Hukuk

Km Düşürülmüş Araç Aldım Ne Yapmalıyım?

Km Düşürülmüş Araç Aldım Ne Yapmalıyım

Km düşürülmüş araç satın alındığı, çoğu zaman gösterge paneline bakılarak değil aracın geçmişindeki kayıtlar karşılaştırılarak anlaşılır. Gösterge panelindeki rakamın yanında TÜVTÜRK muayene kayıtları, yetkili servis giriş kayıtları, TRAMER hasar bildirimleri ve varsa ekspertiz raporu aynı aracın kilometresini kendi tarihiyle birlikte tutar. Kilometre düşürme fiilinin yakalanma sebebi de budur: gösterge geriye alınabilir ama bu dört kaydın hepsi birden geriye alınamaz. Aracı satın aldıktan sonra bu kayıtlardan biriyle karşılaşan alıcının önünde iki ayrı yol açılır ve bu iki yol birbirinden bağımsız işler.

Makale İçeriği

Birinci yol hukuk davasıdır ve satıcının ayıptan sorumluluğuna dayanır. İkinci yol ceza şikâyetidir ve dolandırıcılık suçuna dayanır. İkisinin muhatabı, süresi, ispat kuralı ve sonucu farklıdır; birinden sonuç alınamaması diğerini etkilemez. Aşağıdaki başlıklar bu iki yolu kanun metni, Yargıtay kararları ve 27 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren yeni yönetmelik üzerinden ayrı ayrı ele alıyor.

Kısaca

Km düşürülmüş araçta en sık yapılan hata, iki yılın dolduğunu sanıp dava açmaktan vazgeçmektir.

  • Kilometre düşürme gizli ayıptır: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bunu 24.10.2022 tarihli kanun yararına bozma kararında açıkça tespit etmiştir.
  • Satıcı kilometreyi kendisi düşürmese bile sorumludur: TBK m.219/2 satıcıyı ayıbın varlığını bilmese dahi sorumlu tutar.
  • İki yıllık zamanaşımı her olayda işlemez: TBK m.231/2 ağır kusurlu satıcıyı bu süreden yararlandırmaz; 6502 m.12/3 ise hile ile gizlenen ayıpta zamanaşımı hükümlerinin hiç uygulanmayacağını söyler.
  • Noterdeki sorumsuzluk kaydı ağır kusur varsa geçersizdir: TBK m.221 bu tür anlaşmaları kesin hükümsüz sayar.
  • Alıcının kilometreyi önceden sorgulama yükümlülüğü yoktur: Yargıtay 11. Ceza Dairesi 18.09.2025 tarihli kararında beraat hükmünü bu gerekçeyle bozmuştur.
  • Galericiden alınan araçta dayanak yönetmelik değişti: 2018 tarihli yönetmelik 27.08.2024 tarihli yeni yönetmeliğin 32. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Km Düşürülmüş Araç Nasıl Anlaşılır?

Kilometre müdahalesi neredeyse hiçbir zaman gösterge paneline bakılarak anlaşılmaz. Anlaşılmasını sağlayan şey, aracın geçmişinde tarih damgası taşıyan ve birbirinden bağımsız tutulan kayıtların karşılaştırılmasıdır. Bir kaydın gösterdiği kilometre, kendisinden sonraki bir tarihte tutulan kaydın gösterdiğinden yüksekse ortada geriye alma vardır. Yargıtay kararlarına konu olan dosyaların tamamı bu basit karşılaştırmayla açılmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/6482 esas sayılı dosyasında alıcı, aracın 2015’te 277.000, 2017’de 299.000, 2019’da ise 130.000 kilometrede göründüğünü belgelemişti. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2025/1928 esas sayılı dosyasında ise araç göstergede 192.000 kilometre gösterirken yetkili servis sorgusunda gerçek kilometrenin 308.477 olduğu ortaya çıkmıştı. Aynı dosyada 24.12.2018 ile 02.02.2021 arasındaki iki yılı aşkın sürede aracın yalnızca 4.053 kilometre yol yapmış görünmesi de ayrı bir işaret sayılmıştır.

Uzun bir dönemde anormal derecede düşük yol yapılmış görünmesi, tek başına kesin delil olmasa da kayıtların çekilmesi için yeterli bir şüphe doğurur. İkinci bir işaret, gösterge panelinin sökülmüş veya değiştirilmiş olmasıdır; Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2022/986 esas sayılı dosyasında sanık önce göstergenin değiştirildiğini, sonra tamir edildiğini söyleyerek çelişkiye düşmüş ve bu çelişki mahkûmiyet gerekçesi olmuştur.

Kayıt Nereden alınır Ne gösterir
Muayene kayıtları TÜVTÜRK istasyonları ve genel müdürlüğü Her muayene tarihindeki kilometre
Yetkili servis kayıtları Markanın yetkili servisi Bakım ve onarım girişlerindeki kilometre
TRAMER hasar kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Hasar bildirimi tarihindeki kilometre ve hasar tutarı
Ekspertiz raporu Raporu düzenleyen ekspertiz işletmesi Satıştan önceki kilometre, boyalı ve değişen parçalar
Tescil ve satış geçmişi Trafik tescil birimi Aracın önceki maliklerini ve devir tarihlerini

Bu kayıtların bir kısmına araç sahibi doğrudan ulaşabilir. Hasar geçmişi için sorgulama yollarını araç hasar kaydı sorgulama başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak anlattık. Ulaşılamayan kayıtlar için ise dava dilekçesinde veya şikâyet dilekçesinde bu belgelerin ilgili kurumdan getirtilmesi talep edilir; mahkeme ve savcılık bu talebi karşılamakla yükümlüdür.

Kilometresi Düşürülmüş Araç Muayeneden Geçer mi?

Araç muayenesi kilometre doğrulaması yapan bir işlem değildir. Muayene istasyonu fren, aydınlatma, emisyon, süspansiyon gibi güvenlik ve çevre kalemlerini denetler; kilometre bilgisi ise denetimin konusu değil, muayene sırasında kaydedilen bir veridir. Bu nedenle kilometresi geriye alınmış bir araç, teknik olarak sorunsuzsa muayeneden geçer ve muayeneden geçmiş olması aracın kilometresinin doğru olduğu anlamına gelmez.

Ancak muayene sırasında kaydedilen bu veri, sonradan en güçlü delillerden biri hâline gelir. Sistem her muayenede o günkü kilometreyi tarihiyle birlikte saklar. Aracın bir sonraki muayenesinde daha düşük bir rakam girildiğinde kayıtlar arasında çelişki oluşur ve bu çelişki geriye dönük olarak okunabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/6482 esas sayılı kararında kilometrenin düşürüldüğü, bilirkişi raporu ve TÜVTÜRK muayene raporları birlikte değerlendirilerek sabit kabul edilmiştir.

Muayene randevusu ve süreçle ilgili pratik bilgiler için araç muayene randevusu nasıl alınır başlıklı yazımıza bakabilirsiniz. Satın almadan önce aracın muayene geçmişindeki kilometre bilgilerini görmek, satın aldıktan sonra dava açmaktan çok daha az maliyetli bir adımdır.

Km Oynanmış Araç Aldım Ne Yapmalıyım?

