
Ev sahibi evi satarsa kiracıyı çıkarabilir mi? Satışın kendisi kiracıyı çıkarmaz; taşınmazı satın alan kişi, ancak kendisinin veya kanunda sayılan yakınlarının konut ya da işyeri gereksinimi varsa ve kanundaki takvime uyarsa tahliye davası açabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesi kiralananın herhangi bir sebeple el değiştirmesi hâlinde yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olacağını düzenler; yani sözleşme yeni malikle aynen devam eder.
Bu konuda internette dolaşan bilgilerin en sık hata yaptığı nokta, TBK m.351’deki altı aylık sürenin ne anlama geldiğidir. Kimi kaynaklar “altı ay içinde dava açılmalı” derken kanun “altı ay sonra açacağı bir davayla” ifadesini kullanır. Aradaki fark, davanın reddedilmesiyle kabul edilmesi arasındaki fark kadar büyüktür. Aşağıda satış sonrası tahliye yolunun iki ayrı seçeneği, süreleri ve kiracının başvurabileceği savunmalar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Bir Bakışta
Satış sözleşmeyi bitirmez; yeni malikin tahliye hakkı gereksinim şartına ve iki ayrı takvimden birine bağlıdır.
- Birinci yol: edinme tarihinden itibaren 1 ay içinde yazılı bildirim, ardından 6 ay beklenip dava.
- İkinci yol: bildirim yapılmamış olsa bile sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde dava.
- Altı ay bekleme süresidir: hak düşürücü süre değildir; erken açılan dava sonuç doğurmaz.
- Gereksinim gerçek olmalıdır: boşaltılan taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanırsa tazminat gündeme gelir.
Ev Sahibi Evi Satarsa Kiracıyı Çıkarabilir mi?
Satış işlemi kira ilişkisini kendiliğinden sona erdirmez. TBK m.310’a göre sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Bu nedenle satıştan sonra kiracı, eski sözleşmedeki hak ve borçlarıyla taşınmazda kalmaya devam eder; yeni malik de kiraya veren sıfatını devralır.
Satış sonrasında kira ilişkisinin nasıl devam ettiği, kira bedelinin kime ödeneceği ve depozitonun akıbeti ayrı bir konudur; bu yönler ev sahibi değişince kira sözleşmesinin durumu başlığında ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Buradaki konu ise dar bir eksendir: yeni malikin taşınmazı boşaltabilmesi için hangi yolu, hangi takvimle izlemesi gerektiği. Kanunda sayılan tahliye sebeplerinin tamamı ve her birinin süresi için ev sahibi kiracıyı hangi durumlarda çıkarabilir başlığındaki karşılaştırma tablosuna bakılabilir.
Yeni Malikin Tahliye Hakkı Hangi Şarta Bağlı?
TBK m.351 yeni malike tanınan hakkı tek bir şarta bağlar: gereksinim. Madde, kiralananı sonradan edinen kişinin onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunmasını arar. Yatırım amacıyla satın alma, kira gelirini artırma isteği ya da taşınmazı boş olarak yeniden satma niyeti bu kapsamda değildir.
| Kimin gereksinimi | Kapsamda mı | Not |
|---|---|---|
| Yeni malikin kendisi | Evet | Konut veya işyeri |
| Eşi | Evet | Madde açıkça sayar |
| Altsoyu (çocuk, torun) | Evet | Madde açıkça sayar |
| Üstsoyu (anne, baba, büyükanne) | Evet | Madde açıkça sayar |
| Bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler | Evet | Yükümlülüğün kanundan doğması aranır |
| Kardeş, yeğen, arkadaş | Kural olarak hayır | Bakma yükümlülüğü yoksa kapsam dışı |
| Kira gelirini artırma | Hayır | Gereksinim sayılmaz |
Gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olduğu mahkemede ortaya konmalıdır. Yeni malikin aynı yerde oturmaya elverişli başka bir taşınmazının bulunması, tahliyeden sonra taşınmazın boş bırakılması ya da hemen yeniden kiraya verilmesi, gereksinim iddiasını zayıflatan olgulardır.
