Ceza Hukuku, Hukuk

Huzur ve Sükunu Bozma Suçunda Yargıtay Hangi Davranışı Suç Sayıyor?

Huzur ve Sükunu Bozma Suçunda Yargıtay Hangi Davranışı Suç Sayıyor

Yargıtay, huzur ve sükunu bozma suçunda bir davranışı türüne bakarak suç saymıyor. Aynı davranış, örneğin bir kişiyi yedi kez aramak, bir dosyada mahkûmiyete, başka bir dosyada beraate götürebiliyor. Huzur ve sükunu bozma Yargıtay kararları incelendiğinde belirleyici olanın dört soru olduğu görülüyor: Davranış belli bir kişiye mi yöneldi, bir kez mi kaldı yoksa ısrarla tekrarlandı mı, fail bunu sırf o kişiyi rahatsız etmek için mi yaptı ve eylem tehdit, hakaret, cinsel taciz ya da konut dokunulmazlığının ihlali gibi daha özel bir suçun kalıbına giriyor mu?

Makale İçeriği

Bu yazıda, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin 270’i aşkın Yargıtay kararını davranış türüne göre ayırdık: telefon, mesaj, gürültü, kapı çalma, korna, çiçek ve mektup, kamera, takip. Her başlıkta suç sayılan örnekle suç sayılmayan örneği yan yana koyduk ve kararın künyesini verdik. Bilinmesi gereken bir usul gerçeği de var: Bu suçun cezasının üst sınırı bir yıl olduğu için bugün açılan bir dosyada son sözü kural olarak bölge adliye mahkemesi söylüyor; Yargıtay’ın ölçütleri ise istinaf dairelerinin uyguladığı çerçeveyi oluşturmaya devam ediyor.

Yargıtay’ın ölçütleri

  • Bir kez yetmez: Tek arama, tek mesaj, bir kez çalınan zil veya bir gecelik yüksek müzik, Yargıtay’a göre ısrar unsurunu karşılamaz (Y. 12. CD E.2023/4876 K.2024/7639; Y. 18. CD E.2015/38091 K.2017/9925).
  • “Sırf” kelimesi belirleyicidir: Çocuğunu görmek, alacağını istemek, evlilik teklif etmek veya şikâyet için delil toplamak amacıyla yapılan davranışlarda Yargıtay çoğunlukla suçun oluşmadığını kabul ediyor.
  • Karşılıklı iletişimde suç zor oluşur: Tarafların birbirini aradığı veya mesajlaştığı dosyalarda Ceza Genel Kurulu unsurların oluşmadığına karar verdi (YCGK E.2014/821 K.2018/45).
  • Madde geri çekilir: Davranış tehdit, hakaret, cinsel taciz, özel hayatın gizliliğini ihlal veya konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturuyorsa, “genel ve tamamlayıcı” nitelikteki TCK m.123 ayrıca uygulanmaz.
  • Gürültünün üç kapısı var: Belli bir kişiyi hedef almayan gürültü kabahattir (Kabahatler Kanunu m.36), sağlığa zarar verebilecek düzeydeki gürültü TCK m.183’e girer, belli bir kişiye yönelik ısrarlı gürültü ise TCK m.123’tür.
  • Son söz istinafta: TCK m.123’ten verilen istinaf kararları kural olarak temyiz edilemez (CMK m.286/2-d; Y. 4. CD E.2026/3624 K.2026/7486).

Huzur ve Sükunu Bozma Yargıtay Kararları Neye Bakıyor?

Türk Ceza Kanunu‘nun 123. maddesi suçu tek cümlede tanımlar: “Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.” Maddede iki davranış adıyla sayılmıştır (telefon etmek ve gürültü yapmak), üçüncüsü ise açık uçlu bırakılmıştır: “hukuka aykırı başka bir davranış”. Kapının çalınması, korna, çiçek, mektup, e-posta, evin etrafında dolaşmak gibi davranışların tamamı bu üçüncü seçenek üzerinden değerlendirilir.

Maddenin açık uçlu yapısı, sınırı çizme görevini yargıya bırakmıştır. Yargıtay’ın 2014-2020 arasında bu suça bakan 18. Ceza Dairesi, neredeyse her kararında aynı ölçüt cümlesini tekrarladı: Suçun oluşması için “kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunma eylemini bir kez yapmanın yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir” (Y. 18. CD E.2015/28137 K.2016/7754). Bu cümle bugün 12. Ceza Dairesinin kararlarında da aynı biçimde yer alıyor.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu unsurları nelerdir?

Yargıtay kararlarından çıkan tabloyu dört unsurda toplamak mümkün:

Unsur Yargıtay’ın aradığı Eksikse sonuç Örnek karar
Belli bir mağdur Davranış belirli bir kişiye yönelmeli Belirsiz kişilere yönelik gürültü kabahat veya TCK m.183 Y. 4. CD E.2021/6032 K.2022/20474
Israr ve süreklilik Aynı kişiye yönelik tekrar Bir kez kalan davranışta beraat Y. 12. CD E.2023/4876 K.2024/7639
“Sırf” rahatsız etme saiki Tek amacın rahatsız etmek olması Başka amaç ispatlanırsa beraat Y. 18. CD E.2019/42 K.2019/15735
Başka bir suçun kalıbına girmeme Eylem daha özel bir suçu oluşturmamalı Özel suçtan hüküm kurulur, TCK m.123 uygulanmaz Y. 4. CD E.2013/40149 K.2014/35879

Bunlara usul yönünden beşinci bir şart eklenir: Mağdurun şikâyeti. Suç şikâyete bağlı olduğu için savcılık kendiliğinden soruşturma başlatmaz; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kamu davası ancak şikâyet üzerine açılır ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma şartları neler, bir kez neden yetmez?

“Israrla” kelimesi, kanun koyucunun tek seferlik rahatsızlığı ceza hukukunun dışında bırakmak istediğini gösteriyor. Yargıtay bunu somut dosyalarda şöyle uyguladı:

  • Sanığın katılanın evine gidip zile bastığı, kapı açılmayınca bağırarak camına vurduğu ve komşuların müdahale ettiği olayda, Daire “sanığın ısrarla katılanın evine giderek katılanı rahatsız ettiğine yönelik bir iddia bulunmadığı, bir sefer gerçekleşmiş olduğu” gerekçesiyle mahkûmiyeti bozdu (Y. 12. CD E.2023/4876 K.2024/7639).
  • Evin önünden aracıyla bir kez geçip korna çalan sanık için ısrar unsurunun açıklanmadığı belirtilerek hüküm bozuldu (Y. 18. CD E.2015/38091 K.2017/9925).
  • Katılana gönderilen sadece iki mesaj ısrar için yeterli görülmedi (Y. 18. CD E.2015/39797 K.2017/10180).
  • Bir kez gönderilen mektup, içeriği hakaret taşısa bile TCK m.123 bakımından ısrar oluşturmadı (Y. 4. CD E.2014/6095 K.2014/31122; Y. 4. CD E.2013/4834 K.2014/32408).

Kanunda bir sayı yoktur ve Yargıtay da sayı vermez. Kaç aramanın ısrar sayıldığını, arama kayıtlarının nasıl okunduğunu sürekli aramak suç mu yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık. Bu yazıdaki kararlardan çıkan sonuç şudur: Sayıdan çok, davranışın farklı zamanlara yayılması ve mağdurun açıkça rahatsız olduğunu gösterdiği hâlde sürdürülmesi belirleyici oluyor.

Rahatsız etme amacı dosyada nasıl ispat ediliyor?

Maddenin başındaki “sırf” kelimesi özel kast arar. Failin tek amacı mağdurun huzurunu bozmak olmalıdır; başka bir amaçla hareket eden kişi, davranışı rahatsız edici olsa bile bu suçtan cezalandırılamaz. Özel kast bir iç durum olduğu için doğrudan ispat edilemez, dış olgulardan çıkarılır. Yargıtay’ın baktığı olgular kararlarda tekrar tekrar karşımıza çıkıyor:

  • Aramaların veya ziyaretlerin zamanı: Gece yarısı veya sabaha karşı yapılan aramalar ile aynı gün kısa aralıklarla yapılan aramalar farklı değerlendiriliyor.
  • Mağdurun tepkisi: Engellemeye, açıkça “aramayın” demeye veya polise başvurmaya rağmen devam eden davranış kastı güçlendiriyor.
  • Tarafların ilişkisi ve arka plan: Ortak çocuk, alacak-borç ilişkisi, iş ilişkisi, süren bir dava, “başka amaç” savunmasını destekleyen veya çürüten olgular olarak inceleniyor.
  • İletişimin karşılıklı olup olmadığı: Tarafların birbirini araması veya mesajlaşması, tek taraflı rahatsız etme iddiasını zayıflatıyor.

Karşılıklı arama ve mesajlaşma varsa suç oluşur mu?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu soruya somut bir dosyada cevap verdi. Sanığın katılanı aynı gün birkaç kez aradığı, görüşmelerin 106, 94, 10 ve 27 saniye sürdüğü, katılanın da sanığı bir kez arayıp ona iki kısa mesaj gönderdiği olayda Genel Kurul, “görüşmelerin sayısı ve süresi, iletişimin tespiti kayıtlarına göre katılanın da sanığa ait telefon numarasını bir kez araması ve bu numaraya iki kez kısa mesaj göndermesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, huzur ve sükûnunu bozma kastı ile katılanı ısrarla aradığına ilişkin delil bulunmadığı” sonucuna vardı (YCGK E.2014/821 K.2018/45, 13.02.2018).

