Hukuk, İş Hukuku

Boşandığım Eşle Yaşadığım Gerekçesiyle Yetim Aylığım Kesildi ve Borç Çıkarıldı, Ne Yapabilirim?

Boşandığım Eşle Yaşadığım Gerekçesiyle Yetim Aylığım Kesildi ve Borç Çıkarıldı, Ne Yapabilirim

Muvazaalı boşanma yetim aylığı dosyalarında en sık yapılan hata, boşanmanın gerçek olduğunu ispat etmeye çalışmaktır. Ne Sosyal Güvenlik Kurumu ne de iş mahkemesi boşanmanın samimi olup olmadığını araştırır. Kanunun baktığı tek soru şudur: Boşandıktan sonra eski eşinizle fiilen birlikte yaşadınız mı? Aylığın kesilmesi, geriye dönük borç çıkarılması ve bu işleme karşı açılacak davanın sonucu bu sorunun cevabına bağlıdır. Dayanak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır ve bu fıkra 1 Ekim 2008’den beri yürürlüktedir.

Ekim 2026’nın ilk haftasında birçok haber sitesi “maaş için numaradan boşananlara Yargıtay’dan kötü haber” başlığıyla aynı karardan söz etti. Bu yazı, muvazaalı boşanma yetim aylığı kesintisiyle karşılaşan, yani yetim ya da ölüm aylığı kesilen ve hakkında yersiz ödeme borcu çıkarılan kişinin önündeki yolları anlatıyor. Kesinti gerekçesinin nasıl çürütüleceğini, borcun ne kadar geriye gidebileceğini, kaybedilmiş eski bir davadan sonra yeniden başvurunun mümkün olup olmadığını ve işin ceza tarafını Yargıtay ile Danıştay kararları üzerinden ele alıyor. Kararların künyeleri Yargıtay ve Danıştay karar arama sistemlerinden tam metinleriyle doğrulandı.

Beş satırda

  • SGK’nın ve mahkemenin işi boşanmanın samimiyetini sorgulamak değildir. Kesinleşmiş boşanma kararı geçerlidir. Tartışılan tek olgu, boşanmadan sonra eski eşle fiilen birlikte yaşanıp yaşanmadığıdır.
  • Ortak çocukla kişisel ilişki kurmak için belirli günlerde bir araya gelmek fiilen birlikte yaşamak sayılmaz.
  • SGK denetmeninin tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerlidir. Dava, bu tutanağın karşısına adres, abonelik, seçmen, sağlık ve tanık kayıtlarını koyarak kazanılır ya da kaybedilir.
  • 1 Ekim 2008’den önceki dönem için borç çıkarılamaz. Sonrası için borç 96. maddeye göre hesaplanır ve Yargıtay bu dosyalarda kasıt veya kusur halini düzenleyen (a) bendini esas alıyor.
  • Eski davayı kaybetmiş olmak kapıyı kapatmaz. Fiili birliktelik sona erdiyse yeni başvuru yapılabilir ve mahkeme bu kez talep tarihindeki duruma bakar.

Ekim 2026 Haberlerindeki Karar Gerçekte Neyi Bozdu?

Haberlere yansıyan bilgilere göre olay Bursa’da geçiyor. Kadın 2001 yılında eşinden boşanmış, 2002’de ölen babası üzerinden yetim aylığı almaya başlamış. SGK, kadının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığını tespit ettiği gerekçesiyle aylığı 26 Ekim 2008’de kesmiş ve ödenen tutarları borç olarak kaydetmiş. Kadının bu işleme karşı açtığı ilk dava reddedilmiş. Kadın 19 Temmuz 2022’de yeniden aylık bağlanması için başvurmuş, SGK 12 Ağustos 2022’de bu talebi de reddetmiş.

İş mahkemesi ikinci davada kadını haklı buldu. Ret işleminin iptaline, aylığın başvuru tarihinden itibaren bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesine karar verdi. Bölge adliye mahkemesi SGK’nın istinaf başvurusunu reddetti. SGK’nın temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararı oybirliğiyle bozdu.

Haberlerde aktarılan bozma gerekçesi iki parçalıdır. Birincisi, kanun boşanmanın hangi amaçla yapıldığına bakmaz, bu yüzden boşanma iradesinin samimiliği araştırılmaz. İkincisi, mahkeme emniyet araştırması ve birkaç tanıkla yetinmiş, araştırmayı eksik bırakmıştır. Yargıtay’ın istediği iş de açıktır: Kadının ve eski eşinin nüfus kayıt sistemindeki adresleri getirilecek, uyuşmazlık dönemi içinde bu adreslerde kimlerin yaşadığı kolluk aracılığıyla araştırılacak, muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici gibi kişiler dinlenecek.