Birinci Yol: Bir Ay İçinde Bildirim, Altı Ay Sonra Dava
TBK m.351/1’deki ilk seçenek iki adımdan oluşur. Yeni malik, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapıldıktan sonra kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir.
| Adım | Örnek tarih | Kanuni karşılığı |
|---|---|---|
| Tapuda devir | 10.03.2026 | Edinme tarihi |
| Yazılı bildirimin son günü | 10.04.2026 | Edinmeden itibaren 1 ay |
| Altı aylık bekleme | 10.03.2026 – 10.09.2026 | Dava bu süre dolmadan açılamaz |
| Dava açılabilecek dönem | 10.09.2026 sonrası | “Altı ay sonra açacağı dava” |
Bildirimin bir aylık süre içinde yapılmaması bu yolu kapatır. Ancak bu, tahliye imkânının tümüyle kaybedildiği anlamına gelmez; aşağıda ele alınan ikinci yol açık kalmaya devam eder.
“Altı Ay İçinde” ile “Altı Ay Sonra” Arasındaki Fark
Bu ayrım, satış sonrası tahliye dosyalarında en çok hak kaybına yol açan noktadır. Kanunun lafzı “altı ay sonra açacağı bir davayla” şeklindedir. Buradaki altı ay bir bekleme süresidir: sürenin dolmasından önce dava açılamaz. Buna karşılık kimi kaynaklarda geçen “altı ay içinde dava açılmalı” ifadesi, sanki hak düşürücü bir süre varmış izlenimi verir ve okuyucuyu tam ters yönde harekete geçirir.
| Yaklaşım | Ne anlaşılır | Sonuç |
|---|---|---|
| “Altı ay sonra” (kanun lafzı) | Altı ay dolmadan dava açılamaz | Süre dolduktan sonra açılan dava incelenir |
| “Altı ay içinde” (yanlış aktarım) | Altı ay dolmadan dava açılmalı | Erken açılan dava dinlenmez |
Pratik sonuç şudur: bildirimini süresinde yapan yeni malik acele etmemelidir. Altı ay dolmadan açılan dava, gereksinim gerçek olsa bile süre yönünden sonuç doğurmaz ve dava masrafı ile geçen zaman boşa gider. Aynı şekilde altı ay dolduktan sonra beklemek de tek başına hak kaybı doğurmaz; kanun bu yol için ayrıca bir üst sınır öngörmemiştir.
İkinci Yol: Sözleşme Süresinin Bitiminden İtibaren Bir Ay
TBK m.351/2, yeni malike ikinci bir seçenek tanır: dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir. Bu yol, birinci yoldaki bir aylık bildirim süresini kaçıran malik için önemlidir; hak kaybolmuş değildir, yalnızca takvim değişmiştir.
| Karşılaştırma | Birinci yol (m.351/1) | İkinci yol (m.351/2) |
|---|---|---|
| Ön koşul | 1 ay içinde yazılı bildirim | Bildirim şartı yok |
| Başlangıç noktası | Edinme tarihi | Sözleşme süresinin bitimi |
| Bekleme | 6 ay | Yok |
| Dava süresi | Bekleme sonrası | 1 ay içinde |
| Avantajı | Sözleşme bitişini beklemez | Bildirim kaçırılsa da kullanılabilir |
İki yol arasında seçim yapılırken belirleyici olan, sözleşmenin bitiş tarihine ne kadar kaldığıdır. Sözleşmenin bitimine uzun süre varsa ilk yol daha hızlı sonuç verir; bitiş yaklaşmışsa ikinci yol beklemeyi ortadan kaldırır.
Bildirim Nasıl Yapılmalı ve Neleri İçermeli?
Kanun bildirimin yazılı olmasını arar. Ayrıca konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği TBK m.348 uyarınca yazılı şekle bağlıdır. Uygulamada ispat kolaylığı bakımından noter aracılığıyla gönderilen ihtarname tercih edilir; böylece bildirimin içeriği ve tebliğ tarihi birlikte belgelenmiş olur.
- Taşınmazın edinme tarihi ve tapu bilgileri açıkça yazılmalıdır; bir aylık sürenin başlangıcı bu tarihe bağlıdır.
- Gereksinimin kime ait olduğu (malikin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişi) belirtilmelidir.
- Gereksinimin konut mu işyeri mi olduğu ayrılmalıdır.
- Bildirimin kiracıya ulaştığı tarih belgelenmelidir; sürelerin hesabı bu tarihe göre yapılır.
- Kiracı birden fazlaysa bildirim her birine ayrı ayrı yapılmalıdır.
Aile konutu olarak kullanılan taşınmazlarda TBK m.349 uyarınca kiracının eşine de ayrı bildirim yapılması gerekebilir; madde, kiracı olmayan eşin kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya verenin fesih bildirimini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorunda olduğunu düzenler.
Dava Açma Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?
TBK m.353 burada da devreye girer: kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. Uygulamada bu tek cümlelik bildirim ihmal edildiği için pek çok dosya esasa girilmeden reddedilmektedir.
Sürelerin hesabında adli tatilin etkisi de gözden kaçırılmamalıdır; sürenin son gününün tatile denk gelmesi hâlinde nasıl işleyeceği için adli tatil tarihleri ve süre hesabı incelenebilir.
Taşınmaz Mirasla veya Bağışla Geçerse Sonuç Değişir mi?
TBK m.310 “herhangi bir sebeple el değiştirme” ifadesini kullandığından, satış dışındaki kazanma yolları da aynı sonucu doğurur. Miras, bağışlama, cebri icra yoluyla satış ya da şirket devri gibi hâllerde de yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur ve tahliye isteyebilmesi için yine TBK m.351’deki gereksinim şartını ve takvimi izlemesi gerekir.
Mirasla edinme hâlinde bir ayrıntı öne çıkar: birden fazla mirasçı varsa taşınmaz elbirliğiyle mülkiyete tabi olur ve tahliye davasının tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gündeme gelir. Mirasçıların hangi oranda hak sahibi olduğu için yasal miras payları ve terekedeki borçların akıbeti için ölen kişinin borcunun mirasçıya geçmesi incelenebilir.
Kiracının Elindeki Savunmalar Nelerdir?
Satış sonrası açılan tahliye davalarında kiracının savunması genellikle üç eksende kurulur: gereksinimin gerçek olmaması, sürelerin usulüne uygun işletilmemesi ve bildirimin şeklen geçersiz olması. Bu eksenlerden herhangi biri davanın reddiyle sonuçlanabilir.
| Savunma | Somut dayanak | Kanuni temel |
|---|---|---|
| Bildirim süresi kaçmış | Edinmeden 1 ay sonra gönderilen ihtarname | TBK m.351/1 |
| Dava erken açılmış | Altı aylık bekleme dolmadan açılan dava | TBK m.351/1 |
| Gereksinim gerçek değil | Malikin aynı yerde oturmaya elverişli başka konutu var | TBK m.351 |
| Gereksinim kapsam dışı kişiye ait | Kardeş veya yeğen için ileri sürülen ihtiyaç | TBK m.351 |
| Bildirim yazılı değil | Sözlü beyan veya mesajla yapılan bildirim | TBK m.348 |
| Dava şartı eksik | Arabulucuya başvurulmadan dava açılması | 6325 s.K. m.18/B |
| Sözleşme kaydı geçersiz | Sözleşmeye eklenen ek tahliye sebebine dayanılması | TBK m.354 |
Kiracının kendi dosyasında bulundurması gereken belgeler bellidir: kira sözleşmesi, ödeme dekontları, gelen ihtarname ve tebligat zarfı, taşınmazın devir tarihini gösteren tapu kaydı. Yargılama sırasında taşınmazın yeniden devredilmesi ihtimaline karşı ihtiyati tedbir şartları değerlendirilebilir.
İhtiyaç Gerçek Değilse: Üç Yıl Kuralı ve Tazminat
Kanun, gereksinim iddiasının sonradan denetlenmesini sağlayan bir yaptırım öngörmüştür. TBK m.355 uyarınca kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında haklı sebep olmaksızın kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Bu kurala aykırı davranan kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.
Uygulamadaki karşılığı açıktır: taşınmazı “ihtiyacım var” diyerek boşalttıran yeni malik, kısa süre sonra taşınmazı daha yüksek bedelle başkasına kiralarsa eski kiracısına karşı tazminat riskiyle karşılaşır. Bu nedenle tahliye sonrası taşınmazın fiilen nasıl kullanıldığı, kiracı bakımından takip edilmeye değer bir husustur.
Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmazlarda ise eski kiracının, yenilenen taşınmazı yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralama konusunda öncelik hakkı vardır; bu hakkın kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir.
Kiracılı Ev Satın Alırken Nelere Bakılmalı?
Kiracılı bir taşınmaz satın alan kişi, sözleşmeyi de devralmış olur. Bu nedenle satın alma kararı verilmeden önce kira ilişkisinin hangi aşamada olduğu incelenmelidir; aksi hâlde tahliye beklentisiyle alınan taşınmazda uzun bir süreç ortaya çıkabilir.
- Sözleşmenin başlangıç tarihi ve süresi: ikinci yolun kullanılabilmesi sözleşme bitişine bağlıdır.
- Sözleşmenin belirli mi belirsiz süreli mi olduğu: uzama ve fesih hesapları buna göre değişir.
- Kaçıncı uzama yılında olunduğu: on yıllık uzama dolmuşsa sebep göstermeden fesih imkânı gündeme gelir; hesabın nasıl yapıldığı için uzama süresinin takvimle hesabı incelenebilir.
- Depozito ve peşin ödenmiş kira: devir sonrası kimin sorumlu olacağı önceden netleştirilmelidir.
- Mevcut ihtarname ve dava dosyaları: devreden malikin başlattığı süreçlerin durumu öğrenilmelidir.
- Kira bedelinin güncelliği: uzun süredir devam eden sözleşmelerde bedel emsalin altında kalmış olabilir; artış imkânı için kira artışı hesaplama aracı kullanılabilir.
Kira bedelinin ödenmemesi hâlinde işleyen mekanizma tahliyeden bağımsızdır ve ayrı bir yol izler; bu konuda kira bedelinin eksik ödenmesi ve tahliye değerlendirilebilir.
Dava Hangi Mahkemede Açılır, Arabuluculuk Şart mı?
Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. HMK m.4/1-a, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları değer veya tutara bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesine vermiştir. Yetki bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi esas alınır.
Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun m.18/B, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkları bu kapsama almış; yalnızca ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümleri dışarıda bırakmıştır. Gereksinim sebebine dayanan tahliye davası bir dava olduğundan arabuluculuk şartı burada uygulanır. Kanun metinleri için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu incelenebilir.
Kararın yazımı ve sonrasındaki aşamalar için gerekçeli kararın anlamı, karara karşı başvuru yolları için ise mahkeme kararının üst mahkemeye taşınması yol gösterir.
Tahliye Davasında Sunulacak Belgeler
Ev sahibi evi satarsa kiracıyı çıkarabilir mi meselesinde davanın kaderini belirleyen şey, iddianın kendisi kadar bu iddiayı destekleyen belgelerdir. Gereksinim davalarında mahkeme, ihtiyacın gerçekliğini soyut beyanla değil somut kayıtlarla değerlendirir.
