Huzur ve Sükunu Bozma Şikâyet Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Huzur ve sükunu bozma şikayet dilekçesi ile “beni rahatsız ediyor, gereğinin yapılmasını istiyorum” diye biten bir başvuru arasındaki fark, savcılığın dosyayı açıp açmayacağını belirleyen farktır: birincisi tarih, saat, numara ve delil listesiyle somut bir olay anlatır; ikincisi ise Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 158. maddesinin altıncı fıkrası gereğince “soyut ve genel” sayılıp soruşturma bile başlatılmadan kapatılabilir. Dilekçe Cumhuriyet Başsavcılığına ya da karakola verilir, harç gerektirmez ve avukat şartı yoktur.
Suçun dayanağı Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesidir ve soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Bu yüzden dilekçenin iki ayrı işi vardır: olayın suç olduğunu gösterecek kadar ayrıntı vermek ve şikâyetçi olduğunuzu tereddüde yer bırakmadan söylemek. Altı aylık şikâyet süresi de bu dilekçenin verildiği günle durdurulur.
Bir bakışta
- Kısa cevap: Dilekçe savcılığa veya karakola verilir; başlık, kimlik bilgileri, şüpheli, olayların tarih sırasıyla anlatımı, deliller ve “şikâyetçiyim” talebi yeterlidir.
- Ne yapmalı: Her aramayı, mesajı veya gürültü olayını tarih ve saatiyle listeleyin; arama dökümü, ekran görüntüsü, tutanak ve tanık adlarını ekleyin.
- Dikkat: Şikâyet süresi fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı aydır (TCK m.73). Olayda hakaret veya ısrarlı takip de varsa uzlaştırma uygulanmaz; bunu dilekçede ayrıca belirtin.
Huzur ve Sükunu Bozma Şikayet Dilekçesi Nereye Verilir?
Huzur ve sükunu bozma şikayet dilekçesi Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa, yani polis merkezine ya da jandarma karakoluna verilir. Kanun iki yolu eşit tutar: “Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir” (CMK m.158/1). Karakola verilen dilekçe de sonunda savcılığa ulaşır; soruşturmayı yöneten makam her durumda savcılıktır.
Savcılıkta dilekçe genellikle adliyedeki ön büroya (tevzi bürosu) verilir ve size soruşturma numarası yazılmış bir alındı belgesi ya da dilekçenin kaşeli bir örneği teslim edilir. Bu belgeyi saklayın; altı aylık sürenin içinde başvurduğunuzu gösteren en pratik belge odur.
Karakola mı gitmeli, savcılığa mı?
Olay hâlâ devam ediyorsa, örneğin komşu o saatte gürültü yapıyor ya da kişi kapınızın önünde bekliyorsa önce kolluğu çağırmak daha işlevseldir: görevliler durumu yerinde görür ve tutanak tutar. Bu tutanak, sonradan vereceğiniz dilekçenin en güçlü eki olur. Olay geçmişte kaldıysa ve elinizde yazılı deliller varsa doğrudan savcılığa dilekçe vermek dosyayı daha düzenli başlatır.
Dilekçeyi valiliğe, kaymakamlığa ya da bir mahkemeye verirseniz de başvurunuz kaybolmaz; kanun bu makamlara yapılan şikâyetin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceğini açıkça düzenler (CMK m.158/2). Ancak bu yol zaman kaybettirir. CİMER başvurusu ise bir idari başvurudur, ceza şikâyetinin yerini tutmaz; süre kritikse CİMER’e güvenip savcılığa başvurmayı ertelemeyin. CİMER’in hangi konularda işe yaradığını CİMER şikâyeti yazımızda anlattık.
Sözlü şikâyet de geçerli mi?
Evet. Şikâyet yazılı yapılabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (CMK m.158/5). Karakolda ya da savcılıkta beyanınız alınır ve imzanıza sunulur. Yine de yazılı dilekçe hazırlamanın bir avantajı vardır: olayların sırasını, tarihleri ve delilleri sakin bir kafayla, eksiksiz yazarsınız. Sözlü beyanda heyecanla atlanan bir tarih, dosyada hiç yer almayabilir. En iyisi, yazdığınız dilekçeyi yanınıza alıp beyanınız alınırken tutanağa eklenmesini istemektir.
