Hukuk

İstinaf Mahkemesinin Verebileceği Kararlar: Hukuk, Ceza ve İdari Yargı

İstinaf Mahkemesinin Verebileceği Kararlar: Hukuk, Ceza ve İdari Yargı

İstinaf mahkemesinin verebileceği kararlar üç ana grupta toplanır: başvurunun reddi, ilk derece kararının kaldırılarak dosyanın geri gönderilmesi ve kararın kaldırılarak işin esası hakkında yeniden hüküm kurulması. Ancak bu üç grubun içeriği hukuk, ceza ve idari yargıda birbirinden farklıdır; üstelik idari yargıdaki liste 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla baştan yazılmış, hukuk yargısında da temyiz kapısı yeniden düzenlenmiştir.

Makale İçeriği

Bölge adliye ve bölge idare mahkemelerine tanınan karar seçenekleri, dosyanın kaderini doğrudan belirler. Kararın “kaldırılması” ile “bozulması” aynı şey değildir; birinde dosya başa döner, diğerinde yargılama üst mahkemede devam eder. Bu ayrım gözden kaçtığında karar yanlış okunur ve çoğu zaman hangi kanun yoluna başvurulacağı da şaşırılır.

Ana hatlarıyla

İstinaf mercii kararı onamaz; başvuruyu reddeder, kaldırır ya da kaldırıp yeniden karar verir. Repertuvar üç yargı kolunda farklıdır.

  • Hukukta: esastan ret, düzelterek yeniden esas hakkında karar, kaldırma + gönderme (HMK m.353).
  • Cezada: esastan ret, düzelterek esastan ret, bozma + gönderme, duruşma açıp yeniden hüküm (CMK m.280).
  • İdari yargıda: 7589 sayılı Kanunla m.45/3 ve 45/5 yeniden yazıldı; kaldırıp gönderme artık yedi hâlle sınırlı ve kesin.
  • Yeni temyiz kapısı: İYUK m.46’ya eklenen ikinci fıkra, kaldırma üzerine yeniden verilen kararlara Danıştay yolunu açtı.

İstinaf Mahkemesinin Verebileceği Kararlar Nelerdir?

İstinaf mahkemesinin verebileceği kararlar, incelemenin hangi aşamasında bulunulduğuna göre ikiye ayrılır. Ön inceleme aşamasında dosyanın esasına hiç girilmeden usule ilişkin kararlar verilir. Asıl inceleme aşamasında ise mercii, ilk derece kararını hukuka uygun bulup bulmadığına göre üç yoldan birini seçer: başvuruyu reddeder, kararı kaldırıp dosyayı geri gönderir ya da kararı kaldırıp işin esası hakkında kendisi yeniden hüküm kurar.

Burada dikkat edilmesi gereken ilk nokta terminolojidir. İstinaf mercii, temyiz merciinden farklı olarak kararı “onamaz”. Hukuk ve idari yargıda kullanılan teknik ifade istinaf başvurusunun esastan reddidir. Sonuç bakımından ilk derece kararı ayakta kalır, ancak bu bir onama kararı değildir; istinaf mercii dosyayı hem maddi hem hukuki yönden yeniden incelemiş ve ilk derece mahkemesiyle aynı sonuca varmıştır.

İkinci nokta, istinafın bir ikinci derece yargılama olmasıdır. Temyiz mercii yalnızca hukuka aykırılık denetimi yaparken, istinaf mercii gerektiğinde tanık dinler, bilirkişi incelemesi yaptırır ve delil değerlendirmesini yeniden yapar. Bu yüzden istinaf mahkemesinin verebileceği kararlar arasında “yeniden esas hakkında hüküm kurma” seçeneği vardır; temyizde bu istisnaidir.

Ön İncelemede Hangi Kararlar Verilir?

Hukuk davalarında bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi, dosya kendisine ulaştığında önce HMK m.352 uyarınca ön inceleme yapar. Bu aşamada beş durum aranır: incelemenin başka bir daire veya başka bir bölge adliye mahkemesince yapılması gerekmesi, kararın kesin olması, başvurunun süresi içinde yapılmamış olması, başvuru şartlarının yerine getirilmemiş olması ve başvuru sebepleriyle gerekçesinin hiç gösterilmemiş olması.

Bu durumlardan biri tespit edilirse dosya esasa girilmeden karara bağlanır. Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır, fakat kararı her hâlde heyet verir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır. Süre yönünden ret kararı ayrıca önem taşır: kararı veren ilk derece mahkemesi de HMK m.346 uyarınca süresinde verilmeyen istinaf dilekçesini reddedebilir ve bu ret kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde yeniden istinaf yoluna gidilebilir.

Ceza dosyalarında karşılığı CMK m.279’dur. Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi, ön inceleme sonunda yetkili olmadığını anlarsa dosyayı yetkili daireye gönderir; başvurunun süresinde yapılmadığını, kararın istinaf incelemesine tabi olmadığını veya başvuranın buna hakkı bulunmadığını saptarsa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Bu kararlar itiraza tabidir; yani kapı tümüyle kapanmaz.

Hukuk Dairesinde Esastan Ret Kararı Ne Anlama Gelir?

HMK m.353/1-b-1 uyarınca, incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığında bölge adliye mahkemesi başvurunun esastan reddine karar verir. Bu karar duruşma yapılmadan, dosya üzerinden verilebilir. İlk derece hükmü olduğu gibi yürürlükte kalır ve taraflar arasındaki uyuşmazlık o hükmün içeriğine göre sonuçlanır.

Esastan ret kararının pratik sonucu, kararın kesinleşmeye bir adım yaklaşmasıdır. Temyiz yolu açıksa iki haftalık temyiz süresi bu kararın tebliğiyle işlemeye başlar. Temyiz yolu kapalıysa karar kesinleşir ve icraya konulabilir hâle gelir. Bu nedenle esastan ret kararının tebliğ tarihini not etmek, sonraki adımın takvimini belirleyen tek veridir.

İnceleme kapsamı da sınırlıdır. Bölge adliye mahkemesi kural olarak istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle bağlıdır; ancak kamu düzenine aykırılık gördüğünde bunu kendiliğinden gözetir. Bu yüzden dilekçede hangi sebeplerin gösterildiği, esastan ret ihtimalini doğrudan etkiler. Kanun yolu aşamasının nasıl ilerlediğine dair genel çerçeveyi mahkeme kararının bir üst mahkemeye taşınması başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Düzelterek Yeniden Esas Hakkında Karar Verilmesi

Yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilmişse ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmuyorsa, bölge adliye mahkemesi kararı düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurar. Aynı yol, kararın gerekçesinde hata edilmiş olması hâlinde de açıktır. Bu, HMK m.353/1-b-2’nin tanıdığı yetkidir ve istinafı temyizden ayıran en belirgin özelliklerden biridir.

Üçüncü bir ihtimal daha vardır: yargılamadaki eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanabilecek nitelikteyse, bunlar tamamlandıktan sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında karar verilmesine hükmedilir. Yani her eksiklik dosyanın geri gönderilmesini gerektirmez; giderilebilir eksiklikler istinaf aşamasında giderilir.

Bu karar türünün taraf açısından anlamı şudur: dosya başa dönmez, uyuşmazlık üst mahkemede sonuçlanır. Süre bakımından en avantajlı ihtimal budur. Buna karşılık hükmü kuran mahkeme değiştiği için, hükmedilen miktar ve vekâlet ücreti kalemleri de değişebilir; kararın tüm kalemleri yeniden okunmalıdır.

Kaldırma ve Gönderme Kararı: Altı Hâlle Sınırlıdır

Hukuk yargısında bölge adliye mahkemesinin dosyayı geri gönderebileceği hâller HMK m.353/1-a’da altı bent hâlinde sayılmıştır: davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması, haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması, görev ve yetki kurallarına aykırılık, diğer dava şartlarına aykırılık, davanın açılmamış sayılmasına veya davaların birleştirilmesine ya da ayrılmasına usule aykırı biçimde karar verilmiş olması ve son olarak uyuşmazlığın çözümünde etkili önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması yahut talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.

Bu karar iki bakımdan özeldir. Birincisi, esasa girilmeden ve duruşma yapılmadan verilir. İkincisi, kanunun açık ifadesiyle kesindir; HMK m.362/1-g uyarınca m.353/1-a kapsamında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Dolayısıyla “dosyam geri gönderildi, buna itiraz edeyim” düşüncesi hukuken karşılıksızdır.

Kaldırma kararı verildiğinde dosya, kararı veren mahkemeye ya da bölge adliye mahkemesinin kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine yahut görevli ve yetkili mahkemeye gönderilir. Yargılama o mahkemede kaldığı yerden değil, kaldırma kararının gerekçesi doğrultusunda sürdürülür. Bu ihtimalde toplam süre ciddi biçimde uzar; nitekim istinaf aşamasının ne kadar sürdüğünü istinaf dosya durumu açık ne kadar sürer yazısında ayrıntılı olarak inceledik.

Ceza Dairesinde Esastan Ret ve Düzelterek Esastan Ret

Ceza dosyalarında bölge adliye mahkemesinin karar seçenekleri CMK m.280’de düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı ve ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanırsa istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilir.

Bunun yanında dört ayrı “düzelterek esastan ret” hâli vardır. Birincisi, CMK m.303/1’in (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerindeki ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilmesidir; kanun maddesi numarasının yanlış yazılması, indirim hesabındaki maddi hata, TCK m.61’deki sıralamanın gözetilmemesi ya da vekâlet ücreti tarifesine aykırılık bu kapsamdadır. İkincisi, Cumhuriyet savcısının başvuru nedenine uygun olarak alt sınırdan ceza verilmesinin uygun görülmesidir.

Üçüncü hâl, başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran ya da indirim gerektiren şahsi sebeplere veya şahsi cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesi yahut ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gereken durumlardır. Dördüncüsü ise davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerdir. Bu dört ihtimalde de sonuç “esastan ret”tir, ancak hüküm düzeltilmiş olarak ayakta kalır.

Ceza Dosyasında Bozma Kararı Hangi Hâllerde Verilir?

Ceza istinafında hukuk yargısındaki “kaldırma” yerine bozma terimi kullanılır. CMK m.280/1-e uyarınca, ilk derece mahkemesi kararında m.289’da sayılan hukuka kesin aykırılık nedenlerinden biri bulunuyorsa hüküm bozulur ve dosya yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya aynı yargı çevresindeki uygun görülecek başka bir ilk derece mahkemesine gönderilir.

İkinci bozma sebebi m.280/1-f’dedir: soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmemiş olması, önödeme ya da uzlaştırma usulünün uygulanmamış olması yahut davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan başka bir davayla birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. Uzlaştırmaya tabi bir suçta uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulmuşsa dosyanın geri döneceği kural buradan gelir.

Ceza yargısına özgü bir kural daha vardır: bölge adliye mahkemesinin verdiği karar sanık lehineyse ve bu husus istinaf isteminde bulunmamış diğer sanıklara da uygulanabiliyorsa, o sanıklar da istinaf başvurusunda bulunmuş gibi bu kararlardan yararlanır. Yani başvuruda bulunmayan sanık, kararın lehe sonucundan kendiliğinden faydalanabilir.

Duruşma Açılması ve Yeniden Hüküm Kurulması

CMK m.280/1-g, yukarıdaki hâllerin dışında kalan bütün durumlar için tek bir yol gösterir: gerekli tedbirler alındıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilir. Bu, ceza istinafının asıl işlevidir; dosya bölge adliye mahkemesinde yeniden yargılanır.

Duruşma sonunda mercii ya istinaf başvurusunu esastan reddeder ya da ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. Burada dikkat çeken nokta, duruşmalı incelemede verilen kararın niteliğidir: bu, ilk derece hükmünün yerine geçen yeni bir hükümdür ve temyiz denetimi de bu yeni hüküm üzerinden yapılır.

Duruşma açılıp açılmaması, dosyanın ne kadar süreceğini belirleyen tek başına en güçlü etkendir. Dosya üzerinden karar verilen dosyalarda süreç aylarla, duruşma açılan dosyalarda ise yıllarla ölçülür. Tazminat dosyalarında bu farkın nasıl işlediğini tazminat davası istinaf mahkemesi ne kadar sürer yazımızda rakamlarla karşılaştırdık.