- Tapu kaydı: edinme tarihini gösterir; bir aylık bildirim süresinin hesabı buna dayanır.
- Kira sözleşmesi: sözleşmenin belirli mi belirsiz süreli mi olduğunu ve bitiş tarihini ortaya koyar.
- İhtarname ve tebligat evrakı: bildirimin içeriği ile kiracıya ulaştığı tarihi belgeler.
- Gereksinimi destekleyen kayıtlar: ikamet durumu, aile bilgileri, çalışma yeri, işyeri gereksinimi hâlinde faaliyet belgeleri.
- Malikin diğer taşınmazlarına ilişkin durum: aynı yerde oturmaya elverişli başka taşınmaz bulunup bulunmadığı davanın en çok tartışılan yönüdür.
- Arabuluculuk son tutanağı: anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmek zorundadır.
Son maddedeki eksiklik davanın esasına girilmeden reddine yol açabilir. 6325 sayılı Kanun m.18/A/2, son tutanağın dilekçeye eklenmemesi hâlinde mahkemenin bir haftalık kesin süre vereceğini, bu ihtara uyulmazsa dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddedileceğini düzenler. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan ret kararı verilir.
Karar Alındıktan Sonra Tahliye Nasıl Gerçekleşir?
Tahliye kararı kendiliğinden taşınmazı boşaltmaz. Kiracı kararda belirtilen şekilde taşınmazı teslim etmezse, karar bir ilam olarak icraya konulur ve icra dairesi aracılığıyla tahliye gerçekleştirilir. Bu aşamada masraflar ve süreç bakımından ayrı bir takvim işlemeye başlar.
Tahliye sırasında karşılaşılan tipik bir sorun, taşınmazda kiracıdan başka birinin bulunmasıdır. İİK m.276 bu hâli düzenler: tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhâl tahliye olunur. Bu kişi resmi belge gösteremese bile sözleşme tarihinden önceki bir zamandan beri orayı işgal ettiğini beyan eder ve bu beyan icra memurunun mahallinde yapacağı araştırmayla doğrulanırsa memur tahliyeyi erteleyerek durumu üç gün içinde icra mahkemesine bildirir.
Aynı maddenin son fıkrası önemli bir sınır çizer: borçlunun usul ve füruu, eşi, ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ve iş ortakları ile borçluya bağlı olarak taşınmazda oturdukları anlaşılan diğer kişiler üçüncü şahıs sayılmaz. Dolayısıyla kiracının aile üyelerinin taşınmazda bulunması tahliyeyi engellemez. İcra aşamasının genel işleyişi için icra dosyasının kapatılması ve takip süreci incelenebilir.
Tapu Devrinin Tarihi Bütün Takvimi Başlatır
Ev sahibi evi satarsa kiracıyı çıkarabilir mi tartışmasında belirleyici olan tek tarih, tapudaki devir tarihidir. Bir aylık bildirim süresi o gün işlemeye başlar, altı aylık bekleme o günden hesaplanır, ikinci yolun kullanılıp kullanılamayacağı ise sözleşmenin bitiş tarihiyle karşılaştırılarak belirlenir. Bu üç tarih bir arada değerlendirilmeden hangi yolun açık olduğu ve hangi güne kadar ne yapılması gerektiği görülemez.
Elinizdeki tapu kaydı, kira sözleşmesi ve varsa gönderilmiş ihtarnameyi birlikte inceleyerek önünüzdeki takvimi çıkarmak için kira hukuku çalışma alanımız sayfasındaki iletişim bilgilerinden yararlanabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ev sahibi evi satarsa kiracıyı çıkarabilir mi?
Satışın kendisi kiracıyı çıkarmaz. TBK m.310 uyarınca yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Yeni malik ancak kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri gereksinimi varsa TBK m.351’deki usule uyarak tahliye davası açabilir.
Yeni malik kaç gün içinde ihtarname göndermeli?
Edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde. TBK m.351/1 bildirimin bu süre içinde ve yazılı olarak yapılmasını arar. Bir aylık süre kaçırılırsa bu yol kapanır ancak sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açma imkânı devam eder.
Altı ay içinde mi altı ay sonra mı dava açılmalı?
Kanun “altı ay sonra açacağı bir davayla” ifadesini kullanır; bu bir bekleme süresidir. Altı ay dolmadan açılan dava süresinden önce açılmış sayılır. “Altı ay içinde dava açılmalı” biçimindeki aktarımlar maddenin anlamını tersine çevirdiği için hak kaybına yol açabilir.
Yeni malik ihtarname göndermeyi unutursa ne olur?
Tahliye imkânı tümüyle kaybolmaz. TBK m.351/2 uyarınca yeni malik, gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir. Bu yolda ön bildirim şartı aranmaz.
Yeni malik kardeşinin ihtiyacı için tahliye isteyebilir mi?
TBK m.351 gereksinimi malikin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ve kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerle sınırlamıştır. Kardeş bakımından kanundan doğan bir bakma yükümlülüğü bulunmadıkça bu sebep kural olarak kapsam dışında kalır.
Kiracı satıştan sonra kirayı kime ödemeli?
Devirden sonra kiraya veren sıfatı yeni malike geçtiğinden kira bedeli ona ödenir. Devrin öğrenilmesi bakımından tapu kaydı ve yeni malikin bildirimi esas alınır; ödemelerin banka üzerinden ve açıklamalı biçimde yapılması ispat kolaylığı sağlar.
Tahliye edilen ev başkasına kiralanırsa ne olur?
TBK m.355 uyarınca gereksinim amacıyla boşaltılan taşınmaz, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaz. Aykırı davranan kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder.
Ev mirasla geçerse mirasçı kiracıyı çıkarabilir mi?
TBK m.310 “herhangi bir sebeple el değiştirme” dediğinden miras da bu kapsamdadır. Mirasçı, kira sözleşmesinin tarafı olur ve tahliye isteyebilmesi için TBK m.351’deki gereksinim şartını ve süreleri izlemesi gerekir. Birden fazla mirasçı varsa davanın birlikte açılması gündeme gelir.
Tahliye davasından önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
Gerekir. 6325 sayılı Kanun m.18/B kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmayı dava şartı hâline getirmiştir. Yalnızca İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler bu kapsamın dışındadır.
Kiracı satış nedeniyle sözleşmeyi feshedebilir mi?
Satış kiracıya kendiliğinden bir fesih hakkı vermez. Kiracı, sözleşme süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilir; bu hak satıştan bağımsız olarak TBK m.347/1’den doğar.
Depozito yeni malikten mi istenir?
Kira ilişkisi yeni malikle devam ettiğinden, kira sonunda iade talebi kural olarak o sırada kiraya veren sıfatını taşıyan kişiye yöneltilir. Devir sırasında depozitonun aktarılıp aktarılmadığı alıcı ile satıcı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir; bu nedenle devir öncesinde yazılı olarak netleştirilmesi yerinde olur.
Dava açma süresi kaçırılırsa bir yol kalır mı?
TBK m.353 uyarınca kiraya veren, en geç dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse süre bir kira yılı için uzamış sayılır. Böyle bir bildirim yoksa aynı sebeple bir sonraki dönemi beklemek gerekir.
Tahliye davası hangi mahkemede görülür?
Sulh hukuk mahkemesinde. HMK m.4/1-a, ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları değer veya tutara bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesine vermiştir. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yerdir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Satış tarihi, sözleşmenin süresi ve gönderilen bildirimlerin içeriği her dosyada farklı sonuçlar doğurabilir; kira mevzuatı da zaman içinde değişebilmektedir. Bildirim göndermeden veya dava açmadan önce güncel metinlerin kontrol edilmesi ve dosyanın bir avukatla birlikte değerlendirilmesi önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.