UYAP Vatandaş Portalı üzerinden gönderilebilir mi?
UYAP Vatandaş Portalı’na e-Devlet şifresiyle girip dosyalarınızı görüntüleyebilirsiniz; savcılığa dilekçe ve evrak göndermek ise portal üzerinde genellikle elektronik imza veya mobil imza ile yapılan bir işlemdir. Elinizde bu imzalardan biri yoksa dilekçeyi adliyeye bizzat götürmek en sorunsuz yoldur. Elektronik gönderimde de dilekçeye eklediğiniz ekran görüntüleri ve belgelerin okunaklı olduğunu kontrol edin.
Dilekçeden Önce: Olay Gerçekten TCK 123 mü?
Dilekçeye hangi suçun adını yazacağınızı belirlemeden önce davranışın hangi maddeye girdiğine bakmak gerekir; çünkü şikâyet şartı, uzlaştırma ve ceza miktarı maddeye göre değişir. TCK 123’ün metni şudur: “Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”
Maddenin iki anahtar kelimesi “sırf” ve “ısrarla”dır. Karşı taraf alacağını istemek, çocuğunu görmek ya da bir işi yürütmek için arıyorsa amaç yalnız rahatsız etmek olmadığı için suç çoğu zaman oluşmaz; tek bir arama veya tek bir mesaj da ısrar sayılmaz. Bu ayrımın uygulamada nasıl çizildiğini huzur ve sükunu bozma Yargıtay kararları yazımızda kararlar üzerinden inceledik; suçun unsurlarını ve cezasını ise kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yazımız ayrıntılı anlatıyor.
Aynı davranış, yoğunluğuna ve içeriğine göre başka bir suça da dönüşebilir:
| Davranış | Muhtemel madde | Şikâyet şartı | Uzlaştırma |
|---|---|---|---|
| Sırf rahatsız etmek için ısrarla arama, mesaj, kapı çalma | TCK 123 | Var | Var |
| Fiziken takip, iletişim yoluyla ısrarla temas, güvenlik endişesi yaratma | TCK 123/A ısrarlı takip | Var | Yok |
| Cinsel içerikli mesaj veya arama | TCK 105 cinsel taciz | Var | Yok |
| Hayata veya vücuda yönelik saldırı tehdidi | TCK 106/1 tehdit | Temel şekli resen | Var (106/1) |
| Sövme veya onur kırıcı isnat | TCK 125 hakaret | Var | Yok |
| Sağlığa zarar verebilecek düzeyde gürültü | TCK 183 | Yok (resen) | Yok |
| Komşunun olağan gürültüsü | Kabahatler Kanunu m.36 | İdari yaptırım | Uygulanmaz |
Tablo bir kesinlik değil, bir yön gösterir. Dilekçede suçun adını yanlış yazmanız başvurunuzu geçersiz kılmaz; savcılık olayı kendisi niteler. Asıl önemli olan, olayı tüm ayrıntılarıyla anlatmanızdır. Davranış takip ve güvenlik endişesi boyutuna ulaştıysa ısrarlı takip şikâyet dilekçesi yazımızdaki koruma tedbiri talebi de gündeme gelir; mesajlar cinsel içerikliyse telefonla cinsel taciz hükümleri uygulanır.
Huzur ve Sükunu Bozma Şikayet Dilekçesinde Bulunması Gereken Bölümler
Kanun şikâyet dilekçesi için bir şekil şartı koymaz, ancak savcılığın dosyayı hızlı ve doğru yürütebilmesi için dilekçede şu bölümlerin bulunması gerekir:
- Başlık: “… Cumhuriyet Başsavcılığına” (karakola veriyorsanız da bu başlık kullanılabilir).
- Müşteki (şikâyetçi): Ad, soyad, T.C. kimlik numarası, adres ve telefon numarası.
- Şüpheli: Biliniyorsa adı, soyadı ve adresi; bilinmiyorsa arama yapılan numara, kullanıcı adı veya daire numarası gibi tanımlayıcı bilgiler.
- Suç: “Kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK m.123)” ve varsa diğer suçlar.
- Suç tarihi: İlk ve son olayın tarihi.