İdari Yargıda 31 Temmuz 2026 Kırılması: İYUK m.45 Yeniden Yazıldı

İdari yargıda bölge idare mahkemesinin verebileceği kararlar, 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile köklü biçimde değişti. Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı ve bu değişiklikler aynı gün yürürlüğe girdi. Değişen hükümler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 45. maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarıdır.

Yeni üçüncü fıkraya göre bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulursa; kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa gerekçeyi değiştirerek; karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunun reddine karar verir. Yani “ret” kararı üç ayrı içerikle verilebilir hâle geldi ve gerekçe değiştirme yetkisi açıkça yazıldı.

Dördüncü fıkra değişmedi ve idari yargının temel tercihini korudu: bölge idare mahkemesi ilk derece kararını hukuka uygun bulmazsa kararı kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir. Gerektiğinde kararı veren mahkeme ya da başka bir idare veya vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İdari yargıda kural, dosyanın geri gönderilmesi değil, uyuşmazlığın üst mahkemede bitirilmesidir.

Bölge İdare Mahkemesi Dosyayı Hangi Yedi Hâlde Geri Gönderir?

Yeni beşinci fıkra, kaldırma ve gönderme kararını yedi bende bağladı: ilk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması; davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması; dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi; dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi; talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi; keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken yaptırılmadan karar verilmesi; duruşma yapılması gerekirken duruşma yapılmadan karar verilmesi.

Fıkranın sonundaki cümle, değişikliğin asıl amacını gösterir: “Bu fıkrada sayılan hâller dışında kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemez.” Liste tahdidîdir. Ayrıca bölge idare mahkemesi, keşif/bilirkişi ve duruşma eksikliğini kendisi giderip karar verebilir; bu iki bentte gönderme zorunlu değildir. Bu düzenlemenin hedefi, dosyaların ilk derece ile istinaf arasında gidip gelmesini önlemektir.

Bu hâllerde verilen kaldırma ve gönderme kararı kesin olarak verilir. Hukuk yargısındaki HMK m.353/1-a düzenlemesiyle aynı mantık burada da geçerlidir: dosyanın geri gönderilmesi kararı tartışmaya açılmaz. Önemli bir usul ayrıntısı olarak, 45. maddedeki bu değişiklikler için 7589 sayılı Kanunda ayrı bir geçiş hükmü öngörülmemiştir; buna karşılık 46. madde değişikliği için açık bir geçiş kuralı konulmuştur.

Üç Yargı Kolunun Karar Repertuvarı Karşılaştırması

Aynı adı taşıyan kararlar üç yargı kolunda farklı sonuçlar doğurduğu için, elinizdeki kararın hangi kanun maddesine dayandığını görmek gerekir. Aşağıdaki tablo, istinaf mahkemesinin verebileceği kararları dayanak maddeleriyle birlikte karşılaştırır.

Karar türüHukuk (HMK)Ceza (CMK)İdari (İYUK)
Usulden ret / ön incelemem.352m.279m.45/5-a
Başvurunun esastan reddim.353/1-b-1m.280/1-am.45/3-a
Gerekçe değiştirerek retm.353/1-b-2m.280/1-a (303 atfı)m.45/3-b
Maddi yanlışlığı düzelterek retm.353/1-b-2m.280/1-a, b, c, dm.45/3-c
Kaldırma + esas hakkında yeniden kararm.353/1-b-2, 3m.280/2 (duruşmalı)m.45/4
Kaldırma / bozma + göndermem.353/1-a (6 hâl, kesin)m.280/1-e, fm.45/5 (7 hâl, kesin)
Duruşma açılmasım.356m.280/1-g—

Tablodaki en dikkat çekici fark, “kaldırma + gönderme” satırındadır. Hukuk yargısında altı, idari yargıda yedi hâl sayılmıştır ve her ikisinde de liste kapalıdır. Ceza yargısında ise gönderme, hukuka kesin aykırılık hâllerine ve kovuşturma şartı eksikliğine bağlanmıştır. Üç kolda da ortak eğilim aynıdır: dosyayı geri göndermek istisna, uyuşmazlığı istinaf aşamasında bitirmek kuraldır.

İkinci fark duruşma satırındadır. İdari yargılama yazılılık ilkesine dayandığı için bölge idare mahkemesinde duruşma açılması istisnaidir; ceza istinafında ise duruşma açılması asıl inceleme yöntemlerinden biridir.