Bu bozma kadının aylığını kalıcı olarak kaybettiği anlamına gelmiyor. Dosya, araştırma yapılıp yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine döndü. Toplanacak kayıtlar kadının başvuru döneminde eski eşinden ayrı yaşadığını gösterirse sonuç yine kadın lehine çıkabilir. Kararın esas ve karar numarası bu yazının hazırlandığı tarihte Yargıtay karar arama sisteminde yayımlanmamıştı. Bu nedenle olaya ilişkin ayrıntılar basına yansıyan haliyle aktarılmıştır.

“Numaradan Boşanma” Kuralı Neden Yeni Değil?

Haberlerin “kötü haber” diye sunduğu ilke en az on beş yıllıktır. Anayasa Mahkemesi, 56. maddenin ikinci fıkrasının iptali istemini 28 Nisan 2011 tarihli kararıyla oy çokluğuyla reddetti (E.2009/86, K.2011/70, Resmî Gazete 15.12.2011, sayı 28143). Mahkeme, ölüm aylığı almak için “evli olmamak” koşulunu dürüst olmayan bir boşanmayla aşmanın hakkın kötüye kullanılması olduğunu söyledi. Üç üye karşı oy yazdı ve kuralın boşanma kararının sonuçlarını yok saydığını savundu.

Yargıtay’ın bugün kullandığı gerekçe cümlesi de yeni değildir. “Eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin-samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalı” ifadesi, Ekim 2026’da yaptığımız sorguda Yargıtay karar arama sisteminde 1.447 kararda çıktı. Sonuç listesinin ilk sırasında 2013-2015 tarihli 21. Hukuk Dairesi kararları yer alıyor. Ortak çocukla kişisel ilişki için bir araya gelmenin birlikte yaşama sayılmayacağını söyleyen kalıp cümle ise 1.354 kararda geçiyor. Bu listede 10. Hukuk Dairesi’nin 14 Aralık 2012 tarihli kararı da bulunuyor (E.2011/13859, K.2012/25765).

Hukuk Genel Kurulu da aynı çizgide. 10 Aralık 2025 tarihli kararında (E.2024/332, K.2025/794) ve 1 Nisan 2026 tarihli kararında (E.2025/641, K.2026/207) bu ilkeleri tekrar etti. Haberlere konu olan bozma, bu yerleşik uygulamanın yeni bir dosyaya uygulanmasıdır. Kararlarda içtihat değişikliğine işaret eden bir ifade yoktur.

Muvazaalı Boşanma Yetim Aylığı Dosyasında Asıl Soru Niyet Değil Yaşam Düzenidir

“Muvazaalı boşanma” ifadesi SGK yazışmalarında ve haberlerde sık geçer. Kanun metninde ise bu kelime yoktur. Fıkra şöyle der: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.”

Yargıtay bu lafızdan iki sonuç çıkarıyor. Kanun koyucu “ölüm aylığı almak amacıyla boşanan” ya da “muvazaalı olarak boşanan” gibi bir ifade kullanmamıştır. Bu yüzden ne SGK ne de mahkeme boşanma kararının gerçek iradeyi yansıtıp yansıtmadığını sorgulayabilir. Kesinleşmiş bir boşanma kararının geçerliliğini başka bir mahkemenin denetlemesi mümkün değildir. Medeni Kanun anlaşmalı boşanmayı da açıkça düzenlemiştir. Anlaşmalı boşanmanın şartları ve protokolü için Anlaşmalı Boşanma Davası: Şartları, Protokolü ve Gerekli Belgeler yazımıza bakabilirsiniz.

Bu ilkenin sizin açınızdan iki yüzü var. Muvazaalı boşanma yetim aylığı dosyasında “biz gerçekten boşandık, aramızda ciddi sorunlar vardı” savunması tek başına işe yaramaz. Gerçekten boşanmış olsanız bile eski eşinizle yeniden aynı evde yaşamaya başlarsanız aylık kesilir. Tersi de geçerlidir. Boşanmanız aylık almak için yapılmış olsa bile boşanmadan sonra fiilen ayrı yaşadıysanız kesinti için kanuni dayanak oluşmaz. Mahkemenin tartışacağı şey niyet değil, yaşam düzenidir.

Yargıtay’ın tanımı da buna göre kurulmuştur. Madde kapsamına giren beraberlik, sona ermiş evlilik birliğinin hak ve yükümlülüklerinin sürdürüldüğü ya da boşanma kararının sonuçlarını fiilen ortadan kaldıran birlikteliktir. Ortak gider, aynı çatı altında gece kalmak, eşlerin çevreye karşı evli gibi görünmesi bu değerlendirmede ağırlık taşır.

