Kiracı Evden Çıkmadan Ne Kadar Önce Haber Vermeli? On Beş Günlük Süre
Kiracı Evden Çıkmadan Ne Kadar Önce Haber Vermeli sorusunun kanundaki karşılığı on beş gündür: konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha uzamış sayılır. Bu on beş gün, kiracının sözleşmeyi kendi iradesiyle sona erdirebildiği tek zaman aralığıdır ve kaçırıldığında ilişki bir yıl daha devam eder.
Sürenin kaçırılması ile süre dolmadan taşınmak birbirinden farklı iki durumdur ve sonuçları da farklıdır. Birincisinde sözleşme uzar, ikincisinde ise kira borcu bir süre daha devam eder ancak kanun kiracıya bu borçtan kurtulmanın yolunu da gösterir. Aşağıda bildirimin nasıl yapılacağı, on beş günlük sürenin kaçırılmasının sonucu, süre dolmadan çıkan kiracının hangi tarihe kadar kira ödeyeceği, sözleşmelerdeki cezai şart kayıtlarının geçerliliği ve aile konutunda aranan eşin rızası ele alınıyor.
Öne çıkanlar
Kiracı Evden Çıkmadan Ne Kadar Önce Haber Vermeli: konut ve çatılı işyeri kiralarında süre on beş gündür. Süre dolmadan çıkmak mümkündür ama kira borcu makul bir süre daha devam eder.
- On beş gün (TBK m.347/1): Sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce bildirim yapılmazsa sözleşme bir yıl uzar.
- Yazılı şekil (TBK m.348): Fesih bildiriminin geçerliliği yazılı olmasına bağlıdır; sözlü beyan sonuç doğurmaz.
- Erken çıkış (TBK m.325): Kira borcu, kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre boyunca devam eder.
- Kurtuluş yolu: Kiracı, ödeme gücüne sahip ve ilişkiyi devralmaya hazır yeni bir kiracı bulursa borcu sona erer.
- Cezai şart (TBK m.346): Kira ve yan gider dışında ödeme yükümlülüğü getiren maddeler geçersizdir.
Kiracı Evden Çıkmadan Ne Kadar Önce Haber Vermeli?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının bildirim süresi on beş gündür. Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi, kiracının belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmaması hâlinde sözleşmenin aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılacağını düzenler. Süre, sözleşmenin bitiş tarihinden geriye doğru sayılır; bildirimin bu tarihten önce karşı tarafa ulaşmış olması gerekir.
Sürenin kısalığı, sözleşmenin bitiş tarihini takip etmeyi zorunlu kılar. Sözleşmede farklı bir süre kararlaştırılmış olabilir; ancak kanun kiracı aleyhine düzenleme yapılmasını yasakladığından, kiracıya on beş günden daha uzun bir bildirim süresi yükleyen kayıtlar kiracıyı bağlamaz. Buna karşılık kiracı lehine daha kısa bir süre öngörülmesi mümkündür.
| Kim, hangi sözleşmede | Bildirim süresi | Dayanak |
|---|---|---|
| Kiracı — belirli süreli konut/çatılı işyeri | Sürenin bitiminden en az 15 gün önce | TBK m.347/1 |
| Kiracı — belirsiz süreli konut/çatılı işyeri | Her zaman, genel hükümlere göre | TBK m.347/2 |
| Taşınmaz kirasında genel fesih dönemi | Altı aylık dönem sonu için 3 ay önce | TBK m.329 |
| Kiraya veren — on yıllık uzama sonrası | Uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce | TBK m.347/1 |
Bildirim Yazılı Olmak Zorunda mı, Nasıl Yapılmalı?
Zorunludur. Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Telefonla iletilen, yüz yüze söylenen ya da tanık huzurunda beyan edilen çıkış iradesi hukuken sonuç doğurmaz; sözleşme uzamış sayılır. Bu kural kira sözleşmesinin kendisi için geçerli değildir — sözleşme sözlü olarak kurulmuş olsa bile, onu sona erdiren bildirim yazılı olmak zorundadır.
