebliğinden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir; Komisyonun bu konudaki kararı kesindir (İçtüzük m.66).

Kanun metninin güncel hâline mevzuat.gov.tr üzerinden, başvuru formuna ve İçtüzük’ün son hâline ise anayasa.gov.tr adresinden ulaşılabilir. Harç tutarları için 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife, avukatlık ücretleri için Resmî Gazete’de yayımlanan güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Her dosyanın süresi, aşaması ve belgeleri farklı olduğundan, bireysel başvuru kararı verilmeden önce dosyaya özgü değerlendirme yapılması ve gerekirse bir avukata danışılması gerekir. Yazıda yer alan kanun hükümleri ile harç ve ücret tutarları yayım tarihindeki metne dayanmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir