Hukuk

Azami Tamir Süresi ve Aşıldığında Doğan Seçimlik Haklar

Azami Tamir Süresi ve Aşıldığında Doğan Seçimlik Haklar

Azami tamir süresi, garanti kapsamındaki bir malın yetkili serviste kalabileceği en uzun süredir ve bu süre aşıldığında tamir tamamlansa bile tüketici ürünü kabul etmek zorunda değildir; bedel iadesi, ayıp oranında indirim veya imkân varsa ayıpsız misliyle değişim isteyebilir. Sürenin ne kadar olduğu mala göre değişir: Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’ne ekli listede yer alan malların büyük bölümünde 20 iş günü, binek otomobil ve benzeri taşıtlarda 45 iş günüdür.

Makale İçeriği

Uygulamada en çok kaybedilen hak, sürenin dolduğunun fark edilmemesinden değil, servisin verdiği yanlış bilgiye inanılmasından doğuyor. “Parça bekliyoruz”, “aynı arıza üç kez tekrar etmeden yenisini veremeyiz”, “aynı model stokta yok” cümlelerinin hiçbiri kanunda karşılığı olan bir savunma değil. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026 yılında verdiği iki ayrı kararla bu savunmaların tamamını reddetti.

Ana hatlarıyla

Garanti süresi içinde arızalanan malda üç ayrı süre işler ve bunlar sık sık birbirine karıştırılır:

  • Azami tamir süresi: listedeki malların çoğunda 20 iş günü, binek otomobil ve benzeri taşıtlarda 45 iş günü.
  • Değişim talebinin karşılanma süresi: talebin bildirilmesinden itibaren 30 iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda 60 iş günü.
  • İkame mal eşiği: arıza 10 iş gününde giderilemezse üretici veya ithalatçı benzer özellikte bir malı kullanımınıza tahsis etmek zorundadır.
  • Tekrar arıza: sayı şartı yoktur; onarımdan sonra malın bir kez daha arızalanması diğer seçimlik hakları doğurur.

Azami Tamir Süresi Ne Kadardır?

Azami tamir süresi tek bir rakam değildir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 58. maddesi uyarınca çıkarılan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’ne ekli listede her mal grubu için ayrı bir süre belirlenmiştir. Ticaret Bakanlığı’nın tüketici bilgilendirmesinde bu tablo şöyle özetleniyor: binek otomobiller, kamyonetler, motosikletler, ATV araçları, motorlu bisikletler, motorlu scooterlar, deniz motosikletleri, yatlar, kar motosikletleri ve karavanlar için 45 iş günü, diğer tüm mallar için 20 iş günü.

Listede yer almayan bir mal satın aldıysanız süre yönetmelikten değil doğrudan kanundan gelir. Kanunun 11. maddesinin dördüncü fıkrası, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme taleplerinin azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesini zorunlu kılar. Yani ekli listedeki bir buzdolabında ölçü 20 iş günü iken, listede bulunmayan bir malda ölçü 30 iş günüdür.

Bu ayrımı bilmek pratikte fark yaratır, çünkü servisler çoğu zaman kendi iç prosedürlerindeki süreyi söyler. Elinizdeki malın hangi grupta olduğunu Ticaret Bakanlığı’nın yürüttüğü servis bilgi sistemi üzerinden ve garanti belgesindeki mal tanımından kontrol edebilirsiniz.

SüreNeyi ölçerDayanağı
20 iş günüEkli listedeki malların büyük bölümünde azami tamir süresiSatış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği eki liste
45 iş günüBinek otomobil, kamyonet, motosiklet, karavan ve benzeri taşıtlarda azami tamir süresiEkli liste 10.1 ve devamı
30 iş günüÜcretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim talebinin yerine getirilme süresi6502 sayılı Kanun m. 11/4, Garanti Belgesi Yönetmeliği m. 9/4
60 iş günüKonut ve tatil amaçlı taşınmazlarda aynı taleplerin karşılanma süresi6502 sayılı Kanun m. 11/4
10 iş günüİkame mal tahsis yükümlülüğünün doğduğu eşikSatış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği

Binek Otomobilde Azami Tamir Süresi 45 İş Günüdür

Araç sahiplerinin karşılaştığı en yaygın bilgi hatası budur. İnternette dolaşan pek çok metin binek otomobiller için 30 iş günü yazar; bu rakam yönetmeliğin 13 Haziran 2014 tarihli ilk hâlindeki değerdir ve yürürlükte değildir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nde 12 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Temmuz 2020’de yürürlüğe giren değişiklikle ekli liste güncellenmiş, taşıt grubundaki azami tamir süresi 45 iş gününe çıkarılmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 24.03.2026 tarihli kararı (E. 2025/2957, K. 2026/1559) bu tabloyu doğrudan aktarıyor: “Anılan Yönetmelik’e ek 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Gereğince Satış Sonrası Hizmet Verilmesi Zorunlu Olan Tüketici Ürünleri Listesi 10.1 başlığında binek otomobiller için azami tamir süresi 45 iş günü olarak belirlenmiştir.” Aynı ifade Dairenin 10.03.2026 tarihli bir başka kararında (E. 2025/2462, K. 2026/1322) da aynen tekrarlanır.

Rakamın yukarı çekilmiş olması tüketici aleyhine gibi görünse de tersine işleyen bir yönü vardır: süre uzadığı için serviste geçen günlerin hesabı çoğu kez baştan yanlış tutuluyor ve dava açılırken “45 iş günü dolmadı” savunmasıyla karşılaşılıyor. Doğru sayım yapıldığında 45 iş günü, cumartesiler dâhil edildiğinde yaklaşık iki aya karşılık gelir. Aracın serviste kaldığı süre boyunca uğradığınız kullanım kaybı için ayrıca araç mahrumiyet tazminatı gündeme gelebilir.

Azami Tamir Süresi Nasıl Hesaplanır, Cumartesi Sayılır mı?

Cumartesi iş günüdür ve azami tamir süresinin hesabına dâhil edilir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin tanımlar maddesi iş gününü, “ulusal, resmî ve dini bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs, 15 Temmuz ve pazar günleri dışındaki çalışma günleri” olarak tarif eder. Listede cumartesi yoktur; dolayısıyla haftanın altı günü sayılır.

Bu tanım hesabı ciddi biçimde değiştirir. İş gününü hafta içi beş gün sayan bir tüketici, 20 iş günlük süreyi dört takvim haftası zanneder; oysa cumartesiler sayıldığında süre yaklaşık üç buçuk haftada dolar. Aynı hesap 45 iş günü için yapıldığında yaklaşık dokuz haftalık bir fark yerine yedi buçuk haftalık bir süre çıkar. Servisin “daha vaktimiz var” demesiyle sürenin gerçekten dolmamış olması aynı şey değildir.

Sayımı yaparken bayram tatillerini ve resmî tatilleri düşmeyi unutmayın; uzun bayramların denk geldiği dönemlerde süre birkaç gün uzar. Kendi hesabınızı takvimde işaretleyip serviste geçen her günü tarihiyle not etmek, uyuşmazlık çıktığında en güçlü dayanağınız olur.

Süre Ürünü Teslim Ettiğiniz Gün Değil Arızayı Bildirdiğiniz Gün Başlar

Garanti süresi içindeki arızalarda azami tamir süresi, malın servise fiilen bırakıldığı tarihte değil, arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirildiği tarihte başlar. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin ilgili hükmü şöyledir: “Bu süre, garanti süresi içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar.”

Aradaki fark önemsiz değildir. Çağrı merkezini aradığınız gün ile servisin ürünü almaya geldiği gün arasında bir hafta varsa, bu bir hafta süreye dâhildir. Aynı şekilde satıcıya yapılan bildirim de süreyi başlatır; arızayı önce mağazaya söylediyseniz, servise gitmeden önce süre işlemeye başlamıştır.

Bildirimi telefon, faks, e-posta veya iadeli taahhütlü mektup gibi yollarla yapmak mümkündür; ancak uyuşmazlık hâlinde bildirimin yapıldığını ispat yükü tüketiciye aittir. Bu yüzden çağrı merkezi görüşmesinde alınan kayıt numarasını not edin, mümkünse aynı gün bir e-posta ile arızayı yazılı olarak da bildirin. Sadece telefonla yapılan bildirim, karşı taraf inkâr ettiğinde ispatı zor bir dayanaktır.

Azami Tamir Süresi Aşılırsa Ne Olur?

Süre aşıldığı anda tüketicinin elindeki hak değişir: artık tamiri beklemek zorunda değildir. Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin “Tüketicinin diğer hakları” başlıklı 9. maddesi, ücretsiz onarım hakkını kullanan tüketicinin, tamir için gereken azami sürenin aşılması durumunda malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkân varsa ayıpsız misliyle değiştirilmesini satıcıdan talep edebileceğini düzenler ve şu cümleyi ekler: “Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez.”

Aynı sonuç kanunda da yazılıdır. 6502 sayılı Kanun’un 56. maddesinin üçüncü fıkrası, onarım hakkını kullanan tüketicinin, malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması, tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün olmadığının anlaşılması hâllerinde 11. maddedeki diğer seçimlik haklarını kullanabileceğini belirtir. Talep yerine getirilmezse satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur; yani üçüne birden veya yalnız birine başvurabilirsiniz.

Sürenin aşılmış olması tek başına yeterlidir. Arızanın büyüklüğü, tamirin sonunda başarılı olup olmadığı, servisin gecikmede kusurlu olup olmadığı bu noktada tartışılmaz. Kanun sonuç odaklı bir kural koymuştur: süre doldu ise seçim hakkı tüketiciye geçer.

Telefon tamir süresi 20 günü geçerse ne yapılır

Cep telefonları ekli listede taşıt grubunda yer almadığı için ölçü 20 iş günüdür. Servise bıraktığınız telefon bu süre içinde teslim edilmezse, cihazı geri almak yerine doğrudan bedel iadesi, bedelden indirim veya ayıpsız misliyle değişim talep edebilirsiniz. Talebi ilettiğiniz tarihi ve ret cevabını yazılı hâle getirmek, sonraki aşamada dosyanın belkemiğini oluşturur.

Yenilenmiş telefonlarda garanti süresi bir yıl olsa da bu süre içindeki arızalarda aynı kurallar işler. Elektronik kimlik bilgisi bulunan cihazlarda değişim yapılırken IMEI kaydının da güncellenmesi gerektiğini, teslim tutanağında yeni cihazın IMEI numarasının yer aldığını kontrol edin.

Garanti Süresi İçinde Tekrar Arızalanması Hâlinde Sayı Şartı Yoktur

Yetkili servislerin en sık kullandığı savunma, malın belirli sayıda arızalanmadan değişim hakkının doğmayacağıdır. “Aynı arıza üç kez tekrar etsin”, “bir yılda dört kez bozulsun” gibi cümlelerin kaynağı yürürlükteki mevzuat değil, 6502 sayılı Kanun’la birlikte yürürlükten kalkan eski düzenlemedir. Mülga Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik, malın “bir yıl içerisinde en az dört defa veya garanti süresi içerisinde altı defa arızalanmasının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması” şartını arıyordu.

Bugün geçerli olan Garanti Belgesi Yönetmeliği’nde bu sayısal eşik yoktur. Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yalnızca “garanti süresi içinde tekrar arızalanması” der. Onarımdan sonra malın bir kez daha arızalanması, diğer seçimlik hakları kullanmak için yeterlidir; ikinci, üçüncü, dördüncü arıza beklenmez. Arızanın aynı parçadan kaynaklanması da şart değildir.