Uygulamada en güvenli yol noter aracılığıyla ihtarname göndermektir; noter tebliğ tarihini resmen belgelendirir. İadeli taahhütlü posta da kullanılabilir, çünkü tebliğ tarihini gösteren alındı belgesi düzenlenir. Elden teslim edilen yazının bir nüshasına kiraya verenin tarih atarak imza koyması da geçerli bir yöntemdir. Elektronik posta veya mesaj yoluyla yapılan bildirimlerde ise ulaşma anının ispatı sorun yaratır; bu yollara ancak destekleyici delil olarak güvenilmelidir.
Bildirimde kiralananın adresi, sözleşmenin tarihi, sözleşmeyi sona erdirme iradesi ve taşınmazın hangi tarihte boşaltılacağı açıkça yazılmalıdır. Aynı yazıda depozitonun iadesi ve anahtar teslim tarihi de belirtilirse sonraki tartışmaların önemli bölümü baştan kapanır.
On Beş Günlük Süre Kaçırılırsa Ne Olur?
Süre kaçırıldığında sözleşme kendiliğinden bir yıl uzar. Bu uzama, tarafların yeni bir sözleşme imzalamasına ya da herhangi bir işlem yapmasına bağlı değildir; kanun gereği gerçekleşir. Uzayan sözleşme belirsiz süreli hâle gelmez, aynı koşullarla bir yıllık yeni bir dönem olarak devam eder. Kira bedeli de bu dönemde endeks kuralına göre artırılabilir.
Süreyi kaçıran kiracının önünde iki yol kalır. Birincisi bir yıl daha oturmak ve bir sonraki dönem için on beş günlük süreye uymaktır. İkincisi taşınmaktır; ancak bu durumda sözleşme süresine uyulmadan yapılmış bir geri verme söz konusu olur ve aşağıda açıklanan kira borcu devam eder. Kira sözleşmesinin süre bitiminde nasıl uzadığı ve uzama süresinin işleyişi ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
1 Yıllık Kira Sözleşmesi Bitmeden Kiracı Evden Çıkabilir Mi?
Çıkabilir. Kanun kiracıyı taşınmazda oturmaya zorlamaz; kiralananı boşaltmak ve anahtarı teslim etmek her zaman mümkündür. Ancak fiilen taşınmak, kira sözleşmesini sona erdirmez. Sözleşme süresine veya fesih dönemine uyulmadan yapılan geri verme hâlinde kiracının sözleşmeden doğan borçları, kanunun 325. maddesindeki kurala göre bir süre daha devam eder.
Süre bitmeden taşınmanın hukuki sonucu tazminat değil, devam eden kira borcudur. Kiracı taşınmış olsa bile kira ödemeye devam eder; ödemenin ne zamana kadar süreceğini ise makul süre ölçütü belirler.
Süre Bitmeden Çıkan Kiracı Ne Kadar Kira Öder?
Kanunun ölçüsü sabit bir ay sayısı değil, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süredir. Bu süre taşınmazın niteliğine, bulunduğu bölgeye, kira bedelinin piyasa düzeyine ve talebin yoğunluğuna göre değişir. Merkezi bir konumda, piyasa bedeliyle kiraya verilen bir daire için makul süre kısa; talebin düşük olduğu bir bölgede veya emsalin üzerinde bedelle ilan edilen bir taşınmazda daha uzun olabilir.
Kanun ayrıca kiraya verene bir yükümlülük daha getirir: yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmek zorundadır. Buradaki “kasten kaçınma” ifadesi önemlidir; taşınmazı yeniden kiraya vermek için hiçbir çaba göstermeyen, ilan vermeyen veya gelen makul teklifleri reddeden kiraya veren, makul sürenin uzamasından yararlanamaz.
