Kiracı Abonelikleri Kapatmadan Giderse Ne Olur? Elektrik, Su ve Doğalgaz Borcu
Kiracı abonelikleri kapatmadan giderse elektrik, su ve doğal gaz borcu adına sözleşme yapılmış kişiye, yani çıkan kiracıya kalır; ev sahibi de eve yeni taşınan kişi de o borcu ödemekle yükümlü değildir. Buna karşılık madalyonun görünmeyen yüzü çıkan kiracı için oldukça ağırdır: abonelik iptal edilmediği sürece sözleşme yaşamaya devam eder ve o sayaçtan geçen tüketim, kim tüketmiş olursa olsun, sözleşmenin sahibine faturalandırılabilir.
Uygulamada üç ayrı hukuki katman iç içe geçiyor ve tartışmaların büyük kısmı bu katmanların karıştırılmasından doğuyor. Birincisi kiracı ile ev sahibi arasındaki kira ilişkisi, ikincisi abone ile dağıtım veya tedarik şirketi arasındaki abonelik sözleşmesi, üçüncüsü de tüketici mevzuatının fesih usulüne getirdiği zorunlu takvim. Kim kime karşı ne isteyebilir sorusu ancak hangi katmanda bulunduğunuz belirlendikten sonra cevaplanabilir.
Ana hatlarıyla
Aboneliği kapatmadan taşınan kiracı sözleşmesel sorumluluğunu yanında götürmez, geride bırakır. Ölçüt, evden çıkış tarihi değil aboneliğin iptal tarihidir.
- Borç kime ait: Sözleşmenin tarafı olan eski kiracıya; şirket kalan borcu önceki tüketiciden tahsil eder.
- Yeni abonelik: Önceki abonenin borcu yeni başvuruyu engellemez, hatta borcu yoktur belgesi bile istenemez.
- Kuralın sınırı: Muvazaa, fiili kullanım ve organik bağ iddiaları ispatlanırsa şirket başvuruyu reddedebilir.
- Eski kiracının riski: Sorumluluk yalnız normal tüketimle sınırlı değildir, sonradan yapılan kaçak kullanımı da kapsar.
- Kurtulmanın tek yolu: Fesih bildirimi; talep şirkete ulaştıktan sonra yedi günü aşan dönem için bedel istenemez.
Kiracı Abonelikleri Kapatmadan Giderse Ne Olur?
Kiracı abonelikleri kapatmadan giderse abonelik sözleşmesi kendiliğinden sona ermez ve sayaç, adına kayıtlı kişinin hesabına çalışmaya devam eder. Elektrikte perakende satış sözleşmesinin sona erme anı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 24. maddesinde açıkça tarif edilir: sonlandırma başvurusu yapılır, görevli tedarik şirketi bunu dağıtım şirketine bildirir, dağıtım şirketi son endeks değerlerini okuyup elektriği keser ve sözleşme elektriğin kesildiği tarihte sona erer. Anahtarı teslim etmek, evden taşınmak veya kira sözleşmesini feshetmek bu zincirin hiçbir halkasını tetiklemez.
Bu tespitin pratik sonucu şudur: taşındıktan sonra gelen faturalar hukuken hâlâ eski kiracının faturasıdır. Şirket açısından borçlu, kullanan kişi değil sözleşmenin tarafıdır. Yeni gelen kişi kendi adına sözleşme yapmadan tüketiyorsa şirket alacağını her ikisine de yöneltebilir; kendi payına düşeni ödeyen taraf, gerçekte tüketen kişiye rücu ederek ödediğini geri isteyebilir.
Ev sahibi tarafında tablo tersine döner. Abonelik kiracı adına ise ev sahibinin şirkete karşı hiçbir borcu doğmaz; şirketin ev sahibinden ödeme istemesi için ortada ev sahibi adına bir sözleşme veya ev sahibinin fiilen tükettiğini gösteren bir tespit bulunması gerekir. Bu nedenle ev sahibinin ilk işi borcu ödemek değil, taşınmazın kullanım hakkını belgeleyerek kendi adına yeni bir abonelik açtırmaktır.
Üç kalem arasında hukuki mantık aynı, mevzuat metinleri farklıdır. Elektrik Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu düzenlemelerine, doğal gaz aynı kurumun ayrı bir yönetmeliğine, su ise her ilin su ve kanalizasyon idaresinin kendi tarife yönetmeliğine tabidir. Yargıtay bu üç kalemi tek bir cümlede birleştirdiği için aradaki metin farkı sonucu değiştirmez.
Kiracı elektrik aboneliğini kapatmazsa ne olur
Elektrikte sonlandırma yapılmadığında iki risk aynı anda büyür. Birinci risk tüketim bedelidir; ikincisi ve daha ağır olanı, aynı tesisatta sonradan yapılan usulsüz veya kaçak kullanımın da sözleşme sahibine yansıtılabilmesidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu noktada kullanımın niteliğini önemsiz saymış, kaçak kullanım bedelinden de abonenin sorumlu tutulacağını belirtmiştir.
İkinci bir sonuç güvence bedeline ilişkindir. Yönetmeliğin 24. maddesine göre önceki tüketicinin ödenmemiş borçları öncelikle onun güvence bedelinden düşülür. Yani aboneliği açarken yatırdığınız güvence bedeli, siz evden çıktıktan sonra başkasının tükettiği elektriğin mahsubunda kullanılabilir ve geri alacağınız tutar erir.
Üçüncü sonuç ise sonraki aboneliklerinizi etkiler. Aynı tüketici kullanım yerini değiştirdiğinde, önceki kullanım yerine ait yükümlülüklerini yerine getirmeden yeni bir perakende satış sözleşmesi imzalayamaz. Başkasının borcu sizi engellemez, ama kendi kapatmadığınız aboneliğin borcu taşındığınız yeni evde karşınıza çıkar.
Kiracı elektrik aboneliğini iptal etmezse ne olur
İptal edilmemiş abonelik, şirket kayıtlarında hâlâ aktif bir müşteri olarak durur. Borç birikince şirket önce kesme ihbarı bırakır, ardından elektriği keser ve alacağını icra yoluyla takip eder. Takip, sözleşmenin tarafına yöneltildiği için tebligat da eski adrese, yani artık oturmadığınız eve çıkar. Uygulamada birçok dosya, borçlunun haberi olmadan kesinleşir.
Kesilmiş elektriğin sonradan izinsiz açılması ayrı bir sorun doğurur. Yönetmeliğin 42. maddesi, mevzuata uygun şekilde kesilen elektriğin mücbir sebep dışında açılmasını doğrudan kaçak elektrik tüketimi sayar. Evde kalan bir yakınınız ya da yeni gelen kişi bu işlemi yaparsa, aboneliği kapanmamış olan siz de tutanağın muhatabı hâline gelirsiniz.
Bu zincirin kırılma noktası tek bir belgedir: fesih bildiriminin şirkete ulaştığını gösteren kayıt. Bildirim tarihini ispatlayabilen kiracı, sonraki döneme ilişkin taleplere karşı tüketici mevzuatındaki güçlü bir savunmaya sahip olur; ispatlayamayan kiracı ise sözleşmenin sahibi olarak sorumlu kalmaya devam eder.
Eski kiracı elektriği kapatmamış, eski kiracının elektrik borcu varsa ne yapılır
Eve yeni taşınan kişi bakımından yapılacak iş tek bir başvurudan ibarettir: kullanım hakkını belgeleyerek kendi adına sözleşme kurmak. Eski kiracının elektrik borcu varsa bu borç yeni gelenin sözleşmesine aktarılmaz; şirket alacağını sözleşmenin sahibinden ister ve önce onun güvence bedeline mahsup eder.
Ev sahibi tarafında da tablo değişmez. Eski kiracı elektriği kapatmadan gitmişse malik, tapu kaydıyla kendi adına yeni abonelik açtırabilir. Borcu ödemek bir zorunluluk olmadığı gibi, ödendiği takdirde gerçek borçluya rücu edilmesi gereken bir tutar hâline gelir.
Riskin büyüdüğü tek nokta, eski aboneliğin açık kalmaya devam etmesidir. Yeni gelen kişi kendi sözleşmesini kurmadan tüketmeye devam ederse, hem kendisi usulsüz kullanım tanımına girer hem de eski kiracının sorumluluğu bu tüketim boyunca sürer.
Aboneliği Kapatmadan Taşınan Kiracı Ne Zamana Kadar Sorumlu Kalır?
Sorumluluğun sınırı, evden çıkış tarihi değil aboneliğin iptal tarihidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2019 tarihli kararında bu ilke şöyle ifade edilir: abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğal gaz gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. Daire, kararında aynı ilkenin Hukuk Genel Kurulu’nun 27.04.2011 tarihli kararında da benimsendiğini belirterek uygulamanın istikrar kazandığını vurgulamıştır.
Kararın en çok gözden kaçan cümlesi, sorumluluğun kapsamına ilişkindir. Daire, burada kullanımın normal ya da kaçak kullanım olmasının da sonuca etkisi bulunmadığını söylemiştir. Yani aboneliğini kapatmadan giden kiracı, yalnız birikmiş faturalardan değil, sonradan o tesisatta yapılan kaçak kullanımın bedelinden de sorumlu tutulabilir. Bu, evden çıkarken aboneliği kapatmayı ihmal etmenin gerçek maliyetidir.
Müteselsil sorumluluk, borcun tamamının her iki borçludan istenebilmesi anlamına gelir. Şirket tahsilatı kolay olan tarafa yönelir; ödeyen taraf ise diğerine rücu eder. Daire de kararında fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı bulunan abonenin sorumluluğunun sözleşme iptal edilmediği sürece devam edeceğini belirtmiştir. Rücu hakkının varlığı, sorumluluğu ortadan kaldırmaz; yalnız ödenen tutarın geri istenmesine imkân verir.
Fesih bildirimi yapıldığı hâlde şirket kapatmazsa sorumluluk sürer mi
Bu noktada içtihadın kanuni bir sınırı vardır ve rakip kaynakların neredeyse tamamı bu sınırı atlar. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 52. maddesinin beşinci fıkrası, aboneliğin belirlenen süreler içinde sona erdirilmediği durumlarda, bu sürelerin bitiminden itibaren mal veya hizmetten yararlanılmış olsa dahi tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemeyeceğini düzenler. Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 24. maddesi de fesih talebinin en geç yedi gün içinde yerine getirilmesini emreder.
İki hüküm birlikte okunduğunda tablo netleşir. Aboneliğini kapatmayan kiracı sorumludur, ama kapatma başvurusunu yapıp da şirketin işlemi yedi gün içinde tamamlamaması hâlinde bu sürenin bitiminden sonrası için bedel istenemez. Belirleyici olan kapatma işleminin fiilen yapılması değil, fesih talebinin şirkete ulaşmış olmasıdır.
Bu yüzden başvurunun kanalı kadar kaydı da önemlidir. Kanun, fesih bildiriminin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcıya yöneltilmiş olmasını yeterli sayar ve sağlayıcının, sözleşmenin kurulmasını sağlayan yöntemden daha ağır koşullar içeren bir fesih yöntemi belirlemesini yasaklar. Aboneliği internetten açtıysanız, kapatmak için şubeye gitmeye zorlanamazsınız.
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Fesih talebinin yerine getirilmesi | En geç 7 gün | Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği m.24 |
| Süre aşılırsa bedel talebi | Yararlanılsa dahi istenemez | 6502 sayılı Kanun m.52/5 |
| Son tüketim ödeme bildiriminin gönderilmesi | 10 gün | Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği m.25/4 |
| Depozito ve güvencenin güncel tutarla iadesi | 15 gün | Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği m.25/3 |
| Elektrikte sonlandırma bildiriminden sonra kesme | Kentsel 1 gün, kırsal 2 gün | Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.24/2 |
| Elektrikte güvence bedelinin iadesi | 5 iş günü | Aynı yönetmelik m.19 |
| Doğal gazda güvence bedelinin iadesi | 15 gün | Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği |
Eski Kiracı Abonelikleri Kapatmadan Giderse Yeni Abonelik Olur Mu?
Eski kiracı abonelikleri kapatmadan giderse yeni abonelik yapılır ve önceki abonenin borcu bu başvurunun önüne çıkarılamaz. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 24. maddesinin beşinci fıkrası süreci üç adımda kurar: önceki tüketicinin ödenmemiş borçları onun güvence bedelinden düşülür, güvence yetmezse kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir ve gerekli bilgi ile belgeler sunulmak kaydıyla yeni başvuru sahibiyle sözleşme düzenlenir.
Aynı kural doğal gazda daha da açık yazılmıştır. Abonenin sözleşmesini sona erdirmeksizin ikamet ettiği adresten ayrılması durumunda, o adrese taşınan kişi ile yeni bir abonelik sözleşmesi yapılır ve aynı adreste başka abonelerin daha önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçların yeni abone tarafından üstlenilmesi talep edilemez. Metin, borcun adrese değil kişiye bağlı olduğunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya koyar.
Yargıtay uygulaması da bu yönde. 3. Hukuk Dairesi’nin 17.02.2025 tarihli kararında bölge adliye mahkemesinin gerekçesi aynen benimsenmiştir: kural olarak sonraki aboneliğin, önceki abonenin borcunun ödenmesine bağlı kılınamayacağı belirtilmiş ve dağıtım şirketinin temyizi reddedilerek karar onanmıştır. Dosyada davacı, yeni kiracı olarak açtığı iş yerine kendi adına abonelik istemiş, şirket ise başvuruyu önceki abonenin borcu ve muvazaa iddiasıyla reddetmişti.
Bu tabloda ev sahibinin ve yeni kiracının konumu birbirine benzer. İkisi de o sözleşmenin tarafı değildir; ikisi de kullanım hakkını belgeleyerek kendi adına abonelik isteyebilir. Farklı olan tek şey ispat aracıdır: ev sahibi tapu kaydına, yeni kiracı kira sözleşmesine dayanır. Ev sahibi değişince kira sözleşmesinin durumu ayrı bir başlık olup abonelik tarafını doğrudan etkilemez.
Borcu varken elektrik abonelik iptali ve yeni abonelik yapılır mı
Kullanım yerinde ödenmemiş borç bulunması aboneliğin sonlandırılmasını engellemez. Yönetmelik, sonlandırma için borcun ödenmiş olmasını değil, başvurunun usulüne uygun yapılmasını arar. Borç ödenmemiş olsa bile sözleşme sona erdirilir, elektrik kesilir ve alacak takip yoluna girer. Sonlandırmayı borç ödemesine bağlayan uygulamalar mevzuata dayanmaz.
Yeni abonelik tarafında ise iki durumu kesin olarak ayırmak gerekir. Başkasının borcu engel değildir, fakat aynı kişinin önceki kullanım yerinden kalan borcu engeldir. Yönetmeliğin 21. maddesinin beşinci fıkrası, kullanım yerini değiştiren tüketicinin bir önceki kullanım yerine ait yükümlülüklerini yerine getirmesini zorunlu tutar ve bu yükümlülükler yerine getirilmeden yeni bir perakende satış sözleşmesi imzalanamayacağını söyler.
Bu ayrım, günlük dilde birbirine karışan iki cümlenin hukuken zıt sonuçlar doğurmasına yol açar. Evimde eski kiracının borcu var diyen kişinin başvurusu reddedilemez; borcum var ama yeni eve taşındım diyen kişinin başvurusu reddedilir. Aynı yönetmelik, aynı madde, iki farklı sonuç.
Elektrik aboneliği iptal edilmeden yeni abonelik yapılır mı
Yapılır, ancak bu durumda şirket ek bir ispat ister. Yönetmeliğin 24. maddesinin altıncı fıkrası, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması hâlinde görevli tedarik şirketinin yeni başvuru sahibinden kullanım yerinin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini isteyeceğini düzenler. Kira sözleşmesi, tapu veya tahliye tutanağı burada devreye girer.
Bu belge talebi, aynı yönetmeliğin normal başvuru için getirdiği belge yasağıyla çelişmez. Olağan başvuruda kira sözleşmesi dahi istenmezken, önceki abonenin sözleşmesi hâlâ ayakta olan bir adres için kullanım hakkı belgesi istenmesi, o adreste birbiriyle çatışan iki talebin bulunmasından kaynaklanır. Şirket, hangi talebin gerçek kullanıcıya ait olduğunu ayırt etmek zorundadır.
Ocak 2025’te eklenen fıkra bu çatışmayı tersine çevirebilecek bir mekanizma da kurmuştur. Sözleşmesi sonlandırılan tüketici, ilgili kullanım yerinin kullanım hakkının devam ettiğini belgelerse yeni perakende satış sözleşmesi sonlandırılır ve eski sözleşmenin sonlandırılması işlemi iptal edilir. Yani kullanım hakkı belgesi yalnız yeni başvuranın değil, aboneliği kapatılan kişinin de elindeki silahtır.
Kiracı Elektrik Aboneliği İptali ve Başvuruda İstenemeyen Belgeler
Elektrik aboneliği başvurusunda istenebilecek belgeler yönetmelikte sayılmakla kalmamış, istenemeyecek belgeler de tek tek yazılmıştır. Yönetmeliğin 21. maddesinin üçüncü fıkrası, başvuru yapan gerçek ve tüzel kişilerden kimlik fotokopisi, ikametgâh belgesi, tapu fotokopisi, kira sözleşmesi, daha önce kullanımda bulunduğu yerde elektrik borcunun olmadığını gösterir borcu yoktur belgesi, ticaret sicil gazetesi, vergi levhası veya vergi numarasını gösterir belge istenmeyeceğini düzenler.
Aynı fıkra mülkiyet konusunda da beyan esasını benimser. Perakende satış sözleşmesinde bahsi geçen binanın veya tesisin mülkiyetinin kime ait olduğu konusunda tüketicinin beyanı esas alınır ve bu hususta ayrıca bir belge istenmez. Tüketiciden beklenen tek şey, elektrik kullanılacak yerin adresini, mülkiyetin kime ait olduğunu ve kullanım yerini hangi sıfatla kullandığını beyan etmesidir.
Bu düzenlemenin sonucu, sahada sık duyulan cümlelerin çoğunu geçersiz kılar. Kira kontratınızı getirin, borcu yoktur belgesi alın, tapu fotokopisi olmadan işlem yapmıyoruz gibi taleplerin mevzuatta karşılığı bulunmaz. Belge istenmesinin meşru olduğu tek hâl, önceki abonenin sözleşmesi kapatılmadan ayrıldığı ve o adres için çatışan iki talebin bulunduğu durumdur.
İş yeri açan kişilerden 2025’ten sonra ne isteniyor
Belge yasağının tek istisnası iş yerleri için ve yakın tarihli bir değişiklikle getirildi. 14 Ocak 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle 21. maddeye eklenen cümle, iş yeri açan gerçek ve tüzel kişilerden, başvuru yapılan kullanım yerinde önceki tüketiciye ait tüketim borcu veya kaçak elektrik tüketim borcu olması hâlinde, başvuran kişi adına ilgili belediyeden alınan iş yeri açma ruhsatının veya iş koluna göre ilgili kurumlardan alınan ruhsatın istenebileceğini öngörür.
Bu istisnanın mantığı, borcu yeni aboneye yüklemek değil gerçek kullanıcıyı tespit etmektir. Bir dükkânda borç bırakıp çıkan işletmeciyle, aynı dükkânda yeni ruhsat alan işletmeci arasındaki farkı ruhsat kaydı gösterir. Konutlar bu istisnanın dışındadır; mesken aboneliğinde önceki tüketicinin borcu ne kadar büyük olursa olsun ruhsat benzeri bir belge istenemez.
İşyeri kirasında ikinci bir ayrım usul hukukundadır. Ticari işletme adına açılan abonelik uyuşmazlıkları ticari dava sayıldığı ölçüde arabuluculuk dava şartına tabi olur; konut kiracısının açtığı dava ise bu şarta tabi değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 17.02.2025 tarihli kararında tam bu noktaya değinerek davacının tacir olmadığını ve ticari dava olmayan dava yönünden arabuluculuğun dava şartı olmadığını belirtmiştir.
Üçüncü kişi şikâyet ederse abonelik iptal edilir mi
Yönetmeliğin 21. maddesinin altıncı fıkrası, sözleşme kurulduktan sonra beyanların doğruluğuna ilişkin üçüncü bir kişinin şikâyette bulunması hâlini düzenler. Şirket tüketiciye bildirimde bulunur, beyanını kanıtlayıcı belgeyi on iş günü içinde sunmasını ister ve sunulmaması hâlinde gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu kabul edilerek sözleşme iptal edilir, elektrik kesilir.
Bu hüküm, kiracı ile ev sahibi arasındaki gerginlikte doğrudan kullanılan bir araçtır. Ev sahibi, kiracının beyanına itiraz ederek onun elektriğinin kesilmesini tetiklemeye çalışabilir. Ocak 2025 değişikliği bu ihtimali sınırlandırmış ve kullanım hakkına sahip olduğunu belgelendiren tüketiciler hakkında bu fıkra kapsamında yapılan itirazların dikkate alınmayacağını eklemiştir.
Kiracı açısından çıkarılacak sonuç basittir: yazılı kira sözleşmesini saklamak, itiraz hâlinde tek başına yeterli korumadır. Yazılı kira sözleşmesi bulunmayan kiracının konumu burada da zayıflar; sözlü kira ilişkisinde kullanım hakkının ispatı tanık ve ödeme kayıtlarına kalır.
Kiracı Doğalgazı Kapatmadan Gitti: Doğal Gazda Kural Farklı mı?
Sonuç aynı, metin daha nettir. Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği, abonenin sözleşmesini sona erdirmeksizin ikamet ettiği adresten ayrılması durumunda o adrese taşınan kişiyle yeni bir abonelik sözleşmesi yapılacağını, ayrıca aynı adreste başka abonelerin daha önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçları yeni abonenin üstlenmesinin talep edilemeyeceğini düzenler.
Doğal gazda ek olarak iç tesisat kontrolü aşaması vardır. İlk abonelikten sonra aynı adreste yapılacak tüm yeni abonelik işlemlerinde gazın kullanıma açılması, iç tesisatın dağıtım şirketi veya sertifikalı şirketler tarafından abonelik sözleşmesinin yapılmasından itibaren dört iş günü içinde kontrol edilmesinden sonra gerçekleşir. Tesisat uygun bulunmazsa eksiklikler giderilene kadar gaz verilmez.
Güvence bedeli tarafında süre farkı dikkat çeker. Abonelik sözleşmesi sona eren abonenin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedeli, tüm borçların ödenmiş olması ve nakit alınan güvencelerin güncelleştirilmesi kaydıyla, sona erme talebi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde iade edilir. Elektrikte bu süre beş iş günü olarak belirlenmiştir.
Aynı evde oturan aile üyesi için doğal gazda özel istisna
Doğal gaz yönetmeliğinde, elektrikte karşılığı bulunmayan bir istisna yer alır. Sözleşme sahibinin her türlü hukuki ve mali sorumluluğu üstlendiğine dair dağıtım şirketine yazılı bir taahhütname vermesi kaydıyla, aynı adreste yaşayan birinci dereceye kadar alt soy ve üst soy ile eş için kendi adına sözleşme yapmadan yapılan kullanımlar usulsüz kullanım sayılmaz. Bu hüküm 2022 yılında eklenmiştir.
Elektrik yönetmeliğinde ise böyle bir muafiyet bulunmaz. Kendi adına perakende satış sözleşmesi olmadan daha önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik tüketmek, akrabalık derecesine bakılmaksızın usulsüz elektrik enerjisi tüketimi sayılır. Aynı fiil, aynı evde, iki kalem için iki farklı sonuç doğurur.
Uygulamada bu fark özellikle vefat ve ayrılık hâllerinde önem kazanır. Doğal gazda vefat eden abonenin eşi, dağıtım şirketinde mevcut güvence bedeli aktarılarak ve ilave bir güvence bedeli alınmaksızın abone yapılır. Elektrikte aynı geçiş için yeni bir sözleşme kurulması ve güvence bedelinin yeniden hesaplanması gerekir.
Eski kiracı doğalgazı kapatmamış: hizmeti durdurulan adreslerde 2026 kuralı
21 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik, doğal gazda yeni bir engel getirdi. Diğer mevzuat kapsamında yetkili idarelerce dağıtım şirketine yapılan yazılı bildirimler çerçevesinde hizmeti durdurulan veya sözleşmesi sonlandırılan aboneliklerin bulunduğu adreslerde yapılacak yeni abonelik başvurularında, bildirimi yapan yetkili idarenin yazılı uygun görüşü alınmadan sözleşme imzalanamaz.
Bu fıkra, önceki abonenin borcuyla ilgili değildir; yapı ruhsatı, iskân, mühürleme veya güvenlik gerekçesiyle idari bir kararla kapatılmış adresleri hedefler. Yine de pratikte yeni kiracıyı doğrudan etkiler: adres idari bir bildirimle kapanmışsa, kullanım hakkını belgelemek yetmez, ilgili idarenin görüşü de gerekir.
Bu nedenle doğal gaz aboneliği açılmayan bir adreste ilk soru borç değil, kapanma sebebi olmalıdır. Şirketten ret gerekçesinin yazılı olarak istenmesi, hangi hukuki yolun izleneceğini belirler; borç gerekçesiyle ret hukuka aykırıdır, idari bildirim gerekçesiyle ret ise ilgili idareye başvurulmasını gerektirir.
Kiracı doğalgaz aboneliği kapatma işlemi nasıl yapılır
Kiracı doğalgaz aboneliği kapatma işlemi, dağıtım şirketine yapılan sonlandırma başvurusuyla başlar ve sayaç endeksinin okunmasıyla tamamlanır. Başvuru sahibi abonelik sözleşmesinin tarafı olmalıdır; ev sahibinin veya bir yakının talebiyle kapatma yapılmaz.
Kapatma tamamlandığında güvence bedeli hesabı devreye girer. Tüm borçların ödenmiş olması ve nakit alınan güvencenin güncellenmesi kaydıyla bedel, sona erme talebi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde aboneye iade edilir.
Doğal gazda ayrıca iç tesisat kontrolü aşaması bulunduğu için, aynı adreste yapılacak yeni abonelikte gaz açılması sözleşmenin kurulmasından itibaren dört iş günü içinde yapılan kontrole bağlıdır. Bu nedenle kapatma ile yeni aboneliğin açılması arasında kısa bir boşluk oluşabilir.
Eski Kiracı Suyu Kapatmadan Giderse Su Aboneliğinde Ne Olur?
Suda çerçeve, elektrik ve doğal gazdan farklı bir kaynaktan gelir. Su ve kanalizasyon idareleri, kendi kuruluş kanunlarına dayanarak hazırladıkları tarifeler ve abone hizmetleri yönetmelikleriyle çalışır; İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin kuruluşuna ilişkin 2560 sayılı Kanun, su satışına ilişkin tarifeleri tespit yetkisini idarenin kendi organlarına bırakır. Bu yüzden su aboneliğinde uygulanan usul ilden ile değişebilir.
Değişmeyen şey ölçüttür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan kararı, su, elektrik ve doğal gazı tek cümlede birleştirerek abonelik iptal ettirilmedikçe sorumluluğun devam edeceğini söyler. Aynı şekilde borcun kişiye bağlı olduğu ilkesi de suda geçerlidir; bir taşınmaza sonradan taşınan kişiden önceki abonenin borcu istenemez.
Buna karşılık su idarelerinin yönetmeliklerinde sıkça karşılaşılan bir hüküm vardır: başvuru sahibinin başka bir aboneliğinde veya sicilinde borcu bulunuyorsa işlem yapılmaz. Bu hüküm kişinin kendi borcuna ilişkindir ve elektrikteki 21. madde beşinci fıkra düzenlemesiyle aynı mantığı taşır. Başkasının borcunu kapsayacak şekilde uygulanması hukuka aykırıdır.
Su tarafında bir de idari nitelik tartışması yaşanır. Yargıtay, su aboneliği tesisine ilişkin uyuşmazlıkları özel hukuk uyuşmazlığı olarak görmüş ve dosyaları asliye hukuk ya da ticari nitelik taşıdığında asliye ticaret mahkemesi üzerinden incelemiştir. Buna göre su borcu için idari yargı yoluna gitmek yerine adli yargıda muarazanın giderilmesi davası açılması gerekir.
Kiracının su borcundan mal sahibinin sorumluluğu var mı
Abonelik kiracı adına kurulmuşsa mal sahibi o borcun tarafı değildir ve idare su bedelini malikten isteyemez. Sorumluluğun kaynağı taşınmazın maliki olmak değil, abonelik sözleşmesinin tarafı olmak veya suyu fiilen kullanmaktır. Bu iki sıfattan biri malikte birleşmiyorsa, ödenmemiş su bedeli malike yansıtılamaz.
Uygulamada malikin ödeme yapmaya zorlandığı hâl, aboneliğin kendi adına olduğu durumdur. Malik aboneliği kendi üzerinde tutup evi kiraya vermişse, idareye karşı borçlu maliktir; kiracıdan tahsil, kira ilişkisi içinde ayrıca çözülür. Bu tercih kolaylık gibi görünse de riski tamamen malike yükler.
İkinci hâl fiili kullanımdır. Kiracı çıktıktan sonra malik taşınmazı kendisi kullanmaya başlamış ve aboneliği devralmamışsa, o dönemin tüketimi bakımından fiili kullanıcı sıfatıyla sorumluluk doğar. Burada da borcun tamamı değil, kullanımın gerçekleştiği dönem esas alınır.
Kiracı su aboneliği iptali için idareye ne zaman başvurmalı
Başvurunun doğru zamanı tahliyeden önceki günlerdir. Sayaç okuması yapılmadan ilişik kesme tamamlanmadığı için, evden çıkış ile son okuma arasında geçen her gün tartışmalı bir tüketim dönemi yaratır. Randevu gerektiren idarelerde başvurunun taşınma tarihinden birkaç gün önce yapılması, bu boşluğu kapatır.
İkinci pratik nokta teminatın iadesidir. Su idareleri de abonelikten çıkma hâlinde ödenmemiş tüketim bedelini teminattan mahsup eder ve bakiyeyi iade eder. Teminatın güncel tutarıyla iadesi tüketici mevzuatında ayrıca düzenlenmiştir; abonelik sözleşmelerinde güvence, depozito veya teminat adı altında alınan tutarların güncel değerleriyle kesinti yapılmaksızın iadesi gerekir.
Üçüncü nokta belge saklamaktır. İlişik kesme belgesi, son okuma endeksini ve tarihini gösterdiği için sonraki dönemde çıkacak her talebe karşı doğrudan delildir. Bu belge alınmadan taşınmak, ispat yükünü tamamen kiracının üzerine bırakır.
Yeni Abonelik Verilmezse Hangi Dava Açılır ve Kime Karşı?
Açılacak dava, muarazanın giderilmesi davasıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu tür dosyaları istikrarlı biçimde önceki abonenin borcu nedeniyle yeni abonelik tesis edilmemesi suretiyle yaratılan muarazanın giderilmesi istemi olarak nitelendirir. Talep, mahkemenin şirketi başvurana abonelik tesis etmeye yönlendirmesidir; borç ilişkisinin kendisi bu davanın konusu değildir.
Davanın kime karşı açılacağı ayrıca ölçülmelidir. Elektrikte perakende satış hizmeti görevli tedarik şirketinin, şebekeye bağlantı ve kesme işlemleri ise dağıtım şirketinin görevidir. 3. Hukuk Dairesi’nin 17.12.2025 tarihli kararında ilk derece mahkemesi tam bu nedenle davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını tespit etmiş, perakende satış hizmetinin dahili davalıya ait olduğunu belirlemiştir. Yanlış tarafa açılan dava husumetten reddedilir.
Aynı karar bir ikinci imkânı da gösteriyor. Dosyada ilk derece mahkemesi, yargılama sürerken beş bin lira teminat karşılığında davacıya yeni abonelik tesis edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı vermiş; tedbir uygulanınca dava konusuz kalmıştır. Elektriksiz kalmayı göze alamayacak kiracı ve ev sahibi için asıl çözüm, dava sonucunu beklemek değil dava dilekçesiyle birlikte tedbir istemektir.
Talebin nasıl kurulduğu da sonucu etkiler. 25.12.2025 tarihli kararda Yargıtay, davacının talebi olmadığı hâlde davacının davalıya borçlu olmadığının tespitinin hüküm altına alınmasını taleple bağlılık ilkesine aykırı bulmuştur. Borçlu olmadığınızın tespitini de istiyorsanız bunu dilekçede açıkça talep etmeniz gerekir; mahkeme kendiliğinden karar veremez.
Şirketin başlattığı takip söz konusuysa yol değişir. Borç size çıkarılmış ve icra takibi yapılmışsa, muaraza davası yerine menfi tespit davası gündeme gelir; takip kesinleşmiş ve ödeme yapılmışsa istirdat davası açılır. İki dava birbirinin yerine kullanılmaz.
Kuralın Üç Sınırı: Muvazaa, Fiili Kullanım ve Organik Bağ
Önceki abonenin borcunun yeni aboneden istenemeyeceği kuralı mutlak değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025 yılında verdiği üç karar, aynı kuralın üç farklı sonuç doğurabileceğini gösteriyor. Ayrım esasta değil ispatta: şirket, yeni başvuranın gerçekte borçlu abonenin devamı olduğunu ortaya koyabilirse başvuruyu reddedebilir.
| Karar | Tarih | Sonuç | Belirleyici olan |
|---|---|---|---|
| 3. HD E.2024/1882 K.2025/894 | 17.02.2025 | Onama, abonelik verilir | Muvazaa iddiası ispat edilemedi |
| 3. HD E.2025/1693 K.2025/5309 | 06.11.2025 | Onama, abonelik verilmez | Başvuran fiilen kaçak su kullanmıştı, önceki borçluyla akrabalık bağı vardı |
| 3. HD E.2025/2930 K.2025/6478 | 25.12.2025 | Bozma | Muvazaa delilleri toplanmadan karar verilmesi |
İlk dosyada fırın açmak için iş yeri kiralayan davacının başvurusu, fiili kullanıcı olduğu ve devir başvurusunun muvazaalı olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Mahkeme, ödenmeyen borçların davacının fiili kullanıcı olmadığı döneme ait olduğunu tespit etmiş, muvazaa ispat edilemediği için abonelik tesisine karar vermiş ve Yargıtay bu kararı onamıştır.
İkinci dosyada tablo tersine döndü. Tekstil yıkama işi yapan şirketin su aboneliği başvurusu reddedilmiş; idare, şirketin aynı adreste 2016’dan beri faaliyet gösterdiğini, borçlu şirketin yönetim kurulu üyeleriyle davacı şirket ortakları arasında akrabalık bağı bulunduğunu ve davacının hat bağlantısı yoluyla fiilen kaçak su kullandığını savunmuştu. Yerel mahkeme ve Yargıtay reddi yerinde bulmuştur.
Üçüncü dosya ise usul yönünden bozuldu. Dükkânının önceki kiracısının doksan iki bin liralık borcu nedeniyle abonelik verilmeyen malik lehine karar verilmişti; Yargıtay, davalının cevap dilekçesinde muvazaa iddiasını ispat için istediği kolluk araştırması ve kurum yazışmaları yapılmadan, tahkikata dair hiçbir işlem tesis edilmeden karar verilmesini bozma sebebi saymıştır.
Şirket hangi delilleri toplatabilir
25.12.2025 tarihli kararda dağıtım şirketinin talep ettiği deliller, bu tür dosyalarda nelerin araştırılacağını doğrudan gösteriyor: taşınmazın son beş yılda kimler tarafından kullanıldığına ilişkin kolluk araştırması, davacının son beş yıllık ikamet bilgileri, davacı ile önceki kiracılar arasında yakınlık, akrabalık veya iş ortaklığı bulunup bulunmadığı ve aynı yerin su aboneliğinin son on yıldır kimin adına olduğu.
Kira sözleşmesinin içeriği de incelemeye tabidir. Aynı dosyada şirket, sunulan kira sözleşmesinde yıllık kira bedelinin çok düşük belirlendiğine dikkat çekmişti. Piyasa değerinin belirgin biçimde altında bir kira bedeli, muvazaa iddiasının tek başına kanıtı olmasa da tahkikatı derinleştiren bir işarettir.
İspat yükünün kimde olduğu ise değişmez. Muvazaa iddiasını ileri süren taraf onu kanıtlamakla yükümlüdür; kanıtlayamazsa abonelik tesis edilir. Şirket lehine sonuç doğuran dosyalarda ortak nokta, iddianın soyut kalmayıp somut delillerle desteklenmiş olmasıdır.
Kiracı Abonelikleri Üzerine Almazsa Ne Olur?
Aboneliği üzerine almayıp eski abone adına gelen faturaları ödeyerek oturmak, uygulamada zararsız bir pratiklik gibi görülür; oysa elektrik mevzuatında karşılığı doğrudan bir yaptırımdır. Yönetmeliğin 48. maddesi, kendi adına perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmadan daha önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik tüketmeyi usulsüz elektrik enerjisi tüketimi olarak sayar.
Usulsüz kullanım tespit edildiğinde süreç iki adımda işler. Tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için on beş gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılır; bu süre içinde durumu düzeltmeyen tüketicinin dahil olduğu tüketici grubu için o yıla ilişkin Kurul kararıyla belirlenen kesme bağlama bedelinin beş katı tahsil edilerek elektriği kesilir.
Bu düzenlemenin bir de affedici yüzü var. Aynı maddenin ikinci fıkrası, usulsüz kullanım tespitinden önce ilgili tüzel kişilere başvuruda bulunulmuş ve bunun belgelenmiş olması hâlinde usulsüz kullanıma ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını söyler. Aboneliği kendi adına almak için başvuran, ancak işlemi henüz tamamlanmamış kişi bu koruma altındadır.
Eski kiracı tarafında sonuç daha da ağırdır. Aboneliği kapanmadığı için sözleşmenin tarafı hâlâ o kişidir ve tesisatta yapılan usulsüz veya kaçak kullanımın bedeli önce ona faturalandırılabilir. Yeni gelen kişi faturaları düzenli ödese bile bu, eski kiracının sözleşmesel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kiracının elektrik aboneliğini üzerine almaması hâlinde ev sahibi ne yapabilir
Abonelik ev sahibi adına duruyor ve kiracı üzerine almıyorsa, ev sahibinin elindeki hukuki araç kira ilişkisi içindedir. Kira sözleşmesinde aboneliklerin kiracı adına açılması kararlaştırılmışsa bu bir sözleşme borcudur ve ihtarla istenir. Sözleşmede böyle bir hüküm yoksa, kiracıyı abonelik açmaya zorlamanın doğrudan bir yolu bulunmaz.
İkinci araç faturaların tahsilidir. Ev sahibi adına gelen faturaları ödeyen malik, tüketimi gerçekleştiren kiracıdan bu tutarı isteyebilir. Talebin dayanağı kullanma giderlerine ilişkin kira hükmüdür; miktar, sayaç okumaları ve fatura dökümleriyle ispatlanır.
Üçüncü araç, kiracı ödemeyi tamamen durdurduğunda devreye girer ve kira hukukunun temerrüt hükümlerine bağlanır. Bu yol, doğrudan aboneliği iptal etmek ya da elektriği kesmek gibi kendiliğinden hareket etme yöntemlerinin yerini alır; kendiliğinden hareket, aşağıda görüleceği gibi ev sahibini haksız duruma düşürür.
Abonelikleri üzerine almayan kiracı ve üstüne alma yükümlülüğü
Elektrik aboneliğini üzerine almayan kiracı, hukuken bir emri ihlal etmiş olmaz; ancak kendi adına sözleşme kurmadan tüketmeye devam ettiği için usulsüz kullanım riskini üstlenir. Kiracının abonelikleri üzerine almaması, aynı zamanda eski abonenin sorumluluğunu uzatan asıl sebeptir.
Kiracının elektrik su ve doğalgaz aboneliklerini üstüne alması, kiralanan evin faturalarını üstüne alma biçiminde de ifade edilen bu adım, iki tarafın da lehinedir. Kiracı tüketimini kendi kaydına işletir ve çıkarken ilişik kesme belgesiyle sorumluluğunu net bir tarihe bağlar; ev sahibi ise şirketle olan ilişkiden tamamen çıkar.
Kiracı faturaları üzerine almak zorunda mı sorusu kira sözleşmesinin metnine bakılarak cevaplanır. Sözleşmede aboneliklerin kiracı adına açılacağı kararlaştırılmışsa bu bir sözleşme borcudur; kararlaştırılmamışsa geriye yalnız kullanma giderlerine katlanma yükümlülüğü kalır ve abonelik ev sahibi adına kalmaya devam eder.
Kiracı Abonelikleri Üzerine Almak Zorunda mı?
Mevzuat, kiracıya doğrudan bir abonelik açma yükümlülüğü getirmez. Elektrik yönetmeliği, sözleşmenin elektriği fiilen tüketen kişiyle kurulmasını esas alır; doğal gaz yönetmeliği de abonelik sözleşmesinin doğal gazı fiilen kullanacak gerçek veya tüzel kişiyle yapılacağını söyler. Zorunluluk, bir emirden değil kullanmanın hukuki sonucundan doğar: kendi adına sözleşme yapmadan tüketen kişi usulsüz kullanım riskine girer.
Kira ilişkisi içinde ise yükümlülük sözleşmeden doğabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 341. maddesi, konut ve çatılı iş yeri kiralarında sözleşmede aksi öngörülmemişse veya aksine yerel âdet yoksa ısıtma, aydınlatma ve su gibi kullanma giderlerine kiracının katlanmakla yükümlü olduğunu düzenler. Giderlere katlanmak yükümlülüğü, aboneliği kendi adına açmayı zorunlu kılmaz ama masrafı kiracıya bırakır.
Aynı maddenin ikinci cümlesi çoğu kaynakta atlanır ve pratikte önemlidir: giderlere katlanan taraf, bu giderleri ispat edici belgelerin birer örneğini, istem üzerine diğer tarafa vermek zorundadır. Faturaları ödeyip kiracıdan tahsil etmek isteyen ev sahibi, istendiğinde belgeleri paylaşmakla yükümlüdür; belge sunmadan yapılan tutar talepleri ispatsız kalır.
Kiracı elektrik ve su aboneliğini üzerine almak zorunda mı
Aboneliği üzerine almak, hem kiracıyı hem ev sahibini koruyan bir tercihtir. Kiracı açısından fayda, tüketiminin kendi kaydına işlemesi ve çıkarken ilişik kesme belgesiyle sorumluluğunu net bir tarihe bağlayabilmesidir. Ev sahibi açısından fayda, kiracının ödemediği faturanın kendi adına birikmemesidir.
Zorunluluk tartışmasının pratik cevabı, kira sözleşmesinin metnindedir. Sözleşmeye aboneliklerin kiracı adına açılacağı ve tahliyede kapatılacağı yazıldıysa, bu bir borç olarak doğar ve ihlali sözleşmeye aykırılık oluşturur. Yazılmadıysa taraflar arasında yalnız gider yükümlülüğü kalır.
Buna karşılık ev sahibi, kiracıyı kendi yararı olmayan borçlar altına sokan şartlar koyamaz. Kanun’un 340. maddesi, konut ve çatılı iş yeri kiralarında sözleşmenin kurulması ya da sürdürülmesinin, kiracının yararı olmaksızın kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkisi olmayan bir borç altına girmesine bağlanması hâlinde bağlantılı sözleşmenin geçersiz olduğunu düzenler.
Ev Sahibi Kiracının Aboneliklerini İptal Edebilir mi?
Abonelik kiracı adına kurulmuşsa ev sahibi o sözleşmenin tarafı olmadığı için sonlandırma başvurusunda bulunma yetkisine de sahip değildir. Yönetmelik, sonlandırma başvurusunu tüketicinin kendisine bağlar ve başvuru için ıslak imza veya güvenli elektronik imza ile doldurulmuş form ya da doğrulama kodu kullanılmasını öngörür. Üçüncü kişinin talebiyle abonelik kapatılmaz.
Buna karşılık ev sahibinin dolaylı bir yolu vardır ve Ocak 2025 değişikliğiyle sınırlandırılmıştır. Ev sahibi, kiracının başvuru sırasındaki beyanına itiraz ederek beyanın doğruluğunun sorgulanmasını isteyebilir; şirket tüketiciden on iş günü içinde belge ister. Ancak kullanım hakkına sahip olduğunu belgelendiren tüketiciler hakkında yapılan bu itirazlar dikkate alınmaz.
Aynı değişiklik, hatalı kapatmanın geri alınmasını da düzenledi. Sözleşmesi sonlandırılan tüketici, ilgili kullanım yerinin kullanım hakkının devam ettiğini belgelerse, o adreste kurulan yeni perakende satış sözleşmesi sonlandırılır ve eski sözleşmenin sonlandırılması işlemi iptal edilir. Yani ev sahibi kiracının aboneliğini kapattırıp kendi adına açtırsa bile, kiracı kira sözleşmesini göstererek eski durumu geri getirebilir.
Bu mekanizma, kiracıya idari yolla hızlı bir çözüm sunması bakımından önemlidir. Mahkemeye gitmeden, doğrudan görevli tedarik şirketine yapılan başvuruyla sonucun düzeltilmesi mümkündür. Şirketin başvuruyu reddetmesi hâlinde ise muarazanın giderilmesi davası ve ihtiyati tedbir yolu açıktır.
Ev sahibi üzerine olan abonelikleri kapatabilir mi
Abonelik ev sahibi adına ise sonlandırma yetkisi hukuken ondadır; sözleşmenin tarafı olduğu için başvuru geçerlidir. Ne var ki bu yetkinin kullanılması kira ilişkisi içinde sonuçsuz kalmaz. Kiraya veren, kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.
