Evden Çıkmayan Kiracıya Ne Yapabilirim? İcra ve Dava Yolunun Ayrımı
Evden çıkmayan kiracıya ne yapabilirim diye araştıran kiraya verenin önünde birbirinden çok farklı hızda işleyen iki yol vardır: tahliye davası ve tahliye talepli icra takibi. Aradaki en büyük fark, 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesinde gizlidir; madde kira uyuşmazlıklarında arabuluculuğu dava şartı yaparken İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyeyi kapsam dışında bırakmıştır. Yani icra yolunda arabuluculuk aşaması hiç yaşanmaz.
Bu istisna, hangi yolun seçileceğini belirleyen tek başına yeterli bir ölçüt değildir; icra yolu yalnızca belirli sebeplerde açıktır. Kira bedelinin ödenmemesi ve yazılı tahliye taahhüdü icra yoluna elverişliyken, gereksinim veya iki haklı ihtar sebepleri yalnızca dava yoluyla ileri sürülebilir. Aşağıda iki yolun mekaniği, tanınan süreler, tahliye anında karşılaşılan sorunlar ve kiracıdan talep edilebilecek tazminat kalemleri ele alınıyor.
Özetle
Tahliyenin hızı, seçilen yolun kendisinden çok dayanılan sebebin icra yoluna elverişli olup olmamasına bağlıdır.
- İcra yolu: Kira ödenmemesi ve yazılı tahliye taahhüdünde açıktır; zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
- Dava yolu: Gereksinim, yeni malik ve iki haklı ihtar sebeplerinde tek yoldur; arabuluculuk dava şartıdır.
- Süreler: Ödeme ihtarında en az 30 gün, ilamlı icrada 7 günlük icra emri, icra mahkemesi kararında 10 gün.
- Fiili tahliye: Kilit değiştirme veya eşya çıkarma suç oluşturur; kanunun tanıdığı tek güvence hapis hakkıdır.
Evden Çıkmayan Kiracıya Ne Yapabilirim?
Evden çıkmayan kiracıya ne yapabilirim sorusunda ilk belirlenecek şey, kira ilişkisinin hukuken sona erip ermediğidir. Sözleşme süresinin dolmuş olması konut ve çatılı işyeri kiralarında ilişkiyi bitirmez; TBK m.347 uyarınca kiracı en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzar ve kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez.
İkinci belirlenecek şey, elde hangi sebebin bulunduğudur. Kanun tahliye sebeplerini sınırlı sayıda düzenlemiştir: kiraya verenden kaynaklanan sebepler (gereksinim, yeniden inşa ve imar, yeni malikin gereksinimi) ve kiracıdan kaynaklanan sebepler (yazılı tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, kiracının aynı ilçede konutu bulunması). Buna kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle temerrüt eklenir.
Evden çıkmayan kiracıya ne yapabilirim sorusunda üçüncü adım, sebebe uygun yolun seçilmesidir. Temerrüt ve yazılı tahliye taahhüdü icra dairesinden başlatılabilirken, gereksinim ve iki haklı ihtar mahkemede ileri sürülür. Yanlış yolun seçilmesi zaman kaybından öte bir sonuç doğurur: hak düşürücü süre işlemeye devam ettiği için doğru yola geçildiğinde süre kaçmış olabilir. Sebeplerin tamamı ev sahibi kiracıyı hangi durumlarda çıkarabilir yazısında karşılaştırılmıştır.
Kiracıyı Tahliye Etmenin En Kolay Yolu Hangisidir?
Kiracıyı tahliye etmenin en kolay yolu, elinde yazılı belge bulunan kiraya veren için icra dairesinden başlayan yoldur. Bunun tek sebebi icra takibinin dava yargılamasından kısa olması değildir; 6325 sayılı Kanun m.18/B’nin (a) bendi, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuğu dava şartı yaparken “kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere” diyerek bu yolu istisna tutmuştur.