Servis bu savunmayı yazılı olarak yaparsa lehinize bir belge üretmiş olur. Talebinizi reddeden yazıyı, servis fişini ve arıza kayıtlarını saklayın; hakem heyeti ya da mahkeme aşamasında mülga bir yönetmeliğe dayanılarak reddedildiğini göstermek, dosyanızın en kolay ispat edilen yanı olur.

Onarım Hakkını Kullanmak Diğer Hakları Tüketmez

İkinci yaygın savunma, tüketicinin ürünü tamire vermekle seçimlik hakkını kullandığı ve bir daha başka bir hak talep edemeyeceğidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 24 Mart 2026 tarihli kararında davalı şirketler bu savunmayı açıkça ileri sürdü: “onarım hakkını kullanmakla seçimlik hakkın tükendiğini” savundular. Daire savunmayı kabul etmedi ve yerel mahkemenin değişim kararını onadı.

Kanunun kurgusu zaten bunun tersidir. 56. maddenin üçüncü fıkrası, “Tüketici bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmışsa” ifadesiyle başlar; yani diğer hakların doğması için önce onarım hakkının kullanılmış olması aranır. Onarım hakkı, diğer hakların önündeki bir engel değil, onların ön şartıdır.

Buradan çıkan pratik sonuç şudur: ürünü servise vermekle bir şey kaybetmezsiniz. Kaybetme riski, tamir bittikten sonra ürünü kayıtsız şartsız teslim alıp uzun süre sessiz kalmakta ortaya çıkar. Bir sonraki başlık tam olarak bu noktayı düzenliyor.

Tamir Bittikten Sonra Ürünü Alırsanız Hakkınız Düşer mi?

Süre aşıldıktan sonra ürünü teslim almak hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz, ancak teslim alırken çekince belirtmek dosyayı belirgin biçimde güçlendirir. Yargıtay’ın 2026 tarihli kararına konu olayda tüketici, 55 iş günü serviste kalan aracını “ihtirazi kayıt ile” teslim almış, ardından ayıpsız misliyle değişim davası açmıştı. Hem ilk derece mahkemesi hem bölge adliye mahkemesi hem de Yargıtay tüketiciyi haklı buldu.

İhtirazi kayıt, teslim tutanağına veya servis fişine “azami tamir süresi aşıldığından seçimlik haklarım saklıdır” benzeri bir cümle yazıp imzalamaktan ibarettir. Servis bu şerhi koymanıza engel olamaz; kabul etmezse, aynı gün içinde iadeli taahhütlü mektup veya noter ihtarnamesiyle bildirim yapabilirsiniz. Elinizde ürün varken talebi ileri sürmek, ürünü kullanmaya devam edemediğiniz için ayrıca zorunluluk da doğurmaz.

Çekince koymadan teslim almış olsanız da hakkınız hemen bitmez; ancak karşı taraf “kayıtsız teslim aldı, arızayı kabul etti” savunmasını yapacaktır. Bu savunmayı boşa çıkarmak için servis fişindeki tarihleri, arıza bildirim kaydını ve teslim tarihini gösteren belgeleri eksiksiz toplamanız gerekir.

Garanti Kapsamında Ürün Değişimi Şartları

Garanti kapsamında ürün değişimi, üç durumdan biri gerçekleştiğinde istenebilir. Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin 9. maddesi bunları sırasıyla sayar: malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması, tamiri için gereken azami sürenin aşılması, tamirinin mümkün olmadığının yetkili servis istasyonu, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından bir raporla belirlenmesi.

Üçüncü ihtimalde rapor şartı aranır ve bu raporun düzenlenme süresi de bağlıdır: yönetmelik, tamirin mümkün olmadığına ilişkin raporun arızanın bildirim tarihinden itibaren o mala ilişkin azami tamir süresi içinde düzenlenmesini zorunlu tutar. Servis raporu geciktirirse tamirin imkânsızlığı değil, sürenin aşılması gündeme gelir; sonuç yine tüketici lehinedir.

Değişim talebinin muhatabı yalnız satıcı değildir. Kanunun 11. maddesinin ikinci fıkrası, ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değiştirme haklarının üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabileceğini, bu haklardan satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler. Satıcı firma kapanmışsa ithalatçıya başvurabilirsiniz.

Aynı Model Stokta Yoksa Satıcı Üst Model Vermek Zorunda mı?

Hayır, böyle bir zorunluluk kanunda yer almaz. Sosyal medyada sık paylaşılan “stokta yok diyemez, bir üst modelini vermek zorundadır” bilgisi mevzuatta karşılığı olmayan bir genellemedir. 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi değişim hakkını “imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme” biçiminde tanımlar; “imkân varsa” kaydı tam da bu ihtimali karşılamak için konulmuştur.

Peki misli gerçekten bulunmuyorsa hak boşa mı çıkar? Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2026 tarihli kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar vermiş, “dava konusu otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesinin mümkün bulunmaması hâlinde” İcra ve İflas Kanunu’nun 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına hükmetmişti. Yani mal yoksa icra aşamasında değeri üzerinden tahsil yoluna gidilir.

Aynı kararda dikkat çeken bir ayrıntı daha var: araç ÖTV indiriminden yararlanılarak alındığı için bu husus da hesaba katılmıştır. Bedel üzerinden yürüyen bir çözümde ödediğiniz gerçek tutar esas alınır; kampanyalı, indirimli veya vergi avantajlı alımlarda fatura tutarınızı belgelemeniz gerekir. İade hâlinde işleyecek faiz için yasal faiz hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.

Ürün Değişim Hakkı Süresi Otuz İş Günüdür

Değişim talebini bildirdikten sonra karşı tarafın süresiz bir hazırlık zamanı yoktur. Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin 9. maddesinin dördüncü fıkrası, tüketicinin ayıpsız misliyle değiştirme hakkını seçmesi durumunda satıcı, üretici veya ithalatçının, talebin kendilerine bildirilmesinden itibaren azami otuz iş günü içinde bu talebi yerine getirmesini zorunlu kılar.