İlk yapılması gereken şey satıcıyla tartışmak değil, kaydı sabitlemektir. Kilometre farkını ortaya koyan belgeler dosya hâline getirilmeden yapılan görüşmeler çoğu zaman satıcının aracı elden çıkarmasına veya kayıtların takibini zorlaştırmasına yarar. Muayene kayıtları, servis kayıtları ve varsa ekspertiz raporu temin edilir; her belgenin tarihi ve gösterdiği kilometre bir tabloya yazılır.

İkinci adım ayıp ihbarıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıplarda alıcının ayıbı öğrenir öğrenmez satıcıya bildirmesini ister. Bu bildirim, sonradan “zamanında haber vermedi” savunmasının önünü kesen adımdır. Bildirimin noter ihtarnamesiyle yapılması ispat kolaylığı sağlar; iadeli taahhütlü mektup da geçerlidir ancak içeriğin ispatı zayıf kalır.

Üçüncü adım tercih edilecek hakkın belirlenmesidir. Aracı iade edip parayı geri almak, aracı alıkoyup bedelden indirim istemek, onarım istemek veya ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini istemek arasında seçim yapılır. Bu seçim dilekçede açıkça yazılmalıdır; çünkü hangi hakkın kullanıldığı, davanın değerini ve bilirkişiden istenecek incelemeyi doğrudan belirler.

Dördüncü adım ceza şikâyetidir ve hukuk davasından bağımsızdır. Şikâyet, aracı satan kişiye ve kilometreyi düşürdüğü tespit edilen önceki maliklere yöneltilebilir. Savcılığın takipsizlik kararı vermesi hukuk davasını etkilemez; tersine, hukuk davasında ayıbın sabit olması da ceza dosyasında mahkûmiyet anlamına gelmez. İki dosyanın ispat ölçütü farklıdır.

Km Düşürülmüş Araç Gizli Ayıp Sayılır mı?

Sayılır ve bu tespit Yargıtay uygulamasında yerleşmiştir. Ayrımın önemi şuradan gelir: açık ayıplarda alıcının aracı devraldıktan sonra derhâl gözden geçirip bildirim yapması beklenir, bu yapılmazsa mal ayıbıyla kabul edilmiş sayılır. Gizli ayıpta ise bu külfet işlemez; TBK m.223/2 olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıplarda bu hükmün uygulanmayacağını açıkça yazar.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2012/11979 esas sayılı kararı, kilometre değiştirilmesinin açık ayıp olarak kabul edilemeyeceğine, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğuna hükmetmiştir. Aynı yaklaşım 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/6482 esas sayılı kararında sürdürülmüş, ilk derece mahkemesinin gizli ayıp tespiti “isabetli” bulunmuştur. Yani gösterge panelinde yazan rakama bakarak kilometrenin geriye alındığını anlamak beklenen bir davranış değildir.

Bu nokta ceza tarafında da karşımıza çıkar. Bazı savcılıklar, alıcının satın almadan önce sorgulama yapmamış olmasını kusur sayarak takipsizlik kararı vermektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2022/986 esas sayılı 18.09.2025 tarihli kararında katılan vekilinin temyiz sebebi doğrudan buydu: alıcının TÜVTÜRK’e mesaj göndererek kilometre bilgisini öğrenme zorunluluğu bulunmuyordu. Yargıtay bu itirazı yerinde görerek beraat hükmünü bozmuştur.

Kilometresi Düşürülmüş Araç Yargıtay Kararı ve Getirdiği Ölçüt

Damarın en belirleyici kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/6482 esas, 2022/8092 karar sayılı 24.10.2022 tarihli kanun yararına bozma kararıdır. Olayda alıcı, 21.300 TL bedelle satın aldığı aracın kilometresinin düşürüldüğünü muayene sırasında öğrenmiş, satıcı ise kilometreyi kendisinin düşürmediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi bu savunmayı kabul edip davayı reddetmiş, kararı Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz etmiştir.

Yargıtay, satıcının ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle ayıpların varlığını bilmese dahi alıcıya karşı sorumlu olduğunu belirterek kararı bozmuştur. Kararda ayrıca ikinci bir nokta daha vardır: satış sözleşmesinde bedel 7.500 TL yazmasına rağmen alıcı aracı 21.300 TL’ye aldığını iddia etmişti ve Yargıtay bu iddiaya ilişkin delillerin de incelenmesi gerektiğini söylemiştir.

İkinci belirleyici karar 3. Hukuk Dairesi’nin 2020/5500 esas, 2021/6438 karar sayılı 14.06.2021 tarihli kararıdır. Bu kararda bedel indiriminin hesaplanma yöntemi ortaya konmuş, ayrıca aracın dava sürerken üçüncü kişiye satılmış olmasının alıcının hakkını ortadan kaldırmadığı, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince değer kaybının hükmedilebileceği belirtilmiştir. Karar bir başka açıdan da öğreticidir: aracın teslim tutanağında galerinin kaşesinin bulunması, galerinin sorumluluğunu tereddütsüz hâle getirmiştir.

Ceza tarafında ise iki taze karar öne çıkar. 11. Ceza Dairesi’nin 2025/1928 esas, 2025/12292 karar sayılı 29.09.2025 tarihli kararı, “olay borçlar hukukundaki ayıplı mal kurumunun konusunu oluşturan hukuki ihtilaftır” gerekçesiyle verilen takipsizlik kararını hatalı bulmuş ve soruşturmanın genişletilmesi gerektiğine hükmetmiştir. 2022/986 esas sayılı 18.09.2025 tarihli karar ise istinaf mahkemesinin beraat hükmünü bozarak mahkûmiyet gerektiğini belirtmiştir.

Satıcı Kilometreyi Kendisi Düşürmediyse Sorumlu Olur mu?

Hukuk davasında sorumlu olur. Türk Borçlar Kanunu’nun 219. maddesinin ikinci fıkrası tek cümledir ve tartışmaya yer bırakmaz: satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Satıcının kilometreyi kendisinin düşürmemiş olması, hatta düşürüldüğünden haberdar olmaması sorumluluğunu kaldırmaz; çünkü ayıba karşı tekeffül kusura değil, sözleşmeye dayanan bir sorumluluktur.

Uygulamada en sık karşılaşılan savunma budur ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/6482 esas sayılı kararında bu savunmayı kabul eden ilk derece kararını bozmuştur. Satıcı, ödediği bedeli kendisine aracı satan kişiden isteyebilir; ancak bu, alıcıya karşı sorumluluğunu ertelemez veya ortadan kaldırmaz. Zincirdeki her satıcı kendi alıcısına karşı sorumludur.

Ceza davasında ise durum tersine döner. Dolandırıcılık kasıtla işlenen bir suçtur; kilometrenin düşürüldüğünü bilmeyen ve bunu gizlemek gibi bir iradesi olmayan satıcı hakkında mahkûmiyet kurulamaz. Bu yüzden soruşturmalarda kilometrenin kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespiti kritik önem taşır; Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararlarında bu araştırmanın yapılmamış olması eksik soruşturma sayılmaktadır.

İki sorumluluk arasındaki bu fark, alıcı bakımından pratik bir sonuç doğurur: ceza dosyasından takipsizlik çıkması hukuk davasının kaybedileceği anlamına gelmez. Tersi de doğrudur; hukuk davasında satıcı tazminata mahkûm edilse bile bu, onun cezalandırılacağı sonucunu vermez.

Km Düşürülmüş Araçta Alıcının Dört Seçimlik Hakkı

Türk Borçlar Kanunu’nun 227. maddesi ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 11. maddesi alıcıya aynı dört hakkı tanır. Bu haklardan hangisinin kullanılacağını alıcı seçer; satıcı seçimi değiştiremez, yalnızca 227. maddenin son fıkrasındaki sınırlı hâllerde hâkim müdahale edebilir. Seçimin dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekir.

Hak Ne olur Km düşürmede uygulanabilirliği
Sözleşmeden dönme Araç iade edilir, bedel faiziyle geri alınır Araç hâlâ alıcıdaysa kullanılabilir
Bedelden indirim Araç alıkonur, ayıp oranında para geri alınır En sık kullanılan yol
Ücretsiz onarım Ayıp giderilir Kilometre geçmişi onarılamayacağı için işlevsiz
Ayıpsız misliyle değişim Aynı nitelikte araç verilir İkinci el araçta misli bulmak çoğu kez imkânsız

Kilometre düşürmede pratikte iki hak öne çıkar: dönme ve bedelden indirim. Onarım talebi anlamsızdır, çünkü giderilmesi istenen şey mekanik bir arıza değil, aracın geçmişine ilişkin gerçek dışı bir bilgidir ve geriye alınmış kilometre “onarılarak” ortadan kaldırılamaz. Değişim talebi de ikinci el araçta çoğu kez karşılıksız kalır; her ikinci el aracın kendine özgü bir geçmişi olduğu için ayıpsız misli bulunamaz.

Aracın elden çıkarılmış olması hakları tümüyle bitirmez. TBK m.228/2, alıcının satılanı başkasına devretmesi hâlinde ancak değerdeki eksikliğin bedelden indirilmesini isteyebileceğini söyler. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/5500 esas sayılı kararında bu durumu doğrudan uygulamış, bedel iadesi talep edilmiş olmasına rağmen değer kaybına hükmedilebileceğini belirtmiştir. Ayrıca m.227/2 uyarınca seçimlik hakların yanında genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır.

Ayıp Oranında Bedelden İndirim Nasıl Hesaplanır?

Hesaplama, ödenen bedelden gelişigüzel bir yüzde düşülerek yapılmaz. Yargıtay öteden beri “nispi metot” adı verilen yöntemi uygular. Bu yöntemde tarafların kararlaştırdığı satış bedeli bir kenara bırakılır; satış tarihi itibarıyla aracın gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı hâldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenir, bu iki değer birbirine bölünerek bulunan oran satış bedeline uygulanır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/5500 esas sayılı kararında bu yöntemi lafzen tarif etmiş ve doktrindeki diğer yöntemlere (mutlak metot ve tazminat metodu) rağmen Dairenin ve Yargıtay’ın nispi metodu benimsediğini belirtmiştir. Bu, dilekçede talep edilecek rakamın bilirkişi incelemesine bağlı olduğu anlamına gelir; peşinen kesin bir tutar yazmak çoğu zaman mümkün değildir.

Kilometrenin araç değerine etkisi, aracın yaşı ve segmentine göre değişir. Aynı kararda bilirkişi, belli bir yaşın üzerindeki taşıtta kat edilen mesafenin fiyata etkisinin azaldığını belirtmişti. Kilometrenin değere etkisini değer kaybı hesaplamasında araç kilometresi nasıl etki eder başlıklı yazımızda ayrıca ele aldık; hasar kaydının etkisi için de 100.000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür yazımıza bakılabilir.

Bedelden indirim talebinin yanında ayrıca zarar kalemleri istenebilir. TBK m.229, sözleşmeden dönme hâlinde ödenen bedelin faiziyle iadesini, yargılama giderlerini ve satılan için yapılan giderleri, ayrıca ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesini sayar. Aynı maddenin son cümlesine göre satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.

Ayıplı Araç Davası Kime Karşı Açılır?

Dava, aracı satan kişiye karşı açılır. Ayıba karşı tekeffül sözleşmeden doğan bir sorumluluk olduğu için muhatap, alıcının sözleşme yaptığı kişidir; kilometreyi fiilen düşüren kişi başkası olsa bile davanın davalısı satıcıdır. Aracı galeriden alan kişi galeriye, şahıstan alan kişi o şahsa yöneltir.

Galeriden alınan araçlarda satıcı sıfatının kimde olduğu bazen tartışmalı hâle gelir; bazı galeriler işlemi “aracı sahibinden aldınız, biz sadece aracılık ettik” biçiminde konumlandırır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/5500 esas sayılı kararında bu savunmayı, araç teslim tutanağında galerinin kaşesinin bulunması karşısında kabul etmemiştir. Satış ilanının kimin adına verildiği, pazarlığın kiminle yapıldığı, bedelin kime ödendiği ve teslim belgesinin kim tarafından düzenlendiği bu değerlendirmede belirleyicidir.

Kilometreyi fiilen düşüren kişi sözleşmenin tarafı değilse ona karşı ayıp hükümlerine dayanılamaz; bu kişiye karşı haksız fiil hükümlerine göre tazminat davası açılabilir. Aynı kişi ceza şikâyetinin de muhatabıdır. Uygulamada aracın önceki malikleri bu yüzden soruşturma dosyasında tespit edilir; Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararlarında araç sorgu raporunda görünen malik beyanlarının alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

Aracı takasla alanlar bakımından da durum değişmez. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2016/16088 esas sayılı kararına konu olayda alıcı, bedelin bir kısmını kendi aracını takas vererek ödemişti; ilk derece mahkemesi sözleşmenin feshine, satış bedelinin, ilave ödemenin ve araca yapılan masrafların iadesine hükmetmiş, Yargıtay bu yapıyı kilometre yönünden değil, ayrı bir arıza kalemi yönünden eksik inceleme sebebiyle bozmuştur.

Ayıplı Araç Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Görevli mahkeme, aracın kimden alındığına göre değişir. Satıcı ticari veya mesleki faaliyeti kapsamında satış yapıyorsa, yani galerici veya oto ticaretiyle uğraşan bir işletmeyse, alıcı tüketici sayılır ve uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun’a tabi olur; dava tüketici mahkemesinde görülür. Satıcı kendi aracını satan bir şahıssa 6502 uygulanmaz, uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunu’nun ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre çözülür ve dava asliye hukuk mahkemesinde açılır.

Bu ayrımı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/6482 esas sayılı kararında açıkça yapmıştır: dava, konusu itibarıyla tüketici yasası hükümlerine tabi olmayıp taraflar arasındaki meselenin çözümü için 6098 sayılı Kanun’un 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Karara konu satış iki şahıs arasındaydı ve dosya asliye hukuk mahkemesinde görülmüştü.

Tüketici sayılan alıcı bakımından bir basamak daha vardır. 6502 m.68/1 uyarınca belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise hakem heyetine başvurulamaz, doğrudan dava açılır. 2026 yılı için bu sınır 186.000 TL’dir. Başvurunun nasıl hazırlanacağını tüketici hakem heyeti başvuru dilekçesi yazımızda örnekledik.