Aynı yaklaşımı 18. Ceza Dairesi mesajlaşmaya da uyguladı. Tarafların Facebook hesaplarından aynı gece 02.50 ile 04.07 arasında karşılıklı mesaj gönderdiği dosyada, sanığın sırf rahatsız etme saikiyle hareket ettiği açıklanmadan kurulan mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2015/28137 K.2016/7754). Birbirini arayan ve mesajlaşan tarafların dosyasında (Y. 18. CD E.2015/12643 K.2016/498) da sonuç aynı oldu. Karşılıklılık tek başına beraat sebebi değildir; ama iletişimin iki yönlü olduğu dosyada ısrarın ve özel kastın ayrıca gösterilmesi gerekiyor.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Yargıtay Kararları Tablosu

Aşağıdaki tablo, huzur ve sükunu bozma Yargıtay kararları arasından davranış türlerine göre seçtiğimiz örnekleri, suç sayılan ve sayılmayan olarak yan yana gösteriyor. Tablodaki her satır, aşağıdaki başlıklarda ayrıntılı olarak açıklanıyor.

Davranış Suç sayılan örnek Suç sayılmayan örnek
Telefonla arama Alacak meselesi başka biriyle olduğu hâlde katılanı farklı günlerde 7 kez aramak (Y. 18. CD E.2019/10218 K.2020/8480) Nakliye alacağını istemek için aynı gün kısa aralıklarla aramak (Y. 18. CD E.2019/42 K.2019/15735)
Mesaj İşten çıkarıldıktan sonra katılana birden fazla kez mesaj atmak (Y. 12. CD E.2023/1001 K.2024/6042) İletişim kurmak amacıyla gönderilen 22 mesaj, ısrar ve özel kast açıklanmadan (Y. 18. CD E.2016/8462 K.2018/8957)
Yüksek sesle müzik Alt kattaki komşuyu sabah saatlerinde sürekli yüksek müzikle rahatsız etmek (Y. 12. CD E.2023/937 K.2024/4800) Arkadaşlarla gece geç saate kadar müzik dinlemek, kabahat (Y. 2. CD E.2010/16741 K.2012/8931)
Apartman gürültüsü Geceleri alkol alıp sürekli yüksek sesle müzik dinlemek (Y. 12. CD E.2023/920 K.2024/4795) 3 ve 9 yaşındaki çocukların çıkardığı gürültü (Y. 18. CD E.2015/12099 K.2015/14051)
Köpek Karşı oy: uyarılara rağmen sürdürmek özel kastı gösterir (aynı karar, azınlık) Terastaki köpeklerin havlaması ve koku (Y. 2. CD E.2023/11787 K.2023/4091, oy çokluğu)
Korna ve araç Katılanın evinin önünden sık sık geçip korna çalmak (Y. 18. CD E.2015/11729 K.2015/13901) Bir kez geçip korna çalmak (Y. 18. CD E.2015/38091 K.2017/9925)
Kapı çalmak Gece alkollü gelip korna çalmak, pencereye taş atmak, zile basmak ve beklemek (Y. 2. CD E.2010/22562 K.2012/10339) Çocuklarını görmek için 4-5 kez zili çalıp bir kez seslenmek (Y. 18. CD E.2015/26231 K.2016/9127)
Çiçek ve hediye Takip, evin etrafında tur ve çiçek birlikte (Y. 12. CD E.2024/4040 K.2025/2520) Kapıya çiçek ve çikolata bırakmak (Y. 18. CD E.2019/7494 K.2020/1276)
Mektup Aşk mektubu gönderip eve gitmek ve içeri girmeye çalışmak, beraat bozuldu (Y. 4. CD E.2012/29720 K.2013/33760) Aşkını anlatan ve şiir içeren beş mektup (Y. 9. CD E.2010/7616 K.2012/2182, oy çokluğu)
Evin etrafında dolaşmak Sık sık dolaşmak, evin etrafına not bırakmak, dışarıda takip etmek (Y. 12. CD E.2024/4403 K.2025/6524) Eski eşin evde olmadığı vakitte yedi kez apartmana girip çıkmak (Y. 12. CD E.2023/5655 K.2023/4563)
Kamera Apartman girişine de kamera taktırmak (Y. 18. CD E.2015/29523 K.2017/6645) Kameranın karşı dairenin içini görmesi, TCK m.134 (Y. 12. CD E.2016/9490 K.2017/7649)

Tablonun sağ sütunundaki her karar “suç yok” anlamına gelmiyor. Bazılarında davranış hiç suç değil (çocuk gürültüsü, köpek havlaması), bazılarında ise başka bir suçu veya kabahati oluşturuyor (kameranın daire içini görmesi, arkadaşlarla gece gürültüsü). Hangi davranışın hangi maddeye kaydığını aşağıdaki “Huzur Bozma Başka Bir Suça Dönüştüğünde” başlığında ayrıca anlatıyoruz.

TCK Telefonla Rahatsız Etme Suçu Yargıtay’da Ne Zaman Oluşur?

Telefon, maddede adıyla sayılan ilk davranıştır ve kararların en büyük bölümü telefonla rahatsız etme suçu hakkındadır. Yargıtay’ın bu davranışta baktığı şey, arama sayısından çok aramaların kime, hangi aralıklarla ve hangi gerekçeyle yapıldığıdır. Tck telefonla rahatsız etme suçu bakımından ceza, şikâyet ve ısrarlı takiple farkı gibi genel konuları ısrarlı takip suçu cezası yazımızda anlattık; burada yalnız kararların çizdiği sınırı gösteriyoruz.

Alacak için aramak suç sayılır mı?

Bu sorunun Yargıtay’daki cevabı “alacak gerçek mi ve aranan kişi borçlu mu” sorusuna bağlı. Birbirine çok benzeyen üç dosya farklı sonuçlandı:

  • Aranan kişi borçlu değildi: Sanığın, katılanın ağabeyi ile aralarındaki alacak meselesi nedeniyle katılanı farklı günlerde yedi kez aradığı tespit edildi. Daire, sanığın “katılanı psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız etme saikiyle hareket ettiğinin kabulü gerektiği” sonucuna vardı ve beraat kararını bozdu (Y. 18. CD E.2019/10218 K.2020/8480, 01.07.2020). Borç başka birine aitken onun yakınını aramak, “alacağımı istiyordum” savunmasını çürüttü.
  • Alacak eski ve bahane gibiydi: Aynı gün kısa aralıklarla birden çok kez yapılan aramalarda sanığın “altı yıl önce olan bir alacağı tahsil amacıyla aradığına ilişkin savunmasına” itibar edilmesi yanlış bulundu; beraat bozuldu (Y. 2. CD E.2010/17854 K.2012/8252).
  • Alacak güncel ve belgeliydi: Müştekinin evini taşıyan nakliyecinin, iş bedelini istemek için aynı gün kısa bir zaman dilimi içinde yaptığı aramalarda, müşteki taşıma işini kabul etmiş ve bir tanık da sanığı doğrulamıştı. Daire, “sırf katılanın huzur sükununu bozma kastıyla hareket ettiğine dair müştekinin soyut iddiası dışında” delil olmadığını belirterek mahkûmiyeti bozdu (Y. 18. CD E.2019/42 K.2019/15735).

Bu üç kararın ortak dersi şudur: Alacak, aramanın tek başına bir mazereti değildir. Mahkeme alacağın gerçek olup olmadığına, aramaların borçluya mı yoksa yakınlarına mı yapıldığına ve aramaların bir tahsil çabası görünümünde mi yoksa baskı görünümünde mi olduğuna bakıyor. Alacaklının borçluyu hangi sıklıkta arayabileceği ve tahsilat aramalarının sınırı, kardeş yazılarımızda ayrıca ele alınıyor.

Arama kayıtları ne zaman mahkûmiyete yetiyor?

Yargıtay, aramaların varlığını iletişim kayıtlarıyla (HTS) ispat edilmiş sayıyor ve bu kayıtlar ısrarı gösteriyorsa beraat kararını bozuyor. Kızlarının boşanma aşamasındaki eşinin kendilerini sürekli aradığını ve evlerinin etrafında dolaştığını söyleyen katılanların dosyasında, HTS kayıtlarına göre “sanığın ısrarla katılanları aradığının anlaşılması karşısında” verilen beraat bozuldu (Y. 12. CD E.2023/2070 K.2023/4330). Alkollü hâlde bir gece boyunca birkaç kez arayıp cevap alamayınca motosikletiyle evin önünden geçip iki kez korna çalan sanık için de beraat bozuldu; Daire bu davranışların süreklilik gösterdiğini kabul etti (Y. 2. CD E.2011/11467 K.2012/45667).