Çocuk İçin Eski Eşle Görüşmek Aylığı Keser mi?

Kesmez. Yargıtay’ın kalıp cümlesine göre ortak çocuklar için, boşanma kararında düzenlenmiş olsun ya da olmasın, kişisel ilişkinin yürütülmesi amacıyla eşlerin belirli aralıklarla ve zorunlu olarak bir araya gelmesi kanun koyucunun aylık kesme sebebi saydığı bir durum değildir.

Bu ilke somut dosyalarda da karşılık buldu. 10. Hukuk Dairesi’nin 23 Ocak 2025 tarihli kararında (E.2024/14988, K.2025/1064) ilk derece mahkemesi, eski eşin evine çocuklarla görüşme sırasında gidilmesini boşanmış eşler için doğal bir durum olarak değerlendirmiş, Yargıtay da davayı kabul eden kararı esas yönünden onamıştı. 10. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli bir kararı ise eski eşlerle sık telefon görüşmesi yapılmasının, görüşmenin içeriği bilinmeden tek başına birlikte yaşamayı kanıtlamayacağını söyledi (E.2024/2189, K.2024/4374).

Görüşmenin sıklığı ve biçimi önemlidir. Çocuğu teslim almak, okul toplantısına birlikte gitmek ya da bayramda bir araya gelmek bir şeydir. Eski eşin her gece aynı evde kalması başka bir şeydir. Hangi görüşmenin sınırda kaldığını ayrıntılı olarak Boşandığım Eşle Görüşmeye Devam Edersem Yetim veya Dul Aylığım Kesilir mi? başlıklı yazımızda ele aldık.

SGK Denetmeninin Raporu Aleyhime, Aksini Nasıl İspat Ederim?

Kesinti işlemleri çoğunlukla bir sosyal güvenlik denetmeni raporuna dayanır. 5510 sayılı Kanun’un 59. maddesine göre Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının düzenlediği tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu, dava açtığınızda ispat yükünün size geçtiği anlamına gelir. Mahkeme raporun aksini gösteren delil arar.

Raporun kendisi de tartışılabilir. Hukuk Genel Kurulu 15 Kasım 2017 tarihli kararında (E.2015/3251, K.2017/1359) bu gücün sınırını oybirliğiyle çizdi. Aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan tutanaklar, belgeye dayanan ya da beyanı alınan kişilerin imzasıyla doğrulanan ve imza inkârına konu olmayan tutanaklardır. Kurula göre yalnızca denetmen tarafından düzenlenmiş olması bir raporu bu güce kavuşturmaz. Rapor veya ekli tutanakta imzası bulunmayan kişiler yönünden, aksinin yazılı delille kanıtlanması yükümünden söz edilemez. Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Eylül 2021 tarihli kararında (E.2018/1019, K.2021/1037) da karşı oy yazan üyeler, beyanına başvurulan kişilerin adını ve imzasını taşımayan bir raporun bu güçte kabul edilemeyeceğini savundu. Çoğunluk ise o dosyada raporu tek başına değil, kolluk tutanakları ve sağlık kayıtlarıyla birlikte değerlendirdi. Rapordaki tanıkların kim olduğu, imzalı beyan verip vermedikleri ve mahkemede neden farklı konuştukları bu yüzden davanın merkezine oturur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi bir dosyada, mahkemede haklı bir sebep göstermeden beyanını değiştiren tanıkların denetmen huzurundaki ilk beyanlarını esas aldı (E.2014/18065, K.2014/26589).

Yargıtay’ın mahkemelerden istediği araştırma listesi, sizin delil listenizin de iskeletidir. 10. Hukuk Dairesi’nin 6 Mart 2023 tarihli kararı (E.2023/1296, K.2023/1986) ve sonraki pek çok karar şu kayıtları sayar:

Kayıt Ne gösterir Nereden alınır
Adres hareketleri Uyuşmazlık dönemindeki kayıtlı adresler ve değişiklik tarihleri Nüfus müdürlüğü, e-Devlet yerleşim yeri belgesi
Muhtarlık ikametgâh kayıtları Mahalledeki fiili ikamet İlgili muhtarlık
Su, elektrik, doğal gaz, telefon abonelikleri Aboneliğin hangi adreste ve kimin adına olduğu Dağıtım şirketleri, belediye
Seçmen kayıtları Hangi sandıkta, hangi sıra numarasıyla oy kullanıldığı İlçe seçim kurulu
Sağlık kayıtları (Medula) Muayene yerleri, verilen adres ve telefon SGK, hastaneler
Çalışma ve banka kayıtları İşyerine bildirilen adres, maaş hesabı İşveren, banka
Kolluk araştırması Adreste kimlerin yaşadığı Mahkeme müzekkeresiyle emniyet veya jandarma
Tanıklar Komşu, kapıcı, yönetici, muhtar ve azaların gözlemi Mahkemede dinlenir