Uyuşmazlık hâlinde makul sürenin uzunluğu mahkemece belirlenir. Kiracının elini güçlendiren deliller, taşınmazın kısa sürede yeniden kiraya verildiğini gösteren kayıtlar, emlak ilanları ve yeni kiracının taşınma tarihidir. Kiraya verenin lehine olan deliller ise ilan geçmişi, gösterim kayıtları ve bölgedeki kiralama süreleridir.
Yerine Kiracı Bulmak Kira Borcunu Sona Erdirir mi?
Evet, kanun bunu açıkça düzenler. Kiracı, makul sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulursa, sözleşmeden doğan borçları sona erer. Bu, erken çıkan kiracının en etkili çıkış yoludur.
Şartlar üç noktada toplanır: aday kiracının kira bedelini ödeyebilecek durumda olması, ilişkiyi mevcut koşullarla devralmaya hazır olması ve kiraya verenden bu adayı kabul etmesinin beklenebilmesi. Kiraya veren, haklı bir sebep göstermeksizin uygun adayı reddederse borç yine sona erer. Bu nedenle önerilen adayın kimlik ve gelir bilgileri ile devralma iradesinin yazılı olarak iletilmesi, sonradan çıkacak tartışmada belirleyici olur.
Kanunun tam metni için: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
“Erken Çıkarsan Üç Aylık Kira Ödersin” Maddesi Geçerli mi?
Kira sözleşmelerinde sıkça görülen bu tür kayıtlar, cezai şart niteliği taşıdıkları ölçüde geçersizdir. Kanunun 346. maddesi, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğini düzenler ve özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ilişkin anlaşmaları geçersiz sayar. Aynı doğrultuda, kiracının sözleşmenin sona ermesi hâlinde sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararlar dışında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar da geçersizdir.
Bu iki hüküm birlikte okunduğunda ortaya şu tablo çıkar: sözleşmedeki “üç aylık kira” kaydı otomatik olarak uygulanamaz. Ancak bu, erken çıkan kiracının hiçbir şey ödemeyeceği anlamına gelmez. Kiraya verenin talep edebileceği şey ceza değil, makul süre boyunca işleyen kira bedelidir. Aradaki fark önemlidir: cezai şart sabit ve peşin bir tutarken, makul süre kirası somut duruma göre belirlenir, indirim kalemlerine tabidir ve yeni kiracı bulunmasıyla kesilir.
| Talep | Hukuki durum | Ölçü |
|---|---|---|
| Sözleşmedeki sabit “3 aylık kira” cezası | Geçersiz (m.346, m.334) | Uygulanamaz |
| Makul süre boyunca kira bedeli | Geçerli (m.325) | Somut olaya göre belirlenir |
| Sözleşmeye aykırı kullanmadan doğan zarar | Geçerli | Gerçek zarar tutarı |
| Olağan kullanımdan doğan eskime | İstenemez (m.334) | Kiraya verene aittir |
Belirsiz Süreli Sözleşmede Kiracının Fesih Takvimi Nasıl İşler?
Yazılı bir süre kararlaştırılmamış ya da sözleşme belirsiz süreli hâle gelmişse kiracı sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Bu durumda uygulanacak takvim genel hükümlerden çıkar: taşınmaz kiralarında taraflar, yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için, böyle bir âdet yoksa altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık fesih bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. Fesih dönemlerinin hesabında sözleşmenin başlangıç tarihi esas alınır.
Bildirim süresine uyulmamışsa fesih geçersiz olmaz, bir sonraki fesih dönemi için geçerli sayılır. Bu da uygulamada altı aya kadar gecikme anlamına gelebilir. Yazılı sözleşmesi bulunmayan kira ilişkilerinde tarafların konumu bu nedenle ayrıca değerlendirilmelidir; sözleşmesiz ilişkiler çoğunlukla belirsiz süreli sayılır.
Kiracının Fesih Hakkını Daraltan Sözleşme Kayıtları Geçerli mi?