Tersi durumda, yani kayıt getirilmeden veya kayıt başka bir şey gösterirken mahkûmiyet kurulursa hüküm bozuluyor:

  • Katılanın, ankesörlü telefondan arandığına dair soyut iddiası dışında delil yoktu; sanık katılanı bir tanığın telefonundan yalnızca bir kez aramıştı. Mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2015/12593 K.2016/480).
  • Şikâyetçilerin soyut iddiası dışında delil bulunmayan ve sanığın telefon görüşmelerine ait HTS kayıtları getirtilmeyen dosyada hüküm bozuldu (Y. 18. CD E.2015/25521 K.2016/8212).
  • Sanık, aramaların yapıldığı hattın kendisine ait olmadığını, kimliğinin kullanılarak çıkarılmış olabileceğini savunmuştu. Daire, abonelik işlemlerinin ve sanığın o hatla en sık görüştüğü kişilerin araştırılmasını istedi (Y. 18. CD E.2015/16613 K.2016/9781).

Evlilik teklifi veya ilişkiyi sürdürme amaçlı aramalar

Sanığın katılanı evlilik teklif etmek amacıyla aradığını savunduğu, katılanın da teklifi reddettiği tarihten sonra aranmadığını söylediği dosyada, sanığın kastının “ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma” saiki olarak kabul edildiği açıklanmadığı için mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2016/8077 K.2018/6144). Kararın kilit olgusu, aramaların ret cevabıyla birlikte kesilmesi idi. Ret cevabına rağmen devam eden aramalar ise ya bu suçu ya da içeriğine göre cinsel taciz suçunu gündeme getiriyor.

Mesajla Rahatsız Etme Suçu ve Sosyal Medya

Mesaj, kanunda adıyla sayılmamıştır; Yargıtay mesajlaşmayı “hukuka aykırı başka bir davranış” kapsamında değerlendiriyor. Mesajla rahatsız etme suçu bakımından kararların iki ekseni var: mesajların sayısı ve süreklilik, bir de mesajların içeriği. İçerik cinsel, tehdit veya hakaret niteliği taşıyorsa, suç başka bir maddeye kayıyor.

Kaç mesaj gönderilirse suç oluşur?

Yargıtay burada da sayı vermiyor. Kararlar bir aralık çiziyor:

  • Tek mesaj: Eski kız arkadaşının telefonuna “canım, aşkım” diye bir mesaj gönderen, sonraki mesajlarında ise özür dileyip ilk mesajın yanlışlıkla gönderildiğini söyleyen sanık hakkındaki mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2015/26643 K.2016/5779).
  • İki mesaj: Ceza için yeterli görülmedi (Y. 18. CD E.2015/39797 K.2017/10180).
  • Yirmi iki mesaj: Tutanağa bağlanan 22 mesajın içeriği incelendiğinde sanığın katılanla “iletişim kurmak amacıyla hareket ettiğinin” anlaşıldığı belirtildi; ısrar ve özel kast açıklanmadan kurulan mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2016/8462 K.2018/8957).
  • Birden fazla mesaj, işten çıkarılma sonrası: İş akdi feshedilen sanığın katılana birden fazla kez mesaj çekerek rahatsız etmesi nedeniyle verilen mahkûmiyet onandı (Y. 12. CD E.2023/1001 K.2024/6042, 04.11.2024).

Görüldüğü gibi 22 mesaj beraate, “birden fazla” mesaj mahkûmiyete gidebiliyor. Farkı sayı değil, mesajın amacı yaratıyor. İletişim kurmak, barışmak veya bir konuyu konuşmak isteyen kişinin mesajları ile işten çıkarılmanın öfkesiyle gönderilen mesajlar aynı kefeye konmuyor.

Engellendikten sonra başka hesaptan yazmak

Mesaj dosyalarında en güçlü mahkûmiyet olgusu, mağdurun iletişimi açıkça kesmesine rağmen failin başka bir kanaldan devam etmesidir. Mağdurun WhatsApp uygulamasında sanığı engellediği, sanığın ise Facebook hesabından farklı zamanlarda ve çok sayıda mesaj göndermeye devam ettiği dosyada, Daire hem TCK m.123’ten hem de mağdurun telefon numarasını başkalarıyla paylaştığı için verileri hukuka aykırı olarak verme suçundan (TCK m.136) mahkûmiyet kurulması gerektiğini söyledi ve beraati bozdu (Y. 12. CD E.2019/982 K.2020/2396).

Engelleme, mağdurun “rahatsız oluyorum” demesinin en açık yoludur. Engelin aşılması için yeni hesap açılması, başka numaradan yazılması veya ortak arkadaşlar üzerinden mesaj iletilmesi, hem ısrarı hem de özel kastı aynı anda gösteriyor. Bu tür davranışlar 27 Mayıs 2022’den sonra işlenmişse, mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi yarattığı ölçüde ısrarlı takip suçu da gündeme gelebilir.

E-posta ve sosyal medya

E-posta da aynı ölçütlerle değerlendiriliyor ve burada sayının tek başına belirleyici olmadığı en açık hâliyle görülüyor. Katılanın eşiyle birlikte yaşayan ve bu durumun katılanca bilindiği bir kişi, katılana iki e-posta göndermişti. Yerel mahkeme beraat verdi; 18. Ceza Dairesi ise e-postaların “sırf katılanın huzur ve sükununu bozmak amacıyla” gönderildiğini kabul ederek “atılı suçun oluştuğu gözetilmeden” verilen beraati bozdu (Y. 18. CD E.2015/12730 K.2015/7459, 14.10.2015). Aynı Daire iki kısa mesajı başka bir dosyada yetersiz bulmuştu. İki karar arasındaki fark, e-postaların içeriği ve taraflar arasındaki ilişkinin, gönderme amacını başka bir şekilde açıklamaya imkân bırakmamasıydı. Şantaj konusu dışında kalan, yaklaşık bir buçuk yıla yayılan telefon ve e-posta eylemlerinin ise iki katılana yönelik olarak TCK m.123 ve m.43/2 kapsamında suç oluşturduğu belirtilerek beraat bozuldu (Y. 4. CD E.2014/47953 K.2015/2125).

Sosyal medyada bir başkasının adını ve fotoğrafını kullanarak sahte profil açmak ise bu suçun değil, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun (TCK m.136) konusu sayıldı (Y. 12. CD E.2014/23005 K.2015/2632).

Gürültü Yapmak Hangi Durumda Suç Sayılıyor?

Gürültü, maddede adıyla sayılan ikinci davranıştır; ama her gürültü TCK m.123’e girmez. Hukuk düzeni gürültüyü üç ayrı kapıdan karşılar ve huzur ve sükunu bozma Yargıtay kararları, hangi kapının açılacağını belirleyen ölçütü netleştirmiştir:

Kapı Dayanak Ölçüt Yaptırım Kim karar verir
Gürültü kabahati Kabahatler Kanunu m.36 Başkalarının huzurunu bozacak gürültü, belli bir kişiye yönelmesi gerekmez İdari para cezası (ticari işletmede daha yüksek) Kolluk veya belediye zabıtası
Gürültüye neden olma suçu TCK m.183 Kanuni yükümlülüğe aykırı ve sağlığa zarar vermeye elverişli gürültü 2 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası Ceza mahkemesi, uzman raporu ile
Kişilerin huzur ve sükununu bozma TCK m.123 Belli bir kişiye, ısrarla ve sırf rahatsız etmek için 3 aydan 1 yıla kadar hapis Ceza mahkemesi, şikâyet üzerine

Ayrımın ilk anahtarı mağdurun belli olmasıdır. 4. Ceza Dairesi bunu şöyle ifade etti: “Gürültüye neden olma suçunun belli bir mağduru yoktur. Toplumda yaşayan herkes bu suçun mağduru olabilir. Gürültünün belli olmayan bir kimseye karşı yapılması bu suçu TCK’nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayırmaktadır.” Aynı kararda Daire, TCK m.183 bakımından gürültünün insan sağlığına zarar vermeye elverişli olup olmadığının odyoloji uzmanı bulunan bir kuruldan rapor alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi (Y. 4. CD E.2021/6032 K.2022/20474). İkinci anahtar ise amaçtır: Gürültü eğlenmek, çalışmak veya günlük yaşamın doğal akışı içinde çıkıyorsa, hedefte belli bir komşu olsa bile “sırf” rahatsız etme saiki yoktur.

Çevreyi rahatsız etme suçu hangi maddeye giriyor?

Halk arasında “çevreyi rahatsız etme suçu” denilen durum, çoğu zaman TCK m.123 değildir. Arkadaşlarını evine çağırıp gece geç saatlere kadar yüksek sesle müzik dinleyen ve bu yüzden apartman sakinlerinin şikâyetiyle yargılanan sanık hakkında 2. Ceza Dairesi, eylemin “sırf katılanların huzur ve sükununu bozmak amacıyla” yapılmadığını, dolayısıyla TCK m.123’ü değil, “Kabahatler Kanununun 36/1. maddesinde düzenlenen başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olma” kabahatini oluşturduğunu belirterek mahkûmiyeti bozdu (Y. 2. CD E.2010/16741 K.2012/8931).

Kabahatler Kanunu m.36/1’de yazılı idari para cezası tutarı her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir ve cezayı kolluk ya da belediye zabıtası verir (m.36/3). Apartman gürültüsünde idari yol, tutarlar ve ölçüm usulü rahatsız eden komşu yazımızda, işyeri kaynaklı gürültü ise gürültü yapan işyeri nereye şikâyet edilir yazımızda anlatılıyor.

Komşuyu rahatsız etme suçu Yargıtay’a göre ne zaman oluşur?

Komşuyu rahatsız etme suçu dosyalarında, Yargıtay’ın mahkûmiyeti onadığı ve bozduğu örnekler yan yana konunca ölçüt belirginleşiyor:

Mahkûmiyetin onandığı dosyalar:

  • Aynı apartmanda altlı üstlü oturan sanığın sabah saatlerinde sürekli yüksek sesle müzik dinleyerek alt kattaki katılanı rahatsız etmesi (Y. 12. CD E.2023/937 K.2024/4800, 30.09.2024).
  • Aynı apartmanda oturan sanığın geceleri alkol alıp sürekli yüksek sesle müzik dinlemesi (Y. 12. CD E.2023/920 K.2024/4795, 30.09.2024).
  • Sanığın katılanın evinin önünden birden çok kez yüksek sesle müzik açarak araçla geçmesi (Y. 12. CD E.2023/992 K.2024/6747, 26.11.2024).

Hükmün bozulduğu veya beraatin onandığı dosyalar:

  • Katılanın evinin önünde bir kez arabasının müzik sesini açmaktan ibaret kabul edilen eylemde ısrarın nasıl oluştuğu açıklanmadığı için mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2015/43359 K.2017/11918).
  • Üst kattaki sanığın tavana vurduğu iddia edilmişti; apartmanda sadece tek komşu gürültüden şikâyet ediyordu, sanığın 3 ve 9 yaşlarında iki çocuğu vardı ve katılan da gürültünün çocuklardan geldiğini söylüyordu. Daire “bu yaşlarda bulunan iki çocuğun gürültü yapmasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu” sonucuna vardı ve beraat verilmesi gerektiğini söyledi (Y. 18. CD E.2015/12099 K.2015/14051).
  • Katılanın evinin önünden geçerken yüksek sesle müzik açtığı iddia edilen sanık için güvenlik kamerası yalnız sanığın o yoldan geçtiğini gösteriyor, ses kaydetmiyordu. Katılanın beyanı dışında delil olmadığından ve ısrar açıklanmadığından mahkûmiyet bozuldu (Y. 12. CD E.2023/5041 K.2024/7640).
  • Tartışma sırasında bitişik dairenin banyo duvarını birkaç kez yumruklamak, ısrar ve özel kast gösterilmeden TCK m.123 sayılmadı (Y. 4. CD E.2018/5053 K.2021/13927).

İki grubu ayıran üç kelime var: sürekli, sabah/gece ve birden çok kez. Onanan kararların tamamında davranış belirli bir zaman dilimine yayılmış ve katılanın dinlenme saatlerini hedef almış. Bozulan kararlarda ise ya tek bir olay, ya olağan yaşamın sesi, ya da katılanın beyanından başka delil yok.

Köpek havlaması, balkondan su ve sofra silkelemek suç mu?

Komşuluk uyuşmazlıklarının en sık konularından ikisi hakkında Yargıtay dikkat çekici kararlar verdi:

  • Köpek havlaması: Site içindeki müstakil evinin terasında köpek besleyen sanık, köpeklerin havlaması ve dışkılarının koku yayması nedeniyle mahkûm edilmişti. Daire oy çokluğuyla, bu davranışın TCK m.123’teki suça “konu olamayacağı; ancak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat/site sakinlerinin uymaları gereken yükümlülüklere uymamalarından kaynaklanan hukuki ihtilaflara konu yapılabileceği” sonucuna vardı ve mahkûmiyeti bozdu (Y. 2. CD E.2023/11787 K.2023/4091). Karşı oy yazan üyeler, defalarca uyarılmasına ve resmi makamlara şikâyet edilmesine rağmen davranışın sürdürülmesinin özel kastı gösterdiğini savundu.
  • Balkona pis su ve sofra silkelemek: Üst kattaki sanığın alt kattaki katılanın balkonuna pis su akıttığı ve sofra silkelediği olayda, sanık suç kastını inkâr etmişti. Daire, sırf huzur ve sükunu bozma kastının nasıl gerçekleştiği yöntemince açıklanmadan kurulan mahkûmiyeti bozdu (Y. 18. CD E.2015/12586 K.2016/16261). Köpeğin koşması, yere eşya düşürülmesi ve kirli örtülerin silkelenmesi şeklindeki eylemlerde ise hangi sanığın ne yaptığı açıklanmadan hüküm kurulması bozma sebebi yapıldı (Y. 18. CD E.2015/42940 K.2017/12722).
  • Elektrik ve suyu kesmek: Müştekilere ait dairenin elektrik ve suyunu kesmek şeklindeki eylemde de ısrar ve özel kast açıklanmadığı için mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2016/5886 K.2018/3706).
  • Site genel kurulunda gürültü: Kat malikleri genel kurulunda gürültü yaparak toplantıyı engelleyen sanık için, suçun ısrar ve özel kast unsurları açıklanmadan kurulan hüküm bozuldu (Y. 18. CD E.2015/41577 K.2017/10628).

Bu kararların ortak mesajı şu: Komşuluk ilişkisinden doğan rahatsızlıkların çoğu, ceza hukukunun değil, Kat Mülkiyeti Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’nun komşuluk hükümlerinin alanına giriyor. Ceza yolu, davranışın bir kişiyi hedef aldığı ve bunun kasten sürdürüldüğü dosyalarda sonuç veriyor.

Kapı Çalmak, Evin Önünde Beklemek ve Korna

“Hukuka aykırı başka bir davranış” seçeneğinin en çok kullanıldığı alan, failin mağdurun evine yönelik davranışlarıdır. Burada iki soru öne çıkıyor: Davranış tekrarlandı mı ve davranış, konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m.116) gibi daha özel bir suçun sınırına girdi mi?

Kapıyı çalmak ne zaman suç oluyor?

  • Sanığın gece geç saatte alkollü şekilde aracıyla yakınanın evinin önüne gelip korna çalması, pencereye küçük taşlar atması, kapı ziline basması ve kolluk görevlileri gelinceye kadar araçta ısrarla beklemesi, bir arada değerlendirildiğinde suç sayıldı. Daire, ısrar unsurunun gerçekleşmediği yönündeki tebliğname görüşüne katılmadı ve mahkûmiyeti onadı (Y. 2. CD E.2010/22562 K.2012/10339).
  • Sanığın olay gecesi katılanı birkaç kez araması, cevap alamayınca evinin önüne gelerek kapıya vurması ve kapı açılmayınca cama taş atması şeklindeki eylemde ise ısrarın nasıl oluştuğu açıklanmadan kurulan mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2015/17017 K.2016/8370).
  • Kendisine yazılan park cezasını konuşmak için müştekiyi arayıp zilini çalan, müşteki gündüz gelmesini istediği hâlde “aşağıya in, seninle görüşeceğiz” diyerek kapıdan ayrılmayan sanığın dosyasında da ısrar unsuru açıklanmadığı için hüküm bozuldu (Y. 18. CD E.2015/12732 K.2016/974).
  • Katılanın eşinin arabasıyla babasına çarptığını ve bu nedenle konuşmak için katılanın zilini çaldığını savunan sanık hakkında, ısrar ve özel kast yönünden delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet bozuldu (Y. 18. CD E.2016/6777 K.2018/5229).

Kapı dosyalarında dikkat çekici bir sınır da konut dokunulmazlığıdır. Gece 02.00’de katılanın evine gelip kapıyı açmasını isteyen sanığın dosyasında Daire, önce TCK m.116/4’teki konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğini belirtti (Y. 18. CD E.2015/11910 K.2015/14278). Zili çalıp kapı açılmayınca kapıyı yumruklayıp tekmeleyen sanığın eylemi konut dokunulmazlığını ihlal suçu olarak nitelendi (Y. 16. CD E.2016/1237 K.2016/3962). Apartman boşluğu gibi konutun eklentisi sayılan bir yere gece girilip zile basılması ve kapının tekmelenmesi de TCK m.116/4 kapsamında görüldü (Y. 4. CD E.2013/6424 K.2014/16323). Konut dokunulmazlığının unsurlarını konut dokunulmazlığını ihlal şikâyete tabi mi yazımızda ele aldık.

Evin önünden korna çalarak geçmek

  • Katılanların evlerinin önünden sık sık geçip her geçişte kornaya basan sanığın mahkûmiyeti onandı (Y. 18. CD E.2015/11729 K.2015/13901).
  • Değişik zamanlarda aracıyla katılanın evinin önüne gelip kornaya basan ve katılanı telefonla arayan sanığın eylemleri de ısrar unsurunu oluşturdu (Y. 18. CD E.2015/10755 K.2016/3791).
  • Evin önünden aracıyla bir kez geçip korna çalan ve gezinen sanık hakkındaki mahkûmiyet ise bozuldu (Y. 18. CD E.2015/38091 K.2017/9925).
  • Aracının kornasını çalarak ve farlarını yakarak katılanın çevresinde süren sanık için de ısrarın nasıl oluştuğu açıklanmalıydı (Y. 18. CD E.2015/2183 K.2015/2540).