Bu kayıtların gücü tek tek değil birlikte ortaya çıkar. Hukuk Genel Kurulu 2021 kararında, davacının acil servis kayıtlarının tamamının eski eşinin yaşadığı şehirde olmasını, iki ayrı kolluk tutanağında eşlerin dört beş yıldır birlikte yaşadığının yazılmasını ve 2007 seçiminde aynı sandıkta ardışık sıra numaralarıyla oy kullanılmasını birlikte değerlendirerek davacı aleyhine sonuca vardı. Aynı kararda karşı oy yazan üyeler ise kişinin istediği şehirde tedavi olabileceğini hatırlattı. Tek bir kayıt nadiren belirleyicidir.

Lehe ve Aleyhe Sonuçlanan Kararlarda Belirleyici Olan Deliller

Tam metnini okuduğumuz kararlardan bir kesit aşağıdaki tabloda. “Lehe” ve “aleyhe” sütunu, kararın aylığı kesilen kişi açısından sonucunu gösterir. Bozma kararlarında dosya yeniden yargılamaya döndüğü için nihai sonuç farklı olabilir.

Karar Sonuç Belirleyici olgu
21. HD E.2014/18065, K.2014/26589 (08.12.2014) Aleyhe bozma Eşler hayatın olağan akışına aykırı biçimde yan yana iki evi adres göstermiş, eski eşin seyyar tezgâhı davacının evinin arka kapısında bulunmuş, tanıklar mahkemede beyan değiştirmiş
10. HD E.2014/20948, K.2014/25347 (02.12.2014) Aleyhe bozma 2010’da kayıtlı adresler aynı, 2011’de yeniden evlenme, ayrı yaşandığına dair veri yok
21. HD E.2016/6657, K.2017/5243 (12.06.2017) Aleyhe bozma Davacının annesi ve kız kardeşi denetmene birlikte yaşadıklarını söylemiş, mahkemede dinlenen tanıkların birebir aynı anlatımı inandırıcı bulunmamış
HGK E.2018/1019, K.2021/1037 (21.09.2021) Aleyhe bozma Acil servis kayıtları eski eşin şehrinde, iki kolluk tutanağı, aynı sandıkta ardışık oy
10. HD E.2024/2189, K.2024/4374 (24.04.2024) Lehe bozma Telefon trafiği içerik kaydı olmadan birlikte yaşamayı kanıtlamaz
10. HD E.2024/14988, K.2025/1064 (23.01.2025) Lehe düzeltilerek onama 2015’te kaybedilen davadan sonra 2020 başvurusu kabul edildi, çocukla görüşme birlikte yaşama sayılmadı
10. HD E.2025/12270, K.2026/117 (20.01.2026) Aleyhe onama Denetmen davacıyı eski eşin dairesinde bulmuş, davacı denetmene birlikte yaşadığını kendisi söylemiş
10. HD E.2025/14273, K.2026/2325 (02.03.2026) Kurum lehine bozma Muhtar ve tanıklar ayrı yaşandığını söylemiş, iki kolluk yazısı ise aynı adreste oturulduğunu bildirmiş, çelişki giderilmemiş
10. HD E.2025/13928, K.2026/2574 (04.03.2026) Aleyhe onama Seçmen, nüfus, banka ve elektrik kayıtları, tanıkların beyan vermekten kaçınması
10. HD E.2025/13886, K.2026/3169 (25.03.2026) Lehe bozma Davayı reddeden mahkeme, apartman yöneticisinin beyanı ile kolluk tutanağı arasındaki çelişkiyi gidermemiş

Muvazaalı boşanma yetim aylığı davalarında tablodan çıkan ders şu: Kendi beyanınız en güçlü delildir. Denetmene “eski eşimle birlikte yaşıyorum” diye imzalı ifade verdiyseniz, sonradan bunu çürütmek çok zordur. Kolluk tutanağı ile tanık beyanları çelişiyorsa mahkeme ikisinden birini seçemez, çelişkiyi gidermek zorundadır. Bu, davayı kaybetmiş görünen bir dosyayı temyizde geri çevirebilir. Aynı ailedeki kişilerin denetmene verdiği beyan, mahkemede ezberlenmiş gibi duran tanık anlatımlarından daha ağır basabilir.