- Açıklamalar: Olayların tarih sırasıyla, numaralı paragraflar hâlinde anlatımı.
- Deliller: Eklenen belgelerin listesi ve tanıkların adları.
- Hukuki nedenler: TCK m.123, CMK ve ilgili mevzuat.
- Sonuç ve istem: Şikâyetçi olduğunuz ve şüphelinin cezalandırılması için kamu davası açılmasını istediğiniz açık cümle.
- Tarih, ad soyad ve imza; en altta ekler listesi.
Açıklamalar bölümü nasıl yazılır?
Açıklamalar bölümü dilekçenin kalbidir ve savcının okuyacağı ilk somut bilgidir. Burada duygularınızı değil, olayları yazın. Etkili bir anlatım her olay için dört bilgi taşır: tarih, saat, ne olduğu ve bunun hangi delille gösterilebileceği. Örneğin “Şüpheli beni sürekli arıyor” yerine “05.10.2026 ile 12.10.2026 tarihleri arasında şüpheli, 05XX XXX XX XX numaralı hattan cep telefonuma gece 23.00 ile 03.00 saatleri arasında, ekteki arama geçmişinde görüldüğü üzere 41 kez arama yapmıştır” yazmak gerekir. Bu cümledeki tarih ve sayılar örnektir; kendi dilekçenize kendi kayıtlarınızdaki gerçek bilgileri yazın.
Olaylar çoksa açıklamaların sonuna kısa bir tablo eklemek savcının işini kolaylaştırır: tarih, saat, yöntem (arama, mesaj, kapı çalma, gürültü) ve delil sütunlarından oluşan bir liste yeterlidir. Daha önce karşı tarafa “beni aramayı bırak” dediyseniz, onu engellediyseniz ya da başka bir numaradan aramaya devam ettiyse bunu mutlaka yazın; ısrarı ve rahatsız etme amacını gösteren en güçlü olgular bunlardır.
Şüphelinin kimliğini bilmiyorsanız
Şüphelinin adını bilmemeniz şikâyet hakkınızı ortadan kaldırmaz. Dilekçede “şüpheli: 05XX XXX XX XX numaralı hattın kullanıcısı” ya da “şüpheli: … Apartmanı 7 numaralı dairede oturan kişi” gibi bir tanım yeterlidir. Savcılığın soruşturmada delil toplama yükümlülüğü vardır (CMK m.160) ve siz de mağdur olarak delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz (CMK m.234/1-a). Dilekçenize “hattın kime ait olduğunun ilgili operatörden tespit edilmesini talep ediyorum” cümlesini eklemek bu isteği açık hâle getirir.
Altı aylık şikâyet süresinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden başladığını unutmayın (TCK m.73/2). Kimliği bilinmeyen bir numaradan gelen aramalarda süre, failin kim olduğunu öğrenmenize bağlıdır; ancak beklemek yerine numarayla birlikte hemen şikâyette bulunmak daha güvenlidir.
Neden “şikâyetçiyim” cümlesi açıkça yazılmalı?
TCK 123’teki suç şikâyete bağlıdır; savcılık sizin şikâyet iradeniz olmadan soruşturma yürütemez. “Bilgilerinize sunarım” ya da “gereğinin yapılmasını arz ederim” gibi belirsiz bir kapanış, iradenizin bir ihbar mı yoksa şikâyet mi olduğu konusunda tartışmaya yol açabilir. Sonuç ve istem bölümüne “şüpheliden şikâyetçiyim, hakkında kamu davası açılmasını talep ederim” cümlesini açıkça yazın.
Dilekçede nelerden kaçınmalı?
Gerçekte yaşanmamış olayları eklemek, olayları abartmak ya da karşı tarafa işlemediğini bildiğiniz bir suç isnat etmek ciddi sonuçlar doğurur. İşlemediğini bildiği hâlde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat ederek hakkında soruşturma başlatılmasını sağlayan kişi iftira suçundan bir yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.267/1). Dilekçenizi yalnız yaşadıklarınız ve belgeleyebildiklerinizle sınırlı tutun. Hakaret içeren ifadeler, karşı tarafın ailesi hakkında yorumlar ve olayla ilgisiz geçmiş anlaşmazlıklar da dilekçeyi zayıflatır.
Hangi Deliller Dilekçeye Eklenir?
Dilekçeye eklenecek deliller, rahatsız etmenin yöntemine göre değişir; ortak ilke, ısrarı ve tekrarı tarihleriyle gösterebilmektir. Bu suçta mahkûmiyetin en sık dayanağı, tekrar eden davranışın kayıtlarla ortaya konmasıdır.
- Arama dökümü: Telefonunuzdaki arama geçmişinin tarih ve saat görünecek şekilde alınmış ekran görüntüleri ilk delildir. Aramaların ayrıntılı operatör kayıtları ise soruşturma makamının talebiyle getirtilir; bunu dilekçede ayrıca talep olarak yazın.
- Mesaj ve sosyal medya ekran görüntüleri: Gönderen numara veya hesap adı, tarih ve saat görünecek şekilde alınmalıdır. Mesajların silinme ihtimaline karşı telefonunuzdaki orijinal kayıtları saklayın; savcılık incelemek isteyebilir. Yazışmaların delil değeri için WhatsApp konuşmaları yazımıza bakabilirsiniz.
- Kolluk veya zabıta tutanağı: Özellikle gürültü ve kapı çalma olaylarında olay anında tutulan tutanak çok değerlidir.
- Tanıklar: Olayı gören veya duyan komşuların, aile bireylerinin ya da iş arkadaşlarının adlarını ve iletişim bilgilerini yazın.
- Kamera kayıtları: Apartman ya da sokak kameraları bir süre sonra kendiliğinden silinebilir. Kaydın korunmasını yönetimden yazılı olarak isteyin ve dilekçede kaydın nerede bulunduğunu belirtin.
- Site veya apartman yönetimi yazışmaları: Daha önce yapılan uyarılar, karar defteri kayıtları ve ihtarnameler ısrarı gösterir.
Ses kaydı konusunda dikkatli olmak gerekir. Karşı tarafın size yönelik rahatsız edici davranışını, başka türlü ispat imkânı olmadan kaydetmeniz ile başkalarının özel konuşmalarını gizlice kaydetmeniz aynı şey değildir. Hangi kaydın delil olarak kullanılabileceğini ve hangisinin sizi sorumluluk altına sokabileceğini ses kaydı suç mu yazımızda anlattık.
Örnek Huzur ve Sükunu Bozma Şikayet Dilekçesi
Aşağıdaki metin, telefonla ve mesajla ısrarlı rahatsız etme olayları için hazırlanmış bir çerçevedir. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi bilgilerinizle doldurun, yaşamadığınız olayları çıkarın.
[İL] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA MÜŞTEKİ: [Ad Soyad] — T.C. Kimlik No: [……] — Adres: [……] — Tel: [……] ŞÜPHELİ: [Ad Soyad, biliniyorsa adresi] / [Bilinmiyorsa: 05XX XXX XX XX numaralı hattın kullanıcısı] SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK m.123) SUÇ TARİHİ: [ilk olay tarihi] – [son olay tarihi] ve devamı AÇIKLAMALAR: 1. Şüpheli ile [ilişkinin niteliği: eski iş arkadaşı / komşu / tanımadığım bir kişi] olarak tanışırım. [Tarih] tarihinden bu yana şüpheli, [numara] numaralı hattan cep telefonuma ısrarla arama yapmakta ve mesaj göndermektedir. 2. [Tarih] tarihinde şüpheliye beni aramamasını açıkça bildirdim; bu mesaj ekteki ekran görüntüsünde yer almaktadır. Buna rağmen aramalar sürmüştür. 3. [Tarih aralığı] arasında, özellikle gece saatlerinde [sayı] arama gelmiştir; ayrıntılar ekteki arama geçmişi ekran görüntülerindedir. Numarayı engellemem üzerine şüpheli [başka numara / hesap] üzerinden ulaşmaya devam etmiştir. 4. Şüphelinin aramaları herhangi bir alacak, iş veya aile meselesine dayanmamakta, yalnızca huzurumu bozmaya yöneliktir. Bu durum nedeniyle uykusuz kalmakta ve günlük hayatımı sürdürmekte zorlanmaktayım. DELİLLER: Arama geçmişi ekran görüntüleri, mesaj ekran görüntüleri, tanık [Ad Soyad, iletişim], hattın kullanıcısının operatörden tespiti ve her türlü yasal delil. HUKUKİ NEDENLER: 5237 sayılı TCK m.123, 5271 sayılı CMK ve ilgili mevzuat. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheliden şikâyetçiyim. Hattın kime ait olduğunun tespit edilmesini, delillerin toplanmasını ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasını saygılarımla talep ederim. [Tarih] Müşteki [Ad Soyad] — İmza EKLER: 1. Arama geçmişi ekran görüntüleri 2. Mesaj ekran görüntüleri ([sayı] sayfa) 3. Kimlik fotokopisi
Bu metin bir şablondur; olayınızda hakaret, tehdit ya da takip gibi başka davranışlar da varsa bunları ayrı paragraflarda anlatmak ve suç kısmına eklemek gerekir. Açıklamalar bölümüne yazacağınız arama sayısının tek başına belirleyici olmadığını, ısrarın sayıdan çok davranışın biçimiyle değerlendirildiğini sürekli aramak suç mu yazımızda ayrıntılı anlattık.