Bu istisnanın pratik değeri büyüktür. Dava yolunda önce arabuluculuk bürosuna başvurulur, arabulucu görevlendirilir ve HUAK m.18/A uyarınca süreç üç hafta içinde, zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılarak sonuçlandırılır; ancak bu süre görevlendirme tarihinden işler ve öncesindeki başvuru ile görevlendirme aşamaları da zaman alır. İcra yolunda bu halkaların tamamı devre dışı kalır.
Kolaylığın sınırı ise sebeple çizilir. İcra yolu ancak kira bedelinin ödenmemesi ve yazılı tahliye taahhüdü hâllerinde açıktır. Gereksinim sebebine dayanan kiraya veren, elinde ne kadar güçlü belge olursa olsun icra dairesinden tahliye isteyemez; bu sebep yalnızca dava yoluyla ileri sürülebilir ve arabuluculuk aşaması zorunludur.
Tahliye Talepli İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlar?
Kira bedelinin ödenmemesi hâlinde başlatılan takipte, alacaklının talebi üzerine ödeme emri özel bir içerik kazanır. İİK m.269, takip adi kiralara ilişkinse ve alacaklı talep etmişse ödeme emrinin, kanunda yazılı ihtarı ve kanuni süre geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılmasının istenebileceği tebliğini içereceğini düzenler.
Ödeme emrindeki ihtar süresi, konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK m.315/2’ye göre en az otuz gündür. Bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Otuz günden kısa süre veren bir ödeme emri, tahliye sonucunu doğurmaz; bu nedenle takip talebinin doğru düzenlenmesi sürecin tamamını belirler.
Borçlunun itiraz süresi ayrıdır ve daha kısadır. İİK m.269/2 uyarınca borçlu, tebliğ üzerine yedi gün içinde itiraz sebeplerini icra dairesine bildirmek zorundadır. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır. İtiraz takibi durdurur; itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, aynı alacak için bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz.
Kiracı İtiraz Etmezse Süreç Nasıl İlerler?
İtiraz gelmediğinde süreç en kısa hâlini alır. İİK m.269/a’ya göre borçlu itiraz etmez ve ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse, ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir. Burada bir yargılama süreci değil, şartların gerçekleştiğinin denetimi söz konusudur.
Altı aylık süre hak düşürücüdür ve kaçırılması takibin tahliye ayağını işlevsiz bırakır. Kira alacağının tahsili için takip devam edebilirse de, tahliye talebi ancak yeni bir temerrüt oluşturularak ve yeni bir ihtarla gündeme getirilebilir. Uygulamada takibin kesinleşmesinden sonra beklemek, en sık yapılan usul hatalarından biridir.
Karar çıktığında infaz hızlıdır. İİK m.269/c’nin son fıkrası uyarınca icra mahkemesinin tahliyeye ilişkin kararının infazı için kesinleşme beklenmez; kararın borçluya tefhim veya tebliğinden itibaren on gün geçmesi yeterlidir. Borçlu bu kararla ilgili olarak İİK m.36’daki icranın geri bırakılması yolundan yararlanabilir; ayrıntısı tahliye davasında istinaf tahliyeyi durdurur mu yazısındadır.
Kiracı İtiraz Ederse Hangi Belgeler Aranır?
İtirazın türü izlenecek yolu belirler. Borçlu kira sözleşmesini veya sözleşmedeki imzayı reddederse İİK m.269/b devreye girer: alacaklı, noterlikçe re’sen düzenlenmiş veya imzası onaylanmış bir sözleşmeye dayanıyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve ihtar süresi içinde ödeme yapılmaması sebebiyle tahliyeyi isteyebilir. Adi yazılı sözleşmeye dayanan alacaklı ise genel mahkemede dava açmak zorunda kalır.
Borçlu sözleşmeyi kabul edip ödeme yaptığını ileri sürerse İİK m.269/c uygulanır. Bu hâlde kiracı, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe düzenlenmiş veya imzası onaylanmış bir belge, alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin usulüne göre verdiği makbuz veya vesika ile ispat etmek zorundadır. Bu ispat düzeni, ödemelerini banka üzerinden yapan kiracıyı korurken elden ödeme yapanı savunmasız bırakır.
Sözleşmeyi reddeden borçlu bu itirazıyla bağlıdır. İİK m.269/b’nin üçüncü fıkrası uyarınca, itirazın yerinde olmadığı anlaşıldıktan sonra borçlu ödeme, takas veya başka bir def’ide bulunamaz. Ayrıca imzayı inkâr eden taraf, genel mahkemede aleyhine karar çıkarsa para cezasına da mahkûm edilir.
Yazılı Tahliye Taahhüdüne Dayanan İcra Yolu
Kiracı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa, TBK m.352/1 kiraya verene iki seçenek tanır: bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak. İcra yolunun seçilmesi hâlinde süreç, taahhüde dayalı tahliye talebiyle icra dairesinde başlar.
Mukavelenameye dayanan tahliye taleplerinde İİK m.272 ayrı bir usul öngörür: icra memuru tahliye emri tebliğ ederek taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder; kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair itirazını yedi gün içinde bildirmezse zorla çıkarılacağı kendisine yazılır. İtiraz edilmez veya itiraz kaldırılırsa taşınmaz zorla tahliye edilip kiraya verene teslim olunur.
İtiraz hâlinde ispat yine belgeye bağlıdır. İİK m.275’e göre tahliye talebi noterlikçe düzenlenmiş, tarih ve imzası onaylanmış ya da ikrar olunmuş bir sözleşmeye dayanıyorsa ve kiracı kiranın yenilendiğine dair aynı güçte bir belge gösteremiyorsa itiraz kaldırılır. Taahhüdün geçerlilik şartları tahliye taahhütnamesi yazısında ele alınmıştır.
Kiracıya Evden Çıkması İçin Verilen Süre Ne Kadardır?
Kiracıya evden çıkması için verilen süre tek bir rakam değildir; hangi aşamada bulunulduğuna göre değişir. Temerrüt ihtarında konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, mukaveleye dayanan tahliye emrinde on beş gün, ilamlı icrada ise İİK m.26 uyarınca yedi günlük icra emri süresi işler.
Sürelerin başlangıç anları da farklıdır. Otuz günlük ihtar süresi yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden; icra emrinin yedi günlük süresi tebliğden; icra mahkemesi tahliye kararındaki on günlük süre ise kararın tefhim veya tebliğ edildiği tarihten işlemeye başlar. Bu ayrım, sürenin ne zaman dolduğunun hesabında belirleyicidir.
Süre dolduğunda tahliye kendiliğinden gerçekleşmez; alacaklının talebi gerekir. İcra müdürü, talep üzerine kolluk gücünden yararlanarak tahliyeyi yerine getirir. Borçlu, tahliye edilen taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar girerse İİK m.26/3 uyarınca ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.
| Aşama | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Temerrüt ihtarı (konut/çatılı işyeri) | En az 30 gün | Bildirimi izleyen gün | TBK m.315 |
| Ödeme emrine itiraz | 7 gün | Tebliğ | İİK m.269 |
| Tahliye emri (mukaveleye dayalı) | 15 gün | Tebliğ | İİK m.272 |
| Tahliye emrine itiraz | 7 gün | Tebliğ | İİK m.274 |
| İcra mahkemesi tahliye kararı | 10 gün | Tefhim veya tebliğ | İİK m.269/c |
| İlamlı icrada icra emri | 7 gün | Tebliğ | İİK m.26 |
Ev Sahibi Kiracıyı Evden Çıkarma Süresi Hangi Aşamalardan Oluşur?
Ev sahibi kiracıyı evden çıkarma süresi, tek bir bekleme süresi değil zincirleme aşamaların toplamıdır. İcra yolunda zincir şöyledir: takip talebi, ödeme emrinin tebliği, otuz günlük ihtar süresi, itiraz süresinin geçmesi, icra mahkemesinden tahliye kararı ve kararın infazı için on günlük süre.
Dava yolunda zincire iki halka eklenir: arabuluculuk süreci ve yargılama. Arabuluculuk, arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren üç hafta içinde, zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılarak sonuçlandırılır. Yargılama süresi ise kanunla belirlenmiş değildir; delil durumuna, tebligatın hızına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.