Borç Ne Kadar Geriye Gider, Faiz İşler mi?

Muvazaalı boşanma yetim aylığı kesintisinin en ağır sonucu, geçmişte ödenen aylıkların geri istenmesidir. 56. madde geri alımı 96. maddeye bağlar. 96. madde iki ayrı rejim kurar:

  • (a) bendi: Yersiz ödeme kişinin kasıtlı veya kusurlu davranışından doğduysa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle geri alınır.
  • (b) bendi: Yersiz ödeme Kurumun hatalı işleminden doğduysa, geriye doğru en fazla beş yıllık ödemeler istenir. Tebliğden itibaren yirmi dört ay içinde ödenirse faiz işlemez.

Boşandığı eşiyle birlikte yaşayan kişinin durumu bildirmemesi Yargıtay tarafından (a) bendi kapsamında görülüyor. 10. Hukuk Dairesi 5 Şubat 2026 tarihli kararında, borç dönemi belirlendikten sonra yersiz ödemelerin 96/a bendine göre değerlendirilmesi gerektiğini açıkça yazdı (E.2025/939, K.2026/946). Hukuk Genel Kurulu’nun 2026 kararı da iki bent arasındaki farkı ayrıntılı olarak anlattı.

Borcun sınırını belirleyen ikinci kural tarihtir. Hukuk Genel Kurulu’na göre fıkra 1 Ekim 2008’de yürürlüğe girdiği için, birlikte yaşama daha önce başlamış olsa bile bu tarihten önceki dönem için borç çıkarılamaz. Borç, birlikte yaşamanın başladığı tarihten, 2008 öncesine gitmemek üzere hesaplanır. Bu yüzden bildirimdeki borç döneminin başlangıcını mutlaka kontrol edin. Dönem 2008 öncesine uzanıyorsa o kısım hukuka aykırıdır. Dönemin başlangıcı denetmenin varsayımına dayanıyorsa, birlikte yaşamanın hangi tarihte başladığı ayrıca tartışılmalıdır.

Borç tahsilinin pratik yanları da önemlidir. Kurumdan başka bir aylık alıyorsanız, borç kanuni faiziyle birlikte bu aylığınızdan yüzde 25 oranında kesilebilir (96. madde). SGK alacaklarının aylık, hesap ve araç üzerinden tahsil yollarını SGK Borcu İçin Maaşa, Araca ve Hesaba Haciz Gelir mi? yazımızda ayrıca anlattık. Ödenmezse SGK icra takibi başlatır. Takibe itiraz edilirse Kurum itirazın iptali davası açar ve haklı çıkarsa, alacak likit sayıldığı için icra inkâr tazminatı da isteyebilir (10. HD E.2023/2479, K.2023/4605). Bazı dosyalarda yersiz aylıkla birlikte, kişinin bu dönemde hak sahibi sıfatıyla aldığı sağlık hizmetlerinin bedeli de borç olarak çıkarılıyor. 31 Ocak 2012’ye kadar verilen sağlık hizmetleri için 5510 sayılı Kanun’un geçici 45. maddesi, ilgili davadan vazgeçilmesi şartıyla tahsil edilmeme imkânı tanır. Bu hükmün sizin borcunuza uygulanıp uygulanmayacağı dosya özelinde incelenmelidir.

Aylığım 2008’den Önce Bağlandıysa Bu Kural Bana Uygulanır mı?

Uygulanır. Bu soru Yargıtay içinde uzun süre tartışıldı. 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi, 506 sayılı Kanun’a göre bağlanmış aylıkların kesilmesinde eski kanun hükümlerinin uygulanacağını söyler. 506 sayılı Kanun’da ise boşanılan eşle birlikte yaşama bir kesme sebebi değildi. 10. Hukuk Dairesi’nin 2023 tarihli kararında karşı oy yazan üye bu nedenle 506 döneminde boşananlara 56. maddenin uygulanamayacağını savundu (E.2023/1296, K.2023/1986).

Hukuk Genel Kurulu bu görüşü kabul etmedi. 2025 ve 2026 kararlarında, aylıkların dış etkiye açık ve sürekli güncellenen “dinamik” kazanımlar olduğunu, 2008’den önce bağlanmış olmalarının kazanılmış hak yaratmayacağını söyledi. Kurula göre 2008’den önce boşanıp yeni düzenlemeden sonra da eski eşiyle birlikte yaşamayı sürdüren ya da bu tarihten sonra birlikte yaşamaya başlayan kişi, Medeni Kanun’un 2. maddesindeki dürüstlük kuralı gereği aylıktan yararlanamaz. Sınır yine aynıdır: 1 Ekim 2008’den önceki dönem için borç çıkarılamaz.