Yetkili mahkeme bakımından genel kural HMK m.6’dır: dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Tüketici davalarında 6502 m.73/5 buna bir seçenek ekler ve tüketicinin kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilmesini sağlar. Ayrıca 6502 m.73/2 uyarınca tüketici davaları harçtan muaftır; bu muafiyet şahıstan alınan araçta açılan asliye hukuk davasında geçerli değildir.

Ayıplı Araç Davası Arabuluculuk Zorunlu mu?

Cevap yine satıcının kim olduğuna bağlıdır. Tüketici mahkemesinde açılacak davalarda 6502 m.73/A uyarınca arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ancak aynı maddenin devamında önemli bir istisna vardır: tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar bu dava şartının dışındadır. Yani parasal sınırın altında kalan ve zaten hakem heyetine gitmesi gereken bir uyuşmazlık için ayrıca arabuluculuk aranmaz.

Şahıstan alınan araçta açılan asliye hukuk davası ise ne tüketici davasıdır ne de ticari dava; bu nedenle dava şartı olarak arabuluculuk aranmaz. Tarafların ihtiyari olarak arabulucuya gitmesi mümkündür ancak zorunluluk yoktur. Buna karşılık her iki taraf da tacirse ve satış ticari işletmeleriyle ilgiliyse uyuşmazlık ticari dava niteliği kazanır; bu hâlde Türk Ticaret Kanunu m.5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından arabuluculuk dava şartıdır.

Arabuluculuk aşamasında yapılacak en yaygın hata, kilometre farkına ilişkin belgeler toplanmadan görüşmeye gidilmesidir. Karşı tarafa somut kayıt gösterilemediğinde görüşme genellikle anlaşmazlıkla kapanır ve süreç yalnızca zaman kaybına dönüşür. Muayene ve servis kayıtlarının arabuluculuk görüşmesinden önce temin edilmesi, anlaşma ihtimalini belirgin biçimde artırır.

Kilometresi Düşürülmüş Araç Dava Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Bu başlık, konuyla ilgili yazıların çoğunda eksik anlatılan yerdir. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu m.231/1 uyarınca ayıptan doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İnternetteki anlatımların büyük bölümü burada durur ve “iki yıl içinde dava açmalısınız” diyerek konuyu kapatır.

Oysa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.231’in ikinci fıkrası şudur: satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Kilometresi bilerek geriye alınmış bir aracı bu durumu gizleyerek satmak, ağır kusur değerlendirmesinin tipik örneğidir. Ağır kusur sabit olduğunda iki yıllık özel süre devre dışı kalır ve TBK m.146’daki on yıllık genel zamanaşımı işler.

Tüketici tarafında hüküm daha da nettir. 6502 m.12/3 tek cümledir: ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Burada süre uzamaz, zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz. Aynı maddenin ikinci fıkrası ayrıca ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğunun bir yıldan az olamayacağını söyler; yani sözleşmeye konulacak daha kısa bir süre geçersizdir.

Durum Uygulanan hüküm Sonuç
Şahıstan alım, ağır kusur yok TBK m.231/1 Devirden itibaren 2 yıl
Şahıstan alım, satıcı ağır kusurlu TBK m.231/2 2 yıllık süre işlemez, genel zamanaşımı uygulanır
Galeriden alım, ağır kusur yok 6502 m.12/1-2 2 yıl, ikinci elde sözleşmeyle 1 yıldan aza indirilemez
Galeriden alım, ayıp hile ile gizlenmiş 6502 m.12/3 Zamanaşımı hükümleri uygulanmaz

Ayrıca TBK m.231/1’in son cümlesi bir def’i hakkı saklı tutar: alıcının iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz. Yani satıcı bakiye bedeli isterse alıcı, süre geçmiş olsa bile ayıbı savunma olarak ileri sürebilir. Ayıp ihbarının zamanında yapılmış olması bu yüzden ayrıca değerlidir.

TBK m.225 ise ihbar süresi tartışmasını satıcı aleyhine kapatır. Ağır kusurlu satıcı, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz; aynı hüküm satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da geçerlidir. Galericinin “bana zamanında haber vermedin” savunması bu ikinci cümle karşısında zayıf kalır.

Km Düşürülmüş Araç Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Dilekçenin belirleyici kısmı talep sonucudur. Seçimlik haklardan hangisinin kullanıldığı, hangi tutarın istendiği ve faizin hangi tarihten yürütüleceği açıkça yazılır. Kilometre farkına ilişkin belgeler ekte sunulur; temin edilemeyen kayıtlar için TÜVTÜRK, yetkili servis, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve trafik tescil biriminden celp talebi ayrı ayrı yazılır. Bilirkişi incelemesinin hangi soruya cevap araması gerektiği de dilekçede belirtilmelidir.

Talep edilecek tutarın önceden bilinememesi, 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda usul bakımından yeni bir çerçeveye tabidir. Daha önce bu tür talepler belirsiz alacak davası olarak açılıyordu; ancak HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu yol artık kapalıdır.

Yerine gelen düzenleme HMK m.109/4’tür. Aynı Kanun’un 20. maddesiyle eklenen bu fıkra şöyledir: alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Yani kısmi dava açılır, bilirkişi raporundan sonra talep bir kez artırılır. Artırım hakkının bir defaya mahsus olması, hangi aşamada kullanılacağının dikkatle seçilmesini gerektirir.

Bu değişiklik 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış davaları etkilemez; o dosyalar bakımından eski düzen sürer. Dilekçe hazırlanırken dava tarihinin bu eşiğin hangi tarafında kaldığı ilk bakılacak şeydir. Uygulamadaki en pahalı hata, kapanmış bir usul yolunu dilekçeye yazıp dava şartı yokluğundan ret riskine girmektir.

Ayıplı Araç Davası Ne Kadar Sürer?

Süre, bilirkişi incelemesinin kaç kez tekrarlandığına ve kararın istinaf ile temyiz aşamalarından geçip geçmediğine göre değişir. Bu tür dosyalarda tek bir ortalama vermek yanıltıcı olur; ancak Yargıtay kararlarına konu dosyaların takvimi gerçekçi bir fikir verir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2020/5500 esas sayılı dosyasında satış 2006 yılında yapılmış, kilometre düşürülmesi 2008’de öğrenilmiş, dosya bir kez bozulup yeniden görülmüş ve Yargıtay kararı 14.06.2021 tarihinde verilmiştir. 13. Hukuk Dairesi’nin 2016/16088 esas sayılı dosyasında satış 20.10.2014 tarihli, Yargıtay kararı 22.05.2019 tarihlidir. 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/6482 esas sayılı dosyasında ise satış 02.06.2020’de yapılmış, ilk derece kararı kesin olarak verilmiş ve kanun yararına bozma 24.10.2022’de gerçekleşmiştir.

Süreyi uzatan en yaygın sebep, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olması nedeniyle yeniden rapor alınmasıdır. 13. Hukuk Dairesi 2016/16088 esas sayılı kararında tam bu gerekçeyle bozma yapmış, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli gerekçeli rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Dilekçede bilirkişiye sorulacak soruların net yazılması, bu tekrarı önleyen pratik bir tedbirdir.