Kira sözleşmelerinde kiracının çıkış hakkını zorlaştıran kayıtlara sık rastlanır. Kanun bu konuda net bir sınır çizer: kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz. Bu hüküm, aşağıdaki türden kayıtları büyük ölçüde etkisiz kılar.
- “Kiracı en az iki yıl oturmayı taahhüt eder” — kiracının taşınmasını fiilen engellemez; sonuç yine makul süre kirası üzerinden belirlenir.
- “Çıkış bildirimi altmış gün önce yapılır” — kanunun kiracıya tanıdığı on beş günlük süreyi aleyhe uzatan kayıt kiracıyı bağlamaz.
- “Depozito hiçbir şekilde iade edilmez” — güvence bedelinin iade rejimi kanunla düzenlenmiştir, sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz.
- “Erken çıkışta bir yıllık kira peşin ödenir” — kira ve yan gider dışında ödeme yükümlülüğü getiren kayıt olarak geçersizdir.
- “Boya, badana ve tadilat masrafları kiracıya aittir” — olağan kullanımdan doğan eskime bakımından uygulanamaz.
Buna karşılık kiracı lehine yapılan düzenlemeler geçerlidir. Sözleşmede kiracıya daha kısa bir bildirim süresi tanınmışsa ya da erken çıkış hâlinde hiçbir ödeme yapılmayacağı kararlaştırılmışsa, bu kayıtlar uygulanır. Dolayısıyla Kiracı Evden Çıkmadan Ne Kadar Önce Haber Vermeli sorusunda önce sözleşmeye bakılır; sözleşme kanundan daha elverişli bir süre öngörüyorsa o süre geçerli olur.
Çıkış Sürecinde İzlenecek Sıralı İşlemler
Taşınma kararı verildikten sonra izlenecek sıra, hem depozitonun geri alınmasını hem de sonradan doğabilecek kira taleplerini doğrudan etkiler. Aşağıdaki sıralama, uygulamada en çok tartışma yaratan noktaları kapsar.
- Sözleşmenin bitiş tarihi tespit edilir ve on beş günlük sürenin son günü takvime yazılır.
- Bildirim yazılı olarak hazırlanır; kiralananın adresi, sözleşme tarihi, fesih iradesi ve boşaltma tarihi belirtilir.
- Aile konutu söz konusuysa eşin açık rızası alınır.
- Bildirim noter veya iadeli taahhütlü posta ile gönderilir, tebliğ belgesi saklanır.
- Taşınmadan önce sayaç değerleri okunur, abonelikler kapatılır veya devredilir.
- Taşınmaz temizlenip teslime hazır hâle getirilir, mevcut durum fotoğraflanır.
- Anahtar tarih içeren bir tutanakla teslim edilir; tutanağın bir nüshası kiracıda kalır.
- Depozitonun iadesi yazılı olarak talep edilir; ödeme yapılmazsa kanuni süreç işletilir.
Süre bitmeden taşınma zorunluluğu doğmuşsa, bu listeye bir adım daha eklenir: yerine kiracı önerisi. Aday kiracının bilgileri ve devralma iradesi yazılı olarak kiraya verene iletildiğinde, makul süre boyunca işleyecek kira borcu erken kesilebilir. İşyeri kiralarında süre eşiklerinin nasıl işlediği ise ayrı bir yazının konusudur.
Aile Konutunda Eşin Rızası Neden Aranır?
Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez. Bu kural, sözleşmede yalnızca bir eşin imzası bulunsa dahi uygulanır ve konutun ailenin ortak yaşam alanı olmasından kaynaklanır. Rızanın alınması mümkün değilse veya eş haklı bir sebep olmaksızın rıza vermekten kaçınıyorsa, kiracı hâkimden bu konuda karar verilmesini isteyebilir.