Komşu Şikayet Dilekçesi: Gürültüde Neler Değişir?
Komşu gürültüsünde dilekçe aynı iskeletle yazılır, ancak olayın hukuki niteliği daha çok seçenek barındırır. Olağan bir rahatsızlık, örneğin gece yüksek sesle müzik dinlenmesi, kural olarak Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesindeki gürültü kabahatidir; bu durumda idari para cezasını kolluk veya belediye zabıtası verir ve konu savcılığa gitmeden çözülür. Cezanın tutarı her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellendiği için (Kabahatler Kanunu m.17/7) güncel rakamı rahatsız eden komşu yazımızda takip ediyoruz.
Gürültü sırf sizi rahatsız etmek amacıyla ve ısrarla yapılıyorsa, örneğin uyarılarınızdan sonra bilerek duvara vurma ya da yalnız sizin dairenize yönelik ses çıkarma şeklinde sürüyorsa, TCK 123 gündeme gelir. Komşu şikayet dilekçesinde bu ayrımı kurmak için şunları yazmak önemlidir:
- Gürültünün hangi saatlerde, hangi sıklıkla ve hangi biçimde yapıldığı.
- Komşuyu önceden uyarıp uyarmadığınız, yönetime başvurup başvurmadığınız ve uyarılardan sonra davranışın artıp artmadığı.
- Gürültünün yalnız size mi, yoksa bütün apartmana mı yöneldiği. Yalnız size yönelik olması “sırf huzurunuzu bozma” amacını gösteren bir olgudur.
- Olay anında çağrılan kolluk veya zabıtanın tuttuğu tutanaklar ve kesilen idari para cezaları.
Gürültünün sağlığa zarar verebilecek düzeye ulaştığı istisnai durumlarda TCK 183 de gündeme gelir; bu suç şikâyete bağlı değildir ve görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Gürültünün kaynağı bir işletmeyse başvuru yolları ayrıca değişir; bunları gürültü yapan işyeri nereye şikâyet edilir yazımızda topladık.
Huzur ve Sükunu Bozma Şikayet Süresi Ne Kadar?
Huzur ve sükunu bozma şikayet süresi altı aydır ve şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m.73/1-2). Bu süre içinde şikâyette bulunulmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Süreyle ilgili üç noktaya dikkat edin:
- Süre dava zamanaşımını aşamaz. TCK 123’teki suçun cezasının üst sınırı bir yıl olduğu için dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Altı aylık süre bu sınırın içinde işler.
- Uzun süreye yayılan olaylarda en eski tarihi esas alın. Rahatsız etme aylarca sürdüyse, eski olaylar için sürenin dolmuş sayılabileceği ihtimalini göz önünde tutun. En güvenli yol, rahatsızlık başladıktan sonra beklemeden başvurmaktır.
- Birden çok mağdur varsa her biri ayrı değerlendirilir. Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden biri süreyi kaçırırsa diğerlerinin hakkı düşmez (TCK m.73/3).