Babası Emekli Sandığı’na tabi memur olan yetimler için de sonuç farklı değildir. Danıştay 12. Dairesi, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nda böyle bir hüküm bulunmamasının 56. maddenin uygulanmasına engel olmadığını kabul etti. Aynı kararda idarenin yalnızca denetmen raporuyla yetinemeyeceğini, adres, abonelik, seçmen, sağlık kayıtları ve komşu beyanlarıyla tam bir araştırma yapması gerektiğini söyleyerek davacı aleyhine verilen kararı bozdu (E.2021/6889, K.2022/2958, 24.05.2022). Emekli Sandığı kapsamındaki aylıklara ilişkin uyuşmazlıklar, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu‘nun 5. maddesindeki istisna nedeniyle idari yargıda görülür. Hangi yargı yerine gidileceği dosyanın konusuna göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Eski Davayı Kaybettim, Yeniden Başvurabilir miyim?

Başvurabilirsiniz. Haberlere konu olan Bursa dosyasının en önemli yanı aslında budur. Önceki dava, o dönemdeki birlikte yaşamayı karara bağlar. Sonraki bir tarihte fiili birliktelik sona ermişse bu yeni bir olgudur. 5510 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre aylığın kesilmesine yol açan sebep ortadan kalkınca, diğer şartlar korunmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden aylık bağlanır.

Hukuk Genel Kurulu 10 Aralık 2025 tarihli kararında tam bu durumu inceledi. SGK, 2019 tarihli yeni başvuruyu 2015 tarihli eski denetmen raporuna dayanarak reddetmişti. Kurula göre eski rapor kendi dönemine ilişkindir. Fiili birliktelik sona erdikten sonra yeniden aylık talep edilebilir ve talep incelenmelidir. Kurul aynı kararda ilk derece mahkemesinin kabul kararını da bozdu. Gerekçesi, talep tarihi itibarıyla birlikte yaşayıp yaşamadığının adres araştırması, komşu, kapıcı, yönetici ve muhtar beyanları ile sağlık kayıtları üzerinden şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmamasıydı.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin kararları da aynı yönde. 2015’te davası kesin olarak reddedilen bir kadının 2020’deki başvurusu üzerine verilen kabul kararı, yalnızca kadının 2024’te başka biriyle evlendiği tarihe kadar sınırlanarak onandı (E.2024/14988, K.2025/1064). Başka bir kararda Daire, önceki davanın kesinleştiği tarihten sonra Kuruma yapılan ilk müracaatın esas alınması ve aylığın talebi takip eden ay başından bağlanması gerektiğini söyledi (E.2025/15431, K.2025/17589).

Yeni başvuruda dikkat edilecek nokta şudur: Mahkeme geçmişe değil, talep tarihindeki ve sonrasındaki duruma bakar. Başvurudan önce adres kaydınızın gerçekte yaşadığınız yeri gösterdiğinden, aboneliklerin ve sağlık kayıtlarının bununla uyumlu olduğundan emin olun.

Kesinti İşlemine Karşı Dava Nasıl Açılır?

Önce SGK’ya başvuru zorunludur. 7036 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce Kuruma başvurulmalıdır. Kurum altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır. Başvuruda geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Arabuluculuk bu davalarda dava şartı değildir. SGK’nın borç için ödeme emri ya da icra takibi yoluna gitmesi halinde izlenecek yol için SGK’dan Ödeme Emri Geldi, İtirazı Hangi Mahkemeye Yapmalıyım? başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Dava, SGK’ya karşı iş mahkemesinde açılır. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Dilekçede genellikle üç talep birlikte yer alır:

  • Aylığı kesen ve borç çıkaran Kurum işleminin iptali,
  • Kurum işlemi nedeniyle borçlu olmadığınızın tespiti,
  • Aylığın yeniden bağlanması ve kesilen aylıkların faiziyle ödenmesi.

SGK borç için icra takibi başlattıysa, takibe süresinde itiraz etmek ayrıca önemlidir. Kurumun açacağı itirazın iptali davası ile sizin açtığınız iptal davası çoğu zaman birleştirilir ve birlikte görülür.

Delil listesini davayı açarken hazırlayın. Yerleşim yeri ve adres geçmişi belgesi, aboneliklerin dökümü, seçmen bilgileri, iş yeri ve banka kayıtları, sağlık kayıtları ile adreslerinizi bilen komşu, kapıcı, yönetici ve muhtarın isimleri, mahkemenin kendiliğinden toplayacağı kayıtları beklemeden dosyaya girmelidir. Boşanmadan sonra eski eşinizle aranızda şiddet, şikâyet, uzaklaştırma kararı ya da dava varsa bu dosyaları da bildirin. Yargıtay, böyle bir dosyada ceza soruşturmalarının ve aile mahkemesinin uzaklaştırma kararlarının getirilip değerlendirilmesini istedi (E.2025/15431, K.2025/17589).