Uygulamada bu hüküm, taşınma kararının tek taraflı alındığı durumlarda gündeme gelir. Eşin rızası bulunmadan yapılan fesih bildirimi geçerli sayılmaz ve sözleşme uzamış olarak devam eder. Kiracı olmayan eşin kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanması hâlinde ise kiraya veren, fesih bildirimini ve ödeme süresi ihtarını kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır.
Anahtar Teslimi, Depozito ve Hasar Nasıl Kapatılır?
Kira ilişkisi anahtarın teslimiyle fiilen sona erer; bu nedenle teslim tarihinin belgelenmesi kritik önemdedir. Anahtarın elden verildiği ve karşılığında yazılı bir belge alınmadığı hâllerde, kiracı taşınmazı boşaltmış olmasına rağmen kira ödemeye devam etmiş sayılabilir. Teslim tutanağı düzenlenmesi, tutanakta tarih ile sayaç değerlerinin yer alması ve mümkünse fotoğraf çekilmesi bu riski ortadan kaldırır.
Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda geri vermekle yükümlüdür; ancak sözleşmeye uygun kullanmadan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Boya, olağan aşınma ve kullanımdan kaynaklanan yıpranma kiraya verene aittir. Güvence bedeli bakımından ise kanun açıktır: depozito üç aylık kira bedelini aşamaz; para olarak verilmişse vadeli bir hesapta tutulur ve kiraya veren sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava açtığını veya takibe giriştiğini bankaya bildirmezse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi iade etmekle yükümlüdür.
Kira borcunun ödenmesinde çıkan uyuşmazlıklar, çıkış sürecinden bağımsız olarak ayrı sonuçlar doğurabilir. Kira bedelinin eksik ödenmesinin doğurduğu sonuçlar bu bakımdan ayrıca değerlendirilmelidir.
Kiraya Veren Depozitoyu İade Etmezse Ne Yapılır?
Güvence bedelinin iade edilmemesi, çıkış sürecinin en sık uyuşmazlık doğuran aşamasıdır. Depozito para olarak verilmiş ve kanunun öngördüğü şekilde vadeli hesapta tutuluyorsa çözüm kolaydır: kiraya veren sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava açtığını veya icra takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse, banka kiracının istemi üzerine parayı iade etmekle yükümlüdür.
Depozito uygulamada çoğu zaman doğrudan kiraya verenin eline geçtiği için bu mekanizma işlemez. Bu durumda kiracının önünde iki yol vardır: alacak için icra takibi başlatmak ya da alacak davası açmak. Her iki yolda da kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda geçerli olan dava şartı arabuluculuk kuralı gözetilmelidir; kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi dışındaki kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
Talebi güçlendiren belgeler bellidir: depozitonun ödendiğini gösteren dekont veya makbuz, anahtar teslim tutanağı, taşınmazın teslim anındaki durumunu gösteren fotoğraflar ve sayaç kayıtları. Kiraya veren hasar iddiasında bulunuyorsa, olağan kullanımdan doğan eskimenin kiracıya yüklenemeyeceği hatırlatılmalıdır.
Çıkış Kararı Verilmeden Önce Tarihler Kâğıda Dökülmeli
Kiracının çıkış sürecinde kaybettiği hakların büyük bölümü, tarihlerin baştan hesaplanmamasından doğar. Sözleşmenin bitiş tarihi, on beş günlük sürenin son günü, bildirimin tebliğ tarihi ve anahtarın teslim edildiği gün — bu dört tarih birlikte yazıldığında hangi senaryonun geçerli olacağı kendiliğinden ortaya çıkar. Kiracı Evden Çıkmadan Ne Kadar Önce Haber Vermeli meselesi, aslında bu takvimin doğru kurulmasından ibarettir.