Km Düşürülmüş Araç İhtarname Örneğinde Bulunması Gerekenler

İhtarname, ayıp ihbarının ispatlanabilir biçimde yapılması içindir ve içeriği TBK m.223 ile m.227’nin gereklerini karşılamalıdır. Aracın plakası, şasi numarası, satış tarihi ve noter yevmiye numarası ile satış bedeli yazılır. Ardından kilometre farkının hangi kayıtla tespit edildiği tarih vererek anlatılır; bu kısım ne kadar somutsa ihtarnamenin gücü o kadar artar.

Metinde ayıbın ne zaman öğrenildiği açıkça belirtilir. Gizli ayıpta bildirim yükümlülüğü ayıbın öğrenilmesiyle doğduğu için, öğrenme tarihinin yazılması sonradan yapılacak süre tartışmalarını baştan kapatır. Ardından seçilen hak yazılır: aracın iade edilip bedelin geri istendiği mi, yoksa aracın alıkonulup bedelden indirim talep edildiği mi.

Son bölümde satıcıya makul bir süre verilir ve bu sürede talebin karşılanmaması hâlinde hukuk davası ile ceza şikâyeti yollarına başvurulacağı bildirilir. İhtarnamenin noter aracılığıyla gönderilmesi hem içeriğin hem de tebliğ tarihinin ispatını sağlar. Gönderim sonrası tebligat şerhi mutlaka alınmalı ve dava dosyasına eklenmelidir.

İhtarname bir dava dilekçesi değildir; bu nedenle içinde rakam verilecekse “fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla” ifadesi kullanılmalıdır. Bilirkişi incelemesi yapılmadan yazılan kesin bir tutar, sonradan daha yüksek bir zarar ortaya çıktığında aleyhe yorumlanabilir.

Araç Kilometre Düşürme Cezası ve Suçun Yasal Karşılığı

Kilometre düşürme, Türk Ceza Kanunu’nda kendi adıyla düzenlenmiş bağımsız bir suç değildir. Fiil, alıcıyı hileli davranışla aldatarak zararına yol açma niteliği taşıdığı için dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilir. TCK m.157’ye göre hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.

Suçun oluşması için hilenin aldatma yeteneğinde olması ve mağdurun bu hile sonucunda bir tasarrufta bulunması gerekir. Kilometre göstergesinin geriye alınması, aracın en temel değer ölçütlerinden birini gerçek dışı gösterdiği için aldatma yeteneği tartışmasız kabul edilmektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2022/986 esas sayılı 18.09.2025 tarihli kararında sanık hakkında ilk derece mahkemesince TCK m.157/1 uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmü esas alınmış, istinaf mahkemesinin beraat kararı bozulmuştur.

Dolandırıcılık şikâyete tabi bir suç değildir; savcılık öğrendiği anda resen soruşturma başlatır. Bu nedenle altı aylık şikâyet süresi gibi bir sınır söz konusu değildir. Dava zamanaşımı TCK m.66’ya göre belirlenir ve suçun basit hâli ile nitelikli hâli bakımından farklı işler. Nitelikli dolandırıcılıkla suçlanma durumunda savunma tarafının hakları için nitelikli dolandırıcılıkla suçlanıyorum yazımıza, suçun şikâyet rejimi için nitelikli dolandırıcılık şikayete tabi mi yazımıza bakabilirsiniz.

Kilometresi Düşürülmüş Araç Cezası TCK 157 mi 158 mi?

Konuyla ilgili yazıların çoğu “kilometre düşürmek nitelikli dolandırıcılıktır, cezası üç yıldan on yıla kadar hapistir” diyerek geçer. Bu, her olayda doğru değildir. Nitelikli hâllerin sayıldığı TCK m.158/1 kapalı bir listedir ve listede “araç satışı” diye bir bent yoktur; olayın nitelikli sayılabilmesi için listedeki bentlerden birine girmesi gerekir.

Kilometre düşürme olaylarında gündeme gelen bent m.158/1-h’dir: tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında suçun işlenmesi. Aracı satan kişi galerici, oto ticaretiyle uğraşan bir işletme veya filo kiralama şirketi gibi bir tacirse ve satış onun ticari faaliyeti kapsamındaysa fiil bu bende girer ve ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adli para cezasına yükselir.

Buna karşılık aracı kendi adına satan bir şahsın fiili, listedeki bentlerden birine girmediği sürece TCK m.157’nin basit hâli kapsamında kalır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2022/986 esas sayılı kararına konu olayda araç şahıslar arasında noterde devredilmişti ve ilk derece mahkemesi TCK m.157/1’i uygulamıştı. Aynı fiilin failine göre farklı maddeye girmesi, şikâyet dilekçesinde satıcının sıfatının açıkça belirtilmesini gerektirir.

Üçüncü bir ihtimal daha vardır. TCK m.158/3 uyarınca dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır. Kilometre düşürme işinin gösterge tamiri yapan kişi, aracı satan kişi ve ilan veren kişi arasında bölüşüldüğü dosyalarda bu fıkra gündeme gelebilir.

Şikayetim Takipsizlikle Kapandı, İtiraz Edebilir miyim?

Edebilirsiniz ve bu itiraz, kilometre dosyalarında sıklıkla sonuç veren bir adımdır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/1 uyarınca suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde, kararı veren savcının yargı çevresindeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

Sulh ceza hâkimliğinin üç seçeneği vardır: itirazı reddetmek, kabul ederek iddianame düzenlenmesini sağlamak veya m.173/3 uyarınca soruşturmanın genişletilmesine karar vermek. Kilometre dosyalarında Yargıtay’ın üzerinde durduğu nokta tam bu üçüncü seçenektir; çünkü bu dosyalarda takipsizlik kararları çoğu kez hiç araştırma yapılmadan verilmektedir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2025/1928 esas, 2025/12292 karar sayılı 29.09.2025 tarihli kararında savcılık, alıcının kilometre ve hasar tespitlerini basit bir araştırmayla öğrenebileceği ve olayın borçlar hukukundaki ayıplı mal kurumunun konusunu oluşturan hukuki bir ihtilaf olduğu gerekçesiyle takipsizlik vermişti. Yargıtay bu gerekçeyi hatalı bulmuş, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerekirken itirazın reddedilmesini kanuna aykırı saymıştır.

Aynı kararda ve 11. Ceza Dairesi’nin 2023/4770 esas, 2024/5998 karar sayılı 06.05.2024 tarihli ilamında hangi araştırmaların yapılması gerektiği tek tek sayılmıştır: araç sorgu raporunda görünen önceki maliklerin beyanlarının alınması, yetkili servis raporunun ve varsa TRAMER kayıtlarının getirtilmesi, önceki servis ve muayene belgelerinin celbi, kilometrenin kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespiti ve kilometre değişikliğinin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılamayacağına ilişkin teknik bilirkişi raporu alınması. İtiraz dilekçesinde bu listenin madde madde yazılması, hâkimliğin soruşturmanın genişletilmesine karar vermesini kolaylaştırır.

Km Düşürülmüş Araç Nereye Şikayet Edilir?

Şikâyetin muhatabı, ne elde edilmek istendiğine göre değişir ve üç ayrı kapı birbirinden bağımsız çalışır. Ceza sorumluluğu için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur; dilekçeye kilometre farkını gösteren belgeler ve satış sözleşmesi eklenir. Bu yol satıcının cezalandırılmasını sağlar ancak alıcının zararını gidermez.