Bu otuz iş günü, azami tamir süresinden tamamen ayrı bir süredir ve onun devamı olarak işler. Önce 20 veya 45 iş günlük tamir süresi dolar, tüketici değişim talebini bildirir, ardından 30 iş günlük yeni bir süre başlar. Sosyal medyada dolaşan “binek araçlarda 30 iş günü” bilgisi büyük ihtimalle bu iki süreyi birbirine karıştırmaktan doğuyor.

Sözleşmeden dönme ya da bedelden indirim seçildiğinde ise bekleme süresi yoktur. Kanun bu iki hakta “ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir” der. “Muhasebe kapanışında ödenir”, “otuz gün içinde hesabınıza geçer” gibi cevapların yasal dayanağı bulunmuyor.

Satıcı Orantısız Güçlük Savunması Yapabilir mi?

Seçim hakkının tüketiciye ait olduğu doğrudur, ancak bu hak sınırsız değildir. 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesinin üçüncü fıkrası, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirmenin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirmesi hâlinde tüketicinin yalnızca sözleşmeden dönme veya bedelden indirim haklarından birini kullanabileceğini düzenler. Aynı kural Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin 9. maddesinin ikinci fıkrasında da yer alır.

Orantısızlığın ölçütünü kanun kendisi verir: malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği. Yani basit bir contanın değişimiyle giderilebilecek bir arıza için otomobilin komple değiştirilmesi istendiğinde bu savunma tartışılır hâle gelir.

Buna karşılık savunmanın kabul edilmesi otomatik değildir. 2026 tarihli Yargıtay kararına konu dosyada davalılar hem orantısız güçlük hem arızanın basit nitelikte olduğu savunmalarını yaptı; mahkeme, arızanın kullanıma bağlı olmayan gizli ayıp niteliğinde bulunduğu ve misliyle değişim kararının hak ve menfaatler dengesine uygun olduğu gerekçesiyle savunmayı reddetti, karar onandı. Arızanın gizli ayıp niteliği taşıması, bu savunmayı zayıflatan en önemli unsurdur.

Tamir On İş Gününü Geçerse İkame Ürün İsteyebilirsiniz

Azami tamir süresi dolmadan önce devreye giren ayrı bir hak daha vardır. Malın arızası 10 iş günü içinde giderilemezse üretici veya ithalatçı, tamir tamamlanıncaya kadar benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmek zorundadır. Bu yükümlülük servise değil, üretici veya ithalatçıya aittir.

Yükümlülüğün doğması için tüketicinin talepte bulunması beklenir; talep edilmediğinde üretici veya ithalatçı bu yükümlülükten kurtulur. Buna karşılık talebin yapılmadığını ispat etmek onlara düşer. Bu yüzden ikame ürün isteğinizi de yazılı olarak, servis fişine işleterek ya da e-posta ile iletmekte yarar vardır.

Uygulamada bu hak en çok otomobil ve beyaz eşyada gündeme gelir. On iş günü, cumartesiler de sayıldığında yaklaşık iki takvim haftasına denk gelir; buzdolabınız veya aracınız iki haftadan uzun süre serviste kalıyorsa ikame ürün talebi doğmuş demektir.

Verilen İkame Ürün Aynı Evsafta Olmak Zorundadır

İkame yükümlülüğü “herhangi bir ürün verilmesi” anlamına gelmez; mevzuat “benzer özelliklere sahip” ifadesini kullanır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2020 tarihli kararına (E. 2019/2302, K. 2020/3936) konu olayda, dizel yakıtlı kamyonetini kaza sonrası serviste bırakan tüketiciye benzinli binek otomobil verilmiş, tüketici bu aracın ticari faaliyetinin gerektirdiği taşımayı karşılamadığını ileri sürerek zararının tazminini istemişti.

Benzerlik ölçütü kullanım amacına göre değerlendirilir. Ticari faaliyetinde yük taşıyan bir araç yerine binek otomobil, çok kapılı bir buzdolabı yerine mini buzdolabı, iki telefon hattı destekleyen bir cihaz yerine tek hatlı bir cihaz verilmesi bu ölçütü karşılamaz. Yakıt tipi değişikliği nedeniyle artan masraflar da zarar kalemidir.

İkame ürün verilmiş olması, azami tamir süresinin aşılmasından doğan hakları ortadan kaldırmaz. 2026 tarihli Yargıtay kararında davalılar “ikame araç desteği sağlandığını” savunmuş, bu savunma da kabul edilmemiştir. İkame ürün gecikmenin sonucunu hafifletir, hakkı yok etmez.

Servis Kullanım Hatası Derse Rapor İstemek Hakkınızdır

Garanti dışı bırakılmanın en yaygın gerekçesi kullanım hatasıdır ve bunun usulü mevzuatta ayrıca düzenlenmiştir. Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin 11. maddesi, arızalarda kullanım hatasının bulunup bulunmadığının yetkili servis istasyonu tarafından, servis yoksa sırasıyla satıcı, ithalatçı veya üreticiden biri tarafından mala ilişkin azami tamir süresi içinde düzenlenen raporla belirlenmesini ve bu raporun bir nüshasının tüketiciye verilmesini zorunlu tutar.

Buradaki iki kayıt önemlidir. Birincisi, rapor azami tamir süresi içinde düzenlenmelidir; süre geçtikten sonra “kullanıcı hatası çıktı” denmesi usule aykırıdır. İkincisi, raporun bir nüshasının size verilmesi zorunludur; sözlü olarak bildirilen kullanım hatası iddiası bu şartı karşılamaz.