Süre, dilekçenin savcılığa veya kolluğa verildiği gün durur. Bu nedenle dilekçenin size verilen alındı örneğindeki tarih önemlidir; postayla gönderim yerine bizzat teslimi ya da tarihi kayıt altına alan elektronik gönderimi tercih edin.
Dilekçeyi Verdikten Sonra Süreç Nasıl İşler?
Dilekçe verildikten sonra savcılık önce şikâyetin somut olup olmadığına bakar. Konu açıkça suç oluşturmuyorsa ya da dilekçe soyut ve genel nitelikteyse savcılık soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verir; bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı bile verilmez (CMK m.158/6). Dilekçe bu eşiği geçerse soruşturma başlar: ifadeniz alınır, deliller toplanır ve şüphelinin ifadesine başvurulur.
Huzur ve sükunu bozma şikayete tabi mi, uzlaşmaya tabi mi?
Huzur ve sükunu bozma suçu şikâyete tabidir ve şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-a). Savcılık kamu davası açmak için yeterli şüphe bulursa dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir; bir uzlaştırmacı size ve şüpheliye uzlaşma teklif eder. Teklife yedi gün içinde cevap vermezseniz teklifi reddetmiş sayılırsınız (CMK m.253/4). Uzlaştırmacı işlemleri kural olarak otuz gün içinde tamamlar; bu süre yirmişer günlük iki ek süreyle uzatılabilir (CMK m.253/12).
Uzlaştırmanın uygulanmadığı önemli bir durum vardır: uzlaştırma kapsamındaki bir suç, uzlaştırma kapsamında olmayan başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/3). Israrlı takip (TCK 123/A) ve hakaret (TCK 125) şikâyete bağlı olsa da uzlaştırma kapsamı dışındadır. Bu yüzden rahatsız eden kişi size sövmüşse ya da sizi takip etmişse, bunu dilekçede ayrı paragrafta anlatmanız dosyanın uzlaştırmaya gönderilip gönderilmeyeceğini doğrudan etkiler. 24 Aralık 2025’te bu fıkraya eklenen cümleyle, önödeme kapsamındaki bir suçun uzlaştırmalı bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde uzlaştırmalı suç bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanacağı da düzenlendi.
Uzlaşma teklif edilirse nelere dikkat etmeli?
Uzlaşma, karşı tarafın bir edimi yerine getirmesi karşılığında dosyanın kapanması demektir. Edim; özür dilemek, sizi bir daha aramamayı taahhüt etmek ya da bir miktar para ödemek olabilir. Şüpheli edimini bir defada yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; edim ileri tarihe bırakılır veya taksitlendirilirse kamu davasının açılması ertelenir ve şartlara uyulmazsa dava açılır (CMK m.253/19).
Uzlaşmayı kabul etmeden önce bilmeniz gereken en önemli sonuç şudur: uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açamazsınız; açılmış davadan da feragat etmiş sayılırsınız (CMK m.253/19). Manevi tazminat talebiniz varsa bunu uzlaşma şartlarına dahil edin. Uzlaşma sonuçsuz kalırsa aynı dosyada tekrar uzlaştırmaya gidilmez (CMK m.253/18); ancak taraflar sonradan anlaşırsa, en geç iddianame düzenleninceye kadar uzlaştıklarını gösteren belgeyle savcılığa başvurabilir (CMK m.253/16).
Kamu davası açılırsa
Uzlaşma olmaz ve yeterli şüphe bulunursa savcılık iddianame düzenler ve dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Bu aşamada şikâyetçi olarak kamu davasına katılabilirsiniz; katılma talebi ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar yapılabilir (CMK m.237/1). Katılan sıfatı, kararlara karşı kanun yoluna başvurabilmenin şartıdır (CMK m.234/1-b-6). Bu suçta kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ise uzlaştırma kapsamındaki suçlarda genel olarak uygulanmaz (CMK m.171/2); bu karara ancak uzlaşmada edimin ileri tarihe bırakıldığı hâlde yer verilir.
Takipsizlik Kararı Gelirse İtiraz Dilekçesi
Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) verirse, karar size tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edebilirsiniz (CMK m.173/1). İtiraz, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Dilekçede “soyut ve genel şikâyet” gerekçesiyle verilen soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara da aynı usulle itiraz edilebilir (CMK m.158/6).
İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektiren olaylar ve deliller gösterilir (CMK m.173/2). Etkili bir itiraz, savcılığın neyi eksik bıraktığını tek tek söyler: dinlenmeyen tanık, getirtilmeyen arama kaydı, incelenmeyen kamera görüntüsü. Sulh ceza hâkimliği itirazı yerinde bulmazsa gerekçeli olarak reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder (CMK m.173/3); bu nedenle itirazı somut eksikliklere dayandırmak önemlidir. Takipsizlik kararının türleri ve sonuçları için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar yazımıza bakabilirsiniz.
Ret kararından sonra aynı fiil için kamu davası ancak yeni delil elde edilir ve sulh ceza hâkimliği bu yönde karar verirse açılabilir (CMK m.172/2, m.173/6). Karar sonrasında rahatsız etme devam ediyorsa, yeni olaylar için yeni bir dilekçe vermeniz gerekir.
Şikâyetten Vazgeçmek Mümkün mü?
Şikâyetten vazgeçmek mümkündür ve vazgeçme davayı düşürür; ancak hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz (TCK m.73/4). Vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m.73/6); yani sanık yargılamanın sürmesini isteyebilir.
Vazgeçerken kullandığınız cümle önemlidir. Şikâyetten vazgeçtiğiniz sırada şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi ayrıca açıklarsanız, artık hukuk mahkemesinde tazminat davası açamazsınız (TCK m.73/7). Manevi tazminat ihtimalini korumak istiyorsanız, vazgeçme beyanında yalnız ceza şikâyetinden vazgeçtiğinizi belirtin. Vazgeçmeden sonra rahatsız etme yeniden başlarsa, yeni olaylar ayrı bir şikâyetin konusu olabilir.
Şikâyet ettiğiniz kişi karşılık olarak sizi şikâyet ederse, bu yeni dosya kendi delillerine göre değerlendirilir. Bu ihtimale karşı dilekçenizde yalnız belgeleyebildiğiniz olaylara yer vermeniz, sonradan “asılsız şikâyet” iddiasına karşı en iyi korumadır.
Olay Birden Fazla Suça Dokunuyorsa Dilekçeyi Kim Hazırlamalı?
Rahatsız etme tek başına kalıyorsa, yukarıdaki çerçeveyle kendi dilekçenizi hazırlayabilirsiniz; avukat tutma zorunluluğu yoktur. Olayda hakaret, tehdit, takip ya da cinsel içerik de varsa hangi suçların birlikte şikâyet edileceği uzlaştırmanın, koruma tedbirlerinin ve dosyanın gideceği yolun belirleyicisi olur. Sizin dosyanızda hangi maddelerin uygulanacağını mı merak ediyorsunuz? Ceza dosyalarındaki yaklaşımımızı Ankara ceza avukatı sayfamızda anlattık; elinizdeki kayıtlarla iletişim sayfamızdan ulaştığınızda dilekçenin hangi suçları kapsaması gerektiğine birlikte bakabiliriz.
Sıkça Sorulan Sorular
Huzur ve sükunu bozma şikayet dilekçesi için harç ödenir mi?
Hayır. Savcılığa veya kolluğa şikâyette bulunmak harca tabi değildir; dilekçe vermek için gider avansı da yatırılmaz. Ücret yalnız bir avukatla çalışmayı tercih ederseniz gündeme gelir. Takipsizlik kararına itirazın reddedilmesi hâlinde ise sulh ceza hâkimliği itiraz edeni giderlere mahkûm eder.
Huzur ve sükunu bozma şikayete tabi mi?
Evet. TCK 123’teki suç mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur. Şikâyet altı ay içinde yapılmalıdır ve şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürür. Suç ayrıca uzlaştırma kapsamındadır; ancak aynı mağdura karşı hakaret veya ısrarlı takip gibi uzlaştırmaya tabi olmayan bir suçla birlikte işlendiyse uzlaştırma uygulanmaz.
Şikâyet dilekçesini el yazısıyla verebilir miyim?