Hangi İstinaf Kararı Temyiz Edilebilir?

İstinaf mercii karar verdikten sonraki soru, bu kararın temyiz edilip edilemeyeceğidir. Hukuk yargısında HMK m.362, temyiz edilemeyen kararları sayar: parasal sınırın altında kalan davalara ilişkin kararlar, sulh hukuk mahkemesinin görevine giren belirli davalar, görev ve yetkiye ilişkin kararlar, çekişmesiz yargı işleri, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin kararlar, geçici hukuki korumalar ve m.353/1-a kapsamındaki kaldırma-gönderme kararları.

Bu maddeye 7589 sayılı Kanunun 25. maddesiyle yeni bir üçüncü fıkra eklendi. Buna göre, istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, HMK m.341/2’deki parasal sınırın üzerinde olması hâlinde karar temyiz edilebilir. İki istisna konuldu: bölge adliye mahkemesinin yeniden verdiği kararla ilk derece kararı arasındaki farkın bu sınırı geçmemesi ve kararın yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması. Bu düzenleme mevzuat sitelerinin kanun metinlerine henüz işlenmemiş olabilir; dayanak Resmî Gazete metnidir.

Ceza yargısında ölçüt farklıdır. CMK m.286/1 uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir; ikinci fıkra ise ceza miktarına ve suç türüne göre uzun bir istisna listesi getirir. Beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin esastan ret kararları, adli para cezalarına ilişkin her türlü karar ve on yıl ya da daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararlarına ilişkin esastan ret kararları bu listede yer alır.

İdari Yargıda Yeni Danıştay Temyiz Yolu

İdari yargıda temyiz, kural olarak İYUK m.46/1’de sayılan dava türleriyle sınırlıdır: düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları, belirli parasal sınırı aşan davalar, meslekten veya kamu görevinden çıkarma sonucunu doğuran işlemler, imar planları ve parselasyon uyuşmazlıkları, müşterek kararnameyle yapılan atamalar ve maddede sayılan diğer başlıklar. Bu liste dışındaki davalarda bölge idare mahkemesi kararı kesindi.

7589 sayılı Kanunun 6. maddesiyle bu tablo değişti. Maddenin (c) bendi yürürlükten kaldırıldı ve maddeye ikinci fıkra eklendi: birinci fıkra kapsamında olmayan davalarda, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir. Altı istisna sayıldı; bunların başında idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar gelir.

Bu istisna, aynı kanunun 4. maddesiyle birlikte okunmalıdır: 2576 sayılı Kanunun 7. maddesindeki tek hâkim sınırı yirmi beş binden dört yüz seksen altı bin liraya yükseltildi. Yani tek hâkimle görülecek dava sayısı çok arttı ve bu davalar yeni temyiz yolunun dışında bırakıldı. Kanunun geçiş hükmü de nettir: m.46 değişiklikleri yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlara uygulanır; tek hâkim sınırı ise bu tarihten sonra açılan davalarda geçerlidir.

Kaldırma Kararından Sonra İlk Derece Mahkemesi Ne Yapar?

Kaldırma ya da bozma kararı üzerine dosyayı devralan mahkeme, kararın gerekçesindeki eksikliği gidermek zorundadır. Ceza yargısında bu noktada önemli bir sınır vardır: ilk derece mahkemesinin bölge adliye mahkemesi kararına karşı direnme yetkisi bulunmamaktadır. Yargıtay bozmalarında tanınan direnme imkânı, istinaf bozmaları bakımından öngörülmemiştir.

Yargıtay aşamasında ise dosyanın nereye gideceği CMK m.304’te ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bozma kararı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkinse dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir. Hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddine ilişkinse dosya ilk derece mahkemesine ya da Yargıtay’ca uygun görülürse bölge adliye mahkemesine gönderilir. Diğer hâllerde dosya, hükmü bozulan bölge adliye mahkemesine veya başka bir bölge adliye mahkemesine gider.

Hukuk davalarında kaldırma kararı sonrası yargılama yeniden görülür ve verilen yeni karara karşı kanun yolları yeniden açılır. Bu, sürecin uzamasının başlıca sebebidir; dosyanın ilk derece ile istinaf arasında bir kez daha gidip gelmesi ihtimali doğar. Kanun koyucunun 2026 değişikliğiyle gönderme hâllerini daraltmasının arkasındaki gerekçe de tam olarak budur.