Parasal talep için tüketici hakem heyeti veya mahkeme yolu kullanılır. Galericiden alınan araçta uyuşmazlık tutarı 2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaysa tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; üzerindeyse doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılır. Şahıstan alınan araçta bu basamak yoktur, dava doğrudan asliye hukuk mahkemesine açılır.

Üçüncü kapı idaridir ve yalnızca satıcı bir işletmeyse işler. Motorlu kara taşıtı ticareti yapan işletmeler Ticaret Bakanlığı denetimine tabidir; yönetmeliğe aykırılık hâlinde Bakanlıkça idari para cezası uygulanır ve Bakanlık bu yetkisini il müdürlükleri aracılığıyla da kullanabilir. İşletmenin tanıtım kartı, ilan ve ekspertiz yükümlülüklerini yerine getirmemesi bu kapsamda şikâyet edilebilir.

Garanti kapsamındaki arızalar için ayrı bir başvuru yolu daha vardır. Yönetmelik m.17/2, arızanın giderilmesi için öngörülen kırk beş iş günlük sürenin başlangıcında, taşıt sahibinin arızalı taşıtı işletmeye teslim ettiği tarihin veya ilgili il müdürlüğüne yazılı başvurusu üzerine il müdürlüğünce işletmeye yapılan bildirim tarihinin dikkate alınacağını söyler. Yani işletme aracı teslim almaktan kaçınıyorsa il müdürlüğüne yazılı başvuru süreyi başlatır; başvuruya satış sözleşmesinin bir örneği ile arızaya ilişkin belgeler eklenir.

Galeriden Alınan Araçta Yönetmelik Hangi Yükümlülükleri Getiriyor?

Bu başlıkta önce bir tarih düzeltmesi gerekiyor. İnternetteki anlatımların çoğu, ikinci el araç ticaretine ilişkin yükümlülükleri 13 Şubat 2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik’e dayandırır. O yönetmelik yürürlükte değildir. 27 Ağustos 2024 tarihli ve 32645 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik m.32/1 ile 2018 tarihli yönetmelik yürürlükten kaldırılmış, m.32/2 ile de diğer mevzuatta eski yönetmeliğe yapılan atıfların yeni yönetmeliğe yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

Yürürlükteki yönetmeliğin kilometre bakımından en doğrudan hükmü m.20’dir. Satışa sunulan ikinci el motorlu kara taşıtında, kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde taşıta ilişkin tanıtıcı güncel bilgilerin yer aldığı bir tanıtım kartı bulundurulur. Maddenin ikinci fıkrası kartta bulunması gereken asgari bilgileri sayar ve bu listede kilometre, boyalı ve değişen parçalar ile niteliği belirtilmek suretiyle hasar kaydı ayrı ayrı yer alır. M.21/1-a işletmelerin ilan verirken de aynı bilgilere güncel olarak yer vermesini, m.21/1-b ise üçüncü kişileri yanıltıcı bilgi ve belgelere yer vermemesini emreder.

Bu hükmün pratik değeri büyüktür. Kilometre, galericinin isteğe bağlı olarak paylaştığı bir bilgi değil, yönetmelik gereği bildirmekle yükümlü olduğu asgari bilgidir. Türk Borçlar Kanunu m.219/1 satıcıyı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu tutar. Yönetmelikle bildirilmesi zorunlu kılınmış bir bilginin gerçeğe aykırı verilmesi, ağır kusur değerlendirmesinde satıcının aleyhine sonuç doğurur.

Konu Hüküm İçerik
Tanıtım kartı m.20/2 Kilometre, boyalı ve değişen parçalar, hasar kaydı, rehin ve haciz şerhleri zorunlu bilgidir
İlan yükümlülüğü m.21/1 Aynı bilgiler ilanda da güncel olarak yer alır; yanıltıcı bilgi ve belge yasaktır
Ekspertiz raporu m.16 M1, M1G, N1 ve N1G sınıfı taşıt satışlarından önceki on gün içinde alınır
Ekspertiz istisnası m.16/3 Model yılına göre sekiz yaşın veya 160.000 kilometrenin üzerindeki taşıtlarda zorunlu değildir
Rapor saklama m.16/2 Üç nüsha düzenlenir, satıcı işletme ve ekspertiz işletmesi tarafından en az beş yıl saklanır
Garanti m.17/1 Sekiz yaş ve 160.000 kilometre altındaki taşıtlarda motor ve şanzıman ile elektrik ve elektronik sistemler üç ay veya beş bin kilometre garanti kapsamındadır
Arıza süresi m.17/2 Garanti kapsamındaki arızalar azami kırk beş iş günü içinde giderilir
Denetim ve ceza m.31 Bakanlık denetim yapar ve idari para cezası uygular; yetki il müdürlüklerine devredilebilir

Ekspertiz raporunun beş yıl saklanma yükümlülüğü, dava aşamasında çoğu kez gözden kaçan bir delil kaynağıdır. M.16/4-a uyarınca raporda asgari olarak taşıtın markası, ticari adı, cinsi, tipi, model yılı ve kilometresi yer alır. Satış öncesinde düzenlenmiş bir raporda yazan kilometre ile aracın geçmiş kayıtlarındaki kilometre karşılaştırıldığında, satıcının ayıptan haberdar olup olmadığı sorusu somut bir zemine oturur. Rapor alıcının elinde olmasa bile satıcı işletmeden ve raporu düzenleyen ekspertiz işletmesinden getirtilmesi istenebilir.

Ekspertiz raporunun zorunlu olmadığı hâller de aynı ölçüde önemlidir. Sekiz yaşın veya 160.000 kilometrenin üzerindeki taşıtlarda rapor zorunlu değildir; yani bu araçlarda böyle bir belgenin bulunmaması işletmenin ihlali değildir. Buna karşılık tanıtım kartı ve ilan yükümlülükleri yaş ve kilometre sınırına bağlanmamıştır, her ikinci el taşıt için geçerlidir.

Noter Satışında Görüldü Beğenildi Kaydı Alıcıyı Bağlar mı?

Noterde düzenlenen araç satış sözleşmelerinde sık kullanılan “araç görülmüş, beğenilmiş, mevcut hâliyle satın alınmıştır” veya “satıcının ayıptan sorumluluğu yoktur” kayıtları, ayıba karşı tekeffül sorumluluğunu kaldırmayı amaçlayan sorumsuzluk anlaşmalarıdır. Bu kayıtların geçerliliğinin bir sınırı vardır ve sınırı Türk Borçlar Kanunu m.221 çizer: satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Kilometresi bilerek geriye alınmış bir aracı bu durumu gizleyerek satmak, ağır kusurun tipik görünümüdür. Böyle bir olayda sözleşmedeki sorumsuzluk kaydı kesin hükümsüz sayılır; hâkim bu hükümsüzlüğü taraflar ileri sürmese de dikkate alır, çünkü kesin hükümsüzlük re’sen gözetilir. Kaydın matbu olması, sözleşmenin noterde düzenlenmiş olması veya alıcının imzalamış olması sonucu değiştirmez.