Kiracı oturuyorken elektriği ya da suyu kestirmek, bu yükümlülüğün ihlalidir. Kiracı, ayıbın giderilmesini, kira bedelinden ayıpla orantılı indirim yapılmasını veya zararının giderilmesini isteyebilir; ağır hâllerde sözleşmeyi feshedebilir. Kanun ayrıca teslim ve kullandırma borcuna ilişkin hükmün konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemeyeceğini söyler.
Doğru sıralama şudur: kiracı tahliye edildikten sonra abonelik kapatılır. Kira ilişkisi devam ederken kapatma, alacağı tahsil etmenin değil yeni bir tazminat borcu doğurmanın yolu olur. Evden çıkmayan kiracıya karşı izlenecek icra ve dava yolu ayrı bir başlık olarak kurulmuştur.
Ev sahibi elektrik aboneliğini iptal ederse ne olur
Ev sahibi elektrik aboneliğini iptal ederse ve abonelik kiracı adına kuruluysa bu talep zaten işleme alınmaz; sonlandırma yetkisi sözleşmenin tarafındadır. Talep buna rağmen işleme alınmışsa, kiracı kullanım hakkının devam ettiğini belgeleyerek işlemin iptalini isteyebilir ve yeni kurulan sözleşme sonlandırılır.
Abonelik ev sahibi adına duruyorsa iptal geçerli olur, fakat kira ilişkisinde sonuç doğurur. Kiralananı kullanıma elverişli durumda bulundurma borcu ihlal edildiği için kiracı, kira bedelinden indirim, zararının giderilmesi ve ağır hâllerde fesih taleplerini ileri sürebilir.
Uygulamada en sık sorulan biçimiyle söylemek gerekirse: ev sahibi kiracının elektrik aboneliğini kapatabilir mi, su aboneliğini iptal edebilir mi ya da doğalgaz aboneliğini kapatabilir mi sorularının hepsinin cevabı aynı ölçüte bağlıdır. Sözleşme kimin adına kuruluysa sonlandırma yetkisi ondadır; kira ilişkisi sürerken kullanılan bu yetki ise tazminat sorumluluğu doğurur.
Ev sahibi kiracının elektriğini kestirebilir mi, suyunu kesmenin cezası nedir
Kestiremez. Dağıtım şirketi yalnız mevzuatta sayılan hâllerde kesme yapar ve ev sahibinin talebi bu hâller arasında değildir. Sayaca ya da mühre müdahale edilerek yapılan kesme ise kaçak kullanım tanımına girer ve müdahale eden kişi tutanağın muhatabı olur.
Suyun kesilmesinde de tablo aynıdır. Kesme yetkisi idareye aittir; malikin kendi eliyle su vanasını kapatması veya sayacı sökmesi kira sözleşmesine aykırılık oluşturur ve fiilin biçimine göre ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir.
Kiracının elleri boş değildir: kesinti süresince kullanım imkânının azalması kira bedelinden indirim, ortaya çıkan somut zararlar ise tazminat talebine dayanak olur. Ev sahibi kiracının elektriğini kesmesi konusunda Yargıtay kararlarına dayanan yerleşik yaklaşım, alacağın tahsili için öngörülen yolun ihtar ve dava olduğu yönündedir.
Ev Sahibi Kiracının Elektriğini Kesebilir mi?
Kesemez ve bunu denemek ev sahibini iki cephede zora sokar. Birinci cephe kira hukukudur: kullandırma borcunun ihlali kira bedelinden indirim, zararın giderilmesi ve gerektiğinde fesih sonuçlarını doğurur. İkinci cephe elektrik mevzuatıdır: kesme işlemi yalnız dağıtım şirketinin, mevzuatta sayılan hâllerde yapabileceği bir işlemdir.
Sayaç ya da tesisata müdahale ederek kesme yapılırsa hukuki nitelik büsbütün değişir. Sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek kaçak elektrik tüketimi sayılır. Mevzuata uygun şekilde kesilen elektriğin mücbir sebep dışında açılması da aynı şekilde kaçak kullanım kabul edilir; müdahale eden kişi kim olursa olsun tutanağın muhatabı olur.
Ceza hukuku boyutu ise fiilin şekline göre belirir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 20.05.2024 tarihli kararında, kiracının elektrik ve su aboneliklerini üzerine almadığı ve kira bedellerini ödemediği gerekçesiyle kiraya veren tarafından taşınmaza girilip oturulmaya başlanan olayda, usulünce düzenlenmiş kira sözleşmesi devam ederken yasal yollarla tahliyenin teminine yönelik dava yoluna başvurulmadan gayrimenkule girilmesinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturacağı belirtilmiştir.
Kararın dikkat çekici yönü, ilk derece mahkemesinin bunu hukuki ihtilaf sayıp beraat vermesi ve Yargıtay’ın bu beraati bozmasıdır. Kiracının borcunun bulunması, ev sahibinin kendi eliyle harekete geçmesini meşrulaştırmıyor. Kira ilişkisi ayakta olduğu sürece tek yol yasal tahliye usulüdür.
Kiracının elektriğini kesmenin cezası nedir
Tek bir ceza kalemi yoktur; sonuç fiilin biçimine bağlıdır. Kilidi değiştirmek, eşyaları çıkarmak veya taşınmaza girmek gibi fiiller konut ya da iş yeri dokunulmazlığının ihlâli kapsamında değerlendirilebilir. Sayaca ya da mühre müdahale edilmişse ayrıca kaçak kullanım tutanağı ve buna bağlı bedeller devreye girer.
Özel hukuk tarafında kiracının talepleri paralel ilerler. Kesinti süresince kullanım imkânının azalması kira bedelinden indirim istemine, ortaya çıkan zararlar tazminat istemine dayanak olur. Kiracının otel masrafı, bozulan gıda veya kesinti nedeniyle çalışamayan iş yeri kaybı gibi kalemleri belgelemesi hâlinde talep somutlaşır.
Ev sahibinin bu noktada yapması gereken, elini güçlendiren belgeyi üretmektir: ödenmeyen kira ve giderler için yazılı ihtar, ardından temerrüt ya da tahliye yolu. İhtarname türlerinin birbirinden ayrılması bu aşamada sürecin hangi rayda gittiğini belirler.
Ev sahibi doğalgazı kapatabilir mi
Doğal gazda da yetki abonelik sözleşmesinin tarafındadır ve mantık elektrikle aynıdır. Abonelik kiracı adına ise ev sahibinin kapatma talebi işleme alınmaz; abonelik ev sahibi adına ise talep geçerli olmakla birlikte kira ilişkisi içinde kullandırma borcunun ihlali sonucunu doğurur.
Doğal gazın kendine özgü riski, güvenlik boyutudur. İç tesisata izinsiz müdahale, onaysız tadilat ve sayaç sökme işlemleri yönetmelikte kaçak ve usulsüz kullanım başlıkları altında ayrıca yaptırıma bağlanmıştır. Kışın gazın kesilmesi, kiracı bakımından ayrıca ağır sonuçlar doğuracağı için tazminat talebini büyütür.
Ev sahibi tahliyeden sonra kapatma yaparken de acele etmemelidir. Tahliye tarihinde son endeks okumasının alınması, o tarihe kadarki tüketimin kiracıya, sonrasının maliğe ait olduğunu belgeler. Endeks okunmadan yapılan kapatma, dönemler arasındaki sınırı tartışmalı bırakır.
Faturalar Ev Sahibinin Üzerineyse Borcu Kim Öder?
Şirkete karşı borçlu, sözleşmenin tarafı olan ev sahibidir; kira ilişkisi içinde ise bu bedeli kural olarak kiracı karşılar. İki ilişkinin ayrı tutulması gerekir: şirket ev sahibinden ister, ev sahibi kiracıdan ister. Kiracının doğrudan şirkete karşı bir borcu doğmaz, çünkü onunla şirket arasında sözleşme yoktur.
Kira hukukunda bu paylaşım üç ayrı maddeye dağılmıştır ve maddeler birbirine karıştırıldığında yanlış sonuç çıkar. Kanun’un 302. maddesi kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere aksi kararlaştırılmamışsa kiraya verenin katlanacağını; 303. maddesi kiralananın kullanımıyla ilgili yan giderlere yine kiraya verenin katlanacağını; 341. maddesi ise konut ve çatılı iş yeri kiralarında ısıtma, aydınlatma ve su gibi kullanma giderlerine kiracının katlanacağını düzenler.
| Gider kalemi | Kimin | Dayanak |
|---|---|---|
| Emlak vergisi, zorunlu sigorta | Kiraya veren | TBK m.302 |
| Kiralananın kullanımıyla ilgili yan giderler | Kiraya veren | TBK m.303 |
| Isıtma, aydınlatma, su gibi kullanma giderleri | Kiracı | TBK m.341 |
| Olağan kullanım için gerekli temizlik ve bakım giderleri | Kiracı | TBK m.317 |
| Sözleşmede aksi kararlaştırılan hâller | Sözleşmeye göre | TBK m.302, m.341 ilk cümle |
Ev sahibi adına duran abonelikte kiracıdan tahsil, ödeme belgeleri ve sayaç dökümleriyle yapılır. Kanun, giderlere katlanan tarafın ispat edici belgelerin birer örneğini istem üzerine diğer tarafa vermesini zorunlu tuttuğu için, fatura görüntüsü paylaşmadan yapılan toplu talepler itiraza açıktır. Apartman ortak giderleri için de benzer bir mantık işler; aidat ve işletme projesine itiraz ayrı bir usule tabidir.
Bu yapının riski ev sahibinde toplanır. Kiracı ödemezse şirket maliki takip eder, malik de kiracıya rücu etmek için ayrı bir süreç yürütür. Aboneliğin kiracı adına açılması, bu iki aşamalı riski tek aşamaya indirir ve maliki şirketle olan ilişkiden tamamen çıkarır.
Kiracı Su Faturasını Ödemezse Ne Olur, Tahliye Sebebi Midir?
Kiracının ödemekle yükümlü olduğu su, elektrik ve ısıtma bedelleri ödenmediğinde kiraya verenin elinde temerrüt yolu vardır. Kanun’un 315. maddesi, kiracının kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmemesi hâlinde kiraya verenin yazılı olarak süre verip bu sürede de ifa edilmemesi durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebileceğini düzenler. Süre, konut ve çatılı iş yeri kiralarında en az otuz gündür.
Uygulamada bu yol işletiliyor. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 27.10.2015 tarihli kararına konu dosyada temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak talep edilmiş; mahkeme kiralananın tahliyesine, kira alacağıyla birlikte bin altı yüz kırk dokuz lira elektrik ve su bedelinin tahsiline karar vermiş, Yargıtay kararın bu yönünü yerinde bulmuştur. Yani elektrik ve su bedeli ihtara konu edilebilir ve tahliye ile birlikte hükme bağlanabilir.
Aynı kararda ikinci bir ayrıntı, ödeme yapılmış olsa bile faiz talebinin sürdüğünü gösteriyor. Daire, davalı tarafından yapılan ödemelerin banka hesabına yatırıldığını, banka hesabına yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olmadığını ve asıl kira borcunun tahsil edilmesinin fer’î borçlardan vazgeçildiği anlamına gelmediğini belirtmiştir. Alacak kalemlerine, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa vade tarihinden itibaren temerrüt faizi işler.
İhtarın içeriği burada belirleyici olur. Talep edilen kalemler, dönemleri ve tutarları ayrı ayrı gösterilmeli; kira bedeli ile kullanma giderleri birbirine karıştırılmamalıdır. Miktarı belirsiz, dayanağı gösterilmemiş bir ihtar, otuz günlük sürenin işlemesini sağlamadığı için tahliye talebini de zayıflatır.