Erken çıkış zorunluysa, yerine kiracı önerme yolunun yazılı olarak kullanılması ödenecek tutarı doğrudan azaltır; kiraya veren tarafında ise makul sürenin uzun tutulabilmesi ancak taşınmazın yeniden kiraya verilmesi için gerçek bir çaba gösterildiğinin belgelenmesine bağlıdır. Sözleşmenizin ve bildirimlerinizin birlikte değerlendirilmesi için kira hukuku alanındaki çalışmalarımıza göz atabilir, tahliye sebeplerinin tamamını karşılaştıran yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kiracı Evden Çıkmadan Ne Kadar Önce Haber Vermeli?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce yazılı bildirim yapılmalıdır. Bu süreye uyulmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzar.
1 Yıllık Kira Sözleşmesi Bitmeden Kiracı Evden Çıkabilir Mi?
Çıkabilir; kimse kiracıyı oturmaya zorlayamaz. Ancak sözleşme kendiliğinden sona ermez: kira borcu, kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre boyunca devam eder.
Çıkış bildirimi sözlü yapılabilir mi?
Yapılamaz. Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Sözlü bildirim sonuç doğurmaz ve sözleşme uzamış sayılır.
On beş günlük süre hangi tarihten geriye sayılır?
Sözleşmenin bitiş tarihinden geriye sayılır. Bildirimin bu tarihten en az on beş gün önce karşı tarafa ulaşmış olması gerekir; gönderim tarihi değil, ulaşma tarihi esastır.
Süre kaçırılırsa sözleşme kaç yıl uzar?
Bir yıl uzar. Uzama her dönem için ayrı ayrı işler; kiracı bir sonraki dönemin bitiminden on beş gün önce bildirim yaparak sözleşmeyi sona erdirebilir.
Erken çıkan kiracı kaç ay kira öder?
Sabit bir ay sayısı yoktur. Ödeme, kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre kadardır ve bu süre taşınmazın niteliğine, bölgeye ve talebe göre değişir.
Yerine kiracı bulursam kira borcum biter mi?
Biter. Ödeme gücüne sahip ve ilişkiyi devralmaya hazır, kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek bir aday bulunduğunda kira sözleşmesinden doğan borçlar sona erer.
Sözleşmedeki cezai şart maddesi uygulanır mı?
Uygulanmaz. Kiracıya kira ve yan giderler dışında ödeme yükümlülüğü getiren kayıtlar geçersizdir. Kiraya veren yalnızca makul süre boyunca işleyen kira bedelini isteyebilir.
Depozito ne zaman geri alınır?
Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava açtığını veya icra takibine giriştiğini bankaya bildirmezse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi iade eder.
Boya ve olağan yıpranma kiracıdan istenebilir mi?
İstenemez. Kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla ortaya çıkan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir; yalnızca sözleşmeye aykırı kullanmadan doğan zararlardan sorumludur.
Anahtarı teslim etmezsem kira işlemeye devam eder mi?
Eder. Kiralanan fiilen boşaltılmış olsa bile anahtar teslim edilmedikçe geri verme tamamlanmış sayılmaz. Teslimin tarih içeren bir tutanakla belgelenmesi önerilir.
Aile konutunda eşimin rızası olmadan fesih yapabilir miyim?
Yapamazsınız. Aile konutu olarak kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez. Rıza alınamıyorsa hâkimden karar istenebilir.
İşyeri kiracısı için de on beş gün geçerli mi?
Çatılı işyeri kiralarında geçerlidir. Arsa, açık otopark gibi çatısız yerlerde ise genel hükümler uygulanır ve farklı fesih dönemleri ile bildirim süreleri devreye girer.
Kiraya veren de on beş gün önce bildirim yapabilir mi?
Yapamaz. Kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; sebep göstermeksizin fesih ancak on yıllık uzama süresi dolduktan sonra ve üç aylık bildirimle mümkündür.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; her kira ilişkisi kendi sözleşmesi, süresi ve fiili durumu içinde değerlendirilmelidir. Yazıda yer alan bilgiler somut bir olaya doğrudan uygulanamayacağı gibi, mevzuatta sonradan yapılacak değişiklikler de sonucu etkileyebilir. Adım atmadan önce bir avukatın görüşünü almanız önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.