Rapora katılmıyorsanız yönetmelik itiraz yolunu da gösterir: tüketiciler, bilirkişi tarafından tespit yapılması talebiyle uyuşmazlığın parasal değerini dikkate alarak tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurabilir. Yani servis raporu son söz değildir, teknik bir görüştür ve karşı tespit yaptırılabilir.

Garanti Süresinde Kargo ve Nakliye Ücreti İstenemez

Ücretsiz onarım gerçekten ücretsizdir ve bu yalnızca işçilik ile parçayı kapsamaz. Garanti Belgesi Yönetmeliği, ücretsiz onarım hakkının seçilmesi durumunda satıcının işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin malın onarımını yapmak veya yaptırmakla yükümlü olduğunu belirtir.

Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği bunu taşıma yönünden tamamlar: yetkili servis istasyonları, garanti süresi içinde tüketicilerden nakliye, posta, kargo veya servis elemanlarının ulaşım gideri gibi herhangi bir ücret talep edemez. Ağır ya da büyük hacimli ürünlerde “yerinde servis ücreti” adı altında istenen tutarların garanti süresi içinde dayanağı yoktur.

Ücret ödemek zorunda kaldıysanız ödediğiniz tutarı geri isteyebilirsiniz. Fişi veya dekontu saklayın; bu tutar hakem heyeti başvurusunda ayrı bir talep kalemi olarak gösterilir. Aynı şekilde satıcının fiş veya fatura düzenlememesi ayrı bir sorundur ve fiş vermeyen esnafın şikayet edilmesi için ayrı bir yol izlenir.

Garanti Belgesindeki Süre Kanundan Uzunsa Geçersizdir

Garanti belgesinde yazan her ifade bağlayıcı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2017 tarihli kararına (E. 2015/2399, K. 2017/1215) konu olayda, tüketiciye verilen garanti belgesinde tamir süresi 30 iş günü olarak yazılmıştı; oysa televizyon için yönetmelik eki listede süre 20 iş günü idi. Genel Kurul, tüketici lehine olan yönetmelik hükmünün uygulanması gerektiği sonucuna vardı.

Aynı kararda ikinci bir ilke daha ortaya konuldu: satış tarihinden sonra ama arıza bildiriminden önce yapılan ve tüketici lehine olan yönetmelik değişikliği olaya uygulanır. Yani ürünü aldığınız tarihte yürürlükte olan eski ve aleyhinize olan bir süre, arıza tarihinde değişmişse sizin lehinize olan süre esas alınır.

Bu iki ilke birlikte okunduğunda, garanti belgesindeki matbu ifadeleri kabul etmek zorunda olmadığınız anlaşılır. Belgede “azami tamir süresi 45 iş günüdür” yazan bir beyaz eşya için ölçü yine 20 iş günüdür. Belgeyi elbette saklayın; ancak süreyi belgeden değil yönetmelikten okuyun.

Servisin söylediğiHukuki karşılığı
“Parça bekliyoruz, iki ay sürer.”Tedarik güçlüğü azami tamir süresini uzatmaz; süre dolduğunda seçimlik haklar doğar.
“Aynı arıza tekrar etmeden yenisini veremeyiz.”Sayı şartı mülga yönetmelikten kalmadır; tek tekrar yeterlidir.
“Tamire verdiniz, hakkınızı kullandınız.”Onarım hakkı diğer hakların ön şartıdır, engeli değil (6502 m. 56/3).
“Aynı model stokta yok, iade alalım.”Seçim tüketicinindir; misli yoksa değeri üzerinden çözüm yoluna gidilir.
“İkame araç verdik, şikâyet edemezsiniz.”İkame mal ayrı bir yükümlülüktür; süre aşımından doğan hakkı kaldırmaz.
“Kullanıcı hatası, garanti dışı.”Azami tamir süresi içinde rapor düzenlenmeli ve bir nüshası size verilmelidir.

Tamirde Geçen Süre Garanti Süresine Eklenir

Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve asgari iki yıldır; bazı mallarda ölçü birimi kilometre gibi başka bir değerle belirlenebilir. Garanti Belgesi Yönetmeliği buna önemli bir ekleme yapar: malın arızalanması durumunda, tamirde geçen süre garanti süresine eklenir.

Kural basit görünse de takibi tüketiciye kalır. Üç kez servise giden ve toplamda iki ay serviste kalan bir cihazın garantisi, satın alma tarihinden iki yıl sonra değil, yaklaşık iki ay daha sonra biter. Servis fişlerindeki teslim ve iade tarihlerini toplamanız, garanti bitimine yakın çıkan bir arızada belirleyici olabilir.

Garanti süresinin uzaması sadece onarım hakkını değil, tekrar arıza hâlinde doğan değişim ve iade haklarını da uzatır. Bu nedenle “garanti bitti” cevabı aldığınızda önce serviste geçen günleri hesaplayın; sınırda bir tarihte hakkınız duruyor olabilir.

Değişen Ürünün ve Değişen Parçanın Garantisi Ayrı Kurala Tabidir

Ürününüz sıfır bir ürünle değiştirildiğinde garanti süresi baştan başlamaz. Garanti Belgesi Yönetmeliği, garanti uygulaması sırasında değiştirilen malın garanti süresinin, satın alınan malın kalan garanti süresi ile sınırlı olduğunu düzenler. İki yıllık garantinin on sekizinci ayında değişim yapıldıysa yeni ürün altı ay garantilidir.

Parça değişiminde ise kural farklıdır ve tüketici lehinedir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği, değiştirilen parçalar için altı aydan aşağı olmamak üzere garanti süresi verilmesini öngörür. Garantisi bitmek üzere olan bir cihazda değişen kompresör ya da anakart, kendi başına en az altı ay garantili olur.

Garanti süresi dışında yapılan onarımlarda da bir koruma vardır: aynı arızanın tekrarlanması hâlinde tüketiciden ücret istenemez. Ücretli bir tamirden kısa süre sonra aynı arıza tekrar ederse ikinci onarım için para ödemek zorunda değilsiniz.