Korna, yolda yürüyen birine yönelik olduğunda farklı bir tartışma doğuruyor. İşe yürüyerek giden 17 yaşındaki mağdureyi aracıyla ısrarlı şekilde takip eden, korna çaldıktan sonra kendisine bakan mağdureye gideceği yere kadar onu götürmeyi teklif eden sanık cinsel taciz suçundan beraat etmişti. 9. Ceza Dairesi, eylemin TCK m.123’teki suçu oluşturduğunu, sanığın bu suçtan mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek beraati bozdu (Y. 9. CD E.2021/1858 K.2021/9223, 22.11.2021). Tersi yönde, kaldırımda yürüyen mağdureye ticari taksisiyle yaklaşıp rahatsız edici şekilde bakan, ıslık çalıp kornaya basan ama cinsel içerikli bir söz söylemeyen sanık cinsel tacizden mahkûm edilmişti; Daire bu eylemlerin “kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamında kalacağı” gerekçesiyle hükmü bozdu (Y. 9. CD E.2021/10429 K.2022/8598, 04.10.2022).

Çiçek, Hediye ve Mektup Göndermek Suç mu?

İlgi gösterme amaçlı davranışlar, Yargıtay’ın en ince ayrımları yaptığı alandır. Çünkü bu davranışlar üç ayrı yöne gidebiliyor: hiç suç olmayabilir, TCK m.123’ü oluşturabilir veya cinsel taciz suçunu (TCK m.105) oluşturabilir.

Çiçek göndermek ne zaman suç sayılıyor?

  • Tek başına çiçek: Boşandığı eski eşinin yaşadığı siteye gidip istememesine rağmen ona çiçek gönderen sanık için Daire, “çiçek gönderme eyleminin suçun ısrar unsurunu oluşturmadığı” gözetilmeden mahkûmiyet kurulduğunu belirterek hükmü bozdu (Y. 18. CD E.2015/28362 K.2016/6618).
  • Çiçek ve çikolata: Katılanın evinin kapısına çiçek ve çikolata bırakan sanık hakkında Daire, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığını ve beraat verilmesi gerektiğini söyledi (Y. 18. CD E.2019/7494 K.2020/1276, 16.01.2020).
  • Çiçek artı takip: Sanığın evine giden katılanı farklı zamanlarda aracıyla takip ettiği, katılanın evinin etrafında defalarca araçla tur attığı ve katılanın evine çiçek gönderdiği dosyada mahkûmiyet onandı (Y. 12. CD E.2024/4040 K.2025/2520, 10.03.2025).

Görüldüğü gibi çiçek, suçu kuran davranış değil; takip ve evin çevresinde dolaşma gibi davranışlarla birleştiğinde tablonun bir parçası oluyor. İçerik cinsel bir amaç taşıyorsa ise madde değişiyor. Katılanla tanışmak için mesaj ve çiçek gönderen sanığın eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edildi (Y. 18. CD E.2015/12906 K.2016/998). Diş hekimi olan mağdureye çiçek gönderen, kartvizitini veren ve kendisini beğendiğini söyleyen mesajlar atan sanığın eylemleri de zincirleme cinsel taciz olarak nitelendi (Y. 14. CD E.2015/5886 K.2015/8854).

Mektup yazmak huzur bozma suçu oluşturur mu?

Mektup kararları, oy çokluğuyla verilen bir beraat kararıyla başlıyor. Daha önce nikâhsız birlikte yaşadığı ve ayrıldığı katılana değişik tarihlerde aşkını ve tekrar birlikte olmak istediğini anlatan, şiirler içeren beş mektup gönderen sanık hakkındaki beraat oy çokluğuyla onandı (Y. 9. CD E.2010/7616 K.2012/2182). Karşı oy, mektupların sayısı ve ısrarı karşısında suçun oluştuğunu savundu.

Buna karşılık aşk mektubu gönderdiğini ve katılanın evine gittiğini kabul eden, tanık anlatımına göre kapı açıldığında içeri girmeye çalışan sanık hakkındaki beraat bozuldu (Y. 4. CD E.2012/29720 K.2013/33760). Bir kez gönderilen mektup ise, içeriği hakaret taşısa bile, TCK m.123 bakımından ısrar oluşturmadı (Y. 4. CD E.2014/6095 K.2014/31122). Cezaevinden yazıp katılana verilmek üzere komşusuna gönderdiği üç mektup nedeniyle yargılanan sanık hakkında da özel kast açıklanmadığı için hüküm bozuldu (Y. 18. CD E.2015/40812 K.2017/11812).

Mektubun içeriği cinsel nitelik taşıyorsa, suç TCK m.123 olmaktan çıkar. Cinsel içerikli mektupları katılanın evinin önüne bırakan sanığın eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edildi (Y. 18. CD E.2015/12434 K.2015/12766). Sayfalarca süren mektubunda katılana ve ailesine yönelik baskı cümleleri kuran sanığın eyleminin ise şantaj suçu (TCK m.107/2) olup olmadığının değerlendirilmesi istendi (Y. 4. CD E.2012/35424 K.2014/6179).

Çocuğunu Görmek veya Alacağını İstemek İçin Yapılan Davranış Neden Suç Sayılmıyor?

Maddedeki “sırf” kelimesinin en somut sonucu, başka bir amaçla hareket eden kişinin bu suçtan cezalandırılamamasıdır. Yargıtay’ın beraat kararlarının önemli bir bölümü bu gerekçeye dayanıyor ve bunların başında ayrılmış eşler arasındaki çocuk görüşmesi dosyaları geliyor:

  • Kendi isteğiyle evden ayrılan sanık, çocuklarını görmek için müştekinin evde olmadığı bir saatte eve gelip 4-5 kez zili çalmış ve bir kez içeri seslenmişti. Daire, suçun yasal unsurlarının oluşmadığını ve beraat verilmesi gerektiğini söyledi (Y. 18. CD E.2015/26231 K.2016/9127).
  • Katılanı iki ayrı günde toplam üç kez arayan ve yalnız bir kez çocuğunu görmek amacıyla kapısını çalan sanığın beraati onandı (Y. 18. CD E.2015/12913 K.2015/14205).
  • Çocuğunu görmek amacıyla katılanların evlerinin etrafında aracıyla dolaşan sanığın, ne şekilde huzur ve sükunu bozma özel kastıyla hareket ettiği açıklanmadan kurulan mahkûmiyet bozuldu (Y. 4. CD E.2013/26547 K.2015/37111). Boşanma davası sırasında velayeti geçici olarak katılana verilen ortak çocuğunu görmek için katılanı aracıyla takip eden sanık için de aynı sonuca varıldı (Y. 4. CD E.2013/3815 K.2014/20551).
  • Velayeti kendisinde olmayan çocuğunu görmek için alkollü hâlde okula gidip ısrar eden sanık hakkında, eylemin tekrarlandığına ilişkin soyut beyan dışında bilgi olmadığı için hüküm bozuldu (Y. 18. CD E.2018/8179 K.2020/1590).

Amaç savunması yalnız çocuk dosyalarında değil, başka ilişkilerde de sonuç verdi. Katılanın boşanma davasındaki avukatıyla görüşmek isteyen sanığın beraati onandı (Y. 12. CD E.2020/972 K.2020/6965). Şikâyet hakkını kullanmak için katılanın simit tezgâhının fotoğraflarını çeken sanık hakkında, kastın “ne suretle” huzur ve sükunu bozmaya yönelik olduğu açıklanmadığı için hüküm bozuldu (Y. 18. CD E.2017/5201 K.2019/11280). Aralarındaki davaya konu haberin yer aldığı yerel gazeteden yüz adet satın alıp katılanın aracına ve tanıdıklarının posta kutularına bıraktıran sanığın beraati de onandı (Y. 15. CD E.2013/17525 K.2015/22786). Durak sırası kendisinde olduğu için müşteriyi başka taksiden indirmeye çalışan taksicinin eylemi de bu suç sayılmadı (Y. 18. CD E.2015/11819 K.2015/10639).

Bu kararlardan çıkan pratik sonuç şu: “Başka amaç” savunması, amacın gerçek ve ispatlanabilir olduğu ve davranışın bu amaçla orantılı kaldığı ölçüde işe yarıyor. Çocuğunu görmek isteyen ebeveynin günde onlarca kez araması, gece yarısı kapıya dayanması veya velayet düzenlemesini hiçe sayması, amacı gölgede bırakıp özel kastı ortaya çıkarabiliyor. Kişisel ilişki sorunlarında doğru yol, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair mahkeme kararının kanuni yollarla uygulatılması ve gerekirse düzenlemenin değiştirilmesi için aile mahkemesine başvurulmasıdır.

Huzur Bozma Başka Bir Suça Dönüştüğünde Yargıtay Hangi Maddeyi Uygular?

Yargıtay TCK m.123’ü “genel ve tamamlayıcı nitelikte” bir suç olarak tanımlıyor. Bunun anlamı şudur: Aynı davranış daha özel bir suçun unsurlarını taşıyorsa, fail o özel suçtan cezalandırılır ve TCK m.123 ayrıca uygulanmaz. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi üzerine verilen bir kararda, katılanın e-posta adresine gönderilen çok sayıda e-postayla işlenen tehdit ve hakaret eylemleri için şu söylendi: Bu eylemler “yalnızca zincirleme şekilde hakaret ve tehdit suçlarını oluşturmasına karşın, ayrıca genel ve tamamlayıcı nitelikte olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırıdır” (Y. 4. CD E.2013/40149 K.2014/35879).