Karar “Kesin” İse Elde Ne Kalır?

İstinaf mercii kesin bir karar vermişse olağan kanun yolları kapanır, fakat hukuk düzeni tümüyle boş değildir. Hukuk davalarında HMK m.363, kesin olarak verilen kararlara karşı Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulabileceğini düzenler. Bu yolda verilen bozma kararı, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz; işlevi içtihat birliğini sağlamaktır.

Ceza yargısında olağanüstü kanun yolları daha geniştir: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesi. 7589 sayılı Kanun bu alanda da bir değişiklik yaptı ve CMK m.308’in birinci fıkrasını değiştirdi; geçiş hükmüne göre bu değişiklik yalnızca yürürlükten sonra teslim edilen dosyalarda uygulanır.

Son aşamada Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru gündeme gelir. Başvuru için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması aranır ve süre, nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gündür. Bu yolun nasıl işlediğini Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru nasıl yapılır yazımızda adım adım anlattık.

Kararı Doğru Okumak Sonraki Adımı Belirler

Elinize ulaşan istinaf kararının hangi türde olduğunu tespit etmek, atılacak adımı ve takvimi birlikte belirler. Esastan ret kararı temyiz süresini başlatır; kaldırma ve gönderme kararı kesindir ve dosyanın ilk derece mahkemesinde takip edilmesini gerektirir; yeniden esas hakkında verilen karar ise temyiz sınırlarına göre değerlendirilmelidir. Kararın başlığı yerine dayandığı kanun maddesine bakmak, bu üçünü ayırmanın en güvenilir yoludur.

2026 yılında yapılan değişiklikler tabloyu daha da hareketlendirdi. İdari yargıda gönderme hâlleri sayıldı, yeni bir Danıştay temyiz yolu açıldı, hukuk yargısında yeniden esas hakkında verilen kararların temyizi ayrı bir fıkraya bağlandı. Bu düzenlemelerin bir kısmı yalnızca belirli tarihten sonra verilen kararlara uygulandığı için, dosyanızdaki kararın tarihi de en az içeriği kadar önemlidir.

Kanun yolu aşamasının iki yan konusu da çoğu zaman aynı dosyada gündeme gelir. İdari uyuşmazlıklarda kararın yürütülmesinin durdurulup durdurulmayacağı ve bu kararın ne zaman çıkacağı ayrı bir takvim doğurur; bunu yürütmeyi durdurma kararı kaç günde çıkar yazımızda inceledik. Ceza dosyalarında ise kanun yolunda geçen sürenin zamanaşımına etkisi belirleyici olabilir; bu hesabı Yargıtay’da bekleyen dosya zaman aşımı kaç yıldır yazımızda ayrıntılandırdık.

Kanun yolu aşamasındaki bir dosyada hangi kararın ne anlama geldiğini ve hangi süreye tabi olduğunu değerlendirmek için iletişim sayfasındaki bilgilerden bize ulaşabilir, dosyanızın bulunduğu aşamayı birlikte gözden geçirebilirsiniz. Çalışma alanlarımız sayfasında ilgilendiğimiz uyuşmazlık türlerini görebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İstinaf mahkemesinin verebileceği kararlar nelerdir?

İstinaf mercii ön incelemede usulden ret kararı verebilir; asıl incelemede başvuruyu esastan reddedebilir, kararı düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurabilir veya kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilir. Ceza dosyalarında ayrıca duruşma açıp yeniden hüküm kurulmasına karar verilebilir.

İstinaf mahkemesi kararı onar mı?

Hayır. Onama temyiz merciine ait bir terimdir. İstinaf mercii ilk derece kararını hukuka uygun bulduğunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir; sonuç olarak ilk derece hükmü ayakta kalır ancak bu bir onama kararı değildir.

Kaldırma kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. HMK m.353/1-a kapsamındaki kaldırma ve gönderme kararı kesin olarak verilir ve HMK m.362/1-g uyarınca temyiz edilemez. İdari yargıda da İYUK m.45/5’teki kaldırma ve gönderme kararı kesin olarak verilir.