Zinciri uzatan en yaygın etken tebligattır. Kiracının adreste bulunmaması, adres değişikliği veya tebligatın iade edilmesi her aşamada haftalar ekleyebilir. Bu nedenle takip veya dava öncesinde kiracının adres kayıt sistemindeki adresinin doğrulanması, sürecin toplam süresini en çok kısaltan hazırlıktır.
Evden Çıkmayan Kiracıya Tazminat Davası Açılabilir mi?
Evden çıkmayan kiracıya tazminat davası açılabilir; ancak talebin hukuki niteliği kira ilişkisinin sona erip ermediğine göre değişir. Sözleşme devam ediyorsa istenecek olan tazminat değil, işlemiş kira bedelidir. Sözleşme sona ermiş ve kiracı kullanmayı sürdürüyorsa, kullanım karşılığı tazminat talep edilebilir.
Tahliye kararı verildikten sonra çıkmamakta direnen kiracı bakımından talep güçlenir. Bu aşamada kiraya veren hem kullanım karşılığını hem de tahliyenin gecikmesinden doğan zararını isteyebilir; icra aşamasında yapılan çilingir, nakliye ve muhafaza masrafları da ayrıca talep edilir. İİK m.26/4, ilama dahil olmayan eşyanın muhafaza masrafının önce alacaklıdan peşin alınıp sonra borçluya ödetileceğini düzenler.
Depozito bu taleplerin karşılanmasında otomatik bir kaynak değildir. TBK m.342 uyarınca güvence bedeli vadeli hesapta tutulur ve banka, ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle veya kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava açtığını veya takibe giriştiğini bankaya bildirmezse, banka kiracının istemiyle güvenceyi iade eder.
Ev Sahibi Kiracıya Tazminat Davası Açabilir Mi?
Ev sahibi kiracıya tazminat davası açabilir mi sorusunda ölçüt TBK m.334’tür: kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak aynı madde önemli bir sınır çizer: kiracı, sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Boya, badana ve olağan yıpranma bu kapsamdadır.
Maddenin ikinci fıkrası sözleşme kayıtlarını da denetler: kiracının, sözleşmenin sona ermesi hâlinde sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir. Sözleşmeye konulan “çıkışta boya parası ödenecektir” türü kayıtların dayanaksız kalmasının sebebi budur.
Kiraya verenin bu haktan yararlanabilmesi ayrıca bir yükümlülüğe bağlanmıştır. TBK m.335, kiraya verenin geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklik ve ayıpları hemen yazılı olarak bildirmek zorunda olduğunu, bu bildirim yapılmazsa kiracının her türlü sorumluluktan kurtulacağını düzenler. Olağan incelemeyle görülemeyecek ayıplarda sorumluluk sürer, ancak bunlar da belirlendiğinde hemen yazılı bildirim gerekir.
Kilidi Değiştirmek Neden Çözüm Değil, Yeni Bir Sorun Yaratır?
Kiracı çıkmıyor diye kilidin değiştirilmesi, eşyaların çıkarılması veya elektrik ve su aboneliğinin kestirilmesi hukuk düzeninde tanınmış bir yol değildir. Bu fiiller konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını gündeme getirir; ayrıca zilyetliğin gasbı niteliğinde olduğundan kiracının açacağı davada kiraya veren aleyhine sonuç doğurur.
Fiili tahliyenin dosyaya verdiği zarar cezai sorumlulukla sınırlı kalmaz. Devam eden tahliye davasında kiraya verenin haklılığı tartışmalı hâle gelir; gereksinim iddiasına dayanan dosyalarda samimiyet ölçütü doğrudan zedelenir. Kısa yoldan sonuç almak için yapılan girişim, aylar süren yargılamanın kazanılmış kısmını riske atar.