Kiracı elektrik borcunu ödemeden gitti: hangi yol izlenir
Kiracı tahliye ettikten sonra tahliye talebinin konusu kalmaz; geriye alacak tahsili kalır. Abonelik kiracı adınaysa şirket alacağını doğrudan ondan takip eder ve ev sahibinin yapacağı bir şey yoktur. Abonelik ev sahibi adınaysa, ödediği tutarı kiracıdan istemek üzere icra takibi başlatabilir ya da alacak davası açabilir.
Takibe itiraz edilirse süreç itirazın iptali davasına döner ve alacağın varlığı ile miktarı yargılamada ispatlanır. Fatura, ödeme belgesi, sayaç okuma dökümü ve kira sözleşmesi bu ispatın çekirdeğini oluşturur. Kiracının tahliye tarihinden sonraki tüketim, ondan istenemez.
Tahliye tarihinin belgelenmemesi en sık karşılaşılan zayıflıktır. Anahtar teslimini gösteren bir tutanak, karşılıklı imzalı bir teslim belgesi ya da noter kanalıyla yapılmış bir bildirim yoksa dönem sınırı tanık beyanına kalır. Kiracının çıkış bildirimine ilişkin süreler ayrıca işletilir ve abonelik takviminden bağımsızdır.
Depozitodan Abonelik Borcu Kesilebilir mi?
Ev sahibinin kiracıdan aldığı depozito, kanunda güvence adıyla düzenlenmiştir ve tek taraflı olarak harcanabilecek bir fon değildir. Kanun’un 342. maddesi, konut ve çatılı iş yeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvencenin üç aylık kira bedelini aşamayacağını söyler. Para olarak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır.
Aynı madde, bankanın güvenceyi hangi hâllerde geri verebileceğini de sayar: ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.
Bu düzenleme, ödenmemiş elektrik veya su borcunu depozitodan kesmenin hukuki yolunu kapatmaz ama zorlaştırır. Kiracı kesintiye rıza gösterirse sorun kalmaz; rıza yoksa kiraya verenin alacağını takip veya dava yoluyla belgelemesi gerekir. Uygulamada depozitonun elden verildiği durumlarda bu koruma zayıflar; o hâlde kesintiye itiraz eden kiracı iadesi için ayrıca talepte bulunur.
Depozito tartışmalarının bir de mülkiyet değişikliğiyle karışan yönü var. Ev satılmışsa depozitoyu kimin iade edeceği ayrı bir sorundur ve kira depozitosunun iadesinde ev satılınca sorumluluğun kime geçtiği başlığı altında ölçülmüştür. Abonelik borcu ile depozito hesabı, iki farklı hukuki temele oturur.
Şirketin aldığı güvence bedeli ile ev sahibinin aldığı depozito aynı şey mi
İkisi ayrı hukuki kurumlardır ve karıştırılmaları kayıplara yol açar. Şirketin aldığı güvence bedeli, elektrik yönetmeliğinde açıkça tarif edilir: görevli tedarik şirketi, kullanım yerinin değişmesi ve sözleşmenin sona ermesi veya feshi hâlinde tüketicinin tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık, borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli talep eder.
Ev sahibinin aldığı depozito ise kira sözleşmesinden doğar ve kira alacağı, kiralanana verilen zarar gibi kalemleri güvenceye alır. Kiracının şirkete olan tüketim borcu, kiraya verenin alacağı olmadığı için doğrudan depozitodan mahsup edilemez; ancak abonelik ev sahibi adına olup fatura onun tarafından ödenmişse, ödediği tutar kendi alacağı hâline gelir.
Bu ayrımın parasal sonucu şudur: aboneliğini kapatan kiracı, şirketten güvence bedelini güncellenmiş tutarıyla ayrı olarak geri alır; ev sahibinden ise depozitosunu ayrıca ister. İki iade kalemi birbirine mahsup edilmez.
Çıkan Kiracının Abonelik İptali Nasıl Yapılır?
İptal, sözleşmenin sahibi tarafından yapılan bir sonlandırma başvurusuyla başlar. Elektrikte başvuru, şirketin kurumsal iletişim kanalları veya e-Devlet kapısı aracılığıyla, güvenli elektronik imzayla ya da yazılı olarak yönetmelik ekinde yer alan form kullanılarak yapılır. Kurumsal kanallar veya e-Devlet üzerinden yapılan başvurularda formda imzaya yer verilmez, doğrulama kodu kullanılır.
Başvurunun ardından takvim yönetmelikle belirlenmiştir. Görevli tedarik şirketi başvuruyu mesai saatleri içinde alırsa aynı gün, dışında alırsa en geç izleyen iş günü dağıtım şirketine bildirir. Dağıtım şirketi kentsel ve kentaltı bölgelerde bildirimi izleyen en geç bir gün, kırsal bölgelerde en geç iki gün içinde son endeks değerlerini alarak elektriği keser ve sözleşme elektriğin kesildiği tarihte sona erer.
İleri tarihli sonlandırma da mümkündür ve taşınma planlanıyorsa daha kullanışlıdır. Tüketicinin beş günden az olmamak üzere ileri tarihli sonlandırma talebi bulunması hâlinde, görevli tedarik şirketi sözleşmenin sona erdirileceği tarihten en az iki gün önce dağıtım şirketine bilgi vermekle yükümlüdür; dağıtım şirketi talep edilen tarihte sayaç değerlerini okuyarak elektriği keser.
Doğal gazda ve suda usul benzer şekilde ilerler: başvuru, son endeks okuması, ilişik kesme ve güvence iadesi. Süreler ise farklıdır; doğal gazda güvence iadesi için on beş günlük süre öngörülmüştür, su idarelerinde ise ilgili tarife yönetmeliğine bakılması gerekir.
Evden taşınırken abonelik iptali için hangi sırayla hareket edilmeli
- Taşınma tarihinden en az bir hafta önce ileri tarihli sonlandırma başvurusu yapın ve başvuru kaydını saklayın.
- Taşınma günü elektrik, su ve doğal gaz sayaçlarının endeksini fotoğraflayın; fotoğrafta tarih bilgisi görünsün.
- Son okumanın yapıldığını ve sözleşmenin sona erdiğini gösteren belgeyi şirketten talep edin.
- Anahtar teslimini karşılıklı imzalı bir tutanakla belgeleyin, tutanağa endeks değerlerini de yazın.
- Güvence bedelinin iadesini ayrıca talep edin; iade için borç ödemesi dışında koşul ileri sürülemez.
- Son faturayı bekleyip ödedikten sonra borcu olmadığını gösteren kaydı arşivleyin.
Bu sıralamanın amacı, sorumluluğun bittiği tarihi tek bir belgeye bağlamaktır. Sonradan çıkan taleplerde tartışma her zaman aynı noktada toplanır: hangi tarihe kadar kimin tüketimi. Endeks ve tarih belgelenmişse tartışma kısa sürede kapanır.
Kiracının bu adımları atmaması hâlinde ev sahibinin işi de zorlaşır. Malik, kendi adına abonelik açtırmak için kullanım hakkını belgeleyebilir; ancak eski dönemin tüketim sınırını gösteremezse, iki dönem arasındaki fark için şirketle ayrı bir yazışma süreci yaşanır.
Kiracı çıkınca elektrik aboneliği ne olur, kiralık evden çıkarken abonelik iptali
Kiracı çıkınca elektrik aboneliği kendiliğinden kapanmaz; kapanması için sonlandırma başvurusunun yapılması ve son endeksin okunması gerekir. Kiralık evden çıkarken abonelik iptali bu nedenle taşınma listesinin son sırasında değil ilk sıralarında yer almalıdır.
Elektrik aboneliği nasıl iptal edilir sorusunun pratik cevabı, şirketin kurumsal kanalları, e-Devlet kapısı, güvenli elektronik imza veya yazılı form seçenekleridir. Kiracı aboneliği nasıl iptal edilir diye sorulduğunda da aynı yollar geçerlidir; kiracı olmak ayrı bir usule tabi değildir.
Taşınma tarihi belliyse ileri tarihli sonlandırma tercih edilmelidir. Beş günden az olmamak kaydıyla verilen ileri tarihli talepte dağıtım şirketi belirlenen günde sayaç değerlerini okur ve enerjiyi keser; böylece taşınma ile kesme arasında tartışmalı bir tüketim dönemi kalmaz.
Güvence Bedeli ve Depozito İadesinde Kanuni Süreler
Elektrikte iade zinciri yönetmelikte adım adım kurulmuştur. Kullanım yerinin son endeks okuma bilgileri bildirildikten sonra nakit tahsil edilen güvence bedeli asgari tüketici fiyat endeksi oranı dikkate alınarak güncellenir; tüketicinin tüm borçlarının ödenmesinden sonra varsa güncellenmiş bakiyesi, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren en geç beş iş günü içinde tüketicinin talep ettiği ödeme şekline göre iade edilir.
Aynı hükmün devamı, uygulamada karşılaşılan belge taleplerini geçersiz kılıyor: iade için, borcun ödenmesi dışında herhangi bir koşul ileri sürülemez ve belge istenemez. Zamanında iade edilmeyen güvence bedeli için yönetmelikte belirtilen gecikme faizi uygulanır. Yani gecikme, tüketicinin lehine bir alacak doğurur.
Tüketici mevzuatı bu korumayı bütün abonelik türlerine yayar. Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği, satıcı veya sağlayıcının fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren on beş gün içinde tüketici tarafından ödenmiş tutarın geri kalan kısmını ve varsa tüketiciden güvence, depozito veya teminat adı altında alınan ücretlerin güncel tutarlarını kesinti yapmaksızın iade etmekle yükümlü olduğunu düzenler.
Son tüketim faturasının gönderilmesi için de süre vardır. Satıcı veya sağlayıcı, fesih bildiriminin hüküm ifade ettiği tarihe kadar olan dönem için tüketime konu bedele ilişkin ödeme bildirimini, fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren on gün içinde tüketiciye göndermek zorundadır. Bu süreden sonra gelen ve fesih sonrası döneme ait olan talepler dayanaksız kalır.
Borç nedeniyle sözleşmesi feshedilen tüketiciden fazla güvence alınır mı
Alınır ve bu, aboneliği borçlu şekilde kapatmanın gizli maliyetidir. Elektrik yönetmeliği, sözleşme gücü veya bağlantı gücü yüz kilovatın altında olup borcunu ödemediği için perakende satış sözleşmesi feshedilmiş tüketicilerden yeniden sözleşme imzalayarak elektrik satın alacaklara, içinde bulundukları yıla ait güvence bedelinin yüzde elli fazlasının uygulanacağını öngörür.
Bu kural, borcu ödeyip sözleşmeyi düzgün sonlandıran kiracıyla, borç bırakıp gidip aboneliği fesihle kapatılan kiracı arasındaki farkı somutlaştırır. İkinci kişi, yeni evinde aynı hizmeti almak için daha yüksek bir güvence bedeli yatırır.
Güvence bedelinin hesaplanma yöntemi de tüketimden bağımsızdır. Bedel, tesisin veya kullanım yerinin gücü dikkate alınarak tüketici grupları itibarıyla kilovat başına belirlenen birim bedel üzerinden hesaplanır; bağlantı gücü, kurulu gücün kullanma faktörüyle çarpılmasıyla bulunur ve beş kilovatın altında olamaz.
Sayaç Endeksi ve Devir Tarihinin İspatı
Bu tür uyuşmazlıkların neredeyse tamamı tek bir sayıya indirgenir: tahliye anındaki endeks. O sayı belgelenmişse, önceki ve sonraki dönemler kesin biçimde ayrılır ve tartışma sona erer. Belgelenmemişse şirketin okuma kayıtları esas alınır ve aradaki tüketim, aboneliği hâlâ açık olan kişinin hesabına yazılır.