Evet. Kanun dilekçenin bilgisayarla yazılmasını şart koşmaz. Önemli olan okunaklı olması, kimlik bilgilerinizi, olayları, delilleri ve şikâyetçi olduğunuzu içermesi ve imzalanmasıdır. Uzun bir olay örgüsü varsa bilgisayarla yazmak, savcılığın tarihleri ve sırayı izlemesini kolaylaştırır.
e-Devlet üzerinden şikâyette bulunabilir miyim?
UYAP Vatandaş Portalı’na e-Devlet şifresiyle girip dosyalarınızı görebilirsiniz; savcılığa dilekçe gönderme işlemi ise portal üzerinde genellikle elektronik imza veya mobil imza ister. Bu imzalardan biri yoksa adliyeye ya da karakola bizzat başvurmak en hızlı yoldur. CİMER başvurusu ceza şikâyeti yerine geçmez.
Dilekçeyi oturduğum şehirdeki savcılığa verebilir miyim?
Verebilirsiniz. Dilekçenin olayın yaşandığı yerin savcılığına verilmesi en doğrudan yoldur; ancak başka bir yerin savcılığına verdiğiniz dilekçe de kayda alınır; o savcılık yetkili değilse dosyayı yetkili savcılığa gönderir. Şikâyetin tarihi, dilekçeyi ilk verdiğiniz gündür.
Şikâyet süresini kaçırdıysam ne yapabilirim?
Altı aylık süre geçtiyse o olaylar için soruşturma yapılamaz. Ancak rahatsız etme devam ediyorsa yeni olaylar için süre yeniden değerlendirilir; son olayları tarih ve delilleriyle anlatan yeni bir dilekçe verebilirsiniz. Ceza yolu kapansa bile kişilik haklarının ihlali nedeniyle hukuk mahkemesinde tazminat istenmesi ayrıca incelenebilir.
Kimliğim karşı tarafa açıklanır mı?
Şikâyete bağlı suçlarda soruşturma sizin şikâyetinize dayandığı için adınız dosyada yer alır ve süreç ilerledikçe karşı taraf da bunu öğrenir. Adını gizli tutmak isteyen ihbarcı ile şikâyetçinin durumu farklıdır; bu ayrımı polise ihbar edenin kimliği açıklanır mı yazımızda açıkladık. Güvenliğinizden endişe ediyorsanız bunu dilekçede ayrıca belirtin.
Dilekçeye ses kaydı ekleyebilir miyim?
Ekleyebilirsiniz, ancak kaydın nasıl elde edildiği önemlidir. Size yönelik rahatsız edici davranışın, başka şekilde ispat imkânı yokken o anda kaydedilmesi ile başkalarının özel konuşmalarının gizlice dinlenmesi farklı değerlendirilir. Kaydı dilekçeye eklerken ne zaman ve nasıl alındığını kısaca açıklayın.
Avukatsız şikâyet dilekçesi verilebilir mi?
Evet. Şikâyet için avukat zorunlu değildir; dilekçeyi kendiniz yazıp savcılığa veya karakola verebilirsiniz. Olayda birden fazla suçun bulunması, karşı tarafın da sizi şikâyet etmesi ya da tazminat talebinin uzlaşmayla birlikte değerlendirilecek olması gibi durumlarda hukuki destek almak sürecin yönünü belirleyebilir.
Uzlaşmayı kabul etmezsem ne olur?
Uzlaşmayı kabul etmemek sizin hakkınızdır ve bunun için gerekçe göstermeniz gerekmez. Teklif reddedildiğinde savcılık soruşturmayı sürdürür ve yeterli şüphe varsa iddianame düzenler. Aynı dosyada ikinci kez uzlaştırmaya gidilmez; ancak taraflar sonradan anlaşırsa iddianame düzenleninceye kadar bunu belgeyle savcılığa bildirebilir.
Şikâyetten vazgeçersem dava hemen düşer mi?
Vazgeçme davayı düşürür, ancak sanık vazgeçmeyi kabul etmezse yargılama sürer. Hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazını durdurmaz. Vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıklarsanız sonradan tazminat davası açamazsınız; bu yüzden beyanın metnine dikkat edin.
Bu yazı ne değildir? Somut dosyanız için hazırlanmış bir hukuki görüş değildir. 19.10.2026 itibarıyla yürürlükteki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu esas alınmıştır; kanun değişiklikleri ve olayınızın özellikleri sonucu değiştirebilir.