Ayıplı Ürün İadesi Süresi ve Zamanaşımı

Ayıplı maldan sorumluluk, kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre teslim tarihinden itibaren beş yıldır. İkinci el satışlarda satıcının sorumluluğu bir yıldan, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda üç yıldan az olamaz.

Zamanaşımının işlemediği bir hâl de vardır: ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Üretici veya satıcının bildiği bir üretim hatasını gizlediği durumlarda iki yıllık süre savunma olarak ileri sürülemez. Bu istisna özellikle seri üretim hatalarında ve geri çağırma kararlarında gündeme gelir.

Bir başka kolaylık ispat yükündedir: teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve malın ayıplı olmadığını ispat satıcıya düşer. İlk altı ayda çıkan arızalarda tüketicinin ayıbı ispat etmesi gerekmez. İkinci el araç alımında satıcının sorumluluğunun sınırları için ikinci el ayıplı araç satışında satıcının sorumluluğu başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ürün Değişim Hakkı ile Cayma Hakkı Aynı Şey Değildir

Mağazadan alınan bir ürünü beğenmediğiniz için değiştirmek, ayıplı maldan doğan değişim hakkıyla ilgisizdir. Sağlam bir ürünü fikir değiştirdiğiniz için iade etme hakkı, yüz yüze yapılan mağaza satışlarında kanundan doğmaz; mağazaların kendi ticari politikası olarak tanıdığı bir imkândır ve süresini de kendileri belirler.

Buna karşılık internetten, telefonla veya kapıda yapılan mesafeli satışlarda durum farklıdır; bu satışlarda tüketicinin gerekçe göstermeden cayma hakkı bulunur. Taksitle satış sözleşmelerinde de tüketici, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayabilir.

Bu yazının konusu olan haklar ise ürünün kusurlu olmasından doğar ve cayma süreleriyle sınırlı değildir. Garantinin ikinci yılında bozulan bir cihazda “iade süresi geçti” cevabı, iki farklı kurumu birbirine karıştırmaktan ibarettir. Ayıplı maldaki ölçü cayma süresi değil, garanti süresi ve iki yıllık zamanaşımıdır.

Yetkili Servis Kime Şikayet Edilir?

Yetkili servis şikayetinin iki ayrı muhatabı vardır ve bunları karıştırmamak gerekir. Paranızı geri almak, ürünü değiştirmek veya bedelden indirim almak istiyorsanız muhatap idari makam değil, uyuşmazlık merciidir: tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi. İdari şikâyet ayrı bir yoldur ve size doğrudan bir ödeme sağlamaz.

İdari yol için Ticaret Bakanlığı’nın Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ile e-Devlet üzerinden erişilen tüketici şikâyet sistemi kullanılır. Servis istasyonunun yetkili olup olmadığını, üreticinin sisteme kayıtlı servis listesini ise Bakanlığın yürüttüğü servis bilgi sisteminden kontrol edebilirsiniz. Sisteme kayıtlı olmayan bir yerde yaptırılan onarım garanti tartışması doğurabilir.

İki yolu birlikte yürütmek mümkündür ve çoğu zaman doğrudur. İdari şikâyet firma üzerinde yaptırım baskısı kurar, hakem heyeti başvurusu ise talebinizi karara bağlar. Başvurunuzun sonucunda çıkan karar uygulanmazsa icra yoluna gidilir; benzer bir mantık ödediğiniz paranın geri alınmasında izlenen yollarda da geçerlidir.

Hakem Heyeti mi Tüketici Mahkemesi mi?

Ayrımı belirleyen tek ölçüt uyuşmazlığın parasal değeridir. 2026 yılı için tüketici hakem heyetlerine başvuru sınırı 186.000 TL’dir; bu değerin altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunlu, üstündekilerde ise hakem heyetine başvuru yapılamaz. Sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve 2025 yılında 149.000 TL idi.

Değer sınırın üzerindeyse dava yoluna gidilir, ancak doğrudan dava açılamaz. 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak düzenler; hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklar bu şartın dışındadır. Yani sınırın altında arabuluculuk aranmaz, üstünde aranır.

Tüketicilerin açtığı davalar Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaftır ve dava, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Başvuru dilekçesinin nasıl hazırlanacağı, hangi belgelerin ekleneceği ve karara itiraz usulü için tüketici hakem heyeti başvuru dilekçesi örneği yazımızdaki adımları izleyebilirsiniz. Karara itiraz süreleri konusunda ise mahkeme kararına itiraz sürelerini anlatan yazımız yol gösterir.

Uyuşmazlık değeriBaşvurulacak merciArabuluculuk
186.000 TL altıTüketici hakem heyeti (zorunlu)Aranmaz
186.000 TL ve üzeriTüketici mahkemesiDava şartı
Hakem heyeti kararına itirazTüketici mahkemesi, tebliğden itibaren iki haftaAranmaz

Yenilenmiş Üründe Garanti Süresi Bir Yıldır

Yenilenmiş telefon ve benzeri ürünlerde garanti süresi iki yıl değildir. 6502 sayılı Kanun’a 2022 yılında eklenen 57/A maddesi yenilenmiş ürünleri, donanım, yazılım veya fiziki özelliklerinde iyileştirme yapılarak tekrar satışa sunulan kullanılmış mallar olarak tanımlar ve bunlara teslim tarihinden itibaren asgari bir yıl garanti verilmesini zorunlu kılar.

Aynı madde satışın kimin tarafından yapılabileceğini de sınırlar: yönetmelikle belirlenen mallar ancak Bakanlıkça yetkilendirilen merkezlerde yenilenmesi şartıyla yenilenmiş ürün olarak satılabilir ve yenileme merkezlerinin Bakanlıktan yetki belgesi alması zorunludur. Yetkisiz bir yerden alınan “yenilenmiş” ürün bu rejimin dışında kalır.