Sorumsuzluk kaydının işlediği alan ise dardır. TBK m.222 uyarınca satıcı, sözleşmenin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir; alıcının yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. Kilometre müdahalesi gözden geçirmeyle görülebilecek bir ayıp olmadığı için bu istisna kilometre dosyalarında satıcıya yaramaz.

Noterdeki Düşük Satış Bedeli Alıcıyı Bağlar mı?

Araç satışlarında sözleşmeye gerçek bedelden düşük bir rakam yazılması yaygın bir uygulamadır ve ayıp davası açıldığında alıcının karşısına çıkar. Bedelden indirim de sözleşmeden dönme de ödenen bedele bağlı olduğundan, sözleşmede yazan düşük rakam alacağın tavanı hâline gelme riski taşır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/6482 esas sayılı kararında bu soruna doğrudan değinmiştir. Dosyada araç satış sözleşmesinde bedel 7.500 TL olarak gösterilmiş, alıcı ise aracı düşük kilometreli zannıyla 21.300 TL’ye satın aldığını iddia etmişti. Yargıtay, alıcının bu iddiasına yönelik delillerin de incelenip değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yani sözleşmedeki rakam tartışmasız bir veri olarak alınmamış, gerçek bedelin ispatına imkân tanınmıştır.

Gerçek bedelin ispatı için banka havale ve EFT dekontları, kredi sözleşmesi, mesajlaşma kayıtları ve ilan çıktıları kullanılır. Bu belgelerin dava açılmadan önce toplanması gerekir; satış ilanı yayından kaldırıldıktan sonra içeriğine ulaşmak zorlaşır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararlarında da ilan platformundan kullanıcı bilgileri, ilan numaraları ve ilana ait bilgi ve belgelerin istenmesi araştırılması gereken hususlar arasında sayılmaktadır.

Km Düşürülmüş Araç Aldım Nasıl Satabilirim?

Bu soru hukuken tehlikeli bir yerdedir, çünkü aracı kilometresi düşük gösterilmiş hâliyle ve bu durumu bildirmeden satmak, bu kez satan kişiyi dolandırıcılık suçunun faili konumuna sokar. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2022/986 esas sayılı kararında mahkûmiyet gerekçesi olarak açıkça, sanığın aracın orijinal kilometresinde değişiklik olduğunu sattığı kişiye bildirmemiş olması gösterilmiştir.

Doğru yol, durumu yeni alıcıya yazılı olarak bildirmektir. Bildirim satış sözleşmesine veya ayrı bir belgeye yazılır; aracın gerçek kilometresinin tespit edilebildiği ölçüde belirtilmesi ve elde bulunan kayıtların alıcıya verilmesi gerekir. Böyle bir bildirimde alıcı ayıbı bilerek satın almış olacağından TBK m.222 uyarınca satıcının sorumluluğu doğmaz.

Bu bildirimin bedele yansıyacağı açıktır ve zaten satıcının zararı burada somutlaşır. Alıcının kendi satıcısına karşı açacağı bedelden indirim davasında talep edeceği tutar, aracı elden çıkarırken uğradığı bu farkla doğrudan ilişkilidir. Aracın satılmış olması dava hakkını ortadan kaldırmaz; TBK m.228/2 bu hâlde değerdeki eksikliğin bedelden indirilmesinin istenebileceğini söyler ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/5500 esas sayılı kararında bu hükmü uygulamıştır.

Kilometresi Düşürülmüş Araç Nasıl Düzeltilir?

Gösterge panelindeki rakamın gerçek kilometreye getirilmesi teknik olarak mümkündür ancak hukuken çözüm değildir ve tek başına yapıldığında yeni bir sorun üretir. Aracın geçmiş kayıtlarındaki çelişki, gösterge düzeltilse bile ortadan kalkmaz; muayene, servis ve hasar kayıtları yerinde durmaya devam eder.

Yapılması gereken şey rakamı değiştirmek değil, gerçeği belgelemektir. Aracın geçmişindeki kayıtlar bir araya getirilerek gerçek kilometrenin hangi tarihte ne olduğu ortaya konur; bu belgeler saklanır ve aracın sonraki satışında alıcıya verilir. Yetkili serviste yapılan işlemlerde kilometre bilgisinin doğru kaydedilmesi, zaman içinde tutarlı bir kayıt zinciri oluşturur.

Gösterge üzerinde kendi başına müdahale yapılması ise ayrıca risklidir. Kilometreyi yükseltmek de bir müdahaledir ve aracın kayıt geçmişiyle örtüşmediğinde sonraki uyuşmazlıklarda kimin ne zaman müdahale ettiği tartışmasını karmaşıklaştırır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararlarında soruşturmanın odağının “kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğü” olması bu yüzdendir.

Km Düşürülmüş Araç Satmanın Cezası Nedir?

Kilometresi düşürülmüş aracı bu durumu bilerek ve gizleyerek satmak dolandırıcılık suçunu oluşturur. Satıcı şahıssa TCK m.157 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası, tacir veya şirket adına hareket eden bir kişiyse ve satış ticari faaliyeti kapsamındaysa TCK m.158/1-h uyarınca üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gündeme gelir.

Kilometrenin fiilen kim tarafından düşürüldüğü, ceza sorumluluğunun kimde olduğunu belirler. Kilometreyi düşürmemiş ve düşürüldüğünü de bilmeyen satıcı hakkında dolandırıcılıktan mahkûmiyet kurulamaz; ancak bu kişinin hukuk davasındaki sorumluluğu devam eder. Buna karşılık kilometre farkını bilerek satan kişi, düşürme işlemini kendisi yapmamış olsa bile hileli davranışla aldatma unsurunu gerçekleştirmiş olur.

Ticari işletmeler bakımından cezai sorumluluğun yanında idari yaptırım da söz konusudur. Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik m.31 uyarınca Bakanlık denetim yapar ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında idari para cezası uygular. Tanıtım kartında veya ilanda kilometre bilgisinin gerçeğe aykırı verilmesi bu kapsamdadır.

Km Düşürülmüş Araç Davalarında Sık Yapılan Altı Hata

Birincisi, iki yıllık sürenin dolduğunu düşünerek dava açmaktan vazgeçmektir. TBK m.231/2 ve 6502 m.12/3 karşısında ağır kusur veya hile bulunan olaylarda bu süre belirleyici değildir; dosyanın hangi kategoriye girdiği ölçülmeden süre kararı verilmemelidir.

İkincisi, ayıp ihbarını hiç yapmadan doğrudan dava açmaktır. Gizli ayıpta ihbar külfeti hafiflese de, öğrenme tarihinden sonra makul sürede yapılmış yazılı bir bildirimin dosyada bulunması satıcının bu yöndeki savunmasını baştan boşa çıkarır.

Üçüncüsü, belgeleri toplamadan satıcıyla pazarlığa oturmaktır. Görüşme sonuçsuz kaldığında araç el değiştirmiş, ilan kaldırılmış ve kayıtlara ulaşmak zorlaşmış olur. Belge toplama her zaman ilk adımdır.

Dördüncüsü, ceza şikâyeti ile hukuk davasını birbirinin alternatifi sanmaktır. İkisi bağımsız yollardır; savcılığın takipsizlik kararı hukuk davasını, hukuk davasındaki kabul de ceza dosyasını bağlamaz.