Aşağıdaki tablo, Yargıtay’ın TCK m.123 yerine başka bir maddeyi uyguladığı başlıca durumları gösteriyor:

Davranış Uygulanan madde Örnek karar
E-postayla tehdit ve hakaret TCK m.106 ve m.125 (m.123 ayrıca uygulanmaz) Y. 4. CD E.2013/40149 K.2014/35879
Tanışmak için mesaj ve çiçek, cinsel amaçlı TCK m.105 cinsel taciz Y. 18. CD E.2015/12906 K.2016/998
WhatsApp’tan “kalbini nasıl kazanabilirim” mesajı TCK m.105/1 ve 105/2-d Y. 18. CD E.2018/3072 K.2019/14439
Reddedilmesine rağmen ısrarla evlenme teklifi ve sevgi mesajları TCK m.105 ve m.43, zincirleme cinsel taciz Y. 18. CD E.2016/5954 K.2018/3396
Yatak odası penceresinden içeri bakmak TCK m.134/1 özel hayatın gizliliğini ihlal Y. 12. CD E.2015/2312 K.2015/15366
Kamerayı karşı dairenin içini görecek şekilde ayarlamak TCK m.134/1 Y. 12. CD E.2016/9490 K.2017/7649
Site içinde katılanı ısrarla kameraya çekmek TCK m.134/1 Y. 18. CD E.2015/12322 K.2016/44
Kapı açılmayınca kapıyı yumruklayıp tekmelemek TCK m.116 konut dokunulmazlığı Y. 16. CD E.2016/1237 K.2016/3962
Başkasının adıyla sahte internet profili TCK m.136 Y. 12. CD E.2014/23005 K.2015/2632
Görüntüleri kullanarak para istemek TCK m.107 şantaj Y. 4. CD E.2014/47953 K.2015/2125

Tablonun kamera satırlarında ince bir ayrım var. Kameranın karşı dairenin içini görmesi özel hayata müdahale sayılırken, sanığın kendi dairesi dışında apartman girişine de kamera taktırması TCK m.123 kapsamında değerlendirildi ve mahkûmiyet onandı (Y. 18. CD E.2015/29523 K.2017/6645). Belirleyici olan, kameranın özel yaşam alanına ait bir görüntüyü mü, yoksa ortak alandaki hareketleri mi kaydettiği. Gizli kayıt dosyalarını gizli kamera cezası yazımızda ayrıca ele aldık.

Kişiyi rahatsız etme suçu ile cinsel taciz arasındaki çizgi

Bu ayrım iki yönlü işliyor ve Yargıtay her iki yönde de bozma kararı veriyor. Cinsel içerikli söz, mesaj veya mektup varsa suç cinsel tacizdir. Cinsel içerik yoksa, ısrarlı ilgi gösterme davranışı TCK m.123’te kalır. 9. Ceza Dairesi, evine giden katılanı aracıyla takip eden ve evinin etrafında tur atan sanık için, “cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp” bu eylemlerin TCK m.123’ü oluşturduğunu söyleyerek cinsel tacizden verilen mahkûmiyeti bozdu (Y. 9. CD E.2022/10420 K.2023/1408; Y. 9. CD E.2021/18206 K.2023/1013).

Çizginin ne kadar ince olduğunu gösteren bir karar da var. Aynı okulda öğretmenlik yapan mağdurun telefon numarasını öğrenip onu arayan, tanışmak ve arkadaş olmak isteyen, mektup, mesaj ve çiçek gönderen sanık için Daire çoğunluğu cinsel taciz suçunun oluştuğunu kabul etti. Karşı oy yazan üye ise “cinsel amaç gütmeyen, içerik itibariyle cinsel mahiyet taşımayan arkadaşlık teklifleri ısrarcı bir nitelik taşısa dahi cinsel tacizi oluşturmaz” diyerek eylemin TCK m.123’te kaldığını savundu (Y. 18. CD E.2015/12132 K.2016/1087). Telefonla veya mesajla işlenen cinsel tacizin cezasını telefonla cinsel tacizin cezası yazımızda anlattık.

Israrlı takip maddesi geldikten sonra hangi davranış TCK 123’te kaldı?

27 Mayıs 2022’de yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun, TCK’ya m.123/A’yı ekleyerek ısrarlı takibi ayrı bir suç yaptı. Israrlı takip, failin fiziken takip etmesi veya iletişim araçlarıyla temas kurmaya çalışması sonucunda mağdurda “ciddi bir huzursuzluk” ya da kendisinin veya yakınlarının güvenliğinden endişe oluşmasını arar ve cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. TCK m.123 ise bu ağır sonucu aramaz; sırf rahatsız etme amacıyla yapılan ısrarlı davranış yeter.

Bu yazıdaki “takip” ve “evin etrafında dolaşma” kararlarının çoğu 2022 öncesi olaylara ilişkin. Bugün aynı davranış mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratıyorsa TCK m.123/A gündeme gelir. Yeni madde geriye yürümez. 12. Ceza Dairesi, boşandıktan sonra eski eşinin evde olmadığı vakitte yedi kez apartmanına girip çıkan sanık hakkında, suç tarihinde ısrarlı takibin kanunda suç olarak düzenlenmediğini ve eylemin TCK m.123’ü de oluşturmadığını kabul eden bölge adliye mahkemesinin beraat kararını onadı (Y. 12. CD E.2023/5655 K.2023/4563). Evinin etrafında sık sık dolaşan, evinin etrafına notlar bırakan ve katılanı dışarıda gördüğünde takip eden sanığın ise TCK m.123’ten mahkûmiyeti onandı (Y. 12. CD E.2024/4403 K.2025/6524, 16.09.2025). İki suçun şartları, cezası ve uzlaştırma yasağı ısrarlı takip suçu cezası yazımızda karşılaştırmalı olarak anlatılıyor.

Aynı Kişiyi Defalarca Rahatsız Etmek Cezayı Artırır mı?

Bu soruya Yargıtay’ın 18. Ceza Dairesi dönemindeki cevabı “hayır” oldu. Mantık şuydu: Tekrar, bu suçun zaten kurucu unsurudur. Israr olmadan suç doğmuyorsa, ısrarı oluşturan tekrarlar ayrıca zincirleme suç (TCK m.43/1) sayılıp cezayı artıramaz.

  • Katılanın telefonuna birden fazla mesaj atan sanık için “birden fazla mesaj atarak gerçekleştirdiği eylemlerinin” ısrar öğesini oluşturduğu, bu nedenle TCK m.43/1’in uygulanamayacağı belirtildi (Y. 18. CD E.2015/12527 K.2015/13772).
  • Gece geç saatlerde yüksek sesle müzik dinleyen sanık için de eylemin birden çok kez yapılmasının suçun unsuru olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı söylendi (Y. 4. CD E.2013/29272 K.2014/9115).
  • Değişik zamanlarda alkol alıp balkona çıkarak bağıran, küfreden ve yüksek sesle müzik dinleyen sanık (Y. 18. CD E.2015/11686 K.2015/10683) ile aracıyla evin önüne gelip korna çalan ve telefonla arayan sanık (Y. 18. CD E.2015/10755 K.2016/3791) için de aynı sonuca varıldı.

Birden fazla kişiye yönelen davranışta ise durum farklı. Aynı eylem birden çok mağdura yöneldiğinde TCK m.43/2’deki artırım gündeme gelir (Y. 18. CD E.2015/11729 K.2015/13901). Ama her mağdur bakımından ısrarın ayrıca gerçekleşmesi gerekir; eylemi bir kişiye yönelen, diğer kişi bakımından ısrar unsuru oluşmayan dosyada m.43/2 uygulanarak fazla ceza verilmesi bozma sebebi yapıldı (Y. 18. CD E.2019/8822 K.2020/4810).

Daha yeni kararlarda ise, belirgin zaman aralıklarıyla birbirinden ayrılan eylem dizileri için zincirleme suç hükmünün uygulanabildiği görülüyor. Bu ayrımı ve güncel kararları sürekli aramak suç mu yazımızın zincirleme suç bölümünde ele aldık. İki yaklaşımı bağdaştıran ölçüt şudur: Aynı dönemdeki tekrarlar tek bir suçun ısrar unsurunu oluşturur; ancak araya girmiş belirgin bir ara ve yeni bir karar ile başlayan ikinci bir dönem varsa, bu ayrı bir fiil olarak değerlendirilebilir.

Ceza, Uzlaşma ve HAGB Konusunda Yargıtay Ne Diyor?