Garanti süresinin bir yıl olması, o bir yıl içinde azami tamir süresi ve tekrar arıza kurallarının uygulanmayacağı anlamına gelmez. Yenilenmiş bir telefon garanti süresi içinde ikinci kez arızalanırsa ya da 20 iş günlük tamir süresi aşılırsa, sıfır üründe olduğu gibi bedel iadesi, indirim veya misliyle değişim gündeme gelir.

Garanti Bittikten Sonra da Servis Hakkınız Devam Eder

Garanti süresinin bitmesi, üreticinin sorumluluğunun bitmesi demek değildir. 6502 sayılı Kanun’un 58. maddesi, üretici veya ithalatçıların ürettikleri ya da ithal ettikleri mallar için Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sağlamak zorunda olduğunu düzenler. Kullanım ömrü de yine yönetmelik eki listede mal grubu bazında belirlenmiştir; binek otomobillerde on yıldır.

Bu yükümlülük ihlal edilirse tazminat hakkı doğar. Maddenin 2022 değişikliğiyle güncellenen yedinci fıkrası, garanti süresi bittikten sonra kullanım ömrü süresince mala ilişkin satış sonrası hizmetin üretici veya ithalatçı tarafından sağlanmaması hâlinde tüketicinin zararın tazminini talep edebileceğini belirtir.

İthalatçının ticari faaliyeti sona ermişse sorumluluk boşlukta kalmaz: garanti süresi boyunca satıcı, üretici ve yeni ithalatçı müteselsilen, garanti süresi geçtikten sonra ise kullanım ömrü süresince üretici veya yeni ithalatçı bakım ve onarım hizmetini sunmak zorundadır. “Firma Türkiye’den çekildi” cevabı tek başına bir savunma değildir.

Başvurudan Önce Toplanması Gereken Belgeler

Bu tür uyuşmazlıklarda dosyayı kazandıran şey hukuki argüman değil, tarihlerin belgeyle gösterilebilmesidir. Süre aşımına dayanıyorsanız arıza bildirim tarihini ve ürünün iade tarihini kanıtlamanız gerekir; tekrar arızaya dayanıyorsanız iki ayrı servis kaydını göstermeniz beklenir.

  • Satış faturası veya fişi ile garanti belgesi.
  • Her servis girişi için ayrı servis fişi; üzerinde teslim ve iade tarihleri okunaklı olmalı.
  • Arıza bildirimini gösteren çağrı merkezi kayıt numarası, e-posta veya iadeli taahhütlü mektup.
  • Varsa kullanım hatası raporu ve buna itirazınızı gösteren yazı.
  • İkame ürün talebiniz ile verilen ürünün özelliklerini gösteren kayıtlar.
  • Ödemek zorunda kaldığınız nakliye, kargo veya servis ücretine ait dekontlar.
  • Talebinizi ilettiğiniz ve reddedildiğini gösteren yazışmalar.

Belgeleri toplarken tarih sırasına göre tek bir liste hâline getirin. Hakem heyeti dosyası incelenirken en çok işe yarayan şey, sürenin nasıl dolduğunu gösteren kronolojidir. Sözleşmeden dönme veya kapora benzeri ön ödemelerin iadesinde de aynı belge disiplini geçerlidir; bu konudaki bir örnek için düğün salonu kapora iadesi yazımıza bakabilirsiniz.

Süreç Ne Kadar Sürer, Beklemeye Değer mi?

Hakem heyeti aşaması görece hızlıdır; asıl uzayan, dava yoluna düşen dosyalardır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 10 Mart 2026 tarihli kararına konu olayda araç 2011 yılında serviste 47 iş günü kalmış, uyuşmazlık ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay aşamalarından geçerek ancak 2026 yılında kesinleşmiştir.

Bu tablo caydırıcı görünse de iki noktayı atlamamak gerekir. Birincisi, uyuşmazlıkların büyük çoğunluğu parasal sınırın altında kaldığı için hakem heyeti aşamasında sonuçlanır ve dava yoluna hiç gitmez. İkincisi, karşı tarafın süreci uzatabileceğini bilmesi, talebinizi yazılı ve doğru dayanaklarla ilettiğinizde çözüm ihtimalini artırır.

Talebinizi ilk günden doğru kurmanız, sürecin uzunluğundan daha belirleyicidir. Yanlış mercie yapılan başvuru, eksik belgeyle açılan dosya veya süresi geçmiş bir talep, kazanılabilecek bir uyuşmazlığı usulden kaybettirir. Dayanağın kanunun hangi maddesinden geldiğini baştan yazmak, sonraki bütün aşamaları kısaltır.

Konuyla ilgili mevzuatın tam metnine 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Garanti Belgesi Yönetmeliği ve Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği bağlantılarından ulaşabilirsiniz.

Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim

Elinizdeki servis fişleri süre aşımını gösteriyor mu, tekrar arıza kaydı değişim talebini taşır mı, uyuşmazlık değeri hangi mercie düşüyor: bu üç sorunun cevabı dosyanın nasıl kurulacağını belirler. Ankara’da faaliyet gösteren büromuz, garanti kapsamındaki ürün uyuşmazlıklarında başvuru dilekçesinin hazırlanmasından dava aşamasına kadar destek veriyor. Çalışma alanlarımız sayfasından hizmet kapsamımızı inceleyebilir, belgelerinizi ileterek ön değerlendirme talep edebilirsiniz.

Akaryakıt istasyonunda araca yanlış yakıt doldurulması hâlinde zararın istasyon işletmecisi ile ana dağıtım şirketi arasında nasıl paylaştırıldığını yanlış yakıt dolumu zararını kim öder başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak inceledik.

Sıkça Sorulan Sorular

Azami tamir süresi ne demek?