Kira hukuku da benzer bir ispat mantığı kurar. Kanun’un 334. maddesine göre kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. 335. madde ise kiraya verene, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorunluluğu getirir; bu bildirim yapılmazsa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur.
Bu hüküm, tahliye sırasında hazırlanan tutanağın önemini gösterir. Anahtar teslimi sırasında sayaç endeksleri yazılıp iki tarafın imzasıyla kayda geçirildiğinde, hem kira hukuku hem abonelik tarafı için tek bir belge yeterli olur. Tutanak yoksa, tarih ve endeks bilgisi görünen fotoğraflar ikincil delil olarak kullanılır.
Yeni gelen kiracı bakımından ise fotoğraf çekmek, kendi başlangıç noktasını sabitlemek anlamına gelir. Kendi adına abonelik açılana kadar geçen kısa dönemde tüketilen elektriğin sınırı bu kayıtla belirlenir ve şirkete yapılan başvuruda tüketim döneminin ayrılmasına yardımcı olur.
Kaçak Kullanım ile Usulsüz Kullanım Arasındaki Ayrım
İki kavram günlük dilde birbirinin yerine kullanılır, mevzuatta ise ayrı maddelerde ve ayrı sonuçlarla düzenlenmiştir. Kaçak kullanım, sisteme ya da sayaca müdahale ederek ölçümü engellemeyi kapsar; usulsüz kullanım, ölçüm doğru olmakla birlikte sözleşme düzenine aykırı davranmayı ifade eder. Kiracı ve ev sahibi arasındaki tartışmaların çoğu ikinci gruptadır.
| Fiil | Nitelik | Sonuç |
|---|---|---|
| Sözleşme olmaksızın sisteme müdahaleyle tüketim | Kaçak | Bağlantı kaldırılır, tutanak düzenlenir, elektrik kesilir |
| Sayaca veya ölçü sistemine müdahale | Kaçak | Tutanak ve kaçak tüketim bedeli |
| Mevzuata uygun kesilen elektriğin açılması | Kaçak | Kaçak tüketim sayılır, mücbir sebep hariç |
| Önceki tüketici adına gelen faturaları ödeyerek tüketim | Usulsüz | 15 gün kesme ihbarı, kesme bağlama bedelinin 5 katı |
| Tespit öncesinde abonelik için başvurulmuş olması | Muafiyet | Usulsüz kullanım hükümleri uygulanmaz |
Ayrımın parasal sonucu büyüktür. Usulsüz kullanımda bedel, kesme bağlama bedelinin katı olarak hesaplanan bir yaptırımla sınırlıdır; kaçak kullanımda ise tutanak tarihinden geriye doğru hesaplanan tüketim bedeli devreye girer ve tutar çok daha yükseğe çıkabilir. Bu nedenle tutanağın hangi maddeye dayandığı ilk kontrol edilecek noktadır.
Doğal gazda tabloya bir istisna eklenir. Aynı adreste yaşayan birinci dereceye kadar alt soy, üst soy ve eş için, sözleşme sahibinin her türlü hukuki ve mali sorumluluğu üstlendiğine dair taahhütname verilmesi kaydıyla kendi adına sözleşme yapılmadan yapılan kullanımlar usulsüz sayılmaz. Elektrikte aynı akrabalık ilişkisi bir muafiyet doğurmaz.
Ortak sayaç kullanılan yerlerde ise sorumluluk paylaşımı ayrıca düzenlenmiştir. Müşterek kullanım yapıldığının belgelenmesi kaydıyla, düzenlenen tüketim faturasının veya kaçak tüketim faturasının zamanında ödenmemesi durumunda ilgili borçtan müşterek kullanım yapan tüketicilerin tamamı müştereken veya müteselsilen sorumlu kabul edilir.
Elektrik veya su borcu varken yeni abonelik alabilir miyim
Cevap, borcun kime ait olduğuna göre değişir. Başka bir kişinin aynı adreste bıraktığı borç sizin başvurunuza engel değildir; buna karşılık sizin kendi önceki kullanım yerinizden kalan borcunuz, yeni sözleşme kurulmasına engeldir. Su idarelerinin yönetmeliklerinde yer alan sicilinde borcu bulunanlara işlem yapılmaz kuralı da kişinin kendi borcunu kapsar.
Doğalgaz borcu varken kapatılabilir mi diye merak edenler için tablo nettir: sonlandırma borcun ödenmesine bağlı değildir. Sözleşme sona erdirilir, son endeks okunur ve kalan borç tahsil sürecine girer. Güvence bedeli varsa borca mahsup edilir, bakiyesi iade edilir.
Satılan evin abonelik iptali de aynı mantıkla yürür. Satıcı kendi sözleşmesini sonlandırır ve güvence bedelini geri alır; alıcı tapuyla kendi adına yeni sözleşme kurar. Taşındığım evin eski kiracısı elektrik borcu bırakmış diyen kişinin yapması gereken şey borcu ödemek değil, kendi sözleşmesini kurup dönem sınırını belgelemektir.
Eski Kiracının Borcu Ne Kadar Süre Sonra Düşer?
Zamanaşımı süresi, borcun hangi hukuki temelden doğduğuna göre değişir ve bu ayrım pratikte iki katı fark yaratır. Abonelik sözleşmesine dayanan periyodik tüketim faturaları, Kanun’un 147. maddesinin birinci bendindeki dönemsel edimler kapsamında değerlendirilir ve beş yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.
Sözleşmesiz ve kaçak kullanımda ise durum farklıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 28.01.2016 tarihli kararında, kaçak elektrik kullanımından dolayı tutanak tutulduğunda taraflar arasında sözleşme benzeri bir borç ilişkisinin kurulduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş ve uygulanacak zamanaşımı süresinin Kanun’un 146. maddesi gereğince on yıl olduğu sonucuna varılmıştır.
Kararda ilk derece mahkemesi, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren haksız fiile ilişkin iki yıllık süreyi uygulayarak davayı zamanaşımından reddetmişti. Yargıtay bu yaklaşımı bozmuş; tekel niteliğinde hizmet veren şirketin sözleşme yapma mecburiyeti bulunduğunu, sözleşmesiz ve kaçak olarak hizmetten yararlanan kişinin de kullandığının bedelini ödemesi gerektiğini vurgulamıştır.
Sonuç, aynı evde iki ayrı takvimin işleyebileceği anlamına gelir. Aboneliği açık kalan kiracının faturalarına dönemsel edim süresi uygulanırken, aynı tesisatta düzenlenen bir kaçak kullanım tutanağı on yıl boyunca takip edilebilir. Bu yüzden aboneliği kapatmadan gitmenin riski, taşınmadan sonraki bir iki yılla sınırlı değildir.
Kira Sözleşmesine Konulan Abonelik Şartları Geçerli mi?
Aboneliklerin kiracı adına açılması, tahliyede kapatılması ve son faturaların ödenmesine ilişkin şartlar kira sözleşmesinde geçerli biçimde kararlaştırılabilir. Bunlar kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkili yükümlülüklerdir ve kiracının yararına da hizmet eder. İhlali hâlinde kiraya veren, uğradığı zararı sözleşmeye aykırılık temelinde isteyebilir.
Sınır, kiracıya yabancı borçların yüklendiği noktada başlar. Kanun’un 340. maddesi, sözleşmenin kurulması ya da sürdürülmesinin kiracının yararı olmaksızın kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkisi olmayan bir borç altına girmesine bağlanması hâlinde bağlantılı sözleşmenin geçersiz olduğunu düzenler. Önceki kiracının bıraktığı borcun yeni kiracıya yüklendiği hükümler bu yasağın kapsamına girer.
Ayrıca kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamayacağına ilişkin kural, sözleşmeye sonradan eklenen şartlar bakımından da işler. Kiralama sürerken imzalatılan ve kiracıyı önceki dönem borçlarından sorumlu tutan ek protokoller, bu nedenle geçersizlik itirazına açıktır.
Şirketle olan ilişkide ise sözleşme özgürlüğü daha da daralır. Perakende satış sözleşmesi Kurul tarafından standart sözleşme olarak belirlenir, Kurul onayı alınmaksızın bu sözleşmede değişiklik yapılamaz ve sözleşmede ilgili mevzuata aykırı hükümlere yer verilemez. Şirketin tek taraflı olarak eklediği ve önceki abonenin borcunu yeni aboneye yükleyen kayıtlar geçersizdir.
Eski Ev Sahibi Abonelikleri Vermezse Ne Olur?
Taşınmazı satın alan veya kiralayan kişi, önceki malikin ya da kiracının aboneliğini devralmak zorunda değildir; kendi adına yeni bir sözleşme kurabilir. Bu nedenle eski ev sahibinin aboneliği devretmeyi reddetmesi, yeni malikin veya kiracının hizmet almasını engellemez. Devir bir zorunluluk değil, tarafların anlaşmasına bağlı bir kolaylıktır.
Devrin cazip görünmesinin nedeni, güvence bedelinin yeniden yatırılmak istenmemesidir. Ancak devir gerçekleşmediğinde yeni başvuru sahibi kendi güvence bedelini yatırır, eski abone de sözleşmesini sonlandırıp kendi güvencesini güncellenmiş tutarıyla geri alır. Böylece iki taraf da kendi hesabını kapatır ve ortada devralınan bir borç kalmaz.
Sorun, eski abonenin sözleşmesini kapatmayı da reddetmesi hâlinde büyür. O zaman aynı adres için iki talep karşı karşıya gelir ve şirket kullanım hakkını belgeleyen tarafı esas alır. Tapu kaydı, kira sözleşmesi ve tahliye tutanağı bu noktada belirleyici belgelerdir.
Satış hâlinde kira ilişkisinin kendisi de ayrıca değerlendirilir. Ev satılınca yeni malikin kiracıya karşı hakları abonelik tarafından bağımsız işler; abonelik uyuşmazlığı kira ilişkisini sona erdirmez, kira ilişkisinin sona ermesi de aboneliği kendiliğinden kapatmaz.
İş Yeri Kiralarında Abonelik Uyuşmazlıklarının Farkları
İş yerlerinde tutarlar büyük, süreler uzun ve şirketin direnci daha yüksektir. Bunun mevzuattaki karşılığı, konut aboneliğinde bulunmayan bir belge yetkisidir: iş yeri açan gerçek ve tüzel kişilerden, başvurulan kullanım yerinde önceki tüketiciye ait tüketim borcu veya kaçak elektrik tüketim borcu bulunması hâlinde, başvuran adına düzenlenmiş iş yeri açma ruhsatı veya iş koluna göre ilgili ruhsatlar istenebilir.
Usul hukuku tarafında da iki fark belirir. Ticari nitelik taşıyan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde görülür; nitekim tekstil yıkama şirketinin su aboneliği talebine ilişkin dosya asliye ticaret mahkemesinde karara bağlanmıştır. Ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır, konut kiracısının açtığı davada ise böyle bir şart bulunmaz.
Muvazaa incelemesi de iş yerlerinde daha derin yapılır. Şirket ortakları arasındaki akrabalık, aynı adreste süregelen faaliyet, işin niteliği gereği zorunlu olan tüketimin uzun süre aboneliksiz sürdürülmüş olması gibi olgular, başvurunun gerçek bir kullanıcıya mı yoksa borçlunun devamına mı ait olduğunu belirlemede kullanılır.
Bu nedenle iş yeri kiracısı, aboneliği ilk günden kendi adına açmakla yalnız bir formaliteyi tamamlamaz; ileride çıkabilecek muvazaa tartışmasının önünü de keser. Faaliyet başlangıcı ile abonelik tarihi arasındaki boşluk, sonraki dosyalarda aleyhe delil olarak kullanılabiliyor.