Muvazaalı Boşanma Ceza Davasına Dönüşür mü?

SGK bazı dosyalarda “kamu kurumunun zararına nitelikli dolandırıcılık” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Yargıtay’ın kapatılan 15. Ceza Dairesi bu dosyalarda yıllarca aynı sonuca ulaştı. 24 Mayıs 2018 tarihli kararında, muvazaalı olduğu iddia edilen ama mutlak butlanla geçersiz sayılmamış bir boşanmadan sonra eşlerin bir arada yaşamasının suç olduğuna dair kanuni bir düzenleme bulunmadığını söyledi. Kanunun bu durum için öngördüğü yaptırımın aylığın kesilmesi ve ödenenlerin geri alınması olduğunu, eylemin hukuki ihtilaf niteliği taşıdığını belirterek beraat kararını onadı (E.2015/5007, K.2018/3865). Aynı yaklaşım 26 Şubat 2019 tarihli kararda da tekrarlandı (E.2019/597, K.2019/1320).

2012 tarihli kararların bir kısmı oy çokluğuyla verilmişti ve karşı oylar, 11. Ceza Dairesi’nin 2010 tarihli bir bozma kararına dayanarak eylemin dolandırıcılık sayılması gerektiğini savunuyordu. Bu nedenle ceza riskinin hiç olmadığı söylenemez. Hele sahte belge düzenlemek ya da Kuruma gerçeğe aykırı yazılı beyan vermek gibi ayrı hileli davranışlar varsa değerlendirme değişebilir. Ancak boşandıktan sonra birlikte yaşamanın kendisi, incelediğimiz Yargıtay kararlarında ceza mahkûmiyetine götürmedi.

Kesinti Yazısı Geldiğinde Toplanacak Belgeler

Muvazaalı boşanma yetim aylığı kesintisi ya da borç bildirimi geldiğinde zaman kaybetmeden şu belgeleri bir araya getirin:

  • SGK’nın kesinti ve borç bildirim yazısı, tebliğ tarihiyle birlikte,
  • Denetmen raporu ve ekindeki tutanaklar (Kuruma dilekçeyle istenebilir),
  • Kesinleşme şerhli boşanma kararı,
  • Sizin ve eski eşinizin adres geçmişini gösteren belgeler,
  • Uyuşmazlık dönemine ait su, elektrik, doğal gaz ve telefon abonelik kayıtları,
  • Kira sözleşmesi ya da tapu kaydı,
  • Ortak çocuk varsa kişisel ilişki düzenini gösteren mahkeme kararı veya yazışmalar,
  • Adresinizi bilen komşu, yönetici, kapıcı ve muhtarın isim ve iletişim bilgileri.

Dosyanın sonucunu çoğu zaman bu belgelerin uyumu belirler. Adres kaydınız bir yerde, abonelikleriniz başka bir yerde ve tanıklarınız üçüncü bir yerde görünüyorsa, mahkeme denetmen raporunun aksini ispat edilmiş saymaz. Kesinti işlemine karşı izlenecek yolu, borç döneminin doğru hesaplanıp hesaplanmadığını ve yeni başvurunun zamanlamasını birlikte değerlendirmek isterseniz Ankara iş hukuku avukatı sayfamızda sosyal güvenlik uyuşmazlıklarındaki çalışma alanımızı inceleyebilir, belgelerinizle iletişim sayfamız üzerinden randevu talep edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Muvazaalı boşanma yetim aylığı kesilmesine sebep olur mu?

Boşanmanın muvazaalı olması tek başına sebep değildir. Kanun boşanma iradesinin samimiyetine bakmaz. Aylık, boşandıktan sonra eski eşle fiilen birlikte yaşandığı belirlenirse kesilir. Gerçek bir boşanmadan sonra birlikte yaşamaya dönen kişinin aylığı da kesilir.

SGK muvazaalı boşanmayı nasıl tespit ediyor?

SGK boşanmanın değil, birlikte yaşamanın tespitini yapar. Sosyal güvenlik denetmenleri ihbar ya da başka bir başvuru üzerine adres kayıtlarını inceler, adreste çevre araştırması yapar, komşu ve muhtarın beyanını tutanağa geçirir. Bu tutanak aksi ispat edilene kadar geçerlidir.

Yetim aylığı kesildi, ne yapmalıyım?