Azami tamir süresi, garanti kapsamındaki bir malın yetkili serviste onarım için kalabileceği en uzun süredir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’ne ekli listede her mal grubu için ayrı belirlenmiştir; listedeki malların büyük bölümünde 20 iş günü, taşıtlarda 45 iş günüdür.

Azami tamir süresi aşılırsa ne olur?

Süre aşıldığında tüketici tamiri beklemek zorunda değildir. Malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkân varsa ayıpsız misliyle değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı bu talebi reddedemez; talep yerine getirilmezse satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

Tamir süresi 20 günü geçerse nereye başvurulur?

Önce talebinizi satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yazılı olarak bildirin. Talep reddedilirse uyuşmazlık değeri 2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaysa tüketici hakem heyetine başvurulur; bu değerin üzerindeyse arabuluculuk aşamasından sonra tüketici mahkemesinde dava açılır.

Servise verilen üründe süre ne zaman başlar?

Garanti süresi içindeki arızalarda süre, arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirildiği tarihte başlar. Garanti süresi dışında ise malın yetkili servise teslim tarihinden itibaren işler. Bildirimin yapıldığını ispat yükü tüketiciye ait olduğu için bildirimi yazılı yapmak önemlidir.

Servis süresi 20 iş günü nasıl hesaplanır, cumartesi sayılır mı?

Cumartesi iş günüdür ve hesaba dâhil edilir. Yönetmelik iş gününü, ulusal, resmî ve dini bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs, 15 Temmuz ve pazar günleri dışındaki çalışma günleri olarak tanımlar. Bu nedenle 20 iş günü yaklaşık üç buçuk takvim haftasına karşılık gelir.

Binek otomobilde azami tamir süresi kaç iş günü?

Binek otomobiller, kamyonetler, motosikletler, ATV araçları, motorlu bisikletler, motorlu scooterlar, deniz motosikletleri, yatlar, kar motosikletleri ve karavanlar için azami tamir süresi 45 iş günüdür. Bazı kaynaklarda geçen 30 iş günü, yönetmeliğin 2014 tarihli ilk hâlindeki değerdir ve yürürlükte değildir.

Garanti süresi içinde ürün iki kez bozulursa iade hakkım doğar mı?

Evet. Ücretsiz onarım hakkını kullandıktan sonra malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması, bedel iadesi, bedelden indirim veya imkân varsa misliyle değişim haklarını doğurur. Belirli bir arıza sayısına ulaşma şartı bulunmaz; sayı şartı yürürlükten kalkmış eski yönetmelikten kalmadır.

Garanti kapsamında ürün değişimi şartları nelerdir?

Ücretsiz onarım hakkı kullanıldıktan sonra malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması, tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün olmadığının raporla belirlenmesi hâllerinden birinin gerçekleşmesi gerekir. Bu durumda değişim talebi satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilebilir.

Aynı model stokta yoksa satıcı bir üst model vermek zorunda mı?

Hayır, kanunda üst model verme zorunluluğu yoktur. Kanun değişim hakkını “imkân varsa ayıpsız misli ile değiştirme” biçiminde düzenler. Misli bulunmuyorsa uyuşmazlık malın değeri üzerinden çözülür; mahkeme kararlarında icra aşamasında İcra ve İflas Kanunu’nun 24. maddesine göre işlem yapılmasına hükmedilmektedir.

Ürün değişim hakkı kaç gün içinde yerine getirilir?

Ayıpsız misliyle değiştirme talebi, satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya bildirilmesinden itibaren azami otuz iş günü içinde yerine getirilmek zorundadır. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre altmış iş günüdür. Sözleşmeden dönme ve bedelden indirimde ise ödeme derhâl yapılır.

Tamir uzarsa ikame ürün verilmesi zorunlu mu?

Malın arızası 10 iş günü içinde giderilemezse üretici veya ithalatçı, tamir tamamlanıncaya kadar benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmek zorundadır. Verilen ürünün kullanım amacına uygun olması gerekir; talep edilmediğinde bu yükümlülük doğmaz.

Servis kullanıcı hatası derse ne yapmalıyım?

Kullanım hatasının azami tamir süresi içinde düzenlenen bir raporla belirlenmesi ve bu raporun bir nüshasının size verilmesi zorunludur. Rapora katılmıyorsanız bilirkişi tespiti talebiyle uyuşmazlığın değerine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurabilirsiniz.

Ayıplı ürün iadesi süresi ne kadar?

Ayıplı maldan sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda beş yıldır. Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Tamirde geçen süre garanti süresine ekleniyor mu?

Evet. Garanti Belgesi Yönetmeliği, malın arızalanması durumunda tamirde geçen sürenin garanti süresine ekleneceğini düzenler. Birden fazla kez servise giden üründe bu sürelerin toplamı garantiyi uzatır; bu nedenle servis fişlerindeki teslim ve iade tarihlerini saklamak gerekir.

Değiştirilen ürünün garantisi yeniden iki yıl mı başlar?

Hayır. Garanti uygulaması sırasında değiştirilen malın garanti süresi, satın alınan malın kalan garanti süresiyle sınırlıdır. Buna karşılık onarımda değiştirilen parçalar için altı aydan aşağı olmamak üzere ayrı bir garanti süresi verilmesi gerekir.

Garanti süresince kargo ve servis ulaşım ücreti ödemek zorunda mıyım?

Hayır. Yetkili servis istasyonları garanti süresi içinde tüketicilerden nakliye, posta, kargo veya servis elemanlarının ulaşım gideri gibi herhangi bir ücret talep edemez. Ücretsiz onarımda işçilik ve parça bedeli de dâhil olmak üzere hiçbir ad altında ödeme istenemez.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre sonuç değişebilir ve mevzuat ile parasal sınırlar güncellenebilir. Kendi dosyanız hakkında adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.