Ev Sahibi Ödediği Fatura Bedelini Kiracıdan Nasıl Tahsil Eder?
Ev sahibi kendi adına duran abonelikte fatura ödemişse, tüketimi gerçekleştiren kiracıya karşı alacaklı konumundadır. Talebin dayanağı kullanma giderlerine ilişkin hükümdür ve tutar, sayaç okumaları ile fatura dökümleriyle belirlenir. Ödemenin yapıldığını gösteren banka kaydı ya da tahsilat makbuzu, alacağın doğduğunu ispatlar.
Tahsil için iki yol açıktır. Birincisi doğrudan icra takibidir; kiracı itiraz ederse takip durur ve alacaklının itirazın iptali davası açması gerekir. İkincisi baştan alacak davası açmaktır; bu yol daha yavaş fakat delillerin tartışılması bakımından daha güvenlidir.
Kira ilişkisi hâlâ devam ediyorsa üçüncü bir imkân doğar: ödenmeyen kullanma giderleri için otuz günlük süre içeren yazılı ihtar gönderip, süre sonunda temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak talebiyle dava açmak. Bu yol tahsil ile tahliyeyi tek dosyada birleştirir.
Tüketici sıfatının bulunduğu hâllerde ise şirkete karşı yürütülen uyuşmazlıklarda parasal sınırlar içinde tüketici hakem heyetine başvuru yolu da değerlendirilir. Bu yol şirketle olan ilişki için işler; kiracı ile ev sahibi arasındaki kira uyuşmazlığı hakem heyetinin görev alanında değildir.
Sık Yapılan Hatalar ve Kontrol Listesi
Dosyaların büyük kısmında kayıp, hukuki bilgi eksikliğinden değil belge eksikliğinden doğuyor. Aşağıdaki liste, hem çıkan kiracının hem ev sahibinin en sık düştüğü noktaları topluyor.
- Evden çıkarken aboneliği kapatmak yerine faturaları bir süre daha ödemeye devam etmek; sözleşme açık kaldığı için sorumluluk da sürüyor.
- Fesih başvurusunu telefonla yapıp kayıt numarası almamak; başvurunun ispatı olmadığında yedi günlük süre işletilemiyor.
- Aboneliği yeni gelen kişiye devrettiğini varsayıp yazılı sonlandırma yapmamak; devir, eski abonenin sözleşmesini kendiliğinden bitirmiyor.
- Yeni gelen kişinin eski abone adına gelen faturaları ödemesi; bu, usulsüz kullanım tanımına giriyor.
- Ev sahibinin kiracı otururken aboneliği kapattırması ya da elektriği kestirmesi; kullandırma borcunun ihlali ve ceza riski doğuyor.
- Şirketin borç gerekçesiyle yeni abonelik vermemesini kabul edip beklemek; ret gerekçesini yazılı isteyip dava ve tedbir yolunu kullanmamak.
- Muaraza davasında yalnız abonelik tesisini isteyip borçlu olmadığının tespitini talep etmemek; mahkeme kendiliğinden karar veremiyor.
- Anahtar teslimini tutanaksız yapmak; sorumluluğun bittiği tarih tartışmalı kalıyor.
Mevzuatın güncel hâlleri için başvurulacak kaynaklar da bellidir. Tüketicinin fesih hakkının çerçevesi 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun metninde, kira ilişkisindeki gider paylaşımı ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu metninde yer alır.
Elektrik tarafındaki bütün süreler, güvence bedeli kuralları ve kaçak ile usulsüz kullanım tanımları için Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, doğal gaz tarafı için ise Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği esas alınmalıdır.
Dosyanızda Hangi Belge Eksikse Sonuç Ona Göre Değişir
Abonelik uyuşmazlıklarında hukuki kural birkaç cümleyle özetlenebilir, sonucu belirleyen ise elinizdeki kayıttır. Fesih başvurusunun tarihi, son endeks değeri, tahliye tutanağı ve kira sözleşmesi; bu dört belgeden hangisinin bulunduğu, aynı olayda kimin kazandığını değiştirir.
Şirketten gelen ret yazısının gerekçesi de aynı ölçüde önemlidir. Borç gerekçesiyle verilen ret ile idari bildirim gerekçesiyle verilen ret farklı yollara çıkar; muvazaa iddiasıyla verilen ret ise delil toplanmasını gerektiren bir yargılamaya işaret eder. Gerekçe yazılı olarak alınmadan strateji kurulamaz.
Elektriksiz veya susuz kalınan durumlarda süre baskısı da hesaba katılmalıdır. Dava dilekçesiyle birlikte istenen ihtiyati tedbir, yargılama sonuçlanmadan aboneliğin tesis edilmesini sağlayabiliyor; bu imkânın kullanılıp kullanılmaması pratikte en büyük farkı yaratan tercihtir.
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dosyanın bütününü birlikte değerlendirmek gerekir; abonelik borcu genelde tek başına gelmez, kira alacağı, depozito ve tahliye talepleriyle birlikte gündeme gelir. Bu tür dosyaların yürütülmesinde kira hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kiracı abonelikleri kapatmadan giderse ne olur?
Abonelik sözleşmesi sona ermez ve sayaçtan geçen tüketim sözleşmenin sahibi olan eski kiracıya faturalandırılmaya devam eder. Yargıtay uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe eski abone, fiili kullanıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur. Ev sahibi ve yeni kiracı bu borcun tarafı değildir.
Eski kiracı abonelikleri kapatmadan giderse yeni abonelik olur mu?
Olur. Önceki tüketicinin ödenmemiş borcu önce onun güvence bedelinden düşülür, kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir ve yeni başvuru sahibiyle sözleşme düzenlenir. Şirket bu durumda yeni başvurandan yalnız kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini isteyebilir.
Kiracı elektrik aboneliğini iptal etmezse ne olur?
Borç birikince şirket kesme ihbarı bırakır, elektriği keser ve alacağını icra yoluyla eski abone aleyhine takip eder. Sorumluluk yalnız normal tüketimle sınırlı olmayıp aynı tesisatta sonradan yapılan kaçak kullanımı da kapsayabilir. Ayrıca yatırılan güvence bedeli bu borca mahsup edilir.
Kiracı doğalgazı kapatmadan gitti, borç kime kalır?
Borç, abonelik sözleşmesinin tarafı olan eski kiracıya kalır. Doğal gaz yönetmeliği, adrese taşınan kişiyle yeni bir abonelik sözleşmesi yapılacağını ve aynı adreste başka abonelerin önceki dönem tüketimlerinden kaynaklanan borçlarını yeni abonenin üstlenmesinin talep edilemeyeceğini açıkça düzenler.
Eski kiracı suyu kapatmadan giderse ne yapılır?
Yeni kullanıcı, kullanım hakkını belgeleyerek kendi adına abonelik başvurusu yapar; önceki abonenin borcu bu başvurunun engeli değildir. Su idareleri kendi tarife yönetmelikleriyle çalıştığı için usul ilden ile değişir, ancak borcun kişiye bağlı olduğu ilkesi her yerde aynıdır.
Ev sahibi kiracının aboneliklerini iptal edebilir mi?
Abonelik kiracı adınaysa ev sahibi sözleşmenin tarafı olmadığı için sonlandırma başvurusunda bulunamaz. Beyana itiraz yoluyla süreç başlatılsa bile, kullanım hakkına sahip olduğunu belgelendiren tüketici hakkındaki itirazlar dikkate alınmaz; hatalı kapatma hâlinde eski sözleşmenin sonlandırılması iptal edilir.
Ev sahibi kiracının elektriğini kesebilir mi?
Kesemez. Kiraya veren kiralananı sözleşme süresince kullanıma elverişli durumda bulundurmakla yükümlüdür; kesinti kira bedelinden indirim ve tazminat sonucu doğurur. Sayaca müdahale kaçak kullanım sayılır, kira ilişkisi sürerken taşınmaza girmek ise konut veya iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturabilir.
Kiracı abonelikleri üzerine almak zorunda mı?
Mevzuat doğrudan bir zorunluluk getirmez; ancak kendi adına sözleşme yapmadan tüketmek usulsüz kullanım riski doğurur. Kira hukukunda ise konut ve çatılı iş yeri kiralarında ısıtma, aydınlatma ve su gibi kullanma giderleri, sözleşmede aksi öngörülmemişse kiracıya aittir.
Kiracı abonelikleri üzerine almazsa ne olur?
Önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödeyerek elektrik tüketmek usulsüz kullanım sayılır. Tüketiciye on beş gün süre veren kesme ihbarı bırakılır; süre içinde durum düzeltilmezse kesme bağlama bedelinin beş katı tahsil edilerek elektrik kesilir. Tespitten önce başvuru yapılmışsa bu hükümler uygulanmaz.
Borcu varken elektrik abonelik iptali yapılır mı?
Yapılır; sonlandırma borcun ödenmesine bağlı değildir. Sözleşme sona erdirilir, son endeks okunur ve kalan borç takip yoluna girer. Buna karşılık aynı kişinin önceki kullanım yerinden kalan borcu, kendi yeni aboneliği bakımından engel oluşturur.
Kiracı elektrik aboneliği için gerekli evraklar nelerdir?
Yönetmelik, başvuru sahibinden kimlik fotokopisi, ikametgâh belgesi, tapu fotokopisi, kira sözleşmesi ve borcu yoktur belgesi istenemeyeceğini açıkça düzenler. Kimlik numarası ile adres, mülkiyet ve kullanım sıfatına ilişkin beyan yeterlidir. Önceki abone sözleşmesini kapatmadan ayrılmışsa kullanım hakkı belgesi istenebilir.
Kiracının su borcundan mal sahibi sorumlu mu?
Abonelik kiracı adınaysa mal sahibi sorumlu değildir; sorumluluğun kaynağı malik olmak değil sözleşmenin tarafı olmak ya da suyu fiilen kullanmaktır. Abonelik malik adına duruyorsa idareye karşı borçlu maliktir ve tahsil, kira ilişkisi içinde kiracıdan istenir.
Kiracı su faturasını ödemezse ne olur?
Kiracının ödemekle yükümlü olduğu kullanma giderleri ödenmezse kiraya veren yazılı olarak en az otuz günlük süre verip fesih ihtarında bulunabilir. Uygulamada temerrüt nedeniyle tahliye davasında kira alacağıyla birlikte elektrik ve su bedeline de hükmedilmektedir.
Eski ev sahibi abonelikleri vermezse ne olur?
Devir zorunlu olmadığı için yeni malik veya kiracı kendi adına yeni bir abonelik kurar. Eski abone sözleşmesini kapatıp güvence bedelini güncellenmiş tutarıyla geri alır, yeni başvuran kendi güvence bedelini yatırır. Aynı adres için iki talep çatışırsa şirket kullanım hakkını belgeleyen tarafı esas alır.
Depozitodan elektrik borcu kesilebilir mi?
Kiracının rızası yoksa tek taraflı kesinti yapılamaz. Güvence bankaya yatırılmışsa banka parayı ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak verir. Kiraya veren sözleşmenin bitiminden itibaren üç ay içinde dava veya takip bildirmezse banka güvenceyi kiracıya iade eder.
Yeni abonelik verilmezse hangi dava açılır?
Muarazanın giderilmesi davası açılır ve dava, perakende satış hizmetini yürüten görevli tedarik şirketine yöneltilir. Dilekçede abonelik tesisi yanında borçlu olmadığının tespiti de açıkça talep edilmelidir. Yargılama sürerken ihtiyati tedbirle abonelik tesisi istenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınızın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir ve anılan mevzuat hükümleri zamanla değişebilir. Abonelik, tahliye veya alacak sürecine girmeden önce dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.