İstinaf başvurusunun esastan reddi ne demek?

Bölge adliye mahkemesinin dosyayı incelediğini ve ilk derece kararında hukuka aykırılık bulmadığını gösterir. İlk derece hükmü yürürlükte kalır. Temyiz yolu açıksa süre bu kararın tebliğiyle başlar, kapalıysa karar kesinleşir.

Bölge idare mahkemesi dosyayı hangi hâllerde geri gönderir?

7589 sayılı Kanunla değişen İYUK m.45/5’te yedi hâl sayılmıştır: usule ilişkin nihai kararlara karşı başvurunun haklı bulunması, görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut yasaklı hâkim tarafından bakılmış olması, dilekçe reddi gerekirken karar verilmesi, eksik veya yanlış hasım, talep hakkında karar verilmemesi, keşif/bilirkişi eksikliği ve duruşma yapılmaması. Bu hâller dışında gönderme kararı verilemez.

Ceza dosyasında bozma kararı ne zaman verilir?

CMK m.289’da sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinden biri varsa veya soruşturma/kovuşturma şartı gerçekleşmemiş, önödeme ya da uzlaştırma usulü uygulanmamışsa hüküm bozulur ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.

İstinaf mahkemesi ceza miktarını artırabilir mi?

Duruşma açılarak yapılan incelemede bölge adliye mahkemesi ilk derece hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurabilir. Ancak yalnızca sanık lehine başvurulmuş dosyalarda cezanın ağırlaştırılmasını engelleyen aleyhe değiştirme yasağı gözetilir.

İstinaf kararına karşı temyiz her zaman mümkün mü?

Hayır. Hukuk davalarında HMK m.362’deki liste, ceza dosyalarında CMK m.286/2’deki istisnalar, idari yargıda ise İYUK m.46’daki dava türleri temyiz kapısını daraltır. Kararınızın temyiz edilebilirliği dava türüne, miktara ve ceza süresine göre değişir.

Bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği karar temyiz edilebilir mi?

7589 sayılı Kanunla İYUK m.46’ya eklenen ikinci fıkra bu imkânı getirdi: birinci fıkra kapsamı dışındaki davalarda kaldırma üzerine yeniden verilen kararlar tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir. Tek hâkimle görülen davalar da dâhil altı istisna vardır.

İlk derece mahkemesi istinaf kararına direnebilir mi?

Ceza yargısında ilk derece mahkemesinin bölge adliye mahkemesi kararına direnme yetkisi yoktur. Yargıtay bozmalarında tanınan direnme imkânı istinaf bozmaları bakımından öngörülmemiştir.

İstinafta gerekçe değiştirilerek ret kararı verilebilir mi?

Evet. İdari yargıda İYUK m.45/3-b bunu açıkça düzenler: sonuç hukuka uygun olmakla birlikte gerekçe doğru veya yeterli değilse gerekçe değiştirilerek başvurunun reddine karar verilir. Hukuk yargısında karşılığı HMK m.353/1-b-2’dir.

İstinaf mercii eksik bilirkişi incelemesini kendisi tamamlayabilir mi?

İdari yargıda evet. İYUK m.45/5’in son cümlesi, keşif veya bilirkişi incelemesi ile duruşma eksikliğini bölge idare mahkemesinin kendisi giderebileceğini düzenler. Hukuk yargısında da duruşmasız tamamlanabilecek eksiklikler istinaf aşamasında giderilir.

Kaldırma kararı sonrası dosya hangi mahkemeye gider?

Kararı veren mahkemeye, bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilir. İdari yargıda dosya kararı veren mahkemeye gider.

Kesin karara karşı yapılabilecek bir şey var mı?

Hukuk davalarında Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına temyiz yoluna başvurabilir; bu bozma kararın sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Ayrıca olağan kanun yolları tükendikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir.

İdari yargıdaki 2026 değişiklikleri derdest dosyalara uygulanır mı?

İYUK m.45 değişikliği için 7589 sayılı Kanunda ayrı bir geçiş hükmü yoktur. Buna karşılık m.46 değişikliği yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlara, tek hâkim sınırı ise bu tarihten sonra açılan davalara uygulanır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kanun yolu haritası, kararın türüne ve tarihine göre değişir; adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.