TCK m.123’ün yaptırımı üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır. Maddede seçimlik adli para cezası yoktur. Yargıtay bu nedenle, mahkemenin doğrudan adli para cezasına hükmetmesini kanun yararına bozma yoluyla bozdu: Kanun koyucu bu suçta “TCK’nın 50. maddesi saklı kalmak üzere hapis cezasını yaptırım olarak öngörmüştür” ve mahkûmiyet hükmünde doğrudan adli para cezası ile cezalandırma olanaklı değildir (Y. 18. CD E.2017/5714 K.2018/3862; aynı yönde Y. 4. CD E.2016/9209 K.2020/7519). Mahkeme önce hapis cezasını belirler, sonra koşulları varsa bunu TCK m.50 uyarınca adli para cezasına veya başka bir seçenek yaptırıma çevirir. Cezanın hesaplanmasını ve para cezasına çevrilme tutarlarını hub yazımız kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu içinde ayrıntılı olarak anlattık.

Huzur ve sükunu bozma suçu şikâyete tabi mi, kamu davası nasıl açılır?

Suç şikâyete tabidir. Savcılık, mağdurun şikâyeti olmadan soruşturma başlatamaz. Şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m.73/1). Şikâyetten vazgeçilmesi, hüküm kesinleşinceye kadar davayı düşürür. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kamu davası, şikâyet üzerine savcılığın iddianame düzenlemesiyle açılır; ancak dava açılmadan önce dosyanın uzlaştırmaya gönderilmesi gerekir.

Huzur ve sükunu bozma suçu uzlaşmaya tabi mi?

Kural olarak evet. Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/1-a, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçları uzlaştırma kapsamına alır. Uzlaştırma yapılmadan kurulan hükümler Yargıtay’da sürekli bozuldu. Cinsel taciz iddiasıyla açılan ama yargılama sonunda TCK m.123 olarak nitelenen dosyalarda da uzlaştırmanın yapılması gerektiği söylendi (Y. 18. CD E.2018/3072 K.2019/14439; Y. 14. CD E.2014/7320 K.2017/5796).

Kuralın bugün kritik bir istisnası var ve bu istisna sık gözden kaçıyor. CMK m.253/3’e göre uzlaştırma kapsamındaki bir suç, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Hakaret suçu 2024’te uzlaştırma kapsamından çıkarıldı. Bu nedenle, örneğin mesajlarla hem rahatsız eden hem de hakaret eden kişi hakkında, TCK m.123 bakımından da uzlaştırma yapılmaz. 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la eklenen cümle yalnız önödeme kapsamındaki suçlar için bir istisna getirir: Önödeme kapsamındaki bir suç ile uzlaştırma kapsamındaki bir suç birlikte işlenmişse, uzlaştırma kapsamındaki suç için uzlaşma uygulanır.

Yargıtay’ın eski dönem kararları bu kuralın dosyada nasıl işlediğini gösteriyor. Tehdidin henüz uzlaştırma kapsamında olmadığı dönemde tehditle birlikte işlenen huzur bozma suçu için yapılan uzlaştırma geçersiz sayıldı; ancak sanık tehdit suçundan beraat edince, TCK m.123 bakımından uzlaştırmanın yeniden işletilmesi gerektiği belirtildi (Y. 18. CD E.2019/1093 K.2020/4089; Y. 18. CD E.2019/8280 K.2020/4383). Aynı mantık bugün hakaret için geçerli: Yargılama sonunda hakaret suçundan beraat verilirse, TCK m.123 için uzlaştırma yolu yeniden açılır. Hakaret dosyalarında uzlaştırmanın kalkmasının sonuçlarını hakaret davasında uzlaşma olmazsa ne olur yazımızda anlattık.

HAGB kararında zarar giderme şartı nasıl uygulanıyor?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen CMK m.231 uyarınca iki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında mahkemenin takdirine bağlı olarak verilebilir. Şartlardan biri, suçla mağdurun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesidir (CMK m.231/6-c). Yargıtay bu şartı huzur bozma suçunda şöyle yorumladı: Buradaki zarar, “kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin”dir, manevi zararları kapsamaz ve “kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun işlenmesi ile oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği” için sanığın mağdurun zararını karşılamadığı gerekçesiyle HAGB’nin reddedilmesi hukuka aykırıdır (Y. 15. CD E.2013/15378 K.2014/3917, Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli kararına atıfla).

Suçun üst sınırı iki yılın altında kaldığı için asliye ceza mahkemesi, iddianamenin kabulünden sonra basit yargılama usulüne de karar verebilir (CMK m.251/1). Bu usulde mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir (CMK m.251/3). Anayasa Mahkemesinin 2021 tarihli iptal kararından sonra Yargıtay, kovuşturması devam eden huzur bozma dosyalarının basit yargılama yönünden yeniden değerlendirilmesi için çok sayıda bozma kararı verdi (örneğin Y. 4. CD E.2020/14621 K.2021/17373).

Huzur Bozma Dosyası Bugün Neden Yargıtay’a Gitmiyor?

Bunun sebebi CMK m.286/2-d’dir. Bu hükme göre, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Hükmün tek istisnası, ilk derece mahkemesinin beraat verdiği dosyada bölge adliye mahkemesinin ilk kez mahkûmiyet kurmasıdır; bu mahkûmiyet, CMK m.272/3 kapsamındaki kesin hükümlerden değilse temyiz edilebilir.

TCK m.123’ün üst sınırı bir yıl olduğu için, istinaf sisteminin yürürlüğe girdiği 20 Temmuz 2016’dan sonra hüküm kurulan bir huzur bozma dosyasında son sözü kural olarak bölge adliye mahkemesi söyler. 4. Ceza Dairesi, 22.04.2026 tarihli bir kararında bunu açıkça uyguladı: Aynı dosyada hakaret ve huzur bozma suçlarından kurulan hükümler temyiz edilmişti; Daire hakaret yönünden esasa girip hükmü onadı, huzur bozma yönünden ise istinaf kararının kesin olduğunu belirterek temyiz istemini reddetti (Y. 4. CD E.2026/3624 K.2026/7486).

Bölge adliye mahkemesinin kesin kararlarına karşı olağanüstü yol, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itirazıdır. Başsavcılık re’sen veya istem üzerine, karar kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir; sanık lehine itirazda süre aranmaz, daire itirazı yerinde görmezse dosya ceza daireleri başkanlar kuruluna gider (CMK m.308/A). Kanun yararına bozma ise (CMK m.309) yalnız istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar ve hükümler için, Adalet Bakanlığının talebiyle işler; kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi gibi kararlar bu yolla Yargıtay’a ulaşıyor. Delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğü iddiası ise kanun yararına bozmanın konusu olamaz (Y. 4. CD E.2021/30749 K.2021/30221).

Huzur ve sükunu bozma suçu Yargıtay kararları neden eski dosyalardan geliyor?

Bu yazıdaki kararlara bakıldığında dikkat çeken bir ayrıntı var: 12. Ceza Dairesinin 2023-2025 yıllarında verdiği kararların büyük bölümü, yerel mahkemenin 2015-2016 yıllarında verdiği hükümlere veya bu dosyalarda Yargıtay’ın bozmasından sonra kurulan yeni hükümlere ilişkin. İstinaf sisteminden önce hüküm kurulan dosyalar eski usule göre doğrudan Yargıtay’a gidiyor ve bu dosyaların incelemesi yıllar sonra sonuçlanabiliyor. Örneğin Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli beraat kararı, 12. Ceza Dairesince 23.10.2023’te onandı (Y. 12. CD E.2023/2021 K.2023/4221). Yeni dosyalar ise birlikte yargılanan ve temyize tabi başka bir suç nedeniyle Yargıtay önüne gelse bile, huzur bozma kısmı istinafta kesinleşmiş sayılıyor.

Bu nedenle yukarıda aktarılan huzur ve sükunu bozma Yargıtay kararları, bugün bölge adliye mahkemelerinin uyguladığı çerçevenin kendisidir. Dosyanın ilk derece ve istinaf aşamasında doğru kurulması, sonradan düzeltme imkânı neredeyse bulunmadığı için belirleyici önemdedir.

Mahkûmiyet Kararlarını Bozduran Eksiklikler

Kararların sonuç kısımları incelendiğinde, bozma sebeplerinin büyük bölümünün birkaç kalıpta toplandığı görülüyor. Bu kalıplar hem şikâyetçi hem de hakkında şikâyet bulunan taraf için dosyanın hangi noktada zayıf kalabileceğini gösteriyor:

  • Israr ve özel kastın gerekçede gösterilmemesi: Kararların en sık tekrarlanan cümlesi, “ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiğinin ve sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiğinin yöntemince açıklanmadan” hüküm kurulmasıdır.
  • İddianameye bağlılık: Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil hakkında verilebilir (CMK m.225/1). İddianamede tehdit ve hakaret olarak anlatılan eylemden, ayrıca açılmış bir dava olmadan huzur bozmaya mahkûmiyet kurulması bozuldu (Y. 18. CD E.2017/4861 K.2019/2876; Y. 4. CD E.2018/1115 K.2021/8539; Y. 16. CD E.2016/1237 K.2016/3962).
  • Katılan beyanından başka delil bulunmaması: HTS kayıtlarının getirtilmemesi (Y. 18. CD E.2015/25521 K.2016/8212), hattın sanığa ait olup olmadığının araştırılmaması (Y. 18. CD E.2015/16613 K.2016/9781), kameranın ses kaydetmemesi (Y. 12. CD E.2023/5041 K.2024/7640).
  • Çelişkili tanık anlatımları: Korna çalarak rahatsız ettiğine dair birbirleriyle çelişen tanık beyanları giderilmeden hüküm kurulması bozuldu (Y. 4. CD E.2017/19071 K.2018/5138).
  • Birden fazla sanıkta kimin ne yaptığının belirlenmemesi: Köpeğin koşması, eşya düşürme ve örtü silkeleme gibi eylemlerin hangi sanık tarafından yapıldığının açıklanmaması (Y. 18. CD E.2015/42940 K.2017/12722); birlikte yaşadığı oğlunun evde sürekli müzik aleti çalmasına sanığın ne şekilde iştirak ettiğinin açıklanmaması (Y. 4. CD E.2013/29600 K.2014/31957).