Beşincisi, takipsizlik kararına itiraz süresini kaçırmaktır. CMK m.173/1 uyarınca süre tebliğden itibaren on beş gündür ve bu süre kesindir. İtiraz dilekçesinde yapılmamış araştırmaların tek tek sayılması, soruşturmanın genişletilmesi kararı alınmasını kolaylaştırır.

Altıncısı, dilekçede kapanmış bir usul yolunu kullanmaktır. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır; 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda kısmi dava açılıp m.109/4’teki bir defaya mahsus artırım hakkının kullanılması gerekir.

Aracınızda Kilometre Farkı Tespit Ettiyseniz

Kilometre dosyalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman hukuki argümandan önce belgelerin hangi sırayla ve ne zaman toplandığıdır. Kayıtlar sabitlenmeden yapılan görüşmeler süre kaybettirir; süre kaybı ise hem delillere ulaşmayı hem de talep edilebilecek tutarı etkiler. Aracınızın muayene, servis veya hasar kayıtlarında kilometre çelişkisi görüyorsanız, dosyanızın hangi kanuna tabi olduğunu ve hangi sürelerin işlediğini belgeleriniz üzerinden değerlendirmek gerekir. Ankara tazminat avukatı sayfasındaki iletişim kanalları bu değerlendirme için randevu almanıza açıktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Km düşürülmüş araç alınır mı?

Alınabilir ancak bedelin bu durum bilinerek belirlenmesi ve durumun sözleşmeye yazılması gerekir. Ayıbı bilerek satın alan kişi TBK m.222 uyarınca sonradan satıcıya başvuramaz; buna karşılık aracı sonraki satışta bildirmeden elden çıkarmak dolandırıcılık sorumluluğu doğurur.

Km oynanmış araç alınır mı?

Aynı kural geçerlidir. Satın almadan önce muayene ve servis kayıtlarındaki kilometre bilgileri karşılaştırılmalı, ekspertiz raporu varsa istenmelidir. Sekiz yaşın veya 160.000 kilometrenin altındaki taşıtlarda satıcı işletmenin satış öncesi ekspertiz raporu alması yönetmelik gereğidir.

Kilometresi düşürülmüş araç davası nerede açılır?

Satıcı galerici veya oto ticaretiyle uğraşan bir işletmeyse tüketici mahkemesinde, kendi aracını satan bir şahıssa asliye hukuk mahkemesinde açılır. Tüketici sayılan alıcıda uyuşmazlık tutarı 2026 için 186.000 TL’nin altındaysa önce tüketici hakem heyetine başvurulur.

Kilometresi düşürülmüş araç dava dilekçesi ile suç duyurusu aynı belge midir?

Değildir. Dava dilekçesi mahkemeye verilir ve parasal talep içerir; suç duyurusu Cumhuriyet Başsavcılığına verilir ve cezalandırma ister. İkisinde de aynı kayıtlar delil olarak kullanılır ancak talep sonuçları ve muhatapları farklıdır.

Km si düşürülmüş araç dava zamanaşımı ne zaman dolar?

Kural olarak devirden itibaren iki yıldır. Ancak satıcı ayıplı devirde ağır kusurluysa TBK m.231/2 uyarınca bu süreden yararlanamaz; tüketici işlemlerinde ayıp hile ile gizlenmişse 6502 m.12/3 uyarınca zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz.

Km si oynanmış araç dava dilekçesi neleri içermeli?

Aracın plaka ve şasi bilgileri, satış tarihi ve bedeli, kilometre farkının hangi kayıtla tespit edildiği, seçilen hak, talep edilen tutar ve celbi istenen kayıtların listesi yazılır. Bilirkişiye sorulacak sorular da dilekçede belirtilmelidir.

Km siyle oynanmış araç dava açmadan çözülebilir mi?

Çözülebilir. Noter ihtarnamesiyle yapılan bildirim üzerine satıcı bedelden indirim yapmayı kabul ederse uyuşmazlık sulhle sonuçlanır. Tüketici işlemlerinde hakem heyeti kararı da yargılama olmadan sonuç verir.

Araç kilometre düşürme nasıl anlaşılır?

Muayene, yetkili servis, TRAMER ve varsa ekspertiz kayıtlarındaki kilometreler tarih sırasına dizilerek karşılaştırılır. Sonraki tarihli bir kayıtta daha düşük kilometre görünmesi veya uzun bir dönemde anormal derecede az yol yapılmış olması müdahale işaretidir.

Araç satışında km oynanmış olduğunu sonradan öğrendim, hakkım düşer mi?

Düşmez. Kilometre müdahalesi gizli ayıp sayıldığı için ayıbın satın alma sırasında fark edilmemiş olması hak kaybına yol açmaz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2012/11979 esas sayılı kararında bu ayıbın açık ayıp olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.

Araç km ile oynanmış ne yapmalıyım sorusunun ilk cevabı nedir?

Kayıtları temin etmek ve tarihleriyle birlikte bir tabloya dökmektir. Bu tablo hem ihtarnamenin hem dava dilekçesinin hem de suç duyurusunun omurgasını oluşturur.

Ayıplı araç davası nasıl açılır?

Görevli mahkeme belirlendikten sonra dava dilekçesi hazırlanır, harç ve gider avansı yatırılır. Tüketici davalarında 6502 m.73/2 uyarınca harç muafiyeti vardır. Dava şartı olarak arabuluculuk aranan hâllerde arabuluculuk son tutanağı dilekçeye eklenir.

Ayıplı araç davası yetkili mahkeme hangisidir?

Genel kural HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Tüketici davalarında 6502 m.73/5 uyarınca tüketicinin kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir.

Ayıplı araç satış davası kaç yıl sürer?

Bilirkişi incelemesinin tekrarlanıp tekrarlanmadığına ve kanun yollarına başvurulup başvurulmadığına göre değişir. Yargıtay kararlarına konu dosyalarda satış ile Yargıtay kararı arasında beş yıl ile on beş yıl arasında değişen süreler görülmektedir.

Km düşürülmüş araç yargıtay kararı hangisidir?

Hukuk tarafında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/6482 esas, 2022/8092 karar sayılı 24.10.2022 tarihli kanun yararına bozma kararı belirleyicidir. Ceza tarafında 11. Ceza Dairesi’nin 2022/986 esas, 2025/11834 karar sayılı 18.09.2025 tarihli kararı öne çıkar.

Araç kilometre düşürme davası kimlere karşı açılabilir?

Ayıp hükümlerine dayanan dava yalnızca satıcıya karşı açılır. Kilometreyi fiilen düşüren üçüncü kişiye karşı haksız fiil hükümlerine göre tazminat davası açılması ve aynı kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması mümkündür.

Km düşürülmüş araç noter satışı geçersiz sayılabilir mi?

Sözleşme kendiliğinden geçersiz olmaz; alıcı sözleşmeden dönme hakkını kullanırsa TBK m.229 uyarınca araç iade edilir ve bedel faiziyle geri alınır. Sözleşmedeki sorumsuzluk kaydı ise satıcı ağır kusurluysa TBK m.221 gereği kesin hükümsüzdür.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ile Yargıtay uygulaması değişebildiğinden, dosyanızdaki süreleri ve talep kalemlerini bir avukatla görüşerek değerlendirmeniz yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.