Kanunun kiraya verene tanıdığı tek fiili güvence hapis hakkıdır ve sınırları dardır. TBK m.336’ya göre taşınmaz kiralarında kiraya veren, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedelinin güvencesi olmak üzere, kiralananda bulunan ve kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde hapis hakkına sahiptir. Bu hak, kiracının haczedilemeyen malları üzerinde kullanılamaz ve icra dairesi aracılığıyla işletilir.
Kanun metninin tamamı için: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
Tahliye Anında Evde Başkası Varsa Ne Olur?
Tahliye edilecek yerde kiracıdan başka bir kişi bulunması tahliyeyi kendiliğinden engellemez. İİK m.276 uyarınca bu kişi, işgalde haklı olduğuna dair resmi bir belge gösteremezse derhal tahliye olunur. Resmi belge gösteremeyen ancak sözleşme tarihinden önceki bir zamandan beri orayı işgal ettiğini beyan eden kişi bakımından icra memuru mahallinde araştırma yapar.
Beyan araştırmayla doğrulanırsa tahliye ertelenir ve durum üç gün içinde icra mahkemesine bildirilir. Mahkeme tarafları dinleyerek ya tahliyeyi emreder ya da taraflardan birinin yedi gün içinde mahkemeye başvurmasına karar verir. Bu süre içinde başvurulursa davanın sonucuna göre hareket edilir; başvurmayan taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Aile bireyleri bu korumadan yararlanmaz. Maddenin son fıkrası, borçlunun usul ve füruunu, eşini, ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarını, iş ortaklarını ve borçluya tabi olarak kiralananda oturduğu anlaşılan diğer kişileri üçüncü şahıs saymaz. Bu kişilerin varlığı tahliyeyi geciktirmez.
Hangi Yol Hangi Dosyaya Uygun Düşer?
Evden çıkmayan kiracıya ne yapabilirim sorusuna dosya bazında verilecek cevap belgelerle şekillenir. Banka kayıtlarıyla ispatlanan ödenmemiş kira varsa icra yolu açıktır ve arabuluculuk aşaması yaşanmaz. Bu dosyalarda ödeme emrinin doğru düzenlenmesi, otuz günlük ihtar süresinin eksiksiz verilmesi ve altı aylık tahliye talebi süresinin kaçırılmaması sonucu belirler.
Elde noterde düzenlenmiş veya imzası onaylanmış tahliye taahhüdü varsa yine icra yolu tercih edilebilir; taahhüt adi yazılı ise itiraz hâlinde genel mahkemeye gidileceği baştan hesaba katılmalıdır. Gereksinim, yeni malik gereksinimi ve iki haklı ihtar sebeplerinde ise dava yolu tek seçenektir ve arabuluculuk dava şartıdır.
Sözleşmenizin türü, elinizdeki belgelerin niteliği ve sürelerin hangi aşamada olduğu birlikte değerlendirildiğinde izlenecek yol netleşir; yanlış yolun seçilmesi çoğu zaman bir kira yılı kaybettirir. Bu değerlendirme için kira hukuku avukatı sayfasındaki iletişim kanallarını kullanabilirsiniz.
Yazılı Sözleşme Bulunmayan Dosyalarda İcra Yolunun Sınırı
Yazılı sözleşmenin bulunmaması kira ilişkisini geçersiz kılmaz; kira sözleşmesi şekle bağlı değildir ve sözlü olarak da kurulabilir. Ancak icra yolunda yazılı belgenin bulunmaması ispat bakımından belirleyici bir zaaf yaratır.
İİK m.269/b, borçlu sözleşmeyi veya imzayı reddettiğinde alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilmesini, takibin noterlikçe düzenlenmiş veya imzası onaylanmış bir sözleşmeye dayanmasına bağlar. Bu şart yoksa alacaklı genel hükümler dairesinde dava açmak zorunda kalır; bu hâlde ihtarlı ödeme emri, kanunda öngörülen ihtar yerine geçer.
Sözleşmesiz kira ilişkisinde ispat, ödeme kayıtları ve tanık beyanlarıyla kurulur. Bu ilişkinin bütün boyutları ve sözlü kirada tarafların hakları kira sözleşmesi yoksa ev sahibi evden çıkarabilir mi yazısında ele alınmıştır.