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazda hangi deliller önem taşıyor?

Savcılık şikâyet üzerine yeterli şüphe bulamazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir ve bu karara sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. Yargıtay, eksik soruşturmayla verilen bu kararları ve itirazın reddini kanun yararına bozma yoluyla bozdu. Üst komşusunun gece geç saatlerde sürekli gürültü yaptığını, birçok kez kolluğa ihbarda bulunduğunu, diğer komşuların da rahatsız olduğunu ve elinde ses kaydı bulunduğunu belirten müştekinin dosyasında, Daire kolluk ihbarlarının araştırılması, komşu tanıkların dinlenmesi ve CD kaydının incelenip tutanağa bağlanması gerektiğini söyledi (Y. 4. CD E.2022/3634 K.2022/9344). Sosyal medya hesabından yapılan rahatsız etmede de hesabın açık kaynak araştırmasıyla sahibinin tespit edilmesi istendi (Y. 4. CD E.2021/1361 K.2021/9218).

Bu kararlar, şikâyetin ilk gününden hangi delillerin toplanması gerektiğini de gösteriyor: arama ve mesaj kayıtlarının ekran görüntüleri ve tarih-saat listesi, kolluk ihbar kayıtları, olayları gören komşu veya yakınların isimleri, varsa ses ve görüntü kayıtları ve mağdurun karşı tarafa “rahatsız oluyorum” dediğini gösteren mesaj veya engelleme kaydı. Şikâyet dilekçesinde olayların tarih sırasıyla ve her birinin ayrı ayrı yazılması, ısrar unsurunun dosyada baştan görünür olmasını sağlar. Dilekçenin nasıl yazılacağı ayrı bir yazının konusu; burada yalnız şunu belirtelim: Yargıtay’ın bozma sebeplerinin çoğu, bu bilgilerin dosyaya hiç girmemiş olmasından doğuyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Huzur ve sükunu bozma suçu için davranış kaç kez tekrarlanmalı?

Kanunda ve Yargıtay kararlarında bir sayı yoktur. Yargıtay’a göre davranışın bir kez yapılması yetmez, ısrarla tekrarlanması ve süreklilik göstermesi gerekir. Kararlarda iki mesaj yetersiz bulunurken iki e-posta, içerik ve taraflar arasındaki ilişki nedeniyle suç sayıldı. Belirleyici olan sayıdan çok, davranışın farklı zamanlara yayılması ve mağdurun rahatsızlığını belli etmesine rağmen sürdürülmesidir.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma şikâyete tabi mi?

Evet. Suçun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır ve şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m.73/1). Şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürür.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma uzlaşmaya tabi mi?

Kural olarak evet, çünkü şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-a). Ancak aynı mağdura karşı hakaret gibi uzlaştırma kapsamı dışındaki bir suçla birlikte işlenmişse, huzur bozma suçu için de uzlaştırma yapılmaz (CMK m.253/3).

Komşunun gürültüsü için ceza davası açılabilir mi?

Gürültü belli bir kişiyi hedef alıyor, ısrarla sürüyor ve sırf o kişiyi rahatsız etmek için yapılıyorsa TCK m.123 gündeme gelir. Yargıtay, alt kattaki komşuyu sabah saatlerinde sürekli yüksek müzikle rahatsız eden sanığın mahkûmiyetini onadı (Y. 12. CD E.2023/937 K.2024/4800). Eğlence amaçlı gece gürültüsü ise çoğu zaman Kabahatler Kanunu m.36’daki idari para cezasının konusudur.

Köpek havlaması huzur bozma suçu sayılır mı?

Yargıtay 2. Ceza Dairesi oy çokluğuyla, terasta beslenen köpeklerin havlaması ve koku yayması nedeniyle verilen mahkûmiyeti bozdu ve bu durumun Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında hukuki bir uyuşmazlık olduğunu belirtti (Y. 2. CD E.2023/11787 K.2023/4091). Karşı oy, uyarılara rağmen sürdürülen durumun özel kastı gösterdiğini savundu.

Engellediğim kişi başka hesaptan yazmaya devam ederse ne olur?

Yargıtay, WhatsApp’ta engellenmesine rağmen Facebook’tan farklı zamanlarda çok sayıda mesaj göndermeye devam eden sanık hakkında verilen beraati bozdu ve mahkûmiyet kurulması gerektiğini söyledi (Y. 12. CD E.2019/982 K.2020/2396). Engelin aşılması hem ısrarı hem özel kastı gösterir. Davranış 27.05.2022’den sonra işlenmiş ve mağdurda ciddi huzursuzluk yaratmışsa ısrarlı takip suçu da değerlendirilir.

Çocuğumu görmek için eski eşimi aramam veya kapısını çalmam suç mu?

Amaç gerçekten çocuğu görmekse ve davranış bu amaçla orantılı kalıyorsa, Yargıtay çoğunlukla “sırf” rahatsız etme saikinin bulunmadığını kabul ediyor. Çocuklarını görmek için 4-5 kez zili çalan sanık için beraat verilmesi gerektiği söylendi (Y. 18. CD E.2015/26231 K.2016/9127). Ancak aşırı sıklık, gece saatleri veya mahkeme düzenlemesinin hiçe sayılması bu savunmayı zayıflatır.

Huzur ve sükunu bozma davası Yargıtay’a gider mi?

İstinaf sisteminin başladığı 20.07.2016’dan sonra hüküm kurulan dosyalarda kural olarak gitmez. Suçun üst sınırı bir yıl olduğu için bölge adliye mahkemesi kararı kesindir (CMK m.286/2-d; Y. 4. CD E.2026/3624 K.2026/7486). İstisna, ilk derece mahkemesinin beraat verdiği dosyada bölge adliye mahkemesinin ilk kez mahkûmiyet kurmasıdır. Bölge adliye mahkemesinin kesin kararına karşı yalnız bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itirazı yolu vardır (CMK m.308/A); başsavcılığa bu yönde başvurulabilir.

Huzur bozma suçunda doğrudan para cezası verilir mi?

Hayır. Kanunda yalnız hapis cezası öngörüldüğü için mahkeme doğrudan adli para cezasına hükmedemez; önce hapis cezasını belirler, koşulları varsa TCK m.50 uyarınca para cezasına çevirir (Y. 18. CD E.2017/5714 K.2018/3862).

Hem hakaret hem huzur bozma varsa iki ceza mı verilir?

Aynı eylem hakaret veya tehdit suçunu oluşturuyorsa, Yargıtay TCK m.123’ü “genel ve tamamlayıcı” bir suç saydığı için ayrıca huzur bozmadan ceza verilmesini hukuka aykırı buluyor (Y. 4. CD E.2013/40149 K.2014/35879). Hakaret içermeyen ayrı ısrarlı davranışlar varsa, bunlar için TCK m.123 ayrıca uygulanabilir.

Çiçek göndermek suç mu?

Tek başına çiçek göndermek ısrar unsurunu oluşturmuyor (Y. 18. CD E.2015/28362 K.2016/6618); kapıya çiçek ve çikolata bırakmak da suç sayılmadı (Y. 18. CD E.2019/7494 K.2020/1276). Çiçek, takip ve evin etrafında tur atma gibi davranışlarla birleştiğinde mahkûmiyet onandı (Y. 12. CD E.2024/4040 K.2025/2520). Tanışma amaçlı ve cinsel nitelikli davranışlarda ise suç cinsel taciz olabilir.

Mesajla rahatsız etme ne zaman cinsel taciz sayılır?

Mesajın içeriği veya amacı cinsel nitelik taşıyorsa suç cinsel tacizdir (TCK m.105). Yargıtay, WhatsApp’tan “Slm seni ve kalbini nasıl kazanabilirim” mesajı gönderen sanığın eylemini cinsel taciz saydı (Y. 18. CD E.2018/3072 K.2019/14439). Cinsel içerik taşımayan ısrarlı ilgi gösterme davranışları ise TCK m.123’te kalıyor (Y. 9. CD E.2022/10420 K.2023/1408).


Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Aktarılan huzur ve sükunu bozma Yargıtay kararları, kendi dosyalarının olgularına göre verilmiştir; benzer görünen iki olayda sonucu değiştiren ayrıntı çoğu zaman amaç, süre ve delildir. Mevzuat 29 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metinlere göre yazılmıştır. Hakkınızda şikâyet bulunuyorsa ya da ısrarla rahatsız ediliyorsanız, altı aylık şikâyet süresi ve uzlaştırma aşaması nedeniyle bir ceza avukatıyla erken görüşmeniz yerinde olur. Ceza yargılamasındaki çalışmalarımız için Ankara Ceza Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.