Önce kesinti ve borç yazısını tebliğ tarihiyle birlikte saklayın, denetmen raporunu isteyin ve SGK’ya yazılı itiraz edin. Kurum altmış gün içinde cevap vermezse talebiniz reddedilmiş sayılır. Ardından iş mahkemesinde işlemin iptali, borçlu olmadığınızın tespiti ve aylığın yeniden bağlanması için dava açabilirsiniz.

Boşandığım eşle çocuğumuz için görüşmem aylığımı keser mi?

Kesmez. Yargıtay, ortak çocukla kişisel ilişki kurmak için belirli aralıklarla ve zorunlu olarak bir araya gelmeyi fiilen birlikte yaşama saymıyor. Sınırı aşan durum, eski eşin evinizde yaşamaya başlaması ya da evlilikteki düzenin sürdürülmesidir.

SGK ne kadar geriye dönük borç çıkarabilir?

Yargıtay bu dosyalarda 96. maddenin (a) bendini uyguluyor. Buna göre tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık ödemeler, ödeme tarihlerinden itibaren kanuni faiziyle istenebilir. 1 Ekim 2008’den önceki dönem için ise hiçbir şekilde borç çıkarılamaz.

Eski davamı kaybettim, tekrar başvurabilir miyim?

Başvurabilirsiniz. Önceki dava kendi dönemini karara bağlar. Birlikte yaşama sona erdiyse yeni başvuru yapılır ve mahkeme talep tarihindeki durumu araştırır. Kabul halinde aylık, başvuruyu takip eden ay başından itibaren bağlanır.

Babam memurdu, Emekli Sandığı’ndan aldığım yetim aylığı için de bu kural geçerli mi?

Geçerli. Danıştay 12. Dairesi, 5434 sayılı Kanun’da benzer bir hüküm olmamasının 56. maddenin uygulanmasını engellemediğine karar verdi. Aynı kararda idarenin yalnız denetmen raporuyla yetinmeyip kapsamlı bir araştırma yapması gerektiğini de söyledi. Emekli Sandığı aylıklarına ilişkin uyuşmazlıklar kural olarak idari yargıda görülür. Borcun tahsiline ilişkin kısımda görevli yargı yeri ayrıca kontrol edilmelidir.

Yargıtay’ın “numaradan boşanma” kararı yeni mi?

Yeni değil. Anayasa Mahkemesi kuralı 2011’de Anayasa’ya uygun buldu. Yargıtay’ın kullandığı gerekçe cümlesi karar arama sisteminde 1.400’ü aşkın kararda geçiyor. Hukuk Genel Kurulu da aynı ilkeleri 2021, 2025 ve 2026 kararlarında tekrarladı.

Boşandığı eşle yaşamak suç mu?

İncelediğimiz Yargıtay ceza kararlarında suç sayılmadı. Kapatılan 15. Ceza Dairesi, bu durumun kanunda öngörülen yaptırımının aylığın kesilmesi ve geri alınması olduğunu, eylemin hukuki ihtilaf niteliği taşıdığını söyleyerek beraat kararlarını onadı. Sahte belge gibi ayrı hileli davranışlar varsa değerlendirme farklı olabilir.

Denetmen raporundaki tanıklar mahkemede farklı konuşursa ne olur?

Mahkeme iki beyan arasındaki çelişkiyi gidermek zorundadır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi bir dosyada, beyanını haklı bir sebep olmadan değiştiren tanıkların denetmene verdiği ilk beyanı esas aldı. Hukuk Genel Kurulu’na göre tutanakta imzası bulunmayan kişilerin beyanları yönünden aksinin yazılı delille ispatı da aranmaz.

Başka bir aylığımdan borç kesilebilir mi?

Kesilebilir. 96. maddeye göre yersiz ödeme borcu, kanuni faiziyle birlikte Kurumdan aldığınız gelir veya aylıktan yüzde 25 oranında kesilerek tahsil edilebilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme niteliğindedir ve somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Yazı, 5510 sayılı Kanun’un 35, 56, 59, 96 ve geçici 45. maddelerinin, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 ve 5. maddelerinin yürürlükteki metinlerine, Anayasa Mahkemesi’nin 2011 tarihli kararına ve 2012-2026 yılları arasında verilmiş Yargıtay ve Danıştay kararlarına dayanıyor. Ekim 2026 haberlerine konu olan kararın künyesi yayımlanmadığı için o olayın ayrıntıları basına yansıyan haliyle aktarıldı. Burada anlatılanlar bir dosyanın kazanılacağı ya da kaybedileceği anlamına gelmez. Sonucu, uyuşmazlık dönemine ait kayıtların ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi belirler.