Sürecin kiracı tarafındaki karşılığı ve bildirime verilecek cevabın nasıl kurulacağı ev sahibi ihtarname çekti ne yapmalıyım yazısında; tahliye tartışmasının çoğu kez birlikte yürüdüğü kira artışı uyuşmazlığı ise fahiş kira artışı nereye şikayet edilir yazısında ele alındı.
Sıkça Sorulan Sorular
Evden çıkmayan kiracıya ne yapabilirim?
Önce elinizdeki tahliye sebebini belirleyin. Kira ödenmemesi ve yazılı tahliye taahhüdünde icra yolu, gereksinim ve iki haklı ihtarda dava yolu izlenir.
Kiracıyı tahliye etmenin en kolay yolu nedir?
Belgeye dayanan dosyalarda tahliye talepli ilamsız icra takibi. Bu yol, 6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
Kiracıya evden çıkması için verilen süre ne kadardır?
Temerrüt ihtarında en az otuz gün, mukaveleye dayalı tahliye emrinde on beş gün, ilamlı icrada yedi gün, icra mahkemesi kararında on gün.
Ev sahibi kiracıyı evden çıkarma süresi ne kadar sürer?
Süre, aşamaların toplamıdır: ihtar süresi, itiraz süresi, karar ve infaz süreleri. Dava yolunda arabuluculuk ve yargılama aşamaları eklenir.
Evden çıkmayan kiracıya tazminat davası açılabilir mi?
Açılabilir. Sözleşme sürüyorsa kira bedeli, sona ermişse kullanım karşılığı tazminat ve tahliyenin gecikmesinden doğan zarar talep edilir.
Ev sahibi kiracıya tazminat davası açabilir mi?
Açabilir; ancak yalnızca sözleşmeye aykırı kullanmadan doğan zararlar için. Olağan eskime ve bozulmadan kiracı sorumlu değildir.
Kiracı itiraz etmezse tahliye ne zaman istenir?
İhtar süresinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde. Bu süre kaçırılırsa takibin tahliye ayağı işlevsiz kalır.
Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?
Yedi gündür. Borçlu itirazında kira akdini ve imzayı açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır.
Kiracı ödediğini nasıl ispatlayabilir?
Noterlikçe onaylı belge, alacaklının ikrar ettiği belge veya resmi makbuzla. Banka dekontu bu ispat gücünü sağlayan en yaygın belgedir.
Tahliye sırasında evde kalan eşyaya ne olur?
Eşya çıkarılıp borçluya veya yakınlarına teslim edilir; kimse yoksa muhafaza edilir. Masraf önce alacaklıdan alınır, sonra borçluya ödetilir.
Kiracının eşyasına el konulabilir mi?
Kiraya verenin hapis hakkı vardır ancak icra dairesi aracılığıyla işletilir ve kiracının haczedilemeyen malları üzerinde kullanılamaz.
Depozitodan kesinti doğrudan yapılabilir mi?
Yapılamaz. Vadeli hesaptaki güvence, iki tarafın rızası, takibin kesinleşmesi veya kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan bankaca serbest bırakılmaz.
Boya ve badana parası kiracıdan istenebilir mi?
Olağan yıpranma kapsamındaki kalemler istenemez. Ayrıca teslim sırasında ayıplar hemen yazılı bildirilmezse kiracı sorumluluktan kurtulur.
Evde kiracıdan başkası oturuyorsa tahliye yapılabilir mi?
Yapılır. İşgalde haklı olduğunu resmi belgeyle gösteremeyen kişi derhal tahliye edilir; aile bireyleri üçüncü şahıs sayılmaz.
Kira sözleşmesi adi yazılıysa icra yolu kapanır mı?
Kapanmaz, ancak kiracı sözleşmeyi veya imzayı reddederse alacaklı genel mahkemede dava açmak zorunda kalır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve somut dosyanıza ilişkin hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Sürelerin başlangıcı ve belgelerin niteliği sonucu doğrudan etkilediğinden, takip veya dava başlatmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.